MUTFAK RESİMLERİ


Geçen gün mutfakla ilgili Ayşegül’ün güzel bir yorumu vardı. Mutfakların aslında nasıl olması gerektiğini hoş bir dille anlatmıştı. Azıcık hatırlayalım mı?

“Bir ankastre modası başladı her yer amerikanvari şekilde mutfaklarla doldu hem görüntüsü soğuk hemde renksiz ve bomboş bir görüntü. Mutfak renksiz olurmu hiç? Orası bir sanat evi gibidir.

Kadının hayatının dörtte üçünün geçtiği yerdir mutfak.

Bir girdinmi kendini kaybettiğin dökülen saçılan habire içinde telaşla koşturulan bazen sevinçle uzaktan gelen sevdiklerine yada heran dibinde olan ama sevgini belli edemediklerine güzel yemekler yaptığın,bazense en acılı anlara şahitlik eden bir meftanın helvasının yapıldığı ardından dökülen gözyaşlarına şahitlik eden yerdir mutfak…

Bazen en heyecanlı anların yaşandığı, istemeye gelene verilecek kahveyi gizlice içeride en iyi pişirenin kapıda gelinlik kızın eline tepsinin tutuşturulduğu yerdir mutfak… DEVAMINI OKU>>>

Evimden Manzaralar ve Mutfağım

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Nerede olursan ol! Allah’tan kork! Yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran!’ buyurdu.” Tirmizi 2053

Es selamu aleykum canlarım, güllerim, her biri, birbirinden tatlı kardeşlerim, gönüldaşlarım, dertdaşlarım…

Yeni memleketimizden, yeni evimizden selamlar, sevgiler olsun cümlenize.

Taşındım, taşınacağım derken, Elhamdulillah  taşındım da yerleştim bile. İşlerim daha bitmedi gerçi, ufak tefek koliler, yığınla ütülenecekler duruyor hâlâ. Fakat sizleri bekletmeye değecek kadar önemli işler değil bunlar. Yavaş yavaş yaparım ALLAH izin verirse.

Kızıltepe’den ayrılırken kulağımda hâlâ zılgıt ve silah sesleri, gözlerimin önünde vedalaşırken ağlayan komşumun gözyaşları vardı. Asla inkar edemem, Kızıltepe’de  tedirginliklerimden dolayı fazla sosyalleşemesem de çok güzel insanlarla tanışmıştım. Onları her zaman hayırla yad edeceğim inşaAllah.

Kızıltepe’nin kuraklığına ve tozuna o kadar alışmıştık ki; yeni yerimizi gördüğümde kendimi serap görmüş gibi hissettim…:))  Ege sınırlarına girdiğim andan itibaren asla uyuyamadım ve sadece geçtiğimiz yerleri seyrettim. Tek kelimeyle gözlerim bayram etti. Çocukluğumun geçtiği topraklara yakın olmak heyecanlandırdı beni…

Özene bezene topladığımız kolileri iki gün sonra tekrar açıp yerleştirmek aslında dünyanın sadece bir evcilik oyunu olduğunu yeniden hatırlattı bana…

Biliyorum beni ve yeni yerimi çok merak ettiniz. Sizlerin merakını biraz olsun gidermek için evimden görünen bir kaç manzarayı paylaşmak istedim. Üstte gördüğünüz resmi mutfak balkonumdan çektim. Mahalle camisi ile aramızda sadece komşu teyzenin bahçesi ve evi var..:) DEVAMINI OKUYUN>>>