Ekmek makinasında Çavdar Unlu Ekmek

Enes b. Malik (r.a.) hadisi Allah Resulü’ne nisbet ederek:
Resulü (a.s.) şöyle buyurmuştur, demiştir: “Şüphesiz Aziz ve Celil Allah rahime bir melek görevlendirmiştir. Melek: Ey Rabbim! Bir nutfedir. Ey Rabbim! Bir alakadır. Ey Rabbim! Bir çiğnem ettir der. Allah bir mahluk yaratmak istediğinde melek: Ey Rabbim! Erkek mi, yoksa dişi mi? Bedbaht mı, yahut mesut ve bahtiyar mıdır? Rızık ne olacak? Ecel ne olacak? Sorularını sorar. Böylece bunlar anasının karnında iken yazılır.”
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 4785

********************************

Kızıltepe’de çavdar unu, yulaf unu gibi unları bulamadım. Büyük marketlerde de satılmıyor. Balıkesir’in Dursunbey ilçesinde, Suçıktı mevkiinde, küçük bir taş değirmeni olan Halil Bey bana çavdar unu ve mısır unlarını hediye olarak göndermiş. Tamamen eski usul, teknolojiden uzak, doğal yöntemlerle elde edilen unlarla çok lezzetli ekmekler ortaya çıkıyor. Halil Bey’e Unlar için çok teşekkür ediyorum. Sizde  sitelerini ziyaret edip  farklı unlardan sipariş edebilirsiniz. DEVAMINI OKU

Yoğurmadan ekmek (Tahıllı)

No knead bread with whole wheat 

 ESSELÂMÜ ALEYKÜM

Sofralarımızın en mukaddes nimeti olan ekmeğe, hile için, rant için uzanan kirli ellere kızıyor sağlığımızı bozacaklar diye endişe ediyoruz. Peki, bireyler olarak bizler çok mu mâsumuz? Peygamberimiz (s.a.v), sofradan düşen kırıntıyı alıp yiyen kişiye Allah’ın rahmet edeceğini buyurmuşlardır. Sofrada kalan kırıntıları bir kapta biriktirip kuşlara veriyor muyuz? Sağlığımızı, zamanımızı yerinde kullanabiliyor muyuz? Bizlere, küçük-sıradan gibi görünen her nimetin bize özel ikramlar olduğunun farkındamıyız? Evimizdeki enerjiden, eşyalarımızdan, elbiselerimizden, müsrifçe harcayarak yerine yenilerini alma, yedeklerini stoklama alışkanlıklarımızın bizi daha büyük israflara sürüklediğinin farkına bile varamıyoruz, hâlbuki hayatımızın bir yedeği daha yok!

“Sonra o gün size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz” (Tekâsür-8)

Yazının devamını oku »

Arap ekmeği Pita

Pita Bread

ESSELÂMÜ ALEYKÜM

Sevgili dostlarım, ortağım Cahidemin, mecburi olarak verdiği bu ayrılık  bana çok zor gelicek 😦 herşeyimi ona danışmaya, blogla ilgili sorularıma sabırla defalarca cevaplamasına, kolum kanadım olmasına öyle alışmışım ki, yaslandığım şefkâtli omuzunda takılı kaldığımı farketmemişim bile 🙂 Allah senden razı olsun Cahidem. Allah cc. sevdiği kullarını diğer kullarına da sevdirirmiş, seni seviyoruz canım, bencillik olmasın ama 🙂 inşallah çabuk dönersin. Rabbim, gönül ferahlığıyla muhabbetle oturabileceğin, birbirinden güzel evlatlarının Kur’an sesiyle aydınlatacağı, hayrlara vesile olabileceğin bir ev nasip etsin, işini kolaylıkla selâmete erdirsin canım.

Arkadaşlar, Cahidemin yerini tutamasamda elimden geldiğince her konuda sizlere yardımcı olmaya, paylaşımlarımı sunmaya çalışacağım inşallah, Rabbim beni riyâdan yanlıştan muhafaza buyursun, siz dostlarımdan da razı olsun inşallah. amin.

Bugün tarifini vereceğim pita ekmek (biz Türklere göre pide), Arap marketlerde  beyaz unlu veya kepekli olarak satılan tek ekmek türüdür. Arap yemek kültüründe  dilimli ekmek tercih edilmediği için pide, lavaş, yufka tarzı düz ekmekler yapılır. Bunun sebebi de, ana yemek, kahvaltılık, salata vs. hemen her yemeği avuç içi kadar koparılmış pitalarla, lavaşlarla pratik bir hamleyle kavrayıp dolayarak 🙂 veya bandırarak yenmesidir. Ayrıca, pita ve lavaşları arap usulü salata, aparatif ve sos içerisine katarak kullanılmasının yanısıra pilav altlarına sererek servis edilir.

Yapılışı kolay, yumuşacık pitaları kahvaltıda zeytinyağı ve zahtere bandırıp yemesi çok lezzetli oluyor, Rabbim şükrünü hakkıyla edâ edebilmeyi nasip etsin. Ben özellikle ev usulü tavuk iskenderin yapımında da kullanıyorum, bu hafta tavuk iskenderin tarifini de vereceğim inşallah. Haydi öyleyse önce pitalarımızı hazırlayalım.

Pişerken balon gibi şişen pitayı ortadan bölünce  cep şeklini alıyor,  bu ceplere istediğiniz sebze ve peynirleri doldurup sağlıklı kepekli bir sandviçle karnınızı doyurabilirsiniz, diyette olanlara duyurulur 🙂

Malzemeler:

* 1 su bardağı süt (ılık).

* ½ su bardağı yoğurt (oda ısısına getirilmiş).

* ½ su bardağı su (ılık).

* 2 su bardağı beyaz un +2 su bardağı kepekli un.

* 1 yemek kaşığı instant kuru maya.

* 1 yemek kaşığı zeytinyağı.

* 1 tatlı kaşığı tozşeker.

* 1 tatlı kaşığı silme  tuz.

Yapılışı:

* Süt, yoğurt ve suyu karıştırın.

* Un, instant maya, tuz ve şekeri harmanlayıp sütlü karışıma azar azar ilave ederek hafif nemli ama ele yapışmayan yumuşak bir hamur elde edene kadar 15 dk. yoğurun.

* Yoğurma kabınızı 1 kaşık zeytinyağı ile yağlayın, hamuru koyup üzerini nemli bezle örtün.

* Hamurunuz iki katı kabarıncaya kadar 1 saat ılık bir ortamda bekletin.(ben, önceden ılıtıp kapattığım fırında beklettim).

*Kabaran hamurunuzu, hafif unlanmış tezgahın üzerine alarak rulo yapın.

* Bıçakla, önce 6 eşit parçaya bölün, herbi parçayı 2’ye bölerek toplamda 12 eşit beze elde edin.

* Her bir bezeyi ayrı ayrı yoğurun, üzerini örtüp 10 dk. mayalanması için bekletin.

* Fırınınızı 220ºC,  (425F) ayarlayın.

* Biraz tok bir pide istiyorsanız,  12 cm. çapında daha ince bir pide istiyorsanız 15 cm. çapında açın.

* Yağlı kağıt serilmiş tepsiyi hafif unlayarak  ikişer pita yerleştirip  fırına verin, arada bir kontrol ederek 8-10 dk. pişirin.

Afiyet olsun.

Not: Ben bazılarını ince bazılarını kalın açarak pişirdim. Birkaç pitanın üzerine de zeytinyağı ve zahter (zaâtar) sürdüm, siz dilerseniz taze nane yaprağı ve taze defne yaprağını zeytiyağ ile yapıştırarak desen elde edebilirsiniz  ama kabarık pişmelerini istiyorsanız elle bastırmayın.

%d blogcu bunu beğendi: