KADINLARIN EVİ NE OLACAK?


Nureddin Yıldız Hoca’nın KADINLARIN EVİ NE OLACAK yazısını mutlaka okuyalım.

KADINLARIN EVİ NE OLACAK?

Genel kanaat, kadınların evlerine pek düşkün olduklarıdır. Evlerinin en ince ayrıntılarına kadar ilgilenir, temizler, bakar hatta koklar diye bilinirler. Ellerinde bir bez parçası ile sabahtan akşama kadar bir köşeden diğerine koşuşturdukları söylenir. Böyle olup olmadığı ya da her kadının böyle yapıp yapmadığı şüphesiz bilinemez. Sadece genel görüntünün bu olduğunu söyleyebiliriz. Veya kadınlar ve ev kelimesi birleştiğinde akla gelen bu olagelmiştir.

Kadınların bu ev düşkünlüğü, yakın bir gelecekte özlenecektir herhâlde. Artık kadınlar, mü’min olanları da evlerine vakit ayıramamaktadırlar. Erkekler gibi onlar da evlerine akşam yatmak için dönen bir kadın nesli önümüzdedir. Bu varsayıma itiraz edenler olabilir. Kadınların genel gidişatından anlaşılan budur. Genç kızlarımız, gerekli gereksiz bir okuma havasına kapılmış gitmişlerdir. Neredeyse genç bir kızın üniversite okuması, onun hayat şartlarından biri gibi algılanacaktır. Bu üniversitelerde okuyan kızlarımızın, ahlâk ve din açısından verdikleri tavizleri bir anlığına yok sayalım. Kendisini çok iyi korumuştur, melekler onu himaye etmiştir diyelim. Yıllarca emek verildikten sonra elde edilmiş diplomalar ne yapılacaktır, cevaplanması gereken soru budur. Büyük bir oranda bu diplomalı kızlar, akşam evlerine yatmaya gelen iş güç sahibi hanımlar olarak hayatlarını sürdüreceklerdir. Önümüzdeki hayat tarzının böyle olması artık kaçınılmazdır. Meseleye kızların okuması ve okumaması açısından bakmamız yeterli değildir. Diyelim ki, kızlarımız için mükemmel bir koruma alanı oluşturuldu ve Şeriat’ımız açısından sakıncasız ortamlar oluşturuldu, kızlarımız da oralarda şu veya bu branşta eğitim gördüler. Neticede bir, okumuş kızlar nesli yetişti. Bu kızlarımızın karşılaşacağı sorunlar neden düşünülmüyor:

Kızlarımızın okumalarına karşı olmak gibi peşin bir fikir sahibi değiliz elbette. Ne okuduklarını, okumalarının ne getirip götüreceğini tartışmak isteriz.

Bir kere, ortada bir ilim merakı iddiası gülünç kalır. Merak vardır ama bu ilme değil çevreye ve özentiye meraktır. Bir kadının altından kalkamayacağı meslek dallarında okuyan kızlarımızın durumunu başka türlü izah etmekte zorlanıyoruz.

Kızlarımızın ilim merakının iki türlü faturası olacaktır. Birincisi, kızların kendilerinin ödeyeceği faturadır. Bu din ahkâmından verilen tavizler şeklinde gerçekleşecektir. İkinci fatura da mü’min toplumun ödeyeceği faturadır. Bu fatura, evinde anne olacak, eş olacak kadın bulma zorluğu şeklinde önümüze çıkacaktır. Okumuş, diplomalı ama kadın olmayı beceremeyen kaprisli, kompleksli kadınlardan oluşan bir aile dünyamız olacaktır yakın zamanda. Çok şey bilen, bildikleri arasında eşlik olmayan, eşini dışarıdaki dünyaya iten kadın tipleridir bunlar. Ne yazık ki, mevcut Avrupa kültürünün iki asırdan beri içinde bocaladığı ve şimdi kurtulmak için arayışlar içine girdiği maceradır bu. Onlar kurtulmak için çırpınırken biz dalmak için çırpınıyor olduk. Şu dünyada anne kadar değerli bir şey var mıdır ki, onu kaybetmemize değecek bir süreci benimseyelim.

Ailelerin bu husustaki genel siyaseti şudur: ‘Bizim kız’ aslında iyi niyetle okuyacak, sonra da mükemmel bir hanımefendi olacak. O ailenin kızı zaten meleklerin gözetiminde üniversite anfilerinde bulunacağı için her adımına bir umre sevabı yazılacağından sonucu garantilidir de. Şeytan ne ilginç tuzaklarla bizi kuşatıyor? Bir de anne, kendisi ‘okuyamadığı için’ evinde veya yakın çevresinde itilmiş biri ise o annenin kızına bakışı zaten bir kurtarıcı, onu düzeltici mantığı taşıdığı için zemin çok daha kolay oluşmaktadır.

Kızlarımızın okuma arzularının yeniden ele alınması gerekmektedir. Aksi takdirde yakın gelecekte, anne arayışı olan, eş bulmanın mucize olarak görüldüğü bir topluma dönüşebiliriz. Bunun mesulü de, bu nesli okuma adı altında evinden çıkaran nesil olur. Tartışmaya mahal yoktur; biz evcil bir ümmetiz. Evlerini mescitleştirmek gibi bir maksat güden ümmetimizin temel karakteri budur. Bu karakterin bozulmasının bedeli ağır olacaktır.

KADIN TACİRLER
Kadınları evlerinden çıkaran nedenlerden biri de ticarettir. Zengin olmanın ötesinde bir hırs kadınları ticarete sevk etmektedir. Bunu alışveriş merkezlerinde izlememiz mümkündür. Kadın ve ticaret birleşimi için iki hakikati teslim etmemizde bir sakınca yoktur:

a- Hayatın ortaya çıkaracağı zorunlu şartlar nedeniyle kadın da ticarete, iş hayatına atılabilir. Temel ihtiyaçlar, aile için olağanüstü zorunlu şartlar buna mecbur edebilir. Bizim ele aldığımız durum bu değildir. Biz kadının, ticareti ve evi dışındaki iş anlayışını tabileştirmesini ele alıyoruz. Sabah mesaisine eşi ile beraber çıkan, işi olduğu için doğumunu yıllarca erteleyen ya da kazara doğurduğunu birilerine emanet eden kadındaki garipliği tescil etmek istiyoruz.

b- Dinimiz, kadının ticaret yapmasını, iş kadını olmasını yasaklamamıştır. Ticaret ve iş, en az erkek kadar kadın için de mubahtır. Kadın da fabrika işletebilir. Çiftlikler kurabilir. Belli bir yerde yöneticilik de yapabilir. Bunların yasak olduğunu belirten tek bir nas yoktur. Kadının fakir olması, eşinin elindekine mahkûm olması emredilmemiştir. Eşinden çok daha zengin kadın görüntüsü her şeyden önce Peygamber aleyhisselamın ailesinde vardır. Burada bir sakınca yok zaten. Sakıncalı durum, kadının kadınlığından, anneliğinden taviz vererek elde edeceği zenginliğin ve iş hayatının bize uyup uymamasındadır.

Kadının çalışması Şeriat kuralları açısından MUBAHTIR. Mubah ise bildiğimiz gibi günah olmayan, sevap da olmayan şeylere denmektedir. Bunun adı serbestliktir. Yani kadın çalışmada, kazanmada ve zenginlikte bir serbestlik içindedir. Dinin kuralı budur.

Müslüman kadının, erkeklerle bir arada olmaması, kadınlığını hakkıyla icra etmesi, annelik misyonunun altında ezilmemesi ise Allah’ın emridir. Bu emre FARZ dendiğini biliyoruz. Bir mubahla bir farzın karşı karşıya getirilmesi durumunda farzın önünde mubahın olmayacağını yani mubaha dayanarak farzı yok sayamayacağımızı anlamamız gerekmektedir. Meselenin can alıcı noktası budur. Kadını, doğurmaktan ve eşini başkalarına bakmaktan alıkoyacak asıl görevden alıkoyan hiçbir şeyin değeri yoktur! Vurgulama yaparak bu ilkeyi teheccüt namazı ile Perşembe Orucu ile örneklendirebiliriz. Kadının, kadınlığına yavaşlama getirebilecek bir teheccüt, bir Perşembe Orucu bile yoktur. Hâlbuki teheccüt muazzam bir nafile ibadettir. Perşembe/Pazartesi Oruçları muazzam bir nafiledir. Bu muazzam ibadetler, eşlik görevi -ki, o farzdır- ile çeliştiğinde devreden çıkmaktadırlar. Demek ki mesele, kadının çalışması veya çalışmaması meselesi değildir. Ne alıyor ne veriyor meselesidir. Evdeki kimliğinden taviz vererek zengin olan kadının, kazandığından ya da oluşturduğu yeni kimliğinden dinine hizmet etme, sadakalar verme, kuyular açtırma iddiası boşaltılan yeri dolduracak nitelikte asla olamaz. Kişisel kazancın ötesine geçmeyen bu görüntü, ümmet adına ortaya çıkan boşluğu hiçbir zaman dolduramayacaktır. Kadından boşalan yeri melekler bile dolduramazlar. Bunu anlamayanlar, İslam’ı farklı kılan temel değerleri anlamamış sayabilirler kendilerini.

Bu ümmetten olmayanların yıllarca bize püskürttükleri, ‘siz kadınlarınızı şöyle ettiniz böyle ettiniz’ töhmetlerine inanarak, güya kendilerince İslam’a daha uygun şekiller çizmeleri kendilerini avutabilir. Yarın bu ümmetin insanları olarak yaşayacak nesiller, bugünkü nesli muhakeme ederken, kadınlarını iş ortamına sürükleyen ve böylece bir neslin değer kaybına sebep olanlar olarak bizi yorumlayacaklardır. Tıpkı bizim, bir önceki neslin sadabat eğlenceleri ile uçurumu başlatanlarını kınadığımız gibi olacaktır bu.

Çarşılarda gördüğümüz, elinde cep telefonu ile dolaşan ve manken gibi görkemli görüntüsü olan kızlarımız hatta hanımlarımızın hesabını bu anlayış üzerinden yapmaya çalışalım. Bir de ‘nereye gidiyoruz?’ sorusu sormaya çalışalım kendimize.

KANUN
Kadınla alakalı temel kanun maddesi şudur:

“Gereksiz yere ve olur olmaz şekilde evlerinizden dışarı çıkmayınız ve önceki cahiliye döneminde olduğu gibi (çekiciliğinizi göstermek için) açılıp saçılmayınız.” (Ahzab suresi, 33)

Bu ayete muhatap olanlar Peygamber aleyhisselamın hanımlarıdır elbette. Ama onların muhatap olduğu şey bizim neyimiz olur diye bir soru sorulur mu acaba?

Bu ümmetin ana karakteri olan hususlarda vereceği tavizler, insanlık için çıkarılmış en hayırlı ümmet olma özelliğini yitirmesine neden olacağına göre bizi biz yapan şeyleri nasıl ihmal edebiliriz?

Evinin sultanı kadınlarla, evine de uğrayabilen kadınlar farklı kimlikleri temsil etmektedirler. Bizim ümmetimizin kadınları evlerinde Rablerine kulluk için uğraşan kadınlardır. Onlar, bütün ihtişamlı sevap vaatlerine rağmen mescitlere bile davet edilmemişlerdir. Cuma’dan bile muaf tutulmuşlardır. Evlerindeki sultanlıkları zedelenmesin diye. Eşlerinin sultanları, ümmetinin umutları olarak kalsınlar diye.

NUREDDİN YILDIZ

AİLE-ÇOCUK EĞİTİMİ kategorisinde yayınlandı. 71 Comments »

71 Yanıt to “KADINLARIN EVİ NE OLACAK?”

  1. merve çalışır Says:

    Merhaba, yazdıklarınızı okudum niyetinizin iyi olduğu ve derdinizin hayırlı bir müslüman olma çabası olduğu da çok belli. Fakat, bizim zamanımızda bu yeterli değildir. İnsanlara tavsiyeler verme noktasında ufkunuz ve vizyonunuz çok açık olmalıdır. Siz sizin gibi düşünmeyenlerle empati kurma konusunda yetersizsiniz çünkü onlar zaten çok yanlış ve saçmalar. Bu noktada olan anlayış ve sabır eksiği insanları müslümanlardan soğutmakta, islamı bir öcü gibi göstermektedir. Sonuç böyle korkunç olabiliyorsa da iyi niyetin bir anlamı kalmaz. “Bir kere, ortada bir ilim merakı iddiası gülünç kalır. Merak vardır ama bu ilme değil çevreye ve özentiye meraktır” yorumunuza gelince, daha ne kadar farklı düşünemezdim bilmiyorum. Allah ın sanatını pozitif bilimlerle özellikle görüp öğrenmek kadar bana haz veren başka bir şey yok. Takdir edersiniz ki kuran i kerim mükemmel bir kitaptır net ve açıktır mesajı doğrudan verir. Fakat alimler tek bir ayetinden bile yorumlar farketmediğimiz ayrıntılar güzellikler çıkarırlar. Mesajı aynıdır evet ama sanatı bambaşkadır. Bilim insanı olarak müslüman bakış açısının hem aileme hemde Allah nasip ederse yetiştireceğim çocuklarımın inançlarının sağlamlaşmasına olan etkisini bir kenara sadece özentilik ” diploma özentiliği “diye atmak anlayışsızlıktır.Ben demiyorum ki Allah a inanmak için önce kanıtlarımı göreceğim, haşa.Biz önce inandık hem de hiç görmeden inandık. Ama ufku açık ilmini almış bir müslüman kadın eşini de çocuklarını da daha doğru yönlendirir. 12 13 yaşlarına kadar çocuğunuza içki içme günah diye telkin edeceksiniz sonra o çocuk sorucak neden diye. Bu noktada bu devirde günah demek yetersiz kalıcak. İlmini almış annenin bu yaşlardaki iknası çok önemli diye düşünüyorum. Sosyal bilimler almış hakkını vermiş bayanların da toplumsal işleyişi ve düzeni anlamakta ve çocuklarını yönlendirme yönündeki katkılarını da yine yabana atamayız. Bakış açınızı bu yöne çevirmenizde fayda olduğunu düşünüyorum, zira bu kadar takipçisi olan bir bayan olarak yanlış fikirlerin ve yönlendirmelerin de verilecek bir hesabı vardır her ne kadar ” iyi niyetli ” olsa da.

  2. mehtap Says:

    cahide hanım burası türkiye ve demokratik bir ülke arabistanda yaşadığınızı düşünüyorsunuz sanırım
    şu geçim zorluğunun yaşandığı bir zamanda kadınlarda eve bir dlim ekmek götürüyorsa eli ayağı tutuyorsa ne ala sizin gibi derine dalmakla iş yürümez demekki imkanlarınız çok güzel çevreyi göremiyorsunuz benim eşim rahatsız aylardır çalışamıyor bende çalışmazsam kim baksın bize
    tarifleriniz güzel ama fikirleriniz son derce kusura bakmayın yobazca hele bir yazınızda insanların giyimine öyle ağır laflr etmişinizki bunlar dedkoduya girer Müslümansanız güzel fetvalar verin madem açık birini gördünüz bakmayın

  3. nazli Says:

    Allah razı olsun beğenerek takip ediyoruz Allah yar ve yardımcınız olsun

  4. yasemin duman Says:

    ne mutlu size evinizde oturmuşsunuz bilgisayarın karşısına belki bir kahve veya çay yanına pasta yorumlar yapıyorsunuz. hayat güzel değil mi? evden çıkmaz iseniz tabi ki günaha girmezsiniz. bir de çıkma mecburiyeti olup da günaha girmemeye çalışanları hiç düşünüyor musunuz acaba. kusura bakmayın bayanlar her şey o kadar güllük gülüstanlık değil bu ülke de siz nerede yaşıyorsunuz acaba. ne yapacak acaba eşi, ailesi, bakanı olmayan kadın. kapınızı çalsa hanginiz her gün yemek vereceksiniz. hayat yazdığınız kadar basit değil bazıları için. siz şanslı doğanlardansınız anlaşılan

    • Esra Says:

      Sevgili Yasemin isteyen günaha girmeden de geçimini sağlayacak yollar bulur.belki bu çok kolay olmaz,belki fazla alternatifin de olmaz.Ama Allah’ın rızasını esas maksat yapsan,helal ve az olan kazanca iktisatla kanaat etsen o günaha girmeden kazandığın para bereketlenir.allah senin niyetine göre karşına çıkarır.çünkü senin hayatta önceliğin Allah’ın rızası dairesinde yaşamaktır.
      “Maişet derdi için;serseri,ahlaksız,frenkmeşreb bir kocanın tahakkümü altına girmektense,fıtratınızdaki iktisat ve kanaatle, köylü masum kadınların nafakalarını kendileri çıkarmak için çalışmaları nev’inden kendinizi idareye çalışınız,satmaya çalışmayınız.”

  5. müge tarhan Says:

    Cahide hnm,sizinle tanışmayı okadar isterdimki.Rabbim sizin gibi müslümanların sayısını arttırsın inşallah.Yazdığınız tarifler için çok çokk teşekkürler ama özellikle Nureddin Yıldız Hocamızın sohbetlerini paylaştığınız için , ayetlerden hadislerden bahsettiğiniz için Allah sizden razı olsun.Bukadar ziyaret edilen bir sitede bunları paylaşıyor olmanız okadar önemliki.Kadın elbette çalışmamayı tercih etmeli mecbur kalmadıkça.Kadının çalışması demek bedenen elbette yorulması demek ,bu enerji eksilmesi elbette eşine çocuklarına yansır.Onları anne sevgisinden mahrum etmeye kimsenin hakkı olmadığını düşünüyorum.Kadınlarımız kendilerine zulm ediyorlar çalışan kadın olmak için çabalarken.Rabbimiz bizim için en hayırlısını buyurmuştur elhamdülillah.

  6. Hasret Says:

    Zynb kardeşim zaten yorumuzdaki o hadiseyi anlatmamızın sebebi okumayan ilkokul mezunu veya diploması olmayan kadınları cahilane görüp çocuklarına bakamayan eşine sahip çıkamayan kişiler olarak lanse edilmesine karşın bir dr ve bir eczacının neler yaptığına baktık o yüzden örnek verdik yani okumak okumamakla insan anne eş olmuyor bu farklı apayrı bir fıtrat gereğidir yoksa burada suizanda bulunup her eczacı ve doktoru küçimsemek değildir bundan Rabbime sığınırım 😦
    Ahmet bin Hanbel i biliriz Hadis uzmanı yani muhaddis onun annesi okur yazar değildi ve oğlunu hadis ilmini alması için 6 km lik yolu her gün sabah namazını kılar kılmaz yok geçmez kervan yürümez ormanlıklardan götürür ve tekrardan yaşadığı yere döner çünkü orada da kendisini bekleyen bağı tarlası vardır ve akşam olmadan tekrar gider çocuğunu alır ve bu yıllarca devam eder yanlış olmasın hatırımda iki yıl diye kalmış işte bu kadın güzide kadından Ahmet b. Hanbel gibi bir muhaddis olur
    Mesajım buydu
    Ha okuyan bir Esma bint Ümeys Caferi Ebi Talib in eşi radıyallahu anha vardır onun tıp bilgisi deri dokuculuğu birde Esma binti Yezid onun da neyi vardı biliyor musunuz kadınların sözcüsü eğer bir maruzatı veya sorusu olsaydı ona söylerler oda Rasulullah aleyhisselam a gider sorardı bu hitabeti ve soruları bazende kendi soracaklarını içine katardı yani soran sorgulayan öğrenen girişken ve Rasulullah ın takdir ettiği Aişe radıyallahu anha nın da en yakın dostudur
    Yani örnekler çoktur okuyan okuyamayan da önemli olan asıl maksat kendini geliştirmesidir
    Allah subhanehu Teâla hepinizden razı hoşnut olsun
    Fi emanillah

  7. Aynur Says:

    O eskıdenmış kadın otursun ben çalışayım dıyen erkek hayat muşterekmış kadınında çalışması lazımış tek maaş gecılmezmış ondan çalışmayan kız tercıh edılmıyor çalıştırmayan esınız varsa şanslısınız böyle erkekler nesli tukendı cunku

  8. serap Says:

    “Kadının, kadınlığına yavaşlama getirebilecek bir teheccüt, bir Perşembe Orucu bile yoktur. ”
    Cahide hanım bu cümleyi açıklayabilir misiniz?

  9. Zeynep Says:

    Bu konunun altına yazmak istediğim bir şey daha var.
    Toplumumuzda enteresan bir algı var.Bir rekabet hâli.Eşine ev işlerinde yardım eden maddi özgürlükte sınır koymayan ne yaptığına ne ettiğine nereye gittiğine karışmayan erkekler süper erkek olarak görülüyor.
    Bunların eşleri toplumda kocaları ile övündükçe kocası öyle olmayan kadınlar bir eziklik hissediyorlar.Ister istemez bir kıskançlık ve erkeğe karşı bir kin veya küslük oluyor.Gururla veya umursamaz bir tavır ile “Eşim müsaade etmiyor.” diyen kaç kişiyi tanıyoruz?
    Utanır olduk bunu toplumda söylemeye…ki ben bayanların niçin rencide amaçlı böyle bir böbürlenmeye ihtiyaç duyduklarını da anlamış değilim…

    Kaldı ki ben şahsım adına hamileliklerim de ve hasta olduğum veya zamanımın kısıtlı olduğu zamanlarda eşimden destek görüyordum/görüyorum.
    Ama bu demek değil temizlik yaparken eline toz bezini sıkıştırıp ondan toz almasını bekleyeyim.
    Ve ben zerre kadar temizlik yaptığım için depresyona giren biri değilim hiç olmadım da.Tam aksi benim evim benim mülküm ve bende bu mülkün bekçisiyim emanet edilenlere dikkat eder elimden geldiğince korurum.Çamaşırları toplamak ve ütülemek gibi çocuklarımı ve eşimi de kendimden hoşnut etmek benim vazifemdir ve bundan asla utanmam.
    Niçin kocalarımız ile yarışalım ki.?
    Ne işi var onun benim mutfak dolaplarımda? 🙂 herkes yerini bilsin demi 🙂
    Hülâsâ ; tc de durumlar çok enteresan çalışmayan bayana cahil sıfatı ile bakılıyor olabilir ama bizim buralarda hakikaten abartmıyorum çalışan kadınlara acınarak bakılır ve ev hanımları daha havalılar.

    Marokan bayanlar var çalışıyorlar onlara bile ara ara fırsatım oldukça kadının çalışma mecburiyetinin olmadığını bu işi Allahu Teala erkeğin omuzuna yüklediğini hatırlatıyorum.

    • Hasret Says:

      Harikasın ya çok severek ve tebessüm ederek okudum hay yazını seveyim senin ne işi var mutfak dolaplarımda 🙂
      Wallahi eşim çok yardımcıdır yük olmayan yük kaldırandır biz de bunu suistimal etmeyiz her işimizde ondan izin alırız yani o işimize ses etmeyip izin vereceğini bildiğimiz halde onun sözünün son söz olduğunu reisin onun olduğunun farkı olsun öyle olmak zorunda 🙂

  10. Fidan Bagirova Says:

    asSalam aleikum chox hurmetli bacilar (yani kardeshler). Ben Azerbaycanliyim, tam tesadufen bu siteye urashdim, choook beyendin, sebebi de, her tarifin bashinda bir Allah Kelami, Bir Hadis olmasidir. Allah hepinizdan chok razi olsun, kardeshlerim!
    Bu yaziya gelince, muhakkak yazi tum hagigatlerle dolu. Yani yazi kadin chalishmasin, okumasin soylemiyor. Amma bir kach Islami tarihi ve genluk heyatimizdan soyleyim de, kadinin eyitiminin (en onemlisi shu, bence) neden chox onemli olmasi fikrimi subutlasin.
    1. Peygambar (SAllahu aleyhi va sallam) efendimizin bazi kadinlari chalishmishlar, yani sadece chalishmak da digil, buyuk bisnes sahipi omushlar. Annemiz Hatice (r.a) buna guzel numune. Buna ramen, Peygambarimize (SAllahu aleyhi ve sellem) 7 tane chocuk dogurmush, ona en faydali, en yakin esh olmushdur. Hetta o kadar ki, Annemiz Aisha (r.a) onu kiskanmishdir:)
    2. Dinimize gure har shey niyyete bagli. Yani kadinin okuma, chalishma niyyeti Allah rizasiysa, ne guzel. Yok, kendisini gustermek, disharida dolanmak, en korkulusu tekebburlu olmaksa, Allah korusun
    3. Ablalarimla tam raziyim ki, insan bashina ne geleceyini bilmiyor. Allah korusun, benim eshime bir shey olursa, neden kendim chalishib, chocuklarima bakmalayim, neden shu sevapdan mehrum olayim? kadinin evine eshine, chocularina harcladigi her papa onun ichin sadakadir, umarim bilirsiniz. yani eshi olmush kadin kechinmek ichin tekrar evlenmelimi, mutlaka?
    4. Bir de, kadinin okumasi onun anne olmasi ila bagli. Yani kadin okucaksa, chogununun verdiyi sorulara cevap vere bilecek. Chocugunu bilgili edecek.
    5. Bence, ilmin dunyavisi dini olmuyor. Ilim Allah yarattigi bir shey, Ilim bir nimet. Insan doktor olunca, Allah hidayet vermishse, Allah Buyuklugunu daha guzel anlar. Aynisi diger ilimlere de ait.

    Yalniz bir shey yazdimsa, Allahdan bagishlanma dilerim. chun her sheyin dogrusunu O bilir.

    hepinize Allahin Selami olsun!!!

  11. Hemşire Says:

    Selamün aleyküm.mühim bir konuya değinmişsiniz Allah razı olsun Bende öncelikle üniversite çağında kızların evlerinin dışında ayrı memleketlerde okumaları çok tehlikeli buluyorum. inanın aklınızın bile hayal etmediği sapkın kimseler ile o masum yavrularınız aynı ortamda aynı havayı teneffüs etmek zorunda kalacaklar. Ben evimin dışında okudum bu konuda ailem yeteri kadar bilinçli değildi çok şükür Rabbim de iyilerle karşılaştırdı ve bir sıkıntı yaşamadım ama bir meslek uğruna ne hayatların kirlenip yok olduğuna bizzat şahit oldum şimdi 10 kızım olsa birini dışarda okutmam asla. Daha sonrasında mümin bir genç kızın tıp ve tıp ilimlerinin dışında bir bölüm okumasınıda gereksiz buluyorum.(tabii Buda helal daire içinde olmalı) Yine mümin anneler içinsöylüyorum amacımız kocan ölünce aç kalmayasın okuda bir mesleğin olsun olmamalı yani daha buluğa ermeden kızlarımızı hayalimizde evlendirip sonra ya boşandırıp yada kocasını mezara koyuyoruz bu saçma sapan psikolojiyle kızlarımızı okumaya meslek sahibi olmaya heveslendiriyoruz.Allahu ekber. Hani rızkı veren Allahtı hani filleri bile aç koymayan karıncaları dahi unutmayıp rızıklandıran Allahımız vardı bizim. Amacımız Allah’ın adını yükseltmek ve bu uğurda canlar yetiştirmekse yavrularımızı her ne pahasına olursa olsun haramlardan koruyup gözetmek zorundayız. Rabbim hepimize saliha kızlar yetiştirebilmeyi nasip etsin inşaAllah….

  12. SABİNA Says:

    Bence kızların okuması lazım .Kızlar okumasın derler ama hastanede kadın doktoru ararlar, erkekse dokundurmazlar. Nasıl olu vercek?

  13. Mehtapabla Says:

    Bana göre kiz yada erkek diye ayirmadan cocuklarimizi okumak istedikleri kadar okutmaliyiz ve evdede ona göre terbiye vermeliyizki disarda ona göre davranislarda bulunsun.
    Bilakis kiz cocuklarinin elinde diplomasi olmali Allahim kötü gün vermesin gelecekte neler olacagini ancak Allah bilir.
    Rahmetli annem hep derdiki seni okutuyoruz fakat calisman icin degil o zamanlar pek anlam veremezdim niye calismami istemiyorlar diye.Bende üniversite mezunuyum fakat esimin maasi yeterli geldi calismam gerekmedi.Daha dogrusu idare etmesek ne kadar maas olursa o kadarda gider olur.Her seyden önemlisi kanaat.
    Tabiiki kisinin kendi cocuklarini kendisi büyütmesi kadar güzel bir durum yok.Eger eslerinin maasi yeterli ise bende hanimlarin evde olmasi tarafindayim.Illede calissin diye degil ama kizlarimizi elimizden geldigince okutmali bir meslek sahibi yapmaliyiz görüsünde oldugumuda yazmak istedim.

    • emine t Says:

      ben de size katılıyorum Mehtapabla. meslek sahibi olmak güzel bir şey. önemli olan kızların meslek sahibi olana kadar bir erkek gibi yetişmemesi, anneliğe, kadınlığa dair fıtratının bozulmaması..

  14. Aynur Says:

    Hocamız ne guzel anlatmış Allah razı olsun ondan Nureddın Yıldız hocanın dınledıgım bu guzel faydalı bır bılgıyı parlaşayım sızınle Kim Kuran’ı Kerim hedıye bırısıne o Kuran’ı Kerım okundukça hediye eden ınsanda sevap kazanırmış.İHH İNSANİ YARDIM VAKFININ Afrıkada Kuran’ı Kerîm projesı var Bır tane Kuran’ı Kerîm hedıye etmek 8 TL

  15. zynp Says:

    kızların okuması kesinlikle şart. ister çalışsın ister çalışmasın o kendine kalmış o konuda polemiğe girmek istemiyorum ama eğitim şart.. ben eczacıyım dün karşılaştıgım bir vakayı anlatayım, bir kadın yanında 3-4 yaşlarında küçük torunu ile eczaneye geldi, çocugun parmakları yapışmış bas bas bağırıyordu. Çocuk rafta 502 dediğimiz japon yapıştırıcısını görüyor ve ısrarla isteyince kadıncağız ağlamasın diye veriyor çocuk yapıştırıcının kapağını açıyor hepsini eline boşaltıyor , parmakları yapışmıştı ve feci şekilde ağlıyor acı çekiyordu.. niye çocugun eline verdiniz dedim dedim ne yapayım çok ağlıyordu her istediği olsun istiyor ağlamasın diye verdim ne oldugunu bilmiyordum ne bileyim dedi.. bende dedim ki şimdi daha mı iyi oldu çocugun sağlığını tehlikeye atmışsınız..yaş gereği bu çocuk ağlayarak her istedigini yaptırmaya çalışacaktır tabiki. ama siz dikkatli olmalısınız öyle herşey çocugun eline verilmez dedim.çocuğa çok çok üzüldüm.gebe olunca insan daha bir duygusal oluyor lafı fazla uzatmayayım bu en basit örneği yeri gelmişken burada yazayım dedim.. kızlarımızı okutalım ki bilinçli birer anne,anneanne babaanne olsunlar.

    • Cahide Says:

      Zynp’ciğim tamam kadınlar okusun ama okuyan annelerin çocuklarının, çoğunlukla eğitimsiz kadınların elinde büyüdüğünü de unutmayalım. Benim amcamın kızı doktordu. Kızını bakıcıya vermişti. Her akşam eve geldiğinde bakıcı kadın: “Ayla hanım kız çok güzel yemeğini yedi, şimdi uyuyor” dermiş. Kızının tüp gazla uyutulduğunu aylarca anlayamadı maalesef…

      Yine boş göğsünü torununa vererek uyutan büyükanneleri, ayak parmağını emdirerek uyutan, TV nin karşısına çocuğu oturtup işine bakan cahil kadınları da unutmayalım. Ben bu hususda en çok çocukların halini düşünür, onlara üzülürüm.

      Ayrıca her okul okuyan kültürlü, her okumayan da cahil değildir. Bugün üniversitelerin çoğu mezunlara sadece diploma kazandırıyor. İlkokul mezunu olan annemin bilgisine ve donanımına çoğu sahip değil maalesef…

      • Ummu Hamza Says:

        Aynen öyle ablacım, diploma kazanılıyor da bilgi ancak sınava en fazla bir hafta kala ezberle edinilip yeterli puan alınca da unutulunca ancak silik, belli belirsiz şeyler olarak kalıyor insanın aklında.
        Şart olan eğitim de kesinlikle dini dünyadan ayırırcasına verilen şey değil!!!!
        Ne garip hâle gelmişiz bizler yahu. Bugün ölecek gibi ahiret için hiç ölmeyecek gibi dünya için çalış lafını ağzımıza sakız ederiz, hiç ölmeyecek gibi çocuklarımıza 8-9 ay dünyevi eğitim verdirir bugün ölecek gibi kısmına gelince 12 ayda 1 en fazla iki ay Kuran Kursuna göndertir iç rahatlatırız. Tam evladımız elif ba dan Kur’ana geçer kurs biter o ayrı. İlim Çin de bile olsa gidiniz lafını onca gereksiz, hatta küfre sokan bilgi için kullanırız da iş temel dini bilgilere gelince elimizin kitaba bile uzanası gelmez asıl ilmi almak için. Çalışmak ibadettir deriz, olmadık haram işlerde koşturmamızı ibadet görürüz de, farz olan namaza, tesettüre geldi mi ama sen çok iticisiin, insanları dinden soğutuyosuun önemli olan kalp taam mıııaa(!), din böyle öğretilmez hem biliyo musuuun. Ev hanımlarını bol gıybetli günlere gitmekle suçlarız, komşuluk ilişkisini kesmemek adına hem komşularımızla görüşüp hem de o ortamda gıybeti engelleyip hayırlı çığır açmalıyım demek aklımıza gelmez. Ya da aklımıza gelir, işimize gelmez. Eğitim derslerinde Freud denen adamın bile öğretilerini öğretmen adaylarına anlatırız ama canım kurban olsun senin yoluna dediğimiz Efendimiz sav in öğretim metodlarını kitaplarımıza dahi sokmayız. Permütasyon- olasılık diye bir poşetteki bilyelerin kırmızı mavi çıkma olasılığı bize öğretilir de onca saatimizi verdiğimiz güya ilim yuvalarında geleceği şüphesiz olan o güne, kıyamet gününe hazırlık ne diye öğretilmez? İyi bir öğrenci şöyle olur, iyi bir vatandaş olmanın bile dersi vardır; ama iyi, müslüman anne baba olmanın dersi verilmez ki bize.

        Keşke eğitim denen şey, ilim dediğiniz şey beni gerçekten Rabbime, dinime daha çok yaklaştıran, İslama ters fikirlerden, ideolojilerden arınmış bir ilim olsaydı, ilim yuvaları da aşk meşk, fitne, gırgır değil ciddi ciddi faydalı ilim yuvaları olsaydı da okul yıllarımı nefretle, mide bulantıları eşliğinde hatırlamasaydım…
        Ben susayım bir kitaptan satırlar konuşsun:

        ”Çocuklarınızı çağa kurban ediyorsunuz efendiler, koyunlarınızı da Allah’a.”
        ”Çağdaşların seviyesine ulaşmak da içi boş ve uyduruk sözlerden biridir. Bu anlamda geri kalmışlıkla ilgili bir telaşa gerek yok demektir. istediğim yerde kalırım, istediğim kadar geride kalırım, sizin gittiğiniz yere gitmek istemiyorum, bir yere geciktiğimi de düşünmüyorum.Sizin gittiğiniz yere gitmeyerek bir şeylerden mahrum kaldığımı da düşünmüyorum.Ben kendim olarak burada kalmak istiyorum, siz buna geri kalmak deseniz de.”
        ”İnsanlar kendilerini nasıl temize çıkarıyorlar biliyor musun? Piyasadaki kötülerle karşılaştırarak. Ah ne sakat bir mantık.” Ömer Faruk Dönmez- Bir Yobazın Günlüğü

        • Cahide Says:

          ”İnsanlar kendilerini nasıl temize çıkarıyorlar biliyor musun? Piyasadaki kötülerle karşılaştırarak. Ah ne sakat bir mantık.” ………..

          • Hasret Says:

            😊😊😊🌷👍👍👍

          • Nupelda Says:

            Okumayan kadınların cahil,bilgisiz,ezik,muhtaç olduğu algısı bir değişse…İnsana diploması için değil insanlığı için değer verilse…Kadın artık kaldıramadığı ve aslında fıtratına hiç uygun olmayan yüklerin altına
            sokulmasa…Kadınlar evinden koparılmasa keşke…

        • elif Says:

          Yazdiginiz bircok seye katilmakla birlikte biseyi belirtmeden de gecemicem .. ‘ ..istediğim kadar geride kalırım, sizin gittiğiniz yere gitmek istemiyorum, bir yere geciktiğimi de düşünmüyorum.’… Oyle de bir gecikiyoruz ki akliniz durur. Musbet ilimlerde yeterince ileri gitmis olsaydik savas ucaklarimizi Amerika’dan almak zorunda kalmazdik, uydu baglantilarimizi yillarca gavurun izni ile yapmak zorunda kalmazdik, en cok satilan cep telefonu iphone olmazdi(milyonlarca dolarlik bir pazardir) , yine gavur yapimi arabalara binmek zorunda kalmazdik. Cagdaslarin seviyesine ulasmak demek onlarin kulturunu almak demek degil ki. Neden hep bu yonde anlasilir. Musbet ilimlerde onlarla yarismak. Neden simdiye kadar yetisemedik. Turk milleti aptal bir millet mi. Hayir efendim.. Dunyadaki en zeki milletlerden biridir. Ama iste bazi seylere koru korune baglanma huyu yok mu… Musbet ilimlerle ugrasiyosan dinin imanin gitti. Aman sen dini ilimlere yonel. Ya tamam dini ilmini de ogren. Hatta bazilarimiz yogunlassin dini ilimlerde tamam. Ama diger ilimlerde geri kalmayi gerektirmez ki bu. Bu nasil is ya… Evet egitim sistemimiz kotu. Hatta berbat..Kabul..Ama bu boyle bir pes edisi gerektirmez ki kardesim.. Dine sigmaz bu. Iki gunu birngecen zarardadir. Ne demek geri kalmaktan gocunmuyorum. Muslumanin boyle bi hakki yok. Dunyadaki musluman kardeslerim gavurun elinin altinda ezilirken benim geri kalmaya hakkim yok ya. Tekrar soyluyorum bu onlarin kulturunu almayi gerektirmez. Simdi siz sinava bi gun kala calisip ertesi gun unuttunuz diye herkes de oyle degil ayrica. Bu berbat egitim sistemine ragmen Allah’in ilim nasip ettigi insanlarimiz da var cok sukur. Bu sistemden bisey olmaz deyip vazgecmekle mi cozulecek isler.Pes….

          • Ummu Hamza Says:

            Tam olarak geciktiğimiz şey ne? Farkında mısınız bilmiyorum ama saydıklarınız hep teknolojik aletler. Bizim okullarda gördüğümüz eğitim bunların eğitimi midir tam olarak ki bunlarda geri kalışımızı hâlâ ilk insanların ilkel mağara adamları olarak anlatılmasında, doğa olaylarında fizik kanunlarını anlatırken tamamen sebep sonuç ilişkisine uyarak sanki kendi kendilerine olmuşçasına anlatan kitaplara bağlı kalınan müfredatlarda, öğrencilere ırkımızı sevdirmeye çalışayım derken onları kavmiyetçi, elinde övünecek şeyi olmayıp durup durup Türklüğü ile övünen, sonra başa dönüp bi daha bunlarla övünen yazıları ezberleterek, dünyanın oluşumunu bigbanglerle bi patlama oldu dünya oldu larla açıklamaya çalışarak farkı kapatmaya çalışıyoruz? ha? ne dersiniz? eğer bu müsbet dediğimiz ilimleri alırken altında yatan haince ideolojilerden sıyırarak almıyor bunu bir de nesillere öylece aktarıyorsak hiç kusura bakmayalım o şeyin müsbetliği tartışılır. Bahsettiğiniz dini ilim, müsbet ilim ayrımı dahi kafalarımızda nasıl ilimde dahi laiklik ilkesinin hemen bilinçsizce bile olsa uygulanıverdiğine gayet güzel örnek oldu. Oysa İslami ilim dediğimiz şeyin insana, ümmete faydası dokunacak şeyleri dışlamayacağının gayet de bilincindeydim hamdolsun,ama en temel derslerde, bu bilgiler henüz islamı tam öğrenmemiş hatta neredeyse birkaç sure birkaç kuru cevap dışında hiç öğrenmemiş beyinlere aktarılırken öncelik çocuklara İslamı öğretip batıl bilgi duyduğunda beyninin sinyal vermesi, kalbinin müdahale etmesi için hiç kuşkusuz ki önce kulluğunu kurtaracak, imanını kurtaracak farz bilgilerin öğretilmesi gerektiğini de geç de olsa öğrendim hamdolsun. Şİmdi siz söyleyin bakalım,körü körüne bağlanma huyumu tam olarak hangi cümleden çıkardınız mesela? Hangi teknolojik aleti yerdim, gavur aleti bu dedim de eline sapan almış bir mucidi kovalayan onu öldüreliiim diyen köylü insan görmüşçesine bunları söylediniz?He ama laf aramızda tv yi hiç sevmem mesela,kâr zarar hesabı diyelim,hem de tv siz evde büyüyen değil de şeker kız kendi lerle, çılgın bedişlerle çocukluğu geçmiş biri olarak.Gerçekten aldığımız, körü körüne kelimesi asıl burası için uygun düşüyor, körü körüne batıdan aldığımız,sorgulamayı akıl edemediğimiz şeylerle birlikte onların kültürünü de aldık mı almadık mı? Onlar gibi düşünmeye başladık mı başlamadık mı?Eğer kastettiğiniz gibi körü körüne bağlanma illetine düçar olmuş olsaydım emin olun şuan babamla birlikte nazım hikmet şiir kitapları okuyor, bir zamanlar asla yapamam dediğim şeyleri şuan da yapmıyor, yapamıyor olurdum. İnsanlar tarafından uzaylı gibi görüldüğümü bile bile, bir zamanlar onlar gibi konuşurken, onlar gibi savunurken şimdi bunları diyemiyor olurdum. Tamam siz pes etmeyin, yaptığınız ümmete faydalı buluşları, icatları bizimle de paylaşın ki biz de sevinelim inşaallah Elif kardeşim oldu mu? Bizler de o pes etmek dediğiniz yolda – ki ben buna kendimce yine kâr zarar hesabı yapıp zararı çok olanı terk etmek diyorum- kendi basit hayatlarımızla meşgul olalım, belki ilerde eli mahkum can parçalarımızı göndereceğimiz o yerlere çocuklarımızı önce iyilerle doldurmaya çalışarak, donatarak, övüne övüne değil de içimiz cız ede ede yollamaya çalışalım,ya da şimdilik onların bizden ihtiyacı neyse sadece onları karşılamaya çalışıp o zaman gelince de ona yönelik çareler düşünmeye üretmeye çalışalım Allah ın izniyle, basitçe, basit bir şekilde, körü körüne… Selametle kardeşim. Rabbim ayaklarını ve ayaklarımızı sırat -ı mistakimde sabit kılsın. -Devam etmeyecek inşaallah-

            • elif Says:

              Ummu Hamza hanim olayi kisisellestirip alinmaniza gerek yok.SIze hakaret olsun diye yazmadim hicbir seyi. Mevcut egitim sistemini begenmedigimi de soyledim. Ama sadece teknolojik aletler deyip kucumsediginiz seylerin gunluk hayati nasil esir aldigini siz de goruyorsunuz. Demek istedigim fena mi olurdu bizbelirleseydik bu gundemleri. Yani seker kiz yerine daha faydali seyler yayinlansaydi. Cocuklarimiz televizyonun basina gececek diye korkmasaydik. Ki benim evimde televizyon bile yok.Teknolojiyi faydali kullanabilseydik. Dunyada bu denge nasildir bilir misiniz? Ekonomisi guclu olan kulturunu de yayar. Saydigimiz teknoljik gelismeleri biz baslatsaydik dunyada bizim sozumuz gecerdi. Dunya belki de cocuklarimiz icin daha guvenli bir yer olurdu. Filistindeki zulum televizyonlarda daha cok yayinlanirdi. Benim gecikmekten kastim budur. Okullarda gordugumuz egitim bu mudur demissiniz. Okul sadece bir basamaktir. Cocuklarimizi yeterince iyi yetistirebilirsek insallah dogruyu yanlisi ayirt edebilirler. Bu konustugumuz teknolojik aletler oturdugumuzyerden olmuyo. Malesef mecburen su andaki okullardan gecmek gerekiyor bi seyler yapabilmek icin ileride. Alternatif mi var? Bu egitimden gecmeden bu teknolojik bilgileri edinmenin baska bir yolu mu var? Evde ogrenebiliyo musunuz bunlari? Neden bundan bi 20 yil sonra sizin oglunuz bu gavur teknolojilerine alternatif bi sey uretip varligimizi hissettirmesin dunyaya. Nerede yasiyorsunuz bilmiyorum ama herhalde dunyadaki muslumanlarin halinden haberdarsiniz. Ama dunyanin bundan haberiyok biliyo musunuz? Dunyada hala yillar once hitlerin yahudilere yaptigi zulum konusuluyor. Gozumuzun onundeki filistinden haberi yok dunyanin. Dua iki turludur. Kavli duamizi yapalim.Acip ellerimizi yalvaralim.Ama fiili duamizi da yapalim. Calisip didinip bu duzeni degistirmeye calisalim. Tek soylemek istedigim bu idi.Kirip doktuysem hakkinizi helal edin.Temelde cok da farkli seyler istedigimizi dusunmuyorum. Sadece yontem farki. Selametle…

            • Zeynep Says:

              Ümmü Hamza kardeşim Allah razı olsun insanımızın maalesef ilim anlayışı farklılaşmış.
              -Devam etmeyecek..- demeyin aramızdaki genç beyinlere ihtiyacımız var.

          • hatice Says:

            biz hiç geride kalr mıyız kardeş. biz her yeniye yetişiriz..her moda olan mobilyaya perdeye kıyafete yetişiyor kazanan hanımlar.bu konuda dünyaya göre bayağı ilerideyiz.ev işleri dışarı işleri alışveriş merkezleri arasındaki koşturmalardan kitap okuyup kendini geliştirmeye cep telefonu filan icat etmeye! vakit kalmıyor.ama tekstil sektörümüz çok ileride lütfen haksızlık etmeyelim yani 🙂

      • emine t Says:

        “okuyan annelerin çocuklarının, çoğunlukla eğitimsiz kadınların elinde büyüdüğünü de unutmayalım” can alıcı cümle bu bence. yıllar önce, daha üniversitede öğrenciyken bir gazetede okumuştum buna benzer bir cümleyi, ünlü bir ilim adamıyla yapılan söyleşide. o gün bugündür mıh gibi aklımda duruyor. anne yıllarca okuyor, öğreniyor, kültürleniyor vs. ama çocuğuna, kendisiyle uzaktan yakından alakası olmayan bir bakıcı bakıyor. çok büyük bir dram bu. eğer bildiklerimi öğrendiklerimi çocuğuma bir hayat biçimi olarak aktaramayacaksam, benden sonra yetişecek nesli daha hayırlı bir nesil yapmaya yaramayacaksa bilgilerim ne diye okuyayım o halde? sadece kuru bir merak için mi?
        bu vesileyle sizlerden dua isteyeyim. benim iki yaşına basmak üzere olan bir oğlum var. iki yıllık ücretsiz izin almıştım birkaç ay sonra bitiyor. kara kara düşünüyorum ne yapacağımı. çocuğumu yanımda götüreceğim bir ayarlama yapmaya çalışıyorum, inşallah mümkün olur. Kuran kursu hocasıyım bu arada, işi bırakmak da vicdanen ağır geliyor. hayırlısı bakalım. Allah hiçbir yavruyu annesinden ayırmasın..

  16. Procrastinate222 Says:

    Günümüzün hayat pahalılığında, evler kira, hesabımızı bilmek için her harcamamızı yazıyoruz ama hesap da ortada… kışın doğalgazı vs.si, anlayacağınız geçim bu şekilde iken çalışmaya ihtiyacı olan kadınlar, olmayanlardan belki de fazladır.
    ihtiyacı olduğu için çalışıp da keşke evimde oturabilsem diyenler de vardır, benim gibi özel ders verecek helal dairede bir kız öğrenci bile bulamayanlar da vardır. eşi istediği için işini bırakamayanlar da vardır, eşi istememesine rağmen çalışmayı sürdüren de… Allah herkese en doğru adımları atmayı nasip etsin…

  17. hülyamız=) Says:

    konu çok güzel anlatılmış. kadının okumasına da çalışmasına da karşı değilim. hepimiz doktora gideceğimiz zaman, daha rahat davranabildiğimiz için bayan doktorları tercih ediyoruz. bayan doktorlara da, öğretmenlere de mühendislere de ihtiyacımız var. ama çalışmaktan çalışmaya fark var. bence bayan mecbur olmadıkça çalışmamalı. eşinin geliriyle geçinebiliyorlarsa sadece daha lüks ve daha iyi yaşamak için çalışmak yada hırs haline getirdiği için çalışmak bana gereksiz ve saçma geliyor. bütün bayanlar çocuklarının geleceği için, onlara daha güzel imkanlar sağlamak için çalıştığını söyler. ama annelik ona sadece maddiyat ve bolluk içinde bir hayat sağlamak değildir. belki arkadaşlarından daha pahalı ve daha çok oyuncağa sahiptır, daha güzel okullarda okur, daha iyi giyinir, her istediğini daha rahat alır ama, ben bu çocukların yetişkin olduklarında çok ta mutlu insanlar olduklarını düşünmüyorum. çünkü, çalışan anneyle büyüyen ne kadar insan tanıdıysam hep küçüklüğünde bundan şikayetçi olduğundan bahseder. çocukluğundaki o eksikliği hiç unutmaz.
    çalışmak zorunda olduğu için çalışan anneleri ve çalıştığı halde çocuklarını hiç ihmal etmeyen anneleri bu sözlerin dışında tutuyorum.

    • Suzansultan Says:

      Sana katılıyorum Hülya abla ne güzel anlatmışsınız.ben de çalışan( yani çalışmak zorun da kalan)bir annenin evladıydım…:( okuldan eve dönünce bırak yemek ,pasta çöreği bir kaşık sıcak çorba bulamazdık 😦 ahhh hiç açmayayım…

      • hülyamız=) Says:

        zaten bu konu konuşulacaksa çalışan annelerle değil, çalışan anneyle büyümüş şu anda yetişkin olan senin gibi kişilerle konuşulmalı suzansultan.
        annesi çalışan küçük bir çocuk bu yaşta yaşadığı eksikliği ve sıkıntıları anlatamaz. hareketleriyle ve huysuzluklarıyla bunu anlatmaya çalışır. bu eksikliği en güzel anlatacak olanlar şu anda yetişkin olanlardır.
        onlar çocukluklarındaki şikayetlerini anlatırlarsa daha iyi anlaşılır.
        suzansultan senin annen gibi çalışmak zorunda olan bir çok bayan var. Allah yardımcıları olsun.

  18. ummuseyyaf Says:

    Herkes kendi dünya ve ahiret görüşü çerçevesinde değerlendireceği için hayatı, bu yazıya gelen yorumlar da elbette bu şekilde olacak(ve görüyorum ki oluyor). Erkek kadını ezsin mi, kadın da pasif mi olsun, evde oturalım bir halta yaramayalım mı gibi bakış açılarının sebebi, bizim toplumumuzdaki yetiştirilme tarzından kaynaklanıyor. (kendimi muaf tutarak söylemiyorum, ben de böyle yetiştirildim, ben de bu fikirlerle üniversite okudum). Eğer bir insanın hayatındaki tek düstur “ben Allah’ın benden razı olacağı bir hayat istiyorum, hayatımı haramlarla değil, helal ve mübah olan şeylerle şekillendirmek istiyorum” ise, hayata bu şekilde bakacak. Eğitim şart sözünün arkasına sığınıp kadın-erkek haram ortamda bulunmayacak mesela. Ben de pasif olmayayım üreteyim, evde oturmayayım çalışayım ekonomik özgürlük derse, evinden dışarıda yine Allah’ın hoşnut olmayacağı ve yasaklarının çiğnendiği bir ortamda bulacak kendini.
    Buradan şu noktaya geliyoruz: Kadın eğitilmesin mi, cahil mi kalsın, çalışmasın mı? aa bak Hz. Hatice bile çalışmıyor muydu nasıl tanıştı peygamberle(s.a.v.) (sürekli temcit pilavı gibi bunu örnek getiriyorlar, hz. Hatice zengin bir kadın idi, kervanları vardı, o kendisi kervan başında diyar diyar gezmiyor, ya da tezgahtarlık filan yapmıyordu. Velev ki yapsa bile, onlar cahiliye döneminde evlenmedi mi be insan evladı? Nereden örnek getiriyosun:))) )
    Evet, kadın eğitilsin, kesinlikle katılıyorum.Ama üniversite okumak eğitilmek mi demek? Yazıda dediği gibi kadının alanı bile olmayan konularda üniversitede okuyor mesela,bunun adına mı eğitim diyorsunuz(inşaat mühendisliği okuyan tanıdıklarım vardı mesela)Ama nedir, kadın erkekle eşit olduğuna göre, onun her alanında olabilr, inşaat olur, bilmem ne olur fark etmez. Faydasız ilimden Allah’a sığınırım diyen bir peygamberin ümmeti değil miyiz biz?
    Üzüldüğüm şu ki, farklı görüşte olanların “acaba mı ya?” diye hiç düşünmemesi, direk yargılamaya, eleştirmeye anti-tez getirmeye çalışması.

    Fakat Allah, gerekli olan emri yerine getirmesi, helâk olanın açık bir delille (gözüyle gördükten sonra) helâk olması, yaşayanın da açık bir delille yaşaması için (böyle yaptı). Çünkü Allah hakkıyla işitendir, bilendir. (ENFAL/42)

    • elif Says:

      Cok merak ediyorum acaba hepinizin kocasi helal ortamlarda mi calisiyor. Tamam kadin korusun kendini haram ortama girmesi kabul. Ama erkek? Neden hic erkekten bahsetmiyosunuz? Isyerinde kadin var diye isten ayrilan erkek sayisi kactir? Ya da bu is yerinde cok giybet oluyo diye? Sadece merak ediyorum. Haram sadece kadina mi?

      • Elif Says:

        Sayın adaşım, hiç kendinizi yormayın. Sadece şuna bakın: İşte İslam coğrafyası; işte batı coğrafyası. Müslümanlar yüzyıllardır bu gibi sözlerle cahil bırakıldı: “amaan ne okulu, otur evinde; kıl beşi kurtar başı” vs. İşte şimdi nerede müslüman varsa kan ve gözyaşı var. İlim tahsil edin kardeşim ilim; ondan sonra ister çalışın ister çalışmayın, ama okuyun, gözünüzü açın ve etrafınızda olan şeylerin idrakinde olun.Kan gövdeyi götürüyor ey insanlar; sadece kendini kurtarmak derdinde olan müslümanlardan olmayalım, kendimizi her türlü donanımla donatalım, hem kendimize hem tüm müslümanlara faydalı olalım. Bunun yolu da eğitimden geçiyor. Ne olur nitelikli insanlar olalım, kuru kalabalık değil..

    • Hasret Says:

      👍👍👍teşekkürler Seyyaf ın annesi 🙂

    • zynp Says:

      üniversite okumayı sadece inşaat mühendisi olmak doktor olmak için diploma almak olarak görmemek lazım.. bu benim şahsi görüşüm.

  19. Toprak Says:

    Yazı çok güzel.
    Niye? Diye soranlara yumuşak ve akıcı bir açıklama olarak sunulabilir. Bir de geçenler de yayınlanan “Mümine Genç Kız” sohbetiyle birlikte dinlenirse, fıtratımızın da bize söylediği “asıl yerimizi” kabul ettirebilir.

    Ne kadar ince ama… Evinin sultanlığından bir şey eksiltmesin diye Cum’a’dan muaf tutulmak, mescitlerden muaf tutulmak… İnsan duygulanıyor. Sen yeter ki evinin sultanı ol, sana hiç bir zorluk yok diyor resmen Allah. Elhamdulillah…

  20. hayat Says:

    Neden acaba nefsine sahip çıkamayan erkeklerin tek sebebi karısının ilgisizliği oluyor. Sevgi şevkat göstermemiş paranın gücüyle karısını ancak ezmiş olan islami bir şekilde yaşayan ev hanımı karısı olduğu halde başka kadınları terciheden erkeğin hiç mi günahı yok. Bu olaylar asla genellenemez. İnsanların makam ve mevkileri, maddi güçleri çok farklı olabilir. Nurettin beyin verdiği örneklerin aksine gayet muhafazaker yaşadığı halde eşi mağdur edilen ama maddi ve sosyal sebeblerden dolayı katlanmak zorunda kalan kadınların kul hakkı ne olacak. Adeletle hükmediniz’ e uymayan erkeklere tavsiyeleriniz merak ediyorum doğrusu

  21. Mina Says:

    Yazınızı okudum katıldığım yerler olsa da katılmadıklarımdan daha faxla değil.kadınlar değil de tüm insanlar çalışmalıdır.çalışmak kadına da erkeğe de farzdır.çalışmayan düşkün olur.okumak eğitim almak insana artı katar.ufkunu açar.evinizde dil bilen kültürlü birçok imkanı olan bi ebeveyne ve yaşama sahipseniz okumayın.gerek yok.okul dışında eğitim alma şansınız var demektir.fakat ya yoksa öaddi durum da yetersizse el becerisi falan da yo ise be yapacsksın okumayıp.tabiri caiZse böyle hem kel hem fodul oluyoruz nereden para kazanıcaz bi anne hasta olduğunda doktora götüremeyip öylece bakAcak mıyız?ayıptır esas yakışıksız davranış budur. Heryerde para kazanacağın bi iş yok.herkes kısmetli değil.şu görüşe ise tamamen katılıyorum şeriatımız gereği gibi eğitim ortamı olmalı.katılıyorum.sistem değişmeli.fakülte mezunuyum derse katılma zorunluluğu vardı.ben de geç kalıyordum sık sık.bu devam zorunluluğu yüzünden çok geç kalıp ders bıraktım ve okul uzadı mecburen.çok sıkıntılar çektim.gereksiz bir resmiyet benim yıllarımı aldı üstelik yok yere.eğitim güzeldir erkekeğe de kadına da eğitim şart.öğrenmdk okul eğitim yuvaları güldür dikenlerini budayınca güzelliği lezzeti ve hazzı doyumsuzdur.

  22. Nesrin Says:

    “Kişisel kazancın ötesine geçmeyen bu görüntü, ümmet adına ortaya çıkan boşluğu hiçbir zaman dolduramayacaktır” Ağlayarak okudum cahide abla gerçekten bütün açıklama bu “kişisel kazanç” bu saçma sapan dünyevi arzular neler neler kaybettirdi ümmet kadınlarına.Nerede o kutlu Peygamberin her hareketini hayat gayesi, rehberi edinen o kutlu insanların varisleri:(( Çok üzgünüm çok çok Rabbimizden yeniden ona kul olmak için yaratildigimizi su aciz ve dunya perdesiyle perdelenmis akillarimiza naksetmesini diliyorum inşallah. En sevgiliye hakkıyla ümmet olabilmeyi istiyorum insallah. Allah senden razı olsun.Okuyan kardeslerimden ricam neolur birbirimiz icin ümmet kadınları için dua edelim. selamunaleyküm

  23. meliha Says:

    Nurettin hocamdan ALLAH razı olsun, sizden de ALLAH razı olsun.
    Cahide Bacım ben 27 yıllık evliyim dört evladım var ALLAHım bağışlarsa , ama 10 senedir çalışıyorum sizin bu yazılarınızı okudukca kendimden işimden nefret ediyorum velhasılı çalışmak zorundayım ama. 2evladım şehir dışında üniversitede okuyor, eşim emekli olduktan 1 sene sonra kısmi felç geçirdi RABBİME HAMD olsun kendi işini kendisi yapabiliyor ama hala çalışamıyor, evimiz kira söyleyin Cahide Bacım ben çalışmayım da ne yapayım, ne yalan söyleyim evimde oturmayı namazımı kılıp Kuranımı okumayı akşam olunca gelen aile halkıma çeşitli ikramlar sunmayı bende çok istiyorum ama çaresiz Cenabı ALLAH tan rızkımızı temini için çalışıyorum ama kalbim huzursuz ..Selametle kalın

    • Hasret Says:

      Meliha hanım zaten kadın çalışmasın denilmiyor ki kasın kadınlığını yapmadığı ertelediği takdirde ve nahoş olan çalışma ortamı da oluştuğu zaman tehlike arzediyor sizin durumunuz istisnai bir durumdur şimdi benim eşimde 16 yıldır rahatsız eğer bizimde aylık bir gelirimiz olmasAydı bizde belki de çalışan olacaktık her ay bize kim bakacaktı ki hatta öyle ki görenler aha yine geliyor der yüzlerini cevirir veya yine arıyor bakalım ne isteyecek diyenlerin olması kaçınılmazdır oysa kimsenin kimseden bir isteği yoktur hani muhtaç konumdasın ya psikolojik olarak karşıdaki ya benden bir şey isterse diye düşünür hatta dillendirir ler ellerden gelen zamanında gelmez gelende başa kalkılarak verilir bu badireler yaşanılıyor maaalesef 😦 😦
      Duamız Rabbimiz ! Bize başımıza kakacak olanlara muhtaç ettirme !

      Önemli olan kadınjn mahremini koryacak bir konumu sağlamasıdır.

      Ha birde şunu diyelim
      Her okuyan maalesef adam olmuyor hayatta bir okuldur ha diplomalı ha diplomasız adam olmadıktan sonra ne farkeder ki daha dün dr hanım dört yaşındaki çocuğa reçete yazmış anne ile bu seferde eczanede karşılaştık ne göreyim verilen ilaçlar biri kortizon ilacı diğeri alerji ilacı fakat o alerji ilacını ne kadar kötü etki yaptığını çok iyi biliyoruz bizzat şahit olduk çok uyku sersemlik hatta zeka geriliği bile yaptığını gördük neymiş şahit olupta bu ilacı kulllananlar amacı iştah açıcıymış 😦 tepkimizi belirttik siz bu ilacı çocuğunuza mı kullanacaksınız evet dedi anne ama nasıl olur ya bu ilaçlar tehlikeli anne bir an duraksadı eczacı geveledi yok dedi biraz uyku yapar dr un verdiği günde 3 kere bir ölçek ilacı baktınız çocuk sersemledi yarıya indirin diyerek sıvıştırdı ve anne çıkıp gitti eczacı annenin yanında söylemediği sözleri söylemeye başladı dr lar hiç düşünmüyor küçücük çocuğa kortizon ilacı vermiş ve dediğimin aynısını dedi fakat anne gittikten sonra peki neden anneye alma demedi ha reçeteyi yazan bayan dr ha eczacı afalladım demek ki bilgi okumakla olmuyor hayatı yaşamakla oluyor babam sıhhıyeydi ve bizler öyle bir ortamda büyüdük bugüne kadar sınavımız hastalıkla geçtiğinden hem hastalıkları daha iyi bilip ne ile mudahele edileceğini çözmüş durumdayız ne ile mi tıp okuyarak değil hayatta görerek 😦
      Videoyu daha önce dinlemiştik şimdi yenilemiş olduk
      Ha bir kardeşimiz erkekler diyor merak edilmesin hem ayetler hem hadisler hemde bir çokmakale ve video mevcuttur yeterki istenilsin kendiniz de bulursunuz 🙂
      Fi Emanillah !

      • meliha Says:

        Hasret Hanım Cenabı ALLAH sizden de razı olsun çalışsam bir türlü çalışmasam bir türlü, sağolsun Cahide Hanım ve sizlerin bilgileriyle kalbim huzur buluyor. Ben video açamıyorum ama yazılarınızı sizin de tamamlayıcı yorumlarınızı hiç kaçırmıyorum , ALLAHA EMANET OLUN.

      • zynp Says:

        ben eczacıyım bahsettiğiniz tarzda ilaçları kendi kafasına göre alıp da çocugu uyusun yada iştahı açılsın diye kullandırmak isteyen hanımları uyarıyıorum.elinde doktor reçetesi yoksa o ilacı vermiyorum. devamlı kullanımda uzun vadede zeka geriliği yapar. yani dediğiniz anlamda 1 kutu kullanmakla bişey olmaz. küçücük çocugun sağlıgı paradan önemli .. zaten inanın o dediğiniz ilaç o kadar ucuz ki eczacı bunu satmakla bişey kazanmış olmuyor..ama eğer doktor yazmış ise mani olmamak gerek bazen geçmeyen inatçı öksürükler oluyor hernekadar yan etkisi olsada doktorlar yazmak zorunda kalabiliyor son çare olarak..bilmeden doktoru eleştirmeyelim sonuçta 6 yıl tıp tahsili yapmış..

        • Cahide Says:

          Zynp bu yorumunda seni çok takdir ettim. Özellikle doktora karşı olan hüsnüzannını takdir ettim. Zira bazı doktorların eczacıları küçümsediğine şahit olup şaşırmıştım…

  24. Zeynep Says:

    Hocamızdan Allah cc razı olsun çok güzel tesbitlerde bulunmuş.

    Hiç anlamıyorum evindeki rahatı konforu huzuru ve güveni küçümseyen insanlara..
    Kendilerini ortalara atmaya meraklı hem cinslerime bazen “deli” gözüyle bakıyorum.
    Ve belirtmek isterim; sözüm daha çok ev hanımı sıfatında olup o kahvaltıdan o misafirliğe koşturan bir ev gezmesine yetişemediğinde bunu bir kayıp olarak gören ve aslında tüm haftayı ve yaşantısını ona buna şuna göre geçiren kişileredir.

    Benim gözümde dışarda şeriata uygun şartların olmadığı yerde çalışan kadın ile benim verdiğim örnek arasında pek fark yok ikisi de evine ailesine ve dinimize karşı verimsiz.Gelecek nesillerin yüz karaları..

    Bazen düşünüyorumda Allahu âlem; gün gelecek evlatlarımıza helal süt emmiş eş bulamayacağız…:(

    • Lale Says:

      yorumları korkuyla okuyordum ki neyse bu yorum çıktı karşıma Allahıma şükürler olsun…

    • Hasret Says:

      😔😔😔 ah ah !
      Bilselerdi yapmazlardı ! Diyebilseydik ama diyemiyoruz çünkü bildikleri halde 😦

    • Zeynep Says:

      Ha söylee ha söylee…….

    • Esra Says:

      Siz öyle düşünebilirsiniz ama Allah size böyle bir yükümlülük vermemiş ki.”Sen niye doktor olmadın?Niye Öğretmen olmadın vs…Meydanı niye malumlara bıraktın?diye sorgulanmayacaksınız?”Benim emirlerime uydun mu?”diye sorgulanacaksınız.Ayette Allah kadınlara mecbur olmadıkça evlerinden çıkmayınız diyor.Siz ayete münafi olarak kadın niçin doktor olmasın,mühendis olmasın diyorsunuz?kardeşim şeytan size sağdan yaklaşıyor haberiniz olsun.

      • Zelal Sultan... :) Says:

        Ah ben kurban olurum seni verene Esracik! Yıllardır söylerim etrafima, Allah (c.c) huzurun da nereli oldugun, ne okudugun, ne kadar para kazandigin, ünvanın v.b ne oldugu hic bir zaman önemli olmayacak. Bu yalan dnya da yaptigin iyilik yanina kar, gerisi bos da, anlayana iste kardesim benim.

        Sevgiler sana Esracik ve senin benim gibi dusunen butun kardeslerime… 

        • Esra Says:

          Desteğiniz için Alllah razı olsun Zelal Sultan.Allah cümlemizi Sırat-ı Müstakime iletsin.

    • aspasya11 Says:

      Bu sitede hakaret ya da küfür içermeyen her yorum yayınlanır yağmur hanım..evet biz mutfağa giriyoruz ve boğazımızdan geçecek her lokmayı malzemelerini bilerek besmele sevgi ve dua ile yapıyoruz..böyle olunca da bereket açıkca görülüyor..size de tavsiye ederiz..

    • sakine Says:

      iyi dinlememişsiniz sanırım …. birde okuyunn

      a- Hayatın ortaya çıkaracağı zorunlu şartlar nedeniyle kadın da ticarete, iş hayatına atılabilir. Temel ihtiyaçlar, aile için olağanüstü zorunlu şartlar buna mecbur edebilir. Bizim ele aldığımız durum bu değildir. Biz kadının, ticareti ve evi dışındaki iş anlayışını tabileştirmesini ele alıyoruz. Sabah mesaisine eşi ile beraber çıkan, işi olduğu için doğumunu yıllarca erteleyen ya da kazara doğurduğunu birilerine emanet eden kadındaki garipliği tescil etmek istiyoruz.

      b- Dinimiz, kadının ticaret yapmasını, iş kadını olmasını yasaklamamıştır. Ticaret ve iş, en az erkek kadar kadın için de mubahtır. Kadın da fabrika işletebilir. Çiftlikler kurabilir. Belli bir yerde yöneticilik de yapabilir. Bunların yasak olduğunu belirten tek bir nas yoktur. Kadının fakir olması, eşinin elindekine mahkûm olması emredilmemiştir. Eşinden çok daha zengin kadın görüntüsü her şeyden önce Peygamber aleyhisselamın ailesinde vardır. Burada bir sakınca yok zaten. Sakıncalı durum, kadının kadınlığından, anneliğinden taviz vererek elde edeceği zenginliğin ve iş hayatının bize uyup uymamasındadır.

      Kadının çalışması Şeriat kuralları açısından MUBAHTIR. Mubah ise bildiğimiz gibi günah olmayan, sevap da olmayan şeylere denmektedir. Bunun adı serbestliktir. Yani kadın çalışmada, kazanmada ve zenginlikte bir serbestlik içindedir. Dinin kuralı budur.

  25. elif Says:

    Cocugun sosyallesmesi adina 3-4 yasindan itibaren anaokuluna gitmesi uygun gunumuzde. Bebegi dogduktan sonra ilk yillarinda annenin calismamasi gerektigini dusunuyorum ben de.Maddi bi zorunluluk yoksa. Ama cocuk okula basladiktan sonra annenin calismasinda bi beis yok bence. Hele de turk kadini beceriklidir.Hem isini hem evini idare edebilir bircogu. Evin ille de her kosesi deli gibi hergun temizlenecek diye bisey yok. Ne ev hanimlari var.Butun gun temizlediigi evi kirlenmesin diye aksam eve gelen cocuguna kocasina bi rahat nefes aldirtmayan. Evinin sultanindan cok evinin kolesi olmus. Her gun halilari mutlaka cirpar, koltuklari ceker, vitrin dedikleri ivir ziviri hergun bosaltir siler, hergun cam silen tanidigim bile var…Bir suru gereksiz is.Ama mutsuz cocuklar… Tabii bu genellenemez.Tipki calisan kadinin evini ihmal ettiginin genellenememesi gibi. Ben bi calisan kadin olarak evime ne vitrin aldim ne de biblo miblo ivir zivir. Ev temizligim en fazla 1bucuk saat surer. Evdeki her boslukta mini mini yolluklar paspaslar yoktur.Gerekli yerlerde halilar. Mobilya olarak sadece canim kitaplarim icin kucuk bir kitaplik. Konu komsu ne der diye alinmis susler pusler, temizlenmesi zor kristal sekerlik vs bulamazsiniz benim evimde. Evini basit tutarsan herseye de yetisirsin.O kadar da zor degil. Teheccudden sonra uyuma. Ibadetini yap.Cocugun kalkana kadar evini tertemiz yaparsin. Kahvaltiyi hazirlayip aileni uyandir.Mis gibi kahvalti..Cocuk okula sen ise. Temiz evine gel. 1 saatte yemek hazirla. Aksam senin. Herkesin sartlari ayni degil tabi.Ama benim demek istedigim herkesin sartlari ayni olmasa da bakiyosun herkesin evi nerdeyse ayni. Durumu cok uygun olmayan aileler bile millet ne der diye ivir zivir dolduruyo evini. Sonra evinin kolesi ol.Elinde toz bezi dolas butun gun.Bu mudur mumine kadinin olmasi gereken. Beyaz mobilya meraki olab arkadasimvardi. Saat basi silsen yine tozolur. Cocuk gelir cizer,lekesi cikmaz. Toplumun baskisi yuzunden calisan kadindan bahsederiz de toplumun baskisi yuzunden evinin kolesi olmus kadindan bahsetmeyiz.Ben evde kalmaya mecbur olduugum zamanlarda bile evimin kolesi olmadim. Ev isine takintili olmadim.Ibadetime de vakit ayirdim,evime de aileme de. Komsular gelecek diye simdi yeni moda 6-7 cesit ikram yapmalar. Maksat muhabbet mi gercekten diye sorgulatiyor insani? 2 hadi 3 cesit yaparsin .Ne yaparken vakit alir, ne sonrasinda yikayken.Ne de kiymetli zamanini ve enerjini harcamis olursun. Onun yerine oturur iki muhabbet edersin misafirinle. Insallah kimseyi kirmamisimdir.Ben boyle dusunuyorum.Allahtan esim de benim kafamdan. Bi tane ekstradan bisey almadik evimize evlenirken.Her seyi en pratik olacak sekilde yerlestirdik. Evim temiz duzenli, ama kalabalik degil, suslu degil,sade ve guzel. Demek istedigim hem iyi bi aile sahibi olup hem calismak zor degil. Ozellikle turk kadini icin. Hayatin kendisi zor. Calissan da calismasan da. Calismasan da evinin kolesi olabiliyosun demek istiyorum. Ve bunda yuceltilecek hicbisey de goremiyorum. Dedigim gibi insallah kimseyi kirmamisimdir.Herkesin durumu farkli tabi..

    • elif Says:

      Daha baska yonleri de var soylemek istedigim icin ama uzun oldu 🙂 O da baska sefere artik….:-)

      • Emel Says:

        Elif hn,
        çok güzel yazmışsın. Ağzına sağlık. Bende evde süs objesi olacak şeyin bile kullanılan cinsden olması taraftarıyım. Mesela mumluk elektrik gittiğinde kullanılır… ve 6-7 çiçek en güzel süslerdir. Eşya hizmetçisi olmak bana görede değil. Temizliği düzenliliği severim ve elimden geldiği kadar yapabildiğimi düşünüyorum. Ama bu işleri yaparken başta farzlarımızdan uzaklaşmamayı ailemizden zaman çalmadan yapmaya çalışıyorum. Onun için nekadar az eşya.. sana okadar zaman kalıyor herşeye 🙂 Hatta oturma odası ve salon ayrımı bile yapmadım. 12 sene salonda eşyalarım öylece misafirden misafire kullanılınca nekadar gereksiz olduğuna kanaat ettik eşimle. Nekadar az eşya okadar zaman , okadar az yorgunluk, … sevgiler.

        • elif Says:

          Tesekkurler Emel hanim.. Yillarca annemin nasil vaktini ve sagligini ev islerine harcadigini gordukce dedim ki ben boyle olmayacagim ileride. Canim annecim de farketti de bir gunde butun ivir zivirini eskiciye veriverdi canina tak ettigi bi gun 🙂 Hep der o da ‘esyanin kolesi olmayin ‘ diye… Canim annem…

          • Hasret Says:

            Elif Hanım evinin kölesi olan kadınlara hocanın da çok güzel yazıları videoları var tabak içinde tabak perde üstüne perde bir daha perde lafını hep anar aynen öyle deriz biz ne dünya malına köle ne de başkasına köle olmak için yaratılmadık biz kadın olarak Rabbimize kulluk yapmak için yaratıldık ve bunu savunuyoruz.

            • uşşaki Says:

              Selamün Aleyküm Hasret kardeşim mümkünse bahsettiğiniz video linkini eklermisiniz…(tabak içine tabak, perde üstüne birdaha birdaha perde…. malesef bindik bi alamete gedeyoz gıyamete…Allah sonumuzu hayreyleye…) Allah’a emanet olun..

    • eren/alininannesi Says:

      Merhabalr elif hanım,bende çalışan,iki çocuk sahibi bir anne olarak,planlı olmak kaydıyla çalışmakta bir sakınca olmadığını düşünüyorum.bende aynı sizin gibi az eşyalı bir eve sahibim,eve gelen komşularım dahi buna şaşırırlar çünkü çoğunun evinde eşyadan hareket edecek bir alanları dahi bulunmuyor.evimde yemeğim,pasta ve böreğim eksik olmaz çünkü programlı hareket ettiğim müddetçe bunları yapamamak gibi bir sıkıntı yaşamıyorum çok şükür.evime,çocuklarıma ve eşimede ayıracak zamanım oluyor.çalışmayı çok seviyorum çünkü boş durmayı sevmiyorum.herkesin fikrine saygım var tabi,allah herkesin kalbine göre versin diyorum,saygıyla….

      • elif Says:

        Masallah hanimefendi 🙂 Az once temizlik yaparken yine aklima bu mevzu gelmisti. Tam bitirdim sizin yorumunuzu gordum. Kesinlikle genellemiyorum ama bakiyosun dillerinden sahabe tarzi yasami dusurmeyen BAZI insanlarin evinden esyadan hareket edecek yer bulamiyosun. Sonra da kadin calismasin eviyle ilgilensin muhabbetleri. Ev, ilgilenilmek icin kurulan bisey degil ki. Sen eve degil, ev sana hizmet edecek. Inanir misiniz halilarimi bile makinada yikabilir cinsten aldim. Temiz olsun sade olsun. Millet garip karsiliyo ama ben de saatlerce oturup hali fircalayanlari garip karsiliyorum. Attim makinaya mis gibi tertemiz oldu 🙂 ohhh

  26. Ayşegül Says:

    Cahide abla, ne güzel yazılar yayınlıyorsunuz. Yüreğinize sağlık 🙂 Ben de uzun süredir özel bir şirkette yönetici olarak çalışıyorum. Ama Nurettin Hocamın bahsettiği gibi, kaybettiğim değerlerin kazandıklarımdan fazla olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki günlerde ikinci bebeğim doğacak inş. ve artık evimin annesi, müslümanca bir hayat ve eşime de daha çok vakit ayırmak istiyorum. Bu nedenle, iki hafta sonra işten ayrılıyorum. Kendi adıma çok bir karar olduğunu düşünüyorum. Allah muhtaç etmesin. Beni de dualarınızda unutmayın ablacım. Sevgilerimle.

    • Esra aydin Says:

      Ben okuyana da okumayana da, calisana da calismayana da hic bir zaman acimadim, aciyan da pek gormedim. Ama size aciyorum cidden, allahtan cok sayida degilsiniz yoksa dunyanin sonu gelir ne ilim ne bilim ne din kalir.

      • Sultan Says:

        Esra aydın hanım soyadınızın hakkını vermişssiniz maşaAllah )) sizin sisteminiz de din kaldıya daha bişey olmaz korkmayın…

      • Ummu Hamza Says:

        Nice sayıca az topluluk sayıca üstün olana galip gelmiştir 😉 dönüp kendinize acımanız çok daha isabetli olur 😉


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: