Kokoshabla_com_ad_banner

Közlenmiş Kırmızı Biber Çorbası

“Hani İsrailoğullarından, “Allah’tan başkasına kulluk etmeyin, anneye-babaya, yakınlara, yetimlere ve yoksullara iyilikle davranın, insanlara güzel söz söyleyin, namazı dosdoğru kılın ve zekatı verin” diye misak almıştık. Sonra siz, pek azınız hariç, döndünüz ve (hâlâ) yüz çeviriyorsunuz.” (Bakara:83)

Allah’ın selamı üzerinize olsun dostlar,

Hoşunuza giden bir kitabı okurken, pek çok yerini paylaşmak istersiniz ya hani, ben de aynı durumdayım. İki gün evvel kitaplığımdaki okunmamış kitaplara bakarken, eski bir kitap gözüme ilişti. Kitap eski fakat gündem aynı.

Asaf Hüseyin’e ait kitabın ismi: Batının İslam’la Kavgası. Okumayanların alıp okumalarını tavsiye ederim. Zamanı olanın bir günde okuyup bitirebileceği bir kitap. Kitap haçlı seferlerinden itibaren, batılıların İslam’la nasıl ve hangi şekillerde mücadele ettiğini anlatıyor. Kitabı okudukça; verilen örneklerin, günümüzde bazı din adamı olarak bilinen kişilerin söylemleriyle nasıl benzeştiğini fark ettim.

İslamı ortadan tamamen kaldırmanın mümkün olmadığını düşünen batılılar, çözümü İslam’ı tahrif etmekte bulmuşlar. Oryantalistler, seküleristler, misyonerler hepsi dört koldan İslam’a saldırmışlar.

Oryantalizmin ana görevi, Müslüman Beldelerin sömürgeleştirilmesine engel olabilecek olan İslam’ın pençelerini sökmekti. Oryantalizm İslam’a batılılılaştırılmış bir yorum getirdi ve cihad, Ümmet, Tevhid vs. gibi İslami kavramların gerçek anlamlarını çarpıttı.

Şu an din adamı diye tanıdığımız bazı kişilerin bize İslam’ı, Peygamberimiz Aleyhisselam’ı nasıl anlattıklarını düşünün. “İslam hoşgörü dinidir.” “Bazı ayetler serttir.” “Başörtü olmasa da olur.” “Bizim peygamberimize iman etmeseler bile Allah’a inananlar da cennete girebilir.”,  gibi söylemlerle İslam’ı aslından uzaklaştırma, zihinlerde soft bir İslam algısı oluşturma çabasındalar. Gerçek İslam’ı anlatanlar radikal, aşırı dinci olarak gösterilip tukaka ilan ediliyor.

Kitabın Misyonerlerle ilgili olan bölümünden çok ilgimi çeken bir kısmı da bir sonra ki gün paylaşayım inşâAllah.

Yazdan yaptığım kırmızı biber konservesiyle biber çorbası yaptım. Et suyu kullanmazsanız aynı lezzeti yakalamanız zor çünkü biberin tatlımsı tadı, çorbada kendisini hissettiyor. Et suyu bu tadı bastırıyor.

KIRMIZI BİBER ÇORBASI
Malzemeler

  • 1 kg. kırmızı biber veya Yarım kg.lık kavanozda k. biber konservesi
  • 2 yemek kaşığı un
  • 1 yemek kaşığı tereyağı veya 4-5 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 2 diş sarımsak
  • Arzuya göre: 1 tatlı kaşığı  nane
  • 2 su bardağı et veya tavuk suyu
  • Yeteri kadar içme suyu

Kırmızı Biber Çorbası Nasıl Yapılır?

  • Tencereye yağı alıp eritin.
  • Unu ekleyip un kokusu gidene kadar kavurun.
  • Közlenip ayıklanmış kırmızı biber veya konservesini ve doğranmış sarımsağı  ekleyin.
  • Üzerine et suyu ve içme suyunu ekleyip kaynamaya bırakın.
  • Kaynamaya başladıktan sonra, 4-5 dakika daha kaynatıp ocağın altını kapatın.
  • El blenderıyla çorbayı çekin.
  • Naneyi ekledikten sonra servis edin.
  • Afiyet şifa olsun!

Konserveyi nasıl yaptığımı kısaca anlatayım: Közleyip ayıkladığım biberleri kavanozlara doldurdum. Üzerindeki boşluğu sıcak suyla tamamladım. Düdüklü tencerede, şurada olduğu gibi 1 saat kaynattım. Bir de hiç kabuklarını soymadan sıcak sıcak kavanoza koyup ağzını kapattığım var ama onu henüz açmadığım için nasıl olduğu konusunda fikrim yok.

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. cahide ablacım kızartıp koymuş kayınvalidem kırmızı biberi konserve kavanozuna. onunla yapsam aynı lezzet olur mu

  2. sizlere nasil katila bilirim

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: