Uğur Nereye Koşar?

 

Son zamanların en çok satanlar listesinin başında Uğur Koşar’ın kitapları geliyor. Kendini “modern çağın aydınlanmış bilgesi(!)” olarak tanımlayan Uğur Koşar, Yaratan’ın kendisine “kendini bulma, izleme, derin bakma rahmeti verdiği”ni iddia ediyor.

Sıklıkla bizim ‘az’, batı toplumlarının ise daha ‘çok’ okuduğundan söz edilir. Bu tespitler ‘doğru!’
 
Okumak ama nasıl? İsterseniz soruyu şöyle soralım: Çok okuma adına herkes önüne geleni mi okumalı? Popüler eserler ve yazarları mı yahut akademik yayınları mı tercih etmeli?
 
Sizler neyi tercih edersiniz bilemem. Ama iyiyle-kötünün, hakla-batılın birbirine karıştığı günümüz dünyasında önüne geleni okumak yerine, ümmi kalmayı tercih edenlerdenim. Eserden daha öncelikli olan şey yazar ve seçtiği konulardır. Bu her zaman eserin önüne geçer ve geçmeli de.
 
Aklı karışık, maksadı ifsat olan, kirli bir amaca hizmet eden, metin içine tuzaklar kuran, bilinçaltına saldıran, ticareti ön plana almış eserleri asla okumam. Bunu fark ettiğim anda o yazarı ve yayınevini fişlerim. Eserine kanaatimi not ederim.
 
OKUMA SORUNU VE TÜRKİYE
 
Çivisi çıkarılan Türkçede ‘okumak ‘ kelimesi hem diplomalı cahiller için, hem de bilgi öğrenmeyi dert edinmiş kimseler için kullanılıyor. Bu sebepten işler/kavramlar birbirine karışıyor.

Yazının devamını oku »

%d blogcu bunu beğendi: