Çocuk ve İslami Eğitim-3: Allah Sevgisi

Allah-kalpte

Değerli kardeşim,  Seyyaf ve Hümeyranın annesi yine çok mühim bir konuya el atmış. Allah razı olsun canım. Rabbim sayılarınızı artırsın. (Amin)

Bir önceki yazımızda Allah korkusundan bahsetmiştik hatırlarsanız. Çocukları Allah ile korkutmanın yanlışlığından, bunun “müjdeleyin, nefret ettirmeyin” hadisine ne derece zıt düştüğünden ve onları dini duygulardan soğutabileceğimizden dem vurmuştuk. Esasen Allah korkusu bir kalpte yer etmeli elbette, zaten Kuran’ın birçok ayetinde de Allah, zatından korkulması gerektiğini vurguluyor. Fakat burada ebeveynin yaptığının yanlış olduğunu gösteren iki cihet var:

Birincisi, ebeveyn bunu kendi çıkarı için kullanıyor.Sözünü geçiremediği yerde, “anneye karşı geleni Allah yakar”, “kardeşine vuranı Allah çarpar” şöyle böyle diyerek, kendi yetersizliğinin üstünü Allah korkusu ile örtmeye çalışıyor.

İkincisi, çocuklarda soyut düşünme tam olarak şekillenmediği gibi, vicdan denen olgu da belirmemiştir. Ve Mehmet Emin Ay’ın “Çocuklarımıza Allah’ı Nasıl Anlatalım” kitabında belirttiği gibi, Allah korkusu yerleştirmek için vicdanın oturması lazım ki bu da 10-12 yaşlarına tekabül ediyormuş. Şu da var ki, çocukları Allah ile korkutmak aynı zamanda hadis gereğince doğru değil. Kendisinden kalemin kaldırıldığı üç kişiden birisi buluğ çağına ermemiş çocuktur*.Yani sizin ona “günah” dediğiniz, Allah’ın cezası noktasında korkuttuğunuz konulardan o sorumlu değil zaten.

Allah korkusu yerine çocuklarımıza Allah sevgisi aşılamamız gerektiğinden bahsetmiştik, ama içeriğini de bu yazıya bırakmıştık. Peki öyleyse bunu nasıl yapacağız? Çocuklarımıza Allah’ı nasıl sevdireceğiz? Farkındaysanız, çcouklarımıza Peygamberi sevdirme konusunda daha dikkatliyiz, bunu bir gereklilik, farziyet addediyoruz. Piyasada çocuklara yönelik bu konuda çok fazla kitap var (bakınız: Peygamberimizin Çocuk Arkadaşları, 365 günde Sevgili Peygamberim vs.). Ama Allah sevgisini aşılama konusunda bu kadar çok kitap yok. Nedeni de çocuklara soyut kavramları anlatmanın güçlüğünü anlayan insanların bu konuya el atmamaları sanırım.

Oysa bizim, kendi ebeveynimizi taklit ederek çocuklara öğretmeye çalıştığımız Allah inancında bazı yanlışlık yapılıyor ve malesef farkına varılmıyor. Bunun en bariz örneği de Sezercik filmlerinde gördüğümüz, elleri açıp “Allah baba” diye dua eden çocuk figürü. Resmen Hıristiyanlıktaki teslis inancından zihinlere girmiş ve maalesef bizim çoluk çocuğumuza da etkilemiştir.

Çocuklar  4 yaşından itibaren, etrafta sürekli duydukları Allah kavramına yönelip, ona dair sorular sormaya başlıyorlar. Bu dönemde Allah’a ait farkındalıkları artmaya başlayınca, bunu lehe çevirip, Allah’ı çocuklarımıza sevdirmeye başlayabiliriz. Öncelikli olarak dua konusu geliyor esasında. Dua ettiğimizde her nerede olursak olalıım, bizi duyabilen, görebilen bir varlığa iman etmek, insanı manevi anlamda rahatlatır.

Hele ki çocuklarda bu hat safhadadır. Çünkü çocuklarda psikolojik olarak bağlanma ve sığınma ihtiyacı vardır. Bebekliğinden itibaren her başı sıkıştığında canı yandığında sığındığı annesini, başlarda çok güçlü ve asla yenilmez olarak görebilir. Öyle ya, anne her ihtiyacını giderebilmekte, her an yanında olabilmektedir. Ona sığınır her zaman ve bu ikisi arasında bağlanma oluşturur. Ama biraz daha büyüdüğünde, annesinin de acziyetini fark etmeye başlayacak(babalar çocukların gözünde genelde daha güçlüdürler, çünkü ağır işleri onlar yapar).

Onun da gücünün bir sınırı olduğunu, her ihtiyacı karşılayacak kudrette olmadığını fark edecek. Bu durumda, fıtri olarak çocuk, daha güçlü, daha büyük ve Kadir-i Mutlak bir zata sığınma ihtiyacı duyacak. İşte bu durumda çocuğa Allah anlatılmalı, onun sonsuz kudretinden, her söyleneni işittiğinden ve her hareketi gördüğünden bahsedilmelidir. Hastalığında Allah’a dua etmesi istenmeli, gece yatarken onun anlayabileceği basit cümlelerde dua etmesi öğretmeli. Burada dikkat edilmesi gereken husus şu ki, çocuk dua ettiğinde anında gerçekleşeceğini düşünecektir.

Mesela, ben bir bisiklet istiyorum Allah’ım dediğinde, bizim ona öğrettiğimiz bilgiler ışığında bisikletin bir anda gözünün önünde belireceğini sanabilir. Çocuğumuza duada istenilen şey yerine gelmiyorsa bu Allah’ın duymadığından değil, o an için vermek istememiş olabileceğinden, ya da onun için hayırlı görmemiş olabileceğinden bahsedilebilir.

Teşbihte hata olmasın, mesela çocuğun anlayacağı dilden şöyle anlatılabilir: “Bizden bir şey istediğinde seni duyuyoruz ama bazen hemen yapmıyoruz. Mesela sen çikolata istediğinde, seni duyuyoruz, ama senin için zararlı olduğunu düşündüğümüz için almıyoruz” gibi açıklamalar yapılabilir. Çocuğun kafasını fazla karıştırmamak, açıklama yaparken çok detaya inmemek gerekir. Biraz da çizgi filmlerin etkisi olduğunu düşünüyorum malesef.

Hani orada sihirli değnekler vs gibi şeylerle, her istediğinin anında önüne geldğini görüyorlar ya, dua ettiklerinde de böyle bir figürle karşılacaklarını hayal ediyor olabilirler. Kısaca, dua etmeyi öğretmek, çocukla Allah arasında sığınma-bağlanma noktasında bir bağ kurmaya yarayacak ve onu Allah’a yaklaştıracaktır.

İçerikAllah çocukları sever, onlara çok değer verir gibi cümleler sıklıkla tekrarlanmalı; çocuk kendisini sürekli görüp gözeten bu zatın onu sevdiğini bilmeli ki o da O’nu sevebilsin. İnsan biri tarafından sevildiğini biliyorsa, kendisini sevene karşı içten bir bağlılık ve yakınlık hissetmeye başlar. Çocuk şöyle der zamanla” biliyor musunuz ben Allah’ı çok seviyorum; çünkü O, çocukları çok seviyor. Onlara hiç kızmıyor, onlara değer veriyor”.

Kuran ve hadisler ışığında baktığımızda zaten gerçekten de çocuklara ne kadar değer verildiğini görebiliriz. Bunu çocuğumuza da, onun anlayabildiği bir dilde anlatmalıyız. Cennet kavramından bahsetmeli, cennetin özelliklerinden, ve Allah’ın çocukları cennetine alacağından bahsedebiliriz.

Çocuklarımızı Allah’tan korkutarak değil, ona yaklaştırarak sevdirerek yetiştirmeliyiz. Böylece kişi, sevdiğini kırmaktan nasıl korkuyorsa, Allah’a karşı gelmekten de o derecede korkmaya başlayacaktır. Zamanla, soyut kavramlar şekillenmeye başlayıp, vicdan olgusu yerleştiğinde cehennemden, azaptan, Allah korkusundan bahsetmenin zamanı gelmiş demektir.

Çocuklarımız Allah nerede, ne yer ne içer, nasıl bir şekli var gibi soruları sıklıkla soracaklardır. Bunlara nasıl cevap vermemiz gerektiği de 4. yazımızın “Allah’ı Nasıl Anlatalım” başlıklı konusu olsun. (Aynı başlıklı Mehmet Emin Ay’ın kitabını da bitirdim, en kısa zamanda inşaAllah özetleyeceğim).

*Ali (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kalem üç kişiden kaldırılmıştır; uyanıncaya kadar uyuyan kimseden, akıl baliğ oluncaya kadar çocuktan, aklî dengesi yerine gelinceye kadar deli ve benzeri kişilerden.” (İbn Mâce, Talak: 15)

24 Yanıt to “Çocuk ve İslami Eğitim-3: Allah Sevgisi”

  1. nurcan Says:

    Sa cahide abla seyyafin annesi neden yok artik sayfaya ulasamiyorum bi bilgniz var mi

  2. Sevdenur91 Says:

    Allah razı olsun abla, yüreklerimizdekini yazıya dökmüşsün. Yüreğine sağlık devamını merakla bekliyorum 🙂
    Mehmet Emin Ay kardeşimizin kitabını da biraz okumuştum yarım kalmıştı ona da bi devam ediyim inş. 🙂

  3. semaaaa Says:

    Allah korkusunuda yanlis biliyoruz zaten. Allahtan korkmak ; onun emir ve yasaklarina uymak ve buyurduklarini yapmaktir yoksa fiziki olarak korkmak degil..bir is yaparjen, birsey uygularken, soylerken, icerken, verirken, calisirken once Allah ne der , bunu Allah onaylarmi diye dusunmektir..ama biz genelde oncelikle toplum ne der, yoneticim ne der, kocam ne der diye dusunup Allah ne der i ya hic dusunmuyor yada en sona birakiyoruz

  4. nefise Says:

    Yaziyi yazan arkadasa tesekkur ediyorum.ne kadar bilincli bir anne.darisi basimiza.yeni bir eve tasinicam.Rabbim sizler gibi her isini Allah icin yapan komsular nasip etsin.A.E.O.

  5. Feyza Says:

    Allah razi olsun, emeginize saglik.

  6. zeymuran Says:

    ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞİM 🙂 Ben şimdi 6 yaşındaki oğluma ALLAH çocukların duasını işitir vede sağ ve sol omuzumuzda meleklerin olduğunu onların iyilik ve kötülükleri yazdıklarını hatırlatırım bilmem yanlışmı yapıyorum selametle kalın:)

  7. ummuseyyaf Says:

    Cahide ablamizi yormamak için her yoruma tek tek cevap yazamiyorum. Hepinizin güzel dualarina amin diyorum. Allah bizi doğru yoldan ayirmasin ve cocuklarimizla imtihan etmesin.

  8. hatice er Says:

    Selamun aleykum kardeslerim.yazı guzel sıkıntı yok,ancak yorumlara bakıyorumda, yorum yapan herkes anne muhtemelen ve her yorumda ne kadar eksik ne kadar yanlıs biliyoruz vs vs. Allahuekber!!!!!biz musluman anneleriz yazık etmeyelim cocuklarımıza.bu yazıda var olan bilgileri biz annelerin yemek yapmayı bildigimiz kadar bilmeli ve pratikte de zorluk yasamadan uygulamamız gerekirken yeni bir bulus var gibi tepki vermek….!!!!!!Allah bize merhamet etsin,razı olacagı kul,anne ve es olmayı nasip etsin ins

    • ummuseyyaf Says:

      Ve aleykum selam .yorumunuzu biraz acimasiz bulduğumu teessufle bildirmek isterim. Sizden sonra yorumlara tekrar göz attim da öyle yeni bir buluş gibi yazan pek göremedim. Din nasihattir hadisini size hatırlatmak isterim. Bu da şu demektir ki boyle yazilarla birbirimize hakki tavsiye ediyor hatirlatmada bulunuyoruz.bazen bir şeyi biliriz ama uygulamada sıkıntı cekebiliriz.

  9. Gül Says:

    Yazınız için tebrik ediyorum sizi.Lütfen anne babalar evden televizyonları kaldırsınlar.Bizim masum yavrularımızı televizyon eğitemez.İnanılmaz derecede tv hastalığına yakalanmış babalar kızlarıyla dizi izliyor.Çok şaşırıyorum.Sonrada neden kızımın erkek arkadaşı var diye sinirleniyorlar.Sen zaten bunu izleyerek tasdik ediyorsunya be adam.Allah akıl fikir versin din iman selameti versin sıratı mustakim üzere yaşamak nasip eylesin.

  10. Zeynep Says:

    Allah razı olsun.

    Sizden veya Serap kardeşimden ricam; çocuklarımıza edep ve haya nasıl anlatılır mahrem yerlerin örtünmesi ve bu konu hakkında iyi örnek olabilmek adına bir yazı hazırlayabilirmisiniz?

    • ummuseyyaf Says:

      Benim “çocuk ve mahremiyet” konulu bir yazi calismam var. İnşallah yakin zamanda bu konuda bir yazi yazacağım. Cahide ablam da yayınlamak isterse tabi buradan da paylasiriz inşallah:)

  11. Mehtapabla Says:

    Allahi sevdirerek anlatmak varken neden bazi kisilerin Allahi sadece ceza verenmis gibi anlatmalari oldum olasi tuhafima gitmistir.
    Cocuklarimiza cenneti anlatip onu haketmek icin daima iyi insanlar olmamiz gerektigini vurgulasak daha iyi olur diye düsünüyorum.

  12. sserap Says:

    Çok doyurucu bir yazı olmuş ellerinize sağlık aslında böyle yazıları çıktı almak gerek lazım olduğunda tekrar okumak için sanal aleme güvenilmez 😉 4. yazıyı da merak ettim şimdiden söyleyeyim 🙂

  13. tly dnz [sessiz dünya] Says:

    ALLAH razı olsun. yazın süper olmuş 🙂

  14. Yağmur Yağar Says:

    çocuk işlenilmesi bilindiği takdirde bi cevher gibi. Allah yeni nesillerimizi zayi ettirmesin inş.

  15. fatma Says:

    Her yazdığınızdan çok etkileniyorum. Yazılarınızı okuyarak ne kedar çok eksiklerimiz olduğunun farkına varıyorum. Allah (c.c) sizden ve nurettin YILDIZ hocamızdan razı olsun. Benimde üç tane kızım var. Allah saliha evlatlar etmeyi nasib etsin. Allah’a emanet olunuz.

  16. Aisha Says:

    Boyle bir anneye sahip olduklari icin Seyyaf ve Humeyra gercekten cok shansli…..
    💕💕💕

  17. Hamiyet Says:

    Allah cc razı olsun ağzınıza sağlık

  18. ayşe Says:

    Elinize sağlık..Yine çok güzel bir yazı olmuş.

    Soyut düşünme aşamasındaki zihinlere yaklaşmak çok hassas bir vazife. Bu dönemde çocuğun kalbinin temeline her ne bırakırsak, onun izini ahiret günü göreceğiz. Anne-babanın bu bilinçle hareket etmesi, çocuğuyla arasında hal dili kurup, örnek olması yetiyor aslında. Zaten Rabbimiz Hucurat 7′de buyurduğu üzere; bize imanımızı sevdirmiştir. Çocuklara islam doğru anlatılırsa, çocuk yaşı kaç olursa olsun zaten onu sevecek ve seçecektir….

    Bu dönemde çocuklarımızın gözlerini, gözümüzden bile sakınmamız gerekiyor. Çünkü yanlış şekilde resmedilmiş/şekillendirilmiş görüntüler/anlatımlar; çocukların imanında büyük sorunlara ve soru işaretlerine neden oluyor. Ki bu sadece çocuklar için değil; toplumun ahlakı açısından da dikkat edilmesi gereken bir husus. Hristiyanlaşmanın, teslisin, imana şirk bulaşmasının en büyük sebeplerinden biri bu malesef. Yusuf suresi 106 ya da muhatabız. Bu durumda teknoloji çağının zaptedilemezliği karşısında, çocuklara sığınacak tek bir liman kalıyor – anne, baba.

    Bu konuda Kur’an-ı Kerim’in öğretim metoduna başvurmak en güzeli. Kur’an-ı Kerim nasıl bize bir şeyi öğütlerken; kıssaları örnek gösteriyor, kendi dersimizi kendimizin çıkarmasına fırsat veriyorsa; çocuklarla da konuşmanın/ onlara öğretmenin en güzel yolu kıssalar anlatmak, hikayeleştirmek ve elbette örnek olmak, hal dili ile konuşmak, vesselam
    Yazılarınızın devamını ilgiyle takip ediyorum, Allah evlatlarınızı sırat-ı mustakimden ayırmasın.

    Konuya ilişkin bir yazı da bu : http://www.derindusunce.org/2014/02/15/musluman-gozleri-hristiyan-tesbih-ve-tasvirine-alistirmak-samanyolu-tv-masum-degilsin/

  19. ummuseyyaf Says:

    Allah razı olsun abla 🙂

  20. SEYRE Says:

    allah razı olsun çok güzel anlatmışsınız allah cümlemize okuduklarımızla öğrendiklerimizle amel etmeyi nasip etsin allaha emanet olun


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: