Mekkeliler Nasıl Müşrik Bir Toplum Oldu? (2)

Esselamu aleykum ve rahmetullah sevgili kardeşlerim.

Yazılarımızda iki haftadır şirkin tarihi geçmişini inceledik ve ilk çıkış hikayesini öğrendik. İslam dininin
ilk muhatapları oldukları için Mekke toplumunun durumunu inceledik. Kendilerine yeni bir mesaj
gönderilmesinin altında yatan etkenleri hep birlikte gözden geçirdik.

Bizim bu tarihi yolculuğa çıkıp şirkin işlendiği toplumları mercek altına almamızdaki amaç, onlarla
günümüz arasında bağlantı kurarak hata edip şirke düştükleri noktaları tesbit edip, aynı hatalara
bizimde düşmemizi engellemektir.

Geri dönüşü olmayan gün gelmeden önce kardeşler olarak birbirimizi uyarmak, affedilmeyecek tek günah olan, tek bir amelimizde dahi bulunsa diğer salih amellerimizin hepsini iptal eden şirk hususunda birbirimizi bilgilendirmek ve bilinçlendirmektir.

Tarihten yaşanmış örneklerle bunu daha iyi anlamamızı sağlamaktır. Fakat bizim tamamen samimi duygular ile yapmış
olduğumuz bu uyarılar bazı kardeşlerimizin hoşuna gitmeyerek hernedense onları rahatsız etmiştir. Şu
husus iyice anlaşılmalıdır ki, bizim gayemiz içimizde kemikleşmiş şirk unsurlarını belirterek kardeşlerimizi
bilinçlendirmektir, kimseyi itham etmek veya müşriklik isnad etmek değildir.

Ayrıca tüm bunları yaparken herkesi memnun edemeyeceğimizde açıktır. Çünkü her zaman hakkı tüm
çıplaklığı ile gördüğü halde kabul etmek istemeyen insanlar hep olagelmiştir. Bizde onların hatırı için
doğruları söylemekten geri duracak değiliz. Umud ediyoruz ki, Rabbim bu kardeşlerimizinde kalplerini
hakka karşı yumuşatır.

Bu açıklamadan sonra, geçen hafta kaldığımız yerden devam ederek Mekkelilerin tanıdıkları, bildikleri
ve bazı özelliklerinde birledikleri Allah’a nasıl ibadet içinde olduklarını inceleyerek bu yolculuğu
sonlandıralım inşaAllah.

MEKKELİLER NAMAZ, ORUÇ, HAC, SADAKA, ADAK, İTİKAF GİBİ AMELLERLE ALLAH’A İBADET EDİYORLARDI

Ebu Zer radıyallahu anh’ın daha İslam gelmezden önce namaz kıldığını şu hadisden öğrenmekteyiz:

Abdullah b. Samit’den rivayete göre, “Ebu Zerr radiyallahu anh ‘Ey kardeşimin oğlu! Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem‘e kavuşmadan üç sene önce namaz kılıyordum’ dedi. Abdullah bin Samit ‘Kimin için?’
dedim. Ebu Zerr ‘Allah için’ dedi.” (Müslim)

Aişe radıyallahu anha cahiliye döneminde oruç ibadetini nasıl yerine getirdiklerini bize şöyle haber
veriyor:

Âişe radiyallahu anha şöyle demiştir: “Câhiliyet devrinde Kureyş aşure günü oruç tutar idi. (Hicretten
evvel) Rasûlullah sallallah u aleyhi ve sellem‘de aşure orucu tutardı. Medine’ye geldiği zaman da (âdeti
üzere) bu orucu tuttu ve sahabelerine de bu orucu tutmalarını emretti. (İkinci sene) ramazan orucu farz
kılınınca aşure günü orucunu terk etti. Artık isteyen bu orucu tuttu, dileyen de onu terk etti.(Buhari,
Müslim)

İslam gelmeden önce Mekkeliler kabeyi tavaf ediyor ama safa ile merve arasında tavaf yapmaktan
kaçınıyorlardı. İslam’da bu konu hakkında bir haber gelmeyince müslümanlar gelip Allah Resulune:

“Ey Allah’ın Resulu! Biz cahiliye döneminde Safa ile Merve arasında tavaf etmekten kaçınırdık. Allah
Beyt’i tavaf emrini indirdiği hâlde, Safa ile Merve arasında say’ı zikretmedi. Biz Safa ile Merve arasında
say edersek, bize günah var mıdır?” diye sordular. Bunun üzerine Allah subhanehu ve teala: “Şüphesiz
Safa ile Merve Allah’ın alâmetlerindendir. İşte kim o Beyt’i hacc veya umre kasdı ile ziyaret ederse,
bunları güzelce tavaf etmesinde üzerine bir günah yoktur. Her kim gönüllü olarak bir iyilik yaparsa
şüphesiz Allah kabul eder ve (yapılanı) hakkıyla bilir. ” (Bakara Suresi, 158. ayet) ayetini indirdi. (Buhari,
Müslim)

Ömer radıyallahu anh’ın cahiliye döneminde itikafa girmek için adak adadığını görüyoruz:

Ömer ibnu’l-Hattab radiyallahu anh cahiliyyede Mescidi Haram içinde itikâf etmeyi adamıştı. Müslüman
olduktan sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Ömer’e hitaben: “Adağını yerine getir.” buyurdu.
(Müslim)

Onların cahiliye döneminde sadaka verdiklerini, köle azad ettiklerini, akrabalık bağlarına özen
gösterdiklerine de şahit oluyoruz:

Hakîm ibn Hızâm radiyallahu anh şöyle demiştir: “Ben ‘Ey Allah’in Resulu. Cahiliyet devrinde kendileriyle
ibadet ede gelmekte olduğum sadaka vermek, köle azad etmek, hısımlık bağımı devam ettirmek
nevi’nden bir takım işler hakkında ne düşünürsün? Bu işlerde benim için ecir ve sevap var mıdır?’ dedim.
Peygamber sallallah u aleyhi ve sellem: ‘Sen, geçmiş olan hayırların üzerine İslâm’a girdin.’ buyurdu.”
(Buhari)

Kardeşlerim, Mekkeliler tüm bu ibadetlerin yanısıra haram aylara saygı duyuyor, Kabenin onarımından
sonra Hacerul-esved taşını yerine koyma şerefine nail olabilmek için birbirleri ile münakaşaya giriyorlar
ve daha sayamayacağımız birçok hususta Allah’a yaklaşmaya çalışıyorlardı.

MEKKELİLERİ MÜŞRİK YAPAN SEBEP ŞEFAATÇİLER, YANİ ARACILAR EDİNMELERİDİR

Kardeşlerim, gördüğümüz gibi Mekkeli müşrikler bizim sandığımız gibi Allah’ı inkâr etmiyor, O’nu
cok iyi tanıyor, biliyor ve birçok ibadet şekliyle Allah’a yaklaşmaya çalışıyorlardı. Fakat bu ibadetlerini
yaparlarken Allah ile aralarına aracılar koyuyor ve bunların kendilerini Allah’a daha çok yaklaştırdıklarını
iddia ediyorlardı. Onların bu durumunu Rabbimiz bize apaçık haber vermektedir:

“İyi bilin ki, halis din (şirkden arındırılmış din) yalnız Allah’ındır. Onu bırakıp da başka dostlar
edinenler, ‘Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.’ diyorlar.
Şüphesiz Allah ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah yalancı
ve nankör olanları doğru yola iletmez.” (Zümer Suresi, 1-3. ayetler)

“Allah’ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere ibadet ediyorlar ve ‘İşte bunlar
Allah katında bizim şefaatçilerimizdir.’ diyorlar. De ki: ‘Siz, Allah’a göklerde ve yerde Onun bilmediği
bir şeyi mi haber veriyorsunuz?’ O, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.” (Yunus Suresi,
18.ayet)

Mekkeliler ile toplumumuzun karşılaştırılmasına tahammülü olmayanlar Rabbimizin bu apacık ayetlerini
nasıl anlıyorlar acaba? Lütfen ayetleri tekrar okuyalım! Tüm zaaflarımızı bir kenara bırakarak okuyalım!
Yapılan hareketler aynı, verilen cevaplar da aynı… Hatta dahası var.

O dönemin müşriklerinin tüm sebeplerin yok olup ölümle burun buruna geldiklerinde, en darda kaldıkları
anda, tüm aracılarını unutup nasıl kendisine dua ettiklerini Rabbimiz bir ayetinde şöyle anlatıyor:

“Sizi karada ve denizde yürüten O’dur; hattâ gemide olduğunuz zamanda da. Nitekim gemi, tatlı bir
rüzgarla içindekileri götürür; onlar da bununla neşelenirler. Derken gemiye şiddetli bir fırtına gelir çatar
her taraftan onlara dalgalar çarpar; sanırlar ki, o dalgalarla çepeçevre kuşatılmışlardır. İşte o zaman, dini
sadece Allah’a has kılarak ‘Eğer bizi bu durumdan kurtarırsan, muhakkak şükredenlerden olacağız.’ diye
O’na duâ ederler.“ (Yunus Suresi,22.ayet)

Rabbimiz olayın sonrasınıda bize şöyle haber vermektedir:

“Gemiye bindikleri zaman, dîni Allah’a hâs kılarak O’na yalvarırlar, fakat onları karaya çıkarıp kurtarınca,
hemen Allah’a şirk koşarlar.“ (Ankebut Suresi,65.ayet)

O dönemim müşrikleri sıkıştıkları anda, darda kaldıklarında, ölümle burun buruna geldiklerinde sadece
Allah’a yalvardıkları halde, şimdikiler esas darda kaldıklarında, sıkıştıkları anda Allah ile aralarına aracı
koyduklarını yardıma çağırıyor, onlardan medet umuyor, onlara dua ediyorlar.

Tüm bu yazılanlardan sonra kardeşlerim, görüldügü gibi önceki toplumlar ile benzer yönlerimiz, ayrılan
yönlerimiz ve bazı konularda birbirimizi geçmiş yönlerimiz bulunmakta. Yukarıda da değindiğimiz
gibi bunları sadece kendimizi muhasabeye çekerek özeleştiri yapmamızı sağlamak, bu fiillerin önceki
ümmetleri helak ettiği gibi bizide helak etmeden önce tedbirimizi almak, yaptığımız amellere güvenerek
şirkin bizden uzak olduğunu düşünmemek için gündeme getirmeye çalıştık. O şirk ki, karıncanın ayak
sesinden daha sessiz ve sinsidir. Üzerinde ne kadar durulsa, gündemde ne kadar tutulsa yeridir.

Son cümle olarak şunu söyleyebiliriz ki kardeşlerim, müslüman kalmamız, kurtuluşa ermemiz ve cennete
girmemiz için sadece Allah’ı tanımamız, bilmemiz ve O’na ibadet etmemiz yeterli değildir. Bunun yanında
tüm ibadetlerimizi şirkden arındırmamız, bunlarda hiç kimseyi ve hiçbirşeyi Allah’a ortak koşmamamız
gerekmektedir.

Rabbimiz Resulü’nün diliyle ibadetlerimizi yerine getirirken bunları sadece kim için yapacağımızı bize
haber vermiştir:

“De ki: ‘Ben, dîni Allah’a hâlis kılarak O’na ibadet etmekle emrolundum. Ve müslümanların ilki olmakla
da emrolundum.’

Yine de ki: ‘Ben Rabbıma karşı geldiğim takdirde, büyük bir günün azabından elbette korkarım.’

De ki: ‘Dînimi Allah’a hâlis kılarak O’na ibadet ederim. Siz de, O’ndan başka dilediğinize ibadet edin.’

De ki: ‘Hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü, kendilerini ve ailelerini hüsrana uğratanlardır. Bilesiniz ki, işte
apaçık hüsran budur’” (Zumer Suresi, 11-15.ayetler)

Yazımızı Yusuf aleyhisselamın şu sözleri ile noktalayalım kardeşlerim:

“Ben nefsimi temize çıkaramam; zira nefis Rabbimin acıdıkları dışında, dâima kötülüğü emredicidir.
Şüphesiz Rabbim çok bağışlayıcıdır; çok merhametlidir. (Yusuf Suresi, 53.ayet)

Hepinizi kullarına karşı çok bağışlayıcı ve merhametli olan Allah’a emanet ediyorum…

Saliha Yıldız

Mekkeliler Nasıl Müşrik Bir Toplum Oldu? (1)

Comments are closed.

Bir Yorum Bırakın :)

  1. Selma_Adana says:

    BU YAZI YOLLADIĞIM YAZININ İLK KISMI İDİ YOLLADIM AMA ÇIKMAMIŞ DEMEKKİ TEKRAR YAZIYORUM CAHİDEM.
    Birde sanırım Nevin hanım ile olan yazışmalarımızı silmişsin.Göremedim.Kalbimdende açıkçası bunu yapmanı geçirmiştim.Silmiş olman iyi oldu.

    «… Hiçbirimiz Allah’dan başkasına tapmayalım. O’na hiçbir şerik (ortak) koşmayalım. Allah’ı bırakıp içimizden bir kısmını ken­dimize Rab edinmeyelim.»
    Âl-i İmrân, 64
    Esselamualeyküm Cahidem Saliha ablacım ve tüm Cahide sevdalıları.
    Öncelikle Saliha ablacım daha önceki yazını okudum ama cevap yazamamıştım.Allah senden seni bizimle buluşturan Cahidem’den binlerce kez razı olsun.
    Waffle ile alakalı konunun başında Günnur ablamın ablasının vefat ettiğini okudum.Rabbim sevdiklerine sabırlar vesin.Başı sağolsun.Rabbim sevgili ablamıza Cennetinden bir yer nasip etsin.Kabir azabı çektirmesin inşAllah.
    Saliha ablacım,benim geçmiş zamanlarda bir sohbet ortamında bir bayan ile tanşma fırsatım oldu.(sohbet bildiğiniz çay kahve muhabbetli bir ortam idi)Konu döndü dolaştı ibadetlere Allah’a dünyaya yaratılışa Nuh tufanına geldi.Zikir tevhid ve selavat dağıtmalar ile alakalı konuştuk.Ve bu hanım beni hayrete düşürecek konuşmalarda bulundu.Sana bunları aktarmak ve o engin bilgin ile beni aydınlatmanı istiyorum.Buluştuğumuz ev sahibi arkadaşımdan rica edip yazacağın cevaplarıda o bayana okutmak gayesindeyim.
    Ablacım,bu hanım Allah yok din yalan(haşa)cümlelerini sarfetti.Sebepleri ise inşallah açıklayıcı şekilde yazarım.
    *Gerçekten peygamberler varmı,varsa onların zamanında yaşamayı isterdim.Allah varsa neden bana bunu nasip etmedi?
    *Bakın evrime tam anlamıyla inanmıyorum fakat takdiri ilahi demek tembellikten baska bir şey değil benim için. Kuranda geçen Nuh Tufanı ile olan kısımları bile gözden geçirseniz saçma.Az çok bilirsiniz her çiftten tohum tutmaz lakin buna karşılık Kuranda gemide bulunan hayvanlardan sadece 1 er çift olduğu söyleniyor. Düşünsenize yine takdir-i ilahi olduğunu var sayalım hepsinin tohumu tutuyor.Siz o kadar canlı varlığı o kadar bitkiyi o kadar mikroorganizmayı ne biliyim o kadar atomu vs nasıl gemiye toplarsınız. Şu anda dünyada yaşayan bitki-hayvan-mikroorganizma-böcek türleri 300 milyonu aşkın sayıda ve sadece çeşit bunlar ve dünyanın her yerinde farklı varlıklar var. Sizin bunları toplamanız bile bir ömür sürebilecekken böyle bir masala nasıl inanıyorsunuz .Yani bunların hepsini Allah mı yaptı(haşa) 🙁 dedi.
    Ben kendi çapımda o zamanlarda şöyle bir konuşma yapmıştım.

    Binlerce yıl evvel kanser aıds hastalığı yada bunların mikrobu varmıydı varsa bu zamana kadar neredelerdi.Gelişen ve bir o kadarda kirlenen dünyamızda radyasyon ve Çernobil faciasından sonra insanlıkta büyük değişimler meydana gelmiş,Hani mutasyon dediğimiz olay var ya bu tür zehirli gazlar ve bakterilerle değişime uğrayarak daha güçlü organizmalar meydana getirmiştir.Yani hastalıklı ve öldürücü hücreler oluşmuştur.Onuda geçelim binlerce yıl evvel sadece (bu benim düşüncem)100 çeşit hayvan ve dişisi 1000 çeşit bitki tohumu varolduğunu sayalım.Hayvanların çiftleşerek çoğaldığını ve bitkilerin yetiştirildiğini varsayalım.Diyorsunuz ki şu anda yüzbinlerce çeşit hayvan bitki çeşidi nasıl var oldu.Şu anda Allahlın yeni bir şeyler yaratmadığını yada meydana getirmediğini nereden bilebiliriz.Bunun ispatı var mı?Belki yeşeren bir bitkinin tohumunda yada kökünden bir başka bitkinin olmadığını kim ispatlayabilir.Nitekim biz bitkileri otsu odunsu bitkiler olarak ayırıyoruz.Hayvanları etçil otçul olarak ayırıyoruz.Sonuçta bunlar birbinin familyasından ama farklı canlılar değil midir.

    Mikroorganizmalar moleküller atom zaten canlılarda mevcut değimli.Bir damla suda atom,organizma ve moleküler yokmu.Bunların hepsinden tek tek almaya ne gerek var.Zaten bir canlıda binlerce birbirinden farklı organizmalar moleküler su bakteriler mikrooranizmalar yokmu.(BUNLARIDA BEN SÖYLEDİM O HANIM ARKADAŞA)Sustu bişede demedi.

    Bu bahsettiğimiz durum şirkten çok kafirliğie girmezmi Saliha ablacım.
    ALLAHA EMANETSİNİZ

    1. Saliha Yildiz says:

      Selma kardeşim, bahsettiğiniz kişinin söylediği sözler küfür içeren sözlerdir. Şirkle alakası yoktur. Bir insanın şirk koşmuş olması için öncelikle Allah’a inanması ve ibadet ederken sadece Allah’a yapılması gereken ibadetlerde başkalarınıda O’na denk tutması gerekir. Şirk budur. Ama sizin bahsettiğiniz şeyler direk inkara girdiği için küfürdür. Aslında sonuç itibari ile şirk ve küfür aynıdır. Sadece kişiyi küfre götüren yollar farklıdır.

    2. selma hanım ılk once soruyu burala taşımışsınız bende cvb vermek ıhtıyacı hıssettım bu sana hıtaben yazdığım son yorum ağzını acan herkez anlaşılmak ıster sızde kendınızı çok guzel ıfade edıyorsunuz sızın cabanız kendınızı olduğundan farklı gostermek cabası senın aksıne ben hıç memnun kalmadım yazıların sılınmesınden yasakcı zıhnıyetten ne farkı varkı?sorularına bakılırsa flozof olduğuna ınanmamızımı beklıyorsun?ayet lerden ornek verdığıne gore maden ayet bılıyorsun (ey ıman ederler allah a kufredenlerın yanında durmayın uzaklaşın) ayetını de bılmen gerek?? hangı ayet unuttum oma boyle bır ayet okuduğuma emınım.ilk once sızı şurlu bırı sanıp dıyolağa gırmemın sebebı odur ne işınız vardı ALLAH I INKAR EDENLERIN SITESINDE? yanıldığımın farkına vardım ne yazık! şurlu bırı asla ALLAH benı kahretsın demez şurlu bırı günahıma gırmeyın demez manem sız ALLAH ın ıpıne sımsıkı sarılın ayetını bılıyorsun sarrılıyormusun??yazılarına bakılırsa ben boyle hıssetmedım hıç! kufredenlere cvb yetıştırmeye calışıcağına örtünün ayetının ustunde çalışsanız? nisa suresının tamamını okusanız? kafa calıştırsanız nur suresini??sız kı ımtıhanın ne olduğunu kavraya mamışsınız daha?4 kışılık aıleyı gecındırmemın yolunu bulamamışsınız ulkeyı yonetenlere dıl uzatıyorsunuz bıde adıl olsanız!senın o bahsettiğin şirk tende ote ALLAH I INKARA GIRER bahsettığınız sosyete kışıler benım aılemde mevcut kı ben 17 senedır mucadele halındeyım annemle babamla kı hıç sızın yazdığınız gıbı bır dıyaloğa gırmedım sen her namazlı abdeslıyı muslumanmı sanıyorsun? boylelerıne elini versen kolunu kaptırırsın. selametle

  2. Selma_Adana says:

    YORUM BİRDEN GİTTİ CAHİDEM ya inşallah yazdıklarım alt alta gelirde tam anlamıyla yazdıklarım anlaşılır.
    NİSA SURESİ 11.AYETE GÖRE MAL PAYLAŞIMI İLE malesef hanımda çokça araştırmış ki dinimizi Kitabımızı karalayan sitelerin yorumlarını okumuş buna göre yorumuda aynı böyleydi.
    Şimdi ölen adamın geride 3 kız çocuk,1 anne,1 baba ve eşini bıraktığını varsayalım.3 kıza mirasın 2/3 ü, anneye 1/6, babaya da 1/6, eşine 1/8 pay düşer.
    BUNA GÖRE

    (2/3)+(1/6)+(1/6)+(1/8)= 27/24 o da = 1,125 yapar. yani bir bütünden fazla. ama gelelim mirasa. böyle bir seyi paylaştıramazsınız ki …
    O zaman ortaya Kuranın değiştirildiği anlamı çıkmazmı.Bunu birileri değiştirmişse bunun yükü Allaha mal edilemez değilmi.Sonuçta ben Kuranın değiştiğine inanıyorum..Dedi 🙁

    Birde biz nasıl çoğaldık.Hz. Adem ve Havvadan olma çocuklar birbirleri ile beraber olarak çoğaldık ise bu haram olmuyormu.Hadi olmadı sayalım o zaman biz onlardan çoğaldıysak neden dünyada herkes Müslüman değil.Niye kimisi zengin kimisi fakir.
    Ablacım bu yazdıklarım şirkin ötesinde biliyorum.Ama üzülüyorum benim o kadar engin bilgim yok.Okuduğum bazı şeyleri unutuyorum.Birde Allah istemediği kullarına ayetlerini unuttururmuş diyorlar.Bazen bende ayeti hatırlıyorum ama hangisi olduğunu unutuyorum.Bu söylemler ne kadar doğru.Bunu duyunca üzülüyorum.Neden unutuyorum diyorum.Ama hayat beni o kadar yorduki 5 dk önce söylediğimi bile unutuyorum. 🙁
    VE İÇİMİ YAKAN BİR BAŞKA KONU TEYZEMİN KIZI
    *İnternette Dinamo diye bir ilizyonist geziyor.Videolarını bende izledim teyze kızımda izlemiş ve bu insanüstü varlık yaptıklarını açıklamak imkansız.Adam Mesih galiba.Yok yok kesin Mesih ama dünya üzerine çullanmasın diye işi ilizyonla kapatıyor diyor.Kuaranda çelişkili ayetler var ben değiştiğine inanıyorum diyor.
    Anlatamıyorum abla ne anlatsam anlatamıyorum.Bu konuda o kadar dertliyimki.
    Annem babam abdestli namazlı insanlar ahh ahh kardeşlerim 🙁
    Halamlar hacılar sülalemizde öyle sosyete açık saçık giyinelerde yok,tesettüre karşı olanda yok(sosyeteden kastım hani abdest namaz bilmeyip benim kalbim temiz diyen kesim için diyorum)O tarzda insanlarda değiller.Benim halamların evinde hala tv yoktur.Bir radyoları var sadece onu dinlerler.Böyle sülaleden öyle evlatların çıkması kuzenlerin çıkması vallahi beni mahvediyor.Dedikodumu oldu bilemedim şimdi ama teyzemin gelini oğlu içerler Bismillah desen aha uçacak şimdi dikkat edin diye benle dalga geçerler.Anlayacağın ablacım herkesten herşeyden soğudum. “Faziletli işlerin en üstünü senden ziyareti kesen akrabanı ziyaret ederek ilişkiyi sürdürmendir” (Ahmed, III, 438) inat sanki kapılarını çalasım gelmiyor.
    Saliha ablacım seni yormadım inşallah.Hakkını helal et şimdiden.

    1. Saliha Yildiz says:

      Selma kardeşim, geleneksel bir din anlayışı malesef bizi bu hallere getirdi. Annelerimizi, büyük annelerimizi tatmin eden din anlayışı malesef bu nesli tatmin etmiyor. Yeni nesil tatmin edici bilgi istiyor, tatmin olmayıncada kendini tatmin edeceğini zannettiği yollara giriyor. Ama bu kesinlikle Allah’ın gönderdiği dinin eksikliğinden değil, bizim eksikliklerimizden kaynaklanıyor. Önümüzdeki zaman hiçkimsenin gelişi güzel bir din anlayışına sahip olarak yaşayacağı bir ortam olmayacak. İnananda bilinçli olmaya mecbur kalacak. İnanmayanda bunu açıkça belli edecek. Aynen ayette Rabbimizin dediği gibi. İnanan açık deliller üzerine inanacak, küfredende açık deliller üzerine küfredecek.
      Unutma mevzusu zihnimizdeki başka meşguliyetler sebebi iledir kardeşim, Rabbimiz kulları için böyle birşey asla istemez. Bu hepimizin yaşadığı bir durum. Hangi konulara daha çok yoğunlaşırsanız, zihniniz o konu üzerine çalışır. Sizde neleri daha çok gündeminizde tutmak istiyorsanız, o konulara yoğunlaşın. Unutmadığınızı göreceksiniz inşaAllah.
      Miras meselesi ile sorduğunuz soru ise kalbinde Allah’ın kitabına karşı şüphe bulunan insanlara neyi delil getirirseniz getirin, onlar başka bir yerden başka bir eksik bulmaya çalışacaklardır. Bu sebeple bu tür kimselerin öncelikle Allah inançlarını ve vahyine olan inançlarını değiştirmeleri gerekir. Bunu yapmadan onlara bek birşey anlatmak malesef mümkün olmuyor.

    2. selamu aleyküm buna hıtaben bende bır şey eklemek ıstıyorum ne kadar öğrensek öğrenelim çok gelışmemız lazım dıye düşünüyürum.ben bır sene once farkına vardımkı dualarımda aracı katıyordum rabbim affetsin benı.şöyle dua edıyordum rabbim dostun ıbrahımın hurmetıne………….yada……resulun hürmetıne…… onları aracı katıyordum bu yanlışmış çok geç farkına vardımm…(benım yaptığım hatayı başka kardeşlerim yapmasın anlatmamın amacı o)….ve gecenlerde çanakkaleye gittim orda şehitliğe girmeden baktım herkez abdes alıyor şaşırmıştım namaza oldukca vakıt vardı dedım nıye abdes alıyorsunuz? şehıtlığe gidiyoruz günah ebdessız gitmek ?? benı oldukca hıddetlendırdı kabe yemı gıdıyoruz??* verdıklerı cvb ınanılmaz sen bu halınle utanmıyormusun sormayıı dıye dalga geçtıler ve içlerinden tam teseturlu carsaflı kadınlar olmazmı ofkemın sebebı artıyor……(.tamam ebdeslı olmak ıyıdır ama sırf sehıtlığe gırmek ıçın abdes almak bana göre çok yanlış) onlara hıtaben dedımki burda yatanlar kalkıp sızın bu halınızı gorse bız bunlar ıçınmı bu kadar mucadele verdik demezlermı?bıze karışma hadı gıt abdes al dedıler almıycam dedım.butun gezım ofke ıçınde gectı!!!!halbukı okadar guzel dıkı oralar

  3. Selma_Adana says:

    «… Hiçbirimiz Allah’dan başkasına tapmayalım. O’na hiçbir şerik (ortak) koşmayalım. Allah’ı bırakıp içimizden bir kısmını ken­dimize Rab edinmeyelim.»

    Âl-i İmrân, 64

    Esselamualeyküm Cahidem Saliha ablacım ve tüm Cahide sevdalıları.
    Öncelikle Saliha ablacım daha önceki yazını okudum ama cevap yazamamıştım.Allah senden seni bizimle buluşturan Cahidem’den binlerce kez razı olsun.
    Waffle ile alakalı konunun aşında Günnur ablamın ablasının vefat ettiğini okudum.Rabbim sevdiklerine sabırlar vesin.Başı sağolsun.Rabbim sevgili ablamıza Cennetinden bir yer nasip etsin.Kabir azabı çektirmesin inşAllah.
    Saliha ablacım,benm geçmş zamanlarda bir sohbet ortamında bir bayan ile tanşma fırsatım oldu.(sohbet bildiğiniz çay kahve muhabbetli bir ortam idi)Konu döndü dolaştı ibadetlere Allah’a dünyaya yaratılışa Nuh tufanına geldi.Zikir tevhid ve selavat dağıtmala rile alakalı konuştuk.Ve bu hanım beni hayrete düşürecek konuşmalarda bulundu.Sana bunları aktarmak ve o engin bilgin ile beni aydınlatmanı istiyorum.Buluştuğumuz ev sahibi arkadaşımdan rica edip yazacağın cevaplarıda o bayana okutmak gayesindeyim.
    Ablacım,bu hanım Allah yok din yalan(haşa)cümlelerini sarfetti.Sebepleri ise inşallah açıklayıcı şekilde yazarım.
    *Gerçekten peygamberler varmı,varsa onların zamanında yaşamayı isterdim.Allah varsa neden bana bunu nasip etmedi?
    *Kuranda geçen Nuh Tufanı ile alakalı kısımları okursanız çok saçma.Çünkü az çok bilirsiniz her çiftten tohum tutmaz lakin buna karşılık Kuranda gemide bulunan hayvanlardan sadece 1 er çift olduğu söyleniyor.Düşünsenize yine takdir-i ilahi olduğunu var sayalım hepsinin tohumu tutuyor.O zaman Adem ve Havva olayında olduğu gibi yine bir ensest ilişki gözlemleyebiliriz insanların çoğalması için.
    *Hepsini geçelim siz o kadar canlı varlığı o kadar bitkiyi o kadar mikro organizmayı ne biliyim o kadar atomu vs nasıl gemiye toplarsınız.Şu anda dünyada yaşayan bitki-hayvan-mikroorganizma-böcek türleri 300 milyonu aşkın sayıda ve sadece çeşit bunlar ve dünyanın her yerinde farklı varlıklar var. Sizin bunları toplamanız bile bir ömür sürebilecekken böyle bir masala nasıl inanıyorsunuz.(Bunları Allahmı yaptı)
    * Dünya insanların sınama yeri değilmidir.O zaman yasak elmanın cennette ne işi var ?
    *”Nisa-11:Allah sizlere, miras taksiminde çocuklarınız hakkında, erkeğe iki dişi payı verilmesini emrediyor. Eğer hepsi kız olup da ikiden fazla iseler, bunlara bırakılan malın üçte ikisi; eğer tek bir kız ise o zaman yarısı verilir. Eğer ölen kişinin çocuğu varsa anne-babasından her birine altıda bir, şayet çocuğu yok da anne-babası mirasçı oluyorsa annesine üçte bir, eğer ölenin kardeşleri de varsa o zaman annesine altıda bir verilir… Çocuğunuz varsa bıraktığınızın 1/8 i zevcelerinizindir.”
    Bu ayete göre miras paylaşımında hata yokmu.Hani Allah adaletli idi.

    (Burada benim kendisine cevabım 12.ayeti okuyarak içinde bulunduğun bu halden kurtulabilirsin oldu.Ne kadar anlattımsada anlamadı tabi.)

    1. Selma_Adana says:

      🙁 canım yaaa yazım çıkmış ama ben yorum yazdıktan sonra bu yazı çıktı ortaya Cahidem.Hakkını helal et.

  4. Allah celle celaluhu razı olsun saliha abla yazdığınız konular birer ders niteliğinde, bilmediğimizi öğreniyor, bildiğimizi pekiştiriyoruz.

    1. Saliha Yildiz says:

      Rabbim hepimizden razı olsun kardeşim.

  5. Aleyna ve aleyküm selam
    Allah razı olsun ablacım yazını dün okudum ama cevap yazamadım,
    bugün bir daha okudum çok güzel tespitler,
    bizim buralarda tarikatlar başını almış yürümüş
    tabiri caizse şeyhleri ilahlaştırmışlar anlattığımız zamanda onlar Allah dostu
    biz vesile ediyoruz diyorlar ama durum hiçte öyle değil.
    benim 1 sorum olacaktı cevaplayabilirseniz sevinirim.
    1 kaç gün önce mevlüd okunmuştu bende oradaydım olayı tam göremedim
    ilahi okunurken 1 kız zikir etmeye başladı sesi çok çıkınca çocuklarda korkmuş
    gelen hoca tarikat ehli değildi salavat çeksin geçer dedi,izin vermediler kendi haline bırakın birazdan rahatlar dediler.
    Sonra o hoca arkadaş herkes gittikten sonra 1 kaç kişi kalmıştı onlara dedi ki onun bu hali şeytanın dürtmesidir,
    dikkatleri o kızın üzerinde toplattırıp ilahi kelama kulakları kapatmak için şeytanın bir oyunu olduğu izah etmeye çalıştı.
    Kimse inanmadı ,bunun la ilgili sizin de yorumunuzu alabilir miyim iyice araştırıp bilgi sahibi olmak istiyorum,
    Rabb”im bizleri hak yoldan ayırmasın inşl. yazılarınızın devamını ilgiyle bekliyorum.
    Hakkınızı helal edin çok uzun oldu.

    1. Saliha Yildiz says:

      Allah sizdende razı olsun Toprak kardeşim. Bahsettiğiniz ortamdaki kızımızın hareketi hakkında yorumumu sormuşsunuz. Ordaki hocanın dediği gibi şeytanın dürtmesimidir bilemem ama Allah’dan olmadığı kesin. Çünkü öyle olsaydı bu ibadet şeklini Rabbimiz bize mutlaka açıklardı. Biz bize bu dini öğreten insanların hayatlarında bu tarz tavırlar görmüyoruz. Onların Allah’ı bu şekilde zikrettiklerine dair hiçbir delil bulamıyoruz. hatta aksine delillerin olduğuna şahit oluyoruz. Bu sebeple kaynağı hinduizim olan ve İslami kavramlarla dindenmiş gibi gösterilmeye çalışılan bir konsantre şeklidir bu kızımızın yaptığı. Rabbim onu içinde bulunduğu bu yanlışlardan kurtarsın.

      1. Allah razı olsun hocam,
        Rabb”im ilminizi arttırsın,
        Bize de bu çağlayandan 1 damlada olsa nasip etsin inşl…

  6. Güldeste says:

    Rabbim bizi muhafaza etsin. Birazını öğlen birazını şimdi okuyabildim..Sağolun Saliha hn..kaleminize sağlık…Allah razı olsun..

    1. Saliha Yildiz says:

      Amiin kardeşim. Ecmain.

  7. Kardelen says:

    Aleyküm Selam Saliha kardesim. Kalemine, emegine saglik. RABBIM bizleri dinini layıkı ile yaşayanlardan eylesin, ayagimizi kaydirmasin. ALLAH razi olsun.

    1. Saliha Yildiz says:

      Amiiin Kardelen kardeşim. Rabbim sızdende razı olsun.

  8. | Toprak | says:

    Aleykum selam ve rahmetullah.
    Gerçekten de şirk kelimesinin puta tapmaktan daha büyük olduğunu farkına vardığımız noktada, telafiye başlayabiliriz aslında. Ama insanımız kolay kabul etmiyor. Ne de olsa kalbi temiz, sadakada çok verir, bir de toplanıp gıybet öncesi bir kaç Sure okutunca, pür-ü pak Müslümandır.
    Başına bir felaket geldiğinde durup; “Allah’ım bilmeden ne hata ettim?” diye düşünmek yerine tuz ekmek çevirir başından, bir garibe verir kurtulur dertten gamdan. Öyle ki Allah’ın kuralları gelmez aklına harama bakarken, uyarı gelirse ulema kesildi başımıza herkes cümlesini kurunca vicdanı rahatlar. Bu kişilere karşı onların da tavsiye ettiği gibi, bildiklerimizi kendimize mi saklayacağız? Allah’ı her işe karıştırmayacak mıyız? O her yerdeyken hemde. Üzgünüm dostlar, yok öyle bir dava. Dava insanı ne büyük kelime anlayana. Garipler içinde birer garip olduğumuz için, Rabbin verdiği akılla idrak edebildiğimiz için binlerce kere hamdolsun.
    Bir makineye bu kadar ilgi yerine, gizli ve açık şirkler neler olabilir acaba diye düşünseler, herşey gün yüzüne çıkar.
    Şirk her yerde var. Ama biz farkındayız. Gelenekçi din yerine, Alemlerin Rabbi olan Allah’ın dinine gönül vermişiz. O’nun yolunda kaplumbağa misali de olsa yürüyoruz. Dünya kulluğu yerine, Allah’ın kuluyuz. Bu garipliklerin farkında olmak O’nun bize lütfu. Ablam… İsabet ettiriyor Rahman, bizim gibilerin sayısı artacak inşaAllah. Yeter ki bizler vazgeçmeyelim. Birileri yıllarca nasıl uyuttuysa bizleri, bizde yavrusuna yaklaşan bir annenin naifliğiyle uyandıralım onları. Farkına bile varamasınlar Allah’ın ipi ve Rasulü’nün ayak izlerinden başka bir şeye inanmayanların sayısının arttığını. Bizler yeter ki unutmayalım ve vazgeçmeyelim. Rabbül Allemin’e kul olmaktan ayrılmayalım vesselam.

    Esselamu aleykum ve rahmetullah

    1. Saliha Yildiz says:

      İnsanın büyüklüğü inandığı davanın büyüklüğü kadardır canım kardeşim, Biz alemlere rahmet olarak gönderilen bir Resulun ümmetiyiz. O’nun ümmeti olarak alemlere rahmet olmaya devam etmeliyiz. Rabbim bizi bu yolda muvaffak kılsın.
      Çok güzel tesbitlerde bulunmuşsun,çok güzel sonuçlar çıkarmışsın kardeşim Allah razı olsun. Sizin gibi gençler oldukça gelecek için daha güzel hayaller kurabiliyor insan. Rabbim hakkınızdaki tüm hayırları kolaylaştırsın canım. Allah’a emanet ol.

      1. | Toprak | says:

        Allah cümlemizden razı olsun ablam. Sağol, farkındalığa vesile olduğun için de Rabbim seni mükafatlandırsın canım ablam.

  9. Salihacim Allah razi olsun canim , yazilarini herhafta cok begenerek okuyorum.

    1. Saliha Yildiz says:

      Allah sizdende razı olsun Hicret kardeşim. Dualarınızda benide hatırlayın.

  10. Birde Bu şirk konusunda önemli bir konuya değinmek istiyorum TANRI konusu.. Bu kelimeyi hemen hergün çevremde televizyonda duyar oldum .Çok tehlikeli bir kelime TANRI yapabilecekleri ve gücü sınırlı olan demektir. Oysa ALLAH yapabilecekleri ve gücü sınırsız olan mutlak irade sahibidir. ”TAnrım beni affet!” ”Tanrı misafiri” ”Dün gece tanrıma dua ettim namaz kıldım!” bu ve bu tarz kelimeler tamamen yanlış kişi ben tanrıyım dmekle günaha girmez çünkü güç sınırlıdır. Fakat Haşa ! Ben bu işin allahıyım vs kelimeler insanı cehenneme sürükler bunu çevremde çok duyuyorum. Güya namazlı abdestli tesettürlü kadın evinde beni korusun diye haçlı isa heykeli Meryem ana heykeli asıyor nazar boncuğu takıyor yahu o boncuğun kendine hayrı yok düştümü paramparça oluyor belgeselde gördüm gemiye asmışlar gemi onunla batmış gizli şirk böyle birsey işte… Dua eip mum yakanlar batıl inançlar… Lütfen bilinçli olun felak nas ayetel kürsüden bir duadan başkası korumaz bizi Elli kere zina etmiş olun su gibi içki için haramın her türlüsünü yaşayın ama pişmansanız sebatınızı sürürseniz tövbenizle kazanacaksınız Allahtan başka gidecek gibi bir kapı yok otuz kere tevbe edip 31.kezde bozssan yine dönüp tevbe edeceksin batıl şeylerle cakma kültürlerle uğur getirsin diye saçma sapan işlerde kurtuluş aramayın bir çıkış ışığınız varasada kendiniz toprakla kapatıyorsunuz Allah korusun kardeşlerim şirkin hertürlüsü zehirler bizi..

    1. Saliha Yildiz says:

      Müberracım gerçekten çok önemli konulara değinmişsin. Sen hazır gündeme getirmişken bende konuları biraz açayım istedim.
      Tanrı kelimesi, eski türklerin müslüman olmadan önceki ilahlarının adıdır kardeşlerim. Esas orjinal adı “tengri” olup zaman içerisinde tanrı olarak değişmiştir. Aynı türklerde olduğu gibi, kürtlerin ilahlarının adı “Yezdan”, farslıların ise “Hüda” dır. Hala türklerde, kürtlerde, farslılarda eski ilahlarının isimlerini kullanmaktalar. Mesela ezanın türkçe okunduğu yıllarda “Allahu ekber” yani Allah büyüktür kelimesini “Tanrı uludur” olarak okumuşlardır. Farslılarda mesela “Hüda hafız” yani Allah korusun derler. Fakat kardeşlerim, İslam gelip tüm eski inançları ortadan kaldırdıktan sonra müslümanım diyen herkesin Allah kendisini Kur’an ve Sünnette nasıl isimlendirdiyse o isimlerle anması gerekir. Hiçbir müslümanın Allah’ı Kur’an ve Sünnette geçmeyen isimlerle isimlendirmesi caız değildir. Yukarıdaki örneklerde olduğu gibi.
      Diğer bir konuda Müberramızın yukarıda saydığı gibi başka inançlardan bize geçmiş ve bizim inancımızla asla bağdaşmayan şeylerdir.
      Ah Müberram keşke gizli şirk olsa, bunlar apaçık şirk eylemleri. Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellem’den gelen hadislerde nasıl vasfedilmiş bakalım bu fiiler:

      İbn Mes’ûd radıyallâhu anh şöyle anlatmaktadır: “Rasûlullah’ın şöyle buyurduğunu işittim: «Rukye, temâim (muska) ve tivele şirktir.» Ahmed ve Ebû Dâvûd rivâyet etmiştir. (Hadisin orijinal metninde zikredilen)
      Temâim; nazar değmesine karşı çocukların üzerine takılan muskaya denir. Asılan bu muska, Kur’an âyetlerinden oluşuyorsa, seleften bazıları tarafından ruhsat tanınmaktadır. Seleften bazıları ise bu türden olsa dahi yasak kapsamında bulunduğu görüşündedirler. İbn Mes’ûd radıyallâhu anh de yasak olduğunu söyleyen bu alimlerden biridir.
      Rukye; rahatsızlığı bulunan kimsenin bazı şeyler okumak suretiyle tedavisinin sağlanmasına denilmektedir. Bir diğer ismi de azâimdir. Mevcut deliller şirk içerikli olmayan rukyenin bu genel hükme dâhil olmadığını göstermektedir. Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem nazar ve zehirlenme karşısında rukye yapılmasına ruhsat tanımıştır.
      Tivele; kadını kocasına; erkeğin de karısına sevdireceği düşüncesiyle yapılan büyü türüne denilmektedir.

      Ukbe b. ‘Âmir radıyallâhu anh’tan merfu olarak şöyle rivâyet etmektedir: “Boynuna temime asanın işini Allah tamam etmesin! Vede’a takanı Allah terketsin! ” (Hâkim sahih olduğunu söylemiş Zehebî de Hâkim’e muvâfakat etmiştir.)
      Bir diğer rivâyette: «Temîme takan şirk koşmuş olur.» buyurulmuştur. (Sahih: Ahmed (4/156), el-Elbânî Sahîhu’l-Câmı’ (6394).)
      Vede’a: Beyaz inci anlamına gelir. Cahiliyye döneminde nazardan korunmak için takılırdı.
      Temîme: İpe dizilip boyna takılan ve hasedden koruduğuna inanılan tılsımdır.

      Abdullah b. ‘Ukeym’den merfu olarak rivâyet edildiğine göre Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
      «(Muska vb.) Herhangi bir şey takana [yardım olunmaz ve] takındığı şeyle baş başa bırakılır.» İmam Ahmed ve Tirmizî tarafından rivâyet edilmiştir.

      İmam Ahmed’in Rufeyfi’den rivâyet ettiğine göre Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: «Ey Rufeyfi’, umarım ömrün uzun olur. Sakalını bağlayandan, muska takandan, hayvan pisliği ile ya da kemikle istinca yapandan Muhammed’in beri olduğunu insanlara bildir!»

      Sa’îd b. Cubeyr şöyle demektedir: «Bir insanda takılı olan muskayı koparmak bir köle azadına denktir.»

      Ebû Hâtim’in rivâyetine göre Huzeyfe radıyallâhu anh hummadan dolayı eline ip takmış olan bir adam gördü. İpi kopararak şu âyeti okudu: «Onların ekserisi Allah’a –başka türlü değil- ancak müşrik olarak iman ederler.» (Yusuf,106)
      İbni Abbas radıyallahu anh bu ayetteki müşrik olarak iman edenleri şöyle tarif etmektedir: “Onların imanı kendilerine: “Gökleri kim yarattı? Yeri kim yarattı? Dağları kim yarattı?” denilince “Allah” demeleridir. Bununla birlikte Allah’a ortak koşarlar.” (Tefsiru Kur’ani’l-Azîm/İbn Kesîr, ilgili ayetin tefsiri)

      Taş, ağaç, mezar, herhangi bir mekan, vs. gibi şeylerle Allah’a yaklaşmaya çalışmakta şirk kapsamına giren fiillerdendir. Hatta bunları Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellem ilah olarak isimlendirmişdir. Hep beraber okuyalım:

      Ebû Vâkıd el-Leysî radıyallâhu anh şöyle anlatmaktadır: “Rasûlullah ile birlikte Huneyn Savaşı’na çıktık. Biz küfrü terk edeli fazla olmamış kimselerdik. Müşriklerin üzerine silahlarını asarak yanında ibadet ettikleri bir sedir ağaçları vardı. Bu ağaca “Zâtu Envât” denirdi. Bir sedir ağacının yanından geçerken: «Ey Allah’ın Resûlü! Müşriklerinki gibi bizim için de bir Zâtu Envât tayin etsen!” dedik. Bunun üzerine Allah resulu sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
      “Allahu ekber! İşte yine aynı yol. Nefsim elinde olan Allah’a yemin olsun ki, siz aynı İsrailoğullarının Mûsâ’ya: “Ey Mûsâ! Onların ilahları olduğu gibi, sen de bizim için bir ilah yap! Dediler. Gerçekten siz cahil bir toplumsunuz, dedi.” (A’râf, 138) dedikleri gibi dediniz. Siz sizden önce yaşamış olan toplumların adetlerine sarılmaya çalışacaksınız. » Tirmizî rivâyet etmiş ve sahih olduğunu bildirmiştir.

      Kardeşlerimizden bazıları yorumlarında şirkin çeşitlerinden bahsetmemizi istiyorlardı zaman zaman. Bugün Müberramızın vesilesi ile birazda olsa değinmiş olduk. Rabbim ondan ve sizden razı olsun.

      1. gülaykahvekeyfi says:

        saliha kardeşim hafta sonu kısmet olursa somuncu baba türbesine gideceğiz ben sadece duamı ederim onun haricinde bir şey yapmam yanlış değil değil mi yoksa oralardan medet ummak mı asla

        1. Saliha Yildiz says:

          Gülay kardeşim, siz duanızı nerde yaparsanız yapın Allah sizi duyar. Duanıza icabet eder. Bunun için türbeye gitmenize gerek yok. Bu doğru bir davranış değil. Birde şöyle tersinden düşünelim! Gittiğimiz mekandan, o mekanın sahibinden bir beklentimiz yoksa o zaman oraya niye gidiyoruz? Duamızı neden orda yapıyoruz? Biz ne kadar kabullenmekde zorlansakda bu düşünceler bizde şuuraltı olmuş. Kendimizi iyice sorgulayalım kardeşim.

        2. Hanımeli says:

          gulay kardesim… siz o turbeyi yine de ziyaret edin. . tefekkur etmk icin… ne guzel kullar yasamis yeryuzunde diyerek hasretle kullugumuza aglamak icin gidin…

          duanizi tabii ki Rabbimize yapin.

          tipki medine i munevvere’deki mubarek kabirde yatan kainatin efendisinin huzurunda yine Rabbimize dua eder gibi dua edin…
          ……

          1. Saliha Yildiz says:

            Bu yazı, bu harfler ahiret günü hakkınızda şahitlik edecek unutmayın. Sizi hidayeti gerçekten isteyen kullarına hidayetini hiç esirgemeyen Allah’a havale ediyorum.

            1. saliha ablacım bir gün de şu bizden olmayan günlük uydurulan bayramlarla ilgili yazı yazarmısınız offf içim sıkıldı…

            2. hanımeli says:

              Rabbim! sadece bu harfleri degil saliha kardesi de sahit tutuyorum yazdiklarima…

            3. saliha ablacıgım bugünkü dilini tut kurtul yazısına bir yorum yazdım acaba yanlış bişeyler yazmışmıyız bir okurmusun vebale girmek istemem:( cevabınızı bekliyom.

            4. kbraytn says:

              kimin hidayete ihtiyacı olduğunu yanlızca ALLAH-U TEALA bilir saliha hanım…

              1. Bunu böyle anlayabilen birinin çıkabileceği bir an aklıma gelmişti ama yok artık dedim sonra. Siz dua ederken Allah’ım beni doğru yola ilet bana hidayet ver demiyor musunuz? Bu da onun gibi işte. Müslümanların da bunu hep istemesi lazım zaten. Biz dua ederiz Allah dilerse bize hidayet nasip eder. Allah bizleri doğru yolda olanlardan eylesin.

          2. Bu sözler tam bir hezeyan olmuş! Her hangi bir kabre gitmeyle Efendimiz’in kabrine gitmeyi nasıl bir tutar aynı kefeye koyarsın? İnsan nerede olursa olsun dua ederse o Allah’a ulaşır. Allah kalpleri en iyi bilendir.

            “Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız.”(Kaf suresi:16)

            Bize bu kadar yakın olan bir Rabbimiz varken, neden gidip türbelerde veya özel yerlerde dua etme ihtiyacı duyalım ki? Saliha’nın dediği gibi bu sözler sana çok pahalıya mal olabilir. Bence tez zamanda nasuh bir tevbeyle Rabbine yönel kardeşim…

            1. hanımeli says:

              yazdiklarimin her zaman arkasindayim cahide abla. yanlis bir sey yazmadim;cok agir bir ithamda bulunuyorsun sen de… turbeye gidip dua edin demedim. turbeyi tefekkur niyetiyle ziyaret edin dedim. Allahin ne kullari yasamis diye tefekkur edin dedim. dua da edebilirsiniz dedim. Ama Allah’a!!!

              Allah rasulunun turbesinde yine Allaha dua ettigimiz gibi…

              bu yazdiklarimin -ki hic biri boyle bir tevile muhtac degil bence- hangisi ne icin pahaliya mal olacak? hezeyan ithamina muhatap olacak ne var bu sozlerde gercekten anlayamiyorum?

              hakkaniyet rica ediyorum..

              1. 🙁 No Comment

      2. “Nazar degme” inancini nasil degerlendiriyorsunuz Saliha abla?

        1. Saliha Yildiz says:

          Nazar değme vardır ve hakdır kardeşim. Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellem bu hususda şöyle buyurmuşdur:
          “Göz değmesi gerçektir” (Buhârî, Tıb, 36; Müslim, Selâm, 41)
          Yine Allah Resulu sallalllahu aleyhi ve sellem nazardan Allah’a sığınmamız gerektiğini bize haber vermektedir:
          “Nazardan Allah’a sığınınız. Çünkü göz (değmesi) gerçektir” (İbn Mace, Tıb, 32; Buhari, Tıb, 36; Müslim, Selâm, 41).
          Bu konuda kendimizi koruma altına alabileceğimiz en güzel yöntem Muavizeteyn yani Felak ve Nas surelerini çok okumaktır.

          1. Allah’in izni olmadan bize ne bir zarar ne bir fayda dokunabiliyorken, baskalarinin nazarinin bize bir zarar verdigini düsünmek…bunlarin ikisini birlestiremiyorum ben, tam netlestiremedim..
            Cevabin icin Allah razi olsun.

      3. Selamun Aleykum bir sorum olacak muska derken içinde ayet yazılı bir şeyi üstümüzde taşımak mı şirk?yani hiçbir amaçla yazılmamış sadece Allah’ın ayeti ya da dua olsa bile mi?bir de Allah’ın isimlerinden yazıpta taşınabilir mi?Allah’a emanet olun..

        1. Saliha Yildiz says:

          Aleykum selam ve rahmetullah, evet kardeşim alimler bu hususda ikiye ayrılmışlar.
          1. Görüşe sahip olanlar sadece ayetlerden olması şartıyla cevaz vermiş,
          2. Görüşe sahip olanlarda sadece ayetlerdende olsa bunun caiz olmadığını söylemişdir. Buna sebep olarakda Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellemin böyle bir şey yapmamasını delil göstermişlerdir. Çünkü böyle şeyleri uygulamaya alıştığında insan bunu başka şeylerede yaymaması içten bile değildir.
          Allah subhanehu ve teala bize çok yakın, bize şah damarımızdan dahi yakındır. O her an bizi gören, duyan, ne yapacağımızı bilen, hatta yapmadan önce ne yapacağımızı, konuşmadan önce ne konuşacağımızı, duymadan görmeden önce ne duyup göreceğimizi bilendir. Düşüncelerimizi biz daha düşünmeden onu düşüneceğimizide bilendir. Böyle bir güce ve özelliğe sahip olan Rabbimize karşı bizi koruması için bu tarz hareketlerde bulunmak ne kadar küçültücü ve gereksiz değilmi?
          Kardeşim, yaratıcınızın size olan yakınlığını ruhunuzda hissetmeye çalışın. İbadetlerinizle, O’nun rızasına uygun davranışlarda bulunarak bu yakınlığı arttırmaya çalışın. Yoksa bu tarz hareketler kişiyi Rabbine yaklaştırmayı bırakın, daha çok uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz. Sizde Allah’a emanet olun kardeşim.

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: