Kız Çocuklarına Tesettürü Nasıl Sevdirebiliriz?

i-love-islam-hijab-drawing-cute

Kız Çocuklarına Tesettürü Nasıl Sevdirebiliriz? (Ümmü Seyyaf’tan)

Esasen adaletsizlik yapmak istemezdim. Sıradaki konumuz çocuklarda mahremiyet üzerine idi anket sonuçlarına göre. Ama Sultan Hanım’ın özel isteği üzerine bu konuyu öne almak istedim. Uzun zamandır istiyordu Sultan Hanım ama ben zaten bilgisayar başına hiç oturamadığım için diğer yazıları bile yazıp, anketteki konuları bi nihayete erdiremedim. Bu nedenle affınıza sığınarak kız çocuklarında tesettür konusunda yazmak istedim. Bundan sonra inşaAllah çocukların mahrem yerlerini sakınması/koruması ve edep konularına değineceğiz.

Mü’min kadınlara söyle: ‘Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden görüneni hariç. Baş örtülerini, yakalarının üstünü (kapatacak şekilde) koysunlar. Süslerini, kendi kocalarından ya da babalarından ya da oğullarından ya da kocalarının oğullarından ya da kendi kardeşlerinden ya da kardeşlerinin oğullarından ya da kız kardeşlerinin oğullarından ya da kendi kadınlarından ya da sağ ellerinin altında bulunanlardan ya da kadına ihtiyacı olmayan (arzusuz veya iktidarsız) hizmetçilerden ya da kadınların henüz mahrem yerlerini tanımayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Hep birlikte Allah’a tevbe edin ey mü’minler, umulur ki felah bulursunuz.’(Nur,31)

Ey Peygamber, eşlerine, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına dış elbiselerinden (cilbablarından) üstlerine giymelerini söyle; onların (özgür ve iffetli) tanınması ve eziyet görmemeleri için en uygun olan budur. Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.(Ahzab,59)

İslami bir şuur verebilmek en büyük davamız/derdimiz. Namaz konusu bunların en başında geliyor dedik ve bu nedenle bir önceki yazımızda çocuklarımızı namaza nasıl alıştırabiliriz üzerine yazdık. Kız çocuğu olan annelerin bu konuda derdi bi kat daha fazla tabi. Tesettür de İslam’ın olmazsa olmazlarındadır çünkü. Bir kızın(kadın bayan her ne derseniz) tesettür ayetlerinin muhatabı olarak hareket etmesi, Müslüman olduğunu iddia ediyorsa bu emre riayet etmesi gerekir. Bazen siz de görürsünüz, kendisi gayet tesettürü yerinde teyzelerin yanlarında kendileri ile aynı giyimde olmayan kızları dolaşıyor. Malesef ki teyze ya o bilinci çocuğuna verme gibi bir gayrette olmamış( ki bu tür durumlar genelde şöyle olur. Teyze gençliğinde farklı düşünüyor ve giyiniyordur, yaş ilerledikçe daha dikkat etmeye başlamıştır.bu nedenle de kızına örtünme gibi bir şeyden bahsetmemiş, onu bu konuda teşvik etmemiştir) ya da vermeye çalışmış ama kız  çocuğu onu alma gibi bir gayret içinde olmamış. Rabbim her iki durumdan da bizi beri kılsın. Biz bu nedenle kız çocuğumuza nasıl olur da nefret ettirmeden, sevdirerek, kendi isteği ile tesettüre bürünmesini telkin edebiliriz diye düşünmekteyiz. Elbette kalpler Allah’ın elindedir, bize düşen elimizden geleni yapmaktır. Bu konuda taşın altına elimizi sokmamız lazım, taşı yerinden kaldırabilir miyiz ya da altında ezilir mi elimiz orası Allah’ın bileceği iş. Olumlu sonuçlar alamadığımızda elbette çok üzülürüz anneler olarak ama en azından Allah katında sorumlu olmayacağımız şekilde davranmış oluruz. Yine de Allahu Teala böyle imtihan etmesin..Amin.

Şimdi gelelim neler yapabiliriz‘e…

270c84c1f5yl6ds8Her şeyde olduğu gibi bu konuda da iki anahtar kelimemiz var. Birincisi çocuk anneyi rol model alacağı için, anne kendisi bu konuda dikkatli olmalı. Tesettür konusunu esasen biraz açmak lazım daha iyi anlatabilmek için ama dini vaaza dönüşsün istemiyorum yazıDış kıyafetini ve başörtüsünü, ayete riayet edecek şekilde mi uyguluyor? Dışarı çıkarken kendine büyük bir ihtimam gösteriyor mu (aman hatlarım belli olmasın, sakın dikkat çekmeyeyim, parfüm kokuyu bırak, dış elbiselerimi yumuşatıcı ile bile yıkamayayım vs..)? Kendini haram nazarlardan korumak için azami gayret sarf ediyor ve bunu belirgin bir biçimde yapıyor mu? Dışarıda tesettürlü ama pencereye, balkona çıkarken aynı titizliği gösteriyor mu? Dışarıda erkeklere karşı setr-i avret yapıyor ama eve gelen misafirlere aynı dikkatle yaklaşıyor mu? Çocuk bütün bunları gözlemleyeceği ve anneyi örnek alacağı için, anne her an yanında kayıt alan bir kamera var gibi hareket etmeli( esasen bütün bunları zaten bizi 24 saat gören/gözeten bir Zat’ın olduğunu bilerek yaptığında her  şey yerine oturmuş, çocuk gereken mesajı almış olacak. Yani bunu çocuk için değil, Allah öyle emrettiği için yapmak lazım zaten). Genelde bu tür durumlarda, kız  çocukları kendileri de örtünmek ister. Anneyi model alacağı için, bir gün dışarı giderken “anne ben de senin gibi yapmak istiyorum” derse hiç şaşırmayın:).

İkincisi de her şey küçüklükten başlayacağı için henüz bebek dediğimiz zamanda bile bu konudaki eğitim ve telkine başlanmalı. Oyuncak bebekler aldığınızda, bebeklerine elbise dikerken tesettüre dikkat edin mesela. Bebeklere başörtü, bone vs dikin, birlikte giydirin. Siz ayna karşısında başörtünüzü düzeltirken ona telkinde bulunun: “Benim güzel kızım da büyüyünce anne gibi yapacak değil mi kızım” vs gibi ona güzel hitaplarda bulunun, daha küçükken sadece telkinde bulunabilirsiniz henüz anlamayacağı için, ancak bilinçaltına hitap edebilirsiniz. Biraz daha büyüdüğünde ise, başörtünün güzelliğinden, gereklerinden vs bahsedebilirsiniz. Onun anlayabileceği kelimeleri ve üslubu seçerek tabi.

Çocuk biraz büyümeye başladığında, ona küçük süslü bone tarzında başörtüler alın. Esasen çok şirin görünse de, bir cemaate atfedildiği için, belki bu tarz giydirmek istemezsiniz. Siz de bu durumda pazarlarda satılan mini eşarp tarzı, saçın bi kısmını açık bırakan şekilli şeylerden alın(adını bilemedim, uzun bir tamlama oldu ama:( ). Bunu kendisi seçsin ve birkaç çeşit alın, dışarı çıkarken de onu özendirin. Yakınlarınıza başörtüsü için hazırlık aşamasında olduğunuzu bildirin ki onlar da gördüklerinde takdir etsinler. Çirkin gözüktüğünü düşünebilir, karşı çıkabilir. Bu durumda siz ve yakınlarınızdan gelen güzel sözlerle, (akşam eve gelen babasının getirdiği güzel bir hediye ile) içi ısınabilir bu fikre. Zamanla başörtüye geçiş yapmanız gerekir ama kendi seçmesine yine özen gösterin. İstediği şekil ve renkte başörtü taksın(henüz büluğa ermeden başlamanız lazım yalnız bu çalışmalara. Uzun süre renkli, şekilli eşarplardan vazgeçmeyebilir çünkü). Bu durumlarda da telkine devam etmeniz lazım. “Kızım görüyorsun ki ben öyle renkli, şekilli eşarplar takmıyorum. Büyüdüğünde sen de benim gibi takacaksın inşaAllah. Şimdi sen çocuk olduğun için istediğin gibi takabilirsin” vs gibi yine onu soğutmadan hazırlayın. Bu arada sadece başörtüsünü anlatıyoruz ama esas mesele tesettür tabi. Dikkat çekmeyen, hatları belli etmeyen bir kıyafet şekli olması lazım. Küçük yaşlardan elbiseye alıştırmak gerekir. Elbise geçişlerini de başörtüde olduğu gibi yumuşak yapmak lazım. Çocuklarımızı parklara çıkardığımız için elbiseyle rahat edemezler zaten. (elbise yaşının biraz daha  ilerilere kayması gerektiği kanaatindeyim). Önce pantolon etek tarzı kıyafetlerle başlayabilirsiniz. Onlar hem bolluk olması nedeniyle çocuk için tesettür anlamında uygun, hem eteğe elbiseye geçişi kolaylaştırır, hem de çocuk rahat hareket edebilir. Bol eşofman tarzı da giydirebilirsiniz özellikle parklara götürürken…

Tabi biz yine olayı en baştan aldık, küçüklüklerinden itibaren o tertemiz zihinlerine Allah’ın emrini nasıl yerleştirebiliriz diye dertlendik. Çocuğu daha büyük olup bu sıkıntıyı yaşayanlar varsa, acizane tavsiyem “Müjdeleyin, nefret ettirmeyin” hadisine uyunuz ve çocuğunuzu zaten istemezken iyice soğutmayınız. Güzellikle anlatmaya çalışın, yorulmadan usanmadan. Kendi seçsin modeli tarzı, karşılığında çok sevineceği bir hediye ile teşvik etmeye çalışın(ama bunu daha da kızdırarak yapmayın. Mesela şunun gibi: “Anne bana telefon alacaktın” “sen önce başörtünü bi tak, kılık kıyafetine dikkat et, sonra alırım” gibi yaklaşımlardan uzak durmaya çalışın). (yazıyı tekrar okuduğumda bir konunun yanlış anlaşılmasından endişe ettim. Büluğa ermemişler için geçerlidir başörtüsünü istediği şekil model renkte seçmek. Alıştırma süreci için söylüyorum.)

Çocuk siz ne kadar anlatsanız da, dışarıda gördükçe özenecek ve belki hangisi doğru acaba, sokakta o kadar kişi var ama diye düşünerek bocalayacak. Bu durumda da güzelce anlatacaksınız. Diğer insanların yanlış yaptığını, Allah’ın emrine aykırı davrandığını, herkes bir yanlışın peşinden gidiyor diye bizim de mi yanlışı tercih edeceğimizi, bunun saçma olacağını vs anlatın. Özendiği kıyafetleri alın ve bunları giymenin yerinin ev olduğunu, evde istediği gibi giyinebileceğini anlatın. sizin de dışarıda tesettürlü olmanıza rağmen evde nasıl rahat ve istediğiniz renk/şekilde giyindiğinizi söyleyin. (tabi evde erkek çocuğu olanlar için yine bir sınır olmalı. Canı istiyor diye evde mini etekle gezemez mesela. Ya da dapdar kıyafetlerle). Kız  çocuğun fıtratında bir beğenilme arzusu vardır. Bu nedenle güzel bir kıyafet giydiğinde önce eşiniz çok yakıştığını söylesin. Daha fazla kişiye göstermek isteyecek, arkadaş gruplarınızı toplayın, onların yanında giysin göstersin ve bu duygusunu tatmin etsin(eviçi kıyafetler için söylüyorum). Dışarı-içeri algısını doğru oluşturmak gerekir. Bu da yine mahremiyet eğitimdeki konularla bağlantılı tabi. Haram olan ve olmayanı, mahrem-namahremi ayırt etmek gerekir.

Bir de son olarak şu var: “E ne yapayım, mecbur alıyorum, millette görüyor özeniyor. İstedi mecbur aldık, ben de istemiyorum böyle giyisin ama….” geçiniz…Bu cümleleri samimi bulmuyorum. Çocuğunun iyiliğini düşünen, onun Allah’ın emirlerine uygun bir hayat sürmesini isteyen annelerin cümleleri olamaz bunlar.Çocuk sigara istese alacak mısınız? Dışarıda görüp özendi ne yapayım mı diyeceksiniz? Siz almazsanız, nereden bulup giyecek? Eğer bu kadar durumdan muzdaripseniz, ona göre davranmalı değil misiniz?

Ortalıkta dolaşan, her gün üçüncü sayfa haberi olarak karşımıza çıkan olaylara bir bakın. Siz “daha küçük” diye düşünerek masum yavruların kılık kıyafetine dikkat etmediğinizde, dışarıdaki kahrolasıların ekmeğine yağ sürüyorsunuz. Tabi mahremiyet konusu, bir sonraki konu olduğu için yazıyı burada nihayetlendiriyorum inşaAllah… Sanırım, bir yazı dizisinin sonuna geldik :(( Çocuk ve İslami Eğitim adına, söylemek istediğim her şeyi, değinmek istediğim her konuyu yazdım Allah’ın izniyle. (zamandan ve kitap değil de bir blog olmasından sebep bazı konuları biraz daha yüzeysel işleyip, her istediğimizi kelimesi kelimesine aktaramasam da…) Allah’tan bu çalışmamı hayırlara vesile kılmasını isterim.

Başörtüyü sevdirmekten bahsederken elbette önce tesettür nasıl olmalı ki çocuğumuza onu öğretelim‘i sorgulamak gerekir. Lakin benim blogum ve alanım bu olmadığı için bu konuda sizi Kuran ve Hadis okumaya yönlendirebilirim ancak. Bana tesettür ile ilgili kendiniz için-ve çocuğunuza doğru tesettürü öğretebilmek için- okumak istediğiniz kitapları sorarsanız şu an hemen aklıma gelen üç kitap ismi verebilirim: 1) “Hicab- Mevdudi” 2) “Niçin Örtünmeliyiz-İsmail Mukaddem” 3) “Nasıl Örtünmeliyiz?-İsmail Mukaddem”. Tabi yukarıdaki ayetlerin tefsirlerini de okumak lazım ama günümüz hoca geçinenlerden değil, alimlerimizden okumak gerekir. Seyyid Kutub, Mevdudi, Kurtubi gibi tefsirlerden…

Seyyaf ve Hümeyra’nın annesi

AİLE-ÇOCUK EĞİTİMİ kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . 127 Comments »

127 Yanıt to “Kız Çocuklarına Tesettürü Nasıl Sevdirebiliriz?”

  1. Ruşen. Says:

    selâmünaleyküm .hocam saygılarimla sözlerime baslarken yazilarınızı büyük bi dikkatle okudum..bahsettiğiniz üzere yasamaya 2 kızıma ornek olmaya çalıştım..benim 1 kızım büyüğü şu an ılahiyat okuyor kendi istegi üzere kapanmasida aynen sürecteki gibi..ama bu 2. kızım da farklı oldu kücüğüm de muhabbet eksikliği beni kahrediyor.ikisinin eğitimi ayni olmasina rağmen şuan küçük kizimda zorlanıyorum..eğitimi verseniz de muhabbetini nasıl veririz sorusuna cevap bulamiyorum saygılar

  2. Sümeyye Kaplan Says:

    Allah razı olsun. Çok istifade ettim. Lakin daha küçükken bu tohumu almayan ,bir hevesle 13/14 yaşında kapanıp şimdi 18 yaşında açılmak isteyen bir arkadaşım var. Durum çok ciddi. Ailesinin izin vermediği takdirde evi terk etmekle tehdit ediyor. Baba maalesef çok anlayışsız . Anne çok çaresiz. Bize bir çıkar yol gösterir misiniz ?

  3. Hatice Fatıma Says:

    Allah razı olsun sizden ne güzel anlatmışsınız. Blogunuzla ilk tereyağı nasıl yapılır diye ararken karşılaştım :)) Allah Azze ve Celle’nin hikmeti başka şeylere bakınırken tekrar karşıma çıktınız. Ben anne değilim eskiden çok üzüldümğüm bu durum şimdi şükür eder olduğum bir durumdur. Nedenine gelince sonradan dönüş yapıp tesettürün kıymetini yeni anlamış biri olduğum içindir. Şayet daha öncesinde bir evlat sahibi olsaydım belki Allah muhafaza cehenneme odun yetiştirecektim. Yaşım otuzun üzerinde olmasına rağmen ilk anda simsiyah başörtüsü takmak nefsime ağır geldi ve hatta gerekli görmedi nefsim bunu kendine ammaaaa ve lakin kalbim diyordu ki sen bunu nefsin istediği icin değil Allah Azze ve Celle emrettiği için yapacaksın. Belki çok kaba bir tabir olacak ama nefsimi evcil bir hayvanı terbiye eder gibi alıştırmaya çalıştım. Tabi bu durum tamamen cahilliğimden ve nefsimin tepeme binmiş beni oradan oraya sürüyor olmasindan kaynaklı bir durumdu. Uzun lafın kısası hosuma giden sade bol hatlarınımı belli etmeyen bir ferace aldım ve uzerine rengarenk birkaç şal… Ferace almak icin girdiğim dükkanda acaba nasıl durur yakışır mı diye feraceyi giydim sallardan birini Rabbim sabrını sen ver diyerek duakar eşliğinde örtündüm veeee örtünüş o örtünüş… Aradan beş altı ay kadar bir zaman geçti iki siyah şal daha aldım renkli olanları sadece namazda Allahü Teâlâ’nın huzurunda kullanmaya başladım. Derken siyah saçlarımı yüzüme peçe gibi örterek acaba çarşaf nasıl olur yakışır mı diye düşünmeye başladım. Ardından içimden bir ses dediki… Sen bunu kendini begendirmek icin değil Rabbini memnun etmek için giyeceksin… Yakismasi şart mı? Hem seni kullarin begenmesi mi daha güzel Allahü Teâlâ’nın mı? dedi…. Ve hamd olsun şimdi Çarşaf-ı Şerif giyiyorum. Bunları neden uzun uzadiya anlattım merak ederseniz… Annem dünyalar iyisidir ama bu konularda bilgisi az o sebeple beni yeterince yonlerdirmeye güç yetiremedi. Ama dualarinida hiç eksik etmedi Allah Azze ve Celle razı olsun.
    Çok önemli bir konuya deginmissiniz. Cocuklar anneyi model aldığı gibi ayni zamanda anneye daha yakındır. Babaya soyleyemeyecegi birçok şeyi anneye rahatça açabilir bu da anneye ekstra bir görev yükler. Eğer hata olarak gördüğü ya da yanlış bir durum varsa bunu en tatlı ve en güzel bir biçimde evladina anlatmak. Söylemek ayrı anlatmak ayrı… Tıpkı cep telefonu istegine karşı verilen tepki gibi :)) bir söz vardır cok severim.”Bir söz dilden çıkarsa kulakta kalır; kalpten çıkarsa kalbe ulaşır. ” tam da bu nedenle bu işlerle dertlenmek gerekir. Çünkü dert gönül işidir, gönül işi kalp ile illintilidir… Rabbim yolunuzu açık amellerinizi kiymetli eylesin… Derdinizi ise daim eylesin sizin gibi annelere çook ihtiyaç var…

  4. Nupelda Says:

    Selamun aleykum
    Ablalarım,kardeşlerim dün gece ikizlerimden birinin,birden ateşi çıktı:(Bu sabah da boğazının ağrıdığını söylüyor:(
    Doktora götürsem hemen antibiyotik verecek biliyorum..ama çocuğa içirmek istemiyorum:(
    Tecrübeli anneler var burada,önerebileceğiniz bir şey var mı?Kardeşleri de hastalanmadan geçirmek istiyorum:(
    Paylaşırsanız sevinirim…

    • Sevdenur91 Says:

      Rabbim bu endişeli anneye yardım et ve yavrusuna acil şifalar ver.

      • Nupelda Says:

        Sağol canım amin..Üçü birden hasta olunca 1 aydan önce atlatamıyorlar:(Tam bitti derken yeniden başlıyor:(
        Boğazı için,adaçayı tavsiye ediliyor.Ama çocuklara kullanılır mı…bilemedim..

        • Ummu Hamza Says:

          selamun aleykum kardeşim, adaçayı gargarası yapar annem, gerçekten onun baya faydası olduğunu söyler; fakat galiba bir yaşına geliyor ufaklıklar henüz, gargarayı bilmiyor olabiilirler, ben aile hekimliğindeki bebek hemşiresini arayıp sordum durumunu, adaçayı içirmesinin sakıncası olur mu dedim, çok yoğun olmayıp çok abartmadıkça verilebilir, bir şey olacağını sanmıyorum dedi kardeşim, ileteyim dedim.

          • Nupelda Says:

            Ne zahmetlere girmişsin canım benim:)Allah razı olsun..
            Bende araştırdım,eşimin kuzenleri doktor,onlara danıştım kullanılabilir dediler:)Eşime sipariş verdim,getirir getirmez yapacağım inşaAllah..
            Teyzesi ikizlerim 4,küçük 1 yaşına girecek bu arada:))

            • Cahide Says:

              Canımsın, bende karbonatla gargarayı önerecektim ama çocuklar küçük yapamazlar diye bir şey yazamadım.

              • Nupelda Says:

                Allah razı olsun ablam benim:)Onu yapamazlar gerçekten..ben bile yapamıyorum ki:)
                Şimdi iyi çok şükür:)İnşaallah,ilerlemeden geçeceğe benziyor…

                • Sultan Says:

                  ballı toz zencefil yada sızma zeytinyağı ile limon suyu iyi gelir diye biliyorum..Allah acil şifa versin.amin…

            • Zahide* Says:

              Ben çocuklarımın boğazı gıcıklanmaya başladığında eski sprey şişesine sulandırılmış elma sirkesi ve biraz tuz karışımı yapıp boğazlarına sıkıyorum. Hatta okula götürüp teneffüslerde de sıkarlar. Elma sirkesi streptekokları ve virüsleri öldürebiliyor. Bunu yapamazsa karbonatlı, karanfilli, tuzlu su gibi çeşitleri de yapabilir. Bir de bal ile limonu eşit karıştırıp ara sıra bir kaşık içiriyorum. Bu üst solunum yollarını yumuşatıp rahatlatıyor. Burnu tıkanırsa hastalık ilerliyor. Gündüz tuzlu su burunlarına verip açıyoruz. Islak viksli havlu da yatarken yakınlarına asıyorum .gece burunları açılıyor.

              • Nupelda Says:

                Allah razı olsun…Elma sirkesini yapabilirler gibi geldi.Bugün bir deneyeyim inşaallah:)Sağol kardeşim:)

                • Ummu Hamza Says:

                  Kardeşim nasıl oldu evladın? İnşaAllah daha iyidir, tevafuka bak ki dün sana yazdıktan sonra uyudum uyandığımda boğazım kaşınıyor, ağrıyor, öksürüyordum. Annemden adaçayı getirdik, gargarasını yaptım, akşam da çayını içtik hamdolsun aynı gün geçti:)

          • Nupelda Says:

            Canım siteye ancak girebildim..Ara ara ateşleniyor,onun dışında iyi elhamdülillah. Sana da geçmiş olsun güzel kardeşim:)

        • Sevdenur91 Says:

          doğrudur abla üçü birden hem sana bakımı zor olur hemde zor atlatırlar ben de öğreniyorum sizden bi ön bilgim oluyor. Allah yar ve yardımcın olsun…

          • Nupelda Says:

            Sağol canım:)Bana bakma,onlar iyi olsunlar da,önemli olan bu…Hem bende eşim de alışığız gece 3-5 nöbetlerine:)Rabbim sana da hayırlı,salih-saliha evlatlar nasip etsin…Amin

            • Sevdenur91 Says:

              Sen de hastalanmışsın ablacım çok geçmiş olsun Rabbimiz şafi ismiyle şifalar versin size.

              • Nupelda Says:

                Allah razı olsun canım.Çok şükür yine de:)
                Bu da hastalık mı:)İnsanlar nelerle uğraşıyor..
                Rabbim herkesin hastasına şifa versin…Amin

      • zeynep Says:

        ALLAH ŞİFA VERSİN ADAÇAYI BOGAZ AGRILARINDA İYİ GELİYOR HEM İÇEREK HEMDE GARGARA YAPARAK

    • Belgin Says:

      Aleykum selam Nupelda kardeşim Allah acil şifa versin amin.Annelik yüreği anlıyorum insan telaşlanıyor ama üzülme İnşaAllah en kısa zamanda atlatır.Geçen gün benim kızım da ateşlendi, ertesi günü düzeldi Elhamdulillah.Hem antibiyotik vermek hemen iyi değil,çocukların bağışıklık sistemi güçleniyor ateşle direndikçe hem de çocuklar hastalıkları daha kolay atlatıyorlar.Papatya çayını tavsiye ederim Allah’ın izniyle boğaz ağrısında çok iyi geliyor.Selametle canım.

    • ayşe Says:

      Çok geçmiş olsun kardeşim, Rabbim şifa versin. O yaş grubunda bu mevsimlerde görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarının sebebi viral etkenler yani virusler oluyor. Virusler antibiyotiklerden etkilenmezler, antibiyotikler sadece bakteri ve mantar grubu etkenlere karşı kullanılır. Viral enfeksiyonlarda, sadece destek tedavisi yapılmalıdır. Bol sıvı tüketilmesi, dinlenilmesi, vitamini yüksek meyve sebze tüketilmesi yeterli olur, 5-7 günde de geriler ve geçer Allah’ın izniyle.
      Çok yüksek ateşi yoksa, ateş düşürücüyle düşürülebiliyorsa, fazladan birşey yapmaya gerek yok. Bunu her seferinde bu şekilde anlatıyoruz, gereksiz yere ilaç kullanması zararlıdır, ilaç vermiyorum, ateşi çok yükselirse yada düşüremezseniz getirirsiniz diyoruz ama anne-babalar bir türlü memnun olmuyor, “bu doktor da bişeyden anlamıyor, bir antibiyotik bile yazmadı!! bi iğne bile vermedi, bir serum bile takmadı” diye kavga çıkarıyorlar, gene de bakteriyel olduğunu düşündürten bir durum (dirençli ateş, tonsillerde kript, sebebi açıklanamayan ateş gibi) yoksa antibiyotik başlamıyorum. Senin gibi gereksiz ilaç kullanmaktan kaçınan bilinçli ailemiz çok çok az. Belki oradaki arkadaşları bezdirmiş olabilirler, yoksa sağlıklı bir çocukta viral enfeksiyonlara antibiyotik yazılmaması gerekir.
      Kardeşlerine bulaşmaması aynı ev içinde olunca biraz zor ama azami dikkat edebiliriz, ellerini sık sık yıkasınlar bu süre içinde. Hapşuruk, burun akıntısı gibi bi durumu varsa, hanım kızımızın hastalandığını, iyileşene kadar birlikte daha az oynamaları gerektiğini anlatabilirsin. biraz uzak durmaları mümkün olur mu bilmiyorum : ) Bol bol ılık su ve şekersiz içecekler, taze sıkılmış meyve suları içerse daha çabuk toparlar. Adaçayı da içebilir ama malum herşey ölçüsü dahilinde faydalı, ölçüyü kaçırmamak lazım.
      Bir de unutmadan,
      Vücutta ateşi engelleyen bazı maddeler sabah saatlerinde salındığı için, hastalar sabahları daha iyi hissederler ama bu maddelerin etkisi akşama doğru geçer ve ateşi yükselmeye başlar kardeşim. Akşam ve gece sık sık ölçerseniz, çok yükseldiğini farkederseniz, bir doktora götürmenizde fayda var.
      İnşallah bir an evvel iyileşir. Allah yardımcınız olsun kardeşim. Çok geçmiş olsun.

      • Belgin Says:

        Kesinlikle Ayşecim katlıyorum dediklerine,Allah razı olsun senin gibi imanlı doktorlarımızın sayısını Rabbim çoğaltsın amin.13 senedir gittiğimiz çocuk doktoru ve ilk doğduklarında eve gelen ebe kesinlikle ilaç önermiyorlardı.Hep böyle iyi ahlâklı vicdanlı insanları görünce Rabbim hidayet ver, iman ver diyorum.
        16 senedir gitttiğim bayan ev doktorum da ,oturup uzun uzun dinler sorularımı,hamileyken kara turp ve bal önermişti öksürüğümde hamilelere uygun ilaç olduğu halde.Bir keresinde grip olup gittiğimde, virüs bunun ilacı yok istirahat demişti.Ayşecim merak ettim branşını?Selametle kardeşlerim.

        • ayşe Says:

          Branş seçme evresindeyiz belgin abla hakkımızda hayırlısı olur inşallah. Dediğiniz gibi solunum yolu ve sindirim sistemi enfeksiyonlarına neden olan viruslerin bir tedavisi yok, hatta bağışıklık sistemi sağlamsa bir tedaviye de gerek yok, yalnızca desteklemek yeterli. İnsan çocuğu hastalanınca biraz panik oluyor haklı olarak; bundan dolayı anlaşmak zor olabiliyor galiba. Sağlık durumu iyi olmayan çocuklar, kolay hastalanan ya da başka hastalıkları olan çocuklar bu durumun istisnası; onlarda böyle sıradan bir gribal enfeksiyon görüldüğünde, zaten kötü durumda olan vücut savunması çok düşüyor ve anında viral enfeksiyonun üzerine bakteriyel hatta mantar enfeksiyonları eklenir, Allah korusun kötü sonuçlanabilir, bu durumlarda ayrımı da doktoru tarafından yapılıp, uygun antibiyotik vermek lazım.

          • Belgin Says:

            Ayşecim hakkında hangi branş hayırlısı ise, o olsun canım amiin.Selametle kardeşim.

      • Nupelda Says:

        Allah senden ve senin gibi merhametli doktorlardan,razı olsun Ayşeciğim:)
        Haklısın,doktorlar bezmiş durumda:(Zaten çok mecbur kalmadıkça götürmüyorum.Devamlı kullandığım bir ateş düşürücü var.Bittiğinde eczaneden alıyorum..Yalnız enfeksiyondan hep çekinirim:(

        İki gündür yastığı,örtüsü peşinde gezdiriyor:)Dün adaçayı ile gargara yaptık.Bal-süt,nane,limon derken geçeceğe benziyor inşaallah..
        Kardeşleriyle uzak duramıyor:)Kızım kardeşin hasta biraz dinlensin diyorum;bu seferde doktor olup tedavi etmeye çalışıyor:)Bundan bile oyun kuruyorlar anlayacağın:))

        Tekrar teşekkür ederim canım:)

    • birgül hanim Says:

      Sevdenur ben senelerce bagazimda aintihaplanma vardi rabbime hamdolsun ada cayiyla gargara yaparak gecti benim kizim hastanede gorevli olrak calistiginda kücük bebekleri ada cayiyla vucutlrini sildiklerini görmuş biberonla icir diklerini soylüyor Rabbim acil şifalar versin insaAllah canim

    • Ahmet Mustafanin annesi :) Says:

      Selam aleykum kardeşim, boğaz hastalıkları için Peygamber Efendimiz s.a.v. UD hindi tavsiye etmiş. Ben Azerbaycan/Bakü’den yazıyorum. Burda satılıyor. Mutlaka orda da vardır.internet satış sitelerine baksan.Google’da “ud hindi fiyat” diye araştır in Şaa Allah çıkar yararlı sonuçlar. Faydaları ve kullanımı da var nette. ALLAHA emanet w

      • Ahmet Mustafanin annesi :) Says:

        Ayrıca Cahide hanima çok çok teşekkür ederim. Rabbim hizmetini kabul etsin. Hayırlı bir şekilde daha da artirsin. Çok yararli bir site. Böyle siteler o kadar az ki aç gözlülukle tüm yazıları okumak istiyor insan.o yüzden genel olarak çok yazilarinizla tanıştım. Ansiklopedi gibi maa Şaa Allah. Herşey bulabiliriz 🙂 Allah razı olsun. Selam aleykum ve Rahmetullah

    • hulyah Says:

      Allah şifa versin en etkili soğuk algınlığı grip ve öksürükteki yöntem bal limon ve çok az çay kaşığın ucuyla zencefil günde 3 kez ilaç gibi 1 tatlı kaşığı veriyorum benimde ikizlerim 33 aylıklar bundan baska doğalını bilmiyorum adaçayı gargarasını büyükler yapabilir ama adaçayını kaynatma sadece üzerine kaynamıs su dök ikizlerin bağışıklığı zaten düşük oluyor benim kızım beni örtülü gördükce kendiside hep takmak istiyor kendine ait başörtüleri var cokda severek takıyor çok şükür inşallah hep böyle olur kuzucugum kreşe gidiyorlar dini eğitim ve Kur’an öğretilen bir yer 3.5 yas üzeri öğretmeye baslıyorlar 4.5 yasındaki kuzucuklar artık Kur’ana geçiyor ve 6 yasındada ilk hatimlerini yapıyorlar hocalarıda çok guzel tesettürlü oldugu için çocuklar severek takıyor buyuklere özeniyorlar

  5. gurbetci Says:

    Allah razı olsun Seyyaf ve Hümeyra’nın annesi çok güzel yazı olmuş bizim gibi gayri müslim yerlerde yaşayanlar için malesef evlatlarımıza usturuplu elbiseler bulmak çok zor ama kızlarım inş buluğ çağına gelmeden Cahide ablamında bir yazısında “dikiş öğrenip kendim dikicem”diye birşey okumuştum aklıma çok yattı ogün bugün beynimin büyük bi kısmına oturdu…dikiş kursuna gidip hem yaşlarına uygun hemde edepli giydirmek istiyorum inş 🙂

  6. Sevdenur91 Says:

    Dün seyyafımızın annesinden bir yazı görünce büyük bir hevesle okudum 🙂 Çok faydalı bir yazı Rabbim razı olsun ilminizi artırsın ablacım. Yüreğinize sağlık yazı dizilerinizin devamını merakla bekliyorum 🙂 seyyafın hayranıyım annesi bu arada söylemeden geçemiycem 😉 Rabbim çocuklarınızı size sizi de onlara bağışlasın.

    yorumlara sonra bakıcam inşaAllah çok kıymetli yorumlar var yine.
    Sizi seviyorum hanımlarrr 🙂

    • ummuseyyaf Says:

      sen Seyyaf’ı bi de şimdi gör ablası. Babası izin vermediği için Seyyaf’ın günlüğünü tutamıyorum ama velet çok fena bir şey oldu:)

      • Sevdenur91 Says:

        amanınn ablası yisin onuu bitirsin ikisini de böyle çocuklara ayrı bir sempatim var benim 😀 Şimdi anladım ben de düşünüyordum neden günlükler devam etmiyor diye. Babalar ne derse kabulümüzdür .) Allah’ımız sizleri korusun ablacım, fi emanillah..

  7. Cahide Says:

    Özelden bir kardeşimiz, İstanbul Başakşehir’in İslami açıdan çok iyi, yaşanabilecek bir yer olduğunu yazmış. Daha evvel ben de bunu düşünmüştüm ancak, o kadar pahalı bir yer ki, geliri normal standartlarda olan biri için ne kiralar, ne satlık daireler uygun değil. Bir yere gitmeden önce, mecburen bunu da araştırmak zorundayız…

    “Dağda derviş olmak kolay, gel bir de şehirde derviş ol” demişler ya, sanırım biz şehirde derviş olmaya çalışanlardanız. Belki de imtihanımız çok daha zor… Rabbim ayaklarımızı kaydırmasın…

    • Procrastinate222 Says:

      İstanbul’un belki bazı ilçeleri itibarıyla ortamı düzgün olabilir ama İstanbul’u bir bütün olarak almak daha doğru bence Cahide abla. Çünkü sadece oturduğumuz ilçede hayatımızı sürdürmüyoruz, heryer etkileşim halinde oluyor. Bir de toplu taşıma aşırı kalabalık, onu geçtim sokakları bile yayalar için kalabalık 🙂 Metroda metrobüste herkes dipdibe… Okullardaki sınıflar aynı şekilde kalabalık. Ben evlenene kadar İstanbul’da yaşıyordum, şimdi gittiğimde her şeyin kaç kat pahalı olduğunu daha da iyi anlıyorum.

      • Cahide Says:

        Yıllardır küçük yerlere öyle alışmışım ki, büyük yerlere adapte olamam gibime geliyor…

        • Nupelda Says:

          Bende evlenene kadar İstanbul’daydım.Kalabalık ve pahalı bana göre:(Eşim oraya yerleşmeyi düşünüyordu;ailemin orada olmasına rağmen istemedim:( Sadece gezmeye gidelim dedim..
          Küçük yerlerde yaşadığın,için sana daha zor geleceğini düşünüyorum abla..
          Tabi çocuklarına da..

    • Sevdenur91 Says:

      amin güzel ablam. Bir çok ortam sıkıntılı çocuklarını ve kendilerini korumaları hanım kardeşlerimin çok daha zor.
      Ben de babamdan duymuştum başakşehri ve kardeşimde bu gittiğinde Fatih’i çok övmüştü bana ama işte yaşam şartları var birde.

    • ummuseyyaf Says:

      Abla biliyorsun ben istanbuldayim. Basaksehir genelde sosyete musluman diye tabir edilen kesimin bulundugu bir yer ve tabi bir de ikinci eşlerini beylerin hep orada oturttugu ile biliniyor (genelleme anlaminds degil elbet ama cok varmış). Cok güzel müslüman kardeşlerimiz olduğu gibi işi gücü parasi ile digerleri ile yarismak olan insanlar da var. Ve dediğin gibi maddi açıdan kulfetli. Bir de yasam alani olarak uzak. Gerci sizin durumunuz gibi memuriyet olan durumlarda eşi orda çalıştıktan sonra sorun olmaz ama.

      • ummu nesibe Says:

        S ALEYKUM ummuseyyaf yazınızı okudum diyer yazılarınız gibi çok bilgilendirici Allah razı olsun rabbim ecrini versin.Biz başakşehirde oturuyoruz cahide hanimin sitesini ben ve kızlarım iki kızım var Allah bağışlarsa en az dört senedir takip ediyoruz sizin gibi tevhidi muslumanlarız.Arasıra ben yazılar yazıyorum buraya Cahide hanım biz istanbulda gerçekten sosyete sayılabilecek bir semtte oturuyorduk kızlarim liseye giderken namazlarını kılıyorlardı fakat çevre neder arkadaslarımız bizi dişlar diye tesetture giremiyorlardı bizde anne baba olarak islami bilgimiz azdı onlara tesettur için dayatmada yapamazdık eşim Allah ondan razı olsun ailecek ümreye göturdü bizi gelince ümreden dışarıya tesettursuz çıkmak istemedilir,kızlarımın tesetture girmeleri böyle oldu.Cahide hanım bizim evimizde namazlar cemaatle kılınır buna çok dikkat ederiz televizyonu hayatımızdan çıkardık onun yerine aramızda hadis tevsir okumaya ,anlamaya ve hayatımıza geçirmeye çaliştık kızlarım biri 17,biri 18 yaşındaydı ilmihal dersleri veren bir kursa gittiler elhamdullah ikibuçuk yıl hızlandırılmış egitim aldılar,küçük kızım dahasonra Suriyeye gitti orda ikibuçukyıl ünüversitede islami eğitim aldı Suriyenin bugünki durumu nedeniyle beş sene önce okulunu bırakıp gelmek zorunda kaldı.Ve artık biz ailecek iyice olgunlaşmış onbeş sene oturduğumuz bu semt bize artık çok yabancı gelmeye başlamıştı ve bizim hicret zamanımızın geldiği dışlanmadan tesettürümüzle başımız dik Sizin burda ne işiniz var irana gidin diye dışlamalar yapılmayan, biryere taşınmamızın zamanı gelmişti Başakşehirle tanışmamız bundan 6 sene önce işte bu vesile ile oldu .Elhamdullah burda her konuda çok rahatız ben daha önce oturduğumuz semtte selam verecek kimse bulamazken burda tesettürlü tesettürsüz herkese selam veriyorum ve selam alıyorum ,çok pahalı bir semt oldugunu yazmışsınız bakın 4yıldır tevsirdersi yaptığımız hocahanımın eşi devlet lisesinde öğretmen ve geçine biliyorlar iki çocugu var siz allah yolunda bir adım atın rızkı veren rabbim .Başakşehir ikinci eşlerin oturtulduğu biryer diyorlar 6 senedir burdayız hiç böyle birşeyle karşılaşmadık ve böyle birşey duymadık.Bu sadece Başakşehri karalama amaçlı çıkarılmış olsa gerek.Boyle birşeyi tasvip etmesemde olsa bile en azından nikahlı evliliklerdir ve sünnete uygundur.benim geldiğim semtte fuhşiyat hat safhadaydı .kızlarım şimdi evliler rabbimin emaneti 3 torunum var anneleri ,babaları onlara islami eğitimi evde küçük yaşta veriyorlar.kuçuk torunum 19 aylık birşeyler soyluyor anlayamadım annesine sordum nesoyluyor diye ALLAHUEKBER DİYORMUŞ elhamdullah bundan güzel duygu varmı cahide hanım.İnşaAllah Cahide hanım sizide bekleriz İstanbulda yaşanacak en güzel semt ,şehrin kalabalığından uzak, uzaydan gelmişiz gibi bakışlardan uzak ,havası temiz ,birde baktıgında ALLAHI hatırlatacak sünnet ehli birçok arkadaş ve dost edindik elhamdullah. Selam ve dua ile

      • Hümeyra Says:

        Nereden bakarsan orayı görürsün. Başakşehirde ilim meclisleri ve çeşitliliği çok, Nevzat Tarhanın açtığı yetim evleri ve orası için koşturan hanımlar, keza IHH gönüllüleri, seminerler, kurslar, hanımlara bazı aktiviteler,hanımlara özel spor yerleri, el becerileri, meslek edindirme, tüm bunlar ücretsizdir.
        Kim neyi ararsa onu bulur. 10 seneden fazla buradayız ve uygunsuz nahoş birşeye rastlamadım. Buradaki en büyük sorun vakit yetişmiyor.
        Sosyete müslümanları derken, Allah yolunda harcamayı ihmal etmeyen ,zekatı ve yardımı fazlaca yapanlar da var. Ama her yerde istisnalar olur, çoğunluk önemlidir. (Triblex villada oturan bir arkadaşımız kermes için bütün gün gözleme açıyor.)
        Birçok öğretmen memur kesim de var. Hatta entellektüel islami kesimden çok kişiler de buralarda oturuyor. Onurkent ve kayaşehir biraz daha makul fiyatlı yerler. Ama burada şehir hayatı mantığı değişmez bir gerçek.

  8. Belgin Says:

    Allah razı olsun Seyyaf ın annesi çok yol gösterici bir paylaşım olmuş 😉
    Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin buyurduğu gibi, “Her doğan Islam fıtratı üzerine doğar. Sonra anne babası onu Hristiyan, Yahudi veya mecusi yapar. ” (BUHARİ, EBU DAVUD, TİRMİZİ) Kızlarımız Islam fıtratıyla doğduğuna göre, tesettür de bir kadın için fıtratın ta kendisi olduğuna göre, kız çocuklarımızın fıtratlarını bozmayalım yeter. Ya da, daha doğrusu bozdurmayalım demeliydim. İslam ahlakından bihaber yaşayan akrabalarımız, çocuklarımızın arkadaşları, oturduğumuz muhit, toplum, okul, televizyon, reklamlar, çizgi film karakterleri vs vs nefs ve şeytan da işin içine girdi mi… Allah yardımcımız olsun. Rabbimiz Kur’an’da “mümine yardımının kendi üzerine bir hak olduğunu” bizlere müjdelediğine göre bu konuda da bizi yardımsız bırakmayacaktır. Yeter ki çocuklarımızı kendi heva ve hevesimize uygun değil de Allah ın rızasına uygun yetiştirmeye çabalayalım. Kız çocuğunun giyimi nasıl olmalı derseniz bence büyüyüp birer genç kız, genç kadın olduklarında girmeleri gereken testtüre geçişi kolaylaştıracak nitelikte olmalı.
    Öncelikle şunu söylemek isterim ki, kız çocuklarımızın giydiği elbise dar, mini,askılı, şehveti tahrik edici, içini gösteren şeffaflıkta olmaması gerekir. Ayrıca erkeklere mahsus bir giyecek de olmamalıdır. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem giyindiği halde altını gösteren elbiseler gidenleri”giyinik çıplaklar olarak tavsif etmiştir.
    Utanma hissi imanımızın, tesettür de utanma duygumuzun ayrılmaz bir parçasıdır. Bunun için çocuklarımızdaki utanma duygusunu köreltmemeli,onları haya imandandır düsturuyla yetiştirmeliyiz. Aşırı açık saçık kıyafetler giydirerek de kızlarımızı kapanmaktan utanır hale getirmemeliyiz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem bir hadislerinde, ” uyluğunu açma ve hiçbir canlının veya ölünün uyluğuna bakma” buyurmuştur. Uyluk bacaklarda dizden yukarısına denir. Buraların açılmamasına Öncalikle şunu söylemek isterim ki, kız çocuklarımızın giydiği elbise dar, mini,askılı, şehveti tahrik edici, içini gösteren şeffaflıkta olmaması gerekir. Ayrıca erkeklere mahsus bir giyecek de olmamalıdır. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem giyindiği halde altını gösteren elbiseler giyenleri”giyinik çıplaklar olarak tavsif etmiştir. çocuklarımızda da özen göstermeliyiz.
    -Çoçuklarımıza tesettürümüzle güzel örnek olabiliriz.
    -Kız çocuğumuza ta küçücük yaşlardan itibaren elbise ve etek giydirmeye alıştırabiliriz. Bazı annelerin bacakları görünüyor diyerek ya da daha rahat daha güvenlikli diyerek kız çocuklarını pantolon tayt vs giydirdiklerini görüyorum. Aynı anneler bu tarz kıyafetleri genç kızların ve kadınların giymelerini tasvip etmiyorlar. Galiba şu önemli ayrıntıyı atlıyoruz. Insanlar alıştıkları yada alıştırıldıkları şekilde giyinirler. Büyüklerde tasvip etmediğimiz kıyafetleri küçük diye çocuklarımıza giydirmemeliyiz. Hem eteklerinin altına külotluçorap ya da tayt giydirebiliriz . Böylece bacakları da açılmamış olur.
    -Canlı suretli kıyafetler de giydirmemeliyiz. Pek çok hadiste canlı surekli eşyaların kullanımı men edilmiştir. Mini mini etekli, vücut hatları ayrıntılarıyla çizilmiş, yarıçıplak resimler … Allah Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem “haya imandandır” buyuruyor. Edepsiz resimler dolu kıyafetler giydirerek, kızlarımızdan edepli olmalarını bekleyemeyiz.
    – Kaç yaşında olursa olsun kendilerine ait başörtüleri olmalı. Bu kız çocukların çok hoşlanına gidiyor hem de örtünmeyi benimsemelerinde faydalı oluyor. 4,5,6,7 yaşlarında dahi ara sıra başörtüsüyle dışarıya çıkarabiliz. Hediye ve ödüllerimiz de bu yönde olmalı. .
    -Güzel şeyleri sevdirmek kadar çirkinlikleri buğz ettirmek de önemlidir. Arkadaşlarında, akraba kızlarında, televizyonda, toplumda gördüğü gayri islami kıyafetlerin ne kadar çirkin olduğunu anlatmalıyız.
    Rabbim bizleri de çocuklarımızı da her türlü kötülüklerden korusun .
    Kız çocukları, kundaktan çıktıktan sonra ‘Müslüman Kız’ gibi giydirilmelidirler. Belki bu, onların çarşaf ve benzeri kıyafetleri giymeleri anlamında değildir ama ‘serbest’ giydirilen bir kızın daha sonra ‘kurallı’ giydirilmesinin zor olacağına dikkat edilmesi gerekmektedir. Çok katı kuralların tatbik edildiği bir giyim de doğru değildir; nefrete neden olabilir. Bu bir imtihandır; ortasını bularak kazanmaya çalışacağız. Bu dönemde kız çocuklarımızı ciddi bir şekilde zorlayacak sorunların başında onların çevresini oluşturan akranlarının hatta kendi ailelerinden daha dindar gördükleri ailelerin kızlarının giyim kuşamlarındaki çarpıklıklardır. Bu manadaki kötü örneklik belki de dinde önder durumunda olanların kızlarının, hanımlarının giyim kuşamlarının örnekliği en az siyonizm baskısı kadar ağır bir baskıyı oluşturmaktadır günümüz aileleri için. Ama bu bir imtihan! Kızlarımızın kıyafetleri çarşaf veya abaye olmasın ama bedenlerini de teşhir etmesin. İsraf olmasın. Aylık kullanılıp atılmasın. Üzerinde küfürü simgeleyen işaretler bulunmasın. Erkekleri kışkırtan tarzda olmasın. Kızlarımız güzel giyinsin ama cinsel giyinmesin. Yedi sekiz yaşlarındaki henüz bebeklikleri geçmemiş kız çocuklarımızın düğünde giymeyi tasarladığı gelinliği hayal etmesi bir afetin işareti değil midir? Kızlarımız, aybaşı olmuş gibi görülmeye başladıklarında yavaş yavaş anneleri gibi giyinmelidirler. Bunun için de evlerimizde törenler yapılmalı, hediyeler alınmalı, övgüler yapılmalıdır. Anne baba, dede nine bu duruma mutlu olduğunu hissettirmelidir. Akrabalardan veya komşulardan bir fitneci de ‘henüz erken, bırakın çocuğu’ tarzında bir ifsat bombası kullanırsa onu da istiğfar edinceye kadar giriş-çıkış yasaklıları arasına koymalıyız. Çünkü böyle bir söz bütün emeklerimizin boşa gitmesini doğurabilir. Kızımız aybaşı olduktan sonra ya da aybaşı olmadı ise de on beş yaşından gün aldıktan sonra artık annesi gibi ya da mü’minlerin anneleri gibi giyinmeye mecburdur. O giyim de şudur:
    – Kızımızın bedenine ait ayrıntılar belli olmayacak. İnce, dar veya cinsellik yansıtan bir yönü olmayacak.
    – Giyimin kendisi bir ziynet ise üzerine bir dış kıyafet ilavesi ile namahremlerinin yanına çıkacak.
    Çocuklarımızı yetiştirmemizi sakın cihattan aşağı bir iş görmeyelim. Bilakis asrın cihadı onları yetiştirmektir. Hele hele kız çocuğu… O varya o, bir cennet muştusudur. Her baba her anne şunu bilsin: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, üç kız çocuğu yetiştirene cennet vadetmiştir. Ancak kız çocuğu yetiştirmek onun lisanında, medreseye göndermek veya doktor yapmak değildir. Kızı, ona ümmetten olacak mücahitler yetiştirecek iffet abidesi yapmaktır. Cihat budur. Cihat budur. Cihat budur. Rabbim, bize bu çetin mücadelede yardım etsin.
    Peygamber Efendimizin hayatını ona oku. Dini kitaplar hediye al. Fasıklarla buğzunu sesli dile getir onun yanında.
    Tam işlenme yaşı yarın çok geç hep Sevdirici ol tüm ikna yollarını kullan.bu mücadeleyi Allahın izniyle kazanmak zorundayız, pes etmek gibi bir lüksümüz yok evlatlarımızın ahireti söz konusu.
    Amin Rabbim cümlemizin evlatlarını salih ve salihalardan eylesin.(çok sevdiğim bir arkadaşımın yazısı idi sizlerle de paylaşmak istedim)

    • Belgin Says:

      Kızlarımızı tesettüre küçük yaştan itibaren nasıl alıştırabiliriz?

      Öncelikle edep ve ahlak eğitimi… Altyapı bu… Daha ilk bebeklikten itibaren yüreğine erdemler… Latifeler yerleştirilmeli…

      Tabii kız çocuğu için annenin önemli bir rolü var. Anne, kendisinin örnek alındığı gizli bir kameranın onları izlediğini bilmeli… Konuşmaları, düşünceleri, sevinç halleri, üzüntülü ve kızgın haller… Bir evlat da neye kızılacağını neye sevinileceğini öğreniyor sizinle. Ve davranışlar davranışı doğuruyor. Sağlıklı bir anne-kız ilişkisi doğumla beraber başlıyor. Verdiğiniz mesajlar alt benlikte şifreleniyor. Tabi burada babanın bir köşede durup izlemesi demek değil bu. Nasıl ki bir anne erkek çocuğuna da örnek olmalıysa, baba da anne ile beraber bir ekip çalışması oluşturmalı. Yapılan araştırmalarda babası ile ilişkiler iyi olan kız çocuklarının başarılı, mutlu, ruhen sağlıklı olduğu tespit edilmiş.

      Ne yapıyorsak yapalım iletişim güçlü olmak durumunda. Eğer iletişimi güçlü tutarsanız sevgi ve saygıyı evladınıza verirseniz, dini ve ahlaki terbiyeyi de ruhuna nüfuz ettirebiliriz. Bir kere kılık kıyafet örtü v.b den önce gelen durum ve davranışların oluşturulması mevzu bahis… Ergenlikle beraber yükümlülük başlıyor. Ama bu saati bekleyip sanki dünyasını birden değiştirecek bir yaşam ve kıyafet tarzı talep ederseniz hatta emrederseniz tabi ki evladınız olumsuz tepki verecektir..

      Küçük kız çocuklarının çamaşırlarından tutunda aldığınız kıyafetin sitiline kadar dikkatli bir bayan olmalıyız. Çocuğumuzun yaşını, masumiyetini tehdit edecek moda olan kıyafetleri çocuğumuzun önüne koymamalıyız. Böyle bir alternatif olmamalı.

      Çok minik giyim tarzındaki teferruat, belki de kız çocuğunuzun beynine yanlış imgeler gönderebiliyor.Tesettürlü olsun, olmasın her annenin erken uyarılmaya meydan verecek tarzda kıyafetleri kızlarına almamalarını rica ederim. Zaten medya sağ olsun maşallah minik kızlarımızı 18—19 yaş kıvamına getiriyor. Nicelikle çocukların masumiyetinin öldürülmesine fırsat vermeyelim.

      Ardından ergenlikten önce bazı durumların kronikleşmesini önleyelim. Birçok tesettürlü anne “pantolon giymesinden vazgeçiremiyoruz, çok dar giymiyor diye kendimizi avutuyoruz.” diyerek yakınıyor. Bir çocuk 12–13 yaşlarına kadar sürekli kot pantolon vb. giymişse bir gün aniden ‘sen artık ergen oldun, sevap günah başladı’ derseniz alışmış olduğu durumdan kopması imkânsızdır belki de…

      Öncesinde tesettür sevgisini gönüllere işlemeli… Tabi bunu da çok zarif, hoş tarzlar oluşturarak yapabilirsiniz. Elbisesine uygun etoller, spor ve şık renkleri ile hoşlanabileceği ama tesettüre de uygun yaşına özgü çağdaş kombinasyonlar oluşturulabilinir. Böylece çocuk birden tesettüre girdiğinde kendini orta yaşlı biri gibi hissetmeyecek… Aslında bu kıyafetlerin giydiği veya özendiği kıyafetlerden çok daha hoş olduğunu hissedecektir. Burada babanın da ben anlamam ne giyerse giysin deyip tüm sorumluluğu anneye bindirmemeli, görüşleriyle ve fikirleriyle destek olmalı… Nasihat çok sıkıcıdır, hele de gençlerde… Muhabbet edin… Daha faydalı olur…
      ~alıntı~
      Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
      “Hiçbir baba evladına güzel bir edeb (terbiye)den daha üstün bür şey bırakmamıştır.”
      Kaynak: Hakim, El-Müstedrek 7753.

    • Sevdenur91 Says:

      Allah razı olsun bacımmm ❤

    • Hamiyet Says:

      Böyle yararlı yazıyı bizlerle paylaştığın için Allah cc razı olsun Belgin kardeşim😊Allah cc cümlemizin yardımcısı olsun bizleride yavrularımızıda doğru yoldan ayırmasın âmin

    • Nupelda Says:

      Belgin Hanım(Hanım lafını da hiç sevmem ama yaşınızı bilmiyorum)
      Ben kızlarıma tayt giydiriyorum.Üzerine de tunik tarzı üstler alıyorum.Yazınızı okuyunca,taytları bu şekilde giydirmenin doğru olup olmadığını düşünmeye başladım:(Henüz 4 yaşındalar…Yine de etek mi giydirmeliyim üstüne?

      • Belgin Says:

        Nupelda kardeşim 39 yaşındayım Belgin diyebilirsin canım.Benim küçük kızım 4,5 yaşında kendisi istiyor, pantolon tayt ne giyerse üzerine etek giyiyor.Geçen eteği kısa geldiğini farketti bu olmaz dedi, kendisi bıraktı giymeyi Elhamdulillah.Bence de canım etek giydirsen üzerine daha iyi olur.Büyük kızıma zor oluyor etek bulmak 9 yaşında,İnşaAllah Türkiye ye gittiğimde alacağım.Burada bütün mağazaları gezdik elbise istiyor ;ya kısa ya askılı ya da ince şifon tarzı.Rabbim hepimizin yardımcısı olsun amiin.

        • Nupelda Says:

          Bende 23 yaşındayım..Kızmazsan abla diyeyim:) Belgin demek çok laubali olur gibi geldi..
          Ablacığım ben daha küçükler diye çok üstüne düşmüyordum;fakat haklısın..Şimdiden alışsınlar ki biraz büyüyünce zorlanmasınlar..Hatta bugün halam(kayınvalidem)den bana uzun bir elbise dikmesini rica ettim.Birer tanede kızlara:)
          Bazen benimle namaz kılıyorlar,o zaman giydiririm inşaallah..

          Yazınca aklıma geldi;annem ben küçükken,pantolon etekten daha rahat diye,hep pantolon ve tayt giydirirdi:(Daha 1 sene bile olmadı etek giymeye başlayalı:(Nasıl alışırsan öyle gidiyor maalesef:(

          Bundan sonra giydirmeyeceğim inşaallah..Babaanneleri diker onlara:)

          • Belgin Says:

            Ne demek kızmak, canım,memnun olurum daha ))MaşaAllah la guvvete illa billah canım güle gile giysinler elbiselerini kızların )))Rabbim cümlemizin evladını salih salihalardan eylesin âmin.

  9. tulay Says:

    evde suslu puslu giymesin diyecek kadar ileri gidiyorsunuz,o resimdeki kadar ufak bir cocugun kara carsafa girmesi normal mi sizce siz bile girmiyorken ,,,,parkta bile oynayamaz bu halde once uygulayip sonra ornek olalim yazinizdaki ogutle r gibi

    • ummuseyyaf Says:

      evde süslü püslü giyinmesin ibaresinin nerede olduğunu bildirin düzelteyim, zira kesinlikle böyle düşünmüyorum. Helal çerçevesinde evde istediği kadar süslü püslü giyinebilir. Ufacık çocuğun çaşaf giymesi taraftarı değilim, daha büyük çocukların da çarşaf giymesi taraftarı değilim. Dinimiz vasat(orta yollu) bir dindir ve ifrat tefrite yer yoktur. Herkes farz olanı yapsa yeterli zaten, gerisi onun takvasına kalmış. Resim sadece temsilidir. Konu kız çocuklarına başörtüsü olduğu için. emin olun o resimdeki de normalde öyle gezmiyordur zaten. Hepimiz kızlarımıza başörtü takıp resmini çekeriz bebekken. Ne tatlı ne masum dururlar. Siz bile giymiyorken derken, sanırım reelde tanışıyoruz ama ben sizi çıkaramadım afedersiniz. ÖZelden irtibata geçerseniz kim olduğunuzu anlarım, tesettürümden emin konuştuğunuza göre tanışız sanırım.
      Parkta rahat oynasın diye bol pantolon, pantolon etek, eşofman giydirelim yazmıştım o kısmı atladınız sanırım. Uygulamadığım şeyleri insanlara nasihat etmekten Allah’a sığınırım.
      Sizinki tarzda önyargı dolu, yazıdakileri okumamış imajı veren (çünkü yazıdaki şeylerin yazılmadığını söyleyip, tam aksi yorumlar yapıyorsunuz)yorumları cevaplamak benim adetim değildir, ben anlattığımda anlayacak ya da anlamak için soru soran insanlarla iletişim kurmayı tercih ederim, yoksa sizinki “söyle söyle söz ne desin/kokmuş ete tuz ne desin” cinsi yorumlar oluyor. Ama Cahide ablanın sitesinin okuru çok olduğu için insanların etkilenmesini ve yorumun cevapsız kaldığını görmesini istemem. Çünkü sükut ikrardandır. İkrar olmadığının anlaşılması dileğimle…
      özelden irtibat için seyyafinannesi@gmail.com 🙂

  10. Cahide Says:

    Allah razı olsun, seni ilmiyle amel edenlerden, evlatlarını da salih ve salihalardan eylesin kardeşim.

    Biraz uzun olacak ama bende ailemden canlı örneklerle katkıda bulunmaya çalışayım:

    Kız çocukları dışarıdan ne kadar etkilense de, en etkili rol modeli annesidir. Örneğin ben kızım küçükken, başımı her örttüğümde, kızımın yanında örtümü severdim. “Allah’ım sen bana bu örtüyü nasip ettiğin için sana hamd ederim. Ya örtüm olmasaydı halim ne olurdu?” derdim. Dışarı çıktığımda rüzgar varsa hem abileri, hem babası örtüm açılmasın diye özen gösterirdi. Akşam olunca perdelerin tam olarak kapanmasına çok dikkat eder, neden böyle yaptığımızı basit cümlelerle anlatmaya çalışırdık.
    Üstümü değiştirirken onu yanıma alır, “Aman kızım kapıyı kapat, abilerin görmesin” der, ben giyinene kadar kendisinin de arkasını dönmesini tembihlerdim. Banyodan çıkarken, abileri ve babasına “Sakın bu tarafa gelmeyin müsait değiliz” derdim. Çok küçüklükten itibaren, abilerinin ve babasının yanında atletle, külotlu çorapla dolaşmasına izin vermedim. .
    Böyle basit konuşmalar ve davranışlar çocuktaki mahremiyet duygusunu geliştiriyor.

    Çocuklara tesettürü telkin ederken, öfkeli yaklaşımların yanlışlığı kadar, öylesine konuşmalarda yanlış ve etkisizdir. Doğru davranış “Kararlı olmak”tır. Çocukla yalvarır gibi değil, ne istediğinizden emin olarak konuşun. Sizin yeteri kadar sahip çıkmadığınız bir davaya, çocuğunuzun sahip çıkmasını beklemek, mucize beklemek gibidir.

    Biraz daha büyüyüp mecburen tesettür yaşına gelince çocuk gelgitler yaşayabiliyor. Bu özellikle çevreden etkilenmelerle ortaya çıkıyor. Tam istediğim gibi bir eğitimin olmadığını bildiğim halde, ben kızımı imam hatip okuluna göndermeyi tercih ettim. Doğrularla beraber, yanlışlar, bidatler de veriliyor ancak; Öğretilen hususları takip edip, yanlışların ne olduğu ve nasıl olması gerektiği anlatılınca, çocuk Allah’ın izniyle sizi anlıyor ve bu davranışınız çocuğun doğruları pekiştirmesine sebep oluyor.

    Birde imam hatipte kendisi gibi olan arkadaş bulması daha kolay oluyor.

    Çocukla konuşmak çok önemli. Kimse kusura bakmasın ama, ben çocuklarıma herkese hoşgörüyü öğretmiyorum. Bilakis hoş olmayan tavırlara ve müsebbiblerine karşı, kalben de olsa buğz etmeyi öğretiyorum. İyi örnekler kadar, kötü örneklere de vurgu yapıyorum.
    Örneğin doğru tesettüre sahip olan bir hanımı gördüğümde. “MaşaAllah, tesettürü ne kadar güzel. Allah daha da güzelleştirsin” diyorum. Çok açık, edepsiz giyimli birini gördüğümde: “Allahım sen onları ıslah et. Bizi onlardan eyleme, böylelerinin şerrinden beni, ailemi ve müminleri uzak tut” diyorum. Tekrar edeyim, bunların hepsini çocukların duyacağı şekilde söylüyorum.

    Babanın, abi ve ablaların çocuğu bu yönde motive etmesi çok önemli. Onlara da kızım yokken ne söylemesi ve nasıl davranmaları konusunda telkinler veriyorum 🙂

    Ev içi davranışlar gerçekten çok önemli. Evde sık sık Kur’an ve sohbetlerin dinlenmesi, saçma sapan program, dizi, reklam, kliplerin izlenmemesi, güncel olayların İslamın potasından geçirilerek değerlendirilmesi, Allah isminin ve zikrinin hep canlı tutulması çocuğun ruhuna işliyor ve bunlar hep temeli oluşturuyor. Bütün işlere ara verip, en azından 20 dakika meal okumak, üzerinde ailecek konuşmak, çocuğa tahmin edemeyeceğiniz kadar tesir ediyor.

    Görüştüğümüz insanlar da, en az saydığımız hususlar kadar önemli. Namaz kılmayan, tesettüre riayet etmeyen kişilerle sıcak ilişkiler içinde olmak çocuğu ikilemde bırakıyor. Çocuk “Annem açık saçık giyindiği halde, o teyzeyi seviyor ama bana neden örtünmemi söylüyor?” diye düşünebilir. Yine çocuğunu özensiz yetiştiren bir aileyle görüşmekte çocuk eğitimini olumsuz etkileyecektir.

    Çocuğun içinde kalmasın diye, oyuncak makyaj takımlarını, kadın görünümlü barbie bebekleri kesinlikle almayalım. Ev içinde de olsa ruj, oje sürmeyelim. Bunun yerine eline kına yakılabilir, süslü tokalar, renkli takılar ve kıyafetlerle bu istekleri tatmin edilebilir.

    10-12 yaşına kadar tesettürle ilgili hiç bir telkinde bulunmadığınız, askılı, dar, mini giydirdiğiniz çocuğunuza birdenbire “Bunları bırak, başını ört” demenin pek bir etkisi olmayacaktır. O yaşa kadar edepli giydirilmiş bir çocuk, o yaştan sonra da bu tip edepsiz kıyafetleri yadırgayacak, kolay giyemeyecektir.

    Namaz, tesettür gibi konuların çocuğun gönlüne bırakmak yerine, bunların farziyeti ve vazgeçilmez gereklilikler olduğu çocuğa anlatılmalı. Başörtüsünün yeşil veya mavi olacağına kendisi karar verebilir ama başörtüsü takıp takmayacağına kendisi karar veremez. İpler sizin elinizdeyken, çocuğa söz geçiremiyorsanız, ileriki zamanlarda ipleri tamamen çocuğun eline vermeniz kaçınılmaz olacaktır.

    Şunu unutmayalım, tüm bunlar için, önce bizim doğru olmamız ve çocuğumuzla ilişkilerimizi sıcak tutmamız elzemdir. Beş dakikada yenip biten bir hamurun kıvama gelmesi için bile, 10 dakika sabırla yoğurmamız gerekiyor. Emek vermeden, dua etmeden, yeri geldiğinde ciğeriniz yanmadan çocuk yetiştirmek, kapanmayan amel defterlerine imza atmak kolay mı kardeşlerim?

    • ayşe Says:

      Allah razı olsun abla. Küçük kardeşimin ellerinden öpüyorum.

    • Belgin Says:

      Allah razı olsun Cahidem MaşaAllah la guvvete illa billah.Rabbim cümlemizi rızasından ayırmasın amin.

    • Ummu Hamza Says:

      Allah razı olsun bu önemli bilgiler ve de hayırda çabalarınızdan ablacığım.

    • Nupelda Says:

      “Birde imam hatipte kendisi gibi olan arkadaş bulması daha kolay oluyor.”
      Bunu birde bizimkilere anlatabilsem:(
      Onlarca iyi insanın arasın kötüyü mü yoksa onlarca kötü insan arasından iyi olanı mı bulamak zor? derken tam olarak böyle bundan bahsediyorum:(

      Yazın çok güzel abla,inşaAllah bunlara bende daha çok özen göstereceğim..
      Rabbim,herkesin yavrusunu iyilerle karşılaştırsın..Aminn

    • Procrastinate222 Says:

      Yazdıklarına sonuna kadar katılıyorum Cahide abla. Daha dün bu konuların bir örneğini yaşadım karşı komşumla. Kendisi çok iyi bir hanımdır. Ancak bağlı olduğu dini topluluğun kurslarında başkalarının çocuklarıyla ilgilenmekten kendi çocuklarını ihmal etmiş olduğunu ve söz geçiremediğini açıkça görüyoruz. Keşke önceliği kendisine Allah’ın emanet ettiği yavrularına verseydi de onları da istediği şekilde yetiştirebilseydi…

    • ummuseyyaf Says:

      anlattıklarınla yazıdaki teorik bilgilerin pratikte nasıl uygulandığını göstermişsin elhamdulillah abla:) insanlar bazen böyle şeyler okuduklarında çok ütopik görebiliyor, oysa öyle değil. çocuklara telkin gerçekten önemli. İnsanlar ben küçükken çocuğumla konuştuğumda şaşkın-ve hatta içten içe gülerek- bakıyorlardı. O daha ne anlar, amma abartıyorsun gibilerden. Bu konuda, blogumda da her konu için yazıyorum. Her konu için çocukta telkin bebeklikten itibaren önemlidir, anlamaz dememek lazım. Benim oğlum şu an 4,5 yaşında. Geçen gün salona girmişti, bana bağırıyor ki “anneee sakın salona gelme” diye. Ben de dedim ne oluyor:) perdeyi kapattı, ışığı açtı. Tamam şimdi gelebilirsin anne dedi. Çünkü akşam olmuştu ve ben odaya girsem dışarıdan gözükürdü. Bunu 4,5 yaşında bir çocuğun yapması beni çok sevindirdi, duygulandırdı, bi de gururlandırdı tabi, erkekliğin koruma içgüdüsü:) şimdi 2 yaşındaki kızıma da aynı şekilde öğretmeye çalışıyorum. Geçenlerde perdeyi açmaya çalışıyordu, açma kızım dışarıdan bizi görürler dedim. Oğlum hemen düzeltti. Seni görürler bizi değil, bizi görseler bi şey olmaz, seni görmemeleri lazım diye:)
      tabi senin deidğin gibi anne-babanın model olması çok önemli. Evde haremlik-selamlık uygulanıyorsa, anne tesettürünü sevinçle yapıyorsa, çocuklar etkilenir. Kalpler Allah’ın elinde, evirip çeviren o. Bu nedenle sık sık dua etmemiz gerekir ki “Allah’ım dinin üzere ayaklarımızı sabit kıl, çoluğumuzla çocuğumuzla müslümanca yaşayıp müslüman olarak ölmemizi nasip eyle.”

    • Fatma Says:

      Allah Razi olsun. Masaallah 😚💐

    • Sevdenur91 Says:

      ablam biriciğimmm ❤ ❤ ❤ Allah seni başımızdan eksik etmesin ve ailene bağışlasın. Ömrün hayırlı, sağlıklı sıhhatli ve uzun olsun inşaAllah.
      Her bir yazdığın cümle, tecrübelerin, uygulamaların benim için çok kıymetli.zihnime iyice yerleşsin diye tekrar tekrar okuduğum cümlelerin.
      İlerisi için yatırımımdır benim bu yazılanları okumam öğrenmem 🙂

      <<Emek vermeden, dua etmeden, yeri geldiğinde ciğeriniz yanmadan çocuk yetiştirmek, kapanmayan amel defterlerine imza atmak kolay mı kardeşlerim?<<

    • sena Says:

      Allah razı olsun cahide ablacım.çok şükür ben de yetişirken (16 yaşındayım) büyüyünce kıymetini daha da idrak ettiğim bir şekilde, sohbetle eğitildim.Fikri, tefekkürü, hak ile batılı ayırmayı, her daim batılın sinsi tuzaklarına karşı uyanık olmayı ve dünyayı, bütün olup bitenleri hakikat süzgecinden geçirmeyi öğreten sohbetler ile.Gerçekten; iş, çocukları yazdan yaza kuran kurslarına götürmek ile, ara sıra sure ezberletmek ile olmuyor sadece.Hele ki şu ahir zamanda sadece bunları yapmak çocuğa; müslüman,her daim hakkı gözeten bir kul bir şahsiyet bilinci oluşturmanın yerini asla tutamaz,tutmuyor da .Ruhi ve ameli kazanımlar eş güdümlü ilerlemeli.Diğer türlü kısır kalıyor, filizlenemiyor verilenler ve çok kez gözlemliyorum ki -yaşıtlarımdan vb. – sinsi batıl, o çocukların beyinlerine, ruhlarına oldukça aldatıcı bir şekilde cici mi cici görünüşle işliyor.Gerçekten öylesine tehlikeli ki için bulunduğumuz şu kapitalist dünya.Müslümanlar Allah için çok uyanık olmalı ve kesinlikle bu bir külfet değil, bilakis imanına,hayatının her anınına nur üstü nur bir keyfiyet, derinlik kazandıracaktır evelallah.Örneğin; küçükken (şimdi çok şükür o tahlilleri beraber yapıyoruz) babam televizyonda izlediğimiz bir reklamdaki ince,kirli mesajları -çocukların anlayamayıp bilincine yavaş yavaş işlenen mesajlar- tespit edip hemen benimle onların çirkinliğinden, Hakka uymayışından bahseder ve ardından bana o mesajları güzel sunan batılın, kapitalist, pis emelleri olan insanların varlığından ve nasıl iş gördüklerinden, nasıl da değerlerimizi düşürücü,maneviyatımızı yıkıcı olduklarından bahsederdi.Ve elhamdulillah hep o bilinçle büyüdüm.Olayları ve onlardaki hakikatleri hikmetleri süzdüm yani böylelikle müslümanın en önemli vasıflarından ”feraseti” kazanmış oldum; furkan olan (hak ile batılı ayıran) vahiy ile olaylara, hallere ışık tuttum. Elhamdulillah özetle İslamın, imanın ruhunu kuşandım (inşaallah) 🙂 Ve son olarak şunu da ilave etmek isterim ki cahide ablacım; bazı dindar anne babalar çocuklarını bu fenalıklardan uzak tutma dileğiyle, batılın her türlü unsurundan -hayatın işleyişine çok ters bir tutumla- onları soyutlamaya kalkıyorlar. (örn: tamamiyle çocukları televizyondan, çocukları daha onun ne olduğunu bile kavrayamadan, uzak tutmak gibi, kesinlikle daha güzel örnekler vardır fakat şuan aklıma gelmiyor) böyle yaparak aslında çok ince fakat bir o kadar önemli noktayı kaçırıyorlar ; batıla karşı savunmasız kılıyorlar çocuklarını.oysaki hayat öyle değil, hele ki sosyal hayat, akıl almaz bir dinamikle işliyor. yani çocuk dostuyla beraber düşmanını da tanımalı ki ( tabi ki anne babası tarafından hakiki islami fikir ile işlenerek,kuşatılarak) batıla karşı gereken öfkeyi duyabilsin, ona boyun eğmeyip karşı durabilsin ve inancını tüttürebilsin. Allah’a emanet olun 🙂

  11. Hamiyet Says:

    Selamün Aleyküm ağzınıza sağlık Ümmüseyyaf hanım çok güzel yol gösterici bir yazı olmuş😊Arkadaşlar nasılsınız iyisinizdir inşallah hepinizi çok özlemişim komşumuzun kızının düğünü var bende elimden geldiğince yardım etmeye çalışıyorum bu yüzden bilgisayar başına geniş zamanlı geçemiyorum😊

    • Cahide Says:

      Ve aleykumselam Hamiyetciğim. Senin gibi kaç komşu kaldı yeryüzünde? Rabbim hepimize senin gibi bir komşu olabilmeyi nasib eylesin.

      • Hamiyet Says:

        Âmin inşallah 😊komşuluk çok önemli aileden önce komşumuz yanıbaşımızda cümlemize hayırlı Allah cc nun emirlerini bilen komşular nasip etsin Âmin

  12. Zeynep Says:

    Seyyaf’ın annesi,yazınızı çok beğendim.
    Rabbim ilminizi arttırsın âmin.
    İnşAllah bu konuda sıkıntı çeken kardeşlerim fazlası ile istifade ederler.
    Malik’in mükellef olmayışını söylerek şunu ifade etmek isterim ki Rabb’imize karşı ve dinimize karşı sorumluluğu olan bir kızım ve bir oğlum var.
    Namaz tesettür vs dinin emirlerinden evvel bizler ilk evvela Müslüman olmanın ilkelerini çocuklarımıza aşılamalıyız.
    Teslim olmanın öneminden ve kul olmanın şerefinden bahs etmeliyiz.
    Çocuklara hitâp eden resimli dini kitapların bu hususta çok faydasını gördüm.Ve şöyle olmalı;anne (veya baba) çocuk ile kitap okurken her cümleyi diliniz döndüğüce ve günümüzden örnekler ile açıklamalısınız.
    Yani karşılıklı istişare edilmeli.Lütfen çocuktur anlamaz demeyin ve sırf okumak için okumayın.Açıklayın anlatın.Bazen anlatmaktan yoruluyorum 🙂 fakat öyle güzel bir şey ki eline doğan yavrucuklarına Allah’ın büyüklüğünü,korku ve umut arasında olmamız gerektiğini ve bir çok vecibeleri anlatıyorsun.Biz evde akşamları birlikte kitap okuruz yani ben okurum ve başlamadan söylerim:okumamı bölerek soru sorabilirsiniz.Sırf bir kitaptan okumayız,öyle belki sıkıcı olur.
    Bir akaid kitabı,bir dini hikayeler kitabı,peygamberler tarihi,ve Resulullah sav in hayatını anlatan kitap,çocukların anlayacağı dilde açıklamaları ile yazılmış Hadisi Şerif kitabımız ve sahabileri anlatan kitaplarımız var.
    Akaid kitabı hariç diğerlerinde seçimi onlara bırakıyorum.
    Bazende akaid kitabında konu konuyu açıyor ve başka kitaptan daha okumuyoruz.Bazı akşamlar ise okuyamıyoruz bu sorun değil.
    Yani çocukları sıkmamak gerek.
    Sonra gün içinde bakıyorum ki olaylara bağlantılı olarak öğrendiklerinden bahs ediyorlar bu mutluluk verici elhamdulillah..
    Ben kendim kitap okumayı ve sevmeyi babamdan öğrendim.Bunun bir eğitim olduğunu düşünüyorum.
    Rabbim Ümmeti Muhammed’in sav evlatlarını mümin muvahhid olarak yaşamalarını nasip etsin âmin.

    • Nupelda Says:

      Amin..Ne güzel aktivite bunlar:)Rabbim karşılığını almayı nasip etsin..

    • Zahide* Says:

      Maşaallah barekallah. Allah emeklerinizin karşılığını dünya ve ahirette misli misli versin, her çocuğun annesini böyle idrakli şuurlu eylesin, amin.

    • Sevdenur91 Says:

      abla öyle bir anlatmışsın ki hayran hayran okudum burada.
      Allah’ımız sizleri korusun.

  13. Sultan Says:

    Allah razı olsun ❤ ilminizi arttırsın,işlerinizi kolaylaştırsın.. amin amin amin…

  14. selda1 Says:

    güzel bir yazı elinize sağlık…

  15. selda1 Says:

    güzel bi yazı allah uygulamayıda nasip etsin

  16. özlema Says:

    bu konu hakkında ne diyeceğimi bilmiyorum benimde kızım var çokta isterim tesettürü sevmesini istemesini nasıl yapacağımız konusunda yol göstermişsiniz allah razı olsun fakat önce çevre ve kendi testtürüm var düzeltemediğim…..başta kendim çok güzel tesettürlü bulmuyorum ama daha fazlasınıda yapmamıyorum kızımın benim kadarda olsa yapmasını isterim en azından biryerlerden başlamış olur rabbim nasib etsin inşallah en güzel duygularla kendime ve isteyen herkese…..(istemeyenede versin) 😀

  17. ecem Says:

    Selamun aleykum .Gercekten cok guzel bi yazi umarim bunu butun kiz cocugu olan anneler okurlar benim gibi olmayanlarda olan annelere bu yaziyi okusun agzina kalemine saglik rabbime emanet olun ve mecburum aliyorum diye bisey yok cocuk anneyi bu konuda esir alamaz bilincli ve guzel bi anlatimla anne yavrusuna bu egitimi verebilir

    • Mehtapabla Says:

      Aleyküm selam Ecem hanim .Allahim senin gibi bilincli hanimlara hayirli evlatlar nasip etsin .Amin.Cünki gelecek nesilin senin gibi düsünen annelere ihtiyaci var.

      • ecem Says:

        Selamun aleykum mehtap ablam allah razi olsun bana itafen yorumun icin tesekkur ederim rabbim herkese ve yani sira banada versin kimseyi kucagi bos birakmasin allaha emanet ol ablacim bu arada senin yolladin tariflerinide yapiyorum allah razi olsun. cahide ablam iyiki varsin burda ne guzel insanlarla birbirimizi gormeden ruhen arkadaslik ediyoruz allaha emanet olun

  18. Ummu Hamza Says:

    Rabbim razı olsun kardeşim, senden de Cahide ablacım.

  19. ayşe Says:

    Allah razı olsun Ümmüseyyaf abla : ) Çok istifade ettim. Yazılarınız çok değerli.
    İnsanın yaratılışından bugüne dek, şeytan hep kadınla uğraştı, bugün de en şiddetli zamanlarını yaşıyoruz. Kadının bozulduğu bir toplumun, ümmet olma şansı yok. Bir gelecek, bir dava sahibi olma ihtimali de yok. Bu yüzden kız çocuk bana erkek çocuklardan daha incelikli/ daha zor / daha ağır bir iş olarak geliyor. Belki itiraz edenler olur ama sanki oğlanlar bir anda büyüyüp gidiyorlar da; kızlar öyle değilmiş gibi, nakış gibi her noktasına ayrı özen istiyor. Ufacık boşluk bırakılırsa, bir an ihmal edilirse; dışarısı o boşluğu kendi kötü alışkanlık ve adetleriyle doldurmaya kalkıyor malesef.
    Tesettür ve mü’min bir hanım olmaları için onlara güzel bir çevre oluşturmak da çok önemli, gerekirse hicret bile şart. .Çevresinde islamı hakkıyla temsil eden güleryüzlü hanımların, ablaların, yaşıtlarının olması; arkadaşlarının arasında takva sahibi ailelerin çocuklarının olması işi çok kolaylaştırıyor. Böylece onların güzel akıllarına soru işaretleri, kavgalar, hırçınlıklar, isyanlar bulaşmadan; en güzel çağlarını tesettür şerefine kavuşmuş olarak yaşamalarına imkan sağlamış oluyoruz. Anne baba olarak vazifemiz de bu. Dışarının etkisinin dışarda (ruhumuzun, kalbimizin, evimizin, odamızın dışında) kalmasını sağlayabilenlere ne mutlu.

    • Nupelda Says:

      Bence çok haklısın kardeşim.Erkek çocukları terbiye etmek,kızlardan daha kolay sanki…
      3 tane kızım var.Allah yardımcım olsun..
      Ya başaramazsam diye,karnıma ağrılar giriyor neredeyse:(Çok zor..
      Naif,ince ve kırılganlar..her şeyi incelikle anlatmak durumundasın..

      • ayşe Says:

        Allah yardımcın olsun kardeşim, hadislerde “üç kız evladı hakkıyla yetiştirmenin” özellikle övülmesinin sebebi de bu zaten. İnşallah efendimizin bu övgülerine mazhar olursun, hem sen hem de kızların ümmetin örnek hanımlarından olur. (içten içe inşallah dünür de oluruz dediğimi saklayamadım bi de.: )

      • Ummu Hamza Says:

        Rabbim uğraşlarının karşılığını dünya ve ahirette saadet eylesin kardeşim, onların pırıl pırıl mümine, saliha hanımlar oluşunu göresin.

      • ummuseyyaf Says:

        “Kim ki üç tane kız çocuğu yetiştirir, güzel terbiye eder, evlendirir ve onlara iyilikte bulunursa, o kişi için cennet vardır.” (Ebu Davud, Edep, 120, 121)

        bu hadisin farklı şekillerde rivayetleri ve farklı hadis kitaplarında nakilleri var. Yani esasen Allah’tan korkup üstünüze düşeni yapabilirseniz, çok büyük bir müjdeye mazhar olmuşsunuz demektir. Ne mutlu size. Benim şimdilik bir kızım var. Bir kızım daha olsun istiyorum, elbette zorlukları olacak ama fiili ve kavli duadan başka silahımız yok. Ne de olsa, “dua müminin silahıdır”(hadis).

        • Nupelda Says:

          Allah sana,bir kız daha nasip etsin inşaAllah…
          Çevreye bakıp ümitsizliğe düştüğüm zamanlar,Nurettin hocanın sohbetlerini dinliyorum..Özellikle kız çocuğu yetiştirme rehberi ve çocuk eğitimi ile ilgili olanları…Çok faydası oluyor:)

    • ummuseyyaf Says:

      amin cümlemizden. hicret meselesi çok önemli gerçekten. Şahsen ben çocuklarım için bunu göze alırım gibi geliyor Allah’ın izniyle. ÖZellikle şu an eğitim konusunda bunu düşünüyorum, alternatif bulamadım. Düşündüğüm bütün ülkeler de savaştan, darbeden nasibini almış durumda :((

      • Cahide Says:

        Sen ülke değiştirmeyi ben il değiştirmeyi düşünüyorum. Ülkemde nereye hicret edilebilir bilen var mı?

        • ummuseyyaf Says:

          ben 12 sene önce urfaya gitmiştim ve orayı çok sevmiştim. manevi havası, insanları bana çok iyi, çok sıcak gelmişti. oradan katılan arkadaşlar bu konuda yorum yazarlarsa belki daha aydınlatıcı olabilir. Urfayı yaşama olarak sevmiştim mesela.

        • Mehtapabla Says:

          Yazilanlari okudukca sasiriyorum biz ülkemize dönelim diye dua ederken ülkemin durumuna sasirdikca sasiriyorum.:(
          Yazilanlara bakilirsa burdaki müslümanlar daha rahat.

        • fatma Ak. Says:

          Selam Cahide Hanım ara da bir yorum yazsamda mutlaka her gün sizi takip ediyorum. Öncelikle ben iki erkek çocuk annesiyim. Biraz da erkek çocuk terbiyesinden yetiştirmesinden bahsetseniz. Ben Adapazarında oturuyorum. Adı büyükşehir ama yaşam alanı küçük şehirler gibi.. Muhafazakar ailelerin çokluğu yeşillik, suyun bol olduğu ikliminin ılıman olduğu çok güzel bir şehir. Ben de sizi buraya davet ediyorum.

      • ayşe Says:

        bazen hiç değilse safların net olduğu bir yer olsa diye içimden geçiriyorum abla.
        böyle her şeklin şemalin islam çerçevesine sığar sanıldığı, “böyle de olur, ben de müslümanım” algısının yaygın olduğu, boşgörü edebiyatının övüldüğü yerleri daha tehlikeli görür oldum, yanılıyor olabilirim belki ama saflar net olsa çocukların aklı karışmaz gibime geliyor, kendilerine hemen mevzide bir yer bulurlar diye düşünüyorum. siz ne dersiniz bu konuda?

        • Zeynep Says:

          Ayşe kardeşime hak vermek ile birlikte sözü geçen hicreti kesinlikle destekliyorum.Yol ayrımına gelmişsek mümin’ce kararlar almalıyız Allah’ın izni ile.

          • ayşe Says:

            Zeynep abla, yanılmıyorsam siz avrupada bir yerde yaşıyorsunuz. Bunun islami açıdan zorlukları ve kolaylıkları hakkında sizin fikirlerinizi merak ediyorum. Ömrümüz varsa, birkaç sene içinde böyle bir yol ayrımında olacağız, öncesinde iyi araştırmış olmak istiyorum.

            • Zeynep Says:

              Ayşe kardeşim istersen özeldengörüşelim.Mail adresim ilim_ehli@live.nl

              • muberra92 Says:

                konya var ………..

              • Nupelda Says:

                Hicreti bende düşünmedim değil..Şimdilik ülke veya il değil yalnızca semt değiştirdim:(Burası,eski ortama nazaran daha temiz geldi:(
                Geçenlerde eşime sohbet arasında”Keşke İslam’ın emirlerinin,tartışılmadan uygulandığı,bidat,hurafe ve yalancı alimlerin olmadığı bir yer olsaydı da gitseydik.Onlarca iyi insanın arasından kötüyü mü yoksa onlarca kötü insan arasından iyi olanı mı bulamak zor?”dedim.
                Gerçekten çok ama çok zor:((

                • ummuseyyaf Says:

                  insan hep öyle istiyor, en basitinden eşinle bile tartışsan “var ya şimdi bi kadı olsaydı, gidip ona derdimizi anlatsaydın görürdün sen!” diyoruz:) Ama malesef böyle bir yer yok. Bu da imtihanın ta kendisi. biz ahirzamanda yaşıyoruz ve en ağır imtihanlarla sınanıyoruz. Hadiste dediği gibi, öyle bir an gelecek ki, gece müslüman yatan kafir sabahlayacak, kafir yatan müslüman sabahlayacak. İman elde bir kr ateş gibi. Allah yardmcımız olsun

        • ummuseyyaf Says:

          ahir zamanda yaşıyoruz malesef ve bu devirde safların net olduğu bir yer yok. Ben yıllar önce hep kutsal topraklar diye Arabistan’da yaşamak isterdim. orada eğitim almak, ve peçeyle orada rahat edebileceğim, hatta mesleğimi icra edebileceğim için. Çocuklarım orada çok iyi islami eğitim alabilir diye vs..Ama görüyoruz ki Amerika dostu Suud, her yer belam dolu 😦 Saflar asla net değil. Öte yandan hangi İslam ülkesine baksak saflar net değil. Pakistan, Ameerikaya yardım olsun diye mücahidleri toplayıp zulmediyor. Afganistan’da El-Kaide afgan polisleri öldürdüğünde bizim gibi halk anlam veremiyor. Türkiye’yi zaten saymıyoruz, adımız İslam ülkesi olarak kalmış. Suriye, mısır durumlar belli. Saflar net değil, bu ortamda olamayacak da malesef. Bizim hayatımızda tutarsızlığa yer vermeden, kendi safımızı belli edip, topuklarımız üzere dönmeden bir din yaşamamız lazm. ancak çocuk bundan etkilenecektir. Allah yardımcımız olsun

          • Nupelda Says:

            Kardeşim yukarıda mail adresini vermişsin.Bende ekleyebilir miyim?Özel bir şey sormak istiyorum..Sorun olur mu?

          • Ummu Hamza Says:

            😦 😦 😦

          • ayşe Says:

            Meşhur “toparlanın, gitmiyoruz!” diye bir söz var ya ablacım, aklıma getirdiniz.
            İslam bireyler bazında nasıl yaşanıyorsa, ülkelerin büyük fotoğraflarının görüntüsü de öyle oluyor. Benim şu an oturduğum mahalleyi araştırma fırsatım çok olmamıştı, ama Allah’a şükür çok memnunum. Şehrin ortasında her türlü ulaşım imkanına sahip olmasına rağmen, her ne hikmetse tertemiz kalmış. Hiç öyle istenmeyen görüntülere denk gelmedim, her birinden bir tane manav, kasap, fırın, terzi, market, kırtasiye, dönerci vs. var. Markete ne zaman uğrasanız gerçekten örnek aldığım, imrendiğim, varlıklarına şükrettiğim, gördüğüme sevindiğim hanımlarla karşılaşıp selamlaşmak mümkün oluyor. Hiçbirinin ismini bilmiyorum, çoğunun yüzünü göremedim belki ama çok güzel aralarında yaşamak. Kiralar da çok çok uygun. Bizim mahallede sokakta dilenci olmuyor mesela hiç, bazen meczub bir iki kişi görüyorum, erkekler hemen müdahale edip, karnını doyuruyorlar, üst baş alıyorlar. Çok güzel ezan okunuyor, camisinin sabah namazı da dahil cemaati var, dolduruyorlar. Öyle yaşlılardan da ibaret falan değil. Çocukların ne zaman dışarı çıksa, sudan çıkmış balığa dönmemeleri için bu kadarlık bir şey bile sağlayabilsek yeterli olur diye düşünüyorum, sonuçta illa ki kötülüğün de varlığıyla karşılaşacaklar ve bir duruş sahibi olabilmeleri için karşılaşmalılar da. Başka türlüsü ütopik olur, gerçekle ve hayatla bağdaşmaz.Safların netliğinden kastım buydu, bizim ülkemizde de böyle emin yerler çoğalmalı. Müslüman mahallesinde salyangozcu uğrayamamalı bile. Belki vardır böyle yerler.
            Sorun kalplerde türlü bulanıklığa yol açan durumlar. Çocuklara anne-babanın net bir mesaj vermesi lazım diyoruz, bu mesajlar çoğu kez dışarının sinyalleri karıştırmasına maruz kalıyor.. Allah en hayırlısını nasip etsin hepimiz için

            • Nupelda Says:

              Nerede yaşıyorsun öyle kardeşim:)Çok şanslısın..
              Yerini tarif et;hemen oraya taşınıyorum:D

              Şaka bir yana söylediklerine aynen katılıyorum.Bazen basit bir park gezisinde bile,çocuklara açıklamakta zorlandığım durumlarla karşılaşıyorum:(Komşular,akrabalar ayrı bir dünya zaten:((
              Her zaman ettiğim duam;Allah herkesin evladını iyilerle karşılaştırsın..Amin..

              • ayşe Says:

                Allah’a şükür kardeşim, amin amin dualarına. Daha önce aynı şehrin hiç beğenmediğim yerlerinde de yaşadık. Dolana dolaşa, 1,5 yıldır burayı bulduk. Bazen iyi diye tahmin edilen yerler kötü çıkabiliyor, hayır sandığımızda şer, şer sandığımızda hayır olabiliyor. : )
                Çocukların saflığı öyle büyük ki, soruları karşısında hayrete düşüyoruz. Ben direkt olarak anlatmaktan, öğüt vermektense; bu işi hikayelerle,kitaplarla yapmanın daha hoş olabileceğini görüyorum : ) Kendim çocukken sorduğum sorulara cevaplar yazmak yada bulmak gerek diye uğraşıyorum. Henüz meal, tefsir okuyacak anlayacak durumda olmasalar bile; onların Kur’an’a aşinalığını sağlamalı inşallah.

            • gül Says:

              neredesiniz .birisi hayalımdeki yeri sanki kağıda dökmüş gibi sakin herkesin aynı temizlikte olduğu insanlarin mahremiyetine girmeden samimi oldukları ,erkek ve çocukların camileri doldurduğu ,müzik sesinin evlerden yükselmediği kosan oynayan çocuklarin sesleri ile eğlenen ,trafiğin olmadığı,bir kişinin işini herkesin sırtlandığı ,hani yaşlılara ekmek bile taşıtmayan çocukların olduğu ,haremli selamlı akşam oturmalarinin olduğu tek katlı meyve bahçeli müstakil evlerin olduğu bir yer varsa hemen geliyorum

    • nazlı candaş Says:

      Sevgili kadınlar,
      Neden kızlarınızı terbiye etmenin erkek çocuklardan zor olduğu kanaatine kapıldınız anlayamadım?Öncelikle erkek çocuklarınızı gerçekten nakış işler gibi yetiştirin ki başkalarının karılarına ,kızlarına, bacılarına öküz gibi bakmasınlar,onları taciz etmesinler, ufacık bir bakıştan gülüşten tahrik olmasınlar,tecavüz etmeye yeltenmesinler.Hatta bizler anne olarak,karı olarak önce kendimizi sonra da erkeklerimizi eğitelim ki dünya yaşanası bir yer olsun,tesettüre falan da gerek kalmasın ve en önemlisi güzel dinimizin icaplarını yerine getirmeye çalışırken doğruluğundan asla emin olamadığınız hadisler yerine Kur’an ı baz almaya çalışmanız,ne idüğü belirsiz mealler yerine mümkünse gerçek din bilginlerinin meallerini referans olarak kabul etmeniz…
      Saygılarımla,
      Nazlı


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: