Natural Snow White Serum 30 ml Rice, Capparis, Arbutin, Red Orange, Vitamin B5 içerir. Lightening, brightening, whitening.

Leblebi Unlu Kek

Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: “Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.” Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır. (Bakara suresi: 120)

Selamun aleykum Rabbimin güzel kulları, canım kardeşlerim,

Cümlemiz için sağlıklı, bereketli, huzurlu, bol muhabbetli, bol ecirli bir hafta olur inşaAllah. Konuşulmayı, fark edilmeyi bekleyen konulardan birine kısaca değinmeye çalıştım. BURADAN okuyup fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

Özellikle son yazımdan sonra bazı haber siteleri ısrarla kendi sitelerinde yazar olmamı istiyorlar. Benim üzerimden reyting alacaklarını düşünüyorlar sanırım. Ben bunların hiç birisini kabul etmeyi düşünmüyorum. Çünkü benim kriterlerime uyan haber sitesi çok çok az. Onlardan da henüz teklif gelmedi…:)

Üstelikte ben bugüne kadar yazdığım hiç bir yazıyı reyting kaygısıyla yazmadım. Bu benim umurumda bile değil Elhamdulillah. Hele şöhret olmak gibi bir hevesim hiç yok. Ayrıca öyle kıyıda köşede yazmak bana göre değil. Ben ancak bizim sayfaya sığarım..:)

Leblebi helvasından sonra, leblebi kekini görünce, bayat ekmeklerde olduğu gibi bu hafta hep leblebili tarifler gelecek diye düşündünüz belki de. Bunu yapmayacağım merak etmeyin. Ama leblebili olmasa da, her zamanki gibi çok hoşunuza gidecek güzel tariflerimiz var.

Hani çarşıda gezerken, burnunuza gelen kavruk, sıcak leblebi kokusuna karşı gelemez, mutlaka bir kese kağıdı dolusu alırsınız, ilk sıcaklığı geçince gönlünüz de geçer ve zavallı leblebiler günler boyu çekmecelerde sürünür ya, işte o leblebiler daha fazla beklemesin. Çöpe de gitmesin. Siz onları robotta un haline getirin. Ya leblebi helvası yapın. Ya da bu tarifte olduğu gibi kekin içine ekleyiverin. Leblebiden kek olur mu hiç demeyin. Hem  Sıdıka’da yapmış. Çok da güzel olmuş 🙂 Aynen benim kekim de muhteşemdi.

Tarifimiz şöyle canlarım:

LEBLEBİ UNLU KEK
Malzemeler

  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 su bardağı leblebi tozu
  • 1 su bardağı normal un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 tatlı kaşığı vanilya
  • 1 portakal kabuğu rendesi
  • Üzeri için: Parça çikolata

Leblebili kek nasıl yapılır?

  • Yumurta ve şekeri çırpın
  • Un, leblebi unu ve kabartma tozu haricindeki malzemeleri ekleyip karıştırın.
  • Kalan malzemeleri de ekleyip çırpın.
  • Üzerine bıçakla doğranmış çikolatadan serpiştirin ve kürdanla hafifçe karıştırın.
  • Tereyağıyla yağlanmış ve unlanmış kek kalıbına döküp 170 derecelik fırına sürün. (Ben baton kek kalıbı kullandım.)
  • Ortalama 45 dakika ila 1 saat arası pişirip kürdan testi yapın.
  • Kürdan kuru çıkıyorsa kekiniz pişmiş demektir.
  • Hafif ılıdıktan sonra servis yapabilirsiniz.
  • Afiyet şifa olsun

Çiçeklere bayılırım bilirsiniz. Burada hemen her apartmanın önünde bulunan Yörük gelini çiçeği. Bu çiçeklerin adlarının “Yörük gelini” olduğunu Günnur Abla’dan öğrendim. Bizim apartmanın önünde de açmıştı. Hiç kaçırır mıyım? Hemen sizinle de paylaşmak istedim..:)

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. sesasi selvi says:

    çok güzel cahide bacım ellerine saglık
    senin en güzel haber sayfan burası gercekten tariften çok yazıları merak ederek sayfayı hergün 3 kere veya sürekli acık 🙂 durumda ne güzel söylemişsin sen bu sayfaya sıgarsın ve gönüllerimize …..
    Esbinal kardeşim Allah razı olsun senden ben ilk defa duydum çok etkilendim sağol var ol …

  2. UNUTTUM ESBİNAL BACI ALLAH RAZI OLSUN ONE GÜZEL KISSA YARABBİ HER BİRİMİZİ ONİNE GİBİ OLMAYI NASİP ET AMİN .OLAMASAKTA OYOLDA DAİM EYLE AMİN

  3. SELAMÜN ALEYKÜM CANIM BACIM NASILSIN YAZILARINLA YORUM YAZAN BACILARLA BUSAYFA HERŞEYE DEĞER BENCE RABBİM YOLUNUDAİMA AÇIK EYLESİN VEONAEMANETSİN

  4. sakın bır yere gıtme ablacıgım bız sensız ne yaparız.ablacıgım affına sıgınarak sana bır sorum olacak yıllARDIR İÇİMİ KEMİRİR DURUR DA KIMSEYE DANISAMAM EN DOGRUSUNU SEN BILIRSIN.ABLACIGIM BEN KAYINVALIDEMLE AYNI DAİREDE OTURMAKTAYIM .ama mesafelıyız cok sukur benım 5 yasında da bı oglum var .Kayınvalıdem cuma gunlerı ogluma sadaka verıyo soyle anlatım sabah okula gıderken cagırıyo al oglum 2 lıra bugun cuma sadakam olsun dıyo .uzak bır yere gıderken de yapıyo bunu yıllardır yapar ama dogrumudur bu hanı al oglum bugun cuma deyıp verse ammenna cocuk sevındırıyor derım ama sadaka deyınce içim ürperiyo bu yaptıgı dogru mu yoksa benım dusuncem mı yanlıs Allah rızası için beni dogru yolla yonelt.sadaka kıme verılır ınsan torununa bu sekılde verır mı ama durumu muz cok sukur kımseye muhtac olmayacak sekılde gecınırız cevabını beklıyorum ALLAH SİMDİDEN RAZI OLSUN

    1. Serpilciğim Rabbimiz sadakanın kimlere verileceğini bizlere bildirmiştir. Hadislerden de anladığımıza göre sadakanın kapsamı çok geniştir. Hatta bir güleryüz bile sadakadır.
      Sana (Allah yolunda) ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: Maldan harcadığınız şey, ebeveyn, yakınlar, yetimler, fakirler ve yolcular için olmalıdır. Şüphesiz Allah yapacağınız her hayrı bilir. (Bakara:215)

      Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
      “Bir kimsenin harcadığı paraların en değerlisi ailesinin ihtiyaçlarına harcadığı para, Allah yolunda cihâd etmek için beslediği atına harcadığı para ve bir de beraberce Allah yolunda cihâd ettiği arkadaşlarına sarfettiği paradır.” (Müslim, Zekât 38. Ayrıca bk. Tirmizî, Birr 42; İbni Mâce, Cihâd 4.)

      Kayınvaliden yanlış bir şey yapmıyor. Torununu güzel bir günde sevindirmek istiyor. Bunu verirken sadakam olsun demesine de fazla takılma bence. Büyüklerin değiştiremediğimiz alışkanlıkları olabiliyor.

      Fakat bazı insanlar, durumları iyi olduğu halde sadece kendi aile fertlerine, torunlarına verdiklerini sadaka olarak yeterli görüyorlar. Hatta zekatını bile vermeyenler var. Bu kesinlikle yanlış. Mümkün olduğu kadar tanıdığımız, bildiğimiz kişilere yardım etmeliyiz.
      Allah bizleri kendi rızası için verenlerden eylesin. Cimrilikten ve fakirlikten muhafaza etsin…

      1. COK SAVOL ABLACIGIM

        1. Kardesim bence kayinvaliden amellerin en güzelinden birini yapiyor,cocuk sevindirmek cok güzel bir sey…Yarin birgün cocugunuz da onu hayirla yad edecektir eminim..Bu da onun icin ahirette iyi ameller olarak gececektir…Bence vesveseye kapilmak yerine yarin birgün sizde torunlariniz oldugunda ayni seyi yapmaya calisin ;)) Benim sahsen cok hosuma gitti bu davranisi…Tuttum yani :))

          1. Saliha Yildiz says:

            Kayinvaliden cift sevap kazaniyor Serpil kardesim, hem sadaka verme sevabi, hemde sadaka verirken yakinini tercih etme sevabi. Cahide kardesiminde dedigi gibi gerisine aldirma.

    2. Serpil kardeşim benim kayınvalidem de başına bir musibet geldiğinde başından ekmek ve tuz çevirip verirdi…mahallemizdeki dul ve yaşlı teyze vefat edince( namaz kıldığım içinmiş) bana verdi bir iki kere (Elhamdülillah ihtiyacımız olduğundan değil) önceleri gücüme gitmişti ,kırmak istemedim bi daha başına bir şey gelmesin de bana vermesin diye dua ettim 🙂 Sadaka saraydan çıkmaz der kendisi …Cahidenin de dediği gibi büyüklerin değiştiremediğimiz alışkanlıkları var … Belki için rahatlar diye yazdım …yanlız değilsin 😉

      1. Cahidecim ben dedikodu mu yapmış oldum ? Kalbim acıdı da ?
        Off Allahım ne olacak benim bu halim ? Objektif bakamadım , sen bunu da sil gülüm en iyisi …Çatlak testiden sızanlar bunlar 🙁 Birileri bilecek öğrenecekte ne olacak sanki …İmtihan benim imtihanım …Allah affetsin beni …

        1. Ben bunu hiç dedikodu gibi algılamadım. Ben de çatlağım galiba 🙂 Hem sen komşu teyzeye kötü bir şey söylememişsin ki…

  5. S.A ABLACIM VE DİĞER MÜMİNE ABLALARIM KARDEŞLERİM MAŞLLAH ÇOK GÜZEL BİR TARİF @esbinal HN YAZISINI OKUDUM GERÇEKTEN ÇOK BEĞENDİM MAŞLLAH DİYORUM BUNU BİLMEK BİLE BÜYÜK BİR MARİFET ZATEN BU SAYFADA Bİ SÜRÜ MAHİRE HANIMLAR VAR BEN KENDİMİ FENA ÇAYLAK ZANNEİYORUM 🙂 NEYSE HAFTA SONU BEN HELVAYI YAPTIM ABLA AMA BENİM A LEBLEBİM AZ GELDİ YADA YAĞIM FAZLA ANLAMADIM BİR TÜRLÜ SENİNKİ GİBİ OLMADI SİMSİYAH OLDU 🙂 LEBLEBİLERDE FAZLA UFALANMAMIŞ AMA YİNEDE HARİKA OLDU BİZ GÜRCÜLER MISIR UNU HELVASI YAPARIZ TIPKI ONUN TADINDA VE TİPİNDE OLDU EŞİM BEĞENDİ İÇİNDE FINDIK VAR ZANNETTİ VE FİKİR VERDİ FINDIK KOYARSAN DAHA GÜZEL OLUR DİYE :)) ŞİMDİ SIRADA BU KEK VAR İNŞ BECEREBİLİRİM . SAYENDE ADIM GURMEYE ÇIKTI ABLA AMA BİLMİYORLARKİ KAYNAĞIM SENSİN HELAL ET HAKKINI YAKINLARIMA SÖYLÜYORUM AMA YAKIN OLMAYANLARADA SÖYLEMİYORUM SENİ 🙂 EN GÜZELE EMANETSİN ABLACIM

    1. Acaba çok mu kavurdun? Çünkü leblebi kavruk olduğu için fazla kavurmaya gerek yok.

      1. Cahide abla benim helvada sanki yağdan mı neden bilemedim çok cıvık oldu un takviyesi yaptım…ama tadı güzeldi😋

  6. leyla öztürk says:

    canım benim hakkında hayırlı olanı rabbim nasip etsin benim fikrim burdan yazmaya devam

  7. Ooooo sizin oaralarda cicekler acmis bile ablam..Ne güzel insanin baktikca ici aciliyor ..:Burda yani almanyada bu sabah bile daha kar yagdi..Bu yil kara doyduk anlayacagin,artik yaz gelsin istiyorum..cocuklarda evde iyice sıkılmaya basladi….
    Tarif icin sidika kardesimizin de ellerine saglik,cok güzel fikir…Yazin izinden döndügümüzde aldigimiz leblebileri degerlendiririz artik…
    dua ile…

  8. Hayırlı haftalar olsun bacılarım.
    Esbihal bacım ne güzel bir yazıydı öyle bir solukta okudum ama RABBİM okuduklarıyla amel etmeyi nasip eylesin. Cahide bacım şu dört çocuk annesi kadınların diyete ihtiyacı yok onlar doğurdukça güzelleşir dedin ya daha önce fethettiğin kalbimi tekrar tekrar fethettin :-)) Hepinizden de ALLAH RAZI OLSUN.

    1. esbinal says:

      🙂 sendemi ben gibi güzelleşenlerdensin yoksa 😉

  9. abla bu cicegi izninle kendi ustume alıyorum zira ben hem yoruk kızıyım hem yoruk geliniyim

  10. serbil can says:

    Kavak ağaçlarına sanki beyaz sprey püskürtülmüş. yazım yarım gelmiş. ALLAHA EMANET OLUN

  11. serbil can says:

    Selamun Aleyküm , iyi haftalar diliyorum.Haftasonu gelmesin istiyrum. O iki günde bile sizleri çok özlüyorum .Rabbime adım adım yaklaşmaya çalışırken sizufulerden feyz alıyorum.Esbinal’in yazısından etkilenmemek mümkün değil ,bu nasıl bir hikmet.Rabbim o lütufu bizede verir inşallah.Oralara bahar gelmiş , burada her taraf bembeyaz.Kavak ağaçlarına san

  12. Ellerine sağlık canımcım …Şu bayat ekmek çalışmaları bende halâ bitmedi bilmiş olasın 😉 Ar-ge ‘lerim devam ediyor …

    1. Merakla beklemekteyim..:)

  13. hak için sen devam et biz seni takipteyiz daha çok şeyler öğreneceğiz senden

  14. s.a. cahide ablam ellerine sağlık kek çok güzel görünüyor deniycem.leblebileri değerlendirmek sıradışı asla aklıma gelmezdi..bayat ekmekli çorbayı ve köfteyi yaptım müthiş oldu herkese tavsiye ediyorum….

  15. selamun aleykum bacılarım, hayırlı haftalar olur inşallah leblebi tozu çocukluğuma götürdü beni cahide hanım ALLAH SİZDEN VE SİZİN GİBİ İNSANLARDAN RAZI OLSUN.yetur blogundan tanıdım sizi şimdi her gün bakmadan yapamıyorum hani diyorlarya bağımlılık yapıyor ,aynen öyle yazılarınızda harika, blogdaki kardeşlerimide ALLAH için çok seviyorum ,tabiki cahide hanım sizide ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN AMİN

  16. Sevdenur91 says:

    hayırlı sabahhhlaaarrr 😀 selamün aleyküm canlarım ciğerlerim.Canım ablam ellerine sağlık neffiiisssss gözüküyor leblebi de yok ki inan özellikle leblebi alasımn var benim gidip bu keke bayıldım şu görüntüsü varya herşeye değer 😀 bir haftaboyu gelse leblebili tarifler ben hazır ve nazırım her zaman ki gibi 😀
    güzel ve yepyeni bir haftaya daha başladık hadin cümlemize hayırlı olsun 😀
    hayırlar getirsin,en sevdiğiniz beklediğiniz güzel haberler gelsin.şöyle bol bereketli bir hafta olur inş.
    Ah canım ablam aynen öyle işte sen ne dersen de karşında ki ne bağlı kavrayıp kavrayamamak…:( sen üzerine düşeni layıkıyla yapıyorsun,anlamazsa bide kendini üzdüğünle kalıyorsun üstelik…amaan canımm herkesin paşa gönlü bilir 😀 doğru ortada yanlış ortada işte,herşey ayan beyan ortada.
    şu verdiğin ayet ve hadisler varya canımın içii beni benden alıyor…
    teklif gelir tabii geç bile kaldılar hıhh 😀 burda böyle kıymetli inci tanesi bi ablam var yeni mi farkettiler , olmadı yani 🙂 sen bilirsin can parem lakin eğer uygun değilse kriterlerine kalsın boşver .onların çıkarları için reytingleri için kendini feda edicek ablam yok benim.
    canlarıııımmmmm rabbim gönlünüze göre herşeyin hayırlısını versin, size kıyamam ben ,rızkınız maddi manevi helalinden bolca olsun inş. rabbimizin hazinesi geniş isteklede bitmez vermeklede bitmez.sağlığınız sıhhatiniz bol ömrünüz hayırlı ve uzun olsun, çoluk çocuğunuz salih ve saliha evlatlardan olsun inş.,zorunuz kolay olsun, her daim bir çıkış kapısı göstersin Allah’ımız,bizi nefsimize bırakmasın,kafire karşı bize yardım etsin,tüm dünyadaki ehli islama, kardeşlerimize yardım etsin.

    1. Amiiin ! Allah razı olsun güzel gönüllü kuzum benim …

      1. Sevdenur91 says:

        kurban oluruuuumm Jale ablam benim cümlemizden… 🙂

  17. SELAMUN ALEYKUM bu siteyi takip eden herkese iyi veya kötü düşünenlerede ALLAH ın rahmeti geniştir. Cahide kardeşim diyorum benim kızkardeşim olurmusun seni ALLAH için sevdim benim kızkardeşim yok bende sizin siteniz bağımlılık yaptı vakit buldummu bilgisayarın başındayım yazık anneciğim kızar bana hiç işingücün yokmu diye beni soranada bir kadın varmış öyle onunla konuşur der keşke seni tanısaydı ha bu arada sevgili hemşehrim MÜBERRA nerelerde özledik sesi çıkmıyor hasta filan değildir inşaallah Konyadan 2 Ayşe yiz herhalde hepinizi çok seviyorum ALLAH a emanet olun KONYA dan selam olsun değişik konularda yazmaya devam edin destekçiyiz

    1. Ben sizleri hep kardeşim, ablam olarak görüyorum zaten Ayşeciğim. Hiç başka türlü düşünmedim ki…

  18. gülaykahvekeyfi says:

    ne kadar güzel bir çiçek bu bu taraflarda adı nedir ki saksıda yetişir mi bence sen yerinde ağırsın zaten yazıların bir şekilde yayılıyor sen bizimsin bizim kal

    1. Gülayım diğer adını bulamadım. Saksıda yetişir belki ama çok yer kaplar. Çünkü çalı gibi bir görüntüsü var. Burada daha çok park ve apartman önlerinde oluyor. Bu çiçeklerin açması baharın habercisi sayılırmış.

      1. Kadriye Sarı says:

        Bizim buralarda yani Ödemiş te bahar dalı denir.

    2. Sevdenur91 says:

      aynen bende çok beğendim bu çiçeği 🙂 ilkin ağaç zannettim :/ ellerine sağlık ablacım her zaman beklerim bu güzelliklerin devamını…

  19. esbinal says:

    Leblebi unlu KEK … yine yeni bir tarif yine yeni bir tuzak 🙂 un değil leblebi unu… Ahhh cahide hanım ahh . basmışın şekeri basmışın çikolatayı ne yapmaya çalışıyon anlamadım ki :p zaten klasik türk hatunuyum. Ben diyet yapmaya çalıştıktıkça yine kafam karıştı :S yine kandırdın beni şeker :@

    1. 4 çocuklu kadınların diyete ihtiyacı olmaz. Çünkü doğurdukça güzelleşir kadınlar 😉

  20. “Söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır” sözünü son günlerde daha iyi idrak ettim. Ben hâlâ hakaret hatta tehdit içeren yorum ve mailler alıyorum. Benim Allah rızası için çalışan ve gerçekten faydalı işler yapan kardeşlerime lafım yok. Ne demek istediğimi anlayan anladı…

    1. Aman Allahim bayildim bu ciceklere vede cok imrendim almanyada hala kar kis cok tesekkurler paylasiminiz icin..
      ”Soylediklerin karsindakinin anlayabildigi kadardir” cok dogru bu soz bu durumla ben sık karsilasirim bazilari anlamak istedigini anlar malesef kendimi duvara konusuyomus gibi hissederim.
      Haber sitelerinde yazmaya gelince, bence siz hep kendi sitenizde kalin selam ve sevgiler..

    2. esbinal says:

      Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah, sevdiği ve kendisini seven müminlere karşı alçak gönüllü (şefkatli), kâfirlere karşı onurlu ve zorlu bir toplum getirecektir. (Bunlar) Allah yolunda cihad ederler ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar (hiçbir kimsenin kınamasına aldırmazlar). Bu, Allah’ın, dilediğine verdiği lütfudur. Allah’ın lütfu ve ilmi geniştir. (MAİDE SURESİ 54)

      Büyük veli, ilim ve irfan bahçesinin serveri, mâna yolunun yüce kahramanı Abdullah bin Mübarek Hazretlerinin bizzat başından geçen bir hâdise var ki, ibretle okunmasında fayda olduğu inancındayız. Abdullah bin Mübarek hac yapmak için yola çıkmıştır. Hac yaptıktan sonra Medine–i Münevvere’de Kâinatın Efendisi’nin kabrini ziyaret edecektir. Yolculukları sırasında, tenha ve ıssız bir mahalden geçerken ihtiyar bir kadınla karşılaşır. İhtiyar bir kadının bu tenha yerde tek başına bulunması Abdullah bin Mübarek’in merakını celbeder. İhtiyar kadının üzerinde yünden bir hırka, başında da yünden büyükçe bir başörtüsü bulunmaktadır. Abdullah bin Mübarek:
      “Esselâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekatüh!” diyerek selâm verir. İhtiyar kadın bu selâma:
      “Onlara merhametli Rabb’in söylediği selâm vardır.” Mealindeki Yasin sûresinin (36/58) âyet–i kerimesi ile cevap verir.
      “Allah iyiliğini versin nine, bu ıssız yerde tek başına ne işin var?”
      Nine:”Allah kimi şaşırtırsa, artık onun için yol gösteren yoktur. Ve onları azgınlıkları içinde şaşkın olarak bırakır.” der.
      Abdullah bin Mübarek, ninenin bu soruya da A’raf sûresi (7/186) ile verdiği cevaptan anladı ki, bu ihtiyar kadın yolunu kaybetmiş, ne yöne gideceğini bilmemektedir. Abdullah bin Mübarek sorar:
      “Ey nine! Nereye gitmek istiyorsun?”
      “Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye, kulunu Mescid–i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid–i Aksa’ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir. O, gerçekten işitendir, görendir.”
      Abdullah bin Mübarek der ki: İsra sûresinin bu âyetini (17/1) okuyunca anladım ki, nine haccını yapmış, Kudüs’e gitmek için yola çıkmış; ama yolunu kaybetmiştir. Nineye sordum:
      “Yolunu kaybedeli kaç gün oldu?”
      “O, Rabbim! dedi, bana bir işaret ver. Allah: Sana işaret, sapasağlam olduğun hâlde üç gün insanlarla konuşamamandır, buyurdu.” (Meryem, 19/10)
      Bu âyet–i kerimeden de anladım ki, nine üç gündür yolunu kaybetmiştir. Baktım, yanında ne yiyecek, ne de içecek bir şey var. Ona sordum:
      “Yanında yiyecek, içecek bir şey göremiyorum, ne yapıyorsun?”
      “Beni yedirenden içiren de O’dur.” (Şuara, 26/79)
      “Nasıl abdest alıyorsun?” diye sorduğumda bana Nisa sûresi ile cevap verdi:
      “…su bulamamışsanız o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin. Yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz Allah çok affedici ve bağışlayıcıdır.” (Nisa, 4/43)
      Nine sorduğum her soruya bir Kur’an âyet–i ile cevap veriyordu. Şaşkınlık ve hayranlığı birlikte yaşıyordum. Nineye dedim ki:
      “Sen acıkmışsındır. Yanımda yiyecek var, sana vereyim de karnını doyur.” Nine yine âyet–i kerime ile cevap verdi:
      “…sonra akşama kadar orucu tamamlayın…” (Bakara, 2/187)
      “Ey nine! Bu ay ramazan ayı değil ki!” dedim. Bana:
      “Şüphe yok ki, Safa ile Merve Allah’ın koyduğu nişanlardandır. Her kim Beytullah’ı ziyaret eder veya umre yaparsa, onları tavaf etmesinde kendisine bir günah yoktur. Her kim gönüllü olarak bir iyilik yaparsa, şüphesiz Allah kabul eder ve (yapılanı) hakkıyla bilir.” (Bakara, 2/158)
      “Seferde mü’minlere oruç tutmama ruhsatı verilmiştir.” dedim.
      “Sayılı günlerde olmak üzere… Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa, (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder. (İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.” (Bakara, 2/184)
      Nine ile karşılaştığım andan itibaren her ne sorduysam bir Kur’an âyeti ile cevap verdi. Ona bunun sebebini sordum:
      “İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın.” (Kaf, 50/18) Nine beni hayretlere düşürmüştü:
      “Ey nine! Sen kimlerdensin?”
      “Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.” (İsra, 17/36)
      Nine bu âyet–i kerime ile beni ikaz ediyordu, seni ilgilendirmeyen şeyi niçin merak ediyorsun, diyordu. Ben de yaptığım yanlışı anlayarak ondan özür diledim:
      “Hata yaptım, beni bağışla, hakkını helâl et.”
      “Dedi ki: Bugün sizi kınamak yok, Allah sizi affetsin! O, merhametlilerin en merhametlisidir.” (Yûsuf, 12/92)
      “Ey nine! Seni deveme bindirip, kafilene yetiştireyim.”
      “…Ne hayır işlerseniz Allah onu bilir. (Ey mü’minler âhiret için) azık edinin. Bilin ki azığın en hayırlısı takvadır. Ey akıl sahipleri! Benden sakının.” (Bakara, 2/197) Anladım ki, nine bu teklifimi kabul etmişti. Hemen devemi ıhtırdım, nine deveye binerken şu âyet–i kerimeyi okudu:
      “Mü’min erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.” (Nur, 24/30)
      Ninenin uyarısı ile devenin yanından uzaklaştım. Ben uzaklaştım, nine tam deveye binecekken deve ondan kaçmış, nine yere düşmüştü. Bu sebeple elbisesi yırtılmıştı. Nine bu duruma da Şûra sûresinden okuyarak açıklama getirdi:
      “Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. (Bununla beraber) Allah çoğunu affeder.” (Şûra, 42/30) Deveyi yakalamak için harekete geçince: “Şimdi deveyi yakalarım, az sabret.” dedim.
      Nine:”Böylece bunu (bu fetvayı) Süleyman’a biz anlatmıştık. Biz, onların her birine hüküm (hükümdarlık, peygamberlik) ve ilim verdik. Kuşları ve tesbih eden dağları da Davud’a boyun eğdik. (Bunları) biz yapmaktayız.” (Enbiya, 21/79) Nine âyet–i kerimeyi okuyup bittirdiğinde ben de deveyi tutup bağladım ve: “Hadi deveye bin.” dedim. Nine deveye bindi ve şu âyet–i kerimeyi okudu:
      “Böylece onların sırtına binip üzerlerine yerleşince, Rabbinizin nimetini anarak: Bunu bizim hizmetimize vereni tesbih ve takdis ederiz, yoksa biz bunlara güç yetiremezdik, diyesiniz.” (Zuhruf, 43/13)
      Devenin yularını elime aldım ve yola koyulduk. Bağırdım ve yürüyüşümüzü hızlandırdım. O zaman ninenin sesi duyuldu:
      “Yürüyüşünde tabiî ol, sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.” (Lokman, 31/19) İkaz ve uyarıyı almıştım, bağırmayı bıraktım yavaşladım, alçak sesle şiir okumaya başladım. Yine ninenin ikazı geldi:
      “…Artık Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun…” (Müzzemmil, 73/20) Bu nine, ne mübarek bir kadın diye düşündüm. Kur’an’ı öyle bir hıfzetmişti ki, ne ile karşılaşsa, hemen ona Kur’an’dan bir cevap veriyordu. Nineye dedim ki:
      “Ey nine! Sana çok hayır verilmiştir.” Nine yine cevap vermekte gecikmedi:
      “Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verirse, ona pek çok hayır verilmiş demektir. Ancak akıl sahipleri düşünüp ibret alırlar.” (Bakara, 2/269)
      Yolumuza devam ediyorduk ki, ninenin ailesi hakkında birtakım bilgiler öğrenmek istedim:
      “Ey nine! Efendin var mı?” dedim:
      “Ey iman edenler! Açıklanırsa hoşunuza gitmeyecek olan şeyleri sormayın…” (Maide, 5/101) Bundan sonra nineye bir şey sormadım, konuşmadım da. Yolumuza devam ettik ve nihayet ninenin kafilesine yetiştik.
      “Ey nine! İşte kafileye yetiştik. Bu kafilede yakının olarak kimin var?”
      “Servet ve oğullar, dünya hayatının süsüdür; ölümsüz olan iyi işler ise, Rabbinin nezdinde hem sevapça daha hayırlı, hem de ümit bağlamaya daha lâyıktır.” (Kehf, 18/46)
      Anladım ki bu kafilede ninenin oğulları vardır. Nineye sordum:
      “Oğullarının kafilede görevleri var mı?”
      “Daha nice alâmetler (yarattı). Onlar, yıldızlarla da yollarını doğrulturlar.” (Nahl, 16/16) Ninenin bu cevabından anladım ki, onun oğulları bu kafilede kılavuzluk yapıyorlar.
      Kafile konaklamış çadırlarını kurmuştu. Çadırları göstererek dedim ki: “Senin oğulların çadırların içinde midir?”
      “İşlerinde doğru olarak kendini Allah’a veren ve İbrahim’in, Allah’ı bir tanıyan dinine tâbi olan kimseden dince daha güzel kim vardır? Allah İbrahim’i dost edinmiştir.” (Nisa, 4/125)
      Anladım ki, ninenin oğlunun adı İbrahim’dir. Nine yine devam etti:
      “Bir kısım peygamberleri sana daha önce anlattık, bir kısmını ise sana anlatmadık. Ve Allah Musa ile gerçekten konuştu.” (Nisa, 4/164)
      Ninenin ikinci oğlunun da adının Musa olduğu anlaşıldı. Nine okumaya devam ediyordu:
      “Ey Yahya! Kitab’a var gücünle sarıl! Ve henüz sabi iken ona (ilim ve) hikmet verdik.” (Meryem, 19/12)
      Ninenin okuduğu âyetlerden anladım ki, bu kafilede ihtiyar kadının üç tane evlâdı bulunmaktadır. Ben de onların adları ile çadırlara doğru seslendim:
      “Ey İbrahim! Ey Musa! Ey Yahya!” Seslenmemden kısa zaman sonra çadırlardan üç genç çıkarak bize doğru geldi. Gençler yanımıza geldikten sonra nine yine okumaya devam etti:
      “…Şimdi siz, içinizden birini şu gümüş paranızla şehre gönderin de, baksın, hangi yiyeceği daha temiz ise, size ondan erzak getirsin…” (Kehf, 18/19)
      Gençlerden bir tanesi yanımızdan ayrıldı, çadırlara doğru gitti. Kısa süre sonra eli kolu dolu olarak döndü. Getirdiği yiyecekleri annesinin önüne koydu. İhtiyar kadın devam etti:
      “Geçmiş günlerde işlediklerinize (iyi amellerinize) karşılık, afiyetle yeyin, için.” (Hâkka, 69/24) Ben yemeğe yanaşmadım. Kadının oğullarına dönerek dedim ki:
      “Siz annenizin hâl ve durumunu bana haber vermezseniz, şu önümdeki yemek bana haram olsun.” Bunun üzerine ihtiyar kadının oğulları dediler ki:
      “Bu kadın, bizim anamızdır, Rahman olan Allahu Teâlâ’ya karşı bir hataya düşme korkusu sebebiyle uzun zamandan beri ağzından Kur’an âyetlerinden başka bir söz çıkmamıştır.” Kadının oğullarından bunu duyduktan sonra bende bir âyet–i kerime ile onlara cevap verdim:
      “Bu, Allah’ın lütufudur. Onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.” (Cuma, 62/4). 😉

      1. Aslında bu kadar uzun yorumları yayınlamıyorum ama bu Hadise beni o kadar etkiler ki, bilmeyenlerde okusun istedim. Allah razı olsun canım benim.

        1. Ben bilmiyordum mesela. İyi ki yazmış esbinal. Allah razı olsun.

          Gerçekten çok etkilendim, derler ya tüylerim dike diken oldu diye. Aynen öyle…

          Hey kurban olduğum Allah’ım, bizim bu Senden uzak neslimizden de böyle nineler çıkmasını nasip etsen keşke…

          1. Saliha Yildiz says:

            Tüm kalbimle amiiin diyorum. Rabbim sen yavrularimizdan ve neslimizden her sözünü Kur’an’dan ayetlerle süsleyen, hayatini onlarla sekillendiren kisiler cikar. Amiiin.

        2. esbinal says:

          rabbim sizdende razı olsun ablacım

          1. Saliha Yildiz says:

            Allah razi olsun paylasimin icin Esbinal kardesim, cok etkileyici bir yaziydi. Ayrica cokda imrendirici..

      2. Paylasim icin tesekkürler esbinal,
        bu hadiseyi bende okumustum ve cok etkilenmistim.
        Ninenin her soruya bir ayetle cevap vermesi beni cok etkilemisti.

      3. bende bu hikayeden çok etkilenmiştim hatırlattığın için teşkür bu arada dünkü yanlış anlaşılma için senden helallik istiyorum esbinal…….

        1. esbinal says:

          estağfirullah canım kardeşim. 🙂

      4. aspasya11 says:

        çok güzel bir yazı.. çok güzel bir tarif..çok güzel bir çiçek..paylaşımınız için çok teşekkürler..ben yörük kızı ama karaçay geliniyim..belki bizimde çiçeğimiz vardır bir yerlerde..

    3. abla benim mailimi de aldınm mı?

      1. Aldım ama henüz cevaplayamadım canım:(

    4. leyla öztürk says:

      selamın aleyküm cahidecim nasılsın tarifler ve seçtiğin konu harika olmuş insanlarımız neden kin besliyor oyazı hakkında bende yorumda bulunmuştum söylediklerine karşı değildim bizler seni hep tatlı dilli olarak bildiğimiz için biraz sert görünce şahsım adına haddim olmayarak uyarmak istedimiştim seni çok seviyorum 5 bacımın 6 ıncısı oldun inşaALLAH BİR GÜN TANIŞMAK DİLEĞİYLE uzatıpta hakaret ve tehdit mailleri atanlar hesap günü var

Like
Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: