Bayram Bize Mübarek Olsun

Selamun aleykum kardeşlerim♥

Sanki son teşrik tekbirlerini daha dün getirmiştik. Bu bayram daha mı çabuk geldi ne? Hep acılarla girdik biz bayramlara. Bu bayrama da nice ölümler, şehadetler, yürek yangınlarıyla girdik. Ne tarafa dönsek inim inim inleyen kardeşlerimizi buluyoruz. Gözümüzü hangi yöne dönsek hudutsuz zulümler karşılıyor bizi. Yine de sevinçli çocuklarımız. Devam ediyor hâlâ umutlarımız.

Bayramlar Rabbimizin bir hediyesiyse bize, elbette sevinmek en tabii hakkımız. Yine olsun şekerimiz baklavamız, kavurmamız… Ama unutmayalım ne için bayram etmemiz gerektiğini. Yazının devamını oku »

Bayrama Ne Tatlısı Yapsam?

Kıyma Makinasında Sucuk Yapımı

Kıyma ve salça makinasının tanıtımını yaptığım zaman, sizlerle sucuk yapımını anlatacağımı söylemiştim. İşte o gün geldi sonunda.  Aslında tarifi yazmak zoruma gittiği için geciktirdim. Çünkü tarif kolay gözükse de epeyce detayı var. Yani yapımı kolay, anlatması zor 🙂

Evde yapılan sucuğu tattıktan sonra, hazır sucukları almak istemeyeceğinizden eminim. Hem helal, hem doğal, hem de miss gibi ev yapımı, daha ne olsun? Yazının devamını oku »

KURBAN BAYRAMI VE TEŞRİK TEKBİRLERİ

Arkadaşlar teşrik tekbirleri çok önemli.Unutmayalım.Birde bayram geceleri hayır kapılarının açıldığı gecelerdir.Gafil olmayalım,ibadet ve dualarımızla bereketlendirelim inşaallah.

Arefe günü ile ilgili hadisler

Resulullah (sav) buyurdular ki: “Allah, hiçbir günde, arafe günündeki kadar bir kulu ateşten çok azad etmez. Allah (mahlukata rahmetiyle) yaklaşır ve onlarla meleklere karşı iftihar eder ve: “Bunlar ne istiyorlar?” der.” Kaynak: Müslim, Hacc 436, (1348); Nesai, Hacc 194,1 (6, 251, 252)

Resulullah (sav) buyurdular ki: “Günlerin en efdali arafe günüdür. (Faziletçe) cuma’ya muvafakat eder. O, cum’a günü dışında yapılan yetmiş haccdan efdaldir. Duaların en efdali de arefe günü yapılan duadır. Benim ve benden önceki peygamberlerin söylediği en efdal söz de: “Lailahe illallah vahdehu la-şerikelehu” (Allah birdir, ondan başka ilah yoktur, O’nun ortağı da yoktur) sözüdür.” Kaynak: Muvatta, Hacc, 246, (1, 422)

♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥

Kurban kesen ve kesmeyen her Müslümanın getirmesi gereken teşrik tekbirleri, Arefe günü sabah namazında başlıyor. Teşrik tekbirleri, Kurban Bayramı’nın dördüncü günü ikindi namazına kadar devam edecek.

“Allâhu ekber Allâhu ekber lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber Allâhu ekber ve lillâhi’l-hamd” şeklindeki tekbir, Hanefi Mezhebine göre kurban kessin kesmesin herkesin üzerine vacip.

Teşrik, Arap dilinde etleri doğrayıp kurutmak demektir. Vaktiyle bayramın birinci günü Mina’da kesilen kurbanların etleri, bayramın 2., 3. ve 4. günlerinde güneşte kurumaya bırakılırdı. Bu sebeple bu üç güne et kurutma günleri anlamında ‘eyyam-ı teşrik / teşrik günleri’ denilmiştir. ‘Tekbir’ ise Allah’ı ululamak, yüceltmek demektir.

Kurban Bayramının Arefe günü (9 zilhicce) sabah namazından başlayarak bayramın 4. gününe ikindi namazına kadar (13 zilhicce) ikindi namazı dahil farz namazlardan sonra toplam 23 defa ‘Allâhü ekber Allâhü ekber lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber Allâhü ekber ve lillâhi’l-hamd’ cümlesini söylemeye ‘teşrik tekbiri’ denir.

İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed’e göre bu tekbirlerin söylenmesi kadın-erkek her Müslümana vaciptir. Ebû Hanîfe’ye göre bu tekbirin; Arefe günü sabah namazından itibaren bayramın birinci günü ikindi namazına kadar sekiz vakit, cemaatle kılınan farz namazlardan sonra söylenmesi vaciptir. Bu tekbirleri söylemek, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre sünnet, Mâlikî mezhebine göre müstehabtır.

Sağlıklı,bereketli,huzurlu bir bayram geçirmeniz dileğiyle.Kurbanınız makbul,bayramınız bayram olsun.Kurban bayramınız mübarek olsun…

Cahide & Jibek

KAVURMA TARİFİ

Kurban bayramında belkide kurban etiyle yapılan ilk yemek kavurmadır.Kavurmayı uzun süre saklıyabilmek için doğru pişirmek gerekir.Kurban etinin ilk kesildiği an pişirilmemesi,etin en az 6 saat bekletilmesi en doğrusudur.

Malzemeler

1 kg. et için,200 gr.iç yağı veya kuyruk

Tuz

KAVURMA NASIL YAPILIR?

Öncelikle ısıtılmış yayvan bir tencereye etleri alıp ağzını kapatın.Kendi kendisine sulanmasını bekleyin.Suyunu salan etin üste çıkan köpüklerini alın.Bir kere karıştırıp yeniden ağzını kapatın.Kendi saldığı suyu çekene kadar pişirmeye devam edin.

Diğer tarafta iç yağını küçük küçük doğrayın ve kızartın.Kakırdak denilen kavrulmuş yağları alıp,eriyen kısmı pişen etin üzerine dökün.Yemeğe atılan tuzun neredeyse iki katı tuz atın.10 dakika kadarda bu şekilde pişirip,kavurmayı saklıyacağınız kaplara yerleştirin.(Kaplar plastik olmamalı)

CAHİDE

KİMLER KURBAN KESER?

Hanefi mezhebinde servet kiminse kurban borcu da onun olduğundan, aile içinde kimin şahsına ait parası varsa onun kurban kesmesi gerekir. Bu ister erkek ister kadın olsun. şayet bir ailede hem kadının hem de erkeğin ayrı ayrı sermayeleri varsa, dinen zengin sayılan kişi kurban kesmelidir. Her ikisi de zengin ise, ikisi de kurban kesmelidir.

Kurban kesmek dinen zengin sayılan Müslümanlara vaciptir. Kurbanda zenginliğin ölçüsü ise şöyledir:

Zaruri ihtiyaçlarından fazla olarak elinde 85 gram altın veya 595 gram gümüş yahut bunların değerinde para ve mal bulunan kimse zengindir.

Zekâtta olduğu gibi kurban nisabı üzerinden bir sene gibi bir müddetin geçmesi şart değildir. Ayırca koyun, keçi ve sığır gibi otlayan hayvanlar ve ticaret malları nisap miktarında hesaba dahil edilir. Bu malların çoğalan ve artan cinsten olması da şart değildir. Meselha yirmi tane koyunu olan bir kişinin koyunlarının toplam tutarı altın ve gümüşteki nisap miktarını buluyorsa, bu insan zengin demektir. Yine elinde nisap miktarına ulaşan ticaret malı bulunan bir kimse de kurban hususunda zengin sayılır ve kurbanı keser.

Diğer taraftan oturduğu evden başka bir gayr-ı menkulu olan bir insan onun kira geliriyle aylık ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra elinde nisap miktarına ulaşan bir meblağ mevcut olursa ona da kurban kesmek vacip olur.

Bunun gibi, borçlu olan bir insan elindeki malını borcuna verdiği takdirde geriye nisap miktarı kadar bir meblağ kalabiliyorsa, buna da kurban kesmek icap eder. Hattha yazlık ve kışlık olarak iki takım elbisesinin dışında nisap miktarına ulaşabilecek başka elbiseleri olan kimse de bu hususta zengin sayılmaktadır. Bazı fıkıh kitaplarımızda şöyle bir hüküm de vardır:

Bir kimsenin kendi oturduğu evden başka bir evi olursa, onu ticaret veya kira için kullanmasa bile yine onun için kurban vacip demektir.

Kurban kesmesi vacip olan kimsenin Kurban Bayramından önce olduğu gibi, Kurban Bayramının 1., 2. ve 3. günleri içinde de nisap miktarına ulaşan bir mala sahip olması yeterlidir. Yâni, nisap miktarını tutan malın üzerinden bir yılın geçme şartı aranmaz. Meselâ Kurban Bayramının birinci günü ihtiyaçlarının dışında eline nisap miktarına ulaşan bir para geçen kimsenin kurban kesmesi vâciptir.

Zekâtta olduğu gibi, zarurî (aslî) ihtiyaçlar şunlardır:
Oturulan ev, evde kullanılan eşya, binek vasıtası, iş ve sanatta kullanılan malzeme ve âlet, kışlık ve yazlık elbise, bir aylık, başka bir görüşe göre bir senelik yiyecek ve içecek gibi erzak. İşte bunlardan fazla olarak elinde nisap miktarı kadar malı olan kimseye kurban kesmek vaciptir.

Ayrıca, “Kurbansız olur mu, kurban insanın sağlığına düşer” sözünün dinî bir dayanağı yoktur. Hattâ insan zengin olsa da sağlıklı olmayıp hasta veya sakat olsa bile yine kurban kesmesi vaciptir. Diğer yönden kurbanın şartları arasında hiçbir yerde “sağlık” aranmaz. Yalnız kurban kesecek kimse, şu niyette bulunabilir:
“Ya Rabbi, aslında bize ihsan ettiğin bu kadar nimetin karşılığında kendimi sana kurban etmem gerekirdi, yalnız Sen insan kurban edilmesini haram kıldın. Benim yerime bu hayvanı kesiyorum.”

Bu sözler kişinin hâlis niyetini ve ihlâsını gösterir.
Borç para alınarak kurban kesilmez. Şayet insan Kurban Bayramı günlerinde kurban kesebilecek bir zenginliğe ulaşırsa, ancak o zaman kurban kesmesi vacip olur.
“Mahalleden, komşulardan ayıp oluyor” diye borca girip kurban kesmek de doğru değildir. Çünkü Cenab-ı Hak, kula takatının üstünde bir mükellefiyet yüklemez.Böyle bir düşünce ihlâsı da zedeler. Çünkü bu takdirde başkaları görsünler, onlara karşı ayıp olmasın diye kurban kesilmektedir ki, kulluk şuuruna aykırı düşer.

Fakat, zengin olmamakla beraber kurbanlık bir hayvan alacak kadar parası olan kimse kurbanı alır, keser, etini de çoluk çocuğuyla birlikte yer. Bununla yine sevaba girer.

Mehmed Paksu İbadet Hayatımız-1

%d blogcu bunu beğendi: