Eşler Birbirlerinde Nelere Tahammül Edemiyor?

Evlilik konusu o kadar mühim bir konu ki, ne kadar konuşsak bitip tükenmeyecek gibi… Aşağıda sıralanan maddeler sadece bir kaç örnek. Mesela İslam kaygısı olan eşlerinde farklı sorunları oluyor. Bu konuya bugün hep beraber çözümler aramaya çalışalım:

Kadınların eşlerinde tahammül edemediği yönler;
– Dinlenilmediğini düşünmek: Kadın konuşurken eşinin başka tarafa (televizyon vb) bakması

–  Konuşurken sözünün kesilmesi ve konudan sapacak suçlamalarla cevap verilmesi: Örneğin konu eve sürekli geç gelmek ise erkeğin ‘kadın olsaydın da gelseydim vb’ suçlayıcı cevabı

–  Kadından hizmeti emir içeren kelimelerle talep etmesi: örneğin ‘çay koy’, ‘çocuğu sustur’ vb

–  İlgi görememek: Eşi eve geldiğinde kadınla sohbet etmemesi, motive edici cümleler kurmaması ve buna gerekçe olarak da ‘biz artık evliyiz. Ne gerek var?’ yaklaşımını sergilemesi

– Çoraplarını, kirli giysilerini her tarafta çıkarması, bırakması, dağınıklığı

– Kendine danışmadan emrivaki olarak misafir davet etmesi

– Yalnız olmadıkları her türlü ortamda eleştirmesi: Toplum içinde eşinden ‘o bilmez’, ‘o anlamaz’, ‘o yapamaz’ vb şeklinde küçümseyici konuşması

–  El, kol şakaları

– Şefkat eksikliği: Uyurken, uyumadan önce ve konuşmalarında şefkatli yaklaşım bulamaması

– Çalışan kadınların evde kocasından ev işlerinde yardım görememesi.

– Çalışan kadının maaş kartının elinden alınması ve bir haftalık harcamasını hesaplayarak harçlık verilmesi.

– Evin düzenine karışılması: Onu oraya koyma, illa şurada duracak. Bu bardak neden burada. Buzdolabının ve evin temizliğini kontrol etmek vb

– Ev ile ilgili ihtiyaçları müsriflik olarak değerlendirmesi, zamanında almaması, karşılamaktan kaçınması

– Ev ile ilgili ihtiyaçların bedelini karısından ‘fiş, fatura,’ ile belgelemesini talep etmesi

Yukarıda ana hatları ile saydığımız ve kadınların tahammül edemediği yönleri sergileyen erkek, ilk olarak karısının gözünde saygınlığını kaybediyor. Ardından kadında evliliğin ‘KATLANILMASI’ gereken MECBURİ bir kurum olduğu duygusu uyanmakta. Bunun belirtilerini ise kadının eskiye göre daha az veya daha çok konuşmasında, ev ile ilgili hizmetleri adeta robotlaşmış şekilde yapmasında, pembe dizi olarak tabir ettiğimiz aşk içerikli film ve dizilere yoğun ilgisinde, karı koca  ilişkisini unuturcasına kendini çocuklara adamasında görebiliriz. O aşamada önlem alınmadığında zaman içinde eşler arasında duygusal bağlar gittikçe kopmakta ve kadın aileden çıkıp ev arkadaşlığına dönüşen davranışlar sergilemektedir.

İçten içe evlenmeden önceki baba evindeki hayatı ile evlendikten sonraki hayatını kıyaslamalar yaşanmakta, sonuçta baba evine daha çok gitme arzusu ve bekar  olduğu günlere özlemin artışı ile mutsuz bir hayat sürdürülmeye, çocuklar varsa adeta sürüklenmeye çalışılmaktadır.

Erkeklerin eşlerinde tahammül edemediği yönler ise;
– Kadınların ısrarcı olmaları: Arada bir talepleri karşılanmazsa bile sürekli o talebi dillendirmeleri

–  Vıdı vıdı yapmaları: Az ama öz konuşamamaları

– Çalışmayan bayanların eşinin alışkanlığını ve talebini bildiği halde hastalık, gece çocuk bakmak vb hariç kahvaltı hazırlamaması, kapıdan uğurlamaması

– Erkeği iş saatleri içinde zorunlu nedenler dışında sık sık arayarak ‘nerdesin?’ ‘ne yapıyorsun’ ‘yanında kim var’ sorularını yöneltmesi

–  İkide bir ‘beni seviyor musun’ ‘ ne kadar seviyorsun’ sorgulaması

– – Telefonunun sık sık kontrol edilmesi

– Tartışmalar sırası veya sonrasında aile büyüklerini arayarak, ağlama eşliğinde şikayet

– Yatak odasını cezalandırma aracı olarak görmesi

– Erkeğe özgürlük alanı tanımak istememesi

–  Sosyal çevresine sık sık müdahale etmek istemesi: Şununla görüş, bununla görüşme vb.

– Annesinden kıskanması, annesini şikayet etmesi

– Ekonomik durum bozulduğunda harcamalarında kısıtlamaya gitmek istememesi, eleştirmesi ‘ senin yüzünden dara düştük’ vb demesi.

– Başkalarının eşlerine aldıklarından söz etmesi : ‘Leyla’ya kocası yeni televizyon almış, bilezik almış vb’

–  Kapıdan girer girmez çocuklarla ilgilenmesini istemesi : ‘Al şu çocukları, bütün gün beni yedi bitirdi’ vb

–  Eve gelişinde trafik vb nedenlerle geç kaldığında surat asması ve sorgulaması.

– Tartışmalarda erkeğin ailesini kötülemesi

– Sürekli geçmişi gündem yapmaya çalışması

Erkek bu problemleri daha çok içinde yaşayarak kendince çözmeye çalışmaktadır. Yanılmaktadır. Bir süre sonra kendini kullanılmış, üstünde ağır yükler olan, bekarlık hayatının sorumsuz günlerine özlem duyan, ayakları her akşam adeta geri geri giderek, annesinin şefkatini arayan duygular içinde bulmaktadır. Artık tartışmanın veya konuşmanın anlamsız ve çözüme ulaşmayacağını düşündüğünden iyice kendini kapatır. Kimisi ise daha dışa dönük olarak yaşamaya çalışır. Bazen iş yoğunluğu bazen de arkadaşın problemini çözme vb gerekçelerle eve daha geç giderek aslında kaçmanın yolları aranmaktadır. Bu tahammülsüzlük problemlerinin kaynağı tespit edilip, zamanında çözüldüğü taktirde oluşabilecek sadakatsizlik sonucu da ortadan kalkar. Aldatma olmasa bile erkek bir süre sonra çalışmak zorunda olduğunu, elaleme rezil olmamak ve çocuklar için bu evliliğe katlanmak zorunda olduğunu düşünerek yaşayan ölüden farksız hale dönüşür.

Yakın arkadaş veya akraba dışında kimseye danışmak istemiyorlar. Oysa, arkadaşlarının evliliği veya tecrübesi ne olursa olsun kendi evliliğine kes yapıştır tarzında  uygulama hayaline girmemek gerekir. Çünkü kurduğu ailenin kadını kendine özel ve tektir. Başkasının eşi ile aynı duygu, beklenti, tepki, kültür içinde olması mümkün değildir. Eşini tanımak, anlamak, tepkilerinin kaynağını tespit etmek şarttır. Belki de, eşi kendisinde bulamadığı beklentileri nedeniyle davranışlarında bu şekilde rahatsız olmaktadır. Problemi bağırarak, bastırmaya çalışmak ise hataların en büyüğüdür.


İnci YEŞİLYURT
Evlilik ve İletişim Uzmanı

AİLE-ÇOCUK EĞİTİMİ kategorisinde yayınlandı. 80 Comments »

80 Yanıt to “Eşler Birbirlerinde Nelere Tahammül Edemiyor?”

  1. muharrem Says:

    hep yorum hep yorum cozumler nerde arkadaslar cozum bulun bana

  2. hüzünlü gurbet Says:

    Allah razı olsun sizden Cahide ablacım, yaklaşık 3 haftadır takibediyorum sizi, bütün tarifleriniz çok güzel, gıda konusunda bende çok tedirğinim Rabbim korusun bizleri açık gizli haramlardan sağlıksız hastalık yapan besinlerden, Hasret ablanın yazısını gözyaşlarımı akıta akıta okudum ve yorum yazmama o sebep oldu ben 31 yaşındayım çalışan bayanım 2 tane oğlum var Allah’ımdan emanet, evlilik zor değil onu zor kılan bizleriz çok doğru. Rabbim bizi eşlerimize saliha hanım, eşlerimizi de bize salih beyler etsin inşaallah Allah’a emanet olun hepiniz…. Cümle hastalara şifa, dertlilere deva, borclulara eda niyaz ediyorum… Uşaktan(hüzünlü gurbet)

  3. Kubra Says:

    Cok guzel ve gercekleri yansitiyor

  4. Hasret Says:

    Sağlık çok önemlidir denilirdi önceden bizde ama artık demiyoruz önemli ama huzur saygı ondan önce gelir diye düşünüyorum eğer ki bir yerde huzur saygı yok ise sağlıklı olmuşsun ne yazar
    Huzur olunca herşey yoluna girer işte şimdiki serzenişlerde de bu eksiklik olduğu için tahammülsüzlük oluyor

    Karşındaki bayanın evliliğinin çok güzel olduğunu düşünenler neden ben böyle değilim demesin çünkü herkesin kendince sorunları bardır bunu kimse inkar edemez hani diyoruz ya siz imtihan oluvermeyeceğinizi mi sandını ankebut suresinde bunu öğrendik işte imtihan ya eşin ile ya görümce ya kayınvalide vs işte bunlarda imtihandır

    Huzur dedik bu huzuru nerede mi buluruz işte reçetesi siyer ve Kur’an KUranı anladıkta siyer neden demeyin oradaki hayatı okuyun KUran ile ilişkili olduğundan her şey yerine oturacak
    NUrettin yıldız hocanın hele hele MUhammmed emin YIldırım hocanın sohbetlerini dinleyin derim siyer tv diye yazın Çağın ESmaları ve hanım Sahabeleri Allah rızası için dinleyin derim çok etkileyicidir insan kendinden utanıyor biz kim onlar kim diye ama şu bir hakikattir ki muhakkak kendinizi içinde bulacaksınız
    Huzuru Allah ın kitAbı ile bulan bizler reçeteyi verdik iyileşmek için hiç de geç sayılmaz
    Geçmiş olsun şifa olsun inşaAllah
    Fi Emanillah

  5. zakkumeli Says:

    Bu yazilarda herkes kendinden bir seyler buluyor.devamini bekliyoruz

  6. yusufyunus Says:

    cahıdem aynı yazıyı nette ınan dun sabah okudum.bugun karsıma cıktı.herkesın yuvasına huzur saglık dılerım.amın.

  7. aarslan54 Says:

    Esselamün aleyküm hayırlı geceler canım.Görüşmeyeli uzun zaman oldu herkesi çok özledim.Yine yazıların tariflerin birbirinden güzel.Allah razı olsun.Bu arada Feray kardeşimize büyük geçmiş olsun.Allah acil şifalar versin kendisine inş.Cahide ablacım seni ve buradaki tüm manevi dostlarımı çok seviyorum Allah’a emanet olun..

  8. Toprak Says:

    Huri ablamm iyi ki varsın iyi ki…

    • huri Says:

      CANİMSINN.TOPRAK I DAHA COK SEVİYORUM DEDİM DİYE TOPRAK YAZMIŞŞIN…VALLAHİ GOZLERİM DOLDU……

      • Toprak Says:

        Gözlerin böyle mutluluktan dolsun hep canım ablam iyi ki burası var ve ben sizler gibi ablalar, kardeşler buldum.şükürler olsun. Kötü gün dostu bulmak zor…

  9. Dilekkk Says:

    Herkese hayirli aksamlarr… Uzun suredir yorum yszmiyirdum, ama surejli takip ediyorum sizleri 🙂 konu evlilik olunca bende bir iki satir yazmak istedim. Allah cumlemizin karsisina hayirli insanlar cikarsin ins. Evljlik degisik bir olay. Kimi zaman insan cok mutlu, kimi zaman keske evlenmeseydim diyecegi kadar uzggun oluyor. Tartismalarda evliligin tadi tuzu gercekten. Ben esimle severek evlendim, cok sukur simdilik ciddi bir sorunumiz yok. Ben calistigim icin tertip duzen ve cocuk problemimiz oluyor onuds oturup konusuyiruz gecici bir sure olduvunu yetistiremedigimi, yardimci olmasi gerektigini soyluyorum. Ailesinde calisan bayan olmadigi icin bizimkiherseyi dort dortluk bekliyor. Anlatinca bi sure normal devam ediyoruz sonra bi daha bastan 🙂 eslerimizde karakteristik sorun yoksa degismiyorlarsa biz ayak uydutacagiz mecburen. Yoksa hemen bosanma olmsz. Fakat karakteride cok kotu iflah olmazsa cabalayip omur yitirmrye gerek yok diye dusunuyorum. Allah hepimizin yuvasindaki sevgiyi, huzuru, bereketi arytirsin ins… Kotu insanlarla karsilastirmsdin. Kotu evliligi olanlarinda yardimcisi olsun duzeltsin yarabbim ind…

    • Dilekkk Says:

      Bugun hamile oldugumu ogrendimmmmm 🙂 2. Bebegimiz,gelitor Allah izin verirseee 🙂 Allah isteyen herkese nasip eder ins. Dualarinizda olmak dilegiyleee. Saglikli, hayirli, iman kursakli evlat nasip eder ins. Yarabbimmmm

      • Cahide Says:

        Hayırlı mübarek olsun Dilekciğim. Allah sağlıklı, hayırlı, yüz akı olacak bir evlat nasip eylesin…

        • Dilekkk Says:

          Amin Cahide Hanimcimm, Mehtap ablacimm ve aspasya11, hepinize cok tesekkur ederim. Allah hayirli evlat nasip eder ins… Cok sukur birinci hamileligimde folik asit disinda hicbirsey.kullanmadim ins. Bu bebisimdede aynisi olurrr. Allah isteyen herkese nasip etsin insss……

      • Mehtapabla Says:

        Hayirli olsun Dilek cigim Allah isteyen herkesede nasip etsin .Amin.

      • aspasya11 Says:

        Hayırlı olsun dilek..inşaallah hamileliğinde doğumun da kolay olur..kullanacağın ilaçlara dikkat et canım

    • Anonim Says:

      bnde artık karımın sesine tahmmul edemiyorum hata yüzünü bile görmek istemiyorum nefretle bakiyorum

  10. sserap Says:

    Cahide Abla, eğer uygun görürsen ve uzunluğu sorun olmazsa bu hikayeyi yayınlayabilir misin? Ben çok seviyorum, basit ama çok önemli bir mevzu bence. Erkekler önce itibarsızlaştırılıyor sonra da onlardan erkeklik yapmaları bekleniyor. Bu ne yaman çelişki!
    ŞEKER
    Pakize “Biraz daha hızlı gidemez misiniz, çok geç kaldım.” derken söylediğim sözün ne kadar saçma olduğunu taksici yüz ifadesi ile de belli etmeden önce fark etmişti. Berbat bir trafik vardı ve neredeyse adım adım ilerliyorlardı. “Ah aptal kafam, biraz erken çıksam sanki ölürüm. Yol açık olduğunda yetişecek şekilde evden çıkarsam olacağı bu.” diye içten içe kendine kızdı.

    Randevu saati tam kırk dakika geçmişti. Ve böyle giderse bir yarım saatlik yol daha var gibi görünüyordu. Pakize üniversite de radyo televizyon bölümünü bitirdikten sonra aslında gazeteci olmak istediği fark etmişti. On yıl boyunca pek çok gazetede çalışmıştı. Şimdi de en çok satan gazetelerden birinde çalışmaya başlamıştı. Hafta sonları gazete için röportaj yapıyordu.

    “Evli ve Mutlu” diye bir röportaj dizisi hazırlıyordu. Evli ve ünlü insanlarla röportaj yapıyordu. Bugün onuncu röportajı yapacaktı. Bu röportajlarda paranın da pek mutluluk getirmediğini bazı çiftlerin sadece mutluluk oyunu oynadıklarını fark etmişti. Sadece bir kaç çifti gerçekten mutlu görmüştü.

    Pakize üç yıllık evlilikten sonra geçen yıl boşanmıştı. Eşiyle birbirlerini o kadar severken neden anlaşamadıklarını, problemin ne olduğunu tam olarak anlayamamıştı. Kavga sebeplerine bakıyordu çok basit şeylerdi ama evliliklerini bitirmeye yetmişti. Bu röportaj dizisini de en çok kendisi için istemişti. Cevabını bulamadığı soruların cevabını bulma umudu ile…Mutlu çiftler belki bulmuşlardır diye.

    Pakize gözünü yoldan ayırmıyordu. Taksici yirmi beş yaşlarında genç bir adamdı. Pakize’nin oflayarak yola bakmasından rahatsız olmuştu.

    “Abla sürekli yola bakmanın trafiği açma gibi bir etkisi yok, boşa kendini yorma.” dedi.

    “Haklısınız da çok geç kaldım.”

    “Bir arayıp haber verin, rahatlayın o zaman.”

    Pakize de düşünmüştü bunu ama ararsa “Çok geç oldu gelmeyin.” derler diye korkuyordu. Kapılarına kadar giderse şansını deneme imkanı olurdu. Durumu taksiciye de anlattı. Konu taksicinin ilgisini çekmişti.

    “Ben de yeni nişandan ayrıldım. Zor bu devirde evlilik götürmek.” dedi.

    “Neden öyle düşünüyorsun?”

    “Biz erkeklerin de hatası var ama kadınlar ne yaptığın bilmez oldu abla. Aşk diye sevgi diye ölüyorlar ama sevmeyi bilmiyorlar, erkekleri adam yerine koymuyorlar. ”

    “Nasıl yani? ”

    “Benim adım Ali. Nişanlım bana sürekli Aliş diyordu. Ona kaç kere bundan hoşlanmadığımı onun kocası olacağımı, ilkokulda oyun arkadaşı olmadığımı söyledim fakat ‘Ama Aşkııııım içimden öyle geliyor.’ diyordu. İyi de ben bundan hoşlanmıyorum, insan biraz dikkat etmez mi? Bir gün bana minnoşum dedi, sanki kedi köpek seviyor. Bu ne ölçüsüzlük bu ne lakaytlık. Kızdım diye bir de bozulmuş bana “üretim hatası” diye mesaj atmış. Neymiş arkadaşı kocasına minnoşum diyormuş da onun hoşuna gidiyormuş. Erkekler artık böyle hitapları seviyormuş. La havle ya…”

    Pakize güldü.

    “Şimdi moda böyle, erkekler de alıştı.” dedi.

    “Ben alışamam abla alışmak da istemem. O ne öyle ya. Bir ara da bana bebeğim demeye başlamıştı. Neyse onu zorla bıraktırmıştım. Kadınlarda bir erkeklerle dalga geçme hali var. Arkadaşlarımdan duyuyorum, tosbağam, zeytinim, kurabiyem diyenler var kocalarına. Nişanlıma da yüz verseydim börtüm böceğim diye sevmeye başlayacaktı beni. ”

    “Bunlar yüzünden mi ayrıldınız?” diye sordu Pakize şaşkınlıkla.

    “Yok şeker yüzünden ayrıldık abla. Söyleye söyleye bu tuhaf hitapları bıraktırmıştım. Geriye bir şeker kalmıştı. Onu da ben bir şeye kızınca söylüyordu. Mesela herhangi bir konuda benim sinirim tepeme çıkmış, bu susuyor bana bakıp ‘şeker’ diyordu. Benim sinir katsayım yüzde yüz artıyordu. Şeker diyerek beni gülümseteceğini mi düşünüyordu bilmiyorum ama sen sinirliyken birinin sana şeker diye sırıtarak bakması korkunç bir şey abla.”

    “Yani şeker yüzünden ayrıldınız.”

    “Hemen hemen. Bana şeker demesine sinir olduğumu anlatmayı bir kaç denemeden sonra başardım ‘tamam bir daha söylemeyeceğim.” dedi. Ben de inandım. Bir gün ailecek bize gelmişlerdi, düğün tarihi konuşulacaktı. Onun ailesi bizimkiler konuşuyoruz. Ben sıradan bir şey söyledim, nişanlım annesine dönüp benim için “Ne kadar şeker bir şey değil mi?” dedi ve bende o anda jeton düştü. Her şeyi bitirdim. Onu böyle tek teke söyleye söyleye düzeltemeyeceğimi anladım ve bıraktım. ”

    “Bence alınganlık etmişsin. Ne var ki bunda hemen terk edecek?” diye sordu, Pakize. O da kocasına “tatlım, bebeğim, tekoşum” derdi. Taksicinin sözlerini üzerine almıştı.

    “Olur mu abla! İsimlerimizin nasıl dişisi erkeği varsa hitapların da olmalı. Ali adında bir kadın duydun mu sen? Ali erkek adıdır. Hitapta da bir kadın kocasına ‘yiğidim, aslanım, erkeğim…’ falan der ama ‘şekerim, tatlım, bebeğim’ olmaz, uymaz, bozar erkeği abla. Bunları erkek kadına söyler. Ortak hitap ‘Hayatım, canım, aşkım’ dır. Ortak isimler olduğu gibi. Her şeyin bir usulü var.”

    “Bilmiyorum nişanlını sevmedin de hitabına mı sinir oldun acaba?” diye sordu. Bir hitap yüzünden ayrılmış olacağına inanamıyordu.

    “Hiç alakası yok, sevmesem nişanlanır mıydım? İyi kızdı, güzel kızdı, seviyordum ama kalmadı artık içimde bir şey. Hele ayrıldıktan sonra internette kendi sayfasına koyduğu sahte mutluk pozları, bana laf çakan mesajlar falan iyice soğuttu kendini. Cep telefonuma gönderdiği mesajları hiç söylemeyim gülersin.”

    Pakize merak etmişti. Taksiciyle konuşunca geç kalma yüzünden girdiği panik havasındın çıkmıştı.

    “Çok özel değilse merak ettim.” dedi.

    “Ne özel olacak, bunları internetten buluyor herhalde.”

    Taksi kırmızı ışıkta durunca Ali cep telefonunun mesaj bölümünü açtı.”

    “Bunu dün göndermişti. ‘ Erkeğin kalbi markete benzer giren çıkan belli olmaz ama kızın kalbi mezara benzer bir giren bir daha çıkamaz. Kalbimden seni çıkaramıyorum.’ demiş. Bu nasıl bir mesaj ya. Beni unutamadığını anlatırken bile bana hakaret ediyor. Niye erkeklerin kalbi market oluyormuş. Bu kız beni ne zannediyor anlamadım.”

    “Senin market bölümüne takılacağını düşünememiştir.” dedi hiç tanımadığı hemcinsini savunmaya çalıştı.

    “Düşünsün ablacığım bir zahmet. Bunu bile düşünemeyen bir kızdan ne hanım olur ne ana olur. Bak hanım deyince bir mesajı aklıma geldi. Mesajlarını silmiyorum canım sıkıldıkça okuyup gülüyorum. ”

    “Biraz vicdansızca geldi bu bana”

    “Değil değil, dinle bak.’ Kahvaltı hazırladım sana da gönderiyorum, umut dolu omlet, haşlanmış sevgi, bir dilim tutku, seni seviyorum reçeli ve bir de yalnızlık demledim kaç şekerli olsun?’ gülmez misin sen şuna abla. Ben bu kızla evlenseydim kahvaltıyı da mesajla yapacaktım herhalde?

    Pakize’ye de komik gelmişti mesaj.

    “Bu biraz komikmiş.”

    “Bir de kızlar halden anlamıyor abla onu da yaz. Mesela gündüz beni arıyor, arabada müşteri olunca rahat konuşamıyorum, kısa kesiyorum canı sıkılıyor. Mesaj atıyor, hemen cevap vermemi bekliyor, cevabı bir saat geç atsam afra tafra yapıyor. Benim işim gücüm var, araba kullanırken mesaj mı yazayım? Akşam saat on bir de arıyordu üç saat konuşalım istiyordu. Zaten gündüz yorulmuşum sabah kalkıp işe gideceğim uyumam lazım. İnsan bunları düşünmez mi? Biz evlenseydik demek ki o beni hiç düşünmeyecek yine hep kendini düşünecekti. Ayrıca o kadar uzun konuşacak bir şey de bulamıyordum her gün her gün. İyi kurtuldum şekerden. Fazla şeker bünyeye zarar.”

    Pakize yine de ayrıldığı kıza acımıştı. Sevdiğinden ayrılmak kolay değildi.

    Sohbet ederken yolda bitmişti. Deniz kenarındaki villanın önünde taksiden indi. Adresten emin olmak için zilin üzerindeki yazıyı okudu. “Seniha ve Hayri Atahan” yazıyordu. Hayri bey iş dünyasında tanınmış, çok başarılı bir iş adamıydı.

    Hemen zile bastı. Kapıyı Seniha hanım açtı, Hayri bey de yanındaydı. Pakize önce yüz ifadelerine baktı, geç kaldığı için kızgınlar mı diye. İkisi de gülümseyerek bakıyordu ona. Çok özür dileyerek girdi içeri. Deniz manzaralı balkonda güzel bir röportaj yaptılar. Karı-koca onun sorularını samimiyetle cevapladılar. Pakize onların gözünde sevginin ışığını gördü, mutlu oldu. Bir birlerine çok güzel bakıyorlardı.

    Bir şey Pakize’nin dikkatini çekti. Çok zengin oldukları halde ortada hizmetçi falan görünmüyordu. Seniha hanım kendi elleriyle çay ve ev yapımı pasta ve börek ikram etmişti. Röportaj bitince Hayri bey yanlarından ayrıldı. Pakize kalkmadan önce Seniha hanımın güler yüzünden yüz bularak ona bir soru daha sordu.

    “Röportaj bitti, bu sorunun cevabını yazmayacağım ama kendim için soruyorum. Güzel bir röportaj yaptık, samimiyetle cevapladınız, birbirinize olan sevgi ve saygınıza hayran kaldım. Yalnız bu sevgi ve saygıyı nasıl koruyorsunuz merak ettim. Bunun sırrını vermediniz röportajda.”

    Seniha hanım gülümsedi.

    “Ben eşimin iş yerinde çalışıyordum, bana aşık olduğunu söyledi evlilik teklif etti. Ben de onu zaten çok beğeniyordum kabul ettim. Ben çok güzel bir kadın değilim, Hayri’nin ben de neyi beğendiğini anlamaya çalıştım ona sordum. ‘Güler yüzünü ve saygılı halini’ dedi. O benim patronumdu bu yüzden mecburen saygılı davranıyordum. O zaman anladım ki bir erkek bir kadından en çok saygı bekliyor, ben de bunu hiç bozmadım. Evlendikten sonra hanımı oldum diye şımarmadım, ona hâlâ patronummuş gibi davranıyorum. Bu da onun çok hoşuna gidiyor.”

    “Evinizde hiç yardımcı olmaması da mı bu yüzden?”

    “Temizlik için yardımcı alıyorum, bütün işlere tek başıma yetişmem mümkün değil ama eşim gelmeden onları gönderiyorum. Çoğunlukla yemeğimizi kendim yapıyorum zaten. Eşim gelince de ona hizmet etmekten zevk alıyorum.”

    Pakize aradığı cevabı bulmuştu. Memnuniyetle ayrıldı Seniha hanımın evinden. Seniha hanımın sözleri ile taksicinin sözlerini bir araya getirdiğinde ortaya ciddi bir mutluluk formülü çıkıyordu.

    Sema Maraşlı / “Eşim Aşkım Olsun” kitabından

    • huri Says:

      EVVET BEKLEDİGİM YORUM GELDİ.SERAP ABLA SENİN BU KONULARDAKİ TESPİTLERİNİ COK ONEMSİYORUM…
      SANA ABLA DİYORUM AMA NE KADAR FARK VR ARAMIZDA BİLMİYORUM

      • sserap Says:

        🙂 Allah razı olsun. Eğer gizli hayranlarım olduğunu bilseydim daha sık yazardım 😀 Ben 84 doğumluyum, bu durumda abla mı oluyorum, kardeş mi 😉

        • Cahide Says:

          Demek yazman için belli bir hayran kitlesine ulaşman gerekiyordu 🙂 Bu hayran kitlesi artık oluştuğuna göre ara vermeden yazman gerekiyor Serapcığım 😉

    • Kardelen Says:

      Cok güzel ve ibret verici bir hikaye, ALLAH razi olsun!

    • zynp türkn Says:

      sserap hanım öykü çok güzelmiş.11yıllık evli bir bayan olarak bu öyküde anlatılanların her kelimesine katılıyorum. Ben de sabah 8 akşam 5 çalışan bir bayanım eve yardımcı alıyorum işleri yapıyor ama yemek işini kendim hallediyrum eşim benim yemeklerimi beğeniyor.yardımcı bayanımızın yemeğini yemiyor. bir erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer derler ya çok doğru.bir de hikayede anlatıldıgı gibi türk erkeği saygı bekliyor. Burnunu dikine gide kadınları sevmiyorlar. Ben şahsen çalışan kazanan bir bayan olmama rağmen alışverişe eşimle çıkarım onun fikrini alırım onay vermediği beğenmediği kıyafeti asla almam. bu tür incelikler erkeği onure etmektedir ve bence mutluluğun formüllerindendir

  11. Hasret Says:

    Birde şu var günümüzün en büyük sorunu kadının nasıl kazanıldığının bilimcinde veya vurdum duymazlığından dolayı eşinin parasını savurması israfda haddi aşmadır bu erkeğin çok zoruna gider .

    • Mehtapabla Says:

      Hasret cigim her sözünü destekliyorum ve senin hanimlar arasinda yerinin ayri oldugunu düsünüyorum Fatma anamiza komsu ol insaAllah.Allah her zaman seni sevsin ve yardim etsin.Amin.

      • Hasret Says:

        😊😘

        Amin ya MEhtap cım
        İnşaAllah hep beraber
        Şimdi siZlere hayatımın hatıralarından bir kesit vereceğim Aslında hiç hayatımı insanlara anlatma gibi bir huyum yoktur yazarken bile burada reklam olsun insanlar helal olsun diye bir zerre kadar his ile kesinlikle yazmadım ALLAH ŞAHİTTİR
        Şimdi insanın başına gelmeyinceye kadar bilinmiyor
        Evliliğimin ilk yıllarında hep hastalıkla geçiyordu eşim Allah kendisinden razı hoşnut olsun bana verdiği hizmeti inkar etmem etmedim de
        Öyle zaman oldu ki yanımda refakatçi kalanlar hayli canımı sıkıyorlardı oda bunu hissedince artık kimsenin gelip yanımda kalmalarına izin vermedi ve en küçük kızım daha sekiz aylık ve hastanede yanlış tedavi yüzünden ölümden döndüm ilaçlar yüzünden çocuğumu sütten kesmek zorunda kaldım çocuğuma bakan refakatçiler( yakınlarım bunlar)
        Kızıma soğuk yoğurt yedirdiklerinden bebek hasta eşim dayanamadı hem diğer iki kızıma hem de bebeğimize baktı altını değiştirdi mamasını yaptı inanın ben bile o kadar güzel ve tertipli bakamaZdım
        Hiç unutmuyorum unutamıyorum da şu and bile yazarken ellerim titriyor ve gözyaşlarım geliyor 😦
        Banyonın sobasını yaktı kollarını sıvadı çocuklarımıZı banyo yaptı merdaneli makinam vardı üç dört sepet çamaşır vardı onları da yıkadı o zamanlar haZır bezleri zenginler ancak kullanırdı beZleri bile yıkadı çamaşırları bi sıkışı vardı Unutamıyorum nedense hayatım boyunca neden etkilendim ise o haller sanki şimdi dün gibi aklımdan silinmiyor
        Bir kaç hafta sonra sağlığıma kavuştum eşim o sene buğday hasadımız vardı ben bu parayı mezaramı götüreceğim dedi kalktı o parayl kışlık bir yon kömür ve çamaşır makinası aldı çünkü o kış banyodaki hali görüp benim incinmemi istemedi o kadar sıkıntıya düşmemi istemedi etraf seyretti o ise pay alıp daha da sıkı bağlandı zaten hep öyleydi:)
        Aradan iki buçuk sene geçti be bir gün akşam saatinde polisten bir telefon patronun ismini vererek onların telefon numarasını verir misini dedi bende hayırsır bir sorun mu var dediler ki evet işyerinde kaZa olmuş işçisi hastanede ifadeye çağıracağım ben o anda ne işçisi mi bir düşündüm tek işçisi eşimdi kazamı ne kazası ve hemen patronun evini aradım tıp gakültesine götürmüşler apar topar annem babam kardeşlerim gittik yoğun bakımda nefes alamıyor camdan gördüm hıçkırıklar durmuyor beline düşmüş dörtyüz kiloluk demir omirilik gitmiş içeriye alındım özyaşlarımı gizledim hacer dedi gördün mü ne oldum ayaklarına dokundum hissetmiyordu ta ozaman anladım bitmiş artık felç olduğunu çok ağrım var dayanamıyorum geçer mi geçe ddim Hacer bana bakarsın değil mi dedi artık muhtaç olduğunu bilir gibi yaşlarımı tuyamadım ben sana bakmayım mı neden bakmayım nefesin sonuna kadar hiç bırakır mıyım seni sen benim herşeyimsin
        Evet o benim herşeyim cennetim hangi sebebden dolayı yaşarsam o şekilde görürüm
        Aradan tam onaltı yıl geçti ne dönemler geçirdik o günlerde de etrafında kimsecikler kalmıyor yaşın daha 25 eşin ise 33 ve üç kız çocuğu maddiyat ise siz düşünün artık ameliyat olmuş oturma desteği için korse alınması laZım biz ankardayız kızlarım anneannelerinin yanında konyadalar kayınım eşimin yanında kaldı ben döndüm parayı ayarlamak için tam 50lira yok yok altınım vardı kızlarımda annelerini öLemişler hadi çarşıya gisiyoru ddim sevindiler sarraflara girdim teker üstümdekileri çıkardım kızlarım anne neden veriyorsun diye sordular bu çocuklar 8 ,7ve 3 yaşındalar babanıza korse alacağım kuzularım dedim anne dediler üçüde kulaklarındaki küpeleri göstrerek bunları da al sat babamıza korseyi al dediler
        Yetmedi param yine çıkışmadı jastanedeki oda arkadaşlarım bir gün elime zarf tutuşturdular içinde para vardı ve bu sayede korseyi aldım KOnyaya nir gelişimde onlara elimle daha önce yaptığım panoları hediye ettim istememelerine rağmen çünkü onları satıp katkı sağladığımı biliyorlardı olsun dedim siz bana büyük iyilik ettini bu yanında ne ki
        Eşim tam dört ay oturmadı ve yürümedi hala da yürüyemiyor ayağına destek cihazı ve volkırla yürüyor
        O benim inşaAllah cennet arkadaşım sırdaşım herşeyim
        Evlilik zor değildir evliliği güç duruma getiren insandır
        O zamanında bana baktı şimdi ise ben ona karşılık mı bekliyoru hayır asla çünkü biliyoruz ki menfaate dönük ilişkiler çürümeye yok olmaya mahkumdur

        Aslında hiç hayatımı insanlara anlatma gibi bir huyum yoktur yazarken bile burada reklam olsun insanlar helal olsun diye bir zerre kadar his ile kesinlikle yazmadım ALLAH ŞAHİTTİR

        Evliliklerdeki huzursuzlukların sudan sebebsi iz sorularla ilişkilerini bozmaları derinden yaralıyor mahvediyor ne var sanki ne var
        Hayat imtihandır sabredilecek inanın Allah sabredenlerle beraberdir sabredenlerden buldu ve bizi yorsada biz biliyoruz ki yoğrulacağız ve şekil alacağız yoğrulmadan şekil olur mu hiç olmaz işte
        Eşime hep dersim hasta olduğum zamanlarda yukarıdada sadece bir kaç halimi ben olmasam bak ev sen çocuklar ne hale giriyor diye ama bu söÜn doğru bir söz olmadığını o yatağa düşünce anladım o evi o çocukların hali o hastalanınca daha çok hallere giriyor çünkü eve maddiyat girmiyordu evdeki kadın hasta olunca hiç olmazsa eve maddiyat getiren bir birey oluyor buda zaten herşeyi kapatıyor
        O yüzden dir ki şimdi ben hep erkeklerin tarafınıntutarım eşim ise kadınların buda bir latife olsun

        Evliliklere bakın nasıl olunuyormuş hala bu durumumuza gıpta edenler var eşim felçli değil gözümde onun ayakları biziz kızlarımla sorunlar vız gelir çünkü sığındığımız tek merci Allah O bizi hiç yarı yolda komaz
        🙂

        • Hasret Says:

          …………..

          • Cahide Says:

            Ama ben okurken çok ağladım…:(( Lütfen müsaade et yayınlayayım. Birileri için de ibret olur, ufacık şeyleri mesele etmekten vazgeçerler belki…

            • Mehtapabla Says:

              Bencede Cahidem sana katiliyorum.Su ana kadar tanidigim kadariyla Hasret hanim gibi bir hanim zor bulunur Seni seviyor ve taktir ediyorum canim Hasret cigim.

            • Hasret Says:

              Biliyorum ki benim niyetimde bu zaten belki birileri okurda kendilerine gelir canımdan can gidiyor içim içimi yiyor şuna inanıyorum ki birilerinin kurtuluşu olacaksa varsın olsun daha çok şeyler var anlatılacak işte imtihandır burası sürü değiliz ki salıverilelim bilsinler istiyorum ki bu evliliğimin içindeki huzur demek ki ne maddiyata ne etrafındaki insanların sizi o kadar itilip kakmalarına evimizim çatısı altında verdik senin istediğini istiyorum bedelsiz olmuyor biz imrihanımızı başımızın tacı yapalım tarlayı ekelim ama hasadı beklemeyelim hasadı ise Ahirette Rabbimizden isteyelim

              Tamam bacım yayınlayabilirsin

            • rumeysa Says:

              cahide abla dün sana bir sorum olmustu cevap vermedin.kafami cok karistiriyor acil cvp lütfen

              • Cahide Says:

                Soru neydi? Yetişemiyorum gülüm ya..:((

                • rumeysa Says:

                  Ablacim sorum su; istemeyerek mecbur birakilarak yapilan evliliklerindini boyutu boyle durumlarda neyapilmali

                • Cahide Says:

                  Canım fetva verecek konumda değilim fakat bildiğim kadarıyla İslam hukukuna göre hiç kimse zorla, istemediği biriyle evlendirilemez. Bu bir zulümdür. Eğer evlendirilmişse o kişi imkan bulduğu zaman boşanma hakkına sahiptir. Ama eğer her şey olup bitmiş, bir evlilik gerçekleşmişse o evliliği mümkünse yürütmeye çalışmak, eşinin güzel yönlerini görmeye gayret etmek çok daha hayırlıdır. Belki de sevemem dediğin kişiyi, bir huyundan dolayı seversin. Ne bileyim belki, istediğin gibi yakışıklı değildir ama imanı huyu, hayası güzeldir. İçkisi, aldatması yoktur, eşinin haklarına riayet ediyordur…

                  Şunu da sormak lazım: Erkek kızın kendisiyle evlenmek istemediğini biliyor muydu? Bildiği halde kendisini istemeyen biriyle nasıl gönül rahatlığıyla evlendi?

                  Konunun çok farklı ayakları vardır eminim. Üstü kapalı ancak bu kadar cevap verebilirim kardeşim.

                • aspasya11 Says:

                  Acil doktoru yine iş başında 🙂

                • rumeysa Says:

                  abacim zaman bulup cevapladigin icin tesekkür ediyorm.uzun zamandir takip ediyorum ama bu ücüncü yazisim ve yazdiklarimi önce inceliyormusun bunu bilmek istiyorum derdimi bu sekilde tam anlatamiyorum.evet biliyordu istemedigimi yaklasik 3sene nisanli ve 4 senedirde evliyim.hicbir sekilde huy olarak uyusmuyoruz.dini yönden ise ikimizde eksigiz o daha da eksik.hicbir sevgi yok icimde ona karsi.anlayissiz ve zorbaci bir insan.

                • Cahide Says:

                  Ahh gülüm, öyle hassas bir konu ki bu, ne desem bilemiyorum. Boşan demek bize düşmez. Şartlarına, imkanlarına göre buna en iyi sen karar verebilirsin. Allah yardımcın olsun kardeşim…

        • elifzeynepabdullah Says:

          bu gece ancak 1 saat uyumuşumdur, eşimi işe gönderdikten sonra çay soğumadan 1 tane içip biraz uyuyayım derken… tüm uykum kaçtı,
          feray kardeşime geçmiş olsun, Rabbim şifalar versin demeyi unutmayayım, bu mesajın etkisinde kalarak.

          tüm kardeşlerimin , arkadaşlarımın tarifleri, yorumlar, kendini özletip sonra süpriz yapanlar, yeni doğmuş süt kokan yavruma tertemiz içten dualar gönderenler, parfüm merakım hiç yoktur , doğal kokuları severim ama dünyanın en güzel kokusu bebek kokusuymuş,

          doğar doğmaz midesi yıkanan, kalbinde üfürüm, tiroid hormonlarında sorun, vücudunda morluklar olan bebeğim çok şükür şimdi iyiye gidiyor herşey, sanki Rabbim bana ihtar gibi verdi sıkıntıları, sonra aldı hepsini,

          ah bir de sütüm yetseydi, şu sıralar anne sütünü artıran şeylere çok bakıyor, büyüklerime de soruyorum ama sonuçta anlıyorum ki sorun çoğunlukla psikolojik. zamanla düzene girecek inşaAllah.

          bir de anaokuluna baştan çok güzel giden , ( çok birşey öğrenmiyorlar arkadaşı yok, çekingen, duygusal, hassas bu sebeplerden gönderdik ) kızım okula gitmek istemiyor, öğretmenin dediğine göre beni evde bebekle yanlız bırakmak istemiyor, anneyi paylaşamıyor, zaten az olan iştahı da azaldı, dün kardeşimle konuştum, kardeş kıskançlığını netten de araştıracağım dedim, cahide ablaya sorsana , kendisi ve oraya yazanlardan konunun uzmanı kişiler vardır diye, en uzmanlar yaşayan anneler, ben de duygusal anlamda da çok külfet olduğum dan çekiniyordum ama demiş oldum bir kere, kendisinin de bir sorusu vardı ama unuttum, bende kafa kalmadı zaten:.) hatırlayınca yazarım.

          serap kardeşimin yorumunda paylaştığı da güzeldi ama hasret kardeşim ağlattı beni, merak etmeyin ben ağlamaya hazırdım zaten, biri dalga geçer hep bu halimle nasıl beceriyorsun bu kadar sulugöz olmayı, kız da sana çekmiş, gözyaşım gözümde hazır duruyor derim ben de. Rabbim vaktiyle günahlarımıza ağlatsın, son pişmanlıkla ağlatmasın hiçbirimizi.

          • Sena Says:

            Elif ablacım çok gecmis olsun Allah kızına acil şifa versin.
            Hasret ablam esınin rahatsızlığını biliyordum ama İnan okurken ağladım Rabbim cennetine vesile eder inşallah .
            Bizde kendimize eşiz diyoruz. Böyle bir durumda ne yaparız bilmem elbette canımız onlarda ama bu tevekkülü göstermek kolay değil çok gencmıssınız be ablacım. Allah yar ve yardımcın olsun ınsaallah.

          • sserap Says:

            Ben senin her an ağlamaya hazır halini çok seviyorum kim ne derse desin. Kalbindeki bu derin merhamet duygusu bebeğinin iyileşme sürecinde ona yardımcı olur inşallah. Gözyaşı akmayan insandan korkmak lazım biraz. Bunlarla geçmiş olsun Rabbim kimseyi hastanelere düşürmesin. Kontrole her gittiğimizde fena oluyorum…

            Kardeş kıskançlığı için ilk olarak aklıma gelen şu, sen şimdi okuluna git, orada yeni şeyler öğren, bak kardeşin hiçbir şey bilmiyor, ona sen öğreteceksin her şeyi falan deseniz işe yarar mı? Birde bebekle ilgili ona sorumluluk verseniz. Mesela yatağının yanında bir sepet olsa, içine bebek bezlerini koysanız. Bak bu senin görevin, burada bez bittikçe paketten 5 tane getirip içine koyacaksın deseniz? Sürekli üçünüz bir arada konuşsanız, kızım baksana ne kadar küçük sende öyleydin, bak hiçbir şey tutamıyor sende hemen düşürürdün, bak daha oturamıyor bile aynı senin gibi falan deseniz?…

            • elifzeynepabdullah Says:

              sena kardeşim ve sserap kardeşim Allah celle celaluhu Allah razı olsun ikinizden de bu ortamın samimiyetine güvenip fazla dertli konuşuyor, detaylı anlatıyorum 😦 tavsiyelerin için sağol , maşaAllah çok bilgilisin ve olgun düşüncelisin. internetten makaleler okudum, bazı maddeleri not aldım hatta, öğretmeniyle konuştum, biraz azalttık, okula da isteksiz ve sorun çıkararak da olsa gitti, ben ıslak mendil görevini vermiştim ona sık sık sabunlu su kullanırım aslında mikrobu kırıyor pişiğe iyi geliyor ama acelem olduğunda ıslak mendilleri yıkar hazır ederim kızım verir bana. senin sepet fikrini yaptık ayakkabı kutusunu kaplama kağıdıyla kaplayıp rafyayla süsledik, şimdi bezleri saymaktan ve koymaktan zevk alıyor, fikir için teşekkür ederim. kız oyuncaklarıyla pek oynamıyor, daha önce oyuncak kutusu yapmıştık kartondan , aklına geldi ondan istiyor. tabi içine girip bozuyorlar sonra.

              • Belgin Says:

                Elifciğim iyi haberlerini duymak çok güzel,Elhamdülillah bebeğin de sağlığı düzelmiş.Canım sütün için dediğin gibi stresten uzak dur.Çok da yapılması gereken birşey yok aslında;dua çok önemli,bol sıvı tüket,süt iç.dereotu,bulgur,mercimek v.b. ve sık sık emzirmek.Rabbim sütünü bollaştırsın bütün sıkıntılarını gidersin amiin.Hep dualarımdasın canım benim.Selametle kardeşim…

                • elifzeynepabdullah Says:

                  belginciğim Allah celle celaluhu razıolsun, bir de arkadaşların, kardeşlerin dostların varlığı, duaları iyi geliyor 🙂 yapabileceğin başka birşey de vardır belki, bunca zamandır istiyordum da çekiniyordum, cahide ablam sana bahseder yoğunluktan unutmazsa, ayyy şimdi çok heyecanlandım.

                • Cahide Says:

                  Belginim telefon ederse bahsedeceğim inşaAllah canım 😉

        • Dilekkk Says:

          :((((( ben cok kotu oldum okurken bile goz yaslarimi zir tuttum cunku yoldayim 😦 masallah size allah sevginizi ve huzurunuzu daim etsin ins… Bizde eften puften seylerle tartisip birbirimizi kiriyoruz 😦 masallah sizee :((((

        • sserap Says:

          😦 😦 😦 Hasret Abla, her bir cümlen o kadar önemli, o kadar öğretici ki mümkün olsa da herkes her gün kalktığında ilk iş şu yorumunu okusa, o zaman belki o günden beklentileri değişir.

          Gözümün göremeyeceği bir yerdeyse eşim, hep aklımdadır. Merak ederim ama mesajla taciz etmem 😉 Geliş saatinde camda, kapıda beklerim. Sabah kapıdan uğurlarım. Çok mu pimpirikliyim bence hayır. İnsanın eşi diğer yarısı; ona bir şey olsa eksik kalır, üzse kendi de üzülür, kızsa haksızlık etmiş olur.

          Hazcı bir toplum olduk çıktık. Öylesine önemsiz şeylerle uğraşıyoruz ki değerlerimiz alt üst oldu. İnsan, nankörleştikçe nankörleşiyor. Bugünün kıymetini bilmek çok mu zor anlamıyorum.

          Sabah yatağımızda uyandığımızda şükretmeli birde yoldaşımızı yanımızda kanlı canlı bulunca şükrümüzü perçinlemeliyiz. Değil mi ki, uyku yarı ölümdür. Sözüm eşiyle küsüp yatağa girenlere, ayrı odalara çekilenlere, o gelmiyorsa ben hiç gitmem deyip gurur yapanlara, en azından bir yarım saat erken kalkıp eşine kahvaltı hazırlayıp, işine uğurlamayanlara. Elimizdeki hiçbir şey bize ait değil. Bugün var ama yarın olmaya bilir. Bunun bilincinde yaşayalım inşallah.

        • Kardelen Says:

          Hasret abla gözyaslarimi tutamadim, cok duygulandim. Bir kez daha anladim ki beterin beteri var, her zaman halimize sükretmemiz lazim. ALLAH yardimcimiz olsun.

        • Aisha Says:

          Hasret ablam dun 2defa cok uzun yorum yazdim ama gitmedi.ve senin yasadiklarini bilmeden bende aynen boyle misal cekmisdim.ama benim misal cektiyim şeyi sen 16senedir yasiyormuşsun.inan ne soyleceyimi bilmiyorum.bos bos şeyler icin evliliyini yipratanlara ders olmali senin yasadiklarin.ALLAH ABİME TEZ ZAMANDA SAGLIK VERSIN.
          ALLAH SENDENDE RAZI OLSUN GUZEL ABLAM.

        • mervee Says:

          inanın yazdıklarınız çok etkiledi..bir ağlamak aldı beni..Rabbim yardımcınız olsun..en büyük nimet sağlık..

        • hülyamız=) Says:

          geçen gün beni güldürmüştün, bugün de ağlattın hasret. şu hikayeyi herkes okumalı bence. okuyupta, saçma şımarıklıklarıyla evliliklerini bitirenler utanmalı.
          evlilik zor değildir. evliliği zorlaştıran bizleriz. bu sözünde öyle çok haklısın ki.
          Rabbim sabrının mükafatını versin. üç kızını büyütüp, eşinede tam hakkıyla baktığın için, yerin cennet olsun. Allah senin de kızlarının da yüzünü güldürsün.

          • Mehtapabla Says:

            Hasret cigim senin hayat hikayeni ve sabrini esinin yaninda olup desdek verisini insaAllah herkes okurda eften püften seylerle yuvalarini yikmaya calismazlar.Allah mükafatini hem bu dünyada hemde öbür dünyada versin canim benim.

        • özlem Says:

          ablacım ben öyle çok yazan biri değilim ama hergün açtığım bi site cahide ablamın sitesi.senin yazın çok duygulandırdı gözyaşlarımı tutamadım rabbim yar ve yardımcınız olsun.kolay değil çaresizlik…..bundan sonraki hayatın cennet gibi olsun rabbim cümlemize sabır ve metanet versin.

  12. uzak bir dost Says:

    cok guzel bir konu maalesef bende ayni derttemn muzdaribim aksama kadar evde tek basima kimseyi gormeden konusmadan oturuyorum dunyada yasiyorum ama sanki dunyada degilmisim gibi aksam olunca esim geliyo biz konusmuyoruz internet dizi flim konusuyo zaten esim oyle konusmayi sevmez boyle seylerden zaten hic anlamaz ben isterimki bildiklerimi icimdekileri paylasayim ama nerdeee beni dinleyecek kim evliyiz sanki robot gibi hayat oyle gecip gidiyo iste insanin kimligini huyunu degistirmeye omur yetmez

    • zynp türkn Says:

      ben 11 yıllık evli ve mutlu bir bayan olarak fikrimi belirtmek istiyorum. erkekler genelde evde pek sohbet etmezler.. benim eşim dışarda çok konuşkan sosyal ve esprili biri olmasına rağmen evde pek konuşmaz. erkeklerin çoğu öyledir öbazı şeyleri oldugu gibi kabullenirseniz daha mutlu olursunuz. dizi izlemiyoruz. kumanda eşimdedir genelde.. spor programları izler bende yanında otururum kitap okurum yada mutfakta yemek yaparım çalışan bayan oldugum için akşamdan yapmak zorundayım..)

  13. filiz Says:

    Slm. Cahide ablacimHasret ablanin blogu vardi sanirim adi neydi ?

  14. Aisha Says:

    aaaaa benim yorumum yine gitmemis 😦
    gercekten ders alinacak bir yazi.yazandan ve yayinlayandan Allah razi olsun.

  15. Sumisali Says:

    😦 şu günlerde tamda ben…kendimi dizilerdeki aşklara özenirken bulan ayrı odalarda oturan konuşmayan bir çift olduk sebebini ne konuşuyoruz ne tartışıyoruz öylee yasayıp gidiyoz nasıl cözülcek bilmiyorum sorun ne onudda bilmiyorum Cok cok dogru bi yazı ele alınmış bende kendimi buldum işte :((

    • sserap Says:

      Naçizane bir fikir vereyim; atalet durumundan sıyrılın. Anladığım kadarıyla siz odada tek başınıza televizyon izliyorsunuz peki eşiniz diğer odada ne yapıyor? O sizinle ilgilenmese de siz her akşam onun yanında oturun. Konuşmak zorunda değilsiniz. Meyve soyun iki tabak; biri ona, biri kendinize. Sevdiği tatlılardan pişirin. Oturun yanında kitabınızı okuyun, başka bir uğraşınız varsa onunla meşgul olun. Arada bir okuduğunuz ilginç bir şeyi paylaşın, o gün yaşadığınız bir şeyi kısa cümlelerle anlatın. Ama tüm bunları karşılık beklemeden yapın. Yani sesinizden, mimiklerinizden, duruşunuzdan şimdi seninle bir şeyler paylaşıyorum ama sendende benimle ilgilenmeni, saatlerce konuşmanı bekliyorum mesajı almasın. Rahat olsun, üstüne yük binmesin, güvensin, size kendini bırakabilsin. Kalbi kırılan varlık bir tek kadın mı? Belki vardır onun da derinlerde bir kırgınlığı ama bunu ifade etmek bir erkek için oldukça zor. Madem o gelmiyor, bende gitmem yanına demeyin. Eşinizi şeytana bırakmayın. Aksine ona o kadar sıkı ve çok sarılın ki şeytan ona dokunacak fırsat bulamasın. Bir gün, iki gün denemeyin gerekirse kırk gün ayağına giden siz olun. İnşaallah, elele cennete yürürken, ilk giren siz olursunuz 😉 Aşk dediğiniz şey; suspus oturuyor olsanız da, varlığından, yanında nefes alıp verişinden, her akşam yine eve gelişinden mutluluk duymak, kafanı kaldırdığında sevdiğini görmek, ondan habersiz onu izlemek, bugününe Elhamdulillah demektir. Ve dizi izlemeyi hayatınızdan çıkartın, özellikle temasında aşk olanları 😉

      • Belgin Says:

        Serapcığım senin yazılarının hayranlarından biri de benim ;-)Allah razı olsun kardeşim…

    • Hasret Says:

      Sumisali aynı üyelik ismin gibi sumisali ol su gibi ak çoş vur kayalara senin önüne çıkan setleri de taşıver atla önüne gelen çer çöpü kenarında bırak o kadar ak ki üzerinde pislik adına bir çöp bile kalmasın şelaleden bile akarken zarar verme etrafına evet sumisali olurken bazen sessiz de akabilirsin çünkü bu sessizlik suyuna kapılana zarar vermesin o şırıl şırıl akan suyunun sesi huzur vermeli mutlu etmeli hayat su iledir susuz hayat düşünülmez rahmettir bir düşünün susuz hayatı sizce nasıl olur?
      Bir daha düşünün siz eşiniz olmadan ve siz olmadan eşiniz ne işe yarar evlilik en kutlu muessesedir bu kutluluğu kutlu yapmak biz kadınlara daha çok düşüyor nedeni ise

      Eğer Hatice annemizin desteği RAsulullah aleyhi ve sellem in başarısının vesilesidir eğer aksini düşünürsek yine bir PEygamber olan NUh aleyhi selam var tam 950sene ne demek ve Lut aleyhi selam ONund eşinden dolayı halleri

      İşte buna binaen diyoruz ya eşler çok önemli hele hele kadın kadın kadın çok önemli

      Sumisali kardeşim sizi de öne alarak diğer kardeşlerimede gelsin
      Evliliğin hep güzel taraflarını görelim

      Fi Emanillah

      • Belgin Says:

        Hasretim beni de ağlattın kardeşim,Rabbim hem bu dünyada hem ahirette yaptıklarının ecrini kat ve kat versin amiin.
        Bu bir imtihan dünyası
        Kuran bize cehennemle uyarıda bulunuyor,
        Cennetin kapılarını, her zaman açık tutuyor,
        Bu bir imtihan dünyası,Rabbim bize buyur diyor,
        Kavgamız tüm insanların, bu sınavı başarması.
        Sinan Karakaş

  16. rumeysa Says:

    merhaba cahide abla yaziniz herzamanki gibi cok guzel ve faydali.tesekkurker

    • rumeysa Says:

      cahide abla yaklasik 10 aydir takip ediyorum sitenizi.bugn yazmak kismet oldu.bana cok faydaniz oldu yemek ve bilgi acisindan.ögrettikleriniz icin tesekkür edoyorum.sana bir sorum var bunu yayinlamasan daha iyi olur.evlilik cok zor herkesin derdi ayri benim sorumda istemeyerek yapilan evlilkler yani mecbur birakilanlarin durumu nedir özellikle dinen.simdiden tsk ler.

  17. Tuğba Says:

    “—” bacım, öncelikle Allah yardımcın olsun. Niye böyle söyledin hemen dersen, benzer durumlarda olduğumuzdan senin hissiyatını çok iyi anlıyorum. Bende tam bu zamanlar da aynı dediğin gibi; birine söz vermiş, ümit vermiş, anlaşıp ilerde ( sanki garantiymiş gibi) evlenmek üzere uzaklaşmışım gibi hissediyorum. Anladığım kadarıyla sizde aileler devreye girmemiş. Daha bunun aile boyutu var. Birbirinize gerçekten uygun olduğunuzu düşünüyor musun? Biz aciz kullar hayat laylaylommuş gibi, herşey güzel olacakmış gibi, büyük hayaller kuruyoruz daha en başından. Işler ilerledikçe, ciddiye biner gibi oldukça, işte o zaman gerçekle yüzleşiyoruz. Sana şu an şöyle yap böyle yap diyemem bacım ama bu ümıt verip, ilerde evlenmek için sözleşmek olayı gerçekten çok ciddi. Ya değilse? Ya kısmet değilse, duyguları ağır basan canlılarız, o ümitleri/hayalleri unutmak ne kadar mümkün? Allah en doğrusunu bilendir, biz hiç bir şey bilmiyoruz. Şayet anlaşılan kişiyle evlenildi o zaman tamam ama yok eğer yazılan çok farklıysa? Başka kişilerse kısmette olan, o zaman insanın içinde kalanlar kısmette olan kişiye ihanet sayılmaz mı? Ya da anlaşılan ama olmayan kişinin önünü kesmek değil mi? Ah kardeşim bizler daha bilinçli olabilseydik keşke. Bu evlilik nimetini bize doğru anlatsalardı keşke. Ciddiyetinin farkında olabilseydik de doğru adımlar atabilseydik. Ama yok keşkeler şeytan işi. Bizler bi şekilde kararlar verdik ve şu an benzer durumlardayız. Bacım bilmiyorum kafanı daha da fazla mı karıştırdım? Hakkını helal et. Allah her zaman yardımcın olsun.

  18. semaaaa Says:

    Cevremde gordugum en basarili evlilikler ciftlerin iyi arkadas olmayi basarmis olduklari evlilikler; yani uzun uzun yargilamadan konusabilen, dertlerini ve zevklerini paylasabilen, kotu gunlerde destek cikan ciftler..guzel ahlak ve uzlasmaci kisilik, affedicilik cok onemli .Yuce kitabimiz surekli affedin diyor..

  19. özlem berberoğlu Says:

    yazınız o kadar sade o kadar anlaşılır bir o kadar da etkili olmuş. çoğumuzun hayatından geçmiştir istemeyerek te olsa bu saydığınız maddelerden biri. ALLAHIM hepimize yaptığımız hataları fark etmeyi ve düzeltmeyi nasip etsin, her şeyin en hayırlısı ile karşılaştırsın İnşaAllah.

  20. --- Says:

    Cahide abla, şu anda üniversite son sınıf öğrencisiyim. Dini yönden de her geçen gün kendimi geliştirmeye çalışıyorum. 2.sınıftan itibaren (ne yazık ki dini konularda çok eksik olduğum zamanlardı) biri ile görüşmeye başladım. Esasen iyi biriydi ve dürüstlüğünden şüphe duymadığım için ilk defa biryle görüşmeyi kabul ettim ancak zaman geçtikçe bir erkek ile flört etmenin günahları konusunda öğrendiklerim bana ağır gelmeye başladı, konuştuğum kişi çok ciddi düşünüyor hatta sırf okul bitince evlenebilelim diye gece gündüz atanmak için ders çalışıyor ne kadar değer verdiğini saf ve çıkarsız sevdiğini görüyorum ancak yine de ya hayırlı değilse diyorum. Kısa zaman önce daha fazla konuşup günaha girmemek için konuşmama kararı aldığımı ve söyledim o da günah boyutuyla baktığım için tamam dedi atanana kdar konuşmayalım işimi elime alınca evleniriz eğer kötü hissediyorsan dedi. Şu an konuşmuyoruz ama kendimi hem bir başkasna söz vermiş güven aşılamış gibi düşünüyor onunla evlenmek zorunda hissediyorum hhem de namaz kılmadığı dini yönden çok bağlı olmadığı için evlilik konusuna tereddütlü bakıyorum. İnançsız biri değil hatta kul hakkına iyi niyete dedikodu yapmamaya benden daha özen gösteriyordur belki de. Evlendikten sonra kredi çekip harama bulasmak istemediğimi ve ev araba vs hiçbir alımda kredi çekmeyeceğimizi güç de olsa kabul ettirdim ancak evlenmek için mutlaka kredi çekeceğini söylüyor ailesinin durumu çok iyi olmadığı için. Şimdi soruyorum size sizce bu şartlarda ne yapmalıyım istiare yaptım fakat hala hayırlı olduğunu düşündüğüm bi karar varamadım. tek bildiğim şu an konuşmamakla doğru olanı yaptığım ama ya ilerisi

    • canan Says:

      Selamunaleyküm bacım

      sen konuşmama kararı alarak en güzelini yapmışsın. söz verdim ne yapacağım diye düşünme, çok güzel bir şekilde bu işe kafa yoruyorsun, şuan yapman gereken tek şey bu. en önemli şeylerden biri istihareye de yatmışsın. yardımım olur mu bilmiyorum ama sana dün okuduğum bir şeyi yazmak istedim çünkü bu ikisini ardarda okumamı tevafuk olarak nitelendirdim. bir kişi evlenmeden önce evliyalara danıştığında ilk sordukları, “namaz kılıyor mu?” olurmuş. kılmıyor ama kalbi temiz, ailesi çok düzgün o da başlar diyerek kız verilmez denmiş. dini ve ahlaki denklik üzerinde durmuşlar. bacım iyi düşün taşın, evlilik bu bir kaç senelik bir olay değil. bir yuva, çocukların, islamın askerlerinin yetişme ocağı. evlatlar ana babaya bakarak büyür. ayrıca erkek, ailenin çobanıdır. onların dini ve ahlaki eğitiminden sorumlu tutulacak olan odur Allah katında. Rabbim sana en hayırlısını nasip etsin, Rabbim seni yolundan ayırmasın. Senin yanına, salih amellerini arttıracak, Rabbimin razı olduğu bir eş bir yuva ve çocuklar versin…

      Dua ile..

    • gul Says:

      Kardesim, sana tavsiyede bulnmak bana dusmez belki ama, sen ile ayni seyleri yasamis biri olarak kendi tecrubemi soyleyeyim istedim. Ben de manevi olarak boslukta oldugum bir donemde, gorustugum biri ile evlendim. kendisi ilk ve tek erkek arkadisimdir, ve simdi de esimdir. Nikahimizdan 6 ay oncesinde, Allah bana lutfetti ve ben Islama uygun bir hayat tarzi benimsedim. Esim butun kararlarima saygili davrandi, hatta ortunmemi destekledi, ve benim duydugum “ne derler” ” bana nasil tepki veririler” gibi -simdi sacma buldugum-kaygilrimi giderdi. Her sey cok guzel gorunuyor oyle degil mi? Ama ben her daim aramizdaki “doku uyusmazligi”ni hissediyorum, tipki onun hissettigi gibi. Sevgi, tabiki var, ben onu gercekten cok seviyorum ama olmuyor. Cunku Islam bir hayat tarzi, ben gunde 40 dk ayirip namaz kilarim, esimde buna saygi gosterir demek mumkun degil. Cunku mu’min bir kimse her saniyesini Islam ile sekillendirir, sekillendirmelidir. Ben aldigim kararlari -nefsime guc yetirebildigim olcude- Islam ile harmanlamaya calisiyorum; ve o bunaliyor, anlamiyor beni. Ne yazikki, Islam algisi hristiyanlastiriliyor. Sadece namaz kilmak yada kalbi temiz olmak yada yalan soylememek yeterlidir gibi gosteriliyor (tipki hristiyanlarin bir pazar ayini yeterli oldugu gibi). Ama oyle degil, ISLAM YASAM DEMEK,sadece belirli zaman dilimlerine sikistirilmis bir dinimiz yok bizim.
      Kardesim, benim esimde inan cok saygili, ve bazi konularda inan benden daha inancli. Ornegin, ben Rizk’i veren Allah der ama hep maddi kaygilar icinde bocalardim. Esim bu sozu/inanci hayatima gecirmeyi ogretti, artik maddi bir gelecek kaygisi tasimiyorum esimin vesilesi ile. Diger yandan, birlikte bir namaz kilamiyoruz, ailece bir cemaat olamiyoruz. Inan sabah kalkip beni ve cocugumuzu namaza kaldirmasini o kadar istiyorum ki, ama olmuyor.Benim onu kaldirmam hos karsilanmiyor. “Ben sana saygi duyuyorum sen de bana saygi duy” oluyor.
      Ben esimi Allah rizasi icin seviyorum, ama kendimi “neden namaz kilan, dini her anlamda yasamak icin mucadele eden biri ile evlenmedim” demekten de alikoyamadigim zamanlar oluyor.Sonucta ben nikahtan once uyanmistim Islama. Ama bu benim nasibim, ve isyan etmiyorum. Umit ediyorum, Allah ona da hidayet nasip edecek ve insallah her anlamda uyumlu bir aile olacagiz (amin).
      Sayet gonlun islam ile doldu ise cok iyi dusun, kendine hem dunyalik hem cennetlik bir es secmeye calis. Allah yardimcin olsun.

    • kristal Says:

      Sizce bir erkekle arkadaşlık ettiğinizde nasıl bir günah işlemiş oluyorsunuz? Kelime kelime dile dökerseniz sanırım ne kadar saçma olduğunu siz de göreceksiniz. Birini tanımaya çalışmak, ömrünüzün kalan kısmını geçirmeyi, çocuklar doğurmayi isteyeceğiniz birini yakından tanımak istemenin ne şekil bir günah olduğunu lütfen bize de anlatın. Hayırlı ne demek? Neye göre hayırlı? Bugün pek yanlış gibi görünen şeyler için yarın ‘ne kadar doğruymuş’ demeyeceğimiz ne malum. Ya da onun tersi. Hayır olup olmadığını sadece Allah takdir eder ve ona göre verir. Siz kalbinizin sesini dinleyin. Hata bile yapsanız hayırlısı oysa Allah size onu hatalarınızdan öğrenin diye vermiştir. Kafanızı karıştırmayın. vesveseyle kendinizi daraltmayın. Onu seviyor musunuz? Onun sevgisinde güveniyor musunuz? Ömrünüzün kalan kısmını onunla geçirmeye razı mısınız? Kızınız olsaydı onun gibi bir adamla evlenmesini ister miydiniz? Bunlara evet diyorsanız yolunuz açık olsun. Allah sizlere uzun ve sağlıklı bir ömür versin ve mutlu bir aile olmayı nasip etsin.

      • huri Says:

        ANLATAYIM.
        PEYGAMBRİMİZ BİR ADAM YANINDA MAHREMİ OLMADIKCA BİR KADINLA YALNIZ KALMASIN BUYURUYOR..ERKEKLE ARKADAŞLIK -BU İFADEYİ KULLANDIM AMA BİR ERKEKTEN BİR KADINA PEK ARKADAŞ OLMAZ-EDERKEN KADININ YANINDA BAŞKASI OLUYORMU. HAYIR..NEBEVİ EMRE TERS HAREKET DOLAYISIYLA İLAHİ EMRE İTAATSİZLİKTİR…YANİ GUNAHTIR…
        CEVRENİZİ BİRAZ İNSAFLA TAHLİL EDİN.GORECEKSİNİZ Kİ BİRBİRİNİ GUYA TANIYIP SEVEN CİFTLER EN FAZLA BOSANAN VEYA SORUN YASAYAN CİFTLER.DAHA DUN RİR TANIDIGIM BOSANMA KARARI ALDI.BUNLAR 3 YIL BİRBİRLRİNİ TANIMIŞ SEVMİŞ EVLENMİŞ 4 YIL DA EVLİ KALMIŞ INSANLAR.SONUC 7 YILLIK HUSRAN…….

        • Pamuk Says:

          Derdimi dinleyen, vakit ayırıp cevap veren bütün kardeşlerim çok sağ olun Allah razı olsun sizden. Özellikle sevgili canan ve gül (ablalarımsınızdır belki de), söyledikleriniz kararsızlığımı, iç sıkıntımı bir nebze olsun dindirdi ve daha ince eleyip sık dokumam gerektiğini hissettirdi. Dualarınız, iyi dilekleriniz ve değerli görüşleriniz için Allah razı olsun, Allah hepimize hayırlı, islamiyeti tam anlamıyla yaşayabileceğimiz günler nasip etsin…

  21. huri Says:

    içim cok bunalıyor.daha dun duyduk.esimin bolumundeki bir ogretmen arkadaşı boşanıyorlarmış.kadıla cok sık görüşüyordum.hic bu denli ciddi bahsetmemişti.sok okduk hepimiz…..kultur farkı evliliği cok etkiliyor

  22. filiz Says:

    s.a cahide ablacım bence hasret hanımın bu yorumunuda başlık altında yayınlamalısın Allah hepinizden razı olsun.

    • Cahide Says:

      Hasretin her yorumu yazı olarak yayınlanmalı aslında ama biliyorum ki, yorumları ciddi ciddi takip eden ve okuyanlar var. Bu yüzden asla bu yorumların boşa gitmediğine inanıyorum. Allah Hasretimden ve cümlenizden razı olsun.

  23. Hasret Says:

    Yorumumuz uzun oldu hakkınızı helal edin istifade edeceğinize inanıyorum

    Eşler evet eşler Allah u Teala nın kimseden bahsetmeden cennette onlAr ( eşler) karşılıklı otururlar veya benzerleri gibi deliller vardır dikkat edilecek olursa ayetler baba anne veya gözünüz gibi olan evlatlar ile karşılıklı oturrurlar koktuklarında hemde yaslanmış bir şekilde iri gözlü bembeyaz içleri görünen inci gibiler denmesi eşlerin birbirlerine ne kadar yararlı bir yaratılışla yaratıldığı aşikardır aklede bilene

    Peki bu nasıl olacak bu nimete nasıl erişilir işte ayetler yardımcıdır bize hatta öyle ki Asrı Saadet te Sahabeler eşleri ile çok iyi geçinmeye çalışırlarmış ki sebebi ise her yaptıkları ertesi gün ayet olarak kadının lehine işliyordu mesela zıhar olayı kadınları boşama olayları yani Kur an da geçen ayetlerin çoğu kadın hukukları ve eşlerin birbirlerine hak hükümleri bu sayede öğretildi

    Dünyada bu nasıl olacak bu yola nasıl ulaşılır işte yine bir ayet öyle bir Ayet ki sadece bunu bile hayatına işlese eşler Vallahi amacına ulaşır tek ayetle iş olur mu demeyin Akabe biatındaki altı kişi sadece onaltı ayetle öyle bir gelişme iman ettiler ki Bakara süresini hayatına uygulayan ÖMer radıyalllahu anh ın şülrünü görürüz bu bir ömür sürmüş yani kul ayetleri bol bol okumak değil hatmekmek değil ayeti hayatına okuması lazımdır şimdi eşler işte bu Rum süresinde ki ayete bir bakalım bu ayette çok güzel bir hediye var kabul edip paketi açana müjdeler olsun

    Onda ‘sükun bulup durulmanız’ için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da, O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (RUM/21)
    28. Yani, “Yaratıcının bir hikmeti mucibince insan, bir tek cins olarak değil, insan olarak birbirine eşit, figür ve form olarak aynı temel formüle sahip, fakat farklı fiziksel yapıya, farklı zihnî ve psikolojik niteliklere, farklı duygu ve arzulara sahip olan iki ayrı cins halinde yaratılmıştır. Daha sonra bu ikisi arasında o denli mükemmel bir ahenk yaratılmıştır ki her ikisi de diğerine mükemmel bir eş olur. Birisinin fiziksel ve psikolojik ihtiyaçları tam anlamıyla diğerinin fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarına karşıt gelir. Bundan başka, Hikmet Sahibi, Yaratıcı, yaratılışın ta başlangıcından beri her iki cinsten eşit oranlarda yaratmaktadır ki, hiçbir ülkede veya hiçbir bölgede sadece kızların veya sadece erkeklerin doğduğuna şahit olunmamıştır. Bu olay, insan aklının kesinlikle hiçbir dahlinin bulunmadığı bir alandır. İnsan, kızların dişil niteliklerle, erkeklerin de eril niteliklerle -ki bu nitelikler tamamen birbirlerini tamamlayan özelliktedirler- doğmaya devam ettiği tabii akışa, hiçbir müdahalede bulunamaz, dünyanın her yerinde kadınların doğmaya devam ettiği belirli oranı da bozamaz. Yüzyıllardan beri, milyonlarca, milyarlarca insanın doğuşundaki bu ahenkli düzen ve bu düzenin işleyişi asla tesadüfî olamaz, birçok ilâhın ortak iradesinin bir sonucu da olamaz. Bu da sadece bir yaratıcının, bir tek Hikmet Sahibinin başlangıçta sonsuz hikmeti ve kudreti ile mükemmel bir kadın ve erkek planı düzenlediğini ve daha sonra bu mükemmel plana göre belirli oranlarda, ayrı kişisel özelliklere sahip sayısız kadın ve erkeğin dünyaya gelmesi için harikulâde bir düzen kurduğunu göstermektedir.
    29. Yani, “Bu düzen şans eseri meydana gelmemiştir, bilakis Yaratıcı, bu düzeni, kadının ve erkeğin birbirlerinin doğal ihtiyaçlarını karşılamaları ve her ikisini birbirlerinde huzur ve sükûnet bulmaları amacıyla kurmuştur.
    Bu, Yaratıcı’nın bir taraftan insan neslinin devamını sağlamak, diğer taraftan da bir insan medeniyeti meydana getirmek için araç olarak seçtiği mükemmel bir düzendir. Eğer iki cins değişik dizayn ve şekillerde yaratılmış ve her ikisine de birlikte olduklarında duydukları ahenk ve huzur duygusu yerleştirilmemiş olsaydı, insan nesli koyunlar ve keçiler gibi üreyebilirdi. Fakat bir medeniyetin doğması ihtimali sıfır olurdu. Hayvan türlerinin hepsinin aksine bir insan medeniyetinin ortaya çıkmasını sağlayan asıl özellik, Hikmet Sahibi Yaratıcı’nın her iki cinse, birbirlerine karşı birarada olmadıklarında tahmin edemeyecekleri bir sevgi, istek ve arzu yerleştirmesidir. Bu huzur ve sükûnet arzusu, onları birlikte bir yuva kurmaya zorlamıştır. Yine bu arzu, aileleri ve kabileleri oluşturmuş ve insan için sosyal hayatı mümkün kılmıştır. Toplumsal hayatın gelişmesinde insanın zihni özellikleri de mutlaka yardımcı bir rol oynamıştır. Fakat bunlar asıl itici güçler değildir. Toplumsal hayatın oluşmasını sağlayan asıl itici güç, kadın ve erkeğe yerleştirilen ve onları bir “yuva” kurmaya zorlayan arzudur. Sağduyu sahibi bir kimse kalkıp da bu Hikmet eserinin tabiat güçleri sonucu şans eseri meydana gelmiş olduğunu söyleyebilir mi? Bu yalnız sağ duyudan yoksun insanların kabul etmeyeceği sadece ve sadece bir tek varlığın, o hikmet Sahibi’nin hikmetinin bir ayeti, bir işaretidir.
    30. Burada “sevgi” ile kadın ve erkek arasındaki cazibenin itici gücü olan ve onları birbirlerine bağlı kılan cinsel sevgi kastedilmektedir. “Merhamet”, evlilik hayatında yavaş yavaş gelişen, eşlerin birbirlerine karşı nazik hoşgörülü ve düşkün olmalarını sağlayan duygusal ilişkidir. Öyle ki yaşlılık döneminde cinsel sevgi asgariye düşer ve iki eş birbirine gençliklerinde olduğundan daha bağlı olabilirler. Yaratıcı’nın insanın içine yerleştirdiği bu iki olumlu güç, insanda varolan doğal arzuyu destekler niteliktedir. Bu istek ile arzu sadece huzur ve tatmin arar böylece kadınla erkeği bir araya getirir. Bundan sonra bu iki güç (sevgi ve merhamet) ortaya çıkar ve birbirlerinden ayrı ortamlarda yetişmiş olan iki yabancıyı o denli birbirlerine bağlar ki, bu ikisi hayatın birçok zorluklarına rağmen yaşamaya devam ederler. Milyonlarca insanın kendi hayatında yaşayıp tecrübe ettiği bu sevgi ve merhamet ölçülüp tartılabilen maddi bir şey değildir. Bu iki özellik, ne insan vücudunu oluşturan yapısal elementlere bağlanabilir, ne de bunların ortaya çıkışı ve doğuşu bir laboratuarda incelenebilir. Bunun tek açıklaması Hikmet Sahibi Yaratıcı’nın belirli bir gaye için bu iki özelliği insanın gönlüne yerleştirmiş olmasıdır.
    Tefhimul KUran

    • hülyamız=) Says:

      hasretciğim, dolu dolu bu yazını mutlaka tüm gençler okumalı. Allah senden razı olsun.
      cahideciğim bu konu konuşmakla bitmeyen bir konu. senin güzel yazın ve yorumlar herşeyi anlatıyor.
      evlilikte yetiştirilme tarzı ve kültür farkının çok etkisi oluyor. Rabbim karşımıza hayırlı insanlar çıkarsın inşallah.


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: