Erkeğin Ezilmesi Ve Yıkılan Evlilikler

EZİLEN VE EZİKLEŞTİRİLEN ERKEK
Yakın bir dostum aradı ve oğlunun hikâyesini anlattı:

Dostumuzun oğlu  bir kızla birbirlerini sevmişler,  anlaşmış ve evlenmişler. Arkadaşımız evlenen oğluna var olan iki dairesinden birini vermiş ki amacı kira ödemesin, geçimi daha kolay olsun diye.  Önceleri her şey yolundaymış.  Bir çocukları olmuş.  Ancak daha sonraları  aralarında  tartışmalar çıkmaya, gerginlikler yaşanmaya  başlamış.  Bir tartışma sırasında gelin hanım kocasına hakaret edip aşağılayınca  eşi de   dayanamayıp bir tokat atmış.

Gerek kadınların kendi aralarında konuşmalarından gerekse televizyonların sabah programlarından öğrendiğini   kadın hemen uygulamış ve mahkemeye müracaat etmiş.  Dostumuzun oğlu üç ay evden uzaklaştırma cezası almış.  Bu süre sonunda çiftler birbirinden soğumuşlar.  Artık bir arada yaşamaları mümkün olmamış.  Ayrılmaya karar vermişler. Mahkemeye gidilmiş ve boşanma kararı çıkmış.

Erkek açısından facia bundan sonra katmerlenmiş.  1.900 TL maaş alan kocaya mahkeme her ay 750 TL nafaka ödeme mecburiyeti getirmiş.  Çocuk için ise yine kadına aylık 350 TL para ödeme  kararı çıkmış.  Arkadaşımızın çocuğuna verdiği dairede eski gelininin çocuğuyla  birlikte yaşamaya devam etmesini de mahkeme uygun görmüş. Dostumuzun oğlu baba evine dönmek zorunda kalmış. 

Dostumuz soruyor: “Şimdi bu dairenin elektrik, su gibi masraflarını da oğlum ödüyor.  Maaşından ona kalan birkaç  yüz lira para. Bununla ancak cep harçlığı yapabiliyor. Kalan parayla artık yeniden evlenmesi mümkün değil.  Ayrıca benim oğluma verdiğim dairenin yarısı ailenin mal paylaşma yasasına uyularak  eski karısına kaldı. Halbuki oğlumun bunun alınmasında hiçbir katkısı olmamıştı.  Perişan haldeyiz.”

Kendisine maalesef bunun acı bir gerçek olduğunu, erkeğin yeni çıkan yasalarla itibarsızlaştığını anlattım.   Bir acı haber daha verdim dostumuza:  Eski gelini işe girmediği veya evlenmediği müddetçe ölene kadar nafaka almaya devam edecekti.  Üstelik bu nafaka enflasyona uygun olarak yeniden düzenlenecekti.

Bir başka olayı ise yakın akrabam bir genç yaşadı. Asgari ücretle çalışan  ve amcamın torunu olan bu genç,   psikiyatrik tedavi gören eşiyle anlaşamadı.  Bir çocukları olmasına rağmen ayrıldılar.  Şimdi ise doğduğu topraklardan çok uzaklarda, kaçak ve ucuz işçi statüsünde çalıştığını öğrendim.  Babasına sorduğumda; “Memleketimizde oğlum çalışamıyor, çünkü mahkeme peşinde.  Hemen maaşına el koyacaklar ve eski eşine aktaracaklar.  Yani  ayrıldığı eşi için çalışacak, kendisine hemen hiç  para kalmayacak. O da uzaklara giderek ve perişan bir halde zorluklarla çalışarak hayatını sürdürmek zorunda kalıyor. “

Son on beş yılda çıkan yeni kanunlarla maalesef ailede erkekler silikleştirilmiş, itibarsızlaştırılmıştır.  Aslında yasalar kadını koruma amacıyla çıkarılmış gibi görünüyorsa da  aile birliğine zarar verdiğinden ötürü  kadını koruma yerine  aslında ona  zarar vermektedir.   Ancak esas zarar erkeğedir.

Kanunlar bu duruma geldikçe  boşanmalar artmakta,  aile birlikleri bozulmaktadır.   Sadece zarar, kurulan ailelere değildir. Böyle olumsuz örnekler çoğaldıkça gençler evlilik yapmaktan korkmakta, evlenenlerin sayısında da büyük düşüşler olmaktadır. Bu da toplum düzeni açısından oldukça tehlikelidir.

Üstelik  bu konuda kalem oynatmak da çok risklidir.  Hemen “kadın düşmanı” damgası yiyebilirsiniz.

2. YAZI

Erkeğin Ezilmesi Ve Yıkılan Evlilikler
Geçen haftaki yazımızda değişen  toplumsal şartlar ve özellikle de  yeni çıkarılan erkek aleyhtarı kanunlarla evliliklerde erkeğin ezildiğini ve ezikleştirildiğini anlatmıştık.
Bu yazımız üzerine çok tebrik ve teşekkür aldık.  Gerçekten  netameli bir konu olduğu için herkes uzak duruyordu.  Bu tebriklerden birisi inşaat müh.  E. B.’ye ait:

“Selamun aleyküm. Sefa Bey Günümüzün kanayan önemli bir meselesine el attığınız için teşekkürlerimi arz etmek istiyorum. Kadınları korumak maksadıyla çıkarılan yeni kanunlar ileride başımıza büyük belalar açacaktır… Aile kurumu zedelenecek ve bundan en çok kadınlar zarar görecektir. Siz bu durumu çok güzel özetlemişsiniz. Elinize sağlık. Tekrar teşekkür eder saygılar sunarım.”

Bu yasal değişikliklerin çarpıcı sonuçlarını avukat dostumuz şöyle ifade etmiş. İncelemeye ve üzerinde düşünmeye davet ediyorum.  Görüldüğü gibi bu kanunlarla evlilik yapanların sayısı düşmüş, boşanma sayısında ciddi artışlar olmuştur.  Üstelik “yuvayı dişi kuş yapar”  özdeyişi alt üst olmuş,  “yuvayı dişi kuş bozar” şekline dönüşmüştür. Çünkü yenilerde  boşanma davalarının % 70’ini kadınlar açmaktadır.  Artık kocasından aldığı nafakayla veya dul maaşıyla geçinen ve evlenmeyen orta yaş bir kadın sınıfı ortaya çıkmıştır.

Üstelik 2012 verilerine göre 65 bin gibi korkunç bir sayıda kadın kocası hakkında evden uzaklaştırma kararı aldırmıştır. Yani sonuçta aileler yıkılıyor. Çocuklar arada zor duruma düşüyorlar.  Şimdi yazının sonuç kısmını  aynen aktarıyoruz:

“Açıklanan yasal değişiklikler ve uygulamaları bir arada düşünüldüğünde ulaşılan sonuçlar;
EVLİLİK SAYISINDA  AZALMALAR OLMAKTADIR,  BOŞANMA SAYISINDA CİDDİ ARTIŞLAR OLMAKTADIR.  BOŞANMA DAVALARI ARTIK KADINLAR TARAFINDAN  AÇILMAKTADIR. (Boşanma davalarını %70 oranında kadınlar tarafından açılmaktadır.) EVLİLİK YAŞI YÜKSELMİŞTİR. (KADINLAR 25 – ERKEKLER 30 )
DUL/BEKAR, ZENGİN ORTA YAŞ KADIN SINIFI OLUŞMUŞTUR. KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN ARTIŞI BU YASA DEĞİŞİKLİKLERİ VE UYGULAMALARDAN KAYNAKLANDIĞI DÜŞÜNÜLMEKTEDİR.

2012 verilerine göre 65.000 kadın kocası hakkında evden uzaklaştırma kararı aldırmıştır.13.500 kadın polis koruması istemiştir. Ailenin ve evlilik birliğinin açıkladığımız yasalar ve uygulamalar sonucu sarsıldığını ve yıkıldığını göstermektedir.

BOŞANMA DAVALARININ DİĞER BİR SONUCU BİR MİLYONA YAKIN ÇOCUĞUN AİLE BİRLİĞİNİN KORUMASI ALTINDA OLMAMASIDIR.  KADINA YÖNELİK ŞİDDET MEDYA ÜZERİNDEN ABARTILARAK VERİLMEKTEDİR. BİR KISIM FEMİNİST KADIN HAKLARI SAVUNUCULARI HERGÜN MEDYA ÜZERİNDEN PROPAGANDA YAPMAKTADIRLAR.”

Prof. Dr. Sefa SAYGILI

Comments are closed.

Bir Yorum Bırakın :)

  1. Herseyde oldugu gibi birileri yine kabagi kadinin basina patlatmak istiyor insaf. Bosanmalar patladi neden? Cünkü kadin ne olsa ses cikarmiyordu, simdi cikaracak gücü var ve herseyde bir ses cikariyor yerli yersiz ama bu etki tepki meselesidir zamanla düzelecektir bunca yilin ezilmisligi var. Karsi taraf kendine bir sorsun bakalim benim kabahatim ne? Yok erkekler korunasiymis falan… Edep sahibi kendini bilen kadin zaten artik yabanci olmus bir erkekten hicbirsey kabul etmez, ta ki kendi kazancabilecek duruma gelene degin. mesela cocugu 4 yasina gelmistir onu okula gönderir vs… gecimine bakar tabiki de bir meslek edindirilmisse zamaninda. Ve her iki hikayede de dikkatinizi cekerim bir COCUK sözkonusu. nolacakti bu cocugun masraflari nasil karsilanacakti, adam gitmis kacak isci calisiyormus peki o cocugun ihtiyaclarini kim karsilayacak, kimin yanina sigacak o kadin o cocukla? 1. hikayedeki kadinin gidecek yeri yoksa eski kayinbiraderinin evinde oturmayacakti da napacakti, o cocugu nasil yetistirecekti. biseyler söylerken kendinizi o insanlarin yerine koyun, ya sizin basiniza gelse? ben tokat yerim tekme yerim bosanmam diyorsaniz ayri mevzu. Bosanma elbette bir sorundur ama böyle insanlarin birbirini suclayarak cözecekleri bir sorun degildir. hele ki herzaman oldugu gibi Vurun abaliya tarzi kadini suclamak yapilmis ve yapilacak en kolay seydir vesselam.
    seher.

  2. abarttığınızı düşünüyorum,arkadaşım aldatılma neticesi ayrıldı,davası dört yıl sürdü bir kuruş nafaka tazminat hiç bir şey alamadı,yirmili yaşlarında dul kaldı.bir kaç ay önce 17 yaşında oğlu olan biriyle evlendi.islamiyeti takva boyutunda yaşayan,üniversite mezunu,islami ilimler mezunu,yüzlerce talebe yetiştirmiş,son hoş derece hoş,bakımlı bir hanımdı.her şey kader,kısmet o ayrı bir mevzu fakat sizce ezilen kim?

  3. nastenka says:

    Semra hanım ağsızına sağlık. bir olayın doğruluğundan emin olmadan neden burada paylışıp bu hanımın dedikodusunu yapıyorsunuz ? Size hiç yakışmamış,yukarıdakiler de gıybetinize ortak olmuş.

  4. huzur.islamda says:

    ben yenı evlıyım esım ve ben allaha sukur ıslam hayatını yasamaya calısıyoruz…evımıze televızyon almadık.her aksam kıtap veya sohbet dınlerız ondan gayrısı bıze hıc tat vermez boyle ruhumuz yuvamız cok saadetlı Allaha sukur.evlenmeden once anlastık ve sozumuzde durup evledık.ben ona efendı derım o bana hanım der.aılesının yanında cok saygılı davranır hıc kucuk dusurucu sozler kullanmam hep huzur vermeye calısırım .ıstemedgı yerlere kattıen gıtmem allah gostermesın.bır kızım var,ben yenı evlıyım ama evlılıgı galıba cozdum.ben ve esım ALLAHIN emrını ve peygamber efendımızın SUNNETI nı yasamaya devam edersekşve nefsımızı koruyup ona aman vermesek.seytan allahın ıznıyle yuvamızı yıkamaz.esım benım evımın dıregıdır aksama kadar calısır.aksam sıcak yuvamıza gelır ben bıkac saat oturup sonra yatıp ıse gıdecek esıme nıye huzursuzluk yapayım kı.akıl var mantık var hersey ISLAM da sız eger ıslama uyarsanız BIZNILLAHI TEALA HERSEY YOLUNDADIR.SELAMETLE

  5. Sayın Cahide Hanım; uzun süredir sitenizi takip etmekteyim. Tarafınızdan hem yemek kültürü olarak hem de manevi olarak bir çok şey kazandığımı düşünüyorum. hakkınızı helal edin. Mekke de imam olan aile dostlarımızdan da tasdik gördüğü için ben Kuran-ı Kerim’den başka kılavuz kabul etmiyorum. Diğer kaynaklara karşıda oldukça şüpheli ve seçici davranan bir insanım. Sizinle bir den fazla konuda fikir ayrılığına düşmüşsem de , insanlara karşı hoşgörüyü benimsediğim için her zaman karakterinize saygı ve inandığınız değerlere sahip çıkışınızda göstermiş olduğunuz güçlü duruşa duyduğumu bilmenizi isterim.Yukarıda ki yazınızın başlarında geçen ” Bir tartışma sırasında gelin hanım kocasına hakaret edip aşağılayınca eşi de dayanamayıp bir tokat atmış.” cümlesine ise çok şaşırdım ve üzüldüm. Zira benim fikrimce şiddetin hoşgörüsü olamaz. Bunun sebebi sonucu olamaz. Bunu tasvip etmeniz ise bugüne kadar sizinle yaşadığımı fikir ayrılıkları içinde en kırıcı olan oldu. Şahsınıza yakıştıramadım. Bir arkadaşa veda eder gibi vedamı kabul etmenizi rica ederim. Allah yolunuzu açık etsin.

  6. Yorumları okudum ve hemen hemen hepsin de doğru tespitler dile getirilmiş.

    Bundan 10-15 yıl evvel boşanmış birilerini duyduğumuzda dudağımız uçuklardı ve mutlaka bir tarafın önemli bir hatası olurdu..
    sonra sık sık boşanmaları duyduk sebebini sorunca klasik cevap “anlaşmadılar”

    Annemlerin binada her evde ya kızı boşanıp gelmiş veya gelini evi terk etmiş insanlar yaşıyor..en son iki ay evvel bi gelin geldi annemin kapı komşusu..bir gün bir kavga bir kıyamet damat sen tut gelini iyice bi döv yüzünü gözünü morart sonra da kapıya at ve apartmanı sallayan bir ses “altınları bırak sonra defol babanın evine”
    Neymiş gelini oğlanın annesi sevememiş..duyunca bunu sinirden dişlerim gıcırdadı..
    Gelin yine evine döndü..severek evlenmişlerdi ya..

    Aslında benim bu başlığın altında yazacak çok şeyim var ama dediğim gibi her yorumda bir haklılık payı olduğunu okudum..

    Kadının saygısından şımarmayan erkeklere,erkeğin merhametinden azgınlaşmayan kadınlara ihtiyacımız var.

    Şimdi kadınlar toplumda böbürlenerek kocalarını nasıl alt ettiklerini anlatıyorlar yok altın aldırdım yok şunu yaptırdım hele bi almasın hele bi yapmasın..eşim münasip görmedi almadım etmedim gibi cümleleri çevremizde artık kaç kişi kullanıyor?karısına sınırsız rahatlık ve para veren erkek toplumda puan topluyor ve genç kızların en büyük hayali af buyrun böyle bir ineği bulup onu sağmak..

    1. “Kadının saygısından şımarmayan erkeklere,erkeğin merhametinden azgınlaşmayan kadınlara ihtiyacımız var.”

      Zeynebim bu sözüne bayıldım bacım yaa… Allah hayrını versin…

      1. Baska yoruma gerek kalmadi galiba… Herseyi ozetliyor.

  7. baharrr says:

    Erkekler görevlerini ihmal etti herdaim.Kadına malesef emanet nazarıyla bakamadı.Evine imam olamadı.Kadından beter oturup dizi takip eder oldu.Bakışlarını koruyamadı.Örtülü hanımını beğenmez oldu.Namazları uzatıyorsun vs die laf eder oldu.Teheccüdde kalktığın da kızar oldu.Bence birilerinin firene basması gerekiyordu.Ki bu da yasalarla oldu.Neticede yasa da sebeptir.Müstehak diyemiyorum, kadın ve çocuğa da olan oluyor.Ama malesef çoğu koca artık ne emanetin ne sünnetin farkında.Anca yemek güzel olsun.Kadın herdaim onun hizmetinde olsun.İbadeti ilmi nolursa olsun düşüncesinde.Sebepleri yaratan Rabbim bu türdeki erkeklere akıl izan sorumluluk versin.

    1. Evet maalesef böyle örneklerde var..:(

      1. Haklısın kardeşim aynen dediğin gibi…

      2. sevda@ipek says:

        baharrr hanımın tespiti çok ama çok yerinde . cahide hanım; böyle örnekler de var cevabınız sanki böylesi kötü örnekler iyilerin yanında devede kulakmış gibi düşündüğünüzü düşündürdü bana.
        oysa gözünü haramdan sakınan , eşini süssüz, sade beğenen, annesine ezdirmeyen, kazancını dokunulmazlığıymış gibi görmeyen kaç tane erkek var acaba.

        1. bahar hanim cok iyi bir tesbitte bulunmus, soyledigi seyleri aynen ben kendim yasadim.. 10 senelik evliyim esim benimle evlenebilmek icin cok ugrasti ve sonunda ikna etti.. evlilik oncesi verdigi hic bir sozu tutmadi.. 5 sene cocugumuz olmadi gitmedigim doktor kalmadi benimle ilgili hersey normal cikmasina ramen kesin sende problem var hergun eziyet etti bana hakaretler,kavgalar.. hatta imkani olsa ikinci evlilik muhabbetleri bile yapti ,canimdn bezdirdi ama kurban oldugum Allah’im , 3 sene sonra problemin onda oldugunu gosterdi bize, kusura bakma hanim bile demedi, ben hic konu bile etmedim yaptiklarini Allah’a havele ettim.. tedaviyle bir oglumuz oldu sonra Allah hemen ardindan iki kiz evlad daha nasib etti ..,3 senede 3 cocuk yurt disinda kimsesiz couklarim kocam icin yasiyorum simdi kucuk kizim 7 aylik ama esim bu seferde cocuklarina cok duskunsun beni ihmal ediyorsun diye sikayete basladi, halbuki gece uyumam gunduz uyumam esimi 10 senede 1 kez bile ihmal etmedim hic bir istegini geri cevirmedim, ev ile ilgili hersey benim ustumde kendisi sadece ise gidip gelir..en son ben sikildim degisiklik istiyorum ikinci evlilik istiyorum diye tutturdu, boyle birseyi kobul edemiyecegim icin ben ayrilmayi istedim, beni hala sevdigini kesinlikle birakmiyacagini soyleyip kabul etmedi, .. evliligimiz eskisi gibi devam ediyor simdi ama kalbim cok ama coook kirgin .. insan kendi tecrube edince yeni kanunlarin aslinda kadini ve aileyi korumak uzere duznlendigini daha iyi goruyor.. suistimal edenler olmus olmasi kanunlarin kotu oldugunu gostermiyor bence.. asil su zamanin erkekleri niyetlerini bozdular, Allah’in emanetine sahip olamadilar simdiye kadar hep kadinlar ve cocuklar madur oldu.. erkeklerin buyuk bir cogu baska bir kadinla evlendikten sonra eski ailesini hic umursamiyor, yillarca ona karilik eden, cocuklarinin annesi eski esini ve cocuklarini bir asalak olarak goruyor simdi en azindan kanun onlara sahip cikiyor.. simdi ben ayrilmis olsaydim 3 cocukla esimin bana verecegi uc kurusluk mehirle ne yapabilirim, eskiden dul kadinlar daha kolay evlilik yapabiliyorken simdi cok farkli bakiliyor dul bayanlara.. haa benim sahsi fikrim bana hainlik eden boyle bir adamin degil parasini selamini bile almadan calisip cocuklarima bakmak olur, Allah hic bir erkege muhtac etmesin.. bu yazi cok erkek yanlisi olmus gibi geldi bana .. hem zaten madem bosanan kadin evlendiginde yada calistiginda nafaka kalkacaksa neden sikayet ediliyor ben anlamadim, yani erkeklerin istedigi ona iyi kotu karilik etmis,cocuguna analik etmis birinin hic geliri yoksa bile ne hali varsa gormesi mi? kanunlar nafaka diye zorlamasa Allah’in emri olan mehirini bosandigi kadina veren kac tane erkek var.. Beser zulmeder kader adalet eder, bu kanunlarin da vardir hikmeti, belki malina guvenip de ailesine hainlik etme niyetinde olan erkeklerin ,bu isi yapmdan once 3 kere daha dusunmesine vesile olur..

  8. bu fotoğrafın telif hakkı var mıdır ?

  9. Cok tartisilacak bir konu kaleme almissin ve alintilamissin ablam…Konu öyle esnek ki nereye cekersen gider,hele de isin icinde kadin-erkek konusu olunca….Mesele empati yapmakta..Esler birbirleri arasinda empati kuramadigi sürece bu isler böyle uzar gider…
    Ah keske Islamiyeti tam anlamiyla anlayip yasayabilsek,erkegin hanimi üzerindeki haklariyla kadinin erkegi üzerindeki haklarini kavrayabilip hayatimiza gecirebimeyi basarabilsek……Erkek hanimina yardim edebilmeyi Peygamber(sav) sünneti bellese,hanimda yuvasinin devamliligi ve kocasiyla geciminin en büyük cihadi oldugunu bilse ne kadar gereksiz olurdu bu yasalar….

    Mevlam cümlemizi hayirli insanlarla karsilastirsin…

  10. DSARAÇ says:

    Hepinizi okudum. Temelde problem sağlıklı çocuk yetiştirebilmekte. Biz erkeklere istediğini almayı , alamayınca veya zora gelince şiddeti, kız çocuklarına ise evlenip çoluk çocuğa kavuşmayı , nasıl olsa sana eşin bakar olmazsa da arkandayız bırak gel fikrini aşılıyoruz. İnsan evlenmeden önce on kere düşünmeli. Başka bir kültür ile büyümüş insanların birlikteliği zaten zor.
    Burada ailenin yanlışını başlangıçta onlara ev vererek yaptıklarını düşünüyorum. Hakedilmemiş bir malın ne ehemmiyeti olur. Birlikte kazandıkları , beraber biriktirdikleri, uğruna hayal kurdukları bir yuva olmalıydı. Ayrıca sabırlı bir birey tartışma anında eşine vurmayı da düşünmez. Peki birliktelikleri devam etseydi babasından annesine vurmayı öğrenen çocuk aynı şeyi ileride yeni kurduğu yuvada yapmayacakmı. Şİddet ailede öğrenilir. Erkeğin ailesi bu konuda kendini eleştirmeli bence.
    Kadın tarafında da sorun var. Herşeyden önce eşi artık ayrıldıklarına göre çocuğuna bakmakla yükümlü. Yasalar ne derse desin. Aldığı para ve oturduğu ev bence haksız kazanılmış bir mal. Yani artık sevmediğin eşinden sonsuza dek evlenmesen de bu parayı alacakmısın. Bence burada da hazırcı bir zihniyet var. Çok az kadın ekmeğimi taştan çıkarırım diye düşünüyor.Ayrılmanın gururu ve başarısını (bunu yazıyorum çünkü çoğu kişi bir celse de boşadım demeyi maharet sanıyor.) ona hala muhtaç olman gölgelemiyor mu?

  11. Yazinin bashinda okudugum bozulan evlilikde kadinin yaptiklari bir yana beni yapilan yorumlar sinirlendirdi.ben bu konuda o kadar doluyumki.nasil baslayip,nasil susacagim bilmiyorum.
    oncelikle biten evlilikden baslamak istiyorum.biten evliliklerin 3ana nedeni varsa onlardan birincisi kadin cenesi.hic bir kadina eshi durduk yerde el kaldirmaz.burada bahs edeceyim erkek profilinde normal erkek yani 95%-lik bir orandan bahs ediyorum.adam gun boyu disharda calishiyor.canindan bezmish vaziyyetde eve geliyor,bir dinlenip kendine gelecek ama kadin izin verirmi.nasilsin?iyimisin?yerine basliyor deyinmeye.hal boyle olunca kavga cikiyor.kavga cikinca kadin sussa yine iyi susmaz….e adam sinir patlamasi yashayip vuruyor.veeee gunahkar adami cileden cikaran kadin deyil,erkek oluyor.ama asil suclu kadin.kadin eshini buyuyu bilmediyi,eshine koca deyil kasa muamelesi yaptigi muddetce veeeeee tv-deki sacmaliklara harfiyen uydugu muddetce bu boyle olacak.her kes kadin haklari,kadin haksizliklari,kadina shiddet diye tutduruyor.yani devlet kadini koruyor.peki erkekleri kadinlardan kim koruyacak??????
    kadinlarda ne ar kalmish ne haya.dil dediyinse oohhh ne eni var,ne uzunlugu.almish bashini gidiyor.eshi gezdirince,hediye alinca,hasta oldugunda basinda bekleyince,yeni ciciler,yeni takilar alinca,super koca.ishleri aniden bozulanca yani para olmayinca,sinir patlamasi aninda bir tokat atdiginda canavar,cani,qaddar koca oylemi?peki nerde iyi gunde,kotu gunde sozleri???nerde seni asla birakmayacagim sozleri???ne oldu para gidince,tokat olunca hepsi buharlandimi???senin cocuguna vurdugun tokatla dilin yuzunden sana atilan tokat arasindaki farki soyleyeyimmi?sen gunahsiz yavruya vuruyorsun,ama eshin dirdirci,halden anlamayan,bencil birine vuruyor.tek fark bu.bide 1tokatdan ortaligi duman eden kadinlara vurduda ne oldu,gunahin varki vurdu dediyinde gururum kirildi diyor.ne gururu yaaa??ayni hayati,ayni havayi paylastigin birinemi gururun?1tokat atmasa onun yerine 3tane kotu soz soylese porselen gururun parayacakmi?bos konushuyorsunuz booooooosh….!
    adam gelip karimdir,hayat arkadasimdir deyip bir sirrini paylashiyor.ve ara bozulunca hooopp kadin polise.adamin her sheyini polise anlatiyor.bu hangi ahlaka,hangi terbiyeye sigiyor?eshini polise vermekde ne?
    haaaa bide boshanma parasi var tabi.o paraya alin teriyle kazailmish para gibi bakiyorlar ya beni hepden cileden cikariyorlar.aldiklari parayi cocuguna harcasa yine iyi.gidiyor oturuyor kuaforde,hem dedikodu yapiyor,hem orada adini ilk kez duydugu ishlemlerden yaptiriyor.cikincada 1aya kazanamayacagi parayi 10saniyede sayip veriyor.maksad adama zarar vermek olsun.bu parayi alin teriyle kazanmishmi,borc bulmush onu odemeye calishiyormushmu hic umurunda deyil…bu toplumu diziler mahv ediyor.zaten olen insanlari gormezden gelip 2dal agacin peshinde koshanlar icin bunlar hic bir shey……!
    hele en can alici noktaya deyinmedim.yalniz yashayan genc aileye yardim amacli aileler muhakkak bir sheyler yapar.erkegin ailesi alish verish yapip getirir,erkek bunu karisina o kadar guzel ikram eder.ama kadinin ailesi bir kibrit alsa hemen o kibritin ateshine erkegi yakacakdir.baaakk,baaaakk bunu annemler aldi deyip o kibritin ateshine kaynayan cayi bile zehir edecekdir.boyle shey olurmu Allah ashkina.buyutduyunuz ogullariniza bakin.beyenmediyiniz adamlarida sizin gibi kadinlar buyutdu.bende bir erkek cocuk annesiyim.ben oglumun bir cadiyla karsilacagini bilsem onu evlendirirmiyim?evlendirmem.ama ben o kizin nasil olacagini nereden bilecem.yani eshlerinizin ailesi sizin ogullarina oyle davranacagini bilse sizleri alirmiydi.ben bir kadin olsamda,erkeklerin tarafini tutuyorum.cunki bu erkekleri ezdiyiniz yeter.INSAF be bayanlar.eze-eze erkekleri kadin yaptiniz,kilibiklari super esh,erkek gibi olanlari canavar ilan etdiniz.YETER.oturup dushunmek yerine hemen sacmalayip kendinizi hic ediyorsunuz.bizde bir laf vardir “qadin kişini,kişide eleyer,nakişide eleyer” yani anlayacaginiz sorun erkeklerden cok kadinlarda.veeeee ne yazikki,cok yazikki bunu cok az adam idrak ediyor.
    hal boyle oluncada ALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN demekden basqa care kalmiyor.cunki toplumun agzi donduruldu yol cizildi bir kere.o yolun bozulmasi icin cok buyuk bir shey olmali.

    1. Hay yüreğine sağlık Aişem,bu kadar mı güzel anlatılır.Amin canım Allah tyardımcımız olsun.
      Cahidem Allah razı olsun Prof. Dr. Sefa SAYGILI nın yazısını paylaştığın için.Bende de Strese Son diye kitabı vardı,çok güzel yazıları.
      Kadının kocasına karşı vazifeleri:
      1- Kanaat: Çünkü kanaatkar olmak kalp rahatlığının sebebidir.. bir kadın arsızlık ve açgözlülük ederek efendisini, kendisinden ve evinden soğutmaktan sakınmalıdır. Kanaat; kafi gelecek miktar ile yetinmek tamahkarlık etmemek demektir.
      2- Kocaya itaat: Peygamberimiz ( a.s.m.)” bir kadın kocası kendisinden memnun olarak ölürse cennete girer.” buyurmuşlardır.
      3- Temiz olma: Kocanın göreceği yerlere itina ile dikkat etmek ve temizlemek. Bilinmelidir ki, güzellik ve temizliği getiren şeylerin en güzeli sudur. daima güzel kokular sürünmeli.
      4- İhtiyaçların karşılanması: Kocanın yemek yiyeceği vakte dikkat etmek. uyku saatini geçirmeme. kocanın adeti nasılsa o zamanlarda yemek ve yatağını hazırlamak.
      5- Malın korunması: Kocanın mal ve eşyasını korumak, çünkü mal ve eşyayı korumak iş bilmekten geçer.
      6- Akrabaya saygı: Kocanın akrabasına ve yakınlarına hürmet etmek. çünkü kadının kocanın akrabasına ve yakınlarına hürmet etmesi, güzel idare ve tedbirden ileri gelmektedir.
      7- Sır saklanması: kadın kocasından edindiği sırrını hiç kimseye duyurmaması. eğer duyuracak olursa kocasının itimadını kaybeder. kadında ondan emin olamaz.
      8- Saygı ve hürmet: kocanın emrini yerine getirmek. ona karşı çıkmama ve asi olmamak. eğer ona karşı gelecek olunursa onu kendine kinlendirip düşman yapma ihtimali yüksektir.
      Ayrıca bir koca hanımını istediği şeye zorlaması da caiz değildir ve kadın bu gibi şeyleri dinen yapmak zorunda değildir. Mesela, bir kadın yemek yapmak veya kendi çocuğuna bakmak zorunda değildir. Ama ailenin huzuru ve selameti için, aile fertleri arasında karşılıklı hürmetin tesisi için kadının meşru ve müspet olan ( kendi hoşuna gitmese de ) yapması elbette güzeldir.
      Aile içinde karı kocanın görev paylaşması:
      İslam’da aile, korunması gereken kutsalların başında yer alır. Bu sebeple aile başı boş bırakılmamış, bireylerini koruyacak biri aile reisi olarak en başta sorumlu tutulmuştur. Bu sorumlu kimse,sözünü dinletecek güç ve kuvvette olmalı ki,ailede haddi aşanları meşruluk çizgisinde muhafaza edip sözünü dinletebilsin.. Bu da aile içinde etkisini herkese kabul ettirecek güçte olan baba ve koca olacaktır..
      İslam’da ailenin bu reisi, başına buyruk kimse değildir.Tam aksine reisi olduğu ailenin sorumluluklarını olanca ağırlığıyla yüklenen, geçimini temin etme görevini de omuzlarına alan kimse demektir. Yani baba ve kocanındır dışarıda çalışıp ailenin geçimini temin etme sorumluluğu.. Hanım aile reisi gibi dış işlerinde çalışarak ,geçim temin etme zorunda değildir.
      Efendimiz (sav) Hazretleri, kızı Fatıma ile damadı Ali’yi evlendirdiği sırada, evin iç işlerini kızı Fatıma’ya, dış işlerini de damadı Ali’ye verirken:
      – Çeşmeden su getirmek, hamur yoğurup ekmek yapmak,evin temizliğini yapıp iç işlerini düzenlemek .. Fatıma’ya aittir. Dış işleri de Ali’nin sorumluluğundadır !tavsiyesinde bulunmuştur.
      Bununla beraber, bey ev işlerine de yardım edebileceği gibi,hanımın da dış ilerinde beye destek olması da caiz görülmüştür . Nitekim Efendimiz(sav)Hazretleri ev işlerinde ailesine yardım etmiş,hatta evdeki bu yardımın ümmetine de sünnet olduğu kitaplarımızda ifadesini de bulmuştur.
      Kadın Kocasına Yemek Yapmak Zorunda mıdır?
      Kadının yiyecekleri, elbisesi, oturacağı yerden ibaret olan nafakası, meşrû şartlar dâhilinde kadının nikâhlı kocasına aittir. İsraftan sakınmak gerekir. Zira Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, “Kocanın malından, iyilikle sana ve çocuğuna yetecek kadar al.” buyurmuşlardır.
      Hanımların yemek ve ekmek pişirmesi, elbise yıkaması, oda süpürmesi, ev işlerini tertip ve düzenlemesi, kocasının yükünü hafifletmeye çalışması ahlaki birer görevdir ve şerefli bir hizmettir. (Hukuku İslamiyye Ö. N. Bilmen 2/483)
      Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem kızı Fatıma’ya: “Kızım sen ev işlerini, Ali de dış işleri görsün” buyurdu. Peygamberimiz her şeyde olduğu gibi aile hayatında bize en güzel örnektir. Bu günkü aile sıkıntılarımızın başında Kur’an ve Sünnetten ayrılmamız gelir.
      Kadın Eşinin Ailesine İyi Davranmalı:
      Müslüman bir hanımın eşine iyi davranmasının bir diğer yönü de eşinin anne ve babasına karşı iyi davranması, onlara hürmeti ve takdiri elden bırakmamasıdır. Kadın, kayınvalidesine yardımcı olarak kocasına ikram ve iyilikte bulunur. Dolayısı ile koca da bu durumu göz önünde bulundurarak hanımına ve onun annesine karşı iyi davranır. Kadın bunu yapmakla aslında kendine iyilik yapmış olur. Zira Allah Teâlâ, “İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey midir?” (Rahman 60)
      Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem, “İnsanların hayırlısı, insanlar için hayırlı olandır.” buyuruyor.
      Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin ümmetine öğrettiği merhamet, sadece yakınlarını değil bütün insanlığı kucaklamaktadır. Bir hadis-i şerifte şöyle ifade edilmiştir:
      “İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.” (Müslim)
      “Merhamet edenlere Allah da merhamet eder. Siz yeryüzündekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin”. ( Tirmizî )
      Merhamet bazı kimselerin sandığı gibi, sadece bir acıma duygusu değildir. Sevgiyle gelişen yardım ve fedakârlıkla büyüyen şümullü bir histir. Eğer bir kalpte merhamet duygusu yoksa o kalp hastadır.
      Zamanımızda bazı kişiler ‘kadın, erkeğinin çamaşırını yıkamak zorunda değildir, çocuğunu emzirmek mecburiyeti yoktur’ diyerek aile hayatının yaşanmaz hale gelmesine vesile oluyorlar. Her ne kadar kazaen mecbur değilse de işin bir de dinî yönü, insanî yönü, merhamet boyutu vardır. Memure kadın, alacağı para karşılığında tanıdığı, tanımadığı insanlara günlük en az sekiz saat hizmet ederken kocasına, çocuğuna, kocasının anne, babasına neden itaat etmesin. Bu garip düşünceler ve benzeri yanlışlar nice ailelerin çözülmesine ve huzursuzluğa vesile oluyor. Aileler her şeyden fazla muhabbete muhtaçtırlar.
      Ailelerin dünya ve ahiret saadeti için önce Allah ve Rasulü’ne itaat etmesi birbirlerine meşrû zeminlerde itaatleri gerekir. Günahlarda hiç kimseye itaat gerekmez.

      Saniyen; herkesin birbirlerine karşı sorumluluklarını yerine getirmeleri ailenin mutluluğunu sağlar. Aksi halde aile hayatı yaşanmaz hale gelir. Bir diğer yönü ise hayat sadece bu dünya ile sınırlı değil, bir de asıl hayat olan ahiret hayatı vardır. Biz öyle bir aile ortamı oluşturalım ki haramlardan uzak, Kur’an ve sünnet ikliminde, cennetî bir hayat yaşanan akl-ı selim sahibi insanların hayatı olsun. Zira Allahu Teala güzel davranışta bulunanları sever.(Alıntı)
      Rabbim hepimizi razı olduğu kullardan eylesin amiin.

      1. Bir babanın evlenmek üzere olan oğluna tavsiyesi:

        Baba, ocağa aynı büyüklükte üç kap koymuş, hepsini suyla doldurup üçünün de altını yakmış.
        “Şimdi, istediğim her şeyden iki tane vereceksin bana” demiş oğluna. Sırasıyla havuç, yumurta ve kavrulmamış kahve çekirdeği istemiş… Oğlu hepsinden ikişer tane vermiş babasına.
        Adam iki havucu birinci kaba, iki yumurtayı ikinci kaba ve iki kavrulmamış kahve çekirdeğini üçüncü kaba koymuş. Her üçünü de yirmi dakika süreyle kaynatmış. Daha sonra kapları indirip yemek masasına buyur etmiş oğlunu.
        Yemek masasında üç tabak duruyormuş. Kaplarda kaynayan havuçları, yumurtaları ve kahve çekirdeklerini büyük bir özenle tabaklara yerleştirmiş. Sonra oğluna dönüp sormuş: “Ne görüyorsun?”
        Oğlu düşünürken açıklamaya başlamış.
        “Havuçlar haşlandıkça aslını kaybedip yumuşamış.
        Yumurtalar görünüşte baştaki gibi sert duruyorlar ama içleri katılaşmış.
        Kahve taneleri ise olduğu gibi duruyor, başta neyseler sonunda da öyleler.. ”
        Sonra asıl tavsiyesine sıra gelmiş:
        “Evlilikte aşk ve şefkat birlikte olmalıdır.
        Aşksız bir evlilikte her iki eş de şu gördüğün havuçlar gibi birbirlerini tüketirler, eskitirler, pörsütürler.
        Şefkatsiz bir evlilikte ise eşler birbirlerine ne kadar tahammül etseler de, şu gördüğün yumurtalar gibi içten içe katılaşırlar, birbirlerinden uzaklaşırlar.
        Aşkın da şefkatin de olduğu bir evlilikte ise, şartlar ne olursa olsun, eşler tıpkı şu kahve taneleri gibi, birbirlerinin yanında kalırlar, kendi kişiliklerini yitirmezler. Kahve tanelerinin tekrar kaynatılmaya hazır olmaları gibi, onlar da birbirleriyle baş başa uzun yıllar geçirmeye isteklidirler.
        Oğlu aldığı bu dersten tatmin olmuşa benziyordu.
        “Asıl ders bu değil!” dedi baba. Oğlunun elinden tuttu, ocağın üzerinde bıraktığı kapların içinde kalan suları gösterdi.
        “Havuçlardan ve yumurtalardan arta kalan suya bak…
        İkisinde de bir tat yok ” Kahve çekirdeklerini çıkardığı kaptaki suyu yavaşça bir fincana boşalttı. Mis gibi taze kahve kokuyordu. Fincanı oğluna uzattı. “İçmek istersin herhalde” dedi. Oğlu kahvesini yudumlarken konuşmasını sürdürdü.
        “Kahve çekirdekleri gibi birbirlerini tüketmeyen eşlerin paylaştığı yuva da işte böyle olur. Mis gibi, temiz ve huzur verici. Başka herkesin fincanına koyup yudumlayacağı taze kahve gibi…Çünkü onlar birbirlerini harcamayarak, birbirlerine aşkla ve şefkatle davranarak hayata kendi tatlarını, kokularını ve renklerini katmayı başarırlar.”

    2. neriman says:

      ağzına yüreğine sağlık ben bu düşüncelerim yüzünden çoğu bayanlarla tartışıyorum benim gibi düşünenleri görmek duymak çok güzel bence kadın toprak gibi olmalıdır sadece üstüne bastığımız toprak olarak algılamayalım lütfen o toprağın bizlere neler verdiğini neleri örttüğünü düşünerek hareket edelim

    3. Adinizin Aishe olmasa ben bunlari yazanin bir erkek oldugunu zannederim. Agziniza saglik. Buradaki evli veya evlenecek bayanlarin bu teshisi iyi okumalari evlilik ve saadetleri acisindan cok onemli.Hani erkekler melek degil ama gercektende “YUVAYI DISI KUS YAPAR” sozu dogru. Buna ilavetende “YUVAYI DISI KUS BOZAR” olmasi gerekir. Erkekler icin soylediginiz “cok az adam idrak ediyor” lafi bana gore dogru degil. Adam idrak ediyor ama bosanmamak icinde direniyor. Cunku sorumluluklarini bir tarafa atamiyor. Atanlar zaten bosaniyor.

  12. sinemsamli says:

    Erkeklerin bu kanunlara göre evlenmekten kaçmalarından doğal ne olabilir.Hele ki görücü usulü ile evlenip eşini evlendikten sonra tanıyanlar için tam bir kabusa dönüşebilir. Maalesef insanlarda hoş görü azaldığı ya da yok olduğu için evlilikler kısa zamanda çatırdıyor ve bu durumdan erkekler de kadınlar da ciddi zarar görüyor.Bir erkek eşinden memnun değilse ve boşanmak istese ne kadar zorlanır.Yasal zorunluluklara katlanacağıma öyle ya da böyle eşime tahammül edeyim der sonuçta olan çocuklara olur mutsuz anne baba arasında kalan mutsuz çocuklar olurlar.1500 tl maaş alan bir erkek vereceği 500 tl nafakadan sonra hayatının geri kalan kısmını eski eşine zorunlu olarak bir nevi adar kendini.Bence de biraz daha adil olunabilir.Bu adalet kadının gördüğü şiddete göre değişebilir bence.Yani psikolojik şiddet ile fiziksel şiddet aynı olamaz.Her halukarda şiddettir elbet fakat her iki durum aynı şekilde cezalandırılmamalıdır.Yazıda güzel ve bir o kadar acı noktalara değinilmiş fakat bir çözüm üretilememiş ya da varsa bir çözüm bu açık açık belirtilmemiş.Sorundan çok çözüme odaklanılırsa daha sağlıklı olur kanaatimce.Doğru bildiğinizi yazma cesaretinize bir kez daha hayran kaldım Cahide hanım.Sonuçta belki de pek çok kadın takipçiniz sizi yayınladığınız bu yazıdan ötürü kınadı ama herkes doğru bildiğini hoşgörü çerçevesinde paylaşabilmeli öyle değil mi?Sevgiler…

  13. yazı size ait değil ama sitenizde yer vermişsiniz. evet bir kadın 1 tokatla boşanma davası açmaz. bizim toplulumuzda evlenip ayrılmış bir bayan olmak çok zor. O da istemezdi böyle olsun. Kadınlar bizim ülkemizde hep mağdur hep mağdur. zihniyetimiz kadınları ezmeye yönelik. zamanında kayınvalidesi ezmiş ben de gelinimi ezerim mantığı daha doğrusu mantıksızlığı var kadınlarda. şiddeti ortaya çıkaran faktörlerden büyüğü malesef gene kadınlar. saygılar

    1. ozge hanim yazdiginizi okudunuzmu???bizim ulkemizde kadin hep madur,hem madur diyorsunuz.sonrada shiddeti ortaya cikaran faktorlerden buyugu kadin diyorsunuz.bu nasil bir yorumdur anlamadim.sizde erkek hep madur,hep madur.

      1. aisha kardeşim sana katılıyorum..özge hanım saçmalamış….

      2. Neden hep erkek magdur olsun ya da hep kadin??
        Oyle olsa, hep erkekler hakli olsa dinimiz neden kadinlari korumaya yonelik bir suru kural getirsin, neden kadini, anneyi boylemkutsal ve degerli bir yere koysun, ayaginin altina cennetleri sersin?

        Ayrica bu tamamen kisilik meselesi, oyle erkekler taniyorum ki evde teror estiren, esim colugum cocugum demeden doven, hakaret eden, ailesine zerre deger vermeyen, evini otel karisini hizmetci gibi kullanan… ustelik bu tipler egitimli okumus insanlarin arasindan da umulmayacak kadar fazla sayida cikiyor. Neden israrla erkekleri hep hakli ve magdur olarak kabul ediyorsunuz?
        Ayni sekilde cok cok yakinlarimdan bildigim kocasina zerre saygi gostermeyen, onun onurunu gururunu insanlar icinde dahi hic umursamadan ayaklar altina alan kadinlar da var.
        Hep erkekler ya da hep kadinlar anlayisina sonuna kadar karsiyim. Aslinda konu ne olursa olsun ‘genellemeci zihniyet’e karsiyim ben, sonuna kadar hem de. Bunun yerine anlamali dinlemeli, kimin hakli kimin haksiz olduguna ya da neyin dogru neyin yanlis olduguna oyle karar vermek daba ddogru degil mi?

        Aileler hem kiz hem de erkek cocuklarina siki bir terbiye vermeli, ozellikle evlilikler de her iki taraf da son derece duyarli ve yaslarina yakisan sekilde olgun davranmali ki ters giden bir seyler duzeltilebilsin, kari koca isine anneler ozellikle fazla karisinca isler cigirindan cikabiliyor.

        Sonucta dinimizce de kadinin ve erkegin haklari ve sorumluluklari belirtilmistir, bunlara uygun terbiye alan eslerin evliliginde boyle sorunlar cikacagini zannetmiyorum.

        Rabbim evlatlarimizi hayirli imanli insanlarla karsilastirsin insaAllah (amin)…

        1. fzt.rümeysa says:

          ben de bu mağdur hep erkek ,mağdur hep kadın edebiyatına karşıyım.yukarıdaki olay tıpkı kadınların çocuklarının gözü önünde öldürülesiye dövüldüğü pek çok olay gibi münferit bir olay ve sebepleri o ailenin içinde bulunduğu durum tam olarak bilinebildiği taktirde bulunabilir.
          ancak günümüzde boşanmaların artması da bir vakıa tabi ki. kadınlar evlendikleri zaman prensesler gibi muamele göreceklerini erkekler ise kurdukları bu yeni imparatorluğun kayıtsız şartsız tek hakimi olacaklarını sanıyorlar. tabi işler öyle gitmiyor. sorun her ne olursa olsun temelinde islamsızlık ve sevgisizlik yatıyor. Ancak erkek dinen kendisine verilen aile reisliği makamına binaen bi derece daha sorumludur benim gözümde. çünkü bu makam kendisine tabi olunması , itaat edilmesi, akşam kendisinin güler yüzle ve zarif bir şekilde karşılanması gibi bitakım avantajlarla birlikte aile içinde ki küçük büyük her türlü sorunu da adeletle ve soğukkanlılıkla ve inandığı dini de göz önünde bulundurarak çözme yükümlülüğünü de getirir . yoksa eve ekmek getirmek yeter sorumluluk değildir . bunu hiç diploması olmadığı halde gerek eşinin vefatı gerekse diğer bir çok nedenle 40 nından sonra çalışmak zorunda kalan bir çok bayan da yapabilmektedir.
          her ailede hatta peygamber efendimizin ailesinde de sorunlar olmuş üstelik bazısı ile nikahı bizler gibi nikah salonunda değil arşı alada kıyılmış .eşleri , mübarek annelerimiz kendisini üzmüş hatta kendisine 1 ay boyunca eve almama cezası bile vermişler ancak o hilm sahibi bir peygamber ve kadın fıtratından anlayan zarif bi erkek olmanın neticesinde yine de güzel muamelede bulunmuş.(Bu noktada Nureddin yıldız hocanın erkeklerin en naziği sohbetinden yardım aldım, dileyen bir göz atabilir)
          Allah hepimize evlatlarımızı bir gün bir zevc bir zevce bir anne ve bir baba olacaklarının sorumluluğu ile yetiştirmeyi nasip etsin.

      3. şiddet eğilimli erkeği de yetiştiren anne değil mi? tüm suç tabi ki bunları yetiştiren anne değil ama gelini eziyet çekerken keyif alan kayınvalideler var demek istedim. kadınlar, günlerde gıybet edip örgü örmek yerine biraz daha kendilerini yetiştirmeye yönelik işlere meyletseler toplum çok daha farklı olur.

  14. Cok dogru yazmissin Ablacigim agzina saglik. Ne olacak bu toplumun hali Allah yardimcimiz olsun.

  15. ne yani yuvalar yikilmasin ama kadinlar dayak yesin, hatta oldurulsun oyle mi?
    vay beni tahrik etti diye adamin tokat atma hakki olsun oyle mi?

    Hic sormuyorsunuz adam acaba kadini bu kadar sinirlendirip bagirir cagirir hale getirecek ne yapti?
    En basinda adam da kadina psikolojik siddet uygulayip onu tahrik etmis olamaz mi?

    Fiziksel siddet bu isin son asamasi. Oncesinde kim bilir ne kadar psikolojik siddet uyguladi, Allah bilir…

    Ayrica yazar hic sormamis genc bir kadinin parasiz pulsuz namusuyla yasama imkani var mi? Yahut yaninda cocuguyla yaninda yeniden evlenip hayat kurma sansi var mi?

    Yazar maalesef hep erkekten yana tek tarafli bakmis. Hadi o erkek, siz bir kadin olarak nasil olupta bu yanlili yaziya hak verebildiniz ben onu anlamiyorum.

    Ulkemizde son 10 yilda kadini koruyan yasalar cikti da kadinlar az cok insan gibi muamele gormeye basladi. Erkekler eslerine insan gibi davranmadigi muddetce yasalar kadini korumali ve guclendirmeli. Bilhassa Turkiye gibi erkek egemen toplumlarda bu olmali. Yoksa kadinlarimiz eziyet, zulum gormeye, olmeye, oldurulmeye devam edicek.

    1. pardon ama sabiha hanım kadında sütten çıkmış akkaşık mı ? ben sizi sinirlendirmeden nasıl bana tokat atabilirsiniz kise durup duruken evladının annesine el kadırır ? çevremde yanlış anlamayın lütfen okadar cok tiripli kadın var ki bunların sayısını ben bile unttum adamcağız işten yorgun argın geliyor rahatlatmak yerine kadın o eksik bu eksik şunun şu eşyası falancanın kocası karısna kıyaslama hep senin anan baban yokmu paran az yetmiyor gibi birr dolu asalayıcı seyler sarf ediyorlar yetmiyor bide bunu toplum önünde ifşa ediyorlar bugun bir cok kadın eşine destek yerine özgürlük denen yobazlık peşinde neye özgürlük yada kime özgürlük merak ediyorum. Kendi ailesine gelince üstün hizmet bekliyorlar ama eşinin ailesine gelince aman uzak olsun niye sebep ne seni bir ana doğurduda onu bir faişemi doğurdu ? niye kayın validelere yeterince ilgi gösterilmiyor ? ? dinimizde kadının kocasından izinsiz bırakın sokağa çıkmayı yatakta ona sırtını dönemez bile.. ama bugun kocsını hiç takmayan kadınlar var üstelik yalan konuşanlar dahi var ” Ahmete anneme gidiyorum dedim aman burda görmesinler beni ” diye milleti tembihleyen kadınlar biliyorum yalan yalanı doğurur derler sonra esinden sadakat bekler ask bekler ne verdin ki ne bekliyorsun cevre beğenecek diye kıyafete göre ayakkabı ona uygun çanta diye bütün gün tabanı çatlayana kadar gezenler var niye birgünde esine süslenmiyor … Sonra vay kocamın göz dısarda telefonunda mesaj yakaldım bilmem ne diye tvlerde ağlıyorlar ya bırakın allah askına mağazalarda görüyorum adam diyor ‘ hanım kurban geliyor okul açıldı eşarp suan bütçeyi zorlar kurbandan sonra gelelim olurmu ‘ diyor kadın inatlaşıyor zotlasıyor milletin içinde adamın haysiyetini rencide ediyor ya bunun gibi bir cok mesele adam yapma etme böyle giyinme dedikçe ‘ sen bana karışamazsın ‘ deyip çıkıyorsunuz sonra kavga ettik anlayışsız bilmem ne o suçlu madem bizde mağdur değiliz yani birde erkekleri dinlemek lazım böyle konuşmak için kolaymı bir kadına sahip çıkmak ev geçindirmek herkezi memnun etmek kaç parçaya bölünüyorlar yazık günah yani kadın erkeksiz bi hiç erkekte kadınsız bir hiçtir bu kadar sağduyusuz kalmayın

      1. Muberra hanim, ben ozgurluklerden vs. bahsetmiyorum. Evet, soylediginiz gibi kadinlar var buna da katiliyorum ama ulkemizde “kadin cinayetleri” diye bir problem varsa bunun sorumlusu psikopat erkeklerdir. Boyle erkeklerinde ne dinden ne imandan haberleri olmadigi kesin. Hatta birakin Islam dinini baska hic bir dinden de haberleri yok bence. Dolayisiyla bu isin cozumu 3-5 kotu ornek yuzunden kadinlari gucsuzlestirmekten degil, aksine bu kotu orneklere ragmen kadinin guclendirilmesinden geciyor.

    2. gülaykahvekeyfi says:

      valla size bir şey söyleyeyim mi islami hayatı yaşamayı seçmiş bir kaç aile biliyorum biri de benim kuzenim eşine öyle bir saygı sevgi gösteriyorlar ki sonuna kadar laikim özgürüm eşiti diyenler haltetmiş eşlerine ev işlerinde yardımcılar neden sünnet diye yani islam dini kadınları insan yerine koymuş peygamberimiz develer sarsmasın diye dikkat edin hanımların incileri kırılmasın demiş

      1. İşin özü bu işte Gülaycığım. Bir erkek tam anlamıyla İslam’ı biliyorsa eşine iyi davranır, onu bir emanet gibi görüp kollar. Gerisi fasa fiso…

      2. aynen katiliyorum ama tam tersi orneklerde yok degil. Dinimizin kurallarini, peygamberimizin sunnetlerini kafalarina gore yorumlayip, kafalarina gore sonuclar cikarip, kadinlara gorulmemis eziyetler eden erkeklerde yok degil. Bu durumda gereken, kadinlar cok guclendide boyle oldu demek yerine, dinimizin kadinlari ne kadar guclendirdigini, ne kadar kiymet verdigine dikkat cekmek.

  16. fatma ç says:

    ben de bir tokatla sözüne katılmıyorum evet canı o anda yanmış olabilir acısı geçebilir ama asıl olan o tokattan sonra ki gurur o kadının gururu inciliyor. Artık erkeklerde çok değişti evine bağlı namuslu dürüst ekmeğinni taştan çıkaran erkeklerde azaldı. Birde ben mahkemenin verdiği kararı da doğru bulmadım açıkcası erkek maddi açıdan büyük bir sıkıntıya sokulmuş itiraz hakkının bulunduğunu düşünüyorum ahhh ahhh ona sorsan o haklı bana sorsan ben haklı zaman bu zaman maalesef.Selametle Allah a emanet olun.

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: