Domuz Etinin İnsan Mizacına ve Ruhuna Etkileri

sorularr_133702752730

Değerli Ablam, Fatma Toksoy’dan çok ilginizi çekeceğini düşündüğüm bir yazı paylaşmak istedim bugün. Mutlaka okuyalım kardeşlerim:

Domuz Etinin İnsan Mizacına ve Ruhuna Etkileri

“Winnie the Pooh”un karakterlerinden biri olan Piglet,“Muppet Show”daki şuh Miss Piggy… Bakmayın bize çizgi filmleri ile sevimli göstermeye çalışmalarına… Aslında kendileri de onu pis, çirkin bir hayvan olarak nitelerler ve hakaret ederken aynen bizim gibi hakaret kelimesi olarak kullanırlar. Neden mi bahsediyorum? Domuzdan tabii ki de… Arapça’da “Hınzîr” bizde “Domuz, hınzır” diye anılan hayvan. “Çok kızdığımız birine “Domuz” veya “domuzun biridir” deriz. “Hınzır herif” deriz pis ve katı yürekli adamlara… Çok cimri birinden bir şey alabilmeyi “domuzdan kıl koparmak” deyimiyle anlatırız.

Araplar hınzîri “Mel’un adam” manasına gelen “hınsir” şeklinde söylerler. Sırf Müslümanlar mı domuz kelimesini böyle hakaret ve kötü manasında kullanırlar sanıyorsunuz? Elbette ki hayır. Almanlar “du bist schwein: Sen domuzsun” derler kızdıklarına… Fransızlar “Porc: domuz” diyerek mecazi anlamda “pis, sefih, obur” manalarını kastederek hakaret ederler sevmediklerine… İngilizler ise inatçı birisi için “pig headed: dik kafalı” pisboğaz birisi için de oburluk etme manasında “don’t be a pig: domuzluk etme” derler. Onlar da cimri birisinden bir şey koparmaya aynı bizdeki manaya gelen deyimi kullanırlar: “tovanglesomething out of a sting person: Domuzdan kıl koparmak” Eşini kıskanmayan birine de “Domuz gibi herif” denir dilimizde argo olarak…

“Burada dikkat çekici bir durum Müslümanlar arasında sevimsiz ve hakaret içeren bir kelime olan domuz kelimesinin o hayvanın etini yiyen milletlerce de hakaret manalarında kullanılmasıdır. Eti yenmesine rağmen sevimsiz görülen bir mahlûktur domuz… Tüm dünya dillerinde sevimsiz ve hakaret içeren manalara gelmektedir adı domuzun… Hiç müsbet bir manaya gelmeyen “domuz” kelimesi acaba tesadüfen mi sevimsiz, kıskanç olmayan, cimri, haris yani hırslı, hantal, ağır, tembel, pis ve kötü insanlara verilmiştir… Sanırım tesadüf değildir. Çünkü domuz da pis bir hayvandır. Üstelik diğer hayvanların menfi özelliklerinin yanında müsbet özellikleri de bulunmasına rağmen domuzun hiçbir müsbet özelliği de bulunmamaktadır. Yani tamamen pis, murdar bir hayvandır domuz.

“Hiç düşündünüz mü bu kadar pis bir hayvanın eti ve yağı nasıldır neler ihtiva etmektedir? Araştırmalarım esnasında çok ilgi çekici bir bilgiye rastladım. Domuz eti ile insan eti arasında büyük bir benzerlik varmış. Domuzun anatomik yapısı da insana olağanüstü derecede benzemekteymiş. Belki de kalp kapakçığı olarak domuzdan alınıp takılan kapakları vücudumuzun reddetmemesi bu yüzden. Domuzun derisi de insan derisiyle büyük bir benzerlik göstermekteymiş. Eti insan etine benzeyen, anatomik yapısı insanın anatomik yapısına benzeyen bir hayvan bu… Dilerseniz konuyu erbabına bırakalım: Dr. Hans-Heinrich Reckeweg isimli bir Alman bilginin makalesi Doç. M. Nuri Ergin isimli bir öğretim üyesinin güzel tercümesiyle dilimize kazandırıp kitaplaştırmıştır. “Domuz eti ve Sağlık” isimli bu kitabın, 27. Sayfasından bu konuyla ilgili bir bölümü sizin için alıntılayalım: “Domuz eti ile insan eti arasındaki bu benzerlik ayrıca içerdikleri maddelerin kolayca bir biyolojik değiş-tokuşuna da imkân vermektedir. Bu husus özellikle Prof. Lettre’nin Taze Hücre Terapisi’nde “Büyük Moleküller”le “Peptid”lerin biyolojik bakımdan nerelere ait iseler gidip oralara yerleşecekleri konusundaki tezi için geçerlidir. Bu cümleden olarak domuz etiyle beslenmede de insansal sağlam bağ dokuları ile beslenme yoluyla vücuda alınan domuza ait sümüksel besi unsurlarının yer değişimi vuku bulmaktadır. Bu suretle, domuz etiyle beslenmede insanın bağ dokuları zamanla sümüksüleşmekte, yani domuz yağı bakımından zenginleşmektedir. Öyle ki bu domuz eti yiyiciler çok geçmeden BİZZAT YEMEKTE OLDUKLARI HAYVANIN DIŞ GÖRÜNÜMÜNE BENZER BİR GÖRÜNÜME GİRMEKTEDİRLER. Nitekim ‘İNSAN NE YERSE O’DUR’ deyimi de meşhur bir atasözüdür.”

“>Ünlü İslâm filozofu İbn Haldun, domuz eti yiyenlerde bir nevi gayretsizlik ve kıskançlık hislerinde dumura uğrama olduğunu, bu dumura uğrama hususunun domuz etinin ruh üzerine menfi tesiri yüzünden olduğunu söyler.

“Yine Fransız filozoflarından Savorin (1825) “Lezzetin Felsefesi” isimli eserinde gıda ve çeşitli beslenme usulleri ile insanların hatta milletlerin seciye ve hüviyetleri arasında büyük bir münasebet bulunduğundan bahsederek “BANA NE YEDİĞİNİ SÖYLE, SENİN NE OLDUĞUNU HABER VEREYİM” demiştir.

“Bu kadar önemlidir insanın yedikleri ve içtikleri… Hepimiz biliyoruz ki domuz etinde ve yağında insan sağlığını tehdit eden pek çok parazit ve mikrop da vardır. Pek çok bilim adamınca domuzun, leş, fare ve kendi pisliği dâhil birçok şeyi yemesi sebebiyle etinde insan sağlığına zararlı parazitler bulunduğu, domuz eti yiyenlerde trişinöz, domuz şeridi, yılancığı, domuz vebası, salmonallazlar gibi tehlikeli birçok hastalığın oluştuğu çok yağlı olan domuz etinin cinsel hayatını düzenleyen hormonlar üzerinde olumsuz etkiler yaptığı, bol miktarda kollestrol ihtiva ettiği, damar sertliği, karaciğer ve kalp yetmezlikleri, tansiyon yüksekliği ve infarktüs; mukopolisakkaritlerin mafsal iltihabı ve kireçlenmesi, fazla miktardaki büyüme ve cinsiyet hormonlarının kanser, histamin ve imidazolun ekzama, ürtiker, astma, vazomotor rinitis gibi allerjik hastalıklara zemin hazırladığı veya sebep olduğu ifade edilmektedir. Son yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde bazı araştırmacılar domuzlarda görülen bir virüsün AiDS’e benzer bir hastalık yaptığını, bazıları da domuz etinde “toxoplasma gondii” adında bir parazit bulunduğunu, iyi pişmemiş domuz etinin bilhassa bebeklerde kanser, körlük ve zekâ geriliği gibi hastalıklara sebep olduğunu ileri sürmüşlerdir.

“Demek ki domuz ve katkıları hem hastalık boyutunda hem de ruhî ve manevî boyutta, mizaç ve davranış bozukluklarına yani karakter değişikliklerine de yol açmaktadır. Hiç unutmam üniversitede okurken Allah selametlik versin bir hocam taa o senelerde şöyle bir tespitte bulunmuştu: “Domuz katkılı yiyecekler yiye yiye erkekler artık eşlerini kıskanmaz oldular! Habire yanlarında gezdirerek teşhir etmekteler ve de güzel bir hanıma sahip olmakla etraflarına hava atmaktalar!” O zamanlar buna gülüp geçmiştik… Aldırmamıştık… Fakat araştırdıkça bakıyorum da bizler domuz yemesek bile domuz katkılı gıdalarla kim bilir kaç tane domuz yemiş oluyoruz! Nitekim yapılan araştırmalarda şu kanıya varılmıştır: “Doğulu ve Batılı bazı düşünür ve ilim adamları, beslenme ve gıda rejiminin insan bedeni ve karakteri üzerinde tesiri olduğunu

“söylemişlerdir. İçki yasağıyla birlikte düşünülünce domuz yasağının bu bakımından da önem taşıdığı şüphesizdir. Domuz eti ve “içki tüketen toplum fertlerinde görülen şiddet ve taşkınlık eğilimiyle hiç et yemeyenlerde

Piglet 240x320 wallpaper screensaver

“görülen sakin mizaca karşılık Müslümanların orta bir mizaç hali sergiledikleri söylenebilir.” (Asaf Ataseven, Mehmet Şener, Domuz, İstanbul: DİA, 1994, s. 508)

Hastalıkların yanı sıra mizaç değişikliklerine de yol açan kıskançlık duygularını yok eden, pis, obur, bencil, dağınık ve cimri insanlar olmamızı sağlayan bu domuz eti-kemiği-kılı- yağı ve domuz katkılarından, mümkün mertebe uzak durmalıyız. Unutmayalım ki İNSAN NE YERSE O’DUR. Ayrıca bu sevimsiz hayvanı sevimli hale getiren çizgi filmleri çocuklarımıza seyrettirmemeli ve domuz şeklinde yapılmış kumbara ve oyuncakları da almamalıyız.

Bu kadar sevimsiz bir hayvanı çizgi filmlerle, kumbaralarla, boyama kitaplarına konan resimleriyle sevimli gösterme çabasının ardında da bir art niyet olsa gerek… Özellikle 

“Müslüman ülkelere servis edilen bir art niyet…

Fatma Toksoy/ Milli Gazete

KAYNAKLAR:

• Dr. Hans-Heinrich Reckeweg, Domuz Eti ve Sağlık, Çev.. M. Nuri Ergin, Konya: Hibaş Hizmet Basın yayın Ticaret ve Sanayi A.Ş. Yayınları, [t.y.].

• Asaf Ataseven, Din ve Tıp Açısından Domuz Eti, Ankara: Diyanet Vakfı Yayınları, 1994.

• Asaf Ataseven, Mehmet Şener, Domuz, İstanbul: DİA, c. IX, 1994, s. 50507-509.

Fatma Ablanın ve son aylarda benim de yazılarımın bulunduğu Seyyide dergisini BURADAN ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. Nurettin TOKAY says:

    http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2006/07/20060707-12.htm
    Tanımlar

    MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ’ de geçen;

    a) Kasaplık hayvan: Büyükbaş, küçükbaş hayvanlar ve diğer kasaplık hayvanları,

    b) Büyükbaş hayvan: Sığır, manda ve deveyi,

    c) Küçükbaş hayvan: Koyun ve keçiyi,

    ç) Diğer kasaplık hayvanlar: Domuz, yaban domuzu, at ve tavşanı,

  2. epeyi bir süredir sitenizi takip ediyorum ama yorum yazabilmek bu konuya nasip oldu. Az önce çok ilginç bir video izledim ve kadının sözlerine o kadar şaşırdım ki ağzım açık kaldı resmen. En başta kadının “bana göre…” başlığı altında konuşması ve duruma o zamanki şeyler şimdi yok diyebilmesi midemi bulandırdı. Allahım iman nasip etsin ona da.

  3. bu yazidan sonra benim anladigim shuki Allah domuzu biz insanlari imtahan etmek icin yaratmis.yani buda bizim icin bir imtahan.Allahim dogru yoldan shashdirmasin.
    Ayrica bu konuyu bizimle paylasa Cahide ablam ve bu konuyla ilgili degerli yorumlar yazan ablalarIm Allah sizlerden razi olsun.

  4. Domuz etini yemeyelim bunu anladım, zaten yediğimiz de yok ta.. Bir hayvan olarak domuzdan neden bu kadar nefret edelim onu anlamadım.. O da Allah’ın yarattığı bir hayvan değil midir? Hani hiçbir şey sebepsiz yaratılmamıştı? Hani yaratılanı sevmek gerekirdi, Yaradandan dolayı? Çocuğumuz varsayalım ki, domuzu bir hayvan olarak çok seviyor, ne yani çok seviyor diye gidip yiyecek mi? Ben kedileri ve köpekleri çok seviyorum. Ama hiç bir zaman onları yemeyi düşünmedim:) Ben pek anlam veremedim o yüzden bu yazıya, çocuğumu da değil domuza bir sineğe bile düşman olarak yetiştirmeyi düşünmüyorum. Saygılar…

  5. Selamun aleykum herkese!
    Ben Avrupa’nın bir şehrinde yaşıyorum ve burda domuz yiyen çok insan görüyorum. Yukarıdaki yazıyı çok beğendim. Buna benzer şeyleri bende duymuştum ve hatta bir amino asitin sinir sistemini kötü etkilediğinide.
    Benim anlamadığım nokta neden bu avrupalılar bu kadar uzun yaşıyorlar vede az rahatsızlıkları oluyor? Annemin rahatsızlığından dolayı hastaneye çok gidiyorum. Malesef gözle görülür bir şekilde çok Türk var. Hepsi dökülüyorlar. Çok üzülüyorum…
    Ama bundada vardır Allah’ın bildiği birşey. Bildiğimiz gibi firavunun dişini bile ağrıtmamış ellerini açıpta Allah’a yalvarmasın diye.

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: