Evine Dönmek İsteyen Tüm Kadınlara Dua

Dışarıda çalışan kadınlar mevzusunda pek çok yazı yazdık. Konuştuk, tartıştık. Açıkçası bu konuya bir daha girmeyeceğim diye kendi kendime bir karar almıştım. Çünkü ne zaman bu konu konuşulsa, beni bir çalışan kadın düşmanı olarak görenler oluyor.

Oysa benim için gittiğim hastanede, eczanede, devlet dairesinde kadınların çalışması büyük avantaj. Hiç bir şey söylemeden bunun keyfini çıkarmam, hatta o kadınları desteklemem lazım. Fakat İslam’ın gözüyle bakınca kadının dışarıda erkek gibi çalışması kadın için ağır bir yük, islamı tam olarak yaşaması açısından da büyük bir engel…

Dışarıda çalışan, kültürlü, kariyer sahibi hanımlardan aldığım her mail, o kadınlara daha çok acımama sebep oluyor. Son olarak “Dua Bekliyorum” başlığıyla mail atan bir kardeşimiz, içler acısı halini anlatıyordu mailinde. Kardeşimizin mailinin sadece bir kısmını sizinle paylaşıyorum:

“çalışma hayatının günahlarından allaha sığınıyorum ve malesefki hayat şartlarından dolayı çalışmak zorundayım ancak Allahtan ümidimi kesmiyorum ve sizden tek ama tek dileğim benim içinde dua etmeniz, kim bilir belkide sizin gibi kendini evine ve çocuklarına adamış bir Müslüman kardeşimin bana edeceği dua kabul olur ve bir kapı açılır da önümde bende her sabah evimden ağlayarak çıkmaktan kurtulurum, evet ağlayarak çıkıyorum her sabah çünkü yavrumu bırakıp arkamdan ağlamalarına dayanamıyorum, işyerimizde erkeklerde var ve ben bu ortamda bulunurak günaha girmekten dolayı ağlıyorum.”

Bir başka hanım kardeşimiz, eşine artık çalışmak istemediğini, çok yorulduğunu söyleyince, eşi ona “Çalışmayı bırakırsan boşarım seni” demiş.

Bu kadınları böylesi bir çıkmaza kim veya kimler sokuyor? Öyle bir çarkın dişlileri arasında eziliyor ki kadın, üniversite okumasa cahil gözüyle bakılacak. Okuyup çalışmasa en yakınları tarafından “Boşa mı okudun” baskılarına maruz kalacak. Bu ne zulümdür Allah’ım!

Hiç bir beşeri sistem, İslam’ın kadına verdiği  değeri veremez. Günümüz erkeklerinin pek çoğu, kadını bankamatik gibi görüyor artık.  Kadın asıl kimliğini kaybediyor. Günümüz toplumlarında en kolay kullanılan, en ucuz malzeme kadındır. Kadın gerek soyulup bir teşhir malzemesi gibi görülüyor. Gerekse ucuz iş gücü olarak kullanılıyor. Sonra bunun adına özgürlük, kadının ayakları üstünde durması gibi komik isimler koyuyorlar.

Bugün dışarıda çalışan bütün kadınlar tacize uğramaktadır. Gözle taciz ediliyor, sözle taciz ediliyor. Ezilen, kullanılan, çifte mesai çıkmazında ömür tüketen hep kadınlar oluyor.

Kadına asıl değerini sadece İslam verir. Hiç bir beşeri sistem, evde oturup annelik, eşlik yapan bir kadına cenneti vadedemez. Bakın Esmâ bint-i Yezîd (r.anha) nın bir sorusu üzerine Rasulullah Aleyhisselam’ın müjdesi nasıl olmuştu: 

 Bir gün kadınlar, zihinlerini meşgul eden bir meseleyi öğrenmesi için Hz. Esmâ’yı temsilci seçtiler. Ondan Peygamberimize gitmesi bazı meseleleri dile getirmesi ricasında bulundular. Peygamberimizin huzuruna giren Hz. Esmâ, kendisine konuşmak için müsaade verilince, “Anam babam size feda olsun, ey Allah’ın Resûl’ü!” diyerek ona olan hürmet ve muhabbetini ifade ettikten sonra, sözlerine şöyle devam etti:

“Ben, bazı kadınların size gönderdiği temsilciyim. Şüphe yok ki, Cenâb-ı Hak sizi erkek ve kadınların hepsine peygamber göndermiş, biz de sana ve senin Rabb’ine iman etmişizdir. Biz kadınlar evlerimizde oturmakta, beylerimizin meşru isteklerini yerine getirmekteyiz. Erkekler ise Cuma namazı kılmak ve cemaate devam etmek, hastaları ziyaret ve cenazelere katılmak suretiyle, tekrar tekrar hacca gitmekle bizden üstün kılındılar. Bu sayılanlardan daha faziletlisi de Allah yolunda cihat etmektir. Bir erkek hac veya umre için yahut cihat mak­sadıyla yola çıktığı vakit, biz onların mallarını korur, elbiselerini temizler ve di­keriz. Çocuklarını büyütürüz. Bütün bu hizmetlerimizle biz, erkeklerin kazan­dığı hayra ortak olacak mıyız?”

Peygamberimiz (a.s.m.), Esmâ’nın konuşmasını dinledikten sonra yanındaki sahabilere, “Siz dinî bir sual soran kadınlar içerisinde bundan daha güzel konu­şan birini işittiniz mi?” buyurarak, onun zekâsını ve açık ifadesini takdir etti. Sonra da onun şahsında bütün mümin kadınlara şu müjdeyi verdi:

“Ey kadın, dinle ve temsilci olarak geldiğin kadınlara da anlat! Eğer bir kadın, kocasıyla iyi geçinir ve onun rızasını kazanırsa, bu saydığın faziletli amellerin hepsinde aynı sevabı elde eder.” (Kaynak)

Mailinden kısa bir bölümü paylaştığım kardeşim ve bunun gibi aynı dertten muzdarip bütün hanım kardeşlerimiz için lütfen dua edelim. Rabbimiz onlara da hayırlı kapılar açsın. Özledikleri evlerine kavuştursun. (Amin)

İlgili yazılar:

Kadının yeri evidir

Çalışan kadın bankamatik mi?

Dön ki evin sensiz kalmasın

Çalışan bir kadının iç sesleri

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. Benim icinde dua edin evime donmek istiyorum bende

  2. konu açılalı uzun zaman olmuş fakat bende bir çalışan olarak yorum yapmak isterim. daha doğrusu çalışan bir hanım dim. şimdilerde ise ücretsiz iznimin keyfini çıkarıyorum. doğum sonrası 2 yıllık ücretsiz izinden faydalanıyorum. çevreme bakıyorum da özellikle çalışan arkadaşlarıma bu kadınlar kendi kendilerinin üzerlerine ne kadar çok yük bindirmis böyle. allah’ın bize vermiş olduğu haklardan zaten bihaberiz ama şuna eminim ki her çalışan kadın devletin kendisine vermiş olduğu hakları bilir fakat nedendir ki kullanmaz. yanlış anlaşılmasın bende çalıştığım zamanlarda işimi çok severek yapıyor ve hakkını vermeye çalışıyordum. tabi kızım doğunca işler değişti. en azından bu iki yıllık süreçte enerjimiz sadece kızıma eşime evine harcamak istedim. varsın devlete borcumuz olsun. tuhaf olan şu ki ben çoğu çalışan arkadaşıma bunları söylediğimde çok şaşırıyorlar. ” bari 1 yıl izin alsaydın 2 yıl çok uzun değil mi ben olsam sıkıntıdan patlarım.” gibi şeyler söylüyorlar. ben neden evladım ben eşimden evimden sıkılayım ki sıkılayım ki. hem bir annenin evladıyla vakit geçirmek istemesi ne zamandan beri bu kadar anormalleşti. çok şaşırıyor ve çok üzülüyorum. ev hanımlarına boş insan dedikoducu evde durmayan gezme meraklısı olmaktan ibaret görenlere çok kıziyorum. çalışan kadınların günleri var . üstelikte tek bir hafta sonlarını harcıyorlar o günlere. biz işyerlerinde de az dedikodulara şahit olmadık. oysa bir insanın boş insan olmasi çalışıp çalışmaması ile alakalı değil. ben kendi adıma konuşayım. zamanın bir hayli bereketlendi. evimin işini de bakıyorum, kızımla da ilgileniyorum, kitabımı, kuranımi, tefsirimi de okuyorum. Ne televizyonun ne de komşu günlerinin esiri oldum. lütfen ev hanımlarını bu şekilde yaftalamayin ve anneligi bu kadar küçümsemeyin.
    selametle…

  3. Bana gore abartiyorsunuz. Ben 16 yasimdan beri calisiyorum ve suan nerdeyse 25 yasindayim.. Ve hayatimdan gayet memnunum.. Hic te aglayarak evden ayrilmiyorum. Butun gun evde oturup ne yapsam diye dusunmekten kafayi yerim diye dusunuyorum.. Namazini kilar Kuranini okursun Ondan sonra ?? yapcak birsey yok bir gun ev temizlersin ikinci gun camasir desek geri kalan 5 gun ? Disarda kadinlarla oturup dedikodu yapmaktansa calisirim daha iyi.. ve tabii kilolar cebimde kaliyo 🙂

    1. çalışan kadınların geneli çocuğu olduktan sonra çalışmak istemiyor. sanırım sizin çocuğunuz henüz yok..olsaydı böyle söylemezdiniz.

      1. Benim annem genc yasindan beri calisiyo ve bizi calisirken yetistirdi.. Benim etrafimdaki kadinlar.. Annaannenden tutun halalarima kadar boyledir.. Ve hepsi gayet memnun hayatindan.. Cahide hanim bu konuyu fazla fazla abartmis.. Bu zamanda kadin hem calisir hemde cocugunu yetistirebilir.. Cocugum olmus olsa gene haftada 40 saat calisirim.. Bu benim egitimimi, terbiye, ahlak ders verisimi engellemez.. Engelleseydi annem yetistiremezdi cocuklarini harciyacak degil..

        1. Kendini kandırmayın bayanlar bir kadın evde ne yapıyor bir gün:ütü,bulaşık,çamasır serme,katlama,toplama,süpürge,yemek,banyo,tuvalet yıkama,kendine bakmayacak mı bu kadın,namaz kılamayacak mı,Kuran okumayacak mı,komşuya akrabaya hal hatır sormaya gitmeyecek mi? Geriye pek bir zaman kalmıyor ki,tabi bazı kadınların potansiyeli daha fazla olabilir ama insan kendisini çok yıpratmamalı kocasına zaman ayırabilmeli bebeğine zaman ayırabilmeli.Çalışan bir bayan napıyo eve geldiği gibi yemek hazırlıyo her şey apar topar yapılıyor hiç güzel değil aksine çok yorucu,çalışmak kötü demiyorum güzel yanları var ama en güzeli evinde oturmak kocana güzel görünmeye çalışmak 🙂

  4. mahbube says:

    niyetim hiçkimseye muhalefet olmak değildir kardeşlerim.çevremdeki çalışan bayanlar hayatlarından gayet memnun.hiçbiri ağlayarak işe gitmiyor.altlarında araba,maaşını alıp bankaya atıyor,çocuklarına kendine ne isterse alıyor.eşiyle çocuklarıyla her hafta sonu gezmedeler.benim tanıdıklarımın hiçbiri köle muamelesi görmüyor.eşleri onlara saygı duyuyor.kayınvalideleri gelin çalıştığı için hayatına karışamıyor.ama bahsettiklerimin hepsi devlet memuru.sizin bahsettikleriniz büyük bir ihtimalle fabrika ya da tekstil işçisi,tezgahtar falan.onların çalışma şartları ağır mesaileri fazla maaşları az.hal böyle olunca oldukça mutsuz oluyorlar.ben ev hanımıyım.ama bir daha hayata gelsem çalışırdım ama fabrikada değil.mesela öğretmenlik bayanlar için ideal bir meslek.tatili çok hem ev hanımı hem de çalışan bir kadınsın çok güzel.annem de çalışmaktan çok mutlu.

  5. sevilay says:

    cahide hanım tarifleriniz güzel görünüyor
    aslında bende yazmakistiyorum ama nasıl yazıcam onu bilmiyorum yardımcı olursan sevinirim selamlar

  6. Çalışmak ibadettır en cok depresyona ev hanım gırıyormus sızı bılmem ama bana bana ogretmenlık hakkı verılsın valla çalışırım

  7. örenbayan says:

    selamün aleyküm ben sizi severek takip ediyorum. Çalışan bir kadınım. Yazızlarınızda bir art niyet görmüyorum ancak bu konu üzerine düşülmesi beni biraz şaşırtıyor. ben işimi çok seviyorum. işim bana, kişiliğime, bilgime (dini ve diğer) katkıda bulunuyor. her işten çıkışımda bana yeni bilgiler öğretiyor. farklı farklı insanlarla tanışıp, bazen kendim için ibret alıyorum, bazen şükrediyorum vs. şimdi benim anlamadığım zorla çalıştırılan kadının sorunu çalıştırılmak değidir ki? kocası tarafından anlaşılmamaktır. o nasıl bir evlilik ki kocası eşine zorla işe gönderiyor? zorla insan tesettüre bile sokulmaz çünkü bunu kocan ve çevren için değil Allah için yapacaksın. yani kadınlarımız ekonomik, sözde dini (kocanın sözünden çıkmamak), gelenek nedenlerinden ötürü mutsuz çalıştığı için değil. ben çalışıyorum çünkü çalışmak bana disiplin veriyor, işlerimi aksatmamı yoksa yetiştiremeyeceğimi gösteriyor. bu nedenle namazlarımı vaktili kılıyorum, kuranımı okuyorum, yemeğimi yapıyorum, başka kitap okuyorum, eşimle ilgileniyorum vs vs. illa çalışın diye demiyorum bunu tabii ki ama kadına eve ait, ev işleri vs yapar diyouzda neden de bir gün kocam yardımcı olmuyor demiyoruz? neden Peygamber efendimiz de eşine yardım ederdi, bunda koca için de büyük sevap vardır demiyoruz? benim annem çalışırdı babam ve kardeşlerim hepimiz bir şeyin ucundan tutunca birşeyler yapardık annem de yorulmazdı. yani bence olayı ele alışımız daha farklı olmalı. kocanın umursamazlığı, tembelliği, dinsizliği, evlilik de huzursuzluk kadınları mutsuz yapar, çalışmak değil.

    1. örenbayan says:

      yani bir de şu var, her insanın bir mizacı vardır. kimi beden gücünü kullanır, kimi zihnini. kimi şundan zevk alır kimi bundan. ben mesela hiç yemek yapmayı sevmem tatlı yapmayı sevmem. iki günde bir çeşit yemek bize yeter. ben tv de izlemem. işimle ilgili araştırmalar yaparım, keza eşimde öyle. o zaman ben niye çalışmayayım? sanki kadınlarımız doğrudan süper anne ve ev hanımı olarak doğdu? kendimize daha çok yükleniyoruz. eşlerimizi bu kadar eleştiremiyoruz? veya babamızı/erkek kardeşimizi?

      1. uşşaki says:

        kardeşim maşallah size ve sizin gibilere, derler ya kimibulamaz kimi de tadıdan yiyemez sizin ki o hesap.. Kim istemez ki sizin gibi olmayı. Yalnız hatırlatırım ben ve benim kardeşlerim istedik bu duayı ve akabinde bu denli güzel satırları istemeyen üstüne almaz. Bilmeden geleceğin neler getireceğini kestiremeden, kocası olarak kabul ettiği erkeğin sorumsuz çıkacağını hesap edemeyen, belki bir takım hastalğı olup işe zorlukla gidebilen, çocuğunu güvenilir olup olmadığına göre değilde,ucuza bakan bakıcıya emanet! etmek zorunda bırakılan (veya oğlu gibi düşüncesiz kaynanaya), işyerinde namazlarını gizli saklı, hızlıca kılan veya hic kılamayan kardeşlerimizin yerine bi kendinizi koyup empati yapın bakalım.. Şahsen ben sizin yerinize haddim olmayarak kendimi koydum, pek mutlu pek bahtiyardım, bu bahtiyarlık pc nin saatine bakıp yarın sabah erken saatte işe gideceğimi ve ehliyetim olduğu halde masraf diye cocugumu soğuk havada bebek arabası ile bırakacağımı hatırlayıncaya kadar sürdü… Rabbime şikayet değil sabır ile dua ediyorum inşallah, beteri beteri var, düsturum yukarıdakilere değil, daha zor durumda olanlara bakıp onlar icin dua, kendim için hamd etmektir. Rabbim işinde huzursuz olan, tam manasıyla tesettürlü olamayan, ibadetleri yarım, çocukları ” anna ne olur sende arkadaşımın annesi gibi eve geldiğimde kapıyı açsan, akşam yemeklerirni 8 de değilde 6 da yesek” diyen kardeşlerimiselamete çıkarsın, eşlerine anlayış ve hidayet nasip eylesin,Rabbim önce beni sonra yanlışta olan herkesi iyilikle ıslah eylesin (amin) hakkınızı helal edin kardeşlerim, kiiimmmsenin hayatı kimseye benzemez herkes kendi derdini büyük sanır, dualarda buluşmak üzere En Güzele emanet olun hepiniz.

        1. uşşaki says:

          düzetme: 4.satır “ben ve benim durumumda olan kardeşlerim” olacak…

          1. örenbayan says:

            estağfurullah, Rabbim herkesin gönlüne göre versin. Sizin için de dua edeceğim inşallah artık kadınlarımız mutlu olur. Maalesef Müslüman halklarda bile yine mağdur olan öncelikle kadınlar ve çocuklar. Dinimizi doğru yaşıyor olamamızdan olsa gerek iş hayatında olduğu gibi aile hayatında da sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. ancak sorunlar hep kadınlar aleyhine çözülüyor sanki. imtihan dünyasi hepimiz için geçerliyken en zorunu biz kadınlar ((tarih boyunca hem de) yaşıyoruz. herkes istediği aile ve iş hayatına kavuşsun inşallah. Ancak şunu unutmayalım. nereye kadın eli değerse orası güzeleşir. kadının yeri sadece ev olsaydı biz tesettürle emrolunmazdık ? bana öyle geliyor.
            neyse Allah herkese gönlüne göre versin

  8. Ablacigim cok dogru vede güzel bir yazi olmus. Ablacigim sen bos ver karsi cikanlari dogru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Rabbim zorla calistirilan kadinlarin yardimcisi olsun. Islerini kolaylastirsin. Elhamdülilah benim esim istemedi calismami ben cocuklarimizla evle ilgileneyim diye ama esimin ailesi ben calismiyorum diye kücümsüyorlardi.

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: