Cilt Bakımında Hamur Mayası mucizesi!

In Skin Care, Miracle of Yeast!

ESSELÂMÜ ALEYKÜM

Sevgili dostlar, bugünkü doğal ciltbakımı konumuzun ana malzemesi “hamur mayası“. Rabbimizin hikmetlerle donattığı sayısız nimetlerinden biri olan mayayı, sadece hamur işlerimizin kullanımında sınırlandırmakla kalmayıp, sağlığımız için mucizevi faydalarını öğrenerek istifade edelim inşallah. Bir mayanın bile, hikmet dolu sırlarını öğrendikçe hayrete düşüyorum. Ve 1 nefes için 2 şükür gerektiği gibi şükrünü edâ edemediğimiz onca nimetler için Râhman’ın merhametine sığınıyorum.

 Amerikalıların yeme alışkanlıkları arasında sulu yemeğin hemen hemen hiç yeri yoktur, ızgara, pizza, makarna, kızartma türünde kuru yiyecekler tükettiklerinden dolayı bağırsak sistemleride doğal şekilde işlevini yapamaz. Gerek hazmı kolaylaştırıcı olarak gerekse cilt ve beden sağlığı için günlük çiğ maya tüketimi burada çok yaygındır, meyvesuyu, salata, kahvaltı gevreği ve  yoğurda 1 tatlı kaşığı ilave ederek yeniliyor veya gıda takviyesi olarak satılan maya tabletleride bulunuyor.

Sevgili hocam Gülten Şenşafak’ın derslerinde, özellikle altını çizerek bahsettiği ve 25 yıldan bu yana tavsiye ettiği konulardan biri olan maya, sivilceli ciltlerde Allah’ın izniyle çok etkili bir çözümdür. Aşağıda tarifini vereceğim formül, sadece ergenlik çağındaki çocukların değil, yetişkinlerin sivilce şikayetleri için de geçerlidir. Eğer maya alerjiniz ve mide rahatsızlığı probleminiz yoksa kesinlikle uygulamanızı tavsiye ederim. Maya kullanamayanlar ise yeşil kil maskesi veya maydonoz veya marul kürünü uyglayabilirler.

Sivilceler için Maya formülü: 1 tatlı kaşığı mayayı (herhangibir çeşidi olabilir), suyla ezerek her sabah için. Tadını almak istemiyorsanız burnunuzu kapatarak tek seferde için ardından bol su içebilirsiniz, dilerseniz sevdiğiniz çiğ bir yiyeceğe katarak da tüketebilirsiniz.

Sivilceler için Maya maskesi:

*Cam kâseye koyduğunuz 1 tatlı kaşığı mayaya suyu damla damla ilave ederek sulu olmayacak bir kıvam elde edin.

*Yüzünüze sürdüğünüz maya maskesinin kurumasını bekleyin, çatlamaya başlamadan yıkayın.

*1 hafta boyunca günde 1 kere uygulayacağınız bu maskeden sonra yağsız nemlendirici losyon sürün.

Sivilceler için maydonoz veya marul maskesi: (haftada 2 kere uygulanır).

*Maydonozun içeriğindeki madenler ve değerli yağ asitleri sivilceleri kuruturken, limonun içerisindeki sitrik asidin görevi de sivilce lekelerini gidermektir. Şifâ Allahtandır.

*Yıkanmış maydonozu veya marulu elinizle koparıp, 1 avuç maydonozu havanda ezin (blendır kullanmayın). 

*Cam kâseye aldığınız maydonozlara 5 damla limon suyu sıkıp karıştırın.

*Sırt üstü yatarak sivilcelerin üzerine sürüp 15dk. beklettikten sonra bitki losyonuyla yıkayın. (Bitki losyonu: demlenmiş papatya veya ıhlamur suyu da olabilir, gül suyu da olabilir).

Sivilceler için yeşil kil maskesi:

*Cam kâseye toz halindeki yeşil kilden 1 tatlı kaşığı koyun. Üzerine 5 damla limon suyu sıkın. Bitki losyonundan damla damla ekleyerek çamur kıvamı elde edin. Göz çevrenize değdirmeden yüzünüze sürün. Kurumaya başlayınca yıkayın.

 Mayanın faydalarını araştıran Japon ve Amerikan bilim adamları, insanlar üzerinde bu denli etkili olmasının sebebinin mayanın genleriyle insan genlerinin birbirine çok yakın olduğu sonucuna ulaşmışlar. Bir dönem tüm dünya medyasının konu ettiği araştırma sonuçlarını aynen aktarıyorum.

Mayanın vücudumuz ve sağlığımız üzerindeki mucizevi faydaları!

Maya nedir?
Maya, mantarlar grubunda yer alan tek hücreli canlılardır. Çıplak gözle görülmeyecek kadar küçük, yuvarlak ve renksiz hücrelerden olusan, bira mayası olarak da bilinen bu madde, başta ekmek olmak üzere çeşitli unlu mamullerin, bira ve şarap gibi içkilerin üretiminde kullanılıyor.
Piyasada toz (kuru) ya da kalıp (yaş) halde satılıyor. Ekmek yapımı sırasında hamur maya ile kabartılıyor. Maya undaki nişastayı etkiliyor ve bir tür şeker olan glikoza dönüstürüyor. Sonra da glikozu alkol ve karbondioksite ayrıstırıyor.
Oluşan karbondioksit gazı, mayalanan hamur içinde baloncuklar halinde dağılarak hamurun kabarmasını sağlıyor. Pişirme islemi sonunda hamura katılan suyun büyük bir bölümü, karbondioksit ve alkol uçuyor. Böylece ekmek gözenekli, kabarık ve yumuşak bir kıvam alıyor.

Sağlığınız için:
Daha sağlıklı ve her zaman enerjik olmak ister misiniz? Maya bu konuda size yardım edebilir. Çünkü o etkili bir stres atıcıdır. Karaciğeri temizliyor ve anne karnındakı ceninin gelişimini sağlıyor. Ayrıca bağısıklığı güçlendirerek hastalıkları önlüyor. Özellikle sporcular, hamileler, gelişmekte olan çocuklar ve nekâhat devresinde olan hastalar bu değerli besini bol bol tüketmeliler.

 

Sporcular:
Maya,
doğadaki en zengin aminoasit özleri, magnezyum, potasyum, krom selenyum ve fosfor gibi mineralleri, B grubu vitaminleri içerdiği için özellikle spor yapanlara son derece yararlıdır. Bilim adamlarina göre maya, sağlığımız için çok yararlı bir besindir. Organizmanın kimyevi aktivitelerini uyararak en iyi şekilde çalısmasını sağlıyor. Hücrelerin büyüme ve üremesine yardımcı oluyor. Yağ ve karbonhidrattan yoksun oldugu için hazmı kolaylaştırıyor. Bu nedenle sporcular mayalı yiyeceklerin ağırlıklı oldugu bir beslenme alışkanlığı edinmeli. Yağsız ve mayalı hamurişleri ve ekmeğe ölçülü miktarda yer veren bir beslenme programı uygulamalı, mayayı kahvaltıda süte ilave ederek ya da diger öğünlerde salata veya mezelere ekleyerek yemeli.

Anne adayları:
Hamilelik döneminde vücudun gereksinimleri artıyor. Maya tüm bu ihtiyaçları karşılayacak kadar zengin nitelikler içeriyor. Mayadaki zengin B9 vitamini (folik asit) hamilelerde cok sık rastlanan anemiyi önleyip yeni hücrelerin (plasenta gibi) üretimini uyarıyor. Cenindeki sinirsel hücrelerin gelişimesini sağlıyor.
Yetişkin bir insanin günlük folik asit gereksinimi 3 mg. iken, hamilelik döneminde bu miktar 7.5 miligrama çıkıyor. Bu nedenle hamile kadınlar mayalı yiyecekleri, bu dönemde beslenme programlarına almalı.

Diyabet:
Maya, sodyum ve şeker açısından yoksun olduğu için özellikle diyabet ve hipoglisemi‘ den (kan şekeri oranının düşmesi) yakınanlar icin ideal. İçeriğindeki krom, kandaki yağ ve şeker düzeyini azaltan insülinin hareketini güçlendiriyor. Çinko minerali ise glisemi (kandaki yüksek eker oranı) düzeyini düşürüyor.

Stres:
Maya, yoğun strese ilaç gibi geliyor. Zengin B vitaminleri sayesinde sinir sistemini dengeliyor. Sinir hücrelerinin yaşamını uzatıyor ve sinirlerin çevresindeki lifleri güclendiriyor. Sinirsel uyarıların düzenli bir şekilde işlemesini sağlıyor.Örneğin kalp atışları, göz kırpma, nefes alma, kanı iterek kan dolaşımını hızlandıran damarların işlevi gibi. Ayrıca konsantrasyonu, fiziksel ve ruhsal randımanı artırıp yorgunluk ve asabiyeti önlüyor. Yoğun stres altında iken artan mide asidini önleyerek, sindirim sisteminin işlevine de yardımcı oluyor.

Diyet:
Sağlıklı bir diyette yer alan besinlerin vücudun tüm gereksinimlerine yanıt vermesi gerekiyor. Maya bu gereksinimlerin büyük bir bölümünü karşılayabilecek nitelikte. Zayıflama diyetleri bazen bağırsak bakterilerine zararlı olabiliyor. Maya bu durumda dengeleme görevini üstleniyor ve bağırsaklardaki yararlı bakterileri güçlendiriyor.

Karaciğer:
Karaciğer, önemli görevleri yerine getiren, en yoğun çalısan ve en stresli iç organlarımızdan biridir. Besinlerden aldığımız maddeleri vücut için yararlı maddelere dönüştürmek için hiç durmadan çalısıyor. Kesintisiz faaliyet gösteren bir kimya laboratuvarı gibi. Bu nedenle sürekli yardıma ihtiyacı var. Maya, karaciğerin yakın dostu olarak çift etkili hareket ediyor;
*Birinci etkisi: Karacigeri toksinlerden arındırıyor.
*İkinci etkisi: Onun düşmanlarına karşı savaşıp yağların bu organda birikmesini engelliyor.
Ayrica maya colina denilen yağ dönüştürücü bir madde içeriyor. Bu madde, vücuda giren yağları organizma tarafından en iyi şekilde kullanılacak hale getiriyor ve karaciğerde birikmelerini önlüyor.

Güzelliğiniz için:
Güzelliğin sırrı mayada saklı.
Onunla saçlarınıza masaj yapın, sütte eriterek yüzünüze ve ellerinize sürün. Güzelliğiniz için ihtiyacınız olan tüm gereksinimleri karşılayacak kadar zengin olan mayayı mutfağınızdan eksik etmeyin.

Vücut ve yüz:
Yüzünüzü nemlendirmek ve dış etkenlere karşı korumak için mayadan yararlanabilirsiniz. Yüksek dozda protein içeren maya, cilt dokularının yeniden yapılanmasını sağlıyor. Cildin daha güzel ve pürüzsüz görünümüne yardımcı oluyor. Protein, ayrıca cildin oksijen almasını sağlayıp beslenmesine katkıda bulunuyor. Mayanın içeriğindeki yüksek potasyum miktarı, dokularda biriken toksinleri dışarı atarak cildin artık maddelerden arınmasını sağlıyor. Böylece cilt âdeta yenileniyor. Maya, cildin mat ve pürüzlü görünümüne yol açan mide sorunlarını gideriyor. Bağışıklık sistemini güçlendirerek cilt alerjilerini önlüyor. İçeriğindeki B2 ve B6 vitaminleri sayesinde cildin yağ dengesini ayarlayarak akne ve sivilceye karşı etkili oluyor. Maya, deyim yerindeyse cildi hem içerden hem de dışardan besliyor.

Saçlar:
Maya özellikle stresli dönemlerde saçların dökülmesini önleyip sağlıklı uzamasını sağlıyor. İçeriğindeki B5 vitamini, saç sağlığı için çok önemli olan keratin oluşumunu uyarıyor. Keratin, saçların dökülmesini önleyip daha hacimli ve gür görünmesini sağlıyor.
4 çorba kaşıgı toz mayayı 1 bardak ılık suda eritin. Saç diplerine früksiyon yaparak yedirin. Birkaç dakika bekledikten sonra bol suyla durulayın.

Eller:
Maya ellerin de dostu. Akşamları yatmadan önce 1 kahve fincanı ılık süte, 1 tatlı kaşığı yaş maya ilave edip eriyinceye kadar karıştırın. Hazırladığınız bu doğal el kremini ellerinize masaj yaparak yedirin. 10 dakika bekleyip ılık suyla yıkayın. Ellerinizin yumuşacık olduğunu farkedeceksiniz. Özellikle soğuk havada çatlayan ellere iyi geliyor.

Cilt:
Mayanın cilde yararlari antik çağlardan beri biliniyor.  Antik Mısır’da kadınlar güzelleşmek için mayayı ciltlerine sürerlermiş. Ayrıca mayanın mikrop öldürücü özelliklerini keşfedip yara merhemi gibi kullanırlarmış. Yaraları dezenfekte etmek ve çabuk iyileşmesini sağlamak için yaranın üzerine maya sürerlermiş,.
Mayadaki vitamin ve mineraller cildin her türlü gereksinimi sağlayacak kadar zengin. Özellikle akne ve sivilceli ciltlere çok yararlı. Karaciğeri toksinlerden arındırıp, temizliyor ve ciltteki aşırı yağlanmayı önlüyor.

Maya ile hazırlanan maskeler sorunlu ciltleri iyilestiriyor.
2 çorba kaşığı yaş mayayı metal olmayan bir kaseye alıp, 1 çorba kaşığı ılık su ilave edin ve yoğun bir krem kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Göz ve dudak çevresi dışında tüm cildinize yuvarlak hareketlerle masaj yaparak yedirin. Kuruması için 10 dakika kadar bekleyin. Cildinizi hafif ıslatılmış bir parça pamukla temizleyip,önce ılık suyla sonra soğuk suyla durulayın ve havlu ile tampon yaparak kurulayın
.
Bu maskeyi 20’li yaşlardaysanız, ayda bir kez.
30’lu yaşlardaysanız, onbeş günde bir.
40’li yaşlardaysanız, haftada bir.
50’li yaşlardaysanız , haftada iki ya da üç kez uygulayabilirsiniz.

Arkadaşlar, bu çok faydalı bilgilerden istifade edeceğinizi umuyorum. Rabbim Şâfi ismi celiliyle tecelli buyursun. Hepinize hayr bereket ve huzur dolu bir hafta sonu dilerim, en güzele O’na emanet olun.

Genel kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , . 44 Comments »

Diyabetik mini cheesecake tarifi

 
SELAMÜN ALEYKÜM

Sizleri biraz korku, biraz açlık, birazda maldan, candan ve hasılattan eksiklik ile imtihan edeceğiz müjdele o sabırlılara! Onlar başlarına bir musibet geldiğinde, “biz Allah’a aidiz ve sonunda O’na döneceğiz” derler. İşte onlar varya, Rablerinden mağfiret ve rahmet onlaradır. İşte hidayete erenler de onlardır! (Bakara 155-156-157)

Dostlarım! Bana daha uzunmuş gibi gelen bir haftanın ardından kavuştuk çok şükür. Bu imtihan dünyasında, herbirimiz zaman zaman sıkıntılardan hastalıklardan nasibimize düşeni yaşıyoruz. Dünyada, dayanılmaz acılarla muhattap olan onca müslüman varken sıkıntımı arz etmekten hâya ederim, ayrıca geçmez gibi görünen sıkıntılara bile, Allah’ın ve Rasûlü’nün müjdeli ayet ve hadisleriyle teselli olabilmek tevekkül etmek ne büyük şeref, Rabbim hepimizi onlardan eylesin. Rahman’ın sayısız lûtuflarından bir diğeri ise, müslümanın müslümana gıyabında ettiği duayı kabul buyurmasıdır. Vedûd (c.c.) ismi celilinin tecelli ettiği dostlarıyla gönül bağı kurdurduğu için, günahsız dille yaptığınız dualarınızdan nasiplendirdiği için sonsuz hamd-u senâlar olsun. Hepinize ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum, Allah sizlerden razı olsun… Sizleri daha fazla hüzünlendirmeden konuyu tatlıya bağlamak istiyorum:)

DİYABETİK MİNİ CHEESECAKE (peynirli kek)

Bu hafta sizlere cheesecake tarifi hazırladım. Genelde cheesecake’nin yapılışı zor gibi bilinir ama püf noktalarına dikkat edilerek yapılırsa ortaya leziz bir pasta çıkıyor. Öncelikle, cheesecake’nin çeşitleri ve yapılış aşamasındaki hassas detaylarıyla ilgili bilgiler vermek istiyorum. Hepinizin bildiği gibi Cheesecake, adından da anlaşılacağı üzere peynir ağırlıklı ve taban hamuru, orta dolgu kısmı ve sosu olmak üzere 3 katmandan oluşan bir pasta türüdür.

İki çeşit cheesecake yapma usulü vardır:
1. Fırınlanmış (en makbülü ve klasik olanı budur).
2. No bake, yani pişirilmeden jelatinle hazırlanan ve buzdolabında bekletilerek yapılan çeşidi.

Ağızda erimesinin yanında tok bir kıvamı olması için, su oranı düşük bir peynir seçilmesi çok önemlidir.
Tercih edilen peynir türleri ise:
Almanya’damascarpone” (peynirden ziyade, kaymak tadındadır. Cheesecake ve Tiramisunun ana malzemesidir).
İtalya’daricotta” (taze lor).
Amerika’daphiladelphia” (meşhur New York tarzı cheesecake bu krempeynirden yapılıyor). Türkiye’depınar beyaz” kullanılmaktadır.

  • Cheesecake yapmanın püf noktaları
    Üzerinin çatlamaması için dikkat edilecek kurallar:
  • Hazırlık aşamasında fazla çırpılmamalı ki, oluşacak hava kabarcıklarından dolayı pişerken çatlama olmasın.Kalıba döktükten sonra halen hava kabarcıkları var ise, kürdanla patlatın.
  • Yumurtalar teker teker ilave edilmeli ve her seferinde mikseri kısa aralıklarla çalıştırmalı.
  • Fırını ısıtmaya başlandığında, ısıya dayanıklı bir kapta sıcak su konulmalarak buhar oluşturulmalı (ben fırının en alt kısmına kalın kupa fincan dolusu su koydum).
  • Kek kalıbının dışını yarıya kadar alüminyum folyo ile sararak, kalıbı kendisinden biraz büyükçe su dolu tepsiye oturtmak gerek ki nemden dolayı hem peynirin üzerinde çatlama olmasın hem de üzeri kızarmadan ve kurumadan pişsin.
  • Keserken formunun bozulmaması için, naylon ip kullanabileceğiniz gibi, sıcak suya batırlımış bıçağı kurulayarak kesebilirsiniz. Her dilimde, bıçağı tekrar sıcak suya batırıp kurulayın.
  • Kıvamının tutması için dikkat edilecek kurallar:
  • Malzemelerin tümü oda ısısında olmalı.
  • Peyniriniz, labne peyniri gibi biraz suluysa, süzgece koyduğunuz kâğıt havlular üzerinde 30dk. kadar bekletmelisiniz.
  • Oda ısısına gelen pastanızı en az 7 saat buzdolabında bekletmelisiniz.

Aslında bu pasta muffin kalıplarında yapılmaz, ama ben deneme amaçlı silikon kalıpta yaptım, kalıptan çıkartırken tabanının dağılmaması için bisküvisini kalın yapmak zorunda kaldım, üzerinde ve bisküvilerde hiç çatlama, kırılma olmamasına rağmen kelepçeli kalıpta yapmanın daha kolay olduğuna kanât getirdim. İnşaAllah kelepçeli kalıpta philedelphia peynirle yaptığımda onu da sizlerle paylaşırım.
Taban hamuru genelde hazır kepekli bisküvi ile hazırlanır. Ben, daha sağlılı ve hafif olması için hamurunu kepekli undan kendim yapmayı tercih ettim ayrıca, ağır krem peynir yerine hazır pakette ricotta “taze lor” kullandım. Benim kullandığım taze lor, hafif pütürlü ve kuru bir tadı olduğu için kremayla karıştırıp ipeksi kaymak tadını yakalamaya çalıştım.
Bu ayrıntılardan sonra tarifimize geçebiliriz.
6’lı orta boy muffin kalıbı için.
Malzemeler
Taban hamuru için:

  • 2 yemek kaşığı toz halinde çekilmiş fındık.
  • 1 çay bardağı, kepek unu ve beyaz un karışımı.
  • ½ çay bardağı splenda. (esmer şeker veya toz şeker de olabilir).
  • 1 çimdik tuz.
  • 40 gr. tereyağ.
  • 1 yumurta sarısı.

Dolgu için:

  • 2 çay bardağı taze lor.
  • 1 çay bardağı krema (veya kaymak).
  • 1 çay bardağı splenda.
  • 1 yumurta sarısı.
  • 1 tatlı kaşığı mısır nişastası.
  • 1 vanilya.

Sos için:

  • bir avuç çilek.
  • 1 yemek kaşığı splenda.
  • 1 çay kaşığı dolusu mısır nişastası.
  • ½ çay bardağı su.
Cheesecake’in yapılışı:
  • Toz kıvamında çektiğiniz fındığın üzerine unu, şekeri ve tuzu ilave ederek elle veya blendırla karıştırın.
  • Tereyağını ufak parçalar halinde keserek ilave edin ve karıştırın.
  • Yumurtayı ilave edip son kez karıştırın.
  • Elde ettiğiniz yumuşak hamurdan, ceviz büyüklüğünde 6 eşit parça koparıp muffin kalıplarının dibine döşeyin.
  • 20 dk. buzdolabında dinlendirin.
  • 180 derece (350F)’de önceden ısıtılmış fırında 20 dk.pişirin.
  • Fırından çıkartıp soğumaya bırakın.
  • Taze loru krem kıvamına gelene kadar sık aralıklarla çırpın.
  • Splendayı ekleyip birkaç kez tekrar çırpın.
  • Kremayı ilave edin ve düşük ayarda çırpın
  • Yumurtayı ilave edip 1-2 kez çırpın.
  • Tuz, nişasta ve vanilyayı ilave ederek son kez çırpın.
  • Hava kabarcıkları oluştuysa kürdanla patlatın.
  • Kalıpta soğumuş bisküvilerin üzerine eşit olarak paylaştırın.
  • Kalıbınızı, yarıya kadar su doldurduğunuz başka bir kalıba oturtun.
  • 170 derece (330F) ısıdaki fırında 50 dk. pişirin.
  • Fırının kapağını aralayarak 1 saat ılınmasını bekleyin.
  • Fırından çıkartıp oda sıcaklığına gelmesi için bekletin.
  • Soğuyan cheesecakenizi buzdolabına koyun ve en az 6 saat bekeltin.
  • Çilekleri doğrayın, suyu, splendayı, nişastayı karıştırıp 10dk. kısık ateşte pişirin.
  • Servise hazır hale gelen cheesecakenizi, hurma sosu, portakal sosu, çikolata vs. ile arzunuza göre süsleyebilirsiniz.
Afiyet olsun.

***DİYABETİK MUFFİN***

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم.

” Asra andolsun;

 Gerçekten insan, ziyandadır.
 Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka.”(Asr suresi)

Mübarek zat-lardan biri pazarda dolaşırken,”sermayesi hızla tükenen şu adama yardım edin” diye bağıran bir buz satıcısına rastlamış.Bundan çok etkilenip,yere yığılmış.Kendisine geldiğinde ne oldu diye soranlara,eriyen ömür sermayesidir.Asr suresinin manasını şimdi anladım demiş.
Ömür sermayesi hayrın,hakkın yollarında tükenenlerden oluruz inşaallah.
Birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenlerde gerçek dostlar olsa gerek.Üstad’ın dediği gibi:
“O yüz, her hattı tevhîd kaleminden bir satır,
O yüz ki, göz değince Allah’ı hatırlatır”(N.F.K)

Yüzünü görüpte Allah’ı hatırladığımız yüzlere şükür.Birde yüzünü görmeden sesini duyduğumuz,yada sesini de duymadan modern çağın sanal mektubu maillerle kalplerimizi kaynaştırdığımız,onun her mailinden ilham alıp Allah’ı hatırladığımız dostlar var.Çıkarsız,riyasız, karşılıksız sevdiğimiz dostlar.Benim için de Jibek bu dostlardan biri.Kaç kişi karşılıksız verebilir?Kendine bir blog aç diye yaptığım ısrarlara rağmen açmayıp tariflerini bana göndermeye devam ediyor.Hiç bir çıkar gözetmeden emek verip yolluyor.Ellerin dert görmesin kardeşim,senin tariflerin sayfama şeref verir….

Jibek’in bu haftaki tarifi şeker hastaları için özel hazırlanan top kek yada muffin.Tatlandırıcı ile yapılan keklere çok yabancıydım doğrusu.Şeker hastalarının işine yarayacak çok güzel bir tarif…
—-

Bu bizim klasik muffinimiz, sağlıklı ve bir o kadar lezzetli. hem şeker hastaları hem diyet yapanlar için ideal bir alternatif.

MALZEMELER (6’lı Muffin için)
(muffin yapımında iyi kabarması için püf noktası: malzemeler oda ısısında olmalı ve uzun süreli karıştırılmamalı)

* 1 çay bardağı Splenda (Türkiyede de bulunan granül tatlandırıcı)
* 1 yumurta
* 4/3 çay bardağı süt
* 1/2 çay bardağı sıvıyağ
* 1 su bardağı kepek unu
* 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
* 1 tatlı kaşığı vanilya
* 1 çay kaşığı tarçın
* 1 çay kaşığı muskat
* 6 tane muffin kağıdı

YAPILIŞI
* Fırını 200°C ayara getirip, muffin kaplarına kağıt yerleştirin.
* Kepek ununa: kabartma tozu, vanilya, tarçın ve muskatı karıştırın.
* Ayrı bir kapta, splenda ve yumurtayı çırpma teliyle çırpın.
* Süt ve sıvıyağı ekleyip 1-2 dk. daha çırpın.
* Karışımlı unu da ilave ederek bir kaşık yardımıyla, fazla cıvık olmayan hamuru karıştırın (mikser kullanmayın kabarmaz).
* Muffin kağıtlarının 4/3 bölümüne malzemeyi paylaştırın
* Önceden ısıtılmış fırında 15 dk.pişirin ve fırın ayarını kapatın.
* 5 dk. daha fırının içinde kalsın.
* Yumuşacık muffinleriniz servise hazır.
EKLEME
Jibek’in yorumlarda yaptığı açıklamalar o kadar bilgilendirici idi ki yazıma taşıma gereği duydum.

Kekinizin kabarmama sebebi, kullandığınız tatlandırıcıda sakarin veya aspartam içeriyor olabilir aksi halde Splenda ile yapılan her tatlı-hamur, kabarma-kızarma konusunda normal şeker ile yapılandan farklı değil.

Yeri gelmişken Splenda ile ilgili ufak bi bilgi vermek istiyorum.

Splenda aslında kendi alanında ilk marka, Amerika’da alternatif markaları mevcut fakat Türkiye’de şimdilik sadece bu markanın granül ve tablet şekli eczanelerde satılıyor.

Ünlü diyetisyenlerin en iyi tatlandırıcı olarak tavsiye ettiği bir ürün.

*İçeriğinde sakarin-aspartam yoktur.
*Şekerden imal edilmiş olup, şekerden daha az kalori ve karbonhidrat barındırır.
*Ağızda paslı bir tat bırakmaz aksine ısıtıldığında da tadını korur.
*Vücutta birikmez.
*Kanserojen değildir.
*Diş çürümesine yol açma potansiyeline sahip değildir.
*Gebelikte ve emzirmede güvenle kullanılabilir.
*Diyabette güvenle kullanılabilir.
*Sinir hücrelerine zarar vermez.
*Amerikan Diabet Derneği tarafından araştırmış FDA tarafından onaylanmıştır.

Daha detaylı bilgi isteyenler googleden Splenda yazarak ulaşabilirler.
Arkadaşlar amacım bu markanın reklamını yapmak değil,ailesinde şeker hastası olanları kendimce bilinçlendirme gayretindeyim. Özellikle, her istediğini yiyemeyen çocuk diyabetlileri düşündükçe çok üzülüyorum:( derdi veren, Şafi (cc.) sıfatıyla şifasınıda verir inşaAllah.

%d blogcu bunu beğendi: