Televizyonsuz Hayat Zor mu?

televizyonun-cocuklara-etkisi“YA BEN NE OLUCAM?…”

“O EVDEN GİDERSE HAYATIM DAHA DA ZORLAŞIR”…

“O KADAR İŞ GÜÇ ZATEN YORUYORDU,Bİ DE ÇOCUKLAR ÜSTÜME KALDI .EN
AZINDAN OYALIYORDU ONLARI…”

“DERTLİ GÜNLERİMDE HİÇ OLMAZSA ONUNLA KAFA DAĞITIYORDUM”

“DEPRESYONA GİRERİM O GİDERSE…”

Onsuz geçen 2 yıl…Ve mutluyum,iyi ki de gitdi …İlk üç günü
vesveselere kapıldım, adeta kendimi kaybetmişdim o evden gitti
diye. Evet! Şaşırıcaksınız ama “O” diye bahsettiğim bir TELEVİZYON!

bizim evimizden gitti ve gerçekten huzur bulduk …Bir güzel kitap
okumuşdum ilk islama geldiyim yıllarda.Müslüman bir evin halini
anlatıyordu kitap.Orada muslumanlarin evinin sakin,huzurlu
olduğu,kuran sedaları,ezan sesleriyle evin duvarlarının şenlendiyi ve
evde batıla götüren hiç bir sesin çîkmadığı yazılmışdı.Okudukca “acaba
benim evim böyle ola bilirmi? Mümkün mü böyle bir ortam benim evimde? “
diye düşünmüşdüm.İmkansız gözüküyordu öyle bir ev benim nazarımda!


İşte şimdi evim öyle.Televizyon gitti ve o kadar çok şey değişti
ki…En önemlisi ahlakımız değişti. Sonra evdeki soğukluk sıcağa
dönüştü. Ne bir birimizle zikr ederdik o zamanlarda,ne çocuklarımıza
yeni şeyler öğretiyorduk,ne de büyümeklerini görüyorduk.Onlar
sussun,sinirlerimiz sakin olsun diye bize dini çizgi film diye
yutturulan ama gerçekte içeriği subliminal mesajlarla dolu mason
hileleri olan çizgi filmlerin önünde oturtuyorduk yavrularımızı. Sonra
bizim hiç yapmadığımız kötü ahlakları onlarda görünce “Acaba neden
böyle oldu???” diye hem şaşırır ,hem de caniyi arardık.
İşte size bir örnek vereyim;

“Bir müslüman hanım bir keresinde telefonla konuşurken şikayete
geçti.“Kızım (çocuk 4 yaşında) beni çok yoruyor. Adeta çıldırtıyor.””Ne
yapıyor ki el kadar çocuk?””İşte şu ünlü Maşa ve ayıcık çizgi filmi
varya…Hah işte kafam dinlensin,azacık ibadet edeyim diye onu
izletiyorum arada çocuğa. Film bitince oradaki çocuk gibi
çıldırıyor,evde yıkmadık,dağıtmadık bir şey bırakmıyor.Babasını da
filmdeki ayıcık zannediyor.”

Evet hemen şu abla belli ki yaptığını hiç de kötü bir şey olarak
görmüyor ki hala daha uyarılmasına rağmen vaz geçmedi.Üstüne üstlük
çocuğuna tatlı yediren diğer bir müslüman için “Sen nasıl bir
annesin,çocuğuna ne biçim kötülük yapıyorsun,ıvır zıvırla çocuğun
bünyesini bozuyorsun!!!” gibi uyarılar dillendire biliyor.

“Ya evladının, evine gelen misafirin çocugunu kapana kıstırıp taciz
eden müslümana ne demeli?? Ve üstelik taciz eden de tacize uğrayan da
her ikisi erkek çocukmuş!!! Bilin bakalım bu çocuğa annesi ne
seyrettiriyormuş???
“DİNİ ÇİZGİ FİLMLER”
Bunlar devrimizin müslüman diye geçinenleri. Tabi islam bu değil!

 “Her doğan, İslâm
fıtratı üzerine doğar. Sonra, anne-babası
onu Hıristiyan, Yahudi veya Mecusi
yapar.” (Buhârî, cenâiz 92; Ebû Dâvut, sünne
17; Tirmizî, kader 5)

 Evet, her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar;
fakat, anne-baba, arkadaş, muhit ve bilhassa televizyon o fıtratı
rahatlîkla siler ve değiştirir.Oysa evlat bize bunun için mi
verilmişti?. Evlat bir mes’uliyettir. Kıyamet gününde bir kul
hakkıdır. Onların fıtratlarını televizyonla bozdukça kendimize ne büyük
kötülük yapıyorduk!.

Soru;Televizyonda hayır var mı peki?

Cevap; Hiç bir hayır yoktur.Şimdi birileri çıkıp “Neden hayır olmasın
ki?Kuran,tefsir dersleri dinlemek mümkün!” diye bilir ancak
televizyonla 4 yıl mücadele vermiş biri olarak diyorum ki “BU SADECE
ŞEYTANIN BİR SÜRELİK GÖZDEN PERDE ASMASIDIR!

“Bir zaman sonra yine
evinizden muzik sesleri(çizgi filmlerin fon müziği),yabancı kadınların
şehvet oynatan cilveli, yabancı erkeklerin olgun sesleri gelicek. Bu bir
haber programı olsa bile.Ve ey müslüman şu hadis sana neyi
hatırlatıyor düşün bakalım;

 Ümmü Seleme (r.a.)’den
rivâyete göre, şöyle demiştir: Ben
Meymûne ile birlikte iken Rasûlullah
(sallallahu aleyhi va sellem.)’in yanına gözleri görmeyen
İbn Ümmü Mektum isimli kişi gelerek
girdi bu olay örtünme ayetleri
geldikten sonra idi Rasûlullah (sallallahu aleyhi va sallem)
bize “kalkın perde arkasına geçin”(ona görünmeyin,ondan
sakının)buyurdu. Ben de Ey Allah’ın Rasûlü! o
gözleri görmez ve bizi tanıyamaz
dedim. Rasûlullah (sallallahu aleyhi va sallem) : “Sizde mi
körsünüz, onu görmüyor
musunuz?” buyurdu. (Ebû Dâvûd,
Libas: 27)

Ya da Ey müslüman bu ayet sana neyi hatırlatıyor?

 Mü’min erkeklere söyle,  haramdan
sakınsınlar…Mümin kadınlara da söyle “Gözlerini haramdan
korusunlar…”Nur 30-31

Mutluyum!Benim şu mutluluğumu,ne hikmetlere şahit olduğumu o
televizyonu evinizden atmadan bilemezsiniz!

Allah evinizdeki en büyük tağutun farkına varmayı ve ondan kurtulmayı
nasip etsin!Amin….

BİR DOST

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. Hatice Enes says:

    Çok güzel bir konuya değinmişsiniz Allah razı olsun. TV ile ilgili bu güzel yazıyı paylaşmak istiyorum.

    Rabbim cumlemizi TV den sogutsun inşaallah. Maddi manevi zarar.

    Bazen evimizde ağırladığımız dostlarımız evde televizyon olmadığını görünce şaşkınlıkla sorarlar, ?aaa sizde televizyon yok mu?? diye? ?Evet bizde televizyon yok? deriz. ?E peki ne yapıyorsunuz evde? diye gelir sorunun devamı?

    Bizde uzun uzun anlatırız neler yaptığımızı? Yakın zamanda bir dostumuz da ?bu yaptıklarınızı kaleme alsanız ya? deyince bizde bir nevi sosyal sorumluluk projesi algılayıp ailece oturup bu yazıyı kaleme aldık.

    Ebeveynler evi genelde dinlenme yeri olarak görür ve kafa dinlemek isterler. Ancak televizyonlu evlerde kafa dinlemek yerine kafa şişirme işlemine tabi tutulurlar. Gerilim filmlerini aratmayan haberler, asmalar, kesmeler, boğazlamaları izleyip iyice gerilip kızgın demir olduktan sonra bir de üzerine gerilim filmleri izler iyice ele avuca gelmez, konuşulmaz, yanına yaklaşılmaz bir hal alırlar.

    Bu derece negatif yüklü bir ebeveynin, çocuklarının ?çocukluklarına? ne derece tahammül edebileceğini hayal bile etmek istemiyorum. Çocukların çocukluklarını özellikle vurguluyorum. Çünkü çocuğun işi çocukluk yapmaktır. Yani hoplayıp zıplamak, oyunlar oynamak sizin de ona eşlik etmenizi istemek onun en doğal hakkıdır. Ama siz onu ya kendinizle televizyon izlemeye ya da odalarda yanlızlıklara mahkum ediyorsunuz?

    ?Bunların bütün suçlusu televizyon mu canım?? diyenleri duyar gibi oluyorum. Tabi ki değil, ama televizyon kullanımını malesef beceremiyoruz. Kullanım derken, kumandanın düğmelerini ezbere bildiğinizi biliyorum, onu kastetmedim zaten. Ne zaman açıp ne zaman kapatacağınıza, neyi izleyip neyi izlemeyeceğinize siz karar veremiyorsunuz. ?Akşam bir haber izleyeyim, bir de film bakarım? diye oturup sabahlayanlarınız yok mu? İşte bakın televizyonun başında kendinize söz geçiremiyorsunuz demek istiyorum.

    Peki biz ne yapıyoruz?

    Öncelikle evliliğimizin ilk günlerinden bu yana hep aile şuuruyla hareket ettiğimizi belirterek söze başlayayım. Akşamları ailece yemeğimizi yiyip, hem yemekte hem de ardından çay faslımızda ailece zaman geçiriyoruz. Bu yazıyı yazdığım saatlerde ben salonda büyük oğlumla birlikte zaman geçirmeyi de ihmal etmezken, eşim de yan odada diğer iki çocuğumla evet hayır oyunu oynuyorlardı. Bu zaman dilimlerinde hem aile bireylerinin gününün nasıl geçtiği konuşulur, hem de doğrular yanlışlar beraber değerlendirilir. Yani bizim için zamanın altın dilimleri bu anlar…

    Evde birlikte yapılacak çok işlerimiz vardır. Örneğin birlikte oyun oynamak, eğitici faaliyetler yapmak, kitap okumak, yavrularımızın ahlaki ve manevi eğitimlerini vermek ve haftanın belli günleri birlikte dev ekranda video izlemek bunlardan sadece bazıları…

    Televizyonumuz yok derken bütün bütün toptancılık yapmıyoruz gördüğünüz gibi. Öyle ya, pek çok faydalı videoların yapıldığı dünyada bunlardan mahrum kalmak ciddi bir eksiklik olurdu. Bunun içinbiz ebeveyn olarak daha önceden kısmen araştırıp fikir sahibi olduğumuz film, dizi, belgesel veya animasyonları evde projeksiyon ile duvara yansıtıp televizyon konforundan daha yüksek bir sinema konforu ile ailece izliyoruz.

    Bu nedenle çocuklarımız çok televizyonlu evleri gördükleri halde hiç ?televizyon alın? gibi bir taleple yanımıza gelmiyorlar. Çünkü bu ihtiyaçlarını daha konforlu ve seçici bir şekilde birlikte zaten karşılamış oluyoruz.

    Evde ailece oynadığımız oyunlarımız var. Küçükken çocuklarla misket, kör ebe, saklambaç ya da benzer fiziki aktiviteleri oynamak, en çok sevdiğimiz oyunlarımızdır. Eve yorgun gelen bir babayı deşarj etmek için bu etkinliklerden daha iyi bir etkinliklik olabileceğini sanmıyorum.

    Evde çocukların odalarında bir yazı tahtamız var. Çocukların o tahtaya hayal dünyalarını yansıtmalarını izlemek harika bir duygu. Size de benzer bir tahta almanızı tavsiye ederim, imkan yoksa aynı şeyi kağıtla da yapabilirsiniz. Evimizin en küçük bireyine evimizin üsten görüntüsünü çizmesini istediğimde bütün detayları ile evin krokisini çıkarması bizi hayretler içinde bırakmıştı. Bütün detaylar derken tüm odalardaki masa, yatak, dolap ve bunların üzerindeki en ince detaylara kadar çizilmesini kastediyorum. Bu inanın çoğu yetişkinin bile yapmakta zorlanacağı bir şeydir. Hayal dünyası kirlenmemiş bir dimağın ürünü bu şüphesiz.

    Bu ifadelerimden sakın çocuğunu övüyor gibi bir sonuç çıkarmayın. Tüm çocuklar özeldir ve hepsi yaklaşık aynı donanımla yaratılır. Keşfedilemeyen veya üstün kabiliyetleri zamanla körelen çocuklar, sorumsuz anne babaların eseridir. Aşırı televizyon izleyen çocukların konuşmaya geç başlamaları, muhakeme kabiliyetlerinin düşük olması ve zihin tembellikleri, en çok televizyon izleyen anne ve babaların bile artık bildikleri sıradan bilgiler arasında. Ancak buna rağmen evde televizyonu bir emzik gibi, çocukları susturma aracı olarak gören anne babalar o kadar çok ki…

    Neyse televizyonsuz hayatımızı anlatmaya devam edeyim. Hep evde durmayız tabi, güzel bahar veya yaz günleri ailece dışarı çıkıp yürüyüş yapmak, dışarıda oyunlar oynamak kış günleri kartopu oynamak en çok keyif aldığımız şeyler? Hafta sonları ise genelde gezmeye çıkıp yeni mekanlar keşfetmek, tarihi yerleri görmek, akraba ziyaretleri yapmak, eşe dosta misafirliğe gitmek ya da evimizde eş dost akraba ağırlamak yaptığımız işler arasında?

    Çocuklar istirahate geçince az da olsa hanımla birlikte, birbirimize vakit ayırmak, sohbet etmek, birlikte kitap okumak, dertleşmek öyle büyük bir nimet ki, bu nimetin kadr-u kıymetini televizyon başında uyuyup kalan eşlerin anlamalarını beklemek tabi ki hayal olur.

    Ben televizyonu olup da bizi hayretle sorgulayanlara soruyorum, ?peki siz evde ne yapıyorsunuz?? diye? ?Çocuklarınıza veya karı koca olarak birbirinize zaman ayırabiliyor musunuz?? ?Çocuklarınızın okulda neler yaptıklarını, doğru mu yanlış mı yüklendiklerini kimlerle arkadaşlık ettiklerini onlardan soruyor musunuz?? ?Onların eğitimini sadece okuldaki (zihniyetinden bihaber olduğunuz) öğretmenine bırakıp, evde de televizyona mı emanet ediyorsunuz??

    Bu sorulara istisnasız hep acı cevaplar alıyorum. ?Peki bu çocuklar bize emanet değil mi? Onları gün içerisinde kapmış oldukları bir zararlı bilgi virüsünü temizlemek yerine, onun beyne yayılması esnasında siz de televizyon başında başka virüslere maruz kalırsanız bu virüsler birgün tüm benliğinizi sardığında ne yapacaksınız??

    Çocuğun kişiliğinin neredeyse yarısından fazlasının şekillendiği 0-6 yaş döneminde her akşam asmalı kesmeli videoları izleyen çocukların büyüdüklerinde savunmasız insanları veya hayvanları asıp kesmeleri en doğal netice değil mi?

    Netice olarak, belki başlangıçta bütün bütün hayatınızdan çıkarın demek makul bir öneri olmaz. Ama evde hakimiyeti ele geçirin. Her ortak mekanınızdaki baş köşede duran televizyonu, ortak zaman geçirdiğiniz mekanlarda değil de arasıra kullandığınız mekanlara alın. Ortak zaman geçirdiğiniz mekanlar size özel olsun.

    Eve gelmeden evvel, ?bu akşam çocuklarımın maddi ve manevi eğitimleri için baş başa neler yapabilirim? Onlarla nasıl daha verimli ve eğlenceli vakit geçirebilirim?? diye düşünün.Onlarla oyun oynamayı unuttuysanız size hatırlatacak kitaplar setler bolca var, yeter ki arayın.

    Yoksa inanın yarın çok geç olacaktır.

    Yazar:

    Yusuf Yalçın

  2. Zuzi&Momi says:

    Annemler evlendiklerinde (40yıl kadar önce) TV almışlar. Bakmışlar vakit hırsızı. Babam dua etmiş ‘Allahım bizi bu makineden kurtar’ diye. Haftasına kalmadan TV bozulmuş ve babamda verdiği sözü tutarak tamire götürmek yerine TV’yi tamamen çıkarmış evimizden. O gün bu gündür hiç bir kuvvet TV sokamadı o eve ;)) salonumuz kütüphane gibidir. Herkes kendince birşeyler okur hergün. Evde 2 radyo. Hergün muhakkak dinlenilen. Sohbet istiyorsan radyoda var. Haber istiyorsan var. Kalan zamanı da kitap okuyarak değerlendiriyorsun. Çocukları olanlar aile korumalı internet alsalar eve. Sınırlı bir şekilde izletseler çocuğa hitap eden güvenilir şeyleri tamamdır. Ama orada baş köşede TV olmasa evde! Bayramlarımız bile bayram gibi mi? Özlediğin büyüğünün evine gidiyorsun hasret gidermeye. Senden çok ona bakıyor onunla ilgileniyor. Sesi kısıkda olsa o kapat duşuna basamıyor adam. Nasıl bir vazgeçilmezlikse. Evliliğimin 8. Ayına ‘iyiki eve TV almadık be hatun’larla geldim elhamdülillah ;))) eşimle akşamları geçirdiğimiz o kaliteli zamanı, o doyumsuz sohbetlerimizi hiç bir şeye değişmem. Elhamdülillah iyiki de almadık….

  3. neslihan says:

    ben sizin bloğunuzu bir ev hanımı olarak severek takip ediyor ve faydalanıyorum da.aynı şekilde birçok farklı blogları da takip ediyorum.bence televizyonu da tamamen hayatımızdan çıkarmak yerine kendi irademizi kullanarak çocuklarımızı da bu şekilde eğiterek herşeyin faydalı yönlerini alabiliriz.NEDEN bu kadar her şeyden kendimizi uzaklaştırıyoruz ki.peki ozaman İNTERNETİ DE hayatımızdan tamamen çıkarmamız gerekmez mi…

  4. çok güzel bir yazı Allah razı olsun 🙂

  5. elifzeynepabdullah says:

    kısıtlı zamanımda bu yazıyı okumadan geçemedim çok beğendim, FAESKO kardeşim yorumunu ayrıca faydalı buldum, ben bunun mücadelesini veren ama eşimle zıt fikirde olduğumdan başarılı olamayan biri olarak , merak ettiğim bir şey daha var. EVİNDE TV OLMAYANLAR 7-8 yaş çocuklarınızla ne tür oyunlar etkinlikler yapıyorsunuz, çocukken sokakta oynardık ama malum sokaklar tekin değil, özellikle bilmiş oğlumun ilgisini çekmekte zorlanıyorum , çoğu şeye zamanım ve başka imkanlar olmuyor babası bir yere götürmeyi sevmez ben küçük bebekle her yere çıkamıyorum, matematik zekası iyi okuması zayıf sevmiyor, ilgisini çeken kitaplar almaya çalışsam da tv yi cazip buluyor haberlere vb herşeye bakıyor çok soru soruyor, bu ara maden nedir neden oldu olay bu ara mucit olmayı koymuş aklına, çoğu çözüme yönelik icatlar, kızım da resimler çiziyor, onlara hikaye uydurup anlatıyor, ezberi iyi ama kendine güveni zayıf birazda tembel ben yapamam abim yapsın diyor çiçek bulup veye çizip veriyor, kardeşimi sevmiyorum deyip gizli seviyor 🙂

  6. ben televizyonsuz bir evde buyudum.Allah razı olsun babamdan.Hiç bilmedim o herkesin pek yakından tanıdığı çizgi filmleri.ama okumayı evimize düzenli gelen gazetelerden öğrendim.çeçenistan da bosna hersek te şehit olan ağabeylerimizi küçücük yüreğimle o gazetelerden dergilerden öğrenip gizli gizli gözyaşı döktüm.küçücktm ama çizgilerle doldurulmadığı için beynimiz hala masumduk hala bozulmamıştı fıtratımız.sonra biraz daha büyüdük ilkokula gidecek kadr….28 şubatı takip ettim yine televizyonsuz evimizde.ve o günleri hiç unutmadm çünkü çizgiler yoktu hayatımzda.Atatürk ün samsuna çıkışını anlatan öğretmenime ertesi gün Yalan söyleyen Tarih Utansın adlı kitabı götürüp ama öğretmenim burda böyle yazmıyo diyebilecek cesareti ve okuma azmini de yine televizyonsuz bir evde buldk hamdolsn.kesinlikle katılıyorum faydası da var diye aldatmayalım kendimizi.şimdi evliyim evlenirken de tv almadık hamdolsn.çocuklarımızı da televizyonsuz büyütmek nasip olur inşaallah…hani her hayırlı iş için birinci sıradaki mazeretimiz vakitsizliktir ya evinizden kovun bakın nekadr da vaktinizin olduğunu göreceksiniz.selametle…

  7. Yavuzun annesi says:

    Konu gercekten isabetli olmus yazanin kalemine saglik. Ben artik toplumda bisey farkediyorum bayanlarimiz az cok bu illetin farkina varmis ama evin erkegiyle anlasmayi saglayamiyor birakin televizyonu kaldirma teklifini fikrini bile erkege soylemeye cekiniyor. Eslerin fikir birligi gercekten cok onemli kadinin bunu yapmasi cok zor. Elhamdulillah ben evlenirken esim televizyon benim evime giremez diye anlasma yapti tamam dedim korkmadim hic ben ne yaparim diye o sessizlik huzur baska birsey. misafir geldigi zaman gozu tv ariyor sıkılıyor once konusacak konu bulamiyorlar sonra dunya varmis keske bizde evden atabilsek diye hayiflaniyorlar Rabbim tum isteyipte evden tvyi cikaramayan kardeslerimizin eslerine sogukluk versin tvden yana birgun oylesine kaldirip atsinlar balkondan asagi evlerimize islamin gunesini Kuranin bereketini Efendimizin sunnetini hakim kilsin insALLAH.

  8. Allah razı olsun “dost” :), bugün yine düşündüm bu tembelvizyonu evden kaldırmayı, ama cesaret edemiyorum.. çok kötü alışmşız… inşaAllah Rabbim yakınlarda kaldırmayı nasib etsin…

  9. konunuzun çok dışında ama ben subay eşiyim kara verdim bu razmazanda ALLAH nasip ederse kapanmak istiyorum eşim yanıma yakıştıramıyorum diyor öyle çaresizim ki ALLAH istiyor günahkar ölmek istemiyorum diyor günahların benim olsun hayır diyor ne olur dua edin bana ALLah beni nu yoldan ayırmasın

    1. Ah diyorum ahh… Dualarımdasın inşaallah :'(

    2. Nupelda says:

      Bu gerçek manada zulüm:(Rabbim,eşinin kalbini merhametle doldursun kardeşim.Sana da hayırlı çıkış kapıları açsın.
      Dua edeceğim inşaallah..

    3. Ummu Hamza says:

      Rabbim yardımcın olsun kardeşim, bu maden patlamasından yola çıkıp konuyu ölüme getirip ölümün sizler için de bir o kadar yakın olduğundan konuyu açabilir misin ki? Bir Rabbimiz buyuruyor ya siz Allah ın dinine yardım ederseniz Allah da size yardım eder diye, İslam adına, dinin adına fazladan bir şeyler yaparsan bunlar vesilesiyle Rabbim bu işini kolaylaştırabilir kardeşim, tabii en güzeli eşinin de seninle birlikte Rabbimizin rızasına uygun yaşaması için çabalamak, yanlış fikirlerinden dönmesini sağlamak, en azından çabalamak senin işini büyük ölçüde kolaylaştırır biiznillah?

  10. S.A.Harika bir yazi Allah razi olsun sohbette hoca tv icin kadinlara tv sizin kumaniz demisti evinizde bunu cikartin bu soz cok ilgimi cekmisti.ne hikmetse o gun ne dusunduysem o konuyla ilgili bir yazi tv de oyle oldu ortunme ile ilgili yazinizdan sonra cokkk ta istiyordum carsafa girdim cok mutluyummmm

  11. ümmügülsüm says:

    Ahh ablam nasıl güzel bir konuya değinmişsin..! Bugünler de benim de beynimi nefsimi yoran bi durum bu. Bende iki buçuk yıllık evli bir hanımım, evlenirken evimize tv almamaya karar vermistik esimle. Fakat elektronik esyalarimizi kayinpederim gidip secti. Televizyon istemedigimizi söyledik ama magazaya gidince “biz geldigimiz de izleriz” düşüncesiyle küçük bir tv almis. O gündür evimiz de televizyon var. Arada eşimle kaldırmaya karar verip kaldiriyoruz en fazla iki hafta sonra nefsimize yenik düsüp yeniden kuruyoruz. Ben biraz daha dirayetli kararlı davransam hiç kurulmayacak ama nefsime engel olamiyorum. Eşim tv olmaması konusun da daha istekli benden. Oturdugum sehir de yanlizim annem babam kardeslerim uzakta. Kayinvalidem de cok yakinim da degil. Bebeğim de yok henüz onunla vakit geçiyor gibi düşünüyorum kendimce fakat dönüp bir bakıyorum gündüz o tv hic acılmıyor aksamdan aksama… Ama yine de olmuyo yapamıyorum.. Dua edin bana da nolur.. Sizi uzuun zamandır takip ediyorum sessiz sessiz.. Artık sessizliğimi bozmamın vaktinin geldiğini düşündüm ama bu kez de çenem düştü sanirim :)) Allah emanet olun..

    1. Nupelda says:

      Kardeşim inan televizyonsuz ev huzurlu oluyor. Televizyon,beyni sulandırmaktan ve zaman kaybından,başka bir işe yaramıyor.Kaldı ki uygunsuz görüntüler ve bilinçaltı mesajlarla dolu!

      Gündüz kitap okuyup,sohbet dinleyebilirsin.(Sohbet dediysem,müzik eşliğinde ,namahremden sakınılmadan yapılanlardan bahsetmiyorum!)
      Gidebiliyorsan toplantılara katılabilirsin.Sohbet dinlemek seni rahatlatır,enerji verir.Sürekli Allah’ı hatırlatır.İnan bir süre sonra,bırak açmayı,varlığı bile gözüne batar.

      Birde çıkan kadın sesi ve görüntüleri seni rahatsız etmeli!Eşini bunları duymak ve görmek zorunda bırakmamalısın. Kıskanmalısın yani:)
      Allah yardımcın olsun kardeşim…

    2. Ümmügülsüm kızım..evınde bılgisayar varmı? ..var..bu sıteye gırebılıyorsun..pekı bu günah değil mi?tv günahta pc değil..eğer amacınız dışında kullanılıyorsa hepsı günah.sen tv yı öğrenmek amaçlı kullanç.dini kısımları dınle .seyret..pc yıde öyle.o zaman nefsine yenilmiş olmazsın.nefsiniğ terbıye etmış olıursıun.

  12. SelamünAleyküm;
    Televizyon bu çağın imtihanı gerçi internetin yaygınlaşmasıyla birlikte alternatifsiz değil artık.
    Her hususta olduğu gibi TV konusunda da kişi kendine uygun program yapmalı. Öncelikle TV’nin sakıncalarını iyice öğrenmemiz lazım. Bu hem kendimizi hem de etrafımızdakileri ikna ederken gerekli olacak. Eğer tamamen kaldırabiliyorsak evimizden tamamen kaldıralım, bu en güzel ve garanti yöntem.

    Maalesef herkesin ailevi durumu buna müsait değil keşke olsa ama bu da bir imtihan biliyoruz. Rabbim böyle kardeşlerimize yardım etsin. Kanal ve program kısıtlamasına gidebilirsiniz. Cinsellik, şiddet, ahlaki seviyesizlik, İslamiyeti doğrudan ters düşen yayınları belirleyin ve izlemeyin, izlettirmeyin. Bu programları belirleme işi sizin hassasiyetinize göre değişkenlik gösterebilir. Ve en önemlisi TV’yi istediğiniz an kapatma egzersizleri yapın. : )

    Kendi fikrimi belirtmek istiyorum: Dizi işini tamamen bitirin derim. Burda dizi tahlili yapmaya kalksam biliyorum ki neresinden tutsam elimde kalacak. Kadın kuşaklarında seçici olun. Eğer zihninizde kadın kuşaklarının gerçekten temiz ve saf niyetlerle halk için yapıldığına dair bir fikir varsa en önce bu fikri kafanızdan silin. Kesinlikle ve kesinlikle reyting eksenli, planlamış formatlı, gizli reklam içerikli bu programlar hiç de masum değil. Hele İslami konularda konuk almışlarsa sizi 4 kere dikkatli olmaya davet ediyorum. Faydalı olduğunu düşündüğünüz içeriği izleyin ve TV’yi kapatın. Eğer evinizden memnun değilseniz dekorasyon ve sürekli başka evlerde çekim yapan programlar size göre değil. Eğer sebepsiz hüzünlere düştüğünüz oluyorsa bu programlar müsebibi olabilir. Sürekli arabesk dinleyip efkarlanmak gibi bir şey bu. Yarışma formatlı programlarda da içeriğe göre seçim yapın. Survivor, yetenek programlarını kesinlikle ama kesinlikle listenizden çıkarın. Bir ara Ben Bilmem Eşim Bilir diye bir program vardı hala var mı bilmiyorum işte o tarzlardan da uzak durun. Geriye ne kaldı? Bilmem TV izlemiyorum ki. : )

    Şimdi çocuklar için olaya bakalım. TV eğitim aracı değildir ve 3 yaş öncesine kesinlikle tavsiye ediilmez. Çocuğa renkleri, rakamları öğretmek için illa TV mi izletmek lazım? Hanımlar yapmayın, dürüst olalım işin kolayına kaçıyoruz. Çocuğunuzu tanımadığınız bir ailenin yanına bilgilensin diye gönderir misiniz? Hem de bu aile müslüman bile olmayabilir. Çocuğunuzu TV karşısına oturttuğunuzda göndermiş kadar oluyorsunuz. Sizin inancınızı, kültürünüzü, gelecek planlarınızı taşımayan kişilerce yapılmış bu çizgi dizilere emanet ettiğiniz çocuğunuz sizden kopuyor farkında değilsiniz. Bu işin islami olanı olmayanı diye ayırmaya gerek görmüyorum ben. Çizgi filmler konusunda bir kültürüm yok ama İslami kaygılarla yapıldığı iddia edilen bir çizgi dizide annenin başının örtülü olmaması? Tuhaf. Bakın subliminal mesajlara girmiyorum bile. Bunlar açık ve ortada, dikkatli izleyin eminim daha fazlasını fark edeceksiniz.

    Disney Channel’le büyümüş bir ergeni ayırt edebilirim. Onun dünyasına, ruhuna ulaşmanız zordur. Kendine ait bir dünyası vardır ve o dünyanın merkezindedir. Siz onun ancak dışını İslamlaştırabilirsiniz eğer kalbine dokunamazsanız ya ilk fırsatta batıla döner ya da içi başka dışı başka bir şekilde mutsuz bir hayat sürer. Ne yapın edin onu o kanaldan kurtarın. Dizileri izlerken kendinizi gençlerin yerini koyup izlemeyi deneyin bir de, dizinin seyri değişecektir. Bütün aile aynı ekrana bakıyorsunuz ama hepinize ayrı mesajlar yollanıyor.

    Önce kendinizi kurtarın, sonra sözünüzün en çok geçtiği kişiye yönelin. Bu işler hemen olmaz. Ailece izlediğiniz bir diziyi ya da programı tahlil ederek izleyin ardından eşinizi yanınıza alın ve ona çocuğunuz davranışlarını dizideki birine benzettiğinizi söyleyin ve onu ikna edin. Ya da başka bir şekilde yaklaşın herkes eşini daha iyi tanır.

    Eğer bu şekilde yaklaşılmayacak biriyse: Bu işleri yaparken kesinlikle tartışmaya girmeyin, artık bu devirde kimse kimsenin aklını beğenmiyor boşuna uğraşmayın sizin aklınızı beğenmeyecektir. Sinsi ve subliminal mesajlarla ilerleyin ; ) Onların silahıyla silahlanın. Mesela internette uğraşırken eşinizin çocuğunuzun geldiğini fark ettiyseniz TVnin zararları ile ilgili bir yazıyı okuyormuş, video izliyormuş gibi yapıp hemen başka bir uğraşa geçin. Yani gizli kapaklı bir işmiş gibi merak oluşturun. Biraz sonra bir bahaneyle bilgisayarın başından kalkın. İlk seferde işe yaramayabilir ama illa ki meraklarını celb edecektir. Bu konu hakkında broşür, kitap, dergileri ortalıkta herkes TV izlerken felan okuyun. Okurken cıkcık, hımm, yaa gibi tepkiler verin ama yapmacık olmayın. Sonra o dergiyi orada bırakın gidin. Kimseye okutmaya çalışmayın zorlamayın, bırakın onlar okuyup gelsin. İlk yorumu onlar yapsın.

    Olayı TV’yi bırakıp gerici olmak değil de bilinçlenmek şeklinde lanse edin. Devir ambalaj devri. Tüm bunları yaparken dik ve kendinizden emin durun. Onlara yalvarmayın. Ve dua etmeyi unutmayın.

    Bu yazıyı okuyan erkekler varsa onlara seslenmek istiyorum: Beyler günaha giriyorsunuz, Allah harama bakmanın hesabını sorar. Aile sizden sorulacak. Unutmayın bir kadın kocasının namaz kılmamasından sorumlu değilken bir erkek hanımının namazından sorguya çekilecek. Varın gerisini siz hesap edin. Yukarıdaki taktikleri beyler, hanım ve çocuklarına karşı kullanabilir. Çocuklar da ebeveynlerine karşı.

    Kitap önerisi: Adnan Tönel, Uzaktan Kumandalı Çocuklar.
    Dergi önerisi: Elif elif,Medya özel sayısı
    Bunlar benim elimde olan kaynaklar eminim çok daha fazlası vardır.

    Dualarınızda beni de unutmayın. Allah’a emanet olun.

    1. Ummu Hamza says:

      ne güzel yöntemler sunmuşsun kardeşim, Allah razı olsun.

      1. Amin. Cümlemizden razı olsun inşaAllah… (:

    2. Nupelda says:

      Faesko kardeşim ben eşimin ailesiyle yaşıyorum.Böyle olmasını da ben istedim.
      Çoğu konuda ailece hemfikir olmamıza rağmen,televizyonu hayatımızdan tamamen çıkarmak konusunda anlaşamıyoruz maalesef:(

      Eşim “Bizimkileri ikna edebilirsen.televizyonu çöpe ben taşırım.”diyor.Gel gör ki,ikna etmek neredeyse imkansız!Bende çareyi çizgi film kanalları dahil,yüzlerce kanalı silmekte buldum.Elbette yeterli değil,ancak elimden bu geliyor.
      Çocukları mümkün olduğu kadar uzak tutuyorum;resmen köşe bucak kaçırıyorum:(Mutfaktaysam yanıma alıyorum.Temizlik yapıyorsam bir bezde onlara veriyorum.Kardeşlerini uyutuyorsam oyun hamuru,boya kalemi vs. verip,dikkatlerini dağıtıyorum.Zaten evde kimse yoksa hiç açmıyorum.
      Allah bir gün tamamen kurtulabilmeyi nasip etsin.Amin…

      1. Ummu Hamza says:

        Duana amin kardeşim, sen çabalıyorsun Rabbim çabalarının şahidi, Rabbim en güzel şekilde onlara da fark etmeyi nasip etsin.

        1. Nupelda says:

          Bazen çaktırmadan nasıl bozarım,onu düşünüyorum:)Bir seferinde yanlışlıkla(!) bozdum.Tamir ettirdiler:( Yine de birkaç gün kafamı dinledim..

      2. Allah yardımcınız olsun. Çocuklarınızı uzak tutmaya çalışmanız çok güzel. Belli bir yaşın üstünü ikna etmek zor ama imkansız değil.
        Olaya iyi yanından bakın, çocuklarınız TV olan bir evde seçici olmayı TV izlememeyi öğrenebilir. Eğer başarabilirseniz bunun faydasını internet kullanımında da görebilirsiniz ilerde. Yılmayın, siz üstünüze düşeni yapın hidayet Rabbimizden. Kendinizi evinizde TV var diye harap etmeyin, TV sizi ele geçirirse harap olun. Sonuçta çocuklar TV ile er ya da geç tanışacaklar sizin ki erken olmuş siz de TV yönetimi konusunda çocuklarınızı eğitin.
        Siz çocuklarınızı korumaya çalıştıkça büyükleriniz de geç bile olsa farkına varacaktır. Ama inatlaşmayın sakın.
        Bir de TV’nin yerinin doldurulması lazım. Bilemiyorum, onları Kur’an okunmaya, zikir yapmaya teşvik edebilirsiniz. Kayınvalidenizi çeyiz bahanesiyle el işi yapmaya yöneltebilirsiniz.Torunlarını parka çıkarmalrını isteyebilirsiniz. Aslında en iyisini siz bilirsiniz. : )

        1. Nupelda says:

          Ben elimden geleni yapıyorum.Allah hakkımızda hayırlısını versin…
          Sağol kardeşim:)

  13. Biz herseyi televizyondan ogreniriz.Aksama kadr degil sabaha kadar acik durur.bide kötü dizileri izlemeyiz cizgifilm izleriz dini kanallar izleriz demek ödünç kaynagimizdir.Tehlikenin farkinda bile degiliz.Allah yardimcimiz olsun.Bugün aksama kadar acmayalim insallah.
    Nasil oluyo bakalim.

  14. Hic hic ama hic zor degil…
    Ben televizyonsuz bir evde buyudum.cocugumu da televizyonsuz bir evde buyutuyorum..
    Dedilerki senin zamaninla oglunun zamani ayni degil.yapamazsin.gittin yerde cocuk televizyona yapisir.rezil olursun.cocugumun televizyon aliskanligi olmadigi icin bakmiyo bile.yada cok az bakiyor.bana akil verenin cocugu ise malum cizgi film olmadan yemek yemiyor…..

  15. ‘Bir dost ‘ kardeşim.İnan gözlerim doldu okurken.Çünkü aynı dert sızlatıyor yüreğimizi.Çok savaş verdim ama eşim ahhh eşim.Bu konuda anlaşamıyoruz…Çok imrendim.Ve bu günlerde büyük oğlumla yaşadığım sıkıntıların sebebini bana aşikar etti.Allahım senin ilminle sadece senin için hayat sürmeyi ve evlatlarımıza örnek olmayı bize de nasip et…..

  16. Nefsinizi nasıl tezkiye ediyorsunuz azgın nefisler nasıl kontrol altına alınır.Televizyon dışında başka neler yapmak lazım

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: