Sade İrmik Helvası Tarifi

“Karagöz seyri değil,gözyaşı dökme ayı,
Bilinmezi bilirler bilseler ağlamayı” (Necip Fazıl Kısakürek)

Sade tariflerle devam ediyoruz. Aslında yapıp paylaşmak istediğim çok tarif var ama şu günlerde neredeyse hiç yemek yemiyoruz. İnanın, iftar yaklaştıkça su içmekten başka bir şey gelmiyor aklımıza. Bazen ciğerlerimin susuzluktan yandığını hissediyorum.

Nasıl büyük bir Rabbimiz var ki, bu sıcak günlerde kendi rızası için bize boyun eğdiriyor. Çocuklara: “Bu suyun tadını, iftar saatinden başka bir zamanda asla bulamayacaksınız. Hiç bir su, şu an ki kadar tatlı olmayacak” diyorum. Çocukların ellerinde kocaman bir bardak su ile ezanı beklemeleri bana nasıl huzur veriyor bir bilseniz…

Farklı tarifler denerken, klasik olanları unutmuşum. Dün Ümmü Seyyaf kardeşimiz: “Çeşitli helvaların var ama sade helva tarifi bulamadım. Şöyle misafire karşı beni mahçup etmeyecek bir tarif verir misiniz?” demişti. Kaç zamandır helva yapmadığım için hemen kolları sıvadım. DEVAMINI OKU>>>

%d blogcu bunu beğendi: