İffet’in 19 İnceliği…

Hayran kaldığım bir yazı. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum…

İFFETİN 19 İNCELİĞİ…

Kur’an-ı Kerim, yaşadığımız her olayda bize bir rehberdir. O olaylara iman ve ihlâsla nasıl bir ruh kazandırılacağını, güzel ahlâkla onlara nasıl bir elbise biçileceğini, biz, mucizevî bir nazma sahip olan Kur’an-ı Kerim’den öğrenmekteyiz.

Kur’an-ı Kerim, iffetin de yol ve yöntemini bize bildirmekte. Kasas Sûresi’nin 23. ayetinden 28. ayetine kadar hanımlara ve erkeklere iffetin 19 inceliğini öğreterek birbirlerine karşı nasıl iffetli davranacaklarını tarif etmektedir.
Kur’an-ı Kerim’in Kasas Suresi’nin 23. ayeti ile başlayıp 28. ayetiyle biten bölüm mealen şöyledir:

(Musa) Medyen suyunun başına varınca, oranın halkından bir topluluğu, hayvanlarını sularken buldu. Onların gerisinde ise, hayvanlarını suya gitmekten alıkoyan iki hanım gördü. Onlara: “Bu hâliniz nedir“, diye sordu. Dediler ki: “Çobanlar çekilmeden biz hayvanlarımızı sulamayız; babamız ise çok yaşlıdır (gelip hayvanları sulayacak hâli yoktur)”. Musa onların hayvanlarını suladı, sonra bir gölgeye çekildi. “Ey Rabb’im”, dedi. “Bana ihsan edeceğin her hayra muhtacım.”

Derken, o iki hanımdan birisi istihya üzere (utana utana, mahcup) bir yürüyüşle geldi. “Hayvanlarımızı sulamanın karşılığını vermek üzere babam seni çağırıyor”, dedi. Musa gelip başından geçenleri onların babalarına anlattı. Babaları da Musa’ya; “Korkma”, dedi. “Artık o zalimler güruhundan kurtuldun.” O hanımlardan biri şöyle dedi: “Babacığım, onu ücretle (çoban) tut! Şüphesiz, ücretle istihdam ettiğin en iyi kimse, güçlü ve güvenilir kimsedir.

Babaları (Musa’ya) dedi ki: “Sekiz sene bana çalışman şartıyla şu kızlarımdan birini sana nikâh etmek isterim. On yıla tamamlarsan, o da senin bir lütfun olur. Ben sana güçlük çıkarmak istemem. Beni inşallah salih kimselerden bulacaksın.” Musa: “Bu seninle benim aramda bir anlaşmadır, dedi. İki müddetten herhangi birini tamamladıktan sonra, artık bir çekişme olmayacak ve daha fazlası benden istenmeyecektir.” Söylediklerimizi Allah görüp gözeticidir. (Kasas suresi-23-28)

***İFFETİN 19 İNCELİĞİ…***

“İffetin 1. inceliği: İffetli hanımlar erkeklerle iç içe olmamalı ve bir kenarda durmalı. Ayet-i kerime buna “Onların (erkeklerin) gerisinde” ifadesiyle işaret ediyor.

İffetin 2. inceliği: İffetli hanımlar erkeklerle iç içe bir araya getirecek sebeplerden uzak durmalı. Ayet-i kerime buna “Hayvanlarını suya gitmekten alıkoyan iki kadın” ifadesiyle işaret ediyor.

İffetin 3. inceliği: İffetli hanımların yabancı erkeklerle konuşma zorunluluğu varsa maksadı anlatacak kadar kısa konuşmalı. Ayet-i kerime buna “Çobanlar çekilmeden biz hayvanlarımızı sulamayız; babamız ise çok yaşlıdır (gelip hayvanları sulayacak hâli yoktur)” ifadesiyle işaret ediyor. Burada ne az ne de çok bir ifade var. Maksadı anlatan çok kısa bir cümle seçilmiş. Çünkü Musa (as) onlar için yabancı bir erkek.

İffetin 4. inceliği: İffetli hanımlar yabancı erkeklerle karşılıklı sohbete sebep olacak tarzda konuşmamalı. Ayet-i kerime buna “Çobanlar çekilmeden biz hayvanlarımızı sulamayız; babamız ise çok yaşlıdır” cümlesindeki fazla açıklamayla işaret ediyor. Çünkü bu ifade karşılıklı konuşmaya sebep olacak şu muhtemel soruların hepsini karşılıyor: “Niçin erkeklerin gerisinde duruyorsunuz? Hayvanlarınızı niçin sulamıyorsunuz? O halde ne zaman sulayacaksınız? Sizin bir erkeğiniz yok mu? O halde niçin o gelip sulamıyor?” gibi…
Bu muhtemel sorular karşılıklı konuşmayı doğuracağı için burada en iffetli cevap seçilmiş, tekrar soru sormaya imkân bırakılmamıştır.

İffetin 5. inceliği: İffetli hanımlar yabancı erkeklerle sohbet kapısını açacak tarzda yuvarlak sözlerle değil kesin ifadelerle konuşmalı. Ayet-i kerime buna “Çobanlar çekilmeden biz hayvanlarımızı sulamayız” cümlesindeki olumsuzluğu ifade eden kesin hükümle işaret ediyor.
O kadınlar “Biz sonra sularız” gibi genel bir cümle kullanmıyor. Çünkü o zaman bu ifade bir sohbet kapısını açabilirdi.

İffetin 6. inceliği: Erkeklerin de yabancı hanımlarla konuşma zorunluluğu varsa onlar da sözlerini kısa tutmalı. Ayet-i kerime buna “Bu hâliniz nedir?” sorusuyla işaret ediyor. Çünkü Hz. Musa’nın (as) iffeti o kadınlardan daha fazla olduğu için onlara bir kelimelik soru soruyor.

İffetin 7. inceliği: İffetli erkekler, iffetli sözlerle maksadına ulaşınca hanımlarla konuşmayı bitirip susmayı tercih etmeli. Ayet-i kerime buna, “Musa onların hayvanlarını suladı” cümlesiyle işaret ediyor. “Hayvanlarınızı sulamamı ister misiniz?” diye sormadan kalkıp onları suluyor. Çünkü her soru bir cevabı doğuracağından Hz. Musa iffetinden dolayı bu kapıyı açmıyor.

İffetin 8. inceliği: Bir erkek bir hanıma iyilik yapmışsa iffetin gereği olarak o hanımdan gelecek teşekküre veya güzel sözlere meydan vermemeye çalışmalı. Ayet-i kerime buna “Sonra bir gölgeye çekildi” cümlesindeki “sonra” kelimesiyle işaret ediyor. Demek Hz. Musa(as) sulamanın ardından herhangi bir konuşmaya mahal vermeden hemen oradan uzaklaşıyor.

İffetin 9. inceliği: Şartlar ne kadar zorlarsa zorlasın iffetli hanımlar erkeklerle iç içe bir arada bulunmamak için elden geldiğince gayret göstermeli. Buradaki ayet-i kerimelerden anlıyoruz ki o kadınlar: “Hayat şartları bizi zorluyor? Beraber gideceğimiz mahrem bir erkeğimiz de yok. Hem subaşında insan çok olduğu için halvet de olmaz. Ayrıca onları beklersek geç de kalırız. O halde erkeklerin arasında biz de hayvanlarımızı sulayabiliriz” demiyorlar. Bütün bu haklı sebeplere rağmen iffetlerinin gereği olarak erkeklerin gerisinde beklemeyi tercih ediyorlar.

İffetin 10. inceliği: İffetli hanımlar yabancı erkeklerle iç içe beraber olmamak için onların azlığına veya çokluğuna bakmamalı. Ayet-i kerime buna “Çobanlar çekilmeden biz hayvanlarımızı sulamayız” cümlesindeki kapsamlılıkla işaret ediyor. Çünkü o kadınlar “Çobanlar biraz azalsın da biz hayvanlarımızı öyle sularız” demiyorlar.

İffetin 11. inceliği: İffetli bir erkek iyilik yaptığı bir hanımla tekrar karşılaşırsa – 8. maddedeki sakıncaya düşmemesi için – samimi sohbete kapı açacak herhangi bir söz söylememeli. Bu ayetlerden anlıyoruz ki o kadınlardan birisi geri dönüp Hz. Musa’nın (as) yanına geldiğinde, Hz. Musa(as) ona, “Buyurun! Nasıl yardımcı olabilirim? Seni bana birisi mi gönderdi?
Benden bir şey mi istiyor?” gibi sohbet kapısını açacak herhangi bir şey sormuyor.

İffetin 12. inceliği: İffetli hanım da daha önce kendisinden iyilik gördüğü yabancı erkekle karşılaştığında samimi sohbete kapı açacak sözler sarf etmemeli. O hanım Hz. Musa’nın(as) yanına vardığında “Siz iyi bir insansınız. İyiliğiniz için teşekkür ederiz. Sizi eve davet edip iyiliğinizin karşılığını ödemek istiyoruz” gibi kendisinin veya kız kardeşinin duygularını hissettiren bir cümle kullanmıyor. Hz. Musa’nın(as) sorabileceği muhtemel soruların cevabını veren, kendi duygularını hiç dikkate vermeyen ve isteği kendisine değil babasına isnat eden kısa ve iffetli bir cümle söylüyor: “Hayvanlarımızı sulamanın karşılığını vermek üzere babam seni çağırıyor.”

İffetin 13. inceliği: İffetli hanımlar yolda yürürken “tam bir hayâ” veya tam bir mahcup eda içinde yürümeli. Ayet-i kerime buna “istihya üzere (utana utana, mahcup) bir yürüyüşle geldi” cümlesiyle işaret ediyor. O kadın, süslü püslü bir kıyafetle, çalımlı, sallana sallana, sağa sola bakarak, dikkatleri kendi üzerine çekerek ve gönül eğlendiren, bir tavırla yürümüyor.
Çünkü ayet-i kerimede “hayâ” kelimesi yerine “istihyâ” kelimesi geçiyor ki üç harflik bir fazlalıkla ondaki mahcupluğun ve utanma duygusunun ileri seviyede olduğunu ve yürüyüşüne bunu yansıttığını gösteriyor.

İffetin 14. inceliği: İffetli hanımlar yabancı erkeklerle konuşurken iffetli bir şekilde konuşmalı. “O iki hanımdan birisi istihya üzere (utana utana, mahcup) bir yürüyüşle geldi” ifadesinin tefsiri hakkında, İbn Kesir’ de, Hz. Ömer’den sahih bir rivayet naklediliyor. Hz. Ömer şöyle diyor: “O kadınlardan biri utana utana yürüyüp ona geldi. Elbisesiyle yüzünü örtmüştü. O, ileri geri konuşan yüzsüz bir hanım değildi.”

İffetin 15. inceliği: İffetli hanımlar evden dışarı çıkma hususunda iktisatlı davranmalı. Yani, işi güven içinde sonuçlandırabilecek kaç hanıma ihtiyaç varsa o kadar hanımla beraber çıkmalı. Ayet-i kerime buna “O iki kadından birisi… geldi” tabiriyle işaret ediyor. Çünkü babalarının talebini Hz. Musa’ya(as) haber vermek için bir hanımın çıkması yeterlidir. Koyunları sularken iki hanıma ihtiyaç duyulduğu için o görevi iki hanım beraberce yapmışlardı.

İffetin 16. inceliği: 
İffetli hanımlar, iffet konusunda prensip sahibi olmalı. Zaman zaman değil, her zaman iffetli davranmalı. Ayet-i kerime buna “Çobanlar çekilmeden biz hayvanlarımızı sulamayız” cümlesindeki “sulamayız” fiil kipiyle işaret ediyor, geçmişi de geleceği de içine alan bir prensibi nazara veriyor. Yani o hanımlar bu ifadeyle, “Bizim prensibimiz, âdetimiz böyle. Biz hiçbir zaman çobanlar çekilmeden hayvanlarımızı sulamayız” diyorlar.

İffetin 17 ve 18. inceliği: İffetli hanımlar belirli bir erkekten ve onun niteliklerinden bahsederken sözlerine iffeti yansıtmalı. Ayet-i kerime buna “Babacığım, onu ücretle (çoban) tut! Şüphesiz, ücretle istihdam ettiğin en iyi kimse, güçlü ve güvenilir kimsedir” cümlesiyle işaret ediyor. Çünkü o hanım babasına teklifini yaparken birinci olarak Hz. Musa’nın adını anmadan yapıyor, ikinci olarak onun özelliklerinden bahsederken genel ifade kullanıyor. Kendisine sorulmadan “Musa güçlü ve güvenilir bir kimsedir. Bizim için böyle böyle yaptı” demiyor. Sadece ücretle çalışan bir kimsede olması mutlaka şart olan iki özelliği dikkate veriyor: “güçlü” ve “güvenilir”.

Bu hususta İbn Kesîr’in tefsirinde şöyle bir kayıt yer alıyor: “Ömer, İbn Abbâs, Kâdî Şureyh, Ebu Mâlik, Katâde Muhammed İbn İshâk ve birçokları şöyle diyorlar: Kız, babasına “Şüphesiz, ücretle istihdam ettiğin en iyi kimse, güçlü ve güvenilir kimsedir.” dediğinde, babası: Bunu sana öğreten nedir? diye sormuş. Kızı da şöyle demiş: Çünkü o, on erkeğin taşıyabileceği kayayı kaldırdı. Ben onunla beraber gelirken onun önüne geçmiştim de bana: Arkamdan gel, ben yoldan sapacak olursam bir çakıl taşı at ki onunla yolu bileyim ve doğru yoldan gideyim, dedi.

İffetin 19. inceliği: Erkek erkeğe konuşma yapılırken detaylı bir şekilde konuşulabilir. Ancak iffetli erkek yabancı hanımlarla konuşurken maksadı ifade edecek kadar kısa konuşmalı. Ayet-i kerime buna, “Musa gelip başından geçenleri onların babalarına anlattı” cümlesiyle işaret ediyor. Hz. Musa(as) ilk başta o hanımların her ikisiyle ve daha sonra onlardan biriyle konuşurken sözlerinde iktisat etmişti. Babalarının yanına geldiğinde ise başından geçenleri bir bir anlatmıştır.”

Burada örneklendirdiğimiz gibi iffet her Müslüman da örnek aldığımız peygamberler gibi olmalı ve bulunduğumuz ortam şerre ne kadar müsait olsa da iffetimizden ve hayâmızdan ödün vermemeli Hz. Yusuf gibi Allah’ın buhranını hatırlayıp sakınmalıyız.

Said Demirtaş/İffeti Yaşayanlar

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. nermin-vildan- says:

    yazıyı cooook begendım.
    hemen bu yaaının sahıbı said demirtasın
    iffeti yasayanlar kitabını aldım.bir de iffet ya hu kitabını aldım.

    genc yasta cocuklarınız varsa okutun derim.

  2. cahide ablacım öncelikle bu bu yazıyı bizmle paylştığın için teşekkür ederim Allah senden razı olsun.Ayşe hanımın yorumunada söylicek çok şey var ama Rabbim bana o terbiyesizliği vermemiş onu ve onun gibileri Allaha havale ediyorum.

  3. Cahide abla bu güzel yazıyı bizimle paylaştığın için çok teşekkür ederim .Sitenizi sürekli takip ediyorum fakat her zaman yorum yazamıyorum.Cahide abla senden bir ricam olucak kul hakkı konusunda da ayrıntılı bir şekilde bizi biliçlendirir misin çevremde hocayız deyip üç kuruş için herkesin hakkına giren insanlar var bu konuda ben mi yanlış biliyorum abla bizleri aydınlatırsan çok sevinirim

  4. Bu kendini “AYŞE” sanan şahsa şaştım kaldım doğrusu!
    Kafataslarının içindekini hiç mi kullanmazlar bunlar be kardeşim!

    Hergün aldığı nefes, her an doğan bir bebek, her an kalkan bir cenaze, bahar da açan bir çiçek, kuru topraktan çıkan nimetler, yağmur, fırtına, hayvanlar hemde çeşit çeşit vb.
    Daha saymama gerek var mı??
    Bunlar nereden geldi, nasıl dönüyor bu devran? Her yerde Allah’ın varlığı birliğine deliller varken, sen hala gözünü açmayacak mısın kardeşim?

    Sen nereden geldin de nereye gideceksin o çıplaklıkla acaba? Keşke karşılaşabilsek orada, o zaman sorsam sana; “noldu üryanlık?” diye…

    Yaşım 21. Boşa geçmiş 9 yılıma o kadar acıyorum ki, o kadar korkuyorum ki şu an tesettürlü olmama rağmen. O kadar sene açık gezdim ben! Kimse söylemedi olmaz böyle demedi, anlatmadı !
    Eğer anlatan olsaydı şu an çarşaflı olurdum ben. O kadar da mutlu olurdum ki halimden….

    Ama sen ve senin gibiler anlayamaz bu duyguları. Benim de vardı böyle bir arkadaşım, en yakınımdı kızkardeş gibi, aynı senin gibi düşünürdü, def ettim hemen.

    Allah’ım sana hidayet nasip etsin. İman, Yaradan korkusu gelsin yüreğine. İnan bnu can-ı gönülden istiyorum. İstiyorum ki anla bizleri…

  5. daldabir says:

    yazı güzel de..yazılanlara ve yorumlarla sonradan ilave edilen bilgilere bakılırsa ben sınıfta kaldım:)) bu gülücüğü de güleriz ağlanacak halimize diye yaptım..yani çalışma hayatım hep erkeklerin içinde geçti..belki 10.000 den fazla erkeğe mesleki eğitim verdim..sınıf eğitimleri mesafelidir ama işletme eğitimleri tam tersidir..yani işletmede ses o kadar yüksektir ki adama her hangi bir makine ayarı ya da proses hakkında bilgi verirken mecburen yakınlaşırsın ki sesini duysun diye..kulakta tıkaç, ağızda maske, üstte iş elbisesi baştan aşağı elyaf içindesin..yüzün gözün görünmüyor ama iş bu yani..hadi o geldi geçti diyelim ki..ama şimdi de tüm dışarı işleri evde neredeyse hepsi bana bakıyor..artık faturaları internet vasıtasıyla ödeme şansımız olsa da dışarı işleri faturalarla sınırlı değil malesef..okullar, bankalar, alışveriş v.s. hele de günlük hayat içinde birinin aklı sıra uyanıklık yapmaya ya da bir şekilde hakkımı yemeye çalıştığını fark ettiğimde kadın mı erkek mi bakmadan çatır çatır hakkımı savunurum..yanımdaki herhangi birinin hakkını savunmak ta da üstüme yoktur..atarım kendimi ortaya neden buna bunu yapıyorsunuz..günah değil mi..diyerek..dilim sivri birazcık..ben çok fena sınıfta kaldım..alttan ders alma şansımız yok mu acaba:))

  6. Zeymuran says:

    Selamun aleykum can dostlarım çok güzel bir konu ALLAH yazandan yayınlayandan razı olsun .Ayşe hanım o yorumuyla sanki ALLAH akarşı gelmiş Rabbim kalbine iman nasip etsin çarşaf giyen kardeşlerime imrenerek bakıyorum bizdede o cesaret olabilse 14 yaşındaki kızımı hergün uyardığım halde başını kapattıramıyorum ne olur bizede dua edin Konya da öyle kızlar görüyorum ki başını horoz kafası gibi yapmış altı daracık kot pantolon inanın öyle daha dikkat çekiyorlar. RABBİM hepimizi ıslah etsin Konya dan cihana selam olsun

  7. Hayırlı akşamlar Çok güzel bir yazı olmuş Cahide Ablacım Abla diyorum çünkü bende kendimi bu aileden görmeye ve sizleride birer ablam kardeşim gibi görmeye başladımGeçen günkü soruma hepiniz çok güzel cevaplar yazmışsınız ancak bugün teşekkür edebbildim çocuklardan fazla pcye giremiyorumdaAma yazılarınız bana çok tesir etti birde ogün kanalın birinde tesadüfen namaz sohbeti yapan bi hoca hanımın (şu 4 şeyden birisiyseniz namaz kılmayabilirsinizDeliyseniz,kafirseniz,buluğa ermemişseniz ve hayvansanız) bunuda duya duymaz başladım Allhın izniyle.Allahım herkese nasip olsun inşaallah çook güzel bi duygu zaten namaz kılmadığım için içmde hep bi huzursuzluk vardı şimdi çok huzurluyum hepinizde Allah razı olsunBierde Cahide ablacım özel bişey soracaktım nasıl sorabilirim Hayırlı akşamlar

    1. Canım cevaplamam gereken mesajlarını mailime at kardeşim. cahidesultann@gmail.com

      1. Sorum geldimi acaba doğru yeremi göderdim bilmiyorum

  8. Mehtapabla says:

    Hayirli aksamlar Cahidem ve dostlarim.Ah cahidem öyle bir zamandayizki artik iffetli hanimlar o kadar azaldiki .Cok sükürki bir kac takdir ettigim hanim taniyorum.Etraf hanimdan baska her seye benzeyenlerle doldu tasti.Elimden geldigi kadar ölcülü olmaya calisiyorum fakat nerdeeee yazidaki bayanlar kadar olmam mümkünmü.Allahim senin hosnut olacagin gibi bir kul olmamizi nasip et.Amin.

  9. Allah razı olsun ablacım..

  10. gökkuşağı says:

    selamun aleykum kardesler.
    Siteyi epeydir takip ediyorum ancak ilk kez yaziyorum. Cahide hanim yine cok onemli bir konuya parmak basmissiniz. Biz bulundugumuz ilde bir hayir derneginde bayanlar yonetimindeyiz. Erkeklerle max duzeyde olcuyu muhafaza etmeye calisiyoruz hatta nerdeyse hic muhatap olmuyoruz. Ozellikle hayir isleri yaparken bayanlarin daha dikkkatli davranmasi gerekirken tam tersi oldukca serbest davrananlari gormek bizi cok uzuyor. Bu yazidan arkadaslarimi da haberdar ederek farkindaligimizi artirmayi dusunuyorum. Rabbim haramdan sakinma konusunda yardimcimiz olsun insallah.

  11. iffet…ne kadar güzel biryazı ALlah sizdende yazandan da razı olsun dikkatimi birşey çekti burada herzaman yapılageldiği gibi sadece kadının iffetini koruması söylenmiyor erkeğinde buna dikkat etmesi gerektiği vurgulanıyor .Her ne hikmetse kendine dindar diyen bazı erkekler eşleri konusunda pek bir gayretliler amma kendilerini Hz.yusuf sanıyor olmalılar ki hiç dikkat etmiyorlar.

  12. “Zeyd İbn Talha İbn Rükâne (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Her bir dinin kendine has bir ahlâkı vardır. İslâm’ın ahlâkı hayâdır.”(İbn Mace)
    “Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, iffetlerini korusunlar. Bu davranış onlar için daha iyidir. Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır. İnanan kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.” (Nur 24/30–31)
    Hz. Peygamber hayânın imandan bir şube olduğunu ve hayır, iyilik getireceğini söylemiştir.
    Allahu Teala; Ahzab süresinin 32. ayeti kerimesinde şöyle buyurmaktadır. “konuşurken tatlı sesle, edalı konuşmayınız. Kalbinde hastalık olan meyleder”
    “ O ülkelerin Halkı inansalar ve günahtan sakınsalardı, elbette onların üstüne gökten ve yerden nice bereket kapıları açardık, fakat yalanladılar, biz de ettikleri yüzünden onları yakalayıverdik. Yoksa o ülkenin halkı geceleyin kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?…” (Araf 7 /96-97)
    “El hayaü, hasenin. Velakinnisai ahsenü”
    Haya güzeldir. Fakat kadınlarda olursa daha güzeldir.
    “Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Edebsizlik ve çirkin söz girdiği şeyi çirkinleştirir. Hayâ ise girdiği şeyi güzelleştirir. (Tirmizi)
    iffet iffet iffet! Kadınlarda bir iffet yoksunluğu var lakin erkeklerde onları geçmiş…Çok acınası bir haldeyiz, genç kızlarımıza sorsak iffet nedir diye pek azı bilir ne olduğunu ve söyleyipte hayatına geçirmeyenlerde o kadar çok ki .. her yönüyle yaşanması gereken bir dinimz var hamdolsun.Lakin görüyoruz çevremizde bu dini kesip kesip makaslayıpta kendilerince bi şekil verip alın bunu yaşayın buda kurtarır diyen kimseler özellikle tv larda ve kulaktan dolma bilgiler…
    hz. Yusuf’ta ki bu haya duygusu beni bitiriyor.Kur’an-ımızda okuyoruz hayatlarını ve hissler çıkarıyoruz.İnanın kadınları kıskandırı edebiyle.Peygamberlerimizde ki bu özellik çok imrendiğim bir özellik.Ve yine Resulullah efendimiz (s.a.v) in hanımları,kızları hz Fatıma, hz. Aişe,hz. Hatice ve diğer annelerimizin bizler için örnek hayatları.İslam tarihini ve fıkıh kitaplarını okumak çok muhteşem bir duygu,insanın gönlü açılıyor ,genişliyor ve bir çok şey öğreniyoruz ufkumuz açılıyor.
    Ben öyle pek dışarı çıkmam işim yok yani haftada bir kaç kez ve kesinlikle ailemle çıkarım yanımda birisi bulunur.İffet duygusu çoğumuzda eksik…
    Cahide ablam biriciğim rabbim razı olsun bu paylaşımın için ve seni Efendimize ve ehline ashabına o güzel hanımlara komşu eylesin.Rabbim rızkınızı helalinden maddi manevi bolca versin.

  13. ülkemnur says:

    selamünaleyküm cahide ablacım İffet ne kadar derin bir konu değil mi bu zamanda iffeti düşünen insanların az olduğunu düşünüyorum bir zmanlar bende pek düşünmüyormuşum bu gün şöyle düşündüm de
    ben bundan yaklaşık 4 5 sene öncesine kadar Dr oetker de çalışıyordum tam 6 sene çalıştım hemde vardiyalı erkeklerle o kadar içli dışlı çalışıyorduk ki aman Allah ım affet beni ben çok şükür çıktım namaz kılmak yasak baş örtüsü yasak dini ve siyasi konular yasak vs vs ramazanda hiç unutmam toplantılar yapılırdı oruç tutmayın dikkatiniz dağılıyor vs gibi şeyler çok kızardım dinlemezdim orucumu tutardım ama namazlarım için üzülürdüm maaşı iyi diye katlanırdım zavallı ben hele bazı bayanlar vardı ki ben utanırdım yaptıklarından onların umru olmazdı rabbim ıslah etsin
    ben kurtuldum o ortamdan ama yakın arkadaşlarım devam ediyorlar evlendikten sonra çıktım daha düne kadar çalışmayı düşünüyordum ama yavrularıma kıyamıyorum onalrı başka ellere bırakmak vicdanımı rahtsız ediyor hele birde sizin yazılarınızı okudukça artık çalışmayı düşünmüyorum
    Elhamdülillah çocuklarımla eşimle huzurlu mutlu ven önemlisi Allah ı anarak anlatarak yaşamayı istiyorum zaman kısa iyi değerlendirmek lazım ben bu zamana kadar iyi değerlendiremedim bundan sonra inşAllah.

  14. Merhabalar Cahideciğim,
    Çarşamba günleri bizim sohbet günlerimiz. Söz verdiğim bir kitabı getirmeyide unutunca bu paylaşımın ilaç gibi geldi hemen çıktı aldım. Arkadaşlarla akşam paylaşıcam. Ellerine sağlık canım

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: