MOULİNEX KIYMA MAKİNASI

Buraya geldiğimizden beri mecburen hazır kıyma alıp yiyoruz. Kasaplara güvenemiyoruz. Kurban bayramında kıymalık ayırdığım etleri çektirecek bir yer bulamayınca kıyma makinası araştırmasına girdik. İnterneti pek güvenilir bulmadığım için,elektronik eşyaların çokça bulunduğu Özmen pasajı’ndan bu makinayı aldık.

Aslında Fıransız malı bir ürünün reklamını yapmak istemezdim ama belki sizde almak isteyip cesaret edemiyorsunuzdur diye paylaşayım dedim. Çeyizimde Moulinex’in mutfak robotu vardı. Çok kaliteli bir üründü. Ondan çok memnun kalmıştım diye kıyma makinasınıda bu marka aldım.

Daha önce bazı marka kıyma makinalarının eti çiğnediğini,iyi çekmediğini duymuştum. Bu yüzden tereddütle aldığım bu makinadan fazlasıyla memnun kaldım. Almak isteyenler için acizane tavsiyem olsun…

Fiyatını bilmek isterseniz ben 180 TL.ye aldım.

Bu makinayla yaptığım İÇLİ KÖFTE tarifi BURADA

CAHİDE

 

BOHÇA BAKLAVA

Ebu Zer radıyallahu anh’ın rivayet ettiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Eğer bir insan bir insana ‘fasık’ ya da ‘kâfir’ der de o insanda da bunlar yok ise (yani o insan kâfir ya da fasık değilse) o söz söyleyene döner ve söyleyen fasık ya da kâfir olur.” [Buhari]

***BOHÇA BAKLAVA – BOHÇA TATLISI***

Bayram için yaptığım ilk baklava arefe günü yarılanınca, o akşam yeniden tatlı yapmaya karar verdim. Her ne kadar eşim “Yapma,nasıl olsa kimse gelmez” desede duramadım yine yaptım. Hamuru bu kez yarım ölçü artırarak hazırladım.

Bir tepsi baklavadan sonra hamur kalınca onu da bohça şeklinde kapattım. Belkide yapımı en kolay,en pratik bayram tatlısı bu oldu.İri karelere kesip,mantı şeklinde kapatıyorsunuz. Bu esnada size eşiniz,çocuklarda yardım ederse,işiniz çok daha çabuk bitecektir.

Baklava hamuru malzemeleri

  • 2 adet yumurta
  • 1 su bardağından bir parmak eksik sıvıyağ
  • 1  su bardağı yoğurt (çok sulu olmayacak)
  • 1 yemek kaşığı sirke
  • yarım çay kaşığı tuz
  • 3 silme su bardağı un
  • Yarım paket kabartma tozu

Şerbeti için

  • 2.5 su bardağı şeker
  • 2 su bardağı su
  • Çeyrek limon suyu
  • Bir fiske tuz

Üzeri için 1 su bardağı sıvıyağ,içine koymak için iri ceviz parçaları

Arası için nişasta

Bohça baklavanın yapılışı

  • Hamur malzemeleriyle yumuşak bir hamur yoğurun.
  • Hamuru 36-40 arası bezelere ayırın
  • 8 veya 10 katı üst üste koyarak açacağız.
  • Her bir bezeyi fincan tabağı büyüklüğünde açıp aralarına 1 tatlı kaşığı kadar nişasta koyun ve üst üste dizin.
  • Merdaneyle büyütebildiğiniz kadar büyütün. Bir kaç kezde oklavayla açıp inceltebilirsiniz.
  • Yufkayı tıpkı mantı yapar gibi, 6 cm.lik  iri karelere kesin.
  • İçine parça cevizlerden koyup mantı gibi, yani dört köşesini ortada birleştirerek kapatın.
  • Eğer yufka 3 milimetre den daha inceyse, iki kareyi birleştirip öyle kapatacağız ki çok ince olmasın. Elinizle iyice bastırarak kapatın yoksa ağzı açılabilir.
  • Tepsiye sıkça dizin,üzerine kaşıkla zeytinyağı gezdirin. Yağ az gelirse oranı artırabilirsiniz.
  • 200 derecelik fırında, pembeleşene kadar pişirin. Soğuduktan sonra koyu kıvamlı şerbeti ılık olarak tatlınızın üzerine dökün.2 saat sonra tatlımız hazır. Afiyet olsun.

Çikolatalı baklava tarifi    Ev usulü baklava tarifi    Şerbetli tatlı tarifleri  Baklava şurubu nasıl olmalı?

 

Kızıltepe’de bir cami 🙂

MUHAMMARA / ÇEMEN

Kızıltepe’de mevsimin ilk yağmuruyla uyandık bu sabah.Bir gün önceki kasvetli hava bu yağmurun habercisiydi sanki.Günlerdir yaptığımız ter banyolarından sonra bu gün ilk kez serinlik gördük,ferahladık Rabbime şükür…

Hayatta her şeyin demosunu yaşıyoruz diye düşünürüm hep.Bahar da böyle.Kısa sürer çabuk biter.Mutluluklar geçici,üzüntüler iz bırakıcıdır.Rabbimiz sanki cennetten ve cehennemden küçük kırıntılar serpmiş dünyaya.Kâh biriyle karşılaşıyoruz,kâh diğeriyle….

Ama insan en güzele,mükemmele yani cennete odaklı.Bu yüzdendir ki hep güzellikleri ve asıl vatanımız cenneti arıyoruz.Tatmin olmuyor,doymuyor çabuk bıkıyoruz.Birde  şu gafletli hallerimiz,unutmuşluklarımız olmasa…

Rabbim bize ahiret yatırımlarımızı unutmadan yaşayacağımız bir ömür nasip etsin (Amin)

Muhammara özellikle güneydoğu mutfağında yapılan bir kahvaltılık.Daha çokta Antep yöresine ait diye biliniyor.Ben bu tarifi evde çemen adıyla çok yapıyorum.O an mutfakta atıştıracak bir şeyler yoksa,çocuklar hemen ekmeklerine bu çemenden sürüyorlar.Çayın yanına da çok güzel oluyor.Ekmeği fazla kaçırmamak şartıyla tabi 🙂

MALZEMELER

  • 4 yemek kaşığı domates salçası
  • 2 yemek kaşığı biber salçası
  • 5 iri diş sarmısak
  • 1 çay bardağı çekilmiş ceviz
  • Bir dilim bayat ekmek içi veya bir yemek kaşığı galeta
  • Arzu ettiğiniz kadar kimyon,nane,pulbiber
  • 1 çay kaşığı çemen baharatı
  • 1 yemek kaşığı nar ekşisi (eğer ev salçası kullanıyorsanız gerek yok)
  • 5-6 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
  • 1 yemek kaşığı yoğurt (uzun süre bekletecekseniz koymayın)

NASIL YAPILIR?

Sarmısakları ezin,ekmek içini ufalayın,diğer malzemelerle beraber iyice karıştırın.Bir kavanoza yerleştirip dolapta saklayın.Bu tarifi çiğköftenin sosu içinde kullanabilirsiniz. Bu tarifimi kahvaltı etkinliklerinin ev sahipliğini yapan arkadaşımız Fatoş‘a gönderiyorum.kendisine kolaylıklar diliyorum…

CAHİDE

HOŞ GELDİM SEFA BULDUM:)

Es selamü Aleykum ve Rahmetullah ve Berekatuhu,

Tüm dostlarıma,takipçilerime,gönül dolusu selamlar sevgiler.

Telefon edip halimi soranlara,,gerek mail ,gerekse yorumlar aracılığı ile,”neredesiniz? dönün artık yeter!” diyenlere,dualarına dahil edenlere, yürekten teşekkür ediyorum.

Özellikle benim yokluğumda birbirinden güzel tarif ve yazıları sizlerle paylaşan,sayfamıza ziyadesiyle emek veren,can dostum,ortağım,sırdaşım,gönüldaşım,duadaşım,güzel kardeşim Jibek’çiğime de ayrıca teşekkürü bir borç bilirim.

Allah cümlenizden razı olsun canlarım.Yeni tarif bekleyen takipçilerimize,”Merak etmeyin” diyorum.Allah’ın izniyle bizde tarif tükenmez 🙂 İki çılgın kadınız,daha neler yaparız 😀

Yaklaşık üç aydır köyümdeyim.Tabiatla iç içe harika bir mevsim geçirdim.Çoluk çocuk,taşa toprağa doyduk.İnanın sebzeye meyveye hiç para vermedik.Her şeyi dalından elimizle kopardık.Anne ve babacığımdan Allah razı olsun.Bizde köydeyken annemler ramazan umresine gidip geldiler.Onları çok kıskandım çooook….

Evime döndüğümde,evin Kızıltepe’nin kızıl tozundan fazlasıyla nasiplendiğini gördüm 😕 Sanırım evi temize çıkarmak pek kolay olmayacak.

Bu sezon yapmak istediğim farklı fikirlerim var.Belki bloga geçen yıllardaki gibi zaman ayıramayabilirim.Fakat takipçilerim için tariflerimi fırsat buldukça yayınlamaya çalışacağım inşaallah.

Jibek’ciğimin internet bağlantısı hâlâ yapılmamış.Merak edilecek bir durumu yok çok şükür.

Yepyeni güzellikler ve hayırlarda buluşmak duasıyla sizleri Allah’a emanet ediyor,köyümden bir kaç resimle başbaşa bırakıyorum….

Köyümüz Keban baraj gölüne nazır,bizim ev ve bahçe köyün en üstünde.Bu yüzden böyle kuşbakışı resimleri daha kolay çekebiliyorum….

Bahçemizin küçük bir kısmı.Sebzelerimizin geneli burada idi.En çok biberleri toplamayı seviyordum.Daha şimdiden özledim  mi ne? 😕

Çarşıdan aldığınız kayısılardan bu kayısıların lezzetini asla alamazsınız.Organik kayısının hasıydı bunlar.Ama sadece bir ağaçtı…

Köyde güneşin doğuşunu seyretmeye doyamadım.Yüceler yücesi Rabbimizin kudretini,  her güneş doğuşunda bir kez daha farkettim.Her saniye değişen bu muhteşem tabloyu O’ndan gayrı hangi ressam çizebilir?

CAHİDE

LİMONATA TARİFİ

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

“Müminler arasında kötü şeylerin yayılmasından hoşlananlara bu dünyada da ahirette de can yakıcı bir azap vardır.”                       (Nur: 24/19)

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“İşlediği günahları açığa vuranlar dışında, ümmetimin tamamı affedilmiştir. Bir adamın, gece kötü bir iş yapıp, Allah onu örttüğü halde, sabahleyin kalkıp:

“Ey falan! Ben dün gece şöyle şöyle yaptım”, demesi, açık günahlardandır. Oysa o kişi, Rabbi kendisinin kötülüğünü örttüğü halde geceyi geçirmişti. Fakat o, Allah’ın örttüğünü açarak sabahlıyor.”

Buhârî, Edeb 60; Müslim, Zühd 52.

Kızıltepe’de sıcaklar bastırdı.İnsanlar damlarda yatmaya başladılar…

Bu sıcaklarda kola,gazoz gibi meşrubatları elbetteki islâmi hassasiyetlerimizden dolayı tüketemiyoruz .Fakat ister istemez ferahlamak için soğuk içecekler arıyoruz…

Eğer kolay bir limonatayı nasıl yaparım diye araştırıyorsanız,doğru adrestesiniz 🙂

Aslında önce Oktay Usta’nın limonata tarifini yapacaktım ama,o pek aklıma yatmadı.Bende farklı bir video sitesindeki tariften yararlandım.Sitedeki edepsiz reklamlar yüzünden link veremiyorum.Ama zaten tarifi bire bir uygulamadım ve ben o tariftekinden daha çok limonata elde ettim 🙂

Limonatayı nasıl yapmışım bakalım:

Limonata için malzemeler

  • 3 adet iri limon
  • 2 su bardağı şeker
  • 1 yemek kaşığı limon tuzu
  • 4 litre su (2 litresi sıcak,2 litresi soğuk olacak)

Limonatanın yapılışı

  • Öncelikle limon kabuklarını rendenin küçük gözünden rendeleyin.beyaz kısmını rendelemeyin.
  • Limonları sıkacakla sıkın,üzerine şeker ve limon tuzunu da ekleyin.
  • 2 litre sıcak suyu üzerine dökün,şeker ve limon tuzu eriyene kadar karıştırın.
  • Dışarda soğuyan limonatayı süzgeçten süzün,2 litre soğuk suyuda ilave edin ve buzdolabına kaldırın.Bu esnada nane yaprakları ekleyebilirsiniz.
  • Soğuduktan sonra limonatamız hazır.Damak tadınıza bağlı olarak su miktarını azaltabilirsiniz.

Aklınızda bulunsun

  • Sıcak suyu limon kabukları rengini ve kokusunu daha iyi versin,şeker ve limon tuzu daha  çabuk erisin diye katıyoruz.
  • Limonunuzun beyaz kısmını rendelemeyin acı olur.
  • Nane limonataya hoş bir aroma veriyor,kuru veya taze ekleyebilirsiniz.
  • Limonatanızın içine sade soda(maden suyu) katarak gazoz havası verebilirsiniz.Böylede çok nefis oluyor.
  • Eğer sodalı yapacaksınız,limonataya 3 litre su kullanın ki sodayla karıştırdığınızda aroması ve şekeri azalmasın

♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥

Büyük resim için tıklayın!

Belki merak etmişsinizdir diye,damlarında genel bir görüntüsünü yayınlamak istedim.Özellikle sevgili arkadaşım Cennet sofrası‘nın özel isteği üzerine bugün bu resimleri yayınladım.

Arkadaşlar, damlarda yatmak için özel demirler var.Düşmelere karşı parmaklıklı demirler.Her akşam yataklarını serip,her sabah topluyorlar.Tabi bu işi sadece kadınlar yapıyor…

 

Büyük resim için tıklayın!

Yine eski evlerden iki örnek.Bazısı yıkılmaya yüz tutsada içinde hâlâ oturuyorlar.Sokaklar hep çocukların…hayatlarından en çok memnun olanlar onlar…

Bu resmi bugün çektim.Yol kenarında dilenen bu yaşlı kadın çok muzip görünüyordu 🙂 bana güleceksiniz belki ama çokta cana yakındı.Kürtçe olrak bna anlattıklarını anlamadım belki ama,biz gözgöze anlaştık 🙂

Yöresel kıyafetli bu dilenci teyze benim için ilginç bir kareydi:)

Resmini çekerken gözünü kapattı,bende sesimi çıkarmadım…

Büyük resim için tıklayın!

Kızıltepe gibi teröre yabancı olmayan yörelerde resim çekecekseniz izin almadan çekmeyin derim.Yanlış anlaşılmaya mahâl vermemek için ben mutlaka izin alıyorum.Bu bıttım sabunlarını satan bir amcaydı.ben amcadan izin aldım,“serçevan” dedi.Bu sözü sıkça söylüyorlar.Yani “başım gözüm üstüne”.Öğreniyorum değil mi? 🙂

Burası hem ayakkabı tamirhanesi,hemde sabun satan bir dükkan.Bu sabunlar bıttım sabunları.Bademli,menengiçli gibi çeşitleri mevcut.Şu an el sabunu olarak bile bu sabunlardan kullanıyorum.

Dükkandan ayrılırken amca bana sabunlardan hediye etmeyi teklif etti.Kabul etmedim tabi.Doğunun insanı yanlış bilinenin aksine geniş yürekli,cana yakın insanlar.Olumsuz tavırlar heryerde var,genelleme yapmak çok yanlış olur.

Devamı gelecek inşaallah.

 CAHİDE

Domalan mantarı(keme)

Es-selamün aleyküm değerli dostlarım

Uzun yer arayışlarından ve aksiliklerden sonra nihayet burada karar kıldık.Çevreye rahatsızlık verdiysek affola 🙂

Bugün sizlere değişik bir mantar türünden bahsetmek istiyorum.Domalan mantarı (keme) diye adlandırılan bu mantar türü Doğu ve güneydoğuda daha çok bulunuyormuş.İlk kez Malatya’da gördüğüm domalan mantarını geçen gün eşim alıp getirince çok şaşırdım.Meğer mardin yöresindede çok bilinen bir mantar türüymüş.

Hatta buranın zenginleri mart ve nisan aylarında çıkan domalan mantarından bolca alır,dondurucuya istif ederlermiş 🙂 Zenginleri diyorum çünkü keme zor bulunduğundan dolayı çok pahalı bir mantar türü.Gerçi eşim kilosunu 15 tl.den almış ama normal fiyatı 30 tl.hatta yurtdışına 100 tl.den satılıyormuş.Etten daha fazla proteine sahip,besin değeri çok yüksek bir mantar türü bu.Görüntüsü taşı andıran bu mantarın sert bir yapısı var.Piştiğinde de çok sulanmıyor.

Mantar türlerine çok meraklıyım.Çocukken Egenin meşhur çıntar denilen mantarını,köyümüzde yetişen meşe ve kavak mantarınıda toplama imkanım olmuştu.özellikle çıntar çok lezzetli bir mantar.Anneciğim yumurtalı kızartır yada çıntar kavurması yapardı.Bizim için etten daha kıymetliydi.Mantar toplamak çok zor ama bir o kadarda eğlenceli bir iş.

İnternette domalan mantarını uzun uzun araştırdım ve ilginç bilgilere rastladım.

Domalan-keme- yada  Trüf mantarıTürkçe de ‘domalan’ adı verilen, bilimsel sınıflandırmada ‘Tuberaceae’ familyasına giren bu toprakaltı mantarına bazı yerlerde keme mantarı da denir.Aslında adı ne olursa olsun trüf mantarıdır o.  Dünyada 70 kadar çeşidi var. Bunlar içinde en değerli olanı kara elmas olarak da anılan siyah Trüf. italyan mutfağının en önemli ve değerli unsurlarından biri, yetiştirilmesi çok zor olan bir mantar çeşidi. Ağaç kökleri arasında yetişen ve şeklini yetiştiği topraktan alan trüf mantarını bulmak aynı zamanda çok da zahmetli. (buradan alıntıdır)

Peygamber efendimizin keme mantarıyla ilgili hadisini okuyunca oldukça şaşırdım.

 “Yer mantarının (keme) suyu göze şifadır” (Tirmizî, Tıb, 22) buyurmuştur.

Ebû Hüreyre (r.a), “Üç, beş veya yedi yer mantarı alıp sıktım ve suyunu sırça bir kaba koydum. Sonra onunla  bir hizmetçimin gözünü sürmeledim, “gözü iyileşti” (Tirmizî, Tıb, 22) demiştir.

Bunlarda bizim köyde fotoğrafladığım kavak mantarları 🙂

Tam iki yıl olmuş fotoğrafları çekeli.Baharda köyüm yemyeşil olur,nasıl özledim oraları.Bu arada merak edenler için söyliyeyim,Köyümüz Elazığ‘ın Ağın ilçesine bağlı Şenpınar(Vahşen) köyü 🙂

Hemen altta domalanla yaptığım yemeğe bakabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: