Çocuğumu İslami Açıdan Nasıl Eğitebilirim?

Değerli kardeşim Ummu Seyyaf, kıymetli yazılarına artık Ev okulumuz sayfasında devam ediyor. Mutlaka takip edin derim. Biz anneler için ufuk açıcı, çok faydalı yazıları var. İşte o verimli yazılarından biri:

Çocuğumu İslami Açıdan Nasıl Eğitebilirim?

Çocuğumuzu bir kenara bırakalım şimdi güzel kardeşim, kendimizi İslami açıdan nasıl eğitebiliriz ve eğitiyor muyuz ona bakalım. Müslüman anneler olarak açık verdiğimiz en büyük mevzu bu, büyüdük ve sanki bizim için her şey bitti gibi. Çocuklarımıza İslami eğitimi nasıl verebiliriz diye sayfalarca okuyor, kitaplar hatmediyor, seminerler dinliyoruz. Çünkü biz olduk, sıra çocuklarımızda değil mi? Biz, bizde var olan bu İslami şuur ve yaşantıyı çocuklarımıza nasıl aktarabiliriz’in derdine düşmüşüz şimdilerde.

Oysa atladığımız nokta işte bu: Eğer biz kendimizi İslam ahlakı ile donatmak için çabalarsak, hayatımızı Kuran ve sünnet üzere şekillendirirsek, sadece ibadet ya da dini yaşantı anlamında değil, karşılaştığımız olaylara verdiğimiz tepkiler ile, sosyal ilişkilerimiz ile Allah’ın hoşnut olacağı bir çerçeve içinde hareket edersek, çocuğumuzu dolaylı yoldan eğitmiş olacağız. Continue reading →

Namaz Sonrası Zikirlerin Büyük Sevabı

tumblr_o92kowWtNa1tobu78o1_540

Ebû Hureyre radıyallahu anh şöyle dedi:

Mekke’den Medine’ye hicret eden müslümanların fakirleri Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelerek:

– Varlıklı müslümanlar cennetin yüksek derecelerini ve ebedî nimetleri alıp götürdüler, dediler.

O zaman Resûl–i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem:

– “Hayrola! Onlar ne yaptılar ki?” diye sordu.

Fakir muhâcirler:

– Bizim kıldığımız namazı onlar da kılıyorlar. Tuttuğumuz oruçları onlar da tutuyorlar. Üstelik onlar sadaka veriyorlar, biz veremiyoruz. Köle âzâd ediyorlar, biz edemiyoruz, dediler.

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onlara:

– “Sizden önde gidenlere yetişebileceğiniz, sizden sonra gelenleri geçebileceğiniz, sizin yaptığınızı yapanlar dışında herkesten üstün olacağınız bir şeyi haber vereyim mi?” diye sordu.

– Evet, söyle yâ Resûlallah! dediler.

Resûl–i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
Continue reading →

Teşkilât-ı Mahsusa

Mutlaka okuyun!
Ben Teşkilât-ı Mahsusa’da çalışırken dünyaya egemen olmak isteyen bu uluslararası Siyonist
Örgütü’nün elimize geçen 21 maddelik talimatları vardır ki ne kadar anlamlıdır. Continue reading →

Ev hanımlığını küçültmek, psikolojik bir savaş taktiğidir

papatyaEv hanımlığını küçültmek, psikolojik bir savaş taktiğidir”

Ekrem Altıntepe / Ağustos 2008

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ev hanımlarını feministlerin değersizleştirdiğini söylediğinde oldukça şaşırmıştım. Kadının kadını değersizleştirmesi mantıksız gelmişti bana. Prof. Dr. Tarhan, modern yaşam tarzının insanlara kazandıkları kadar değer verdiğini anlattığında taşlar yerine oturdu. Peki, gerçekten ev hanımları bir şey üretmiyorlar mı? Aslında toplumda en büyük ve en güzel üretimi onlar yapıyorlar. Ancak ürettikleri paraya dönüştürülemediği için değersiz ve önemsiz görülüyor.

Prof. Dr. Tarhan, “İyi çocuk yetiştirmek ve annelik yapmak iyi bir fabrika kurmaktan daha kıymetlidir. Anneliği bu yüzden en önemli meslek olarak görmek gerekiyor.”, “Ev hanımlığını küçültmek, psikolojik olarak yapılan bir savaş taktiğidir. Kültürel ve psikolojik savaş çeşidi vardır bu savaş sırasında. Bu savaş uzun vadeli ve stratejiktir aynı zamanda.” ve “Ev hanımları işini, dünyanın en iyi mesleği gibi görmeli. Nasıl evdeki kıyafetle dışarıdaki kıyafetimiz farklıysa ev hanımının da farklı rollere bürünmesi en uygun olanıdır.” tespitlerini yaptığı söyleşide ilginç noktalara vurgu yapıyor. Continue reading →

Kaybolan Hassasiyetlerimiz

tesettür

Bazı mektupları okurken gözyaşlarım yanaklarımdan süzülür gider. İşte o mektuplardan bir tanesi. 17 yaşında bir kız ve müslümanım diyenlerin bile unuttuğu hassasiyetleri dert ettiği bir mektup. Evinin sultanı olmaya, hakkıyla anne olmaya aday bir genç kız. Mektubu okuyan kaç kişi O’nu anlayabilir, hassasiyetlerine kaç kişi destek olur bilmiyorum. Fakat bu nadide çiçeğin naif mektubunu kendisinin izniyle sizinle de paylaşmak istiyorum.


“Ben imam hatip son sınıf öğrencisiyim. 17 yaşındayım ve 3 senedir kapalı olmama rağmen sadece 7 8 aydır tesettürlüyüm. İlk olarak eskiden korkarak baktığım feracelerle başladım sonra eşarbımı büyüttüm. Sonrasında o ferace bile benim içime sinmedi daha bol daha belli etmeyen şeyler giymeye başladım. Etrafımdaki bazı insanlar beğeniyle karşılarken bazısı abartı buldu. Ailemde tesettür meselesine benim kadar dikkat eden biri yok maalesef ve ben bu yüzden biraz göze batıyordum. Kısa sürede bu kadar değiştiğim için bir yerlere gittiğimi düşünenlerden bazı gruplara dahil olduğumu düşünen insanlara kadar birçok kişiyle karşılaştım. Continue reading →

İSLAMDA TESETTÜR

unnamedHicret İmamoğlu kardeşimizden çok kapsamlı ve faydalı bir yazı. Bu yazıyla beraber, tesettür konusunda tereddütleriniz kalmayacaktır diye düşünüyorum.

İslam’da Tesettür

Yeryüzünde insanca ve müslümanca bir hayat sürdürmemiz için kendi katında bize şeriat nizamını gönderen mutlak hâkimiyet sahibi Allahu Teâlâ’ya sonsuz hamd ve senalar olsun.

Cihanşümul bir şeriat ile gönderilen ebedi önder Hz. Peygamber (s.a.v)’e, Âline, Ashabına ve İslam nizamının yeryüzüne hâkim olması için kanının son damlasına kadar tağuti güçlere karşı amansız bir şekilde cihad ibadetini sürdüren tüm dünya Müslümanlarına salat-u selam olsun. (Âmin)

“Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mü’min erkekler ve mü’min kadınlar, taate devam eden erkekler ve taate devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, (gönülden Allah’a) saygılı erkekler ve (gönülden Allah’a) saygılı kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve Allah’ı çok zikreden kadınlar; işte Allah bunlar için bağış ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.” (Ahzab Suresi 35.ayet) Continue reading →

2,5 Ayda Nasıl Hafız Olunur?

Islamic_Wallpaper_Quran_004-1366x768

2,5 ayda hafız olmanın tekniği ve örnek hafize

İşte Bushra Tbakhi’nin kaleminden kendisinin hafizelik hikayesi…
Bismillah.
İşte benim ipuçlarıyla özetlenmiş Kur’an hikâyem.
Her şeyden önce, elhamdülillah… elhamdülillah… Allah, beni bu büyük sorumluluk ve muhteşem hediye ile şereflendirdi.. Elhamdülillah… Ve benim O’ndan naçizane iki isteğim var: Kur’an’ı sürekli tekrar edebilmek ve diğer insanlara ilham verebilmek. Allah herkesi bu muhteşem hediye ile şereflendirsin. Bu, yapılabilir bir şey. İhtiyacınız olan tek şey “kararlılık ve dua”.. Hatta çok fazla zamana da ihtiyacınız yok.

Continue reading →

Allah’ın Öfkesi Gelip Çattığı Zaman!

131109__hills-trees-foliage-autumn-sky-clouds-sun-rays_p

Ürdünlü Akedemisyen ve düşünür İyad Kuneybi’nin hapse atılmasına gerekçe olarak gösterilen yazısı. Çok ibretlik bir yazı. Yazıda yer alan maddeler bugünü, Müslümanlara zulüm açısından da cumhuriyet’in ilk yıllarını hatta 28 şubat’ı anlatıyor gibi. Allah değerli kardeşimizi tez zamanda esaretten kurtarsın. Amin.

“Uçuruma doğru koşan Ürdün”

Ey Ürdün halkı! Allah’ın öfkesi gelip çattığı zaman –ki ben onu çok uzak görmüyorum- bütün bunlar başımıza neden geliyor diye soracaksınız. Hatta geçmiş bir sene içerisinde Ürdün’de yaşanmış aşağıda zikredeceğim şeyleri hatırlayacaksınız: Continue reading →

Eğlenilecek Değil, Evlenilecek İnsan Ol!

0_51c8f_8e1b78d5_L“Abi diyor, eğlenilecek kızlar var, evlenilecek kızlar var…” Erkek için de doğru bir ifade olamaz mı bu: Eğlenilecek erkekler var, evlenilecek erkekler var. Hangisinden olmayı seçiyorsun? O zaman bu yazıyı dikkatle oku!

“Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse, ameli iyi olan kimse gibi mi olacaktır?…” (Fâtır -8)

İnsan hayatının en güzel, en güçlü ve umutlu dönemi olan gençlik dönemi aynı zamanda kriz ya da bunalım dönemi olarak da adlandırılabilir. Bu dönemin en belirleyici vasfı gerek evlilik için olsun, gerek farklı amaçlı yönelişler için olsun, karşı cinse duyulan ilgidir. Bu ilgi, ya evlilikle doyuma ulaştırılmakta ya da flört adı verilen yaşam tarzı ile sürdürülmektedir. Flört kelimesi Türkçe’de “karşı cinsten birisiyle yakın ilişki kurmak” anlamına geliyor. Aynı kelime yerine “takılmak”, “çıkmak” kelimeleri de kullanılıyor. Ruhbilimci Erich Fromm “Karşıt cinsler arasındaki duvarın yıkılması durumunda, duygusal ilişkilerin karşı konulmaz bir cinsel isteğe dönüşmesi kaçınılmazdır.” diyor. Yani flört, takılma, çıkma hepsinin cinsel isteğe dönüşmesi kaçınılmaz. Peygamber Efendimizin “Dikkat edin! Bir erkek yabancı bir kadınla başbaşa kaldığında muhakkak üçüncüsü şeytandır.” (Tirmizi, Rada` 16) İkazı, çağları aşan bütün emir ve ikazları gibi bu konuda da bize ışık tutuyor. Continue reading →

Cennet İçin Şıklık Yarışına Girmek

tesettur-modasi

Nota Defteri‘nde yayınlanan hayırlı bir yazı. Allah kardeşimizden razı olsun.

Bismillahirrahmanirrahim

Bugün artık üzerine yazmanın, çizmenin, sokaklara dökülmenin farz olduğu bir konuyu, tesettür modasını ve özel olarak modanisa.com’u yazacağım. çünkü artık televizyonlarımızda, billboardlarımızda, sosyal medyada önümüze çıka çıka burnumuzun dibine kadar gelen bir zulüm mekanizmasının nasıl işlediğini, nelere hizmet ettiğini detaylıca düşünmek gerektiğini düşünüyorum. Continue reading →

Dil İnsanı Cehenneme Sürükler!

110-1024x768

Muaz(r.a.)’dan rivayet olunuyor: Resulullah Aleyhisselam’a dedim ki: “Ey Allah’ın Resulü, bana öyle bir amel bildir’ ki onu işlediğimde beni cennete soksun, cehennemden uzaklaştırsın.” Resulullah(s.a.v.):

“Büyük bir meseleyi sordun. Gerçekten bu, Yüce Allah’ın muvaffak kılıp kolaylaştırdığı kimseler için kolaydır. Allah’a ibadet edecek ve O’na hiçbir şeyi ortak (şirk) koşmayacaksın. Namaz kılacaksın, zekatını vereceksin. Ramazan orucunu tutup Allah’ın beytini hac edeceksin,” buyurdular. Sonra şöyle devam ettiler: Continue reading →

Günahın Sahibine Zararları

015-1280x1024Günahın Sahibine Zararları 
– Günah işleyen insanın; başarısı azalır,
– O kötü görüşlü olur,
– Hakkı gizler,
– Kalbi bozulur,
– Zikrin şuurunda olmaz.
– Vakti zayi eder,
– Halk ondan nefret eder,
– Kul ile Rabbi arasında yabancılaşma baş gösterir,
– Duasına karşılık verilmez,
– Kalbi katılaşır,
– Rızıkta ve ömürde bereket gider.
– İlimden mahrum olur,
– Zillet elbisesi giyer,
– Düşmanın pençesine düşer,
– İçi daralır,
– Kalbini ifsat eden ve vaktini öldüren arkadaşlara müptela olur,
– Daimi sıkıntı ve tasa duyar,
– Geçim sıkıntısı görür,
– Üzgün olur.
– Ekinlerin sudan ve yanma ve sıcaklığın da ateşten meydana gelmesi gibi, o kimsede, Allah’ı (c.c.) zikretmekten gafillik ve asi olma durumu meydana gelir.
İşte bunların zıtlarıyla da itaat meydana gelir…
Ibn Kayyım
El-Fevaid