Çocuk ve Dini Eğitim-2: Allah Korkusu

Seyyaf ve Hümeyra’nın annesinden, çocuklarda din eğitimiyle ilgili 2. yazı:

Çocuk ve Dini Eğitim-2: Allah Korkusu

Korku kültürünün hakim olduğu bir ortamda yaşıyoruz; böyle yetiştirildik, bizi yetiştirenler de böyle yetiştirilmiş zaten. Çocuğuna “bak bir daha altına işersen, pi.pini yakarım senin” diyerek tuvalet eğitimi vermeye çalışan bir nesilden bahsediyoruz bu neslin evlatları olarak. Malesef aramızda hala bu terbiye metodunu(!) kullananlar olsa da, anneler artık daha bilinçli, attıkları adımları daha dikkatli atmaya çalışıyorlar. Daha müşfik oldukları için değil aslında, anneler her dönem annedir ve çocuğunu hayatta her şeyden daha çok sever; fakat bu durum çocuklara nasıl muamele etmesi gerektiğini yeni nesil annelerin artık daha iyi bilmesinden kaynaklanıyor. Sözkonusu dini eğitim olunca neler oluyor peki?

İçinde yaşadığımız toplumla birlikte sanki damarlarımıza enjekte edilmiş olan bu korku kültürü, ne yazık ki en çok Allah kavramı söz konusu olduğunda ortaya çıkıyor. Çocuklarımıza söz geçirebilmenin en iyi yolunun onları korkutmak olduğunu düşünüyoruz çünkü. Yemek yemiyor mu? “Bak baba kızar. Kızsana babası, yemeğini yemiyor!” Bir restaurantta huysuzluk mu etti, göster garsonları. “Bak amca kızar, cız yapar!” Misafirlikte durmuyor mu? “Bak şu teyze çok kızar, iğnesi var. Di mi teyzesi!” Somut örnekler söz konusu olunca kişileri kullanan anne, soyut durumlar karşısında vicdana hitap etmek zorunda hissediyor kendini. “Yalan söyleme, Allah yakar!” Anneye karşı gelme, Allah kızar” “Şöyle,böyle yapma. Allah çarpar!” Continue reading →