Ilımlılaşırken Unuttuklarımız

Adsız“Abla ben de başımı örtmek istiyorum” dedi biri. “Çok güzel tesettür kıyafetleri ve eşarplar var.”

Haklı…

Tesettür kombinleri yeni trendlerle duyurulalı beri, tesettür hiç bu kadar cazip olmamıştı…

Genç kızlar, kadınlar, artık pek çok kişi baş örtüsünü cazip görüyor. Saçının ön kısmı dökülenler, saçları ağardığı için düzenli saç boyamaya zorlananlar, kulakları kalkık olanlar, kıyafetine daha al benili aksesuar arayanlar için, baş örtüsü etkili bir seçenek…

İmtihan gereği ibadetlerin nefse ağır gelen bir yanı vardır. Günde beş vakit düzenli namaz kılmak, yaz sıcağına denk gelen aylarda oruç tutmak, ev alırken kolaylık sağladığı halde faizli kredilerden uzak durmak, malının hatırı sayılır bir kısmını zekat olarak vermek, ufacık bile haram katkı şüphesi olan gıdaları tüketmemek…

Tesettür de tıpkı diğer ibadetler gibi, çokları için nefse ağır gelen bir ibadet. Dikkat çekmeyen renklerde büyük eşarpları omuzlarınızdan aşağı salıvermek, geniş ve vücut hatlarını belli etmeyen, ayak bileğine kadar uzanan bir dış kıyafet giymek, uzun saçların belli olmasın diye saçlarını kamufle etmeye çalışmak kolay iş değil elbette.

Yıllarca uzun ve geniş pardesüleri, çarşaflarıyla başörtüsü mücadelesi veren hanımların kızları, kendileri gibi giyinmiyor artık. O kadınların da pek çoğu eski halleri gibi değiller. Değişen/değiştirilen, yozlaşan tesettür anlayışı onlara da hakim olmuş ve bu değişim ve dönüşümü, normal algılar olmuşlar.

Kıyafet mağazalarında en dikkat çekici kıyafetler sözüm ona tesettür kıyafetleri. Eşarplar karşı konulamaz(!) renk ve desenlerde. Tesettüre girdiğini iddia ettiği halde, edep ve hayanın sularına giremeyen veya o suları çoktan terk eden kadınlarımız/kızlarımız var artık…

***********

Birkaç gündür özgürlük naraları atıyoruz! Yıllardır verdiğimiz başörtüsü mücadelesinin beşeri yasalarla serbest hale gelmesinin haklı(!) gururunu yaşıyoruz. Nur 31. in inzaliyle bize verilmiş İlahi hakkı, yeni elde etmiş gibi sevindirik oluyoruz.

Pervasız bir İslam öldürgeci takmışız boynumuza! Her gafil hareketle beraber bir değerimizi daha kaybediyoruz. İslamsız Müslümancılık oynuyoruz…

Bugüne kadar salt başörtüsü mücadelesi yerine, İslam mücadelesi verseydik şimdi farklı bir yerde olacağımız su götürmez bir gerçek…

“Kamusal alanda yer tutacağım”, “Ben de söz sahibi olacağım” gayretindeyken, olmamız gereken asıl yeri unuttuk.  Herkes ılımlı İslamcı, herkes demokrasi savunucusu olunca, Allah’ın ayetleri de bir bir rafa kaldırıldı.

Erkeklerimizin halleri zaten içler acısı! Partiye kapağı atan eski mücahitlerin şimdilerde çok daha mühim(!) meşguliyetleri var. Kadınlarla tokalaşmak, tatilleri sahil kenarındaki lüx bir otelde geçirmek, kadınların olduğu denizin dalgalarına kendini bırakmak sıradan mevzular artık!

Bu nasıl bir düzen ki; Hiç bir taş kendisine yakışan yerde durmuyor!

Elleri havada: “Ya Rab İslam!”  diye dua eden annelerden; “Demokratik haklarımızı istiyoruz” diyen kızların çağına ne vakit düştük!

Hangi ara, tefsir dersinden, hadis dersine koşan tebliğci abilerden; parti mitingleri için konser verecek şarkıcı ayarlayan ılık abilerin zamanına geldik?

Artık başımızda bizden birileri vardı. Nasıl olsa onlar hep doğruya imza atar, Müslümanların aleyhine iş yapmazlardı…

Daha açık bir ifadeyle saldık koyverdik! Mevcut bir problem için hükümet yasa çıkarırsa ne âlâ, yoksa mıh gibi çakılıp kalıyoruz yerimizde.

İslam’ı tam olarak hayatına hakim kılmak isteyen, İslam’a muhalif  uygulamalara karşı çıkan Müslümanlara, diğer Müslümanlar:” Sen de çok abartıyorsun, çok katısın” diyebiliyorlar. Hatta “Hangi devirde yaşıyoruz? Biraz değiş artık!” diyen bile çıkıyor. Takvalı olma gayreti içindeki insanları, Müslümanlar bile yobaz diye yaftalayabiliyor.

“Güneşi bir elime, ayı bir elime verseniz yine de davamdan vazgeçmem!” diyen bir Peygamberin ümmeti değil miydik biz?

Veda hutbesinde Kuran’ı ve sünnetini bize emanet bırakmamış mıydı? Hani tek hedefimiz ahiret olacaktı. Hani şeytanın izlerini takip etmeyecektik?

Cennet’ten kovulması karşısında, alemlerin Rabbi yüce Allah’a “…and içerim ki, ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım”(A’raf 7/16) dememiş miydi?

Biz Müslümanız! Kur’an bize emanet edildi. Allah’ın kanunları hayatımıza, yaşadığımız topluma, dünyaya hakim olmadan nasıl huzur bulabilir, mevcut düzeni nasıl yeterli görebiliriz?

Bizler hâlâ insanların putlaştırıldığı, kafirlerin inkılaplarının uygulandığı bir toplumda yaşıyoruz. Hâlâ sokaklarımızda fuhuşhaneler, faizhaneler (bankalar) var. Hâlâ çocuklarımız kız-erkek karışık eğitim alıyor. Kitaplar hâlâ kafirleri yüceltip, Müslümanları hor gösteriyor. Tesettürümüz güya Müslüman kapitalistlerin elinde rant kaynağına dönüştü. 

Zalimin yüzüne hakkı haykıran Alimlerimiz yok bizim. Mış gibi yapıyor, mış gibi yaşıyoruz. La ilahe demeden illallah demeye kalkışıyoruz.

“Yavaş yavaş olacak” diyoruz. “Yavaş yavaş değişecek her şey”. Gayrısını bilmem de bizlerin yavaş yavaş, çaktırmadan değiştiği kesin. Müslümanca yaşamalardan, Müslümanmış gibi yaşamalara evrildiğimiz kesin. Zafer sarhoşluğuna kapılırken, kaybettiklerimizi fark etmeyecek kadar körleştiğimiz aşikâr…

Kimseye suç bulmayalım. Suçlu sadece biziz. Değişimi/Dönüşümü hep kendi irademizle kabul ettik. Her müşkülün hallini başımızdakilerden bekledik. Mücadeleyi, cihadı, Kitabımızı unuttuk. İyiliği emredip, kötülükten men etmeyi unuttuk.

Rabbimizin kafirler için değil, biz Müslümanlar için yaptığı şu ihtarı yeniden hatırlayalım ve üzerinde uzun uzun düşünelim:

İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir. (Hadid:16)

Cahide Sultan

Yazılarım kategorisinde yayınlandı. 82 Comments »

82 Yanıt to “Ilımlılaşırken Unuttuklarımız”

  1. Selma Says:

    Başbakan defalarca ılımlı İslam ifadesinin İslam’a aykırı olduğunu söyledi. Anında şeriatı ilan etmesini mi bekliyorsunuz? Daha tam manasıyla eşitlenememişken. Zaman lazım.

    Demokrasi İslam’a aykırı bir kavram değildir bu arada. Yönetim biçimidir. Devlet anayasasının Kur’an olduğunu kabul edip, halkta demokrasi talep edebilir. Nasıl krallıklar vs varsa şimdide demokrasi var.

    Bu arada bütün yorumları okudum herkes şeriat devleti isterken devlette ve kamu alanında görünmemeyi tercih ediyor yorumlarıyla. Bu tezattır, biz müslümanlar İslam’ın izin verdiği ölçüde her yerde var olmalıyız. Devlet çocuklarımıza tabiiki dini öğretmeli, kamu kuruluşlarında ibadetimizide yapabilmeliyiz. Kız çocuklarını eğitecek hanım öğretmenler, kadınlar için hanım doktorlar elbet olmalı.

    Iktidardan talepler tabi ki meşrudur ama yıpratıcı olmadan. Sizin talepleriniz gayet makulken bazı yaftalamalarınız hoş olmamış.
    Son olarak bloğunuz çok güzel tebrik ederim.

  2. Nefis Yemek Tarifleri Says:

    Cahide hanm yazınız için çok teşekkür ederim. Her ne kadar eleştirdiğim, beğenmediğim kısmı olsa da yazının yayınlanmamış olması ile bu halinin yayınlanmış olması arasında olumlu bir fark görüyorum. Bu yüzden de sizi destekliyorum. Keşke herkes, hepimiz sizin gibi konulara eğilebilsek, yayınlayabilsek, üşenmesek, korkmasak, komşum ne der, takipçilerim ne yorum yazar demeden cesurca Allah yolunda ilerleyebilsek.
    Eleştiri kısmım şu: Her ne kadar günümüzde Türkiyede islam savunucularının SORUN SADECE BAŞÖRTÜSÜ GİBİ görüp bunun üzerine yoğunlaşması gibi görünse de sorun aslında İslam Hukukunun uygulanmıyor olmasıdır. Fakat İslamın emri olan başörtüsü ve diğer örtülerin kamuda yasak olduğu, ilkokul diplomasını alıp getirmeyen öğrenciye Kuran öğretmenin yasak olduğu, öğretenen ve velinin hapis cezası ile cezalandırılacağı bir ülkeden günümüz Türkiyesine geçmiş bulunmaktayız. Elbette eksiklikler yanlışlıklar çok fazla. Günümüz başörtüsü İslamın emri olduğu için değil gösterişi daha iyi olduğu için tercih ediliyor olması da büyük bir eksiklik, büyük bir yanlışlık. Fakat düşünün: 1998 yılında 6 yaşında olan bir çocuk bugün 21 yaşında. Ve bu kişiye 21 yaşına gelene kadar İslami eğitim verilmedi. %99’u müslüman dediğimiz Türkiyede Sokakta gezen genç neslin en azından % 70 kısmı adabı ile besmele çekmeyi bilmiyor. İslamın şatlarını sormaya bile gerek yok çoğu çuvallıyor. Önce bu insanlara islamın ne olduğu, hangi yasaklarının ne için olduğu tek tek anlatılmalı, günah nedir, farz nedir, sünnet nedir öğretilebilmelidir. Gerçekten bunları henüz öğretemediğimiz, bildiremediğimiz bir nesilden İslami yaşam bekliyoruz. Herşey zamanla olacaktır. Nasıl ki bugünkü nesil 20 yılda bu kadar islamdan uzaklaştırıldıysa, bugünkü neslin de tekrar islama yaklaştırılması 20 yıl alacaktır. Bu sürenin kısaltılması sizin gibi kişilerin gayretleri ile mümkündür. Herkesi kucaklamalı, herkese islamı sevdirebilmeliyiz. Korkutmadan, ürkütmeden, bir olarak, Yanlış varsa kırmadan, üzmeden anlatmalıyız.Çünkü rakibimiz şeytandır. Bugün yaşayan genç neslimiz maalesef islamdan bihaber olduğundan islam bu sanmaktadır. Zamanla İnşAllah herşey düzelecektir. Konu çok uzun olup bu kadar yorum yetmeyecektir. En en başta bu yazdığınız yazı için kullandığım cümle burada da geçerli olup hiç kapanmayan ve kapanmayı reddedene göre bu haliyle kapananın arasında da olumlu bir fark görüyorum.
    Yazıyı kaleme aldığınız için Allah sizden razı olsun. Allah’a emanet olun.

  3. seda Says:

    yazı güzelde kim ne peşinde anlayamadım artık meclıse kapalılar girer menmun kalınmaz çalısanlara baş örtüsü serbest yurtlar denetlenecek kürtaj yasaklanır ama kimse memnun olmaz herkesin yine bi eleştirisi var kemalist ler eleştirir de sizler bu karikatürü nasıl dogru bulursunuz modern başörtüsüde canım insan lar kapanıyor bu sefer de böyle teseddür mü olur deniyor haliyle yeni kapanalar veya kapanacaklar vazgeçiyor bırakın kapansınlar da inanç kuvvetlenin ce gerisi gelir ben de kapalıyım dediginiz dogru tam teseddür olsam ama olmuyor buraya yürekten destekliyorum yazanlara da inanmıyosürekli sitenin yazılarını takip ediyorum hiç iktidarın yaptıgı olaylar destelenmiyor aksine eleştiriliyor bu iktidar gidip yerine kemalist kafalılar gelirse görürüz günümüzü allah her şeyin hayırlısını versin

  4. Belgin Says:

    Allah razı olsun Cahidem yüreğine kalemine sağlık.Çocuk yaşta başlamak gerekiyor eğitime.İnşaAllah bizler de bu konuda muvaffak oluruz.Hal davranışlarımızla öncelikle,çocuklar ne görürse onu alıyorlar.Biraz önce facebook ta okuduğum bir yazıyı paylaşmak istiyorum öncelikle ;

    Çocuk Ailesinin Vitrinidir.(Hekimoğlu İsmail)

    Dikkat ettiniz mi bilmem; ekseri çocuklar yaşadığı hayatı sevmez, bıkkın dolaşırlar. Sorsak, “Nedir derdin?” çevresini sevmiyordur.
    Anne-babasından şikayetçidir. Her çocuk melek makamında doğar. Bu sebepten derim ki; hayırsız çocuk yoktur, Allah hayırlı ana-baba versin.
    Bir gün Sultanahmet Camii imamı Gönenli Mehmed Efendi ile Sultanahmet’te yürüyorduk. Hoca, bir fakir gördü. Hatırlıyorum, meşin uzun bir cüzdanı vardı. Cüzdanını açtı, bütün parasını fakire verdi. “Ben onları İslam’a ısındırmak için yapıyorum.” dedi. Trende kadınlara, subaylara yer verirdi. “Bizim vazifemiz sadece İslamiyet’i anlatmak değil, İslamiyet’i sevdirmek de.” derdi.
    İslamiyet, herkesten önce çocuklara sevdirilmelidir. çocuğun İslamiyet’i sevmesi için de evvela ebeveynini sevmesi lazım. Mesela kızıma veya oğluma gittiğimde, hemen torunlarıma derim ki, “Soracağın, söyleyeceğin bir şey var mı? Ben seninle konuşmaktan çok zevk alıyorum.” Böyle yapmakla ona alaka gösteriyorum. Sohbetin sonunda küçük de bir harçlık veriyorum. çok memnun oluyorlar. Kız torunlarıma “tesettürünüze dikkat edin” demiyorum, “namaz kılın” demiyorum, “ilmihal okuyun” demiyorum. Sadece imani meselelerden bahsediyorum. Asla öğüt vermiyorum, hatasını söylemiyorum. “Bu insanı nereden yakalayabilirim?” Bunu düşünüyorum. “Sen çok sağlam adımlarla gidiyorsun.” diyorum. Onu kırmamaya çalışıyorum. Onları tenkit etsem, o günden sonra bir daha yanıma gelmezler…
    Kızım diyor ki; “Baba, bu çocuklar seninle konuştuğu kadar bizimle konuşmuyor.” çocuğun ilk ihtiyacı, adam yerine konulmaktır.
    Yaz tatilinde aile, sıcak şehre gitmiş. Orada denize girmişler. Sonra anne, kızına nasihat ediyor. “Evladım, biz Müslüman’ız. Tesettür şöyledir…” Ne kadar komik! En iyi tebliğ, yaşayarak yapılan tebliğdir. Hiç kimse nasihat dinlemek istemez. çünkü nasihat, nefse ağır gelir. öyleyse susabildiğimiz kadar susalım, İslamiyet’i yaşayabildiğimiz kadar yaşayalım. Zaten çocuğa bak ailesini tanı, derler. çocuk temizse ailesi temizdir. çocuk bilgiliyse ailesi bilgilidir. çocuk derslerinde başarılıysa ailesi ona yardım ediyordur. çocuk piyano çalıyorsa ailesinden bir fert, müzisyendir. çocuk sigara içiyorsa ailesinde sigara içenler vardır.
    Misaller gösteriyor ki; çocuk, ailesinin vitrinidir.
    Şimdi yarıyıl tatili… çocuk hareket ister, eğlence ister. Top alalım, eşofman alalım, top oynasın. Bu hareketimizle çocuğu kendimize bağladık. öğle namazına giderken “haydi çocuğum, seninle camiye gidelim” dersek, toptan memnun olan çocuk camiye de gelir. Camide arka safta yerimizi alırız. çocuk da yanımızda olsun. O sırada çocuk kulağımıza fısıldıyor; “Benim abdestim yok.” Şadırvanı işaret ediyoruz. Camiden çıkıp gidiyor. Abdest alıyor almıyor, sormamak lazım. Onun “abdestim yok” demesi dünyalara değer… Nasıl ki çocuk, yemek yiyince vitamini hissetmez amma vücut o vitamini alır. Aynı şekilde camiye giren çocuk hiçbir şey yapmasa da o manevi havayı alır.
    Şimdi birisi der ki; “Benim param yok, zamanım yok, çocukla böyle uğraşamam.” Günler çabuk geçer, çocuk 20 yaşına gelir, ebeveynin şikayetleri çoğalır… O zaman ebeveyne sormak lazım, çocuğuna ne verdin ki ondan ne istiyorsun?

    İşte biz ebeveynlere büyük görev düşüyor.Dinde zorlama yok diye diye ne hallere geldik 😦
    “Garipler sayıları pek az olan sâlih kişilerdir. Bu kişiler sâlih olmayan bir topluluk içinde yaşarlar. Yaşadıkları bu topluluk içinde kendilerini seven az, buğz eden ise çoktur.”
    [Ahmed bin Hanbel]
    Bir de Cahidem çok uzun oldu ama çok güzel bir yazı alıntıladım,tam senin yazına örnek 😉

    Çok değiştik biz… Eskisi gibi değiliz artık…

    Samimi sohbetler, çıkarsız ilişkiler, Allah için sevmeler… Birbirimizi görünce ve ayrılırken selamun aleykümler, musafaha etmeler… Salonlarımızda kocaman gösterişsiz kitaplıklar, okunası kitaplar, tefsirler… Köşede bir rahle, yanında seccade, yerde minderler… Birbirinini görünce Allah’ı hatırlayanlar, ayrılırken asr suresini okuyanlar… Namahremden sakın…malar, haremlik selamlıklar, onurlu utangaçlıklar…
    Büyük başörtüleri, boydan uzun elbiseler, geniş pardesüler…
    Alınmamış kaşlar, kibirsiz bakışlar, tavizsiz haller…

    Diplomasız olsa da dopdolu beyinler, ilmi dışına sirayet eden hanımefendiler…
    Danışılası şahsiyetler, dinlenesi sesler, ağlanası omuzlar…
    Hayata, islamın çerçevesinden bakan gözler, ufku geniş, masivadan sıyrılmış yürekler…
    Her işini Allah ve Rasulüne soran müminler, mümineler…

    Sonra ne olduysa oldu işte…

    Girişte merhabalar, çıkışta by by lar, sıkıntılı hallerde Oh my god! lar…
    Sıkma baş eşarplar, çekici pardesüler, tesettüre yön veren, Tekbirden yeni trendler…
    Yay misali kaşlar, hafif bir allık, gözde rimeller, janjanlı takılar…
    Tatilde Capris otel, açık menü kahvaltılar, lüx havuzlar, haşemalar, tesettürlü(!) mayolar…
    Markalı koltuklar, ışıltılı mobilyalar, boncuklu perdeler, yemek masasında pullu örtüler…
    Fix menü iftar sofraları, nefse ram edilmiş Ramazanlar…

    Karma sohbetler, tokalaşmalar, “Ne olacak canım”lar…
    Fetvalar içinden, zor bela bulunup aralanan ve zamanla kırılan kapılar…
    Gitar kursunda çocuklar, elzem(!) müzik dersleri, hit şarkılar, konserde alkışlar…

    Kızlara erkek, erkeklere kız arkadaşlar, islami flörtler, “my darling”ler…
    Ünlü restaurantlarda kabul günleri, karidesler, havyarlar…
    Alabildiğine modern (!) ve feminist mümine hanımlar, içi boş diplomalar…

    Artık koca parası yemeyenler, kariyer yapanlar, çok çocuk istemeyenler…
    Kalori hesapları, formda vücutlar, fitnes salonlarında mütedeyyin anneler…
    Hem hatip, hem beyaz, yumuşacık hocalardan, kimseyi üzmeyecek fetvalar…

    Rafların gerisinde, Buhari, Mevdudi, Seyyid kutuplar…
    Tefsir sohbetlerinden, parti toplantılarına kayan, seküler kafalı mümin kocalar…
    Durumdan rahatsız olanlara çıkışmalar, “Sen daha orada mısın?”lar…

    Nefisle barışık bahaneler, çünkü-ler, için-ler, ama-lar…
    Her halimiz anlayana çok şey anlatır,

    Gözümüzde dünya, kalbimizde dünya, elde var sıfır…

  5. ceren Says:

    Ben kapali biri degilim ama ibadet yaptigim zaman kapaniyorum benim kizim diyorki bana anne neden sen boyle renkli ortuler takmiyorsun oyle daha guzel oluyor. benimde degisik renkli ortulerim var ama ben daha cok sal diye kullaniyorum
    kizim ben buyuyunce takacam diyor her renkten alacam cok guzel oluyor oyle anne oysa bu yasta nelere ozen gosteriyor

  6. ayşe Says:

    ..
    Sizi dünyadan sakındırıyorum; zira dünya geçici bir konak yeridir; sürekli kalınacak bir yurt değildir. Dünya öyle bir yer ki gururuyla süslendi; süsüyle aldattı. Rabbi için önemsiz bir yurt olup, helalini haramıyla, hayrını şerriyle, hayatını ölümüyle, tatlısını acısıyla karıştırdı. Yüce Allah, onu dostları için tercih etmez, düşmanlarından da sakınmaz.

    Dünyanın hayrı az, kötülüğü hazırdır. Birikimi tükenir, mülkü talan edilir, bayındırı harap olur. Binanın yıkılması gibi yıkılan bir yurdun, azığın tükenmesi gibi tükenen bir ömrün, yolculuğun sona ermesi gibi sona eren bir sürenin hayrı nerede olabilir!

    Allah’ın size farz kıldığı şeyleri istekleriniz haline getirin! O’ndan yerine getirmenizi istediği hakkını eda etmeyi dileyin. Çağrılmadan önce kulaklarınıza ölüm çağrısını duyurun. Dünyada zahit olanlar, gülseler de kalpleri ağlayan, sevinçli olsalar da üzüntüleri artan, rızıklandıkları şeylerle müreffeh olsalar bile nefislerinden nefretleri çoğalan kimselerdir.

    Eceli anmak, kalplerinizden kayboldu. Yalan emeller huzurunuza vardı. Dünya size ahiretten daha çok sahip oldu. Geçici dünya hayatı size gelecekten daha çok hakim oldu. Siz, Allah’ın dini üzere kardeşsiniz; aranızı ancak sırlarınızın ve kalplerinizin kötülüğü ayırmıştır. Birbirinizi ziyaret etmiyor, birbirinize öğüt vermiyor, ihsanda bulunmuyor, birbirinizi sevmiyorsunuz.

    Size ne oluyor ki, dünyadan elde ettiğiniz önemsiz şeyler için seviniyorsunuz da ahiretten mahrum edildiğiniz birçok şeye üzülmüyorsunuz! Dünyadan kaçırdığınız önemsiz şeyler sizi tedirgin ediyor. Bu durum, yüzünüzden ve dünyadan size verilmeyenler için sabrınızın azlığından anlaşılıyor. Sanki dünya ikamet yurdunuz, metaı da sizin için bakiyeymiş gibi.. Yazık ki ahireti terk edip, dünyayı sevmek hususunda anlaşmışsınız. Herhangi birinizin dini, -işini bitirip efendisinin rızasını elde edenin yaptığı gibi – dilinde bir kaşık miktarı olmuş.

    Hz. Ali Kerremallahu veche bunları vaaz ederken, mescidinde oturmaya yüreğimiz yeter mi.

  7. gulay Says:

    Allahin selami hepinizin uzerine olsun kardeslerim,bune guzel bir yazi boyle cahide ablam,ablam diyorum demek istiyorum,seni gercekten allah icin cok seviyorum.Insanin icindekileri nasilda kaleme almissin…,rabbim gunahlarimizi affetsin,bizleri dogru yola yoneltsin,bana ve benim gibi bircok kardesimede yardimci oldugun icin,Rabbim senden razi olsunnn.selam ve dua ile;)

  8. fatma ç Says:

    Bu günümüz ancak bu kadar güzel anlatılabilir Allah razı olsun ablacım gerçekten bir gün islam islam diye yalvaracağız rabbim yar ve yardımcımız olsun(Amin)

  9. nimet Says:

    selamun aleykum canim kardesim allah bizleri ve ummeti muhammedi bu mubarek gunlerin hurnetine bu gafletten uyandirsin nefsimizin eline birakmasin eline diline yuregine saglik rabbim hakki hak bilip batildan ictinap eden kullarindan eylesin ins.

  10. zynp türkn Says:

    kadının tamamen evine kapanıp evde oturup kocasına pasta börek yapmasını, imanlı inançlı doktor mühendis çocuklar yetiştirmesini , çalışmayıp koca eline bakmasını savunanlar umarım kocaları tarafından ihanete uğramaz, şiddet görüp boşanmak zorunda kalıp kapının önüne konulmazlar..başlarına böyle şeyler gelirse vay hallerine. belli bir yaştan sonra çoluk çocukla baba evine dönmek de çözüm değil..

    • canan Says:

      Kadın çalışamaz demiyor ki islam ama öncelikleri var sınırları var. Haramlardan sakınarak çalışır kadın. Devir hangi devir dersek ne kalır bizden geriye?
      -İş hayatında karşılaşılan belli başlı haramlar dan biri halvet mesela. (yabancı bir kadınla bir erkeğin bir odada, bir yerde yalnız kalmaları demektir. Bu haramdır.) Dokunması bakması konuşması gerekmiyor. Kapı kapalı ve yalnızsanız buna halvet denir, sakıncalıdır demiyorum, HARAMDIR.
      -Halvet ortamı dışında da muhabbet etmek, dostluk kurmak, gülümsemek, şakalaşmak gibi fitne ortamı doğuracak hareketlerden kaçınmalı.
      -Ek olarak biz her şeyden önce çocuklarımızın terbiyesinden sorumluyuz.
      -Tesettürümüzden sorumluyuz. Sadece başımızı örtmekten sorumlu değiliz. Namahremlerin arasında her daim CİLBABımızı da giymekten sorumluyuz. Bunların hepsine riayet ederek çalışamaz mıyız?

      önemli olan farkı anlayabilmek. şalını alıp tuniğini giyip haramın içinde yüzerek çalışırken bunu dinimizin izin verdiği bir şeymiş gibi görmemek.

      ben kimseyi eleştirmiyorum haram da işlese günaha da girse, çünkü ben de kulum. önemli olan eğri doğruyu bilip kabul etmek. evet bu günah ama ben bunun içerisindeyim diyebilmek.

      nefis her daim insana işlediği günahı savundurur. hepimiz kuluz hepimizin mutlaka günahı var peygamber değiliz. nefsimize uyup günahı savunmamak.

      Rabbim özellikle kocası vefat etmiş, boşanmış çalışmak zorunda kalan her bayana hayırlı işler kazançlar nasip etsin. 500 lira az olsun, helal olsun….

      • semà Says:

        Allah senden razi olsun canan kardesim

      • fatma ç Says:

        ne güzel yazmışsın canan kardeş Allah razı olsun.

        • canan Says:

          Allah hepimizden razı olsun bacılarım. Rabbim yuvamızı ihmal etmeden haramlardan kendimizi koruyarak hayırlı işler yapmayı, Rabbimizin bize verdiği nimetlerden en değerlisi aklımızı onun yolunda kullanmayı nasip etsin hepimize…

          Öyle mutlu oluyorum ki burada güzel düşünen güzel insanları gördükçe… Allah buradaki güzel düşünceli güzel yürekli tüm müminlerden de, bizi burada buluşturan Cahide bacımdan da razı olsun…

      • zynp türkn Says:

        Canan hanım Allah razı olsun tamda hislerime tercüman olmuşsunuz..Bende aynı görüşteyim ben zaten islam kadın çalışamaz diyor demedim.Ne demek istediğimi tam anlatamamış olabilirim yorumları okuduysanız hanımların çalışmasına tamamıyle karşı olan bazı hanımlara cevaben yazdım bunu..

        • zynp türkn Says:

          kadın şeytana uyarsa tesettürlü de olsa çalışmayan bir bayanda olsa yapacağını yapar.. Annemin üst kat komşusu vardı eşi ile aralarında yaş farkı olan tesettürlü genç bir hanımdı.oturduğu siteden bir esnaf ile uygunsuz bir şekilde evinde basıldı her ikisininde yuvası dağıldı.sonuç olarak , bir hanım hem çalışıp hemde haramlardan sakınabilir iffetini koruyabilir..şeytana uyduktan sonra çalışan çalışmayan fark etmiyor sevgili bayanlar..

  11. Esra Says:

    İnandığımız gibi yaşamadığımız için.yaşadığımız gibi inanır olmuşu z.Doğrular yanlış,yanlışlar doğru olmuş. Dinde zorlama yoktur diyerek ılımlı İslam dedikleri anlayışı altında müslümanlar tuzağa düşürülüyor.Yolumuz Kur’an ve sünnet yolu olması gerekirken,zamanın en modern âlimi önder oluyor.çünkü nefsin işine geliyor.Çünkü sorularımıza beklediğimiz cevabı onlar veriyor.
    Mehmed Âkif’e yabancı birisi soruyor” duyduk ki siz hanımlarınızı dışarı çıkarmazmışsınız”?mehmed Akif cevap veriyor.”öyleydi ama ne yazık ki artık içeri alamıyoruz. “

  12. günnur Says:

    Cahidem bir satırlık tşkmü dikkate almadın ama ben yine yüzsüzlük etcem duygularımı tam anlatamam öyle güzel yazmışın ki, rabbim senden çok razı olur inşaallah lütfen sitemime gücenip yok sayma Allahımın bize hediye ettiği güzel hanım.

    • Cahide Says:

      Estağfurullah can ablam, diğer yazdığına cevap vermişim ama gözünden kaçtı sanırım. Rabbim hepimizden razı olsun. Ben sana asla kırılmam. Seviyorum seni ♥ ♥ ♥

  13. hatice Says:

    Uzunca yorum yapmayı isterdim ama yorumlara bile pek bakamıyorum ki :/.
    Bir solukta okuduğum harika bir yazı olmuş ablacım. Hatta yazıyı iki kere okudum bazı noktalarını daha iyi anlamak için. Allah razı olsun ablacım.

  14. Afra Says:

    Allahın selamı hepinizin üzerine olsun inşaALLAH. Cahide ablacığımmm yazılarınız için çok ama çok teşekkür ederim. Rabbim sizlerden ebediyen razı olsun. Sayfanızı uzun zamandır takip ediyorum, öyle güzel yazılar ve tarifler paylaşıyorsunuz ki hayran kalıyorum. Bu zaman da sizin gibi mü’min şuuru ile düşünen insanlarla karşılaşmak o kadar zor ki… Bu sayfayı keşfettiğim için ve sizlerin bu güzel düşüncelerinize ortak olabildiğim için Rabbime hamd ediyorum. Yine o kadar güzel bir yazı paylaşmışsınız ki hayranlıkla okudum. Bende bu konuyla ilgili mücadele veren ve hala vermekte olan biriyim… O yüzden dayanamadım ve yazmak istedim. Kadının evinin süsü, neşesi, nazı olduğunu düşünenlerdenim…! Ve “Güneşi bir elime, ayı bir elime verseniz yine de davamdan vazgeçmem!” diyen bir peygamberin (sav) ümmeti olarak bende sizler gibi davamdan vazgeçmeyip mücadelemi nefes aldığım sürece sürdüreceğim inşaALLAH. Hepinizi ALLAH’a emanet ediyorum… selametle ( Bu arada bir insan görmeden birini nasıl böyle Allah için severmiş sizinle bir kez daha gördüm. Dostluğunuza hayranım. Sizi görmeden çok sevdim Cahide Abla… Rabbimde sevsin inşaALLAH…)

    • Cahide Says:

      Allah için sevenlere, sevilenlere selam olsun. Rabbim cümlemizden razı olsun. Günahlarımızı affeylesin. Hallerimizi düzeltsin. Amin…

      • seda Says:

        Cahide Hanım yazınızda putlaştırılan insanlardan ve kafirlerden bahsetmişsiniz.Kafirlerin inkılaplarının uygulandığından bahsetmişsiniz. Bunların kimler olduğunu açıklar mısınız lütfen.Böyle bir yazıyı kaleme aldığınıza göre açıklamanızı bekliyorum.Böyle nefret duygularıyla yazdığınız yazıyı da esefle kınıyorum…

  15. Mehtapabla Says:

    Cok güzel anlatmissin canim daha bu yazinin üstüne ben ne yazayimki .Yazabilmem icin önce kendim tesettüre girmem lazim.:(

  16. ayşe Says:

    Rekabet etmekle, mücadele etmek arasında bocalamışız ablacım. Birbiriyle rekabet edenler, birbirlerine benzer zamanla.

    Konuşulacak çok şey var yazınız üzerine.. Şimdilik her satırına, tüm dualarınıza amin diyerek.. Allah razı olsun.

  17. MİHRİNUR KARAKÖSE Says:

    İSLAMIN BİR ŞUUR DİNİ OLDUĞUNU ÖĞRETMEYEN HOCALARDA BURADA BİRİNCİ DERECEDE SORUMLU DİYORUM! SANKİ KURANIN TEK EMRİ BAŞÖRTÜSÜ! ÜMMETİN İÇİNDE BULUNDUĞU DURUMDAN KENDİMİZİ HİÇSORUMLU TUTMUYORUZ ZATEN! DİRİ DİRİ YAKILAN,AÇLIKTAN ÖLEN İNSANLARDAN DA HESABA ÇEKİLMEYECEĞİZ SANKİ! NEREDE YANLIŞ YAPTIĞIMIZI DÜŞÜNÜP ORADAN ÇOK GEÇ OLMADAN KALKMAMIZ LAZIM YOKSA BİZİM DE SONUMUZ ONLARDAN FARKSIZ OLACAK! SELAM İSLAMA TABİİ OLANLARIN ÜZERİNE OLSUN.

  18. canan Says:

    kaleminize sağlık cahide ve kerra
    canan

  19. Sevdenur91 Says:

    ve yine ben bizim evdekilere de okudum bu yazıyı rabbim razı olsun kalemini kuvvetlendirsin, yüreğine bütün ilimlerden versin, ilmini kat be kat artırsın birtanem. ve bildiklerimizi yaşamayı cümlemize nasip etsin. Ben kendi payıma düşeni aldım bu yazıdan. Şükür dış kıyafetim uygun bir ferace lakin onun içine ne giyeceğim konusunda çok sıkıntıdayım bende diğer hanım kardeşlerim gibi. tesettür adı altında beni cehenneme sokabilecek bin bir türlü kıyafet satılıyor. Geçenlerde Aişe kardeşimin de güzel bir anlatımı yorumu vardı gördüklerinden, ne kadar doğru.
    Sokaktan geçerken olsun veya da toplu bir yerde bulunduğumuz da ben bu kardeşlerimize bakarken çok üzülüyorum hatta bakamıyorum desem..

  20. Toprak Says:

    Bi de şu lakırdı vardır; “o kadar derinine inme”
    ne kadar inmeyeyim? Ya da ne kadar ineyim? Ah iyi ki hatırlattınız, bende derinler de boğulmayayım doğru . Ne komikler…

    • hatice Says:

      🙂 Bana da diyorlar..
      İslamı öğrenmek için sanki belli bir sınır var. O sınır aşılamaz. Halbuki İslama dair ne kadar çok şey bilirsek o kadar iyi. Sonra başlıyorlar yok biz anlamayız da aklımız ermez de falan filan.

  21. Hasret Says:

    İnsanlarımız başını secdeye koymakla bir iki sadaka vermekle oruç tutmakla bir iki ikram yapmakla saçlarını örtüp vucut hatlarını bıldır bıldır sarkıtmakla benim kardeşim o deyip elin adamıyla sıkı fıkı konuşmakla benim annem babam dedem hacı diye avunmakla olmuyor bu işler
    Her bir değerimizi ne hale getirdiler
    Çok haklısın çok yerden göğe kadar
    Toplum içine çıkınca eve gelince şöyle bir düşünüyoruz acaba bizde mi böyleyiz tartılıyor ölçülüyor biçiliyor elde yok bir şey ben olsaydım ne yapardım peki bu ne acıtıyor sıkıyor ve bizi bizden daha bilene götürüp açıyoruz ellerimizi Ya Rabbim onlar bilmiyor YA RAB onları ıslah eyle dıpru yolu göster
    Maalesef kardeşim ılımlı diye diye ne hallere girdik
    İslam zor değildir diyerek amma da kolay yaptılar aslında zor değildi asıl zorluk nefislerine heva heveslerine hitap etmediği içindi yoksa İSlam çok kolaydı yapan zorlanmadı ve yapabilen karşısındakinin vurdumduymazlığına hep dua etti ağladı üzüldü çünkü kardeşini o yolda istemiyor

    Uyanık olup dinimizden taviz verilmesin ki Rabbimiz şahit olsun

    Fi emanillah

  22. Aisha Says:

    Her harfi buram buram hakki anlatan,dogrulari aks etdiren,kapali gozlerimizi acmamiza vesile ola bilecek bir yazi.gonlune yureyine saglik ablacim.

  23. gurbetci29 Says:

    Çok çok çok güzel bi yazı olmuş Cahide abla kesinnikle köşe yazarı olmalısın 😉

  24. samira Says:

    Cok güzel bir yazi olmus ve cok dogru dediklerin Allah razi olsun ablacigim. Ne zaman degisecegiz bilmiyorum.

  25. zahide Says:

    Hayırlı günler herkese. konuyla ilgili değil ama Cahide abla ben sana bir şey danışmak istiyorum konuyla ilgilenen arkadaşlarda varsa yazarsa sevinirim… ben elektrikli ev aletleri alacağım ancak aklım karıştı. İsrail markalarından almayayım dedim ama bi yerde gördüm markaların hemen hemen hepsi İsrail’inmiş şaşırdım… sıemens, bosch, samsung, tefal, braun, philips vs.. ben ütü alacağım en iyisi philips diye biliyorum fakat bazı yerlerde philips için Hollanda yazıyor bazı yerlerde İsrail malı şaşırdım. yolumu şaşırdım ne yapsam? bu sorumu dünde sormuştum cevap alamayınca tekrar sordum inşallah yanlış anlaşılmam. bunaldım biraz… teşekkürler şimdiden…

  26. sevda@ipek Says:

    yazınız güzel güzel olmasına ama anlam bakımından düşününce çok kahrettiren bir yazı. ne isa ya ne musa ya yaranılamayan bir durumun tam ortasındayız. ne tam olarak bu dünyanın keyfini sürmek nede tam anlamıyla ümmet olabilmek… bir yanımız cennet çeker diğer yanımız nefsin peşinden gider. ben şahsen aynen böyleyim. kamuda çalışıyorum. saçlarım açık . aldığım her yeni kıyafet (ki oldukca geniş ve sadeler, hiç makyaj yapmam, saçlarım doğal renginde) beni kahreder. kazandığım parayla satın aldığım giysim beni daha mutlu etmiyor. ama bundan da vazgeçemiyorum. kendi devrimimi gerçekleştiremiyorum.

  27. semaaaa Says:

    Ben kapali degilim, bu konuda nacizane yorumum su; bu durumun tek nedeni kadinlar degil elbet, erkeklerde sorgulanmali; gunumuz dunyasinda artik Kurandaki emirler unutuldu ; Kuran buyuruyorki; Allah katinda en degerliniz ondan en cok korkaninizdir..yani butun mesele bu; ama dindar beyler bile nefsine yenilip acik sacik kadinlar, gayrimuslim kadinlarla evlenince kapali kadinlarda haliyle dikkat cekmeye calisiyor ; Kuranin buyurduklarini uygulasak bu sorunlarda olmaz.benim
    bir arkadasim basi acik bir bayan , birileri araciligi ile dindar bir beyle evlilik icin gorustuler ; bey in arkadasima tek sordugu evlenince kapanirmisin , arkadasim nasipse ve kendimi hazir hissedince bende istiyorum demis; bhbdan baska soruniz varmi deyince standart bbir kac soru sordu o kadar dedi; arkadasim peki siz sabah namazina kalkiyormusunuz, zekati tam veriyormusunuz, Duzenli Kuran okuyormusunuz, deyince bey kekelemeye baslamis,,,, evet kapalilik onemli ve farz bu inkar edilemez ama dinin diregi olan imanin 5 sarti (namaz oruc ….) tam ifa edilemezse digerlerinin icine seytan mudahelesi cok kolay oluyor herhalde..benim bu durumlardan anladigim bu..muslumanin baslangic noktasi Kuran ve Sunnet Yani Allah rizasi olursa daha olculu daha takvali olabilir..ama aile baskisi, gelenek gorenek, koca ruzasi icin kapaniliyorsa da gorduklerimiz gibi olur..
    Unutmayalim; Ayet diyorki ; Allah tan en cok korkaniniz en degerli olaninizdir..birde Seven sevdigine iteat eder; Allahi ne kadar seviyorsak hal hareket ve yasayisimizda once Allah ne der diye dusunuruz…

    • zynp türkn Says:

      çok güzel yazmışsınız sema hanım her kelimesine imzamı atarım hakikatendediklerinizin hepsi doğru..Dindar beyler bile başı açık hanımlara meylediyor onlarla evleniyorlar..Haliyle kapalı kızlarımız da cazibesini artırmak için çeşitli yöntemlere başvuruyorlar..karşı cins tarafından beğenilmek içgüdüsel olarak her kızın isteğidir.Nefse hoş gelir..Burada önemli olan nefsini yenebilmektir.. kapalılığı nefsin hoşuna gidecek şekilde revize etmek değildir.. Bir de dediğiniz gibi kapalı olup da namaz bile kılmayan okadar çok ki..Namazın zekatın önemini kavrayamamış olan, aile baskısı ile kapanmış, kapanmanın anlamını idrak edememiş kızlarımız çok fazla.. Rabbim hepimizi hidayet eylesin

  28. Emine Says:

    Cahide canım yine dört dörtlük bir yazı.İçim titreyerek okudum.Üzerine söylenebilecek fazlaca birşey kalmamış kendimden utandım hala başaramadıklarıma için için yandım ama bir yerlerde benim gibi hisseden insanların varlığı da ayriyeten mutlu olmama vesile olmuyor değil.Ülke yanıyor cayır cayır içindikilerle , bizlerle birlikte seyredebiliyoruz sadece bu yangına azıcık su serpebildin se ne mutlu sana. Karınca misali safımız belli olur öyle değil mi.

  29. latife Says:

    sa cahide hanım negüzel dile getirmişsiniz şu halimizi okurken satırları şunlar var bende bunlar yok diye seçiyorum ne garip deilmi burda anlatılan dogruların hepsi var diyemiyorum insan isteyince hepsi yapılıyor bizim nefsimize agır geliyor düz renk başörtü örtmek bol bir pardesü giymek dikkat çekmeyen kıyafetleri tercih etmek insan kendini düzeltemeyince çolugunu çocugunuda düzeltemez örnek biziz iffetli namuslu çocuklar yetiştireceksek ilk önce o iffeti biz saglamalıyız düşünmeliyiz idrek etmeliyiz nereye gidiyoruz bırakalım artık el neder ALLAH neder diyelim huzurunda necevap verecez diyelim kaşı gözü alınmış kadınlar rumelsiz dışarıya çıkmayan hanımlar kime güzel gözükecegiz çok güzel deseler neolacak çok şık deseler ne olacak nekadarda önde nefsimiz ama ertelemeyelim ömrümüz erteleyecek kadar uzun deil kendi şahsıma bi çok şeyi deiştirdim ama size tavsiyem deişime arkadaşlarınızdan başlayın imanlı şuurlu arkadaş çok önemli ALLAHA emanet ol cahidecigim yazılarını büyük bir hevesle bekliyorum

  30. ruyagibiii Says:

    Aslinda bizim eksigimiz tevhidi tam bilmedigimizden kaynaklaniyor. Aklimizda kalbimizde ve hayatimizda tam oturtamadigimiz icin zaman gelmis birde bakmissin topluma uyuvermisiz halbuki tam anlamiyla yasasak bu sistem ve toplum bizi alip goturmeyecek hasili kelam inandigin gibi yasamazsan yasadigin gibi inanirsin

  31. filiz Says:

    Hani küçüklügümüzde okudugumuz bir masal hani kral çıplak diye bagıran bir çocuk vardı seni ona benzetiyorum…. Allah razı olsun ablacım.

  32. nesrin Says:

    siz sanırım tıp öğrencisi iken son sınıfta başörtüsü yüzünden okuldan atılan kızların okula geri dönme sevinicinide gereksiz bir sevinç olarak göreceksiniz.Bütün hanımlar eve pasta börek yapmaya değil mi?

    • Emine Says:

      Nesrin hanım derdi İslam olan için yazılmış bir yazı bu Maalesef dünyalık düşündüğümüzden hep diğer taraftan bakıyoruz ülkede yaşananlara .Siz kimsiniz, nesiniz, nasıl düşünüyorsunuz bilemiyorum lakin şunu söylemek istiyorum ne yazık ki kendi içimizde bölünmeye başladık.biz küffarla değil birbirimizle tartışır hale geldik Ayetleri Hadisleri. Örnek almamız gereken zaman dilimi Asrı Saadet değil mi sizce daha hayırlı bir zaman dilimi yaratıldı mı? Peki bu yaşananlar o zaman da olsaydı yada Rasulullah şimdi buralarda olsa idi. Evet evet tamda budur İslam mı diyecekti ??? Evet kızım başını ört git tıp oku hukuk oku nede olsa sizin gibi bilinçli çalışanlara ihtiyacımız var sizin verdiğiniz vereceğiniz tavizlerin bizim için bir önemi yok….

    • hülyamız=) Says:

      nesrin hanım, tıp öğrencisi yada farklı yerlerdeki okuyan başörtülü kızlarımızın okula dönmesi ve artık rahatça başörtüleriyle okumaları hepimizi mutlu etti. bende zamanında sırf başörtüsü yüzünden eğitimini tamamlayamamış bir kişi olarak bu kızlarımızı ve sizi çok iyi anlıyorum. şu anda lise son sınıfta okuyan kızımın üniversiteye girip eğitim almasını çok istiyorum. burada yazılarıyla hepimizi kendine hayran bırakan doktor kızımız ayşe yi çok seviyorum. bütün kızlarımız okuyup onun gibi hem doktor olup hemde bu düzende yozlaşmadan islamı savunan pırıl pırıl gençler olsunlar. islam bilincini ve ahlakını kaybetmeden biryerlere gelmek hiçte zor değil. bunun en güzel örneği buradaki doktor ayşe dir.
      fakat yazıdan çıkardığınız anlam çok yanlış. birdaha okumanızı tavsiye ederim. yazıda anlatılan o değil.

    • AHMED Says:

      Sizin de sanırım İSLAM denince aklınıza gelen tek şey ”başörtüsü” .Kafasına bir örtü geçiren atsın kendisini kapitalizmin,sosyal hayat (!!)ın,kariyer putu nun,özgürlük ve demokrasinin o dayanılmaz ?! cazibeli kollarına. Pastayı böreği ne yapıcaksınız.Sizin daha önemli işleriniz,hedefleriniz var.Bu ülkenin başörtülü hakim,savcı,komiser,general,vali,kaymakam,her nevi bakan,hatta başbakan ve cumhurbaşkanına çok ihtiyacı var.(!!!) Sapık,ideolojik,şeytan ürünü yasaları,kanunları,hukuk düzeninin başörtülü uygulayıcıları ve savunucuları olarak memlekete hizmet(!)mutluluğunu doyasıya yaşayın.Allah (c.c.)Meryem,Hatice,Aişe,Asiye gibi olmaktan sizi muaf(!?)tuttu herhalde? Bu ümmetin Allah’a secde edecek yavrularını kim yetştirecek?Anaokulları,kreşler,çocuk yuvaları,Kur’an kurslarımı?Kendinize bakın utanın eyyy Anneler!!! bir şarapçı bile neden sizin tesettürlü (!)olarak yetiştirdiğinizi zannettiğiniz kızınıza talip oluyor. Yeni dininiz mübarek olsun diyemem. Çünkü aynı gemideyiz. Allah(c.c.)cümlemize şuur,basiret,hidayet nasip etsin.Nesrin hanım..

      • nesrin Says:

        evet,hedeflerim çok büyük Ahmed Bey,kızıma denk gelmedi(bknz.28 şubat) ama oğluma gittiği ilköğretimde dinini, Kuran-ı Kerimi’ni,bize Hz.Aişe’den rivayet edilmiş hadisleri.Hz,Hatice’nin azmini çalışkanlığını.aşkını .dinin sadece başörtüsünden ibaret olmadığını namaz,oruç,zekat en önemlisi kul hakkının da olduğunu öğreten bir ilkokul öğretmeni istiyorum.hedefim budur benim.Bunları öğretecek öğretmenler,doktorlar,avukatlar,savcılar yetiştirmek benim hedefim.Hamile bir bayana çocuğunuz sakat olacak aldırın diyen bir doktor istemiyorum ben.Çocuklar bu gördüğünüz çevre, ‘doğanın bir kanunu’ diyen asla inemeyen bir öğretmen istemiyorum ben.Allah hepimize hidayet nasip etsin.Amin

        • kerra Says:

          o öğretmenin doğuracağı çocuk ne olacak peki?
          herkes evinde çocuğuna bunları anlatabilir. öğretmenler de pek tabii inançlı olursa amenna. ancak bir insan tüm bunları seçemez. misal, çocuk bir gün gelecek o fanus ortamından çıkacak ve imansız birileriyle de karşılaşacak, olacak yani bu.
          ilk önce siz onu öyle sağlam bir ailede büyüteceksiniz ve imanı meselelerde hiçbir şüphe bırakmayacaksınız ki sonrası da onun imtihanı.
          bir doktor, bebek otistik alalım dediğinde bunun sadece belli bir ihtimal dahilinde olduğunu bilecek sonrasında da bunu uygulamama kararını verebilecek kadar imanı olacak bir insanın.
          siz çocuğunuzu gül bahçesinde büyüsün hiç diken görmesin istiyorsunuz ama şu gün gidin bir üniversiteye öyle çetrefilli bir yerde olacak ki çocuk bunların hepsine ancak tahkik i imanla karşı durabilir
          ayrıca, siz çocuğunuza tüm bunları istiyorsunuz da bu çalışan hanımların çocuklarının ne şartlarda büyüyeceklerini hiç hesaba katmıyorsunuz.
          öğretmenlik bayanlara çok uygun bir meslek.. gerek ortam gerekse çalışma saatleri açısından. bu konuda size katılıyorum ama bunu da manipule ederek ama her yerde olmalıyız a çevirmek islam ın ruhuna terstir.
          çocuğunuza hz.aişe nin aktardığı hadisler aktarılırken, kur an da peygamberin hanımlarının erkeklerle bir perde arkasından konuşulmasını emrettiğini de anlatacak mı o ilkokul öğretmeni?
          anlatırsa o çocuğumuz demeyecek mi, anne hz.aişe ye benzersek nasıl çalışacağız diye?
          ben daha çok gencim çalışmam diyemiyorum ama en azından farkına varalım bazı şeylerin?
          tövbe edelim, günaha girdiğimizi fark edelim bu bile bir başarı bu zamanda.

          • semà Says:

            agzina saglik “kerra”

          • nesrin Says:

            peygamber efendimizin hanımlarına farzkılınmıştır erkeklerle perde arkasından konuşmak,ümmete böyle bir farziyet yoktur.Tıpkı Peygamber Efendimize Teheccüd Namazının farz kılınması Ümmete böyle bir farziyetin olmaması gibi.Ev hanımları bir kısmını tenzih ederim.Facebook illetine kapılmış kimse konuşmuyor. Çevremde ki ev hanımlarının kızları açık ve saçık renkli şal bile takmıyorlar.Çalışan arkadaşlarımın kızlarına bakıyorum sorumluluk bilen,başı kapalı islamı bilen çocuklar.10 yıldır çalışıyorum Yalnız belirteyim işimi ben seçtim islama uygun namazımı kılabileceğim iş ortamını ben sağladım önce okulumu ona göre seçtim.Bu şuurla okudum çünki imama hatipte.Bütün hocalarım kapalı eğitim verirdi o zaman.Böyle Çalışmanın neresi kötü anlamıyorum.Yazar Emine Şenlikoğlu çarşafını giydi ve haykırdı irşad etti …Sonra ne oldu hapse attılar.Biz ne yaptık o hapse düşünce hiç.Bunun bir vebali yok mudur sizce.Bilirsiniz Kuran Kursu Öğreticisi olmak için bu memlekette 3 adet erkek din görevlisinin karşısında tek bayan olarak mülakata giriyor kuran okuyorsun.Biz böyle bir memlekette kadın din görevlisi seçiyoruz.Oysa ki o kurul kadın hocalardan oluşmalı değil mi?Mahallemizde her yaştan kadın tecvidli kuranı öğrenmeye o kuruldan geçen bayan hocalardan öğreniyor.Bu konu bitmez .sayın kerra aslında aynı taraftayız.hani demişsiniz ya günaha girdiğimizi fark edelim bu bile başarı bu zamanda.11-12yaşında ki kız çocuklarımız varsın renkli şal taksınlar öyle gitsinler okullarına bu zamanda öyle değil mi?

            • semà Says:

              insanlara tecvidli kur’an ogretmek icin illa kuruldan mi gecmek lazim ,gonullu herkes etrafindakilere pek tabii sessiz sedasiz ogretebilir ,bu bir savunma degil bence , insanoglu baskalarini kurtarayim derken batakliga batiyo farkinda degil ,sozkonusu eger kadinlarsa her anne cocuguna vakit ayirip onu islam terbiyesiyle terbiyesi etsin gerisine Allah kolaylik veriyo(ama eger cocuguyla imtihan edilecekse o baska ) ,neden herkes baskalarini kurtarma derdinde,once kendimizden baslayalim ki muvaffak olabilelim ,

            • kerra Says:

              ablacım ben de renkli şal takıyorum. kuran da bununla ilgili herhangi bir açıklama yok. tesettürün dikkat çekmemesi gerekiyor pek tabii ama ondan önce gözlere tesettürü getirmemiz gerek. hz.meryem, kuran da anlatılan tek kadın ve bir tek iffetinden bahsediliyor.
              bir gün çocuk sahibi olursam ilk anlatacağım şey bu olurdu heralde; iffet.
              iffet-haya-edep.
              bunların içinde de şu var aslında. hatayı sadece kendimizde göreceğiz, başkasındakini bulmaya çalışmayacağız.
              evde oturan arkadaşlarınızın imtihanının da kendi çocukları olabileceğini bileceğiz.
              her çocuk dolayısıyla her insan ayrı bir alem.
              her anlattığını yapsalardı nuh peygamber oğlunu tufanın ortasında bırakıp gider miydi?
              ben bu yazıyı desteklediğim için yazmadım oraya sadece çalışmayan kadınları hor gören bir bakış açınız olduğunu fark ettiğim için yazdım.
              tıpkı çalışan bayanları hakir görmek kadar bu da yanlış.
              ayrıca annelerimizi yani efendimizin hanımlarını örnek almayacaksak tesettür de tam olarak kuran da yer almıyor ablacım sadece omuzlar örtülsün diyor.
              madem öyle omuzlarımızı örtelim sünnete bakmayalım?

    • kerra Says:

      öyle bir irrite oldum ki yazdığınız metinden bakar mısınız bilmiyorum ama yazmak istedim.
      ben çok güzel okullarda okumuş, iki dil eğitimi almış bir mühendisim.
      yıllarca çok iyi yerlerde olmam gerektiği söylenerek büyütüldüm.
      sonrasında çok derin boşluklara düştüm imani açıdan.
      çünkü üniversiteye başlamadan örtünmüştüm ama doğru mu yapmıştım.
      pantolon giyiyordum üstüne uzun gömlek ama tesettürsüz arkadaşlarımdan pek bir farkım yoktu.
      namazı boşlamıştım hatta tam olarak inanmıyordum bile.
      çevreme birkaç soru yönelttiğimde genelde bu tarz düşünme diye doyumsuz cevaplar alıyordum. her şeyi inkar safasına gelmiştim.
      çünkü yaşadığım şey islam değildi.
      erkeklerle hiç çekinmeden tokalaşıyordum. kuran da yazmıyordu sonuçta ve hadisler sahih olmayabilirdi o dönem hadisleri çok da takmadığım için de olabilir.
      sonrasında içkili mekan da oturuyordum ne de olsa ben içmiyordum.
      staj yaparken bir erkekle aynı yerde yalnız başıma kalıyordum ne olacaktı mecburiyetti, işti.
      ama fıtraten rahatsızdım bu durumdan misal depoya inmek istemiyordum ama mecburdum inecektim. sandalyesini benim iş yaptığım yere doğru çeviren amirden rahatsızdım ama elimden bir şey gelmiyordu ve dön önüne diyemezdim.
      sonrasında bir sohbete katıldım ve hayatım değişmeye başladı, hamdolsun.
      anlamlandıramadığım tüm şeyleri ve soruların cevaplarını bana rabbim onların vasıtasıyla buldurdu.
      (bunda risale-i nur ve sözler köşkü nden çok faydalandım.)
      bunu benim söyleyebileceğimi kendim dahi hayal edemezdim ama bir kadının dışarıda onlarca haramın gözünün önünde bulunmasındansa evinde oturup pasta börek yapması daha efdaldir.
      sokağa çıktığım anda girdiğim göz hapsinden memnun değilim. iş yerinde bunların yaşanmaması mümkün değil. biraz bile çalışmış insanlar bile evli insanların bile gönüllerinin çalışma arkadaşlarına kaydığına şahit olmuştur.
      aile yaşamını yok eden şeylerden biri de kadının sokağa düşürülmesi ve bunun özgürlük kisvesi altında yapılması.
      ben eşime pasta börek yaparken köle ve değersizim ama fabrikada içine ne konulduğunu bilseniz kusacağınız ürünlerin hazırlanması talimatını verdiğimde değerliyim öyle mi:)
      buna sadece gülüyorum ve evinde oturmayı dileyen tüm kadınlara, rabbim evlerini cennet bahçelerinden bahçe eylesin diyorum.
      selametle…

      • Zeynep Says:

        ben eşime pasta börek yaparken köle ve değersizim ama fabrikada içine ne konulduğunu bilseniz kusacağınız ürünlerin hazırlanması talimatını verdiğimde değerliyim öyle mi:)

        Allah razı olsun sizden kardeşim…

    • Aisha Says:

      Nesrin hanim bu yazidan anladiginiz buysa,cikardiginiz sonuc buysa pes.sizin gibi insanlara aciyorum.cunki ishiniz cok zor.tek derdi nasil terslerim derdi olan insanlar cok zor bir gorevi ustleniyor.ama bosuna yoruluyorlar.cunki hak incelir ama kopmaz.

  33. hülyamız=) Says:

    ayakta uyuyoruz haberimiz yok. herşey nasılda güllük gülistanlık gösteriliyor. çok güzel ve doğru bir yazı. uyanmamıza vesile olur inşallah.
    ben dün çok güzel biryerdeydim. elif zeynebi ziyarete gittim. onun o sıcacık karşılaması ve gözlerindeki samimiyet beni çok mutlu etti. bebeğini, minik tatlı yavrularını, anneciğini ve birsürü yakınını tanıma şansım oldu 🙂
    bebeğinin sağlığı çok iyi. elime almaya kıyamadığım, minicik çok tatlı bir kız 🙂 yetenekli oğlu ve büyüdüğünde prenses olmayı düşünen güzel kızını da Rabbim ona bağışlasın inşallah.
    cahideden, belginden ve diğer dostlardan konuştuk.
    cahideciğim, seni arayıp sürpriz yapmayı düşündüm ama pazar günü olduğu için rahatsız etmek istemedim.
    en kısa zamanda elifte benim evime misafir olur inşallah.

    • Sevdenur91 Says:

      Allah için birbirlerini seven kimselerin buluşması hamdolsun ne güzel. 🙂 Rabbimiz tekrar tekrar nasib etsin.
      Lakin prenses olma fikri çok orjinal 🙂

      • Cahide Says:

        Hülyacığım ziyaretine çok sevindim kardeşim. Sanki ben ziyaret etmişim kadar mutlu oldum. Allah senden razı olsun canım benim…

      • elifzeynepabdullah Says:

        babası senden olsa olsa külkedisi olur deyip kızdırıyor, hepsi batı kültürü, kerime, sultan daha güzel bence… 🙂

    • elifzeynepabdullah Says:

      şapka düştü kel göründü 🙂
      hülyacığım, iltifatların ne güzel Allah celle celaluhu razı olsun senden. yoğunluktan ancak görebildim yazını. zaten bu ara yoğunum biliyorsun. ikimizin de çocukları 1. sınıf, el yazısı vb.

      seni layıkıyla ağırlayamadım, çok üzgünüm canım, dolap kapakları kırık dökük, karşısında oturtmamak yan odaya alabilmek için beklettim ayakta seni, gerçi orda da koltuk örtüleri emanetti, annenle aynı yerden mi aldın diye canımı sıktı birisi, zaten onun diye gocunmadan söyledim ama… illa örtü, mendil dağıtılır mış, bebeğin annesi şöyle giyinir miş, diye fısıldaşan iki komşu, en yakınım bile Kur’ anı Kerimi anlamadıkları için dinliyorlar, kalabalıkta dinlenmez, sonra arkadaş grubu olarak toplanır okursunuz diyordu haksız da değil bir bakıma. ben mevlit okutmuyorum kuran okutuyorum diye baştan söyledim , ama can kulağıyla dinleyen bazılarına alnı secdeli çocuklar ve cahide ablamın diğer yazılarından kısa bir derlemeyi ikram ettim.

      bu ara gelenlerim çok oldu çoğu habersiz, ablamın en pratik tariflerin yapabiliyorum bazen, salata, hazır yufka bazen de sadece bisküvi vs ile ..

      başka zaman muhakkak beklerim , şöyle karşılıklı sohbet etmek için, dolapta bile birşeyim kalmamıştı çıkaramadım kalabalıkta ama önceki akşam uzaktan gelen misafirlerime çoğunu çıkardığım için aslında sana niyetle yaptığım iki çeşit karanfilli ve lavantalı (badem de katılıyor ben katmamıştım )kurabiyemden bile ikram edemedim o anda. kızını yaralı bırakıp geldin canım, bir an evvel tanışmak için can attığımdan çağırdım umut ile, çok tatlıydın, mütevaziydin, doyamadım, bir de benim de yapmaya çalıştığım inceliğğin çok hşuma gitti, küçük bebeğe gelen hediyeler , henüz çocuk olan aklı kesmeyen büyüğü veya büyükleri üzüyor, ben sadece büyüğe götürdüğüm bile oluyor, boyakalemi, toka vb, tacıyla tokalarıyla tam prenses oldu kızım, daha elinin emeği YELEĞİ resimleyip göndereceğim ablama………. küçük bebeğim ağlıyor…..

      • semà Says:

        evet kucuk cocuga gelen hediyeler buyugu ve buyukleri uzuyor,gucumuz yetse de hepsini sevindirebilsek ne guzel olur

      • ayşe Says:

        Allah bağışlasın : ) Ne güzel anlatmışsınız.

      • Cahide Says:

        Yazdıklarını okuyunca neden bilmem ayette geçen, Yusuf Aleyhisselam’ın “Doğrusu siz kadınların hilesi çok büyüktür” sözleri geldi aklıma. Biz kadınların fitnesi, hasedi, dille dövmesi gerçekten çok şedid! Bazen şeytanın en çok kadınların kılığına girdiğini, en çok kadınların damarlarında dolaştığını düşünürüm…

        Ahh zavallı insanoğlu! Emanet canla yaşar da, her şeyi kendinden sanır… Seni çok seviyorum kardeşim. Hülya’ya da bu inceliğinden dolayı tekrar teşekkür ediyorum.

        • Belgin Says:

          Ah Cahidem çok hak veriyorum sana:neden bu kadınlar böyle :(Daha yeni doğum yapmış bir kişiye moral vereceklerine….Ah Elifciğim;Hülyacığım da zaten yazmış,evin nasıl olduğu hiç önemli değil canım benim.Öncelik çocuklarındır kardeşim.O inceliğini samimiyetini senin yorumlarından ve sesinden anlıyorum Elifciğim;nolur kimseyi takma isteyen istediğini desin.Allah’a emanet ol canım…Cennet kokuluyu ve ablasını abisini biz teyzeleri için öpüver 😉

      • hülyamız=) Says:

        canım elifim beni ağlattın şu an. ben ne evini, ne dolap kapaklarını nede örtülerini gördüm. sadece senin gözlerindeki o samimiyeti ve içtenliği gördüm. yorumlarındaki incelik ve hassasiyet hep dikkatimi çekerdi ve tanıştığımda o hassasiyeti çok iyi farkettim. sıcacık çay ın çok güzeldi. yavruların çok güzeldi. sohbetin çok güzeldi.
        her gittiğim evde dikkate aldığım tek şey vardır, samimi gözler ve güzel sohbet. yer ve mekan dünyalıktır elifciğim. bırak herkes kendi günahında boğulsun.
        tatlı yavrularını ve minik bebeğini öp benim için.
        inşallah bende bekliyorum canım benim.

      • Ana Panda Says:

        siz ne güzel kardeşlersiniz. ne güzel kardeş olmuşsunuz böyle. Cahide ablam, bu nasıl bir nimet?! tevhid ehli insanlar toplanmış buraya, imanı tavsiye ediyor, sabrı tavsiye ediyorlar. subhanAllah! hepinizi Allah için seviyorum

    • Belgin Says:

      Hülyacığım Allah razı olsun,gözümde canlandırdım yazdıklarını.İnşaAllah hep beraber buluşmak ta kısmet olur….

  34. Belgin Says:

    elinize yüreğinize sağlık ne kadar güzel yazmışsınız. Tesettür konusunda gerçekten dediğiniz gibi renga renk şallar, başörtüleri, pardesüler. Kendime pardesü alayım dedim mağazaya girdim sanki gökkuşağı, mağaza çalışanı ne renk istiyorsunuz dedi. lacivert ve sade bir model olsun dedim. neden ne güzel modellerimiz var denemek istermisiniz dedi yok istemiyorum. ben dikkat çekmeyen renk ve model istiyorum dedim ve tam 5 mağaza gezdim ve zor buldum. Tesettür mağazaları da hep modaya uygun kıyafetler üretince işimiz zor. Rabbim yardımcımız olsun.

  35. tatesal Says:

    Allah senden razı olsun Cahide hanım…gerçekleri yazıp,hatırlattığın için…ne mutlu sana rabbim mükafatını versin…

  36. menekse79 Says:

    canım benim kalbine ,ellerine sağlık..çok güzel bir yazı…

  37. Sare Says:

    Söyleyemediklerimizi söylediğin,duyuramadıklarımızı duyurduğun için teşekkür ederim…

    • elif Says:

      Cahide abla ben sizi uzun zamandır takip ediyorum sizin paylaştıniz konular sayesinde kendime geldim Rabbim sizden razı olsun insallah yazilarinıza hayranım


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: