Evliliğim İçin Neler Yaptım?

aile-karikaturBir kardeşimizin ibretlik mektubu…

Evliliğim İçin Neler Yaptım?

Biz eşimle çok severek evlendik.  Herşey yolundaydı gayet mutlu bir evliliğimiz vardı. O benim ben onun üstüne titrer dururduk.  O ne derse emirdi benim için. Bir gün başı ağrırken ettiğim bir dua aklıma geldi şimdi. Dedim ki Rabbime Allah’ım ağrıyı onun başından al benim başıma ver. O gece başım hiç ağrımadığı kadar çok ağrımıştı. Tam bir buçuk sene cennet gibi bir yuvamız vardı. Herkes gıpta ile bakardı. Evimize gelen misafirlerimden kaç tanesi aynı şeyi söylemişlerdi. “… sizin evinizde başka bir hava var…”

Duygularımın güdümünde göklerde uçarcasına yaşadım. Duygularım mantığımı ve gözümü kör etmişti. Eşimin bazı hatalarına şahit olsamda onu kendi gözümde aklamayı becerdim her zaman. O benim için kusursuzdu. Maalesef ben Allah’ımdan çok eşime tapmaya başlamışım da farkına varamamışım.  Ama kusurlu insanoğlu bu kadar muhabbeti aşkı taşıyamaz. Çünkü o aşk öyle güçlü bir duygu ki Yaradan’dan başkasına yakışmaz. Ama benim Rabbim benim ona ulaşmamı engelleyen en büyük putumu kırıverdi.

Bizim sıkıntılarımız aralık ayında oğlum dünyaya gelince oğlumuzla beraber ailemize eşimin ailesi müdahil olunca başladı. Bana şunu yaptılar bunu yaptılar kesinlikle demeyeceğim. Çünkü kendi kendime söz verdim. Eşimin ailesi, eşim ve ben daha sonra memlekette eş dost akraba hep bir olduk bizim gül gibi yuvamızı az kalsın yıkıyorduk.

O zamanlar sakin olamıyordum. Can havli ile kaybolan huzurumu daha da sertleşerek elde edebileceğimi zannettim. Onlar hamle yaptıkça ben de misli ile cevap verdim. Ama sonuç hüsran oldu. Kim haklı kim haksız kim zalim kim mazlum yarın Hak katında belli olacak elbet.

Annecimin evinde oğlumla iki ay geçirdik. Çok zor günlerdi. Boşanma arasında geldim gittim durdum. Emin olun on kere boşanmak için sebebimiz vardı çünkü birbirimize çok hoyrat davrandık. Bunu evliliğinden umudunu kesenler için söylüyorum. Tabi kötü günlerde akıl veren dost görünümlü felaket tellalları çok olur. Kötü gününde hayır tavsiye edenler nedense azdır.  Zaten ben de millet ne derse onu dinlemeye hazırdım.

Bir gün oturdum kendi kendime karar verdim. Dedim ki ben bu yuvayı yıkmayacağım. Rabbimin en sevmediği helali yapmayacağım. Başta Allah’ım sonra oğlum için ve kendim için sabredeceğim. Benim zor günümde bir hal hatır sormayacak, ben yalnızlığıma ağlarken kendileri eşlerinin çocuklarının yanında sana nispet yapacak insanların ‘boşan gitsin’ dediklerini yada başka kötü her ne dedilerse umursamayacağım.(Birine boşan demek çok günahmış). Beni ayırsalardı ellerine ne geçecekti hangisi dost hangisi düşman bir türlü çözemedim. O ne dedi bu ne dedi diye hayatımı, yuvamı, çocuğumu, eşimi ve kendimi harcamayacağım harcatmayacağım. Ve bu yolda ne gerekirse yapacağım geri dönmeyeceğim.

İşe etrafımdaki insanları suçlamayı bırakarak başladım. Etrafımızdakilerin hatalarını deşmekten kendi hatalarımızı görmüyoruz bile. Bakış açımı değiştirdim dünyam değişti. Artık o bunu yaptı etti demek yerine ben de şunu yaptım hak ettim. Allah benim cezamı verdi. Hem Allah demiyor mu ‘Başınıza gelenler sizin ellerinizle yaptıklarınız iledir lakin Allah çoğunu affeder.’ Hatalarımı fark edince telafi yollarını aradım sonra zaten benim başkalarının yaptıklarını düzeltmeye gücüm yetmez. Ben kendi ettiklerimden mesulüm. Bu şekilde kendimle yüzleştim sürekli nefsimi aklamaktan vazgeçtim. Tıpkı bir doktor gibi önce tanı sonra teşhis sonra tedavi ettim sabır, tövbe ve duayla.

Tüm gururumu kibrimi ayaklarımın altına aldım. Gururumdan yapmam dediğim her şeyi yaptım.  O kırıldıkça ne kadar gururlu bir insan olduğumu gördüm. Gururum neye yarayacaktı ki yalnız kalmaktan başka. Zaten dost zannettiğim gururum değil mi beni bu hallere düşüren…

Ben son damlaya kadar sabreden ama taşınca sel gibi önüne ne gelirse yıkanlardanım. Aslında sabır son anda felaketin tosladığı anda yapılanmış. Benim yaptığımsa sabrını yavaş yavaş tüketmek son ana bir şey bırakmamak. Çok sinirli ve sabırsız bir insan olduğumu fark ettim. Bol bol okuyarak, Allah tan yardım ve sabır dileyerek yenmeye çalıştım. Ve bu sabrımı sakinliği her anıma en küçükten en büyük olaya kadar hayatıma geçirmeye çalıştım.

Bu süre zarfında imtihanım hep devam etti. Eşim beni sürekli denedi. Kalbimi kırdı üzdü. Aylarca kendimi onun karısı değil de hizmetçisi gibi hissettim. Artık dayanamayıp vazgeçeceğimi düşündüğüm anlarda hep başa dönüp niyetimi kontrol ettim ve sonra yine kırdım gururumu. O bana ne yaparsa yapsın sakin olup sabretmeye ona iyi davranmaya devam ettim.

Kimseden beklentiye girmemeye karar verdim. Nankör insanoğlu bunu Rabbim söylüyor. Kusurlu insanoğlundan kusursuz beklemek ahmaklıktır.Asla halden anlamaz kıymet bilmez. Ne istiyorsam ona önce ben davranmalıydım. Eşim bana arkasını dönüp yattı ben ona sarıldım. Özellikle baş başa iken ona önce ben yaklaştım. O benim yüzüme gülmedi ben ona hep güldüm asla ondan beklemedim. Ona mümkün olduğunca en küçük şeylerde bile itaat ettim. Onunla bir yerlere gitmek birlikte vakit geçirmek için fırsat kolladım. Onu düşündüğümü belli edecek tarzda kendime çeki düzen verdim, onun sevdiği yemekleri, pastaları pişirdim. Onun titizlendiği şeylere özellikle dikkat ettim.

Eşime yaptıklarımdan söylediklerimden pişman olduğumu söyledim ve özür diledim. O benden dilemedi ve hala kendini haklı gördüğü her halinden belli. O Allah’ı ile onun arasında buna ben karışamam.

Şeytan beni doldurmasın diye ben kendimi faydalı şeylerle doldurmaya gayret ettim. Beni üzen hatırlayınca canımı yakan ne varsa eşim ailelemde dahil onlara da tembih ettim ve hiç eskiyi konuşmadım. Bana zararı olduğunu beni kötü etkilediğini fark ettiğim arkadaşlarla görüşmeyi kestim. Özellikle boşan gitsin diyenlerle. İnsanların hakkımdaki kötü söz fikir ve davranışlarını umursamamaya karar verdim. Herkes ektiğini biçecek bir gün.  Faydalı kanallar izlemeye kitaplar okumaya başladım. Özellikle aile hayatıyla ilgili kitapları.

Herşeyi idare ediyordum ama en çok canımı yakan eşimle eski kıvamımızı bulamamaktı. Tefekkür imdadıma yetişti. Rabbim dermansız dert vermemiş. Ben çayı iki şekerli ve açık içerdim. Çok denedim şekeri bırakmayı ama hep pes ettim ve şekersiz çayın tadı mı olurmuş deyip kestirip attım. Oluyormuş meğer. Şekersiz çayın tadına vardım ben. Hem de demli içiyorum. Öyle çok lezzet alıyorum kieskisinden daha çok çay içer oldum. Nasıl ki şekersiz çay içemem diyordun şeker hem zararlı hem vazgeçilmez idi. Belki bu olaylar hayatında tat bırakmadı vazgeçilmezin çoğu duygunu aldı götürdü ama emin ol alışacaksın. Hatta şekersiz demli çay gibi daha lezzetli gelecek.

Yaşanan onca şeyle birlikte acıma duygularımız da törpülendi. Benim göz yaşlarım onun umurunda bile değildi. Ben de o çok kıymetli gözümün yaşını ona asla göstermedim. Gizli gizli ağladım ferahladım ama ona hiç belli etmedim. Somurtarak ne kendi güneşimi ne de evimin güneşini söndüremezdim. Ne kadar kabahatli olursaolsun erkek karşısında somurtan kadın istemiyor.

Kendime yeni uğraşlar edindim. Eşimle, ailesiyle, etrafın lafı sözüyle uğraşmayı bıraktım. Emin olun çok rahatladım. Beni asıl oğlumun babasına olan düşkünlüğü rahatlatıyor. Babası gelince uçarak gidiyor kapıya. Şimdi boşanmış olsaydık oğlumla babasının o en özel anlarına şahit olamayacaktım birbirlerine nasıl sarılıp öptüklerini, oynadıklarını göremeyecektim, oğlumu babasından ayırarak ona en büyük kötülüğü öz annesi olan ben edecektim ve babasının boşluğunu asla dolduramayacaktım

Beddua etmeyi bıraktım dua ediyorum. Kötüyü düşünmek ve istemek kalbimi karartmıştı. İyilik düşünemez olmuştum. Kin ve nefret etmeyi bıraktım onlarıanlamaya çalıştım. Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen hayatından lezzet alır.

Eşimin kusurlarını ve sınırlarını keşfettim ve onu öyle kabul ettim. Meğer ben onu hiç tanımamışım. Artık onunla beyhude savaşmıyorum onu tanıyorum kabul ediyorum kaderime razı oluyorum ve onu böyle sevmeye çalışıyorum.

Eşimi çok sahiplenir onu herkesten kıskanırdım. Onun bana ait olmadığını çok iyi anlamıştım zaten. O bana ait değil ben de ona aslında ikimiz de Rabbimize aidiz.

Eşime hakkını vermeye çalıştım. Kendimi onun hakkında iyi düşünmeye zorladım. Onunla savaşı bıraktım barıştım, gönülden affettim. Sonuçta o benim kocam, çocuğumun babası ve rızkımızı o vesile oluyor. İdare hakkı ona ait. Ona hakkını teslim ettim. Kadınlığımı ve yerimi bildim belledim. İntikam almak, misilleme yapmak gibi vesveselerimi susturdum. Kadına özellikle anneye merhamet, sükûnet ve itaat yakışıyor. Şimdilerde çok maddi sıkıntılarımız var. Harcamalarımızı kısıyorum.  Onu suçlayıp kendime kışkırtmak yerine ona destek oluyorum, teselli ediyorum.

Aşkı, romantizmi, gereksiz duygusallıkları bıraktım. Çünkü bunlar benim yuvamı kurtarmıyor aksine bunları istemek, beklenti içinde olmak daha da zarar veriyor.

Yıkmak kolay asıl mesele yapmak onarmak. Ayağı kırıldı, ağır yara aldı diye insan ölmez ya da öldürülmez. Evet  benim evliliğim büyük darbe aldı kırıldı ama ölmedi çok şükür. Kırık çatlak da olsa yaşıyor. Hem koparıp atmadım, vücudumun yaralarını sarıyorum.  Cenazesine ağlamıyorum, evliliğimin kurtulduğuna şükrediyorum. Hem her şeye gücü yeten Rabbim beni eski iyi günlerimden daha iyi bir hale getirmeye de kadirdir. Buna gönülden inanıyorum.

Artık duygularımın değil mantığımın ve Rabbimin güdümündeyim. Başınıza ne gelirse gelsin Rabbim her zaman bir vesileyle imdadınıza yetişiyor. Yeter ki hatalarınızı görmeyi bilin, nefsinizi ve şeytanı susturun, mantığınızı konuşturun ve düzeltmeye kararlı olun.

Allah sabredenlerle beraberdir. Her sıkıntının ardından mutlaka bir kolaylık verir. Ektiğimi yavaş yavaş biçmeye bile başladım. Eşimin hala beni suçladığını, beni artık sevmediğini tüm hayatım boyunca buna sabretmem gerekeceğini düşünürken üç ay sonra dün gece eşim beni uyuyor sandı ve yanağıma bir tane öpücük kondurdu. Ondan böylesi kıymetli bir öpücük hiç almamıştım.

Eşim eskiden iyi günlerimizde dahil mutfakta hiç yanımda durmazdı. Hep yanımda oturmasını isterdim ama bir bahaneyle yine kaçardı. Geçen hafta ben mutfakta günüm için hazırlık yaparken yanımdan hiç ayrılmadı ve yardım da etti. Başka bir gün de aynen şunu dedi ‘zaten yüzünü az görüyorum gel iki dakika yanımda otur.’ Tam bir senedir onun ağzından böyle güzel sözler duymamıştım. Beni hiç bu kadar mutlu etmemişti.

İnsanları kötü huylarını törpüleyip cennete tertemiz girsin diye veriliyor bu imtihanları Yaradan. Nasıl ki bedenimizi suyla temizliyoruz, imtihanlarla da Rabbim kalbimizi kirlerinden hastalıklarından arındırıyor ve Rabbim bizi tertemiz görmek istiyor. Mesela benim gururum o kadar törpülenmişti ki yıllardır konuşmadığım bir akrabamın gidip elini öptüm. Yüreğime yük oluyordu çok iyi oldu. Artık o akrabam aklıma gelince sinirlenmiyorum. Eskiden çok hatırıma gelir sinirlenirdim şimdi aklıma bile gelmiyor.  Kötü duygular başka kötü duyguları da tetikliyor. Kindar olmak sinir ve gururu peşinden getiriyor. Olayları okumayı bilmek gerek.

Neden verdin bu imtihanı diye isyan etmektense hikmetin ne Rabbim hangi hatamı düzeltmem için veriyorsun demeli. Kimin kalbini kırdım, kimi kınadım, kimi unuttum, kime vefasızlık ettim. Görmeyi bilirseniz.Sukut, sabır ve dua benim kurtuluşum oldu. Rabbim imtihanlarınızı kolay ve neticesi bakımından güzel eylesin İnşallah. Amin

Evlilikle ilgili birkaç ayet;

Birbirinizle kaynaşıp başbaşa kalmışken ve onlar sizden kuvvetli bir teminat almışken verdiğinizi nasıl geri alabilirsiniz? (Nisa:21)

Eğer karı-koca arasının açılmasından endişeye düşerseniz bir hakem erkeğin tarafından, bir hakem de kadının ailesinden kendilerine gönderin. Bu arabulucu hakemler gerçekten barıştırmak isterlerse, Allah karı-koca arasındaki dargınlık yerine geçim verir. Şüphesiz ki Allah hakkıyla bilendir, her şeyin aslından haberdardır.
Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden, yahut kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, aralarında bir sulh yapmalarında, onlara bir günah yoktur. Sulh hep hayırlıdır. Zaten nefisler kıskançlığa hazırdır. Eğer iyi geçinir ve geçimsizlikten sakınırsanız, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır. (Nisa:35)

Erkekler, kadın üzerine idareci ve hakimdirler. Çünkü Allah birini (cihad, imamet, miras gibi işlerde) diğerinden üstün yaratmıştır. Bir de erkekler mallarından (aile fertlerine) harcamaktadırlar. İyi kadınlar, itaatkar olanlar ve Allah’ın korunmasını emrettiği şeyleri kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince: Önce kendilerine öğüt verin, yataklarından ayrılın. Bunlar da fayda vermezse dövün. Eğer size itaat ederlerse kendilerini incitmeye başka bir bahane aramayın. Çünkü Allah çok yücedir, çok büyüktür. (Nisa:34)

Ey peygamber! Hanımlarına şöyle söyle: “Eğer dünya hayatını ve zinetini istiyorsanız, haydi gelin, sizi donatayım ve güzellikle bırakıp salıvereyim

Yok eğer Allah ve Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız, haberiniz olsun ki,Allah içinizden güzellik edenlere pek büyük bir ecir hazırlamıştır. (Ahzab: 28-29)

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. Allah razı olsun En ihtiyacım olduğu zaman da bu yazıyı okumak kalbini ferahlatır Cahide Sultan

  2. Uzun yazıları okumak pek hosuma gitmez ama yazdiklarinin hepsini okudum. 1 sene önce karim evi terk etti ve seni artik sevemiyorum dedi. Birçok kez babasinin evine gidip ikna etmeye çalıştım fakat inat etti,annemi bahane etti,ilgisizsin dedi. Karimin annesi yoktu ve annemde hep bir kiz cocugum olsun der, birbirlerini cok severlerdi. Baldizlarim kaynanalarini sevmedigi icin imrenirdi. Bir kere kavga edin de görelim derdi. Arti esim ilgisizlik diyordu ama ben onu otellere,tatillere,aqua parklara sehir dişlarina her yere goturdum 24 saatlik uzaklikta köylerine 3 kere gidip geldik. Ve bu sureçte hiç kavga etmezdik evlilikten ziyade birbirini seven,anlayan bir evliligimiz vardi. Kavga etsek bile sözlü olarak tartışır 5 dk. Sonra barisirdik. 30 saniye gözgöze gelsek gözlerimiz dolardı. Gözlerimiz ile birbirimize bizi ölüm ayirabilir derdik. Herneyse evliyken elektrik ile ilgili sikinti oldu, elektrik aboneligimiz iptal oldu. 6 ay komşudan elektrik aldik genel ihtiyaçlarimiz icin yeterliydi. Bu durum psikolojimizi etkiliyordu fakat bizlik durum degildi. Herneyse daha sonra ev zemin oldugu icin aşırı yagmur yagdi ve evi su bastı.(sadece laminantlar zarar gördü ) Eşim işten eve geldiginde evi öyle görünce kendinden gecti. Ve babasina gitti. Gidis o gidiş. Ablalarinin bana karşı karın agrilari vardi. Onlar eşimi doldurdular. Sen daha gencsin daha neler cikar karsina gibisinden. Derken boşandık. Keşke eşimde sizin gibi düşünseymiş. Evine ,kocasina bağlı olsaymış. Eşim 23 yaşında ben 30. Eşim cok oturakli konuşur ama kafa daha çocuk. Sizin gibi dusunebilecek ama yaşı 30 olunca. Ama ben hayatinda olmayacağım. Kafasını vuracak ve diyecek cok mutluydum ben neden eşime degilde baskalarina uydum. Su an pisman ve ara ara yanima geliyor. Laf açıyor hayatimda kimse olmadi diyerek. Sana dönmek istiyorum diyemiyor, benim ona gel dememi bekliyor. Ama ben gel demiyorum. Bu onun büyük dersi olsun. Olsun ki bir daha evlenirse bir daha terk etmesin.

  3. Allah rızası için sizinle konuşmam gerekiyor. 2 tane çocuğum var ve şuanda da hamileyim evliliğim bitti bitecek nolur bana dönüş yapın nolur. Çok zor durumdayım ALLAH RIZASI için. ALLAH RIZASI İÇİN ….

    1. Selamünaleyküm Şeyma hanım. Sıkıntı nedir bilemiyorum. Bisürü ihtimal var tabii. Bu yukarıdaki yazı benide çok etkilemişti o yüzden arada bir döner bakarım. Canhıraş bi şekilde yardım istemişsiniz. Allah yardımcınız olsun. Aydınlığa çıkarsın hayırlı kapılar açsın. Sizede bizlerede. Dünya imtihan dünyası tabii. Biz hanımlarda çoğukez eşlerimizle imtihan ediliyoruz. Bilemiyorum belkide kimi zaman bizler kendi ellerimizle bu imtihan zeminlerini hazırlıyoruz. Bende kendimce kimi buhranlar yaşadım , yaşıyorum. Bunlar ne kalmaya Ümit verici. Nede gitmeye yetecek kadar cesaret verici. Ah bi çıkarabilsek onları aradan, kalır bizimle yaradan. Şahsen ben kendimde çok büyük şuur ve tevekkül eksikliği görüyorum. Yapabilen, dirayetli arkadaşlara bunları tavsiye ederim. Her daim rabbimizle irtibatlı kalmak. Kımıldayan yaprağın dahi onun izni olmadan düşürmediğini unutmamak. Sorunlara elimizden geldiğince akıllı ve sabırlı ve en önemlisi ümitle çözüm aramak. Herşeye rağmen işler istediğimiz gibi gitmezsede, takdir e boyun eğip vakarlı kalabilmek. Bütün bunları önce kendime telkin ediyorum. Sonra sıkıntı içindeki tüm hanım arkadaşlara nasihat ediyorum. İnşaAllah Cahide hanımda size dönmüştür, içinize su serpmiştir. Suya düşen yılana bile sarılırmış. Allah kimseyi bu denli çaresiz ve yanlız hissettirmesin. Çünkü bu aslında böyle değildir. Allah var, gam yok.Selametle kalın .

  4. Bu yaziyi yazan kisiye mail yoluyla nasil ulasabilirim… Yazidan cok etkilendim inşaallah bende basarmak istiyorum…

    1. Evet hakikaten öyle. Birçoğumuzun tecrübe ettiği şeyler aslında. Sadece bizim bu tarz yüklerle yaşadığımızı sanıyoruz bazen. Ama görüyoruzki, çaba sabır, birçok hanımın tutanağı dayanağı. Yazının şahinine ulaşmak mümkünmü bilemiyorum. Ama onun bize ulaşan yazısı oldukça ibret verici. Allah razı olsun kendisinden..

  5. Bu yaziyi yazan kisiye mail yoluyla nasil ulasabilirim… Yazidan cok etkilendim inşaallah bende basarmak istiyorum…

  6. Yazınızı çok beyendim bende aynı kaderi yaşıyorum allahım için şükrediyorum herşeye yuvamın yıkılmaması için elimden geleni yapıcam rabbim için

  7. Her sikintimda acip okuyorum. Masaallah. Rabbim insaallah hazinesinden bir muhabbet ve huzr vermistir yuvasına. Dunya ve ahirette cenneti yasar.

  8. Evliliğim için neler yaptim? Yazinizi ağlayarak okudum sebepler açisindan çok çaresizim lütfen bu mektubu yazan ablammm bana yardim edermisin? 3 yaşinda kizim ve 1.5 yaşinda oğlum var 3 aydir annesinin yanlarindalar ve inaninki çocuklarimin yüzlerini unuttum. Lütfen bu mektubu yazan ablam bana yardim edermisin?

  9. ALMİRA says:

    Merhaba, çok eski bir yazı ama bende artık yoruldum. eşimin ailesiyle aynı binada oturuyoruz. Eşim ailesine çok düşkün . bana karşı ilgisiz sevgisiz ben ona güvenemiyorum.artık ayrılmak istiyorum nasıl olacak bilmiyorum.3 yaşında oğlum var çok zor en ufak bir şeyde bile ailesini tutuyor onlar için beni eziyor.Bütün hayallerimi umutlarımı kırdı.

  10. mustafa says:

    Bir kadın 6 ay kaynanasında kalsa kocasının isinden dolayi
    6 ayda 6 kere kahvaltı hazirlamasa kocasina haklıymis gibi cemkirse kocasi ne yapmalı

    1. balcili says:

      hemen evi ayirmali. hic bir gelin mukemmel degildir hic bir kaynanada oyle. yapmayin bunu kendinizede esinizede yapmayin. gidin pasa pasa kit kanaatte olsa kendi ayri evinizde yasayin. ben 2 kusur sene yasadim. herkesin,benim bile guvenip sevdigim masum bildigim kaynanam bana neler etti.yasadigimi cektiklerimi ben bilirim. ha ne mi oldu cok sukur sonunda ayri evimize ciktik ilk baslarda cok zorlandik yeni evlenmis gibi sorunlar yasadik,aslinda gercektende yeni EV`lenmistik, sonradan duzene bindi rayina oturdu hersey cok sukurki. simdi donuyorum bakiyorumda keske diyorum hic beraber oturmayip ayri eve gecseydik (kit kanaatte olsa!)..
      ben kaynanama kayinpederime kayinlarima cici olurdum onlarda bana….. kiymayin esinize cocuklariniza kendinize.

  11. Allah razı olsun sizlerden ve mesaji yazan ablamızdan. Bu yazıyı okudum ve evliligimin basindan bu yana degistigimi farkettim ben böyle degildim. Çok üzüldüm. Özellikle de eşim için, bu ara ikimizde birbirimizi çok kırıyoruz. Ne derse karşılık verir oldum. Hatalarimi soyleyince bana kabullenemez oldum. Birbirimize saygimiz kalmamış meğer. Lütfen bizim için dua edin bu güzel ramazan ayında. Ben eşimin bana benim ona sevgiyle baktığımız günleri özledim. Inşallah bende kendimi torpulerim. Allah razi olsun ablam. Allah’a emanet olun.

    1. mustafa says:

      Bir erkek olarak tarafsız bir sekilde yorumları okudum.
      Bakıyorum dayorumlara herkesi dini inancı ve ALLAH sevgisi kurtarmış . Benim evliliğimide kurtaracak 1 ALLAH var bu saatten sonra…
      Kavgalar kıskançlıklar aynı sorunlarımızaynı ama bir fark var.O farkta benim eşimin bana evliligimizin başında yalan söylemesi geçmişi hakkında.
      Bana karşı dürüst olsa başında belkide vazgecerdim ama ona aşık olduktan sonra bazı seyleri ogrensem bile sevgime olamafim ve evlendik.
      Sonrası husran kaldıririm sandiklarim canimi o kadar yakti vr yakiyorki anlatamam..
      ama bu sıkıntı mı cok şükür atlattım brlkide alıştım bilmiyorum ama artık eskisi kafar canım yanmiyor.
      Aşırı kıskançlık saygısızlık bizi buralara getirdi.
      inannın iki tane ornrk anlatsam kendi evliliginize 4 elle sarilirsiniz sanmayin ki sizden kötü durumda olanlar yok.
      ben her büyük kavgadan sonra düşünüp taşınırdım nr yapacam diye esim aglar perisan olur ayrilmaktan bizi kendi zoruyla cevirirdi.
      en son kavgamizda ben aradim eşimi ve uzun uzun konustum beklentilerimi onun hatalarini bir bir anlattim ona ayrica kendi hatalarim icindr Özür diledim.
      ona kotu soz etmeyecegime vr gecmisiyle ilgili herseyi unutacagima soz verdim.
      2 gün dayanabildik dün eşim gec kalktigim icin benden suphelenip brni görüntülü aradi vr laf soktu. (Ben askerim vr gorevdeyim o da ailesinin yaninda)
      Umarım kabul oliyordur oruc tutuyorum
      dedimki aksam iftara gidecez arkadaslarimla mesaiden sonra diye 6 tane asker arkadaşımla mesai arkadaşımla sorun etti bunu.
      kendi neden gidemiyormusta brn gifiyormusum.
      Neyse fazla uzatmiyorum sinirli bi mizacim var agzimda bozuk biraz sovdum saydım yine boşanmanın esigindeyim.
      birbirimize verdigimiz sozleri tutamiyoruz olmuyir alttan aliyorum anlatıyorum sole yaoma bunu etme diyr olmuyor.
      biraz fikir sahibi olun hemde kim haklı karar verin diyr bir kac olay anlatayim tarafsız yazmıyorsam onsan degilim özellikle bayan kardeslerim okusun…
      Görev çıktığında 3 aylik olacakti ama uzadı evimizden uzakta 7. Ayimiz..
      benim ailemin yaninda 6 ay kaldi son biraydir da kendi ailesinin yaninda.
      Benim ailemin yaninda kaldığı süreçte 6 ay boyunca 6 kere kahvalyi hazirlamiyor.
      Daha bir suru kabahati var. Neyse sonra ailesinin yanina gidiyor bende kiziyorum neden hizmet etmedin misafir gibi yasadin ailemin yaninda diyorum kavga ediyoruz babasida konusmalara sahit oluyor falan soruyor ne oldu diye.
      OLAYA iyi bakin şimdi hizmet etmedim baba ailesine diyor babasida seni hizmetci vermedim kızım diyor.
      buyrun ne dersiniz yorum sizin
      akliniza zalim koca zalim kaynana hikayeleri gelir brlki ama 6 ay kalip 6 kere kahvalti hazirlamayacak kadar rahat vr kimsenin ona karismadigi bir rv orasi yorum sizin. Ben kalbi temiz din kardeslerimden dua istiyorum esimi cok seviyorum ama durumumuz ortada lutfen dua edin bize…

      1. balcili says:

        guzel kardesim, BENCE;
        Birincisi, esine sunu yapma bunu yapma diye onun karakterini degistirmeye calismak yerine kendinden ise basla ilk olarak bozuk agzini duzelt.
        ilk evlendigim zamanda -gozlerimde perde varken yani ve kaynana evindeyken- esimde bana sunu yapma bunu yapma sunu deme bunu deme derdi ve ben o zaman bu dediklerini kavrayamazdim. Yasim kucuktu,cok sey bilmemis gormemistim,herkesi kendim gibi masum iyi niyetli bilirdim. ve surekli skintilar yasardik.ama hic bir zaman kendi huylariyla ilgilenmedi degismesi gereken hep bendim.!.

        Ikincisi,
        6 ay boyunca kahvalti hazirlamadigini size kim,neden soyluyor ? madem o evde kimse esine karismiyor neden sana karinin yapmadigi seyler sikayet ediliyor soylermisin ? evet esinin babasi hakli kimse kimsenin hizmetcisi degildir. bu gonul isidir birazida anneden babadan gormedir. yapmiyor diye kimseyi suclamamali suanki akıl yaşı ile bu durumu anlayamiyor olabilir. Ama sizin de su; gelin koledir hizmetcidir anlayisindan cikmaniz lazim.
        Ucuncusu,
        Bende kiskanc bir insanim, kendimden bildiklerimi yazayim, ilk olarak tam bir guven alamamak kiskancligi tetikler, ikincisi, yeterli ilgi alaka alamamak kiskancligi tetikler.
        ucuncusu, baska bayanlara(gerek anne,abla,kardes,yenge) olan muhabbetinizin dozunu ayarlayamamak,tetikler.
        ucuncusu (bunu gec farkediyo insan) esini Allah rizasi icin sevmek.. bunu becerebilirseniz ikinizde rahata erersiniz.

        son olarak en kisa zamanda bu aradaki mesafeyi kapatin. seytana,sogukluga firsat vermeyin. KENDI evinizde yasayin.Evinizde Bakara Suresini dinleyin ( Ben cahide hanimin yazisinda okuyarak dinlemeye basladim ve o huysuz kocamin,durduk yere cikan kavgalarin sonu geldi) nette de esler arasi sogukluk icin dualar var onlardan okuyun. Nacizane onerilerim bunlar. Allah muhabbetinizii artirsin insallah..,

  12. UzAktan says:

    Merhaba, senin sayfaya cok girmistim yemek tarifi icin ama bayadir girmiyorum. Ne guzel oldu buna denk gelmek. Cok huzursuzsum. Evliligim disdan guzel ama ruhum rahat deyil. Esim bAna sevgili saygili ama surekli aldatiyor. Benim kesin bildigimi bilmiyor Ama cok kavga ettim, bitane cocugum var sabrediyom agliyorum ama her seferinde aklimA Geliyor. Senin yazinin basi cok etkiledi beni….bende kocami cok kiskaniyom ve onsuz hayat olmaz mis gibi korkuyom…allah dan daha fazla
    Onu dusunuyom ve rabbim belkit bu engelli kirmaya calisyo …ama cok aciyor icim. Keske evlenmeseydim diyom veya cesaret alip gitsem. Surekli bise yok sen benim herseyimsin diyo ama hep devam ediyor. AncAk beni kaybedince durur….rahatim. Her istesigimi aliyo guzel davraniyo ama bu ihaneti kaldiramiyom…gururum izin vermiyo. Bosan mak istemiyom Ama sanki durunca da ruhuma zarar li:( biliyom cok eski bi yazi ama gercekten dokundu bana

  13. itiraf; çok güzel bir site ve paylaşımlar..
    bir erkek olarak denk geldim siteye ve farklı bir açıdan bakmanızı istedim hikayemi anlatarak;
    evliliğimin ilk yıllarında şimdi bakıyorum da bir çok erkek gibi düşüncesiz mişim, bakıyorum erkekler 30 yaşına kadar çocuksu oluyorlar 35 den önce de pek olgunlaşamıyorlar, sosyaldim seviyorum ya ayrıntılarda niye boğulalım takılmıyalım derdim, eşimin dırdırlarına karşı nankörsün der kızardım konuşamaz kavga ile sonuçlanırdı tartışmalarımız, ilginç bir şekilde o kıskançlıkla beni arkadaşlarım kardeşlerim ile dahi paylaşmak istemez ama bunu söylenme ve şikayet ile dillendirdiğinden bende oluşan algı beni sevmiyor sevgim ona yetmiyor olurdu kızardım sonra kırılır üzülürdük, , uzun zaman aşamadık bende uzun zaman empati yapamayarak onu anlamadım, mantığım almıyordu, halbuki bu onun sevgisinden kaynaklanıyordu sevgisine şeytanın bir oyunu olan kıskançlığı karıştırmıştı bunu konuşarak aşmak yerine oda bende tepkisellikle yaklaştığımız için aşamadıküzüldük hatta boşanma kelimelerini kullanır olduk.

    Sonra bu kıskançlığın nefsin sahiplenme duygusuyla alakalı olduğunu aslında kimseye sahip olmadığımızı acı nefis mücadelesi ile öğretti Rabbimiz ve artık bu kendisini üzen kapandan kurtuldu ve mutlu, meğerse yıllardır boşuna bir savaş vermişiz aslında bu birbirimiz ile değil kendi nefsimiz kötü huylarımız ile verilen bir savaşmış biz ise düşmanı sorunu zahirde aramışız, düşünsenize güzel huylu iki insanın yuvasını… sorun bu sorun bizde..
    hayat kısa üzmeye ve üzülmeye değmiyor, eğer maneviyatımız eksik olmasa erkeğe feminist duygularla bakmasak erkekte hanımına emanet, ailesine çoban olma olgunluğunu gösterse ve bazen kadının eğriliklerine nazına katlansa herkes mesut olacak,ilk eşinin nazını çekmeyenin ikincinin çilesini çekme ihtimali çok yüksek, yuva bozanın yuvası olmaz.

    Ayrılma düşüncenizin nedeni, o eğmediğiniz nefsiniz gururunuz kibriniz hasediniz mi üzgünüm ki yakın zamanda ayaklar altında kalacak unutulup gideceksiniz kabirlerde, ya da ALLAH için mi burdaki ayrılığın kuralları fıkhi tanımlanmıştır zaten, belki ilerisi çok hayırlı olabilecek bir sabır ve kahırdan imtihanından kaçıyorsunuz böyleyse untumayın ki çok daha ağır bir imtihana yuvarlanabilirsiniz, çocukları vebalini almayın ya sabır kardeşlerim ya sabır…
    De ki: Herkes, kendi mizaç ve meşrebine göre iş yapar..İsra suresi.

    Kötü huylarımızı ıslah ederek önce kendimizi sonra eşimizi ailemizi çevremizi değiştirebiliriz inşallah, vesselam.

  14. Allah sizden razı olsun…

  15. Anlatıgınız icın cok teşekur ederim sıkıntılarınız benım sıkıntım ama çozumleriniz benimkinin tam tersi bu defda sizin yaptıgınızı yapcam

  16. Rabia Meryem says:

    Hikaye bana o kadar yakın ki sanki beni anlatmış gibi. insan, bu sabırda yalnız olmadığına şahit olunca daha bi umutlu oluyor. Yalnız benim hikayem halen devam ediyor.Yıldırma politikasıda cabası, ben yemin verdim kendime kaçıp gitmek şeytanın oyunu ve ben buna Allahın izni ile sabırla karşılık veriyorum. Bu kadar sabır Allah ında zoruna gider diyenlere inat daha güçlü sabrediyorum içim yana yana belki ama tek sığındığım Allah. O biliyorum ki isyan edecekmiyim diye sınıyor, Rabbim inşallah isyan etme noktasından korur ve nefsime esir düşürmez. Hikayeden tek fark benim çocugum henüz yok, olmadığından değil eşim istemediğinden yok. O kadar çok diyorlar ki ayrıl yeniden evlen çocuk yap daha gençsin. O kadar sabrediyorumki bu söylemlere ne belli ayrılsamda belki Rabbim nasip etmeyecek anne olmayı diyorum. Gaybi yalnız Allah bilir elbet ama ben çocuksuzda olsak bu evlilik sınavımda sabrediyorum. Belki sonumuz hayırlı olur..

  17. Ya ben ne yapayim fuzili seylerden cekti giyti ayrilik davasi acti vaz gecmiyor ben ne yapayim dua edin

  18. kurabiye@ says:

    İbret verici yaşanalar gerçekten,ben bu kadar uç olmasada, ayrılık derecesine gelmedim ama benzer durumlar yaşadım.Demekki çocuk sonrası eşler şööyle bir sarsıntı yaşıyor, sabırlı olan bu sıkıntıları daha kolay aşıyor.Ben çoğuna sabrettim bazısı hala gurur meselesi olarak içimde kaldı ama insana gerçekten yük.insanın kendi elinde huzuru bulmak.en çok işe yarayan şeyde özellikle “özel günler”le ilgili beklenti içinde olmamak ve akışına bırakmak zamanla herşey yoluna giriyor,o esnada beklenti içinde üzüldüğümüz hayal kırıklığına uğradığımız zamanlar sorasında daha büyük mükafat olarak dönüyor.hep sakin kalmak pek mümkün olmasada Cahide ablanın bir yazısında okuduğum gibi,
    “”””Zayıf karakterli eşler, maalesef aileden daha fazla etkileniyorlar.

      Üzülerek söylüyorum ki, sessiz insanlar her zaman ezilmeye layık görülüyor. Saygı görmek için, illa diş   göstermek, çığırtkanlık yapmak, baskın çıkmak gerekiyor!
    

    İnsan gibi anlaşmak, sevmek, değer vermek dururken; Bazıları neden bunun için karşısında dişli birini görmek istiyor, neden sessiz sakin olanın tepesine binmeyi kendisine hak görüyor?””””

    tepemize çıkmasınlar diye gerektiğinde ve yerinde tepkiler vermek önemli.
    Allah herkesin yuvasına huzur versin.

    1. kurabiye@ says:

      yazınızdaki bu alıntı yaptığım benimle alakalı olan bölümü izninle kendi sayfamda Cahide abla.

  19. Muazzez says:

    Hepsini okudum ve ağladım. Kendimi gördüm bu yazılarda. Benim Kocam bana bikere bile el kaldırmadı ama bende ayrılmayı denedim. Avukatla bile görüştüm. Bana ayrıl diyende oldu. Her günümüzü şúkrediyorum eşimi severken boşayacaktım . Iykide şeytana uymadım. 3 çocuğumun başında babaları. Ben boşanmaya uğraşırken ,gözümün önünde eriyen çocuğumu fark edemedim tip 1 diabet hastalığına yakalandı. Komadayken hastaneye getirdim. Bu hastalık ailemi güçlenfirdi.

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: