BOŞANMAK SON ÇAREYSE

20160410_160827-01_26881771925_oBismillah: Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden, yahut kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, aralarında bir sulh yapmalarında, onlara bir günah yoktur. Sulh hep hayırlıdır. Zaten nefisler kıskançlığa hazırdır. Eğer iyi geçinir ve geçimsizlikten sakınırsanız, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır. (NİSA/128)

Kur’anı okumayanlar, ayetlerden, hadislerden bîhaber olanlar, İslam’ın kadına verdiği değerden de habersiz kalıyorlar maalesef. Bu bilmezlik onları kör bir bakış açısına, cehalete sürüklüyor. Kadınların haklarını, 100 yıl önce verilmiş olduğuna inanıyorlar. Ne kadar sığ bir anlayış!

Ayeti yeniden okuyalım lütfen. Bir kadın kocasının geçimsizliğinden belki de şiddetinden veya kendisine soğuk davranmasından rahatsız oluyorsa, Allah önce sulh yapmalarını, aralarında anlaşmaya varmalarını öğütlüyor. Önce bu yolun denenmesi gerektiğinden ve en hayırlı olanın da bu olduğunu anlatıyor. Eğer tüm çabalara rağmen olmuyorsa, “Eğer eşler birbirinden ayrılırlarsa Allah bol nimetleri ile her ikisini de muhtaç duruma düşmekten korur. Allah’ın nimetleri boldur ve O hikmet sahibidir.” (130. ayet) buyurarak boşanmanın da önünü kapatmıyor. Son çare olarak boşanmaya izin veriliyor. Yazının devamını oku »

EVLİLİK NEDİR?

 Bu ara, evliliklerinde sorun yaşayan pek çok izleyici maili alıyorum. Bir kardeşimizin gönderdiği Ramazan Kayan’a ait bu yazı, onca mailin üzerine çok isabetli oldu. Mutlaka herkes okumalı. Çok muhteşem bir yazı…

**********************

Evlilik, Allah’ın ayetlerinden bir ayettir… Bu ayeti düzgün okumak, doğru anlamak, güzel yaşamak durumundayız…

Evlilik bir ülkeye, bir ırka, bir dine, bir medeniyete, bir kültüre, bir çağa ait özel bir kurum değildir… Hatta sadece bu dünyaya has bir uygulama da değildir. Kökleri cennete kadar uzanan, Adem ve Havva’ya dayanan bir gerçekliktir… Ancak bilmek gerekir ki; hayatın en zor işi, en çetin virajı, en ciddi tercihidir…

Evlilik, sığınacağımız sakin bir liman mı, derin bir zindan mı bu süreç içinde kendini gösterir…

Evlilikte sükûtu hayale de uğrayabilir, huzur ve sükûna da erebilirsiniz… Ama çoğunlukla hayallerle hayatın örtüşmediğini görürsünüz… Bildiğim bir şey var; hayat toz-pembe bir şey değil, geleceğin güllük-gülistanlık olacağı da garanti değil… O halde gerçekçi olmak gerekiyor, evlilikten aşırı beklentiye girmemek en doğru olandır…

Kadın, “beyaz atlı prens” rüyâsından uyanmalı, erkek “melek” beklentisinden vazgeçmelidir… Bu konuda fazla beklenti içinde olanları bekleyen akibet; pişmanlık ve perişanlıktır… Masum olmadığımıza göre, melek olamayacağımıza göre, mükemmeliyetçi mahrumlardan olmamak için gerçeğimize dönmemiz lazım…

Ama önce evlilik bizim için nedir?

Bir alışkanlık mı? Arzu mu? Adet mi? Amaç mı? Araç mı? Amel mi? Yoksa bir macera mı? Manevra mı? Murad almak mı?

Evet, evlilik yük müdür, yücelik midir?

Ayak bağı mıdır? Bağımsızlık yolunda atılmış bir adım mıdır? DEVAMINI OKU>>>

%d blogcu bunu beğendi: