Kokoshabla_com_ad_banner

Allah Kişi İle Kalbi Arasına Girer

14051881700_80fcda8665_z

Allah Kişi İle Kalbi Arasına Girer (Ayşe’nin yazısı)

Bismillâhirrahmânirrahîm

Ey imân edenler! Allah ve Peygamberi, hayat veren şeylere sizi davet ettiğinde icabet edin. Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer ve sonunda hepiniz O’nun huzurunda haşrolunacaksınız. (Enfal, 24)

..

Camide tanışıyoruz onunla, yetmiş yaşlarında pamuk yüzlü bir hanım, eşi vefat ettiğinden beri ördüğü patikleri satarak geçiniyormuş, anlatıyor uzun uzun.  Her Pazar evinden çıkıp, kilometrelerce yürüyor camideki tefsir sohbeti için. Sürekli aynı duayı seslendiriyor: “Ben malı mülkü napayım kızım, hayat verdi, yaşadım, artık Rabbimden bir tek hayırlı ölüm isterim. Allah hayırlı ölüm nasip etsin, teneşir güzelliği versin bize. Âmin diyorum duasına, Allah hayırlı ölüm nasip etsin, teneşir güzelliği versin bize.

Bir başkası, yatağında sürekli ağlıyormuş, öyle söylüyor hemşire hanım. Kalp krizi geçirdiğini düşünmüş, 112 yle getirmişler, kalp krizi geçirmediğini öğrenmiş, ondan ağlıyormuş. Sebebini soruyoruz, oğlu ve eşi kanserden ölmüş bir ay arayla, yıllardır yalnızmış, anlatamayacak kadar yorgun bakıyor yüzümüze. Kriz geçirmediğine göre onlara kavuşamayacağını düşünüp, üzülmüş. Konuştukça, elinde, kolunda, bağrında duran lekeleri gösteriyor. Ne olduklarına bakarken, yüzüme bakıyor, “Merak etme evladım, onlar kötü bir şey değil. Ölüm gülü derler bizde, yaşlanınca açtılar hep, oğluma kavuşurum yakında değil mi?” Ölüm gülü diyorlarmış, kitaplarda hiç yazmıyor böyle.

Bir diğerine, artık son evrede olduğunu açıklıyoruz, genç de olunca kelimeleri seçmek daha bir zor. Oysa o hazır çoktan, içimizi titreten bir cümleyle karşılıyor verdiğimiz haberi. Hep başkaları ölünce uzaktan uzağa kurduğumuz malum cümleyi bu kez kendisi için kuruyor, “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn. “ Namazını hiç aksatmamış çocukluğundan beri, öyle söylüyor.

Küçücük bir çocuk neden namaz kıldığımızı soruyor, biraz da mahcup, kafasına takılmış belli.

-“Acıkınca ne yapıyorsun” diyorum.  Soruyu bilmenin gururuyla cevap veriyor,

-“Yemek yiyorum, patates yiyorum, yumurta yiyorum, sonra tost, peynirrr…”

-“Peki, neden yemek yiyorsun, yemek yemezsen ne olur yani mesela?” Düşünüyor usulca, cevabı verirken bildiğine emin, “Önce zayıflarım, zayıflarım, güçsüz olurum sonra ölürüm dedem gibi di mi?”

-“Hıhı, işte namaz da ruhumuz için. Eğer kılmazsak, ruhumuz da zayıflar, zayıflar, güçsüzleşir. Seni, beni ve bizim için patatesi, yumurtayı, peyniri ve daha bir çok şeyi yaratan Rabbimize teşekkür etmez, O’nu dinlemezsek; mesela namaz kılmazsak ruhumuzu öldürmüş gibi oluruz.”

-“Hmm, o zaman kalbimiz de üzülür hem di mi?”

-“Hıhı, kalbimiz de üzülür.” Duruyor.

-“Aklıma fikir geldi” diyor heyecanla.“O  zamaaan, ben de namaz kılacağım bundan sonra!”

İftar için ezanı bekliyoruz, günler uzun, açlık ve susuzluk bedenimizde yer bulunca; hayat denen şeyin sadece etten ve kemikten ve bir tutam nefesten ibaret olmadığını hissediyoruz. Saatlere vakti düşüyor akşamın. Camiden şehrin sokaklarını dolduran bir ses yükseliyor, dünyanın en güzel davetiyesi bu. “Cami kapısını araladığımız kocaman bir zarf sanki” diyorum, “içine kalbimizi koyunca doluyor”. Ses bizi felaha ve namaza davet ediyor. Hayat bulmaya. Kimimiz sürekli duyup da duymazlıktan geldiği için, artık işitmez olmuş onu. “Kalpleri de üzgündür bundan heralde” diye geçiyor içimden. Ezan “La ilahe İllallah” deyip bitince, önce bir bardak su içip, namaza duruyoruz. Önce farz, çünkü kıyamet, çünkü akşam kopacak, sonra nasipse sünnet. Namazdan sonra, zaten tok oturduğumuz sofrayı bir tabak yemek, biraz ekmek doldurmaya yetiyor. Elhamdulillah diyor, tabağını sünnetlemek için bir parça ekmek daha koparıyor ve ekliyor : “O böyle yapardı. O’na selam olsun.” Sık sık böyle söylüyor her işinde, “O böyle yapardı, rahmet O’nun üzerine olsun.”

Ey imân edenler! Allah ve Peygamberi, hayat veren şeye sizi davet ettiğinde icabet edin. Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer ve sonunda (dirilip) hepiniz O’nun huzurunda biraraya getirilip toplanacaksınız/haşrolunacaksınız.

Tekrar okuyorum, hüküm kesin. “Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer.” Kul yeter ki kulluğunu bilip, canını O’nda arasın, kalbini O’nun emrine teslim etsin, yeter ki secdesine hürmet etsin… O’nun tutmadığı kalp, O’na kulluk etmeye yanaşmayan insan, davet edildiği hayra icabet etmeyen kişi, isyan ve küfr rüzgârında savrulup duruyor, içinden hayatın çekip alındığı kuru yapraklar gibi.  “Bir adım atmak yeter” diyorum önümüzdeki vakti beklerken, şu hadis-i kutsi yine hatrıma düşüyor.

“Ben, kulumun  benim hakkımda yaptığı zanna göreyim. O , beni zikretti mi onunla beraberim. Eğer o beni nefsinde  zikrederse ben de onu onunkinden daha hayırlı bir cemaat içerisinde zikrederim. O bana bir karış yaklaşırsa ben ona bir  zira yaklaşırım, o bana bir zira’  yaklaşırsa ben ona  bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse ben ona koşarak giderim.” (Buhari, Tevhid 50; Müslim, Zikr 2, (2675); Tirmizi, Da’avat 142, (3598)

Bir adım atmak yeter, bağrımızda ölüm gülleri açmadan önce…

AYŞE

Cahide için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Bir Yorum Bırakın :)

  1. Cahide Abla.Nurettin Yıldız’ın korunmanın caiz olan yolları ile ilgili yazısı vardı ama bugün sitende bulamadım.Neden acaba?

    1. Ayşe doktor olduğu için yazıda bir eksiklik gördü. Yanlış bilgilendirme olmasın diye yazıyı kaldırdım.

      1. Nurettin Yıldız’ın yorumu olmadan da bu konuyu konuşamazmıyız?

        1. Utandığım için, bu tür konuları çok kolay paylaşamıyorum aslında. Ehil biri yazarsa paylaşırım. Aksi halde hoca yazısı da olsa, her yazıyı paylaşmak yanlış olabiliyor

  2. Yazı cok güzel..evet ölümü sürekli bızı takıpte..ama ınsanoglu dunyaya öyle kaptırmışki kendini hatırlamak dursun hatırlatanlardanda rahatsız..gecen yıllarda zıncırlıkuyu mezarlığının kapısındaki yazı ile ilgili olay çıkmıştı; bu kapıda her canlı şüphesiz ölümü tadacaktır ayetı yazılı..ve burası Istanbul’un nerdeyse en işlek caddesi..insanlar burdan gelip geçerken bu yazıyı görünce morallerı bozuluyormus hatta depresyona girenler varmış , yazı kaldırılsınmış..sanki o yazı kaldırılınca ölümden kurtulacaklar

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: