Baby shower partileri (!)

Toplumda yaşanan değişiklikleri,çıkarılan veya ithal edilen yeni adetleri gördükçe,tuhaf duygular içine giriyorum.”Acaba” diyorum “Ben mi çok geri kaldım?Yoksa bazıları çıldırdılar mı? ”

Son zamanlarda yaygınlaşan “Baby shower partileri” beni bu düşüncelere sevkeden adetlerden bir tanesi.Araştırmalarıma göre bu partiler,ilk olarak Amerika’da yapılmaya başlanmış.Amacı anne adayının bebekle ilgili ihtiyaçları için hazırladığı listeyi bu partiler vasıtasıyla tamamlamakmış.

Bizde ise bir çok şeyde olduğu gibi,erozyana uğratılarak yapılan bu uygulamaların amacı doğumdan önce anne adayını mutlu etmek,eğlendirmekmiş (!)

En başta isim bize ait değil “Baby shower partisi”.  Ve tamamiyle tüketime yönelik bir uygulama. Ayrıca anne adayının çevresindekiler için de bir dayatma, bir zorunlu hediyeleşme durumuna benzetmek abes olmasa gerek, çünki bu davete iştirak edecek kişiler, özenle şâşalı! süslenmiş bu eve ve geneli rengârenk bebek resimli fügürlerle hazırlanmış envai çeşit ziyafet sofrasına yakışır markalı! hediye alarak altta kalmamaya çalışır. Tabiri caiz ise oyunu kuralına göre oynamak zorunda kalır.(JİBEK)

Bebek kurabiyeleri,Baby shower davetiyeleri…Hatta araştırırken gördüm ki ne davetiyeler varmış meğer.Tanesi 2.5,3 lira olan, Diş buğdayı partisi davetiyeleri,İlk adım partisi davetiyeleri yok daha neler…

Çok mu zenginiz? Zengin gibi mi görünmeye çalışıyoruz anlayamadım 😕

Dört dörtlük bir ortama doğan çoçuklara çok acıdığımı belirtmek isterim.Bu çocuklar hayata bir sıfır yenik başlıyorlar.Neden mi? Çünkü bu çocuklar zirvede doğuyorlar.Her şeyleri tam,eksiksiz,bir çocuğun hayal edebileceği ne varsa onlar doğduklarında başucunda oluyor.

Üzülmemeleri,hayal kırıklığına uğramamaları için hep zirvede kalmak zorundalar.Yaşamın zor şartları,yoksulluk,idare etmek,çaba göstermek gibi kavramlar bu çocuklara uzun yıllar boyunca öğretilmiyor.Taa ki bir gün anne ve babası onu taşımaktan yorulup yere bırakana kadar….

Bu zavallı çocuklar, gözlerini bir kış günü hastaneye yetiştirilmeye çalışılan annesinin şalvarında dünyaya açan*,bulunan ilk bez parçasına sarmalanan,çoğu kez hijyenden uzak,hep büyük kardeşlerinin kıyafetlerini giymek zorunda olan,kendine ait bir odası hiç olmayan, perde arkasında ki yaşıtları kadar dayanıklı ve mutlu olamıyorlar maalesef…

Bu kutlamalar tüketim çılgınlığından çıkarılıp,“anne ve bebeğe destek günü” olmadıkça tasvip etmiyeceğim ve hep eleştireceğim kopya adetler olacak.

Yabancıları bırakıpta kendi örf ve adetlerimize dönersek,bizde ne güzel ve verimli ananelerin olduğunu göreceğiz.

Sürü psikolojisiyle hareket etmeden,”Ben ne yapıyorum” sorusunu kendimize sorduğumuz gün,yanlışlarımızı görme yolunda ilk adımı atacağız demektir.

Yabancılaşmadan,özünden kopmadan ilerlediğimiz günler dilerim…

Cahide Sultan

*Bir zaman Diyarbakır’da görev yapan hemşire arkadaşımın şahit olduğu gerçek bir olaydır.

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: