Hayırlı Tavsiyeler

unnamedSizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir. (Âli imran: 104)

Esselamu aleykum dostlar, ara sıra iyi örnekleri anlatalım ki çoğalsın diyoruz ya hani, bende size bugün iyi bir örnekten bahsedeyim.  Asiye benim çok sevdiğim dostlarımdan biri. Samimi, sıcak, görünce bana hep annemi hatırlatan, hiç bozulmamış Elazığ şivesiyle konuşan, internetle işi olmayan, itikadı sağlam bir dost. Böyle insanların sayısı çok değil. Lütfen onların kıymetini bilelim.

Bana demişti ki, “Ben her namazdan sonra  2-3 sayfa (O’nun tabiriyle 2-3 dalga) Kur’an okumaya çalışırım. Böyle olunca, iki veya en geç üç ayda bir Kur’anı hatmederim. Sonra biraz mealinden okurum.”
Ben bunu canım ablama anlattığımda çok etkilenmiş. “Onu duyduğumdan beri artık bende öyle yapmaya çalışıyorum” demişti.

İbadetlerimizi riya korkusuyla anlatmaktan çekiniriz fakat bazen insanlara, yol gösterici ve hatırlatıcı olması açısından söylemekte gerekiyor. İnsan iyiden ve kötüden etkilenen bir varlık olduğuna göre iyi hasletlerin çoğaltılması, daha fazla dillendirilmesi iyilerinde artmasına sebep olacaktır. 

Hani bazen birinin yaptığı hayırlı bir işi, küçük bir tavrı görürüzde, “Ya bu benim neden aklıma gelmedi” deriz. Bizim için teşvik edici olur, bizde yapmaya çalışırız. İşte bu yüzden neler yaptığımızı veya yapabileceğimizi konuşabiliriz diye düşünüyorum. Ailecek yaptığımız ev içi etkinlikler de çok önemli.

Hadis-i şeriflerde çok güzel tavsiyeler var. Örneğin kuşluk namazı bunlardan biri. Veya her gece Mülk suresinin okunması. Bugün birbirimizi bu yönde motive edelim, hayırlı tavsiyelerde bulunalım ne dersiniz?

Hem belki bu şekilde yaptığımız bid’at uygıulamalar varsa onlarda ortaya çıkar ve neyi yanlış, neyi doğru yaptığımızı öğrenmiş oluruz.

NOT: Bunları tarifin üzerine yazıyordum fakat uzayınca ayrıca yayınlamayı daha uygun buldum. Konuşmak istediğimiz bazı konuları, bu şekilde yapıp tariflerden ayırsak daha iyi olmaz mı? Sayfamızda yorumlar etkin olarak okunuyor. Bazıları sadece yorumlara abone oluyor. Bu yüzden yazılan her yorum altın değerinde ve kimleri nasıl etkiliyor bir bilseniz…

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. Su vera says:

    Cahide abla 1 yıldır sizi takip ediyorum, Allah razı olsun, paylaşmış olduğunuz yazıları beğeniyorum, tarifleri deniyorum, gurbette çok iyi oluyor böyle bir blog ile hemhal olmak, Filipinlerden sevgiler selamlar olsun… İnşaallah sizinle ve jibekle tanışmak nasip olur…

  2. Allah razi olsun sizden yazilariniz cok guzel.cok guzel konulara deginiyorsunuz buyuK bir zevkle okuyorum.Allah’a emanet olun cunku sizin gibi onemli insanlara ihtiyacimiz var hele ki boyle bir zamanda

  3. Biz eşimle pazartesi ve perşembeleri oruç tutmaya çalışıyoruz.

  4. Sizden bir tavsiye bekliyorum, komsumuz ölmek üzere, amca bir hastaliga yakalandi, ve suan hastanede ölümünü bekliyorlar, gelini de benim komsum olur. onlara nasil yardimci olabilirim. iki hafta önce umre´ye gittim, zemzem suyu verdim, acisi hafiflesin diye. Ölümü gerceklesince, yada gerceklesmeden, neler yapabilirim. Bu konuda cok acemiyim, yakinlarimda ilk birisi vefat edecek. Tavsiyelerinizi bekliyorum, neolur yardimci olun, Allah razi olsun

    1. Ölüm anında ölüm kendisine kolay gelsin diye yasin suresi okunabilir. Ve hastaya kelimei tevhid şehadet telkin edilebilir

      1. bugün komsumuz vefat etti, Allah günahlarini aff etsin. :-(((

        1. Inna lillah ve inna ileyhi raciun :((

        2. İnna lillah ve inna ileyhi raciun.

  5. ilkbahar says:

    Bana açıklayıcı kolay dili olan anlaşılır tefsir tavsiye edebilecek biri var mı?

    1. cahide abla bana fizilali tavsiye etmişti, ben ondan okuyorum çok açık yazısı, birde mevdudinin kitabını almıştım ama o daha az kapsamlı fakat dili açık ve anlaşılır. sevgiler..

    2. Mevdudi tefhimul kuran ya da seyyid kutub fi zilalil kuran
      Kesinlikle usluplari akici ve kolay anlasilir. Said havva ninki de olabilir. O diğerlerinden de alıntı yaptığı için daha kapsamlı.

      1. Ummu Hamza says:

        peki kardeşler açıklamalı meal var mı tek ciltlik bir oturmada,sohbet esnasında okuyabileceğimiz türden?açıklamaları dipnot şeklinden ziyade hemen mealle birlikte olan mesela?

        1. Kardesim hasan tahsin feyizli’nin aciklamali kuran meali var. Senin istedigin gibi.
          http://www.serveriletisim.com/feyzul-furkan/
          Buradan incele. Hosuna giderse alirsin. Sıkıntı var mi bilmiyorum ben okuduğum yerlerde bi sıkıntı görmedim
          Muhammed esed’in var bir de ama onu tavsiye etmem tabi:)

          1. Ummu Hamza says:

            Feyz’ul Furkan ın küçük olanını okuyorum onun açıklamaları baya güzeldi hatta okuyup geçtiğim birçok şeyi düşünmeme o meal de vesile olmuştu büyük boyu herhalde biraz daha açıklamalıdır, Allah razı olsun kardeşim:)

          2. ben de bu derslere -tamamına olmasına da- katılmıştım, sonra hasan hoca hastalanınca yarım kalmıştı..

            http://www.ilk.net.tr/meal_dersleri.html

          3. M.esedi neden tavsiye etmiyorsunuz cok anlasilir bir dili var. Ayrica m.islamoglunun güncel (dipnoludipnolu) tabi fizilal ve tefhimu’l kuran daha geniş kapsamli

    3. islambirliği says:

      en açıklayıcı ,kolay anlaşılır, kuranın türkçe mealidir..her tefsir farklı yönden konuyu açıklamış daha çok kafa karıştırıyor bu yüzden.oysa ALLAH bize ne diyor:.’İşte Biz onu (Kur’an’ı) apaçık ayetler olarak indirdik; şüphesiz Allah, dilediğini hidayete yöneltir. (Hac Suresi, 16) Allah size ayetleri açıklıyor; Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Nur Suresi, 18)……Biz ayetleri birer birer (bölüm bölüm) açıkladık. (En’am Suresi, 97) bu ayetlerdende anlaşıldığı üzere kuran ayetleri anlaşılr ve kolaydır rabbimiz zaten açıklayarak indirdiğini bize ayetlerde söyliyor inşaALLAH
      TAVSİYEM SANA KARDEŞİM KURAN MEALİ İNŞAALLAH

      1. Bu düşüncenizi cok yanlış buldugumu belirtmek isterim
        Kurani direk meal olarak okuduğumuzda dogru anlamayabiliriz
        Neticede bazi ayetler mensuhtur mesela. Biz onu direk okusak sonra başka nir ayet okursak kafamiz karisabilir. Sonra nuzul sırası çok önemlidir. Bumu bilmeden de mana vermek zor olur
        Bir hadisi bile okurken şerhi ile okumazsak kafamiz karışır. Kesinlikle meal okurken en azından açıklamalı okumak lazim. Ama tefsir şart. Hadis okurken de şerh şart

        1. islambirliği says:

          düşüncenize saygı duyuyorum. kuranı direk okuduğumuzda doğru anlayamayabiliriz diyorsunuz ALLAH ne diyor Biz kitabı sana herşeyin açıklayıcısı müslümanlara bir hidayet bir rahmet olarak ve bir müjde olarak indirdik [nahl suresi,89] dolayısıyla herşey açıktır. kafamız kuranı okumakla değil asıl herkesin kendi yorumunu kattığı tefsirleri okuyarak karışıyor nüzul sırası çok önmlidir derken uyulursa ala olur ama çok önemlidir diyerekte kuranı okumak için zorluk getirmemeliyiz ,tefsir şart diyosunuz şimdi önüme aldım 10 tefsiri her biri faklı anlatmış bir ayeti asıl böyle kafamız karışıyor.Allah’ın bu hükümlerine rağmen, insanların genel olarak düştükleri önemli hatalardan biri, Kuran’ın her insan tarafından anlaşılır olmadığını düşünmeleridir. Çoğu insan Kuran’ın okunması, anlaşılması ve yaşanabilmesi için uzun yıllar süren bir eğitime ihtiyaç olduğunu zanneder. Bu yargıya varan kişilerin büyük bir kısmı ise bir kez bile Kuran’ı okumamıştır aslında. Veya okumuştur ama anlamayı denememiştir, daha başından ayetleri anlamayacağı yönünde kendini şartlandırmıştır tefsir gerekli hadis gerekli diyerek. Halbuki Kuran, Allah’ın ayetlerinde bildirdiği gibi apaçıktır. Samimi olarak Kuran’ı okuyan her insanın kolaylıkla anlayabileceği bir üsluba sahiptir.
          Kuran’ın dilinin son derece anlaşılır olması insanlar için çok büyük bir nimettir. Allah insanların Kuran’ı rahatlıkla okuyup anlamaları için kolaylaştırdığını bir ayetinde şöyle bildirir:
          Biz bunu (Kuran’ı) senin dilinle kolaylaştırdık, takva sahiplerine müjde vermen ve direnen bir kavmi uyarıp-korkutman içn [meryem,97]Allah, rahmetinin ve merhametinin bir sonucu olarak, insanların anlayışı için dinini bu kadar kolaylaştırmışken, insana düşen sadece Allah’ın bildirdikleri üzerinde düşünmek ve onları uygulamaktır. Ne var ki, pek çok insan böylesine kolay bir yol varken, zor olanı tercih etmektedir. Kendilerine yanlış yol göstericiler aramakta, yaşamlarının amacını öğrenebilecekleri, ebedi kurtuluşlarına vesile olacak Kuran’dan uzak yaşamaktadırlar. Nitekim bir ayette bildirildiği gibi Peygamberimiz (sav) de bu konuda Allah’a şöyle seslenmiştir:
          Ve elçi dedi ki: “Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kuran’ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktılar.” (Furkan Suresi, 30) inşaALLAH anlatabilmişimdir KURANIN YETERLİLİĞİNİ kardeşim

          1. Zahide* says:

            Kuranın 40 vechi icazı var. Arapça iindirilmesi de asla ve kat’a tesadüf değil. Arapçanın zengin dilini hiç bir dil karşılayamazken, Ve biz türkçe mealini okuyarak arapça tam karşılığını bile oturtamazken ancak meal ile dar kalıpta anlar, derinliğine inemeyiz. Tüm ayetleri suri (zahir)manada anlarız.

            1400 senedir Özellkle ömrünü bu yola feda etmiş, hadis, siyer, arapça, fıkıh vs ilimlere tüm vaktini vakfetmiş ve birbirinden farklı manalar çıkarmamış 350.000 tefsiri ve alimi hiçe saymak akla da uygun gelmiyor.

            1. Katılıyorum bu fikre. Meali direk okumak anlasilir olsa tefsire gerek kalmazalimler bu alanda calisma yapyapmazdi. Farklı ictihatlar olabilir ama hicbiri akide konusunda degil. Bir sürenin ne üzerine indigi bilmek nesh olup olmadığını bilmek önemlidir. Ilk inen ayetlerde namazdan farz olarak bahsedilmezkeb daha sonra farz kilinmistirm simdi direk meal okuyanin kafasi karismaz mi? Kaldi ki gerçekten dd arapca cok daha kapsamli bi dil. Meal okurken bile parantez icinde aciklama yapiliyor tam çeviri yapılmadığı icin.
              Siz yorumu fazlaca yanlış yone cekmissiniz. Ben insanlar kuran anlayamaz yaa diyerek kurandan uzak durmalari taraftarı değilim kesinlikle. Meal okunsun ama mutlaka tefsirle desteklensin. Ben mesela meal okuyorum. Cok kafami karıştıran ayetlerde tefsire bakıyorum. Ama ilk buldugum fırsatta direk bir tefsir setine başlamak istiyorum.hadis okurken de boyle dir. Serh okursaniz daha iyi anlarsınız

              1. islambirliği says:

                değerli kardeşim ben yorumu yanlış yöne çekmedim öncelikle onu belirteyim sadece anlatmak istediğimi anlatamadığımı görüyorum yapılan yorumlarda sizin düşüncelerinize saygı duyuyorum son olarak sade ve öz bir şekilde kuran yeterlidir diyorum

  6. SELAMLAR.CAHİDE HANIM EMEĞİNİZ İÇİN İRŞADINIZ İÇİN ALLAH RAZI OLSUN.ACABA SİTEDE KONU AYRIMLARINI OLUŞTURABİLİR MİSİNİZ? YEMEK KISMI GİBİ DİNİ MEVZULAR DA KONU KONU ALFABETİK OLSA.BİR DE BEN YORUMLARI OKURKEN KAFAM ÇOK KARIŞIO VE KONU BÜTÜNLÜĞÜ DAĞILIYOR.

  7. Bir tavsiyede daha bulunmak istiyorum. Cocuklarimizin “evde” küfrü ögrenmemesi icin elimizden geleni yapmamiz lazim. Ben evimde bir kural uygulamaya calisiyorum. Bu su demek oluyor, eger evde esim, annem, babam, kardeslerim, misafirlerim (sadece samimi oldugun kisilerde oluyor), her kim olursa olsun, küfür yada cirkin söz söylerse, sadaka kutusuna para atacak. o kutunun üzerinde su yaziyor: ” Allah, zulme ugrayanki haric, kötü sözün acikca söylenmesine sevmez. Allah, herseyi isiten, her seyi bilendir.” (Nisa, 148).
    Deneyin gercekten disiplinli bir sekilde bunu uygularsaniz, paranin bazen neler yapabildigini göreceksiniz ve konusmamizi daha cok dikkat edecegimizi göreceksiniz. Ben bunu kendim icinde uyguluyorum, cirkin sözler söylemiyorum, ama eger cok sinirlenirsem, yada cok daraligim zaman bunu kendim uyguluyorum.
    Misafirleri de sadece evde böyle bir kural olduguna, cocuklari korumak ve kendimizi terbiye etmek icin böyle birsey uyguladigima, saka ile karisik, “dikkat edelim, yoksa sende kutuya para atarsin :-)” ,diye hatirlatiyorum.

  8. Nupelda says:

    İçim ferahladı desem;)

  9. Lütfen bitirelim artık! Yorumlar, hayırlı tavisyelerden ziyade, hayırsız tartışmalara döndü..:(

    1. Nupelda says:

      Bu siteyi,bu kadar zamandır takip ederim;canım hiç bu kadar yanmamıştı:(
      Bitirin artık!Çirkinleşmeye başladı,düşman sevindiriyor:((

  10. Benim bir tavsiyeye ihtiyacım var. Mutfakta karıncalar sıkıntımız var, ortalıkta yiyecek vs bırakılmıyor, herşey poşetinde, kutusunda, kabında. Öyle kokulu bişey de yok. Bina eski bir yapı olduğundan galiba. Öldürmek istemiyoruz, ama gelmemelerine engel olabilecek bir çözüm var mı?

    1. Nupelda says:

      Karıncaların geldiğini düşündüğünüz yerlere bir miktar öğütülmüş tarçın serpiniz. Fesleğen de karınca ve sivrisinekler için caydırıcıdır. 2/3 bardak su, 1/3 beyaz sirke ve 2-3 kaşık bulaşık sabunu karıştırarak oluşturacağınız karışımı karıncaların geldiği bölgelere serpin. Birçok karıncanın geldiği bir yol varsa buraya Bebek pudrası serpin. Pudra karıncaların koku izini bloke eder. Evinizdeki karıncalar dönüş yolunun kaybederler.Gelecek olanlar yolu kaybettikleri için bir daha dönemezler. Bu metod da karıncaların geldiğin yerin doğru tespit edilmesi gerekir aksi takdirde gelmeye devam edeceklerdir.
      Narenciye kabuklarını (limon vs.) su ile mixerde karıştırıp karınca deliklerine dökün.

      Bunları buldum kardeşim.Ama daha önce denemedim söyleyeyim:(Bu işlerle hep halam ilgileniyor.
      İnşaallah kendiliğinden çıkıp giderler:)

      1. Ben bunları denedim, sonuçlarını yazayım. Bizim karıncalar tarçın seviyor çıktı, sonuçta yaşadığı evin karıncası olduklarını gösterdiler:) Tarçın döktüğüm yerlere daha çok geldiler, tarçınları evlerine taşımaya çalıştılar, bilemedim. Sirke, sabun, su karışımı ve diğer fısfıslı temizlik ürünü gibi şeyleri sıkınca ölebiliyorlar, ölmeyenler de bir iki gün sonra tekrar geliyor. En son pudra diye düşünürken, eczanede %90ı pudra, kaolen, ve hatırlamadığım düşük dozda bir ilaç olan bir toz karışım varmış, onu aldık, yerdeki döşemenin kıyısına köşesine, cam kenarlarına vs döktüm. Artık gelmiyorlar. Sağol kardeşim : )

        1. Ummu Hamza says:

          kardeşim o ilacın adını ben de öğrensem? bize de bolca geliyorlar yazın ve bazen fırına bile giriyorlar 🙁

          1. Tox (pire ve karınca tozu) diye yazıyor. 7-8 lira birşeydi kardeşim.

          2. Ama küçük adamın eline yüzüne süremeyeceği, dokunmayacağı yerlere dökmeye çalışın eğer kullanırsanız kardeşim. Allah korusun.

        2. Nupelda says:

          Rica ederim güzel kardeşim..Kararlılığın karşısında daha fazla direnemeyip,birliklerini geri çektiler demek:)
          Sevindim:))
          Benim de bu aralar ateş böcekleriyle(buralarda ekin böceği de diyorlar)başım dertte :(Balkonun her yerini sardılar.Astığımız çamaşırların ceplerinden,çorapların içinden bile çıkıyorlar:/
          Artık gözümüz ne kadar alıştıysa,kızım “onlar bizim evcil hayvanlarımız.”diyor:)
          Dün balkona oyuncak kutuların içinde su ve kurabiye kırıntıları bıraktık:)Birde kendilerine oda yapmayı planlıyoruz:))

      2. Zahide* says:

        Ben greyfurt kabuğunu yollarına sererek uzaklaştırdım. Hatta yere sürdüm öyle kaçıyorlar ki. Ama yaz geldi ve greyfurt bitti …

  11. selamün aleyküm ayse kardeşim..arkadaşım şizofren hastasıydı.3 gün önce intihar etti.eşi ile çok sorun yaşıyordu hastagı yüzünden …( namazında niyazın da bir insandı.ağzından Allah ve ölüm düşmezdi.acaba bu hastalık şuurunu kaybettirip canına kıydırır mı bir insanın? aksini düşünemiyorum da (((

    1. Aleykümselam, Allah rahmet eylesin, kalanlarına sabır versin. hastalığından dolayı olabilir kardeşim, bildiğiniz gibi gerçeği algılama yetisinin bozulduğu, psikotik krizleri olan bir hastalık. Görsel/işitsel halüsinasyonları, sanrıları oluyor, buna bağlı olarak kişinin kendine ve çevresine zarar vermesi, karar verme yeteneğinin ortadan kalkması çok sık görülüyor. Tekrar başınız sağolsun.

      1. Allah razı olsun.bi nebze de olsa içim rahatladı…Rabbim evladına uzun,sağlıklı ömür versin amin…

  12. Ummu Hamza says:

    Ayşe kardeşim günde 4-5 saate nasıl indirgedin uykunu benimle de paylaşır mısın? Mesela 8-9 saat uyuyan biri bunu nasıl 5 veya 6 saate indirebilir, bu konunda azmi nasıl sağlar yardımcı olman mümkün mi kardeşim?

    1. Ablacım aslında 4 saat uyku az, bir insan için. 6 saat daha uygun olur. Bu kadarı biraz benimle ilgili olsa gerek, ben bebekliğimde pek uyumuyormuşum. İlkokuldayken bir gün öğretmen 8 saat uyumanız lazım demiştim. Düşündüm hayatımın üçte birini uyuyacak mıyım diye, yok artık! deyip öyle kendiliğinden azaldı.: ) Çocukluktan kalma bir alışkanlık. Hastalık, aşırı yorgunluk, kalp yorgunluğu gibi durumlar olmadıkça çok uyuyan biri olmadım. Bir de şunu görüyorum, çok uyudukça insanın daha çok uykusu geliyor, daha az uyuyup daha dinç kalmak mümkün.
      Nasıl azaltılabilir?
      Öncelikle insanın uyanık kalmaya ihtiyacının olması lazım. Nurettin hoca “işimiz vaktimizden çok” diyor ya öyle. Hayatta yapacak bir planı olmayanlar için -ki bu bir depresyon ölçütüdür- beyin uyanmaya gerek görmüyor. Aşırı uyumak, aşırı yemek gibi. Artık bedenin ihtiyacının ötesinde ruhu öldüren bir noktaya varıyor, zaten yarı ölüm adı.
      Bize gelince, ablacım belki farketmişsinizdir uykunun evreleri var. Bazen uyanırız, dayak yemiş gibi oluruz, bazen de çok dinç kalkarız. Bu uyku döngüsünün tamamlanıp tamamlanmamasıyla ilgili. Tamamlanıyorsa, total uyku süresine bağlı olmadan; çok daha derin ve dinlendirici bir uyku uyumuş oluyoruz. Bir döngünün tamamlanma süresi kişiden kişiye değişiyor, genelde 2 saatte birdir. Benimki 1,5 saatlik döngüye sahip mesela, 1,5 saatin katları (4,5 saat gibi) şeklinde uyuyup uyandığımda, yorgunluk hissetmiyorum ama herhangi bir sebeple bu evre tamamlanmadan uyandırılıyorsak dinlenmiyoruz. Kendi uykunuzla ilgili bu süreyi belirleyebilrisiniz abla. Ve o sürenin katlarına göre saatinizi kurabilirsiniz. Zamanla alışkanlığa dönüyor, çalar saatin yaptığı işi beyin üstleniyor, kendiliğinizden uyanıyorsunuz. Buraya ilk taşındığımızda, ezan çok güzel okunduğu için, kulağım ezan sesine yatkın hale gelmişti, sabah tam ezan okunmadan 3-4 dk önce gözlerim açılıyordu. : ) Bir de sabah namazından sonra uyumamak yada güneş doğana kadar uyumamak sünnetten diye biliyoruz, ailecek riayet etmeye çalışıyoruz, bu süreler de değerlendirilince çok güzel oluyor. Aynı şekilde ikindi sonrası vakitlerde de uyumamak edebi tavsiye edilmiştir bize. Yazarken farkettim de her halimiz nasıl da düşünülüyor…
      “Sizin için geceyi örtü, uykuyu istirahat kılan, gündüzü de dağılıp çalışma (zamanı) yapan O’dur.” (Furkan, 25/47)
      “Uykunuzu bir dinlenme kıldık” (Nebe, 78/9)

      1. Kasas 71, 72. ayetleri okuduğumuzda çocuklarla konuşmuştuk bu konuyu.

        De ki: Düşündünüz mü hiç, eğer Allah üzerinizde geceyi ta kıyamet gününe kadar aralıksız devam ettirse, Allah’tan başka size bir ışık getirecek ilah kimdir? Hâla işitmeyecek misiniz?

        Söyleyin bakalım, eğer Allah üzerinizde gündüzü ta kıyamet gününe kadar aralıksız devam ettirse, Allah’tan başka, istirahat edeceğiniz geceyi size getirecek ilah kimdir? Hâla görmeyecek misiniz?

        Gece ve gündüz, her biri ayrı nimetlerden. Bende okudukça dediğin gibi farkediyorum ki, her halimiz için Kur’an’da bir öğüt, bir hatırlatma var. Ayetlerle konuşan kadının kıssası geldi aklıma…

        1. Belki bu başlığı biraz toparlamaya yardımcı olur diye. Ablacım Kur’an’ı Kerim’in en dikkat çekici özelliklerinden biri bu, her halimiz düşünülmüş, Onun örnekliği bize de her hali düşünmeyi öğütlemeli.
          Kur’an’daki bütün hükümler, istisnaları ve müsade edilen durumlarıyla birlikte anlatılmış, Asla öyle toptancı bir tavır ve üslup yok.Ve sürekli tekrarlanıyor: “sinelerin içindekini biz biliriz.”
          Öyleyse bizim de toptancı tavırlardan uzak durmamız lazım, bu bariz yanlışlara ses çıkarmayalım demek değil. Kur’an’ın ve sünnetin eğitim metoduna riyayet ederek, tebliğ etmek üzerimize düşen.

          Bir de herşeyin düşünüldüğünü ne zaman konuşsak ekliyorum, yasaklar konusunda, Allah bizim hiç yapmaya kalkmayacağımız bir şeyi yasak diye indirmemiş. Bir etraflıca düşününce, hep yapacağımız / yapmaya kalkacağımız ve bizi Allah’tan uzaklaştıracak yanlışlar yasak edilmiş. Aynı şekilde emirlerde de aynı durum söz konusu. Nasıl bir incelik değil mi, birazdan yağmur yağacak gibi, izliyorum da “nasıl, nasıl da incelik”…

          “Göklerin ve yerin yaratılışında , gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde ve sürelerin uzayıp kısalmasında Allah’ın kudret ve azametini gösteren nice deliller vardır ki bunları ancak aklıselim ve sağduyu sahibi kimseler anlar. Nitekim bu kimseler her hal ve ahvalde Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında düşünürler ve “Rabbimiz!” derler “sen bu kainatı boş yere yaratmadın. Sen yüceler yücesisin, Bizi cehennem ateşinden muhafaza buyur!” Nisa 190 – 191

        2. islambirliği says:

          MAŞAALLAH AİLE İÇİ FAALİYETİNİZ NE GÜZEL ALLAH DAİM ETSİN,NURLANDIRSIN BÖYLE GÜZEL ÖRNEKLERİN ÇOĞALMASI ,KURAN AHLAKININ YAŞANMASINA ,VESİLE KILSIN İNŞAALLAH

      2. Ummu Hamza says:

        Allah razı olsun kardeşim, aynı yaştayız aslında 🙂 demek ki planları artırmak lazım uyanıklığın da artması için…Sağolasın.

      3. Selamun aleykum benim gibi gece veya gunduz bebegi uyumayana bunu uygulamak biraz zor 🙂 umarim zamanla uykusu duzelince uykusuzlugum da duzelir.. tavsiyeler icin tesekkurler 🙂

    2. Bir de uykuyu daha kaliteli hale getirebilmek lazım. Uyuduğunuz odada tam karanlık olsun, bilgisayar ışı gibi küçük de olsa ışık olmasın. Mümkün mertebe ses olmasın, bazen yastık bile etkiliyor. Uyumadan önce yemek yememek de önemli. Uyurken de niyet ederek uyuyalım. Hayatın her anında Rabbimizi düşündüğümüzü gösteren hayırlı bir niyet sahibi olmak lazım. Bu niyeti hem kalbimize hem beynimize yüklemek gerekiyor, onlar bedeni gerekli şekilde yönetiyorlar. Bu sayede her anı bir duaya çevirmek, bir dua gibi yaşamak mümkün abla.
      Unutmadan; her gece uyumadan önce şunu okurum.
      “Eşhedu En La İlâhe İllâllah Ve Eşhedu Enne Muhammeden Abduhu Ve Resuluhu .Allahümme salli ala Muhammedin ve Ademe ve Nuhin ve İbrahime ve Musa ve İsa ve ma beynehum minen nebiyyine vel mürseliyn,salavatullahi ve salamuhu aleyhim ecmaıyn.”
      Seccademi katlarken, ayet-el kürsi okuyarak katlarım, onun beni beklediğini düşünürüm, bazen onunla konuşurum, söylediğim zamanlar uyandırıyor kesin..öyle inanıyorum.

      1. Nupelda says:

        Senden daha neler öğreneceğim acaba:)

      2. Mehtapabla says:

        Bebekli olunca tabiiki düzen tamamen degisiyor.Eger birde geceleri az uyuyan vede gaz sancisi olan bebeklerin annelerine Allah yardim etsin cok zor yillar önceki günlerim aklima geldi.

      3. Ayşecim çok güzel bilgiler Allah razı olsun.
        Berâ ibn Âzib (r.a.) şöyle demiştir: Peygamber (a.s.m.) bana şöyle buyurdu:”Yatacağın yere vardığın zaman namaz için abdest alışın gibi abdest al, sonra sağ tarafın üzerine yat. Sonra şöyle dua et:””Allâhümme eslemtu vechî ileyke, ve favvadtu emri ileyke, ve el-ce’tu zahrî ileyke rağbeten ve rahbeten ileyke. La melcee velâ mencâ minke illâ ileyke. Allâhümme âmentu bi-kitâbike’llezî enzelte ve bi-nebiyyikellezî erselte.”(Meali) “Allah’ım kendimi sana teslim ettim, işlerimi sana havale ettim, Senin azabından korkarak ve Cennetini ümid ederek sırtımı sana dayadım.  Senin azabından korunmak ancak sana sığınmakla mümkündür.  İndirdiğin kitaba ve gönderdiğin Peygambere iman ettim.””Şayet o gece ölecek olursan fıtrat (yânî İslâm Dîni) üzere ölürsün. Sen bu sözleri, söyleyeceğin sözlerin sonuncusu yap.” (bk. Buhari, Vudu 27; Müslim, Zikir 17)

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: