Tek Maaşla Nasıl Geçim Yapılır?

Son olarak yazdığım “Annen Çalışıyor mu?” yazısına Serap Kardeşimiz çok güzel yorumlar yapmış. Arada kaynayıp gitmesine gönlüm razı olmadı. Özellikle son yazıda tepki gösterenler yazıyı okumalı.

1. Yorum..:) 

Tek Maaşla Nasıl Geçim Yapılır?

Bende ev hanımlarına layık oldukları itibarın tekrar verilmesi gerektiğini düşünüyorum ve tabi ev hanımlarının gerçek bir ev hanımlığı yapmaya artık başlaması gerektiğini.

Ev hanımları yıllarca medya propagandasına maruz kaldı. Toplumdaki algı öylesine değiştirildi ki ev hanımları bile bir süre sonra kendilerini işe yaramaz görmeye başladı. Bir meslek sahibi olmamaktan, ellerinde diploma olmamasından utanır oldular. Ben canlı tanığıyım bu durumun. Üniversiteye gidememiş olmaktan bin pişman olanı, kendini ezik hissedeni de gördüm, sen nasıl ev hanımısın, ne güzel ifade ediyorsun kendini (!) diyeni de…

Çalışmak ve kadın kelimeleri aynı cümle içerisinde kullanıldığında pustukları yerden canhıraş atlayan, hiçte bile, ama öyle, ama böyle diyenler biraz dursun düşünsün. Yazılan yazıların sonunu getiriyor musunuz? Okuduklarınızı kafanızda bir süre tahlil ediyor musunuz? Vicdanınıza soruyor musunuz nedir, ne değildir diye? Yoksa anlamak istediğiniz kadarıyla yetinip hemen klavyeye mi sarılıyorsunuz?
Ben 2 üniversite mezunuyum, evlenmeden önce çalışıyordum, Allah affetsin. Çalışmak gibi bir düşünce içerisinde değilim ama öyle bir isteğim olsa kriterlerime uyacak bir yer olduğunu hiç sanmıyorum. Çalışan hanımlardan bu konuda yardım bekliyorum var mı bildiğiniz bir yer?

Siz gerçekten uzun ve bol dış kıyafetinizle, geniş, omuzlardan sarkan göğsünüzü örten başörtünüzle çalışabiliyor musunuz?

Çalışırken kesinlikle bir erkekle konuşmamayı, selamlaşmamayı, ilgisini çekmemeyi, size namahrem biriyle aynı odada bir dakikalığına bile olsa başbaşa kalmamayı, halvet oluşturacak bir manzara oluşturmamayı başarabiliyor musunuz?

Gerçekten çalışmak uğruna hiçbir sorumluluğunuzu ihmal etmediğinizi düşünüyor musunuz?

Çocuğunuz size istediğiniz her an ulaşabiliyor mu yoksa mesai bitimini mi bekliyor?

Hakikaten bir süre sonra laçkalaşmıyor mu ilişkiler? Göz görünce, gönülde normal sayar olmuyor mu çarpıklıkları?…

Hz. Hatice de çalışıyordu da sabah 8 de evinden çıkıp akşama kadar ofisinde erkeklerle beraber mi çalışıyordu? Benim bildiğim evinde bir yandan çocuklarıyla meşgulken bir yandan da güvendiği kişileri kervanının başına koyarak ticaret yapıyordu. Ki sabahın köründe yollara düşüyor olsa bile onun zamanında tesettür emri bile yoktu. Hiç bunu düşünüyor musunuz acaba?

Nedense bir mevzu açılınca hemen e o da öyle, şu da şöyle diye bir kıyas yapma çabası içerisine giriyoruz. Olması gereken tesettürü anlatmak istesen ya tesettürlü olmayanlar karşı çıkıyor biz Müslüman değil miyiz diye ya da güya tesettürlüler öne sürülüyor siz önce onlara bakın diye.
Sizi ev hanımlığının içini boşaltanlarla mücadele etmekten alıkoyan nedir? Bir yerlerde bazı kadınlar öğlene kadar uyuyor, yemek yapmıyor, evi pis, çocuğuna bakmıyor, kaliteli(!) zaman geçirmiyorsa napalım yani hepimiz çalışmaya mı başlayalım?

Çalışırken vicdanı kan ağlayan, işe ayaklarını sürüyerek giden hanımların Allah yardımcısı olsun. Onlar çoğu zaman yorumlarda yorgunluktan, görevlerini yerine getiremiyor olmaktan, çocuklarına olan özlemlerinden, onlara akşamları bir tabak meyve soyacak halleri, akılları kalmadığından yakınıyorlar. Siz; ben her şeye yetişiyorum, tüm işlerimi mükemmel yapıyorum, çocuğumla ailemle kaliteli vakit geçiriyorum, tesettürüm ibadetimde olması gerektiği gibi diyen hanımlar, böyle düşünmeyenlerde var neden üstünüze alınıyorsunuz.

Bütün dünya takmış bir kadın okumalı, kadın çalışmalı anlamadım gitti. Eşime girdiği mülakatta ailenden bahset demişler. Mevzu bana gelmiş üniversite mezunu ama çalışmıyor, çocuğumuzla ilgileniyor demiş. E, peki ileride çalışacak mı diye sormuşlar. Öyle bir düşüncemiz yok diye cevap vermiş. Gülmüş jüridekiler, niye güldüler, neden sordular, bu kadar ilgilenmelerine sebep ne anlamadım doğrusu. İlla birinin emrinde çalışmak için mi okunuyor bu okullar. Karar verdim bir okul daha okuyacağım diplomalarımı da mutfağıma asacağım sıra sıra :D

Bugün Ha Çocuk Ha Cennet sohbetini tekrar dinledim. Mevzu o kadar ince, o kadar hassas ki telaşa kapılmamak elde değil. Bir saat değil, iki saat değil tüm gün boyunca siz başında değilken çocuğunuzun, kusura bakmayın ama çocuğunuzla şeytan ilgileniyor. Zaten kadın çalışsın, ayakları üzerinde dursun dedirten de o değil mi? Evde oturup tv karşısına dikeceğime, çalışıyorum ama dini kreşe gönderiyorum demeyin. O şekilde evde oturanlara karşı bir muhabbet beslemiyorum. Ayrıca sokaklar, küçüklüğünde tüm yazı Kur’an Kursunda geçirmiş; gençler, adamlar, kadınlarla dolu. Kaçının üzerinde Kur’an dan eser var?
Evliliklerimiz bile birgün bitebileceği düşüncesiyle başlıyor. Siz “bu adam ilerde beni bırakır, ortada kalmayayım, kenara atayım 3-5” derseniz o adamda bir gün sizi gerçekten bırakır. Siz kördüğüm gibi bağlanmamışsınız ki birbirinize taa en başında. Kuşkuyla bakar olmuşsunuz. Acabayla ömür mü geçer? Eşimiz çocuğumuz bizim ya cennetimiz ya cehennemimiz. Birbirimize öyle bakmalıyız.

Birde tek maaşla ev o kadar güzel çevriliyor ki inanmazsınız. Basit bir iktisadi kural; Ne kadar geliriniz varsa o kadar gideriniz olur ;)

Allah nitelikli ev hanımlarının sayısını arttırsın, çalışmak istemediği halde çalışanlara hayırlı kapılar açsın, hem çalışırım hem her şeyi de mükemmel yaparım diyenlere selamet versin :)


2. Yorum…:)

Kaliteli Zaman Dedikleri Ne Ola ki?

Calisma hayatinda pek muhim isler pesinde kostuklarini ima edenlere, calisan ev hanimi mi olurmus diye kucumseyenlere diyorum ki ne is yapiyorsunuz? Soyleyin bizde bilelim su insanlik icin pek onemli isinizi.

Bir yazi okumustum. Yapilan bir arastirmadan bahsediyordu. 8 saatlik mesai icerisinde japonlar 7 saat, almanlar 6 saat, fransizlar … diye millet millet bir mesai saati icerisinde gosterilen performanstan bahsediyordu. Turkler 8 saatlik mesai boyunca sadece 37 dakika calisiyormus. Ben arastirmanin yalancisiyim. Esime anlattigimda cok bile soylemisler bazi gunler o kadar bile calismiyoruz demisti. Sahi siz cok mesgul calisan bayanlar, ne yapiyorsunuz bu geri kalmislarin yemek sayfasinda biraz ileri gitsenize! Patronlariniz yemek bloglarinda gezin diye mi para veriyor size?

Uretimden kastiniz tam olarak nedir? Simdiye kadar neler uretmissiniz biraz paylasin bizimle ne olur?

Şu kaliteli zaman saçmaligini milletin kafasina sokan kisi kim onuda pek bir merak etmekteyim. Amaci boyle akla ziyan bir seye kadinlari inandirip, bir erkege yaptirdiginda daha yuksek maas odeceyecegi isi kadina yaptirip ucuz calistirmak birde ustune zulum etmek, strez topun cevirmek mi artik suphelerim var.

Benim oglum 9 aylik, anlamaz kaliteli zamandan falan. Karni aciktigindaa ben yaninda miyim, bir yeri acidiginda ben hemen acisina merhem olmus muyum ona bakar.
Cocugunuz her ihtiyac duydugunda siz orada misiniz? Kadinin disari cikarmaya ant icmis seytan daha neler cikaracak basimiza bilemiyorum.
Sozlerim istedigi icin calisan, calistigi icin buyuklenmeyen ev hanimligini kucumsemeyen, gerçekten tesetturuyle calisabilen, her isine yetisen kadinlara degildir. Rabbim herkese istedigi gibi yasamayi nasip etsin.

SERAP

Okumadan geçmeyin:

Kim zengin, kim fakir, rızık nedir ki?

Kaç Süslü Teyze, Bir Anne Eder?

Çalışan Bir kadının iç Sesleri

Kadının Yeri Evidir!

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. cahide abla, harika bir yazı olmuş. Serap hanımı bu güzel tespitlerinden ötürü kutluyorum. Bende üniversite mezunuyum. okul bittikten sonraki 1 yıl öğretmenlik yaptım. diğer sene evlendim. Tabi bu esnada ailem erken evlendiğimi kafama kaktı durdu halbu ki 23 yaşımdaydım. Aileme göre önce atanmalıydım, kadrolu işim olmalıydı belki ev sahibi olmalıydım ondan sonra evlenebilirdim. Tabi ailem evlenmeme çok tepki gösterdi. Neyse evlendikten sonra yine öğretmenlik yapmak istedim nasip olmadı. Hamile kaldım. Annem buna da tepki gösterdi. Haberi öğrendikten sonrailk annemi aradım sevinçle söyledim fakat annemden aldığım tepkiyi unutamıyorum. hani önce atanacaktım hani 2 sene çocuk yapmayacaktım vs vs. Başlarda planım böyleydi fakat sonra bunun daha uygun olacağını düşündük eşimle. Hamile kaldıktan sonra Rabbim bana örtünmeyi nasip etti.Allahın emriydi örtünmek.İlla kapanmalıydım bu şekilde hayatımı sürdüremezdim. Çocuğumun çıplak bir anneye sahip olmasını istemiyordu. Hayırlı evlat yetiştirmek istiyordum Dolayısıyla örnek olmak istiyordum. Çok şükür örtündüm birgün bile pişman olmadan.Geç oldu ama açık gezdiğim için hatta açık saçık olan gelinliği giydiğim için şuan çok ama çok pişmanım. Umarım Rabbim affeder. Ve hamile kaldıktan sonra ben artık çalışmamalıyım diye düşündüm. Ben işe gitsem çocuğuma kim bakabilirdi Onun annesine ihtiyacı vardı Babaanne-Anneanne elbette bakardı ama annesi gibi olabilirmiydi. Ve o günden sonra çalışmama kararı aldım. Eşim başta çalışmamı isterken iştişare yaptıktan sonra çok haklı buldu.Çift maaş cazipti ancak evime çocuğuma eşime yetememe yetişememe durumum. Tesettüre hakkıyla riayet edememe durumum. Kadının evine yakışması vs. vs konuşuldu. Nurettin yıldız hocanın sohbetleri dinlendi ve başkagüzel yazılar okundu ve son karar verildi. Bir daha geri dönmemek üzere.Eşim öğretmen maaşımız çok şükür yetiyor bize. Hem doğuda bir ilçede yaşıyoruz. Daha ne olsun. Hem Serap hanımın dediği Ne kadar geliriniz varsa o kadar gideriniz olur. Varsın 3 senede değilde 13 sene sonra ev sahibi olalım, Varsın gezip tozmayalım. Yeterki huzurumuz olsun. Akşam eve gelince iş yerinde yorulduğum için çocuğuma eşime bağırmayayım. hem eve hem işe yetişeceğim diye yıpranmayayım.Hoş annem benim sınava hazırlandığımı sanıyor. Varsın öyle sansın. Bir keresinde evhanımlığını öven konuşmalar yaptığım için annem beni eleştirmiş hatta topa tutmuştu. Ev hanımını kimse emekli etmezdi, sigortası yatmazdı, çalışan kadının özgüveni olurdu ayakları üzerinde olurdu vs vs.. Ben iyi bir anne iyi bir eş olmak istiyorum. İslama yakışır şekilde yaşamak istiyorum. Rabbim verdiğim bu kararda girdiğim bu yolda beni muvaffak eder inşallah.. Umarım bu kutsal vazifemi layıkıyla yerine getirebilirim. Mesajım uzun oldu kusuruma bakmayın. Vaktinizi aldım.Okuyan herkese teşekkür ederim

    1. Canım,
      Başarını tebrik ederim. Rabbim bana nasip etsin. Yolun açık sevenlerin bol olsun:)

  2. sumeyye says:

    merhaba cahide hanım..açmayı planladığım butik kafe için tarifler ararken yazınıza denk geldim..26 yaşındayım evlilikte 3.yılım..ilk sene bankada çalıştım daha sonra butik açtım..kapatmakla farklı bir işe yönelmek arasında karar aşamasındayım şuan..evet yoruluyorum hergün yemek yapamıyorum evim her zaman düzenli değil evet çok yorgunum işlerim istediğim gibi gitmedi çok yıprandığımı hissediyorum..ama çalışırken ufkumun açıldığını beynimin daha zinde olduğunu olgunlaştıgımı hissediyorum..bir gün eşim bırakırsa düşeceğim halden yada tek maaşla geçinemeyiz yada toplumda yerim olsun derdinden değil işe olan tutkum..daha çok gencim öyle çok hayalim varki bazen uykularım kaçıyor..doğru oldugunu iddia etmiyorum ama malatyada yaşıyorum öyle küçük bir alemki..birde eve tıkanmak istemiyorum ortaya bişeyler koymam lazım..

  3. zynp trkn says:

    benim de yorumlarımın bir çoğu yayınlanmıyor cahide hanım.egonuzu gururunuzu okşayan, eline sağlık ablacım çok güzel yazmışsın diyenlerin tamamı yayınlanıyor ama.. ne diyim demekki işine gelmiyor hayırlısı olsun..ben sizin farklı bir açıdan , çalışan bayanların açısından da bakmanızı istemiştim ama at gözlüklerini çıkarmak istemiyorsunuz bunu hoşgörüyorum.. insanoğlu işte.. nefsinin esiri oluyor bir noktada..

    1. Şimdi saysam 50 tane onaylanmış yorumun çıkacak. Hala yorumlarım yayınlanmıyor diyorsun. O kadar yayınlanmış eleştiri yorumlarını görmedin mi?

      Ve ben senin gerçekten ruh sağlığında sıkıntı olduğunu düşünüyorum. Biraz evde kalıp dinlenmen iyi olacak sanırım. İş hayatı yıpratır insanı. Allah yardımcın olsun kardeşim.

      1. bu yazıyı yazan ellerınıze saglık cahıde hanım.bende daha once calışan bı bayandım ama ılk kıızım sevgıden ılgıden okadar uzak buyuduku hala bu eksıklıgı tefafı edemıyor ve vıjdan azabı duyuyorum.çalışan anneler bende dahıl çocugu hafta sonu ıkı saat avm de gezdırıp her ıstedıgını alınca cocugun butun eksıklıklerının gıderıldıgını zanedıyoruz.zaten işten gelınce degıl cocukla sohbet cocugun basını oksamak bıle aklımıza gelmıyo kımı zaman.ıkısı bır arada gıtmıyo ıste bunu kabul etmek lazım.neden kabul etmıyosunuz arkadaşlar.

    2. uzun zamandır sürekli kendinizi tekrar ediyorsunuz, görmek zorunda kalıyoruz. yorumlarınızın fikri olarak bir ederi var mıdır ayrı konu ama artık hakarete vardırdınız. ayıptır, yapmayın. at gözlüklü, egoist, nefsinin esiri gibi cümleler kurdurtan düşmanlığınızın ve nefsinizin esiri olmayın. bunları tamamen gerçek bir insan olma ihtimaline karşı yazıyorum,

      yok eğer bir insan değil de, internetin meşhur troll canlılarından biriyseniz, sakin olup, o klavyeyi yavaşca yere bırakın. : )

      1. “Internet’in meşhur troll canlılarından biri ” 🙂 🙂
        Ayşe kardeşim yüreğine sağlık.

        1. troll : http://en.wikipedia.org/wiki/Troll_(Internet)

          “sayın çalışan bayan” gibi hitaplar eden birşeyin ciddiyetini su götürüyor zaten zeynep abla.
          yine de bir şekilde sinir bozucu.
          cahide ablayı sinirlendiriyor şu sıralar, bir işe yarasın bari gülelim dedim. ama o biiiiiirrr üniveeeeesiteee mezunu,
          o birrrr çalışan kadın,o biiiirr çocuk da yapar da kariyer de insanı…o çok farklı, çok üstün, o kariyerini doğuran bayan, pardon çocuğunu. evet.

        2. neden, neden, neden yorumları yayınlanmıyor : )

          1. 🙂 🙂

  4. Bende yurtdisinda yasiyorum ama bir karar aldim ve Turkiye`ye yerlesiyorum. Isimden ayriliyorum ve bir koyde ciftcilik yapacagim. tum hikayemi kaleme aliyorum. Tuketim toplumu olmaktan vazgeciyorum. Umarim hayat bize guler herkes hayal ettigi yasama kavusur.

    http://www.cevizhane.wordpress.com

  5. Serapcığım Allah razı olsun,çok güzel noktalara değinmişsin kardeşim ;-)Cahidem de iyiki bu yorumları değerlendirmiş,gerçekten çok kıymetli.Allah’a emanet ol,Salih’ i bizim için öp annesi 🙂

  6. Herşeyde denge şart diye düşünüyorum, kapitalist düzen her ne kadar bizi tüketime teşvik edip iş hayatında modern köleler haline getirdiyse de maalesef kadınlar da ihtiyaç duyulan alanlarda yerini almak zorunda. Çevremde ki bazı “kapalı” tanıdıklarımın tereddütsüz erkek jinekologlara gitmesine rağmen şahsen “açık” bir bayan olarak her zaman bayan jinekoloğu tercih ederim. Bunun gibi “Karakalem” in yazdıklarına katılıyorum, üstümün bir erkek tarafından aranmasını istemem mesela. Bunlarla beraber özellikle çalışan evli çocuklu kadınların çalışma şartlarının da yumuşatılmasından yanayım. Çalışmanın en çok ta çocukları etkilediğini birebir biliyorum, kızımı
    3 aylıkken babaannesine bıraktım emzirmeye de devam edemedim, hala içim sızlar. O da ben de çok yıprandık.
    Sevgiler, selamlar…

    1. Fatma Taş says:

      Erkek Kadın Doğum Uzmanına gitmek kötü bir şey mi?

  7. Gülcan PINARBAŞI says:

    Yazıda tek maaşla nasıl geçinilebileceğinden bahsedilmemiş bir tek:)

    1. demek ki meslek sırrı : )

  8. Ne kadar güzel bir konu, ne güzel bakış açıları ve böyle düşünen kişilerin ne kadar da çok oluşu… Beni çok mutlu etti, tebessümle okudum yazınızı. Ben de işletme mezunuyum, bekarken çalıştım ama o ortam hiç de benim için değildi, hamdolsun evimdeyim çocuklarıma evime ve eşime adadım kendimi. Ayrıca ev hanımıyım diye akşama kadar da oturmuyorum öyle, hatta vakit yetmiyor bana 🙂 salı çarşamba perşembe sohbet programlarında bulunuyorum, pazartesi cuma günlerinden birinde de binadakilerle görüşüyoruz mutlaka, hafta sonu eşimle ve çocuklarla zaman nasıl geçiyor anlamıyorum bile. Velhasıl kadının yeri evidir… Kat’i mecburiyet hariç… Selamun aleyküm…

  9. Ümmü Hamza says:

    Maşaallah çok değerli kardeşler,ablalar var burda, hatta birkaç ablanın yorumunu okurken keşke komşum olsa,gidip gelsem onlara diye istedim 🙁
    Aslında bir gün de kızlarını üniversiteye gitmesi için resmen zorlayan,anne baba hakkını ileri süren,onların nişanı evliliği için dahi üniversiteyi bitirmelerini şart koşan ailelere seslenseniz onların yüreğine dokunacak bir üslupla? Çünkü çevremde çoğu arkadaşım üniversite döneminde tesettür,ortam,erkekler,namazların kaçması gibi konularda zaten içleri yanıyordu ve çok rahatsız oluyorlardı; fakat neredeyse hepsi de bırakırsam okulu ailem asla anlamaz,çok kötü kızarlar, onların hatrı için,kırmamam lazım gibi nedenlerle devam ettiler üniversiteye. Diplomayı aldılar şimdi ise evli olanlara dahi aileleri çalışmaları konusunda baskı yapıyor,kiminin de eşi 🙁 Bu arkadaşlarım da üniversiteye başlarken -hizmet- gayesi için başlamışlardı,Allah affetsin ben de dahil; fakat açıık ve net şekilde tecrübe ettik ki o ortamda gidenler gelenlerden çok daha fazla oldu,hizmet mi? Maalesef bırakın hizmeti kendimizde olanları dahi korumak güç oluyor o ortamda. Evlerinde haremlik selamlık oturduğu halde kızlarını zorla üniversiteye gönderen ablalarım; sizler ileri yaşınızda birkaç amcaya görünmek istemezken evlatlarınızı en güzel en alımlı çağlarında Allah için zorlamayın onca kendileriyle yaşıt erkeğin içine girmeye,saatlerce onlarla aynı sınıfta oturmaya 🙁 🙁 🙁

    Dipnot: Üniversite bırakma veya bitirip çalışmama kısmını herkes komplekse bağlamasın bence; şahsen ben özellikle yazmak istiyorum ki üniversite bi başlandı mı bitirilmesi gereken,iyi bölümse asla bırakılamaz gibi düşüncelere çekiç,balyoz mahiyetine olsun. Hamdolsun İng. öğr. 3. sınıfın 2. döneminde bana bıraktırma cesaretini veren, ve enn güzeli ailem yönünden korktuklarımı,eş yönünden korktuklarımı başıma getirmeyen Rabbime. 🙂 İlkokul terk olup da su gibi Kur’an okuyan,kitaplara gömülen,ayda en az 3-4 kitap bitiren enn yakın kardeşlerimi gördükçe de öyle seviniyorum ki onlar adına,tertemiz çiçek gibi mis kokularıyla büyüyorlar evlerinde.Hep bana şu ayeti hatırlatıyorlar :

    Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi ve Zekeriyya’nın himayesine verdi. Zekeriyya ne zaman kızın bulunduğu mihraba girse, onun yanında yeni bir yiyecek bulurdu. “Meryem! Bu sana nereden geldi?” deyince, o da: “Bu, Allah katındandır.” derdi. Şüphesiz Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.(Al-i İmrân 37)

    1. Ne kadar guzel anlattiniz benim cok eksigim varmis.guclu bir imaniniz var,keske sizin gibi bir komsum veya arkadasim olsaydi

      1. Ümmü Hamza says:

        ”Ve ben, nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefs var şiddetiyle kötülüğü emredendir. Meğer ki Rabbımın esirgediği bir nefs ola. Rabbım Gafur’dur, Rahim’dir.” (Yûsuf 53.)
        Benim de temize çıkaramayacağım bir nefsim var abla, Rabbim benden çok daha hayırlı,iyi bir hayır arkadaşı,yoldaşı ile sizi mükafatlandırsın dünyada ablacım. Ve dua edelim ki Rabb’im bizim nefislerimizi de esirgediklerinden eylesin.

  10. Bir bankadan aramışlardı beni kredi kartım olup olmadığını sordu hanımefendi. “Yok” dedim “istemiyorum”. “Neden?” dedi. “Ev hanımıyım, gelirim yok, adıma bir kredi kartı lüzumsuz bu durumda” dedim. “İhtiyaçlarınızı nasıl karşılıyorsunuz?” dedi. “Eşim karşılıyor sağolsun” dedim. “E, her zaman eşinizle mi çıkıyorsunuz alışverişe, yalnızken kullanırsınız” dedi. “Eşimle çıkıyorum evet, yalnız çıkmam gerekirse eğer ondan alırım zaten” dedim. “Olsun, kullanmasanız bile cüzdanınızda durması sizi mutlu etmez mi, içiniz rahat olur” dedi. “Yok” dedim “etmez ben böyle iyiyim zaten”.

    Ben dedim, o dedi. Anlaşamadık, ikna edemedik birbirimizi. Cüzdanımın en güzel yerinde kullanılmayı bekleyen kredi kartı/para mı mutluluk verecek bana. Sırtımı ona yaslayacağım, güven duyacağım. O var ya bana daha bir şey olmaz, kimse beni mutsuz edemez!

    Belli mi olur yeni bir etek görüp beğenirim de almaz kocam bana, “bu ay olmaz çok sıkışırız” der. Ne demek olmaz, çıkartır kendi kartımla alırım. Zamanı gelince ödesin, işi ne! Bekleyemem ben, hemen mutlu olmam gerekir. Almanın hazzına varamayacaksam, öleyim o zaman daha iyi.

    Ya da erkek değil mi sinir eder beni, bağırır çağırırım. Yok geçmez sinirim, kadınlığımı unutur küfrederim suratına suratına. Adamda melek değil ya baktım kızarıyor, sinirleniyor, yumruklarını sıkıyor. Erkeksen vur, vurmazsan adam değilsin derim. Cümleye noktayı koymadan patlar tokat suratımda. Vay sen bana vurdun haa!! Tutamaz kimse beni çeker giderim. Cüzdanımda kredi kartım var benim. Canım isterse otele giderim, otobüs bileti alır memleketime dönerim, artık taksiler bile kredi kartı kullanıyor Elhamdülillah. Atlarım birine, giderim arkadaşın birine.

    Ohh, öyle özgürüm ki; ne içimde sarf edemediğim bir cümle kalır, yutmam hiç birini söyler rahatlarım, ne de bir harekette bulunmadan önce düşünmem gerekir, aklıma eseni yaparım. Hem özgürüm hem mutlu.

    Her şeyi alırım, çocuklarımın hiç bir eksiği yok. Hatta fazlası var. Birde memnuniyetsizler, istekleri de bitmiyor ama olsun yaşadığım sürece ne isterlerse yaparım. Ben görmedim, onlar görsün. Kızımı da okutacağım mutlaka, ne isterse kendi parasıyla alır çatır çatır. Koca keyfi mi bekleyecek benim prensesim. Ne demek yok, ne demek alamam. Başkalarında varda bizde neden yok. Kocası almazsa ben alırım kızıma, o sünepeye fikrini soran mı var? Yok, yok, yok…

    SORU:Selamünaleyküm. Hocam iyi günler. Ben Kayseri’de yaşayan bir esnafım. Ben sizin sohbetlerinizi eşim vasıtası ile dinlemeye başladım ve çok feyiz alıyorum. Benim sıkıntım eşim, İslam’a yatkınlığı var namazını kılıyor ve sizi dinliyor. Ama söz konusu gezme ve ev olunca nedense kendisine hiç söz geçmiyor. Hem AVM’lerde gezmek en çok sevdiği işlerden biri vazgeçiremiyorum. Hocamız buralara gitmeyin diyor, diyorum ama kendi diyor ki; hocamız nerden alışveriş yapıyor çok merak ediyorum sanki kendi hiç gitmemiş mi? diyor. Bir de evlerinizi mobilya mağazası yapmayın diyorsunuz ama benim eşim her ay mobilya değiştirelim diyor. Yanlış yaptığını söylüyorum ama dinlemiyor. Sizi örnek verince hocamızı merak ediyorum kaç metre evde oturuyor, evinde hiç mi mobilya yok? gibi şeyler söylüyor. Eşimin bu düşüncelerinden vazgeçirmek için bana yardım edin hocam. Şimdiden Allah sizden razı olsun.

    CEVAP: Selamünaleyküm. O, hocadan önce kalbine bakmalıdır. Hocanın söyledikleri doğru ise kendi evin neden sorun olsun? Kaldı ki, biiznillah yapamadıklarımızı konuşmuyoruz. Eşinize karşı sabırlı olun. İtmeden, incitmeden düzelmesine çalışın, kazanmak zordur harcamak kolaydır, unutmayın.

    Sorun çalışan kadın değil; sorun başlı başına kadın aslında.

    1. Bu yorumu nasıl görmemişim 🙁

      1. Bende nasıl oldu görmedim 🙂 gerçi maile gelenleri okuyorum kaçırmadıpıma sevindim
        Gerçektende çok güzel bir açıdan bakmışsın tam onikisen be güzelim.
        Banka kredi için arandıpımda aynısı demişlerdi Ya Hu bunlar ezber mi yapıyorlar 😉😊😊😊😊

        1. Cahide m birde şu kredi kartlarına ve faiz konuları için bir yazı olsa 😏😏😏

    2. Ümmü Hamza says:

      Öyle öyle öyle güzel olmuş ki,Rabbim bizi salihalardan eylesin 🙁 Vallahi fıtratımızla öyle bir oynuyorlar ki, çoğu tartışmanın,tartışmada verdiğim lüzumsuz cevapların sonunda bunu çok iyi anlıyorum. Beynimize öyle bir kazımaya çalışmışlar ki taa küçüklükten: Ezdirme kendini,ezilme,cevabını ver,hakkını savun.
      Sema Maraşlının bir cümlesi vardı:
      Sanki erkekler fil, her fırsatta kadınlarını ezmek için hazırda bekliyorlar,bu düşünceyle erkeklerin bir şey yapmasına gerek kalmıyor, kadınlar zaten kendilerini çok güzel eziyorlar.

      “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e:
      Kadınların en faziletlisi hangisidir? diye soruldu.
      Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
      −‘Kendisine bakıldığında sevinç duyulan, bir emir verildiğinde itaat eden, kendin hakkında ve malın hakkında çirkin bulduğun şey ile sana muhalefet etmeyendir’ buyurdu.”Nesei 6/68, Hâkim 2/175, Beyhaki 7/82, Ahmed 2/251, 432

      Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
      “Dikkat edin! Size kadınlarınızdan cennetlik olanlarını haber vereyim mi?”
      Sahabeler:
      −Evet, ya Rasulullah! dediler.
      Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dedi:
      −“Sevecen ve doğurgan kadındır ki, hata ettiği zaman elini, senin elinin üzerine koyar ve der ki; Ya affet ya da neyi uygun görüyorsan öyle yap!”
      Taberani Mucemu’l-Evsad 2/206, Taberani Mucemu’s-Sağir 1/89, Mecmau’z-Zevaid 4/312, Tergib ve Terhib 3/37

      Saliha kadın özelliklerine bakın tamm da çağdaş (!) hemcinslerimin bize ezik diye yutturmaya çalıştıkları,tahammül edemedikleri huylar.Selamün aleyküm çağdaş teyze,aynı çağdayız 🙂
      Gerçekten asıl sorun bozulan fıtratımız.

  11. karakalem says:

    Keşke çalışma hayatında herkes dinini gerektiğini gibi yerine getirebilse de yıllardır aynı konu etrafında dönüp durmasak. Evde durmak aileyle ilgilenmek elbette güzeldir.

    Ancak şöyle de bir durum var atladığımız.Her şeyin başı sağlık. Allah korusun ki bir kadın olarak kadınsal hastalıklar olduğunda doğumda veyahut çeşitli durumlarda bir erkek doktora muayene olmak içinize siniyor mu. Yoksa tıpta ayıp olmaz deyip geçiyormusunz. Ya da derhal bayan doktor arayışına mı giriyorsunuz. Böyle durum da tezatlık oluşturmaz mı?

    Çocuklarımızın iyi eğitim almasını isterken tüm öğretmenlerin erkek olması kızlarınız açısından zamanla bir sorun teşkil etmez mi. Okullarda sürekli psikolojik danışman hocalar atanmakta yardımcı olabilsinler meslek seçimlerinde veya çeşitli sorunlarına diye. Rahatça yanlarına gidip ders alıp konuşabilmek varken veya herhangi derdini paylaşmak varken erkek hocalarla oturmasına göz yumabileceksiniz öyle mi?

    Bir sınava gireceksiniz veya bir güvenlik durumu oldu. Kapıda görevli polisler üst araması yaparlar. Bir erkek memurun sizi araması normal mi gelecek bu durumda bayan görevliye ihtiyacınız olmayacak mı?

    Herkesin eşi malesef ki Allah korkusuyla yaşamıyor. Hergün eşine şiddet uygulayan hakaret eden aldatan en kötüsü de öldüren haberlerde dolu televizyonlar. Düşünün ki siyaset alanında kadının hiç olmadığını. Hep erkeklerin yer aldığı bir alanda sesinizi ne kadar duyurabilirsiniz? Siz veya sizin yaşadıklarınız en iyi anlayan biri olmadıktan sonra sizin için haklarınızı kim iyi şekilde koruyabilir? Sığınma evlerinde vs kimin ilgilenmesini yardım elini uzatmasını istersiniz size bir erkeğin mi?

    Bunlar daha uzar gider. Yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama biz de toplumun bir parçasıyız ve birbirmize daima özellikle kadın olarak ihtiyacımız var.

    1. Karakalem kardeşim şartlar uygun olduktan sonra neden olmasın Annen Çalışıyor mu? başlığındaki yazıyada bu yorumu koyduk bakın bakalım İslam dininde kadının yeri neresidir bu kadınlar hem eş idiler hem anne idiler:

      Asr-ı saadette kadın:

      Kadınların yönetim ve idarecilik alanındaki yerleri nasıldı?
      O günü dünyasında kadınlar sağlık ve tedavi alanında nasıl aktif olarak yer alırlardı?
      Asker ve savaş alanında kadınlar var mıydı?
      Eğitim ve öğretim, iktisat ve ticaret alanında kadınlar aktif rol alıyorlar mıydı?
      Bu ve daha nice önemli konu bu hafta Suffa Mektebi dersinde….

      Cümleler

      “Salihlerin anıldığı meclislere rahmet iner.”
      Hz. Ebû Bekir de bir şehit babasıdır.
      Hz. Ebû Bekir’in oğlu Abdullah’ın şahadete yürüyüşü…
      Sosyal hayatın en temel alanları:

      1- Yönetim ve İdarecilik Alanı

      2- Sağlık ve Tedavi Alanı

      3- Asker ve Savaş Alanı

      4- Eğitim ve Öğretim Alanı

      5- İktisat ve Ticaret Alanı

      Asrı Saadet’in Aile Hayatı Nasıldır?
      Yönetim ve İdarecilik Alanı:
      Valilik, Zekât Memurluluğu, Emirlik, Kadılık, Beytü’l-Mal Muhafızlığı, Ganimet Görevlisi, Muhtesib.
      Asrı Saadette atanan vali sayısı 109’dur.
      Zekât Memurluluğu görevine çeşitli zamanlarda 37 kişiyi vazifelendirmiştir. Bunların tamamı erkeklerdendir.
      Efendimiz’in (sas) özel sebeplerle, özel yerlere gönderilen emir sayısı 26’dır; bunlarında hepsi erkektir.
      Efendimiz (sas) çeşitli zamanlarda 21 tane Kadı tayin etmiştir. Bu 21 kişi de erkeklerdendir.
      Beytü’l-Mal Muhafızlığı: Efendimiz (sas) bu göreve de çeşitli zamanlarda 9 kişi atamıştır. Bu 9 kişi de erkektir.
      Ganimet Görevlisi: Efendimiz (sas) bu göreve de çeşitli zamanlarda 5 kişi atamıştır. Bu 5 kişi de erkektir.
      Muhtesib; Zabıta’dır; bu iş için görevlendirilen 10 kişiden; 8’i erkek, 2’si kadındır.
      İkinci alan: Sağlık ve Tedavi Alanı
      Asrı Saadet’te 9 doktor vardır; bunların 5’i erkek, 4’ü hanımdır.
      Hanım doktorlardan biri: Kuaybe bint Sa’d el-Eslemî
      İkinci doktor hanım: Esma bint Ümeys
      Üçüncü doktor hanım: Şifa bint Abdillah
      Dördüncü doktor hanım: Ümmü Seleme
      Asrı Saadette 12 hanım sahabiyi hemşirelik mesleğinde görüyoruz.

      Rübeyyi bint Muavviz, Rufeyde el-Ensari, Leyla el-Ğifari, Ümmü Eymen, Ümmü Ziyyad, Ümmü Sinan, Ümmü Süleym, Hamne bint Cahş, Ümmü Atiyye, Hind bint Amr, Ümmü Ammara ve Şifa bint Abdillah…

      Asrı Saadet’in 4 ebesi:

      Şifa bint Avf,

      Efendimiz’in halası Safiyye bint Abdülmuttallib,

      İbrahim’in ebesi Ümmü Rafi,

      Sevde bint Misrec.

      Asrı Saadet’in hacamatçısı Ebû Taybe’dir.
      “Sünnet olmak erkekler için Peygamberlerin yolunu izlemektir. Kadınlar için ise bir değerdir.”
      Ümmü Enmar, Ümmü Atiyye ve Hind bint Amr…
      Asker ve savaş alanında kadın…
      Dördüncü alan: Eğitim ve Öğretim Alanı
      1- Şairlik, 2- Hatibelik, 3- Kâtibelik, 4- Alimelik, 5- Fakihlik, 6- Muallimlik, 7- Tabirelik
      Sahabe’nin içerisinde şair olan hanım sayısı 29’dur.
      Sahabe’nin içerisinde hatibe olan hanım sayısı 13’dür.
      Sahabe’nin içerisinde şair olan hanım sayısı 11’dir.
      Kadın âlimlerinin sayısı 8’dir.
      Hz. Aişe, Ümmü Seleme, Hafsa validemiz, Hz. Fatıma, Dürre bint Ümmü Seleme, Fatma bint Velid, Nahhar bint Evs ve Esma bint Ebi Bekir…
      Efendimiz’in (sas) dünyasında 6 fâkih hanım vardır: 1- Hz. Aişe, 2- Ümmü Seleme 3- Zeyneb bint Ümmü Seleme, 4- Hz. Fatıma, 5- Ümmü Hani, 6- Hafsa validemiz…
      Asrı Saadet’te rüya tabirliği yapan iki hanım: Esma bint Ümeys ve Esma bint Ebi Bekir…
      İktisat ve ticaret alanı…
      Meslekleri ile bildiğimiz kadın sayısı 72’dir.
      O Ümmü Züfer’dir. Mekke’de Hatice’min saçlarını düzeltir, onu süslerdi.”
      Tüccar hanım sahabî sayısı 11’dir.
      Esma bint Muharribe…
      “Gel Ey Müleyke! Gel bana da mı koku satmaya mı geldin? Bende alacak para yok ki?”
      Hanım tacirelerden birisi de Kayle el-Enmariyye’dir.
      “Cennet anaların ayakları altındadır.”

      Dersin videosunu izlemek için

      http://www.siyerarastirmalari.org/haber/SUFFA_MEKTEBI/12_ders/sosyal_hayat.htm

      Burada da öğreten muallimeler

      Siyer alanında çok önemli rivayetleri bize sunan en önemli şahsiyet, hiç şüphesiz Hicri 94 yılında vefat eden Urve ibn Zübeyr’dir. Hz.Urve, Efendimiz’in halası Safiye’nin torunu, yani büyük sahabi Zübeyr ibn Avvam’ın oğludur. İki büyük İslam kadının ellerinde yetişmiştir. Biri annesi Hz. Esma, diğeri ise teyzesi Hz. Aişe’dir. Hz. Urve bu yakınlığın verdiği avantajı sonuna kadar kullanmış, özellikle Aişe validemizin engin bilgisinden oldukça istifade etmiş ve bunları sonraki nesillere aktarmıştır

      Evet parçasıyız ama yıpranmadan 🙂
      Fi emanillah !

  12. Sitenizdeki tartışmaların en ilginçlerinden biri olmuş. Şaşırdım okuyunca. Gayet açık ve net olmasına rağmen, nasıl bu tür tepkiler gelebilmiş, hayret.

    Hakikaten ihtiyaç varsa, Allah sorduğunda “şu sebeptendi” diyebilecek sahici gerekçeleriniz varsa, helal çerçevede kadınların çalışmasında bir mahsur yok. İhtiyacınız olmadığı halde, nefsin “daha iyi araba, daha iyi ev..” gibi gerekçeleriyle dünya hırsına kapılıp, ne çocuklarınızın ne de kendinizin ahiretine de dünyasına da zulmetmeyin, ölümlü dünya, gerek yok ,demiş yazar. Bunda itiraz edecek ne buluyorsunuz? Biz kadınları evde de işte de haramdan sakınan bu emir ve tavsiyelerde eleştirilecek ne buluyorsunuz yahu?

    Asgari ücretle geçinen bir çok aile var, hatta aralarında bu kadarcık parayla da nasıl yaşandığını anlatanlar olmuş, onların şikayeti yok, isyanı yok. Allah’ın verdiğine “elhamdulillah” diyebilene dünya ne edebilir? Asgari ücreti öne sürüp, “nasıl olacak” diyenlerin çoğunun, askeri ücretten fazla alanlar olması da çok ilginç. Gören de her ay asgari ücretlilere maaşlarından bölüp veriyorlar sanır. Ayrıca şu doğru, dünya kimseye kendinden bir gıdım fazla koklatmaz, dünyada bulduğunuzu dünyada harcar gidersiniz. Geldiği gibi gider yani. Neye harcadığınızı sorarlar ancak.

    Buzdolabı daha dolu olur, elbise dolabı daha dolu olur, verecek hesabınız artar, ahiret günü yakanıza yapışacakların sayısı artar. Dolabınız dolu olduğundan, size “falanca adam açmış” dediklerinde, bunun şiddetini algılamazsınız, ruhunuz körelir, körleşir.

    Benim gördüğüm, işyerindeki birçok insan bir iş yapmamasına rağmen “kendini önemli/değerli hissetmek” adına, hergün bu eziyeti çekebiliyor. İş yerinin nesi güzel yahu? İtiraf etmesi nefse zor olabilir, ama bir çok kadının çalışmasının sebebi çalışkanlıktan, fakirlikten falan değil, karakterini tamamlayamamaktan. Bir işi olur, parası, kredi kartı olursa; kaynanasının, eltisinin gözünde öne geçebileceği için.

    Toplumumuzun dili bu, “sen kaç paralık adamsın”, diye konuşuyor bizim insanımız, “üç kuruş etmezsin” diyor. İnsana biçtiğimiz değer, parasıyla ölçülüyor. Haliyle bu durumda, kadına evini hatırlatmak çok zor. Ona da diyorlar çünkü bu sözleri, kocası diyor, kaynanası diyor, komşusu diyor, arkadaşı diyor. Sokakta konuşulan, içinde yaşadığımız bu dil, fıtratımızdaki bozulmanın resmi.

    Cahide abla ya, siz bilirsiniz, köy ne güzeldi. Biz korkmazdık elektriğin suyun kesilmesinden, bakkalın/marketin olmamasından korkmazdık. Gerek yoktu hiçbirine, köyde ekmeğini kendin yaparsın, sebzeni kendin yetiştirirsin, dünyalığının az olması senin gözünü korkutmaz, kolay kolay aç da kalmazsın, rızkı verenin Allah olduğunu hatırlatır her yağmur. Şehirde elektrik kesintileri oluyor şu sıra, kombi çalışmıyor, ışık yok, marketler işlemiyor, fırın çalışmıyor, anında kıtlık basmış gibi hissediyor insanlar. Çok şeyi kaybetmişiz, kendi çocukluğumdan biliyorum..

    1. 😉😉🌹

    2. Ben annemden yadigar bir tevekkül yüklendim. Bu yüzdendir hiç başım sıkışmadı. Ya da çok sıkıştı da, ben tevekkülümden sebep hiç farketmedim.

      Bizim evde sigara içen olmadı hiç. Lokanta Restaurant bilmedik. İhtiyaçta hissetmedik. Alışveriş merkezleri dinlencelik yerler değildi bizim için. bayramdan bayrama yeni kıyafet sahibi olmanın mutluluğunu bilirim. çok mutluyduk biz. az paranın bize mutsuzluk verdiği zamanlarımız olmadı hiç. Tek maaşla 6 nüfuslu bir aile nasıl geçindirilir,Allah’ın izniyle gayet iyi bilirim ben. Anlatsam uzun sürer.

      Burada çalışan kadınları eleştirmedim ben ama sadece başlıktan yazıyı okuma yeteneği var bazılarının. Elimde görmek istemeyenler için bir ilaç yok maalesef…

      1. Cahide hanım ben sizin demek istediginizi anladım tabıkıda kadınlar kendılerıne uygun ve dinine uygun yerde çalışsa tabikide çok uygun allaha şükür dinimizi biliyoruz ama zaman cogumuzu boyle bir günaha sürüklüyor ben asgari ücretle yasayanlar açlıktan ölüyo demedik allah herkezin rızkını verir ayşe hanım allaha şükür asgari ücretle çalışmıyor eşim ama zekatımı sadakamı verıyorum bunu bılmeden konuşmayınkı kımsenın hakkında bılmeden yemeyın tabıkıde bir gercek var bazı hsnımlar daha iyi yasamak için çoçuklarını perişan edende var

        1. Allah kabul etsin zekatınızı, sadakanızı.. Asr suresi okudum, yazdıklarınız üzerine.

      2. ☺️☺️
        İşte o tevekkülü bilen olmadığı tatmadığı için çekişmeler oluyor neymiş nasıl geçineceklermiş
        Ne badireler geçirdi bu kısa hayat bize o zaman da nasıl mutluysak
        Şimdi de varken de mutluyuz hayatımız değişmedi görüşümüz değişmedi
        Çünkü inancımız hep aynı noktaydı azmimiz sadece O’ nun yolundaydı ki O’ndan gelene razı olmaktır bunun adı İnanmak dayanmak güvenmek anlamındaki Tevekkül Cahide ninnde dediği gibi
        Öğrenilmesi gereken husus budur yoksa bu değirmen suyunu bu tür nasıl geçim Zor diyenlerin suyuyla öğütülecek ve hiç bir zaman hedefe ulaşılmayacak
        Kanaat eden zengindir
        Bu böyle biline

  13. Merhaba Cahide Hanım. İşten ayrılma kararları verirken sizin yazılarınızla karşılaştım.Çok iyi bir işim ve iyi bir maaşım vardı.Namazım tesettürüm vs uygundu.Ama ben nedense çalışma hayatından çok sıkılmıştım.Sanırım yorulmuştum.Çocuk vs de yok ama buna rağmen işi bırakma kararı aldım.Şimdi evdeyim. ilk başlarda rahat gelsede şu sıralar baya sıkılıyorum. Fakat hiç olmadı eskisi gibi kafamda binbir tilki dolaşmıyor streste değilim. okumuş ev hanımı olmakta ayrı bir problem. kendimi çok yalnız hissediyorum.kafama göre arkadaşlar henüz bulabilmiş değilim etrafımdaki ev hanımları bile iş neden bıraktığımla ilgili çok garip düşüncelere sahip.Beni kendilerinden görmüyorlar bende onlar gibi olamıyorum.evde tek başıma yemek temizlik vs yapmak artık bana anlamsız gelmeye başladı. hedefim yok.bi tas yemek yetiyo bi süpürme bitiyo sonra sıkılıyorum. Çalışma hayatına dönsem mi diyorum bazen bilmiyorum. nekadar doğru yaptım bilmiyorum.
    Sevgilerlee

    1. Cahide Abla’ya yazmışsınız ama ben birkaç öneride bulunmak istiyorum. Öncelikle hangi ilde yaşadığınızı yazarsanız belki burayı takip eden ve tamda sizin gibi, kafama göre kimse yok deyip yalnızlık çeken biriyle tanışır, dostluk kurarsınız kim bilir.
      Birde dernek ve vakıf faaliyetleri varsa katılabilirsiniz. Oradan başlayarak bir ortam oluşturursunuz inşallah.
      Mahallenizde düzenlenen sohbetler var mı bir şekilde öğrenip oraya gidebilirsiniz. Bir yerden başladınız mı gerisi çorap söküğü gibi gelir inşallah.

  14. 10 yıl çalışmış, son 1 yıldır evinden çalışmayı devam ettiren bir anne olarak diyorum ki Serap kardeşim haklı. Bir kadının yeri gerçekten evi ve ailesi. Dışarlarda, başka insanların arasında olmak, hele de erkeklerin arasında, kadını da aileyi de bozuyor. Allah her kadına,aileye hayırlı kapılar ve akıllar versin de bu kadar çok çalışmaya meyletmeyelim. Ha kadınların olması gereken sektörleri müstesna tutuyorum, mesela sağlık sektörü gibi.

  15. Fatma Taş says:

    Siz sadece kendinize teşekkür edenlerin yorumları yayınlayın bu süslü laflara gerek yok bence asgari ücret kaç lira bu ülkede haberiniz var mı? Sizler kafalarınızı harem selamlıkla bozmuşsunuz insanlıktan bahsedin biraz kadın erkek ayrımından değil…

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: