Hayızlı İken Oruç Mu??

6871833478_11680c2370_kUzun ama biz hanımlar için çok mühim bir yazı. Lütfen dikkatlice okuyalım.

Hayızlı İken Oruç Tutulur mu?

‘’Sanki bu durumdaki kadınların ibadetlerine mani olunuyormuş gibi suallere muhatap olunca meseleyi bir kez daha ve bütün mezheplerin delilleri ile gözden geçirme lüzumu hissettik. Topladığımız sayfalarca metinleri uzun uzadıya serdetme yerine onların özet bir sonucunu vermekle yetineceğiz.

Usul açısından şu soruların cevabıyla başlamamız meselenin anlaşılmasını kolaylaştıracaktır:

1.Konu neden eskiden tartışılmıyordu da şimdi gündeme geldi?
2.Mesele hangi usulle anlaşılmalıdır ki, doğru anlaşılabilsin?
3.İlgili naslar bu konuda neler söylemektedir?

Bu sorulara cevap verebilirsek, asıl sorunun cevabını da vermiş olacağımızı düşünüyoruz.

1. Birazcık bilgi felsefesi okuyanlar bilirler ki, bilgilenme büyük ölçüde sübjektif bir olaydır ve kuşatıldığı şartlardan etkilenir. Hiç kimse bu etkiden masun ve mahfuz olduğunu söyleyemez. Dolayısıyla insanoğlu için mutlak anlamda objektif bir bilgi olamaz. O halde anlık düşüncelerimizi evrensel hakikatler gibi görmemeliyiz. Eğer bu gün müslümanlar mağlup durumda olmasalardı ve Feminizm, pek çok müslüman bayan ya da erkeği dahi derinden etkilemiş olmasaydı biz bu savunmacı bilgi anlayışını asla sergilemez, modern düşünceye prim verme ihtiyacı duymaz ve adeta kadınlara hak dağıtma yarışına girmezdik. Oysa biz hak dağıtma mercii değiliz. Hak, herkesin hakkını tastamam vermiştir.

İslam’ın temel kaynaklarını inceleyenler açık bir şekilde göreceklerdir ki, ne  Allah Rasulü’nün (sav) asrında, ne de ondan sonra günümüze kadar gelen on dört asırlık sürede bu konu bu şekilde hiçbir zaman tartışılmamış ve kadının adetli iken namaz kılamayacağı, oruç tutamayacağı, mescide giremeyeceği, Kuranı Kerime el süremeyeceği ittifakla / icma ile kabul edilegelmiştir.

İhtilaf sadece adetli kadının Kuran okuyup okuyamayacağı konusundadır. Bütün mezhepler, bu durumda Kuran da okuyamayacağını söylerlerken, Malikilerden bir içtihat, aslolanın okumaması olmakla beraber, eğer unutması söz konusu ise, yani bir zaruret varsa, adet özelliğindeki kan sürdükçe okuyabileceğini söyler. Ama kan kesilmiş, henüz tam temizlik ve yıkanma olmamış olduğu günlerde ise okuyamayacağını onlar da söylerler. Çünkü okuması bir zarurete mebnidir. Bu durumda ise zaruret yoktur. Biraz bekler, yıkanır ve öyle okur, derler. Kadının adetli iken taevaf yapamayacağı da nasla sabit ve herkesin bildiği bir şeydir. Sadece ziyaret tavafını kadın, yine zarurete binaen yapabilir diyenler vardır. Zaruret haliyle, normal halleri birbirine karıştırmamak gerekir.

2.Usule gelince

Adetli kadının oruç tutması ya da tutmaması, namaz kılması ya da kılmaması bir ibadet meselesidir (taabbudî bir meseledir). Ve hiçbir ibadetin bütün detayları Kuranı Kerim’de yer almamıştır. Zekâtın hangi mallardan, ne kadar ve ne zaman verileceği, orucu bozan ya da bozmayan şeylerin neler olduğu, namazın kaç vakit ve kaç rekat olduğu, hatta nasıl kılınacağı gibi yüzlerce detay Sünnet tarafından açıklanmıştır. Sünnet, kısaca, Hz. Peygamber (SAV)’in Kuranı Kerimi tatbik biçimidir. Kuranı Kerim peygambersiz de anlaşılabilseydi, Allah onu bir şekilde kullarına ulaştırabilir ve hiç peygamber göndermezdi.

Bilindiği gibi, akide ve ibadetler konusu İslam’ın sabitelerindendir ve aklın alanı içerisinde değildir. Yani içtihada konu edilemezler. Böyle konularda olsa olsa mevcut nassı anlama içtihadı (ictihad-ı fehm) yapılabilir. Eğer bu konularda Allah Rasulü(SAV)’nden günümüze kesintisiz bir ittifak / icma varsa bunun dışına asla çıkılamaz. Çıkılır denirse bu yeni bir iddiadır ve delili de yoktur. Bektaşînin, ‘abdestsiz namaz olmazmış, ben kıldım, oldu’ demesi gibidir. Yine de böyle bir konuda içtihad iddiasında bulunan olursa ona şöyle söylenir:

Naslar (hadisi şerifler) ve kesintisiz gelenek (icma) adetli bir kadının oruç tutamayacağını, Kuran okuyamayacağını, namaz kılamayacağını öyle ya da böyle bir delalet yoluyla söylüyor. Bu icmaya mesned olan hadislerin bir kısmı Buharî gibi sahih kaynaklardadır, bir kısmı da zayıf olsa da hadistir, aksine bilgiler bulunmadığı ve sahih olanları destekledikleri için bu hadisler selefi salihin tarafından amel edilmeye layık görülmüş ve sahabe asrından günümüze kadar müçtehit olduklarında hiç şüphe bulunmayan yüzlerce alimin kabulü olmuşlardır. Peygamberin yetiştirdiği toplum, meseleyi böyle anlamıştır. Günümüzde değil müçtehit olmaları, alim oldukları bile tartışılabilen bazı insanlar, tecasür gösterip aksini söylüyorlarsa, onların söylediklerini almaktansa, bir kısmı zayıf da olsa, bu hadisleri ve bu yüzlerce müçtehidin kanaatlerini almak hem aklen, hem şer’an, hem de vicdanen daha isabetlidir. Kaldı ki, bu görüşte olanlar sadece Sünnî mezhepler değildir. Diğerleri de aynı kanaattedirler. Ve sözüedilen hadisi şeriflerin bir kısmının zayıf olması, sahih olanların konuyu anlatmakta yetersiz oldukları anlamına gelmez.

3. Konunun naslardaki yeri

Kuranı Kerim’de, adetli kadınlar için, namaz kılmasınlar, oruç tutmasınlar denmediği doğrudur, ama tutabilirler de denmemektedir. O halde konunun hükmü başka naslardan anlaşılmalıdır. Kuranı Kerim’in adetle ilgili olarak söylediği şudur:

“Sana adeti soruyorlar. De ki, o bir nevi sıkıntıdır. Öyleyse adetli günlerinde kadınlarla ilişkinizi kesin ve tertemiz oluncaya kadar da onlarla ilişkide bulunmayın. Tertemiz olduklarında ise onlara Allah’ın size emrettiği yerden yaklaşın. Allah çok tövbe edenleri ve tertemiz olanları sever”. (Bakara 222).

Bu ayetin geliş (nüzul) sebebini Müslim’deki bir hadisi şerif açıklar: “Yahudiler ve (muhtemelen onlardan etkilenen) bazı Müslümanlar adet gören kadınla birlikte yemek yemez, evde beraber bulunmaz ve beraber oturmazlardı. Bu durumu bazı sahabîler Efendimize sordular ve bunun üzerine bu ayeti kerime indi”. Ayetin ilk kelimesi, bir soru üzerine geldiğini zaten kendisi söylüyor. Cevap da elbette soruya uygun olacaktır. Bu ayet adetle ilgili her şeyi anlatmak için gelmedi ki, ayette oruç tutamayacağı, ya da Kuran okuyamayacağı söylenmiyor, o halde okuyabilir, tutabilir çıkarsaması yapılabilsin.

Bu tıpkı şuna benzer: Müşrikler kendilerine göre bazı hayvanların etlerinin yenmeyeceğini söyleyince inen ayeti kerime şöyle söyledi:

“De ki, bana vahyolunanlar arasında şunlardan başka haram bulamıyorum: Meyte, akan kan, domuz eti ki, o bir pisliktir, ya da Allah’tan başkası adına kesilmekle fısk olan hayvan…” (6/145).
Yani sizin söylediklerinizden haram olanlar sadece bunlardır. (Bkz. İmam Şafiî, er-Risale)

Şimdi bu ayet çakalı, ayıyı, sırtlanı vb. saymıyor, o halde onlar helaldir diyebilir miyiz? Onların haramlığını başka naslardan çıkarıyoruz.

Peki bu mesele Hz. Peygamber’in zamanında nasıl anlaşılmış ve günümüze kadar nasıl gelmiştir?

Konunun fıkıhçılar tarafından atıfta bulunulan hadis-i şerifler ve onlar üzerine bina ettikleri hükümler şöyledir:

*Hanefîlerin temel kaynaklarından Kâsânî, Bedayi’de: Adetli kadının orucunu ve namazını terk etmesi gerektiğinin dayanağının şu hadisi şerif olduğunu söyler:

“Bir kadın gelip Hz. Aişe’ye sordu: Neden adetli kadın tutmadığı orucu kaza eder de kılmadığı namazı kaza etmez? Hz. Aişe (kızarak): Yoksa sen Harurî misin? Diye çıkıştı. (Harurî, Haricîlerin aşırılarından olanlardır. Dini konulardaki katılıklarıyla tanınırlar..)

“Bu sözüyle Hz. Aişe, soru soranın kanaatinin sünnete ve cemaate aykırı olduğunu anlatmak istemiştir. (Bkz. İbnü’l Esîr, en-Nihaye. H-r-r md.)

Kasânî devam eder: “Bu cevap, sorulan meselenin salt bir ibadet (taabbudî) olduğunu gösterir. (Yani mesele, üzerinde akılla hüküm verilecek bir mesele değildir) Anlaşılan o ki, Hz. Aişe’nin fetvası sahabeye ulaşmış ve hiç birisi de buna itiraz etmemiştir. O halde bu görüş, sahabenin icmaıdır.” (Bedayi, IV, 191)

Eğer başka deliller olmasaydı, bu hadisi şerife dayanarak denebilirdi ki, burada adetli iken kadının sadece namazını kaza etmeyeceği, orucunu kaza edeceği söyleniyor. Oruç tutamayacağı söylenmiyor. Söylenmiyor, çünkü o mesele zaten müsellemdir ve onlar tarafından hiç tartışılmamaktadır.

*Şafiîlerin temel kaynaklarından olan el-Mecmu’da Nevevî şunları söylerken aslında bu soruya da cevap vermektedir:

“Hz. Aişe’den gelen Müslim hadisine istinaden adetli kadının oruç tutması haramdır. Çünkü orada o şöyle söylemektedir: “Biz tutmadığımız oruçlarımızı kaza etmekle emrolunurduk ama kılmadığımız namazlarımızı kaza etmekle emrolunmazdık”. Eğer denirse ki, hadiste orucun haram olduğuna değil, sadece tutmamanın caiz olduğuna delil vardır. Seferde olduğu gibi, oruç tutmak caiz olabilir ama vacip olmayabilir. Buna cevabımız (Nevevî) şudur: Sahabî kadınların ibadetler konusundaki titizlikleri ve yapılabilecek olanı yapmaktaki hırsları bilinmektedir. Bu durumda oruç caiz olsaydı, en azından bazıları bu halde iken de oruçlarını tutarlardı. Kaldı ki, Buharî ve Müslim hadisindeki şu cümle de adetliye orucun ve namazın haram olduğunu gösterir: “Siz kadınlar günlerce oruç tutmadan ve namaz kılmadan oturuyorsunuz, bu da sizin dininizdeki farklılığı göstermez mi?”.

Bütün bunlara binaen bu ümmet, kadının adetli ve loğusa olduğu zamanlarında oruç tutmasının haram olduğu, tutarsa sahih olmayacağı konusunda icma ve ittifak etmiştir. Bu icmaı İbn Cerir et-Taberî ve başkaları da nakletmektedir. İmamu’l-Harameyn, bu durumda tutulan orucun sahih olmaması meselesi aklın (içtihadın) alanı değildir, der”. (İmam Nevevî, el-Mecmû’)

*Hanbelîlerin temel kaynaklarından ve bütünüyle İslam fıkhının en önemli iki üç kitabından birisi olan el-Muğnî’de İbn Kudame şunları söyler: “… Adet namaz ve oruca engeldir. Bu hüküm şu delillerden çıkar:

  1. Hz Peygamber kadınların dindeki farklılıklarından söz ederken, ‘biriniz adetli iken oruç tutmaz, namaz kılmaz, değil mi?’. Buyurdu. (Buharî).

  2. Hz. Peygamber Fatıma bint. Hubeyş adlı kadına: ‘Adet olduğunda namazını bırak…’ dedi. (el-Muğnî, Mesele 446)

İmamiyye’den Zeyneddin b. Ali, er-Ravda el-behiyye adlı serinde şöyle diyor:

Adetli kadının hangi türlü olursa olsun namaz kılması ve oruç tutması haramdır. Sonradan kılmadığı namazlarını kaza etmez ama tutmadığı oruçlarını kaza eder. Bu farkın sebebi, nassın bunu farklı bildirmesidir (bu bir içtihat konusu değildir) (Adı geçen kitap, Gusül bahsi)

Ezher’in yayımlanan 100 yıllık fetvalarında:

“Adet ve loğusalık, namazın ve orucun sahih olmayacağı şerî özürlerdendir” denir.

Suudda Fetva Dairesi Başkanlığının Yayımlamakta olduğu “Fetâva el-Lecne ed-Dâime adlı fetva külliyatı aynı hükümleri tekrarlıyor ve adetli kadının namaz kılmasının caiz olmadığını söylüyor.. (Fetva No: 1545, 3684)

İbn Hazm Muhalla’da adetin orucu bozduğunu (Mesele 764), adetli iken oruç tutan kadının Allaha ası olduğunu söylüyor. (Mesele 785), İşte klasiğiyle moderniyle İslam fıkhının konu hakkındaki görüşleri bunlardır.

Bütün bunlardan sonra kadınların adetli oldukları zamanlarda da oruç tutabileceklerini söylemenin mantığını anlamak zordur. Bunun sebepleri konusunda yeni bir şey söyleme merakı, insanın aklına gelen ilk saik oluyor.

Sonra böyle bir çıkış kadınlara bir hak tanımak mıdır yoksa haklarını ellerinden almak mıdır? Şahsen ben de belli günlerde namazdan ve oruçtan muaf tutulmayı çok isterdim. Olsaydı bunu bir eksiklik değil, bir ayrıcalık sayardım. Kaldı ki, yine fıkıhçıların dediklerine göre, kadın nasıl sair günlerinde oruç tutup namaz kılmakla Allahın emrini yerine getiriyor ve ibadet ediyorsa, o günlerde namazı ve orucu bırakmakla da Allahın emrini yerine getiriyor ve ibadet ediyor demektir.’’

(Faruk BEŞER)


38 Yanıt to “Hayızlı İken Oruç Mu??”

  1. Reyhan Says:

    Selamun aleykum
    Sizden allah razi olsun cok guzel yazilar paylasiyorsunuz hem yemek tarifleri hemde dini yazilar cok guzel sizin sitenizden devamli faydalaniyorum vede tavsiye ediyorum bilmenizi istedim.
    Allaha emanet olun

  2. nimet Says:

    Hadise sünnete gerek yok diyenleri duyunca şöyle bir soruya takılıyorum:Sen hem Rasülüllah aracılığıyla sana gelen Kur’an’a inanacaksın, ona göre amel edeceksin, hem de peygambere uymayı emreden ayetlere muhalefet edeceksin.Hem peygamberle sana ulaşan Kur’an’a inan hem peygamberin açıklamalasına gerek yok de.Kur’an’a ilk muhatap olan, haklarında ayetler inen sahabe bile yine peygamberi rehber edinip onun her sözünü emir sayarken biz kim oluyoruz da sünneti hadisi inkar ediyoruz.Allah dileseydi emirlerini yasaklarını herkese vahyeder herkes kendi dinini yaşardı.Rabbim bunun yerine dinini insanlara bir Peygamber aracılığıyla ulaştırıyor ve ”Rasülüme uyun” buyuruyor.Şimdi benim kalkıp ”Allahım benim aklım bana yeter.Ben sadece Kur’an’da ne dediyse yaparım, Kur’an’ı kendisine indirdiğin peygamberi takmam” deme lüksüm, Allah’ın emrini sorgulama hakkım var mı acaba? Hadisler için ”peygamber sözü olduğunu nereden biliyorsun” diyorsun.Sen ayetlerin (haşa) Allah sözü olduğunu nasıl biliyorsun? Rasülüllah’ın ayet, Kur’an dediğini ezberleyip kayıt altına alan sahabe peygamberin söz ve davranışlarını kaydedip uygulayıp bize aktarmayı akıl edememiş mi?

  3. saliha Says:

    “a.bayindiri hafife aliyorsunuz” diyen hulya hanim,
    “orucu esmi gecti”diyen hayat hanim,
    “kurana guvenmeyipte hadisleremi inaniyorsunuz”diyen oren bayan
    siz kuran ayetlerini hafife aldiginizin farkindamisiniz Allahin kelimeleri mi yetersiz de ne demek?
    ….oruc ve namazda yasak demeye kelimeler mi tukendi’ demek ne anlama geliyor?summe hasa Allahin uslubuna karsi akil mi vermeye kalkisiyorsunuz?muhatabiniz herhangi biri degil dikkat edin,Yuce Rahmanin kitabi..
    sizin fikrinizle hareket edecek olursak, o zaman namazin rekatlarini,zekatin miktarini vs..belirtmek icinde kelimeler mi tukendide belirtilmemis dememiz gerekmezmiydi?
    hadis ve sunnet kuranin tefsiridir aciklanmis halidir ayri dusunmek olmaz.Kurani dusunmemizi isterken ayetten ornekler verirken su ayetide lutfen gorunuz.”Peygamber size ne verdiyse aliniz,neyi men ettiyse ondan sakininiz”
    Elbette bize islami ogreten ana kaynak Kurani Kerimdir.ANA KAYNAK oldugu icin butun teferruati ile ogretmemis,bu gorevi hadislere birakmistir.Peygamber buyrugunun asil manasi budur.ilahi kitabimiz bize namaz kilmayi emretmis fakat ne zaman ve kac rekat kilinacagini,ne sekilde bozulacagini vs bunlari bize hadisler ogretir.hacda oructa zekat da boyledir..
    size sunnet hadis kifayet etmiyor sadece bayindir yetiyor anlasilan.bu kadar kaynak sizde bulun getirin ama kaynaginiz bayindirin duz mantigi olmasin.ayrica insanlari ibadetten uzaklastiran,sunnet namaz teravih namazina bidat diyerek insanlarin kilmamalarina sebep olan,sunnete suphe sokup insanlari men eden kayitsiz sartsiz iman ettiginiz ,bayindir.nedense ramazanda adetli kisiye oruc tutturasi gelmis.

    • sinemsamli Says:

      Saliha hanım size katılıyorum üsluplara dikkat edilmeli.Çok sakıncalı ve tüyler ürpertiyor.Lakin tabi farklı görüşler çıkabiliyor insanız sonuçta merak edip öğrenmeye çalışıyoruz Ben şahsen kalbime ferahlık vereni yapmayı tercih ediyorum.Eğer bir konuda tereddüt yaşıyorsam ve farklı pek çok görüş varsa Allah’ın merhametine sığınıyorum.

  4. elmas Says:

    vücüttan çıkan bir şey orucu bozmaz erkek oruç tutarken ihtilam olsa orucu bozulurmu el cevap bozulmaz . emeviler döneminde dine sokuşturulan kadını sosyal toplumdan ve mescitlerden uzaklaştıran kuran ve sünnetten dikkat edin kati delili olmayan bu fikirler için bi kere daha tefekkür selam ve dua ile

  5. Ummu Hamza Says:

    (Bazı kibirli kişiler çıkacak, “Allah Kur’anda bildirilenden başka bir şeyi haram kılmadı” diyecek. Yemin ederim ki, benim de emrettiğim, yasakladığım, koyduğum hükümler vardır. Bunların sayısı Kur’andaki hükümlerden daha çoktur.) [Ebu Davud]

    (Kur’andan başka delil kabul etmem diyenler çıkacak.) [Ebu Davud]

    (Yalnız Kur’andaki helal ve haramı kabul ederim diyenler çıkar. İyi bilin, Peygamberin haram kılması, Allah’ın haram kılması gibidir.) [Tirmizi, Darimi]

    Allah Rasulü sav ne doğru söylemiş…

  6. Hayat Says:

    Burdaki bır cok arkadas ne kadar ön yargılı ve Kuran’ı Kerim’i tanımadan cevaplar yazıyor .Cenabı allah haramları ve helâllerin birebir belirtmiş bunu anlamak ve ya hadis arama derdıne düşmek tuaf geldi bana karı kocanın o dönemde ne yapacagını bile yazan önemli orucu esmi ..!??gecti yani lutfen biraz at gözlüklerinizi çıkarıp gercekcı olun ve değerli insanlara gönderme yapmayın bıraz tarikatlardan çıkıp gerçekçi olun .. Allaha emanet olun hayırlı ramazanlarımız olsun

    • Ummu Hamza Says:

      siz o gözlükleri çıkarmış olarak mı okudunuz yukarıdaki delillerle dolu yazıyı? ayrıca faruk beşer tarikat hocası değil, ilahiyatçı, bilginize

  7. bahar Says:

    S.a. kardesim lutfen bilip bilmeden kimseye sapitmisdeme.olaki o kisi allahin yaninda kiymetlidir??ben bayindiri bilmem ama islamoglunu bilirim.yillardir takip ederim kendisini.kaderi inkar ediyor dediler ben dinledim bisey gormedim.tam aksine kader inancimizin nasil olmasi gerektigini soyluyor.oruc meselesini de dinledim.oruc bir bayan icin maddi ve manevi rahatsizliktir.oruc tutmak zorunda degildir.ama kendisini iyi hissederse tutabilir diyor.ayrica sahabe hanimlarin oruc tutmadiklainida soyluyor.kuranda boyle bir yasak olmadigindan isteyen tutar diyor.lutfen belli kaliplarda kalip bu kaliplar disindakileri sapik ilan edipte tasiyamayacagimiz yuk yuklenmeyelim.ahir zamandayiz,herkesi can kulagiyla dinleyip ona gore davranalim.ayrica farzedelimki bir hoca bir konuda yanildi ,no,acak sapikmi diyecegiz.???bize dusen arastirip eger yaniliyorsa hocayi uyarmak.birbirimize dusman olmayalim.bu mezhep catismalari,sen haklisin ben hakliyim catismalari,sapik ilan etmeler,kafir ilan etmeler bakin ne hale soktu musluman dunyasini..allahtan korkalim.hem ya cok guvendigimiz hocamiz yaniliyorsa???bu arada ben hoca kesin haklidir demiyorum.bende adetliyken orucumu tutmuyor sonra kaza ediyorum.

  8. ummuebrar Says:

    Bizim yorumumuz denetimi geçemedi anlasilan !!!

  9. örenbayan Says:

    kuranda ben sizi sadece bundan sorumlu tutuyorum demiyor mu? kurana güvenmiyorsunuz da hadislere mi inaniyorsunuz? orada adetli kadınlar hariç yazılmazıydı? hadislerde eşinin vücudundan akan irini de için yazıyor?

    cahide hanım ayrıca hadisler ve onların güvenirliği hakkında da yazı yazmanızı rica edeceğim

    bu arada en son yazınız (ben iyim …) ile ilgili şunu demek istiyorum. bu dünyada her zaman özellikle müslümanlar (Hz. Adem’den beri) zulüm görüyorlar imtihan ediliyorlar. biz böyle birbrmze sapık vs dedikçe sunii, şii diye bölündükçe Allahın izni olmadan zaten asla elimizden birşey gelmez ne Filistin ne başka bir şey için. Allah bölünmeyin diyor biz bölünüyoruz.

    • Ummu Hamza Says:

      Bilakis Kur’an ın yaşayan hali olan Rasulün sözlerine de iman ediyoruz. Uydurma hadisleri reddediyor, sahih olanlara ise iman ediyoruz, Rasul söylemişse doğrudur diyoruz!

  10. Nupelda Says:

    Allah hepinizden razı olsun 🙂 Dualarınıza yürekten amin..amin..amin..
    Elhamdülillah kızım bugün daha iyi,ateşi çok yükselmiyor. Hastaneden izinli olarak ayrıldık.Artık sabah akşam tedavi için gideceğiz.
    Rabbim bütün hastalara acil şifa versin.Gerçekten çok zor 😦 Hele ki bu günler de..

    • Sultan Says:

      nupeldacım çok geçmiş olsun…:( elhamdulillah…

    • Ummu Hamza Says:

      Eve döndünüz ya kardeşim, gerisi daha kolay olur Allah ın izniyle, Rabbim zorluklarınızı sizin için rahmet eylesin kardeşim.

  11. saliha Says:

    bu guzel arastirma icin cok tesekkur ederiz.bu konuda sapitmis insanlarin yolundan giden ve orucunu ne yazikki adeli gunlerinde tutan zavalli kardeslerimiz icin yeterince aciklayici olmustur.oruclarini tuttuklarini zannettikleri icin bide borclu ahirete gocme tehlikesini icindeydiler.sizin icinde ben,islamoglu bayindir gibilerinin goruslerine sahip oldugunuz zannina kapilmistim bazi konulardaki goruslerinize katilmamakla birlikte bu konuda hakkinizi helal etmenizi isterim

  12. Rumeyisa Says:

    Nupeldacım çok geçmiş olsun. Rabbim acil şifalar versin. eminim sen daha kötü bir durumdasındır evladından. Rabbim sana kolaylık versin

  13. ehli sünnet Says:

    Abdulaziz Bayındır demiş ki:

    -Allah Kur’ân’da orucun sınırını belirlemiş ve âdeti oruca en-gel görmemiştir. Peygamberimizden de böyle bir rivayet yoktur. Öyle ise âdeti oruca engel görmek sınırlara yaklaşmak değil, onları aşmak olur. Buna da kimsenin hakkı yoktur.

    Rivayetler yukarıda verildiği için tekrar etmeye lüzum yok, ben burada Allah ın bunu engel görmediğinin delilini göremedim, Abdulaziz bayındırın şahsi görüşlerinden başka????

    -Fakihler, âdetli kadının Ramazan’da oruç tutmasını yasaklar sonra da kaza ettirirler. Edasını yasakladıkları bir ibadetin kaza edilmesini isterken hangi delile dayandıklarını söylemezler. DEMİŞ.

    Hem verilen hadisleri zayıf diye kabul etmeyecek, sahih olanda kendince o çok muhterem aklınca mantık hataları bulacaksın,zayıf diyemediğinin kelimeleri üzerinde oynamalar yapıp anlamını değiştireceksin, sonra da delil yok, fakihler bunu kendilerince yaptırıyor diyeceksin.

    • Neden, âdet gören bir kadın (temizlendikten sonra âdet günlerinde kılmadığı namazları kaza etmiyor da tutmadığı oruçları kaza ediyor? diye soru soran Muaze adlı hanıma Hz.Aişe:
    • Sen (hanımların ay halinden kılamadıkları namazların da kazası gerekeceğini söyliyen) Haruriye’den misin? demiş;

    • Hayır, Haruriye değilim, ama (öğrenmek için) soruyorum, cevabı üzerine: Hz.Aişe:
    • “Vaktiyle bu iş bizim başımıza geldiğinde, orucu kaza etmekle emrolunduk, namazın kazasıyle emrolunmadık, (Müslim, Hayz, 15) demiştir.

    Müslim hadisi, yukarıda bahsedilen buhari hadisi zayıf olacak, bayındırın kaza kelimesine yüklediği anlam, mantıki çıkarımlar haramı helal yapmaya delil kabul edilecek? bunun dayanağı nedir diye sorulmaz mı insana? ah doğru ya delil hadislere karşı, sahih hadislere karşı kaza kelimesinin diğer anlamları, o da bazı fakihlere göre…

    Hz. Aişe annemin bu işin kazasıyla emrolunup orucunu sonradan kaza etmesini de fakihler mi yaptırtmış kendi kafalarına göre(!) yoksa ahlakı Kur’an olan, yaşayan Kur’an olan Hz. Muhammed sallallahu aleyhi vesellem mi?

    Binlerce fakih bunu kendi görüşüyle(!) yapacak, Allah buna müsade edecek hem de 14 asırdan fazla zaman? Hem de Ramazan orucu gibi mühim bir konuda? Sünnette tırnakların nasıl kesileceğine dair dahi bilgiler varken böyle bir konu gizli kalacak sonra bu gizemi muhterem (!) bayındır ve islamoğlu çözecek? İnna lillahi ve inna ileyhi râciun!!!

    Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sahîh hadîslerde:

    “Nesillerin en hayırlısı, benim içlerinde gönderildiğim nesil, sonra bunların ardından gelenler, sonra da onların ardından gelenlerdir” buyurmuştur. (Müslim, “Fedâ’ilü’s-sahâbe”, 21, 211, 212, 214, 215; Ebû Dâvûd, “Sünnet”, 9; Ahmed b. Hanbel, II, 328; V, 327; VI, 156.)

    Abdullah b. Mes’ûd da:

    “Sizden her kim bir yol tutmak (örnek edinmek) isterse, vefat etmiş olanların yolunu tutsun. Zira hayatta olanın fitnesinden emin olunmaz. (fitneye sapmayacağı konusunda güvence yoktur.) Bunlar (vefat etmiş olanlar), bu ümmetin en temiz kalplileri, en derin ilme sahip olanları, en samimîleri olan, Resûlullah’ın ashabıdır. Onlar, Allah’ın, Resûlune yoldaş olmak ve dinini tesis etmek için seçtiği topluluktur. Onların hakkını teslim edin (gözetin) ve onların gösterdiği yola dört elle sarılın. (onların yolundan gidin.) Zira onlar en doğru yol üzereydiler” derdi. (Ahmed b. Hanbel, III, 134.)

    • EliF Says:

      Maalesef bu sapitmisin pesinden gidenler buna uyuyolar adet halinde oruc tutuyolar.Bu ki Allah gaybi bilmez diyerek kendi safini zaten belli etmisken halen bunun pesinden gitmek niyedir..Ne Peygamberimize saygilari var nede Allahu c.c Allahim sen firsat verme bole kani bozuklara:(

      • hülya Says:

        Abdülaziz bayındırı hafife alıyorsunuz da ne sıfatla Diyanetten emekli olmuş Diyanetin fetva işleri başkanlığını yapmış biri. Kendi bilginiz yok tek yaptığınız kendi hocanızla başkasının hocasını kıyaslamak. Kuranda Allahın haram kılmadıklarına haram diyecek kim Hz. Muhammed Allahın haram kılmadığı bir konuda insanları ibadetten Allahtan uzaklaştıracak yasak koyar mı? Yoksa Allahın kelimeleri mi yetersiz cinsel ilişkiyi yasak dedikten sonra oruç ve namaz da yasak demeye kelimeler mi tükendi. Biz bu kitabı apaçık indirdik demiyor mu? Anlayasınız diye kolaylaştırdık demiyor mu? Kuran arapça geldi anlaşılmıyorda hadisler türkçe mi?
        Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar sadece zanna uyuyorlar ve onlar sadece tahminde bulunup saçmalıyorlar
        6- En’am Suresi 116

        Elçi de şöyle der; “Ey Rabbim, benim toplumum bu Kuran’ı devre dışı tuttular.”
        25- Furkan Suresi 30

        Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar sadece zanna uyuyorlar ve onlar sadece tahminde bulunup saçmalıyorlar.
        6- En’am Suresi 116

        And olsun ki biz Kuran’ı öğüt almanız için kolaylaştırdık. Öğüt alacak yok mu?
        54-Kamer Suresi 17, 22, 32, 40

        • Ummu Hamza Says:

          Kur’an bilginiz,meal okumuşluğunuz varsa Allah ın ayetlerini az bir bedel uğruna satanların, değiştirenlerin de zamanın alim(!) görülenlerinden çıktıklarını biliyor olmalısınız. Yani ismin önündeki prof lar doç lar her insanın samimiyetini belli etmeye yetmiyor, diyanetin de o fetvaya reddiyesi var hanımefendi, Allah tan uzaklaştıracak yasak diye işi kendi mantığımızla çözmeye çalışacak olursak KUr’an daki yasakları da Allah ın insanları kendisinden uzaklaştırması olarak mı göreceğiz? Subhanallah.
          Sİz namazınızı kaç vakit, ne şekilde, hangi hareketlerle kılıyorsunuz? Zİra bunlar da hadislerle belirtiliyor ya hani?
          Sahih olduğu sürece nakil akıldan öncedir hanımefendi söz konusu İslam olunca.

          Size, âyetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten arıtacak, size kitabı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek aranızdan, bir Resul gönderdik.) [Bakara 151]

          Bu ayetteki öğretmek ve bilmediklerinizi bildirecek ne anlama geliyor?

          (Kur’anı insanlara açıklayasın diye sana indirdik.) [Nahl 44]
          (Biz bu Kitabı, hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın ve iman eden bir kavme de hidayet ve rahmet olsun diye sana indirdik.) [Nahl 64]

          bu ayetlerde açıklanması istenen şeyler nedir? Neden sadece aktarmaktan değil de açıklamaktan bahsedilmektedir?

          “…Allah’ın ve Rasülünün haram kıldığını haram saymayanlarla …savaşın.”( Tevbe, 29)
          Bu ayette neden Allah ve Rasulü sav in haram kılmasından bahsediliyor?

          şu söz ne güzel:

          ”Hem Kur’an’da bulunan: “Peygamber size neyi verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan da sakının.” (Haşr: 7) gibi, sünnete delâlet eden bir takım âyetlere rağmen sünneti inkar edeceksin, hem de Kuran sevdalısı olacaksın bu mümkün olabilir mi?”

          • Cahide Says:

            Rasulullah Aleyhisselam şöyle buyurmuştur: “Şunu iyi biliniz ki bana Kur’an-ı Kerim ile birlikte onun bir benzeri de verilmiştir. Dikkatli olun koltuğuna kurulan tok bir adamın size: Sadece şu Kur’an lazımdır, onda bulduğunuz helali helal, haramı da haram kabul ediniz yeter, diyeceği günler yakındır…” (Ebu Davud, Sünnet, 6, İmare 33; Tirmizi, İlim 10)

            Allah ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur. (Ahzab:36)

  14. ayşenur Says:

    Çok teşekkürler yazı için ablacığım.Çok faydalı ve açıklayıcı bir yazı olmuş.Allah razı olsun.

  15. Sükun Says:

    Allah razı olsun abla,”cemaat” ayrımı ve taassubu yapmadan konuyu tüm yönleri ile ele alan bu yazıyı yayınlayıp,İslam’daki hurafeleri kaldıracakları yerd edaha çok hurafe sokan güya!tefsircilere cevap verilmiş oldu.

    • hatice Says:

      Allah aşkına neyin savaşını veriyorsunuz ona cevap buna şamar…dallandırıp budaklandırmaktan bir yazı okumakdan bile zevk alamaz olduk..insanlarla uğraşmadan yapın ne yapıyorsanız yaa.

  16. Sinem Says:

    Çok teşekkür ederim yazı için, benim çevremde de hayızlı iken oruç tutanlar var, hep kendimi sorguluyorum acaba ben mi yanlış yapıyorum diye…

  17. Nupelda Says:

    Selamun aleykum
    Kardeşlerim ablalarım hepinizden dua istiyorum.
    Küçük kızım 2-3 gündür ateşleniyordu.Ateş düşürücüler,banyolar derken ateşini düşürüyordum.Fakat bu sabah ateşi 40 derecenin üzerine çıktı 😦 Hemen doktora gittik.Tahliller,serumlar,ilaçlar elhamdülillah ateşini düşürmeyi başardık.Vücudunda yüksek oranda enfeksiyon varmış 😦 Pazartesi gününe kadar sabah akşam serum takacaklar 😦

    Kardeşlerim şu mübarek günlerde dua edin lütfen,yavrum iyileşsin 😦
    Allah herkesin yavrusunu korusun.Amin..

    • Cahide Says:

      Allah evladına acil şifalar versin gülüm. Üzülme tedavisi kolay bir rahatsızlık. Tez zamanda sağlıkla evinize dönersiniz inşaAllah.

    • Mehtapabla Says:

      Geçmiş olsun canım .Allahın izniyle en yakın zamanda iyileşir insaAllah . Çocuklar bir çok hastalığı daha çabuk atlatıyorar Allah yardımcınız olsun Amin.

    • serpil11 Says:

      Allah acil şifalar versin..öyle şifa versinki hastalıktan eser kalmasın amin

    • hülyamız=) Says:

      geçmiş olsun nupelda Rabbim evladına şifa versin inşallah

    • Toprak Says:

      Nupelda Rabbim şifa versin tez zaman da… Dayanma gücünü arttırsın.

    • Candan Says:

      Nupelda kardeşim Rabbim şu mübarek günlerin hatrına evladınıza tam bir şifa versin hastalıktan hiçbir iz bırakmasın … Cahide ablacım bu yazı için çok teşekkürler Allah razı olsun

      • birgül Says:

        Nupelda kardeşim yavrunuza Rabbim şu mubarek günler hatirina acil şifalar ihsan buyursun insaAllah amin

    • Nesli Says:

      Süleymaniye vakfının ne olduğunu anlamamızı sağladığınız için teşekkürler….


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: