Kadının ve Erkeğin Yeri Neresiydi?

23400957566_4127cef279_oGenç bir kızımız bir kaç yıldır memur olarak çalıştığını, tanıştığı bir gencin evlenmek için kendisine talip olduğunu fakat bunun için şartları olduğunu yazmış. Gencin sunduğu şartlar şöyle: “Çalışmayı bırakmanı, tesettüre girmeni istiyorum. Ben sana, çocuklarımıza bakarım. Çalıştığın yerde akşama kadar erkeklerle berabersin. Fark etmeden harama bulaşıyorsun. Allah için bunları bırak. Benimle evlen. Allahın razı olacağı şekilde bir hayat yaşayalım”

Kızımız ise; “Ailem bana çok emek verdi okuttu. Ben nasıl işi bırakırım. Çevreme ne derim” diyor. Fakat bu kadar temiz niyetli bir genci kaybetmekten de korkuyor.

Kendisine verdiğim cevap uzayınca, cevabımı sizinle de paylaşmak istedim. Kimse alınıp kırılmasın. Çalışan kadınlara düşmanlığım yok. Bir kadının harama düşmeden, evini eşini çocuklarını ihmal etmeden helalinden kazanmasını elbette desteklerim. Ben her türlü dayatmaya karşıyım. Tabulaşmış düşüncelerimiz yıkılsın istiyorum. Daha fazla para için değil, sağlıklı bir toplum için çalışalım, normale dönelim, özümüze dönelim istiyorum. Hepsi bu kadar…


Kardeşimize cevabım şöyle:

Beyefendi kardeşim ne kadar doğru söylemiş. Böyle düşünen gençlere, erkeklere bu toplumun ne kadar ihtiyacı var biliyor musun? Böyle düşünen bir erkekle karşılaşmak isteyen kaç mümine kardeşimiz var biliyor musun canım?

“Sen evinin sultanı ol, ben sana bakarım” diyen yürekli erkekler, şu acısını çektiğimiz kanayan yaranın en büyük ilacı.

Zehirlenmişsin sen kardeşim. Seni en başta ailen, çevren zehirlemiş. “Ayaklarının üzerinde durmalısın, erkeğe muhtaç olmamalısın, ekonomik özgürlüğün elinde olsun” sözleriyle zehirlemişler seni.

Çocuklu kadınların dışarıda akşama kadar çalışması bir felakettir. Bütün yüreğimle haykırıyorum. Bu bir faciadır!
Annesi tarafından bakılıp büyütülmeye, sevilmeye muhtaç çocukların yabancı ellerde büyümesinden daha büyük bir felaket bilmiyorum ben!

Biz Allah’ın bize verdiklerine razı olmuyoruz. Biz tevekkül etmiyoruz. Bizi ayakta tutacak olanın diplomamız, maaşımız olduğunu sanıyoruz. Heyhat! İşgal edilmiş bu beyinlerle nasıl yaşıyoruz hayret ediyorum. Bu kafalarla nasıl sağlıklı bir toplum yetiştireceğiz?

Hayat kitabını okumamışsın ya da anlamamışsın sen, derslerine çalışmamışsın. Sen Rabbini hiç tanımamışsın kardeşim.

“Ben muhakkak ki, hem benim Rabbim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah’a dayanmaktayım. Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, idaresi ve yönetimi O’nun elinde olmasın. Benim Rabbim, hiç şüphe yok ki, doğru yoldadır.” (HUD/56)

Yanlış anlama lütfen. Seni suçlamıyorum. “Yalnız Rabbine sığın” demediler, “Sadece Rabbine tevekkül et” demediler bize. “Kendine güven, kendin savaş” dediler. Her an kaymaya müsait olan ayaklarımıza güvenip onların üzerinde durmamızı öğütlediler.

Hayat şartları zor, çok çalışmak, çok kazanmak lazım dediler. Annemiz çalışmadığı halde, kimseye muhtaç olmadan tek babamızın maaşıyla nasıl bir ömür geçirdiğini unutturmaya çalıştılar. Onların hayatlarını acınası gösterdiler. Aza kanaat etmek diye bir erdemimiz vardı bizim. Unutturdular.
Akşama kadar çocuğun yanında durmak zorunda değilsin. “1 saatte olsa kaliteli zaman geçir!” safsatasını beynimizin kıvrımlarına işlediler. Belli bir yaşa kadar annesinin yanında büyüyen bir çocukta oluşan güven duygusu, sağlıklı bir toplumun anahtarıydı. Bilemediler!

Kadın en çok evine yakışır demeye bile korkar olduk. “Kadının yeri evidir” diyecek olsak, bir avuç dolusu acı biberle üzerimize yürüyecek gafiller biliyorum…

Biz özümüzden koptuk, biz kendimizi unuttuk güzel kardeşim…

Tamam kadınlar doktor olsun, hemşire olsun. Mecbursa çalışsın kadınlarımız. Fakat mecburiyetler neye göre, kime göre belirleniyor? Allah’ın gazabını celbetmeyecek, haramdan uzak durulacak iş ortamları için neden kimse imza kampanyaları düzenlemiyor?


Tek suç kadınlarda değil elbet. Anneler sözü özü bir, güvenilir, erkek gibi erkek evlatları yetiştiremez oldular. “Sen evinin sultanı ol, ben sana çocuklarımıza bakarım. Sen yeter ki harama düşme. Allah bizim rızkımızı verir diyen erkekleri mumla arar olduk.” Kadının parası olmazsa yaşayamayacağını sanan, evleneceği kızı maaşına göre seçen, aldığı maaşa göre değer biçen karaktersiz erkekler(!) yetiştirdi anneler. Güvenilmez erkeklerin sayısını artırdı anneler…

Yanlış giden bir şeyler var, farkındayız hepimiz. Fakat dillendirmeye bile yok cesaretimiz.
Herkes hayat şartları zor diyor.
Kimse hesap günü daha zor demiyor.
Herkes bol kazanç için çok çalışmaktan bahsediyor.
Kimse tevekkül bereketin başıdır demiyor.
Tek maaşla kıt kanaatte olsa geçinirsin ama dünya menfaatleri uğruna Allah’ın ayetlerini çiğnersen, iki cihanda da huzur bulamazsın demiyor.
Daha fazla kazanmak için çalıştığın yerde gün boyu yabancı erkeklerle beraber olmanın doğurabileceği tehlikeleri kimse umursamıyor.

Daha anlatacak çok şey vardı aslında.  “Neden taşların altına elini koyan hep ben oluyorum” dedim ve sustum…

Cahide Sultan

Yazılarım kategorisinde yayınlandı. 70 Comments »

70 Yanıt to “Kadının ve Erkeğin Yeri Neresiydi?”

  1. arzu Says:

    Çalışan bir bayan olarak söylediğiniz herşeye baştan sona kadar katılıyorum fakat, ben başka bir konuya değinmek istiyorum. Çalışan kadın ve hem kendinin hem ailesinin yaşadığı bütün sıkıntılar gerek dini bakımdan gerek aile bakımandan tartışılmaz gerçek. Fakat hayatının 18 yılını çalışarak geçirmiş bir bayan olarak kendime şu soruları sormadan edemiyorum. Acaba evde olsaydım; Tüm evi iki günde bir cam silerek ve günün geri kalan kısmını evdeki diğer eşyaları daha hijyenik hale getirmekle uğraşan bir bayanmı olacaktım? Yada “bu haftaki gün bende acaba 7 çeşit yerine 10 çeşit yapsam” daha havalımı olur” un derdinemi düşecektim? Altın gününden dolar gününe mekik mi dokuyacaktım? Yada daha kötüsü “o bana şu kötülüğü yaptı, öteki bu lafı söyledi diye gün boyu kendi kendimi yiyip, neden x komşu oturma grubunu yeniledi y akraba 2 bilezik daha aldı? “Bende alsam ne olurdu” nun derdinemi düşecektim. Bütün bunları düşününce işin içinden hiç çıkamıyorum. Bence sadece çalışanımız değil biz toplum olarak yoldan çıkmak üzereyiz. Eskilerin değimi ile “nimet azgını” olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz, yada çoktan olduk bile…

    • damlasakızı Says:

      Acaba yeni ne alsam derdini evdeki bayanlardan çok çalışan çoğu bayan daha çok düşünüyor merak etmeyin. Ayrıca her evinde oturan temizlik gün vs. derdinde değil. Vakti kıymetli şeylerle geçirebilmek de maharettir. O mahareti de bulmak marifetinize tabidir. Çalışma ortamlarıda güllük gülistanlık değil ordada her çalışanın dedikodusu dönüyor pembe bulut değil yani….

  2. Nisa Says:

    Cahide ablacım toplumda karamsarlık sakızı çiğneyen çok malesef, iyi düşünelim iyi olsun güzel dualar edelim temiz neslimiz olsun
    Benimde etrafımda çok kişiler var malesef o kadar okudun çalış neden çalışmıyorsun tembellik yapıyorsun vs ama unuttukları farkedemedikleri bişey varki o da, ben Allah için çalışıyorum çabalıyorum
    Evlenmeden her namazlarımın ardından kendime nasıl bir eş istiyorsam tek tek özelliklerini saydım Rabbime, şaka gibi gelebilir bazı insanlara ama inanın saydım tek tek, hatta ailesini bile kattım dualarıma ve elhamdülillah Rabbim dualarıma karşılık verdi evlendim 🙂
    Hamile kalmadan başladım çocuklarım için dualara, elhamdülillah yüce Rabbim lütfetti çocuk verdi
    Duanın sonu olurmu, yüce Rabbimin rahmeti sonsuz
    Çocuklarımın geleceği içinde dualarımı ediyorum Rabbim kabul buyursun; çocuklarıma, namazında niyazinda iyi eşler, iyi dünürler, salih evlatlar, güzel kaderler ve güzel nesiller…
    Benim evlilik yapmam da, çocuk sahibi olmak istememde, çalışmak istemememde, Allah için, ben Rabbime bir adım yaklaşsam bilirim ki o bana 10 adım yaklaşır, ben onun için çalışmak istemiyorsam Yüce Rabbimde beni çalışmak zorunda bırakmaz İnşaALLAH, olurda birgün çalışmak zorunda kalırsam bilirim ki buda benim dünya testimin bi parçası, helal bi iş isterim Rabbimden, ona kullugumu en güzel şekilde yerine getirmeye devam edebileceğim, evlatlarımı onun istediği gibi yetistirebilmemi engellemeyen, eşime evime vazifelerimi yerine getirmeye devam edebileceğim bi iş.
    Dualarımıza erkenden başlayalım derim, dünyadaki en tembel insanlar dua etmeyen insanlarmış, sen duanı et kabul olmazsa ya olmaması gerektiğinden yada daha iyisi olacağındandır, herşeyin hayırlısını nasip etsin Rabbim
    Herkesi bi gelecek korkusu sarmış ama ahiret korkusu aranır olmuş, dünyanız için ahiretinizi yakmayın kardeşlerim, bol bol hem dünyanız hemde ahiretiniz için dua edin, dünya hayatının kısa olduğunu unutmayalım
    Ben çalışmak zorunda değilim elhamdülillah eşim çalışıyor, dinimizde kadın helal işte çalışamaz demiyor, çalışmak zorunda olan bayanlarımız var, benim duam Allah kurtarsın, Allah yardımcıları olsun, duaları bol olsun, ama ÇALIŞMAK ZORUNDA OLMAYIP DA
    Haram işlerde çalışan,
    para kazanmayı İbadetlerini yerine getirmeye tercih eden,
    Çocuklarını, onların dini eğitimlerini umursamayan
    Eşlerini umursamayan bayanlar var
    her koyun kendi bacağından asılır, herkes ektigini biçer derim, Allah hidayet versin, ölümsüz insan yok, her nefis ölümü tadacaktır, bu dünyanın da sonu olduğunu unutmayalım hazırlığımızı ona göre yapalım, Allah toplumumuza tertemiz nesiller nasip etsin İnşaALLAH. Dualarınız bol olsun

  3. Sümeyye Says:

    Allah razı olsun abla, uzun zamandır takip edip çevremde kim varsa herkese de tavsiye ediyorum sayfanı
    26 yaşında,bekar ve İslami azami surette yaşamaya gayret eden biriyim,ailemle beraber çalışıyorum ve nasip olursa evlenince çalışmayı düşünmüyorum.İsteğim tabi ki hassasiyetleri en az benim gibi bi eş lakin son zamanlarda dikkatimi çekiyor ki,Müslüman beylerin ilginç istekleri var artık.Hanımlarını çalışmaya teşvik edip (ihtiyaç yokken)sırf sosyal düzen,modern dunya görüşü vs saçmalıklarını aşamadıkları için ciddi kalitesiz Müslüman aileler var oluyor.
    “Eşim yanıma yakışsın(dışarda),ortamda statüsüyle durabilsin vs “dünyevi kaygılar Müslüman olarak güvendiğimiz insanların da kanına girdiyse bu ciddi bi felakettir kanısındayım ve beni korkutuyor açıkçası.Ama her halükarda tekrar ediyorum ki “Hasbünallahü ve nigmel vekil”
    Selamet’le kal ablacım,Lütfen dua et bize de
    Sevgiler…

  4. Büşra Says:

    Cahide teyze, anneme tefsir dersinden ödev vermişler. Hz.Asiye ile ilgili bi odevi var. 1 haftadir ariyo. Size sormami istedi. Sizin bildiğiniz bir güvenilir kaynak adı söyler misiniz?

  5. Hatice Says:

    Bir yildir ücretsiz izindeyim ve daha dun aksam benim eşimin de artik çalışma bu istemiyorum soylemlerine noktayi koyduk inş. Biz çalışırken tanıştık, evlendik yine bi sure birlikte çalıştık, sonra ben ara vermek durumlarında kaldım. Bir kaç kez yeniden ise başladım bunlar memuriyet ve akademik islerdi.
    Bu arada girdigim yıl turkiyenin en yuksek puanıyla öğrenci alan ilk 3 teki bir üniversiteye derece ile yerleşmiştim, yabancı dilim var isimde de iyiydim. Sonrasında da genelde istediğim ise girebildim a sınıf memurluk dahil. Bunu yazmama kızmayın çünkü uni. Mezunu ve çalışmıyorsanız açık öğretim mezunu ya da basarisiz muamelesi görüyorsunuz bunu da tecrübe ettim. Simdi yazacaklarima kimse hemen abanmasın lütfen, islami terbiye almış bir bireyim ve is ortamında ki insanlarla seviyemi daima korumayı bildim ancak siz ne kadar edepli namuslu olursanız olun ortam resmen bir bataklık. İlk is yerim dindar geçinen turkiye çapında çok iyi bilenen bir firma ama sigortamı yapmamis, ayrıldıktan sonra öğrendim. İkinci is yerimde kadın ve erkekler çok muhatap olmazdı ama kadınlar arasında dehşet bir müsriflik vardı, hep sezondan yeni giyineceksiniz yetmez yurt dışından eşarp çanta alacaksınız yoksa pazardakiler den almış diye yüzünüze karşı dalga geçerlerdi. Sonrakinde ise çalıştığım oda 6 kişilik ve eşiyle ayrı yasiyan bir adam kızı yaşındaki diğer bayana alenen sarkıntılık ediyor is çıkışı içmeye gidiyorlardı, bir diğer çalışan kadın boşanmış ve farklı biriyle gayrimeşru yaşıyordu, 4. Şahıs dini değerlerle alenen dalga geçiyordu. Neyse oradan sonra uni. de asistanlık yaptım, hocam onca 19 20 yaşındaki gencin önünde sınıfa cay taşıttı bize, tez için görüşmeye gittiğimde antalya da giyeceği sortlarini sekreterine gösteriyordu beni ise daha müsait bir zamanda gel diye geri gönderdi. Bir başka hoca evli oldugumu bilmeden evlilik amaçlı görüşmek istediğini iletti evliyim deyince arkadaşlık kurmak için çabalayıp durdu, en sonunda esimden bir posta alınca adımını geri attı. Tüm bunlar yaşananların bir kaçı sadece neyse okuldan da ayrıldım iyi bir kuruma geçtim burada daha seviyeli iş ortamı vardı ama ben aksama kadar başka erkeklerle esimden daha çok zaman geçirmeye başladım ve Allah affetsin ama isteseniz de istemeseniz de adamların tavırlarını eşinizle karşılaştırmaya basliyorsunuz. Bilmiyorum bunu tek ben mi yaşadım ama bu vesveseler beni çok rahatsız etti. Ben sıkıldım şeytan sıkılmadı. şeytanın mesaisi bitmiyor hanımlar.. basta annem babam ben çalışırken cocuklarimin rezil olduğunu bile bile hep karşı çıktılar isimi bırakmama. Ben de onlara uydum, ya esime birşey olursa ya beni bırakırsa vs. Ama Allah dilerse olacak ya da olmayacak, ben de ona tevekkül ettim. maddi olarak mecbur olanlara lafım yok. Ama mecburiyette göreceli. 3. Evine kredi çekmiş borcumuz var çalışmalıyım demek zaruret mi düşünmek gerek.. simdi evimdeyim ve özgürüm. Aksam esim daha bir hos görünüyor gözume, hocaya cay taşıyan ben ona çayını kendin al bugün çok dersim vardı yorgunum demiyorum artik. InsaAllah onun gözünü ve gönlünü de Rabbim kendisi muhafaza eder. Bizleri cemal, gaffar ve vedud sıfatlarıyla terbiye eder. Gazabından ve celalinden sakınır diye dua ediyorum.
    Bu kararı ve halimi Allah im sana tevekkül ediyorum, Pişman etme diye diye aldım. Duanızı esirgemeyin.

    • Cahide Says:

      Bir işten Allah rızası için vazgeçtiyseniz, Allah muhakkak sizi pişman etmeyecektir. Allah bu kararınızı hayırlı etsin. Evinizden bereketi, muhabbeti eksik etmesin kardeşim.

    • züleyha Says:

      Maşallah size. Allah rızası için bişeylerden vazgeçebilmek ne kadar güzel . Rabbim Zayi etmez niyetinizi. iki dünya saadeti sizin olsun.

    • Nisa Says:

      Yazdıklarını okurken benimde çalıştığım zamanlarda iş yerlerinde karşılaştığım şeyler aklımdan bir şerit gibi geçti kardeşim ve bende çalışmayı Allah için, haramlardan uzaklaşmak için bıraktım, o gün bu gündür yıllar oldu çalışmıyorum elhamdülillah, Allah çalışmak zorunda bırakmasın, ne beni nede çalışmak istemeyen bayan kardeşlerimizi

  6. kevser esma Says:

    Yorumlarda ne kadar farklı hayat hikâyeleri var. Aynı biz gibi. Karakterimiz ve suretimiz nasıl farklı ise hikayemizde öyle olmalı değil mi zaten. Aynı olan ve hiç değişmeyecek olan Hakikat tir oysa. Hakikate inanmazsak bu farklılıkları kıyaslarız. İnanırsak farkımızla sadece kendimizi değerlendirir ve hakikatin neresinde olduğumuzu düşünürüz. Çalıştığı halde mutlu olamayan kadınlar, kadına para değeri biçen erkekler, çalışmadığı halde evinin hakkını veremeyen kadınlar. Mesele tevekkül dür sadece. Hakkına razı olup, razı etmeye çalışmak. Çalışan bir çok kadınla tanışıyorum.Bilhassa iki gün önce milli egtm de yönetici olan bir arkadaşımla yine benim neden çalışmayı istemediğimi konuşurken itirafları Çalışmadığım halde tüm kadınlar adına onurumu incitti. “Erkeklerin tokalaşırken bile zevk aldığını çok net hissediyorsun,etek giymiyorum. Ayak bileğime bile zevk alarak bakan erkekler var. Ben para kazanmak ve islerimin sorumluluğundan dolayı ” kadın” olduğumu unuttum. Durumu iyi olan bir erkeğin çalışmayan eşi olmayı çok isterdim. Yoruldum” dedi. Ve bunları söyleyen bu yönetici hanım henüz maaşını bilmeyen bir defa bile kendisi çekmemiş bir kişi. Köleliğin modern halidir bu. Oysa İslam kadının şahsi ekonomisine kocasını müdahaleden men ediyor. Böyle bir özgürlük. Eşlerimize, dertlerimize cennet sebebimiz olarak bakmazsak bu dünyaya mahkum köleler gibi yaşamaktan başka çaremiz kalmaz. Böyle konuşanlara maddi zorluğun ne olduğunu bilmediğini söyleyenler ah keşke zenginlerin o gizli dünyalarını bilselerdi. Ellerini açıp fakir olmayı dilerlerdi. Zenginlik büyük çok büyük bir imtihan dır. Her kişi değil,er kişi başa çıkabilir. Ne zengin olmak, nede öğretmen olduğum halde çalışmak hayallerimi süslemedi. Cennet en büyük hayalim Elhamdülillah. Okumayı,yazmayı,öğrenmeyi,öğretmeyi ve Rabbimi sevdim. Evimin öğretmeni olmayı,müslüman bir kadın olarak evimde İslamın izzet ve şerefi ile çalışmayı sevdim. Allah bizleri muvaffak etsin. Doğru yolundan ayırmasın. Amin.

  7. evininsultanı Says:

    merhaba, bende yazınızdan çok etkilendim ve bir zamanlar benim de kaldığım gibi bir ikilemin içinde kalan kardeşlerimizi biraz da olsa yüreklendirmek istedim. varlıklı bir ailenin tek kızıydım. üniversiteyi bitirdikten sonra ailemin yanına dönmek yerine İstanbul’da kalmayı tercih ettim. okulum bittikten 1 hafta sonra bankacı oldum ve 2 sene boyunca farkında olmadan haramın faizin içinde çalıştım. bu sene mayıs ayında eşimle evlendim. eşim 5 vakit namaz kılan sürekli sohbetlere giden bir adamdı.bense hayatında 1 kez bile sohbete gitmemiş, kandil günleri harici namaz kılmamış, üniversite ve banka ortamına girdikten sonra da kandil günlerini bile umursamayan aklı bir karış havada bir genç kızdım. evlendikten sonra eşim evde sürekli namaz kılıyor ben tv izliyordum , eşim oruç tutuyor ben tutmamak için kendimce bahaneler üretiyordum. eşim bana faizin ne kadar günah olduğunu anlattığında onu anlıyordum anlamasına da işten ayrılırsam ne yapacaktım? annem babam demeyecekmiydi biz seni gurbette boşuna mı okuttuk diye? çoğu tahsilli iyi mevkilerde olan arkadaşlarım ne diyecekti peki? sürekli bunları düşünmekten artık çok yorulmuştum. temmuz ayında hamile olduğumu öğrendim. bebek 2 haftalıkken düştü. meğerse benim kurtarıcımmış da ben anlamamışım. bebek düştükten sonra 10 gün rapor aldım. o arada düşünme fırsatım oldu bolca. raporumun bittiği gün gidip istifamı verdim. verdim vermesine de gene de tam teslimiyet yok ya işte düşünüp durdum eve gelene kadar. eve geldim ezan okundu. kalktım namaz kılayım bari evdeyim dedim. ojelerimi çıkardım abdest aldım. o gün bu gündür namazımı hiç geçirmedim Allah kabul ederse. sonraki günler baktım ki ben evimin sultanıymışım. eşime yemekler yapıyorum, sürekli onu mutlu stressiz sıkıntısız karşılıyorum, asla dışardan yemek yemeye izin vermiyorum. ilişkimiz de yoluna girdi işlerimiz de. istediğimde oruç tutuyorum istediğimde kuran okuyorum istediğimde sohbet dinliyorum. bu gerçekten bulunamaz bir nimetmiş. ve artık şunu biliyorum ki rızkı veren Allah. bir evde 10 kişide çalışsa 1 kişide çalışsa boğazdan geçecek lokma sayısı belli. ne bir eksik ne bir fazla. sözün özü hanımlar ben 25 yaşımda 2 aylık evliyken evli bir kadının çalışmasının ne kadar yanlış olduğunu gördüm. inşaallah etraftaki insanların sözlerine kendi nefislerine tutsak olmuş kardeşlerimde bu duyguyu tadarlar. kalplerinin haramdan uzakken ne kadar ferahladığını hissederler,

    • Cahide Says:

      Allah seni hem evinin sultanı, hem cennet hatunu eylesin kardeşim. Okurken nasıl sevinçle doldu yüreğim. Elhamdulillah

      • evininsultanı Says:

        Allah razı olsun ablacığım nede güzel dua etmişsin. Allah cümlemizi cennetine kabul etsin inşaallah. yorum yazan bütün kardeşlerden de Allah razı olsun 1 gönüle bile dokunabildiysem bu cahil halimle ne mutlu bana.
        Cahide abla sağolsun instagramında yorumuma yer vermiş. altına öyle çirkin öyle acımasız yorumlar yapılmış ki. ama inanın bana hiçbir tanesine bile kızmadı .
        bir gün görümcemle fatih de bir camiide namaz kıldık ben önden çıktım onu beklerken çarşaflı bir abla beni gördü. açık olduğum için içeride namaz kıldığımı tahmin edemediğinden olacakki gelip ‘senin camiinin önünde ne işin var git çabuk buradan saçın başın açık napıyorsun burada kötü örnek oluyorsun ateşlerde yanacaksın’ diye beni azarlamıştı. henüz nasip olmadı abla dua et bana diyip yoluma devam etmiştim.
        bugün instagramda bana o kötü yorumları yapanlarla o çarşaflı ablanın tek bir sorunu var aslında.o yorum yapanlara kimse güzelim islamı,çarşaflı ablaya da nasıl emri bil maaruf yapılacağını kimse anlatmamış. bu yüzden hiç kimseye kızamıyorum. bende bundan 1 yıl öncesine kadar aynı o yorumları yapanlar gibi islamın kadını köleleştirdiği düşünür, kadının nasıl çalışmadan evde bekleyeceğine akıl erdiremezdim. yorumlarda kadının üniversite okumadan kültürsüz kalacağından bahsetmişler. hangi kültür? ben en iyi okullarda okudum, ingilizce işletme mezunuyum ama hiçbir okulda bana bir kadın eşine nasıl davranmalı, bir erkek eşine nasıl davranmalı kimse anlatmadı. banane taharet nedir bilmeyen avrupalı’nın kültüründen? kimse bana güzelim ecdadımı anlatmadı. kimse bana kadının köle değil baş tacı olduğunu anlatmadı. ben bu yüzden yıllarca okul okumuş olmama rağmen sandıkları gibi kültürlü falan değilim kimse kusura bakmasın. ben öyle cahilim ki eşim bana temizlikte yardım ederken ona kılıbık mısın sen diyenlere hayır o peygamber sünnetini yerine getiriyor diyemedim. eşim bana elleriyle yemek yedirirken ne kıymetli karın varmış diyenlere hayır o en güzel sadakasını veriyor diyemedim. ben bunları eşim sayesinde öğrendim. bana bunları ne annem ne babam ne de o çok övdükleri benim hayatımda koca bir hiç olan okullardaki hocalar öğretti. lise mezunu diye beğenmedikleri burun büktükleri eşim öğretti.
        yıllarca yılbaşı organizasyonlarında başı çektiğim için erkek kardeşim geçenlerde arayıp abla istanbula geliyorum program yap dedi, biz yılbaşı kutlamıyoruz kardeşim, onlar nasıl senin bayramını kutlamıyorsa sende onların bayramını kutlama, onlara benzeme,evdeyiz buyur gel deyince ablamızı mı aradık camii imamını mı aradık belli değil deyip tlf kapattı. kime ne diyeyim? yıllarca müslümanları susturdular, insanlar islamdan dinden bihaber, günahın yanlışın içinde kala kala iyice onlara benzemişiz normalleştirmişiz. o yüzden kimseye kızamıyorum ben, tek duam artık bilenler anlatsın susturulmasın ki biz cahiller öğrenelim,bizde bizden sonrakilere öğretelim . selametle.

        • Cahide Says:

          Paylaşılmaya değer bir yorum daha. Yüreğini seveyim ben senin. Dün akşam kaç kişi özelden yazmış. Çok etkilenmişler. Bir dokunuş, bir uyanış oluyor böyle yorumlar. Allah razı olduğu kullarından eylesin seni kardeşim.

          • evininsultanı Says:

            Allah senden de razi olsun ablacigim. Oyle guzel yazilar paylasiyorsun ki bugune kadar yillarca sessiz sedasiz izlemisken seni, artik sanirim ayni dili konusabildigimiz icin ve hatta gonul bagi kurdugumuz icin belkide artik kelimelerime soz geciremedigim icin kayitsiz kalamiyorum soylediklerine. Insanlar islami boyle oyuncak ettikce, ‘benim kalbim temiz’ cilikten ya da ‘bana dokunmayan yilan bin yasasin’ciliktan ve hatta ‘bu zamanda oyle birsey mi kaldi’ciliktan ileri gitmedikce, once magaradaki Ebu Bekir’in korktugi gibi korkuyorum dinimiz islam son bulur yok olur diye; sonra Efendimiz’in ona verdigi yanit geliyor aklima. -“Korkma, (ya Ebabekir;) Allah bizimledir!”
            Hayirli cumalariniz olsun insaallah.

    • gül Says:

      Gerçekten okurken sevinçten gözlerim doldu.Rabbim yolundan hiç ayırmasın bizi

    • Sümeyye Says:

      evli değilim ama gözyaşlarımı tutamadım okurken 🙂
      Allah daim huzur versin yuvanıza ve ayaklarımızı sabit kılsın,lütfen dua edin bize de

    • Nisa Says:

      Benimde tüylerim diken diken oldu okurken kardeşim Allah kararında daim kılsın seni, hem dünyada hemde ahiretde iyilikler versin

  8. omayca Says:

    Ben edebiyat mezunuyum ama hiç çalışmadım.Biz de ilk baslarda sıkıntı çektik maddi olarak ama çok şükür şimdi iyiyiz .Ama gerçekten insanı kendi haline bırakmıyorlar eş dost sağ olsunlar.Bunun tercih olduğunu anlayamıyorlar da başarısızlık gibi görüyorlar.Böyle düşünenler de sanki profesör.Ayrıca Allah bereketini veriyor iki maaş giren evlerden daha iyi durumumuz çünkü şükür o kadar hırslarımız yok.Kadınlar çalışmasa bile evde ne işler başarıyorlar boş durmuyorlar ya sabahtan aksama kadar hiç boş saatimiz oluyor mu?Oğlumla oynayıp güldüğümüz dakikalar milyonlardan daha kıymetli benim için

  9. Elif ÖZDEMİR Says:

    Abla bilemiyorum açıkçası. Kadınların evde oturmasıyla ilgili ayete dair farklı yorumlar var. Sana muhalefet etmek istemem, belkide Allah senin anladığını kastediyor.

    Her şeyi geçtim ben evde olsam çok daralırım. Ev hanımlığı bana göre değil. Kişisel görüşüm. Kadınların eğitilmesi şart. Eğitimden kastım diploma değil yanlış anlaşılmasın. Ne vakıf sohbetlerinde nede ev toplantılarında gerçekten aklı başında birilerini görmek çok zor. Keşke kadınlarımız daha donanımlı olsalar. Ha kadın çalışınca aklı başına mı geliyor? Hayır elbette ama vasıflı meslek sahipleri daha seviyeli olabiliyorlar nispeten.

    Kadınlar çalışmasınlar demek benin nefsime ağır geliyor. Ama doğru olabilir. Öyleyse şayet Allah bizlere bu emrini içselleştirebilen kullarından olmayı nasip etsin.

    Bu arada Şuayb as’ nin kızları da kaz çobanıydı diye biliyorum. Hatta Hz. Musa ile kazları sulamaya gittiklerinde tanışıyorlar. Bu durumda Hz. Şuayb’ ın kızlarını çalıştırmasının sorgulanması gerekmez mi?

    Selamlar…

    • bernamehlika Says:

      Kendi nefsimi görüyorum sende Elif.
      Ama, ama ,amaların içinde boğulmuş riyakar nefsim.Bırak yakamı artık benim.Beni Rabbimle baş başa bırak.Seni Içimdeki uçurumlardan atıp derin dehlizlere gömmek istiyorum.Allah’ım sana yalvarıyorum beni bana bırakma beni kendi kendine halime bırakma.amin

  10. ÇalışanKadın Says:

    Cahide Hanım,

    Bir süredir web sitenizi keyifle takip ediyorum, hatta ailecek takip ediyoruz. Ellerinize sağlık, tarifleriniz çok güzel.

    İnançlı biri değilim, fakat toplumumuzun dini hassasiyetlerine ve bakış açısına saygım sonsuz. Bu nedendir ki dini içerikli yazılarınızı ve yorumları ilgiyle okuyor ve farklı bakış açılarını anlamaya çalışıyorum.

    Kuran-ı Kerim’i baz alarak hayatını idame ettirmeye çalışan insanlar olduğunuz için, kadının çalışmasıyla ilgili düşüncelerinize hak veriyorum. Gerçenten de emredildiği gibi kadın çalışmamalı, ailesine mümkün olduğunca zaman ayırmalı, eşine her zaman ilgi göstermeli ve evinde tabiri caizse çiçekler güller açtırmalı muhabbetiyle. Ne emredildiyse o.

    Fakat şimdiki toplumumuza baktığımızda insanların inançlı geçinseler bile Kuran tarzından ne kadar uzak yaşadıklarını görüyoruz. İnanç söz konusu olduğunda öbür dünya ve hesap günü gibi kavramlar da devreye girdiği için, insanlar bu dünya uğruna öbür dünyalarını heba etmek istemiyorlar. Fakat Kuran’ı birçok kez okumuş, hadisleri birçok kez hem okumuş hem de dinlemiş biri olarak, Allah’ın bu dünyada bizim acı çekmemizi dolaylı veya doğrudan emrettiğiyle alakalı bir cümle, bir ima göremiyorum. Bu durumda, öbür dünyasını kurtarmak adına, bir kadın bu dünyada çalışmama riskini almalı mıdır? Düşünelim.

    Etrafımızdaki erkeklere bakalım. Eşlerimize, veya potansiyel eşlerimize. Çoğumuz görücü usulü olarak ailelerin kendilerine uygun olarak gördüğü erkeklerle evleniyoruz. Bu süreçte potansiyel eşimizi ne kadar tanıyabiliyoruz? Ailelerimizden, çevremizden ne duyduysak o. Bir insanı tanımak için ömür bile yetmezken, potansiyel eşinizin ” gel çalışma evimin kadını ol, ben sana bakarım” demesine ne kadar güvenmelisiniz? Bu riski almak nelere mal olur size? Yarın öbür gün anlaşamayıp ayrıldığınızda, aileniz size sahip çıkacak mı? Çocuklarınız varsa onlar ne olacak? Onlara istediğiniz eğitim ve sağlık harcamalarını yapabilecek durumda olacak mısınız? Gerçekçi olup cevap verelim, bu riski almaya değer mi?

    Kadınlar veya erkekler, herkes çalışmak zorunda değil. Çalışmayı sevmiyor da olabilirsiniz, bu garip bir durum değil. Fakat kadınların çalışmalaları gerektiğini canhıraş bir şekilde haykırmanın ardında, pek bir mantık göremiyorum. Cahide hanım, bu sizin kadınların çalışmamalarıyla ilgili ilk yazınız da değil, eminim son da olmayacaktır. Bu konudaki hassasiyetinizi anlıyorum. fakat gerçek dünya malesef peri masalı değil. Peygamber (SAV) dönemindeki gibi ideal bir İslami toplum olmaktan çıkalı çok oldu insanlar. Bu durumda insiyatifi ele amlaı, ve gerçek dünyaya adapte olmalı mı? Yoksa öbür dünya için bu dünyada türlü işkence ve dertlere katlanmalı mı? Allah kullarının, kadın kullarının çalışmama pahasına kocalarından dayak yemelerini, hakaret işitmelerini, çocuklarıyla ortada kalmalarını ve hatta ölümle burun buruna gelmelerini ister mi?

    Öbür yandan, kadınların çalışmamaları konusu aslında direkt kadın olan bizleri etkiliyor. Dönüp dolaşıp kadın doktor, kadın memur, kadın kuaför, kadın kasiyer aramıyor muyuz? Annemin oturduğumuz yerde kadın kuaför yok diye aylarca saçlarını kestirmediğini bilirim. Bizler, kızlarımızı okullara gönderip meslek edinmelerini sağlamazsak, en basit hizmeti bile bir kadından nasıl bekleyebiliriz? Ayrıca, bir kadının isteyerek çalışması, onun kesinlikle harama girmesi demek midir? İşinizde gücünüzde kendi halinizde mesleğinizi icra etmek, neden haram olsun? Etrafınızdaki erkeklerin sizinle alakalı kötü düşüncelerinden siz mi sorumlusunuz? Siz olmasanız başka bir kadın yine o kötü niyetli erkeklerin bazı fanteziler kurmasına neden olmayacak mı? Bu durumda işini yapmaya çalışıp evine ekmek götürmeye çalışan, evladına daha iyi bir gelecek vermeye uğraşan anne mi sorumludur? Bunlar da ayrı bir sohbet konusu.

    Diyeceğim odur ki, kadınlar da erkekler de istiyorlarsa çalışır, istemiyorlarsa çalışmaz ve bunun dışındaki bir dayatma tamamen kişilik haklarına yapılmış bir müdahaledir. Ben de çalışan bir kadın olmama rağmen, arada sırada evde oturup eşime güzel yemekler pastalar yapma hayali kurduğum doğrudur. Ve bunda ters olan bir şey yok. Ve istiyorsam bunu yapabilirim de. İşimi bırakır, evimde oturur mutfağımda zaman geçirir, evi daimi olarak mis gibi tutar, varsa çocuklarımla ilgilenirim. Fakat bu benim hür iradeyle verdiğim bir karar olur, ve ertesi gün işler ters döndüğünde kimseyi suçlayamam, kendimden başka. Zamanında bana çalış veya çalışma diyen kimse de sorumluluğumu almaz. Bu risk tamamen benim sorumluluğum altında olur.

    Bir kadına çalış veya çalışma demek kolay, fakat o insanın kararını etkilediğimiz vakit doğan sonucun sorumluluğunu bizler almıyoruz. Fakat inançlı insanlar olarak, bu kararı etkilemenin sorumluluğunu sonuna kadar hissetseniz doğaldır. Yazınızdan etkilenerek çalışmayı bırakan bir kadın, yarın öbür gün eşiyle ters düşüp beş parasız sokakta kaldığında, belki Cahide hanım’ı anacak. Başka bir kadın işini bırakıp evde vakit geçirmeye başladığında belki daha mutlu olduğunu fark edip Cahide hanım’ı anacak yine. Bu sorumluluğu alabiliyor musunuz? Öbür dünyada bu kadınlara diyebileceğiniz birkaç kelimeniz var mı? Her kadının farklı hayatlar yaşadığını aklınızın bir köşesinde tutup, yine de aynı tavsiyeleri verebilir misiniz?

    Dediğim gibi, inançlı biri olmadığım için birine verdiğim tavsiye beni öbür dünya korkusuyla sarsmazdı, vicdanım beni rahatsız ederdi en kötü. Ama inançlı biri olsaydım, bir kimseye vereceğim tavsiyenin beni öbür dünyada gelip bulabileceği ve kul hakkına gireceği gerçeği uykularımı kaçırırdı.

    Kolay gelsin Cahide hanım, sevgilerimle.

    • Cahide Says:

      Bu kadar uzun bir yazının içinde, inançlı biri olarak tevekkül aradım lakin bulamadım. Ben evlenirken eşim okuyordu. Pek çok zorluğa göğüs germek zorundaydım. Fakat eşim imanlı bir insandı. Tek şartım buydu zaten. Çevrem, akrabalarım kınadı. Nasıl olur o kadar zengin aile çocuklarını, mesleği olanları reddettin. Bu çulsuzla mı evleneceksin? Anneme dediler ki, şu güzel kızı ellerinle mahvediyorsun. Annem dedi ki, ama çocuk namaz kılıyor mazisi temiz ve Allah Kerim. Allah onların rızkını verir yeter ki Rablerinin yolunda olsunlar.

      Öyle oldu gerçekten. Maddi anlamda çok sıkıntı çektik fakat eşimle birbirimize olan saygı ve sevgimizi hep koruduk. Dünya önceliğim olmadı. Hayal değil ki bu. Evet önceliğimiz ahiretti. Tatile çıkmadık, dışarıda yemek nedir bilmedik. Her zaman eşyalarım eksikti. Kat kat kıyafetlerimiz, çeşit çeşit ayakkabılarımız olmadı. Fakat her zaman tevekkülü ve kanaati azık edindik.

      Derken çocuklarımız oldu. İkizlerimden sonra eşim okulunu bitirdi. Öğretmenliğe başladı. Sonra 3. sonra 4. evladımız oldu. Başkasına göre maddi sıkıntılar bizim için dünya haliydi. Şimdi eşim o zaman bana talip olan pek çok insandan maddi olarak daha iyi durumda.

      Ve ben Allah’ın izniyle, eşine değer verecek, eşini parası için sevmeyecek erkek evlatlar yetiştiriyorum. Oğullarıma bir kadının asli vazifesinin evi, çocuğu ve eşi olduğunu anlatıyorum. Kadınların toplumu yetiştirdiği için saygıyı en çok hak eden özel insanlar olduğunu anlatıyorum. Eğer sabahtan akşama kadar dışarıda çalışan bir anne olsaydım, bir kadın için evin ne kadar mühim bir kale olduğunu onlara anlatamayacaktım. Eğer kadınların çoğu erkek evlatlarını bu düşüncelerle yetiştirebilselerdi, toplum şu an çok farklı bir boyutta olacaktı. Çalışan kadınların sayısı arttı da ne oldu? Güvenilmez erkeklerin ve kadınların, ihanet eden kadın ve erkeklerin, karaktersiz gençlerin sayısı arttı. Daha fazla kadının çalışması ne işe yaradı, hangi yaramıza melhem oldu söyleyin.

      Evinde olan kadın boş durmuyor hanımefendi. Evinde olan, tertemiz bir nesil yetiştirmek için çaba gösteren yüzlerce kadını yok sayamazsınız. İslam bize; Kadın doktor yoksa erkek doktora gitme kolaylığını vermiş. Kadın kuaför yoksa, saçımı evimde de keserim hiç sorun değil. Ben her kadın kuaföre de gidemem zaten. Fakat evimin kontrolünü elden kaçırırsam, evlatlarımı en güzel çağlarında ehil olmayan başka ellere verirsem, neslimi kaybederim ve bunun telafisi asla yok.

      Kadınlara çalışın demiyorum, demem de zaten. Ama çalışırken neler kaybedebileceklerini de bilsinler istiyorum. Çalıştıkları zaman erkekten daha fazla değer bulmuyorlar. Daha çok sevilmiyorlar diyorum. Seni çalıştığın için seviyormuş gibi yapan erkeğin senin nezdinde kıymeti nedir diyorum. Çocuğunu cahil bir kadının veya genç bir kızın eline verdiğinde kaybedeceklerini düşün diyorum.

      Geçtiğimiz haftalarda memur bir hanım aldatıldığını yazmıştı. Madem çalışıyorsun neden katlanıyorsun diye sordum. Çocuğum var. Çocuğum babasız büyümesin. Hem kadın daima korunmaya muhtaç dedi. Öğretmen olduğu halde devamlı eşinden dayak yiyen bir hanım: Boşansam adım dula çıkacak. Kötü gözle bakacaklar. dedi.

      Dışarıda çalışınca herşey güllük gülistanlık olmuyor. Biz Rabbimize tevekkül ettik. Ona dayanıp güvendik. Dara düşünce imtihan dedik. Her halimize şükrettik. Sizinle aramızdaki fark bu işte.

      • cousalvatore Says:

        Cevabınız için çok teşekkürler Cahide hanım, sizden beklediğim gibi imanınız çerçevesinde son derece üsluplu bir yazı buldum.

        Keşke her kadın sizin gibi şanslı olsa, iyi erkeklerle karşılaşşsa. Siz de eşinizle evlenirken belli bir risk almışsınız, kendiniz de söylemişsiniz bakın. Annenize yapılan telkinleri, eşinizin henüz çok genç olduğunu ve maddi sıkıntısı olduğunu. Her risk alan kadın sizin gibi şanslı çıkmıyor. Benim 6 tane halam var, ve hepsi alnı secdeli imanlı inançlı erkeklerle evlendi. Bazısı henüz okurken, bazısı çalışmazken, bazısı da çalışırken. Malesef hiçbirinin sonu sizinkisi gibi bitmedi. Çalışan halalarım kendilerini şiddet dolu yuvalarından kurtarıp yeni bir hayat kurmayı başardı, çalışmayan tek halam şu an hala psikolojik ve fiziksel şiddet görüyor. Maddi bağımsızlığı olmadığı için çocuklarını da yanına alamıyor, malesef ailesi ya kendin gel ya orada kal diyor, ne kadar da gaddarca değil mi? Bir kadını, çocuğuyla birlikte himayeniz altına almak o kadar zor ki. Denedik. Dayakçı kocanın kapımıza dayanması mı dersiniz, psikolojisi bozulan yavrucaklar mı dersiniz, kendini sığıntı gibi hisseden halam mı dersiniz..zor. Bakarsanız hala namazıdna niyazında, inançlı, cumalarını kaçırmayan bir eşi var. Fakat namazında niyazında olmak, bir erkeğin mükemmel bir eş olacağının garantisi değil. Malesef dediğim gibi İslam’ın ideal bir şekilde yaşandığı bir vakitte yaşamıyoruz. Zaten birçok yorumda da buna benzer durumlar görüyoruz.

        Bir kadının çalışmasının amacını lüks bir çanta almak veya fazladan kıyafetlere sahip olmak olarak düşünmeyin. Benim annem de çalışan bir kadın olmasına rağmen tıpkı sizin gibi üstüne başına bir kıyafet almaz, biriktirir de biriktirir, her şeyden tasarruf yapar ve evini yine idare ederdi. Onun biriktirdiği paralar sayesinde ben istediğim üniversiteye gidebildim, yüksek lisans yapabildim ve doktoraya bile başladım. Kadın isterse çalışıp istediği çantayı da alır, isterse biriktirir ve o parayı evladına, hasta ailesinin bakımına, veya geleceğe yatırım olarak bir emeklilik hesabına yatırır. Zaten zar zor kazanılan parayı 1000 liralık çantaya verecek aklı başında bir kadını zor buluruz 🙂 Hadi verdi diyelim, o yine onun seçimidir ve onu ilgilendirir.

        Bir kadının çalışmak istemesini, gerçekten istiyorsa hele, para kazanmak çerçevesi dışında da düşünmek lazım. Hayatta herkesin bir tutkusu var, ve o tutkunuzu bulup mesleğiniz haline getirebilmişseniz ne mutlu size. Bakın siz mesela, hepimizin bayıla bayıla yaptığı tarifler oluşturuyor ve bundan hem maddi kazanç sağlıyor, hem de manevi zevk alıyorsunuz. Peki bu hayattaki tutkusu hastaları iyileştirmek olan bir kadın? Ya da öğrenci dolu sınıfında ders anlatmak isteyen bir kadın? Musiki icra etmek isteyen kadın? Yöneticilik yapıp liderlik fasfını geliştirmek isteyen kadın? Bu tutkuları neden içine gömsün bir kadın, sırf kadın olduğu için? Allah, insanın içine bir tutku yerleştirip bir de üstüne yetenek verip, sonra da bu yeteneğini geliştirmemek üzere kulunu evde kalmaya mahküm edecek gaddar bir Allah değil ki. O kullarının mutlu olmasını istiyorsa, kulları da onun gönderdiği yol ve yöntemler kitabından en uygun metodu takip ederek yeteneklerini geliştirmeli, topluma faydalı bir birey haline gelmeli değil mi?

        Evde kalıp ev hanımlığı yapan kadınları asla hor görmüyorum, bu çok zor ve emek isteyen bir müessese. Ev işi nankördür, kimse fark etmez yaptığınızı derler. Ev hanımlarına maaş bağlansa yeridir. Ben de hayatımın ufak bir kısmında ev hanımlığı yaptım ve az çok nasıl bir şeymiş tattım. Asla çalışan kadınla ev kadınını kıyaslamıyorum, elma mı lezzetli armut mu demek gibi absürd bir durum bu. Sadece, çalışan kadınların sizi yazınızdaki gibi “aile ve toplum tarafından zehirlendiğini”, “sürekli harama koştuğunu ve günaha girmekte olduğunu” söylemenin ne kadar doğru olduğunu tartışıyorum.

        Dışarıda çalışınca kesinlikle hiçbir şey güllük gülistanlık değil. Ki Türkiye cinsiyet ayrımcılığı konusunda dünyada en berbat ülkelerden biri. Kadın olduğu için ezilen, daha az maaş alan ve terfi alacakken alamayan çalışanlar var. Bu demek değil ki kendimizi, çalışmak istediğimiz halde engelleyelim. Bizler çalışma hayatında sesimizi yükseltmezsek, haklarımızı aramazsak çalışma ortamı bizim için zor olmaya devam edecek. Bebekli çalışan kadınlar süt sağma odası talep edecek. Küçük çocuğu olan anneler çalıştıkları yerden kreş talep edecek. Sırf kadın olduğu için işe alınmayan kadınlar davalarını açacak, haklarını arayacak. Ancak bu şekilde çalışma dünyası kadınlar için çekilir hale gelecek.

        Ayrıca doğru söylemişsiniz, dul kadının toplumdaki yeri belli. Neden? Dul kadınlara yaftalar yapıştıran, onları toplumdan dışlayan bizler değil miyiz? Dul bir kadının tek başlarına çocuklarıyla birlikte hayat mücadelesi vermesi neredeyse imkansız Türkiye’de. Devlet sahip çıkmaz, dul olduğu için “müsait” olarak görülür, bazı erkekler bu kadınlardan yararlanmaya çalışır. Burada kadın mı suçlu, yoksa ondan yararlanmaya çalışan kötü niyetli erkekler mi, yoksa dul kadından cüzzamlı görmüş gibi kaçan ve arkasından sürekli dedikodu yapan kadınlar mı? Dul bir kadının topluma entegre olmasını her türlü engelliyorsak, onun da tek çaresi yine bir erkeğin sosyal himayesine girmek değil de nedir?

        Sizinle sohbet etmeyi gerçekten çok sevdim Cahide hanım, lütfen yazılarımı saldırganlık olarak algılamayın. Sadece üsluplu bir şekilde bu konuyu tartışabileceğimi düşündüm sizinle. Belirli bir saygınlığınız ve tecrübeniz var kadın erkek ilişkileri, evlilik ve benzeri konularda. İnançlı bir insan olarak bu konuya bakış açınız benim gibi inançsız bir insandan doğal olarak çok farklı. Fakat aynı toplumda yaşadığımız için, hepimizin hareketleri birbirimizi etkiliyor. Yarın öbür gün benim kızım sizin oğlunuzun öğrencisi olabilir, veya benim oğlum sizin kızınızın doktoru. Bu nedenle düşüncelerinizi merak ediyor ve büyük bir ilgiyle yazılarınızı okuyorum. Toplumumuzda daha çok hoşgörü ve anlayış olması gerektiğini düşünüyorum, ve siz de sözü geçen bir hanım olarak bu tarz konularda büyük bir etki sahibisiniz. Hoşgörü ve anlayış ortamı oluşturma konusunda üstünüze çok büyük sorumluluk düştüğünü düşünüyorum. Hele de yorumlara bakınca, birçok konuda büyük bir kutuplaşma ve hakarete varabilecek anlayışsızlıklar görebiliyorum yazılarınız altında. Bu beni üzüyor açıkçası. Kadın kadına en çok birbirimize destek olmamız gerekiyor diye düşünüyorum, birbirimizi anlamalı ve farklı düşünceleri yaşatmalıyız.

        Çalışan çalışmayan her kadına sonsuz saygılarımla.

    • Ulya Says:

      Yorumunuzda dikkatimi en çok çeken şey ” yarın bir gün eşiyle ters düşerse” ve benzeri ifadeleri sık sık kullanmış olmanız oldu. Daha evlenmeden, “bir gün eşimle ters düşersem parasız kalmayım” düşüncesiyle çalışıp meslek sahibi olmuş bir kız, evlendiğinde yaşadığı en ufak sorunlarda bile otomatik olarak boşanmayı çözüm olarak görecektir zaten. Niçin daha çocuk yaştayken kızlarımızı, sonu hüsranla bitebilecek bir evlilik kaygısına boğalım ki? Evet dediğiniz gibi hayat bir peri masalı değil ve allah bize bunu ayetlerle hadislerle haber vermiş zaten. Asıl hayatın ahiret hayatı olduğunu ve bu dünyanın sıkıntı ve imtihan yeri olduğunu bildirmiş. O yüzden, sizin anlamaya çalıştığınız gerçek iman sahibi(imanı içine sindirmiş) kimseler aynı zamanda tevekkül sahibidir. Çocuğum aç kalırsa endişesi taşımaz, çocuğunun cennette yüce makamlara erebilmesinin endişesini taşır. Bu yüzden de “az bir dünyalık karşısında ahiretini satmaz”

    • gece Says:

      Asıl o çok güvendiğiniz vicdanınıza sorarım öbür dünyaya inanmadan bu dünyada nasıl yaşayabiliyorsunuz?

  11. gül Says:

    çalışanın ayrı çalışmayan kadının ayrı imtihanı varBence insan kendi inandığı şeyleri yaşayıp gerisini Rabbime bırakmalı,sonuçta imtihan dünyası…

  12. sevinc Says:

    Bunlari ne güzel söylüyorsunuz. Evlendikten sonra kadına hakaret eden erkekler annesi dünyanın lafını söylerken, gelin; yeter artık bıktım hakaret işitmekten, sanki gelini değilde kumasiyim deyince kocası tarafından: kapı orada istemiyorsan gidersin.O benim annem! Ve daha nice ezici ve hakaret edici sözler. Hayatının karardigini anlayip ama hiçbir şey yapamamak… ne acı. Bunları alkol alıp serseri olan erkekler değil bizim iyi ahlaklı diye adlandırdığımız erkeklerde yapiyor. Bunlar en çok da ev hanımlarına yapılıyor. Kaynanalarda eşler de çalışan kadindan korkuyorlar.kimse inkâr edip kendini kandirmasin.

  13. Leyla Says:

    Allah senden razı olsun Cahide kardeşim.Nede güzel anlatmışsın,helal olsun diline yüreğine sağlık!Keşke erkeklerde bu doğruyu görebilsede kadınlar çalışmak zorunda kalmasa keşke!

  14. çiğdem Says:

    Yazdıklarınızı okuyunca inanamadım.Nasıl bir kadın bir anne böyle konuşabilir dedim de en mantıklısı varlık ve rahatlıktan konuşmanın kolay olduğu yönünde oldu..Sizin etrafınızda nasıl kadınlar,nasıl aileler yaşıyor merak ettim açıkçası.Bir arkadaşım, İlköğretimden sonra Kuran öğrenmeyi tercih etti ve Hafızlık için eğitim gördü.okulu terketti.Sonra evlendi ve bir çocuğu oldu.Bu süreçte eşinden ve kayınvalidesinden hem fiziksel hem ruhsal şiddet gördü. Sonunda sokağa atıldı. Sokağa atıldı derken gerçekten yani çocuğunu elinden alıp kendini kolundan tuttuğu gibi kapının önüne bıraktılar.Geldi baba evine…Babası sürekli git barış diye baskı yaptı. Kızın ruhsal dengesi bozuldu.Dava süresince çocuğunu birkaç kez yanına aldı yalvar yakar ondada kendı babası çocuğu istemedi. Kızcağz yavrusunu bıraktı kocasına, kendi ailesinin yanında maraba misali çalışıyor tezgahtarlık yapıyor..Suçu ilkokula gitmekmiydi? Suçu Kuran öğrenmekmiydi?Suçu sizin tanımınıza göre iyi bir eş olmaya çalışmakmıydı? Siz bu cümleleri nasıl kurarsınız ben anlayamadım. Hangi anne çocuğunu bırakmak ister? Neden bıraktı sizce? Vallahi siz kadın olarak nasıl böyle şeyler diyorsunuz, nasıl örnek oluyorsunuz,nasıl elinizi vicdanınıza koymuyorsunuz..Türkiye burası Türkiye..Sahurda evde yoğurt yok diye işkenceyle öldürülen anneler var.El insaf!

    • Cahide Says:

      Çalıştığı halde kocasından dayak yiyen öğretmen bir hanımın mailini geçen haftalarda okudum. Çalıştığı halde öldürülen pek çok kadının haberini de internette bulabilirsiniz. Tek çözüm kadının çalışması değil maalesef. Sizler bir yaranın üzerini örtüp görünmez hale getiriyorsunuz. Oysa o yaranın temizlenmesi iyileştirilmesi lazım.

      • çiğdem Says:

        Konu çalışmak ya da çalışmamak değil ki..Bu kadar kötü olay olurken, bunlar her yerimizi sarmışken çalışan kadınlar kötü birşey yapıyormuş gibi bir yazı yayınlamak insanların vicdanına dokunmak doğru değil.. Kaldı ki” Hz. Hatice, ticaretle uğraşan zengin, haysiyetli, şerefli bir kadındı”. Ticaret yapmak çalışmak demek değilmi? Siz kendi düşüncenizi yazmasına yazında bunu fetva verirmişçesine İslama dayandırmayın. Konu parmak değil konu parmağın gösterdiği yer. İçerik hoşgörü, hoşgörü,hoşgörü ;dayatmalar değil. Ki konu yaraysa daha da derin inin.Diyin ki bizim sıkıntılarımızın nedeni Kuranı Kerimi anlamamamız diyin, gözümüze inen perde diyin

      • figen Says:

        Calisan kadin en azindan evde yapilan iskenceye, dayaga katlanmak zorunda degil… Ayrilip meslegini yapmaya devam edebilir, baskalarina el acmak, siginmak zorunda kalmaz.

  15. Efruz Says:

    Cok haklisiniz cahide hanim benim esimde calismami istemiyor ama tek maas da su anda yetmiyor borc bi kere basladi mi cok cok zor toparlaniyor ben kuran kursu ogretici adayiyim ama kizima bakacak kimse olmadigi icin calismiyorum atama bekliyorum eger alim yaparlarsa basvuru yapicam cunku en azindan baska yerde calismak gibi degil meslegim haram olanlarla bi ortamda degil kuran basinda geciyor ve yarim gun yani evime kizima da vakit ayiranilirim diye dusunuyorum… Nasip kismet Rabbim hepimize hayirlisini versin yolundan rizasindan ayirmasin Rabbini unutup da kendini unutanlaran eylemesin… Dua eder dua beklerim sevgilerimle cahide ablacim 🙂

  16. Sibel Says:

    Merhaba Cahide hanım ben yemek tarifleri ararken buldum. Sonra sessiz bir takipteyim bu gün okumuş olduğum yazınız gerçekten güzel olmuş emeğinize sağlık tabiki beğenip kabul eden var beğenmeyip küfreden her zaman olduğu gibi doğrular insanların nefsine çok ağır geliyor. Ben biliyorum bir kişi daha cehennem Ateş’inden kurtulsun diye düşünerek hareket ediyorsunuz. Aslında bende size danışmak istiyorum acaba evde harama düşmeden helal ve mübah yapabileceğim işler varmı? İhtiyacım var ama günah işlemekten ve harama düşmekten çok korkuyorum. Evde nikah şekeri , davetiye vs işlere müracaat ettim ama bir sonuç alamadım. Bildiğiniz birşeyler varsa ve paylaşırsanız sevinirim. Başınızı ağrıttım kusura bakmayın. Hakkı’nızı helal edin. Allah’a emanet olun.

    • Cahide Says:

      Bu bir nasip meselesi kardeşim. Bazen hiç ummadığın yerlerden rızık gönderir Rabbim. Bazen uğraşır didinirsin. Hiç bir şey elde edemezsin. Evinde pasta kurabiye gibi tarifler hazırlayıp satan o kadar çok kişi var ki, bir sayfa açıp sende böyle bir girişimde bulunabilirsin. Hemen sonuç beklemek yanlış olur tabi. Biraz sabretmek lazım.

  17. kardelen Says:

    Iyi geceler cahide kardes eline ve kalemine sağlık neden kız çocukları evlenip baba evinden gidince o evin kızı olduğu unutuluyor geri gelince benmi bakacağım deniliyor evlenmeden önce senin evladını değilmi bu kız ne değişti aile çocuklarına sahip çıksa kız çocuklarına huzursuz evlilikleri dayak yiyerek yürütmeye çalışmalar benim kızım yok ama allah nasip ederse iki tane kızım olacak bende çalıştım ama mecburiyetten çalışan annenin çocuğu hep anneye hasret özlem içinde büyüyor küçük oğlum 28yasinda ara sıra gelir çocuk gibi anne yanında yata bilirmiyim der cahide kardeşimiz doğru söylüyor çarşıda n is alıp evde yapabilir

  18. yaskom82 Says:

    Gelde bunu eşime anlat.5 sene baba evinde 10 senede koca evinde çalıştım daha 33 yaşındayım ama artık yoruldum çalışmaktan 14 yaşından beri çalışıyorum.çalışmıcam dediğim zaman hemen bi tehtit geliyor tamam daha arkadaşlarınla görüşemezsin,hiçbirşey almak yok ve türkiyeye izinede gitmek yok artık diye.1.5sene önce işyeri iflas etti evdeyim işsizlik parası aldığım halde yinede sığıntı gibi oldum evde.üstelik benim kazandığım parayada Allaha şükür ihtiyacımız yok ama eşime anlatamıyorum ve şu günlerde isteksiz ve zorla işe gidiyorum.ben çalışacaktım madem niye evlendimki yine çalışırdım otururdum ailemin yanında hiç olmazsa gurbetlik çekmezdim.böyle gidersede hiç ilerimizi göremiyorum artık

  19. Sümeyye Says:

    Şu sıralar kafam çok karışık bu konuda. Ara ara yorum da yapmışımdır benzer konudaki görüşlerinize. Çok iyi notlarla mezun oldum. 8 yıl oldu evleneli. Hala daha sınavlara girerim kendimi denemek için ve bu kadar ara vermeme rağmen çok iyi notlar alırım. Ama arada özel ders vermek hariç çalışmadım.

    Evliliğimin ilk senesinde aldım çocuğumu kucağıma ve onu bırakmayı hiç istemedim, zaten bırakabileceğim kimse de yoktu. 4 yaşına gelene kadar bekledim. Fakat büyük maddi sıkıntılar yaşadım. Eğer çalışsaydım, o zaman eşime ben destek olabilirdim. Kimseye derdimi söylemedim, eşime bile Allah a döktüm içimi bir tek. Şimdi maddi olarak kat kat rahatlattı bizi çok şükür.

    Eşim maddi konularda adam gibi bir adamdır. Kavga ettiğimiz zamanlarda bile hesabıma ekstradan para koyar ki, o öfkeli zamanda ondan istemek zorunda kalmadan çekeyim hesabımdan paramı.
    Fakat öğretmen olarak atanacağım zaman taş koydu önüme. Şehir dışına gitmem gerekiyordu bir sene oğlumla ve bunu boşanmakla bir gördü ve kesinlikle bırakmadı. Benim içinse bir kurtuluştu bu. Artık maddi ihtiyaçtan değil, birincisi kendim için, ikincisi aile baskısından, sosyal statü beklentisinden dolayı istiyordum.

    Bir anne olarak, bir ev hanımı olarak başarısızlık abidesiyim gözlerinde. Annem rahatsız olduğu, her misafirlerinde, ameliyatlarında, kardeşimin nişan, düğün hazırlıklarında hep tek başıma yanlarında durmama rağmen bir hayal kırıklığıyım. Bir söz, bir davranış, incitiyor içten içe.

    Geçen annemin bir öğretmen olmayı bile beceremedin demesi, babamın çocuğa saplandın kaldın demesi.. Ananemin yapabildiğin ne var, bir ev işi, onu da beceremiyorsun demesi( ev işlerinde gerçekten çok iyi değilimdir, yalan değil hani) üzüyor içten içe.

    Ama dahası benim yıllardır bildiğim şey okul, ders, eğitim. Ben onların içinde mutluyum, elimde bu da kalmadığında kendimi başarısız hissediyorum. Bu yüzden kızıyorum eşime. Bir sene bunu benim için çekmedi diye. Hani önümü de kapatmıyor. İstiyorsan git ücretli çalış diyor, bulunduğum şehirde. Ya da yüksek lisansa başla ama şartları kadrolu öğretmenlikle aynı değil.

    Dahası evlilik bu, kavgası da oluyor. O sırada arayıp dert paylaşmam kimseyle. Biri bana kızım, geçer, her evlilikte olur, evlilik idare işidir, iyi davran filan dese bütün yük üzerimden kalkacak ama alacağım cevaplar böyle olmayacağı için, çalışmadığı için eziliyor diye bakacakları için; bari anlatıp itibarımızı zedelemeyeyim diyerek bu teselliyi kendi kendime yapar, zamanla bırakırım geride.

    Ben kadının yerinin yalnızca ev olduğuna pek inanmıyorum açıkçası. Hayatın ne getireceği belli değil, tecrübe de ettim ama Bu bir tercih meselesi ama ev hanımlığının da böyle değersizleştirilmesine sinir oluyorum. Bu benim yapabileceğim en değerli iş. Ben yeni ilimler öğrenme arayışımı hep sürdüreceğim, bilmiyorum hayat nereye sürükler. Ama evde kaldığım şu süre içinde elimden gelenin en iyisini yapmaya, öğrenmeye çalışıyorum. Burdan tarifler deniyorum filan. Okul dersane koşuşturmacasında, oğluma yapamadığım özenli tarifleri şimdi yapıyorum. Ve daha yeni yeni ne kadar incelikli bir iş olduğunu görüyorum bir ev hanımı olmanın.

    Gece gece kafam darmadağın cahide hanım, ama hasbihal babında döktüm biraz içimi, çünkü tanışmasak bile sizi, hayata bakışınızı Allah için seviyorum. Samimi buluyorum. Allah’a emanet olun.

  20. dilek Says:

    Kuranda ayet var. Erkekler kadinlarin uzerine hakimdirler.kavvamdirlar.hadisi seriflerde peygamber efendimiz erkek kadina bakmak zorundadir.diye buyuruyor.yediginden yedirmek giydiginden giydirmek zorundadir.eger bulunduğu yerde hizmetçi tutma adeti varsa onuda tutmak zorundadir.bende esime derimki biz olmasak sen parayi ne yapacaksin.bir tane kizim var .cevremede diyorum.kizimi gecindiremeyecek bir erkek kızımı istemesin ..benim kizim ev gecindirmek zorunda degil.oglumda calisan istemedi.gelinim ev hanimi.

  21. keten-helva Says:

    ohhhh ne güzel anlatmışsın.İçimin yağları eridi desem yeridir. Kanaati unuttu kadınlar. Lüks peşinden koşan dengesiz kişilikler çıktı ortaya. Ev temizliklerinde çalışan kadınların yaptıkları alış verişleri bir bilseniz…

  22. ilknur Says:

    Cahide hanim sizi hergun takip ederim çoğu zaman kendimi bulurum sizde bunu yazmadan da duramadim bu kardeşimiz gibi bir durum oldu evlendim ilk çocuğum oldu ağlayrak gittim işe ben ağladım çocuğum ağladı bakanların yorumları zorlandıklarını söylediler durdular ikinci çocuğum oldu kocama dedim yapamam çalışmak istemiyorum az bulurum az yerim çok bulurum çok yerim sağlığımız birde çocuğum yeter çıktım işten bir sene dolmadan çalışsan dedi eve ekmek getirdi söylendi bisey aldı söylendi hakaretler iki yıl oldu çok git diyor evden kovuyor. Yani bazen çalışmak zorunda kalıyoruz su yazdıklarınla acım katlandı insanlara güvenilmiyor. Kanmasın derimmmmm

  23. Ruveyda Says:

    Eskiden erkek demek “adam” demekti. Sizin de dediginiz gibi karaktersiz kocalarin dayatiminda mecburen çalışan kadinlar var buna çözüm bulmak cook zor . Temel den çözülme başlamış maalesef 😦

  24. filiz Says:

    Ha bide her işte calısan( taksi şöförlūgū dahi) yapan kadınlar yūzūnden şu an binlerce erkek işsiz evine rızık götūremiyor….

    • Canan Akyüzlü Says:

      Kimin ne şartlarda bu işleri yaptığını bilmeden bu kadar keskin konuşmanızı yadırgadım doğrusu. Yaram yok ama 23 senelik evliliğin de üç sefer iflas etmiş arkasında, dünya borç birikmiş iki çocuğu olan ve elinde tek meziyeti şoförlük olan ve harama bulaşmadan okul servisi yapmak zorunda kalan ben, sizin böyle düşünmenize şahsım olarak alındım. Saygılar

  25. Meyra Says:

    Su 3 soruma cvp alabilirniyim imza kampanyasi istoyor o zaman neden siz yapmiyorsinuz hep topu baskalarindan beklemek cozummu 2.isisniz belediyelere kamu kuruluslarina dusunce erkeklerle muatap olacaksiniz kadin calismazsa ve cocuklarinib ogretmeni erkeke diye odun gibi duracak mi 3 kan alditmaya nsl gideceksiniz ve hangi arap ulkrsinde yasamak isterdiniz cesur cvplariji bekleyen 3 masum soru selametle

    • damlasakızı Says:

      kusura bakmayında İslamiyet zaten sizin algıladığınız tarzda bi din değil.iran tarzı bi dayatmayla gerçek islamiyeti karıştırmayın bu 1. ikincisi islamiyet neye izin veriyo neye vermiyo önce bunun temel bilgisine sahip olun.bu mantıkla sağlık vb. işlerde ölsekde kimse yaklaşamaz bize gibi absürt bi düşünce çıkıyo. artı her iş alanında haramları önplanda tutsak önayak olanlar bunu başarsa toplumda da düzelme gerçekleşmez mi. bunu bir kişiye indirgeyerek üstelikde bunları cesurca yaazan birine indirgemek kolaycılığa kaçtığınıza ve bi çıkışa ulaşamadığınıza kanaat etmemi sağlıyor. ha birde islamiyeti düzgün yaşarsanız hiç bir arap ülkesine gitmenize gerek kalmaz.vesselam.

      • Meyra Says:

        Gercek islam netde ozaman 50den cok islam ulkesinden birindw yokmu hepside anadilinde okuyo kurani araba bile kullanmalari yasak arabistanda hacda kesilen kurbabnlar filistin somaliye yollayan varmi calisan bayanlara saygi duyun elstireceginze para yardiminda bulunun o zamanda calismasinlae

    • circass Says:

      ne diyosa:)

  26. gül Says:

    Allah razı olsun.Doğruları duyalım ki yanlışları doğru gibi kabul ettiremesinler bize.

  27. rukiye Says:

    Son cumlene, oyle dusunmene uzuldum ablacim…

    • Cahide Says:

      O bir kendimi frenleme cümlesiydi. Şimdilik bu kadar kafi canım 😔

      • Yağmur Says:

        Cahide Abla, senin arkanda olan ve sana dua eden çok insan var. Seni tanıyalı bir ay oldu ama bana, hayatıma hayrını Allah bilir. Sen gerçekten kendi adıma benim için bir desteksin. Seni düşünerek ve senin sayfandan tanıdığım insanları düşünerek daha güçlü hissediyorum. Çok yüreklisin ablam. Hatta bazen okuyunca bazı yazılarını diyorum ki “Aslanım Cahide Abla yaaa”. Senin yaptığına yürek gerek. Allah her daim yardımcın olsun. Selametle..🌹

  28. Nupelda Says:

    Ne kadar doğru ve üzücü… Çalışan arkadaşlarıma, akrabalarıma bunları anlatınca ekseriyetle hak veriyorlar. Yalnız elalem putu bir türlü yıkılamıyor maalesef. Sorunun büyük oranda çözülebilmesi için karakterli erkeklere ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Kadınları böylesi baskı altına sokmayacak, henüz evlenmemişken maaş gelirlerini hesaplamayacak erkeklere… Yüreğine sağlık ablacım. Içimize işledi yine..

  29. HaticeBK Says:

    Ablacım koy elini taşın altına da biz kör gözler aydınlığı görsün. Kalemine sağlık, dua ile.

  30. Alev Says:

    Ne kadar basit bunları yazmak.kız evladın var mı ? Var ise okula gitmiyor değil mi ? Sana yakışan bu. Hadi kızını evlendirdin lafı sözü bir olmayan insan evladına düştü. Kim bilebilir? Bosandilar diyelim sen mi bakicaksin? Ah pardon senin maddi gücün yok ki . Babası mi bakicak? Dar düşünmeyin yarını da düşünün. Çalışıp da tevekkül eden insanlarımız da var bunu da bilelim..

  31. Sesasi selvi Says:

    Selamün aleyküm , Allah razı olsun Can’ım kardeşim . Senin bu yazıların uyuyan bir nesili uyandırıyor .taşın altına giren elin acır yaralanır kanar ama altından neler çıkar . Seni Allah icin seven kardeşin

  32. Minel Says:

    Söylemesi kolay ben evlendim hamile haldim fakat hep çalıştım hala da çalışıyorum kaçıp ise sığınıyoruz neden mi çünkü bir pazar günümüz bile cocugu la geçmiyor hep kayinbabam bizde hep bizde eve gitmemizi bile istemiyor resmen yalvariyor kalin diye kari koca olmayi unuttuk cocugum dogdu digduguna sevinemedim bile dogru duzgun basbasa vakit geciremedik ben esim ve bebegim ben keyfimden gitmiyorum ki akli dengemi kaybetmemek icin kaciyorum

    • Ayşe Rumeysa Erkul Says:

      Allah yardımcın olsun kardeşim.Zor bir durum içindesin ama bu tek sorunun değil eşinin de sorunu.Neden tek sen şikayetçisin.Eşini karşına al ve ne hissettiğini söyle.Çözülemeyecek bir sorun değil diye düşünüyorum.Çalışarak kendin problemden kaçıyor ve bir nebze rahatlıyorsun peki ya evde bıraktığın anne sevgi ve şefkatine mahrum kalan çocuğun onun vebalini nasıl ödeyeceksin.Onun içinde açtığın yarayı sonradan nasıl kapatacaksın.
      Eşini al karşına ve ne hissediyorsan güzel bir dille anlat problemlerin üstünü örtme.Kaçarak kurtulamazsın.
      Selam ve dua ile.Allah’a emanet ol.

  33. ErvaNurdan Says:

    Benim eşim de böyle söylemişti… Cennetim olur musun, cennet sebebim cennet yolum olur musun demişti. İnandım her iyi niyetli normal insan gibi. Kandırılabileceğim aklıma bile gelmedi. Niyetim kimseyi evlilikten soğutmak değil asla. Rabbim hepinize mutlu huzurlu yuvalar, iyi bir eş ve hayırlı evlatlar nasip etsin inşallah. Benim hayalim iyi bir eş, iyi bir anne olmaktı. Çok çocuk yapıp onları layığınca yetiştirmekti tek hayalim. Ama eşim(!) (Allah’a havale ettim kendisini) beni kandırıp yarı yolda bırakıp gitti. Şimdi ise bırakın çalışmayı dul bir anne olarak kariyer yapmak zorundayım ki evladımı kimselere muhtaç etmiyim. Nokta kadar istemiyorum çalışmayı ama bazen mecbur kalıyor insan…

  34. Kendihalinde1insan Says:

    Ne şahane bir yazı ablacım. Sonsuz hamd sana bunları yazdıran kudrete olsun. Allah yardımcın olsun ablam.

  35. Elif ÖZDEMİR Says:

    Ablam manzara senin çizdiği gibi olsa keşke. Bir ömür kocasına dilencilik yapan, ömür billah kocasının aldığı maaşı bilmeyen, eşi tarafından sırf gidecek yeri yok, parası pulu hiçbirşeyi yok diye dayak yiyen, olabilecek en ağır hakaretleri işiten kadınlar var bu ülkede.

    Kocası iyi olan kadınlar için geçerli bu yazdıkların. Allah herkese gel evimin sultanı ol diyen koca nasip etmiyor. Çoğu anama hizmetçi ol, karaktersiz ol, ödlek ol diyor.

    Üzgünüm ama böyle. Kocam bana bakamaz diye çalışan kaç kadın var ki? Çoğunun kocası insan değil inan. İşe gidince huzur bulan bir sürü kadın var. Erkekler bu kadar masum değil maalesef.

    • karahindibaperisi Says:

      Canım kardeşim hangi yol dogru? Direk Allah’a teslim olmak mı yoksa koca aşağılamasın diye harama sürükleyecek bir yol seçmek mi?
      Bunu tecrübelerime dayanarak söylüyorum. Ben de okul bittikten sonra ve evliliğin ilk yıllaŕında çalıştım. İş hayatının her yüzünü gördüm. Dayanamayarak bıraktım. Evet ćok dediler boşuna mı okudun yazık tüh tüh vah vah. Ama şunu gördüm ki o paranın hiç bir bereketi yoktu. Bana göre bayanların çalışması gereken tek meslek kadın doğum uzmanlığı alanıdır. O da zaten erkeklerle içli dışlı olunmadığı gerekmiyo. Cahide kardeşime sonuna kadar katılıyorum.

      • Selin Says:

        Söylediklerinizde doğruluk payı var ancak hiçbir kadın çalışmasın denemez helal daire içinde kalmaya gayret ederek kadın çalışabilir ben fizik tedavi doktoruyum kızım doğduğundan beri evdeyim devletin verdiği Sürenin sonuna kadar da evde kızıma bakacağım ama sonra çalışmaya başlayacağım çünkü uzmanlığımı bitirmem gerekiyor çünkü Müslüman kadın doktorlara, hemşirelere, öğretmenlere vs liste uzatılabilir ihtiyaç var gerçekten de iki hayatı da temaşa ettim evet özü itibariyle kadının yeri evidir buna katılıyorum evimde daha mutlu ve huzurluyum fıtrat buna göre yaratılmış, ve önce dar daire önce çocuk terbiyesi önce eşlik vazifesi ama ben uzmanlığımı alıp mecburi hizmete gidip sonarsında nebevi tıpla ilgilenip hacamat vs ile mesleğim yolu ile Allahın rızasını kazanmak derdindeyim, şimdi ben ne yapayım siz söyleyin

      • Zehra Says:

        Cahide hanım sizin anlattıklarınızdan eşinizin iyi bir insan olduğunu zannediyorum.. O Yüzden çekmeyen çekenin halini bilemez sadece tahmin de bulunur belki.. Bu yazdıklarınız eşi iyi parada gözü olmayan eşini Allah’ın emaneti olarak gören erkekler için geçerli.. O erkeklerin soyu tükendi ablacım üzgünüm ..öğretmenliği burakıcam evlenince deyince masayı terkedeni ve adımı sormadan ev kredisi çekmeye nasıl bakıyorsunuz diye soranları gördü bu gözler..Eşinden getirdiği deterjanın market eşyasının çabuk bitmesinin Hesabını soranı gördü bu gözler kaç Yıldır çalışıp Maaş Kartı görmeyen aldığı parayı bilmeyen 10 senedir aynı kıyafeti aynı eşarbı takanı da GÖRDÜ.. Keşke söylediklerinle hayat gerçekleri uyuşsa idi bizim toplumumuz için oldukça ütopik malesef

        • Cahide Says:

          Hiç mi güzel hayallerimiz olmasın kardeşim? Hep kötü olasılıklar üzerinden mi hesap yapalım? Kızlar okusun, çalışsın tamam. Peki çalışınca bu bahsettiğin erkeklerin karakterleri değişiyor mu? Sen para kazandığın için sana iyi davranan bir erkek karakterli bir erkek midir? O yuva huzurlu bir yuva mıdır?

          • Meyra Says:

            En azindan o tarz erkeklere bogun egmekten kurtulurlar ne erkekler var kadinlar nelere zorlaniyorda isi olmadigindan cekiyor kurtulamiyor

            • Cahide Says:

              Allah kadınlara da erkeklere de İslam’ın güzelliklerini farkettirsin sağlam bir iman nasib etsin. Yoksa dertlerimiz hiç bitmeyecek…

              • hacer Says:

                elif özdemir kardeşime katılıyorum, bende çalışan bir bayanım çok şükür 2 kızım var ve kendimden çok onların geleceği için çalışıyorum, ben çalışmasaydım ameliyat parasını bulamıcaktım belki şuan çocuklarım bile olmıcaktı, para gerçekten insanın hayatını kolaylaştırıyor bunu nasip eden Allaha sonsuz şükür. Ama ben herşeyin hayırlısını istedim Allahtan hayırlı bir eş ve hayırlı bir iş, dünya herzaman güllük gülistanlık değil tabiki sonumuzu Ona havale ediyoruz, ama herzaman hayat zorluklarla bizi imtihan edecektir. Ama ne derseniz deyin bu bi gerçek çalışan kadın hayatta ayakları sağlam basıyor daha bir dik oluyor, dağına göre kar veriyor Allah. Ben kendi adıma konuşursam çalışmasaydım param olmasaydı sonum felaket olabilirdi. Dediğim gibi ben dua ettim istedim hayırlısını istedim ona güvendim ona dayandım dayanıyorumda. Çalışmayan kadınlarında hakkında hayırlısı belki de odur. Ama hayat belki çizilen kaderdir alnımıza yazılandır ama ne isterseniz size sunulur. Evet belki evimde olsaydım çocuklarımla daha çok vakit geçirirdim onları yokluğumla başbaşa bırakmazdım ama ilerde boyunları bükük kalmasın diye çalışıyorum. Biz çok zorluk gördük kömür paramızı bile teyzem gönderirdi almanyadan, teyzem bigün artık çalışmıcam kömür paralarını nasıl göndericem demiş bigün. Allah kimseyi kendinden başkasına muhtaç etmesin çocuklarımızın boyunlarını bükük yaşatmasın. hala bu ezikliği üstümden atamadım ne derseniz deyin Artık günümüzde paranın gücü var para herşey kimse kimseyi kandırmasın. Bende isterdim maddi olanaklarım iyi olsun ama bugünüme şükür diyorum yinede.Hayat size sunulan bi armağan istediğiniz şekilde yaşarsınız herksin kendi kararı kimse kimseyi etkilemesin herkes özgür ve mutlu olduğu şekilde yaşasın. Çalışmayı teşvik etmiyorum bu benim doğrum çalışmadanda mutlu olunuyor rızkı o veriyor. Herkes kendi hayatını gerçekleştirmek için bu dünyaya geliyor hesabını kendimiz vericez.


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: