Kokuların Üzerimizdeki Etkileri Ve Zararları

14029062198_093d404c1a_zKimimiz parfümleri çok seviyor, sıkmadan duramıyor, kimimizse bu kokulara tahammül edemiyoruz.  Sokağa çıktığımız zaman yanımızdan geçen ve metrelerce uzaklaştığı halde kokularını duymaya devam ettiğimiz kişiler toplumun çoğunluğunu teşkil ediyor. Ter kokuları, sigara kokuları ne kadar rahatsız ediciyse, bir sokağı, bir otobüsü dolduracak kadar fazla sıkılan parfüm kokularıda o kadar rahatsız edici.

Müslümana düşen özellikle yaz günlerinde sık sık banyo yapmak, beden temizliğine dikkat ederek kul hakkına girmekten kaçınmaktır. Kadınların sokağa çıkarken koku sürmeleri Hadis-i şeriflerle kesin olarak yasaklanmıştır. Hatta bir kadının kokusunu başka erkeklere duyurması, bir çeşit zina olarak kabul edilmiştir. Çünkü bazı kokular, hele ki parfüm kokuları, şehevi duyguları harekete geçiren kimyasallar içerir.

Bunun yanında erkeklerin de yoğun, ağır ve rahatsız edici kokulardan kaçınması gerektiğine inanıyorum.

Dünyada yankı uyandırmasına rağmen ülkemizde yeteri kadar tanınmayan, insan sağlığını ve neslini bu kadar tehlikeye atan ve 2007 yılında American Contact Dermatitis Topluluğu tarafından “en alerjen etken” ödülüne layık görülen kokular hakkında aşağıda ilginç ve önemli bilgiler bulacaksınız. 

Kokular zihinsel yapımızı ve davranışlarımızı etkiler

Parfümlerden, deterjanlara, kıyafetlerden, gündelik eşyalara kadar her alanımızı saran kokularla bilinç altımızı ve zihnimizi yönetiyorlar. Cinselliğin artışına da neden olan kokularla aynı zamanda farklı hastalıklara da davetiye çıkarılıyor.

Vücudumuza sürdüğümüz, kıyafetlerimizi yıkadığımız kendileri ile temizlendiğimizi düşündüğümüz ürünlerin içinde bulunan kokulu kimyasalların zararı olmadığından ne kadar eminiz? Son yıllarda yapılan araştırmalarla sentetik kokuların insan sağlığına verdiği zararlar tespit edilmeye başlandı. Ne var ki kozmetik sektörünün ve kokuların kimyasal bileşenleri ile ilgili dünyanın hemen hemen hiçbir yerinde yasal bir düzenleme mevcut değil. Resmi organların bu konudaki duyarsızlığının yanında Avrupa ve Amerika’da kokuların kontrolsüz kullanımına karşı birçok sivil çalışma yürütülmekte.13_05_2014_13_51_31_3427411

-Kokunun tarihçesi

Kokunun tarihi insanoğlunun yaratılışı kadar eskiye dayanır. Kokunun sağlık ve kozmetik alanlarda kullanılmaya başlanması da yine oldukça uzun bir geçmişe sahip. Antropologlar ilk insanın kokuyu ağaç zamk ve reçinelerini yakarak elde ettiğini belirtiyorlar.

İnsan duyguları, ruhu ve hatta kimyası üzerine etkileri anlaşıldıkça koku bir tedavi metodu olarak tıbbi amaçlarla kullanılmaya başlandı. Örneğin Mısır’da kullanılan “kyphi” hipnoz edici, uyku getirici, kaygı giderici ve astımı tedavi edici olarak kullanılmaktaydı.  Bu özelliklerinden ötürü kokular aynı zamanda dini ayinlerin de önemli bir parçasıydı.

  1. yüzyılda Romalıların koku veren maddeler ve bitkilerin ticaretine başlamaları ile koku bugünkü merkezi olan Fransa’ya kadar ulaştı. İlk defa 1867’de Paris’te uluslar arası sergide kokular tıbbi amaç dışında halka sunuldu. Böylece bağımsız bir “kozmetik” sektörü oluştu. Yine Fransa’da, 1868’de, ilk “sentetik” kokular üretilmeye başlandı. Böylece kokunun tıbbi ve dini amaçlar dışında kullanıldığı yeni bir sayfa açılmış oluyordu.

-Bugünkü kokular ve İçerikleri

Kozmetik sektörünün dünya üzerinde yaygınlaşması oldukça hızlı oldu. Ayrıca kullanım alanları da genişledi. Parfüm ve vücut bakım ürünlerinin yanı sıra kokular deterjanlarda, oyuncaklarda ve hatta son teknolojiyle kumaşlarda dahi kullanılmaya başlandı. Kullanım alanı yaygınlaştıkça sentetik kokuların üretimi üzerine duyulan merak da arttı. Sentetik kokuların içeriği neydi, hangi kimyasallar kullanılmaktaydı, sağlık için tehlikeleri var mıydı, sentetik koku nasıl elde edilmekteydi?

Bugün yapılan araştırmalar durumun hiç de iç açıcı olmadığını kanıtlamış durumda. Birçoğumuz hala bugünkü kokuların yüzyıllar önce çiçeklerden veya misk geyiğinden elde edilen doğal kokular kadar masum olduğunu düşünsek de gerçek bundan çok farklı. Bugün çiçek, bitki ve misk kokuları nano teknolojik yöntemlerle elde edilmektedir. Nanoteknoloji ise başlı başına incelenmesi ve üzerinde konuşulması gereken ayrı bir konudur. Doğal kokular kısa sürede etkisini kaybederken bugünkü kokular etkilerini aylarca sürdürmekteler. Parfüm ve kokulu ürünlerin içinde bulunan birçok kimyasalın sigara dumanında bulunan kimyasallar ile aynı olduğunu, parfümlerin %95 oranında ham petrolden üretildiğini, üretiminde sentetik cinsel hormonlar (feromonlar) kullanıldığını artık biliyoruz. Avrupa’da yeşil çevreler şu anda sigara içilmeyen alanlar olduğu gibi kokuların zararlarına pasif olarak maruz kalmayı engellemek için parfümsüz alan oluşturma (fragrance free rooms) çalışmaları düzenliyor.  Duyarlı gruplar okullarda, iş yerlerinde ve kapalı alanlarda parfüm ve kokulu ürün kullanımının yasaklanmasını talep ediyorlar.

 Greenpeace’in 2005’te yaptığı bir araştırmaya göre parfümler içinde zehirli kimyasallar bulundu: “Ftalat esterler ve sentetik misk” bunlardan bazıları. Her ne kadar bu kimyasallar koklandığı anda zehir etkisi yapmıyor olsa da etkileri kronik bir şekilde, yavaş yavaş vücudumuza zarar veriyor. Cilde sürülen parfüm, losyon gibi kokulu ürünler deri tarafından otuz dakika içinde tamamen emilerek doku ve organlara ulaşabiliyor, anne sütüne karışıyor ve bu sebepten bugün birçok bebek anne sütünden mahrum kalıyor. Kıyafet veya kumaş üzerine sıkılan parfümlerde veya kullanılan kokulu deterjanlarda durum daha tehlikeli. Çünkü koku içinde bulunan kimyasalları kumaştan çıkarmak neredeyse imkânsız.

Bir başka araştırma ise Washington Üniversitesi tarafından kullanımı yaygın 25 kokulu ürün üzerine yapıldı. Araştırmada her bir ürünün çevreye en az 17 çeşit zehirli kimyasal yaydığı bulundu. İncelenen ürünler içerisinde parfümler(alkolsüz esanslar da dahil), oda spreyleri, araç kokuları, deterjanlar, yumuşatıcılar, losyonlar, vücut bakım ürünleri ve şampuanlar mevcuttu.  Kokuların içinde bulunan bu kimyasallardan kimisi göğüs ve prostat kanseri riskini artırırken (sentetik östrojen ve androjen gibi), kimisi sperm kalitesini düşürüyor ve kısırlığa sebep oluyor (ftalatlar gibi)(4).  Patolojik bulgular kokulu ürün kullanan herkesin idrar tahlilinde bu kimyasalların var olduğunu gösteriyor. Daha korkuncu ise dünyaya yeni gelen her 10 bebekten 7’sinin idrar tahlillerinde de aynı kimyasallara rastlanıyor olması. Kokular anne karnındaki bebeğin cinsel gelişimini önemli ölçüde tehlikeye attığı gibi özellikle de erkek çocuklarda kadınsı davranışların görülmesine sebep oluyor.

Koku içinde bulunan kimyasalların zararları anlaşılmasıyla birlikte “organik” veya “doğal” kozmetik ürünler piyasaya sürülmeye başlandı. Ancak “organik” tanımının mevcut sektördeki standardı sandığımızdan çok farklı. Organik olduğunu iddia eden ürünlerle sıradan parfümlü ürünler içindeki kimyasallar araştırıldığında neredeyse hiçbir farklılık gözlenmemektedir. İçinde %1 oranında doğal yollarla elde edilmiş çiçek özü eklemeniz durumunda bir parfüme veya kokulu ürüne organik demeniz mümkün. Bu da içeriğindeki kimyasallardan göreceğiniz zararları asla azaltmıyor.

Kokuyu Algılama: Burun ve Beyin

indirKokuların vücuda girişi deri ve solunum yolu ile olmaktadır. Kokular deri yolu ile bütün vücut tarafından tamamen emilebilir ve kolayca hücrelere ulaşabilirler. Kokusu olan her şey öncelikle burun vasıtasıyla hiçbir engel ve süzgeç ile karşılaşmadan direk olarak beyine; koku alma soğancıklarına iletilir. Her bir sentetik koku molekülü ve kimyasalları beyinde yapboz parçalarının tamamlanması gibi özel alıcı hücrelere yerleşir.  Soğancıklar limbik sisteme bağlıdır. Limbik sistem kalp atışlarını, kan basıncını, nefes alıp vermeyi, hafızayı, stres düzeyini, hormon dengesini kontrol eden beynin hayati bölümlerini içine alan bir sistemdir.  Koku duyusu hiçbir yardımcı iletim mekanizmasına ihtiyaç duymadan ve beyin tarafından kontrol edilmeden direk olarak görevli sisteme ulaşan tek duyu organıdır. Diğer duyular ise uyarıları öncelikle beynin dağıtım merkezi olan thalamusa iletilir, kontrolden geçer ve daha sonra beyinin o duyudan sorumlu olan bölgelerine ulaştırılır.

Limbik sistemin yanı sıra kokular amgdalayı (duygusal hafıza), hipofiz bezini (psikolojik ve fizyolojik hormonları ürettiren merkez), hipotalamusu (cinsellik, tiroid ve büyüme gibi hormonları dengeleyen bölge) uyarır.

-Kokuların Yol Açtığı Hastalıklar

Doğal kokuların insan duygu durumunu pozitif yönde etkilediği konusunda birçok araştırma mevcuttur. Rahatlatan kokular, hafızayı güçlendirenler, ağrı dindirenler, mutluluk verenler… Ancak sentetik kokuların beyine verdiği ya da verebileceği zararlar hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz? Pozitif de olsa etkileri bu kadar kuvvetli olan kokuların hiçbir negatif etkisinin olmayacağını veya kötüye kullanılamayacağını düşünmek ne kadar mantıklı olurdu?

 Parfümler merkezi sinir sistemini; baş ağrısı, baş dönmesi, zihin bulanıklığı, hafıza kaybı gibi nörolojik rahatsızlıkları; unutkanlığı; kaygı, depresyon, panik atak, dikkat dağınıklığı ve duygu durum bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıkları tetikleyen nörotoksik kimyasallar içerir.

Aynı zamanda alerjiler, astım, sinüzit gibi solunum yolları ile ilgili rahatsızlıklara; spermde DNA bozulmalarına, kısırlık, doğum hasarları ve düşüklere, prostat  ve göğüs kanserine; hiper veya hipotiroid, anormal cinsel gelişimler gibi hormonal bozukluklara; böbrek, kalp, karaciğer, akciğer ve bağışıklık sistemi hasarlarına sebep olmaktadır.

 -Kokular ve Zihin/Davranış Kontrolü

Doğal kokular vücut dengesini ve sistemlerinin izin verdiği ölçüde insan beden ve ruhuna etkide bulunabilirken, sentetik kokuların güçlü etkisi iç dengeyi yok sayarak, düşman askerler gibi mekanizmamızı işgal eder.

Kokuların nörolojik etkilerinin oldukça farkında olan otoriteler toplumsal davranışları şekillendirmek için özel kokular üretirler. Bunların en masum ve bilinenleri iş ortamında kullanılan kokularla iş performansını yükseltmek, süpermarket ve alışveriş merkezlerinde satışları arttırmak, stresli ortamlarda insanları rahatlatmak veya cinsel isteği arttırmak amacı ile kullanılan kokulardır. Her ne kadar toplumun davranışını onların rızası olmadan, müspet yönde bile olsa değiştirmek, manipüle etmek etik dışı bir durum olsa bile günümüzde bu metot sıklıkla kullanılmaktadır.

Televizyonlarda, görsel basında veya bilboardlarda cazibeyi arttıran, insanı daha mutlu ve enerjik kılan veya daha iyi bir ebeveyn olmanızı sağlayan parfümlerin reklamlarını görmek mümkün. Aslına bakarsanız ilk görüşte bize masal gibi gelen reklamlardaki bu hikâyelerin aslı var. Günümüzde kokular ile insan davranış ve zihnine müdahale edilmeye, onu neredeyse baştan “yaratmaya” çalışılıyor. Bunu çok iyi bilen bilim adamı James V. Kohl insan feromonları üzerine yaptığı araştırmada kokulara karşı ne kadar kuvvetli tepkiler verileceğini ürettiği parfümlerle de kanıtlamış oldu. Bugün birçok büyük parfüm şirketi feromonlar kullanarak kadın ve erkeklere karşı cinsi etkileme ve istedikleri kişiye sahip olma vaatleri veriyor. Sadece koku yoluyla böyle etkilerin yaşanabilecek olması, düşünüldüğü zaman insanı gerçekten endişelendiriyor.

Bunlar kokuların bugün bildiğimiz, dışarıdan bakıldığında gerçekten olumlu görünen davranış ve zihin kontrolü yollarından bazıları. Peki ya bilmediklerimiz? Bilim dünyası geçmişte yaptığı hataları açık bir dille eleştirir. Bugün kokular üzerinden yapılanların ne boyutta olduğunu tam anlamıyla öğrendiğimiz zaman iş işten çoktan geçmiş olacak.

-Kokulu ürünler İçinde Kullanılan Bazı Kimyasallar ve Zararları

1-Alpha Hydroxide Acid

Kremlerde, kırışık gidericilerde bulunur. Cilt deformasyonunu arttırır ve yaşlanmayı hızlandırır.

2-Ammonia

Solunduğu takdirde zehir etkisi yapar. Göz ve cildi yakabilir ve kalıcı hasara yol açabilir.

3-Flouride

Diş macunlarında bulunur. Bağışıklık sistemini zayıflatır, diş lekelenmelerine sebep olur, anemi ve genetik deformasyonlara yol açar.

4-Formaldehyde

Kanserojendir.

5-Monosodium Glutamate

Kullanım alanı oldukça yaygındır. Özellikle şampuan, saç kremi, sabunlarda ve bazı yiyecek ve içeceklerde bulunur. Baş ağrısı, mide bulantısı, sinir sistemi ve üreme organlarına zarar verir. Kan basıncını yükseltir.

6-PABA (p-aminobenzoic acid)

Işığa duyarlılığa ve kontakt dermatite sebep olur.

7-Parabens

Petrol ürünüdür. Ürünlerin katılaşmasını engeller, sıvı halini korur. Kanserojendir. Oldukça tehlikelidirler. Pek çok kokulu kozmetikte mevcuttur.

8-Parfumes/Fragrances

Bileşenlerinde bulunan onlarca kimyasal mevcuttur. Baş ağrısı, baş dönmesi, tiroid problemleri, kısırlık, tansiyon dengesizliği, aşırı kilo alma gibi birçok rahatsızlığa sebep olur.

9-Ftalat

Parfüm, deodorantlarda, ojeler ve diğer kozmetik ürünlerinde bulunur. DNA mutasyonlarına, cinsel gelişim bozukluklarına ve hormonal dengesizliklere yol açar.

10-Problene Glycol

Petro Kimyasaldır. Özellikle deterjanlarda bulunur.

11-SLS (Sodium Lauryl Sulfate)

Her türlü kokulu vücut bakım ürünlerinde, şampuanlarda, diş macunlarında ve köpüren her türlü temizlik maddesinde kullanılır. Beyin ve karaciğer dokularına yerleşerek uzun süre kalır. Genetik deformasyonlara sebep olur, bağışıklık sistemini zayıflatır.

Yazar:  Sümeyra Merve Başyiğit / gidahareketi.org

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. Yav ben bu sene izine gittim 15 gun dayanamadim kactim.kendi aileme Bile birsey anlatamadim.kime zararlarini anlattiysam bana.davar gibi baktilar.Bende bu koku ve kimyasallarin magduruyum.kokular bilincli olarak belirli kesimler tarafindan pompalanan dehset bir projedir.mesele derindir.!!AMA sie tesekkur ederim kendimi nerdeyse paranoyak teshisi koyacaktim.selamlar

  2. Sevilay says:

    Super bir yzi cok sagolun

  3. Meltem Bayrak says:

    Kötü kokuları cinlerin ve şeytanların sevdiğini, güzel kokuların da melekleri davet ettiğini biliyor muydunuz? Evliyadan bir zat vardı, 100 yaşının üzerinde. Bir misafir geldiğinde hemen yeşil takkesini giyer ve güzel bir koku sürer ve gelen herkese de o kokudan ikram ederdi. Bence evham da İslami bir ahlak değil. Biraz da teslimiyetçi olmak gerekir. Abartıya kaçmayan koku haram değildir. Kokunun haram olmasıyla ilgili hiç bir ayet yok. Kimyager ve iş ortamlarında zararlı madde denetleyici bir arkadaşım var. İnsanlar doğal olan her şeyin zararsız olduğunu sanıyor diyor. Siyanür doğada bulunur, doğaldır. Karbon diyoksit de. Kapadokyanın taş evlerinde kullanılan taşlar doğadandır ama çok zararlıdır. Doğda zararlı ve zararsız her şey vardır. Kendinizi hepsinden korumanız imkanı yok diyor. Tüm bu çabalar ne adına? Daha çok yaşamak için mi? Kaç yol daha? Daha sağlıklı yaşamak için mi? Kaderinde varsa, başka bir sağlık problemi gelir seni bulur. Haram mı? Kadınların karşı cinsi tahrik edeceği koku haramdır. Ter kokusuyla adeta zulüm edeceği koku helal mi? Güzel kokular insan psikolojisini rahatlatıyor, aksi ise hırçınlaştırıyor. Bu, şeytan ve meleklerin kokulara rağbeti yüzündendir. Bu sırrı bilen kullanıyor, biz neden reddedelim? Abartılmadığı sürece bu kadar korumacılık da bana göre bir Müslümana yakışmaz. Biraz da Allah’a güvenmek ve rahat olmak gerekir. Kendi yaşamınızı çok doğal yaptınız diyelim, dünyayı nasıl değiştireceksiniz? Bu kadar hakimiyetçi bir yaklaşımın neresi İslami? Bu evhamın neresi imani? Kusura bakmayın ama bu doğal yaşam çılgınlığının da dozu kaçtı. Beşer kısmı böyleyiz, haddi aşmadan nerede duracağımızı bilmiyoruz. Kontrol delisine dönüveriyoruz.

  4. ibrahimsaraçoğlundan duydum yenice dediki kan taşı vardı ya hani traştan sonra kullanırlardı eskiden işte o eczanelerde satılıyormuş ve koltuk altına sürüldüğünde 1gün boyunca hiç koku olmuyormuş . paylaşmak istedim. sizlerde duymuş olabilirsiniz belkide.

  5. helal olsun toprak hanım ne demek, siz bilgillerinizi paylaşmışmışsınız tavsiyede bulunmuşsunuz ben 2 gün beklemişim çok mu:)allah razı olsun.teşekkür ederim. tabiki cahide hanım da teşekkür ederim bizleri aydınlattığı için her konuda.çok aşırı terlemem yok normal şekilde herkes gibi işte sanırım naturalive kurtarıcı olacak. herkese kolay gelsin.

  6. Süper siniz sizi hayranlık la takip ediyorum. Almanya dan selamlar.i

  7. abla cevabin icin cok cok tesekkur edirem ayrica azari kardesimede tesekkurlar

  8. Sevdenur says:

    Temizlik. Temizlik. Temizlik…
    Bu kadarını hiç bilmiyordum. Allah (c.c.) razı olsun ablam paylaşım için.
    Parfüm, yumuşatıcı vs. kokularla işimiz yoktur. Babam ve kardeşim arada hafif esans kullanır. Ben de evde bazen etkisi bir kaç saat süren esanslardan kullansam da dışarıya asla bu şekilde çıkmam. Ağır kokuları hiç kaldıramam. Hiç kullanmayalım daha güzel.
    Dışarıda, sokaktan size zıt yönden giden birisi metrelerce uzaklaşmıştır ama o parfüm veya sigara kokusu hâlâ kaybolmamıştır ya berbat bir şey bu ya

    1. Sigara içenlerin yanından geçerken nefesimi tutuyorum.O yerden uzaklaşlaşınca tekrar nefes alıyorum..

      1. Sevdenur says:

        Ben de mi o şekil yapsam ki 😕 Ne kadar dayanabilirsem deneyim.

  9. Gerçekten güzel bir yazı.. Ben de bu konuyu baya araştırdım. Doğal yağlardan güzel kokular (lavanta esansı, gül yağı), nemlendirici kremler yapabilirsiniz. Kokulu deterjanlar yerine Cahide hanımın çamaşır ve bulaşık deterjanı tariflerini uyguluyorum, memnumum. Helal sitesinde de doğal, temiz ürünler mevcut. Bi ara parfüme merak salmıştı. Rüyamda üstüme parfüm yerine necaset sıktığımı görünce vazgeçtim. İstersek pek çok alternatif var..

  10. TOPRAK hanım tavsiye ettiğiniz ürün için teşekkür ederim inceledim güvenilir görünüyor gerçekten 3 gün etkilimi siz memnunmusunuz çünkü ben ersağında rolonunu almıştım günlük bile değil etkisi en fazla bir gün yani o paraya o etki yazık diye bir daha almamıştım cevabınızı merakla bekliyorum . umarım memnunsunuzdurda bizlerde kurtuluruz bu dertten çünkü zararlı olduğunu bile bile kullandığım tek şey bu ter kokusu önleyici ürünler.

    1. Hakkını helal et Özlma kardeşim. Ben gerçekten memnunum ve tavsiye ediyorum. Hani ne kadar terlediğinizi bilmiyorum ama yazdığı gibi etkili oluyor çok şükür…

  11. Terlemeye karşı Naturalive’in stick deodorantını tavsiye ediyorum. Çok hafif bir kokusu var ve ter bezlerini tıkamıyor terliyorsunuz ama kötü kokmuyorsunuz yani. Helal belgesi de var ayrıca.
    İlk olarak geçen yıl almıştım, ikinciyi de bu yıl aldım. Tam 1 sene gitmedi sanırım ama 10 ay gitmiştir diye tahmin ediyorum. 17.50 gibi bir fiyatı var.
    Aynı markanın diş macunu da tavsiyemdir.

    Dışarı da üzerlerine parfüm şişesini boca eden insanlar yanımdan geçtiğin de inanın midem kalkıyor. Bir de tesettürlülerse daha da öfkeleniyorum. Elin adamları neden duysun kokumuzu bayanlar? Allahın her bir yasağında hikmet var artık buna teslim olalım…

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: