OKUL FORMASI NEYİ ÖRTÜYOR?

Okullar açıldığından beri “Forma mı, serbest kıyafet mi” tartışması hız kesmeden devam ediyor. Geçen gün Facebook’ta kendi düşüncelerimi yazınca ortalık birbirine girdi. Şikayetler hep aynı:

-Çocuklar her gün değişik kıyafet giymek istiyor, nasıl para yetireceğiz?

-Bazıları marka giyecek, diğerleri imrenecek, çocuklara nasıl söz geçireceğiz?

Bahaneler çok ama ben özellikle bu iki konuya değinmek istiyorum. Çocuk çevreyle tanışana kadar ebeveyninin alışkanlıklarına, hal ve hareketlerine göre şekil alıyor. Bu da çocuktaki kişiliğin temelini oluşturuyor. Yaygın bir söylemle çocuk anne ve babasının aynasıdır.

Bana göre serbest kıyafet çocuklara ve aileye verilmiş bir haktı ama, siyah önlük giyerek büyüyen nesil, bunun kıymetini bilemedi. Neden mi; çünkü kendi kendimize gereksiz sınırlar çizmeyi, belli kalıplara girmeyi, başkalarının senaryolarını oynamayı seviyoruz. Bilerek veya bilmeyerek çocuklarımızın da bu kalıplar içinde kalması yönünde uğraş veriyoruz.

Hedonist çocuklar yetiştiriyoruz. Her istediği yapılan, hevesi kursağında kalmasın diye, arzularına asla gem vurulmayan, sınır tanımayan, idareyi bilmeyen, yokluğu hissetmesin diye ailelerin dişini tırnağına taktığı, egoları yüksek, empati kuramayan, halden anlamayan çocuklar büyütüyoruz.

Bu çocuklar neden markalı ve her gün değişik kıyafet giymek istiyor? Bunun en büyük sebeplerinden biri de aileler değil mi?

  • Çocuk daha küçücükken, kıyafetinde ufacık bir leke olsa hemen değiştirip yenisini giydiriyor vesveseli pimpirikli çocuklar yetiştiriyoruz.
  • Ayakkabısından tokasına kadar giydikleri uyumlu olsun diye uğraşıyor, mükemmeliyetçi çocuklar yetiştiriyoruz.
  • Maddi durumumuz iyiyse, her istediğini alıp tatminsiz çocuklar yetiştiriyoruz.
  • Elin söylediklerini hayatımızın merkezine koyup, çocuklarımıza da “El ne der?” düşüncesini benimsetiyor, kompleksli çocuklar yetiştiriyoruz.
  • Küçük yaşta kıyamayıp, belli bir disiplin veremediğimiz, hayır diyemediğimiz çocukların bir gün geliyor kölesi oluyoruz.
  • Çocuklarımızın yanlışlarını konuşarak düzeltmek, farkettirmek yerine, her dediğini yapma kolaycılığını tercih ediyoruz.
  • İşte bu yüzden baş edemediğimiz sorunları lokâl bir çözüm olan veya çözümmüş gibi görünen formayla kapatmaya çalışıyoruz.

Kominist düzenlerden kalan kötü bir mirasdır forma. Tek tip insan oluşturma hastalığı… Aynı kafa yapısında, aynı kıyafetle, aynı hizada, mümkünse aynı boyda…

Rengarenk bir okulun nesi kötü? Neden herkes aynı renk  kıyafetler giymek zorunda bırakılsın? Neden kıyafetlere takıldığımız kadar; Fikirler, kanunlar, çocuklara verilen eğitim üzerine de kafa yormuyoruz?

Serbest kıyafete karşı gösterdiğimiz mukavemet kadar, neden sınıfların hatta okulların karma oluşuna da tepki gösteremiyoruz?

Kıyafet yönetmeliğinde etek boyu mini olmayacak diye belirtilmesine rağmen pek çok kız öğrenci mini etekle okula geliyor da, “neden ben kızımı başörtülü okula gönderemiyorum?” diye sorgulamıyor, sesimizi çıkaramıyoruz?

Yırtık pırtık paçavraların üzerinde ünlü markaların ismi olunca, adı “markalı kıyafet” oluyor da, neden pazardan alınan düzgün bir kıyafet küçümseniyor, “Pazar malı” diye burun kıvrılıyor? Ve biz neden bunun bir saçmalık olduğunu çocuklarımıza anlatamıyoruz?

Markalı olan sadece kıyafetler değildir! Çanta, ayakkabı ve saatin de markası  vardır. Tek tip forma isteyenler, ayakkabıyı, çantayı da tek tip istemeliler. Hatta kalemler, silgiler, ciltler bile aynı olmalı.

Çocukların kantinden aldıklarına ne demeli? Biri her gün bol miktarda para harcarken, diğeri günlük 50 krş. la okula gidiyorsa,  biri hep muz, sucuklu tost  getiriyor, diğeri ekmek arası reçel getiriyorsa buna da bir çözüm bulunmalı! Yiyecekler bile tek tip olmalı!

Bazı çocukların babaları okula arabayla getirirken, evi uzakta olsa okula yürüyerek gelen çocuklar onlara heveslenmez mi? Bazıları için doğum günü kutlamaları yapılıp, partiler düzenlenirken, doğum günleri kutlanmayan çocuklar onlara imrenmez mi?

Say sayabildiğin kadar! Her çocuk başka karakterde, her aile başka yapıda, her birey farklı bir fıtrattayken, tek tip kıyafet ısrarının anlamı nedir?
Mini etek giyen, formayla da aynısını yapabiliyorsa, formayla da yakasını bağrını açabiliyorsa, sevgilisiyle buluşmak için, okuldan çıkarken sivil kıyafetini giyip çıkıyorsa, bu forma neyi örtecek?

Hergün farklı bir kıyafet giyilmesi gerektiği düşüncesini çocukların kafasına kim yerleştirdi?

Çocuklarımızın kıyafet sorunu yok, eğitim sorunu var. Biliyoruz ki, alimden zalim, zalimden alim doğabilir. Her insan aldığı eğitimin tersine doğru evrilebilir. Kaderi değiştiremeyiz elbette lâkin,  önemli olan bizim evlatlarımıza ne verebildiğimiz, eğitimleri, terbiyeleri için ne kadar çaba gösterdiğimiz, anne babalar olarak bize düşen görevleri ne kadar yerine getirdiğimizdir.

Maalesef çoğumuz, çocuklarımızla konuşmayı, ailede sıcak bir  sohbet ortamı oluşturmayı bilmiyoruz. Çocuklarımızı bizden çok; televizyon, internet ve çevre eğitiyor. Böyle olunca da çocuklara söz geçirmek, doğrunun aslında ne olduğunu anlatmak zorlaşıyor…

Neden çocukları ilmek ilmek işlemek dururken, onları TV dizilerine, internetteki sanal bataklığa ve çevre kıskacına mahkum ediyoruz? Bataklığı kurutmak için çabalamak dururken, neden sinekleri öldürmek için uğraş veriyoruz?

Çocuklarımıza Musab Bin Umeyr’in şehrin en zengin ve yakışıklı delikanlısıyken, şehit olduğunda üzerini kapatacak kadar bir kıyafetinin bile olmadığını,

Rasulumüze, dünyalık en yüksek makamlar teklif edildiği halde, Allah için tüm bunları nasıl elinin tersiyle ittiğini anlatalım. Cennetlik sahabeleri, Çanakkale yiğitlerini, Sarıkamış şehitlerini anlatalım.

Üstünlüğün markalı, pahalı kıyafetlerde değil düzgün karakterde, takva da olduğunu… İnsanların kalitesinin, giydiği kıyafetin  kalitesiyle doğru orantılı olmadığını anlatalım onlara. Her istediğinin yerine gelemeyeceğini, bazı isteklere gem vurulması gerektiğini, ihtiyaçların ve isteklerin farklı olduğunu öğretelim. Tıpkı Lokman Aleyhisselam’ın oğluna verdiği öğütler gibi ve aynı uslupta öğütler verelim onlara:

Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla:

“Yavrucuğum! Haberin olsun ki, yaptığın bir hardal tanesi ağırlığınca olsa da, bir kaya içinde veya göklerde, yahut yerin dibinde gizlense, Allah onu getirir, mizanına kor. Çünkü Allah en ince şeyleri bilir, her şeyden haberdardır.”

“Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır. Başına gelenlere sabret, çünkü bunlar, azmi gerektiren işlerdendir.”

“Hem insanlara karşı avurdunu şişirme (kibirlenme) ve yeryüzünde çalımla yürüme. Çünkü Allah övünen ve kuruntu edenlerin hiçbirini sevmez.

Yürüyüşünde tabii ol, sesini alçalt, çünkü seslerin en çirkini elbette eşeklerin sesidir. (Lokman suresi:16-17-18-19.ayetler)

Ve en önce biz bu öğütlere kulak vermeli, kıyafete, eşyaya, markaya, modaya ve daha nice illetlere kul olmamayı öğrenmeli, dünyanın geçiciliğini fark etmeliyiz.

Sonuç olarak:

Fıtrat boşluk kabul etmiyor. İnsan yaratılışı gereği aidiyet ihtiyacı hissediyor. Çocuklarımıza ait olduğu asıl merkezi tanıtamaz, doğru istikamette yol almayı öğretemezsek, hayat boyu yıpratıcı bir mücadelenin aktörleri olmaktan kurtulamayacağız…

CAHİDE SULTAN

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. Selamun aleykum abla. Okulda forma giymemek için uğraşlar verdiğim bugünlerde bu yazınızla karşılaşmam tevafuk oldu.

    Ben bir imam hatip lisesinde son sınıf öğrencisiyim. Üç buçuk seneye yakın forma olmayan okulumuza bu sene forma getirildi. Allah’a şükür ferace serbest lakin kendi belirledikleri bir eşarbı takmayı zorunlu kılıyorlar. Ama eşarp dediğimi bakmayın aslında mendil boyutunda bir trafik lambası. Yeşil sarı ve türlü renklerin özellikle cırtlak tonlarının olduğu parlak ve küçük boylu bir eşarbı örtmemizi istiyorlar. Okulda etek veya feraceyi rahat olmadığı için giyemeyeceğini söyleyenlerin yanında bende tesettürü bozacak bir şeyi takamayacağımı savunuyorum. Daha yeni yeni tesettürünü düzelten biriyim. Nefsimi yenip o renkli eşarpları yeni bırakan birini zorla yanlışa sürüklemenin vebali ne olacak? Israrla uygun olmadığını söylediğimizdeyse cevapları onların zamanında eşarbın bile serbest olmadığı oluyor. Bizim imkanlarımız çok rahatmış aslında.

    O türlü zorluklara katlanıp zorla okuyan ve bir sürü şeyden haberdar olup görmezden gelen hocalarımızın kendileri tesettüre uygun giyinmedikleri gibi bizleride kendi isteklerine göre kötüye yönlendirmesine ne demeli?

    Her seferinde forma konusunda güvenlik ve maddi durum konusunu bahane gösteren hocaların birkaç hafta içerisinde yüz küsür liralık formayı almaya zorlaması ne kadar doğru?

    Biz üç kardeşiz ve hepimiz aynı okulda okuyoruz. Durum böyle olunca kısa bir sürede bize göre büyük bir mebla çıkıyor ortaya. Maddi hali orta derecede olan bir aile olmamıza rağmen bizi bile zorlayan bu durum maddi imkanı yetersiz olan insanları nasıl etkileyecek?

    Sonuç olarak kimse güvenlikten maddiyattan bahsetmesin lütfen. Güvenlik başka bir yolla da sağlanabilir. Ve maddi durumu olmayan insanları bahane edilerek bunu ortaya koyması mantıksız. Okulumuzda okuyan herkesin günlük giyeceği bir iki kıyafeti var ama herkesin bir iki haftada forma alacak imkanı olmayabilir.

    Ama bu şekilde hem maddi hem manevi yönden zor durumda bırakılan insanların haklarını koruyan biri var. Şüphesiz O, her şeye gücü yetendir. Tekrardan esselamu aleykum.

    1. Ve aleykum selam Zişan. Öncelikle seni bu hassasiyetinden dolayı tebrik ediyorum. Yüreğim coştu, geleceğe dair ümitlerim arttı. Rabbim seni sırat-ı mustakimden ayırmasın. Canım benim, sana forma konusunda bir yaptırım uygulayamazlar. Eşim de öğretmen. Okulunda kurallara uymayan pek çok öğrenci var ve onlara birşey yapamıyorlar. Eğer sen farklı bir eşarp örtmek istiyorsan bunu açık bir dille belirt. Ailenin sana destek olması da çok önemli. Yine onların belirlediği bir formayı da giymek zorunda değilsin. Renk olarak forma rengine yakın bir ferace giyebilirsin.

      Yine de idareyle zıtlaşma. Kararlı fakat güzel bir dille kendini ifade et gülüm. Allah yar ve yardımcın olsun. Seni ve senin gibi yüreği imanla dolu kardeşlerimi Allah için çok seviyorum…

      1. Elhamdülillah ferace konusunda bir sıkıntımız yok şu an. Her zaman saygı çerçevesinde elimden geldiğince anlatmaya çalışıyorum hem aileme hem müdürümüze. Lakin disiplin cezasıyla tehdit edildiğimizden dolayı annemlerinde içi rahat etmiyor. Yine de benim kadar dikkat etmeseler bile çok fazla bir şey söylemiyor ailem. Sizin de Allah yardımcınız olsun ablacığım. Yorumumu uzun olmasına rağmen okuduğunuz için, böyle güzel yazılarınızla farkındalık oluşturduğunuz ve mutfakla pek arası olmayan birine bile yemek yapmayı sevdirdiğiniz için (bu kişi ben oluyorum:) Allah sizden razı olsun. Ve bende seni Allah için çok seviyorum ablacım, Allah’a emanetsiniz.

  2. yuregine saglik guzel ablam. 🙂

  3. http://www.konyaninsesi.com da yayınlamak istiyorum. İzin Varmı?

  4. karakalem says:

    Lise zamanlarımızda bizde isterdik bazen serbest kıyafet olsa güzel olurdu diye ama şimdi yanlış düşündüğümün farkındayım. Serbest kıyafet tek tiplikten ziyade düzendir. En önemlisi de yabancı birinin okula girmesi engellenmiş oluyor. Çoğu okulun formaları birbirinden farklı olmasında amaç da budur bence. Yabancı biri okula girmeye çalıştığında direk farkedilmektedir. Malesef serbestlik olduğu takdirde okullarımız büyük kısmı bunun önüne geçemez.

    Aile terbiyesi elbette önemli bu giyim konusunda ama her aile yapısı aynı değil. Çok farklı yetişen çocuklar biraraya geliyor orada o yüzden herkesi bilinçlendirmek mümkün olamadığı için elimizdeki imkanlarla kötü sonuçlar çıkmaması için çaba göstermeliyiz.

    Hani bırakın serbest giyinmeyi elindeki formayı iki ablasından kendisine kalıp giyen, beden derslerinde giyecek eşofmanları yırtık eski olduğu için derslere girmek istemeyen arkadaşlarım vardı. Asgari maaşla çalışan tanıdığım var bana söylediği söz eğer oğlum benden farklı bikaç kıyafet isterse nasıl alıcam oldu.

  5. müfredatın o kadar karamsar olmamızı gerektirmediği söylenmiş de..

    http://www.derindusunce.org/2013/09/27/liselerde-faiz-problemleri-yerine-zekat-problemleri/

    şöyle bir haber var, dikkat çekmesi gerekiyor. senelerdir bankanın vereceği faizi hesaplattığımız çocuklarımızın zihnine bunu borçluyuz.

  6. yasemin duman says:

    cahide hanım ben öğretmenim. her ortamda öğretmene ve öğrenciye serbestliği savundum. bütün söyledikleriniz de haklısınız bir tek noktayı atlıyorsunuz kıyafet serbestliğinden önce okulların güvenliğinin gözden geçirilip ondan sonra kıyafetin serbest olması lazım. her okulda muhakkak güvenlik elemanı bulunması gerekir. öğrencilerin ayırt edilmesi gerekiyor. yoksa çok büyük problemler açığa çıkar.

    1. üniversitede forma yok biliyorsunuz, güvenlik sorunu orada nasıl hallediliyorsa, aynı şekilde bütün okullarımızda halledilebilir. parmak iziyle çalışacak sistemlerden, öğrenci kimliğini okuyacak cihazlara kadar herşey mümkün artık.

      1. karakalem says:

        Yalnız şöyle bir durum var benim üniversitemde kimlikle giriş vardı kapıda güvenlik görevlileri beklerdi ayrıca ama yabancı birini sokmak o kadar kolaydı ki. Başka amaçlarla girip kavgalara karışan insan çok olmuştur. Ki burada söz konusu olan liselidaha ergenliğinde olan çocuklar yani o kadar deli zamanları ki kimin iyi kimin kötü arkadaş olacağını kestiremeyebiliyorlar. Bunun güvenliğini çoğu okulumuzda sağlamak çok zor olacaktır. Liselerde bazen öyle şöyler duyuyorum ki içim sızlıyor.

  7. EEgitimsiz aileler ve egitimsiz yetisen cocuklar konusundaki fikirlerinize sinuna kadar katiliyorum.

    Ben de bir ogretmenim. Fen bilimleri ogretmeniyim.

    Forma ile ilgili dusuncelerinize katilamayacagim ne yazik ki. Formaya sadece ‘esitlik’ acisindan bakarsaniz yanlis bir uygulama gibi gorunur tabii ki. Biz forma ile cocuklari tek tiplestirmeye calismiyoruz. Oyle olsa dediginiz gibi kullandiklari butun esyalara el atmak gerekir ki bu bile yapilsa zenginin zenginligi fakirin de fakirligi gizlenemez. Zaten bunu cocuklardan saklamaya calismak da mantiksiz. Burada devreye egitim giriyor iste, aile cocuguna saglam bir dini egitim verecek kapasitede olmali ama boyle ailelerin sayisi o kadar az ki.,. Neyse, bu cok daha farkli bir konu…

    Forma her seyden once guvenlik icin gerekli. Okula yabanci cocuklarin girmesini engelliyor her seyden once. Gecen seneden beri okulumuzda serbest kiyafet uygulamasi var, okulda kac defa ogrenci olmayan kisiler yakalandi. Bizim okulumuz gibi buyuk okullarda bunu kontrol etmek cok zor. Ne yazik ki devlet okullari iyi korunan ve takip edilen yerler degil. En azindan hepsi degil.

    Gecen sene yolda bir okul uniformasiyla aksam ustu biraz cekingen bir tavirda yuruyen bir cocuk gormus bir arkadasim. Formasindan cocugun kendi okullarindan oldugunu anlamis ve bir sorun olup olmadigini sormus, cocuk da servisi kacirdigini, koyde oturduklarini, koye kadar yuruyecegini soylemis ve arkadasim hemen mudahale etmis, cocugu ailesine ulastirmislar. Su durum bu cocuk formasiz olsaydi belki de durumunu farketmek mumkun olmayacakti…

    Ayrica forma giyen bir ogrenci de dinine uygun sekilde giyinebilir, etegini uzun tutabilir, basini kapatabilir. Okulumuz bu sene formaya gececek ve basini kapatarak derse giren ogrencilerimiz var, olmaya da devam edecek.

    Giyecek kiyafeti olmadigi icin arka siralarda oturmaya calisan, derse katilmak istemeyen o kadar ogrenci oluyor ki… Aileleri bahsettiginiz gibi bir egitim vermemisler onlara, bu saatten sonra da onlara bir seyler anlatmak cok zor.

    Ben ogretimden ziyade egitime onem veren bir ogretmenim. Cocuklara tek tip olmayi degil, arastirmayi, her duyduguna inanmamayi, dogruyu aramalarini ogutlerim her zaman. Gozlemledigim kadariyla calisma aarkadaslarimda oyleler. Zannettiginiz gibi bir ortam yok okullarda, bu kadar da karamsar olmayin.

    Daha gecen gun sindirim sistemini anlatirken ayakta yiyip icmenin zararlarindan bahsettim ve “dinimizce de oturarak yemek ve icmek tavsiye edilmistir, daha saglikli oldugu icin, gordunuz mu Allah bizi bizden daha cok dusunuyor” dedim, cocuklar kendilerine dayatilan seylere degil de sebepleri aciklanarak ikna edilen seylere daha cok sahip cikiyorlar ve bu konudan sonra hepsi daha cok dikkat edeceklerini soylediler. Hemen hemen her konuda dinimizle bir baglanti kuruyorum, onlar da saglam bir inanc olusturabilmenin yolu buradan geciyor kesinlikle.

    Bu konu cok derin bir konu aslinda, insaAllah Rabbim cocuklarimizi hayirli ve imanli yetistirmeyi ailelerine ve biz ogretmenlere nasip eder(amin).

    1. hüzünlü gurbet says:

      Allah razı olsun öğretmenim sizden çok güzel açıklamışsınız, Rabbim sizin gibi öğretmenlerle karşılaştırsın yavrularımızı…..Sağolun….

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: