Kokoshabla_com_ad_banner

Kendini Kaybetmeden…

Alışveriş esnasında mağaza sahibiyle kıyasıya mücadele eden,  üç kuruş indirim yaptıracağım diye neredeyse yalvaran kadınlar hep itici gelmiştir bana. Konuyla ilgili okuduğum bir güzel bir yazıyı sizlerle de paylaşmak istedim…


Kendini Kaybetmeden

Geçen gün arkadaşımla birlikte çarşıya alışverişe çıktık. Beğendiğimiz güzel ürünleri olan bir mağazaya girdik. Arkadaşım kıyafet bakarken, giysiler içinde kendini kaybetmiş hanımları izlerken buldum kendimi. Öyle bir kendini kaybetme hali ki inanılır gibi değil. Aman Allah’ım sadece birkaç defa giyilip sonrasında kenara fırlatılan bir daha yüzüne bile bakılmayacak kıyafetler için inancını, Rabbimin rızasını gözetmeyen değerlerini ve edebini sadece övgü alabilmek topluma şık resim verebilmek için bir süreliğine rafa kaldıran kadınların içler acısı halleri.

Onu giyip bunu çıkaran raflardaki olanca giysileri bir bir indirip “Acaba bu mu? Yok yok şu üst kısımdakiler daha mı güzel ne? Hıııı aslında orda durduğu gibi değilmiş, ayyy çok kararsızım bir fikir verebilir misiniz? Aaaa sizde canım hiç yardımcı olmuyorsunuz.” Başımı çeviriyorum bu tarafta aynanın karşısında bir bayan bedeniyle mücadele halinde dilinde kızgın sözcükler. “Vücut vücut değil ki ne giysem yakışmıyor. Ahh şu yanlarım var ya işte onlar olmasa cuk diye oturacakta işte o da bende yok.” Hanımefendi gözüne kestirmiş bir kıyafeti bedenine oldukça küçük niye olmuyor diye homurdanıyor. Dik kafalılığını bir aşıp kendine uygun kıyafeti bir giyse ne ayıplarını görecek ne de karşısındaki görevliyi verem edecek. Olur mu kadıncağız alışveriş yapıp stresini mağaza çalışanlarına devretmeye gelmiş yani o kadar kararlı.
Başımı kasaya doğru çeviriyorum gördüğüm manzara diğerlerini açık ara geride bırakacak kadar vahim Allah’ım olacak iş değil. Kadının biri aldıklarının ücretini ödeyecek karşısında görevli bey hesaplamaları yaparken kadın beden dilini harekete geçiyor iki kolunu birbirine bağlayıp kasaya abanırcasına eğiliyor, yarı beline kadar sarkarak müdahale pozisyonunu alıp “Aaaa lütfen siz şimdi niye onun fiyatını böyle hesaplıyorsunuz etiketinde öyle yazmıyordu ama.” Serzenişleri. Adamcağız izah etmeye çalışıyor; fakat hey hat! Kadın fişe takılı bir üslupla “Hayır öyle olmaz siz şu fiyat yapın alayımda gideyim.” Görevli bey nerede o günler bakışlarıyla “Hanımefendi zor sizin dediğiniz gibi olması.” diyor ama nerde kadın duymuyor bile. O bir rakam söylüyor bey bir fiyat söylüyor bir türlü son rakam belirlenemiyor. Kadın anında taktik değiştiriyor “Bakın noluur uygun bir fiyat yapın her zaman müşteriniz olurum inanın benim birçok çevrem var onlara da tavsiye ederim hadi hadiii siz yaparsınız bir şeyler.” Yalvarmayı bir sonraki boyuta taşıyor. İlk defa gördüğü bu beye hatırım için şu fiyatı yapın deyince adeta bulunduğum yere çakıldım.

Rabbim bu neyin pazarlığı canının mı, imanının mı neyin neyin? Pazarlığı onu kadınlığından, kulluğundan çıkarırcasına bu duruma sürüklemiş olabilir. Ne acıdır ki kendini unuttuğu sadece ve sadece dünyalık. Alimlerin çarşı pazarlar şeytanların cirit attığı yerlerdir sözlerini daha iyi idrak ediyorum. Demek ki böyle nefsimizin oyuncağı oluyoruz. Hem Allah’ın nazarından hem de insanların gözünden düşülüyor. Ne acı tüm güzel hasletleri mağazalarda bırakıp eve müflis bir şekilde dönmek. En şaşırtan kısım da kar ettiğini hissederek kayıplarının farkında olmamak. Öyle gaflet halindeyiz ki ‘benim pazarlığım çok iyidir’ övgüsüyle böbürlenmek… İnsanoğlu kayıp ve kazançlarına bir farkındalık yapabilse kendi kullanma kılavuzunu ulaşacak; fakat nefisle mücadele edebilse gafil olmasa belki o vakit birçok davranışımız yönünü daha kolay bulacaktır.

Biz kadınların en güzel ziyneti edeptir, onu hayâ takip eder. Büyükler şöyle der: “Hayâyla iman paralel bir birine bağlantılıdır biri giderse ötekide gider.” Asaletli duruş kadının zırhıdır. Ağzından çıkan sözler inci gibi kıymetlidir; düşünce süzgecinden geçmiş olmalı. Sükûneti bir arif bilgeliği taşımalı. Allah (cc) bizlere çok kıymetli örnek teşkil edecek kadın profilleri göndermiştir. Benlik duygusunu bir kenara koyabilsek bu örneklerle karakterlerimizi ne de güzel donatırız. Bunun hesabını Rabbimize vereceğiz şüphesiz o gün gelmeden akledelim yanlışlarımızı, davranışlarımızdaki eksiklikleri bir bir gün yüzüne çıkarıp yüzleşelim. Allah’ (c.c) ın biz kadınlara kıldığı kıymeti fark edelim özel olduğumuzu bilelim o doğrultuda hareket edelim. Siz siz olun bu değerli emaneti değersiz kılmayın.

Nagehan İpek

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. aslıhan says:

    cahide hanm ilk önce rezil geceler başlğı altında ki saçma yazı dikkatimi çekti sonrada bu bayan neler söylüyor diye şöyle bbir baktımda sürekli eleştiri sürekli dedikodu size ne ya insanların alışverişinden bilmem nesinden siz sadecekendi kendinizi nefsinize bakın.en büyük günahlardan biride insanların arkasından konuşmak bence ne gereği varki şu şöyle demiş şunu yapmış herkes aynı olmak zorunda değil aşağılayıcı konuşmalar takınıyorsunuz.bu dünyada herkes kendinden sorumlu size ne?

  2. MARKET DUASI

    Ya Rabbi;

    Ailemin zoruyla dâhil olduğum tüketim yarışının bir ferdi olmaktan aklımı muhafaza et.

    ‘Herkes sepetini doldururken ben bundan geride kalıyorum’ eleminden kalbimi halas eyle.

    Şu an önünde durduğum tüketimi artırmak için tasarlanmış Marketten nefsimi himaye eyle. İsrafa teşvik eden bu yere istemeyerek sol ayakla giriyorum sağ ayağımla çıkmamı nasip eyle

    Küçük esnafı yok edip her şeyi kendi bünyesine alarak canavarlaşmış olandan ailemi gözet.

    Asgari ihtiyaç listemin dışında alışveriş etme isteğimin israf olduğu kanaatine eriştir.

    Diğer dolu sepetlerin tesiriyle elindekinin azlığıyla gönlü ezilen mağdurları muhafaza buyur.

    Lüzumlu olanı alacağım reyonun etrafındaki dolu rafların ayartmasından gözümü sakındır.

    Aileme alışveriş ederken ihtiyaç sahiplerini de unutmayıp onları memnun etmeyi nasip eyle.

    Tüketerek mesut olunacağını vehmeden nefsimi, paylaşarak hoşnut olmaktan hissedar eyle. ‘Kendini iyi hissetmediğinde alışveriş etmelisin’ şeytani yönlendirmesinden zihnimi arındır.

    Kurban bayramında eti paylaştıklarıma kasap reyonundan alış veriş etme şerefine erdir.

    Türlü türlü çukulataları ve şekerleri görünce bunlarla yetimleri bir an sevindirmeyi nasip eyle. İndirim peşinde gün boyu market market gezmeye meyyal nefsime hasta ziyaretini sevdir.

    Hafta sonlarının aileme, alışverişi değil ihtiyaç sahipleriyle paylaşımı hatırlatmasını özendir. Bozukluğumla kasa yanındaki ıvır zıvırı almayı değil yetimlere harçlık vermeyi güzel göster.

    Yaşlı ve hasta komşuların alışverişini yapıp poşetlerini evlerine teslim etmeye müyesser kıl.

    Semt pazarlarının kurulduğu gün marketlerin yaptıkları indirimlere itibar etmeme mani ol.

    Vücuduma ve aileme zarar veren şeyleri alıp doktorlara ve ilaçlara muhtaç kalmaktan koru.

    Gerekli olmadığı halde kampanyalara kanıp ‘yığıp durma’ hastalığından nefsimi halas eyle.

    İhtiyacımız olmayan ürünleri sırf yanında hediyesi var diye alma ahmaklığından beri eyle.

    Tüketimi arttırmak için çalınan müziğin coşkusuyla çılgınca alışverişten nefsimi uzaklaştır.

    Girişteki dolaba elimdekileri bırakıp yeni yükler edinme konforuyla aldatılmaktan koru.

    Alışveriş sepeti üzerinde gezdirerek bebeklerimizin pirupak fıtratlarını kirletmemizi engelle.

    Marketin, kızlarımın masum evcilik oyunlarına sinsice sızmasından muhafaza buyur.

    Çocukları markete götürüp tüketim alışkanlığı edindirme aymazlığından cümlemizi beri eyle. Henüz kazanmadığım parayı harcamama sebep olan kredi kartının şerrinden zatına sığınırım. Eşlerimize ve çocuklarımıza ek kart çıkartıp ipin ucunu kaçırmamızı isteyenlere fırsat verme.

    Kredi kartıyla tüketince ‘bonus’ biriktirmenin kazanç değil kayıp olduğunun izanına ulaştır. Slip çektirme kolaylığına kanıp borcunu ödeyemeyince özgürlüğünden olandan haberdar eyle.

    Evlere servisin, taşıyamayacağımız kadar alışveriş ettirme tuzağı olduğunun idrakine erdir.

    ‘Tükettiğin kadar medeni ve çağdaşsın’ diyen Neoliberal politikaları yerin dibine geçir.

    Ekstrede ayrıntısını gördüğüm halde tövbe etmediğim harcama kalemlerinden affına sığınırım

    Kapıma bırakılan market broşürlerinin tesiriyle ihtiyaç listemi şişirmekten nefsimi koru. Reklâmlarda aciz gösterilen erkek ve öne çıkarılan kadınla kurulan tuzağın idrakine erdir.

    Küsuratlı etiketlere kanıp sanki çok ucuz alıyorum izlenimine kapılma safdilliğinden koru.

    Bizleri, yeni bir ürünü tattırmak adına kurulan reyonda doyma kurnazlığından beri eyle.

    Tüketmek istediğimde ayaktayken oturmayı, otururken yatıp bu histen kurtulma dirayetine ulaştır.

    Her türlü ateşi söndüren ‘abdest’ almanın içimizdeki israf ateşini söndürmesini nasip eyle.

    Âmin…

    Şevket HÜNER

  3. Güzide says:

    Cahide hanım son günlerde çevremde bir epilasyon furyası var. Yaptıranlar oh çok rahat ettim dünya varmış diyor ve diğer hanımlar da özenip başlıyor. Bu konuda hanımların nasıl davranması gerektiği İslami yönden bu durumun incelikleri nelerdir bizleri aydınlatır mısınız. Ayrıca pazarlık yapan hanımefendiler bana oldu bitti itici gelir ben hiç pazarlık yapmam gücüm neye yetiyorsa onu alırım. Alışverişde sünnet olan davranışlardan uzaklaşınca ortaya pazarlık çıkıyor.

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: