ZEYTİNLİ KEK TARİFİ

14216206043_85c927481b_z

İbni Abbas (r.a.) devamlı olarak Re­sû­lul­lah ile birlikte bulunurdu. Bir gün yi­ne birlikte idiler. Re­sû­lul­lah’ın terkisine binmişti. Peygamberimiz (a.s.m.), “De­likanlı, sana bir şeyler öğreteyim.” dedi ve şöyle buyurdu:

“Sen Allah’ın emir ve yasaklarına riayet et ki, O’nun yardım ve inayetini daima yanında bulasın. Bir şey isteyeceğin zaman Allah’tan iste. Bir yardım di­leyeceğin zaman Allah’tan yardım dile. Ve şunu da bil ki, bir konuda yardım et­mek maksadıyla bütün millet bir araya gelse, Allah’ın senin için takdir etmiş ol­duğundan öte bir yardımda bulunamazlar. Sana zarar vermek maksadıyla hepsi bir araya gelseler, yine Allah’ın senin hakkında takdir ettiğinden öte bir zarar veremezler. Kalemler kaldırılmış, sahifeler kurumuştur [Meydana gelecek her şey, önceden tespit ve takdir olunmuştur] Tirmizî, Kıyâme: 59; Müsned, 1: 293

14195999004_7d99a263fc_z

Selamun aleykum gül kardeşlerim, bu keki yaptığım zaman leylaklar en coşkulu zamanlarındaydı. Rüzgarlar dokundukça dallarına, sokaklar buram buram leylak kokuyordu. Leylaklar çoktan ömrünü tüketti. Tazelikleri resimlerde kaldı…
14192776471_95ce388cee_z

Zeytinli kek, hafta sonu kahvaltısı için yapabileceğiniz güzel bir kek tarifi. İçinde, zeytini, peyniri, biberi, yumurtası, dereotu var. Yani yanına sadece çayınızı alıp kahvaltınızı yapabilirsiniz..:)

ZEYTİNLİ, PEYNİRLİ KAHVALTI KEKİ

Malzemeler

  • 3 adet yumurta
  • 1 su bardağı koyu kıvamlı ayran
  • Bir su bardağının üçte ikisi oranında zeytinyağı
  • 3 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 1 su bardağı dilimlenmiş zeytin
  • 100 gr beyaz peynir
  • 1 adet kapya biber
  • Bir tutam maydanoz, bir tutam dereotu
  • 2 çay kaşığı tuz14193527722_6097917df8_z

Zeytinli Kek Nasıl Yapılır?

  • Yumurta, ayran ve zeytinyağını karıştırma kabına alıp çırpın.
  • Rendelenmiş peynir, doğranmış zeytin, ince doğranmış dereotu ve maydanoz, küp küp doğranmış kırmızı biberi ekleyip karıştırın.
  • Son olarak, un, kabartma tozu ve karbonatı ekleyip karıştırın. Koyu kıvamlı bir kek hamuru olacak.
  • Hamuru yağlanmış tepsiye veya kek kalıbına dökün. Ben baton kek kalıbı kullandım. Üzerine çörekotu serpin. 190 derecedeki soğuk fırına sürün.
  • Kek kabarmaya başlayınca ısıyı önce 170 dereceye, kek kızarmaya başlayınca da 150 dereceye düşürün.
  • Üzeri nar gibi kızaran keke kürdan testi yapıp fırından alın.
  • En az 20 dakika dinlenen kekimiz servise hazırdır
  • Afiyet şifa olsun.14195998044_6f0816c79d_z

الكَبِيرُ
38. EL-KEBİR
Bu (böyledir) . Çünkü Allah hakkın ta kendisidir. Ondan başka taptıkları ise bizzatihi batıldır. Şüphesiz ki Allah yücedir, büyüktür.

(Hacc, 62)

El-Kebir: Ululuğu karşısında her büyüğün küçüldüğü mutlak büyük.

Tüm her şeyi görmesiyle Allah; büyüktür. Tüm her şeyi işitmesiyle Allah; büyüktür. Tüm canlıların rızkını üstlenmesiyle Allah; büyüktür.

Milyonlarca çeşitlikte canlı ve cansız yaratan Allah; büyüktür.

Gözle görülmeyecek kadar küçük canlılar yaratan Allah; büyüktür.

Fışkıran sudan, konuşan insan yaratan Allah; büyüktür.

Kışın hayatlarına son verip bahar mevsiminde tekrar bitkilere hayat veren Allah (c.c.) büyüktür.

Zaten tüm isim ve sıfatlar Allah’ın (c.c.) büyüklüğünü ve güzelliğini tecelli eder.

45 Yanıt to “ZEYTİNLİ KEK TARİFİ”

  1. sibel Says:

    selamun aleykum
    acaba bu keke karbonat yerine kabartma tozu koysam nasil olur veya instant maya

  2. Tugba rabia Says:

    Merhabalar
    bu tarifi de bugün denedim. Sadece kapya biberim eksikti. Küçük kagit kaliplara doktum. Cok lezzetli oldu. Ellerinize sağlık. .. Teşekkürler.

  3. Nur Says:

    zeytinli keki ikinci yapisim ve cok cok memnun kaldim tariften,cok tesekkurler.denemek isteyenlere tavsiye ederim.ben icine kurutulmus domateste ekledim cok guzel oldu.

  4. Sevilay Says:

    Ablacım Ellerine sağlık. Tarifini denedim çok harika oldu yalnız ben bir de mahlepe bayıldığım için mahlep de ekledim bana göre çok yakıştı.

  5. Gülnihal Says:

    Bu akşam keki yapacağım inşaallah .Yalnız kek kalıbının boyutunda tereddüt ettim sanki benim kalıbım biraz küçük gibi .Taşar diye korkuyorum .lütfen kalıbın ölçüsünü verirmisin💐

  6. nuray Says:

    sa cahide abla,kekinizden yapmak istiyorum da bir şey sorcaktım fırın hiç ısınmamış olcak değil mi ama 190 da olcak..doğru mu anlamışım?şimdiden teşekkürler

  7. sabriye Says:

    Guzel gorunuyor denizen

  8. Aysel Says:

    Can dostum kekini yaptım süper oldu hele çayın yanında süperdi hakkını helal et senden çok şeyler öğreniyorum allah seni nazarlardan saklasın allah senden sayısızca razı olsun can dostum

  9. Müge Says:

    Size nasıl mail atabilirim bi konuda size danışmak istiyorum zira çok bunaldım

  10. fatıma Says:

    selamunaleykm hepinize kek cok hos duruyor ablacm ellerine saglik ummu hamza seni cok sevdim ben burda yaa canlarim siz hep böyle konuşun konuşun konuşuuun hiç kimseye aldiriş etmeden doğruyu hakki konusalim hepinizi öpüyorum cahide ablacim senden bir ricam olsa acaba….cok alakasiz ama cocuk sayisi konusunda bir akil versen veya yazi paylassan tek cocugum var kendim cok kardeşim eşimde cok cocuk seviyor ama gel görki ben korkuyorum nasil yetistirirz diye tek düsündürende zamanin git gide kötülesmesi.evde ne kadar islami öğretsekte sanki okul da arkadasla degisir gibi geliyor hesabini nasil veririz diyorm bilemiyorum ya ne dersiniz fikirlere ihtiyacm var öpüyrm hepinizi canlarim

    • Ummu Hamza Says:

      Allah sevginden razı olsun Fatıma kardeşim 🙂 Rabbim de seni sevsin, O severse gerisi vesairedir. Rabbim izin verdiği müddetçe hakkı söylemekten vazgeçmeyeceğim inşaAllah. Sırf insanları imana davet etti diye ehli şirkin ehli küfrün tadını kaçırdı diye deli, meczup, mecnun, sihirbaz adledilen bir Rasulüm var benim. Günahsız bir peygambere bile bu laflar söylenebiliyorsa, eskiden Muhammed ul Emin olarak görülen insan hakkı söyledi diye o lafları işitiyorsa demek ki mesele sadece söylenenler veya üslup değil, dinleyende de bitiyor iş.

      Kardeşim, belki haddime değil işine karışmak; fakat kendi düşüncelerimi de paylaşayım zaten uymazsa almazsın. Kardeşim benim de bir evladım var; fakat henüz bir yaşında olmasına rağmen artık arkadaş istiyor sanki, çocuk gördüğünde daha bi seviniyor, gözleri parlıyor. Evet muhakkak ki zorlukları var şu devirde çocuk yetiştirmeye çalışmanın, ama bu zorluk bir evlatta da var. Hem insan hakkı isterken zorlukla birlikte muhakkak kolaylık var. Malum dışarısı çok kötü, evladının kardeşe sahip olması onun sıkıntısını da giderir, birlikte oynarlar, paylaşmayı, kardeşlik duygusunu öğrenirler böylelikle? Siz de evinizi küçük talebelerin olduğu muallimlerinin de siz olduğu bir medreseye çevirebilirsiniz 🙂
      Aslında 3-4-5 evladı olanlar daha iyi fikir verebilirler kardeşim.

  11. gülten Says:

    çok güzel bir tarif hemen deneyeceğim.

  12. Sevdenur91 Says:

    Tarifin üzerindeki hadisi o kadar bir gururla ve teslimiyetle içselleştirerek okudum ki; itikadının sağlam olduğunu iddia ettiği halde kader konusunda tereddüte düşüp ”hmm yok canım öyle şey olur mu bizim elimizde ….. ” diyenlere inat !

    Bu tarifi de çok tuttum ablam bir zaman yapmak istiyorum, ellerine sağlık. ❤

  13. GÜL Says:

    Cahide hanım kekiniz hazır kek gibi olmuş harika görünüyor.

  14. Mehtapabla Says:

    Canim zeytini sevenler icin harika bir tarif.Zeytin sevmeyen olurmu dersen,ben kücük ogluma bir türlü zeytini sevdiremedim.Ben ise zeytin olmadan kahvalti düsünemiyorum.Heleki kavrulmus zeytin bir harika oluyor.
    Yarin bu tarifini insaAllah denemek istiyorum.

  15. Ummu Hamza Says:

    Esselamu aleykum ve rahmetullah Ayşe kardeşim, …
    Evet kardeşim, kıyafet kesinlikle sonraki işlerden, hele ki İslami bir temeli olmayanlar, bu bilinçte olmayanlar, onlara direk tesettürü anlatmak içi boş bir portakalın kabuğunu onlara sunmak gibi bir şey olabilir, bende de ilk başlayan şey Müslümanlığın karakteri üzerine düşünce ve namaz olmuştu, diğerleri sonra, yavaş yavaş geldi,

    Benim orada anlatmak istediğim aslında giyimler üzerinden giderek düşüncelerini, zihniyetlerini sorgulamalarını istemekti, hani diyorsun ya kıyafet için dışa yansıması, aynen öyle, bir kişinin giyiminden, tavırlarından hangi düşüncelerin kıyısında dolandığını anlamak zor olmuyor istisnalar dışında, ait olamadıkları kıyafetlerin içinde özlerine özenen istisnalar. Fakat ertesi gün bu patlamayı cahide ablanın paylaştığı feysbuk iletisinde öğrendim, sonrasında hemen ona sataşanları gördüm ve aklıma bir önceki gün çarşıda gördüklerim geldi, muhtemelen onlar da bugün eylemler yapmak isteyen veya yapan, bunda dahi hep başkalarını suçlayıp kendilerini esgeçenler, ve bu yüzden onlar üzerinden gitmek, anlatmak istedim. Site bayanlara hitaben olduğu, erkekler konusunda eşim fazlasıyla hassas olduğu için de özellikle bayanlar üzerinden yaptım bunu, çünkü kıyafet insanların düşüncelerinin haykırışı oluyor çoğu zaman, bir de attıkları bakışları.

    ilk Allah tan, tevhid den başlamalı kardeşim, hayatlarının merkezindeki ego- ben i alıp oraya Allah ı oturtmalarına yardım etmek, ama önce düşünceye sevk etmek, sorgulayıp kendileri keşfetmelerini sağlamak, bunu en güzel ve etkili şekilde nasıl yapmalı o yolda bir şeyler öğrenirsen benimle de paylaş olur mu :(..

    Bir de işin benim canımı yakan yönü var ki, o da eşimle o rezilliklere birlikte tanık olmam, gencecik cami cemaati ergen müslümanların işlerini zorlaştırmaları, temizlik çabası verenlerin beyinlerini kirletmeleri 😦 bir de hamzam, gözlerine haram bulaşamasın istediğim canım oğlum 😦
    evet bilmeyenler var, evet yumuşak olalım, bu onlar için gerçekten daha iyi olabilir; ama bir de bu işin bir de öbür yönü var,evli, eşleriyle birlikte dışarıda bulunanlar, aile olarak çıkanlar, nefret duyuyor muyum onlara, belki hayır, fakat Allah biliyor ki çok ama çok kırılıyor, bozuluyorum ve bu konuda tek olmadığımı da biliyorum, hamdolsun eşim gözünü korumaya çalışan biri fakat çevremde sırf çarşıya çıkıp da kafası şehvete hitap edici birine denk geldi diye eşiyle boşanma noktasına gelenleri, eşinden soğuyanları da biliyorum. Bunları belki bekar olanın anlaması zor olabilir, kıskanma duyguları körelmiş, kaybolmuş olanların da. Ama durum böyle, bu da en az diğer durum kadar gerçek kardeşim. O gördüğüm görüntüler yüzünden kaç kez evde ağladığım oldu biliyor musun? Burada veya gerçekte hiçbir tesettürsüze hakaret ettiğimi veya ahlaksızlık ithamında bulunduğumu hatırlamıyorum kardeşim, ama benim bu konu yüzünden öyle üzüldüğüm zamanlar oldu ki bu yüzden de susamıyorum konu tesettür olunca.

    Bazen de diyorum ki hep tek taraflı bakınca, hep tek yönün menfaati düşünülünce olayın diğer insanları etkileyen yönü de anlatılmayınca bu birçok kişiye ancak cesaret veriyor, ve egolarını daha da şişiriyor, belki de hep meseleyi Allah ile kendi aralarında görmek istedikleri için bu yönleri bilmiyorlar; fakat şöyle bir soru da sorulacak değil mi kardeşim?

    … Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? Size uyarıcı da gelmedi mi?… Fâtır 37

    Hiç bilmeyen için tevhid den başlamalı, bunu aslında direk muhatapla konuşmadan buradan kestirmek pek mümkün olmayabilir, ama buraya her kesimden birçok seviyede gelen insan da var, belki tereddütte olanların,örtünme aşamasında olanların düşünmek isteyenlerin bu yönleri de düşünmesi de hayırlarına yardımcı olur kardeşim.

    Biliyor musun geçenlerde gittiğimiz bir şehirde turistler vardı, tevhidden bihaber hristiyanlar; fakat inan ki birçoğu çok daha düzgün ve kapalı giyimlilerdi kardeşim, hal böyle olunca insan ister istemez düşünüyor, hristiyan böyle iken birçoğu ailesinden az çok da olsa İslamı öğrenen kişiler gerçekten bilmedikleri için mi yapıyorlar? yani bir bilmemek var bir de bilirken bilmez gibi yapmak, işine gelmemek var,ha bir de ölüm var. Aslında ölüm öyle güzel bir uyarıcı ki, o yüzden ölümü hatırlamak, hatırlatmak da faydalardan bir faydadır diye düşünüyorum kardeşim.

    Yanlışlarım var ise düşüncelerimde Rabbim rahmetiyle düzeltsin ve beni onlardan döndürsün. Aslında daha kısaydı; fakat bugünkü yorumdaki bazı şeylere de kendimce cevabımı vereyim derken sanki roman oldu, hakkını helal edesin kardeşim, tebliğde üslup ve yöntem konusunda da dediğim gibi faydalandıkların olursa beni de mahrum etmeyesin, yanlışlarımı fark ettiğinde -bu yazı da dahil- düzeltmem için yardımcım olasın kardeşim. Selamun aleykum.

    • Elifimm Says:

      Benim bu tartışmalardan çok haberim yok ama daha önceki yorumlarınızla birlikte bu mesajınızı da okuyunca tesettür meselesinin sizde değişik bir takıntı- saplantı halini almış olduğunu görüyorum. Bu şekilde sadece kendinize değil yetiştirdiğiniz çocuğa da zarar verirsiniz ve insanlara örnek olmak şöyle dursun tesettürden de soğutursunuz. Kimsenin günahını alıp peşin hüküm vermeyin. Bu satırlar sadece iyi niyetle yazılmıştır. Lütfen yanlış anlamayın

      • Cahide Says:

        Hayır ben Ummu Hamza kardeşimin düşüncelerini takıntı olarak görmüyorum. Bilakis bu; Bozulmamış bir fıtratın göstergesi. Yeni evli sayılır ve olması gerektiği gibi eşini kıskanıyor. Kıskanmayanları değil, kıskananları garipsiyoruz artık. Hayasızlık iliklerimize işleyecek neredeyse.

        Saat gecenin 1’ine yaklaşıyor ve dışarıda kızlı-erkekli(!) gençlerin sesleri geliyor. Belliki içmişler, şuh kahkahalar evimin duvarlarını çınlatıyor. Geceden sabaha, gündüzden geceye sirayet eden bir hayasızlık fırtınası; domuzlaşma temayülünde olmayan herkesi rahatsız ediyor…

        Kendilerine Genç öncüler adını veren bir grup imanlı genç: “Haramlarla savaş” diye bir kampanya başlatmışlar. Afişler hazırlayıp, bilbordlardaki hayasız reklamların üzerine asıyor, bu yolla tebliğ yapıyorlar. Mümin gençler, mümin kalpler bu görüntülerden çok rahatsız.

        Kadının kendisini metalaştırarak teşhir etmesini normal karşılıyor, “Allah’la onun arasında” deme aymazlığını gösteriyorsak, bu bizim Rızayı ilahiyi kaybettiğimizin resmidir…

        • Ummu Hamza Says:

          O genç öncüleri görünce, afişlerini, yapıştırmalarını görünce öyle mutlu oldum ki, hele bir yapıştırmada yazan şu sözler, bayıldımm

          ÖZÜNDEKİNİ SÖZE, SÖZÜNDEKİNİ EYLEME DÖKMEYENDEN KORKMALISIN. Bu yüzden korkum kendimden değil hamdolsun 🙂

          Rabbim sevsin hayalı gençleri, iffet mücahidelerini.

      • Ummu Hamza Says:

        Takıntı nedir?
        “Takıntı insanın zihninden atamadığı düşünce ve hayallerdir. Psikiyatride takıntı deyince akla daha çok ‘obsesyon’ gelir. Kişinin aklına takılan tek bir konu vardır ve hayatını o konu yönetir.”

        Düzeltme1 : Takıntı böyle bir şey olduğuna göre, bizzat gerçekte var olan, evden her çıkışta istisnasız karşılaşılan, etrafı çepeçevre kuşatan görüntüler takıntı değil, gerçeğin hatta acı bir gerçeğin ta kendisidir. Bu tanımın ikinci cümlesine göre yine bir hata var çünkü hayatımı yöneten tek konu tesettür değil, o bütünde bir parça; ama önemli bir parça, Allah ın izniyle cennet vesilesi dahi olabilecek bir parça niteliğindedir.
        Diğer yorumlarınızla birlikte bu yorumu okuyunca demişsiniz, bu hafta içinde yaptığım yorum konularında şunlar da vardı: çiçek resimleri paylaşımı, meybuz tarifi, dondurmada helallik, televizyonsuz hayatın zor olup olmaması, hayırlı tavsiyelerde kıyafet verilebilecek yerler, namaz, tevhid, bid’at… ha bir de tesettürü düşünen bir kardeşe tavsiye,şimdi bu kadar çeşitli konuda sizin bir tek tesettürü almış veya görmüş olmanız hangi tarafı takıntı konusuna daha yakın kılıyor?Efendim?
        Düzeltme 2: Söz konusu Allah ın koymuş olduğu bir kural, bir emir iken buna uymaya çalışan hâşâ takıntılı veya saplantılı değil; aksine o konuda hassas ve gayretlidir. İnsanlar genelde iyi de olsa kendilerine yaklaştıramadıkları şeyleri önce kelimeleriyle kötüler, bu sayede kelimelerle mesafeyi açarlar. Buradan da sizin böyle bir konuda saplantı kelimesini kullanmanız bana ancak ve ancak bunu düşündürdü.Zira mümin hele ki şuurlu bir mümin, Allah ın emri olan bir konuyla takıntı kelimesini yanyana getirmekten bile çekinir. Mesela söz konusu tesettür değil de güzel ahlak olsaydı güzel ahlak saplantınız var da diyebilecek miydiniz? Hiç sanmıyorum.
        Düzeltme 3: Hayaya önem veren anne baba evlatlarının da bu güzel hasleti benimsemesi,sevmesi. önemsemesi için uğraş vereceklerinden söz konusu anne için de evladı için de endişelenmeye gerek yoktur. Hayalı gençler genelde haya bilincinin verildiği evlerden çıkmaktadır, veya ailesinin oluşturmadığı bu bilinçten ailesine ibret nazarıyla bakıp başkalarından hayayı öğrenirler, ki bu durumda da endişe yersizdir, Allah ona güzellik dileyip o da güzelliğe çabaladıkça Allah onu zararlılardan koruyacaktır 😉 müslümanlık iddiasında bulunup evlatlarına iffetsiz kıyafetleri layık görenlerin evlatlarına verdikleri zarar daha çok üzerinde düşünülmeye değerdir 😉
        Düzeltme 4: İnsanları Allah ın ayetleri, Allah ın Rasulü, Onun hanımlarının yaşantısı dahi tesettüre ısındırmaya yetmiyorsa benim gibiler ne yapsın? Hem müslümanız diyeceğiz hem de Allah ın emri olan bir konuda mesela namazda bizi namaza yanlış çağırana – ki bu yanlışlık sadece sizin iddianız- kızdık diye Allah ın emrinden soğuyacak vazgeçeceğiz? Ne kadar gerçekçi ve ne kadar kabul görür bir mazeret? Eğer Allah ın emirleri bu kadar kolay vazgeçilebilir, her insan hatasında bırakılıp soğunan emirler ise ikna odalarında ikna edilemeyip Allah ın emrini uygulamayı seçenleri nereye koyalım?ailesinden onca eziyet gördüğü halde yollarından dönmeyen insanlar neden soğumuyorlar?
        Haddinden fazla uzadı, selametle.

        • Elifimm Says:

          Hanımefendi,
          Yazdığınız, kendinizi savunma ve hatta had bildirme niteliğindeki suizan yüklü satırları üzüntü içerisinde okudum.Maalesef ki cismen birbirimizi tanımayız. Ben sizin dini konulardaki yorumlarınızdan -dikkat ediniz meybuz tarifi falan demiyorum- dinine bağlı, samimi,oldukça hassas bir Müslüman kardeşim olduğunuzu anladım. Fakat yaklaşım tarzınızın sizi -siz kabul etmesenizde psikolojik açıdan sıkıntılı bir noktaya taşıdığı ve bunun şimdi olmasa da ileride madden ve manen problemlere yol açacağını düşündüm. Beni bu düşünceye sevkeden durumun da aldığım tıp eğitimi olduğunu söylemeliyim. Yani siz bana bu durumunuzu tartıp değerlendirme ve bir kanaate ulaşma sürecinde yeterince ipucu verdiniz. Fakat bu siteye ilk defa yazan biri olarak siz benim elbette ki tesettürlü olduğumu ,bu yollarda nice zorluklar çektiğimi bilmezsiniz. Bunları bilmediğiniz gibi samimiyet derecemi de ölçemezsiniz. Yorumunuzu okuyunca yanılmadığımı gördüm diyebilirim. Meslek hayatım boyunca bu tür durumlardan büyük zararlar gören, ciddi tedaviler kullanan vakalar gördüm, birebir yaşadım. Evladın anaya babaya, ana babanın da evlada hiçbir hayrının kalmadığı durumlar yaşayabiliyor. Elbette ki hayat sizin.Ama topluma açık bir platforma yazıyorsanız, kendi özel duygularınızı paylaşıyorsanız yazdıklarınızın da hem toplum hem de Yaradan nazarında bazı sorumlulukları olduğunu lütfen kabul edin. Benim bir hekim duyarlılığı ile yapmış olduğum iyi niyetli uyarının cevabı çok ölçüsüzce olmuş. Bunu da siz samimi ve hassas kardeşimin heyacanına bağlıyorum. Bunlar yazdığım son satırlardır. Zira, inancım bu konuda herhangi bir tartışmayı kaldıramayacak kadar değerlidir. Allah cümlemize sabır versin.

          • Ummu Hamza Says:

            Esselamu aleykum ve rahmetullah kardeşim, öncelikle üzüntünüze sebep olduğum için özür dilerim, evet size verdiğim cevapta hata gördüğüm şeylere cevap vermeye çalıştım, ve ben de takıntı- saplantı kelimesini görünce sizin de gayet iyi tahmin edebileceğiniz gibi üzüldüm, okuduğumdan beri de düşünüyordum, acaba iyi niyetle yazılmışsa neden yol gösterici mesela kardeşim üslubunuzda şunlara şunlara dikkat etmeniz etkili olabilir gibi bir yorum değil de sizde tesettürün saplantı olduğunu görüyorum, insanları soğutursunuz, evladınıza zarar verirsiniz şeklinde cümleler var? diye de düşündüm. Kitabımın kaldığım sayfalarında karşıma çıkan cümleler ise yüreğime su serpti, Rabbimin lütfu olarak gördüm:

            ”Kadının yolda yürürken diğer kadınların, yaşadığı toğlumun açık veya gizli baskısına karşı direnmesi, ayakkabı modelini bile Kur’an terbiyesinden yola çıkarak tercih etmesi ve bu uğurda belli bir psikolojik veya sosyolojik bedel ödemesi olduğu gibi cihattır.

            Müminlerin en temel karakterlerinden biri olarak önümüze konan, birbirlerine iyiliği emretme ve kötülükten men etme ilkesi bu konuda da aktif olmalıdır. Birbirimizin iffet kalitesi ile ilgilenmemiz kadar önemli bir kardeşliğimiz olmasa gerektir. ”
            Nureddin Yıldız – Mücahide Kadın sf: 80- 84

            Ben şimdiye kadar, eğer ki dikkatli takip etmişseniz muhakkak onlar da dikkatinizi çekmiştir ki- bu konuda veya başka konularda elimden geldiğince çözüme yönelik cevaplar vermeye, zorlanan kişilerde hatırlamadığı şeyleri kendimce hatırlatmaya çalıştım. Ama bunu yaparken hiç hakarete başvurduğumu veya insan aşağıladığımı gördünüz mü? Ama tasvirler yapmaya çalışıyorum, çünkü bunun dışarıdan nasıl göründüğünün bilinmesi yararlı olabilir, kibirle saldırırcasına konuya dalanlara da her zaman güzel cevap vermek yerine onların üslubunu kullanarak cevap vermeye çalışıyorum, belki kendilerindekini fark ederler diye. Bakın benim tarifimi genelleme olarak görürken siz de meslek hayatınızda gördüğünüz şeyler üzerine benim durumumu, takıntılı, saplantılı yapmadınız mı? Kardeşim eğer sizin – her zaman yumuşak olayım, en etkili yol bu- gibi bir görüşünüz, ilkeniz varsa buna göre davranır buna göre konuşursunuz. Benim de kendimce düşündüğüm ilkem, Allah biz insanlara nasıl hem müjde veren hem tehdit eden ayetleri indirmiş, ve nasıl ki kimi zaman müjde ayetleri kimi zaman da azap ayetleri insanda hayra teşvik, veya hayırda devamlılık, şerden sakınma sağlıyor, bu boşuna değil, bu yüzden sadece yumuşaklık, hep yumuşaklık yerine böyle bir yöntem tercihimdir. Kendisini çok sevdiğim bir psikolog hanımı bir bayan arayıp, oğlum namazlarını kılmıyor artık, at yarışı vs oynamaya başladı diye aradığında oğlana şöyle seslenmişti (küçük bir çocuk değil yalnız, genç oğlan) kardeş, sen taş mısın duvar mısın ki sözler sana kâr etmiyor, yoksa yüreğin taş gibi mi olmaya başladı? ve ardından şunu ekledi, bunlar seni kınamak için değil, senin silkelenmen için söylendi. Sonrasında Said nursi nin ; çocuklarınıza cenneti, gençlerinize cenneti ve cehennemi, ihtiyarlarınıza ise cehennemi hatırlatın sözü, benim burada bir şeyi yazacağımda bu cümleler de geliyor aklıma, o olmazsa bu fayda edebilir düşüncesiyle güzeliiklerden olduğu gibi, kötülüklerden de bahsetmeye çalışıyorum. Hem kardeşim, Rasulümüz sav de kimi zaman müjdelerken kimi zaman kişiler konunun önemini bilsin diye şiddetle uyardığı, kızdığı zamanlar da olmamış mıydı? bir de kardeşim, zulmetmek hoş olmadığı gibi zulme uğradığında da her zaman ”olsun, onlar bilmiyor” diye sineye çekebilen biri değilim, böyle olmam gerekir mi, onu da bilmiyorum.
            Ve vallahi bunu takıntı, olumsuz bir şey olarak değil, bu hassasiyeti hamd ile sevmeye çalışıyorum, bunlar bu zamanda aşırılık karşılansa da, ki Hz. Aişe’nin kendi sırasında Efendimiz sav in başka bir hanımıyla gittiğinde (hanımının hareketi sonucunda) ayaklarını ısırgan otlarına bastığını bilirken dışarıda cariyelerinkini aratmayacak giysilerle dolaşılmasına üzüntüyü, kırgınlığı Rabbim biliyor ki takıntı olarak göremiyorum. Aslında bunlar sizinle birlikte kafası karışan veya üzülmüş tesettürsüz kardeşlerim varsa onlara da cevaben yazıldı, ve Ummu Hamza yine uzattı da uzattı, sana üzüntü ve sıkıntı verdiysem tekrardan hakkını helal edesin kardeşim, Rabbim tüm müminlere kaplerimizi ısındırsın, bizi Kendi yolunda gayretlilerden eylesin ve günahlara asla alıştırmasın bizi.

            • nurcan Says:

              Selamün aleyküm ümmü hamza kardesim sen yazilarini uzat herzaman bizlere dogruyu anlatiyorsun.ve bu tesettür meselesi bir takinti degil sende bunu da biliyorum allah senden razi olsun burada herkese dogruyu gözteriyorsun.Ben kendim zaruri olmadikca disari cikmiyorum esim herseyi hallediyor disarida senin yazindan sonra onun nekadar zor durumda kaldigini fark etdim allah isteyen herkese tesettürü nasip etsin hakkiyla yerine getirmek nasip etsin.
              keske herkez bu tesettür meselesini biraz olsun düsünse de bu kadinlarin acikliklari bir son bulsa.
              allaha emanet kardesim.

              • Ummu Hamza Says:

                ve aleykum selam ve rahmetullah nurcan kardeşim, Allah razı olsun güzel düşüncelerin için. Evet maalesef bu çağın da öyle bir zorluğu var; fakat ona göre de ecri, mükâfatı var inşaAllah kardeşim, Rabbim bizi birbirimize kolaylık vesilesi eylesin, en güzel koruyuşla cümlemizi korusun şerden ve şerlilerden. Amin.

                • nurcan Says:

                  amin güzel kardesim amin allah senden ve senin gibi düsünenlerden razi olsun bu zamanda gercek mümin gercek leri konusanlar nedense hasta geri kafali oluyorlar varsin hasta desinler bizler allahin yolunda ilerliyelimde bir gün gelecek keske diyecek herkez biz insallah onlardan olmayiz allah im bize yardim etsin amin

    • hatice Says:

      Selamun Aleykum
      Konu ne bilmiyorum ama ben bu yorumunuzu beğendim. Söylenildiği gibi saplantı haline getirdiğinizi düşünmüyorum. Şahsen tiksiniyorum artık. Etleri her yerlerinden fışkırıyor, böyle iğrençlikleri görmek zorunda değiliz, başını çevirsen ne fayda sürüyle olduğu için bişey fark etmiyor. İmanları tammış. Bir insan kendinden nasıl bu kadar emin olabilir hayret ediyorum. Ya yaptığın iyilikleri, kıldığın namazları Allah kabul etmezse yüzüne çarparsa ne yapacaksın?
      Bir de malum şahısların yakın zamanda gördüğüm bir hali. Somada yaşanan olaya üzüldüklerini belirttiler hükümete kızdılar çok geçmeden rahat bir şekilde müzik açtılar gülüşmeler falan. Çok üzüldükleri, gerçekten dert ettikleri ne kadar ortadaydı. Samimiyetlerini görünce insan içleniyor!

      • Ummu Hamza Says:

        Biliyor musun Hatice zamanında bana işin başkalarını ne derece etkilediği anlatılmadı, zararım bi kendime sandım, belki de öyle görmek işime geldi, hamdolsun ben kavuştum örtüme ve mutlu oldum; fakat niye bu mutluluğu başkaları da yaşamasın ki? niye ben geç eriştim bu güzelliğe diye başkalarından da saklayayım ki hayrı?

    • Sevdenur91 Says:

      Saplantının aksine ben yazdıklarını okurken kardeşimize hayran oldum. Ki eğer bu tesettüre saplantılı kalmaksa, bu saplantı ! başım gözüm üstüne. Çok haklı yazdıklarında ummu hamza kardeşim. Kimse kendiyle birlikte bir başkasını da günahına ortak etme, harama sokma, cehenneme çekme hakkına sahip değil.

      • Ummu Hamza Says:

        Düşünmek, düşünceli olmak bir nimettir kardeşim, hele ki ince düşünceli olmak hele hele ki bu ince düşünceyi İslamda, İslam için kullanmak daha daha büyük nimettir kardeşim, o yüzden Rabbim düşünmekten alıkoymasın bizi.

        • Sevdenur91 Says:

          Düşünen insana ne ibretler var çevresinde yeter ki insan düşünmeyi bilsin.
          Amin abla.

  16. Ummu Hamza Says:

    Ablacığım, dün mail olarak yollarım diye Ayşe kardeşime cevap yazmıştım uzun uzun; bugün bir kez daha yanlış anlaşılınca bozuldum açıkçası, müsaden olursa cevabı buradan paylaşabilir miyim? sen uygun görmezsen de susarım ablacığım.

    • Cahide Says:

      Elbette paylaşabilirsin gülüm.

    • ayşe Says:

      Kardeşim yorumunuzu şimdi okudum. Yanlış anlaşılmaya sebep ben miyim diye korktum. Cahide ablanın cevabını görünce, tekrar bir de sizi zahmete sokmak istememiştim. Önerdiği kitabı henüz alamadım. Bir de yazdığım şey, sizin yazınıza istinaden değil de, bu aralar kafamda dönüp duran bir çıkış yoluna dairdi. Eğer kırıp, üzdüysem, beni affet lütfen. Yukarıdaki yorumla ilgili olarak da karar vermeden önce biraz daha düşünmek için müsade isteyim eğer kabul edersen. Allah razı olsun, hamza’yı ve ailesini korusun.

      • Ummu Hamza Says:

        Hayır kardeşim, kırılmadım sana, af dileyecek bir şey yok ki:) elbette kardeşim, düşünelim ve birbirimizle faydalarımızı paylaşalım inşaAllah. Amin kardeşim amin, Rabbim tüm müminlerin evlatlarını yuvasını korusun.

  17. elif Says:

    Selamun Aleyküm ablacım ellerine sağlık kekin çok güzel görünüyor.Ablacım ben sana bir kurabiye tarifi soracaktım.Rahmetli annecim biz küçükken ay kurabiyesi diye bir kurabiye yapardı.Hamuruna ne katardı bilmiyorum ama hamuru hazırlayıp merdaneyle çok inceltmeden açardı ( sanırım bir parmak kalınlığında falan ).sonra çay bardağıyla hamuru ay şeklinde keserdi sonra yağda kızartırdı piştikten sonrada pudra şekeri ve tarçın karışımına bulardı.Çok güzel kıtır kıtır kurabiyeler olurdu ( anlatırken bile canım istedi ya,ben o günleri çok özledim keşke tekrar çocukluğa dönüş olsa :(( ) Ablacım sende böyle bir kurabiye tarifi var mı ya da hiç duydun mu o tarifi bulursam çok sevinicem.Günün hayırlı ve bereketli olsun.

  18. berre Says:

    Elinize saglik Cahide hanim. Guzel bir kek olmus… Hasret hanim gibi bende bazen tatli tuzlu karistirmayi severim 🙂 ornegin kahvaltida beyaz peyniri recele batirarak yemeyi cok severim.. 🙂

  19. Toprak Says:

    Aleykum selam.

    Ellerine sağlık ablam. Eksiksiz bir kahvaltılık olmuş maşaAllah.

  20. Hasret Says:

    Kime sığınırsanız onu bulursunuz.
    Ben neden beni seni onu bütün kainatı yaratan herşeye gücü yetene sığınmayım ki!
    O’ndan başka yok yardım edecek.

    Ellerine sağlık Cahide’m
    Çok güzel görünüyor. Mail kutuma gelen yeni yazıyı görünce kendi kendime bak dedim keki zeytin ile yemeyi seven beni Cahide özel yapmış diye baktım ki oda tatlı bir kek değilmiş. Evet keki zeytin ile yemeği seviyorum şimdi diyeceksiniz ki biri tatlı biri tuzlu ne bileyim bazen böyle zıtlıklar oluyor demek ki damak tadımızda.
    Fi emanillah!

  21. fatma Says:

    Hayırlı sabahlar ablacim benim ayranim biraz ekşi koysam olurmu


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: