İNSANLIK TARİHİNDE ŞİRKİN BAŞLANGICI

İNSANLIK TARİHİNDE ŞİRKİN BAŞLANGICI

Selamun aleykum ve rahmetullahi ve berakatuhu

Gününüz hayr olsun kardeşlerim. Rabbim hepimize hayırlı bir gün, hayırlı bir hafta geçirmeyi nasib etsin. Amiin.

Kardeşlerim, şirkin insanlık tarihindeki başlangıcını, ilk şirkin nasıl meydana geldiğini, bu insanların hangi konuda hata edip dünyada ilk şirk  fiilini işlediklerini merak ediyor musunuz?

Hani hep deriz ya insan tarihini bilmeli, “Gecmişini bilmeyenler, geleceklerini inşa edemezler.“ diye… Çok doğru ve yerinde söylenmiş birsöz. Mutlaka okumuşsunuzdur. Rabbimizde bize kitabında çeşitli kıssalar anlatır ve insanlığın geçmişi hakkında bilgiler verir, bizden önce yaşamış olan insanların yaptıkları doğrulardan ve yanlışlardan bahsederek “Bunları size ibret almanız için anlatıyoruz.“ der. Işte bugün bizde Kur’an’da anlatılan ve şirkin insanlık tarihindeki başlangıcı hakkında bilgiler veren bir konu işleyecegiz. Çok ibret almamız gereken, üzerinde çokça durmamız ve düşünmemiz gereken bir konu kardeşlerim.

ŞİRK…

Hiçbir şey yaratmaya gücü yetemeyecek varlıkları, her şeyi en mükemmel şekilde yaratan Allah ile eş değer tutma, sadece O’na
yapılabilecek ibadetlerden başkalarınada pay ayırma, en büyük günah, en büyük haksızlık, en büyük haddi aşma… Acaba ilk nasıl ortaya çıkmış? Her zamanki gibi Rabbimizin ayetlerine ve Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellem’in hadislerine bakalım. Acaba bize neler anlatacaklar…

İNSANLIK BAŞLANGIÇTA TEK BİR ÜMMETTİ, YANİ TEVHİD EHLİ İDİ

Allah subhanehu ve teala ilk insan olan Adem aleyhisselam ve eşini yaratıp işledikleri hata sebebi ile yeryüzüne indirerek yaşamlarına orada devam etmelerini sağlamıştır. İnsanlık her geçen gün çoğalarak yeryüzüne dağılmış, böylece asırlar geçmiş ve bu zaman içinde tüm insanlık fıtratlarındaki tevhid inancına bağlı olarak yaşamlarına devam etmiş ve bu konuda hiç bir aşırılığa ve sapmaya yönelmemişlerdir. Bunu bize açıklayan ayetler şöyledir:

“İnsanlar, önceden, tek bir ümmetten başka bir şey değildiler; fakat sonradan ayrılığa düştüler.“ (Yunus Suresi, 19. ayet)

“İnsanlar tek bir ümmetti. Allah (onlara) müjdeleyen ve korkutan peygamberler göndermiş, onlarla birlikte, insanlar arasında, ihtilâf ettikleri hususlarda kendisiyle hükmetmek için hak olan Kitabı da indirmişti.“ (Bakara Suresi, 213. ayet)

Tarih ve siyer kitaplarından öğrendiğimize göre bu süreç yaklaşık on asır sürmüş ve bu süre içerisinde insanlar Allah subhanehu ve teala’nın fıtratlarına ilham ettiği tevhid dini üzere O’na hiçbir şeyi ortak koşmadan yaşamışlardır.

Bu konu hakkında Ibni Abbas radıyallahu anh’dan gelen rivayet şöyledir: “Adem aleyhisselam ile Nuh aleyhisselam arasında on asır vardır.Bu müddet içerisinde bütün insanlık hak olan tek bir şeriat (din) üzereydiler.(Sonra) ihtilaf ettiler. Allah’da müjdeleyici ve uyarıcı nebiler yolladı.” (Buhari tefsiri, Muhammed b.Cerir et-Taberi tefsiri.)

İLK ŞİRK NUH ALEYHİSSELAM DÖNEMİNDE MEYDANA GELMİŞTİR

Kardeşlerim, yukarıda da bahsettigimiz gibi insanlık başlangıçta saf tevhid dini üzere tek millet olarak asırlarca yaşamışlar ve bu zaman
içerisinde Allah subhanehu ve teala’ya hiçbir şekilde şirk koşmamışlardır. Allah’dan başka ilahlar edinip onlara ibadet etmemiş, kabirleri mescid haline getirmemiş, kendisinden bereket umdukları bir ağaç, taş, vs. edinmemiş ve kurbanlarını kendisine adayıp kestikleri bir yatırları hiç olmamıştı. Onlar her yönü ile tevhid akidesinin hüküm sürdüğü bir yaşam içerisindeydiler.

Tabiki insanın ezeli düşmanı olan şeytan insanlığın bu fıtratlarındaki tevhid akidesi üzere yaşamalarından çok rahatsız oluyor, sürekli türlü planlarla onlara yaklaşarak onları saptırmaya çalışıyor, fakat bir türlü başarılı olamıyordu. Ta ki Nuh aleyhisselamın içinde bulunduğu toplumda herkesin cok değer verdiği, saygı ve sevgi beslediği bazı salih insanlar ölene kadar. Salih insanların teker teker ölmesi onları çok  seven bu insanları üzmüş, şeytan bu fırsatı en sinsi bir şekilde değerlendirerek onlara bu zaaflarından yaklaşmış, onlara salih insanlarınheykellerini yapmalarını ve evlerine, ibadet mekanlarına koymalarını bu vesile ile onlari hiç unutmayarak hep yad edip hatırlamalarını fısıldamıştı. İnsanlar da bu salih insanlara duydukları aşırı sevgi sebebi ile şeytanın vesveselerinin farkına varmayarak çok samimi duygularla onları her daim hatırlamak için heykellerini yapmışlardir. Daha sonra bu heykelleri hatıralarını hep taze tutabilmek icin toplantı yerlerine koymuşlardır. Böyle masum bir düşüncenin daha sonra insanlık tarihinde şirkin başlangıcı olacağını malesef hesap edememişlerdir.

Onlar öyle bir hale gelmişlerdir ki, Nuh aleyhisselamın kendilerini tevhid inancına davet etmesine karşı çevrelerindeki insanlara asla

ona uymamalarını, salih insanların isimlerini koydukları heykelleri kasdederek onları kesinlikle bırakmamalarını söylemişlerdir. Bunu

Nuh aleyhisselam’ın kıssasındaki ayetlerden öğreniyoruz. Allah subhanehu ve teala Kur’an’da olayı Nuh aleyhisselamın dilinden şöyle
aktarmaktadır:

“Ve dediler ki: ‘Sakın ilâhlarınızı (saygi duydugunuz büyüklerinizi) terk etmeyin. Vedd’i, Suvâ’ı, Yağûs’u, Ya’ûk’u ve Nesr’i bırakmayın.‘ Böylece birçoklarını yoldan çıkardılar. Sen bu zâlimlerin sadece sapıklıklarını artır.(Nuh Suresi, 23-24.Ayetler)

Kardeşlerim, bu ayetlerde ismi geçen kişiler Nuh aleyhisselam zamanında yaşayan salih insanlardır. Bu salih kişiler vefat ettikten
sonra onları çok seven insanlar şeytanında vesvesesi ile onların heykellerini yapmış ve onların isimlerini koymuşlardır. Bunu Buhari
rahimehullah’ın rivayet ettiği şu hadisden öğreniyoruz.

İbn Abbas (r.a.) diyor ki: “Vedd, Suva, Yeğus, Yeuk ve Nasr, Nuh kavminde yaşıyan salih kişilerin adları idi. Bunlar ölünce şeytan, insanlara bunların hatıralarını devam ettirmek için yaşadıkları yerlere heykellerini dikmelerini ilham etti. Onlar da bunu yaptılar ve diktikleri heykellere onların isimlerini verdiler. Önceleri bunlara tapan yoktu; fakat onları dikenler öldükten sonra zamanla haklarındaki bilgiler ve heykellerin dikiliş gayeleri unutuldu ve insanlar bunlara tapmaya başladılar.” (Buhari Tefsir: 71/3)

İbni Kayyım rahimehullah sahabenin pek çoğunun bunlar hakkında şöyle dedigini nakleder: “Bu salih kişiler öldükten sonra insanlar bunların kabirlerinde ibadet etmeye başladılar. Sonra unutulmasın diye heykellerini diktiler, resimlerini yaptılar. Bir süre sonra bunlara tapmaya başladılar.”

İNSANLIK TARİHİNDE İLK ŞİRKİN GERÇEKLEŞME SEBEBI SALİH İNSANLARA BESLENEN AŞIRI SEVGİDİR

İşte kardeşlerim, insanlık tarihinde ilk şirk bu şeytani senaryo ile gerçekleşmis, insanlar uluhiyetteki şirki, yani Allah’dan gayrına kulluk etmeyi ilk olarak Nuh aleyhisselam döneminde işlemişlerdir. Onları buna sevkeden en büyük etkende salih kimselere karşı temiz, saf, ama aşırı sevgi beslemeleri ve yüceltmeleri olmuştur.
Aşırı sevgi ve bunun sonucu olarak aşırı yüceltme insanları zaman içerisinde öyle bir konuma getirmiştir ki, totemcilik yani putculuk kalplerinde iyice yer etmiş ve salih insanlara şefaat, tevessül (aracı edinme), muhabbet, velayet ve yüceltme şeklinde ibadet etmeye

başlamışlardır. Aynen günümüzdeki örneklerinde çokça gördüğümüz gibi. Halbuki bu fiillerin hepsi sadece Allah subhanehu ve teala’ya yapılması gereken fiilerdir.

Malesef başlangıçda tevhid ümmeti olan bu insanlar, zaman icerisinde şirk ümmetine dönüşüvermislerdir. Bunun sonucunda Allah
subhanehu ve teala Nuh aleyhisselami kendilerine Resul olarak göndermiş ve onlari tekrar tevhide davet etmesini emretmiştir.

İNSANLIĞA GÖNDERİLEN İLK RESUL NUH ALEYHISSELAMDIR

Kardeşlerim, Allah subhanehu ve teala insanların tevhid inancından uzaklaşarak, ibadeti sadece Allah’a has kılmayı bırakıp ortak
koşmalarının sonucunda onları uyarması için kendi içlerinden Nuh aleyhisselamı Resul olarak göndermiştir.

“Andolsun ki Nuh’u elçi olarak kavmine gönderdik. Dedi ki: ‘Ey kavmim! Allah’a kulluk edin, sizin ondan başka ilahiniz yoktur. Doğrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum.‘“ (Araf suresi, 59. ayet)

“O size, dinden Nuh’a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim’e, Musâ’ya ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi şeriat yaptı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin. Onları kendisine davet ettiğin şey ise, onlara ağır geldi. Allah, dilediğini kendisine seçer ve yöneleni kendisine ulaştırır.” (Sura suresi 13. ayet)

Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellem’den nakledilen hadiste Nuh aleyhisselam’ın gönderilen ilk Resul oldugu acıkca anlatılmaktadır:
“Kıyamet gününde insanlar şefaat etmeleri için Adem aleyhisselam’a geldiklerinde, o, kendisinin cennetten kovulmasına sebep olan
hatasını zikrederek, şefaat etmeye liyakati olmadığını belirtir ve onlari Nuh aleyhisselama yönlendirerek: ‘Ama siz, Nûh’a varın; çünkü o, yeryüzü halkına Allah’ın yolladığı ilk Resûldür.‘ Bunun üzerine onlar Nûh’a varırlar ve: ‘Sen, yeryüzü halkına Allah’ın yolladığı ilk resûlsün.‘derler.” (Buhari)

Nuh aleyhisselam Kavmini 950 yıl boyunca yüce Allah`ın tevhid dinine, Allah´ın dışındaki şeylere kulluk etmemeye davet etmiştir. Onlarsa ısrar etmiş, kibirlenmiş ve onlardan az bir çoğunluğunun dışında hiç kimse iman etmemiştir. Bundan sonra hepinizin bildigi gibi meşhur tufan hadisesi meydana gelmiş, iman edip gemiye binenler kurtulmuş, Allah’a ortak koşan insanlarda bu tufanda yok olmuştur.

Öyleki bu yok olan insanların içinde Nuh aleyhisselam’ın oğluda bulunuyordu. Peygamber oğlu olması Allah’a ortak koşanların içinde
bulunduğundan dolayı ona hiçbir şey kazandırmamış, Allah subhanehu ve teala tarafından ayrıcalığa tabi tutulmamıştır.

Belli bir zaman geçtikten sonra sular durulmuş ve tüm insanlık için yeni bir başlangıç imkanı sunulmuştur. Ne yazık ki insanlar zaman zaman,dönem dönem aynı hataya tekrar tekrar düşmüş ve Allah subhanehu ve teala kendilerine tevhidi anlatacak ve şirkten sakındıracak, onları Allah’ın azabına karşı uyaracak Resuller göndermiş ve beraberlerinde kitaplar indirmiştir.

BÜTÜN RESULLERİN İNSANLARA GÖNDERİLİŞ GAYESİ TEVHİDTİR

Değerli kardeşlerim, Allah subhanehu ve teala tüm resullerini insanlara tevhidi anlatsınlar ve açıklasınlar diye göndermişdir. Gönderilen her resul muhatabı olan toplumu sadece Allah’a kulluğa davet etmiş ve O’na şirk koşmaktan sakındırmışdır.

“Andolsun ki biz, ‘Allah’a kulluk edin ve Tâğut’tan sakının‘ diye (emretmeleri için) her ümmete bir resul gönderdik. Allah, onlardan bir kısmını doğru yola iletti. Onlardan bir kısmı da sapıklığı hak ettiler. Yeryüzünde gezin de görün, inkâr edenlerin sonu nasıl olmuştur!“ (Nahl Suresi, 36.Ayet)

Allah subhanehu ve teala, son resul olan Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e hitaben söyle buyurmaktadır:

“Senden önce hiçbir resul göndermedik ki ona, ‘benden başka ilâh yoktur; bu itibarla bana ibadet edin‘ diye vahyetmiş olmayalım.“ (Enbiya Suresi, 25.Ayet)

Bu ayeti kerimede Rabbimiz ilk resul Nuh aleyhisselam’dan son resul Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme kadar gelen tüm resullerin insanlara tevhidi anlatmak için gönderildiğini açıkca belirtmektedir. Bu hususu bize anlatan diğer ayetlerede bir göz atalım:

“Muhakkak ki, biz Nuh‘u kavmine (resul ) olarak gönderdik. Nuh kavmine şöyle dedi: ‘Ey kavmim Allah ‘a ibadet edin, zira sizin için ondan başka ilah yoktur.‘” (A’raf Suresi, 59.Ayet)

“Ad kavmine de kardeşleri Hûd’u (gönderdik). O dedi ki: ‘Ey kavmim! Allah’a kulluk edin; sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Hâla
sakınmayacak mısınız?‘” (A’raf Suresi, 65.Ayet)

“Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i (gönderdik). Dedi ki: ‘Ey kavmim! Allah’a kulluk edin; sizin O’ndan başka ilahınız yoktur.‘” (A’raf Suresi, 73.Ayet)

“Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı (gönderdik). Dedi ki: ‘Ey kavmim! Allah’a kulluk edin, sizin ondan başka ilahınız yoktur.‘“ ( A’raf Suresi,
85.Ayet)

Ayetlerdende açıkca anlaşıldığı gibi kardeşlerim, insanlığa gönderilen tüm resullerin tek gayesi Allah’a ortak koşmadan ibadet etmeye
çağırmak, yani tevhidi gerçekleştirmek olmustur. Allah subhanehu ve teala göndermiş oldugu resullerle birlikte indirmiş oldugu kitaplarda da ana tema olarak hep tevhitten bahsetmiştir. Resullerle birlikte, kitaplarında indiriliş gayesi insanların zihinlerine ve gönüllerine tevhid inancının yerleştirilmesidir.

TEVHİDTEN MAKSAT ALLAH’IN VARLIĞINI BİLMEK DEĞİL, ONU İBADETTE BİRLEMEKTİR

Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellem “ İhlas suresini okumak, Kur’an’ın üçte birini okumaya denktir.“ (Müslim, Buhari) buyuruyor: ihlas suresinin neden Kur’an’ın üçte birini okumaya denk oldugunu böylelikle daha rahat anlayabiliriz. Çünkü ihlas suresinde Allah subhanehu ve teala kendi özelliklerinden ve bu özelliklerindeki tekliğinden, benzersizliğinden bahsetmektedir. Böylelikle kendisinden başka ibadeti hak eden hiçbir ilah bulunmadığını ilan etmektedir.

Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellem’de insanları Islam’a davet etmeye başlamasından itibaren 13 yıl sadece Allah’ın birlğine, yani
ibadeti hak eden ilahın tek olduğuna, başka ibadeti hak eden gerçek ilah bulunmadığına, Allah’tan başka ilah edinilenlerin hiçbir güce sahip olmadıklarına vurgu yapmıstır.

Tevhidden maksat Allah’ın zatının var olduğunu, yani rububiyyetini anlatmak degildir. Tüm insanlık bunu zaten bilmektedir. Tevhidden maksat var olduğunu bildikleri, kabul ettikleri varlığı ibadette “tek“ kabul etmektir.

insanlık tarihi boyunca şirk genellikle hep uluhiyyet yani (varlığını bildikleri ve kabul ettikleri) Allah’a ibadet etme noktasında gündeme gelmiş, bildikleri ve kabul ettikleri Rablerine ibadet etme noktasında insanlar ya umursamaz bir tavır içinde olmuşlar, ya da O’na ortaklar icad ederek ibadet etmislerdir.. Aynen günümüzde de olduğu gibi.

Kardeşlerim, toplumumuza baktığımızda insanlık tarihi boyunca çokta bir şeyin değişmediğini malesef üzülerek görmekteyiz. “Tarih
tekerrürden ibaret“ gerçekten. Rabbimiz bize merhameti sebebi ibret alıp aynı hatalara düşmememiz için kitabında geçmis ümmetlerin
başına gelenlerden tek tek bahsettiği halde, resulleri vesilesi ile bizden nasıl bir kulluk istediğini apaçık bir şekilde açıkladığı halde, biz
ya Kur’an’ın içeriğinden haberdar olmadığımız, ya da Kur’an’ı basiretle okumadığımız yani şartlanmıs bir bilinçle okuduğumuz için, aynı hatalara aynı şekilde hatta daha da ileri seviyede düşüyoruz. Bunu bazen aynı atalarımız gibi salih insanlara aşırı sevgi besleyip yücelterek, bazen totemcilik ruhunun kalplerimizde yerleşmesine izin vererek, bazende Rabbimizden hakkında hiçbir bilgi gelmediği halde çok çeşitli şeylere kutsallık atfederek yapıyoruz.

Çevremize baktığımızda her gün şirkin çesitli versiyonlarına şahit oluyoruz. Yücelttikleri insanların resimlerinden feyz alanları, onların resimlerinden ve eşyalarından bereket umanları, şifa isteyenleri ve türlü şirk çeşitleri ortaya çıkaranları, Allah’ı sever gibi totemleri sevip saygı gösterenleri, kabir seyahatleri düzenleyenleri, kabirlere karşı namaz kılmakta hiç bir beis görmeyenleri üzüntü ile seyrediyoruz. Bu kardeşlerimizi uyarmaya çalıştığımızda da hep aynı cevapla karşılaşıyoruz:

“Biz bunlara, sırf bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.” (Zümer Suresi, 3.ayet)

Kardeşlerim, Rabbimiz tarihten ders almayı, aynı hataları tekrar tekrar yapmamayı, amellerimizin tümünden şirki temizleyebilme bilincini kazanmayı bize nasip etsin. Amiiin.

“Artık kim Rabbine kavuşmayı ümit ediyorsa salih amel işlesin ve Rabbine ibadette hiç kimseyi ortak koşmasın.” (Kehf suresi, 110. ayet)

İbadete layık tek ilah olan Allah’a emanet olun…

Saliha Yıldız

Genel kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , . 146 Comments »

146 Yanıt to “İNSANLIK TARİHİNDE ŞİRKİN BAŞLANGICI”

  1. menekse79 Says:

    saliha abla bugün bir komşumun bana çok ilginç soruları beni cevap vermekte yetersiz bıraktı..çünki ben daha önce hiç böyle sorulara takılmadım sorgulamadım..sorular şunlar:
    1.kur’ an- ı kerimde hz.Muhammedin en üstün peygamber olduğu hangi ayette yer almaktadır?
    2-baş örtüsü önceki dinlerde varmıy dı?
    3-hz.İsa nın kıyametten önce tekrar geleceği kur’ an da hangi ayette yer almaktadır?
    4-mesih ve deccal kur an da geçiyor mu?

    • Saliha Yildiz Says:

      Menekşe kardeşim, Bizim dinimizi öğrendiğimiz iki kaynak vardır. 1. Kur’an. 2. Sünnet. Ehli sünnet inancına göre bu iki kaynak dinimizin kurallarını belirleyen iki esastır. Allah subhanehu ve teala bizden nasıl bir kulluk beklediğini kitabi vasıtası ile bildirmiş, kitabının açıklamasınıda Allah Resulu sallallahu aleyhi vesellem vasıtası ile yapmıştır. Bu sebeple sünnet yani hadisler Kur’an’ın açıklamasıdır. Sünnet yani hadisler olmadan biz Kur’an’daki birçok ayeti nasıl yerine getireceğimizi bilemeyiz. Mesela namaz gibi: Allah subhanehu kıtabında namaz kılın diye emretmekte ama nasıl kılınacağı hakkında bilgi vermemektedir. Bu emri nasıl yerine getireceğimizi sünnetten, günümüzde hadislerden öğrenmekteyiz. Bunun yanında Allah subhanehu Resulune Kur’an’ın yanısıra hikmet vermiş yani Kur’an’da olmayan başka bilgilerden bahsetmiştir. Bu sebeple müslümanlar inanç esaslarında ve amellerinde Kur’an ve sünnette gelen naslara göre inanır ve amel ederler. Bu komşunun sana sorduğu soruların içinde yer alan hususların tamamına yakını hadislerde gecmektedir.
      Günümüzde sahih hadisleri inkar eden ve sadece Kur’anla amle etmeyi hedefleyen insanlar bu tarz şeyleri gündeme getirmekteler. Kendileri şüphe içinde olan akılları ile sahih hadisleri kabul etmedikleri için, bu hastalıklı düşüncelerini herkese bulaştırmaya çalışırlar. Aslında bunların derdi Kur’an’ı çok iyi anlamak değil, hadisleri iptal ederek Kur’an’ı istedikleri gibi açıklamaktır. Kendi akıllarınca, heveslerince yorumlamaktır.
      Menekşe kardeşim bu tarz kimselere karşı çok bilinçli ve uyanık olmanız lazım. Allah korusun bilinçli olunmadığında şüpheli fikirlerini karşılarındakilerede bulaştırmaları içten bile değildir.
      Komşunun bu düşünceden ne kadar etkilendiğini bilemem ama sana dikkatli olmanı tavsiye ederim. Rabbim yardımcın olsun. Amiiin.

  2. Fadime Says:

    Selam aleykum saliha abla. Bir kez ddha bizleri aydinlattigin icin Allah senden razi olsun insaAllah. Biliyorum cok gec kaldim yazini okumak icin ama bu hafta cok yogun gecti ve anca nasip oldu… Her yazini printere cikartip dosya haline getircem insaAllah. Cok onemli temel bilgiler veriyosun. Cok ama cok tskler. İyiki sen ve cahide abla gibi insanlar var. ) Kendine iyi bak ALLAHA EMANET OLUN. Optum. Selametle…

  3. ciler Says:

    Selamun Aleykum bir sorum olacaktı?dua ederken en sevdiğin kulun yüzü suyu hürmetine denir mi?Efendimizi duamıza aracı edebilir miyiz?Allah’a emanet olun

    • Saliha Yildiz Says:

      Aleykum selam ve rahmetullah kardesim, dua ederken ölü veya diri bir insani, bir nesneyi araci olarak Allah ile kendi arana koymak dogru degil, bu sirk iceren bir fiildir. Bu Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellem olsa dahi böyledir. Cünkü Allah resulu sallallahu aleyhi ve sellem vefat ettikten sonra sahabe hic onu bu sekilde dualarinda araci edinmemislerdir. Allah subhanehu ve teala bize böyle yapabilecegimize dair hicbir delil indirmemistir. Dualarimizda Allah ile aramiza sadece salih amellerimizi araci olarak koyabiliriz.

      Mesela Buharide gelen bir magaradaki üc arkadasin hikayesi bu konuda en güzel örnektir.

      İmam Buharı, İsmail b. Halil kanalı ile İbn Ömer’den rivayet etti ki, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
      «Sizden önceki ümmetlerden üç kişi bir ara yola koyulup yürümekte idiler. Yağmura yakalandılar. Bir mağaraya sığındılar. İçeri girdikten sonra mağaranın kapısına bir kaya gelip kapıyı kapattı. Birbirlerine şöyle dediler; «Vallahi sizi buradan ancak doğruluk kurtarır. Sizden her biriniz, doğru davrandığı bir işini anlatarak dua et*sin.» Onlardan biri şöyle dedi: «Allah’ım, sen de biliyorsun ki, benîm bir işçim vardı. Bir ölçek pirinç karşılığında benim için çalıştı. Ücretini al*madan çekip gitti. Ben de o bir ölçeklik pirinci ektim. Elde edilen mahsul ile bir inek aldım. Bilahare o işçi yanıma gelip ücretini istedi. Ben de ona: «İşte şu ineği al ve götür.» dedim. O bana: «Ben bir ölçek pirinç karşılığında senin yanında çalışmıştım.» deyince ben ona dedim ki: «Şu ineği al ve götür. Çünkü şu ineği, o bir ölçeklik pirinçle satın aldım.» Adam, ineği alıp götürdü. Ey Rabbim, biliyorsun ki ben bu işi, senden korktuğum için böyle yapmıştım. Bizi bu sıkıntıdan kurtar.» Adamın böyle dua etmesi üzerine mağaranın kapısındaki kaya parçası biraz aralandı. Diğeri de şöyle dua etti:

      «Allah’ım, biliyorsun ki, benim yaşlı anne ve babam vardı. Her gece onlara koyunlarımın sütünü getirip içirirdim. Bir gece geciktim. Geç va*kitlerde eve geldim. Onlar uyumuşlardı. Çoluk çocuğum ise, açlıktan bağrışıp çağrışıyorlardı. Anne ve babama içirmeden, onlara süt içirmezdim. Takat onları uykudan uyandırmaktan da hoşlanmadım. Onları kendi hallerine bırakmaktan da hoşlanmadım. Şafak doğuncaya kadar onları bekledim. Eğer bu işi sırf senin korkundan dolayı yaptığımı biliyorsan, bizi bu sıkıntıdan kurtar.»

      Kapıdaki kaya parçası biraz daha aralandı. Göğü görebildiler. Diğeri de şöyle dua etti:

      «Allah’ım, biliyorsun ki, benim bir amcam kızı vardı. İnsanlar arasında en çok sevdiğim oydu. Onunla olmak istedim, ama o -kendisine yüz dinar vermedikçe- benimle olmak istemedi. O parayı bulmaya çalıştım. Nihayet elde ettim. Yamna gittim. Parayı kendisine verdim. O da benimle olmaya razı oldu. Bacaklarının arasına oturduğumda: «Al*lah’tan kork, hakkını vermedikçe (nikah kıymadıkça) mührü bozma.» dedi. Ben de yerimden kalktım ve yüz dinarı ona bıraktım. Eğer bu işi sırf senin korkundan ötürü yapmış isem, bizi bu sıkıntıdan kurtar.» Cenâb-ı Allah, onları, o dar yerden kurtardı, dışarı çıktılar.»

      • ciler Says:

        her dileğinin başında O nu an Onu şefaatçi et deniyor nasıl şefaatçi edilir?

        • Saliha Yildiz Says:

          Nerde nasil denildigini yazarsaniz kardesim daha net bir seyler söylenebilir. Tam olarak neyi ve nasil kasdettigini anlamadim.

        • ciler Says:

          Selamun Aleyküm şimdi ben hz.Ali’nin duasını okuyorum celcelütiye diye bir küçük el kitabından orda duadan sonra her dileğinin başında Efendimizi şefaatçi et O nu an ki tecevüz ve zulümden kurtulasın yazıyor.siz bir dileğiniz duanızdan önce Efendimizi anıyormusunuz ya da nasıl yapıyorsunuz öğrenmek isterim..Allah’a emanet olun..

        • Saliha Yildiz Says:

          Kardesim, duadan önce Allah’a hamdetmek ve Allah Resulune salat etmek duanin adabindandir. Allah Resulune salavat getirmekle, Allah Resulunu sefaatci edinmek farkli seylerdir.
          1. de Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellem’e dua edersin.
          2. de ise Allah Resulunu araci edinirsin. Bu ise caiz degildir. Allah subahanehu ve teala Resulude dahil hickimseyi araci olarak kulu ile arasina araci olarak koymamistir.

        • Saliha Yildiz Says:

          Kardesim, yorumu yazarken okudugunuzu syölediginiz dua ile alakali hususlari yazmayi unutmusum. Siz sormadiniz ama ben bu hususda bildiklerimi sizinle paylasmak zorunda hissettim insaAllah anlayisla karsilarsiniz.
          Bu duanin sahih olup olmadigi baska bir yazinin altinda soruldu kardesim. Orada yazmis oldugum cevabi size alintiliyorum.
          Aleykum selam ve rahmetullah Merve kardesim, bu bahsettiginiz duayi daha önce hic duymamistim. Subhanallah, Allah Resulunun dualari insanlara neden yetmez anlamiyorum. Ki o en güzel dualari yapan, dualarinda en özlü cümleleri kullanandir. Ayni zamanda Rabbine en yakin olan ve ona nasil dua yapilacagini en iyi bilendi.
          Bu bahsettiginiz dua iddia edildigine göre Allah Resulune Cebrail vasitasi ile indirilen, yani vahiy olan ve Allah Resulu’nun Ali radiyallahu anh.a nazm seklinde yazdirdigi bir dua oldugu söyleniyor.
          Burda ayrintilara girmek istemiyorum ama belli bir cemaat tarafindan ehli sünnet alimi olan hadis ehlince itibar edilmeyen ve sii kaynakli olan bu dua bastirilip kazanclarina kazanc katmak icin kullaniliyor.
          Allah subhanehu ve teala’nin insanin tabiatina yerlestirmis oldugu kendinden güclü bir varliga yönelme, siginma, dua etme duygularini böyle rant elde etmek icin kullanan, cikarlari ugruna körü körüne liderlerini taklit eden insanlari Allah islah eylesin.
          Bugün itibari ile Tüm hadis kaynaklari elimizde bulundugu halde, sahihleri, zayiflari, uydurmalari tek tek ayrildigi halde ve sahih olan hadislerin icinde böyle bir dua örnegi bulunmadigi halde, sadece tabi olma adina insanlarin bu denli taassub sahibi olmalarini insanin akli almiyor. Belki bunu uygulayan sahis bilmiyordu. Kendi döneminde kendi imkanlari tüm hadis külliyatlarina ulasma imkani sunmuyordu. O hata etti diye ardindan gelen bir sürü insanin, hatta icinde hadis ehli bir cok kimseninde bulundugu kisilerin bu kör taklitlerinin nasil bir aciklamasi olur acaba?
          Birilerine tabii olmada bu kadar hevesli olan bu insanlar Allah Resulune tabi olmada neden bu kadar zorluk cekiyorlar? Onlari ne engelliyor?
          Bu duada ebced hesabinin bulundugu ve bu sebeble gelecek ile ilgili bir cok haber verdigi iddia ediliyor. Halbuki ebced hesabi sahih sünnette yoktur. Bu büyücülügün degisik bir ismidir.
          Ebced hesabı, büyü ve tılsım yapımında istifade edilen, gelecekten bazı haberler vermek için de kullanılan bir sihir dalıdır İbni Abbas radiyallahu anh’dan rivayet edilen hadiste buyrulur ki; “Yıldızlara bakan ve ebced harfleriyle uğraşan kimselerin Allah katında hiçbir nasibi yoktur” (sahihtir İbni Ebi Şeybe 6/129)
          Sonuc olarak kardesim, Allah resulu sallallahu aleyhi ve sellem’den bize sahih olarak böyle bir dua ulasmamistir. Din isnattir kardesim, yani oldugu iddia edilen her seyin dinde oldugu sahih delilleri ile ispat edilmelidir. Bugün herkes bir seyler iddia ediyor. Her iddia edenin iddia ettigi seyi yapacak olursak cennetin yolunu bulamayiz. Biz sahih sünnet yoluna tabii olalim o en dogru ve süphe icermeyen tek yoldur.
          Eger konu ile ilgili daha cok bilgi almak istiyorsaniz asagidaki linkde ayrintili bir sekilde aciklanmistir. Benim sordugum bu dua degil derseniz simdi icinde bu duaninda bulundugu genisletilmis halini basmislar. Sonuc olarak ikiside ayni uslupla uygulanan bir duadir.

          http://ebumuaz.blogspot.com/2007/04/ceven-hakknda.html

        • ciler Says:

          benim okuduğum Hz.Ali nin Allahın isimleriyle ettiği dua örneğin ilahi kusursuz olan Allah ,Ehad,Bedi ve kadir isimlerini şefaatçi kılıp niyazla senden diliyorum,kayyum ismin hürmetine kalbimi ondaki kirlerden temizleyerek ihya et ona senin sırrın yerleşip ışık saçsın diye devam eden Allahın nerdeyse bütün isimlerinin geçtiği bir dua.Dr.Abdülaziz Hatip yazmış çevirmiş yani.bu arada bir yerinde Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemi de şefaatçi ediyorum diyor buda sizin söylediklerinize ters düşüyor..Selametle

          • Saliha Yildiz Says:

            Hakkınızı helal edin kardeşim diger yazının yorumlarına cevap yazarken sizinkini unuymusum.
            Bakın kardesim daha öncede söyledigim gibi bu duanın aslı sünnette yoktur. Zaten sünnette aslı olmayan bir duanın icinde sünnete aykırı seylerin olması normal.

        • ciler Says:

          Bir sorum daha olacak Salat-ı Tefriciye ve Salaten Tüncina dualarında da manasında Efendimiz hürmetine denmiş oluyor doğru mu sizce?birde bununla alakasız ama Kur’anı neden arapça okuyoruz neden hatmediyoruz amaç onu anlamak ona uygun yaşamak değil mi?Selametle..

          • Saliha Yildiz Says:

            Salat-ı Tefriciye ve Salaten Tüncina dualarıda aynı yukarıdaki dua gibi sünnette aslı olmayan salavatlar. Bu salavatlar Allah Resulunun bize tavsiye ettigi salavatlarin icinde yok kardesim.
            Kurani arapca ojumamizin sebebi onun bu lafizlarla indirilmis olmasidir. Okumamiinve hatmemizin sebebide Allah Resulunun her harfine on sevap verilecegini müjdelemesidir. Ama tüm bunlarin ötesinde sadece bununla yetinerek meslni okumuyorsak, ayetlerin üzerinde düsünmüyorsak, hsyatimizda bunlari tatbik etmiyorsak bu kuru kuru okumanin hicbir faydasi yoktur.
            Hatim etmekten maksat onu tekrar tekrar okuyup anlamaya calismaktir. Rabbimiz onu bize anlamamiz icin indirmis ve hepimizi muhatab olarak kabul etmistir. Öncelikli görevimiz onu anlayarak okumak ve yasamaya calismaktir kardesim.

            • Saliha Yildiz Says:

              InsaAllah aciklayici olmustur. Eger anlasilmayan birsey varsa tekrar sorabilirsin kardesim.

              • ciler Says:

                Allah razı olsun anladım..yani bunları okumak sakıncalı mı?en azından Allah’ın isimleriyle edilen duayı seviyordum devam etmeyeyim mi?siz hangi duaları okumamızı tavsiye edersiniz?Selametle..birde size nasıl ulaşabilirim?

                • Saliha Yildiz Says:

                  Amiiin kardesim. Ecmain. Allah Resulu’nun hadislerinde gelmedigi icin sakincali kardesim. Bahsettiginiz gibi icinde yanlis ifadelerinde oldugu dualar. Bunun yerine Allah Resulu’nun yapmis oldugu dualri tercih edin.
                  Allah Subhanehu ve teala’nin isimlerini yine okuyabilir, dualarinizi bu isimler esliginde yapabilirsiniz. Bunda bir sakinca yok.
                  Bakin en basit ve kisa olarak yapilan günlük dualarin bulundugu bir kitabin linkini veriyorum. InsaAllah faydalanabilirsiniz. Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellem’den sahih olarak rivayet edilen hadislerden olusan kücük bir kitap.
                  http://www.islamhouse.com/861/tk/tk/books/H%C4%B1snul-M%C3%BCslim

                  Bana haftalik yazilarimin altina yorum yaparak her zaman ulasabilirsiniz. Dilerseniz Cahide kardesimden mail adresimide isteyebilirsiniz.

  4. Yüksel Tunaboylu Says:

    Selamu aleykum ve rahmetUllah, gercek dinin anlasilmasi tabiki bazi musluklarin kapanmasina vesil olacaktir. Güncel bir örnek vereyim inseAllah: Alim diye bilinen bir zavalli tutuklanmasinda kisa bir zaman önce güya tilsimli gizemli bir kitab piyasaya sürdü, muska ve ferman hediyeli ve fiyati, pardon hediyesi olacakti. tastamina 50 lira. kitap 170 sayfa, ciltli kaliteli kagida falan basilmis, emin olun kardeslerim bir kitabkurdu olarak ve piyasayi iyi bilerek diyebilirim ki bu apacik bir ückagitcilik, dolandiricilik veya herneyse. mesela bir karsilastirma olarak: imam Nevevi nin dualar ve zikirler kitabi (org.el-ezkar, bu alanda en kapsamli otantik bir eserdir) 570 sayfa ve ciltli, fiyati :25 lira. yani neredeyse bu kitap yukaridaki kitabin 3-4 misli ve fiyati yariyariya. yukaridaki hurafe kitabinin yanindaki muska ve fermana bir fiyat bicmiyorum, zira baskicilarda bu tür seyler bir kac kurusa bastiriliyor. görüyorsunuzki müridler adeta zorlanarak soyuluyorlar, zira almazlarsa afaroz edilebilirler))) Allah’a emanet ve Kur’anin ve sünnetin yolunda olun…

  5. gülsümm Says:

    http://www.mahmudelofi.com/2012/10/12/rabitanin-kuran-ve-sunnetten-delilleri
    saliha hanım delıller ıstedı bende yazımın yayınlamasına ızın vermedı cahıde hanım o yuzde sıteyı yazayım dedım.hocamız ve arkadaslarımız buradan okusunlar.

    • renklidunyam Says:

      Bu sitede verilen deliller (hadis niteliğinde olanlar ) zayıf hadisler. neden Buhari ve Müslimden çok az nakil var .Kaldı ki Allah sadıklarla beraber olun derken seni yaptığında uyaracak ve doğruya sevkedecek , (Emr-i bi’l ma’rûf ve nehy-i anil münker) yapacak kişilerdir. Ve Mü’minler müminlerin kardeşidir …Siz Sadıkları nerde arıyor ve onları neden ayrı makamlara oturtuyorsunuz ki. Siz saliha bir anne ve eş olup ailenizi, komşularınızı, akraba ve dostlarınızı Allah’ın doğru yoluna sevkederken siz sadık olmuyor musunuz? ve sizin yanınızdakiller sadık kimselerle beraber olmuyorlar mı ??? Allah eğer araya bazı vasıtalar konularak kendisine ulaşılmasını dileseydi emin ol ki bunu Rasullullah direk sahabelerine söylerdi ve bu uygulamayı sık olarak onlara yaptırırdı öyle zayıf hadisler var ki rivayet olarak bugüne kadar geldi neden güçlü delilleri bırakıp zayıfları sunuyorsunuz ? Neden Allah kitabında Yalnız beni anın , bende sizi anayım ” diyor (Bakara / 152) Allah’ı anmak nedir ???? O’nu düşünmek, tefekkür etmek , O’na icabet etmek, yalnızca O’ndan istemek ve Ellerini açıp dua etmendir …O halde Allah Önce Rasulu, sonra Din adamını an böylece bana ulaşırsın mı diyor ?? Rasul’u ekrem meclise girdiği zaman sahabe ayağa kalkmak isterdi ve kendiside men ederdi. Ve kendisinden sonra yüceltilmesini yasaklamıştır. Neden Allah’a direkt ulaşmak varken araya Peygamberimi koyayım , Neden sürekli din adamını düşüneyim. ???Şu ifade “””””Ali’nin yüzüne bakmak sevaptır “””””..Eğer birinin yüzüne bakmak sevap olsaydı kendisine bakılıp bolca sevap toplanmasını isterdi. Oysa Kuran gizli ve anlaşılmaz bir kitap değilken , Rasullullahın hayatı apaçık ortadayken ve ümmetinden hiçbirşey gizlemezken tavsiye ettiği rabıtaları (yani Allah’a ulaşma yolunu mu bizden gizleyecek ti ?? Oysa Allah Rasulu Oruçla, duayla, namazla Allaha yaklaşmamızı tavsiye buyurmuştur …Bugün bu kadar yaygın olan bu rabıta bid’at ‘inin tarihçesini bir öğrenin lütfen aynı kandiller gibi. Kandil geleneği 1700’lü yılların sonlraına türemiş çok kötü bir hurafedir. Sen Rasululluhın sünnetinde, sahibelerinde ve tabbinde ve sonraki büyük alimlerin hiçbirinin izinde rabıtayı göremezsin, mümkün değil …Lütfen artık gerçekten UYANALIM ….

      • Hanımeli Says:

        offf… hangi birini cevaplasam?

        sevgili renklidunyam… bak ne guzel renkli bir dunyan var… tasavvuf yurudugun dumduz bir yolda acmis bir cicegi gordugunde duydugun neşe gibidir. hayata renk verir… tabii hakk safinda yer tutarsan…. her guzel seyin taklidi yapilir. tasavvuf ve tarikatlerin de maalesef taklidi coktur. yol kesiciler coktur.
        benim sana iki tavsiyem var:
        1. tarih oku. ordan burdan dinlenen videolarla islamda kandil yoktur muhabbetine girme bence.
        2.su Allah dostudur, diye duydugun biri varsa, bi git de konus onunla. uyanin artik de ona. ciddi söylüyorum. bakalim ne cvp alacaksin?

        • renklidunyam Says:

          Ben size tarihi bilgilerle konuştum bu bir muhabbet değil gerçekliktir.Videolarla size gelinmedi, tarihi bilgilerle gelindi..Sizde gidin ve ortadoğu dinlerine bir bakın onlardan islam dinine neler girmiş bugün.. Bugün islam adına diğer dinlerin ayinleri yapılır olmuş biraz dış kalıbı değiştirilerek !!! Bana ettiğiniz tavsiyeler için teşekür ederim . Din muhabbet işi değildir benim de size tavsiyem sahih kaynaklara başvurmanızdır. ama gerçekten Rasulullah’ın hayatını bana örnek olarak sunun .. Taklid edilen birşey yoktur, çünkü bu tür iddiaların dinde asılı yoktur .Ve yok olan birşeye dinde delil getirilmez var denilen birşeye delil getirlir !!!! Lütfen bana çok kuvvetli deliller sunun ki , eğer ben hatalı isem yolumu düzelteyim ..(.Ayrıca her iyi şeyin ve her kötü şeyin taklidi yapılır )…İkinci olarak da biz hiçkimseye bu Allah’ın dostudur diyemeyiz. Bunu siz nasıl bilebilirsiniz ki ??? Size Allah katından bununla ilgili bilgi mi geldi. ? Bir kişi hayatı ve yaşantısıyla Allah’a çok yakın bir kul gözükebilir fakat Allah katındaki durumunu kim bilebilir ? Bu yüzden şu Allah dostudur diye kimseye diyemezsiniz .Bunu yalnızca Alemlerin rabbi bilebilir. Ayrıca böyle düşündüğün birine “UYAN” demezsin herhalde değil mi ??

        • Saliha Yildiz Says:

          Allah’in indirdigi din, Resul’un yasadigi hayat nesesiz ve renksizdi o zaman. Zira bunlarda su ögretiler olmadigina göre. Bu dinin ögreticisi ve ilk yasayicilari bu nese ve renkten mahrum yasadilar o zaman. Ne kadar kötü örnekler veriyorsunuz.
          Sizin hakikisi dediginiz seyde bu kadar saptirma ve uydurma varsa taklidinden Allah’a siginmak lazim.

        • Hanımeli Says:

          mugalata yapmayalim lutfen… Allah dostu diye bildigin demiyorum, duydugun diyorum. insanlarin oyle zannettigi…..

          benim hocama boyle tipler gelir sorar sorularini. uyan, dersen de ne munasebetsizsin, demez hic bir Allah dostu canm…

          engin gonulludur onlar……. soyletene bakarlar….

        • Hanımeli Says:

          salihacigim bu da bu yazina yazdigim son yorumum olsun . artik yeni yazinda görüşürüz:-)
          zira ben de tam bu cevabi bekliyordum.
          teşekkür ederim.
          ilmi gayretini takdir ediyorum kardes…
          yalnız son birsey soracağım: hadis usulu ilmini aldin mi sen?? ve hocan kim bu usul ilminde? hadislerin değerlendirilmesinde sıkinti var bence saliha… bunu iyi niyetli bir elestiri olarak kabul etmni rica ederim…

          selametle…..

        • Saliha Yildiz Says:

          Hanimeli hanim, bakin mugalatayi yapan kendinizsiniz. Güya kibar olmaya calisip alayli alayli sorular sormaniz, size sorulan sorulara cevap vermek yerine yeni sorular üretmeniz hic hos degil. Münazara böyle olmaz. Iki taraf öncelikle hangi ölcüler üzere tartisacagini belirler ve usulunce delillerini getirir.
          Siz hadis ilmi ile alakali bana sordugunuz sorulari hocalariniza sorsaydiniz bu gün din diye hind felsefesinden gelen, icinde dinden baska her seyin oldugu bir anlayisa inanmazdiniz.
          Kendinizde birazcik hadisden anlasaydiniz hind felsefesinden gelen ve dinle hicbir alakasi olmayan tasavvufu zayif bile demiyorum uydurma hadisleri delil getirerek ispat etmek icin kirk takla atmazdiniz.
          Biz tüm bid’at ehli gibi bid’atlerimizi mesrulastirmak icin yeni hadis usulleri üretmiyoruz. 14 asirdir belirlenmis metodlarla ve bu metodlara bagli kalan hadis alimlerince sahihi, zayifi, uydurmasi en ince ayrintisina kadar ayiklanan hadisleri aliyoruz. Hamdolsun Rabbimeki böyle hadis ehlini her zaman var etmis, kiyamete kadarda edecektir. Bid’at ehli bid’atlerini rahatca yayamasin diye…O saf ve tertemiz dinini koruyacagina dair söz vermistir. O asla sözünden dönmez.

      • hanımeli Says:

        saliha kardes… yazmaycgm dmstim ama dayanamadm. zira cok incitici oldugunu soylemk zorundayim. alay ettigimi soyluyorsun, oysa bu senin kurdugun bir dusunce.. seslendiriyorsun galiba yazdiklarimi? cevremde nezaketli bilinirim, kimseyle de alay etmm. kalp ilmi olan tasavvuf bunu ogretti bize.

        sense bana yazdigin herseyde ibadetlerime, deger olculerime, Allah ve Rasulunu hayatimin ne tarafina yerlestirdigime dair bircok hususta kendi önyargilarinla yaziyorsun. cok agir bunlar…

        en nihayetinde kardesiz. imanimizi sahih kabul etmesen de inandim diyorsam muslumanim. mu’min kabul etmesen de en azindan musluman bil… ayip olmuyor mu?

        • Saliha Yildiz Says:

          Hanimeli kardesim, isterseniz yorumlari tekrar okuyun kimin karsisindakini önyargilarla degerlndirdigini daha iyi göreceksiniz. Ben yorumlarimda incitici birsey yazdigimi düsünmüyorum. Cünkü yorumlari yazarken ne sizi ne de baskalarini hedef almadim. Benim hedefimdekiler sedece yapilan yanlislar. Yanlislari yapanlar asla hedefim olamaz. Ben buna yetkili degilim. Yapilanlarin yanlis oldugunu delilleri ile söylüyorum. Sizde dogru olduguna inaniyorsaniz ve bunlarin dinden oldugunu iddia ediyorsaniz delilinizi getirirsiniz. Ama siz sürekli sahislari öne sürüp, sahislar üzerinden din anlatiyorsunuz. Istediginiz cevaplari alamayinca karsinizdakini incitici ve kurgulayici olarak sucluyorsunuz. Bakin kimin önyargili oldugu son yorumunuzda dahi belli..
          Benim kimsenin imanini ve mümünmi, müslümanmi oldugunu yargilama gibi bir niyetim yok. Ben düsünceleri ve hareketleri konusmak istedikce, meseleyi sürekli sahislara indirgeyen sizsiniz. Lütfen biraz adil olun!

        • kbraytn Says:

          öncelikle tasavvufta en çok zikrettiğimiz duada bulunuyorum sizin içi Allah le dünni ilim nasip etsin inş. kisenin kimseyi imanında yorumlamaya hakkı yoktur. Efendimiz sav La İlahe İllallah kurtuluşa ermiştir derken biz insanları mümin saymak için acaba onlarda ne görmek istiyoruz??? maden sizin için önemli olan ayet ve hadis Peygamber Efendimizin hayatını örnek alalım ve insanları şirk ile muhattap kılmayalım. zira Peygamber efendimiz münafıkların kimler olduğunu bildiği halde onları mümin gibi görmüştür bize örnek olsun La İlahe İllallah diyenler hakkında zan yapmayalım diye… peki burada yapılan nedir insanlar tasavvufa inanıyor diye onları müşrik saymak… ki tasavvufa kalbin safaya ermesidir diye öğrendik bizler kalb safaya iman ile ereceğine göre tasavvuf iman üzerinde yoğunlaşmış bir ilimdir.

    • Saliha Yildiz Says:

      Gülsüm hanim, verdiginiz linkde yazilanlari okudum. Yazilanlarin her satirina ayri ayri cevap yazmak isterdim ama buna ne bu sayfa, nede benim vaktim müsait degil. Benim yazmak istediklerimin benzeri yazilmis yazilardan asagi cevap niteliginde linkler veriyorum. Lütfen sizide okumaya davet ediyorum. Eger gercekten dogru olanin pesinde kosanlarsak bunu yapmamiz lazim.
      Ama sunuda söylemeden gecemeyecegim ki, yazida delil diye sunulan seylerin hepsi ya asli manasindan saptirilmis, yada zayif ve uydurma rivayetler delil diye alinmis.
      Allah Subhanhu ve teala indirdigi kitabini aciklama yetkisini sadece resulune vermis herkesin aklina, anlayisina birakmamistir. Iyikide birakmamis. Yoksa hakla batili nasil ayirirdik?
      Asagida yazilarini alintiladigim Ebu muaz hocada daha önce tasaffuf ehli olup, burdaki yanlislarin farkina vararak tevhid akidesine dönmüs biridir.

      http://ebumuaz.blogspot.de/2012/01/rabta-hakknda-supheler-ve-cevaplar.html

      http://ebumuaz.blogspot.de/2008/03/rabita-hakkinda.html

      http://ebumuaz.blogspot.de/2007/04/rabta-ve-nazar-ederek-irad.html

      http://ebumuaz.blogspot.de/2008/04/eyhler-ve-mridleri.html

      http://ebumuaz.blogspot.de/2007/04/tasavvuf-ve-iilik-arasndaki-ba.html

      • Hanımeli Says:

        salihacigim, simdi sen ibni arabi hz.lerini de sevmiyorsundur. bize gore seyhul ekber, senin dusuncende olanlar icin seyhul ekfer. … 😦
        imam-ı rabbani sapkin (!)
        Abdullah dehlevi ve talebesi halid-i bagdadi de atese gitti (!)
        imam gazali zaten yalanci (!)
        …..
        koskoca bir medeniyeti hice sayip da sonra da bunlar bize uzakdogu dinlerinden gelmis, demen cok tuhaf geliyor bana.
        ….
        merakimdan soruyorum, Arabistan’daki vehhabi zihniyeti ve eylemlerini destekliyor musun? hani mezarlari duzluyorlar, Asr-i saadetten kalan butun hatiralari yerle bir ediyorlar. şirktir diye… Böyle mi düşünüyorsun sen de?

        • Saliha Yildiz Says:

          Ben insanlari severken kendi sahsi fikrime göre sevmem. Sevmek bir ibadettir. Ben bir kul olarak Allah’in sev dediklerini sever, sevme dediklerini sevmem. Hele ” İnsanlar içinde bir takım kimseler de vardır ki, Allah’tan başkasını O’na ortak edinip, onları, Allah’ı sever gibi severler; gerçi iman edenlerin Allah’a olan sevgileri çok daha kuvvetlidir; fakat o zulmedenler,(sirk kosanlar) azabı görürken, bütün kuvvetin Allah’a mahsus ve Allah’ın şiddetli azâb sahibi olduğunu bir bilseler.”dedigi gibi sevmekten Allah’a siginirim. Rabbim beni ve tüm ehli tevhidi bu gibi sevgiden korusun. Amiiin.
          Ebu’l-Heyyâc el-Esedî anlatıyor: “Bana, Hz. Ali (radıyallahu anh):
          “Rasûlullah(aleyhissalâtu vesselâm)’ın beni göndermiş olduğu şeye ben de seni göndereyim mi?” diye sordu ve Rasûlullah’ın kendisine:
          “Haydi git, kırıp dökmedik put, düzlemedik yüksek kabir bırakma!” dediğini anlattı.”
          (Muslim, Cenâiz 93, (969); Ebu Dâvud, Cenâiz 72, (3218); Nesâî, Cenâiz 99, (4, 88, 89)

          Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellem’demi vahhabiydi hanimeli hanim?
          Sahabedemi vahhabiydi?

          Bu hadise göre öyle oluyor degilmi? Artik devir degisti. Bu iftiralar bayatladi. Bu safsatalarla artik kolay kolay insanlari kandiramayacaksiniz. Bence kacinilmaz son gelmeden sizde kendinize baska bir yol arayin!
          Birakin bu nese, renk pesinde kosmalari. Biz bu dünyaya ibadet icin gönderildik. Ibadetlerimizde Allah’i birlemek icin. Renkli ve neseli bir hayat yasamak icin degil.

        • Hanımeli Says:

          saliha, bizim nesemiz ve rengimiz ibadet icindir, ibadetledir merak etme…

          ben bu cevabini okuduktan sonra anladim neler oldugunu… Rabbim kalbine tasavvuf nes’ esi versin. cok uzuldum….

          bu arada soyle yapalim. karşılıklı dua edelim birbirimize. siz sirat i mustakimdeyseniz beni size yaklastrsin rabbim. benim ve tasavvuf alimlerinin yolu hakikatse ve rizayi ilahi burdaysa sizi benim ustadima talebe yapsin Rabbim! seni de cahide abla! 🙂

          🙂

        • Zeynep Says:

          Sevgili Hanimeli..verecegim linkleri inceleminizi umuyorum..bende cahiliye donemimde tarikatlara bulasmistim Allaha hamd olsun Rabbim hidayet nasip etti ve gercek Tevhidi dinimiz ile muserref oldum..elhamdulillahi ala kulli hal..

          http://www.islam-tr.net/tasavvuf-nedir/29090-ehl-i-tasavvufcularin-hayrina-tasavvufla-ilgili-konu-linkleri.html

        • Saliha Yildiz Says:

          Hanmeli hanim, bizim sizinle ibadette ölcülerimiz farkli. Bizim ibadette ölcümüz yaptigimiz ibdetleri sahih deliller üzerine bina etmemizdir. Sizin ise ibadetteki ölcünüz zevk ve haz almanizdir. Tasavvufda bu zaten asildir. Bu sebeple ölcülerimiz farkli oldugu icin bir noktada bulusmamiz imkansizdir.
          Rabbim kalbime tasavvuf degil sünnet sevgisi versin. Rabbim sizin kalbinizede kitabinin aciklamasi ve razi olacagi tek hayat tarzi olan sünnetin sevgisini versin. Amiiin.
          Yazinizin sonunda yapmis oldugunuz dua icin gönülden amiiin diyorum. Kabul buyur Allah’im.

  6. Gülsümm Says:

    bakın cahıde hanım.bu benım kendı sözlerimle soylenecek sözler deıldır.bunu aynen Salıha hanıımda soyledıler,kuran ve sunnnetten delıller istedı ve bende bunları bularak paylastım.ve sızınde yayınlamanızı ıstıyorum lutfen.ben parca parca da yazsam butunlemede yazsam aynı yorum olcak ve bu na gore aynı uzunluk olucak yazım.o yuzen ….

  7. Gülsümm Says:

    cahıde hanım yorumumu paylaşırsanız cık sevınırım.boylece akıllarda hıc bır süphe kalmayacagını umuyorum.ama dünkü yazdıgım yorum hala ^denetım ıcın beklenıyor???

    • Cahide Says:

      Gülsüm hanım çok uzun bir yazı alıntılamışsınız. Bu tür alıntılar çok yer tutuyor. İsterseniz söylemek istediklerinizi kendi cümlelerinizle anlatmaya çalışın.

  8. Mine Can Says:

    Peygambersiz Müslümanlık!
    “Kutlu Doğum Haftası” vesilesiyle düzenlenen programlarda “Hz.Muhammed(s.a.v.)’siz bir İslâm” çabalarına değinilmediğini görüyoruz.
    Oysa Türkiye ve her nerede olursa olsun Müslümanlar tarafından konulu bir “Kutlu Doğum Haftası” kutlanacaksa bunun ilki “Muhammedsiz İslâm” gayretlerinin arkasındaki sinsi plânın açıklanması olmalıdır. Yetinilmemeli, her yıl aynı konu, o yılki ana konunun yanında aynı ağırlıkla mutlaka tekrar edilmelidir…
    Çünkü biz Müslümanlar, Kur’an-ı Kerim’den önce Hz.Muhammed’e inandık. Hz. Muhammed(s.a.v.)’e inandığımız için de O’nun vasıtasıyla gönderilen Kur’an’ı noktasına virgülüne kadar İslâm’ın anayasası olarak kabul ettik. Peygamber “Allah’ın ayetleri” dedikçe Ebu Cehiller, “Hayır, onu sen uyduruyorsun” dedikleri, yani, Resullullah’a inanmadıkları için ebedî cehennemlik oldular.
    Peygambersiz İslâm için gayret gösteren iki damar var. Biri “Dinlerarası Diyalog” damarı, diğeri, “Hadisi şerifleri gereksiz gören, bize Kur’an yeter” diyen ve bu sözleri ile kâfi gördükleri Kur’an’ı inkâr eden, Müslümanları dinden, camiden, namazdan soğutan, şeytanın değirmenine su taşıyan damar.
    Peygamber elbette Kur’an’a aykırı ve Allah’ın uygun görmediği bir hüküm koymaz, koyamaz. Peygamber için bunu düşünmek Kur’an-ı Kerim’den de şüpheyi gerektirir. İş nerelere varıyor, görüyorsunuz. Öyle olduğu için bir Müslüman, Peygamber ne diyorsa ona kesinlikle inanır. Çünkü O, “Canlı Kur’an’dır.” Kur’anın nasıl yaşanacağını hayatı ile gösteren, Allah(c.c.) tarafından terbiye edilmiş kişidir.
    “Dinlerarası Diyalog”ta, Müslümanlara kiliselerde tevhid dersleri veriliyor, Kur’anın açık hükmüne rağmen kızlarımıza, “Hıristiyan erkeklerle evlenebilirsiniz” tavsiyelerinde bulunuluyor. Hıristiyanların iyilerinin de cennete gideceği söylenerek, Kur’an’ın bir virgül ve noktasını inkar eden Müslüman’a cennet yolu ebedî kapatılırken, tamamını inkâr eden Hıristiyan’a cehennem yolu kapatılıp, cennet yolu açılıyor.
    “Dinlerarası Diyalog”un siyasî yansıması “Medeniyetler İttifakı”dır. Bu ittifakın ise iki “Eş Başkanı” vardır. Biri İspanya Başbakanı, diğeri ise Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı. Bu seçimin böyle yapılması bile İslâm’ı istiskalden başka bir şey değildir. Çünkü İspanya, topraklarından İslâm’ın kökünü kazıyan, Kurtuba Camii mihrabında son Müslüman’a İspanya kralının ayağını öptüren resmi koyan bir devlet ve medeniyetin temsilcisidir.
    Zaten “Diyalog” tan amacın Vatikan tarafından “İkinci Bin Yılda Asya’nın Hıristiyanlaştırılması” olduğu açıkça ifade edilmiştir ve bu fiile “Türkiye’den başlanması gerektiği” de misyonerlere talimat olarak verilmiştir.
    İslâm’ın önünde böyle ciddi ve arkasında trilyon dolarların ve ABD’sinden AB ve İsrail’ine kadar cümle İslâm karşıtlarının bulunduğu bir tarihi kesitte, Kutlu Doğum Haftalarında bu tehlikeler yokmuş gibi davranılırsa Müslümanlar Hz. Muhammed(s.a.v), Hz. Ebubekir(r.a.) ve Hz. Ömer(r.a.), Hz. Osman(r.a.), Hz. Ali(r.a.) ve ehli beyt gibi davranmış olurlar mı?
    Böylesine bir tehlike karşısında üç maymunları oynamak, dünyayı kaybederim korkusu ile Allah’ı kaybetmeyi göze almak değildir de nedir?
    Haçlı ve Siyonizm bütün bu silahları kullanarak Irak’ta, Suriye’de, Mısır’da, Afganistan’da, Afrika’nın çeşitli bölgelerinde…
    Hem Müslüman katliamı yapıyor, hem Müslüman’ın bütün servetine el koyuyor, hem camileri Haçlı kışlası, Müslüman kadınları Haçlı askerlerin cariyesi haline getiriyor.
    Böylesi vahşet karşısındaki sessizlik “korkudan” ise, korkanlar bilsinler ki bu korkuları ile (bilerek-bilmeyerek) “Kâfir Allah’tan güçlüdür” demiş oluyor.
    Biz “korkudan” değil “gaflettendir” diyor; uyanış için Rabbimize dua ediyoruz.
    Hasan DEMİR/Yeniçağ gazetesi

  9. Cahide Says:

    Saliha kardeşimizden Allah razı olsun. Konuları o kadar anlaşılır bir dille anlatıyor ve öyle doğru kaynaklarla sorulara cevap veriyor ki, hâlâ inanmak istemeyen, bildiğinden vazgeçmeyen kardeşlerimiz için çok üzülüyorum.

    İmanımızın tamire ihtiyacı var kardeşlerim. Öteden beri bildiğimiz, dinin içine sinsice yerleşmiş ve dinden gibi gösterilmiş yanlışları ayıklamamız gerekiyor. Yoksa Allah muhafaza şirkin içine dalarız, iman kalbimizden kayar gider de farkında bile olmayız.

    Allah bizleri doğru yoldan ayırmasın. Fehm edebilen, basiret ve feraset sahibi kullarından eylesin. Şirke düşmekten, taassub ehli olmaktan muhafaza etsin. Amin

  10. semra Says:

    selamün aleyküm kadeşim saliha Rabbim ilmini artırsın inşaallah.bende.yakınlarına nacizane bildiklerini anlatamıyan,anlatırkenbirtürlü dili dönmeyen kendi içinde yaşayan çooook eksikleri olan Rabbimden ilim dilenen(RABBİM artırsın inşaallah)aciz zavallı günahkar bir kulum.sizden duanızı ve beslenebileceğim kaynaklar Kuranı kerim tevsiri tevhid ilmi hakkında tavsiyeler.istiyorum kadeşim çevremden dolayı bi öyle bi böyleyim ne olur duanızı esirgemeyin.Ey kalpleri çekip çevviren Rabbim Kalbimizi Dinin üzere sabit kıl. biraz önce feth suresinin 29.Ayeti okudum RABİM tam anlamayı nasip etsin

    • Saliha Yildiz Says:

      Aleykum selam ve rahmetullah Semra kardesim, öncelikle Rabbim kalbinizi dogru dini üzere sabit kilsin. Size bunu gerceklestirebilecek güc,bilgi ve arkadas versin. Amiin.
      Ibni Kesiri okuyabilirsiniz kardesim, en kolay ulasabileceginiz eser olarak. Yakin zamanda icindeki hadislerin sahihligi kontrol edilmis olarak yeni baskisi cikti. Eger temin etmek isterseniz burdan ulasbilirsiniz.

      http://www.benlikitap.com/Ibni-Kesir-Tefsiri-Tam-Metin-12-Cilt-Polen-Yayinlari,PR-155.html
      Neden Ibn kesir diye sorarsaniz cünkü Ibn Kesir’de Allah’in kitabi kendisine aciklamasi icin indirdigi Resulu sallallahu aleyhi ve sellem’in sözleri ile aciklaniyor. Sahabenin sözleri ile aciklaniyor. Birilerinin anlayisi ile degil.
      Tevhid ile ilgili Esra kardesime birkac link vermisdim sizde ordan bakabilirsiniz Semra kardesim.
      Eger satin almak isterseniz asagidaki su linklerede bakabilirsiniz.
      http://www.benlikitap.com/Tevhid-Akidesi-Ehli-Sunnet-Vel-Cemaate-Gore-Seyfullah-Erdogmus,PR-145.html
      http://www.benlikitap.com/Selef-i-Salihin-Akidesi-Ehl-i-Sunnet-Vel-Cemaat-Abdullah-b-Abdulhamid-el-Eseri,PR-193.html
      http://www.benlikitap.com/Pratik-Akaid-Dersleri-UMMULKURA,PR-287.html
      InsaAllah faydali olabilmisimdir kardesim. Allah’a emanet olun..

      • rukiyeee Says:

        saliha hanim dediginiz gibi rabitanin iyicene arastirilmasi lazim.ben ilk defavsizden boyle bir aciklama gordum.zaten bu yollarin daha basindayim.rabbim bizim bilipte bilmeyipte ettigimiz gunahlari affetsin..

        • Suzan Says:

          kardeşim bende kitabı var ama bi türlü kafam almadı saliha ablam ın yazısı da kafamı karıştrdı .yanlış anlaşılmasın Allah razı olsun. ben gercegi arıyorum.rabıta şirk se hatme ,kalb virdi bunlar ne acaba bidat mı,lütfen bana dua edin dogru yolu bulayımmmmm…:(

        • Saliha Yildiz Says:

          Rukiye ve Suzan kardeslerim, Bu sabah yorumlarinizi okuyunca o kadar memnun oldumki Rabbim size dogru yolunu kolaylastirsin. Benim memnuniyetim en azindan sorgulayip arastiracaginizi belirtmenizden kardeslerim. Benim gayretim sizin ve sizin gibi bir cok kardesimizin bilmeyerek, farkinda olmayarak icine düstügü yanlislari farketmenizi ve bu hususlarda dikkatli olmanizi saglamaktan baska bir sey degil.
          Suna inaninki hic birimiz bu dogrularla dünyaya gelmedik. Bu dogrularla büyümedik. Bu dogrulari kolayca bulmadik. Her seyin bir bedeli, zorlugu var ama kardeslerim ebedi hayatimizi kazanmak icin inanin her zorluga deger. Kacinilmaz sonda kaybedenlerden olmamak icin bu bedelleri ödemeyi göze almazsak helaka sürüklenenlerden oluruz Allah muhafaza. Rabbim hepimizin yardimcisi olsun.
          Kardeslerim size arastirmanizda yardimci olacak ve konuya farkli acilardan bakabilmenizi saglayacak videolarin linklerini veriyorum. Bu linklerden birisi kendiside önceden Naksi seyhi olan ama bu ögretileri sorgulayarak dogrulari bulan bir seyhin. Lütfen objektif bir sekilde dinlemeye calisin. Rabbim hepimize tevhidi anlamayi kolaylastirsin.

          Ferit aydinin rabita hakkinda söyledikleri

          Faruk Beser hocanin bu konu ile ilgili söyledikleri.

          Ubeydullah Arslan hocanin rabita hakkindaki söyledikleri

          Birde Ferit aydinin bu hususda yazdigi ve bu hususda en genis bilgilerin oldugu kitabin linki
          http://www.benlikitap.com/Tarikatta-Rabita-ve-Naksibendilik-Ferit-Aydin,PR-415.html

          Rabbim dogru ve saf dinini yasamayi hepimize kolaylastirsin. Amiin.

        • Saliha Yildiz Says:

          Kardeslerim bir hususu belirtmek istedim videolarla alakali. Ferit aydinin programi yapmis oldugu Süleymaniye vakfi ile bir alakamiz oldugu düsünülmesin. Sadece bu konu ile ilgili dogru tesbitlerin bulunmasindan dolayi bu vakifda yapilan videoyu yayinladik. Mümin ari gibi olmali. Dogru ve yararli bilgilerin bulundugu sey nerde olursa olsun almali ama, bunu yaparkende dikkatli ve donanimli olmali tabii.

  11. Toprak Says:

    Saliha ablamm, benim Tuğba. Dün okudum hemen yazını, görünce aynı Büşra gibi çok heyecanlanmıştım. Allah senden razı olsun.
    Bende Cahide ablam gibi düşünüyorum, övgülerimi şu an içimden sayıyorum. Sen senin için ne düşündüğümü ne kadar değerli olduğunu zaten biliyorsun.

    Allah’ım çıktığın bu yolda, ulaştığın herkesi tevhid ilmini tam anlamıyla idrak etme kabiliyetiyle nasiplendirsin. Senin vesilenle okumuş olduğumuz her bilgi için, öğrendiğimiz her doğru için seni katbekat mükafatlandırsın.

    Rabbim hep der ya; ‘düşünebilen bir toplum için ayetleri işte böyle açıklarız’ diye. O düşünebilen toplum olmamızı nasip etsin bizlere. Senden de tekrar Rabbim razı olsun. Seni Allah için çok seviyorum canım ablam.

    Mehtapablam demek sende duydun o güzel sesi. Ne büyük lütuf ama değil mi, Rabbim uzak yakın demeden sevdiği kullarına bizleri de sevdiriyor. Elhamdülillah!

    • Saliha Yildiz Says:

      Canim kardesim, insaAllah sizin gibi tevhid akidesini bilen, bu bilincle toplumu yetistirecek olan genclerin varligi beni cok mutlu ediyor. InsaAllah gelecek nesil cok daha Rabbine layiki ile kul olma yolunda ileride olacak. Rabbim bunu sizlerin eliyle gerceklestirsin. Amiiin.

      • Toprak Says:

        Rabbim razı olsun Saliha ablam. Amiiin amiiin. Rabbim sana da göstersin o günleri inşaAllah…

  12. Aksa Says:

    Aleykumselam ve rahmetullahu ve berakatuhu Saliha ablam…
    Senin yazdiklarin o kadar cok icime isliyor ki,yavas yavas sindire sindire tekrar tekrar okuyup öyle birseyler yazmayi istiyorum…Her hafta yazilarinda muhakkak kafamda olan bazi soru isaretlerini cevablamis oluyorsun…Malesef cok fazla cemaatlesmis,cok fazlaca ayristirilmisiz..Biri böyle der,digeri onun tersini,birine bagli olursan digeri seni kabul etmez,vs vs…Hic bir zaman aklima yatmadi yapmadim ve simdi de düsünüyorum iyiki de yapmamisim…Sevmek,örnek almak ayri himmet istemek,hayalden ötelere gecirmek cok ayri. Son cümle de tam bizleri anlatyor…

    “Biz bunlara, sırf bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.” (Zümer Suresi, 3.ayet)

    ALLAH c.c razi olsun ablam,selametlee..

  13. Esmagngr Says:

    Elleriniz dert görmesin, Allah razı olsun bu bilgi için…

  14. Fatmanur Says:

    Belki de bediuzzamanin : ” ben kendimi sevmiyorum. Beni seveni de sevmiyorum ” sozundeki hikmet budur. Sonucta kur’an ve hadis ilimlerine vakifti. Tefsiri risalei nur bu minvallerle yazildi.

    11. Lemada sunneti seniyye konusunda bahsedildigi gibi : ( Habibim ya Muhammed ) De ki: eger Allahi seviyorsaniz, ohalde bana tabi olun ki allah da sizi sevsin” Ali imran 31.
    Ayetin aciklamasinda : eger Allaha muhabbetiniz varsa , habibullaha ittiba edilecek( tam tamina uyulacak) EGER İTTİBA EDİLMEZSE NETİCE VERİYOR Kİ ; ALLAHA MUHABBETİNİZ YOKTUR. (haşa!) Cenabi hakka iman eden elbette ona itaat edecek. İtaat yollari icinde en makbulu , en mustakimi ( dosdogrusu) ve en kisasi hic şüphesiz habibullahin (peygamberimizin) gosterdigi ve takip ettigi yoldur.

  15. Belgin Says:

    Aleykum selam ve rahmetullahi ve berekâtuhu Saliham,Allah razı olsun ayetlerle ve yazılarınla bi,zleri aydınlattığın için.Rabbim ilmini arttırsın kardeşim amiin.Rabbim hepimizi öğrendiğimiz bu ilimle amel etmemizi nasip eylesin amiin.
    Ebû Hureyre(r.a.)’dan,Hz.Peygamber(s.a.v.):”Yedi helâk edici şeyden kaçınınız.”buyurdu.Oradakiler:”Ey Allah’ın Rasûlü bunlar nelerdir?”dediler:”Allah’a ortak koşmak,sihirle uğraşmak,ölümü hak eden hariç Allah’ın yasaklamış olduğu cana kıymak,faiz yemek,yetim malı yemek,düşmana hücum sırasında geri kaçmak,namuslu ve hiçbirşeyden habersiz mü’min kadınlara zina iftirasında bulunmak.”buyurdu.(Sahîh-i Bûhari No:1199)

  16. Hicran Says:

    Selamün aleyküm Saliha abla, yine can alıcı bir konuda çok aydınlatıcı ve düşündürücü bir yazı olmuş.Allah razı olsun, benimde en çok kıvrandığım şey doğru bildiğimiz yanlışlar konusudur.Bunlar öyle yerleşmiş ki,aslını öğrendiğinizde anlatabilmek ciddi mesele oluyor.Sık sık yüreğimin ta derinlerinden içim sızlayarak, keşke diyorum Allah tarafından bir mucize olsa da doğrularla eğriler birbirinden bir çırpıda ayrılıverse.Sapla saman ayrışsa,hak ve hakikat gün gibi ortaya çıksa ne olurdu…
    O kadar aç ve susuz hissediyorum ki kendimi, islamın o katışıksız saf haliyle yudum yudum yaşanmasına.Bu aralar sıklıkla bunun yaşanabileceği bir yer var mıdır diye zihnimi zorluyorum.Eşimin işi dolayısıyla eğreti bir düzen içindeyiz şuan.Henüz kendi düzenimizin olmayışı ve kendimi içinde bulunduğum ortama ait hissetmemem(her yönden,bilhassa manevi boyutta) ruhumu kıvrandırıyor.Bu yaz bir düzen oluşturma niyetindeyiz.İşte tam da bu noktada, yukarda bahsettiğim özlemini çektiğim bir yaşam alanı arayışı içersindeyim.Var mıdır böyle bir yer?
    Diyeceksiniz ki, o yer senin içinde…Ama ben dışımda da olsun istiyorum.Yani öyle bir yer olmalı ki, kendimi saf kaynaktan yeniden inşa etmeme ciddi katkıları olabilsin.Bu süreçte öğrendiklerimi kösteklemeden, destekleyerek yaşamama imkan versin.Kendimi ifade edebileyim,anlaşılayım ve anlatılanlarla beslenebileyim…
    Ahhh ah! Ne olur böyle bir yer olsa. Hele çocuklarımı kire pisliğe bulaştırmadan(bidat,hurafe,şirk) islami donanımla yetiştirme noktasında ”bu yer”e olan özlemim kat kat daha artıyor.
    Samimiyetle soruyorum size, y.içi-y.dışı bu tabloya uyan bildiğiniz bir şehir-ülke varsa Allah rızası için tavsiye edin bana.Eşimin işi için oralarda nasibimizi arayalım,olur da rabbim nasib eder buluruz kim bilir…

    • Saliha Yildiz Says:

      Aleykum selam ve rahmetullah Hicran kardesim, cok güzell temenniler yaziya dötükleriniz ama ayni zamanda da gerceklesmesi zor temenniler. Tabii Rabbimizin buna güc yetiremeyeceginden degil elbette, O istese herkes iman ederdi ama intihanin geregi böyle olmasi gerekiyor.
      Yasadigimiz toplumdaki yanlislari biz degistirme gayreti icinde olmazsak, cocuklarimizda bu yanlislarla ugrasmak ve zaman harcamak zorunda kalir. Oysa biz cocuklarimiza daha saf bir islam anlayisi, daha tevhidin hüküm sürdügü bir ortam birakmak icin gayretli olmaliyiz. Onlar daha farkli konularla mesgul olmali, ilimde derinlesmeli diye düsünüyorum.
      Hicran kardesim, Saf duru Islami yasayabilecegim bir yer varmidir diye sormussunuz. Belki size cevabim cok genel gelecek ama bu konuda yeteri kadar tecrübesi olmus biri olarak size sunlari tavsiye edebilirim.
      Öncelikle evet, kendimizi buraya ait hissetmeyisimiz cok normal. Cünkü zaten Rabbimiz bizi dbu ünya icin degil, ebedi alem icin yaratmis.
      Sizin sordugunuz gibi bir yer mutlaka vardir yeryüzünde kimbilir? Ama kardesim bizim görevimiz bunu aramak yerine bulundugumuz ortami öyle yapmaya calismak olmali. Bu isin bir yönü. Diger yönü ise inanin belki ortam olarak daha olumlu ortamlar vardir, ama sunu iyi bilmemiz gerekir ki, hic bir ortam mükemmel degildir. Her ortamin avantajlari ve dezavantajlari bulunmakta. Bizim cok samimi duygularla arzu ettigimiz sey bizi helaka sürükleyebilmekte. Düsünün mekke döneminde hic münafik yokken müslümanlar arasinda, medine döneminde münafiklar türemisdir.
      Biz her zaman Rabbimizden bizim icin hayir murad etmesini, hayri bize kolaylastirmasini istemeliyiz. Hayrinda ne oldugunu ancak o bilir.
      Sabredin kardesim, sizin istediginiz gibi bir yer ancak cennet olabilir. Rabbim hepimize oraya girmeyi kolaylastirsin. Bizi burda bulusturdugu gibi orda da bulustursun. Amiiin.

  17. Mehtapabla Says:

    Cahidem iyi aksamlar canim. Bu aksam Saliha cigim beni aradi telefonda tanisip sohbet ettik cok memnun oldum ve sevindim. Allah razi olsun .
    Saliha cigim seni ve aileni Allaha emanet ediyorum.Tekrar görüsmek ümidiyle canim.

    • Cahide Says:

      MaşaAllah ne güzel olmuş Mehtap ablacım. Rabbim yüzyüze de görüşmenizi hayırlısıyla nasip eylesin.

      • Mehtapabla Says:

        Amin kardesim.Senin vesilenle cok iyi arkadaslarla tanistim.InsaAllah diger arkadaslarlada bir gün tanisiriz.

      • Saliha Yildiz Says:

        Senin vesilenle Cahidem. Rabbim vesile oldugun bu güzellikler icin senden razi olsun. Sana cok gipta ediyorum bazen. Eee hayirda gipta etmek caiz öyle degilmi? Rabbim bizi haset etmekten korusun. Amiiin.

        • Cahide Says:

          Canımsın bende sana, ilmine gıpta ediyorum doğrusu. Ama övmek boğazlamaktır. Bu yüzden övgülerimi kendime saklıyorum..:) Rabbim ilmini artırsın. Güzelsin, daha da güzelleştirsin kardeşim…

        • bsra21 Says:

          Aynen Cahide abla :)..Saliha ablayla senin hakkındaki düşüncelerim bana kalsın size manevi olarak zarar vermek istemem..Çok seviyorum sizleri..

    • Saliha Yildiz Says:

      Allah sendende razi olsun Mehtapablam. Bende cok memnun oldum. hayat dolu sesin bana ayri bir enerji katti. Rabbim bu canliligini daim kilsin. Sende Allah’a emanet ol Mehtapablam. Selametle..

  18. deniz Says:

    Sayın Cahide hanım, yazdıklarınızın gölgesinde Maide 35. ayeti bana açıklarsanız sevinirim, aydınlanmış olurum. Teşekkürler..

    • Cahide Says:

      Pazartesi yazılarını Saliha Yıldız kardeşimiz yazıyor. Yani bu yazı da bana ait değil. Maide 35.ayet, “İlle de ben Allah’la arama birilerini koyacağım, dualarımda ille de birini aracı yaparak Allah’tan isteyeceğim” diyenlerin çarpıttığı bir ayet. Ben bu ayette anlatılan yol, vesile aramayı ibadetlerle, dualarla, salih amellerle Allah’a ulaşmaya çalışın diye anlıyorum. Daha doğrusu, güvenilir kaynaklardan böyle öğrendim.

      İbn-i Kesir’deki uzunca açıklamadan kısa bir kesit şöyledir:
      Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:

      “Ey iman edenler! Allah’tan korkun. O’na (yaklaşmaya yol) vesile arayın ve yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz” (el-Maide, 5/35). İbn Cerîr, âyeti şöyle tefsir eder; “O’na vesile arayın” yani “onu hoşnud edecek ameller işleyerek ona yaklaşmayı dileyin” (Tefsir’üt-Taberî, VI/226).

      Hafız İbn Kesir de şunu kaydediyor: “O’na vesile arayın” İbn Abbas (r.a)’dan “yaklaşma” diye nakledilmiştir. Mücahid, Ebû Vail el-Hasen, Katâde, Abdullah b. Kesîr, Südd”ı, İbn Zeyd ve daha bir çok kişi aynı görüşü paylaşıyor. Katâde ayeti şu şekilde tefsir eder: O’na boyun eğerek ve onu hoşnud edecek ameller işleyerek ona yaklaşın. Mezkûr imamların söylemek istedikleri de budur ve bu konuda müfessirler arasında herhangi bir görüş ayrılığı yoktur (İbn Kesir Tefsîr, II, 53)

      Rabbimiz hen an Hay ve Kayyum iken, her an bize bizden yakın iken, neden hâlâ ölümlü insanlardan fayda umalım ve onları Allah’a ulaşmak için vesile kabul edelim ki?

    • Saliha Yildiz Says:

      Evet yazi bana ait Deniz hanim. Yazida aciklanmaya calisilan sekilde bir cok tasavvuf ehlinin iddia ettigi gibi sahislar ile vesile aramanin kesinlikle caiz olmadigi rahatlikla anlasiliyor. Hatta bunun sirk oldugu acikca belirtiliyor. Iyice aydinlanmak istiyorsaniz yaziyi tekrar okumanizi tavsiye ederim.

      • sendem Says:

        Peygamber, velî, şehid ve bildikleri ile amel eden imanlı âlimler ve kâmil mü’minler gibi Allah’ın müsaade ettiği, rızasına mazhar olmuş, nezdinde bir değer ve yakınlığa erişmiş kimselere şefâat etme izni verilebilecektir (el-Bakara, 2/255; Yûnus, 10/3; Meryem, 19/87; Tâhâ, 20/109; ez-Zuhruf, 43/86). Allah isterse istediğine şefaat yetkisi verir..Alimlerle vesile aranmıyor tasavvufta Allahın izniyle Allah için bir Allah dostuna intisap ediliyor…lütfen eleştirmeden, yargılamadan önce Tasavvufu okuyalım, araştıralım sadece Allah için..

        • Saliha Yildiz Says:

          Biz kimseyi körü körüne elestirmiyoruz kardesim. Dinimizi ögrenmek icinde dinimizee alternatif gibi sunulan tasavvufu okumamiza gerek yok. Biz kitabimizi ve O’nun aciklamasi olan sünneti okuyoruz. Bu bize yetiyor. Sünnet kendisine yetmeyenler alternatifler arayip okuyabilirler. Ama bilsinler ki, Bu Allah subhanehu ve teala tarafindan asla kabul görmeyecektir.
          Sefaat vardir, Allah subhanehu ve teala diledigine safaat hakki verecektir. Ama bu ahirette olacaktir. Yani kimin kime sefaat edecegi o gün ögrenilecektir. Allah resulu sallallahu aleyhi ve sellem kizi Fatimaya dahi kendini atesten satin almaya bak! halasi Safiyyaya kendini atesten satin almaya bak diyor. Bana intisap edin ben sizi kurtaririm demiyor. Bunlari anlamak bu kadarmi zor kardesim?
          Allah’in izni ile Allah dostuna intisap ediliyor diyorsunuz. Peki:
          1. Bir kisinin Allah dostu oldugunu nasil anliyorsunuz?
          2. Allah’in buna izin verdigini neye dayanarak söylüyorsunuz?
          3. intisap denilen sey ne? ne ise yariyor?
          Lütfen bunlari aciklarmisiniz?

        • Hanımeli Says:

          tasavvufu kim dinin alternatifi olarak sunuyor? !!!

        • Saliha Yildiz Says:

          Dinden olmadigina göre (ki olsa kuran ve sünnette bulunur) ancak dine alternatif olabilir. Siz daha iyi bilirsiniz kimin sundugunu..
          Bence bunu soracaginiza tasavvuf hakkinda sordugum sorulara cevap verebilirsiniz.

        • Hanımeli Says:

          sinirlenmeyelim salihacigim.. sakin ve seviyeli devam ediyoruz elhamdulillah. …

          bu arada cahide hnm size de teşekkür ederim.. boyle seviyeli bir tartışma ortami icin….

          ….
          bir kere anlasamadigimiz yer tasavvufun kuran ve sunnetten ayri olmadigi…
          ben ilmi delil getirmiyorum size, pratikteki delillerimi sunuyorum. cevap vermiyorsun saliha… elbette yanlus uygulamalar vardir. senin etrafinda yanlis yssayanlar oldugu gibi bizim de vardir.
          fakat pek cok buyuk alim var asirlardir tasavvufu yasayan.. ilmî ustunlukleri asla tartisilmaz bu alimlerin. bilerek yasiyorlardi herseyi.. bu mubarekler musrik mi degil mi senin dillendirdigin tevhid akidesine gore?

          esad cosan, mahmud sami ramazanoglu, gonenli mehmed efendi, yasayanlardan misal olarak osman nuri topbas birer musrik mi?
          ….

        • Saliha Yildiz Says:

          Bak kardesim dini yasarken bizim ölçümüz delillerdir. Bu delillerin Kuran ve Sünnete olan uygunlugudur.
          Biz dinî yaşarken şahısları ölçü almamalıyız, alamayız. Çünkü Allah Resulunun disinda hickimse masum değildir. Sahabe bile. Sahabe adildir sadece. Bize dini aktaran insanlar oldugu icin.
          Ve Allah Resulunun hadislerinde haber verdigi hayirli üc nesil var.
          Bundan sonraki insanların yaptıkları ne kadar Kuran ve sünnete uyuyorsa o kadar deger verir ilminden faydalanırız. Uymuyan yerlerde de onlara uymaz Kuran ve Sünnete uyarız. Hiçkimse ve hiçbir sahsı Kuran ve Sünnetin önüne gecirmeyiz. Çünkü hiçbir sahis Allah’tan ve Resulunden daha degerli ve vazgecilmez degildir.
          Bu sebeple kardesim saydığın sahısların durumlarını en iyi bilen Rabbimdir. Ben kadi degilim. Kimsenin kalbini yarip bakma imkanınada sahip degilm. Rabbim belki onları mazur görecek ama kendilerine gelen bunca ilimden sonra onları hatalarında körü körüne takip edenleri affedermi bilemem.

  19. Sevdenur91 Says:

    amin! beni bilen bilir.çok güzel doğru ve manidar bir yazı olmuş saliha abla.kalemine yüreğine sağlık.Allah razı olsun.

  20. Arzu KC Says:

    SelamunAleykum ellerine sağlık sağlık Saliha Ablacığım.. Neydi doğru Tektir …

    • Saliha Yildiz Says:

      Evet Arzucum. Dogru tektir ve o da Kur’an ve sahih sünnettir. Bunlarin haricindeki her sey reddedilmistir. Ve asla Allah subhanehu ve teala tarafindan kabul görmeyecektir.

  21. Gulcan Says:

    Selamun Aleykun, elnize saglik guzel bir yazi.
    Ama her yazilianin sonunda tarikatlarin( cemaatlerin ) dinde olmadigi ve sirk oldugu bir sonuc cikiyor. Bu buyuk bir vebal altina giriyo kanimca .Nasil biz sizi ve Cahide kardesimizi seviyoruz dini bakimdan bilgimizi artiriyoruz. Onun gibi seyhleri de( tabiki sapik inansta olanlari degil) muritlerinin sevmesi saygi duymasi gayet normal .selametle

    • jale Says:

      Nebevi sünneti ihya etmeye çalışan Kur’an âlimlerine kimsenin bir şey dediği yok …amaaa, şunu şu kadar çekeceksin ,bunu bu kadar yapacaksın ,sormayacaksın ve dahi sorgulamayacaksın diyen, gördüğü rüyalarla, yaşanıp yaşanmadığı belli olmayan menkıbelerle insanları uyuşturmaya çalışan şahıslara prim vermeyelim lütfen …Allah Subhanehu Teala kullarına zulmetmez …ve de aklını kullanmayanın üzerine pisliği boca eder ,ben söylemiyorum Kur’anda yazıyor 😉

    • Saliha Yildiz Says:

      Aleykum selam ve rahmetullah Gulcan kardesim, lütfen yaziyi tekrar okuyun ve benim asla hicbir cemaatten, sahisdan bahsetmedigimi daha iyi farkedeceksiniz. Ben yazimda sadece sirk fiilerinden ve tarihdeki baslangicindan bahsettim. Bu sonuca demekki siz okuduklarinizdan kendiniz vardiniz.
      Aslinda Gulcan kardesim, simdiye kadar bildiklerimizi, bize ögretilenleri, dogru kabul ettirilenleri, bizim öyle zannettiklerimizi bir tarafa birakabilsek, ne kadar kolay kabullenebilecegiz Allah resulu’nun getirdigi katisiksiz dini. Sizin bu tesbitiniz bana bunu düsündürdü acikcasi.
      Gülcan kardesim, gelin fitratiniza kulak verin, vicdaninizin sesini dinleyin. Bunu samimi, sartlanmadan yapin. Bakin göreceksiniz o size bildiklerinizin tersine seyler söyleyecek. Yani ayet ve hadislerin söylediklerini. Zaten yazida da bunlardan baska bir sey yok ki. Sadece yazinin sonunda toparlama babindan benim kurdugum bir kac cümle var. Bunuda sadece bazi kardeslerimizin somut örnekler istemesinden dolayi yapiyorum. Yoksa yukaridaki ayet ve hadisler zaten meseleyi olanca acikligi ile ortaya koyuyor.
      Gülcan kardesim, bize birbirimizi sevmemizi Rabbimiz emrediyor. Birbirimizi sevmedikce cennete giremeyecegimizi bize Resulu haber veriyor. Ama bu sevgi Allah’a karsi gösterilmesi gereken tazimin önüne gecerse o zaman bu sevgi degil, Nuh kavminde de oldugu gibi sirk oluyor. Sirke götüren etken oluyor. Bizim bunlari ayirdetmemiz gerekir.
      Her insanin kendisine sevgi ve saygi duydugu birini özel görmesi dogaldir. Bu insanin dogasinda vardir. Ama bu onlari kusursuz görerek, hatadan uzak olduklarini düsünerek, onlari hak etmedikleri sekilde yüceltmeye sebebiyet vermemelidir.
      Rabbimiz bunu bize yasaklamis ve söyle buyurmustur: “İnsanlar içinde bir takım kimseler de vardır ki, Allah’tan başkasını O’na ortak edinip, onları, Allah’ı sever gibi severler; gerçi iman edenlerin Allah’a olan sevgileri çok daha kuvvetlidir; fakat o zulmedenler, (sirk kosanlar) azabı görürken, bütün kuvvetin Allah’a mahsus ve Allah’ın şiddetli azâb sahibi olduğunu bir bilseler.” (Bakara,165)

    • Hasret Says:

      Kaleminize sağlık Saliha Hanım…
      Nurettin yıldız hocanın Tarikat dünyası Adlı videoyu dinleyiniz sorunuza cevap burada da var gerçekten merak edenler hakikatleri öğrenmek isteyenlere…
      http://hayatrehberi.sosyaldoku.com/tarikatlarin-dunyasi/#tabs-1917-0-0

  22. hicret Says:

    Yazilarinla bizleri bilgilendirdigin icin
    Allah senden razi olsun salihacim.

  23. Umman Says:

    Kafamdaki bazı soruların netleşmesine vesile olduğunuz için Allah razı olsun. Cemaatçilik olayları beni hep düşündürmüştür. Liseden beri sorguluyorum, arıyorum. Farklı ortamlara da girdim, gözlemledim ancak hep etrafımdaki insanların o cemaatin lideri dedikleri kişilere aşırı bağlılıklarını gördüm. Ben neden samimi değilim böyle? Acaba ben de mi birşey var? Ben neden bu insanların adını duyunca heyecanlanıp, onlara aşırı bağlılık gösteremiyorum diye kendimi bile suçladım. Bir yere, birilerine bağlı olmak hep ters geldi bana. Tartıştım da bu konularda. Ama malesef işin içinden çıkılmıyor. Anladım ki yazınız vesilesiyle, boş yere aranmışım. Herşey apaçık ayetlerde ve hadislerde mevcut. Asıl kızdığım nokta nasıl olur da ortam arayacağıma Kur’an-ı Kerim’i aramamışım. 😦 Malesef öyle karışık zamandayız ki; insanlara mutlaka bir cemaate girmesi dayatılıyor. Benim gibi giremeyenlerin de o ortamlardaki saygınlığı bir anda bitiveriyor… Bir de en çok kızdığım nokta cemaatlerin birbirlerini kötümesi. Çoğu kez şahit olduğum bu durumda ayrı bir rahatsızlık sebebi. Ne diyeyi Mevla tüm ümmeti Muhammede hidayet ihsan etsin, şirkten, bölünmekten korusun, bir çatı altında birleşmemizi nasip etsin….

    • Saliha Yildiz Says:

      Amiin Umman kardesim. Rabbim hepimizden razi olsun. Faydam dokunabildiyse ne mutlu bana. Düsüncelerinizi ve icinde bulundugumuz durumu öyle güzel ifade etmissinizki, yazilarinizi okuyunca benimde ayni seyleri hissedip yasadigim zamanlar geldi hatirima. Subhanallah, fitratinin sesini dinleyen müslümanlar demekki hep ayni durumlari yasiyor.
      Insanlarin durumu bazen insanin kendi ile celiski icerisine girmesine sebep olabiliyor. Sahip oldugumuz bu fitrati ve düsünceyi ilimle beslemedigimizde bunu daha cok yasiyoruz. Eger bu düsüncelerinizi ilimle besler, Allah ve Resulu’nun bize aktardigi saf ve apacik dini ögrenmek icin gayret sarfederseniz dünyada tek basinada kalsak bizi kimse süpheye düsüremeyecektir Allah’in izni ile.
      Kardesim, ayet ve hadislerde uymamiz emredilen ve tesvik edilen cemaat kavrami malesef toplum tarafindan cok yanlis anlasilmaktadir. Bize uymamiz emredilen cemaat Kur’an ve sünnet üzere yasayan müslümanlardir. Bu gün herkes Kur’an ve sünnet üzere yasadigini söylemekte ama malesef icinde bulundugu islami yasantinin Kur’an ve Sünnetle bir cok celiskileri bulunmaktadir. Herkes bu söylemi kullanip kendi hocasina, kendi cemaatine, kendi benimsemis olduklari kitaplari okumaya cagirmaktadir.
      Dini istilahdaki cemaat kavraminda; Allah Resulu’nun ve sahabesinin inanip amel ettigi gibi inanip amel edenler kasdedilmektedir. Ve daha sonra imanda ve amelde onlarin yolu üzerine bulunanlar kasdedilmektedir. Yani Islam’da cemaatten ve cemaate uymaktan kasit insan kalabaliklarina uymak degildir. Dogru yol üzere bulunmaktir. Bunun icin Ibni Mes’ud radiyallahu anh ” Allah Resulu ve ashabanin yolu üzereysen tek basinada olsa bir cemaatsin” buyurmustur.
      Aslinda kardesim, davet ve cagri asla isimlere, sahislara ve kitaplara olmamalidir. Davet ve cagri sadece Kur’an ve sünnete yapilmalidir. Birlik ve beraberlik ancak bu sekilde saglanabilir.
      Rabbimiz ayetinde “Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin!” diye emretmisken, bu gün müslümanlarin hali ortada. Parca parca olmanin önüne gecemeyince bu durumlarini mesrulastirmak icin “ihtilafda rahmet vardir” hadisini uydurmuslardir.
      Ihtilaf asla rahmet degildir. Ihtilaf Dinimizde kötülenmis, zemmedilmis ve yasaklanmistir. Birlik olma, bölünmeme bize emredilmis ve tesvik edilmistir. Müslümanlar bu birligi ancak kitap ve sünnete uymakla gerceklestirebilirler. Bunun tek caresi budur. Rabbim bizi kitabina ve Resulu’nun sünnetine uyanlardan kilsin. Sizede saf dinini yasamada kolaylik ve basiret versin kardesim. Amiiin.

  24. huri Says:

    peygamberimizin hattıvasat emri her derdin ilacı sanki….

    • Saliha Yildiz Says:

      Bu ümmetin en büyük özelligi vasat ümmet olmaktir Huri kardesim. Seytaninda bu ümmet üzerindeki en büyük oyunu, ya asirikla, ya da lakaytlikla orta yoldan bu ümmeti uzaklastirmaktir. Ne mutlu orta yolu tutturabilenlere..
      Rabbim bizi onlardan kilsin. Amiin.

  25. merve Says:

    selamun aleykum salıha ablacım buguzel yazın ıcın coj tskler.Allah razı olsun.lakın yazının sonunda gordugum bı satır cok kafama takıldı.”Yücelttıklerı ınsanların resımlerınden feyz alanlar…”
    salıha ablacım benım cocuklugum Süleyman Hılmı Efendının Kuran kurslarında gectı.bu cemaate daır bı bılgınız warmı bu cemaatın rabıta’sı hakkında bı bılgınız warmı?bu rabıta denılen eylem yukarıdakı gıbı şirkemı gırıyor.?

    • rukiyeee Says:

      mervecim bende suleyman hilmi tunahanin cemaatinde buyudum rabita aldim.nurcularada katilirim arada sirada,zaten mahmut efendinin cemaatine mensup kisilere gelin geldim:) anliycagin baya bi cemaat gordum.suleyman hilmi cok buyuk bir alimdir.allah dostudur.rabita da onemli bir ibadet unsurudur.hic sirke girermi.

      peygamber efendimizden bu yana silsileyle gunumuze kadar gelmistir.ilk rabitayi yapan peygamber efendimizdir.ama yanlis anlasilmasin.hani derler ya kimi hocalar dua ettiginizde kendi buyuk alimlerinin resimdeki gozlerine bakarak etmelerini, yok duamiz kesin kabul olurmus(kesssin sizde duymussunuzdur)o dogru degil insanin direk allah a yonelmesi lazim resimler yada bizde olmasada putlara bakarak degil.abartmamak lazim.bende sahsen duydugum icin bilirim.saliha ablaminda solemek istedigi budur diye dusundum

      • Cahide Says:

        Bence kardeşimizin sorusuna en doğru cevabı inşaAllah Saliha hocamız verecektir.

      • Saliha Yildiz Says:

        Rukiye kardesim, rabitanin önemli bir ibadet unsuru oldugunu söylemissiniz. Allah resulun’den bu yana silsile seklinde geldiginden bahsetmissiniz.
        Kardesim, sizde takdir edersinizki ibadet konusu mevzubahis oldugunda bir seyin ibadet olmasi icin Kur’an ve Sünnetten delil olmasi gerekir. Yoksa herkes kendince ibadet sekilleri ortaya atar ve bunlari kontrol etmek zorlasir.
        Bu sebeple bir seyin ibadet oldugunu söyleyebilmemiz icin ayet veya sahih hadisden delil getirmemiz gerekir. Bunlardan delil getiremedigimiz sürece söylemlerimiz iddiadan öteye gecmez. Bizler iddia eden degil, iddialarimizi ispat eden kimseler olmaliyiz. Sizinde bu iddialarinizi ispatlayacak sahih bilgileriniz varsa lütfen bizimle paylasirmisiniz?

        • suzan Says:

          ibadetmi ? ben rabıtayı feyz alma kalbini kirini temizleme olarak biliyorum.sana şeyhinden gelen nur olarak biliyorum yanlış mı anlamışım.??? bir şeye bidat demek için onun ibadet olarak görülmesi gerekmezmi? mesela mevlid kandilline de bidat deniyor ve sevap umulmadan yapılıyor o zamanda mı bidat olur?peygamber efendimiz pazartesi günleri dogdugum gün diye oruç tutarmış böyle duymuştum.yanlış ım varsa aydınlatırmısın saliha ablam.

        • rukiyeee Says:

          saliha hanim ibadet derken namazi kastetmedim.duzeltmeniz icin saol.yanlis cumle kurdum sanirim.bu bir tefekkur aracidir.onemli derkende peygamber efendimizde uygulamistir.sirk veya gunah olamaz!

        • Saliha Yildiz Says:

          Rukiye kardesim, ibadet sadece namaz degildir ki. Ibadet bizim hayatimizin her anini kapsayan bir kavramdir. Zaten böyle carpik bir ibadet anlayisimiz oldugu icin bugün bu hatalarin icindeyiz. Bu gün toplumumuz Allah’dan baskasi icin namaz kilmadikca kendisinin sirk icinde olmadigini düsünüyor. Öncelikle bizim bu düsünce bicimini degistirmemiz gerekir. Ibadet ayni namaz gibi dua etmektir. Yardim istemekdir. Siginmaktir. saygi duymaktir. Sevmekdir. Bunlarin hepsi ibadettir. Rabbimiz tüm bu hususlarda hangi ölcülere dikkat edecegimizi bize en ince ayrintisina kadar aciklamistir.
          Rabita ile neyi tefekkür ediyorsunuz, yani düsünüyorsunuz kardesim?
          Sirk ve günah olamaz demek icin bunu ispat etmemiz gerekir. Allah Resulu’nun bunu yaptigina dair lütfen sahih bir delil getirirmisiniz?

        • Saliha Yildiz Says:

          Sizce ibadet ne Suzan kardesim? bize bir aciklarmisiniz?
          Bu gün delil soruldugunda verecek cevaplari bulunmayanlarin ortaya attigi bir söylem sizinkisi. Bunu ya bilincli ya da bilincsiz söylediniz bilmiyorum ama siz bana ibadet olmayan bir sey söyleyin, ben size onun ibadetin disinda olmadigini ispatlayayim.
          Bugün en uc noktada kisinin esi ile birlikteligi dahi ibadetken yani kendisine sevap kazandiran bir fiilken siz kalbin kirini temizlemek icin uygulanan bir seyin ibadet olmadigini nasil düsünüyorsunuz?
          Suzan kardesim, kalbin kiri rabita ile temizlenmez. Allah ve Resulu kalplerimizin nasil temizlenecegini ve nasil temiz tutulacagini bize en ince ayrintisina kadar anlatmislardir. Bu düsünce asla islami olamaz. Olsa olsa Budist inancinda kalpdeki kirlerin temizlenmesine sebep olabilir.

        • sendem Says:

          Rabıta, Veysel Karani hz ve Peygamber Efendimizin arasında doğan muhabbettir, Rabıta,”Ya Rasulallah defi hacetteyken bile aklımdasınız çok utanıyorum” diyen Hz Ebubekirdir, Rabıta, tapınmak değil, Allah’ı hatırlatan bir şeyi düşünmektir, nasıl hoşlanmadığımız bir şeyi düşündüğümüz de duygularımız değişiyorsa, Rabbul Alemini hatırlatan, Rasulallah’ın varisi olan bir Allah dostunu düşünmekte kalpleri yumuşatır, Yoksa bir çiçeğin kusursuzluğunu düşünerek Allah(cc) ı hatırlamakta mı şirk? Beden hasta olduğunda şifayı doktorda aramak nasıl mübahsa, kalp hastalıklarımızı bir kamil şeyhin kapısına giderek terbiye etmekte o kadar mübahtır..Alimlerin var olacağını yüzyıllar önce Efendimiz (sav) haber vermiştir..
          “İsrâiloğllarını peygamberleri yönetip idare ederdi. Bir peygamber vefat edince yerine başka bir peygamber gelirdi. Benim ve ümmetimin durumu ise böyle değildir. Benden sonra hiçbir peygamber gelmeyecek fakat, (benim adıma bu işi yürütecek) halifeler bulunacak, adedleri de çok olacak.
          ( Buhari, Enbiyâ, 50; Müslim, İmâre, 440 ibnu Mâce, Cihad, 42)
          yukarıdaki yazıda gerçekten insanı şirke götüren, yanlış davranışlar güzel açıklanmış Allah razı olsun sizden, ama hedef asla Tasavvuf ehli insanlar olmamalı, Peygamber Varisi Allah dostları olmamalı, eğer olursa şirkle suçlanan insanlar;;Mevlana hz, , Şah-ı Nakşibend hz, Abdulkadir Geylani hz. İmam-ı Rabbani hz. Abdulhakim el Hüseyni hz. yukarıda ismi geçen Mahmut efendi hz,,Gavs-ı Sani Abdulbaki hz. ve daha nice mübarek zatlar olur..ve “Kim benim bir dostuma, evliyama düşmanlık yaparsa ben ona harp ilan ederim.” (Buhari) sözüyle muhatap oluruz ki Allah muhafaza eylesin.bugün Onları ve Onların terbiye usullerini eleştirmeyelim ki kıyamet günü bizden şikayetçi olmasınlar..nasıl günlerin içinde Cuma günü daha değerli ve üstünse,insanlar arasında da Allah’a (cc) daha yakın daha nazlı kullar O Allah dostlarıdır..Tasavvuf farz değildir ama vardır, aynen Peygamberimizin (sav) mübarek hane-i saadetinin hemen yanında ki suffa mektebinde olan sahabe efendilerimiz gibi olmuştu ve kıyamete kadarda devam edecektir..
          acizane yazmak istedim hakkınızı helal edin…

        • Saliha Yildiz Says:

          Bakin kardesim, dogru kaynaklari kullanip yanlis olan bir seyi caizmis gibi göstermeyin.
          Bahsettiginiz hususlarda delillerinizi yazin. Veysel karani ile Allah resulunun arasindaki bu rabita nerde hangi hadis kitabinda gecmektedir. Hangi alim sahih oldugunu belirtmistir?
          Ebu Bekir radiyallahu anh’in söylemis oldugu söz hangi hadis kitabinda sahih olarak gecmektedir?
          Hastalandigimizda sifa aramaya Rabbimiz izin vermisdir. Ama kalbimizi temizliyoruz diyerek sadece Allah’a sunulmasi gereken amelleri kendisinden baskasina sunulmasina izin vermemistir. Hüküm onundur. Istedigine izin verir, istedigine vermez. Bize bu hükümlere uymak düser. Mantik oyunlari ile sorgulamak degil.
          Allah resulu sallallahu aleyhi ve selem “Biz peygamberler miras olarak dinar dirhem birakmayiz, ancak ilim birakiriz” (Tirmizi) buyuruyor. Bu hadise binaen alimler peygamberlerin varisleridir.
          Peki sizin bahsettiginiz bu alimler nasil bir varis ki, O’nun yapmadigi seyleri yapmis, O’nun emretmedigi seyleri emretmis, O’nun yasadigi dinden baska bir din ortaya cikarmislar?
          Bu alimlere neden Allah resulu’nun sünneti yetmemisde taa hint felsefesindeki ögretileri dindenmis gibi gösterip, insanlara bunu din olarak sunmuslar?
          Bu alimler niye Allah Resulu’nun gün gibi acik hadisleri dururken hep nerde zayif ve uydurma hadisler var onlarla amel etmisler?
          Neden biliyormusunuz? kendilerinden öncekilerin yollarindan gittikleri icin. Insani dalalete düsüren en önemli unsurlardan biridir cünkü bu. Gecmisdekileri birakamamak. Yanlislari oldugunu kabullenememek. Bu gün bir cok alim tasavvufun yanlisligini bildigi halde, dogru olmadigini kabul ettigi halde kendilerinden öncekileri inkar durumuna düsmemek icin sesini cikarmamakta, bu toplumu uyutmaya devam etmektedir.
          Sizde söylemissiniz bunun yanlis oldugunu kabul edersek falanlarin, filanlarinda yanlis oldugunu kabul etmek gerekir diye. Iste en büyük problem bu. Bunlarin hatiri Allah’dan, Resulu’nden dahami önemli. falanlari, filanlari terkedemeyiz derken, neleri terkettiginizin farkindamisiniz?
          Birde alintilamis oldugunuz hadisin Ibni Mace’den orjinal metni söyledir. Allah rizasi icin bakin. bu hadisin sizin anlamlandirdiginiz mana ile bir alakasi varmi?
          Ebû Hüreyre (Radtyallâhü a»A)’den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallakü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:
          (Devlet yetkilileri toplumu idare ettiği gibi) İsrail oğullarını pey­gamberleri idare ederdi. Her ne zaman bir peygamber gider (ölür)se, onun yerine başka bir peygamber geçerdi. Benden sonra şüphesiz içi­nizde hiç bir peygamber olmayacaktır. Sahâbîler:
          Şu halde (senden sonra) ne olabilir? diye sordular. Peygamber
          (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
          (Benden sonra) halîfeler olur ve sayıları çoğalabilir, buyurdu. Sahâbîler t
          (Yâ Resûlallah)! Halîfelerin sayısı taaddüd edince nasıl yapaca­ğız? diye sordular. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
          Birinciye ettiğiniz biate bağlı kalınız (Çünkü ilk biat sahihtir) ve üzerinizdeki (emri dinleme ve itaat etme) hakkı ödeyiniz. Onlara da Allah (Azze ve CelleJ riâyet etmeleri gerekli haklarınızı soracak­tır.” (Ibni Mace,2871)
          Lütfen hic kimsenin kimseye fayda veremeyecegi günde Allah’in azabindan korkun. Insanlari yanlis yönlendirmeyin. Yönlendirenlerede itaat etmeyin. Rabbim hepimizi dogru yoluna sevketsin. Amiin.

        • rukiyeee Says:

          selamun aleykum saliha hanim.misafirlrim ve cocugumdan hic vaktim olmadigi icin giremedim nete.peygamber efendimiz hz ebu bekir r.a anh ile birlikte sevr magarasinda dusmanlara karsi saklanirken.dusmanlarin magaranin yanina geldigini anlayincada tedirgin olan hz ebubekire korkma Allah bizimle beraberdir demus.birbirlerinin onunde diz cokup,bsslarini kalplerine dogru egip gozlerini yumarak rabita yapmislar..ayrica tek ibadetin namaz olmadigini cok sukur bilirim vaktim olmadigi icin kisa yazdim.okadardan kendimi anlatabildigimi sandim.yazilariniz Allah icin cok faydali.yanliz rabita hakkinda yazdiklarinizi okuyunca kafamdan asagi kaynar sular dokuldu.acikcasi bu konu hakkinda size pek bisey soyleyebilicegimi sanmiyorum.cunki biildigim bilmedim bircok tarikatta farkli farkli rabitalar yapiliyor.benimde uygun bulmadim yasayis tarzini tasvip etmedigim insanlar var.bi cemaate mensup oldunmu o seyhin izinden gidersin bu kotu degil.ama onu ilah olarak gorur secde edersin o ayri bir konu.biz onlardan medet ummuyoruzki.ben tek bi cemaate bagli degilim her ortama girerim.Allah icin butun seyhleride severim.(fatih sultan mehmed istanbulu nasil fethetti? hocasi sayesinde)mumin hic bir seyde asiriya gitmemeli.bu cemaatlerdede yanlis olan insanlar elbette cikiyor.zaten gorursem kesinlikle uyaririm.rabitayi isteyen yapar istemeyen yapmaz.icten ve samimi Allah icin yapalim yeter.mesela benim annem dogum esnasinda sancidan korkmus ve Allaha siginarak rabita yapmis(yetis ya abdulkadir geylani demis.siz buna nasil yaklasirsiniz bilemem) ve kendisi gelmis hep annemin yanindaymis.uyukladiginda uyumaman lazim demis(annem dil bilmiyor yurtdisinda dogum yapti) ve kardesim Abdulkadir dogmus:) ayni sekilde annem babam uzakta oldugu zMnlar aksamlari korkarmis rabita yaparK uyurmus.ruyasinda Suleyman hilmi tunahan hocaefendiyi gormus.korkma biz senin yanindayiz demis.aynen kardesiminds dogumunda yardimina gelmisler.vs vs…bu gibi cok ornekler var.bi insan bi insani Allah icin sevmeli baglanmali.hele soz konusu allah dostlari ise akan sular durur.ablacim gordugunuz gibi masum bir rabitadan kotu birsey cikmiyor herzaman.Allaha giden yol herzaman guzeldir.tabiiki sapitan seyhleri ilah edinen lere bisey diyemem.bu konu derin bir konu.ancak budistlerden gelmedir dediniz gercekten kendimi kotu hissettim.bilemiyorum yani….

        • Saliha Yildiz Says:

          Rukiye kardesim, inanin yorumunuzu okuduktan sonra öyle üzüldümki, sizin bunlari normal seylermis gibi yazisiniza, benim kisitli anlatma imkanim olusuna, ne kadar anlatmaya calissakda sartlanmis bakisiniza, hepsine cok üzüldüm. Bunca yorumdan sonra size diyecek bir seyim yok. Cünkü yazilanlari objektif bir sekilde okumuyorsunuz sanirim. Bunlarin anlasilmadigi bir yerde daha fazla bir sey demeye gerek olmadigini düsünüyorum. Ama size yinede sorgulamayi ve arastirmayi tavsiye ediyorum.
          Sizin bunlarda ne varki diye annenizin hatiralarini anlattiginiz seylerin hepsi sirk fiileri, ama siz bunlarda ne var, biz onlara secde etmiyoruz ki diyerek yaptiklarinizda bir sakinca görmüyorsunuz. Dikkat edin Nuh aleyhisselamin kavmindekilerde onlara secde etmiyorlardi. Duada bir ibadettir. Yardim isteme, yardima cagirma. Bunlarin hepsi ibadettir ve sadece Allah subhanehu ve teala’ya yapilmasi gerekir. Bakin sizin söylediginizin aynisini sahabede Allah Resulune söylemistide Allah resulu sallallahu aleyhi ve sellem ona ne cevap vermisdi:
          Adiy bin Hatem radiyallahu anh dediki;
          Boynumda altından bir haç takılı olduğu halde Rasulullah (s.a.s)’ın huzuruna girdim. Rasulullah (s.a.v) beni görünce dedi ki:
          “Ey Adiy! Boynunda takılı olan şu putu at!” Ben hemen onu attım ve sonra yanına geldim. O:
          “Onlar, hahamlarını, rahiblerini ve Meryem oğlu Mesih’i Allah’tan başka rabler edindiler…” (Tevbe: 31) ayetini okuyordu. Bu ayeti okumayı bitirince ona şöyle dedim:
          “Ey Allah’ın Rasulü! Biz onlara ibadet etmedik” dedim. Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
          “Hayır, dediğin gibi değil. Allah’ın haram kıldığını helal, helal kıldığını haram kıldıklarında siz de bunlara itaat etmiyor muydunuz?” Ben:
          “Evet” dedim. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.s) şöyle dedi:
          “İşte bu, onlara ibadet etmektir.” (Yani işte onlara ibadet böyledir demiştir Allah’ın Rasulü (s.a.v)(Ahmed Müsnedinde, – Begavi Tefsiri c: 3 s: 285, – Tirmizi Tefsir: 3094, – İbni Cerir et-Taberi: 14/210, – Suyuti ed-Dürrü’l-Mensur: 3/230 – İbni Kesir Tevbe 31 ayetin tefsiri bknz.)
          Selametle kal kardesim ama sakin arastirmayi ve sorgulamayi birakmayin. Birilerinin dinine uymaktansa Allah resulunun dininin taliplisi olun. Bizi kurtaracak tek din odur.

        • Saliha Yildiz Says:

          “Yine onlar ki Allah ile beraber başka bir ilaha yalvarmazlar, Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar. Bunları yapan günahının cezasını görür. Kıyamet Gününde de azabı kat kat artırılır ve orada alçalmış olarak sürekli kalır. Ancak tevbe eden salih ameller işleyenler başka… Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.” (el-Furkan 25/68-70)

        • Saliha Yildiz Says:

          Allah subhanehu ve teala Neml suresinde söyle buyurmaktadir:
          59- (Ey Muhammedi) De ki: “Allah’a hamdolsun; selâm da, O’nun seçtiği kullarına olsun. Allah mı hayırlıdır, yoksa onların ortak koştukları şeyler mi?”
          60- “(Onlar mı daha ha-yırlıdır) yoksa gökleri ve yeri yaratan ve sizin için gökten bir su indiren mi?’ işte biz o su ile, sizin bir ağacını bile bitirmeye gücünüzün yetmediği güzel bahçeler bitirmişizdir, Allah ile birlikte bir de ilah mı? Hayır, onlar doğru yoldan sapan bir kavimdir,”
          61- (Onlar mı daha hayırlıdır,) yoksa yeryüzünü karargâh yapan, aralarına ırmaklar koyan, üzerine sabit dağlar diken ve iki deniz arasına bir engel koyan mı? Allah ile birlikte bir de ilâh mı? Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.*
          62- “(Onlar mı daha hayırlıdır) yoksa kendisine duâ ettiği zaman, darda kalana yardım eden, sıkıntıyı gideren ve sizi yeryüzünün halîfeleri yapan mı? Allah ile birlikte bir de ilâh mı? Ne kadar az düşünüyorsunuz?”
          63- “(Onlar mı daha hayırlıdır.) yoksa karanın ve denizin karanlıklarında size yol gösteren ve rahmetinin önünden rüzgarları bir müjdeci olarak gönderen mi? Allah ile birlikte bir de ilâh mı? Allah, sizin ortak koştuğunuz şeylerden çok yücedir.”
          64- “(Onlar mı daha hayırlıdır.) yoksa mahlûkatı yaratan, sonra onu iade edecek olan ve size hem gökten, hem de yerden rızık veren mi? Allah ile birlikte bir de ilâh mı? (Ey Muhammedi Onlara) de ki: ‘Eğer söylediklerinizde doğru iseniz, delilinizi getirin”

        • Belgin Says:

          Salihacığım dün gece okudum Rukiye arkadaşımızın yorumunu, inan ben de çok üzüldüm :(Allah razı olsun kardeşim;o kadar güzel açıklamalarda bulunmuşsun ki;hâlâ rabıta diyorlarsa senin yapabilceğin birşey yok.Rabbim ıslah etsin amiiin.Allah’tan başka kimseye yardım edecek kimse yoktur !!!!
          “De ki: “Allah’ın dilemesi dışında kendim için yarardan ve zarardan (hiçbir şeye) malik değilim. Eğer gaybı bilebilseydim muhakkak hayırdan yaptıklarımı artırırdım ve bana bir kötülük dokunmazdı. Ben, iman eden bir topluluk için bir uyarıcı ve bir müjde vericiden başkası değilim.” (A’raf: 7/188)
          “Allah’ım! Benim destekleyenim, yardımcım sensin. Senin yardımınla saldırabilir, senin gücünle atılabilirim ve senin yardımınla savaşırım.” (Ebu Davud, Cihad: 99)
          Buhari’nin Ebu Hureyre’den rivayeti de böyledir. Cebrail’in (a.s) sualiyle ilgili rivayette, Cebrail:
          “İslam nedir ya Rasulullah?” diye sorduğunda, o (s.a.v.) şöyle demiştir:
          “İslam; Allah’a ibadet edip O’na hiçbir şeyi şirk koşmaman, beş vakit namazı kılman, farz olan zekatı vermen ve Ramazan orucunu tutmandır.” (Buhari, İman: 1, Müslim, İman: 1.)
          Rabbim cümlemizi de O’nun razı olacağı bir şekilde davranmamızı nasip etsin amiin.

    • Saliha Yildiz Says:

      Aleykum selam ve rahmetullah Merve kardesim, hakkinizi helal edin klavyede sorun oldugundan dolayi sorunuzu hemen cevaplayamadim.
      Mervecim, hepimiz bu günümüze kadar ortam öyle gerektirdiginden, cok cesitli cemaatlerin icinde bulunduk. Bu icinde bulundugumuz cemaatlerin hakkinda konusmak yerine, yada egrileri ve dogrulari neler bunlari tartismak yerine biz bugün Rabbimizin bize bahşetmis oldugu cok farkli nimetleri degerlendirerek Kur’an ve Sünneti ögrenme gayreti icinde olalim. Cünkü bizim sorumlu oldugumuz seyler Kur’an ve Sünnettir.
      Allah Resulu vasiyetinde size iki sey birakiyorum demis ve bunlarin Allah’in kitabi ve Resulu’nun sünneti oldugunu söylemisdir. Hatta bu ikisine azi dislerimizle tutunmamizi emretmistir.
      Bu girisden sonra Merve kardesim, rabita diye adlandirilan ve ibadet oldugu iddia edilen bir kavram hakkinda sormussunuz.
      Ibadet konusu ile alakali genel kaideleri aciklayayim öncelikli olarak Mervecim. Bunlar cok önemli kayidelerdir kardesim, eger bunlari iyice kavrar ve hayatinda düstur edinirsen insaAllah sana hayatin boyunca rehberlik yapacaktir.
      1. Islam dininde emretme ve yasak koyma yetkisi yani dini hükümleri belirleme yetkisi sadece Allah subhanehu ve teala ve Resulu Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme aittir.
      2. Bir seyin ibadet olarak adlandirilabilmesi icin o konuda Allah ve Resulunden bir emir gelmis olmasi gerekir. Yani kardesim, bir seye ibadet diyebilmemiz icin Allah ve Resulu tarafindan emredilmis olmasi gerekir. Hakkinda emir olmayan hicbir sey ibadet olamaz.
      3. Bir seyin haram olarak adlandirilabilmesi icinde yine Allah ve Resulu tarafindan yasaklanmis olmasi gerekir. Yani kardesim esyada asil olan mübahliktir. Ancak hakkinda bir yasak olmadigi sürece.
      Bu genel kaidelerden sonra Rabitayi ibadet olarak adlandirabilmemiz icin Allah ve Resulu tarafindan bize emredildigine dair sahih bir bilgi olmasi gerekir. Yoksa bende cikar baska bir seyi ibadet diye adlandiririm bana kim nasil karsi koyabilir öyle degilmi?
      Merve kardesim,Allah’in kitabina ve Resulu’nun sünnetine baktigimizda rabitanin ibadet olduguna dair en ufak bir bilgi olmadigini görüyoruz. Bunun Allah resulu sallallahu aleyhi ve sellem’in sünnetinde bulunmadigini ve O’nun üc hayirli nesil diye adlandirdigi sahabe, tabiin ve tebei tabiininde böyle bir sey uygulamadigina sahit oluyoruz. Halbuki bu caiz olan bir sey olsaydi sanirim rabita yapilmaya herkesden daha cok Allah Resulu layik olurdu öyle degilmi?
      Ama sahabenin böyle bir fiiline asla rastlamiyoruz. Onlari bu yolda takip edenlerinde bu güne kadar böyle bir ibadet sekli oldugunu kabul ettiklerini göremiyoruz. Peki bu o zaman nerden cikti? bunca insan neden bunu uyguluyor? bunlar bunun ibadet olmadigini bilmiyorlarmi? diye sorman cok dogal.
      Rabita kardesim, tasavvufdaki bir cok ögreti gibi uzak dogu kökenli ve budizm felsefesine ait meditasyonun Islam dinine uyarlanmis seklidir. Malesef kaynagi buraya dayanmakta ve islam’in bir ögretisiymis gibi sunulmaktadir. Ama asla Islam’la uzaktan yakindan alakasi yoktur.
      Rabitayi kisi sadece seyhini düsünmek, onun varligini düsünerek edepli bir sekilde olmak düsüncesi ile yaparsa bu en hafifinden Bid’attir. Cünkü Islam’da böyle bir ibadet sekli yoktur. Allah Resulu her bid’atin sonunun ateste olacagini bize haber vermisdir.
      Rabitayi kisi, seyhini düsünerek, seyhinin sahsini araci olarak düsünerek, yani Rabbine yönelirken seyhinide hatirinda tutarak dua, yardim v.s seyleri yaparsa bu sirkdir. Toplumumuzda da genellikle bu sekilde yapilmaktadir. Seyhin hayali araci olarak düsünülerek Allah’a yönelinmektedir. Bu hemen hemen bütün tarikatlarda böyledir. Böyle olmadigini söyleselerde aslinda rabitanin amaci budur.
      Merve kardesim, Rabita hakkinda sana bu uzun yazida ancak bu kadar kisa cevaplar verebilme imkani buldum. Yoksa bu konu coook uzun bir mevzudur. Rabbim bizi sirkin her cesidinden ve sirke götürebilecek her türlü bid’atlerden uzak tutsun.
      Eger yazdiklarim ile ilgili anlasilmayan bir sey varsa rahatlikla tekrar sorabilirsiniz kardesim. Allah’a emanet ol.

      • rukiyeee Says:

        saliha hanim yorumumu yazdiktan sonra sizin bu yazinizi gordum.yani simdi rabita sirkmi?? bunu yapanlar dindenmi cikmis oluyorlar.

        • Saliha Yildiz Says:

          Rukiye kardesim, yorumu okumussan rabitanin yapilisina göre hükmünün degisecegini belirttim. Sadece seyhe yakin olmak icin seyhin sahsini düsünme seklinde rabita yapiliyorsa bu bid’attir. Ama rabitada seyhin sahsi manevisi ile yani hayali araci edinilerek dua yapiliyor, yardim isteniyor, bir fayda umuluyor veya zarardan sakiniliyorsa bu sekildeki rabita sirkdir. Cünkü hicbir sahis, hecbir nesne araci olarak kabul edilmez Islam’da. Islam’da sadece araci olarak salih ameller kabul edilir.
          Diger hususda kardesim, bir fiil sirk olabilir. Mesela ikinci sikda bahsettigimiz rabita gibi. bu fiili yapmak sirktir dedik. Yani bu sirk bir ameldir. Fakat bu ameli yani fiili yapan herkes müsrik degildir. Cünkü kendisi bilmiyor olabilir. Kendisine bu ilim ulasmamis olabilir. Kendisine anlatilmis ama tam kavrayamamis olabilir. Yani bir cok sebep bulunabilir. Bunlarin hükmünü vermek bizim isimiz degildir.
          Biz sadece fiilin sirk oldugunu söyleriz. Söylememizde gerekir. Ama bu ameli yani fiili isleyen herkesin müsrik oldugunu söyleyemeyiz. Bizim yapmamiz gereken samimi bir sekilde Rabbimizin sahih delillerle bize ulastirdigi dine uymaktir. Yabanci felsefelerden dinimize sokulmus amellerle Rabbimize yaptigimiz kullugun bize hic faydasi olmayacaktir. Niyetimiz ne kadar samimide olsa amelimiz Allah Resulu’nun yaptigina uymuyorsa Rabbimiz tarafindan kabul görmeyecektir. Nuh aleyhisselam’in kavmindeki insanlarda bu ise cok samimi duygularla baslamis ama insanlik tarihinde ilk sirkin islenmesine öncülük yapmislardir.
          Binbir zahmetle yapmis oldugumuz amellerimizi ve ebedi hayatimizi riske sokacak seylerden kacinalim kardesim. Kimsenin kimseye faydasi dokunamayacak olan o günde bizi terkedecek olanlara degil, her an bizimle olan, her halimizi bilen ve bizim icin hep hayri isteyen Rabbimize yönelelim sadece. Birilerini düsünecegimize O’nun sayiz bir sekilde yarattigi seyler hakkinda düsünelim. O’nun sanatina göz gezdirelim. Bakin bahar aylarindayiz. O’nun kudretine yakinen sahit oluyoruz. Kara kütüklerden hayat fiskiriyor adeta, bunlari düsünelim. Bunlari düsünmemizi emrediyor Rabbimiz. Bunlarin üzerinde kafa yormamizi. Ama birilerini düsünüp zihninde canlandirma konusunda birsey emretmemis Rabbimiz. O’ndan delil gelmeyen konularda yaptiklarimizdan bizi ahirette hesaba cekecek unutmayalim. Rabbim bize gercekleri anlamayi kolaylastirsin kardesim.

        • suzan Says:

          saliha ablacım açıkcası yazdklarınız beni ikna edemedi ve ikilemde kaldım.ameller niyetlere göre degilmidir.namaz kılan birisi gösteriş için kılarsa bu ibadet olurmu sizce?niyetim şirk degilki.bu topluluktan huzurdan başka bişey bulamadım ben evde oturuo tv …VB gibi şeyler yapıyor namaz ,kuran hiçbiri yoktu bende tesettür üm bile degişti.yani sizin dediginiz gibi bırakırsam cemaatimi eski hayatıma geri dönerbilirim yanlız kalanı şeytan yakalamazmı? ”Bu sebeple bir seyin ibadet oldugunu söyleyebilmemiz icin ayet veya sahih hadisden delil getirmemiz gerekir. sizde takdir edersinizki ibadet konusu mevzubahis oldugunda bir seyin ibadet olmasi icin Kur’an ve Sünnetten delil olmasi gerekir. Yoksa herkes kendince ibadet sekilleri ortaya atar ve bunlari kontrol etmek zorlasir” bunlar sizi yazınız bende diyorumki rabıta ibadet degildir

        • Saliha Yildiz Says:

          Suzan kardesim, acik davranip tekrar sordugunuz icin gercekten tesekkür ederim. Bu sizin dogruyu ögrenmek icin caba sarfettiginizi gösterir. Rabbim size dogrulara ulasabilmeyi kolaylastirsin.
          Ameller niyetlere göredir tabii Suzan kardesim, fakat bir amelde niyetin salih olmasi ne kadar önemli ise, salih niyetle yapilan amelinde o kadar sahih olmasi gerekir.
          Bu hususdaki kurallar sudur.
          1.Amelin sahih olmasi icin halis niyet yani Allah icin yapilmis olmasi gerekir.
          2. Amelin sahih olmasi icin Allah resulunun sünnetinde bulunmus olmasi gerekir.
          Bu iki sart birden bir amelde bulunmadigi takdirde sadece birinin bulunmasi bu ameli sahih yapmaz. Yani Allah tarafindan kabul görmez.

          “(Ey Muhammed!) De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin.” (Al-i İmran: 31)
          Ibni Kesir bu ayet hakkında şöyle dedi:
          “Bu ayet (Ali İmran: 31), Allah (c.c)’ı sevdiğini iddia etmesine rağmen Hz. Muhammed (a.s)’in gösterdiği yola tabi olmayan kimsenin yalancı olduğunu göstermektedir. Bu kimse, Allah (c.c)’ı sevdiğini iddia etmekle birlikte, Hz. Muhammed (a.s)’in şeriatine, nebinin dinine bütün söz ve hareketleriyle uymadıkça iddiasında yalancıdır.” (İbni Kesir Tefsiri c: 1 s: 366)
          Allah resulu sallallahu aleyhi ve sellem bize ucan kustan dahi haber vermistir. Dinde eksik hicbir sey kalmamistir. Siz rabitayi ibadet niyetiyle yapmadiginizi söylüyorsunuz. Peki o zaman bende kalbimi huzura kavusturmak icin yoga yapsam ve bunu ibadet maksadiyla yapmadigimi söylesem bu yaptigim bu seyin caiz oldugunumu gösterir?
          Suzan kardesim, her birimiz zamaninda farkli cemaatlerin icinde bulunduk, fakat bulundugumuz ortamlarin hatalari bizi onlari kabul etmeye sevketmemelidir. Yanliz kalma korkusu ile bu hatalara göz yumarsak veya bizde ayni hatalari islersek Allah korusun ebedi hayatimizi tehlikeye sokmus oluruz.

      • Hanımeli Says:

        salihacigim, mevlana, yunus emre gibi buyuk insanlarin da Şeyhi yok muydu? onlarin durumuna ne diyorsun?

        • Saliha Yildiz Says:

          Bizim seyhlerle bir alip veremedigimiz yok Hanimeli kardesim. Burda sorun olan insanlarin seyhleri gereginden fazla yücelterek sadece Allah’a takdim edilmesi gereken amellerden bu insanlarada pay ayirarak ortak kosmalari. Bunu kim yaparsa yapsin hükmü degistirmez. Allah Siubhanehu ve teala Resulune dahi kendisine ortak kostugu takdirde bütün amellerinin bosa gidecegini söylemistir. Nuh aleyhisselam’in oglu dahi ayricaliga tabi tutulmamistir. Bunun ötesinde kime torpil yapilabilir ki?

        • Yüksel Tunaboylu Says:

          Selam, yunus emre’nin siirlerinden bir örnek: “cennet, cennet dedikleri bir kac köskle bir kac huri, isteyene versen onlari bana seni gerek seni…” Seyhulislam Ebusuud efendi bu sözü söylemenin küfür olduguna fetva vermistir, zira Allah’in cennet nimetini kücümseme vardir. Yani o yunus yunus dedikleri pek kuran ve sünnete uygun bir hayat yasamadilar ve bunuda ögretmediler.

          Mevlana derseniz dogum yeri afganistanin belh sehridir, yazdiklari farscadir ve icinde kuran ve sünnete aykiri akilalmaz sapikliklar vardir, yazdiklari piyasadadir kuran ve sünnet isiginda ele alinmasi gerekmektedir, yani seyhleri olsun olmasin bu insanlar islamdan gayri herseyi yasadilar…Bugün elhamdulillah türkce arapcadan sonra en fazla tefsir ve hadis kitablarinin oldugu/tercüme edildigi bir dildir ve bunlar okununca yukaridaki mezkur zatlarin yasadigi ve anlattigi seylerin ne derece islama aykiri oldugu rahatca görülecektir… “Gecenin en karanlik ani fecre an yakin andir…”

        • Hanımeli Says:

          üstad necip fazil’in ham ve kaba softa tabiri geldi aklima… mevlana ve yunus emre’yi anlayamamak hallac-i mansur’u anlayamamaktan daha vahimdir. mevlana gayr-i islami yasamistir demek cok buyuk bir cür’et!

        • Saliha Yildiz Says:

          Kusura bakmayin benim Mevlana ve yunusu anlamak gibi bir derdim yok. Ben Kur’an’ ve sünneti anlayayim bana yeter. Hem benim aklim onlari anlayacak kadar sinirsiz degil, cünkü sözlerinde akilla anlasilamayacak kadar anlamsiz seyler var. Benim Kitabimda ve resulu’mun sünnetinde böyle anlasilmayan tabir hic yok. Prof. cobanina kadar her sinif insan rahatlikla anliyor.
          Anlayamamakla sucladiginiz insanlarin anlamsiz sözlerini buraya siralamak isterdim ama ne bu sayfayi, nede kardeslerimin zihinlerini bunlarla kirletmek istemiyorum.

          • Cahide Says:

            “benim Mevlana ve yunusu anlamak gibi bir derdim yok. Ben Kur’an’ ve sünneti anlayayim bana yeter” Bu söze bayıldım Saliham! Allah razı olsun kardeşim…

        • Saliha Yildiz Says:

          Amiin Cahidem, ecmain.

        • Hanımeli Says:

          yunus emre ve mevlana gibi iki buyugu anlamak gibi bir derdinin olmamasidir zaten onlar hakkinda boyle ithamlarda bulunabilmenin sebebi…
          ililm ilim bilmektir
          ilim kendin bilmektir
          sen kendini bilmezsin
          bu nice okumaktir
          diye bosa dememistir yunus emre hzretleri….
          her donemde bir molla kasim olacak elbet salihacigim….

          cahide abla sen de cok taraf tutuyorsun yaa olmuyor ama 😉

        • Saliha Yildiz Says:

          Dikkat ettim bunca zamandır hiç Allah Resulunden ve sahabeden bahsetmediniz. Hic onlarin sözlerinden bize aktarmadiniz Simdi size sorsam hangilerine daha cok değer veriyorsunuz diye hemen Allah Resilu ve sahabe dersiniz ama kişinin fikri neyse zikride odur.

      • Aksa Says:

        Saliha ablam burda okuduklarimi sanki bana yazmis gibisin,kafama yer eden ikilemde kaldigim sorulardan biriydi..Sayende (ALLAH c.c ilmini daha da artirsin) bu sorularima cevab almis oldum…Dedigin gibi ortam gerektirdiginden (hele hele de yurtdisindaysan bu daha da fazla oluyor) cemaatlerin oldugu ortamlarda bulundum..Ister istemez kafa karisikligi yasiyor insan…Senin de dedigin gibi bize senelerdir ögretilen din acikcasi baska türlüydü,ama insaALLAH Cahide ablam gibi,sen gibi daha bircok kardesim sayesinde dinimizin koydugu ölcü ve sinirlamalari,Ayetleri daha farkli acidan anlamaya calisiyoruz..ALLAH c.c razi olsun…
        selametle

        • Saliha Yildiz Says:

          Aksa kardesim, kimsenin söylediklerine degil, gösterdikleri delillere bakin. Bu hepimiz icin, bizim icinde gecerlidir. Ne söylersek söyleyelim din adina dayanaginiz ne diye sorun. Sormak asla saygisizlik degildir. Sahabe dahi bunu kendi arasinda yapmistir. Cünkü din isnattir. Dayanagi olmayan, delili bulunmayan hic bir sey dinden degildir. Sonu ateste bitecek ameller islemekten Rabbim bizi korusun. Amiiin.

  26. rukiyeee Says:

    kaleminize ellerinize saglik saliha ablacim.yazinizi bastan sona okudum,gercekten yazdiklariniz bu zamandada kendi icimuzdeki insanlardada cok var.bi konu bukadar acik net ve derinden ancak bukadar anlatilabilir.insaallah kupe olur onlara.

  27. filiz Says:

    Allah razı olsun ilminizi arttırsın dahada inşaallah…

  28. Mehtapabla Says:

    Saliha cigim yüregine saglik,yine cok önemli bir konuyu ele almissin canim.
    Allah insanlara akil vermis fakat bazilari ne yaptiklarinin farkinda deyil.Su hurafelere inananlara akil sir ermiyor,dün türbelerle ilgili bir seyler yazmistim bugünde yine bu siralarda olmasi lazim Istanbul da bir yokusa iplik acarak cikanlar aklima geldi Bugün, yarin tv de yine gösterirler.Görünüste akilli görünen bu insanlar o ipleri acarak tepeye cikip ordaki kilisede dua ediyorlar hadi hiristiyanlar yapiyorda bizim müslümanlara ne oluyor anlamiyorum.Makara ipinden medet umanlara Allah akil fikir versin.Amin.

    • Saliha Yildiz Says:

      Amiiin Mehtapabla. Rabbim akil vermisde malesef onlar bu akillarini kiraya vermisler sanirim. Icler acisi, insanlik ayibi bence o görüntüler. Rabbim islah etsin.

  29. ayd Says:

    ”İNSANLIK TARİHİNDE İLK ŞİRKİN GERÇEKLEŞME SEBEBI SALİH İNSANLARA BESLENEN AŞIRI SEVGİDİR”
    Üzerinde çok düşünülmesi gereken bir cümle.Paylaşımlarınız için Allah razı olsun.

    • Saliha Yildiz Says:

      Bu cümle her an zihnimizde, kalbimizde canli tutmamiz gereken, birbirimizi sürekli uyarmamiz gereken ve nesillerimize miras birakmamiz gereken bir cümle gercekten. Farkedip alintiladiginiz icin Rabbim de sizden razi olsun.

  30. emine türk Says:

    S.a .. Son nefesime kadar İslam Tevhit Dinidir diye haykıracagım allahın ıznıyle… Allahı sever gibi şeyhlerini seven onların sözlerini emirmişm gibi alan ve onların ıstedıgı sekılde ıbadet edenleri görünce ÖLÜYORUM :(( annem ,eşim ve diğerleri …ölüyorum tamm manasıyla saliha hanım anlatamıyorum hıc bıseyı anlamıyorlar yüreğim parça parça,ben 25 yasındayım belkı yasımdan dolayı dedıklerımı cıddıye almıyorlar ,herkes yanlıs bır senmı doğrusun dıyorlar ümidim kırılıyor susuyorum ,nasıl davranmalıyım sevdıklerımı şirk koşmaktan uzaklaştırmak için bir öneriniz varmı bana ? Sahabe ve ondan sonra gelen tabiinler nasıl yaşadı ise o sekılde yaşamak ıstıyorum ,uydurulmus ,kurana ve resulullahın hayatına ters dusen hadıslerden uzak, kuran ve sünnet ışıgında yaşamak ıstıyorum ama öyle zor ki… Oy vermek ıstemıyorum adım başka birşeye çıkıyor ne yapacagımı bılmıyorum ,kendi içimde yaşayıp başkalarına kafa sallıyorum sadece ..

    • renklidunyam Says:

      Yarın Allah’u teala nerede o ortak koştuklarınız dediği zaman onlar dile gelip konuşacaklar ve kendilerinin tapılmaya layık rab olduklarını reddedecekler. Ve Allah’a karşı sevdiklerimiz için hiçbie bahanemiz olmayacak . Şaşırıp kalmak , veya elimden birşey gelmiyor demek yarın bize Allahın karşısında yardım etmeyecek ve bunlar bahanelerimiz olamayacak ..Unutmayalım ki kalpler Allah’ın elindedir, O dilediğini hidayete erdirir, sen dilediğini hidayete erdiremezsin dedi Allahu Teala Peygamber efendimize hitaben . O yüzden çok sevdiğimiz eşlerimiz, çocuklarımız, anne ,babalarımız, komşularımız ve arkadaşlarımız yarın bizi orada kurtarmayacak ve hiçkimse vazgeçilmez değildir. Vazgeçilmez olan yalnızca Alemlerin Rabbi olan Allah’tır. Öyleyse ondan korkup insanlardan korkmamak ve bildiğin doğru üzere yürümek Mü’min’in görevidir. Eğer insanlar Allah’ın yolunda değilse onları terkedersin (en yakınların olsa bile ) çünkü yarın cehennem ateşinde onlar bu dünyadaki gibi sevgili olmayacaklar bize. Sen sözünü yumuşaklıkla söyle ve en yakınlarından başla ama İslam dini tavizi kaldırmaz bunu bilesin sen yürüdüğün yolda dimdik yol almalısın ki sana bakan yolunun ne kadar doğru ve düz olduğunu anlasın , örnek olabilesin ….Eğer ortalarda olursan ,zayıf olursan ,kafan larışık olursa nasıl bu İlahı mesajı taşıyabilirsin .. Müslüman asla ikilemde olmaz ve o kararlarından herzaman emindir…

    • Saliha Yildiz Says:

      Aleykum selam ve rahmetullah Emine kardesim, Rabbim bu cigliklarinizi muhakkak duyuyordur. Bundan emin olun. Ama sunuda unutmayinki, sahabe Allah resulune “kurtulus ne zaman” diye sorduklarinda “sizden öncekilerin basina gelenler sizin basiniza gelmeden cennete girivereceginizimi saniyorsunuz?” diyerek cevap vermisdir.
      Iste Emine kardesim, bizde bizden öncekilerin tevhid akidesini yasarken katlandiklari sikintilari, zorluklari yasamadan bunu beklememiz gerekiyor.
      Kalabaliklarin icinde yalniz olmak katlanilmasi cok zor bir durum kardesim, ama biz sonu hüsranla degilde, cennetle biten bir yol istiyorsak Rabbimizin rahmetine siginip, bize bu yolda yardim etmesini isteyecegiz.
      Dediginiz gibi yasanizin genc olmasi, onlarin yakini olmaniz sizi ciddiye almalarini zorlastiriyor olabilir. Bizim toplum genellikle esinden ve evladindan bir sey ögrenmekde cok zorlanan bir toplumdur. Bu sebeple kendinizi üzmeyin. Insan en cok kendi yakinlarina davet yaparken zorlanir, bu bir gercektir ve en cokda yakinlarindan nasihat almak insanlara zor gelir.
      Emine kardesim, benim size yapabilecegim tavsiyeler; öncelikle tevhid akidesini cok iyi ögrenmenizdir. Cünkü ilim, bilgi insani süphelere düsmekten korur ve muhataplarina karsi daha donanimli olmasini saglar. Kendinizi ilmi yönden gelistirmeye calisin.
      Imkaniniz varsa tevhidi bilen ve yasayan insanlarla birliktelik kurmaya calisin. Cünkü bu kendinizi daha güclü hissetmenizi saglayacaktir ve size yakinlarinizla daha kolay basedebilme gücü veecektir.
      Yakinlarinizla olan iliskilerinizde cok yumusak olmaya calisin. Cünkü bahsettiginize göre birinci derece akrabalariniz bunlar. Sunu iyi bilin ki, kati ve kabalikla onlara hicbir sey anlatamazsiniz. Yumusaklik girdigi her yeri güzellestirir diyor Allah’in Resulu. Sizde yumusakligi kendinize ahlak edinin. Göreceksiniz her sey daha güzel olacaktir.
      Emine kardesim sunuda unutmamamiz gerekir ki, bizim vazifemiz ögrenmek, inanmak ve yasamkatir. Tüm bunlarida güzellikle sünnete uygun bir sekilde anlatmaktir. Biz kimseye hidayet verecek güce sahip degiliz. Kalplere hükmeden sadece Allah subahnehu ve tealadir.
      Bizim görevimiz sadece teblig etmektir. Tebligde hikmetli davranmak Resul metodudur. Sizde yakinlarinizi hikmetli bir sekilde davet etmeye özen gösterin. Onlari düsünmeye, sorgulamaya sevkedecek sekilde konusun.
      Bu tevhid yolunda ilerlerken eger bir dosta ve destege ihtiyac duyarsaniz biz burdayiz ve her zaman yaninizdayiz Emine kardesim, lütfen bunu unutmayin.
      Rabbim size yasamak istediginiz saf ve dupduru dinini yasamayi kolaylastirsin. Amiiin.

      • emine türk Says:

        bacım allah razı olsn ıyı hoş dıyorsun Kalpler Allahın elinde bunu bende bılıyorum ,insan sevdiğini hidayete erdiremez biliyorum ama annemi babamı eşimi kardeşlerimi yarn ahirette cehennem ateşinde düşünmek beni korkutuyor,elbette kımın ne olacagını bılemeyız kabulum ama ıhtımalını bıle aklıma getırınce dayanılmaz bir hüzün kaplıyor içimi,etrafımda tevhidi tam yaşayan kımse yok 😦 bu çok acı ,insanlar geleneksel islam diye tabır edebılecegım uyduruk bır dın ıcındeler,..O degerli yorumlarınız için Allah razı olsn bacılarım yorumumu yazarken Rabbım umarım bırılerı bana fıkır verır dıyordum içimden Rabbım duamı kabul etti ,eşim ve annem sanki bana uyduruk bir tarikatın peşinden gidiyormusum gibi davranıyorlar ,tavhit dinini yaşamak ,sahih hadisler ve ayetlerle yaşamaya calışmak onlar için yeni ve görmedikleri şeyler ve sankı ben kendim uydurmusum gıbı gelıyor onlara…ç Dediğiniz gibi ben önce kendimi öylesine geliştirmeli ve tevhidi öylesine yaşamalıyım kji onlarda merak etmeli, ..
        Allah cümlemize şirkten uzak bi hayat nasip etsin

        • Saliha Yildiz Says:

          Amiiin kardesim. Böyle davranmalari normal cünkü onlar senin yasamaya calistigin seyin ne denli önemli bir sey oldugunun farkinda degiller. Bu güne kadar hic duymadiklari bilmedikleri seyler söylüyorsun ve dogal olarak böyle düsünüyorlar.
          Aslinda bu bilgiler yeni cikmadi insanlar yeni duyuyor. Bu güne kadar insanlara din adina dinden baska her sey ögretildi. Bu sürecin yasanilmasi dogal. Rabbimden sabirla ve namazla yardim isteyin. O kendisine yönelenleri asla geri cevirmez.
          Birde yakinlariniz icin iyimser düsünmeye calisin. Rabbim kime nasil davranacagini en iyi bilendir. Bir amelin sirk olmasi, o ameli isleyen herkesin müsrik olmasini gerektirmiyor. Sakın kardesim, tevhidi yasayacagim diye tekfircilerin düstügü batakliga düsmeyin. Biz hakim degiliz ve bu bizim görevimizde degil. Allah’a havale edin ve siz sorumlu oldugunuzla mesgul olun.

        • renklidunyamenlidunyam Says:

          Sevgili Emine ,eğer sen Allah’ın ipine sımsıkı sarılırsan emin ol ki O seni katından fazlıyla ve destekçileriyle destekliyecektir. Sen bulduğun yolun doğruluğundan sakın taviz verme çünkü Allah inananlarla beraberdir.. Ve Rabbin sana yardım edecektir (yardımcılar gönderecektir) Tevhid meşalesi ağır ve sorumluluğu büyük bir meşaledir ve seçtiğin yolun zorlu olduğunun farkında olarak , bunları göze alarak adımını atmalısın …Ben sizi tanımıyorum ama sizin destekçinizin ve yanınızdayım ..Sadece duayla değil ,elimden geleni yapabilme sözüylede yanınızdayım ..Alemlerin Rabbine emanet olun

  31. jale Says:

    Allah razı olsun Salihacım …Verdiğin biligiler için çok teşekkür ediyor ve dualarına amin diyorum kardeşim …

  32. ummusena Says:

    Amin… Allah razı olsun.

  33. Zeynep Says:

    Saliha hanım Allah razı olsun kalemine sağlık..

    • Saliha Yildiz Says:

      Amiin kardesim. Rabbim sahip oldugumuz imkanlari O’nun yolunda kullanabilmeyi nasip etsin.

      • Hanımeli Says:

        tasavvufu yanlis anladiginizi ya da hic anlamadiginizi dusunuyorum… bu kadar kotuyse tasavvuf nasil yetisti bunca insan? osman gzinin elinden tutan el, fatih’in, kanuni’nin de elinden tutan eldir. menemen’de sehit olan es’ ad erbili hzretleri şirk icinde miydi? buyuk hadis profesörü esad cosan hc bir sirk eyleminde miydi? yapilan yanlislari eleştirmek haktır fakat bir egitim metodu olan tasavvufu ve metotlarini toptanci bir zihniyetle sirk saymak hakkaniyete sigar mi!? Allah rasulunun hayatinda tasavvuf yoktur demek ne buyuk bir hezeyandir….

        • Saliha Yildiz Says:

          Onlara, “Allah’ın indirdiklerine uyun” denildiği zaman, “hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeylere uyarız” demektedirler. Ya ataları hiçbir şeyi akıl edememiş ve doğru yolu da bulamamış idiyseler?
          Küfredenleri uyaranın hali, sadece çağırış vs bağırış alarak işitenlere haykıran çobanın hali gibidir. Onlar, öyle sağır, dilsiz ve körlerdir ki, akıllarını kullanamazlar.

        • Saliha Yildiz Says:

          Onlara, “Allah’ın indirdiği (Kitab) ne ve peygambere gelin” denildiği zaman onlar, alalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol) bize yeter demektedirler. (İyi ama) ya ataları hiçbir şey bilememiş ve doğru yolu da bulamamış idiyseler (Maide,104)

          Onlar bir kötülük yaptıkları zaman, “babalarımızı bunun üzerinde bulduk; Allah da bize bunu emretti1 demektedirler. (Ey Muhammedi Onlara) de ki: “Allah kötülükleri asla emretmez; siz, Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?” A’raf,28)

          Allah’a şirk koşanlar diyeceklerdir ki: “Eğer Allah dileseydi. ne biz şirk koşardık, ne de babalarımız; hiçbir şeyi de kendimize haram kılmazdık.” Onlardan öncekiler de böyle yalan söylemişlerdi de, azabımızı tadmışlardı. (Ey Muhammedi Onlara)de ki: “Elinizde (bu iddianızı isbat edecek) herhangi bir ilim, (bir delil) var mı, onu bize hemen çıkarın. (Fakat hayır!) Siz, zandan başka bir şeye uymuyorsunuz ve siz ancak yalan söyleyen kimselersiniz.” (En’am,148)

  34. bsra21 Says:

    Yazıyı görünce çocuk gibi sevindim ellerimi çırptım 🙂 :)okuyacağım inşaAllah 🙂

    • Saliha Yildiz Says:

      Rabbim ilme olan bu istiyakini daim kilsin Canim kardesim. Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellem “Allah kime hayir murad ederse, onu dinde fakih (anlayisli) kilar” diyor. Rabbim seni dinde fakiha kilsin. Amiiin.


Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: