Anne Sütünü Bulandırdılar

Fatma Toksoy Hanım’ın süt bankasıyla ilgili yazdığı faydalı bir yazı…

Anne sütü… Saf, temiz, faydalı, doğal… Bebeklerin temel gıdası. Kur’ân-ı Kerîm’de bile önemine binaen âyetler gelmiş, bu kadar önemli bir gıda anne sütü. Son zamanlarda bu tertemiz anne sütünü bulandıracak faaliyetler başladı. Bazısı kasıtlı, bazısı masumane… Gayet masumane başlatılan bir hareketle bu konuya bizim dikkatimiz çekildi. Bir hanım iyi niyetlerle ortaya çıkıp, mamanın içindeki zararlı maddelerden dolayı sütanne bulup bebeğine kendi veremediği anne sütünü bir başka anne ile yani sütanne vasıtasıyla vermeye başladı. Sonra bu durumu yaygınlaştırıp bir harekete öncülük etti. “Anne Sütü Olanlar Olmayanları Bulsunlar Hareketi” adını verdiği bu hareketle sütü olmayan anneleri sütü olan annelerle buluşturdu.

Bu bir gönüllük hareketiydi Allah razı olsun, pek güzeldi pek hoştu. Pek çok anne de sayesinde kendi bebeğinden başka bebeklerin de sütannesi oldu. Süt ememeyen bebekler de süte kavuştu. Ancak, bu oluşum sakıncaları da beraberinde getirdi. Öncelikle dini hassasiyet hususundaydı sakıncalar. Bizi de ilgilendiren yanı bu husustu. Galiba bu hareketi başlatan hanıma da bu konuda yapılmaktaydı tenkitler. Ancak hanım çocuklara süt veren anneyi ailenin tanıdığını söyleyerek bir bakıma temize çıkarıyordu başlattığı bu hareketini. Fakat bir havuz oluşturacağını ve bu süt havuzuyla sütü olmayan annelere süt ulaştıracağını söyleyince işin yönü de değişti.

Burası Türkiye ve burada bunu suiistimal edenlerin de bulunabileceğini ve bu başlattığı hareketin sonradan başka bir mecraya kayabileceğini düşünemedi veya düşünmek istemedi. Hatırlarsınız bir Oktar Babuna olayı vardı. O da “ilik bulma kampanyası”yla bir kan havuzu oluşturmuştu. Sonra tahminen 120 bin kan kaybolmuştu. Kanların ABD’ye kaçırıldığı ve o kanların genetik özelliklerinin araştırıldığı gibi bir sürü senaryolar ki gerçeklik payı da büyük olan bu senaryolarla, ülke de beynimiz de meşgul edilmişti.

Şimdi ise bundan daha vahim bir durumla karşı karşıyayız. Bu hanım başlattığı bu hareketi ya denetleyemezse veya iyi niyetli olmayan insanlar da böyle bir anne sütü havuzu oluşturmaya kalkarsa. Bu süt havuzunda bütün annelerin sütleri sağılıp birleştirilirse veya süt alan bebeklerin ailesinin süt verenin ve süt verenin de kime verdiğinden haberi olmazsa işte o zaman ortaya daha da korkunç bir tablo ortaya çıkacaktır. Düşünsenize gelecek nesildeki bebekler farkında olmadan birbirleriyle kardeş oluverecekler! Kardeş kardeş yaşayacağız anlaşılan.

Evlenmeler de kalkacak (!), ya da bilmeden sütkardeşler de birbirleriyle evlenecekler. Çünkü verilen sütler karıştığı için kimin sütü kimin belli değil. Bu durumda kim kimin sütannesi kim kimin sütkardeşi yine belli değil… İlerde aynı anneden beslendiğinin farkında bile olmayan çocuklar, belki birbirlerini sevecek ve evlenmeye kalkacak Nesepler karışacak, nesiller bozulacak, dinin hükümleri hiçe sayılacak, toplum dejenere olacaktır…

ANNE SÜTÜ BANKASI
Biz yalnızca iyi niyetle yola çıkan bir hanımın başlattığı bu hareketi sorgularken aslında atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmiş de haberimiz yok! Anne Sütü Bankaları varmış bizde de… Üstelik yakında biri daha açıldı iyi niyetlerle (!). Anne Sütü Bankası da ne diye düşünenlerimiz vardır muhakkak. Açıklayalım. Efendim AnneSütü Bankası uygulaması Finlandiya’da başlamış 1937 yılında. Bu bankalarda para yerine süt biriktirilmiş… Annelerin sütleri özel pompalarla sağılıp bir havuzda toplanıyor ve ihtiyacı olan çocuklara içiriliyor. Yani sütbankaları bizim sütannelerimiz gibi…

Ancak burada bir iki annenin değil, onlarca, yüzlerce annenin sütü birbirine karışmakta ve bebeklere bu karışım süt içirilmektedir. Bu havuzlarda biriktirilip, karıştırılan sütBatılılar için bir sorun değil. Çünkü sütannelik müessesesi ve uygulaması yalnızca İslâmiyet’te var. Yani Hıristiyanlık ve Musevilik’te böyle bir uygulama yok ve onlar için bu yüzden sütlerin karışmasının da bir mahzuru yok. Ama bizim için yani Müslümanlar için sakıncalı bir durum bu.

Aşağıda bunun dinimiz açısından önemini açıklayacağım. Ancak şimdi Süt Bankası konumuza geri dönelim. Bizde ilk Anne Sütü Bankası Hacettepe Üniversitesi bünyesinde 1981 yılında bir hanım profesör tarafından açılmış ve prematüre bebeklere süt vermeye başlamış o seneden bu yana… Şimdi bu profesör hanım da iyi niyetlerle yola çıkmış anlaşılan. Fakat bu iyi niyetlerine dini hassasiyeti katmamış maalesef. Katmak da istememiş… Yüzde doksanı Müslüman olan bu ülkede Müslümanların hassasiyeti ve dinin emirleri de göz önünde bulundurulmalı diye düşünmekteyim. Şimdi 1981 yılından beri Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nde doğan kaç çocuk bu süt bankasından yararlandırıldı? Yani kaç çocuk bu süt bankasındaki sütlerle birbirinin kardeşi oldu? Ya da o çocuklar kimlerle sütkardeş oldu? Ya da kaç anne o çocukların sütannesi oldu?

TÜRKİYE’DE BİR İLK DİYEREK DAHA ÖNCEKİ ANNE SÜTÜ BANKASI’NI BİLMEYENLER
Şimdilerde Türkiye’de bir ilk diye Hacettepe Üniversitesi’ni bilmeyenler veya görmezlikten gelenler var. Onlar da aynı iyi niyetlerle yola çıkıp İzmir’de Süt Bankası açmışlar bile. Ve ufukta da başka illerde açılması planlanan Anne Sütü Bankaları var. Bebeğin sağlığı düşünülürken o bebeğin ilerdeki durumu hesaba katılmıyor. O bebeğin ailesinin dini hesaba katılmıyor…

Dr. Behçet Uz Çocuk Sağlığı ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde açılan Anne Sütü Bankası hakkında bir yetkili şu açıklamayı yapıyor: “Örneğin anne doğum yapıyor. Bebek ile anne kilometrelerce uzaklıktaki iki hastanede yatıyor. Böyle bir durumda anneden alınacak süt, pastörize edilip, bankada saklanacak. Süt gerektiğinde tedavi gören bebeğe verilecek Çocuk Hastanesi’nde şu an prematüre bebeklerin hazır mamayla beslenmektedir.

Şimdi prematüre bebeklerimiz, annelerinin veya gönüllü süt annelerin sütleri ile beslenecek. Annesi olmayan bebeklerin sütlerini gönüllü sütanneler tarafından karşılanmasını planlıyoruz. Gönüllü sütanneler, fazla sütlerini banka için verecekler. Sütler kuracağımız bankadaki cihazlar tarafından pastörize edilecek. Ve uygun koşullarda saklanacak. Annesi olmayan bebeklerin süt ihtiyacı da bankamızdan karşılanacak.” İyi niyetinizden ve bebeklerin sağlığını düşündüğünüzden en ufak bir şüphem yok. Ama gözden kaçırdığınız bir durum var. Bu iyi niyeti dinin emirleriyle harmanlamak…

Süt havuzu yapılırken çocuğa süt veren annenin ve süt alan bebeğin ailesinin birbirinden haberdar olması gerek… Çünkü ilerde doğacak sonuçlar çok vahim! Eğer bir sistem kurup bunu sağlayabilecekseniz tamam. Ama bunu sağlamayacağınız aşikâr çünkü bu çok zor bir işlem. Bu yüzden bir havuzda o günkü anne sütleri karıştırılırsa veya değişik annelerin sütü karışık olarak ayrı ayrı öğünlerde verilirse burada tehlike başlıyor biz Müslümanlar için. O zaman doktorlarımız biz Müslümanların hassasiyetini dikkate almıyor demektir. “Efendim bu Avrupa’da uygulanıyor.” diye desteklenmekte bu uygulama. Doğrudur. Dediğim gibi Avrupa’da da uygulanır, Amerika’da da Çünkü onların dini açısından bir sakıncası yok bu durumun. Ama sizler böyle bir anne sütü bankası kuramaz veya bu haliyle uygulayamazsınız, uygulamamalısınız. Siz yaparız derseniz o zaman görev Müslüman annelere düşüyor. Bu konuda hassas olmamız gerek Müslümanlar olarak. Bu kurulan anne sütü bankalarına süt bağışlamamalıyız. Veya süt bankalarından süt almamalıyız. …Neden mi? Bakın anlatayım:

RADÂ’
Sözlükte “Süt emmek, emzirmek” manalarına gelen “Radâ’ kelimesi, terim olarak “bir kadının sütünün emzirme yoluyla ya da başka bir şekilde (günümüzde poşetlerle saklanıp biberonlara konularak veriliyor) içilip yutulması demektir. Sütanneye dinimizde “Murdı'” veya “murdıa” denir. Sütanne tutan kimseye de “müstardı'”, sütle oluşan bu akrabalığa da “karâbetü’r-radâ” denmektedir.

Emzirmeyle ilgili hükümler Kur’an’da ve hadislerde ayrıntılı bir şekilde belirtilmiştir. Bugün modern tıp tarafından da sütle insan vücudunda oluşan bağışıklık sistemi ve bu sistemden dolayı sütkardeşlerin evlenmesinin sakıncaları açıklanmıştır. İslâmiyet’te de bu yönüyle olsa gerek, en-Nisâ Sûresi 32. âyette sütanne ve sütkardeşle evlenme yasaklanmıştır. “Nesep sebebiyle haram olanlar emzirme sebebiyle de haram olur. (Buhârî, Şehâdât, 7 / Müslim, Radâ’, 9)“, hadisiyle de bu yasak bir kez daha pekiştirilmiştir.

Süt hısımlığı evlenme yasağı oluştururken; fıkıhta “Lebenü’l-fahl meselesi” olarak tanımlanan yasakları da beraberinde getirir. Bu aşağı yukarı dört mezhepte de kabul gören şartlar kısaca şöyledir: Sütannenin kocası; emzirdiği çocuğun da sütbabası olur. Fakihlerin çoğuna göre süt hısımlığı dolayısıyla şu kimselerle evlenilmez:

a) Süt yönünden usul yani sütanne, sütbaba, sütnineler, süt dedeler.

b) Süt yönünden füru yani süt çocuklar, süttorunlar.

c) Sütanne ve sütbabanın gerek nesep gerekse süt hısımlığı yoluyla füruu. Baba bir sütkardeşler de dâhildir. Mesela, bir kimsenin iki karısı olsa ve bu iki karısından biri bir erkek çocuğu, diğeri de başka bir kız çocuğunu emzirse, bu iki çocuğun sütbabası aynı kişi olduğu için baba yönüyle sütkardeş olduklarından birbirleriyle evlenemezler.

d) Sütdede ve sütninenin çocukları yani süthala, sütamca, sütteyze, sütdayıyla da evlenmek yasaktır.

e) Eşin süt usulü yani eşin sütannesi, sütbabası, sütnineleri, sütdedeleri.

f) Eşin süt füruu yani eşin sütçocukları, süt torunları.

g) Süt usulün eşleri yani sütannenin, sütbabanın, sütdedelerin, sütninelerin eşleri,

h) Süt füruun eşleri, yani sütçocukların, süttorunların eşleri. (Osman Kaşıkçı, “Radâ'”, İstanbul: 2007, c. 34, s. 285)

Yani kısacası nesep sebebiyle birbirlerine haram olanlar yani evlenmeleri yasak olanlar emzirme sebebiyle de haramdır, onlarla süt çocuklar evlenemezler. İşte bu sebeple anne sütü bankasından bebeklere sütverilmesi mahzurludur.

Bir bebek aynı günde veya farklı zamanlardaki beslenmesinde birden fazla kadının sütünü emse veya içse bu kadınların hepsi onun sütannesi olur. Birden fazla kadının sütü dışarıda yani bir havuz oluşturulup burada karıştırılarak bebeğe içirilse yine aynıdır, sütleri karıştırılan kadınlar, içen çocuğun sütanneleri olurlar. Anne sütü havuzunda kaç annenin sütü varsa o sütü içen bebek de o kadar annenin çocuklarıyla sütkardeş olur ve evlenemez. Onlarca annenin sütünün toplandığı bu yerde anneler nasıl tespit edilecek? Bir de aynı havuzdan süt içen diğer çocuklar da birbirleriyle sütkardeş olmuyorlar mı? Bu nasıl tespit edilecek? Bu yüzden Müslüman kadınların süt bankalarına giderek fazla sütlerini vermeleri câiz değildir. Bunun câiz olabilmesi için hangi çocuğa veya çocuklara verildiğinin bilinmesi, bildirilmesi gerekir. Bu da zor, hatta imkânsızdır…

İtalya’da veya herhangi bir Avrupa ülkesinde veya Amerika’da tıbbi eğitim alıp oradaki uygulamaları ülkemize de getiren doktorlarımız ve hastanelerin yöneticileri, keşke o eğitim aldıkları ülkelerdeki dinin İslamiyet olmadığını ve onların bu konudaki uygulamalarının onlar açısından mahzuru bulunmadığını ancak bizim açımızdan ise mahzurlu olduğunu düşünebilseler. Onlara gayet doğal gelen uygulamaların Müslümanlar için sakıncalı olabileceğini bir anlayabilseler. Müslümanları gericilikle suçlamak yerine onların hassasiyetlerine saygı gösterebilseler…

SATILIK ANNE SÜTÜ
Yakında “Satılık anne sütü” diye reklamlar duyarsanız şaşırmayın. Çünkü birkaç yıldan beri televizyonlardaki dizilerde özellikle bir kanalın dizilerinde sütannelik konusu işlenmekte ve para ile sütanne tutulmakta, hatta gizliden gizliye annelere gönderme yapılarak göğüslerinin bozulmaması için sütanne tutmaları mesajı verilmektedir.

Yakınlarda para ile sütanne tutulması konusunda bir sektör oluşturabilir ve “evlere sütanne gönderilir” diye reklamlar ve ilanlar görebiliriz gazete ve televizyonlarda. İş bununla kalsa iyi, ya sütü bol olan annelerin sütlerini sağıp bir havuzda karıştırıp onları dondurup satışa sunarlarsa… Bebeklerimizin en doğal gıdası olan ana sütü bulandırılmakta, kirletilmekte… Bulandırılıp kirletilen ana sütümü nesillerimiz mi?

Fatma TOKSOY

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. selam aleykum ben fransada yasiyorum iki tane kizim var uc ve yedi aylik burda hastaneler premeture bebekler icin annelerden sut talep ediyorlar gonullu olan bunu yapiyor ama beni sasirtan hristiyan bir ulkede muslumanlarin bu hassasiyetine deger verilip kimin kime sut verdigi kiz cocugumu erkekmi hangi aile bunlara neden dikkat edildigini bizzat hemsirenin agzindan duydum ve takdir ettim eee benim ulkemdede biraz hassasiyet ve bilinc lutfen yani

  2. http://www.ailehayati.com/aile-anne-sutu-bankaciligi-caiz-mi-5361.html

    yanlız buradaki linkte de bütn kardeşler için geçerlidir diyor cahide hanım bu konuya bir netlik getirelim isterseniz.

  3. Fatma hanımın yazısında okuyunca aklıma yıllar önce ben çocukken yaşadığımız bir olay geldi bu süt annesi/kardeşliğiyle ilgili…Kuzenim 1989 yılında cerrahpaşada premature bebek olarak dünyaya geldi ve uzun süre küvezde kaldı. Halam hergün ona sütünü sağıp götürür ve hemşirelerde bu sütü içirirdi. Fakat kuzenim bütün sütü içmezmiş ve kalan sütüde habersiz olarak !! hemşireler – iyi bir şey yapıyorlarmış gibi – diğer küvezlerdeki çocuklara verirlermiş. Her nekadar basit !! gibi gözüksede ” bazıları ” tarafından, dehşete düşülecek birşey, o zamanlar Allah affetsin çok bilinç olmadığından dolayı peşine düşülmemiş bu olayın, ama ne yazık ki o dönemde o hastanede prematüre olarak doğan çocukların birçoğunun kuzenimin sütkardeşi olma olasılığı var. Eğer bu saçma planlar gerçeğe dönüşürse ne kadar korkunç bir tablo çıkar, tahmin bile etmek istemiyorum. Mesele zaten benim senin değil böyle bir neslin olası evlilikler/ilişkiler sonrasında ki bozukluğu. Allah bilincimizi her daim taze tutmayı nasip etsin..

  4. dereotu salatalar su sut cayi ayrica gun icinde yarim saat 1 saat uyku ayrica kalitesi icinde sebze meyveler

  5. mrb yorumlarınız ve konu başlığınız çok güzel emzirmeyen annelere hayret ediyorum demişsiniiz ama gerçekten sütü olmayan anelr var.ney süt yapar sütümüz olsun diye napalım bilenlr yazsaydı bari

  6. BIRDE GOGUSLERI SARKACAK DIYE EMZIRMEYEN SUTU OLMASIN DIYE IGNE OLAN ,MAMA TOK TUTAR GEZMESI ZOR OLACAK DIYE MAMA ICIREN YANI INEK KADAR OLAMAYAN ANNELER VAR BEBEGI O HUZURDAN NASIL MAHRUM EDERLER ASLA ANLAMAM.ANNELIK DOGURMAK DEGILDIR

    1. SelmaKerem says:

      Dila sana katılıyorum canım.Valla ben tam bir ineğim tatlım kızımı 3 oğlumuda 3.5 yasına kadar emzirdim.Hoş oğlum hala emiyor.Bu yaz Rabbimin izni ile bırakacağız memeyi bakalım.
      bir anımı anlatayım size
      Eltim Adanaya bize 10 günlüğüne misafirliğe geldiler.
      Günlerden Cuma.Bizimde cumartesi mahalle pazarımız var.Yani evde sebze meyve adına birşey kalmadı.Sabah eltim kahvaltıdan sonra çocukların meyve saati geldi meyvelerini yedireyim dedi.Bende evde meyve yok canım birazdan pazara gidip taze taze alırız dedim.
      Yok kız ben getirdim dedi.Allah allah taa İstanbuldan buraya meyvemi getirdin dedim evet dedi.Baktım koca bir çanta şakır şakır seler açtı içi çeşit çeşit hazır meyve püresi ve kaşık meyveler ile dolu.Şok oldum.Dedim oğlan 3 kız 6 en ufak 2 yaşında ver ellerine meyveyi yesinler bunlar ne ki deyince yok ellerinde meyve yiyerek dolaşmalarından hoşlanmıyorum dedi.Tam bir tabir yerinde ise temizlik manyağı diyebilirim.Gezerek birşeyler yemelerini hiç istemiyor.Ama ben meyve konusunda bunu bu şekilde düşünmüyorum.Çocuk bir elmayı gezerek yiyebilir.Ekmek pasta olsa tamam derim.
      Neyse çocuklara yedirdi meyvelerini 🙂
      Akşama yemek hazırlayacağız yemeğe soğan soydum olmaaaaz dedi.Cacığa sarımsak koyacağım olmaaaaz dedi.ertesi gün balık yapacağız hayııır dedi eee ne yicez dısardan söyleyin.Eşi Allah razı olsun bize yük olmamak için(değillerdi ama o öyle düşündü durumumuzdan dolayı)10 gün boyunca bizde istemeye istemeye dışardan yemek yedik. 🙁
      Eltimin evine balık sarımsak soğan yasaklıdır asla giremez.
      Sonuçmu oğlu kumlara yada toprağa bastığında cam battı diye ağlardı,ver 5 yaşına kadar çiğneme alışkanlığı kazanamadığından orta kulak iltihabı oldu.Doktor sakız verin çiğnesn bol bol dediğinde eltimhata yaptığını anladı.Ama hala sarımsak asla yenmez evlerinde.
      Oysa sağlık adına ne varsa kendi yaptığındadır.Tamam doğallığı bozuldu çok şeyin ama bari evimizde biz yapalımda kalan 3-5 vitamini alsın.
      Herşeyin doğlaı güzel ne kadar bozulsada bunlara karşı Allahın sonsuz nimeti olan anne sütünden evlatlarımızı mahrum etmek de neyin nesi.Bozulmasın diye 40 takla attığın memede birgün çürüyecek,o yüzden sevgiyle gözlerinin içine baka baka koklaya koklaya insanın sütü varsa emzirsin evladını.
      Süt yapan şeylerin en başında su geliyor.Ama hazır su değil dikkat edelim.Bir prof dr. hazır vede plastik şişeşelde bekleyen suların içinde mikrop barındırdığını ve çeşme suyunun en kirli siye bilinen İstanbul şebeke suyunun bile damacana sularından daha sağlıklı olduğunu söyledi.
      Başka nohut,rezene,kimyon,dereotu hem bunlar sizin ve bebeğinizin sakn olmasınıda sağlayacaktır.
      CAHİDEM çok uzattım hakkını helal et gülüm.

  7. ANNE SUTUNDEN KAREKTER GECEBILECEGINE INANMIYORUM PEK CUNKU ALIMDEN ZALIM ZALIMDEM ALIM DOGABILIR DIYE BIR SOZ VARDIR COKTA DOGRUDUR. AILE FITRAT CEVRENIN KARISIMIDIR KISILIK.

  8. zaten ahir zamandayiz.bu fitne zamaninda dini konularda daha hassas olup kili kirk yarmamiz gerekirken; bir de basimizdaki insanlarin dini anlamda bilgilerinin oldugunu dusundugumde bu ne perhiz, bu nelahana tursusu demek istiyorum.bu bebekler buyuyunce once nufus cuzdanina bakipdami birbirlerini sevicekler.ayrica binde bir de bir ihtimal bile olsa kayitlarda yanlislik olabiliyor.tahliller bile karisabiliyor ama hata anlasildiginda hic olmazsa telafisi mumkun.ama sut oyle mi? cocuklarimizi dusundukce tuylerim diken diken oluyor.Mevlam, cumle Muhammed ummetiyle beraber benim evlatlarimi ve kiyamete kadar gelecek nesillerimizi temiz, imanli eylesin.tum zamanlarin kotuluklerinden korusun. AMİİİN…

  9. boyle projelerin iyi de kotu de taraflari var. sut bankalari bir rasyonel kurumdur, onlar dini acidan bakmazlar, ulkelere gore degisir, turkiye gibi memleketlerde dini acidan dusunulmesi lazimdir, zaten de dusunulmus gibi, kimin kime sut verecegi kayit laniyor. sut bankalari bir probleme care bulmuslar boyle. anne sutu prematur bebekler icin cok onemli, onceden prematur bebekler yasamazdi, simdilerde ise 600 gr bebek bile yasayabiliyor. burda da anne sutunun rolu onemlidir. yani, hayat memat meselesidir.temizlige gelince de, sutler onceden kontrolden geciyor ve buzluklarda korunuyor. bu maddi tarafi. manevi tarafini da soylemis yazarimiz.

  10. zeliha knkn says:

    selamün aleyküm herkese.Nasıl bir devlet olduk ya her şey tamdı da bu eksikti.her şeyin cılkı çıktı müslümanlara garezleri mi var böyle önemli konular nasıl basite alınır.süt bankasıymış bence bir akıl bankası açılsın da böyle dengesiz şeyler düşünenlere dağıtılsın.süt bankası açmanın hiç bir iyi niyeti olamaz.annede varsa olduğu kadar emsin rızkı ne kadarsa o kadar emer.6 aydan sonra Allah ne verdiyse yedirin içirin böyle tehlikeli, nesli felakete sürükleyecek havuzlara girmekten se…Allah kimseyi doğruluktan ayırmasın,evlatlarımıza hayırlı ömürler nasip eylesin inşaallah.Şeytanın ve de şeytanlaşmışların şerlerinden cümlemizi korusun AMİN

  11. Selma kerem hanimin söyledikleri dogru ve bunlar bilimsel olarak kanitlanmis seyler .o yüzden süt anne secerken cok ince eleyip sık dokumak gerekir , kaldiki birakin arastirmayi bütün sütleri karistirip icirmek bence bebege büyük kötülüktür. Umarim bir etiketleme sistemi olur alinan sütün kimden alindigi adi adresi filan yazilir ve bu bilgiler cocugun ailesine aktarilir böyle olursa belki yürüyebilir bu is.diger taraftan arkadaslarin dediklerinede katiliyorum nekadar rabbim nasib ederse okadar süt vermek lazim .ama anne yüregi mutmain olmuyor .mesela ben cocuklarimi sadece üc ay emzirebildim .ilk cocugumda ne yaptiysam ne ettiysem süt gelmedi .yardimci olmak icin eve gelen ebe hanim bile seningibi ugrasani görmedim sen elinden geleni yaptin sütün gelmiyor diye bukadar üzülme dediysede cocugumu mamayla büyüttüm diye hala icimde yaradir .ikizlerimdeysede yine inatla ugrastim cok dua ettim rabbime .bu seferde sütüm geldi ama cocuklar üc aylikkken hasta oldu ve hastanede mamaya alistilar daha sonra emmek istemediler yani rabbim onlara okadar anne sütü nasib etti bunada razi olmak lazim diye düsünüyorum.

  12. Mehtapabla says:

    Hayirli aksamlar Cahide cigim.Benim fikrime göre bu zamanda süt bankasi gibi sacma bir konuyu niye gündeme getirmisler anlasilir gibi deyil Annenin sütü varsa emzirsin yoksada baskasinin sütü yerine mama versin, dünya kadar mama cesidi var.Tamam anne sütünün yerini tutmaz fakat baska birisinin sütündense mama bana göre daha iyi.Eski zamanlarda mamalar olmadigindan hadi neyse insanlar süt annesi tutarlarmis.Bugün öylemi.

  13. kurabiye@ says:

    ben bu projeyi ilk duyduğumda (niye,nasıl,neden gibi sorular aklıma gelmeden önce) olumlu bakmıştım ama sonra düşününce anne sütü memeden çıktığı anda bakterilere maruz kalır ve bozlup daha tehlikeli olur.

    ayrıca bugün televizyonda bir programda “rockefeller ailesi” nin bunu planladığı ve 50 ülkede bu planı uygulamak istediğini ve daha bir çok bizler için olumsuz, tehlikeli projeleri olduğunu konuşuyorlardı !… komplo teorisimi yoksa gerçekmi? bilemiyorum ürkütücü… 🙁

  14. Ruhsar Gündüz says:

    Her konuda olduğu gibi gereken altyapı araştırmaları ve çalışmaları yapılmadan ortaya atılan bir konu bu. Süt bankası sakıncalarından söz ederken kan bankaları hakkında da hiçbir özenin gösterilmediği kanısındayım. Kan kardeşliği gibi bir durumda var. Herhangi bir operasyon durumunda kan gerektiğinde tanıdıklarımızdan veya arkadaşlarımızdan alınan kanlar bizce malumdur bir noktaya kadar.Ancak kan bankasından ve bilgimiz dışında gelen kanların kaynağı gerçekten meçhuldür. Hatta bizim için kullanılmak üzere gelen kanların bir takım testlere tabi tutulması gerekmektedir ve bunun sonucunu beklemeden mevcut bankadan hazırda bulunan kanlar verilmektedir. Ben Kan Bankası konusunu da açarak diğer bir konuya bakış açısı açmak istedim. Dini açıdan bu durumlarla ilgili konuları gerçekten bilmiyorum. Bu ve benzeri konularda gerek halkın gerekse bilim ve din adamlarının demeçlerini okuyarak bilgilenmeye çalışıyorum. Tüm dostlara hayırlı akşamlar.

    1. Ruhsar hanım,
      İslam dininde kan kardeşliği diye bir şey yoktur. Karı kocanın birbirine verdiği kan aralarında evliliğe dair her hangi bir engel ya da kardeşlik oluşturmaz. Evliliğe engel olan kardeşlik kan kardeşliği değil gerçek kardeşlik ile süt kardeşliğidir.

      Dolayısıyla karı kocanın ya da bir başkasının birbirine verdiği kan aralarında kardeşlik oluşturmaz. Evliliğe de engel teşkil etmez.(Alıntı)

      1. Ruhsar Gündüz says:

        Teşekkür ederim Cahide hanım. Belirttiğim gibi bu konularla ilgili bilgim olmadığı için endişemi paylaşmak istedim. Bu tarz konular hayatıma girdikçe araştırıp bilgilenmeye çalışıyorum. İlginiz için teşekkür ederim.

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: