Kokoshabla_com_ad_banner

Annen Çalışıyor Mu?

Öğretmen kızıma sormuş: “Annen çalışıyor mu?”

“Evet çalışıyor” demiş kızım.

Öğretmen: “Peki annen ne iş yapıyor?”

Kızım: “Yemek yapıyor, temizlik yapıyor, annelik yapıyor”  🙂

Öğretmen :“Hmm yani ev hanımı.”

Kızım: “Evet, çalışan ev hanımı”..:)

Aldığı cevap karşısında şaşırmış öğretmen! Bizim ki, bu şaşkınlıktan pek bir keyif almış anlaşılan ki, aynı soruyu soran bütün öğretmenlerine aynı cevabı verir olmuş…
Bununla da kalmamış, annesi evde çalışan arkadaşlarını öğütlemiş. Öğretmenler “Anneniz çalışıyor mu” diye sorarsa, “Evet çalışıyor” deyin diye..:)

Arkadaşları da bizim kızdan almışlar tüyoları, öğretmenlere hep aynı cevabı verir olmuşlar 🙂

Birilerine kendi saçma fikirleri yetmedi, birde küçücük çocukların beyinlerine aynı fikirleri kodladılar.

“Çalışan kadın kaliteli kadındır”“Ev hanımı, işe yaramaz kadındır”, “Kadın para kazanıyorsa değerlidir”, “Para kazanmayan kadın cahildir”, “Kadın kendi ayaklarının üzerinde durmayı bilmelidir”, “Kocaya muhtaç olmamalıdır.”, “Kocana el açma”, “Yarına güvenme”…

Mutlu değil, kaygılı çocuklar yetiştiriyoruz.
Çocuklara tevekkülü değil, güvenmemeyi öğretiyoruz.Ve bunu en çok kız çocuklarına yapıyoruz. Çocuklara yarına dair, mütemadiyen umutsuzluk, çaresizlik aşılıyoruz.

Bereketin tevekkülden, kanaat etmekten, Allah için paylaşmaktan geçtiğini öğrenemedik bir türlü. Aybaşlarını büyük bir sabırla bekleyen, elindeki az miktardaki parayı değme ekonomistlere taş çıkartırcasına hesap edip harcayan, zorlu hayat şartlarına rağmen yüzünde gülümsemesi, dilinde hamd’i olan annelerin;  para için mutluluğunu ve huzurunu feda eden, mutluluğu ve huzuru kaybettiği gibi, parasında da bereket olmayan çocuklarıyız…

Ne güzeldi… Anneler evlerinde oturur, sabah kalkıp bir hizip Kur’an okur, sonra işlerini yapar, yemeği ocağa koyar,; çocuklarını, eşlerini beklerlerdi. Şimdi eşler ve çocuklar, okuldan-işten gelip annelerini bekliyorlar. Tamam, zaman çok değişti, sobaların yerini doğalgaz aldı, sokaktan geçen eski yoğurtçular, cumbalı evler yok artık ama anneler değişmeseydi ne olurdu sanki?

Zaman değişti, dünya değişti, anneler değişti belki, ama çocuklar hiç değişmeyecek! Diplomaya, kariyere önem verenlere inat; Çocuklar hep evlerinde kendilerini bekleyen, kapıyı açıp çocuğuna sımsıkı sarılan mutlu annelere ihtiyaç duyacaklar.

Hem anneleri değiştirdiler. Hem de annelerimizden kalan herşeye bir iticilik izafe ettiler.

“Sen hâlâ annenin yağını mı kullanıyorsun?”,  “Koltukların annenden mi kaldı?”,  “Ayy tıpkı annene çekmişsin!”

“Gel abla, annene anne kazağı, anne pardesüsü, anne eşarbı al!” Ama sakın annen gibi olma, annen gibi giyinme, annen gibi konuşma sen…

Ey dünyaperestler, ey paranın köleleri, ey mutluluğun, huzurun hırsızları!  Bir annem vardı örnek aldığım. Bir annem vardı sıcağıyla ısındığım. İlk öğretmenim annemdi. En çok annem sevdi beni. Annem değer verdi en çok…Annemi itibarsızlaştırma çabalarınıza tüm varlığımla karşı koyarım ben. Annem gibi giyinir, annem gibi konuşurum. Annem gibi sever, annem gibi yemek yaparım.

Tıpkı annemin evinin hanımı olduğu gibi, ben de evimin hanımı olurum. Evimde ne işler yaparım, ne çocuklar yetiştiririm, bilemezsiniz. Gün gelir o çocukları dağ gibi dikerim karşınıza, şaşırırsınız!

Bir annenin değerli olması için para kazanması gerektiği fikrini, çıkarın o saçmalıklarla doldurduğunuz kafanızdan! Boş lakırtılarınızı, edepsiz fikirlerinizi bizlere, çocuklarımıza bulaştırmaya çalışmayın artık!

Siz siz olun, “Annen çalışıyor mu?” gibi cahilce bir soruyu hiç bir çocuğa sormayın! Sert kayalara çarpar, çok mahcup olursunuz!

Cahide Sultan

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. mücahit annesi says:

    Cahide hanim Siz haberdarmısınız bilmem ama memlekette bu kapitalist piyasa, bu emek sömürüsü , bu haksız vergiler ve zamlar , bu işçinin hakkını yemeler, rantçılık, özeleştirme adı altında milleti özel sektöre mecbur bırakma ve dahi tamamen faizle işleyen ekonomi olduktan sonra , bir insanın enn temel ihtiyacı olan ,başını sokabileceği ufak bir ev için bile, ömür boyunca karı Koca (hatta çoluk çocuk) köle gibi çalışıp borç ödemesi gerekiyor..!! Çok değil bundan sadece 15 yıl önceki kiraları konut fiyatlarını faturaları, akaryakıtın litresini yahut en basiti sürekli mutfakta olan biri olarak bir tüp fiyatını bir kıyaslayın ve o zamanın alım gücüyle bugünün alım gücünü kıyaslayın bakalım sonuç ne çıkacak. Bugün çalışan kadınların % 90ı öyle sizin sandığınız gibi keyiften değil bu ismi konmamış ekonomik krizde temel ihtiyaçlarını temin edebilmek için o çileyi çekiyor, çekmek zorunda Bırakılıyor! Yoksa kimse istemez herhalde sabahın köründe evden çıkıp çocuklarını ele güne emenet etmeyi…!

  2. HaticeBK says:

    Sevgili Cahide abla, yaşım 27, bu yüzden size abla diyorum.. 10 aylık bir bebeğim var. Evdeyim ve ona bakıyorum. Daha öncesinde çalışıyordum. 2 yıl ücretsiz izin hakkım var ve onu kullanıyorum.. Size soracağım şey uzunca bir süredir kafamı kurcalıyor. Ben asistan doktorum. Genelde kimin bir yazısını okusam Tıp mesleği haricinde bir hanımın çalışmasa daha iyi olacağı yönünde. Yani benim mesleğimi yapmamı öğütlüyor çoğu zaman insanlar.. Sizce ben ne yapmalıyım? Bir buçuk yıl daha gece nöbet tutmam lazım uzman olmak için. Veya çocuğum 2 yaşına gelene kadar nöbet tutmama hakkım var, bu süreyi ona bakarak değil de çalışarak geçirmek bir diğer yol. Veyahutta istifa etmek.. Bana bu konuda fikir verir misiniz? Cevabınızı merakla bekliyorum.. Dua ile..

  3. Kadınlar en başta altın bileziğini eline takmalıdır. Çünkü ölüm ansızın gelir. Kocası ölürse çocuklarına kim bakacak hayat tos pembe değil herşeye hazırlıklı olmalıyız…

  4. tugba aydın says:

    hayırlı günler cahide hanım;
    sitenizi takip ediyorum ve fikirlerinizin doğruluğunun farkındayım keşke bende yapabilseydim dediğim her düşünceyi siz sanırım hayatınızda uyguluyorsunuz.Rabbim daha sıkı sarılmanızı nasip etsin inşallah.yalnız affınıza sığınarak sizi daha görmeden yaşantınıza imrenerek bu duruşunuza zarar vermemeniz konusunda kendimce sizden rica edeceğim.tabiki sizi zor duruma sokan sizin ne demek istediğinizi anlamayan kişiler var ve bu sizi çileden çıkarabilir.ancak okadar doğru yolda gidiyorsunuzki şeytanında işi yok tabiki….ne olur nefsinize kapılmayın.bazen yazılarınızda yorumlarınızı okuyunca hayalimdeki cahide hanım bu olamaz diyorum.sizin asabi olabileceğiniz kızabileceğiniz asla aklıma gelmiyor aslında size yakıştıramıyorum.tabiki hepimiz ALLAH cc.’nun yanında aciz kullarız kabul ama sizi zoru başarmış olarak görüyorken böyle ufak ayrıntılarla kaybetmenizi istemem.kaybedecekmisiniz onuda bilmem tabi lütfen yanlış anlamayın.bugüne kadar size hiç yorum yazmadım hep takip ettim ancak nur hanıma verilen cevaptan çok etkilendim sanırım.çok güzel işlere imza atıyorsunuz devamını dilerim.haddimi aştımsa kusura bakmayın.

  5. CAHİDE HANIM ÇALIŞAN BİR BAYANIM.ANCAK LÜTFEN BİR MEVZUYU(ÇALIŞAN DA OLSA MÜMİN KARDEŞİNİZ NİHAYETİNDE. EĞER ÇALIŞTIĞI İÇİN DİNDEN ÇIKTI GÖZÜYLE BAKMIYORSANIZ) ELEŞTİRECEKSENİZ DAHİ SİZDEN RİCAM EFENDİMİZ (SAS)’İN TOPLUMDA GÖRDÜĞÜ YANLIŞLARDA KULLANDIĞI ÜSLUBU GÖZÖNÜNDE BULUNDURMANIZ.ÇALIŞAN KADINI İSYANKAR,EŞİNİ VE ÇOLUĞUNU-ÇOCUĞUNU İHMAL EDEN,NEREDEYSE DİNDEN ÇIKMIŞ ŞEKLİNDE NİTELENDİRDİĞİNİZ ZAMAN ÇALIŞAN ANCAK İŞYERİNDE BİR KİŞİNİN BİLE NAMAZA BAŞLAMASINA VESİLE OLAN VE BU NEDENLE BİRİNİN HİDAYETİNE VESİLE OLDUĞU İÇİN EVİNDE GÜNLERCE NAMAZ KILAN EV HANIMINDAN DAHA ÜSTÜN OLAN BAYANLARIN VEBALİYLE ÖTEYE GİTMEK DE ÇOK AĞIR OLSA GEREK.EV HANIMI YA DA ÇALIŞAN FARK ETMEZ ÖNEMLİ OLAN DİNİN GEREKLİLİKLERİNİ YAŞAMAK AYNI ZAMANDA YAŞMAKLA DA KALMAYIP HAKKIYLA TEMSİL ETMEK.SELAMETLE KALIN.

    1. Peki!

  6. zynp trkn says:

    Biliyorum yorumum yayınlanmayacak ama yine de yazayım.. siz hayal dünyasında mı yaşıyorsunuz Cahide hanım? sizin yazınızda tarif ettiginiz ev hanımları nerde şimdi? ev hanımlarının sabah kalkıp çocugunu okula gönderip kuran okudugunu mu sanıyorsunuz? benim apartmandaki komşularımın çoğu ev hanımı? öğlene kadar uyuyorlar..ayrıca okula pis bakımsız beslenme çantası boş yada market yiyeceğiyle dolu gelen çocukların çoğunun da annesi ev hanımı.. eşim öğretmen ordan biliyorum..ben çalışan bayanım eve yardımcı tuttum ev işlerimi yapıyor, akşam da yemeğimi kendim yapıyorum.. çalışmayan ev hanımları Aldatılırsa şiddet görürse boşanma zorunda kalırlarsa durumları ne olur hiç düşündünüz mü?

    1. Ya Hu Zynp trkn
      Çocuk mu kaç yaşında sanki bu yazıları çocuk yazmış gibi 😕😏

      1. Yok ablası kocaman eczacı olmuş kardeşimiz 🙂

        1. Hımmm
          Şimdi Zeyneb hanım
          Gelelim söze o sabahları çocuklarını kirli az bir beslenme üstelik market eşyasıyla dolduranların ev hanımıyla ne alakası var bunu yapan çalışan kadında da var burada zaten kim olursa olsun galiyesiz bir kadın karakteri var . Eşiniz öğretmenmiş Allah kolaylık versin peki o çocuklara KUran da Allah ın temizlenenleri sevdiğini birde şüpheli temiz şeylerden yenmemesini öğretiyor mu ? Çocuk anneden çok öğretmeni de dinler bunu çok iyi biliyoruz .
          Çalışmayan ev hanımları hiç bir zaman ben boşanırımda kendimi garantiye alayom diye bir tereddütleri var ise zaten baştan kokmuş bir evlilik yaşarlar biZler biliyoruz ki insan korktukları ile imtihan olunur . Bu niyetle yapılan evlilikler güdüktür. Ha başına gelebilir düşünmediği korkmadığı tereddüt etmediği halde ona bir şey diyemiyoruz ki bir kadının muhakkak yapabileceği bir şeyler vardır.
          Birde bizim adetlerimize ters düşen ama islamda olan Kadının dul kalmaması vardır eğer eşinden boşanırsa iddeti dolan kadın evlenir bu evlilikler ister iki ister yedi kere oldun Allah bu hükmü kadına vermiştir .
          Sözümüz Kur an olmalı mesela kadınlara verilen hakları gördüğümüzde hayran kalmamak mümkün değil adeta Herşey kadının korunması üzerine boşuna nefes tüketilmesin hukuklara bakılsın Kurandaki hukuka . Fi emanillah

          1. Kusura bakmayın ama maddi imkanı olmayıpta çalışmak zorunda kalan hanımları tenzih etmeniz lazım. Kocası çalışmayan bir işe yaramayan lafta adam geçinen adamların hanımları ya çalışmak zorundaysa? O eve o ekmek getirmek zorundaysa? veya; benim annem gençken kuran kursu hocasıydı ki ben okula başlayınca bıraktı işini. dört dörtlük bir hanımdı. Kuranı elinden düşürmez, bizleri ona göre yetiştirir, evi yemeği çocukları tertemiz pırıl pırıldı. Ama benim babam 25 yıllık evliliklerinin son 10 yılını hep onu aldatarak rezil rüsva ederek geçirdi. İmansızlığa düştü, kadınların kandırmacasıyla eğlenceye daldı. Ne bir rızkı geçiyordu boğazımızdan ne bir huzur. Annem mecburen apartman siliyordu. Doğal olarak artık bu imansız, dünyaya dalmış kocasını çok döndürmeyi denedi 10 yıl mücadele etti. Olmayınca ayrılmak zorunda kaldı. Nasıl geçinecek? çocuklarına nasıl bakacak? 3 kızı var onlar ne yapacak? mutlaka bir iş sahibi olmaları lazım ki hayatlarını kursunlar ele güne muhtaç olmasınlar. Kimse sahip çıkmaz da böyle günlerde bilesiniz… En sonunda bi belediyede iş bulur tuvalet temizleyicisi olarak. üç kuruş üstüne de bolca ezilme.
            evet evde zamanında yemeği pişmiyor şimdi, çocukları da çalışıyor okuyor. Ama çocuklarına çok büyük bir ibret.
            Kusura bakmayın kimse bana modern çalışan kadın demesin. Her kadın kız çalışmak zorunda nefsi olan bir insana bel bağlamamalı. Cahide hanım siz de insanları yanlış yönlendirmeyin. ev hanımı olmanın “müthiş” güzelliklerini anlatmanız tabi iyi ama pazarda çorap satmak zorunda kalan hanımların da nasıl zor şartlarda çalıştığını çalışmanın kötü birşey olmadığını, önemli olanın namusuna imanına sahip çıkmak olduğunu söyleyin ki, kimse kızlarını çalıştırmayıp yarın bigün de yaşadıkları şeyin vebalini çekmesin.
            Ve rica ediyorum bu yazımı da yayınlayın…
            Sizin emek verip yazdığınızı biz okuyorsak bizim emek verip yazdığımızı da insanlar okusun….

            1. Vallahi birilerine bir şeyleri anlatmak ne kadar zormuş.
              Ya kimse burada kadın çalışmasın çalışılmasın demedi denmedi hala anlamıyorum
              Cahide cim
              Ne olursun çalış(k)an kadınlarla ilgili bir yazı yaz da sana karşı böyle ithamlar gelmesin

              1. Bence bazıları sadece yazının başlığına bakıp yorum yapıyor 🙂 en iyisi takmasak. Yazıp rahatlasınlar 😉

                1. takmayın tabi, deli gibi konuşuruz… Yazık saygısızlık sizin yaptığınız, her gün takip ettiğim bir siteydi şu saatten sonra bende sizi takmıcam, umrunuzda da değildir tabi elit insanlar, ama internet üzerinde yaptığınız şu saygısızca lafların hakkı yok sanmayın. Normal hayatta yüzyüze gelsek napardınız acaba çok merak ediyorum…
                  Yazık…

                2. Elit insan nasıl oluyor Nur? Bildiğimiz insan tiplerinden farklı bir şey mi? Yani onların 4 gözü, 8 kolu, 3 beyni falan mı var anlatsana biraz?

  7. Evlerimiz sadece ev değil; okul, atölye, oyun parkı… Evimiz her şeyimiz. 7/24 çalışıp, üretmekteyiz. Bebek bekleyenlere ya da bebeği olanlara hatta hediye etmek isteyenlere fikir olsun bunlar; http://u1312.hizliresim.com/1j/k/vm4nt.jpg

    Oğlum için yaptığım çıngıraklar; masa tenisi topunu biraz kesip içine mercimek vb. bir şey koyup evde bulunan artık ipler ve tığ yardımıyla dışını kaplıyorsunuz. Tutma yerlerinin içine en son pamuk doldurup dikiyorsunuz.

    Tamir aletlerini aynı şekilde yapıyorsunuz. Elinizdeki malzemeye göre süsleyebilirsiniz.

    İlk kitabı şu piyasada satılan hışırtılı kitaplardan. Elinizdeki desenli kumaşın arasına, illa hayvan resmi olmasına gerek yok geometrik şekillerde olur, maksat renkli olsun ilgisini çeksin, temiz bir poşeti katlayıp koyduğunuzda ses çıkaran bir kitabınız oluyor. Çok değil en fazla 3 sayfadan oluşsun.

    Hatta kenarlarına evdeki kıyafetlerinizden kestiğiniz etiketlerden dikseniz daha güzel olur. Bebekler genelde oyuncaktan çok etiketiyle oynar 😉

    Bilmeyi çok isterdim ama dikiş ve örgü bilmiyorum. Böyle kendi kendime evde öğrenip yapabildiğim kadarıyla idare ediyorum. Bunlar alt tarafı oyuncak olduğu için yamuk olması, kötü dikilmesi vs. önemli değil diye düşünüyorum. Ki zaten oğlumun da bu durumu takacağını sanmam 🙂 Şimdiden açıklamasını yapayımda salak saçma yorum yapacak olanlar bu açıklamayla idare ediversin e mi 😉

    Çalışan çağdaş, atatürkçü hanımefendiye de diyorum ki; eli-kolu-çenesi dışında arada bir beynini de çalıştırsın. Ne güzel olur!

    1. Hamiyet says:

      Serap kardeş ellerinize sağlık ne güzel oyuncaklar yapmışsınız oğlunuz sizin gibi annesi olduğu için çok şanslı ağzım açıkta kaldı

  8. Çağdaş türk kadını
    Sadece okuyun kim çağdaş kim modernmiş bakın

    Kadınların yönetim ve idarecilik alanındaki yerleri nasıldı?
    O günü dünyasında kadınlar sağlık ve tedavi alanında nasıl aktif olarak yer alırlardı?
    Asker ve savaş alanında kadınlar var mıydı?
    Eğitim ve öğretim, iktisat ve ticaret alanında kadınlar aktif rol alıyorlar mıydı?
    Bu ve daha nice önemli konu bu hafta Suffa Mektebi dersinde….

    Cümleler

    “Salihlerin anıldığı meclislere rahmet iner.”
    Hz. Ebû Bekir de bir şehit babasıdır.
    Hz. Ebû Bekir’in oğlu Abdullah’ın şahadete yürüyüşü…
    Sosyal hayatın en temel alanları:

    1- Yönetim ve İdarecilik Alanı

    2- Sağlık ve Tedavi Alanı

    3- Asker ve Savaş Alanı

    4- Eğitim ve Öğretim Alanı

    5- İktisat ve Ticaret Alanı

    Asrı Saadet’in Aile Hayatı Nasıldır?
    Yönetim ve İdarecilik Alanı:
    Valilik, Zekât Memurluluğu, Emirlik, Kadılık, Beytü’l-Mal Muhafızlığı, Ganimet Görevlisi, Muhtesib.
    Asrı Saadette atanan vali sayısı 109’dur.
    Zekât Memurluluğu görevine çeşitli zamanlarda 37 kişiyi vazifelendirmiştir. Bunların tamamı erkeklerdendir.
    Efendimiz’in (sas) özel sebeplerle, özel yerlere gönderilen emir sayısı 26’dır; bunlarında hepsi erkektir.
    Efendimiz (sas) çeşitli zamanlarda 21 tane Kadı tayin etmiştir. Bu 21 kişi de erkeklerdendir.
    Beytü’l-Mal Muhafızlığı: Efendimiz (sas) bu göreve de çeşitli zamanlarda 9 kişi atamıştır. Bu 9 kişi de erkektir.
    Ganimet Görevlisi: Efendimiz (sas) bu göreve de çeşitli zamanlarda 5 kişi atamıştır. Bu 5 kişi de erkektir.
    Muhtesib; Zabıta’dır; bu iş için görevlendirilen 10 kişiden; 8’i erkek, 2’si kadındır.
    İkinci alan: Sağlık ve Tedavi Alanı
    Asrı Saadet’te 9 doktor vardır; bunların 5’i erkek, 4’ü hanımdır.
    Hanım doktorlardan biri: Kuaybe bint Sa’d el-Eslemî
    İkinci doktor hanım: Esma bint Ümeys
    Üçüncü doktor hanım: Şifa bint Abdillah
    Dördüncü doktor hanım: Ümmü Seleme
    Asrı Saadette 12 hanım sahabiyi hemşirelik mesleğinde görüyoruz.

    Rübeyyi bint Muavviz, Rufeyde el-Ensari, Leyla el-Ğifari, Ümmü Eymen, Ümmü Ziyyad, Ümmü Sinan, Ümmü Süleym, Hamne bint Cahş, Ümmü Atiyye, Hind bint Amr, Ümmü Ammara ve Şifa bint Abdillah…

    Asrı Saadet’in 4 ebesi:

    Şifa bint Avf,

    Efendimiz’in halası Safiyye bint Abdülmuttallib,

    İbrahim’in ebesi Ümmü Rafi,

    Sevde bint Misrec.

    Asrı Saadet’in hacamatçısı Ebû Taybe’dir.
    “Sünnet olmak erkekler için Peygamberlerin yolunu izlemektir. Kadınlar için ise bir değerdir.”
    Ümmü Enmar, Ümmü Atiyye ve Hind bint Amr…
    Asker ve savaş alanında kadın…
    Dördüncü alan: Eğitim ve Öğretim Alanı
    1- Şairlik, 2- Hatibelik, 3- Kâtibelik, 4- Alimelik, 5- Fakihlik, 6- Muallimlik, 7- Tabirelik
    Sahabe’nin içerisinde şair olan hanım sayısı 29’dur.
    Sahabe’nin içerisinde hatibe olan hanım sayısı 13’dür.
    Sahabe’nin içerisinde şair olan hanım sayısı 11’dir.
    Kadın âlimlerinin sayısı 8’dir.
    Hz. Aişe, Ümmü Seleme, Hafsa validemiz, Hz. Fatıma, Dürre bint Ümmü Seleme, Fatma bint Velid, Nahhar bint Evs ve Esma bint Ebi Bekir…
    Efendimiz’in (sas) dünyasında 6 fâkih hanım vardır: 1- Hz. Aişe, 2- Ümmü Seleme 3- Zeyneb bint Ümmü Seleme, 4- Hz. Fatıma, 5- Ümmü Hani, 6- Hafsa validemiz…
    Asrı Saadet’te rüya tabirliği yapan iki hanım: Esma bint Ümeys ve Esma bint Ebi Bekir…
    İktisat ve ticaret alanı…
    Meslekleri ile bildiğimiz kadın sayısı 72’dir.
    O Ümmü Züfer’dir. Mekke’de Hatice’min saçlarını düzeltir, onu süslerdi.”
    Tüccar hanım sahabî sayısı 11’dir.
    Esma bint Muharribe…
    “Gel Ey Müleyke! Gel bana da mı koku satmaya mı geldin? Bende alacak para yok ki?”
    Hanım tacirelerden birisi de Kayle el-Enmariyye’dir.
    “Cennet anaların ayakları altındadır.”

    Dersin videosunu izlemek için

    http://www.siyerarastirmalari.org/haber/SUFFA_MEKTEBI/12_ders/sosyal_hayat.htm

    Burada da öğreten muallimeler

    Siyer alanında çok önemli rivayetleri bize sunan en önemli şahsiyet, hiç şüphesiz Hicri 94 yılında vefat eden Urve ibn Zübeyr’dir. Hz.Urve, Efendimiz’in halası Safiye’nin torunu, yani büyük sahabi Zübeyr ibn Avvam’ın oğludur. İki büyük İslam kadının ellerinde yetişmiştir. Biri annesi Hz. Esma, diğeri ise teyzesi Hz. Aişe’dir. Hz. Urve bu yakınlığın verdiği avantajı sonuna kadar kullanmış, özellikle Aişe validemizin engin bilgisinden oldukça istifade etmiş ve bunları sonraki nesillere aktarmıştır

    1. Daha da yazarım bakın bu Muhammed aleyhisselâm zamsnında ve sonrasında da bu görevleri yapanlardır bak zabıta bayan bile var
      Ve bu sahabe kadınlarının hem evleri hem kocası hemde çocukları vardı
      Ne mutlu ki onların yolundayım
      Ne mutlu ki onlarla Mesudum
      Rabbime sonsuz şükürler ki iyi ki onları tanımışım sevmişim 💗💗

      1. O zamanlarda kadına yan gözle bakılmazdı zaten diyoruz ki şartlar olduktan sonra neden çalışılmasın?

      2. Yorma kendini cancağızım. Çağdaş kadın bu, nafile anlamaz! 😉

    2. AMAN HASRET HANIM O ÇAĞDAŞ TÜRK KADINLARINA:) BÖYLE DİNİ KONULADAN BAHSETMEYİN… ZİRA ONLARIN HAMURUNUN NEYİ GÖTÜRDÜĞÜ MALUM…

  9. çağdaş türk kadını says:

    Bu ne cehalet! ne zamandan beri çalışmak suç! çalışan kadın ise işe yaramaz evini ,eşini, çocuklarını ihmal eden kadın oldu. Allah’a şükürler olsun yıllarca çalıştım.Halende çalışıyorum, Bu arada arslanlar gibi ikide evlat büyüttüm. Her ikisi de üniversitede okuyor. evimi ve eşimi de hiç bir zaman ihmal etmedim. Esas marifet hem çalışıp,didinip anne ve eş olmak sizler gibi dine, peygambere sığınıp dedikodu yapmak değil … Eleştirilerinizde biraz yapıcı olun çizmeden yukarıya çıkmayın.Hepiniz birer gazeteci edasında atıp duruyorsunuz. Seviyesizce…Oysa sizin tek verimli olacağınız yer mutfak .Biraz acımasız oldu değil mi tıpkı sizinkiler gibi, Çalışın para kazanın hanımlar, eşinize destek olun zavallıları sömürmeyin, Dinden haktan kurandan bahsedip var mı yan gelip yatmak ? Oh ne ala memleket bir kişi çalışıp 5 kişi bakacak ( en az üç Çocuk) sersefil, perişan.Çalışın,hanımlar çalışın ki çocuklarınız okusun cahil kalmasın bir paket makarna bir torba kömüre geleceklerini satmasınlar. Benden bu kadar daha fazlasına zaman ayıramam benim vaktim değerli hani diyorum akşama da bol etli güveç mi yapsam (et sorun değil allah’a şükür çalışıp kazanıyorum.) yanına da mis gibi bir pilav allahıma şükürler olsun.Çalışan yan gelip yatmayan rızkını taştan çıkartan herkese bol nafakalar versin.
    Ne Mutlu Türküm! diyene Ne Mutlu Atatürkçüyüm! diyene Allahım Ülkemi, İnsanlarımı örümcek beyinliler den korusun Amin!

    1. 🙂
      Çok merak ediyorum: Bu “atatürkçüyüm çağdaşım” diyenlerin geneli neden bu kadar cahil oluyorlar acaba? Bunun mutlaka bir cevabı olmalı arkadaşlar. Bu tiplerde neden seviye bu kadar yerlerde sürünüyor?

      1. ne içtin ablam sen 😀

    2. Yürü be kim tutar seni, işte çağdaş türk kadını 😀 örnek alın örnek 😀

    3. Benim eşim “gider dilencilik yaparım seni yine çalıştırmam diyor” elhamdulillah
      İslâm’a göre evin geçimi erkeğe aittir erkek fatmalara göre değil.

      Îman ve namus kavramı farklı şeyler her canlı anlayamazz..

      1. Haklısınız 5 kişiye bakmak sünepelerin işi değil .!

        1. ” et sorun değil. Çalışıp kazanıyorum!” 🙂 ay hiç güleceğim yoktu akşam akşam neşelendim 🙂

          1. 🙂

            1. Arkadaşlar aynen size katılıyorum, çağdaş türk kadınına gereken cevapları vermişsiniz :)Napalım biz de gerici yobaz ev hanımları olarak evde oturup eşimizin para getirmesini bekleriz 😉

            2. 😀 ay ben de şu facedeki çağdaş saçaklıya çok güldüm 😀 yetmişmilyon örtünme şekli varmış tabi tabi 🙂 ))

    4. heryerinden garabet akıyor ama en çok “vah” dediğim haliniz; “et sorun değil, etimiz var” lafını gururla söylerken, makarna-kömür yardımı alan muhtaç insanları “cahil, satıcı” falan görüp, içten içe aşağılamanız.

      evde “türküm türküm türküm türküm..tü..” deyip şenleniyorsunuz ondan heralde, ne mutlu.

    5. hülyamız=) says:

      çok kıskandım sizi çağdaş türk kadını bizim evde sadece eşim çalıştığı için hiç et yiyemiyoruz 🙂 ne komik 🙂 yorumu siz mi yazdınız çocuğunuz mu? yorumunuzu okumaya başladığım anda kapanışı atatürkle yapacağınızdan emindim 🙂 🙂 🙂 🙂

    6. Mehtapabla says:

      Allahi sevip dininin gereklerini yerini getirmeye calisanlar neden örümcek kafali olsunlarki Lütfen karsimizdaki insanlara karsi biraz saygili olalim.Zaten yazida calisan hanimlar asagilanmamiski Sadece disarda calisan anne degerlidir evde calisan anne degerli degildir anlayisini kaldirmak icin yazilmis bir yazi.neden yalnis anlamissiniz onuda ben anlamadim.

    7. takma adı ayrı döşediği pragraf ayrı ayrı evlere şenlik:D
      ne güldüm gece gece..
      abla ne yazdığını okudun mu sen?torbacın kim senin?
      daha ne anlatmak istediğimizi anlamıyorsun zeki ilerici laik anti yobaz kadın 😀
      eti bir tek çağdaşlar(?) yiyebiliyor galiba..hayır bende okumuş yobazım ama kaloriferli evdeyim şükür 🙂
      sana seni anlatan bu muhteşem şarkıyla huzurundan ayrılıyorum teyze..belki beyin yıkama milleti koyun yerine koyma nasıl oluyormuş anlarsın ;)umudum yok ama…

    8. ÇAĞDAŞ TÜRK KADINININ SON GELDİĞİ NOKTA BU HIII …YAZIK YA…AMA TABİ BİDE ŞU VAR HER NOKTADAN SONRA YENİ BİR CÜMLE BAŞLAR…

  10. Allah(c.c) evlerinizde vakarla oturun emrini vermiş boşu boşuna açık kapı aramaya çalışmayın

    1. bir ekstremden diğerine… biri “cagdas turk kadını” arkadasımız gıbılerı bırı de bu yukarıdakı. tarih boyunca kadınlar ıster evde ıster tarlada hep calısmıslardır. kadınların calısması moderniiteyle baslayan bır durum degıl. bu “evinde oturma” meselesi son derece sehırlı bır kavram. koyde yasayan kadınları hadı “evde oturtun” mumkunse. sabah hayvanları kım sagacak? ardından tarlaya gıdıp -erkeklerın de calıstıgı ortamda- kım calısacak? kadın tarlada calısırken sorun degılde, kımya muhendısı olurda rafınerıde calısırsa mı sorun? fabrika müdürü olursa mı sorun? bakan olursa mı sorun?
      basortuluyum, turkıyenın en ıyı unıversıtesınden mezun bır muhendısım, amerıkada doktora yaptım, yurt dısında unıvesıte hocası olarak calıstım. ve akademık calısmalarımı sadece para kazanmama vesıle degıl aynı zamanda hayatımı zengınlestıren bır aktıvıte olarak goruyorum.
      sahabe kadınlardan “evinde oturmayanları” da sayabilirim. kadınlar sosyal hayat içinde yer alabilirler ve almalılar. önemli olan karsı cınsle mesafeyi korumaktır, haddi aşmamaktır.

      1. zynp trkn says:

        Leyla hanım çok güzel yazmışsınız.. benim ifade edemediklerimi siz dile getirmişsiniz.. Benim halam köyde yaşıyor kocası sara hastası tarlada çalışır ineklerine bakar. aslan gibide 4 evlat yetiştirdi. okuttu. Dediğiniz gibi köylerimiz de çalışan kadınlarla dolu.. bende üniv. mezunuyum çalışıyorm evimi de ihmal etmiyorum.. Tek derdim para değil benim.. evde oturup bunalıma mı gireyim? bu yazılarda çok methedilen ev hanımları gibi bol dedikodulu günlere gitmeyi de sevmiyorum

        1. zynp trkn says:

          çaylı pastalı bol dedikodulu kadın günlerinde vakit öldüreceğimize NAMUSUMUZLA çalışıyoruz.Kötü bişey mi bu?

          1. Zeynep hanım sanal diye mi bu kadar aşırı gidiyorsunuz!!!Cahide nin yerinde olsam bir deği,l hiçbir yorumunuzu yayınlamazdım….hiçbirşey demeyeceğim,çalışmaktan sinirleriniz yıpranmış sanırım.Sadece Rabbim hidayet versin amin.

  11. herkese selamlar. evet çalışan kadınlar zamanla kadın olmayı, evi için bir anne, bir eş olmayı unuttu. zamanla da daha fazla alanda yer almaya başladı doğrudur. hatta öyle bir hal var ki artık birçok evde erkekler evde oturup rahatsız olmazken kadınlar geç saatlere kadar dışarı da çalışabiliyor. elbette bir kadının ilk önceliği evi, eşi ve çocukları olmalı. bir kere kadın doğası bunun gerektiriyor. o kadar hassas ve narin bir yapısı var ki bayanların daha ağır koşullar bir bayan için çileden başka birşey anlamına gelmiyor. ancak unuttuğunuz bir nokta yok mu. eğer bir kadın evinde mutluysa, huzurluysa neden dışarı çıksın. ben çok insan gördüm ömründe. nice yüce gönüllü kadınlar vardı ki çalışmak onlar için zorunluluktan başka birşey değil. şöyle söylemek istiyorum eğer erkek evine bakıyorsa, karısının ve çocuklarının ihtiyaçlarını gideriyorsa ve kadın da mutluysa elbette kadın için çalışmak sadece keyf işi. ancak siz hiç çocuğunuzun eksiklerine yetemememin bir anne için ne kadar ağır olduğunu düşündünüz mü. hangi ortamda olursa olsun, elbette namus ve şeref çerçevesinde, ancak eğer bir anne çocuğuna yetemediğini ve onun için bi şeyler yapması gerektiğini düşünüyorsa bu devirde yapabileceği en iyi şey çalışmak. çalışan kadınları ya da kadının çalışmaması veya çalışmaması gerektiğine lüften bir de bu pencereden bakın:)
    sevgiler dilerim.

  12. Kusura bakmayin herkese ayri ayri cevap verecek vaktim yok.Genel bir cevap yazayim zaten kim ne dedigini bildigine gore uzerine alinmasi gereken alinir 😉
    Oncelikle yazdigim uzunca metnin icinden bir kelimeyi cimbizla cekip, hukum verenlere el insaf diyorum. Bu zihniyete gore zina haramdir demek icin zina yapmis olmak gerekiyor oyle mi? Yazik.
    Calisma hayatinda pek muhim isler pesinde kostuklarini ima edenlere, calisan ev hanimi mi olurmus diye kucumseyenlere diyorum ki ne is yapiyorsunuz? Soyleyin bizde bilelim su insanlik icin pek onemli isinizi.
    Bir yazi okumustum. Yapilan bir arastirmadan bahsediyordu. 8 saatlik mesai icerisinde japonlar 7 saat, almanlar 6 saat, fransizlar … diye millet millet bir mesai saati icerisinde gosterilen performanstan bahsediyordu. Turkler 8 saatlik mesai boyunca sadece 37 dakika calisiyormus. Ben arastirmanin yalancisiyim. Esime anlattigimda cok bile soylemisler bazi gunler o kadar bile calismiyoruz demisti. Sahi siz cok mesgul calisan bayanlar, na yapiyorsunuz bu geri kalmislarin yemek sayfasinda biraz ileri gitsenize! Patronlariniz yemek bloglarinda gezin diye mi para veriyor size?
    Blog demisken burada yemek mi paylasilacak yoksa yazi mi, ne konusulacak ne konusulmayacak sayfanin sahibi karar verir. Biraz haddinizi bilin artik.
    Uretimden kastiniz tam olarak nedir? Simdiye kadar neler uretmissiniz biraz paylasin bizimle ne olur?
    Su kaliteli zaman sacmaligini milletin kafasina sokan kisi kim onuda pek bir merak etmekteyim. Amaci boyle akla ziyan bir seye kadinlari inandirip, bir erkege yaptirdiginda daha yuksek maas odeceyecegi isi kadina yaptirip ucuz calistirmak birde ustune zulum etmek, strez topun cevirmek mi artik suphelerim var. Benim oglum 9 aylik, anlamaz kaliteli zamandan falan. Karni aciktigindaa ben yaninda miyim, bir yeri acidiginda ben hemen acisina merhem olmus muyum ona bakar.
    Cocugunuz her ihtiyac duydugunda siz orada misiniz? Kadinin disari cikarmaya ant icmis seytan daha neler cikaracak basimiza bilemiyorum.
    Sozlerim istedigi icin calisan, calistigi icin buyuklenmeyen ev hanimligini kucumsemeye, gercekten tesetturuyle calisabilen, her isine yetisen kadinlara degildir. Rabbim herkese istedigi gibi yasamayi nasip etsin.

    1. Ohh be! Okurken yüreğime soğuk sular serpildi sanki 🙂 Dillerine, ellerine sağlık canım! Salih annesiyle gurur duysun 😉

      1. zynp trkn says:

        ohh sefanız olsun.. egonuzu yeterince tatmin ettiyseniz ne mutlu.. bu su serpme duygusunu size şeytanın yaşattıgından bihabersiniz.. yazık!

        1. Yeter zynp trkn yeter! bıkmadın mı yazmaktan artık? tamam kardeşim sen dışarıda çalış, ben de evimde. Senin çocukların daha temiz olsun, en güzel yemekleri sen yapıyorsun kabul!
          sorunun ne Allah aşkına, neyi ispatlamaya çalışıyorsun?!! istersen gece bile evine gitme, yatağını iş yerine ser! Vallahi usandırdın beni! Kusura bakma ama yazdıklarını gözlerim, “vıdı, vıdı, vıdı” gibi görmeye başladı artık!

          1. “vıdı, vıdı, vıdı” ne kadar doğru dedin ablacım. Yorumlara bakıyordum okurken gına geldi. Tamam iyiysen iyisin de neyi ispatlamaya çalışıyorsun anlamadım ki. Burada sana aferin mi dememiz gerekiyor. Yok şeytanın yaşattığından bihabermiş de falan filan. Sanki kadına çalışmak farz da kadın bundan kaçıyor. Öğretmensen eğer eğittiğini zannettiğin çocuklara üzüdüm.

  13. Ümmü Hamza says:

    Esselamü aleyküm,üniversite 3. sınıf ingilizce öğretmenliği bölümünü bırakmış,anneliği ve asıl yeri olan evini seçmiş biri olarak Allah razı olsun diyorum yazınıza,benim evladım da öyle olacak inşaallah. Allah izin verirse fıtratı bozulmamış evlatlar yetiştirebilmek,asıl sorumluluğuma vakit ayırabilmek de benim bırakma amaçlarımdan biriydi çünkü okulu.
    Hani diyor ya Efendimiz sav: Hepiniz çobansınız,güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Hani ardından da kadının evinin ve çocuklarının çobanı olduğunu açıklıyor ya, bir başka hadiste de : Beş vakit namazı kılıp,Ramazan orucunu tutup, eşinin rızasını kazanarak ölen kadın cennettedir. diye, daha ben üniversite kapılarında neyin hizmetini yapmaya çalışayım ki? Ben kendi sürüme çobanlık yapmazsam başkaları biliyorum ki fırsat kolluyor kendi istediği gibi koyunlar yetiştirmek için!
    Şunu da ekleyeyim hiç utanmıyorum beni küçümseyerek,üzülerek diploma konusu açanlar karşısında,hamdolsun ben hakkıyla örtünmeyi,fıtratıma uygun olan mesleği seçtim çünkü, benim durumumda olan kardeşlerim siz de asla utanmayın ki evimizin geride bıraktığımız şeylerden daha değerli olduğunu görsünler. 🙂

    1. MaşâAllahu la guvvete illa billah!

  14. lalezar says:

    Bayanlar, çalışanlar mı çalışmayanlar mı tartışması içinde “annelik” meselesini kaçırmış görünüyorsunuz. Cahide hanımın: “Ey dünyaperestler, ey paranın köleleri, ey mutluluğun, huzurun hırsızları! Bir annem vardı örnek aldığım. Bir annem vardı sıcağıyla ısındığım. İlk öğretmenim annemdi. En çok annem sevdi beni. Annem değer verdi en çok…Annemi itibarsızlaştırma çabalarınıza tüm varlığımla karşı koyarım ben. Annem gibi giyinir, annem gibi konuşurum. Annem gibi sever, annem gibi yemek yaparım.
    Tıpkı annemin evinin hanımı olduğu gibi, ben de evimin hanımı olurum. Evimde ne işler yaparım, ne çocuklar yetiştiririm, bilemezsiniz. Gün gelir o çocukları dağ gibi dikerim karşınıza, şaşırırsınız!” sözleri son derece hoşuma gitti.Gerçekten de birileri bize annelerimizi (çalışan-çalışmayan ayrımı yapmaksızın) itici göstermek için elinden geleni ardına koymuyor. Eğer biz annelerimize yanlış pencereden bakarsak yarın evlatlarımız büyüdüğünde onların da bize böyle bakacaklarını unutmamalıyız. Heralde anne olarak hiçbirimiz evlatlarımızın gözünde yanlış bir örnek olmak istemeyiz. Bu yüzden önce kendimizi sonra evlatlarımızı iyi bir şekilde yetiştirmeli,zamanın fitne ve şerrinden koruması için Rabbime bol bol dua etmeliyiz.

    1. zynp trkn says:

      Cahide hanım bire bir annesini taklit eder de üstüne birşey koyamadan devam ederse bir adım ileri gidemez.Elbette anneniz gibi olun benim annem emekli öğretmen , onunla gurur duyuyyorum bende onun gibiyim..bir adım ileri gitmem gerek..yoksa 80li yıllarda takılır kalırım.. eşini çocuklarını ihmal etmeyen, aynı zamanda çocuklarını EV HANIMLARININ ÇOCUKLARINDAN BİLE daha temiz tertipli karnı tok olarak okula gönderen bir anneyim..

  15. gülaykahvekeyfi says:

    kızının cevabı çok zekice evet utandırdılar bizi ben yıllarca eğitimli ev hanımıyım dedim mağazalarda o anne kazağı istemem dedim o salakça lafları kim çıkardıysa artık şimdi kızıma meslek seçerken başka adamlarla aynı ortamda olmayacağı ve çocuklarına da vakit ayıracağı meslek öngörüyorum kuran da rabbimiz ne buyuruyor vakarla evleriniz de oturunuz buyuruyor sana şiddetle karşı çıkmadan önce biraz durup düşünmek gerekiyor

  16. Bende ev hanımlarına layık oldukları itibarın tekrar verilmesi gerektiğini düşünüyorum ve tabi ev hanımlarının gerçek bir ev hanımlığı yapmaya artık başlaması gerektiğini.

    Ev hanımları yıllarca medya propagandasına maruz kaldı. Toplumdaki algı öylesine değiştirildi ki ev hanımları bile bir süre sonra kendilerini işe yaramaz görmeye başladı. Bir meslek sahibi olmamaktan, ellerinde diploma olmamasından utanır oldular. Ben canlı tanığıyım bu durumun. Üniversiteye gidememiş olmaktan bin pişman olanı, kendini ezik hissedeni de gördüm, sen nasıl ev hanımısın, ne güzel ifade ediyorsun kendini (!) diyeni de…
    Çalışmak ve kadın kelimeleri aynı cümle içerisinde kullanıldığında pustukları yerden canhıraş atlayan, hiçte bile, ama öyle, ama böyle diyenler biraz dursun düşünsün. Yazılan yazıların sonunu getiriyor musunuz? Okuduklarınızı kafanızda bir süre tahlil ediyor musunuz? Vicdanınıza soruyor musunuz nedir, ne değildir diye? Yoksa anlamak istediğiniz kadarıyla yetinip hemen klavyeye mi sarılıyorsunuz?
    Ben 2 üniversite mezunuyum, evlenmeden önce çalışıyordum, Allah affetsin. Çalışmak gibi bir düşünce içerisinde değilim ama öyle bir isteğim olsa kriterlerime uyacak bir yer olduğunu hiç sanmıyorum. Çalışan hanımlardan bu konuda yardım bekliyorum var mı bildiğiniz bir yer? Siz gerçekten uzun ve bol dış kıyafetinizle, geniş, omuzlardan sarkan göğsünüzü örten başörtünüzle çalışabiliyor musunuz? Çalışırken kesinlikle bir erkekle konuşmamayı, selamlaşmamayı, ilgisini çekmemeyi, size namahrem biriyle aynı odada bir dakikalığına bile olsa başbaşa kalmamayı, halvet oluşturacak bir manzara oluşturmamayı başarabiliyor musunuz? Gerçekten çalışmak uğruna hiçbir sorumluluğunuzu ihmal etmediğinizi düşünüyor musunuz? Çocuğunuz size istediğiniz her an ulaşabiliyor mu yoksa mesai bitimini mi bekliyor? Hakikaten bir süre sonra laçkalaşmıyor mu ilişkiler? Göz görünce, gönülde normal sayar olmuyor mu çarpıklıkları?…

    Hz. Hatice de çalışıyordu da sabah 8 de evinden çıkıp akşama kadar ofisinde erkeklerle beraber mi çalışıyordu? Benim bildiğim evinde bir yandan çocuklarıyla meşgulken bir yandan da güvendiği kişileri kervanının başına koyarak ticaret yapıyordu. Ki sabahın köründe yollara düşüyor olsa bile onun zamanında tesettür emri bile yoktu. Hiç bunu düşünüyor musunuz acaba?

    Nedense bir mevzu açılınca hemen e o da öyle, şu da şöyle diye bir kıyas yapma çabası içerisine giriyoruz. Olması gereken tesettürü anlatmak istesen ya tesettürlü olmayanlar karşı çıkıyor biz Müslüman değil miyiz diye ya da güya tesettürlüler öne sürülüyor siz önce onlara bakın diye.
    Bu yazının sahibi diyelim ki sizin dediğiniz gibi çalışan anneleri eleştiriyor olsun. Sizi ev hanımlığının içini boşaltanlarla mücadele etmekten alıkoyan nedir? Bir yerlerde bazı kadınlar öğlene kadar uyuyor, yemek yapmıyor, evi pis, çocuğuna bakmıyor, kaliteli(!) zaman geçirmiyorsa napalım yani hepimiz çalışmaya mı başlayalım?

    Çalışırken vicdanı kan ağlayan, işe ayaklarını sürüyerek giden hanımların Allah yardımcısı olsun. Onlar çoğu zaman yorumlarda yorgunluktan, görevlerini yerine getiremiyor olmaktan, çocuklarına olan özlemlerinden, onlara akşamları bir tabak meyve soyacak halleri, akılları kalmadığından yakınıyorlar. Siz; ben her şeye yetişiyorum, tüm işlerimi mükemmel yapıyorum, çocuğumla ailemle kaliteli vakit geçiriyorum, tesettürüm ibadetimde olması gerektiği gibi diyen hanımlar, böyle düşünmeyenlerde var neden üstünüze alınıyorsunuz.

    Bütün dünya takmış bir kadın okumalı, kadın çalışmalı anlamadım gitti. Eşime girdiği mülakatta ailenden bahset demişler. Mevzu bana gelmiş üniversite mezunu ama çalışmıyor, çocuğumuzla ilgileniyor demiş. E, peki ileride çalışacak mı diye sormuşlar. Öyle bir düşüncemiz yok diye cevap vermiş. Gülmüş jüridekiler, niye güldüler, neden sordular, bu kadar ilgilenmelerine sebep ne anlamadım doğrusu. İlla birinin emrinde çalışmak için mi okunuyor bu okullar. Karar verdim bir okul daha okuyacağım diplomalarımı da mutfağıma asacağım sıra sıra 😀

    Bugün Ha Çocuk Ha Cennet sohbetini tekrar dinledim. Mevzu o kadar ince, o kadar hassas ki telaşa kapılmamak elde değil. Bir saat değil, iki saat değil tüm gün boyunca siz başında değilken çocuğunuzun, kusura bakmayın ama çocuğunuzla şeytan ilgileniyor. Zaten kadın çalışsın, ayakları üzerinde dursun dedirten de o değil mi? Evde oturup tv karşısına dikeceğime, çalışıyorum ama dini kreşe gönderiyorum demeyin. O şekilde evde oturanlara karşı bir muhabbet beslemiyorum. Ayrıca sokaklar, küçüklüğünde tüm yazı Kur’an Kursunda geçirmiş; gençler, adamlar, kadınlarla dolu. Kaçının üzerinde Kur’an dan eser var?
    Evliliklerimiz bile birgün bitebileceği düşüncesiyle başlıyor. Siz bu adam ilerde beni bırakır, ortada kalmayayım, kenara atayım 3-5 derseniz o adamda bir gün sizi gerçekten bırakır. Siz kördüğüm gibi bağlanmamışsınız ki birbirinize taa en başında. Kuşkuyla bakar olmuşsunuz. Acabayla ömür mü geçer? Eşimiz çocuğumuz bizim ya cennetimiz ya cehennemimiz. Birbirimize öyle bakmalıyız.

    Birde tek maaşla ev o kadar güzel çevriliyor ki inanmazsınız. Basit bir iktisadi kural; ne kadar geliriniz varsa o kadar gideriniz olur 😉
    Neyse yazdığım yorumun başını göremez olduğuma göre haddimi aşmışım 🙂 Allah nitelikli ev hanımlarının sayısını arttırsın, çalışmak istemediği halde çalışanlara hayırlı kapılar açsın, hem çalışırım hem her şeyi de mükemmel yaparım diyenlere selamet versin 🙂
    Bu arada kızının cevabına bayıldım Cahide Abla, Salih’e öğretmem gerek aynısını 😀

    1. Bana da en uygun zamanda bu YAZIYI ayrıca yayınlamak düşer. Süper olmuş! Yüreğine sağlık kardeşim. Başlığa ne yapsak acep? “Tek maaşla nasıl geçinilir” mi? 🙂

      1. Yok abla daha neler. Ben kim yazı yazmak kim, nihayetinde bir garip ev hanımıyım şunun şurasında 🙂 Hatta bazen düşünebiliyor olduğuma bile şaşıyorum, o derece 😀
        Şaka bir yana, bir faydası olacağına inanıyorsan kullan tepe tepe, vardır bir bildiğin. Lakin bırak yazıyı kimin yazdığını, yazıda ne yazdığını bile doğru dürüst okumayan insanlar var. Şimdi benim kurduğum bir cümle yüzünden sana parmaklarını sallayacaklar hemen. Sende üzüleceksin, e o zamanda biz hepimiz üzüleceğiz. Bu kısır döngü böyle devam edecek. Yani gel sen vazgeç bu işten 😉
        Haa tek maaşla nasıl geçinilir diye soran olursa en yakın zamanda veririm bir kaç tüyo 😉

        1. Sen yazar olmuşsun bile canım benim 😉 Bizler Profesyonel ev hanımlarıyız! yemek de yaparız, yazı da yazarız 🙂 ayrıca parmak sallayanları ben neden hiç umursamıyorum acaba 🙂 Salih’in ensesini, ellerini, ayaklarını öp benim için 😘 🙂

    2. MÜKEMMEL,MÜKEMMEL,MÜ KEM MEL OLMUŞ.
      .İŞTE BEN O AYAĞINI SÜRÜYEREK İŞE GİDENLERDENİM.-:(

    3. Maalesef çalışan ev hanımı diye bir kavram yok kendinizi kandiriyorsunuzcalisan kadınları kendinize hedef almışsanız fakat onların size cevap verecek vakitleri bile yok bir dakikaları bile değerli bunu siz anlamamazsınız

      1. Ayy Serabım acayip gülesim geldi! Ne bu ya 🙂

        1. napıyorlarmış sayın bayan hloggg atomumu parçalıyorlarmış yoksa modern tıbbın temelini mi atıyorlarmış 😀

      2. harika bir yazı

  17. Yazınız çok güzel keşke hiç bir kadın çalışmayıp evinde oturup çoçuklarına bakabilse ama günümüz şartlarında bu mümkün degil asgari ücretin 800 civatı olduhu bi ülkede ev kirsaı verip çoçuk okutmak yaşamak zordur bu durmda çaresiz anneler ne yapsın hergün çoçuhu okuldan geldihinde birseyler istemesi yada okula giderken okulun beslenme listesindekilerini çocugunun çantasına koyamaması inanın nir anne için çok zordur böyle insanlarda var çalışan çoçugunu bırakmak zorunda olan allah herkese kolaylık versin

  18. ŞİRİN DEMİRALP says:

    senin işin yemek tarifleri vermekmi yoksa yoksa çalışan kadınları suçlamakmı işine bak sen

    1. Edep Ya Hu!!

    2. bence sizde işinize ve uslubunuza bakın.

    3. bir dahaki sefere sitenin sahibi ne yazıp ne yazmayacağı konusunda senden icazet alır..
      sen yeter ki emir buyur!
      densiz!

    4. Ümmü Hamza says:

      Cahide Hanım işini sadece yemek yapmaktan ibaret görmüyor ki bu yazıyı paylaşmış 😉 işini,sorumluluğunu bildiği için yani 😉 Elinize sağlık Cahide Hanım çok güzel bir yazı olmuş,Rabbim bilincinizi ve bilincimizi artırsın. Amin

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: