Evliliğe Alışırken Hanımlara Tavsiyeler

Evliliğe alışırken

Serap’ın yeni evli beylere tavsiyelerinden sonra, sırada hanımlara tavsiyeleri var 🙂 Beraber okuyalım…

Evliliğe Alışırken Hanımlara Tavsiyeler

Hem ilerleyen evlilik yaşı hem de kişilik özellikleri sebebiyle bazı kişilerin evliliğe alışmada sorun yaşadığından bahsetmiştik. Sadece hanımlar değil, erkeklerde yeni yaşamlarını garipseyebiliyor, eşlerine karşı uzak durabiliyorlar. Hani bazen olur ya; insan elini, kolunu nereye koyacağını bilemez. İşte kişilerde karşılaştıkları bu yeni durum karşısında ne yapacaklarını bilemeyebiliyorlar. Çoğu kararsız erkek sonunda hiçbir şey yapmamayı seçiyor. Belki de bir sorun karşısında çözümsüz kalmak ağır geldiği için ‘zaten evlilik böyle bir şey’ fikrine kendilerini alıştırmaya çalışıyorlar. Eşlerimizi evliliğe ısındırmak ve yuvalarından lezzet alır hale getirmek için neler yapabiliriz konuşalım.

-İlk olarak galiba biz kadınlarda biraz hürmet sorunu var. Bunu aşmak için hanımlar eşlerinin akşam eve girerken anahtarlarını kullanmalarına fırsat vermemeli, güleryüzle kapıyı açıp, eşlerini karşılamalılar. Hatta bazen geliş saatini kollayıp, daha zil çalmadan kapıyı açmalılar. Bir insanın evde dört gözle beklendiğini bilmesi kadar güzel bir duygu olabilir mi?

-Kadınlar asla huzur bozucu değil, daima huzur verici olmalılar. Eşiniz eve ayaklarını sürüyerek değil, uçarak gelmeli. Çalışırken bir gözü hep saatte olmalı, akşamı iple çekmeli, ne kadar yorulursa yorulsun bilmeli ki evde tüm yorgunluğunu alacak bir hayat arkadaşı var.

-Erkekler genelle ilgilenirler, kadınlar ise ayrıntıcıdırlar. Erkek için ayrıntı olan bir mevzuda siz istediğiniz kadar surat asın, sabahlara kadar ağlayın hiçbir şey yapmaz bir de üstüne kızarlar niye küçük bir şeyi bu kadar büyütüyorsunuz diye. Belki birkaç kişi kızacak ama kusura bakmayın söylemek zorundayım, çok haklılar. Onların algılama yapıları da bu şekilde. Bunun için herkes birbirini suçlamaya kalkarsa hiçbir sonuca varılamaz. Kadınlar, eşim benim neye kırıldığımı anlayacak, gelecek özür diyecek diye beklemek yerine, eşinin yapısına göre uygun bir dille kırgınlıklarını dile getirmeli.

-Kadınlar geçmişte yaşamaktan mümkün olduğunca çabuk vazgeçmeli. Bunu eşiniz için değil önce kendi ruh ve beden sağlığınız için yapmalısınız. Evleneli 10 yıl olmuş ama en ufak bir şeyde ‘nişanda annen bunu demişti’, ‘düğünde şu olmuştu’, ‘3 yıl önce bana şunu demiştin kalbimi kırmıştın’ diye sürekli yaşanmışlıklarla ilgili cümle kuran kadınların acilen bu hastalıklarından kurtulmaları gerek. Çünkü siz o zaman eşinizin gözünde kötü anı biriktiren bir defter oluyorsunuz ve eşiniz sizi okumaktan hiç zevk almıyor.

-Yemek yapmak uğraş gerektiren bir şeydir. Eşiniz eve geldiğinde mükellef bir sofra kurmasanız da en azından önüne sıcak bir tabak çorba koymanız ona saygı duyduğunuz, onun için uğraştığınız anlamına gelir.

-Onun sevdiği yemekleri yaparak onu mutlu edebilirsiniz. Mesela eşiniz tatlı seven biriyse evde tatlı bulundurmaya özen gösterebilirsiniz.

-Huzur verme misyonunuz olduğunu unutup dünyalık şeyler için eşinizin keyfini kaçırmayın. Örneğin; sürekli değişmesi gereken mobilyalarından bahseden, bir şeyi aldırana ya da yaptırana kadar ondan söz eden bir sürü kadın var. Bu kadınlar eşlerine bir süre sonra itici geliyorlar. Çünkü huzur vermiyor aksine huzur kaçırıyorlar.

-Eşinizden yapamayacağı şeyler istemeyin. Maddi anlamda zaten kıt kanaat geçiniyorsanız sürekli alınacaklar listesi koymayın erkeğin önüne. Hatta rahat geçiniyorsanız bile yapmayın bunu. Tüketici değil üretici olun. Bir şey lazım olduğunda onu hemen almaya çalışmak yerine bu ihtiyacı başka bir şeyle nasıl telafi edebilirim diye düşünün. Yaptığınız şeyi eşinize de gösterin. Size hem muhabbet hem de saygı duyacaktır.

-Daha önce tavsiye ettiğim Nureddin Yıldız’ın Hanımlara İnciler, Mümin Ev, Kıblegah Evler ve Doğal Aile kitaplarını burada tekrar hatırlatayım.

-Mümkün olduğunca çok okuyun. İslam’da kadın ile erkeğin hak ve görevlerini anlatan, size bunu tekrar tekrar hatırlatan şeyler olmalı ki misyonunuzu unutmayasınız.

-Eşiniz evdeyken ev işleriyle ilgilenmeyin, eşinizle ilgilenin. İşler daha sonrada bir şekilde yapılır. Erken kalkmak, az uyumak, yüzünüzü sabah güneşine çevirip enerji toplamak size iyi gelecektir.

-Bakımınıza özen gösterin. Bunun için saatlerinizi kuaförde geçirmenize gerek yok. Yemek yapma işinizi erkenden halledin ki üzeriniz yemek kokmasın. Sürekli çamaşır suyu, deterjan kokmayın. Mümkünse eşiniz gelmeden kıyafetlerinizi değiştirin. Eşinizin hoşuna giden bir kokunuz olsun, sürekli sürmeyi ihmal etmeyin. Eşinizi sabah uğurlarkenki pijamalarınız akşam o eve geldiğinde hala üzerinizde olmasın. Ellerinizi ve cildinizi nemlendirin. Diş bakımınızı ihmal etmeyin. Sık banyo yapın.

-Doğal bir güzelliği, yüzünde sürekli bir gülümsemesi olan, güzel kokan kadın dünyanın en güzel kadınıdır unutmayın.

-Çocuğunuzu hayatınızın merkezine oturtmayın. Uyku saatini düzene oturtup, eşinizle başbaşa kalabilmenin yollarını açın. Güvenebileceğiniz bir arkadaşınıza ya da komşunuza arada bir bırakıp eşinizle başbaşa gezmeye ya da yemeğe gidin. Eşiniz dışarıda vakit geçirmekten hoşlanmıyorsa evde bir şeyler hazırlayın.

-Eşinizin fikirlerine değer verin. Ona çıkmazda kaldığınız şeyleri anlatıp sence ne yapmalıyım diye sorun ve tavsiyesine uyun. Eğer size karışma boşver diyorsa karışmayın. Kalabalık ortamlarda sizin sesiniz eşinizinkini bastırmasın. İnsanların içinde onu rencide etmeyin, yanlışlarını düzeltmeyin.

-Sevdiği şeylerle uğraşması için onun önünü açın. Siz ön ayak olun. Yapışık ikiz olmadığınızı, ayrı ayrı vakit geçirmenin de zevkli olduğunu unutmayın.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar. İnşaAllah faydası dokunur.

Unutmadan söyleyeyim bazı kişilerin çok karamsar olduğunu görüyorum. Bunları yapacak erkek-kadın kaldı mı, böyle fedakarlıklar artık mümkün değil gibi şeyler söyleniyor. Ya da gençlerin evliliklerinin maddiyata, çıkara dayandığı, sabun köpüğüne dönüştüğü fikri yaygınlaşmış. Ben daha umut dolu olmak gerektiğini düşünüyorum. Yeryüzünde hala kavga etmeyen, birbirine huzur veren, fedakarlık yapan, birbirini seven insanlar var. Bunları konuşalım aramızda, çocuklarımıza bunları örnek gösterelim ki çoğalsınlar. Gençleri evlilikten soğutan kişilerde yine anne babaları değil mi?

Ayrıca ben kendimce yol gösterici birkaç fikir veriyorum ama bu tabi ki herkes için geçerli değil. Bazı insanlar her şeyi denedim ne yapsam olmuyor diyebilir, bu çok normal. Burası dünya, cennet değil. Hepimizin evliliği, hayatı güllük gülistanlık olsa imtihanı neyden olacağız? Eşimizden razıyızdır ama başka sorunlarımız, sınavlarımız olabilir. Ya da hiçbir sorunumuz olmaz, sınavımız şükretmektir. Ne yapsam olmuyor diyenlerin aşağıya linkini eklediğim videoyu izlemelerini tavsiye ederim.

http://hayatrehberi.sosyaldoku.com/o-bile/

Salih’in Annesi Serap

Genel kategorisinde yayınlandı. 89 Comments »

89 Yanıt to “Evliliğe Alışırken Hanımlara Tavsiyeler”

  1. U Says:

    Bu dediklerinizi yapan kadin cok az mesela benim esim ona o kadar ilgi gosterdim sevgimi anlandirmak icin cicekler degisik hediyeler aldim birkez boynuma sarilmaz gulmesi bile mucize severek evlendim seviyorum ama mutlu edemiyorum o kadar caresiz birakti ki beni en sonunda ayrilik karari aldik cocuklarimi dusundum geri gelip sacmaliyoruz dedim ve tekrar yoluma devam ettim su an mutsuzum esim beni hic bir anlamda mutlu edemiyor cunku hic birsey yapmiyir benim icin aksine ben yaptim ama gucum tukeniyor yani evlatlarim ayrilik ve sevgim arasinda sikistim cok … oysay ki neden boylesin dedigimde cocuklarla cok ilgileniyorum dedi alip hergun 3 saat disari cikardim neden dedim az geziyoz dedim gel baska sehirlere kahve icmeye gidelim dedim ne dedi fazlasini yaptim ama o benim icin ne yapiyor mutsuzluk vermekten baska oysa ki onu seven esi guzel bir yuvasi arkadaslarinin bile imrendigi bir yasami var ha ayrilin denebilir ama onuda ben yapamıyorum cocugum ve sevgim nasil sevmissem bu kadar anlamadim ….Allah bana yardim eylesin….

  2. fatma Says:

    NE EVLİLİĞİNDEN BAHSEDİYOSUNUZ SANKİ BİRİ SİZİN EVLİLİĞİNİZİ SAYACAKLAR BEN BİR ADAMLA BEŞ SENE EVLİLİK GEÇİRDİM BANA KARIMSIN BİLE DEMEDİ EZİYET EZİYET GÖZ YAŞI GÖZ YAŞI BAŞKA BİŞEY YOK ANASINI BABASINI ÇAĞIRDIK SÖYLEDİK İŞTE NE EDİYOR NE YAPIYOR O OKUMUŞ ONU NİYE DİNLEMİYONUZ BİLMEM NE DE BİLMEM NE HEPSİ KAFADAN OKUMUŞ ):

  3. ceylan Says:

    çok güzel bir yazı olmuş gerçekten Allah razı olsun sizden benm bir sorum olacak cevaplandıran olursa çok mutlu olurum ben 17 yaşındayım aöl okuyorum şu an herkes bana bu yaşta sakın evlenme üniversiteyi oku evet üniversiteyi okumak istiyorum fakat ben üniverste için çabalarken ya bazı şeylerden vazgeçersem,pişmanlık duyarsam çünkü çok sevdiğim insanlar iş uğruna okul uğruna çok şey kaybettiler ve şimdi onlar çok büyük bir pişmanlık içerisindeler ve evlenmek için yaş önemlimi benm kaç yaşımda olduğum yada karşımdakinin kaç yaşında olduğu cahide abla lütfen sorularıma cvp verirsen çok mutlu olacam

  4. Gulten Says:

    Guzel

  5. Betül Says:

    Allah sizden ebeden razı olsun.

  6. sserap Says:

    Geç oldu ama yinede ekleyeyim, yazının sonunda tavsiye ettiğim video bu;

  7. özlem Says:

    bana çare üreten teselli veren ablalarım rabbim ebeden razı olsun.eşim müdürle konuşmuş.ne demişler biliyomusunuz.o kadın senin bacın demişler ve sen mini etekli kadınların çalıştığı pavyonda çalışsan sana helal o para demişler.eşimde ekmek parası seslenememiş.banada sizin dediğiniz gibi sabır düştü yine.fedakarlık düştü yine göz yumma düştü kadere.yunus emre ne güzel söylemiş.bir dem gelir şadan olur bir dem gelir giryan olur.sabredicem ablalarım ama inanın kadınlığımdan utanıyorum.ben eşimi kadınların içine atmak zorundayım.ben eşimden haramdan kaçıp işini değiştirmesini bekledim o bu fedakarlığı yapamadı bana düştü yine fedakarlık.dinimiz izin vermiyo bu nasıl bi müslümanlık analamadım ben.beni kıskançlık düşüncelerine sokan kadınları rabbime havale ediyorum.rabbim cümlenizden razı olsun yalnızlığımı garipliğimi paylaştınız.çok sağoluuuuuun.cümlemizi rabbim selametine çıkarsın

  8. sule sevil Says:

    Cok guzel yazissiniz benimde yapmak icin ugrastigim şeyler bunlar fakat esim eve öğlen 12de geliyor ve bu Moralimi çok bozuyo yani evde her halimi görüyor tabi dolayisiyla daha sik tartisiyoruz yuzum genelde istemeden asik oluyor halbuki daha 2,5 yillik evliyiz ve cok seviyorum.neler yapabilirim cok dua ediyorum iş saatleri uzasin diye ne olur tavsiyelerinizi bekliyorum (cahide abla sizdende)

    • sserap Says:

      Esinizin ise gidis saatini yazmamissiniz ama sabah namazindan sonra yatmazsaniz 12ye kadar bir suru is yaparsiniz gibime geliyor hem evinizin bereketi artmis olur.

      Gunluk planlamanizi yapmalisiniz ama ondanda onemlisi is yapamadim esim evi daginik gordu ya da is yaparken kendimle ilgilenemedim beni daginik gordu sebebiyle esinize surat asmayin. Adamcagizin belki ne evle ne de ustunuz basinizla ilgilendigi var bir guler yuzunuz yetiyordur. Karsiniza alip konusun is saatlerin yuzunden ne evi ne kendimi sana hazir edemiyorum mahcup oluyorum deyip akil danisin bakalim 😉

      Belki bosuna sıkıyorsunuz kendinizi Allah hayirlisini versin diye dua edin. Nerden biliyorsunuz is saatlerinin uzamasinin sizin icin hayir oldugunu belki o zaman daha cok yorulacak ve daha sinirli olacak.

      • sule sevil Says:

        Cok tesekkur ederim oncelikle esim namazini kilip cikiyor yani cok erken gidiyor benim bir bebegim var ve gece cok duzenli uyuyamiyorum ama önerilerinizi dikkate alicam ins yapabilirim.dua bekler dua ederim

        • sserap Says:

          Allah bebeğinizi mübarek kılsın. Eşiniz gece uykunuzun bölündüğünü, yorgun düştüğünüzü görüyor bence uygun bir vakitte konuşursanız anlayışla karşılayacaktır. Birde çok sıkmayın kendinizi eşiniz geç gelse bile yine yetişemeyebilirdiniz bazı şeylere bunlar geçici zamanlar inşaAllah. Gün içerisinde ne işler yaptığınızı sohbet arasında eşinize anlatırsanız işe yarayabilir. Mesela oğlum bir yeri dağıtıp başka bir yere yöneldiğinde terk ettiği yeri bir milyonuncu kez toplamaya başlıyorum gittiği yerden ışık hızıyla gelip tekrar dağıtıp bir de sırıtıyor o an babası girse içeri burası hala mı toplanmadı diye düşünebilir.

          • Zeynep Says:

            Sanki o çocuk o babaya ait değilmiş gibi 🙂 tuhaf hakikaten bu model erkekler evlerini kadınlarını dizilerdeki gibi görmek istiyorlar…ev dağılsa ne olacak? Ucunda ölümmü var? Hayır yani evi kadın toplamamış diye hemen soğuyormuki karısından? Kadın yorgun olabilir çocukların peşinden koşturmaktan asabi olabilir.ama yok beyefendi gelince aman ha karısını öyle görmesin..?
            Ne demiştik;iyi günde kötü günde…
            Karşılıklı anlayış ve sabır gerek..

            • sserap Says:

              🙂 canımsın benim eşim için mi yazdın bu yorumu. Anlatımımda bir hata olmuş, hemen düzeltiyorum 😉 Benim eşim bir şey demez sağolsun yardım eder, ben dinleneyim diye uğraşır, ben demeden yapar bir çok şeyi, bir bebeğin ne yapıp ne yapmadığını bilir. Ben sadece sule hanımın eşi belki çok çocuklu bir aileden gelmiyordur, etrafında olmamıştır ya da yaratılış olarak asabi olabilir diye düşündüm. Bazı işler var ki bütüngün yaparsın ama ortada gözükmez belki böyle bir durumdur yardımcı olayım dedim. Acaba yardımseverliğimi törpülesem mi ki ben acaba 🙂

              • sserap Says:

                sanki yine pek anlatamadım gibi, kafam bir milyon 🙂

              • Zeynep Says:

                Yok Serapcıım senin eşin için yazmadım..genel anlamda karısını hep mükemmel görmek isteyen ve kafınlardaki şu derli toplu olmazsam belki eşim beni aldatır düşünceye adapte olarak paranoyaklaşmış bayanlar için yazdım..

                Biliyormusun; örneğin benim babam ve annemin tarafları kendi eşleri hariç başka kadınlara dişi sıfatı ile bakmazlar..yani evdeki karıları pasaklı da olsa dört dörtlük yemek de pişiremese “bu benim kaderim” der razı gelirler.

                Şimdiki cicim evlatları ise adeta karılarında hata arar gibi “istediğim” gibi olmazsan seni aldatma ihtimalim yüksek gibi bir mesaj veriyorlar.Bunları yetiştiren anneler ise tamamen cemiyet düşmanı egoist insanlar..kadın dernekleri bunları toplayıp eğitimden geçirse hiç fena olmaz hani..

  9. samira Says:

    Serap kardesim yine cok güzel bir yazi olmus Allah razi olsun. Bende evlendigimden beri on bir yildir kaynanamlarla oturuyorum. Elhamdülillah iyi anlasiyoruz. Tabiki sorunlar oldu ama ben herzaman onlara deger verdim, onlari sevdigimi belli ettim, ev islerini yemek herseylerini yapiyorum. Sabretmek gerek diye düsünüyorum. Burasi cennet degil sonucta bende yaslanacagim (Allah izin verirse). Elhamdülillah kocamda beni el üstünde tutar, cok iyi davranir, beni üzmez, ayni zamanda cok iyi arkadastir. (Masaallah) Evlilik gercekten cok güzel. Rabbim evlilikte sorun yasayan kardeslerimizin yardimcisi olsun. Bekar kardeslerimizede Imanli, güzel ahlakli, salih insanlar nasip etsin. Insaallah.

  10. Yasemin Says:

    Selamün aleyküm..
    Ellerinize fikrinize saglik, gerçekten çok guzel bir yazi olmus, severek okudum.

    Bende yeni evli sayilirim, gerçi 2 yil olacak :)) evlilige alistim çok sukur. Ilk seneler benim içinde, esim içinde çok zor oldu, çok tartismalar, çok küslükler oldu..O zamanlar kötü günler, zor günler hiç geçmeyecek gibi geliyor insana, ama çok sükür bugünkü halimi görünce çok çok sükrediyorum halime, elbet bazen herkeste oldugu gibi, bizdede oluyor küçük tartismalar, ama büyütmeden unutup gidiyoruz, 5 dakika sonra bisey olmamis gibin konusuyoruz :)) Ilk seneler kimi insanlar için zor geçebilir, ama sabretmek lazim, surat asmamak lazim (ki ben çook surat asardim, birsey zoruma gitse, bir insan sevmedigim bir soz soylese, cevap vermem sadece suratimi asardim). Sabretmek kolay degil, ama bu zoru basarmak lazim, ki gelecekte sabrimizin sonu selamet olsun. Ben ilk baslarda bu problemler sadece bende var sanirdim, ama 2 yil oldu, ve etrafimdaki yeni evlileri gorunce çok sukur bu bir kriz ve biz atlattik diyorum. Etrafimdakiler, hatta yakin akrabalarim! bana çok safsin dediler, kendini hiç savunmuyorsun, hep susuyorsun, kocan seni eziyor, hatta seni dovuyordur bile diyenler oldu. Bende o insanlari dinlemedim, çunku onlar distan ne goruyorlarsa kendi kafalarina gore bos konusanlar, belki’de yuva yikilsin isteyenler. Bir yuvada huzur olmayinca çok zor, aci oluyor, insan elini bile kipirdamak istemiyor, halsiz düsüyor, ALLAH cumlemizin yuvasini huzurla mutlulukla bereketle doldursun, Imtihanimizi kolaylastirsin, hakkimizda kotu ve fesat dusunen insanlardan korusun.. Amin

  11. Ceviz Hane Says:

    Herkesin yasadigi iliski farkli, herkesin arasinda esi ile konustugu bir dili vardir bazen de bakislarla anlasirlar. Ben her zaman soyle dusunuyorum, dun yasadigim kotu olaylarin bugun yasadigim mutlu gunumu mahvetmesine izin vermeyecegim. Esimle sorunum oldugunda onunla cozmeyi baskalarindan fikir almamaya calisiyorum. iki kisi arasinda yasananlari disaridakiler bilemez ne kadar yakin olsalarda. Kiskanclik yaparak sorguya cekerek sadece kendimden uzaklastiririm diye dusunuyorum.
    Guzel bir yazi.herkese mutluluklar insallah.

  12. ehlihadis Says:

    Esselemu aleykum va rahmetullahi va berakatuh.Ben yeniyim sitede.Guzel olmuş,Saliha hanımın yazılarını bulamıyorum.Bazı yazılarınıza yorum da yapamıyorum,yorum yerini bulamadığım için.))))QadarAllah.
    Mevzuyla ilgili soylemek istediyim şu:
    Bir ailedeki huzur Allahın dinine olan bağlılıkla artar ve yine imanın zayıflamasıyla da zayıflar.8 yıldır evliyim.Evlene bilmek için kaçdık eşimle .Sonra dinimiz uğruna her şeyimizi kaybetdik.))))Elhamdulilleh ki kaybettik.Bir tek ailemizi koruduk bu yıllar suresince.Problemlerimiz olmadımı?Oldu tabi!..Problemsiz aile anormalliktir.Kavgalar da etdik.Bir birimize küstük de.Ama en geç 1 saat.Ben çok mutluyum,yemeye 1 parça ekmeğimiz olmadığı zamanlarda bile hep mutlu oldum.Çünki eşim iman dolu bir adam.Beni de ,ailesini de çok seviyor.
    Yazınızda geçenleri ve ondan daha çoğunu “KURAN VE SÜNNET”e esasen eşim için yaptım hep.Biz Allahı “KURAN VE SUNNET”e ittiba ile yücelttik,Allah da bizi bir-birimizin gözünde yuceltdi.İşte bu yuzden etrafımızdaki 80% müslüman aileleri yıkıma uğrarken biz ibret gözuyle onlara bakar ve bu kadar zamandır bize verilen bu aile nimeti için Rabbimize şükr ederiz.

    Allah müslüman kadınlara ve musluman erkeklere iman dolu aile ve salih evlatlar nasip etsin.Amin!

  13. özlem Says:

    selamün aleyküm yine çok güzel yazı yazmışın.bende öyle sıkıntıdayımki kimsem yok paylaşıpta beni anlıcak sende bu yazıyı yazınca sana danışayım dedeim ablacım.ben bekarkenden beri eşimin kadınsız yerde çalışması için dua ettim.öylede oldu ama şimdi koca fabrikaya bi tane kadın çalışan geldi ve eşimle aynı odada birlikte çalışıyorlar.eşime makinaya geç diyorum üstlüğünden vazgeçip gitmiyo.evliliğimiz sallantıda baya sorun oldu.bend ekıskanıyorum her gün sorguya çekiyorum haliyle.ben eşimi bu kadar kıskanarak günaha giriyommu ben napim kıskanmim diyorum konuştuklarını duyunca dayanamıyorum oda benim mutluluğum için fedakarlık yapıp başka işe geçmiyo napim abla karışmim susimmi napim ben rabbime yalvarıyorum okadının rızkını ordan kessin diye tükendim artık lütfen bi çare

    • uşşaki Says:

      ve aleykümselam kardeşim, insan neye zaafı varsa, neyin üstüne çok düşüyor neyi çok seviyorsa Allah’ın hikmeti ondan dolayı imtihan oluyor, bu meseleyi böyle düşün. Rabbine yalvar sabır ve dua et, inşaallah yoluna girer herşey. Eşini dünyadaki bütün kadınlardan nasıl koruyacaksın kardeşim. Sen kendinden ve eşinin sevgisinden eminsen niye kıskanasın ki, eşin o kadar iradesiz mi, korkmuyor mu Allah’tan da hemen seni aldatsın ya da o kadına aldansın, bu durum eşin için de imtihan vesilesi. Eşin akşama kadar her gün nefsini dizginlemek, o kadınla mümkün olduğunca mutahap olmamaya çalışmak zorunda birde bu yönden bak ve sakın ola eşini sıkma bu konuda, sadece içinde bulunduğu durumdan memnunmu yoksa uzun vadede de olsa bu durumdan kurtulmayı amaçlıyormu bunu anlamaya çalış kardeşim. Yanlış anlama akıl vermek değil benim ki böyle davranabilirsen kendinde biraz rahatlarsın inşaallah. Allah selamete erdirsin, olmamış işe gam etmek müslümana yakışmaz.

      • uşşaki Says:

        Cahide ablam, mücahide ablam “güya tesettürlüler” yazını hayıflanarak okudum. Etrafda gördüğüm genç kızlara yavaşça yaklaşıp baştan izin ve özür dileyerek söyleyeyim diyorum, ablacım bak neolur şu başörtünü böyle hörgüç gibi yapma dar pantolon giyip makyaj etme diyeyim diyorum yapamıyorum sen necisin kim oluyosun derler diye çekiniyorum. Rabbim hidayet eylesin gençlerimize tek kusurları baş örtüleri olsa keşke de konuşup el ilanı dağıtıp çözsek. Malesef ne ahlaksızlıklar var, Rabbim hepimizi iyilikle ıslah eder inşaallah, yoksa Allahkorusun başımıza taş yağsa yeridir. Allah’a emanet olunuz…

  14. Toprak Says:

    Sen öyle diyorsan abla… 🙂 🙂

    Bak bu haber çok güzel, mayısla ilgili güzel bi haber de alacakmışım… Dediğin gibi yakın sayılıyor, birde iett express otobüs çıkardı kocaeli’ye. Bi mani çıkmazsa Allahın izniyle elimde bu yazıyla gelmek istiyorum 🙂

  15. halime Says:

    Selamun aleykum haklisiniz oyke olmasi gerekir biz evleneli neredeyse uc yil oldu ama esim hep evlenmeden evvelki olaylara takilip kaliyor bahsi gecen nisan donemi falan defalarca kirildigimi soylememe ragmen cikmaza girdigi zamn olanlari hatirlatip susturmak istiyor esime karsi gorevlerimi dinen hersekilde yerine getirmeye calisiyorum ama hicbir zamn memnun edemiyorum ne yapacagimi bilemiyorum sayet tavsiyesi olan varsa yardimci olursaniz sevinirim

    • sserap Says:

      Cikmaza girdigi zaman olanlari hatirlatip susturmak istiyor demissiniz ya cikmaza sokmazsaniz o da size hatirlatmazmis gibi geldi 🙂 cikmaza dustugunu hissettigi konulardaki uslubunuzu mekani degistirin 😉

      • halime Says:

        Cikmaza ben sokmuyorum ki ayrica esimle tartismaya girmem sinir aninda kalbini kirmaktan korkarim genelde yaptigi yanlisi basirmak icin yapiyor karsilik vermedigim icin de hakli oldugunu dusunuyor her zamn

        • sserap Says:

          Sakin bir anındayken yerli yersiz sinirlenmesine üzüldüğünüzü, sağlığı için endişelendiğinizi söyleseniz? Bunun dışında bir şey gelmedi aklıma kusura bakmayın.

          • halime Says:

            Ilginiz icin tesekkur edrim Allah raz olsun cumlenizden insaAllah birlik duruyoruz sanirim asil sorunumuz bu sabrediyorum dua edin.benim icin Allah rizasi ocin elimden baska birsey gelmiyor cunku

    • Ayşe Yavuz Says:

      Banada yardım ederseniz cok mutlu olurum ben 8 senelik evliyim eşim özünde iyi ama hep onu yaşamin ayak salarsam yorum yapmasam cok iyiyiz. Ben ıkı yılı kaynanalamla odurdum herşey cok karişdi duşuma kadar kariş daha birçok sey yazam cok uzar ama o kavkalarımızı eşime söylemedi üzülmesin diye onu gözü onude kavkalar olurdu hiç savunmadız neden hiç savunmuyorsun deyince o benım annem hasata sen duymazdan gel tamam hep öyle yapdım şim başka yerde oduruyorum şimdi görmezde gelemiyorum aynı sorun kardeşi her işinine eşim koşar ama sıra bize gelince herkes keyıfınde gelen yok bende bu konuyu yüzünden eşimle kavka edıyoyur son kavlarda eşim sen beni kardeşimde ayırmak isdıyorsan dedı sen git ozaman dedı cok üzüldüm :not senede bır benım ayılem gideriz orda benden ilki isder ben ayillele cok Mutlu’dan kıskanır surat asra hiç konuşmaz ev gelince hiç biley olmamiş gıbı davranır ve üstüme başima yemeye herşey cok dıkaat edıyorum ne yapalıyım

  16. özlem Says:

    Cahide ablacım çok güzel yazı yine.Rabbim razı olsun.ben napicamı bilmiyom.ben bekarlığımdan beri eşimin kadınsız yerde çalışma sı için dua ettim.eşimde kadınsız yerde çalışıyor lakin o kadar erkeğin içine bir kadın çalışan geldi ve eşimle aynı odanın içinde çalışıyor.bende kıskanıyorum bu kıskançlığım doğrumu.ne olur ablalarım çok sıkıntılıyım 6 yıllık evliyim.istiyorum ki eşim günahtan kaçsın bir alt metre eye geçip makinaya baksın istiyorum oda üstlükten vazgeçip değişmiyo.bende ister istemez ne yaptın ne konüştun diye kıskanıyom ne olur yardım edin bi yol göster un.kıskanmim susum eşim kadınla aynı odada çalışsınmı.

    • Zeynep Says:

      Erkeklerin haramdan uzak durarak rızıklarını temin etmeleri hakkında yazı bekliyorum.Yetkili mercîlere duyurulur.

      • Cahide Says:

        Gidip bir seans ağlamam lazım! Benim eşim de kadınların, mini etekli genç kızların olduğu bir yerde öğretmenlik yapıyor 😦

        • karakiz Says:

          Selamlar,

          simdiki zamanda erkeklerin kadinsiz bir yerde calismalarinin pek kolay olacagini sanmiyorum. Olsa bile herkez icin mümkün olmaz. benim esimde ögretmen ve acik sacik kadinlarin arasinda calisiyordur ayrica ögretmenlikde kadin calisanlar daha baskin Bu durumda erkeklerin imtihani diye düsünüyorum. Kari kocada olsak imanimizdan kendimiz sorumluyuz ben bu konuda Rabbime dua ederim esiminde vicdanina ve imanina birakirim. Eger imanini korumayip o tür kadinlarla gereksiz yere muhatap olurda göz zinasina dikkat etmezse evliligimizede manevi zarar vermekde ve böyle benim de hakkima girmis bulunmakda. buna ne onun nede benim hakkim var. o yüzden bazi seyler hesap günü hesaplanabilir anca. yoksa erkegi gözetlemek acaba bakiyormu o tür kadinlara yada muhatap oluyormu diye pesinde olmak anca kendi kendini yipratir. Güven ve Allaha tevekkülle rahat birakmak lazim. ve mümkün oldugu kadar zinayla ilgili kitap ve sohbetleri takip etmede fayda vardir insallah. en azindan insani uyarmak acisindan hatirlatmalardan faydalanmak lazim. öyle bir zamanki imanini gönül rahatligiyla yasamak o kadar zor ki bunun icin aglamak aglamak ve sadece aglamak istiyorum. televizyon belasi bi yandan insanlarin elindeki cep telefonlari desen öyle her an internet sayfalarinda anormal görünüslü ciplak kadinlar.. disardaki insanlar öyle bazen kendi aile cevrende bile, Rabbim dogru yolundan ayirmasin. Elhamdülillah bunun icinde zaten her namazda Fatiha i Serifi okuyup dua etmekdeyiz. Sirati mustakim den ayirma diye. Allahim hepimizin yuvalarini eslerini cocuklarini kötü niyetli insanlarin serrinden ve kendi nefsimizin hos olmayan arzularindan uzak tutsun insallah.

        • sserap Says:

          Siz surekli irdelerseniz kiskancliginizi gosterirseniz eger dediginizi yaparsa sizin icin yapmis olur Allah icin degil.

          Tatli dilinizi guleryuzunuzu elden birakmadan bu mevzuyu da hic acmadan ona Allah a karsi sorumluluklarini hatirlatsaniz. Bugun su hadisi okudum diye lafa baslasaniz ya da aksamlari birlikte sohbet dinleseniz ise yarar belki.

          • Cahide Says:

            Bu mevzu beni de hep üzmüştür ama eşime bu konudaki rahatsızlığımı hiç açmadım. Biliyorum ki onunda elinden bir şey gelmiyor. Yersiz bir tartışma ortamı oluşturmanın anlamı yok. Ama o hep bayan öğretmenlerin, çalışmaktan duydukları rahatsızlığı, yakınmalarını, müdürle tartışmalarını anlatır. Hem paradan vazgeçemiyorlar, hem en az çalışmak istiyorlar deyip çıkışır… Allah eşlerimizi, çocuklarımızı ve bizi harama düşmekten korusun…Amin

            • karakiz Says:

              Amiiiiinn Amiiiiin ,Insallah!!!!!

            • sserap Says:

              Ben bu yorumu sana yazmamıştım abla pardon 🙂
              Duana amin diyorum. Artık çağımız harama bulaşmama çağı değil, haramlar her yandan kuşatırken tepki koyabilme çağı. Eşinin rahatsızlık duyuyor olması bile şu zamanda öyle büyük bir şey ki. Allah yardımcısı olsun.

        • sserap Says:

          😦

    • Ummu Hamza Says:

      Kardeşim senin kıskanman normal olan ve olması gereken kesinlikle. Kardeşim burda eşinin rahatsız olup olmaması,çözüm arayışı içinde olup olmaması çok önemli bence, eğer ki rahatsız ve huzursuz ise bu yönden, o da kurtulma çabası içine girecektir ve bu durumda birlikte dua eder aynı zamanda çözümler de ararsınız, en basitinden müdürüyle konuşabilir aynı odada çalışmak istemediğini, eğer ki odada sadece ikisi varsa bu halvete girer ve gerçekten sakınılması gereken bir durum, Hz. Yusuf bile Allah ın koruması olmasa hükümdarın karısına meyledecekti diye bahsedilirken bizler nefsimizden nasıl bu kadar emin olabiliriz? Tamam eşimize güvenelim de bunu yaparken önce fitneye sebep olan yolları da elimizden geldiğince kapatalım. Kusura bakmayasın kardeşim yazdıklarımla belki ancak sıkıntın artacak; ama bazen sıkıntı olmadan çözüm gelmiyor kardeşim 😦 bu konuda ben de çok hassas olduğum için direk ne düşündüysem yazdım 😦 maalesef artık kadınsız ortam bulmak o kadar zor ki, Rabbim katında eğer böyle bir hakkım varsa -gerçekten çok zor durumda olup da çalışanlar,çalışırken de tesettürüne,İslamın kurallarına dikkat edenler hariç- ben davacı olacağım böyle diğer aileler için fitne sebebi olanlardan!
      Kardeşim inşaallah önce eşinin rahatsızlık derecesini öğrenmeye çalış ona göre tavrını ve ne yapacağınızı belirleyin mümkünse derim ben.

    • sserap Says:

      Siz surekli irdelerseniz kiskancliginizi gosterirseniz eger dediginizi yaparsa sizin icin yapmis olur Allah icin degil.

      Tatli dilinizi guleryuzunuzu elden birakmadan bu mevzuyu da hic acmadan ona Allah a karsi sorumluluklarini hatirlatsaniz. Bugun su hadisi okudum diye lafa baslasaniz ya da aksamlari birlikte sohbet dinleseniz ise yarar belki.

  17. Aisha Says:

    daha 3yildir evli olmama ragmen yeni evli olan bayanlara bende tavsiyeler vermek istiyorum.guzel bayanlar.kendilerini masalda zann eden guzel yeni gelinler ilk once masalda olmadiginizi kabul edin.yoksa ilk kavganizda caniniz iki kat yanacaktir…
    ilk kavga biraz incitir bunu bende kabul ediyorum.genel kavgalarda hemen cevap yetishtirmeyin.sadece susun.cunki konushursaniz her shey gereyinden fazla uzar.
    eshiniz bir shey soyleyip onu yapmadigi zaman hemen suratinizi asmayin.yarin yapar daha guzel yapar.
    eshiniz sinirliyken sakin onunla konushmayin.
    eshiniz eve girdiyi zaman selamlashin,hal hatir sorun.yemek isteyip istemediyini sorun.yemek yemeyecekse cay ikram edin.ieve geldiyinden 2saat gectikten sonra ciddi konulari konushun.
    asla dirdir etmeyin.
    GULER YUZU,TATLI DILI,GORMEYEN GOZU,DUYMAYAN KULAGI VE SUSKUN DILI nikah defterine imza atdiginiz an kendinize yapishtirin.
    her sorunda baba evine gitmeyi dushunmeyin.baba evinden ciktiginiz gun o evi kendinize uzak bir insanin evi olarak kabul edin.bir tek kendinizi degil aklinizi,ruhunuzuda evlendirin.yoksa her konuda cekip gitmekle aile olunmaz.
    annenize ve ya bir bashkasina ailenizde olan sheyleri anlatmayin.hele kavga etdikten sonra sakin ha kimseyle konushmayin.cunki kenardan cok kotu gorunursunuz.
    eshiniz uzgunken onun sevdiyi sheyleri yapin.mesela benim eshim uzgunken ben ne hallere dushuyorum soylesem shashar kalirsiniz.onun yuzunun gulmesi icin hoplayip ziplamaktan tutun,komik haraketler yapmaya kadar her sheyi yaparim.
    eshinizi cocugunuz gibi sevin.yani ashkla sevmekten ziyade karshilik beklemediyiniz bir sevgiyle sevin.cunki ashk denen shey ruyadan bashka bir shey deyil.
    en son soyleyeceyim sheyde eshinizden once onun buyuklerine hurmet edin,onlari sevin.annesini annenizden ote,babasini babanizdan ote,kardesini kardeshinizden ote,akrabalarini akrabalrinizdan ote bilin.cunki sizin aileniz burasi.sizin artik ocaginiz burasi.baba evi sadece ziyaret etdiyiniz bir yer.ilk bashda bunu kabul edin.

  18. Ummu Hamza Says:

    ”Ben daha umut dolu olmak gerektiğini düşünüyorum. Yeryüzünde hala kavga etmeyen, birbirine huzur veren, fedakarlık yapan, birbirini seven insanlar var. Bunları konuşalım aramızda, çocuklarımıza bunları örnek gösterelim ki çoğalsınlar.”

    Kesinlikle haklısın kardeşim, yeterince umutsuzluk aşısı yapmaya çalışan varken bizler var gücümüzle güzellikleri paylaşalım inşaallah,biz bayanlar için sevgi ilgi neyse erkekler için de saygı öyle, en azından bizim evde öyle,hatta edepten, dikkatten sonra en önemli altın kural budur belki eşime karşı, bir şeye diretmeyip eşimize sen bilirsin,neyi uygun görürsen dersek o zaten bizim istediğimizi seçecek veya uygulayacaktır, ama bunu bizim diretmemizle değil kendisi,evin beyi, otoriteri olarak seçerek. Herkeste işe yarar mı bilmiyorum ama çoğunlukta gerçekten etkili bir yöntem, en güzeli de kaybedeceğimiz bir şey yok.

    Bir de evlilikte ilk zamanlar için kızkardeşlerime bi tavsiye:
    İlk günler olur da tartışma yaşarsanız sakın oysa bunların en güzel günlerimiz olması gerek, şimdiden böyle olursa diye aklınıza getirmeyin, umutsuzluğa kapılmayın, bazen ilk zamanlar, o alışma süreci, sonrasına nazaran biraz daha zor geçebiliyor, şevkiniz kırılmasın.

  19. nergis Says:

    serap hanim cok tesekkurler yaziniz cok begendim.
    erkeklerin cogunlugu aslinda yukarida bahsedildigi gibi cok sade dusunuyor ve boylece ufak basit seylerden de memnun oluyorlar. ve memnun bir erkegin esini ne denli mutlu edebilecegini ben yasayarak ogrendim elhamdulillah.
    cevreden duyuyoruz neymis haftada iki gun mutlaka disarda yemek yenecekmis. yok tek taslar zumrutler hediye gelecekmis aman nelerde neler. evlenecek ve yeni evli arkadaslara nacizane basit bir tavsiye de benden. maddi guzelliklerle mutluluga huzura ulasmayi bekliyorsaniz kusura bakmayin ama daha cooooookkkkk beklersiniz. tatli dil guler yuz herseye yeter. “kendiniz icin sizin yaptiklarinizdan baskasi yoktur”.

  20. Dua ile Says:

    Ağzınıza saglik ne guzel yazmisiniz bir de bayanlarımızın birtakimi dedikoduyu cok yapar esler bundan nefret eder ve ailesini eleştirmek es icin en yıkıcı şeydir ,kendimle muhakemesini yaptım yaptıklarım da oldu evet ihmal ettiklerimde benim bu konudaki olumsuz yanım evliliğimizin ilk yılında kayinbabamin yaptıgı haksızlığı esime ara ara tekrarlamamdi ona da dikkat edeceğim Allah tum ailelere huzur ağız tadı saglik muhabbet versin esleri birbirine muhabbetle bağlasın yuvalar dağılmasın yoktan yere.

  21. elifezeynep Says:

    merhaba,yazınızı beğenerek okudum.Akşam eşimle tartıştık üzerine bu yazı.Ne güzel bir tevafuk.ben 10 yıllık evliyim.Eşimle büyük problemler yaşıyoruz.Belki de sonu ayrılıkla bitecek.Eşimin beni anlamadığını düşünüyorum.Bu aralar çok stresliyim.Annemi yeni kaybettim.iş yerim değişti.İşe gidiş gelişlerimde problem yaşıyorum.Üstelik kayınvalidem bu dönem bizimle kalıyor. 20 aylık bir oğlum var.babannesi geldiğinden beri çok hırçın davranıyor.kayınvalidem sen gelince bu kadar huysuz oluyor diyor.Çıldıracak gibi oluyorum.bugünlerde kayınvalidemin de bazı problemleri var.eşim onunla o kadar alakadar oluyor ki …benimle bu kadar ilgilenmiyorsun dediğimde kabul etmiyor.annemi mi kıskanıyorsun diyor.oysaki benimle ilgilenmesini istiyorum.elbetteki annesiylede ilgilenecek ama benimle öyle ilgilenmediği için zoruma gidiyor.bugünlerdeki psikolojimi anlamıyor.imanımın zayıfladığını hissediyorum.yalnızlık beni çepeçevre kuşatıyor.öyle ki bazen ölümü diliyorum.bu siteye girerek yalnızlığımı dağıtmaya çalışıyorum.iyi ki varsınız.bu yazıyı okuyunca biraz daha sakin olmaya gayret edeceğimi düşünüyorum

    • Procrastinate222 Says:

      Allah yardımcınız olsun. Başınız sağ olsun. Allah bazen insanı kalabalıklar içinde öyle yalnız hissettiriyor ki, adeta bunların hepsi boş, hepsi fani, sen gel bana yönel kulum dermiş gibi hissediyor insan. Rabbimiz’e yönelelim, tesellinin en güzelini O’ndan isteyelim inşallah kardeşim. O bizi asla yarı yolda bırakmaz. Bunaldığımız vakitler aslında en güzel rahatlama ve içimizi O’na dökme zamanları. İş, çocuk, ev işi, misafir hepsi bir anda strese sokmuş anladığım kadarıyla sizi. İnşallah en kısa sürede feraha erersiniz.

    • şhe Says:

      elife zeynep hanım ; sizi o kadar iyi anlıyorum ki. Allah yardımcınız olsun. Bende biraz önce yazmıştım.Biz ayrılma boyutuna kadar geldik. Ben dayanamadım çocuğum yoktu yeni evliyim çünkü 45 kiloya düşerek hastanede açtım gözlerimi.Çok şükür iyiyim ama eşinizi tatlılıkla güzellikle kendine çekmenizi sizi dinlemenizi tavsiye ederim.kayınvalidem benim yukavı yıktı. kurtarmaya çalışıyoruz.
      K amer suresi 10.ayet ”Fe deâ rabbehû maglûbun fentasır” duasını ve ” Rabbi yessir velâ tüassir Rabbi temmim bi’l hayr” ( Rabbim kolaylaştır,zorlaştırma.Rabbim işlerimi hayırla sonuçlandır) dualarını okumanızı ve sakın sakın sinirle hareket etmemenizi öneririm. Allah yardımcınız olsun.

    • uşşaki Says:

      Güzel kardeşim öncelikle başın sağolsun, mekanı cennet olsun annenizin, bende 14 yıllık evliyim her yılın 8-9 ayı eşimin annesi bizimle beraber eşim annesinin olmadığı zamanlarda benimle ilgilendiği kadar, annesi bizde iken ilgilenmiyor, serde erkeklik var hele bi de cahil kırsal kesimde yaşayan ebeveyni olan beyler malesef bu konuda daha tutarsız. Neyi ıspat etmek ister annesinin hangi eleştirisinden çekinir bilmem sağolsun kadın bakışıyla bile ilişkimizi eleştirir bakmadı ama erkeklik dedim ya sert olunca bağırıp çağırınca emredince annesini mutlu ettiğini evde sözünün geçtiğini ispatlamaya çalışıyor adeta. Birkaç kez söyledim asla kabul etmiyor hayır ben herzamanki ben diyor. Neyse sonuçta evladımın babasıdır bu da bir imtihandır deyip sabretmekten başka çare yok güzel kardeşim. Allah korusun sen ölsen evladın ne olacak sakın böyle dileme isyan olur, evlat sahibi olmak için bir ev parası harcayıp yinede bulamayanlar var, geldimi mübarek imtahanlar üstüste gelir Rabbim yar ve yardımcın olsun kayınvaliden sürekli yanında kalmayacaksa bu da güzel, en azından geçici bir süre deyip sakinleş. Beterin beteri var. Allah a emanet ol aklıma düştükçe dua edeceğim inşaallah…

    • Mehtapabla Says:

      Basin sagolsun kardesim.Annecigine Allah rahmet eylesin.
      Sana nacizane bir kac sey yazmak istiyorum,sunu bilmelisinki hemen hemen her evde ufak tefekte olsa bazi problemler olur olmuyor diyende ya yalan söylüyordur yada dünyaya bosverdiginden problemler umruna gelmiyordur.
      Unutmaki uzun evlililerin cogu kadin anlayisli oldugundan bu kadar uzun süreli oluyor.Biraz anlayis biraz sabir derken yillar gelip geciyor .Birde cocugunuz varmis problemleri görmemeye calis..Beterin beteri vardir anlayisi her zaman ise yariyor.Elimizdekilerin kiymetini bilirsek daha mutlu oluruz .Örnegin cocugu olmayanlari düsünürsek hic olmassa senin cocugun var onun sevgisi ve gelecegi icin bazi seylere sabir edilmeli .Eger esinin cok büyük hatalari yoksa yuvanin huzuru icin bazi seyleri görmemeye calis.Ne yapacaksin dört dörtlük hayat cennette var bunada sükür diyelimki Allah beterinden korusun degilmi canim.

    • karakiz Says:

      Elifzeynep Kardesim,

      Rabbim Sana dayanma gücü versin. Dua Mü´minin silahidir unutma!!! Her an dua et sikintilarin icin Rabbime daha da baglan ki o süphesiz bize sahdamarimizdan daha yakin. Emin ol sen ibadetlerinde ihlas ve samimiyeti saglarsan Rabbim dertlerine derman verecekdir insallah. Ve bundan dolayi aslinda hepimizin Rabbinden baska kimsesi o kadar yakin degil yeri gelince insanin esi bile insana ne kadar uzak kaliyor. Ben öyle anlarimda kalkar namazimi kilarim Kuráni kerim okurum yada bi kitap yani o boslugu Rabbimin Sevgisiyle Askiyla doldururum. Sükrederim ki elhamdülillah Müslümanim ve bana o kadar yakin olan Rabbim var… bu ne büyük bi nimet Ya Rabbi…
      Sana da duaciyim Canim Kardesim Allahim dertlerine derman versin. Ayrica esimde sevmedigim bi huyunu görünce `Hasbinallah ve Ni’mel Vekil, ve Ni’mel Mevla, ve Ni’mel Nasir…su duayi yaparim. Anlami: “ Allah Teala, bize yeter, O ne güzel vekildir. Ne güzel Mevla ve ne güzel yardımcıdır.” bunu sölyedikce insallah o kisi hosunuza gitmeyen huyunu terkedecektir Allahin izni ile. Biz bunu esimle birlikde bi Hoca efendinin sohbetinde birlikde isittik. Ve ben rahatsiz oldugum huylarini görünce tartismak yerine yüzüne karsi bu duayi sesli sesli söylerim o anda aslinda gerginlik yerine gülüsürüz. cünkü bu duanin ne anlama geldigini biliyor:)
      Allahim yuvana huzur versin Annenede Rabbim rahmet eylesin insallah. Mekani Cennet olsun.

      Selametle

  22. Aisha Says:

    yureyine saglik Serap ablacim.cok guzel yazmishsiniz.yazdiklariniza %100 katiliyorum.

  23. özlema Says:

    yazı güzelde bunları uygulayan yada uygulayacak olan kızlar kaldımı acaba piyasada diye düşünmeden edemiyorum. Bakınca şöyle bir etrafa kızlara ve tavırlarına bir korku bir ürperti kaplıyor içimi bazen bunlarda hanım olurmu iyi bir eş olurlarmı diye. Çünkü ben oğlumu elimden geldiğince mutlu biri olarak yetiştirmeye çalıştım vede mutlu edeceğine inanıyorum gelecekteki eşiyle. edep adap ahlak ne bileyim işte toplumu toplum yapan şeyleri vermeye çalıştım şimdide vakti zamanı geldiğinde aynı şekilde karşı tarafında yani gelin adayınında iyi hasletlerle donanmış olarak karşımıza çıkmasını isteriz hayırlısıyla. Çokmu öngörülü davrandım acaba ama dediğim gibi erkek kadar kadında çaba gösterirse yürüyor bu işler. tek taraflısı çok zor hatta imkansız bile olabiliyor.allah evlenenlere evlenecek olanlara daima huzur afiyet sağlık olumlu vede ılımlı düşünce gücü versin….

  24. ecekonya Says:

    Benim nacizane tavsiyem ne olursa olsun-aldatma harıc-yataga küs girilmemeli ya da ayrı yataklarda yatılmamalı böylece eşinizden sogumamiş olursunuz

  25. şhe Says:

    Hepinize hayırlı günler diliyorum.
    Bu yazdıklarımı sizlere ağlayarak yazıyorum. Evliliğim bitmek üzere.Yıkıldım. 45 kiloya düştüm.5 aylık evliydim.üniversite mezunu iki yabancı dilim var.24 yaşında bir firmada çalışıyorum.Evimizi kimsenin yardımı olmadan çalışarak mesailere kalarak kurduk. ekonomik özgürlüğüm olduğu halde eşime sormadan tek bir iğne bile almadım.ikimizi hep bir gördüm. çalıştığım halde bir gün bile yemeğini eksik etmedim.iş arasında yer diye kurabiyeler kekler . meğerse benim çabalarımla verdiğim ödünlerle ilerlemiş bir ilişkiymiş.eşime ailesine hep saygı gösterdim.bir gün kusur bile etmedim.çnk benim de annem babam da vardı.eşimin aileme nasıl davranmasını istiyorsam onun ailesine de kendisine de öyle davrandım. Çok birşey istemedim Allah’tan. Sadece mutlu huzurlu bir yuva. diyorum bazen insanlara bu kadar iyi bakmamam lazımış.demek ki Allah bana bunu reva gördü ki yaşıcam.Allahıma bıraktım herkesi.
    Eşimin annesi ve ablası yüzünden bitiyor. kayınvalidem kocasını terk ederek evimize geldi. ve o ev bana cehannem oldu.eşim ablasının etkisinde kalarak vurdu bana.sinirle davrandı diyerek yuttum.
    En sonunda evimi bana terk ettirdiler.2 aydır ailemin yanında kalıyorum. orta yolu bulamıyoruz.Ne yapacağımı şaşırmış durumdayım.aileme demediklerini brakmadılar.
    sabrettim ama daha fazla dayanamamıştım. eşim bana söylediklerime inanmıyor. ailesinin yüzünü görmüyor. hep onları destekliyor. ailemi ezip evime dönememi istiyor. tekrar denemek istiyorum ama ailem yanaşmıyor.çünkü eşime çok kızgınlar.
    Devam etsem bana inanmayan anneci bir eşle ne kadar yürüyebilir bilmiyorum.
    kendimi sürekli dua okurken buluyorum.işime kendimi veremiyorum.
    Artık gözlerimden yaş gelmiyor kurudular. Kalbim yüreğim ağlıyor ağrıyor.çevremdeki mutlu eşleri gördükçe daha çok üzülüyorum niye ben değil diyorum .
    tek tarflı olmuyor arkadaşlar. aileler evlilikte çok önemli. ne vardı bıraksalardı 2 yıl boyunca tek bir kavgamız olmamıştı. yaşasaydık mutluluğumuzu evliliğimizi. Eşime kızamıyorum bile çok iyi bir insan biliyorum beni de seviyor. ama ailesi aklını yıkadı doldurdular onu.Tek duam farketesin gerçekleri görsün.
    Allahım biliyorum senin kapın her daim açık kullarına
    İşte ben geldim kapına,öyle çaresizim ki Allah’ım
    Senden yardım almaya,kapına yüz sürerek dostluğunu istiyorum
    Sende tüm çareler,çünkü Sen sonsuz güç ve kudrete sahipsin
    Sende imkansız diye bir şey yoktur ….

    çaba sevgi ilgi gösterdiğim halde hakettğim evlilik böyle oldu. mantıkla düşünemiyorum . çok rica ediyorum yok gösterirsenizz.
    sayfanızı beğenerek takip ediyorum.Allah’ emanet olsun.Teşekkürler.

    • Mehtapabla Says:

      Kardesim madem esinin cok iyi bir kisi oldugunu yazmissin InsaAllah hayirlisiyla tekrar barisirsiniz.Allah esinin ailesinede dogru yolu gösterirde yuvanizi kurtarirsiniz.Sana tavsiyem güvendigin akrabalarinizla yada yardimci olabilecek tanidik büyüklerle görüs ve sizin barismaniz icin aracilik yapmalarini istemeni öneriyorum. Senin ve esinin ailesiyle görüsüp öncelikle ailelerin barismasini saglamalilarki siz tekrar huzurla bir araya gelebilesiniz.ve daha sonrada esinin ailesiyle tatli dille konusup yuvani yikmak istemedigini anlat insaAllah anlarlarda sizde yuvanizi yikmazsiniz
      Allah hakkina hayirli günler nasip etsin.Amin.

      • şhe Says:

        Mehtap ablacım; Allah razı olsun sizden duan için çok teşekkür ederim. Bu olay oldu. bu konuda o kadar çok yalnız kaldık ki. sadece herkes sözlü olarak konuştu.Kimse öncü olmaya ara bulmaya çalışmadı.eşimin ailesi çekti gitti yaşadıkları yere.sadece dönsün diyorlarmış.eşime göre herkes kendi ailesi ile görüşsün diyor.ailem istersen dön diyor ama hazmedemiyorum. eşim ailesine toz kondurmuyor.onları hatalı bulmuyor ablacım.bana diyor dön dönmez isen boşanıcaz altınların yarısını vereceksin. şaştım kaldım.
        Aileler barışmazlar artık 😦 Ne yapacağımı bilmiyorum.Allah’a bıraktım.Eşim baskı yapıyor dön diye.Ben aileme yapılanları hazmedip gdemiyorum. Bu yaşta yaşadıklarım çok ağır geldi.
        Kimse orta yolu bulmak için yardımcı olmuyor bir kişiden rica ettim. bizi ilgilendirmez dediler.
        Hayırlısı olsun ablacım. Hayırlı günler.

        • esengul Says:

          ablacım kendini üzme namazlarını aksatma ve 129 gün 129 ar kere Ya Latif esmasıyla dua et

          • şhe Says:

            esengül ablacım hayırlı günler ve kucak dolusu sevgiler. Duayı bilmiyordum.Buldum ve dualarıma başladım.Allah’ım kabul eylesin inşaallah. çok teşekkür ederim Allah razı olsun . Sevgiyle kalın

    • Nupelda Says:

      Allah yardımcınız olsun… Çok yakın bir akrabam sizinle hemen hemen aynı durumda:( Psikolojinizi çok iyi anlıyorum… Size dua edeceğim inşaallah…

      • şhe Says:

        Nupelda Says: akrabanıza çok geçmiş olsun. Alllah yardımcıları olsun. Çok kötü günler geçirdim. Hiç kolay değilmiş meğerse.
        Dua ettiniz Allah razı olsun. Akrabanızda tez zaman da huzuruna mutluluğuna kavuşur inşaallah…sevgiler

        • Nupelda Says:

          Şimdi barıştılar ama bana göre pamuk ipliğine bağlı:( İki tarafın da çok hatası var… Bu dönemde hepimiz çok yıprandık… Onlar için çok daha zordu…Evliliklerini bozanda,barışıp barışmayacaklarına karar veren de üçüncü kişiler oldu maalesef:((
          Selam ve dua ile kardeşim…

          • şhe Says:

            Şuan bizim de öyle .O kadar kafam dolu ki işime kendimi veremiyorum.Eve gidiyorum . Annem babam bunu üzerine sürekli söylenmeler.Eşim bana ya dön ya bitir diye baskı yapması.
            sıkıştım kaldım ablacım.
            Aİlem git dene dese denicem ama bu kelime çıkmıyor ağızlarından. Sürekli bitir bu işi diyorlar. yapamıyorum bitiremiyorum.Öncü olan orta yolu bulalım diye yanımızda kimse yok.Tek bir Allah var . Gece gündüz uyumuyorum zaten sürekli dua okuyorum.
            duan için teşekkür ederim.Kucak dolu sevgiler :(((((

            • Nupelda Says:

              Onlar seni düşündükleri için ‘git’ diyemiyorlar… Yazdıkların o kadar tanıdık ki:( Aradan o kadar zaman geçti bizde aynı muhabbet devam ediyor maalesef:( Allah yardımcın olsun kardeşim. Çıkış kapısı nasip etsin…Hakkınızda hayırlısını,hayırlı olana da gönlünüzü razı kılsın…

              Kardeşim çok sıkıldığım zamanlarda,sabah namaz vakti pencereyi açar her minarede ayrı ayrı seslerden çıkan ezan seslerini dinlerim… Semaya bakıp dua ederim… Çok rahatlatıyor inan… Denemeni tavsiye ediyorum…İnşaallah rahatlatır…

  26. Nupelda Says:

    Yazdıklarınıza sonuna kadar katılıyorum.Benim çok hoşuma giden ve istifade ettiğim bir yazı paylaşmak istiyorum… Bunları uygulamak bence çok kolay:))
    M. Saki Erol’un “Aile Saadeti” kitabını bende okudum.Gerçekten güzel bir kitap tavsiye ederim

    ALINTIDIR
    Erkekleri de kadınları da memnun etmek önceki dönemlere daha zor. Beklentiler arttı, yaşam şeklimiz başkalaştı. Bu nedenle iyi bir eş olabilmek için daha fazla çaba göstermek gerekiyor. Ancak gereken çaba gösterildiğinde evlilikler cennete ulaştıracak bir yol olabiliyor.

    Efendimiz’in (s.a.v) “Kadın beş vakit namazını kılar, ramazan orucunu tutar, namusunu korur ve kocasına itaat ederse ona, ‘Hangi kapısından istersen oradan cennete gir’ denilir.” hadisi ile “Kocası kendisinden razı olduğu halde vefat eden her kadın cennete girer” sözlerini duyunca evli hanımların çoğu ümide kapılmadan edemez. Ne de olsa bu ibadetleri yerine getirmek ve eşini razı etmek çok zor değildir. Oysa iş başa düşünce ve evlilikte yol kat edip sorumluluklar ağırlaştıkça eşi razı edip ona itaatte bulunmanın niçin bu denli sevap getirdiği daha iyi anlaşılır.

    Günümüzde erkekleri de kadınları da memnun etmek önceki dönemlere nispeten zorlaştı. Beklentiler arttı, yaşam şeklimiz başkalaştı. Bu nedenle iyi bir eş olabilmek için daha fazla çaba göstermek gerekiyor. M. Saki Erol’un “Aile Saadeti” adlı eserinde hanımların vazifeleri; eşine itaat etmek (“Evin reisi olan koca, hayırlı ve doğru olanı istediği sürece kadının eşine itaati farz olur”), cinsel ihtiyaç anında reddetmemek, nafile oruç tutmak için ve evden dışarı çıkacağı zaman müsaade istemek, evin iç işlerini tanzim etmek, eşi evde yokken evini, namusunu korumak, eşinin razı olmadığı kimseleri evine almamak, izinsiz evden bir şey vermemek şeklinde özetlenmiş. Örnek verilen bir hadiste Efendimiz’in “Kadınlar çocuklarını karınlarında taşır, doğurur ve onlara merhamet ederler. Kadınlar bir de kocalarına karşı nankörlük etmeseler, namazlarını kılanlar cennete girerler!” sözü açıklanarak hanımların biraz gayretle cenneti kazanabileceği açıklanıyor.

    Yeni evliler sabretmeli

    Bazı hanımlar günlük yaşamın koşuşturması içinde asli vazifelerini bilmediğinden öncelik sıralamasını yanlış yapıyor. Allah’ı razı ediyorum düşüncesiyle farz yerine nafileyi uyguluyor. Oysa öncelikle kendimize farz olanı öğrenmek ve bundan arta kalan vakitte diğer hayırlı işlere vakit ayırmak gerekir. Örneğin Allah rızası için hizmete niyetlenen bir hanım eşini, evini ve çocuklarını ihmal etme derecesine vardığında bundan fayda yerine zarar görebilir.

    Evlilik yaşantısında tecrübeli ve başarılı bazı hanımlar işin sırrının sevgi ve saygıda yattığını ifade ediyor. Ferda Hanım 26 yıllık mutlu evliliğinde eşiyle ciddi sorun yaşamamasını bazı inceliklere bağlıyor: “Eşim bir şeyler aldığında veya hazırladığında asla beğenmemezlik etmem. Her zaman alır, getirir; ara sıra alamadığında hiç şikayetçi olmam. İsteklerimi ona dayatarak iletmem. ‘Filan aileye epeydir gitmiyoruz. İstersen seninle birlikte ziyaretlerine gidelim, müsait değilsen kardeşimle de gidebiliriz ya da gitmesek de çok önemli değil’ sözleriyle seçimi ona bırakırım. O zaten benim durumumu bilir ona göre seçim yapar. Eşim işten geldiğinde günün yorgunluğunu atmasına yardımcı olurum. Evimizin rızkı için dışarıda yıpranmış olan eşimi bir de ben üzmemeye itina gösteririm. Bazen insanlık hali elinizde olmadan sinirli olabilirsiniz. Önceden eşinizi uyarıp ‘Canım bu aralar biraz sinirliyim, eğer ters bir şeyler söyleyecek olursam seninle ilgisi yok bilmeni isterim’ türünden ifadelerle durumu paylaşmak gerek.”

    Ferda Hanım’ın evliliklerinin ilk yıllarında çeşitli sıkıntılar yaşayan ve ayrılma noktasına gelen genç evlilere ise güzel bir haberi var: “Evliliğin ilk yıllarında kişi, daha çok eşinden beklenti içinde oluyor. Bunları bulamadığında incinebiliyor, tartışma yaşayıp eşini de incitebiliyor. Gençler biraz sabırlı olsun. İlerleyen yıllarda eşler karşılıksız olarak ‘Onu nasıl mutlu edebilirim?’ düşüncesine öncelik veriyor. Kendisinin arzu ettiği işlerden çok eşinin hoşlandığı mecralara yöneliyor. Böyle karşılıklı fedakarlık gündeme geldiğinde kavgalar zaten pek gündeme gelmiyor.”

    İlk yıllarda sabrı elden bırakmayıp saygılı ve hakaretten uzak bir iletişim dili korunduğu sürece küçücük olup büyütülen sorunlar eriyip gider. Önemli olan eşlerin birbirlerinden soğuyacak derecede ileri gidip saygısızlık ve hakaret boyutlarına ulaşmamaları ve ciddi küslükler yaşamamaları. Gurur yapmadan küslüğü bir an evvel ortadan kaldırmak, kendisinin aynası olan eşini kırmamak çok önemli. Bu ayna kırıldığında bakınca artık kendinizi göremez olabilirsiniz.

    “Eve her geliş ilk buluşma gibidir”

    İslami yaşantıyı sürdürmeye çalışan hanımlar artık önceden olduğu gibi pasaklılıkla, bakımsızlıkla itham edilemiyor. Dışarıda güzel koku sürünmekten ve yabancı erkekleri etkileyecek tarzda şeffaf, dar ve açık giyinmekten kaçınan hanımlar, başkaları için değil eşleri için güzelleşmeyi ön plana alıyor. Evlilik danışmanı Yasemin Yalçın Aktosun da hanımlara eşlerini karşılama konusunda hassas olmaları vurgusunu yapıyor. “Hanımlar unutmamalılar ki her kapıyı açış ilk buluşma gibidir. Gerçekten de o gün Allah nasip etmiş ikisi de sağ salim tekrar görüşebilmişlerdir. Hanımlar bu ayrıntıya dikkat etmeli, eşi için güzelce hazırlanmalı ve onu bakımlı, güler yüz ve tatlı dilli bir şekilde karşılamalıdır. Kapı güzel açılmışsa devamı da güzel gelir. İlk etapta dertleri sıralamamak, pozitif konulara değinmek yerinde olur. Aksi takdirde hanım dırdırcı konumuna düşebilir” diyen Aktosun erkeklerin kendilerini anlayan bir eşe ihtiyaç duyduklarını da ilave ediyor.

    Eşini güzel karşılama hususuna evlendikleri ilk günden bu yana dikkat etmeye çalıştığını ifade eden Nesrin Hanım bu özelliğini bekarlıkta tanık olduğu önemli bir olaya bağlıyor. “Bekarken Allah’a yakınlığıyla bildiğim seyyide bir hanımı ziyarete gitmiştim. Onun eşi gelmeden önce rüştüğü telaşe beni çok etkiledi. Giysileriyle ve süsüyle eşini şık ve hoş olarak karşılayacağı gibi yemeğini de hazır ediyor ve arkadaşlarıyla görüşmelerini bu vakte göre tanzim ediyordu. Eşinin eve gelişi onun için çok önemli bir andı.” Model aldığı bu hanımın etkisiyle Nesrin Hanım, bilmeden psikologların tavsiyelerini de uygulamış oluyordu. Böylelikle evlilik aşkı öldürmemiş, tersine güldürmüştü.

    “Sen Ali için cariye ol ki o da senin için köle olsun.”

    Efendimiz (s.a.v), Hz. Ali ile kızı Hz. Fatıma’nın düğününde, ikisini de yanına çağırdı ve şöyle buyurdu: “Ey Ali ve kızım Fatıma! Bugüne kadar her ikiniz, ayrı bedenlerde, birer ruh taşıyordunuz. Bundan sonra ikiniz, iki ayrı bedende bir ruh taşıyor gibi yaşayacaksınız.” Fatıma annemiz eşiyle mutlu olmanın yolunu Efendimiz’e sorduğunda şu cevabı aldı: “Kızım Fatma, sen Ali için cariye ol ki o da senin için köle olsun.”
    Peki beyler ne istiyor?

    Dosyamızı hazırlarken bir de beylere soralım dedik “Eşlerinden ne bekliyorlar” diye. Görüşünü aldığımız beylerin istekleri nelermiş hep birlikte görelim:

    “Sevgi ve saygı çok önemli. Karşılıklı olarak bunu sağlamayı isterim.

    Çarşı-Pazar konusunda eşimin hassas olmasını beklerim.

    Mecbur kalmadıkça dışarıya çıkmamasını; çıktığında mümkün mertebe kısa tutmasını, erkek için de kadın için de manevi zararları şiddetli olan çarşı gibi kalabalık alanlardan biran önce evine dönmesini isterim.

    Aileme ve akrabalarıma güzel muamelede bulunması beni hoşnut eder. Düşüncelerime saygı duyması kadar beni hoşnut eden başka bir davranışı yoktur. Bunun tam tersi davranışlar beni çok incitir.

    Tatlı dille ve güzellikle halledilemeyecek iş yoktur. Benden beklediği davranışları uygun zamanlarda güzel bir dille bana izah etmesi hoşuma gider.

    Gurur yapan kadın da erkek de evlilikte yol alamaz. Eşimin gurur yapması hiç hoşuma gitmez…”
    Doç. Dr. Abdülaziz Hatip’ten hanımlara bazı öneriler:

    • Kadın eşiyle iftihar ettiğini kendisine hissettirmeli.

    • Ev halkının istek ve ihtiyaçlarını ya da hoşlanmadığı davranışını iletmek için uygun vakti beklemeli.

    • Kendisini ilgilendirmeyen konularda çok sorarak onu bunaltmamalı.

    • Çalışan bir hanımsa önceliği evine, eşine vermeli.

    • Eşinin akrabalarına güzel davranmalı.

    • Dinimizin başlıca emirlerinden olan komşuya iyiliği ihmal etmemeli.

    • Olur olmaz her konuda eşine muhalefet etmemeli. Bu muhabbeti azaltır.

    • Savurganlıktan sakınmalı. Bu da ailenin mutluluğunu bozabilir.

    • Evinin sırlarını arkadaşına veya yakınına açmamalı. Ahiret işlerinde de eşine destek olmalı
    Neslihan BEYHAN kaleme aldı.

    • sserap Says:

      Cok guzel bir yaziymis gercekten paylastigin icin Allah razi olsun kardesim.

      • Nupelda Says:

        Teşekkür ederim kardeşim… Sizinle fikirlerimiz uyuşuyor anladığım kadarıyla:))

    • Nupelda Says:

      Uzun ama mutlaka okunması ve tarafsız bir şekilde değerlendirilmesi gereken bir yazı…Umarım faydalı olur… Ben çok beğendim ve aynı fikirdeyim:))

      ALINTIDIR

      EVLİLİK VE ERKEKLER

      Evlilik ve aile söz konusu olduğunda meseleye daha çok kadın tarafından bakılır. Sorunların tespiti ve çözümü tamamen erkeğe bağlı olsa bile hep kadın muhatap alınır. Yapılması gerekenler, yapılmaması gerekenler bir bir sayılır kadına. Bu durum, konuyu elen alan kişilerin cinsiyetiyle alakalı değildir üstelik. Psikologlar, sosyologlar, evlilik terapistleri gibi uzmanlar konuyu (her ne kadar eşit bakmaya çalışsalar da) kadına yönelik değerlendirmekle karşı karşıya kalırlar. Buna sebep olarak ailevi meselelere erkeklerden çok kadınların ilgili olduğunu ileri sürebiliriz. Ancak aile sadece kadın ve çocuklardan oluşan bir kurum değil. Dolayısıyla sadece kadınların değil erkeklerin de evlilikte baş etmekte zorlandıkları sorunları yahut dikkat etmeleri gereken noktalar var.

      AĞLAMAK YA DA AĞLAMAMAK!

      Var oldukları her alanda “iktidar olma” rolüyle baş başa bırakılan erkekler evlilikte yaşayabilecekleri sorunlarla aslında çok daha önce karşılaşmış olabiliyor. Ağlamayan erkek, pes etmeyen erkek, yorulmayan erkek, korkmayan erkek, üzülmeyen erkek… Bunlar, toplumsal alanda (çalışma hayatı, eğitim hayatı gibi) erkeklerden beklenenlerin kısa bir özeti sadece. Kimi zaman bir duvar kadar dik, kimi zaman bir çelik kadar sağlam yapıya sahip olmak gerekliliği, evlilik sürecinde de erkeklerin peşini bırakmıyor. Hatta bu öyle bir serüven haline geliyor ki evlilik, erkeklerin birçok konuda en çok zorlandıkları bir arenaya dönüşüyor. Erkeklerin de “aslında” duyguları olabileceği, erkeklerin de “pekala” bezgin düşeceği gibi ihtimallerin kapısı çoktan kapatılmış oluyor. Bu durum eşler arasındaki çatışmaya dönüştüğünde ise suçlu (yani alttan almayan, özveriden yoksun, halden anlamayan…) genelde aynı oluyor: erkek.

      EN BÜYÜK SORUN NE?

      Evlilikte yaşanan en büyük sorunun ne olduğu evden eve değişiyor. Bazı evlerde aileye “hükmeden” bir dış etken (kayınvalide gibi) hayatı karartırken, bazı evlerde mutluluğun uzaklaşması için her akşam eve yorgun gelen ve sohbetten uzak duran eş yetiyor da artıyor! Sevda Eğitim ve Aile Danışmanlık Merkezi’nden Uzm. Psikolojik Danışman Mehmet Akif Aydın, evlilikteki en büyük sorunun “çiftlerin kişilik problemleri” olduğuna dikkat çekiyor. İki ayrı kişiliğin iki ayrı dünya olduğunu söyleyen Mehmet Akif Aydın’a göre, söz konusu olan iki kişinin yani iki ayrı dünyanın birbirini anlamaya başlaması zaman alabilir. Aydın, bahsini ettiğimiz “kişilik” kavramını şöyle açıklıyor: “Kişilik dediğimiz şey insanlarla girdiğimiz ilişki kalıplarıdır. İlgisizlik, değer vermeme, ifadede üslup bilememe, saygısızlık, sevgisizlik, sadakat problemleri genellikle kişilik yapılarından kaynaklanır.” Aydın’a göre ihmalkarlık, ilişkilerde sınırları aşma, bir çok meşru davranışa dahi kısıtlamalar getirilmesi ve iletişim hataları da evlilikte karşılaşılan diğer büyük sorunlardan.

      “DIR DIR” BİRAZ ERTELENSE…

      Sabahtan akşama kadar evde koşturan ve akşam kocası eve geldiğinde belki de hiç durmadan konuşma ihtiyacı duyan bir kadının, kocası tarafından “gevezelikle” itham edilmesi, talihsizlik. Fakat ne yazık ki bu birçok evde, hemen her gün yaşanıyor. İlkin kadının üzülerek bir kenara çekilmesi olarak görülen bu durum, erkeği yine “kötü insan” yapan bir senaryo. Sabahtan akşama kadar, çalıştığı yerde belki binlerce sorunla başbaşa kalan erkek, daha eve dönüş yolundayken, evde “başına gelecekleri” hesap ederek strese giriyorsa, kadının bunu anlaması beklenebilir. Daha “Bismillah” deyip içeri girmeden, “dır dır” eden kadının anlattıklarıyla pek ilgilenmemeyi tercih eden koca, sessizliğin bir türlü eve uğramaması(!) sonucunda pekala öfkelenebilir. “Öfke kontrolü” ayrı bir konu. Pe ki ya “dır dır” kontrolü? Kocasının eve yorgun argın geldiğini hesap etmeden, kendi sorunlarını art arda sıralamaya başlamadan evvel, kadın kapıyı güler yüzle açsa? Ya da koca, “evde olmaktan” mutluluk duysa! Aile-evlilik-ilişki Danışmanı Serhat Yabancı, erkeklerin büyürken de dışarıda zaman geçirdiklerini hatırlatarak, “kadın gibi evden çıkmamak” deyiminin buna işaret ettiğini söylüyor: “Erkeğin dışarıda yaşamını sürdürmesi hem büyüme ve sosyal kalıp hem de güçlülüğün göstergesi gibi algılanabilir. Ev işleri, evdeki konular erkek için çok çekici olmadığı için evde kalmak çok istemezler. Daha çok ilgi farklılığı etmendir.” Her iki tarafın da birbirine zaman ayırması gerektiğinin önemini vurgulayan Yabancı, “Ayrıca erkeğin bütün gününü dışarıda nasıl ve niçin geçirdiği de önemlidir. Bir temizlik işçisine bütün gününü sokaklarda geçirmesi zamanını evde geçiren kadından üstünlüğünü göstermez. Önemli olan ortak zaman dilimlerini birbiriyle ilgilenerek değerlendirmektir” diyor.

      BERABER YEMEK YEMEK YETERLİ

      Evlenmeden önce birbiriyle vakit geçirmekten keyif alan hatta bunun için gerekirse büyük çaba sarf eden iki kişinin evlendikten sonra farklılaşması, evlilik öncesinde biraz daha dikkatli olunması gerektiğini hatırlatıyor. Evlilik öncesinde birbirlerinin ilgi alanlarını, sevip sevmedikleri bir takım şeyleri oturup uzun boylu konuşamayanların evliliğin ilk yıllarında sıkıntı yaşamaları oldukça doğal. Sıkıntıları aşmanın yolu olarak, “paylaşmak” bir adım olabilir. Ancak kadın ve erkek bu noktada da farklı düşünüyor. Bir kadın oturup uzun uzun sohbet etmeyi paylaşmak için gerekli bulurken, kadınlara oranla daha az konuşan erkek bunu kendine bir işkence olarak görebiliyor. Erkeklerin çoğunda görülen bu davranışın yadırganması da evlilik bahislerindeki “pozitif ayrımcılığın” kadın lehine anlaşılıyor olmasından kaynaklanıyor. Yani erkek, “paylaşmak” gibi olmazsa olmaz bir durumda bile kadından daha farklı hissedip düşündüğü için suçlanıyor. Kadın sofradayken komşusunun bahçesini anlatarak geçirdikleri zamanı “birlikte sohbet etmek” olarak yorumlarken, erkek için o sırada birlikte yemek yiyor olmak zaten yeterli!

      ERKEĞİN MAĞDURİYETİ

      Hasılı, erkeğin üzerine binen yükün kimse farkında değil. Yada kimse kabullenmekten yana değil. Bu haliyle, kadının mağdur/erkeğin zalim olduğu görüntüsüyle o kadar çok hemhal olunmuş ki, göz göre göre mağdur edildiği durumlarda bile erkeğin bir koca olarak asla haklı olamayacağı düşünülüyor. Kim bilir, belki sadece bu öngörü bile, kocanın kendini mütemadiyen karşı kaldırımda görmesine yani karısını mütemadiyen bir rakip olarak algılamasına yetiyor. “Erkeğin yalnızlaştırılması” gibi bir ifadenin dahi kolay hazmedilmediği bir ortamda, erkek yalnızlığını paylaşacak kendi gibi “mağdurlar” arıyor. Eve geç gelme bahanelerinin çeşitlenerek artması ve “arkadaş sohbetlerinin” bitmek bilmemesi bu yüzden olamaz mı? Eve gelir gelmez kendini “çocuk bakıcısı olarak atayan” eşine karşılık, erkek erkeğe muhabbetin belini kırmaktan yana olması çok da şaşırtıcı olmasa gerek.

      ERKEK EVLİLİKTEN NE BEKLER?
      Uzm. Psikolojik Danışman Mehmet Akif Aydın:

      “Erkeklerin evlilikten ne bekledikleri” sorusunun cevabı, dünyadaki erkek sayısı kadar değişebilir. Bu soruyu evlenecek gençlere soracak olursanız şok bir belirsizlikle karşı karşıya kalabilirsiniz. Çoğu erkeğin evlilikten ne beklediğini ifade etmekten uzak olduğunu görebilirsiniz. Kiminde yaşı gelip geçiyordur, kiminde askerlik gibi sıradaki görevdir, kiminde sadece sevdiğine kavuşmaktır. Bununla birlikte evlilik beklentilerini genel olarak sayacak olursak; sevgi paylaşımı, sağlıklı cinsel hayat, sadakat, anlayış ve birçok sorunu göğüsleyebilecek güçlü bir kadındır. Evlenmeden önce eş adaylarının sorumlulukları çok azdır. Evlendikten sonra ise -cicim aylarından sonra- gerçek hayat başlar. Önce karşılıklı istekler devreye girer. Bu istekler birbirine uymuyorsa çatışma başlar. Hele bir de en mutlu olunacak nişan ve düğün günleri kendi ellerimizle ve sülalemizin elleriyle kötü hatıralarla geçirilmişse uzun bir müddet bunların hesaplaşması yaşanabilir.

      EVLİLİKTE KRİTİK ZAMAN

      Evliliklerin en çok yara aldığı yıl ilk üç yıldır diyebiliriz. Evlenmeden önce erkeğin ve kadının zihninde bir karı-koca tasarımı vardır. Evlenmek istediğimiz kişinin özellikleri ile zihnimizdeki tasarım söz ve nişan sürecinde yeterince netleştirilmeyebilir. Çok güçlü görünen bir kadının aslında çok da güçlü olmadığı, çok anlayışlı ve sabırlı görünen hanımefendinin aslında ne kadar tahammül gücünün az olduğu evlendikten sonra belli olur. Eğer zihindeki tasarım ile gerçek birbirinden çok uzaksa eşlerin çatışmaları da o kadar derin olabilir.

      BEKLENTİLER… BEKLENTİLER… VE ERKEKLER…

      Bize müracaat eden ve evlenmeyi düşünen çiftlere karşılıklı beklentilerini konuşup konuşmadıklarını irdeliyoruz. Çoğunun maddi beklentiler (nerede yaşanılacağı, hangi eşyaların alınacağı, düğünün şekli, çalışma isteği vb.) üzerinde durduğunu görüyoruz. Manevi beklentileri (sevgi, saygı, sadakat sözü, birlikte faaliyet yapma vb.) ihmal etmek evlilikte çatışmaları kaçınılmaz kılıyor. Erkekler genelde beklentilerini kurallar koymak şeklinde ifade ediyorlar. Bu kuralların bir kısmı kadına ağır gelince erkek, nasıl olsa evlenince hizaya gelir mantığıyla bu beklentilerinde geçici olarak ısrar etmiyor. Evlendikten sonra kuralları dayatmaya başlayınca sıkıntılar başlıyor.

      PAYLAŞMAK

      Paylaşmak iletişimin en somut halidir. Duyguları baskın olan erkekler birçok konuyu eşiyle paylaşırken, çocukluğundan itibaren duygularını yaşadığında utandırılmış, bastırılmış, duygu yükü az olan bir evde yetişmiş bir erkekse eşi ile mekanik bir paylaşım yapıyor. Birlikte yemek yemeyi, beraber televizyon izlemeyi bir paylaşım olarak görebiliyor. Oysa kadınlar konuşarak paylaşımda bulunurlar. Eşlerinin kendi hal hatırlarını sormasını beklerler. Gün içinde neler yaptığını, sıkıntılarını ve sevinçlerini anlatmak isterler. Bu durum bazı erkekler tarafından gevezelik olarak yorumlanırsa kadın kendini yapayalnız hisseder.

      ERKEK İÇİN FEDAKARLIK AİLESİ İÇİN ÇALIŞMAK

      Fedakarlıkta yine erkekler tarafından daha çok algılanan şey aile için verilen maddi emeklerdir. Manevi dinamiği eksik bir fedakarlık sadece yorgunluk bırakır. Maneviyatı olan fedakarlıklar ise bedeni yorsa da gönül güldür, gülistandır. Erkek mesela bazı hafta sonlarında çocukları alıp dışarıya götürebilmeli ve anneye bir teneffüs molası yaşatabilmeli, televizyon karşısında harcanan saatleri çocukların derslerine unutulmayacak katkılarla değiştirebilmeli ki anne yalnız olmadığını hissetsin. Evin bazı ağır ihtiyaçlarını eşinin elinden almalı ki kadın onunla geçirdiği her dakikayı bir cennet misal bir zaman hissetsin.

      “EVLİLİK ÖNCESİNDE BEKLENTİLER KONUŞULMALI”
      Aile-evlilik-ilişki Danışmanı: Serhat Yabancı

      ERKEKLER EVLİLİKTEN NE BEKLER, NE BULUR?

      Erkekler eğer geleneksel ailede büyümüş ve büyüdüğü yapıya uygun kendini yetiştirmişse, evlilikte daha çok saygı ve hizmet bekler. Ağırlıklı olarak, tek otorite olmak ama eşinin de her konuda kendisine destek olmasını ister. Fakat yeni dönemde bu beklentilerin hem mümkün olmaması hem de taraflardan sadece birini mutlu etmesi nedeniyle bu bakış açısı kalkmak üzere diyebiliriz. Evlilikte erkeğin, artık sorumluluk ve verdikçe alma düşüncesi ile hareket etmesi gerekir. Yeni evlilikler artık sadece karşılıklı mutluluklar ile yürüyor. Erkek, annesi gibi bir kadın beklentisi ile evlenirse umduğu ile bulduğu arasındaki fark nedeniyle sorunlar yaşayabilir.

      BEKLENTİLERİ, EVLİLİK ÖNCESİNDE OLDUKÇA NET BİR ŞEKİLDE KONUŞMAK SORUNLARI ÇÖZMEYE YETER Mİ?

      Beklentilerin konuşulması sorunları çözer. Aksi taktirde nedeni bilinmeyen çatışmalar olur. Çiftler zamanla zihin okuma hastalığına yakalanırlar. Herkes açık olmalı, ne olduğunu ve ne istediğini açıkça belirtebilmelidir. Tabi her şeyi konuşmak bile illaki evliliğin garantisi değildir. Ama sonuçta sağlam yapıyı sağlar ve kişilerin yol haritasını çizer.

      EVLİKTEKİ EN BÜYÜK SORUN DENDİĞİNDE AKLA NE GELMELİ?

      Günümüzde daha çok evlilikte güç savaşları mevcut. İki taraf da evlilik teknesinin yönünü tayin etmek istiyor. Paylaşım ve fedakarlığın azaldığı toplumda artık evlilikte de ortak kararlar almak zorlaştı. En büyük sorunlar güç savaşı, ilgisizlik, sorumluluklarını yerine getirmeme ve işbölümü olarak sıralanabilir.
      Ümmühan ATAK

    • Procrastinate222 Says:

      Aile saadeti kitabını ben de okumuştum, hatırlattığınız iyi oldu, tekrar okumamın zamanı gelmiş 🙂 Gerçekten de ilk başlarda gereken sabırlı olmak. Allahım her şekilde verir inşallah mükafatını. Etrafımızda ve efradımızda bizi huzursuz edenler de uzak olur inşallah (amin).

  27. gülgüzeli Says:

    çok beğendim allah razı olsun birde birlikte yaşayan gelin ve kayınvalide hakkındaki yazılarını okumak isterim şimdiden teşekkürler…

  28. karakiz Says:

    Merhaba serap abla,

    bu güzel yazi ile hatirlatmalar da bulundugun icin Allah razi olsun bi cogu seyi uygulamaya calisiyorum Allahin izni ile.
    Elhamdülillah bazi zorluklara ragmen evliligimden memnunum. Birde eslerin birbirine dualarida önemli diye düsünüyorum. Ben esim icin hep dua ederim Rabbim ondan razi olup isini gücünü rast getirsin diye. Ve kendisinden de benim icin dua etmesini isterim. Mesela namazdan sonra veya cuma namazina gidecegi zaman bana da dua etmeyi unutma derim, gülüsürüz:) bazen kendi kendime de sorarim acaba ahirette Rabbim sordugu zaman esim benden gercekten memnun olacakmi bunuda cok merak ediyorum cünkü ebediyet hayati bu sakasi yok. O yüzden elimden geldigince hizmet ve hürmet etmeye calisiyorum oda bana karsi öyledir. Bazen tabikide istisnalar olabiliyor ama onlarda olmazsa insan iyi ve güzel anlarin kiymetini bilmez. Hatta bazi zorluklarin üstünden geldikce aradaki bagda kuvvetleniyor diye inaniyorum.
    Rabbim bütün eslerin yardimcisi olsun kolayliklar ve huzur versin yuvalarinda.

    Selametle kalin

  29. Rahime ALAN Says:

    bence şu çocuğu birilerine bırakıp gezme fikri doğru değil.çocuğunuzla beraber gezin çok daha mutlu olursunuz bence.ailecek birşeyler yapmak gezmek harika bir duygu.çocuğunuzu bırakıp gezerseniz bu seferde çocuk dışlanmışlık hisseder beni istemiyorlar diye düşünür.

    • Zahide* Says:

      Eşimle başbaşa bir yere gitmeyi , güvenilir ve kendini” çocuğum olmadan evvel çocuk avukatıymışım “diye tanıtan çocuk psikoloğu tavsiye etmişti bir zamanlar. Elbette ailecek olması çok zevkli .ama devamlı değil arasıra diye yazmış serap kardeşimiz.
      Anne ve babanın sağlıklı ve saygı sevgi dolu birliktelikleri çocuk için en mutlu edici ve huzur verici yaşamıdır.Ama hayatını çocuk için eriten ,içinde kaybolan anneler önem sırasını karıştırdığından aynı çocukla çetin imtihanlar olabiliyor. Dozunu iyi ayarlamalı.
      Hatta her çocuğuyla ayrı ayrı özel, eşiyle özel birde kendi kendine yaptığı sevdiği birşeyler olmalı annelerin…

    • sserap Says:

      Eger butunlugu saglamissaniz ihtiyac duymazsiniz zaten boyle bir seye. Bana sorsaniz bende cocugumu birakip yemege falan gitmem ama zaten esimde gitmez 🙂
      Ama cocuk olmadan once ya da olduktan sonra aradaki muhabbet bagi gevsediyse cocuksuz bir faaliyet yapmak eslere iyi gelebilir. Bu siklikla yapilacak bir sey degil.

  30. Toprak Says:

    Şu konuda çok hak veriyorum. Lütfen soğutmayın bizleri şu evlilik nimetinden ya Hu. İnsanlar kendi hataları yüzünden, kendi boşvermişlikleri yüzünden etrafa ‘evlilik kötüdür’ mesajı veremezler ya veremezler…
    Mücadele etmeyen, kendinde ya da karşında ki hataları düzeltmek için kılını kıpırdatmayan kişiler nasıl olur da genelleme yaparak insanları etkilemeye cesaret eder..?
    Geçen yazıda ki yorumlardan sonra inanın baya düşündüm, başardılar yani 🙂
    Ama uzun sürmedi şükür 🙂

    Serap ablanın dediği gibi enn başta bizlerde hürmet sorunu var. Vurdumduymaz dediğimiz erkekler, kendisine sorulmadan eve ufak bişey alındığında bozulabiliyorlar. Maddi açıdan değil de genelde kendisine söz hakkı verilmediğinden olsa gerek.
    Herkes çevresinden bi şeyler kapıyor. Olumlu veya olumsuz. Benim gördüğüm en büyük sorun hürmet sorunu. Eskiden hanımlar beyim, atam der nasıl saygılı davranırlarmış, şimdi ki çağın insanına ütopya geliyor…
    Ben inanıyorum ki hanımlar egolarını biraz olsun kenara bırakırlarsa, Kur’an’da bahsedilen erkeğin bir tık üstünlüğünü eşlerine hissettirirlerse ve dünyalık hevesler uğruna ‘bakınca huzur duyacağınız eşler’ sıfatından vazgeçmezse Allah’ın da izniyle yürür evlilikler.

    Serap abla, kalan sağlar bizimdir 😉

    Bende ‘umudumuz saliha kadın’ sohbetini önermek isterim. Dinleyip bakalım biz aslında ne kadar değerliyiz, ne yaparsak huzur saçan oluyoruz…

    • sserap Says:

      Canim benim sen cok iyi bir es olacaksin Allah in izniyle. Hic karismasin kafan 😉

      Bu arada insaAllah olmez sag kalirsak mayista kocaeli kitap fuarinda olacagim hayranlarim begendikleri yazilarimi cikti alip getirirlerse zevkle imzalarim 😀 yani en azindan Toprak gelir diye dusunuyorum yakin sayilir 😉

    • Nupelda Says:

      Eşime ‘Beyy’ diye hitap etmeye bayılıyorum:) Onun da hoşuna gidiyor ama çaktırmıyor:))

  31. uşşaki Says:

    Allah razı olsun Serap hanım, verdiğiniz linkin adresi değişmiş tekrar kontrol edip eklermisin kardeşim…

    • sserap Says:

      Kusura bakmayin kontrol etmemisim demek ki. Linki ekleyemedim telefondan bir turlu demek ki telefonum o kadar akilli degilmis 🙂

      Arama motorunda ‘O Bile Nureddin Yildiz’ yazarsaniz cikiyor. Aksama linki eklemeye calisirim yinede bilgisayardan insaAllah.

  32. ruyagibiii Says:

    Serapcim yazin bir harika fikrine ve ellerine saglik


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: