EVLİLİK BİRAZ DA KATLANMAKTIR…

Evlilik biraz da katlanmaktır...EVLİLİK BİRAZ DA KATLANMAKTIR…

Karısının bazı huylarından memnun olmayan bir beyefendinin mailini düşünüyorum kaç gündür. Görme engelli bir eğitimci, ama hedefleri var. İslami yönde çalışmaları gayretleri var. Genç yaşta kendisinden yaşça büyük bir kızla evlenmiş. İdeallerimiz, hedeflerimiz aynı değil, hiç bir konuda uyumlu bir çift değiliz diyor. Hayata aynı pencereden bakmıyorlar. Hanımefendi yeni bilgilere açık değil ama iyi bir ev hanımı. Temiz, güzel yemek yapıyor, çocuklarına bakıyor. Namusunu muhafaza ediyor. Anladığım kadarıyla namazını da kılıyor.

Fakat beyefendi kardeşimizin hedefleri büyük. Eşi kendisiyle beraber mücadele etsin, davasına omuz versin, dışarıdaki faaliyetleri uzarsa kendisine sabretsin istiyor. Eşide, kocası daha fazla evinde otursun, beraber akraba ziyaretleri yapsınlar istiyor.

Beyefendi kardeşimizin boşanma fikrine, hanımefendi karşı çıkıyor. Eşinin görme engelli oluşu, kadın için hiç sorun değil…

Daha önce aldığım, onlarca mailden okuduğum cümleler beynimde dönüp durdu. Yemek yapmayan, çok bilmiş, kocasına asi olan, kocasını aldatan, çocuklarıyla ilgilenmeyen kadınlar. İslami açıdan çok iyi düzeyde ama ukala ve kocasına saygısız kadınlar.
“Ne olurdu bana azıcık saygısı olsaydı, hiç bir şey bilmeseydi de, evinin hanımı olsaydı” diyen zavallı kocaların serzenişleri…

Sonra bir hadis düşüyor aklıma:

Bir mü’min erkek, bir mü’min kadına buğzetmesin. Çünkü onun bir huyunu beğenmezse başka bir huyunu beğenir. (Müslim, Radâ’ 61, hadis no: 1469; Müsned II, 329)

Eyy Hatice (Radiyallahu Anha) anamız gibi bir eşi düşleyen kardeşim, sen Rasulullah Aleyhisselam gibi mükemmel bir eş oldun mu ki, öyle mükemmel bir kadın hayal ediyorsun?

Eşler arası uyum elbette önemli ve boşanmak gerektiğinde helal kılınmış. Fakat boşanınca mükemmel bir kadın bulacağına garantin var mı? İslami faaliyetlerde bulunan ama akşam sofraya bir tabak yemek koyamayan bir kadın, süslü bir kadın ama dağınık bir ev seni mutlu eder mi?

Bir fikrini söylediğinde, lafı ağzından bırakan, seni aşağılayan, eksiklerini devamlı yüzüne vuran, ailene değer vermeyen ama çok kültürlü(!) bir kadınla mesut olabilir misin?

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Size kadınlar hakkında hayırlı olmanızı vasiyet ederim. Çünkü kadın eğe kemiğinden yaratılmıştır. Bu kemikten en eğri şey üst tarafıdır. Eğer sen eğri kemiği doğrultmaya çalışırsan onu kırarsın! Onu kendi haline bırakırsan, daima eğri olmaya devam eder! Onun için kadınlar hakkında hayrı tavsiye edici olmanızı isterim!”
Buhari 3110, Müslim 1478/60, Nesei İşretu’n-Nisa 258

Eşinin memnun olmadığın yönleriyle ilgili güzel bir dille uyarılar yapabilirsin. Güzel kokuyu seviyorsan, ona bir parfüm veya deodorant hediye edebilirsin. Akşam oturmalarını sevmesen bile arada bir onun için fedakarlıkta bulunabilirsin.

Evlilik her zaman uyum içinde olmak demek değildir. Bazen sana uymasa da uyum sağlamak, biraz katlanmak, sabretmek, görmezden, duymazdan gelmektir.

“İdeal kadın nasıl olmalı?” başlığıyla yazılmış afaki yazıları okuyarak yıpratma kendini.
İdeal kadın annelerimizdi, ninelerimizdi bizim. Belki okuma yazma bilmez, ama evini ev, kocasını koca bilir,
Makyajı, parfümü, topuklu ayakkabıyı bilmez ama edebi, hayayı bilirlerdi…

Hem kültürlü, hem becerikli kadın elbette bulunmaz nimettir ama unutmayalım ki dünya cennet değildir. Allah için sabrımızın sonunda elde edeceğimiz kazanç cennetse, bu az bir ödül müdür? Ebedi mutluluk için biraz olsun sabra, katlanmaya değmez mi?
Çölün en güzel yanı, içinde bir yerlerde, bir su kuyusu bulunmasıdır sözünü çok severim. Çöl sandıklarınıza iyi bakın. Onun bir yerlerinde muhakkak keşfedilmemiş bir su kuyusu vardır… Yeter ki aramasını, bakmasını bilin…

Cahide Sultan​

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. Bakıyorumda çok bayan yazmış erkekler fazla yazmamış çokmu dertlisiniz olmuyorsa sallayın yenisine bakın bence

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: