Kokuların Üzerimizdeki Etkileri Ve Zararları

14029062198_093d404c1a_zKimimiz parfümleri çok seviyor, sıkmadan duramıyor, kimimizse bu kokulara tahammül edemiyoruz.  Sokağa çıktığımız zaman yanımızdan geçen ve metrelerce uzaklaştığı halde kokularını duymaya devam ettiğimiz kişiler toplumun çoğunluğunu teşkil ediyor. Ter kokuları, sigara kokuları ne kadar rahatsız ediciyse, bir sokağı, bir otobüsü dolduracak kadar fazla sıkılan parfüm kokularıda o kadar rahatsız edici.

Müslümana düşen özellikle yaz günlerinde sık sık banyo yapmak, beden temizliğine dikkat ederek kul hakkına girmekten kaçınmaktır. Kadınların sokağa çıkarken koku sürmeleri Hadis-i şeriflerle kesin olarak yasaklanmıştır. Hatta bir kadının kokusunu başka erkeklere duyurması, bir çeşit zina olarak kabul edilmiştir. Çünkü bazı kokular, hele ki parfüm kokuları, şehevi duyguları harekete geçiren kimyasallar içerir.

Bunun yanında erkeklerin de yoğun, ağır ve rahatsız edici kokulardan kaçınması gerektiğine inanıyorum.

Dünyada yankı uyandırmasına rağmen ülkemizde yeteri kadar tanınmayan, insan sağlığını ve neslini bu kadar tehlikeye atan ve 2007 yılında American Contact Dermatitis Topluluğu tarafından “en alerjen etken” ödülüne layık görülen kokular hakkında aşağıda ilginç ve önemli bilgiler bulacaksınız. 

Kokular zihinsel yapımızı ve davranışlarımızı etkiler

Parfümlerden, deterjanlara, kıyafetlerden, gündelik eşyalara kadar her alanımızı saran kokularla bilinç altımızı ve zihnimizi yönetiyorlar. Cinselliğin artışına da neden olan kokularla aynı zamanda farklı hastalıklara da davetiye çıkarılıyor.

Vücudumuza sürdüğümüz, kıyafetlerimizi yıkadığımız kendileri ile temizlendiğimizi düşündüğümüz ürünlerin içinde bulunan kokulu kimyasalların zararı olmadığından ne kadar eminiz? Son yıllarda yapılan araştırmalarla sentetik kokuların insan sağlığına verdiği zararlar tespit edilmeye başlandı. Ne var ki kozmetik sektörünün ve kokuların kimyasal bileşenleri ile ilgili dünyanın hemen hemen hiçbir yerinde yasal bir düzenleme mevcut değil. Resmi organların bu konudaki duyarsızlığının yanında Avrupa ve Amerika’da kokuların kontrolsüz kullanımına karşı birçok sivil çalışma yürütülmekte.13_05_2014_13_51_31_3427411

-Kokunun tarihçesi

Kokunun tarihi insanoğlunun yaratılışı kadar eskiye dayanır. Kokunun sağlık ve kozmetik alanlarda kullanılmaya başlanması da yine oldukça uzun bir geçmişe sahip. Antropologlar ilk insanın kokuyu ağaç zamk ve reçinelerini yakarak elde ettiğini belirtiyorlar.

İnsan duyguları, ruhu ve hatta kimyası üzerine etkileri anlaşıldıkça koku bir tedavi metodu olarak tıbbi amaçlarla kullanılmaya başlandı. Örneğin Mısır’da kullanılan “kyphi” hipnoz edici, uyku getirici, kaygı giderici ve astımı tedavi edici olarak kullanılmaktaydı.  Bu özelliklerinden ötürü kokular aynı zamanda dini ayinlerin de önemli bir parçasıydı.

  1. yüzyılda Romalıların koku veren maddeler ve bitkilerin ticaretine başlamaları ile koku bugünkü merkezi olan Fransa’ya kadar ulaştı. İlk defa 1867’de Paris’te uluslar arası sergide kokular tıbbi amaç dışında halka sunuldu. Böylece bağımsız bir “kozmetik” sektörü oluştu. Yine Fransa’da, 1868’de, ilk “sentetik” kokular üretilmeye başlandı. Böylece kokunun tıbbi ve dini amaçlar dışında kullanıldığı yeni bir sayfa açılmış oluyordu.

-Bugünkü kokular ve İçerikleri

Kozmetik sektörünün dünya üzerinde yaygınlaşması oldukça hızlı oldu. Ayrıca kullanım alanları da genişledi. Parfüm ve vücut bakım ürünlerinin yanı sıra kokular deterjanlarda, oyuncaklarda ve hatta son teknolojiyle kumaşlarda dahi kullanılmaya başlandı. Kullanım alanı yaygınlaştıkça sentetik kokuların üretimi üzerine duyulan merak da arttı. Sentetik kokuların içeriği neydi, hangi kimyasallar kullanılmaktaydı, sağlık için tehlikeleri var mıydı, sentetik koku nasıl elde edilmekteydi?

Bugün yapılan araştırmalar durumun hiç de iç açıcı olmadığını kanıtlamış durumda. Birçoğumuz hala bugünkü kokuların yüzyıllar önce çiçeklerden veya misk geyiğinden elde edilen doğal kokular kadar masum olduğunu düşünsek de gerçek bundan çok farklı. Bugün çiçek, bitki ve misk kokuları nano teknolojik yöntemlerle elde edilmektedir. Nanoteknoloji ise başlı başına incelenmesi ve üzerinde konuşulması gereken ayrı bir konudur. Doğal kokular kısa sürede etkisini kaybederken bugünkü kokular etkilerini aylarca sürdürmekteler. Parfüm ve kokulu ürünlerin içinde bulunan birçok kimyasalın sigara dumanında bulunan kimyasallar ile aynı olduğunu, parfümlerin %95 oranında ham petrolden üretildiğini, üretiminde sentetik cinsel hormonlar (feromonlar) kullanıldığını artık biliyoruz. Avrupa’da yeşil çevreler şu anda sigara içilmeyen alanlar olduğu gibi kokuların zararlarına pasif olarak maruz kalmayı engellemek için parfümsüz alan oluşturma (fragrance free rooms) çalışmaları düzenliyor.  Duyarlı gruplar okullarda, iş yerlerinde ve kapalı alanlarda parfüm ve kokulu ürün kullanımının yasaklanmasını talep ediyorlar.

 Greenpeace’in 2005’te yaptığı bir araştırmaya göre parfümler içinde zehirli kimyasallar bulundu: “Ftalat esterler ve sentetik misk” bunlardan bazıları. Her ne kadar bu kimyasallar koklandığı anda zehir etkisi yapmıyor olsa da etkileri kronik bir şekilde, yavaş yavaş vücudumuza zarar veriyor. Cilde sürülen parfüm, losyon gibi kokulu ürünler deri tarafından otuz dakika içinde tamamen emilerek doku ve organlara ulaşabiliyor, anne sütüne karışıyor ve bu sebepten bugün birçok bebek anne sütünden mahrum kalıyor. Kıyafet veya kumaş üzerine sıkılan parfümlerde veya kullanılan kokulu deterjanlarda durum daha tehlikeli. Çünkü koku içinde bulunan kimyasalları kumaştan çıkarmak neredeyse imkânsız.

Bir başka araştırma ise Washington Üniversitesi tarafından kullanımı yaygın 25 kokulu ürün üzerine yapıldı. Araştırmada her bir ürünün çevreye en az 17 çeşit zehirli kimyasal yaydığı bulundu. İncelenen ürünler içerisinde parfümler(alkolsüz esanslar da dahil), oda spreyleri, araç kokuları, deterjanlar, yumuşatıcılar, losyonlar, vücut bakım ürünleri ve şampuanlar mevcuttu.  Kokuların içinde bulunan bu kimyasallardan kimisi göğüs ve prostat kanseri riskini artırırken (sentetik östrojen ve androjen gibi), kimisi sperm kalitesini düşürüyor ve kısırlığa sebep oluyor (ftalatlar gibi)(4).  Patolojik bulgular kokulu ürün kullanan herkesin idrar tahlilinde bu kimyasalların var olduğunu gösteriyor. Daha korkuncu ise dünyaya yeni gelen her 10 bebekten 7’sinin idrar tahlillerinde de aynı kimyasallara rastlanıyor olması. Kokular anne karnındaki bebeğin cinsel gelişimini önemli ölçüde tehlikeye attığı gibi özellikle de erkek çocuklarda kadınsı davranışların görülmesine sebep oluyor.

Koku içinde bulunan kimyasalların zararları anlaşılmasıyla birlikte “organik” veya “doğal” kozmetik ürünler piyasaya sürülmeye başlandı. Ancak “organik” tanımının mevcut sektördeki standardı sandığımızdan çok farklı. Organik olduğunu iddia eden ürünlerle sıradan parfümlü ürünler içindeki kimyasallar araştırıldığında neredeyse hiçbir farklılık gözlenmemektedir. İçinde %1 oranında doğal yollarla elde edilmiş çiçek özü eklemeniz durumunda bir parfüme veya kokulu ürüne organik demeniz mümkün. Bu da içeriğindeki kimyasallardan göreceğiniz zararları asla azaltmıyor.

Kokuyu Algılama: Burun ve Beyin

indirKokuların vücuda girişi deri ve solunum yolu ile olmaktadır. Kokular deri yolu ile bütün vücut tarafından tamamen emilebilir ve kolayca hücrelere ulaşabilirler. Kokusu olan her şey öncelikle burun vasıtasıyla hiçbir engel ve süzgeç ile karşılaşmadan direk olarak beyine; koku alma soğancıklarına iletilir. Her bir sentetik koku molekülü ve kimyasalları beyinde yapboz parçalarının tamamlanması gibi özel alıcı hücrelere yerleşir.  Soğancıklar limbik sisteme bağlıdır. Limbik sistem kalp atışlarını, kan basıncını, nefes alıp vermeyi, hafızayı, stres düzeyini, hormon dengesini kontrol eden beynin hayati bölümlerini içine alan bir sistemdir.  Koku duyusu hiçbir yardımcı iletim mekanizmasına ihtiyaç duymadan ve beyin tarafından kontrol edilmeden direk olarak görevli sisteme ulaşan tek duyu organıdır. Diğer duyular ise uyarıları öncelikle beynin dağıtım merkezi olan thalamusa iletilir, kontrolden geçer ve daha sonra beyinin o duyudan sorumlu olan bölgelerine ulaştırılır.

Limbik sistemin yanı sıra kokular amgdalayı (duygusal hafıza), hipofiz bezini (psikolojik ve fizyolojik hormonları ürettiren merkez), hipotalamusu (cinsellik, tiroid ve büyüme gibi hormonları dengeleyen bölge) uyarır.

-Kokuların Yol Açtığı Hastalıklar

Doğal kokuların insan duygu durumunu pozitif yönde etkilediği konusunda birçok araştırma mevcuttur. Rahatlatan kokular, hafızayı güçlendirenler, ağrı dindirenler, mutluluk verenler… Ancak sentetik kokuların beyine verdiği ya da verebileceği zararlar hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz? Pozitif de olsa etkileri bu kadar kuvvetli olan kokuların hiçbir negatif etkisinin olmayacağını veya kötüye kullanılamayacağını düşünmek ne kadar mantıklı olurdu?

 Parfümler merkezi sinir sistemini; baş ağrısı, baş dönmesi, zihin bulanıklığı, hafıza kaybı gibi nörolojik rahatsızlıkları; unutkanlığı; kaygı, depresyon, panik atak, dikkat dağınıklığı ve duygu durum bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıkları tetikleyen nörotoksik kimyasallar içerir.

Aynı zamanda alerjiler, astım, sinüzit gibi solunum yolları ile ilgili rahatsızlıklara; spermde DNA bozulmalarına, kısırlık, doğum hasarları ve düşüklere, prostat  ve göğüs kanserine; hiper veya hipotiroid, anormal cinsel gelişimler gibi hormonal bozukluklara; böbrek, kalp, karaciğer, akciğer ve bağışıklık sistemi hasarlarına sebep olmaktadır.

 -Kokular ve Zihin/Davranış Kontrolü

Doğal kokular vücut dengesini ve sistemlerinin izin verdiği ölçüde insan beden ve ruhuna etkide bulunabilirken, sentetik kokuların güçlü etkisi iç dengeyi yok sayarak, düşman askerler gibi mekanizmamızı işgal eder.

Kokuların nörolojik etkilerinin oldukça farkında olan otoriteler toplumsal davranışları şekillendirmek için özel kokular üretirler. Bunların en masum ve bilinenleri iş ortamında kullanılan kokularla iş performansını yükseltmek, süpermarket ve alışveriş merkezlerinde satışları arttırmak, stresli ortamlarda insanları rahatlatmak veya cinsel isteği arttırmak amacı ile kullanılan kokulardır. Her ne kadar toplumun davranışını onların rızası olmadan, müspet yönde bile olsa değiştirmek, manipüle etmek etik dışı bir durum olsa bile günümüzde bu metot sıklıkla kullanılmaktadır.

Televizyonlarda, görsel basında veya bilboardlarda cazibeyi arttıran, insanı daha mutlu ve enerjik kılan veya daha iyi bir ebeveyn olmanızı sağlayan parfümlerin reklamlarını görmek mümkün. Aslına bakarsanız ilk görüşte bize masal gibi gelen reklamlardaki bu hikâyelerin aslı var. Günümüzde kokular ile insan davranış ve zihnine müdahale edilmeye, onu neredeyse baştan “yaratmaya” çalışılıyor. Bunu çok iyi bilen bilim adamı James V. Kohl insan feromonları üzerine yaptığı araştırmada kokulara karşı ne kadar kuvvetli tepkiler verileceğini ürettiği parfümlerle de kanıtlamış oldu. Bugün birçok büyük parfüm şirketi feromonlar kullanarak kadın ve erkeklere karşı cinsi etkileme ve istedikleri kişiye sahip olma vaatleri veriyor. Sadece koku yoluyla böyle etkilerin yaşanabilecek olması, düşünüldüğü zaman insanı gerçekten endişelendiriyor.

Bunlar kokuların bugün bildiğimiz, dışarıdan bakıldığında gerçekten olumlu görünen davranış ve zihin kontrolü yollarından bazıları. Peki ya bilmediklerimiz? Bilim dünyası geçmişte yaptığı hataları açık bir dille eleştirir. Bugün kokular üzerinden yapılanların ne boyutta olduğunu tam anlamıyla öğrendiğimiz zaman iş işten çoktan geçmiş olacak.

-Kokulu ürünler İçinde Kullanılan Bazı Kimyasallar ve Zararları

1-Alpha Hydroxide Acid

Kremlerde, kırışık gidericilerde bulunur. Cilt deformasyonunu arttırır ve yaşlanmayı hızlandırır.

2-Ammonia

Solunduğu takdirde zehir etkisi yapar. Göz ve cildi yakabilir ve kalıcı hasara yol açabilir.

3-Flouride

Diş macunlarında bulunur. Bağışıklık sistemini zayıflatır, diş lekelenmelerine sebep olur, anemi ve genetik deformasyonlara yol açar.

4-Formaldehyde

Kanserojendir.

5-Monosodium Glutamate

Kullanım alanı oldukça yaygındır. Özellikle şampuan, saç kremi, sabunlarda ve bazı yiyecek ve içeceklerde bulunur. Baş ağrısı, mide bulantısı, sinir sistemi ve üreme organlarına zarar verir. Kan basıncını yükseltir.

6-PABA (p-aminobenzoic acid)

Işığa duyarlılığa ve kontakt dermatite sebep olur.

7-Parabens

Petrol ürünüdür. Ürünlerin katılaşmasını engeller, sıvı halini korur. Kanserojendir. Oldukça tehlikelidirler. Pek çok kokulu kozmetikte mevcuttur.

8-Parfumes/Fragrances

Bileşenlerinde bulunan onlarca kimyasal mevcuttur. Baş ağrısı, baş dönmesi, tiroid problemleri, kısırlık, tansiyon dengesizliği, aşırı kilo alma gibi birçok rahatsızlığa sebep olur.

9-Ftalat

Parfüm, deodorantlarda, ojeler ve diğer kozmetik ürünlerinde bulunur. DNA mutasyonlarına, cinsel gelişim bozukluklarına ve hormonal dengesizliklere yol açar.

10-Problene Glycol

Petro Kimyasaldır. Özellikle deterjanlarda bulunur.

11-SLS (Sodium Lauryl Sulfate)

Her türlü kokulu vücut bakım ürünlerinde, şampuanlarda, diş macunlarında ve köpüren her türlü temizlik maddesinde kullanılır. Beyin ve karaciğer dokularına yerleşerek uzun süre kalır. Genetik deformasyonlara sebep olur, bağışıklık sistemini zayıflatır.

Yazar:  Sümeyra Merve Başyiğit / gidahareketi.org

43 Yanıt to “Kokuların Üzerimizdeki Etkileri Ve Zararları”

  1. Ahmet Says:

    Yav ben bu sene izine gittim 15 gun dayanamadim kactim.kendi aileme Bile birsey anlatamadim.kime zararlarini anlattiysam bana.davar gibi baktilar.Bende bu koku ve kimyasallarin magduruyum.kokular bilincli olarak belirli kesimler tarafindan pompalanan dehset bir projedir.mesele derindir.!!AMA sie tesekkur ederim kendimi nerdeyse paranoyak teshisi koyacaktim.selamlar

  2. Sevilay Says:

    Super bir yzi cok sagolun

  3. Meltem Bayrak Says:

    Kötü kokuları cinlerin ve şeytanların sevdiğini, güzel kokuların da melekleri davet ettiğini biliyor muydunuz? Evliyadan bir zat vardı, 100 yaşının üzerinde. Bir misafir geldiğinde hemen yeşil takkesini giyer ve güzel bir koku sürer ve gelen herkese de o kokudan ikram ederdi. Bence evham da İslami bir ahlak değil. Biraz da teslimiyetçi olmak gerekir. Abartıya kaçmayan koku haram değildir. Kokunun haram olmasıyla ilgili hiç bir ayet yok. Kimyager ve iş ortamlarında zararlı madde denetleyici bir arkadaşım var. İnsanlar doğal olan her şeyin zararsız olduğunu sanıyor diyor. Siyanür doğada bulunur, doğaldır. Karbon diyoksit de. Kapadokyanın taş evlerinde kullanılan taşlar doğadandır ama çok zararlıdır. Doğda zararlı ve zararsız her şey vardır. Kendinizi hepsinden korumanız imkanı yok diyor. Tüm bu çabalar ne adına? Daha çok yaşamak için mi? Kaç yol daha? Daha sağlıklı yaşamak için mi? Kaderinde varsa, başka bir sağlık problemi gelir seni bulur. Haram mı? Kadınların karşı cinsi tahrik edeceği koku haramdır. Ter kokusuyla adeta zulüm edeceği koku helal mi? Güzel kokular insan psikolojisini rahatlatıyor, aksi ise hırçınlaştırıyor. Bu, şeytan ve meleklerin kokulara rağbeti yüzündendir. Bu sırrı bilen kullanıyor, biz neden reddedelim? Abartılmadığı sürece bu kadar korumacılık da bana göre bir Müslümana yakışmaz. Biraz da Allah’a güvenmek ve rahat olmak gerekir. Kendi yaşamınızı çok doğal yaptınız diyelim, dünyayı nasıl değiştireceksiniz? Bu kadar hakimiyetçi bir yaklaşımın neresi İslami? Bu evhamın neresi imani? Kusura bakmayın ama bu doğal yaşam çılgınlığının da dozu kaçtı. Beşer kısmı böyleyiz, haddi aşmadan nerede duracağımızı bilmiyoruz. Kontrol delisine dönüveriyoruz.

  4. özlma Says:

    ibrahimsaraçoğlundan duydum yenice dediki kan taşı vardı ya hani traştan sonra kullanırlardı eskiden işte o eczanelerde satılıyormuş ve koltuk altına sürüldüğünde 1gün boyunca hiç koku olmuyormuş . paylaşmak istedim. sizlerde duymuş olabilirsiniz belkide.

  5. özlma Says:

    helal olsun toprak hanım ne demek, siz bilgillerinizi paylaşmışmışsınız tavsiyede bulunmuşsunuz ben 2 gün beklemişim çok mu:)allah razı olsun.teşekkür ederim. tabiki cahide hanım da teşekkür ederim bizleri aydınlattığı için her konuda.çok aşırı terlemem yok normal şekilde herkes gibi işte sanırım naturalive kurtarıcı olacak. herkese kolay gelsin.

  6. saime Says:

    Süper siniz sizi hayranlık la takip ediyorum. Almanya dan selamlar.i

  7. yusif2 Says:

    abla cevabin icin cok cok tesekkur edirem ayrica azari kardesimede tesekkurlar

  8. Sevdenur Says:

    Temizlik. Temizlik. Temizlik…
    Bu kadarını hiç bilmiyordum. Allah (c.c.) razı olsun ablam paylaşım için.
    Parfüm, yumuşatıcı vs. kokularla işimiz yoktur. Babam ve kardeşim arada hafif esans kullanır. Ben de evde bazen etkisi bir kaç saat süren esanslardan kullansam da dışarıya asla bu şekilde çıkmam. Ağır kokuları hiç kaldıramam. Hiç kullanmayalım daha güzel.
    Dışarıda, sokaktan size zıt yönden giden birisi metrelerce uzaklaşmıştır ama o parfüm veya sigara kokusu hâlâ kaybolmamıştır ya berbat bir şey bu ya

  9. Nilgün Says:

    Gerçekten güzel bir yazı.. Ben de bu konuyu baya araştırdım. Doğal yağlardan güzel kokular (lavanta esansı, gül yağı), nemlendirici kremler yapabilirsiniz. Kokulu deterjanlar yerine Cahide hanımın çamaşır ve bulaşık deterjanı tariflerini uyguluyorum, memnumum. Helal sitesinde de doğal, temiz ürünler mevcut. Bi ara parfüme merak salmıştı. Rüyamda üstüme parfüm yerine necaset sıktığımı görünce vazgeçtim. İstersek pek çok alternatif var..

  10. özlma Says:

    TOPRAK hanım tavsiye ettiğiniz ürün için teşekkür ederim inceledim güvenilir görünüyor gerçekten 3 gün etkilimi siz memnunmusunuz çünkü ben ersağında rolonunu almıştım günlük bile değil etkisi en fazla bir gün yani o paraya o etki yazık diye bir daha almamıştım cevabınızı merakla bekliyorum . umarım memnunsunuzdurda bizlerde kurtuluruz bu dertten çünkü zararlı olduğunu bile bile kullandığım tek şey bu ter kokusu önleyici ürünler.

    • Toprak Says:

      Hakkını helal et Özlma kardeşim. Ben gerçekten memnunum ve tavsiye ediyorum. Hani ne kadar terlediğinizi bilmiyorum ama yazdığı gibi etkili oluyor çok şükür…

  11. Toprak Says:

    Terlemeye karşı Naturalive’in stick deodorantını tavsiye ediyorum. Çok hafif bir kokusu var ve ter bezlerini tıkamıyor terliyorsunuz ama kötü kokmuyorsunuz yani. Helal belgesi de var ayrıca.
    İlk olarak geçen yıl almıştım, ikinciyi de bu yıl aldım. Tam 1 sene gitmedi sanırım ama 10 ay gitmiştir diye tahmin ediyorum. 17.50 gibi bir fiyatı var.
    Aynı markanın diş macunu da tavsiyemdir.

    Dışarı da üzerlerine parfüm şişesini boca eden insanlar yanımdan geçtiğin de inanın midem kalkıyor. Bir de tesettürlülerse daha da öfkeleniyorum. Elin adamları neden duysun kokumuzu bayanlar? Allahın her bir yasağında hikmet var artık buna teslim olalım…

  12. özlma Says:

    of of napıcaz ya hep bişeyler zararlı herşey zararlı ne biçim bi dünya olduk çıktık herşeyin ucu paraya dayanıyor buda bi sektör oldu ve insanların vazgeçilmezi oldu benim karşı apartmandaki komşum evinin kapısını camını açınca ta benim balkonada bir parfüm kokuları geliyor anlatamam temizlik maddesi yumuşatıcı kokusu sokaklara taşıyor ben anlıyorum camını açmış yine diye bu derece yani düşünün o evin içinde olduğunuzu. çocukları allerji hastası olmuş nedenini anlattım biliyorum doktorda dedi ama vazgeçemem napiim hastalıkları geçmiycekmiş zaten ne diye bırakayımki diyor!bir çamaşır assın balkonuna allahım bütün gün o sokaklar kokuyor aşırılığında daniskası yani evine 5 dakika kahve içmeye gitsem benim üstüme başımada siniyor bize gelse evime siniyor. küçük çocuğuna bile biyere giderken parfüm sıkıyor bol bol yazık yaa acıyorum aslında. zararları bende biliyorum ama şu rolondan vazgeçemiyorum yaaa. banyodan çıknca bile yarım saat sonra başlıyor ter bezlerimiz çalışmaya:) e buda önce beni rahatsız ediyor başkasına karşı hiç rahatsızlık vermek istemiyorum o bahsettiğiniz deotakta da aliminyum var gerçi hepsindede varda işte o madde tıkıyormuş ter bezlerini ve daha zararlı hale geliyormuş alın size fibrokistler kanserler bezeler falan filan…..artık bende bilmiyorum erk.an şamcı doğal rolon yapımı tarifi falan vermişti ama kaybettim o yazıyı vardı araştırsak internette ama yapmak zor geliyor bu kezde. vede dayanıksız oluyor tekrar hazırlamaktanda sıkılıyoruz. allah hepimizin sonunu hayır etsin inşallah…..(başınıda ya nediye böyle diyorsak hep hayır etsin..:D)

  13. misafir Says:

    Florida eğer fazla alinirsa bu etkiyi yapar eser miktarda ise vücut için faydalidir özellikle diş yapisini kuvvetlendirir ve erken dönem çürük lezyonlarini önler

  14. Serap Nimet Says:

    Şükür ki bu zamana kadar hiç parfüm kullanmadım. Genelde limon kolonyası parfümüm olur ( İnşallah onunda bir sakıncası yoktur). Kokularını hiç sevmem midem bulanır başım ağrır. Biz her şeyin abartısını severiz ya koku kullanırken de genelde öyle yaparlar sanki daha güzel koktuklarını sanırlar. 🙂 Bizleri bu konular hakkında da bilgilendirdiğiniz için teşekkürler Cahidecim.

    • Zahide* Says:

      SORU: Kolonya ile abdest ve namaz caiz midir? Alkol vb. durumdan sakıncalı olduğu söyleniyor.
      CEVAP: Kolonya ile abdestin bir ilgisi yoktur. Kolonya ile namazın bir ilgisi bulunabilir. O da şöyledir: Namazın şartlarından biri ‘necasetten taharettir.’ Yani, namaz kılan kişinin üstünde ve namaz kılacağı yerde necis bir şeyin bulunmamasıdır. Kolonyada alkol bulunduğundan, alkolün necis olduğunu söylemiş olan fukahaya göre kolonyadaki alkolden ötürü, kullanılan kolonya namaza manidir. Eğer kimyagerler, kolonyanın içindeki alkolün kullanımdan mesela iki üç dakika sonra uçtuğunu söylüyorlarsa ondan sonra kolonyanın namaza mani olması da söz konusu değildir şeklinde diyenler de olmuştur. En iyisi, kolonya kullandıktan sonra elleri yıkayıp namaza durmaktır. Daha huzurlu bir ibadet yapmış oluruz.
      Fetva Sahibi: Nureddin Yıldız (Soru-Cevap)

  15. Ummu Hamza Says:

    Konuyu koku kullanmakla kullanmamak arasında tercih olarak değil de yasaklanmış ortamlarda(kokumuzun namahreme ulaşacağı ortam ve mekanlar) şiddetle kaçınmak, tavsiye edilmiş veya müsade edilmiş ortamlarda da kullanmak olarak düşününce bir şeyler daha derli toplu ve yerli yerince oturuyor benim zihnimde.
    Dışarıda ter kokmamak ve parfüm şişesi üzerine dökülmüşcesine parfüm kokmak ya da ter kokusunu başka güzel kokuyla bastırmak aynı şeyler değil hepimiz biliyoruz. Bir mis kokulu çiçek gibi olmak var bir de kokusu olmamak veya kötü kokulu olmayan olmak var, e nerde ne yapalım? Evimizde eşimize veya gelen bayan misafirimize mis kokulu olalım ama dışarı çıkarken de kokumuzu evde bırakmayı bilelim. Ya da eve erkekli misafir geliyorsa kokumuzun onun da burnuna ulaşacağını bile bile aman canım ne ola… devamının bile kulağımıza fısıldanmasına müsade etmeden bi euzu besmele çekelim.:) ya dışarı çıkarken? vücut temizliğine dikkat etmek ter kokusunu en çok etkileyen en önemli şey, bu ihmal edilmezse bir de evden çıkmadan kokusu çok olmayan bir temizlik maddesi ile temizlik yapılırsa ne parfüme gerek kalır ne başka bir kokuya.
    Cahide abla işin sağlık yönünü ele almış; ben bazı yorumlar üzerine bunu eklemek istedim.

  16. Aynur Says:

    Allah razı olsun çok güzel bi yazı olmuş ama bu zararlı denilen şeylere karşı alternatiflerde sunulsa daha faydalı olur bence.Mesela çocukların temizliği,banyosu için çamaşırlar için koltuk altları için neler kullanılmalı.Alternatif ürünleri kullanıp bilen arkadaşlar varsa bizimlede paylaşırsa çok memnun oluruz.Allah’a emanet

    • Ummu Hamza Says:

      evladımın banyosu için yeşil defne sabunu ve helal bebe şampuanı kullanıyoruz kardeşim şampuan biraz pahalıydı fakat ona göre az kullanıyoruz en az 4-5 ay oldu yarıya gelmedi, bu gidişle rahat bir yıl yeter gibi

  17. dilruba Says:

    misk veya esans satın alıyoruz mesela onlardada bunlardan varmıdır ki ? mekke medine pazarından alıyorum ben mesela

  18. beyaz melek Says:

    Sukur parfum gibi kalici kokulari ailecek kullanmiyoruz bazen okadar abartili surunuyorlarki inanin genzim oldugu gibi yaniyor her seyin fazlasi zarar hanimlarin dikkat etmesi kadar erkeklerinde bu konuda duyarli olmalari sart musluman temiz olmali dis kiyafetiyle goruntusuyle ve kokusuyla yazin toplu tasima araclarina ter kokusundan oturulmuyor bir kova suyala temizligini yapabilicekken neden yapmiyorlar anlamis deilim 1bardak su altin dahi olsa cuma namazindan once gusul alin diyor peygamberimiz s.a.v temizlige ne kadar onem verdigini anlatiyor bu hadis serif temizlik konusunda annelere cok gorevler dusuyor selam ve dua ile kalin saglicakla

  19. sümeyye Says:

    Koltuk altina melisa cayi surunce ter kokusu olmuyor. Ter kokan insanlardan o kadar rahatsiz oluyorum ki bence insanlarin guzel koku surmesi lazim sonucta dogal kokular da var. Ne kadar dus alirsa alsin insan ter kokusunu onkeyici bir sey kullanmadigi surece ter kokar sonucta bu fizyolojik bir olay yok ben kokmam derse bence burnu cok iyi koku almiyordur

  20. yusif2 Says:

    cahida ablam sani cok seviyorum va surekli takib ediyorum bende sizlar gibi olmak istiyorum ama allah izn verirsa namaz kilmaq istiyorum allah icin yardimci olurmusun?onca nardan baslamaliyim?seni tanidiqdan sonra rabbima sukurlar olsun hayata bakis acim deyisdi.

    • Cahide Says:

      Çok sevindim canım kardeşim. Bu sorunu Azeri bir katdeşimize yönelttim. Şöyle cevap vermiş:

      Bacımıza tavsiyem telefonu android ise googleplay~de arama bölumune “buxari” ve ya “Sahih Muslim” ve ya “Hedislerle namaz” yazsın ve azerice olan programları yukleyib oxusun.Rasulullahın namazını Rasulullahın hedislerinden öyrensin.Azerice kitab almaq isteyirse o zaman 28mayda abu bakr mescidiyle uzbeuz “Ehli beyt”,”İxlas”,”Muslimshop” ve “burhan” magazalarına girsin28de metrodan çıxan kimi zaten kime sorsa hamı mescidin yerini tarif eder.Elmlerden de birbaşa avtobus gedir ora.))).İsteyini satici bacılara söylese hemen yardımcı olarlar ve istediyi her mövzuda {dini mövzuda} kitabları vererler inşeAllah.

  21. zeymuran Says:

    selamun aleykum araya bende gireyim dedim parfüm kokusunu sevmeyenlerdenim hanımlar arası oturmalarda kolonya türü hafif kullanırım tabiki dışarıya kokmayacak kadar az Kezban hanımın bahsettiği DEOTAK tan iki senedir alırım ve çok memnunum kokusuz ve terlemeyi önlemiyor sadece eczanelerde bulunuyor fiyatı 12 tl yaklaşık bir sene gidiyor ilgilenenlere duyrulur selametle

  22. fatmanur Says:

    Nevbahar hanim yasemin suyunu nereden temin edebilirim acaba?birde ithal parfumler 30Euro civarinda fiyatlari olan parfumlerimi kastediyorsunuz acaba?

  23. Mehtapabla Says:

    Öyle günlere kaldikki neye elimizi atsak elimizde kaliyor.Allah sonumuzu hayreyleye.Amin.

  24. arzu k Says:

    bende astım hastasıyım parfüm kokusundan tamamen tıkanıyorum toplu taşımalarda kapalı ortamlarda abartılı derecede parfüm kullanıyorlar birde ter kokusuyla karışınca hepten iğrenç bir koku oluyor

  25. Nevbahar Says:

    Erkan Topuz parfümü kesinlikle tenınıze dikkatine,kıyafetlerinize sıkıntı diyor.parfümü kadına haram olduğunu bilmeden önce her dışarı çıktığımda parfüm sürerdim.ne kadar cahilmisim. Prof.ibrahim saracoglu roll onların kansere neden olduğunu söyledi.onunyerine kol altına yasemin suyu sürün dedi.Ben parfümü çok severim.ithal parfumlerin zararlı olduğunu düşünmüyorum.bir şişe parfüme bir ton çiçek kullanılıyor.ama bu parfümler çok pahalı.benim düşüncem parfümü sıktığımızda akcigerlerimiz kokuyu sünger gibi çekiyor tabii sentetik parfumler

  26. fatmanur Says:

    Peygamberimizde guzel kokuyu severmis surekli kullanirmis.tamam ozaman belki bukadar kimyasal yoktu ama tek kimyasal parfumde degil,detetjanda kremde Vs..ayse hanim akasyanizin ciceginin yanmasinin tek sebebi parfum degil kullandiginiz telefon vs elektrikli malzemelerinde etkisi var.cinsel uyarici maksatli olmadiktan sonra evimde koku surmekte bi mahsur gormuyorum cunku maneviyat maksatli.

  27. kezban Says:

    sevgili cahide çok önemli bir konu açmışsın.ben yirmi yıldır deotak adlı bir krem kullanıyorum .temiz koltukaltına sürünce bir hafta süreyle ter kokutmuyor insanı.terlemeye engel olmuyor.bir tüpü oniki lira civarında. eczanelerden alıyorum.parfüm kullanmıyorum.eğer dışarı çıkmıyorsam gül esansı sürüyorum herkese sevgiler.

  28. Zuzi&Momi Says:

    Benim eşimin evdeki tek hassasiyeti havlular kıyafetler miss gibi yumuşatıcı kokmalı. 2 kişi olmamıza rağmen havluyu bir kaç güne bir değiştiriyorum kokusu uçtu diye. Alternatif ne yapabilirim ki ben kıyafetlerin güzel kokulu kalması için. Üstteki yazılanları okuduğum için bile bile kullanasım gelmez artık benim yumuşatıcıları..

    • Cahide Says:

      Eşine bu yazıyı okutmanı tavsiye ederim. Kokuların bir bağımlılık olduğunu düşünüyorum.

    • burcu Says:

      benim eşimde sizinkiyle ayni.ben havluların çarçafların arasına sabun katıyorum dolabın içinde mis gibi kokuyor.birde aktardan lavanta yağı aldım onuda havlulara damlatıyorum harika kokuyor

  29. ayşe Says:

    Kırk ikindi yağmurları yağıyordu bu vakitler. Seyrine de kokusuna da doyum olmazdı hani…
    Neredeyse hazirana gelmiş olmamıza rağmen, iki gündür şiddetli fırtına çıkıyor, dolu yağıyor. Akasyamın yaprakları çok fena acıdı. Artık yazlar yaz değil, kışlar kış değil. Denge bozuldu, Hıhı, küresel ısınma falan öyle şeyler yüzünden değil.
    Dedorant, parfüm, koku vs sevenler; akasyamın yapraklarını deldiğiniz için size kızgınım, bir de üzgünüm.

  30. Sultan Says:

    migren hastası olduğum için her türlü özellikle de ağır parfüm kokuları başımı ağrıtır.toplu taşıma araçların da burnumu kapatmak zorun da kalırım.parfüm şişesini üzerine boca edenler yüzünden zor durumda kalırım hep 😦 kadınlı ,erkekli…:=( Rabbim ıslah etsin amin…

  31. arzu Says:

    Pes diyorum okadar nasıl bir Dünya’da var olmuşuz Allah bizlere yardım etsin.. Sürdüğümüz kokudan tutta hergün hiç düşünmeden dinlediğimiz müziğe kadar her şey bize karşı….

    • fatmanur Says:

      Arzucugum herseyi yerinde kullaninca hicbirsey bize karsi degil, mesela ben peygamberimizin hayatindan kissalar dinlerken mesela siyertv,parfum suruyorum, kansere karsi hiiiic korkmuyorum allahin izniyle.siyer bitincede biraz sevdigim melodilerden dinliyorum yani muzik tabi uygunsuz soz olmayanlardan, allahima peygamberime sevgim artiyor,icinde allah sevgisi olunca hersey bir baska guzellesiyor,hersey onu anlatiyor, gorene tabiki…


Sultan için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: