Bisküvi Makinasıyla Tuzlu Bisküvi

tuzlu

Rahman Rahim Allah’ın adıyla

Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki, onlar bu delillerden yüzlerini çevirip geçerler. Onların çoğu, ancak ortak koşarak Allah’a iman ederler. (Yûsuf suresi 105-106)

Esselamu aleykum dostlar, şu ayeti okuyunca hepimizin biraz olsun durup düşünmesi gerekmez mi? İman ettikleri halde, imanlarına şirk karıştıran insanların çoğunluk olduğundan bahsediyor Rabbimiz.

Kimdir bu şirk koşarak iman edenler? İşte birkaç örnek: Muska ve nazar boncuklarından medet umanlar. Allah’a dua ederken ölmüş veya yaşayan insanları aracı yapanlar. Allah şahdamarımızdan daha yakın olduğunu, tevbe edenin tevbesini kabul edeceğini bildirdiği halde şeyhinden, hocasından tevbe alanlar,

Allah’ın emrettiği tesettürü yerine getirmediği halde, moda putunun emirlerinden çıkmayanlar. Başkalarına gösteriş yaparken, Allah’ın rızasını umursamayanlar…

Saatlerce dizilere, filmlere, futbol maçlarına vakit ayırdığı halde, Allah için zaman ayırmayanlar. Misafir gelecek diye, temizlik yapıyor diye, düğünde kıyafeti bozulmasın diye namazlarını bilerek kaçıranlar… Bir salon perdesine tomarla para verdiği halde, iş sadakaya, zekata gelince cimrilik edip vermeyenler, Kazandığı rızkı, sadece  kendi çalışması sonucu elde ettiğini sananlar, vs. vs…

“Resulullah -salât ve selâm üzerine olsun- “Sizin adınıza en çok korktuğum, küçük şirktir” buyurdular. Çevresindekiler bunun üzerine: “Ey Allah’ın elçisi! Küçük şirk nedir?” diye sordular. O da buna cevap olarak dedi ki: “Riyâdır! Kıyamet gününde insanlar yaptıklarıyla birlikte huzura geldikleride Allah onlara: ‘Hadi şimdi dünyadayken kendilerine riya yapıp gösterişte bulunduğunuz kimselerin yanına gidin! Bakalım onlar size yaptıklarınızın mükafatını verebilecekler mi!’ buyuracaktır.”  (İ.Ahmed)

tuzlu bisküvi

Kurabiye yemekten çok yapmayı seven biri olarak kurabiye makinası veya tabancasını sizlere de tanıtmak istedim. Dr. Ayşe’miz  pastanelerdeki kurabiyelerin hep elle yapıldığını sanar, demekki elleri alışmışta böyle hepsini bir boyda yapıyorlar diye düşünürmüş 🙂

Elbette elle şekil verenlerde çok ancak, bu sektör öyle gelişti ki, pasta ve kurabiye yapımı için gerek ev tipi, gerek endüstiriyel ekipmanları takip bile edemez olduk. Pastahane ve fabrikalar için olan makinaların dışında, evimizde kullanabileceğimiz küçük aletlerde mevcut.

Benim iki tane bisküvi tabancam var. Biri e-makarna com‘dan temin edebileceğiniz bisküvi tabancası. Diğeri de Zeynep’ciğimin hediyesi olan  tabanca. Benzerini şuradan görebilirsiniz.

Çok gerekli bir alet mi, elbette hayır ama bisküvi formunda ve şekilli kurabiyeler yapmak isterseniz bu tabancalardan faydalanabilirsiniz.

Ben bu kez bisküvi tabancasıyla tuzlu bisküvi yaptım. Tarifimiz ve püf noktaları şöyle:

BİSKÜVİ TABANCASIYLA DEREOTLU TUZLU BİSKÜVİ

Malzemeler

  • 100 gr. tereyağı
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 adet yumurta
  • 2.5 bardaktan biraz fazla un
  • 2 yemek kaşığı kuru dereotu (Çok iri olursa sıkarken sorun olabilir)
  • 1 tatlı kaşığı kekik
  • 1 tatlı kaşığı pulbiber
  • 1 tatlı kaşığı tuz

yapımı
Nasıl Yapılır?

  • Oda ısısında yumuşamış tereyağını ve zeytinyağını bir kaba koyup karıştırın.
  • Yumurta ve yoğurdu ekleyip karıştırın. Tuzu ekleyin.
  • Un, dereotu, kekik ve pulbiberi ekleyip yumuşak bir hamur yoğurun.
  • Hamuru bisküvi tabancasına koyun. İstediğiniz ucu takıp, yağlanmamış düz bir tepsiye sıkın.
  • Bisküvileri önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında hafif kızarmaya başlayana kadar pişirin.

Püf noktaları:

Bisküvi tabancasıyla bisküvi yapmanın bir kaç püf noktası var. Bunlara uyarsak yapımı çok kolay ve zevkli:

  1. Hamuru kulak memesinden biraz daha yumuşak olacak.
  2. Hamura kesinlikle kabartma tozu kullanılmayacak.
  3. Hamuru sıktığımız tepsi yağlanmayacak. Tepsiye yağlı kağıtta serilmeyecek.
  4. Tepsinin tümsekleri olmayacak. Tamamen düz bir tepsi olacak.

makina

92 Yanıt to “Bisküvi Makinasıyla Tuzlu Bisküvi”

  1. Nupelda Says:

    Ablacım bu makinalar kullanışlı mı? Almayı düşünüyorum ama kararsız kaldım. Birde kelepçeli kalıplar için ne düşünüyorsun?

  2. Pınoş Says:

    Merhaba Cahide Hnm tamda sizin tarife göre yaptım fakat bisküviler makinede kaldı tepsiye inmedi bir türlü neden olabilir sizce tepsi de kuru ve yağsızdı hamurun da kıvamı iyi gibi geldi bana ama bi yanlış yaptım heralde 😊

  3. yelda Says:

    tarifiniz rahatlıkla kaliptan cikiyor mu

  4. BRT Says:

    ben tariflerden ziyade dini muhabbetlerinizin muptelasiyim ne kadar anlamli paylasimlar bunlar Rabbim beni bu sayfayla karsilastirdi cok mutluyum sizdende razi olut insallah tarifler zaten bi harila hamgisini denediysem tuttu bunum yani sira yaptiklariniz da baska bi anlam katiyor COK GUZEL COK

  5. NAR's-istanbul Says:

    Allahın yegane kitabı Kuranı Kerim’i eksik görmek, hadislerle tamamlamaya çalışmak,Allahın sözünü değiştirmek, O’nun adına helaller ve haramlar üretmek de şirktir. En basit örneği Allah kan, leş, domuz eti ve özellikle Allahın adını gözetmeden kesilen hayvanların etlerini haram kılmışken daha başka ne kadar çok şeyin haram olarak biliniyor olduğunu bir düşünün….

  6. Aisha Says:

    Cok beklediyim ama sinav yuzunden yapamadigim tarif..
    sinavin ertesi gunu ilk bunu yapacagim.zaten mutfagima hasret kaldim…kurabiye yapinca mutfagimla hasret gideririm. 🙂
    Tarif icin cok tesekkur ederim guzel ablam.ellerin dert gormesin ❤

  7. yasemin alantor Says:

    acaba o baharatları koymadan yapsak olurmu

  8. ayşe Says:

    Nupelda kardeşime dua niyetiyle : )
    Esteuzubillah,

    8/ENFÂL-29: Yâ eyyuhellezîne âmenû in tettekullâhe yec’al lekum furkânen ve yukeffir ankum seyyiâtikum ve yagfir lekum, vallâhu zul fadlil azîm(azîmi).

    Ey âmenû olanlar, Allah’a karşı takva sahibi olursanız, O sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Ve Allah, büyük fazl sahibidir.

    • Nupelda Says:

      Siteyi her açtığımda son yorumlarda adınızı görünce hemen tıklar,ne yazdığınızı okurum:)
      Benim için dua ettiğinizi görünce nasıl mutlu oldum anlatamam:)Sıkıntılarımın karşılık bulduğunu görmek,hiç tanımadığım birilerinin bana zaman ayırması,dua etmesi…
      Allah razı olsun kardeşim:)Rabb’im sizi sevdiği kulları arasına alsın:)
      Hep söylerim,yine söylüyorum;İslam kardeşliğini çok seviyorum:)
      Selam ve dua ile…

      • Ummu Hamza Says:

        Ben de çok seviyorum Ayşe kardeşimin üslubunu ve yazılarını,senin de samimiyetini, hak yoldsaki gayretini çok seviyorum kardeşim, sizi seviyorum 🙂 Rabbim bizi hep samimilerden, Kendi yolunda gayret gösterenlerden eylesin, amin

  9. Ummu Hamza Says:

    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    “Biriniz Rabbinden bütün ihtiyaçlarını istesin, hatta ayakkabısının kopan kayışını bile istesin.”
    Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

    Ebû Hanîfe dedi ki:
    “Dua eden kimsenin filânın hakkı için yahut peygamberlerinin ve rasûllerinin hakkı için, Beyt-i Haram’ın ve Meş’ar-i Haram’ın hakkı için senden dilekte bulunuyorum demesi mekruhtur.” (Şerhu’l-Akîdeti’t-Tahâviyye, s. 234; İthafu’s-Saâdeti’l-Muttakîn, II, 285; Aliyyu’l-Kârî, Şerhû’l-Fıkhi’l Ekber, s. 198)

  10. Fatma Says:

    Ablacım bisküvi tabancasına koyuyorum hamuru fakat bastırdıgımda akıyor tepsiye düşmüyor acaba nerede yanlışlık yapıyorum ?

  11. elifzeynepabdullah Says:

    Allah celle celaluhu razı olsun ablam senden, riya ile ilgili Hadis-i Şerifi uzun zaman olmuş okuyalı , tekrar hatırladım.

    daha birkaç gün önce yaşadım, bir yakınım başka bir tanıdığı için 5 tane Ayet-el Kursi yazmamı istedi , işyerine asması iç sıkıntısı için, caiz değil dedim ama başkası istiyor faydasını görmüş dedi, ben vakit bulunca iki tane yazayım diye oturdum, birinin arkasına mealde yazarım dedim, kendim öyle okurum.

    abdest aldım , oturdum, arapçasını yazdım, sonra mealini yazarken ” kimin haddine ki , O ‘nun izni olmaksızın huzurunda şefaat edecek” ayet gözümde büyüdü sanki, velev ki Ayet-el Kursi olsun bu medet umulan dedim ve sonra şehzade başı sohbetinden konuyla ilgili fetva ve yorumu da bulup götürdüm,anlatmaya çalıştım, o da ben götürürüm, anlatırım dedi, teşekkür ve dua etti.

    • elifzeynepabdullah Says:

      ellerine sağlık ablam tarifi görmüyorum bazen alt yazılara , konuya dalınca, mutfak robotu tarzı şeyler, bazı aparatlar haricinde eşim de elde yapıyor çoğu kuru veya mayalıyı, pastaları n süslemesini işte bilmiyorum da evde kağıtla biile yapar, ve çok hızlıdır ve çok yoruluyor bedenen. önceden 40- 50 kilo un işlerken günde şimdi eleman almadıklarında 70 i buluyor, kemiklerim bile ağırıyor diyor bazen, işe de yürüyerek gidip geliyor.

      daha önce de bahsettim, bugün bir iş görüsmesi var ablam, daha önce babam gitti, belediyenin insan kaynakları uzmanı kendisi gelsin görüşelim demiş, belediye işi, maaş asgari olur belki ama servisi ve saati az olur, birde orda çok şeyi el değmeden makine yapıyormuş, daha az yorulur., babası rahatsızlandı ona koşturuyor, haftada iki gün bize gelirler zaten . yaz geldi çocuklar gezmek istiyor, bazen yolumuzun üstündeki üç dakikalık parka bile indiremiyor yorgunluktan, ben bebek uyumuyorsa yemeğim yapılmışsa ancak. neyse çok uzattım,

      yorumu gören kardeşlerimden DUA istiyorum, Rabbim hayırlısını versin.

      • Cahide Says:

        Allah size hayırlı rızık kapıları açsın, rızkınızı bereketlendirsin kardeşim. Güzel haberlerini alalım inşaAllah…

      • gülaykahvekeyfi Says:

        ben çok üzülüyorum bu yükü ağır erkeklere rabbim hepsinin ve senin eşinin de işlerini kolaylaştırsın yükünüzü hafifletsin inşh istediğinize kavuştursun rabbim

        • Mehtapabla Says:

          Elif kardesim insaAllah her sey yoluna girerde Allah hayirli aydinlik kapilar acar.Allah yardimciniz olsun.Amin.

      • Nupelda Says:

        Allah yardımcınız olsun kardeşim…

  12. gülaykahvekeyfi Says:

    bugün bu sayfada yazılanlardan bir kaç şey öğrendim yanlışlarımı düzelteyim inşh.

  13. Hamiyet Says:

    Allah cc razı olsun Cahide hanımcım verdiğin bilgiler ve güzel tarifin için ellerine kollarına sağlık ben çayın yanında tuzlu atıştırmaları daha çok severim tam bana göre bir tarif😊

  14. esramiran Says:

    Cahide hanım. Selam ellerinizle sağlık yaptıgınız hersey cok güzel hem tariflerınızı alıyorum yapıyorum uzun zamanıdır ama nankörlük yapıp teşekkür etmiyorum allah sizden razı olsun.yazılarınızı okurken cok mutlu oluyorum ama bi yandan icim cız ediyor sizin gibi kac insan var acaba size nasıl ulasabılırım sizden birkac konuda tavsiye almak isterim yardımcı olursanız.cok mutlu olurum.

  15. Asuman öztürk Says:

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Allahü teâlâya kavuşturan yolu bulmak çok lüzumludur. İnsan, her bakımdan çok aşağıdır. Allahü teâlâ ise, her bakımdan yüksek ve kusursuzdur. Ondan gelen feyzlerin alınması için vericiyle alıcı arasında bir bağlantı, bir yakınlık olması gerekir. İnsanlarda bu yakınlık yoktur. Bunun için, bu yolu bilen bir kılavuza ihtiyaç şarttır. (1/169)

    • Cahide Says:

      Allah Subhanehu ve Teala öyle buyurmuyor ama:

      Bismillah:
      Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O hâlde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler. (Bakara:186)

  16. özlem Says:

    Daha önce yazdiklarim ulastimi bilmiyorum.yayinlansin isterdim.birşeyler yazarken endişe ediyorum yayinlanmasi konusunda.herkes fikirlerini eşit aciklayabilirse daha adil bir ortam olur diye düşünüyorum.yinede tesekkur ederim insanların doğruyu arama gayretlerine vesile olduğunuz icin

  17. özlem Says:

    Allah Resulü Sallallahü aleyhi ve Sellem, Peygamber’e salatü selâm getirmeden dua eden bir adamın duasını duydu ve şöyle buyurdu: ‘Bu adam acele etti.’ Sonra onu çağır­tıp ona veya başkasına şöyle dedi: ‘Biriniz na­maz kıldığında, Allah’a hamdü sena ile başla­sın, sonra Peygamber Sallallahü aleyhi ve Sellem’e salatü selâm getirsin, ondan sonra istediği duayı yapsın.
    “Bana duanizin basinda ortasında ve sonunda salatu selam edin”( tirmizi deavat)
    Peygamberimiz hadislerin de duanin kabulüne vesile olması için salavat getirmemizi söylüyor.yani adinin anilmasi dualarin kabulüne vesile olacagina.bence yüzü suyu hurmeti budur.

    • Hasret Says:

      İYİCE DÜŞÜNEREK SABIRLA OKUMANIZI İSTİYORUZ
      KUR’AN KAVRAMLARI
      AHMET KALKAN

      Duâda Tevessül
      Tevessül; aracı kılmak mânâsında olup, kendisiyle herhangi bir gayeye ulaşmak için aracı kılınan sebebe de vesile denilir. Vesile edinilen şey, amel ve şahıs olmak üzere iki kısma ayrılır: Amel ile tevessül; şahıs ile tevessül.
      Amel ile tevessül: Bir kimse sâlih bir amelini vesile edinerek Allah’a duâ edip herhangi bir dilekte bulunabilir. Hz. Allah şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Allah’tan korkun. O’na yaklaşmaya vesile arayın ve O’nun yolunda cihad edin ki kurtuluşa erebilesiniz.”1 Bu âyet, mücerret iman ile yetinmeyip, Allah’tan korkmayı, fena ahlâktan ve fena amelden sakınmayı emretmekte; Allah’a yaklaşmak için, haramlardan kaçmanın yanında farzları yerine getirmeyi, bunun da ötesinde güzel işler yaparak kendimizi Allah’a sevdirmeyi tavsiye etmektedir.2 Bu âyetteki “vesile” kelimesini “Allah’ın râzı olacağı ameller” olarak anlamak gerekir.
      Şahıs ile tevessül: Allah’ın sevdiği bir kul olarak bilinen bir kimseyi vesile edinerek Allah’tan talepte bulunmak mânâsına gelir. Bu da üç şekilde olabilir:
      1. Vesile kılınan Hz. Peygamber (s.a.s.) ise, çoğunluk bunu câiz görmüştür.
      2. Peygamberimiz’in dışındaki bir şahıs ise; bunu da iki kısımda ele almak gerekir:
      a- O an için hayatta olan sâlih ve muttakî birini vesile edinerek Allah’tan talepte bulunmak. Bu da o şahsı alıp birlikte duâ etmek şeklinde olur. Hz. Ebûbekir ve Hz. Ömer dönemlerinde, bu iki zatın; Peygamberimiz’in amcası Hz. Abbas’ı önemli duâlarında yanlarında bulundurdukları ve onunla tevessül ettiklerine dair rivâyetler vardır.3 Fakat, bu rivâyetlerde dikkatimizi çeken nokta, bu iki halifenin, o an için vefat etmiş olan Hz. Peygamber’i vesile edinerek (“onun yüzü hürmetine” diyerek) duâ etmiyorlar da, Rasûl’e o gün için en yakın olan ve hayatta olan amcasına tevessül ediyorlar. Vesile edilecek kişinin hayatta olup olmaması önemli olmasaydı, o iki güzide sahâbe, o gün vefat etmiş olan Rasûlûllah’a tevessül ederlerdi. Ama böyle yapmadılar. Bu noktanın gözden kaçırılmaması gerekir. Dolayısıyla, bugün hayatta olup da sâlih ve muttakî olduğu, Allah’a yakın olduğu zannedilen şahıslarla birlikte biz de duâ edebiliriz. Buna kimse itiraz edemez. Çünkü sâlih ve muttakî kimselerin duâlarının kabul edilmeye daha yakın olduğunu Kur’an’dan öğreniyoruz: “Allah, ancak muttakilerin (yaptığı şeyi) kabul eder.“ 4
      b- Vefat etmiş olduğu halde, Allah dostu ve Allah’a yakın olduğu zannedilen bir şahsı vesile edinerek Allah’tan talepte bulunmak: Bu şekilde ölmüş birini vesile edinerek duâ edileceği konusunda ne Kur’an’da, ne sünnette bir delil yoktur. Kur’an’da Rabbımız duâ mâhiyetinde yüzlerce âyet vahyederek bize duânın nasıl yapılacağını da öğretmiştir. Bu âyetlerin hiçbirinde Allah ile kul arasına bir şey konularak duâ ettirilmemiş, doğrudan doğruya Allah’a duâ yapılacağı gösterilmiştir. Peygamberimiz’in duâlarına baktığımızda, onun duâlarını hep vasıtasız, herhangi bir şeyin “yüzü hürmetine” olmaksızın, direkt Allah’a yaptığını görmekteyiz. Şüphesiz Rasûlullah bizim için örnektir. Biz, dinimizi onun örnekliğinde öğrenmek zorundayız. Yine Peygamberimiz’in hayatında ona iman etmiş, onunla beraber yaşamış ve Kur’an’da Allah’ın övgüsüne mazhar olmuş sahâbilerin de duâ ederken, ölmüş herhangi bir şahsı (buna Rasûlullah da dâhildir) vesile edinerek duâ ettiklerini görememekteyiz. Bu konuda hiçbir rivâyet yoktur. Meselâ; Sahabilerin, Rasûlullah’ın vefatından sonra, “Onun yüzü hürmetine…“ diyerek duâ ettiklerini bilmiyoruz.
      Kısacası vefat etmiş şahısları vesile edinerek duâ etmek Kur’an ve sünnetin ruhuna uymamaktadır. Hayatta olanlarla birlikte duâ etmek de nihâyet bir ruhsattır. Yoksa duânın gereklerinden biri değildir. Elmalılı bu konuda şöyle der: “Duâ hakkındaki Bakara 186. âyetinde cevap, tashih edilmeden doğrudan doğruya buyrulmuş, vasıta kaldırılmış, yakınlık da duânın kabulü ile açıklanmıştır ki, bunda büyük bir nükte vardır: Cenâb-ı Allah, duâda kulu ile kendisi arasına bir aracının girmesini istemiyor ve sanki şöyle diyor; ‘kulum vasıtaya duâ vaktinin dışında muhtaç olabilirse de, duâ vaktinde benimle onun arasında vasıta yoktur, Ben ona yakınım.” 5
      Sâlih kimselerin adını anarak, onları vesile edinerek duâ yapmanın daha doğru olduğunu iddia edenlerin bu konuda ileri sürdükleri gerekçe şudur: “Biz günahkâr insanlarız. Bizim dışımızda Allah’a yakınlık sağlamış, O’nun yanında hatırı sayılan kimseler vardır. Bizler dünya hayatında bir büyüğün yanına işimizi yaptırmaya giderken nasıl ki onu tanıyan, onun da sevdiği kişilerle gittiğimizde işimizin gerçekleşme şansı daha yüksekse, aynı şekilde Allah’tan herhangi bir talepte bulunurken de tek başına gitmektense O’nun sevdiği kullarıyla gitmek daha iyi olur. Ayrıca, mesela, bir cumhurbaşkanıyla görüşmek istediğimizde nasıl onunla direkt görüşemiyor ve önce sekreteri, yardımcısı gibi kimseleri geçerek ona ulaşıyorsak, kâinatın yöneticisi olan Allah ile de direkt görüşmek olmaz. Mutlaka arada Ona yakın olan, Onun sevdiği birilerinin olması gerekir. Biz tek başına müracaat edemeyiz.”
      Bir defa Cenâb-ı Allah’ı, herhangi bir varlıkla kıyaslamak yanlıştır. O’nun eşi ve benzeri yoktur. Dünyadaki devlet başkanlarının sekreteri ve yardımcısı olduğu halde Allah’ın yardımcısı ve sekreteri yoktur, O tektir. Yine dünyada halk ile devlet başkanı arasındaki ilişkilerde resmiyet geçerli olduğu halde, insanlar ile Allah arasında resmiyet yoktur. Sonra, insanların kendilerinin günahkâr olduğunu, dolayısıyla tek başına Allah’ın huzuruna gidemeyeceklerini söyleyerek mutlaka tevessüle gerek duymaları sadece duygusal bir zandır, bir felsefedir. Hâlbuki Cenâb-ı Allah günahkârların günahlarını itiraf edip tevbe etmelerinden çok hoşlanıyor. Rasûl-i Ekrem, şöyle buyuruyor: “Kulun tevbe etmesi ile Allah’ın hoşnutluğu ıssız bir çölde devesini kaybedip sonra onu bulan sizden birinizin sevincinden daha fazladır.” 6
      Dinde sadece iyi niyet duyguları yeterli değildir. İyi niyetle birlikte yapılan işin şeklinin de dinin ölçülerine uyması gerekir. Yukarıda ifade ettiğimiz “Ben çok günahkârım. Allah’ın yanına bu halimle tek başıma gidemem…” gibi duygular görünürde Allah karşısında tevâzu ve zilleti ifade ediyor. Evet bu duygular çok güzel. Ama bu doğru duygulardan hareketle sanki Allah’ın huzuruna çok günahkâr olanlar tek başına gidemezmiş gibi bir sonuca varılmaktadır. Hâlbuki Cenâb-ı Allah, Kitabının hiçbir yerinde “çok günahkâr iseniz tek başınıza değil; sevdiğim kişilerle beraber tevbe ve duâ edin” demiyor. Rasûlullah’tan da, bu konuda bize herhangi bir şey ulaşmamıştır. Görüldüğü gibi, sadece zanlarımızla hareket ediyoruz. Hâlbuki din, zanlar üzerine değil; nasslar üzerine kurulur.
      Biz, Allah’a yakın olmayı arzu ediyorsak, bu, Allah’a yakın olmuş herhangi bir kişiye, bedenen yakın olmakla gerçekleşmez. Allah’a yakın olmuş kimseler nasıl yaşıyorlarsa biz de ancak onlar gibi yaşamak suretiyle Allah’a yakın olabiliriz. Mürşidler, âlimler, müttakîler, kendilerine tâbi olanlara Allah’ın râzı olacağı yolu ve yaşamı gösterirler. Onlar da gösterilen bu hayatı amele dönüştürürse kendileri de Allah’a yakın olurlar. Yoksa mücerred onların yanında bulunmakla bu gerçekleşmez. Şüphesiz Allah’a yakın bildiğimiz şahıslar da bu yakınlıklarını Allah’ın râzı olacağı amellere borçludurlar. Yani Allah’a sâlih amel işleyerek yakınlık kazanmışlardır. Peygamberimiz, kızına şöyle söyler: “Ya Fâtıma! Nefsini ateşten kurtar. Çünkü ben, senin için Allah’tan bir şeyi savamam.”7 Görüldüğü gibi, Allah’a yakın olmak için, Peygamberimiz’in kızı dahi olmak yetmiyor. Mutlaka Allah’ın râzı olacağı ameller içinde olmak gerekiyor.
      Kısacası, Kur’an ve sünnetin bizden yapmamızı istediği en uygun ve en güzel duâ, herhangi bir kimseyi vesile edinmeksizin, direkt Allah’a yalvararak yapmamız gereken duâlardır.

      1 5/Maide, 35
      2 Bk. Elmalılı III/1669

      3 Bu konudaki hadisler için, bk. S. Buhâri, Tecrid, III/287 ve s. 228

      4 5/Mâide, 27

      5 Hak Dini Kur’an Dili, 2/Bakara, 186. âyetin tefsiri

      6 Riyâzu’s-Sâlihîn, s. 53

      7 Buhâri, Müslim, Tirmizî

      Not: TEVESSÜL TARTIŞMALARI ve bir kaç konu daha Var HATTA ABBAS BİN ABDULMUTTALİB İN DUASINI İÇEREN KONUDA EĞER İSTERSENİZ ONU DA PAYLAŞIRIZ İNŞAALLAH
      Fİ EMANİLLAH !

      • Nupelda Says:

        Sanırım aradığımı buldum:)Dün geceden beri kitap okuyacağım,netten araştıracağım diye gözlerim ağrıdı:)
        Yalnız ablacığım Hz.Abbas’ın duasını da açıklar mısın? İşte benim asıl takıldığım konu bu ve Efendimiz’in Hz.Ali’nin validesini defnederken ettiği rivayet edilen dua…
        Bende araştırıyorum.Fakat seninde değerlendirmeni rica etsem.Zahmet olmazsa ablam açıklar mısın?

        • Hasret Says:

          Nupelda kardeşim ve ilgili kardeşlerim
          ASLINDA KONUYU ÖZETLEYEBİLİRDİM LAKİN BU HASSAS KONUYU KOPYALAMAK DAHA UYGUN GÖRDÜK ÇÜNKÜ DAHA İYİ OLUR. KARDEŞLERİM OKUMANIZI İSTİYORUZ TEVESSÜL ( vesile) NE ANLAMDAYMIŞ. ? ???
          Görün isteriz 😦

          3) Sâlih Kimselerin Duâsı ile Allah’a Tevessül
          Kul, şiddetli bir sıkıntıya veya büyük bir musibete rastgeldiğinde tek başına Allah’a yönelmeye yüz bulamayıp takva ehli gördüğü, Kitap ve sünnette ilim sahibi bildiği bir kimseden durumunun düzelmesi için Allah’a duâ etmesini talep edebilir.30 Bu çeşit tevessül, Kitap ve sünnetten delillerin işaret ettiği gibi meşrûdur. Kitaptaki deliller şunlardır:
          “Rabbimiz! Bizi ve bizi imanda geçmiş bulunan kardeşlerimizi bağışla! Kalplerimizde iman edenlere karşı kin bırakma. Rabbimiz! Sen Rauf’sun, Rahim’sin.”31 Yine oğullarının Yakub’a aleyhi’s-selâm dediği gibi: “Dediler ki: Ey Babamız! Bizim için bağışlanma dile. Bizler günahkâr olduk. Dedi ki: Sizler için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim. O, Gafur’ dur, Rahim’dir.” 32
          Sünnetteki deliller de şunlardır: “Müslümanın, gıyabında kardeşi için yapmış olduğu duâ kabul görür. Kardeşi için her hayır duâsında başında dikilen bir müvekkel melek, ‘Âmin ve bir misli de senin için olsun’ der.” 33
          Ve Enes b Mâlik’ten (r.a.) edilen şu rivâyettir: “Ömer b. Hattab, kıtlık vakti Abbâs b. Abdulmuttalib ile istiska’ya (yağmur duâsına çıkınca) demiştir ki: “Allahım! Sana Peygamberimiz (s.a.s.) ile tevessülde bulunurduk, Sen de bize su indirirdin. Şimdiyse Peygamberimizin amcası ile sana tevessülde bulunuyoruz. Bize su indir.” Enes (r.a.) der ki: “Gerçekten yağmur inmiştir.”34 Hz. Ömer’in (r.a.) sözündeki anlam şudur: Bizler Peygamberimizi (s.a.s.) kast ederek ondan duâ istiyor, bu duâ ile de Allah’a yakınlık umuyorduk. Şimdiyse Peygamberimiz (s.a.s.) Rabbine kavuşmuş olduğundan bizim için duâda bulunması mümkün değildir. Bu nedenle hayatta bulunan amcasından bizim için duâda bulunmasını talep ediyoruz.
          Meşrû tevessülün çeşitleri bunlardır. Bunların dışındaki tevessül çeşitleri ise herhangi bir delile dayanmış değildir.
          Meşrû tevessül çeşitlerinin hükümleri farklıdır:
          a) Vâcip: Allahın isimleri, sıfatları, iman ve tevhid ile tevessül.
          b) Müstehab: Sâlih ameller ve sâlih kimselerin duâsı ile tevessül.

          1) Allah’a Şahısların Konumu ve Allah Katındaki Değerleriyle Tevessül
          Bid’at tevessül çeşitlerinden biri yarattıklarından birinin katındaki konumuyla Allah’tan istekte bulunmaktır. Örneğin: “Allahım! Peygamberinin katındaki konumu hürmetine … veya filân kulunun katındaki yeri hürmetine senden isterim” demek. Ayrıca Peygamber hakkı için, falan kulun hakkı için Allah’tan dilekte bulunmak da bu türdendir.
          “Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.”40 âyetiyle Allah tarafından kapsamlılığı belirlenen Kur’ân’da böyle bir tevessül türünü görememekteyiz. Aynı şekilde kendisine “Peygamberimiz size her şeyi öğretmiş hatta abdest bozmayı bile…” şeklinde söylenen söze, “Evet. Abdest bozarken kıbleye yönelmekten, sağ elle temizlenmekten, üç tastan azıyla temizlenmekten, tezek veya kemik ile temizlenmekten bizi sakındırdı.”41 diyerek karşılık veren Selmân-ı Fârisî’nin ihtişamını ortaya koyduğu sünnette de böyle bir tevessül türü göze çarpmamaktadır. Yine, Allah Rasûlü’nün her hareketini bize aktaran ashâbının fiilinde de böyle bir uygulama yoktur. Allah Rasûlü’nün haberlerini bize aktaran hadîs âlimleri de böyle bir konudan bahsediyor değillerdir. Dolayısıyla bu uygulama bid’attir.
          İslâm’ın emrettiği, Allah’tan güzel isimleri ve yüce sıfatlarıyla istemektir. “Yâ Allah, Yâ er-Rahmanu’r-Rahimîn, Yâ Zü’l-Celâli ve’l-ikram” demek, diğer isim ve sıfatları da Allah’ın “Güzel isimler Allah’ındır. Allah’a onlarla duâ edin.”42 kavline uyarak anmak ismi vardır. Allah Rasûlü (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın yüzden bir eksik, doksan dokuz (99) ismi vardır. Kim bunları sayarsa cennete girer.”43 Bu nedenle İmam Ebû Hanife (r.a.) “Allah’tan başkasını anarak Allah’tan istemeyi kerih görüyorum.”44 demiştir.
          Müslümanın duâ ederken şunları demesi de uygundur: “Allah’ım! Sana, Peygamberine ve kitabına olan imanımla; sana, peygamberine ve filan kuluna olan sevgimle ihtiyacımı gidermeni, derdimi savmanı senden dilerim” veya: “Allahım! Derdimi gidermen, ihtiyacımı yerine getirmen için, bana şu imkânları sağlamam için Rahmet Peygamberi olan Peygamberin Muhammed’e (s.a.s.) bağlılığım ve sevgimle Sana yöneliyor ve Sen’den istiyorum.” Bu çeşit tevessüller meşrûdur ve inşallah karşılık da bulacaktır.
          Görüldüğü gibi Müslümanlar olarak ancak Allah ve Rasûlünün göstermiş olduğu şekillerde Allah’a yaklaşmamız mümkün olmaktadır. “Yoksa onların Allah izin vermediği halde kendilerine dinde hükümler getiren ortakları mı var? Ayrım sözü olmasaydı aralarında hüküm verilirdi. Zâlimler için acıklı bir azap vardır.” 45
          Falanın ve filânın hatırı için Allah’tan istekte bulunmak, bu ümmetin selefinin46 bilmediği türden bid’at davranışlardır. Bid’at tevessülün bu türü kişiyi İslâm’dan çıkarmaz. Ancak, şirke giden yolu engellemek amacıyla yasaklanmıştır. Bu tür davranışlar bir Müslümanı şirke sürükleyebilir. Allah’ın bir devlet başkanı gibi aracıya muhtaç olduğu şeklinde bir inanç, yaratanı yaratılmışsa benzetmek olacağından peygamberler ve sâlihlerin hatırına Allah’tan isteyenlerin böyle bir inanç taşımaları onları büyük şirke götürecektir. Bu durum, puta tapan Mekkelilerin durumuyla bir paralellik söz etmektedir: “Biz onlara (putlara) ancak bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye tapıyoruz.” 47
          Allah, yaratılmışlarla kıyas edilmez. Kuluna rızası gerektirmez. Gazabından öz hiçbir aracının şefaati kurtaramaz. Bu yakıştırmalar ancak karşılıklı olarak birbirlerine yardımları dokunan kullar hakkında geçerlidir. Allah ise hiçbir aracıya ve hiçbir kimsenin yardımına ihtiyaç duymayan tek yaratıcıdır. “Göklerde ve yerde kendilerine rızık sağlamaya güç yetirmeyen Allah’tan başkalarına tapıyorlar. Allah hakkında misâller vermeyin. Şüphesiz Allah bilir, sizler bilmezseniz.” 48
          Bu nedenle Sahâbe vefatından sonra Allah Rasûlü (s.a.s.) ile tevessülü bırakıp Abbâs’a (r.a.) yönelmiş, ondan duâ istemiştir. Bu durum, Allah Rasûlü ile tevessülün zatıyla değil duâsıyla olduğunu gösterir. Vefatından sonra amcası Abbâs’a gittiklerinde şöyle duâ etmiştir. “Allah’ım! Belâ ancak günahla iner, tevbeyle giderilir. İnsanlar Peygamberine olan yakınlığımdan dolayı benimle sana yöneldiler. İşte günahlarla sana açılan ellerimiz ve işte tevbe ile sana yönelen alınlarımız! Bizi bereketli yağmurlar ile sula!” Râvî der ki: “Derken gökte dağ gibi bulutlar belirdi ve insanları suya kandırdı.” 49
          Görüldüğü gibi, duâlarında “Allah’ım! Peygamberinin hatırına bizi sula” demedikleri gibi Peygamber’in vefatından sonra da “Allah’ım! Abbâs’ın hatırına bizi sula,“ dememişlerdir. Zira bu tür bid’at duâları Sahâbe Allah Rasûlü’nden (s.a.s.) öğrenmemiştir ve Allah’ın kitabında da bunun aslı yoktur. Bu nedenle böyle bir uygulamaya gitmemişlerdir. Vefatından sonra birinin hatırıyla tevessül câiz olsa elbette Allah Rasûlü (s.a.s.) ile tevessül öncelik kazanırdı.
          “Nefislerine zulmettikten sonra sana gelip Allah’tan bağışlanma dileseler, Peygamber de onlar için bağışlanma dileseydi, Allah’ı tevbeleri çokça kabul eden ve merhametli bulacaklardı.” 50
          Yukarıdaki âyet Allah Rasûlü (s.a.s.) hayattayken onunla nasıl tevessül edildiğine ışık tutmaktadır. Bu arada Hz. Ömer’in Abbâs (r.anhumâ) ile tevessülünün anlamı da açıklık kazanmaktadır
          Apaçık bir şekilde görülmektedir ki, Sahâbe’nin, sağlığında Allah Rasûlü (s.a.s.) ile tevessülü duâsı ileydi, zatıyla veya hatırıyla değil. Ayrı durum Abbâs (r.a.) ile tevessülde de gündeme gelmiş, duâsı ile tevessülde bulunmuşlardır. Amaç Abbâs’ın (r.a.) hatırı veya zâtı olsaydı, Allah Rasûlü’nün (s.a.s.) zatını ve hatırını bırakıp da amcasına yönelmezlerdi. Sahâbe’nin bu tavrı, her ne kadar kimse ulaşmasa da Allah Rasûlü’nün (s.a.s.) makamıyla tevessülün câiz olmadığına delildir. Allah Rasûlü’nün (s.a.s.) makamıyla tevessül, Mekke müşriklerinin âyette geçen tavırlarını andırmaktadır: “Biz onlara (putlara) ancak bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye tapıyoruz.” 51
          Konumu ne olursa olsun bir yaratılmışla veya hatırıyla tevessülde bulunmakla bir menfaat sağlayıp, herhangi bir zararı savabileceği inancını taşımak büyük şirktir. Allah korusun insanı dinden çıkarır.

          31 59/Haşr, 10

          32 12/Yusuf, 98

          33 Müslim, -2733-

          34 Buhârî, -964

          40 6/En’âm, 38

          41 Müslim, -626-, Kitabu’t-Tahâre

          42 7/A’râf, 18

          43 Müslim, -2677-, Kitabu’z-Zikr

          44 Dürrü’l-Muhtar, cilt 2, s. 630

          45 42/Şûrâ, 21

          46 Sahâbe, Tâbiûn, Etbau’t-Tâbiîn

          47 39/Zümer, 3

          48 Nahl, 16/73-74

          49 Fethu’l-Bârî, cilt 2, s. 577

          50 Nisâ, 4/64

          51 Zümer, 39/3

          • Nupelda Says:

            Zaman ayırıp yazdığın için Allah razı olsun ablacığım.
            Okudum,okudukça gözlerim doldu…Keşke dinimi öğrenmeye başladığım,zihnime hiçbir bid’at,hurafe ve hatta yalanın dindenmiş gibi gösterilip sokulmadığı o güzel günlerimde,etrafımda sizin gibi birkaç güzel insan olsaydı:((
            Rabb’im kalplerimizi rızası yönünde çevirsin…AMİİN…

            • Hasret Says:

              Güzel kardeşim benim daha düne kadar bizde bilenlerden değildik hayatımızın her tarafını sarmaşık gibi saran bu bidat hurafeleri artık din haline getirdiklerinden inanın ki bazen sadece kala kalıyorsunuz üzgünüz en yakınımız bile 😦 hiç de geç kalmış sayılmazsınız istersen olur güEl kardeşim. 🙂
              Asrı Saadette Bir dakikalık Müslüman vardır bilir misin ?
              Yahudilerden biri yanından geçen Mümin birisinden İslamı öğreniyor o esnada hemen şehadet ediyor o esnada karşıdan onu gören yahudiler eyvah ajanlık yapıyor diye ok atıyorlar ve onu orda şehit ediyorlar ve daha bi dakika önce müslüman olmuştu 🙂 Allahu Ekbar !
              Son nefes çok önemli kardeşim yeter ki sen doğru yolu bulmayı iste gör bak nasıl kolaylaşır sana ha bu arada şeytan da boş durmaz ona da kulak asma içine sıkıntı olan her işte muhakkak kıcıklık vardır ki için rahat değildir araştır sor öğren Mümin sorgular sorgulamayan bir yere varamaz ha bire sürü gibi birilerinin ardından gider herkes topladıklarının hesabını kendi verecek
              Fi emanillah !

              • Nupelda Says:

                Bir dakikalık Müslüman:)İlk defa duydum…
                Çok haklısın ablacığım;okuduğum,dinlediğim bir konu içime sinmeyip,araştırdığımda altında başka şeyler çıkıyor:(Bunları yakınlarıma anlattığımda kabul etmiyor,inanmak istemiyorlar:(Bence asıl kabullenemedikleri konu yanlış yaptıkları ve kandırıldıkları:(

                ‘Mümin sorgular sorgulamayan bir yere varamaz ha bire sürü gibi birilerinin ardından gider.’bu sürüden ayrıldım mı ne:))

  18. Toprak Says:

    Aleykum selam ablam. Kurabiyeler çok güzel. Yazdıkların ondan güzel. Rabbim idrakına varmamızı nasip etsin.

    Ben bugün bambaşka bir konudan bahsetmek istiyorum. 3.kez başımıza geldiği için artık herkese anlatıyoruz kanmasın kimse diye. Evimizi arıyorlar. Bulunduğumuz ilçenin emniyet müdürü diye tanıtıp, isim-soyisim almaya çalışıyorlar. Daha sonra herhangi bir bankayla ilgimiz var mı yok mu onu öğrenmeye çalışıyorlar. 3 seferde de anladığımız ve sorularına cevap vermediğiniz için küfürlerle kapattılar telefonu. Her seferinde polise bildirdik. Polis diyor ki, hiç bir polis, emniyet müdürü, savcı vb.evleri,cepleri arayıp da bilgi almaz/bilgi vermez.

    Nasıl cesaret insanlarda ki anlamıyorum. Bir de öyle bir tavır takınıyorlar ki, böyle azarlar gibi ukala bir uslüp. Hani korkutacaklar güya.

    Haberler de hep gündem de. Nolur kanmayın böylelerine, bilgi vermeyin. Allah korusun bizleri, böyle dolandırıcılardan ahlaksızlardan.

  19. ayşe Says:

    Ehlihadis ve Hasret abla, Allah razı olsun. Diyeceklerimizi demişsiniz.
    Bu konu ciddi anlamda suistimal ediliyor. Sözün bir hadis ya da ayet olmaması, sahih bir kaynağının bulunmaması bir tarafa, gerçi kimse araştırmıyor, ordan burdan ne gördüyse doğrudur diyerek devam ediyor ve ne türlü sıkıntılar oluşturabileceğini bile anlatamıyoruz. Bunu savunanların ayetlerden, hadislerden ya da sahabenin ettiği dualardan delil getirdiklerini gören yok ama olayı öyle bir akla yatkın hale getirişleri var ki akla zarar. mutlaka duymuşsunuzdur, şöyle anlatılıyor “e siz mesela bir devlet büyüğünün yanına direkt gidebiliyor musunuz, gidemiyorsunuz, kapısına varsanız girebiliyor musunuz, giremiyorsunuz, araya bir aracı koyuyorsunuz..büyük birinin yanına bile aracısız gidilmiyor ki, e ozaman bu şirk değil, hem niye şirk olsun…” Şirk sayılması için illa taştan, betondan, helvadan putları mı araya koymak gerekiyor bilmiyorum. Haşa, dünyadaki ahbab-çavuş üzerine kurulu işler; ahirette de sürecek gidecek sanıyorlar. Efendimizin ismiyle başlayan, masum sayılan bu hal zamanla imamlara, hocalara, türbelere, pek kim olunduğu bilinmeyen ölülere, dirilere kadar vardırılıyor. Bir süre sonra, kulak ve kalp öyle alışıyor ki, “adımı söyleyen cehennem ateşinde yanmaz, cennet kapılarından geçer, sırattan düşmez” seviyesizliğinde, hakkında hükmün yalnız Allah’a ait olduğu güne kendini ortak koşanları garipsemez oluyor. Duyarsızlaşıyor.

    Unutmayalım, Hz. İsa aleyhisselam’ın getirdiği din de İslam’dı. Ondan Hristiyanlığı, teslisi, şirki çıkaran ve bu sebeble kaybedenlere karışanların yaptığı yanlış da bunun gibiydi. Zamanla cenneti/cehennemi kendi tekeline alan, Hz. İsa’nın da beşer olduğunu unutanlardı, günah affetme ve cennet anahtarı satma kurumu olarak kiliseleri işletenlerdi.

  20. meli Says:

    S.a. ablacim tarifle alakali değil ama bir şey soracağım cevap verirsen çok sevinirim. Ben çilegi dondurucuda saklamak istiyorum.kimi ayikla koy diyorkimi pure seklinde koydiyor nasıl yapiyim ablacim.bide cilek marmelati varmi acaba kurabiyeler icim tşk.

  21. morlumutfak Says:

    çok şık duruyor Ellerine saglık cahide abla…

  22. Serpil BÜYÜKÜNAL Says:

    kurabiye tabancasını nereden temin edebiliriz, yaklaşık fiatı nedir?

    Kolay gelsin

  23. Güldeste Says:

    Allah muhabbetinizi artirsin diye dua edelim. Bir arkadaş yazmıştı Elgaytu alleyke muhabbeten minni.ve 3 kere Birahmetike ya erhamerrahiminiyn deyip ufleyin diye. 50 kere besmelede inadi kiriyor. Sema Marasli nin eşimin eşi yok kitabi vardi almanizi oneririm. Diğer kitaplarini da. İnternetten siparis olur belki. Eşim benim de sık kuserdi kitapları basta oku diyorum okumuyordu ortada biraktim baktim ucundan ucundan okuyor ve hepsini okudu ve tavri değişti. Erkekler bu kadar küsmez bildiğim diye diye bir hal olurdum 🙂 Elhamdulillah daha iyi darısı size.

  24. huri Says:

    eline sağlık abla
    böyle alengirli aletli edevatlı işler bana gore değil 🙂

  25. Cahide Says:

    Bende böyle biliyorum yalnız son zamanlarda kesin konuşmaktan çok korkuyorum..:(

  26. semra arı Says:

    Cok şık olmuş. Ellerine sağlık ablacım

  27. ayşe Says:

    selamunaleyküm abla, çok küçükken bi kız istemeye gitmiştik, ikinci gidişimizde yemeğe davet ettikleri için bizimkiler tatlı ve kurabiye yaptılar evde. hepsi bir düzen göründüğü için kız tarafı, pastaneden almadığımıza inanmamıştı. hayal meyal böyle bir muhabbet hatırladığım için olsa gerek. : ) kızı da vermişlerdi bu arada. 😛

  28. Aysel Says:

    S.A Cankardeşim uzun zamandır yazamadım ama hep takip ediyorım sana bir sorum var bu kurabiyenin tatlısıda varsa bizimle paylaşırmısın allaha emanet olun selamlar

  29. Nilgün Says:

    Efendimiz(sav) in, kuranın vesileliğini inkar etmek hatadır. Hz. Ömer yağmur duasında Hz. Abbas’ın ellerine kaldırıp ” Allah’ım senin peygamberinin amcasının hürmetine” diye dua etmiştir.

    • Mavi Says:

      Kuran’da bır sürü kavım olay ve dua yerıne var kişiye görese anlatılıyor..o yüzden iyi anlamak lazım..bütün dualar Allah asır ve kabul mercıde sAdece odur..ancak bir vesile yapıyorsak ornegin peygamberimizin dualarını ben cok okuyup onun kelımelerıyle yalvarıyorum ama yine Allah’tan istiyorum hasa peygamberimizin duayı kabul etmediğini cok net bölüyorum ve farkındayım ..yine bazı kimseler bazı mekanlarda ( Eyüp Sultan Hz gıbı) dua ediyorsa kişileri şirk e giriyor diye yargılamak cok tehlikeli..benim birvtanıdıgım oraya gidip dua etmeyi cok sever..sonuçta Eyüp Sultan Hz peygamberımızı evinde agirlamiş bir sahabe..hem onu ziyaret edip hem orda dua etmenin be zararı var..osmanlı padişahlarında orda kılıc kusanırmıs, orda çıkış dagıtıp tahta çıkarmış..tanımı orda ölüden medet umanlarda olabılır ama genelleme yapıp herkesın hakkına gırmeyelım..

  30. bernamehlika Says:

    bak şimdi, meraklının hali başka oluyor.zeynep kim ? 😮 😛

  31. Mehtapabla Says:

    Allaha dua ederken birisini üzerinden dua etmek banada yanlis geliyor.
    Heleki türbelere gidip orda yatani araci yapanlarida hic anlamiyorum.Allah hepimizi dogru yolda olanlardan eylesin.Amin.
    Benimde yillar önce aldigim buna benzer bir biskivi makinam var.
    Aldigimda bir kac deneme yapmistim ama istedigim gibi olmamisti bu yüzden kullanmiyordum senin tarifinle yapinca basarabilecegime inaniyorum canim ellerine saglik.

    • Zeynep Says:

      Mehtap ablam bu makinenin uçları demirden.(yani öyle hatırlıyorum)
      Ucu plastik olanlar belki iyi sonuç vermeyebilir.

      • Cahide Says:

        Evet döküm veya aliminyum oluyor.

      • Mehtapabla Says:

        Benimkilerin uclarida demirden .Demekki hamurunu biraz daha yumusak yapmam lazimmis .Makineyi ilk aldigim zaman hamuru makineden cikartirken bayagi bir yorulmustum.bir kac taneden sonrakilere elimle sekil vermistim.

  32. senayabay Says:

    Bende bu makineden almistim ve bir turlu beceremedim hamur kopmadi bir turlu haliylede sekilleri olmadi…Cok guzel gorunuyor tekrar denemek istiyorum ama cesaretimde yok..Birkac defa bozdum cunki..

  33. Senay Says:

    Ben bu makineyle iki uc denedim ama hamurum kendisi bir turlu kopmadi be sekilleri haliyle olmadi..Uc tane degisik makine aldim ama hata bende demekki bir turlu olamadi …BAstirdigimda kopmadi hamurlar…

  34. busra Says:

    selam aleykum sizlere bir sey danismak istiyorum ben evli 4 cocuk annesiyin gurbetteyim esimle aramizda durmadan bir kavga var ve bana kustumu1 ay 2 ay kusuyor cocuklarima ooo anlayin konusmayin diyor cocuklarimin durumuda kotu ailem bosan diyor iki arada bir deredeyim en son kavgamiz iki ay once oldu ailesine gitttim suc yine onda aldiris bile etmediler kafayi yiyem bir akil kimse orali olmuyor

    • Güldeste Says:

      Allah muhabbetinizi artirsin diye dua edelim. Bir arkadaş yazmıştı Elgaytu alleyke muhabbeten minni.ve 3 kere Birahmetike ya erhamerrahiminiyn deyip ufleyin diye. 50 kere besmelede inadi kiriyor. Sema Marasli nin eşimin eşi yok kitabi vardi almanizi oneririm. Diğer kitaplarini da. İnternetten siparis olur belki. Eşim benim de sık kuserdi kitapları basta oku diyorum okumuyordu ortada biraktim baktim ucundan ucundan okuyor ve hepsini okudu ve tavri değişti. Erkekler bu kadar küsmez bildiğim diye diye bir hal olurdum 🙂 Elhamdulillah daha iyi darısı size.

  35. Hasret Says:

    Ayetlerden yüz çevirenlerin halleri tıpkı hayvanların halleri gibidir çünkü yüz çeviren mustekbirler ağaca suya dağa bir eşya şeklinde bakarlar bu dağı suyu ağacı da bir hayvan görmektedir ve duyularıula onlarsan ihtiyaçlarını alırlar hayvanlar bunun gibi şeyler üzerinde düşünmez neden diye akletmezler. Oysa insan öyle midir akıl vardır irade vardır. Ve kişi bu nazarla bakmaz ise işte o zaman ayetlerin bakışyla bamaz hale gelirse kudretini görmezden gelip hafife alırsa işte o zaman ziyandadır. Aslında Allah’ı yaratıcılığını inkar etmiyordur lakin hareketleriyle Cahide ninde değindiği misaller gibi davranması bir nevi şirktir mazAllah!

    Ellerin dert görmesin dün dereotlu kurabiye gördüm bugün ise burada çok şık görünüyorlar 🙂 tekrar ellerine sağlık 🌹🌹🌹

  36. Nupelda Says:

    Abla dua ederken Efendimiz’in hürmetine demekte mi şirk oluyor?
    Bende bu tevbe almanın mantığını anlayabilmiş değilim!

    • Cahide Says:

      Bu konuya ben cevap vermeyeyim canım…

      • Nupelda Says:

        Ablacığım yanlış anlama lütfen.Ben böyle dua ederim genellikle…
        Yanlışsa bırakayım diye sordum…

        • Cahide Says:

          Yok canım, belki benden daha iyi bilen biri cevap verir diye bekleyeyim istedim. Peygamberimizi aracı yapma konusu ihtilaflı diye biliyorum. Belki Hasret cevap verir.

          • Hasret Says:

            Allah azze ve celle sadece affedendir . Ne demek yüzü suyu hürmetine ?
            Hangi peygamberin hayatında bu var?
            Peygamberimiz veya Ashabı bu şekilde hiç bir duasını gördük mü? Elbetteki hayır !
            O değil miydi? “Kızım Fatıma! Sakın babam peygamber diye güvenme kendini hazırla! ”
            Bunu diyen hikmeti bilen öğütlenende ise bunu çok hakedendir ki bizler kimiz de bu kadar rahatız.
            Dua edilir fakat birilerinin yüzü suyu hürmetine demek çok yanlıştır Haşa! Allah ne işe yarıyor ikinci planda mı kalıyor Allah ‘ın şah damarından daha yakınım veya dularınız olmasaydı veya Allah’ın en güzel isimleriyle dua ediniz ayetlerini nasıl görmezden geliriz? Peygamberlerini bile yaptıkları dua yüzünden azarlayan yine Allah’tır. (İbrahim ve Nuh aleyhisselam. Hatta Peygamberimizide )
            Dua sadece ve sadece Allah’a yapılır O’ndan istenilir. Kim oluyoruz da O’nun yarattıklarını araya koyup bak Sen bunu seviyorsun o zaman bu sevdiğin yüzünden beni vs affet veya başka istek 😦
            Rabbim bize yetmez mi?
            Tabii ki Rasulullah ı anarız severiz överiz onunla haşr olunup onunla cennnette olmayı arzu ederiz salat getiririz Onun hayatını yaşamaya gayret ederiz fakat bu sevgiyi Allah’ın önüne geçiremeyiz .
            Bu yorumda sizin şahsına olmayıp geneldir güzel kardeşim fi emanillah

            • Cahide Says:

              Evet bende Peygamberimizin dahi aracı edilerek dua edilmesinin doğru olmadığını biliyordum. Allah razı olsun Hocam…

            • Nupelda Says:

              Bu konuda biraz araştırma yaptım.Maalesef herkes ayetlerle ve sahih olduğunu söylediği hadislerle farklı görüş bildirmiş.Kafam çok karıştı:( En doğrusunu Allah bilir.Cevapladığın için sağol abla:)
              Fazla olmazsam birde Mustafa İSLAMOĞLU,Nurettin YILDIZ dinliyorum.Kendileri hakkında ne düşünüyorsun?

              • Nupelda Says:

                Efendimiz Hz. Ali’nin annesi Fatıma binti Esed’i kabire indirirken içine uzanmış ve;
                – Allahü teâlâ seni mağfiret etsin, bagışlasın, seni mükâfatlandırsın. Ey annem! Allahü teâlâ sana rahmet eylesin. Kendin aç iken beni doyurdun. Kendin giymez, bana giydirir; yemez, bana yedirirdin. Dirilten de, öldüren de Allahü teâlâdır. O daima diridir. O ölmez.

                Allahım! Annem Fatıma binti Esed’i affeyle, bağışla. Ona hüccetini bildir. Kabrini genişlet. Ey merhametlilerin en merhametlisi olan Allahım! Ben Peygamberin ve geçmiş Peygamberlerin hakkı için bu duâmı kabul buyur.
                demiş.Sanırım bende bunun üzerine Peygamberimizi aracı kılarak dua etmeye başlamıştım.Sohbet dinlemeye yeni başladığım dönemde duymuştum…

              • Hasret Says:

                Nupelda kardeşim bu dediğiniz hangi ayettir hangi hadiste geçiyor Allah aşkına bi söylesinler :((

                • Nupelda Says:

                  Hasret ablacığım en iyisi ben bu konuyu enine boyuna araştırayım.Hadislerin kaynağını,ayetlerin tefsirini okuyup,öğreneyim.
                  Sonra da iznin olursa sana danışayım.
                  Bana kızmayın ve kırılmayın lütfen…Etrafımda her kafadan bir ses çıkıyor.Hele bu günlerde her şeyi sorgular oldum.Yıllardır dinlediğim hocaların bile ehli sünnet olmadığını söylüyorlar…Ne doğru,kim haklı bilmiyorum.
                  Bu yüzden her şeye sıfırdan başlamaya karar verdim.
                  Rabb’ime iman ediyorken,huzuruna çıkınca;neden bana ortak koştun diye sorulursa ne cevap veririm:( Rabb’im kalbimi rızası yönünde çevirsin…
                  Şirk deyince bile ürperiyorum…Dua edin lütfen…
                  Dinini öğretmekle yükümlü olduğum 3 evladım var.Onların sebebi olmaktan çok korkuyorum:(
                  Umarım sıkıntımı anlatabilmişimdir.Eleştirmek değil.öğrenmek benim amacım…

            • ayse Says:

              Hasret hanim, cok ama cok guzel bir yorum
              saglik ve esenlikle kalin

      • hatice Says:

        konuyu yazarken döktürmüşsünüz sorulara cevap veririken ben bilmem diyorsunuz bende bunu anlamadım.bu içeriği siz yazmadınızmı?

        • Cahide Says:

          Elbette ben yazdım ama cevabı, sitede benden daha bilgili olduğuna inandığım kişilere bırakmak daha hoşuma gidiyor. Buna saygı da diyebiliriz.

    • tuğba Says:

      neden şirk olsun ki alemler onun hürmetine yaratılmadımıki bizim dualarımız onun hürmetine kabul edilmesin

      • ehlihadis8885 Says:

        Hayîr Alemler Rasulullah hurmetine yaratilmadi.Siz uydurma bir hadise esaslanarak boyle soyluyorsunuz galiba.Onun icin size bu hadisin ve bunun gibi hadislerin isnadini ögrenmeyi tavsiye ediyorum!

        Çağdaş hadis âlimi merhum Muhammed
        Nâsırudin Elbânî (ö.1999) Silsiletu’l- ehâdîsu’z-
        zaîfe adlı kitabında (I, 448-451) hadis diye
        uydurulmuş bu söz hakkında genişçe açıklama
        yapmıştır. Kîsaca olarak söyleyeyim.İsteyen orijinaline(arapçası varsa) ya da tercemesine bakabilir.Albani rahimehullah şöyle diyor:
        “Bu, hadis diye uydurulmuş bir sözdür, hadis
        değildir.
        Sağânî (ö.650) “el-Ehâdisu’l-mevzûa” adlı
        kitabında (s.57) onun hakkında “hadis diye
        uydurulmuş söz” demiştir.
        Ali el-Kârî (ö.1014) “el-Mevzûât” adlı kitabında
        (s.67-68) şöyle demektedir: “Hadis değildir.Uydurmadır.”

        Rasulullah bir beşerdir.O sadece Allahın Rasuludur.

        Bu hayat,alemler Allaha ibadet için yaratıldi!

        BEN CİNLERİ VE İNSANLARI YALNİZCA BANA İBADET ETMELERİ İÇİN YARATTIM! ZARİYAT 56

        Bilmeyenler ögrendi.Bilenlerden huccet kaldırıldı.

        “Her kim de bile bile, benim ağzımdan
        uydurulmuş, bana ait olmayan bir sözü ben
        söylemişim gibi anlatır ve aktarırsa o da o
        sözü uyduran iki kişiden biridir.”

        Müslim, Mukaddime 8, 19; Tirmizî, İlim 9;
        İbn Mâce, Mukaddime 5; Ahmed b. Hanbel,
        Müsned, IV, 255; V, 14, 19, 20.

        • Cahide Says:

          Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.(Zariyat.56)

        • Sultan Says:

          Allah razı olsun Hasret abla
          O, hanginizin daha güzel işler (ameller, tâatler) yapacağını denemek için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlâk gâlib ve çok bağışlayıcıdır.” (el-Mülk, 2)

        • Hasret Says:

          SORU: Tevessül (…….suyu hürmetine) nedir? Burada ölçü nedir? Yoksa böyle bir şey yok mudur?

          CEVAP: Tevessül, kişinin Allah’a yakın olmak için başkalarını araya koyması şeklinde yorumlanabilecek bir eylemin adıdır. Asırlardan beri tartışılagelen konulardan biri de tevessülün caiz olup olmadığı konusudur. Kısacası ümmetimizin geçmiş büyükleri arasında tartışılmış bir konudur bu. Bizim, böyle ihtilaflı konularda net tavrımız şu olmalıdır: Ayet ve hadisle açık bir şekilde sabit olmayan ve ulemanın ya da ehlinin tartıştığı konularda, mü’minler olarak birbirimizi koğuşturmayız. Batıl ve sapık bir yön olmadığı, açık bir hıyanet kokmadığı sürece birbirimizi mazür görürüz. İhtilaflı bir konudan ötürü kardeşliğimizi zedelemeyiz. İhtilaflı konulardan birini tartışmayı, karşı tarafı itham etmeyi kendine ibadet edineni de cahil veya seviyesiz, zamansız görürüz. Ümmetimizin yetecek kadar dış sorunları vardır. İmanı temelden yok sayan bir nesil gelmektedir. Küfür en ağır silahlarıyla imanımıza saldırmaktadır. İç konularımızı öne çıkarıp şeytanı sevindirmenin anlamı yoktur.
          Tevessül konusunda şu bilgiyi özet olarak kaydedebiliriz:
          a- Kişinin Allah Teala’nın isimlerinden veya sıfatlarından birine tevessül etmesi, ‘Senin Rahman ismine sığınırım…’ şeklinde dua etmesi vardır.
          b- Kişinin geçmişteki salih amellerinden biriyle tevessül etmesi, ‘filan haccıma, filan sadakama…’ şeklinde tevessül etmesi caizdir; bu konuda sahih ve sarih bir hadis de vardır.
          c- Yaşayan salih bir kişiye, ‘bana dua et, benim için dua et…’ şeklinde tevessül caizdir.
          d- Ölmüş bir salih kişi ile tevessül edilmesi ise ihtilaflı bir konudur. İhtilaflı konulardaki usulümüz de yukarıda söylediğim gibi olmalıdır.

          http://www.fetvameclisi.com/fetva-tevessul-nedir-886.html

          • Zahide* Says:

            İşte en isabetli tespit: “ihtilaflı bir konudan ötürü kardeşliğimizi zedelemeyiz… Küfür en ağır silahlarıyla imanımıza saldırmaktadır. ..İç konularımızı öne çıkarıp şeytanı sevindirmenin anlamı yoktur.”
            En önemli meselemiz imanla kabre girebilmek olmalıyken ,Şeytanla beraber bu ülkeye iştahla bakanlar da seviniyor.

        • tuğba Says:

          benim ilmim sizinle tartışmaya yetmez ilim sahibi olanlardan öğrenmek en iyisi size cübbeli hocanın alemlerin peygamberimizin hürmetine yaratılması Adem aleyhisselamın peygamber efendimiz hürmetineaffedildiğini ol anlatan sohbeti

          • Cahide Says:

            Tuvalet taşının haşa Allahla konuştuğu yalanını söyleyen cübbeli mi? Aman onun hocalığı kendisine kalsın!

          • Hasret Says:

            O kişilerde tevessül ile dua ederken nasıl dinlememizi istersiniz?
            Zaten konunun içeriğini biliyoruz gerek yok bakmamıza tevessül ile yaklaşanı biz yukarıdaki yorumda hangi şartlarla oldığuna değindik
            Fi emanillah güzel kardeşim


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: