Mayasız Patatesli Poğaça Tarifi

“Şüphesiz biz her şeyi bir kaderle yarattık.” Kamer 49

Kader nedir bilir misiniz? Bence kader hiç bir şeyi hesap edememektir. Erişilmez sandığımız hayallerin bir anda gerçek olması, olur sandıklarımızın asla olmamasıdır. Bitti derken, yeniden başlamak, yıkıldım derken yeniden inşa edilmektir. Kader, biz acizliğimizin farkında değilken henüz, Yaradan Rabbimiz’in bizim alnımıza hayat romanımızı yazmasıdır…

Aslında nereden başlayacağımı bilemiyorum. Garip bir olay yaşadım iki gün evvel. Kısa geçmeye çalışacağım ama lütfen dikkatli okuyun, inanın çok ilginizi çekecek:

İki gün evvel akşam üzeri kapı çaldı. Kızım: ” Anne aşağıda bir abla seni soruyor” dedi. Yeni taşındığım ve kimseyi tanımadığım bir yerde sorulmak ilginç geldi.  Kapıya yöneldiğimde baktım ki soran kişi yukarı çıkmış. DEVAMINI OKU>>>

El Açımı Patatesli Zarf Böreği

“Konuşmaya değer insanlarla konuşmazsan insanları, konuşmaya değmez insanlarla konuşursan kelimeleri yitirirsin. Sen öyle biri ol ki ne insanları, ne de kelimeleri yitir.” (anonim)

Es-selamu aleykum bütün takipçilerime, kardeşlerime…
Hayırlı bereketli, içi güzelliklerle, ibadetlerle doldurulmuş bir gün dilerim hepinize. Sıcak ve güzel bir günde benimde sıcacık hayallerim var büyüttüğüm;

Sabah erken kalksam her zamanki gibi, mutfağa dalsam, börekler, kekler yapsam alıştığım gibi… Ama bu kez farklı olsa, bir dostum gelecek olsa mesela… Günlerdir baştan savdığım bir dolu işi şevkle yapsam… Kapı çalsa, koşup açsam, karşımda dostumu görsem. Ellerini tutsam, sarılsam sıkı sıkı, evvelce yaptığım gibi… DEVAMINI OKU

KOLAY POĞAÇA TARİFİ

ESSELAMÜ ALEYKÜM

Sevgili blogcu dostlarımızın, teker teker tatile gidişleriyle sayfalarda oluşan durgunluk banada yansıdı, sanki enerjimin büyük bir bölümünü onlarla birlikte yolcu etmiş gibiyim. Tabiki bu hâleti ruhiyemin baş sebeplerinden biri, hergün defalarca haberleştiğimiz halde sohbetine doyamadığım Mevlâmın hediyesi canım kardeşim Cahidemin yokluğuyla birlikte memleket hasretini çok derinden hissetmem. Çok şükür ki “sevdiklerine yakınlaştır sevmediklerinden uzaklaştır” dualarımın karşılığı olarak siz samimi gönüldaş dostlarımlayım 🙂  Bilmeyenlerinize haberdar etmek ve dua birliğine davet için bir hastalık haberini üzülerek veriyorum. susamçörekotu blog sahibesi sevgili Feriha ablamızın acilen ByPass açık kalp ameliyatı olucağını cumartesi günü sayfasındaki son yazısından öğrendim. Allah cc. Şâfi ismi celiliyle tecelli etsin, ameliyatında ve hastalık imtihanında kolaylıklar versin, hayrlısıyla biran önce sıhhatine kavuşsun.amin.

Aşağıdaki harika poğaçanın tarifi hünerli Cahideme ait, blog ortaklığının birçok avantajlarından biri de taslaktaki nefis tatları herkesden önce deneme şansına sahip olmak 🙂 Bu poğaça da diğer tarifler gibi ilk denememden sonra vazgeçemediklerimden, öyle pratik ve  lezzetli bir tarif ki vakitsizlik mazeretleriniz geçersiz kalıcak 🙂 ellerine sağlık mahirem.

Tatil kahvaltılarına,acil misafiriniz geldiği zamanlarda yapabileceğiniz çok kolay bir poğaça tarifi var sırada.Mayasız olduğu için beklemeye gerek kalmadan,şipşak hazırlanabilen çok gevrek bir poğaça.

Ben içine mahlep katmadım,fakat mahleplide çok nefis oluyor.

Malzemeler

  • 125 gr.tereyağı (yumuşamış olacak)
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 2 yumurta (birinin sarısı ayrılacak)
  • 1 yemek kaşığı sirke (gevrek olması için)
  • 1 paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un,tuz

Kolay poğaçanın yapılışı

  • Un ve kabartma tozu haricindeki tüm malzemeleri yoğurma kabında karıştırın.
  • K. tozu ve unu ilave edip yumuşak bir hamur elde edin.
  • Hamurdan iri ceviz büyüklüğünde parçalar alıp elinizde hafif açın.
  • Peynirli içten hamurun ortasına koyup kapatın.
  • Poğaçaları fırın tepsisine dizin,tepsiyi yağlamanıza gerek yok.
  • Üzerine yumurta sarısı sürüp,200 derecelik önceden ısıtılmış fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.

Cahide

MAYASIZ PİŞİ TARİFİ

Sağlıklı huzurlu,mutlu bir pazar günü geçirmeniz temenni ve duasıyla,
Efendim takriben bir-bir buçuk ay önceydi.Kendisini yazar diye tanıtan,lakin adını ilk kez duyduğum bir beyefendiden aldığım e-posta beni epey güldürmüştü.
Aslında beyefendi de bana gülmüş:) ve bu güldüğü konuyu bir yazısına konu etmiş.
Hatırladığım kadarıyla “tariflerinizde,aldığı kadar un,bir fiske tuz ifadeleri beni gülümsetti”diyor,
ve yazısında bizim memleketimize özgü kullanılan tabirleri sıralıyordu.
Bir fiske tuz,aldığı kadar un,bir çimdik,bir tutam maydanoz,bir taşım kaynatmak,bir silme kaşık,bir diş sarımsak,yeteri kadar su,kulak memesi yumuşaklığında hamur,kayısı kıvamında yumurta…
Liste oldukça argo tabirlerle beraber uzayıp gidiyor.
Kendisine bir yönüyle hak vermekle beraber,alışkanlıklarımızıda çoğunlukla savunuyorum.
Hak verdiğim yönü şu,el ayarı yaptığımız tariflerin karşı tarafa aktarımı,tarif etmesi oldukça zor oluyor.Hele hele mutfak konusunda hiçbir şey bilmeyen biriyse bu dahada zorlaşıyor.Ben de el ayarı göz kararı yemek yapmaya alışık olduğum için ilk zamanlar tarif vermekte zorlanıyordum.Ama zamanla doğru tarif vermek adına kullandığım malzemeleri ölçmeye başladım.Fakat yine bizim ölçülerimizle.Anadolu kültürüne aşina olanlar anlamakta güçlük çekmiyor lâkin, diğer ülkelerden takip edenler için çeviri programı bile yetersiz kalır eminim:)
Tamam bu konuda anlaştık ama birde işin diğer boyutu var.Güzel anadolumun maharetli kadınları,annelerimiz malzemeleri nasıl gramla,santimle ölçsündü.Eline ne geçtiyse,bismillah demiş katmış kazana.Evde ne malzeme varsa,Allah ne verdiyse.Bu güzel ve lezzetli yemekler,yöresel tarifler nasıl ortaya çıktı sanıyorsunuz? Bizim kültürümüzde ki lezzetler hangi ülkenin kültüründe var? Bizler o mübarek kadınların mirasını devraldık.Yeni yetme gençlikte bunu öğrenmek zorunda.Bir fiske tuzun iki parmağın arasında ne kadar kalırsa olduğunu,aldığı kadar unu ayarlamayı bilmek zorunda.Bilmeyenler yabancılaşıyor,mutfak tartılarına mahkum oluyor.
Bu iş bu memlekette böyle,beğenmeyen beğenmesin.Bizim farkımızda burada zaten.Allah’ın izniyle deneye yanıla öğrenir, nice lezzetleri üretiriz biz.Sonra da meşhur sözümüzü söyleriz:
“hamdım,piştim,yandım”
Herkesin farklı bir pişi tarifi vardır mutlaka.Benim hem mayalı hemde mayasız olarak yaptığım pişi tariflerim var.Mayasız olanı dar zamanlarda şip şak yapılabilecek bir tarif.Mayalı olanın mayalanmasını beklemek gerektiğinden hazırlama süresi uzuyor.Onun da tarifini ilerki zamanlarda veririm inşaallah.Kültürümüzde oldukça farklı isimlerle birbirine yakın lezzetler var.Afyon’un çi böreği,Mardin’in sembusek’i gibi mesela.Bu da bizim pişimiz:Yine kendi ölçülerimle tarifim şöyle:
MALZEMELER

1 su bardağı yoğurt

2 yumurta
1 çay bardağı su
1 silme çay kaşığı karbonat
1 yemek kaşığı sirke
50 gr.tereyağı (1 yemek kaşığı)
1 tatlı kaşığı tuz
Aldığı kadar un
İÇİ İÇİN
1 su bardağı beyaz peynir
yarım demet maydanoz
MAYASIZ PİŞİNİN YAPILIŞI
  • Kulak memesi yumuşaklığında bir hamur hazırlayın.
  • Hamuru iki parçaya bölün
  • her parçayı üç yufka kalınlığında açın,karelere kesin
  • her karenin içine biraz içten koyup kapatın
  • kenarlarını çatal yardımıyla kapatın.
  • Kızgın yağda orta ateşte kızartın.
CAHİDE
%d blogcu bunu beğendi: