Okula Gitmek ve Okumak İstemiyorum

okul_kemalizmTeyzesinin tatlısı, canım yeğenim okula başladı dün. Ahh nasıl da kırılgan, nasıl kibar bir çocuktur O… Camilere sevdalıdır mesela, ezan sesi duydu mu pür dikkat kesilir dinler. Annesi nakış nakış işledi, haramlardan gözü gibi sakındı O’nu…

Amma ve lakin okul zamanı gelince sanki büyü bozuluyor. Özenle yetiştirilmiş yavrularımız belli kalıplara girmek için torna tesviye atölyesine sokuluyor… Rabbini bilen, öğrencilerine Hakkı anlatan öğretmenlerimizden ALLAH razı olsun. Lakin, ya diğerleri….

Dr.Ali Taşçı’nın yazılarını çok severim. İşte bu da okunası yazılarından. Bakın bize okullarda neler öğretiyorlar:

Okula Gitmek ve Okumak İstemiyorum

Ben bir bireyim. Özgün ve özgür bir varlığa sahibim. Varlık âlemi içinde bir benzerim yok. Fiziğimle, ruhumla, davranış ve beklentilerimle apayrı bir dünyayım. Kuru fasulyeyi sevsem de ondan aldığım tadın aynısını alan bir başka canlı mevcut değil.

Böyle olduğum için, başkasına söylenen bir sözün aynısı bana söylendiğinde, tepkim bir başkası gibi olmaz. Milyarlarca hücrelerimin algısı elbette ki farklı olmak zorundadır. Ya ruhum? Onun algısı ise, galaksilerden daha uzak ve derin. Üstelik zamanın akışı içerisinde an be an değişiyorum. Sürekli bir yürüyüşüm var.

“Okul” dediler, acayip bir tünele soktular beni. “Eğitecek”lerini söylediler ve ayrı dünyaları paylaştığımız insan kardeşlerimle birlikte onlarcamızı “sınıf” dedikleri yere yığdılar. Baklayı sevmediğimi söylememe rağmen, herkese aynı yemek yedirdiklerini vurgulayarak, bunun eşitlik ilkesine de uyduğunu dile getirdiler.

Tek boyutlu bir dünyadan başka bir tercihimin olamayacağını özelikle dikte ettiler. Pozitivist olmaktan gayrı bir seçeneğimin kalmadığını, bunun dışındaki her anlayışın çağdışı bir tutum olduğunu parmaklarıyla işaret ederek ve gözümün içine baka baka anlattılar.

Kısacası, yarar ve haz üzerine beni eğittiklerini söylediler. Şimdi neyi görüyor, neyi değerlendiriyorsam bu minval üzere hareket ediyorum: “Bana ne faydası var, keyfimi ne derece etkiliyor?” Gerisi mi? Umurumda değil! “Hayr” kavramını hiç semtime sokmadıklarından paylaşımcı değil, yarışmacıyım. Paylaşmak ne demek? Her şey benim olmalı, herkes benden söz etmeli, her adım bana gelmeli.

Yarışmayı hayat felsefem olarak belirlediğim için, beni bu yarışta geçenleri düşman biliyorum. Bazen de bizi kıyasıya yarıştıranların, “Bu bir yarışmadır, sonuçta.” diyerek pişkince gülüşmeleri var ya, işte o zaman “iyi saatte olsunlar” etrafıma doluşuyor. Olimpiyatları kim spor olsun diye canla başla ülkesine almaya çalışıyor? “Sahip olmak!” Ah o duygu!

  Hep tek boyutlu bir dünyadan dem vurdular. Bu nedenle bilgiyi meslek edinmek ve para kazanmak için elde etmeye çalıştım. Bilgiyi elde etmenin Allah’a ibadet olabileceğini nereden bilebilirdim? Bana kimse böyle bir şeyin varlığından söz etmedi ki! Bu nedenle paylaşımcı olamadım, akranlarımı geçmek uğruna hep yarışmacı oldum, olmak zorundaydım. “Olmak” için değil, “sahip olmak” için didinip duruyorum.

İnsanların hiçbirini sevemedim; çünkü onları, sahip olduklarımı elimden alacak potansiyel suçlu olarak gördüm. Sevgiyi, hep kendime yatırım olarak belledim.

           “Okul” dediler ve beni değersizleştirdiler. Bu nedenle her şeye bir “fiyat” yaftasıyla ve sürü mantığıyla yaklaştım. Beni Yaratan’ın, “yaratılanların en üstünü” olarak yarattığını okulda öğrenemezdim ki! Eğitimin, en alt katmanda olan yeteneğin ( fıtratın ), en üst noktaya yükseltme süreci olduğunu bana kim öğretseydi?

Kalbimi söküp yerinden aldılar; çünkü bunun rasyonalitesinin olmadığına inanıyorlardı. Bunun için ben merhamet, sevgi, şefkat, yardım etmek gibi kavramlardan uzağım. Rasyonaliteden söz edenler aklımı da koruyamadılar. Bu nedenle şehvet, bencillik, merhametsizlik gibi şer duygular etrafımda dolanıp durur. Aklımın kökünün kalbime bağlı olduğunu ben nerede öğrenecektim? Ahiretimi çaldılar; yetim ve öksüzlüğüm bundan. “Gez”ip duruyorum bilinçsizce adressiz ve rehbersiz!

Hep elma olmamı istediler. Oysa ben armuttum, eriktim, incirdim, fındıktım… Aynı bahçede yetişemiyordum. “Okul” dediler, hepimizi aynı iklim ve bahçenin tutsağı yaptılar. Kimimizin kör, kimimizin topal, sağır, dilsiz ve de hissiz oluşumuz bundandır. Özgürlüğümüzü elimizden aldılar; sere serpe gökyüzüne doğru uzanamayışımız boşuna değildir. Beni tanımak istemediler, ama tanımlamak için can attılar; çünkü orda, yeteneklerimi sınırlandırmaktan tanrısal bir zevk aldılar.

   Bilginin kaynağının Allah olduğunu zinhar ağızlarına bile almadılar. Yaratıcıyla irtibatımı her an kesmeye çalıştılar, böylece kendilerine kul olmamı sağladılar. Meydanlarda onlar adına bağıracak, alkış tutacak kimselere ihtiyaçları vardı. Onlar adına nara atışlarımızdan seslerimiz kısıldı, alkıştan avuçlarımıza biber düştü. Ve bunun adına da politika dediler, bizi birbirimize kırdırdılar.

İlmin, Allah tarafından bana bağışlanmış bir lütuf olduğunu bilemedim. Sonra kalktım, onların kavramlarıyla düşünmeye başladım ve “Dini ilimler, dünyevi ilimler” diye ilmi kategorize etmeye koyuldum. Bir kimyacı, Allah’ın yarattığı maddenin, yine O’nun koyduğu yasayla bazı sırlarını öğrendiği zaman “bilgin”, bir başka insan kendi iç dünyasının bazı sırlarını keşfettiği zaman “dinci” mi oluyordu? Allah’ım, ben ne büyük bir cürüm işlemişim? Âleme koyduğun Tevhid’i parçalamaya, onlar gibi her şeyi farklı adacıklar şeklinde düşünmeye başladım! Bu nedenle ne hayatı anlayabiliyorum, ne de sonsuzluk kavramını algılayabiliyorum. Basit bir çıkar uğruna tüm âlemi savaşa sürüklemekten adeta zevk alır hale geldim.

  Hür düşüncem uçup gitti. Bana kendi tanrılarını “bilimsellik” yaftasıyla dayattılar.

Bana öğretmenlik yapanların hiçbiri Peygamber’ime benzemiyordu; kendi nefsinden çok bizi düşünmüyordu. İnsani boyutumu yitirişim bundan, Allah’ım.

    Bizi “okuttular” canımıza okumak için. “Gezi”p duruyoruz bilinçsizce parklarda.

Ey bizi okullu yapıp “okutan”lar, ne olur, artık okutmayın!

“Bildim seni ey Rab, bilinmez meşhur.” diyene kadar.

D.Ali TAŞÇI

44 Yanıt to “Okula Gitmek ve Okumak İstemiyorum”

  1. TC Says:

    ……………………………………………

  2. ayşe Says:

    İmza Kampanyası : http://www.andimizkaldirilsin.com/

    Toplumsal çatışmaların bir nedeni de, katı ideolojik tutumların ve toplumda, kendi ırkının, kendi sınıfının, ya da kendi inancının bir başkasına üstün olduğu bilincinin, özellikle eğitim aracılığıyla kazandırılmaya çalışılmasıdır. Ulus devletçi sistemler eğitim aracılığıyla toplumun tüm kesimlerine tek bir ideolojiyi dayatarak, bireylere “benim dünyamın dışındakiler işe yaramaz” duygusunu aşılamaya çalışmıştır. Diktatörlerin, hâkim ideolojilerini, çocuklara daha küçük yaşlardan itibaren aşılamaya başladıkları ve militarist eğitime ayrı bir önem verdikleri de bilinen bir gerçektir. Örneğin, dönemin Almanya’sında ilköğretim öğrencilerine aşılanması gereken en önemli konunun, Hitler’e bağlılığın ne kadar kutsal bir duygu olduğuydu. Okulda her gün, yaklaşık on dakika, Hitler’in resmi selamlanırdı. İdeolojik ve beden eğitimi içerikli gençlik kamplarında çocuklara,‘Führer’e adanmış kanımın her damlasıyla; ben tüm enerjimi ve gücümü Adolf Hitler’e ve ülkeme adayacağıma yemin ediyorum. Onun için, sahip olduklarımdan hatta hayatımdan bile vazgeçeceğime söz veriyorum ve bunun için Tanrıdan yardım diliyorum.’ diye yemin ettiriliyordu. Duçe lakaplı Mussolini İtalya’sında ise ilköğretimden itibaren faşist ideoloji ile yetiştirilen çocuklara ve gençlere şöyle yemin ettiriliyordu: ‘Tanrının adıyla ben liderimin bütün emirlerini yerine getireceğime, gerekirse bu uğurda kanımın son damlasına kadar mücadele edeceğime yemin ederim, yaşasın faşist devrim…’

    2. Dünya Savaşı öncesi, tüm dünyada esen ulusçuluk rüzgârından Türkiye de payını düşeni almış, Almanya ve İtalya’dan etkilenen bazı siyasetçi ve aydınlar benzer uygulamaların bizde de olması için öneriler sunmuşlardır. 1933 yılından itibaren, ülkemizde de, yeni rejimi ve devrimleri güçlendirme amacıyla, ilk ve ortaokullarda, “And” okunmaya başlanmıştır. Nasyonal-sosyalist/faşist ideolojinin tüm unsurlarını taşıyan yemin metinleri günümüz Almanya’sında ve İtalya’sında bile kaldırılmış olmasına rağmen, ne yazık ki Türkiye’de, ilkokullarda çocuklara, askeri esas duruşta, “varlığım Türk varlığına armağan olsun” andı tekrar ettirilmektedir. Hem içerik olarak hem de militarist söyleniş biçimi ile “andımız”, yaratıcılığı körelttiği, özgür düşünme becerilerine ket vurduğu ve barış söylemi ile çeliştiğinden dolayı, pedagojik açıdan sorunlu ve zararlı bir uygulamadır. Andımızın, tek tip birey yetiştirme amacına ve eğitim hakkının sadece ayrıcalıklı belli bir sınıfa ait ideolojiye hizmet ettiği de yadsınamaz bir gerçektir. Çocuklarımızı tek bir ideolojinin kıskacına kapatmak, zihinlerini ele geçirerek kontrol etmeye çalışmak yerine, onların, özgürlükçü, çok kültürlü, barışçı, yaratıcı ve üretken bireyler olmaları için çaba harcamalıyız.

    Bu bağlamda, ilkokullardaki çocuklarımıza, her sabah asker komutlarıyla esas duruşta, “and” içirmekten ve “varlıklarını Türk varlığına armağan etmelerini” istemekten artık biz de vazgeçmeliyiz. Kaldı ki 1930’ların yükselen değeri ırkçı ideolojiler çağında yazılmış bu yemin metni “BM’in Her Türlü Irkçılık Ayrımcılıkla Mücadele Sözleşmesi” olmak üzere evrensel insan haklarına, insani ve ahlaki değerlere de terstir. Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye eğitim sisteminden “andımız” başta olmak üzere tüm militarist uygulamaları ivedilikle yürürlükten kaldırmalıdır.

  3. özge Says:

    yemin ediyorum kaç zamandır kemalizm ile ilgili bir başlık açmanı bekliyordum cahide hanım..bende içimdekileri kussam diye.
    geçen temmuz sonu ya da ağustos başı feysbuktan bir mesaj atmıştım sizin saygı duruşu diye carlayan kadınlar videonuza istinaden.ama dönmediniz.şimdi herkes görsün diye birkez daha paylaşacağım.iki ibretlik kemalizmin yan etkileri linklerini.
    tatilde atatürk krizi geçirip terör estiren laikçi teyze;
    http://gundemmci.blogspot.com/2010/08/ataturk-rozeti-bulamayinca-bakana-tepki.html

    veee 1000 yıl sürecek(hahahah:D) dedikleri 28 şubatla halkın efendisinin kim olduğunu bir kez daha gözümüze sokan ordu ve aydın(!) beyaz türklerin ısmarlama marşı..ne kadar otomatik nasılda ruhsuz nasılda belli marş olduğu değil mi?gülmekten sonuna kadar gelemiyorum hiç;

    yahu bu tıp literatürüne kemalist kişilik bozukluğu diye bir hastalık eklenmeli.histeriden megalomaniye türlü türlü belirtileri var.bir tanesi bizim sülalede hatta add üyesi.küpelerin ne güzel teyze diyorum.yüzümün güzelliği küpelerime yansıyor diyor çatlak.kendi de söylüyor ben farfarayım diye.bi de ben izmirdeyim düşün artık ızdırabı.sağım solum bunlarla dolu.ağzımızı da açamıyoruz.

    hele birde ölüden medet ummaları yok mu?adam öleli 75 yıl olmuş o sürede insanlık aya gitmiş 20 yıl içinde marsa koloni kurulacak.bunlar 80 yıllık modası geçmiş ideolojilerin izinden gidiyorlar.mezarına şikayete giderler atam atam sen kalk ben yatam diye.bir de türbede çaput bağlayanlara cahil derler.ne farkları varsa artık(!).

    size birşey daha diyeyim..bilenler bilir vedat türkali var yazar 95 yaşında.bir de gazeteci çetin altan 87 yaşında.bu iki adam eski kızıl koministlerdendir.ikiside atatürkü sevmez.vedat türkali kendi ağzıyla söyledi kemalist rejim çok zalimdi diye.ikiside muhalefetten kaç defa girdiler içeri.hani demokrasi?

    olmasaydın olmazdık muhabbetine gelince.düşmana tek başına kılıç salladı sanki!.benim babamın dedesi çanakkale de 8 kurşun yedi.kardeşi yemen çöllerinde kayıp.hani kimse onlar için saygı duruşunda bulunmuyor,adlarını bile bilmiyor!.kendi kurtuluşlarını kendileri yaptılar,’gazi’,’şanlı’,’kahraman’ oldular ama şimdi terörist,cahil,kıro,bölücü oldular. ama savaşmadan bedavaya kondu balkan göçmenleri buraya..

    ne mutlu insanların gözü açılıyor artık.beyaz türklerin paçaları da tutuştu.ayrıcalıkları elden gidince atatürk ü siliyorlar darbeee isteriz deyip göreve çağıracakları orduları da yok şükür.Rabbim bu mübarek cumanın yüz suyu hürmetine döndürmesin bizi o günlere..

    • Zeynep Says:

      …yahu bu tıp literatürüne kemalist kişilik bozukluğu diye bir hastalık eklenmeli… 🙂 🙂 🙂

      Özge Allah iyiliğini versin e mi 🙂 çok güldüm 🙂

      • aynur Says:

        Antikemalist kişilik bozukluğu zaten var.. Ama henüz bizde beyin nakli yapılamadığı için,çaresi yok maalesef..

    • feride Says:

      ozge hanım eger ataturk bır yol acmasaydı dedenız savasmadan ölürdü. musluman olmayı bırakın belkı dunyada olmazdınız. yasarken ırkınızı unutur hayatınızı hırıstıyan bır yunanlı olarak surdurebılırdınız. bence nankorlugu bırakın. allah ıslah etsın

      • Cahide Says:

        Peki Müslüman olduğunu iddia eden, ırkını unutmamış, adı Türk olan; ama yunanlıdan daha yunanlı, gavurdan daha gavur olanları hangi kefeye koyacağız?

    • Aydın Says:

      Eğer kişilik bozukluğunu böyle yorunlarsanız, Fethullah hoca ve cemaati de birey olmaktan uzak sürü halinde sömürüye dayalı sisteminde yaşayan , sahte müslümanlara da kişiliksiz diyebiliriz.

  4. ayşe Says:

    Hergün bu kafalarla çatışıyoruz. Sayıları azalarak bitiyor artık. ‘Ayet duymak, ezan duymak, Allah’ın adını duymak dahi onların küfrünü artırır’ diyor ya hani, şahidim, aynen öyle oluyor. Varlığımıza tahammülleri yok, tiksinerek bakıyorlar, elleri mahkum bize muhtaç olacaklar. Bu sebeple ciddi azap içindeler. Kafa işte, sokakta yürüyüşünden tanınacak bir kafa.

    Duanızı esirgemeyin ne olur, öfkemize hakim olanlardan, öfkeyle ziyana düşmeyenlerden, hak olana zeval getirmeyenlerden olalım.

  5. RABİA Says:

    hayırlı sabahlar cahide abla yorumumda yanlış bişeymi yazdım acaba hala denetimden geçmemiş analamadım eger öyleyse kusura bakma

  6. hatice Says:

    ATATÜRK OLMASAYDI…
    İşgal Kaldıralamasaydı, Vatanımızı işgal altında tutan düşmanlar neler yapardı, yapmak isterdi?
    1- Siyasi gücüde içinde bulunduran hilafeti derhal kaldırırlardı.
    2- Hemen eğitime müdahale eder, gençliğin tarihlerini unutmaları için harf devrimi yaparlar, ülkenin alfabesini
    kendi harfleri olan Latin- Grek harfleri yaparlardı.
    3- Ülkemizin kendi takvimi olan hicri takvimi ortadan kaldırıp bir kilise takvimi olan Gregoryan takvimi olan Miladi Takvimini yürürlüğe koyarlardı.
    4. Ülkemizin içinde var olan Kur’an esaslı yasaları kaldırır, onun yerine batının çeşitli yerlerinden ithal hukuk yasalarını bu ülkeye zorla dayatırlardı.

    (Medeni Kanunumuzu İSVİÇRE’den, Ticaret kanunumuzu ALMANYA’ dan,Ceza Kanunlarımızı İTALYA’ dan alırken, sayı numaralarına kadar sadık kaldığımızı biliyor muydunuz?)
    5- Kılık kıyafet devrimi yapıp, her türlü kültürel asimilasyonla, ülkedeki insanları “Batının” olan kendi giyim kuşamlarına zorlar, ve bu kurallara uymayanları asarlardı, keserlerdi, idam ederlerdi.
    6- Ölçü ve tartılarımıza varana kadar herşeyi değiştirirlerdi.
    7- Her köşeye sömürünün diğer adı olan faiz kurumlarını “Bankaları” koyarlardı. ( Hatta Hindistan müslümanlarının bu işgalden kurtulun yine dünya müslümanlarına ağabeylik yapın diye gönderdiği paralarla da İŞ BANKASINI kurarlardı..)
    Tatili cumadan pazara alırlardı. İş saatlerini ve eğitim saatlerini kendi “dini” tatil günlerine göre ayarlarlardı. (Allah Kur’an da Müslümanlara Cuma gününü tatil yapmış ya o yüzden İngiliz ve Yunanlılar bunu zevkle yaparlardı herhalde?)

    8- Camileri ellerine geçirip oraya namaz kıldırma memurları koyup islamı değilde istedikleri dini, islam diye halka yuttururlardı.
    (Bunun için de “Kuran’ ı anla ey millet” maskesi altında, Kuranı Türkçeye tercüme ettirirler, kafalarıdan yorumlar yaparlardı ve bu şekilde TEFSİR ilmini, arz üzerinden kaldırmış olurlardı)
    9- Bu ülkede güzellik yarışmaları düzenletirler, halkı ahlaki olarak yıkmak için, bu ülkenin kızlarının güzelliklerini kullanmanın ve faydalanmanın yollarını aratırlardı.

    10. Kendi gibi olmayanları “Uygarlık Dışı” barbar ilan eder. Sokaklarda ve kamu kurumlarda, okullar’da, baş örtüsünü yasaklarlardı. (dedik ya; Allah Kuran da müslümanlara ne emretti ise tersini yaparlardı. Değil mi tesettür de kuran da emredilmiş?)
    11- Dini devlet eliyle hutbelerden kullanıp, buna hayır diyenleri köktenci diye yaftalarlardı.
    12- İslami eğitim kurumlarının hepsini kapatıp, onların yerine kendi ideolojilerini yansıtan eğitim kurumlarını bu ülkeye enjekte ederlerdi.
    13- Genelevleri açıp birileri kapatmasın diye İçişleri bakanlığına bağlarlardı.(Hem iyide vergi getirirdi ha.. Böyle bir pisliğin önünü açmışsın, sürüm de çok olurdu, ciro da?)
    14- Ankaradaki Osmanlı arşivlerini yakarlardı, yıkarlardı, ulaşımı yasaklarlardı, ve bu arşivleri kendi başkentlerine getirirlerdi
    15- Birçok etnik unsuru içinde barındıran Osmanlının içten içe kendisini eritmesi ve birbirine düşmesi için “Ulus Devlet” fikrini yürürlüğe koyar, herkesi kendi alfabelerini kullanmaya, kendi dillerini kullanmaya zorlarlardı. Bu yolla yıllarca kardeş yaşayan halkları, Kürt’ü-Türk’ü-Laz’ı birbirine düşürürlerdi.
    16- Her alanı Allah’tan bağımsızlaştırırlar, Allah’ın emirlerinin etkisini her alandan kaldırmaya yürürler, insanlara Allah yokmuş gibi düşünmeyi öğretirlerdi. (Şimdilerde zaten İslamı sadece içinde yaşamak moda oldu. İslam sanki sadece kalple alakalıymış gibi. Tam da bunu yapmak isterlerdi herhalde.)

    17- Dizileriyle, filimleri ile , İslam’ı kötülerler insanları müslüman kardeşlerinden ve tarihlerinden utanacak hale düşürürlerdi.
    18- Yılbaşı,çam ağacı gibi hristiyan geleneklerini bu ülkeye enjekte eder, Yunanlı mitoloji tanrıcıkların günlerini bu ülkeye propoganda ve reklam ederlerdi, (Sevgililer Günü Vb)
    19- Açık açık kürsülerden Allah’ı inkar eden propagandalar ve konuşmalar yaparlardı.

    Bunlar aklımıza ilk olarak gelenler . Ama şunlarda olabilirdi diyebilirsiniz.

    1- Herkesi Öldürürlerdi, diyebilirsiniz ama kapitalist akıl böyle çalışmaz. Mal sattığı ticaret yaptığı gelir kazandığı, emeğini sömürdüğü insanları kimse öldürmek istemez. Onları öldürmek, gelir kapısını kapatmak olur. Kapitalistler ve emperyalistler için insanların ölüsü para etmez.

    2- Kızlarımıza ve hanımlarımıza tecavüz ederlerdi, anababası belli olmayan “p..” diye nitelendirilen nesiller doğardı diyebilirsiniz.Kızlarımız genel evlerde turistlere pazarlanıyor. Ama bunlar zaten Antalyada bodrumda gönüllü olarak oluyor.Artık bunları dizilere kadar her yerde ayan beyan yapıyorlar. Bazı bölgelerde “Fuhuş” sokaklara kadar indi. Annesi ve babası belli olmayan bir nesil yetişiyor.Biz bu tarihe kadar “Bakire” kız ve “Bakir” damatlarla övündük! Elhamdülillah bunlar nadirde olmadı. Ama bu gidişin açılan bu çığırın nereye gittiğini ve bundan sonraki senelerde durumun nasıl olacağını siz düşünün?

    3- Camileri yıkarlardı diyebilirsiniz, “EVET” yapabilirlermiydi bilmiyorum ama en azından yıkılan camilerin içinde ölürdük , özgür düşünceyi yasaklarlardı derseniz yakın birkaç on sene öncesine bakmanız yeterli, Bizi bilim ve teknooljide bir adım attırmazlardı diyebilirsiniz. Zaten bu ülkede Bilim ve Teknoloji adına ne yapılsa ya öldürülüyor yada beyin göçü yoluyla sömürülüyor.(Aselsan Mühendisleri- Dış ülkelere kaçan genç beyinler)
    (Camileri ahır yapacak kadar alçalmazlardı belki)

    Konu amacı dışına çıkmasın dedim ama bu yazı hoşuma gittiği için paylaşmak istedim.
    4- Doğal kaynaklarıımız sömürürlerdi diyebilirsiniz. Zaten savaş sonrası gizli anlaşmalarla şu anda doğal kaynaklarımızı kullanamıyoruz. Ülkemiz her sloganda “doğal kaynakları çok zengin bir ülke” ama kimsenin faydalanamadığı doğal kaynaklar!

    • Hasret Says:

      Hatice m camileri başka amaçlarda kullandıkları sattıklar gibi bir çoğunu da yıkmışlardır buda belgelerle sabittir
      Buyrun bir gözatın derim :
      http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/tag/chp-doneminde-yikilan-camiler/

      • hatice Says:

        Sattıkları vakıf malı. Bu vebalin hesabını nasıl verecekler acaba. Ben şunu çok merak ediyorum. Her şeye rağmen “Müslüman!” olduğunu söyleyen bazı kişiler bütün delillere rağmen hala nasıl bunları savunuyor acaba? Bundan daha çok merak ettiğim şey de kafalarının içinde beyin mi yoksa başka bişey mi taşıdıkları. Elime alıp incelemek istiyorum 🙂
        Sağolasın Hasret abla. Bu arada beni yeni bir üye falan sanmıyorsunuz değil mi? 🙂

        • Cahide Says:

          Hatta Müslüman olduğunu söyleyen bazıları, Müslümanlara atılan iftiraları bile savunuyor! Allah akıl fikir versin ne diyelim.

        • Hasret Says:

          Aşkolsun nasıl tanımam
          Buradaki tüm kardeşlerimi takip ediyorum bazen onlarla konuşmak yazışmak dertleriylr hüzünleriyle hep işgilenmek istiyorum amma burada Cahide me sıkıntı olur zamanını zayi etmek istemiyorum çoğu zaman bırakıyorum içimden dua gönülmden temenniler geçiyor burada ki tüm kardeşlerim ile bütünüm bunu bilsinler bu sayede hepiniz ayrı ayrı değerlisiniz 🙂 kırdaki bütün bitkilerin ( çiçeklerisiniz) toplamı gibi birer demetsiniz…
          İçimden edeceğim dualarım sizinle ve isimlerinizi ve sizleri her daim takipteyim ulaşabildiğim kadar … 🙂
          Fi Emanilllah

          • hatice Says:

            Yok ondan demedim abla. Nickime alışamadım herkes Hatice deyince (bu adımı pek kullanmadığım için) sanki başkasıyla konuşuyorlar gibi hissediyorum :). Bildiğim halde sormak istedim sadece.
            Allah razı olsun duaların için. Sizler de benim dualarımdasınız inşaAllah 🙂

  7. Fatma Taş Says:

    Zamanında Köy Enstitüleri kapatılmasaydı eğitim bugün bu durumda olmazdı. Uygulama olmayan boş bilgilerle mezun olunuyor köy enstitülerinde dedelerimiz yaşayarak, üreterek eğitim almışlardı. Sorun kemalizm de değil sorun eğitimi yavaş yavaş bilinçli bir şekilde çökertilmesi

    • melike Says:

      katılıyorum yorumunuza fatma hanım ben zaten yazının başındaki resme yönelik bu yorumu yapmıştım

      • Fatma Taş Says:

        Sorun eğitimin kalitesizliğiyse eyvallah ancak kalkıp bu sorunu kemalizme dayatılması benim görüşümce yanlış. Bugün köylerimiz boşalıp şehirler dolup taşıyorsa dönüp geçmişe bakmak lazım diye düşünüyorum. Rahmetli menderes komünist yetişiyor diye kapattığı köy enstitüleri bugün var olsaydı eğitim çok farklı olurdu. Benim dedem köy enstitüsü mezunuydu hayvancılıktan tutun, toprak nasıl verimli kullanılır bir masa nasıl yapılır bir enstrüman nasıl çalınır v.s. köy enstitüsü mezunu bulunduğu köye en az 10 yıl hizmet etmek zorundaydı. Niye böyle güzel bir eğitim sistemini menderes niye kaldırdı çünkü kendisi de bir toprak ağasıydı tabi ki bu zihniyetti ki insanlara hitap etmiyordu.

  8. ayşe Says:

    Abla, hem imreniyorum hem de çok dua ediyorum, sizin ailenin çocuklarına, çocuklarımıza..
    Nasıl işlediniz, nasıl korudunuz, ah…Rabbim kol-kanat gerecektir, siz temellerini sağlam atmışsanız, hangi çivi saplanabilir, dağ gibi duran yüreklerine… Allah yardımcıları olsun, zor belki çetin bir yol var önlerinde, her zorlukla perçinlenecektir imanları. Demir bile dövüle dövüle sapasağlam oluyor.

  9. Aisha Says:

    cok guzel bir yazi.Allah yzandan ve yayinlayandan razi olsun.
    okula ilk adimlarini atan yavrucuklarada Allah zihin acikligi,parlak gelecek versin.amin.

  10. Hasret Says:

    Bir japon kadını bir türk ile evlenmiş ve soruluyor Türkiye den memnun musun diye o da diyor ki;
    Türkiye çok güzel fakat eğitim hiç güzel değil bir yabancı bile eğitimde çok gerilerde olduğumuzun farkında evet çok gerideyiz nedeni ise kafaları işine yaramayacak bir sürü bilgilerle doldurmak.
    Bir çocuğa ilerideki hayatında veya çocuğun anlayacağı bir bilgi sunulmuyor çocuk bu bilgiyi niçin aldığını bile bilmiyor misal bir çocuk muhendis olacaksa tıp dersi gibi bilgiler veriliyor ilahiyatta İlkeler ve inkikapların ne işi var misal yani kişinin işine yaramayacak dersler veriliyor çocukların ehli ve üzerinde yoğun olduğu branşları tesbit ederek ona göre bilgiler yüklenmeli ki çocukların daha verimli olmaları sağlanmalıydı . Mesela bir ebeveynin okulunu secme özgürlüğü olsun kıyafetiyle eğitimiyle neyi öğreneceği yapılacağı neden ben kızlarımı istediğim okullarda okutamadım neden onların ilgi alanı dışında olan dersleri dayatmalarla öğrenildi neden kıyafeti yüzünden ilgisi olmayan okullarda okutuldu ve neden benim çocuğum müslümanken islam eğitimi almadı neden ortadoğuda dersler kuran hadis tarih ingilizce ve diğer derslerde var iken kadınlarının hepsi diplomat hemşire doktor muhendisler biz gelen misafirlerimize siz lise mezunu musunuz dediğimiz de afalladı ve tuhaf bir şekilde yüzümüze baktı ve dedi ki bizde çok nasir şise mezunu vardır dedi hepsi yüksek lisans yapmış bayanlar şimdi gelde çatlama bu işe sen hem kuran hadis tarih yabancı dil ingilizce fransızca ve ilgili derslerin öğretilsin sonra da kalk Türkiye de eğitim güzel dersek yalan demiş oluruz ortadoğuyu beğenmeyen örnek alsa iyi olur .
    Ama örneklik surda dursun bu halkı cahil bırakmak ta osamanlıyı yıktıktan sonraki zamanda devreye girmiştir . Halkı cahil olan baştakiler serbest olsun gıkları çıkmasın diyedir güneydoğudaki eğitimsiz bırakılmanın ceremesini gördük yazık vallahi bunun hesabını sorarlar.
    Yeniçeri lerin eğitimini okuyun derim o zaman osmanlıda yetişenlerin kim olduğunu ve niçin yıkılmaya mahkum olduğu meydana çıkar.
    Acımız olunca işte böyle susmak nedir bilmiyoruz yinede elhamdulillah taviz vermeden eğitimleri tamamladık gönül isterdi ki daha güzeli olsun .
    Dua edin bugün ortanca kızımı hafızlığa yazdırdım iki yıllık önlisans tan sonra bakalım yirmi ay sürecek bir eğitime tabi tutuldu Rabbimiz hakkımızda hayırlı olanı versin çünkü bizler Allah a adanmış evlatlar yetiştirmel için çabalıyoruz Rabbimşz de bunu bilşyor ve yardımını esirgemiyor ne BÜYÜKSÜN RABBİM ÇOK SEVİYORUM SENİ ÇOK 🙂
    Fi emanillah

  11. Mehtapabla Says:

    Okula yeni basliyacak yavrulara Allah zihin acikligi versin.Hayirli ders yillari olsun.

  12. su Says:

    Sa, çok haklısınız eğitimde kafalara yaşam şekli kazınıyor, bu yaşam şeklini sevenler de ne var ben bir zarar görmedim diyor. Her kitaba, her derse her yere bir kişinin resmini put koyar gibi koymak zihin yıkamak değil de nedir? Zaten bunun ne zararı var diyene ne diyeceksiniz, o daha meseleninin ne olduğunu kavramamış.

  13. hatice Says:

    Aynen yazıda anlatılan gibi yaptılar bizi. Ablacım (bildiğim kadarıyla) Osmanlıda eğitim sistemi daha farklıymış. Bir yerde okumuştum. Kız çocukları bizim ilkokul çağlarındaki çocuklar gibi olunca birçok işi öğrenmiş oluyormuş. Turşu kurma vs. Sonra evlerde israf olmaması için mesela domatesin kabuğunun bile değerlendirilmesi için neler yapılabilir bunlar öğretiliyormuş. Elbette bunlar değil sadece. Erkek çocuklarına da onlara uygun konular öğretiliyormuş. Tabii bunların yanında dini eğitim de vardır. Ama şimdiki eğitim sistemine bakıyoruz içi boş şişirilmiş, insanları bu yazıda anlatılan gibi yapıyor.
    Bu arada domates kabuğundan salça yapılıyormuş galiba. Anneannem yapmış annem öyle bişeyler diyordu. Annem de yapacaktı nasip olmadı.

  14. Ayse Says:

    Ali Tasci bey hangi ülkede okula gitti tam anlayamadım ama ben de Türkiye’de ilkokuldan başlayıp üniversiteden mezun olana kadar okulmak eylemini gerçekleştirdim ama ya ben kördüm bunları görmedim ya da Ali bey biraz abartmış Allah ima şükürler olsun öğretmenliğimi de icraa ediyorum dini hayatımı da Allah ımin izniyle elimden getirdigikadariyle yasıyorum ama bir seyi sayarak bir zihniyet görmedim evet politika yaftası adı altında insanları sömürenler var ama bu zaten her ülkede var Türkiye’de sadece taraf tutmak cok fazla izninizle parti vererek yazıyorum MHP li geldimi kendi tarafinı CHP. Geldimi kendi tarafinı AKP geldimikendi tarafinı kayiriyor bu dogru degil sinav sistemi yarış mantığında ama bu dikkat edilmeli ki son 10-15 yılda karmaşık bir hal aldı egitimden anlamayanlar bazı çıkarları mı var bilmiyoruz milli egitim bakanlığına getirip ilköğretimi özellikle yapboz a çevirdi geleceğe dair umutlarımızı yitirmemize neden oldu ben bile cocuğumun gelecekte nasil bir sisteme maruz kalacağı konusunda endişe duyuyorum ama yine diyorum dini ahlak eğer ailede tam verildiyse bunu kimse Allah in izniyle zayiflatamaz

    • Gönül Says:

      Çok haklisin sana katılıyorum ben Almanya’da yasıyorum ve kızım mecburen kilise ana okuluna gitti ama Rabb’ime şükürler olsunki kesinlikle onlara özenmedi öğrendi evet ama bizim dinimiz öyle bir din ki icimize isledimi kimse onu bozanaz…

  15. tülay deniz(sessiz) Says:

    inşaallah hayırlı olur. vatanına ve dinine faydalı olur hayırlısıyla inşaAllah=)benim de yakışıklım bu yıl liseye başlıyor. idareciler ve arkadaşları iyi çıkar inşaAllah. dua edelim. sitende rendeyi görünce sevindim ilk zamanda 120tl pahalı diye almaktan vazgeçmiştik. sonra 60’a düşünce biraz daha bekleyeyim dedim. şimdi fiyatın 30tl olduğunu gördüm sevindim memnun kaldıysan ben de alayım rendemi7sene kullandım artık yaşlandı benim emekdar rendem hakkını helal et. çenem uzadı sen de hakkını helal et güzelim=)

    • Cahide Says:

      Ben bu aleti yaklaşık 3 aydır kullanıyorum. Mutfakta sürekli elimin altında. mesela kışlık domates yaparken doğraması o kadar rahat oluyor ki. Yemeğin soğanını, sebzesini her şeyi bunda doğruyorum. Zamandan tasarruf içi çok kullanışlı bir alet

      • tülay deniz(sessiz) Says:

        Allah razı olsun. maaşım gelince alırım inşaAllah. doğrama tahtasını çamaşır suyuyla temizlemekten kurtulurum hiç olmazsa=D sevgilerimle

  16. toprak Says:

    Selamün aleyküm Allah razı olsun ablacım. çok güzel bir yazı ve çok doğru yerinde tespitler.
    Yeğeninizi Rabb”im iyilerle karşılaştırsın inşl.
    kızım 2 sene sonra gidecek okula ama şimdiden okulunu düşünüyorum,
    benimde yeğenlerim okula gidiyorlar anlattıklarını ağzım açık dinliyorum.
    Bu arada kızımı sübyan okuluna göndereceğim çok çekingen 1 kızdır,
    dualarınıza talibim Rabb”im uyum sağlattırsın sıkılmasın gitmek istesin diye inşl.
    Allah razı olsun…:)

  17. canan Says:

    harika

  18. RABİA Says:

    SELAMIN ALEYKÜM cahide ablacıgım seni okadar seviyorum ki rabbim şahit benim için ablam ,hocam ,yemeklerini ögrendigim canım annem gibi yakınsın inan ne olur sayfanı her açtıgımda yeni birsey ögreniyorum. benimde bir tane kızım var 4 yaşında kursa yazdırdım inşallah hayırlı egitimler alıcak kısmetse.ablacıgım benim sana sormak istedigim bir konu var ablanızın cocugunu cok güzel yetiştirdirdiğinden bahsetmişsiniz.sizinde böyle bir anne oldugunuzu billiyorum yazılarınızdan ne olur banada yardım edin nasıl davranmalıyım kızıma nasıl yaklaşmalıyım cok zor bir cocuk şımarık hep dua ediyorum anlatıyorum onu yetiştirmekte tek başımayım ne yapıcam bilmiyorum hatasında şımarıklıklarında destekleyen bir babası olunca onun yanında hiç dinlemiyo yardımcı olursan cok sevinirim hakkını helal et biraz uzun oldu. Fiemanillah

  19. baharrr Says:

    Ne kadar da yerinde, doğru acı gerçek diyebileceğimiz bir yazı.Ama sanki eskiden bu kemalizm sevdası daha çoktu gibi gelio bana.Giderek azalıyor zayıflıyor sanki.Bir 10 kasımda törende parmaklarımın uyuştuğunu hatırlıyorum henüz 9-10 yaşlarında idim.ne uğruna ne için halen anlamakta güçlük çekiyorum.

    • lale Says:

      bahar hanım ne uğruna ne için halen anlamakta güçlük çekiyorum demişsiniz….Hiç düşünmemişsiniz herhalde .Şimdilerde beğenilmeyen o adam olmasaydı acaba merak ediyorum kendi ülkemizde kendi vatanımızda elhamdürullah Müslüman olarak doğup Müslüman olarak yaşayıp Müslüman olarak ölürmüydük.Biliyosunuzdur inşaallah ozamanlar ülke elden gidiyordu her yer düşman askereleriyle doluydu bunların hiçbiri de Müslüman değillerdi.Şimdi bir düşünün lütfen o beğenilmeyen adam önderliğinde gazilerimiz mübarek şehitlerimiz olduğu için bizler bu kadar özgür bir ülkede kendi soyumuzu bilerek kendi dinimizi yaşıyoruz Lütfen yazı yazarken yada yorum yaparken şehitlerimizi düşünün

      • ayşe Says:

        Bu nasıl acı Lale hanımefendi,
        “Elhamdurüllahı” nerede öğretiyorlar? Ortak bir kelime haline gelmiş, nasıl oluyor bu? elhamdurüllah nereden geliyor, kim bu rüllah?

        Şehitlerimizin kanlarıyla suladığı, imanlarıyla kazandığı zaferi, kimler ziyan etti de, ortak kelime olarak “elhamdurüllah” diyorsunuz. Şimdi tutup, “Allah’la benim aramdakine karışma” diyebilirsiniz, inanın çok üzgünüm. Müslüman olmayan düşman askerlerine karşı, bizim müslüman askerlerimiz savaştı ve kazandılar. Torunları dinden bihaber, imandan yoksun, Kur’an’a düşman olsunlar diye mi kazandılar?

        Tarihte muzaffer olanlar, kendi kültürlerini yendikleri ülkelere taşırlar, biz batıya karşı savaş meydanında binlerce şehidimizle zafer kazanmamıza rağmen, o bahsettiğiniz masalarda, beğenilmeyen adamlar tarafından yenik düşürüldük. batının kültürüne mahkum edildik, o şehitlerin torunları fatiha bile okuyamıyor, neye hamd edeceklerini şaşırmış, Allah’tan değil, sıradan bir kuldan bahsediyor…

        Acı değil mi?

        Okursanız şunu da ekleyeyim, belki farklı bir soru kazanırsınız: http://www.derindusunce.org/2013/08/29/30-agustos-zaferi-olmasaydi-ne-olurdu/

        • ayşe Says:

          Bizim de standart bir cevabımız olur, nasıl olsa aynı şey gene gelecek, bunu kopyalayıp yapıştırırız.

          “Elhamdurüllah’ta ne var ki gülüyorlar” diye düşünüyorlar mıdır acaba?

          Rüllah da kallavi bir tatlı ismine benziyor, helvamıdır artık put mudur, yoksa mevcut putların lakablarından biri midir, meçhul.

        • hatice Says:

          Bu sözler bana artık çok komik geliyor 🙂 Anamız belli olmazdı babamız belli olmazdı. Sanki şimdi bu tip şeyler hiç yok. Sanki atatürk geldi MaşaAllah bütttüüüüüün kötülükleri yok etti bize de İslamı ennn güzel şekilde yaşayabileceğimiz bir ülke bıraktı. Buna küçücük çocuk bile inanmaz 🙂

          Bir de babam bana hep derdi ki, kızım bir kafir birini övüyorsa bil ki o adamdan hayır gelmez. Kimi de yeriyorsa o kişi Müslümanlar için faydalı ama kafirler için zararlı kişidir. Bana bunu siyasi konuları konuşurken derdi. Küçükken tarih kitabının arkasında bir sürü yabancı isim atatürkü yere göğe sığdıramayan sözler sarf etmişti. Onları okuyunca hep düşünürdüm islama düşman olanlar atatürkü övmüş neden acaba?
          Sonraları tarih dersinde anlatılan yalanları dinlememeye başladım. Sınav zamanı göz gezdirip öyle yapardım. Çok şükür hafızam iyiydi :))

          • qedir Says:

            atanizin dediyi sozler aglima batdi eger yawamirsa Allah rehmet elesin…cox gozel nesihet verib.

  20. semaaaa Says:

    Cok guzelbir yazi ..su gunumuzun hemhayat sartlari hemde toplum mantalitesi tamamen bir basinc etkisi yaratiyor ki sadece okuldada degil herseyde; is de oyle mesela; insanlatin buyuk kismi sadece para kazanmak icin sevmedigi islerde sevmedigi isanlarla calisiyor…Allahve din kavrami ozellikleokul ve is ortaminda oylesineunutulmuski hersey kapitalist duzene uyum saglamis ..olum derseniz hic dusunulmuyor ki yakin cevrede kanser ve olumcil hastaliklarbu kadar artmisken bile ..bize daha bisey olmaz deyip surekli mal mulkbiriktirmeler , maddi durumi cok iyi oldugu halde 60 -65 yasina kadar deli gibi calisan insanlar ….

    • sinem Says:

      Aynen öyle bu çark beni de o kadar yormuştu ki zor sıyrıldım bu gidişattan.Çalışma hayatında var olan ve her yerde hüküm süren bu anlayışla ahiretlerimizi ateşe veriyoruz bir bir.Sanki hiç ölmeyecekmişiz gibi yaşayoruz. Mal mülk para ve statü uğruna ne yalanlar ne gösterişler yapılıyor ne tiyatrolar dönüyor.Ye kürküm ye dünyasında çocuklarımızın Allah yardımcısı olsun


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: