Yağmur…

Dün günlük güneşlik bir hava vardı buralarda. Birden bastıran yağmurun sesi önce ürkütücü geldi bana. Sonra nasılsa yağmurun sesi kesildi kulağımda. Sanki kendi iç dünyamdaki sesler yağmurun sesini bastırmıştı… Yağmur yağarken dua etmeyi çok severim. Bu yüzden yağmur hiç dinmesin isterim.

Yol kenarından hızla akıp giden yağmur suları, hayata dair çirkinlikleri, şeytanlaşmış insanların kötülüklerini de alıp götürür mü diye düşünmeden edemem…

İç dünyam yine çok gürültülüydü dün… Bana yansıyan hayat hikayeleri, acılarla dolu yaşanmışlıklar, örselenmiş, yaralanmış, yitirilmiş masumluklar… Hem de en yakını tarafından, babası, amcası tarafından… teyze oğlu, dayı oğlu… Akraba mı denir onlara, akrep mi, akbaba mı…İnsan mı denir onlara…

“Anne öğretmen beni oğlanın tekinin yanına oturtmak istiyor” dedi kızım. “Ben bir erkeğin yanına oturmam” dedim öğretmene. Öğretmen “Kız erkek ne farkeder, hepiniz kardeşsiniz” diyor. Hem “halk oyunlarına da katılmam” dedim. “Bir erkeğin elini tutamam ben. Annem de izin vermez zaten”,  “Oofff sende!” demiş öğretmen, “annen de hiçbir şeye izin vermiyor. Ne olur bir erkeğin elini tutsan sanki?” DEVAMINI OKU>>>

Bayat Ekmek Tatlısı

Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir taraftan yardım göremeyeceği günden sakının.Bakara suresi: 123

Bayat ekmekli tarifleri yayınlarken en çok sorulan tarif, bayat ekmek tatlısıydı. Ve beklenen tarif Jale Hanım’dan geldi 🙂

Bu ara tatlı yememek için azami uğraş verirken, bu tarif bütün çabalarımı sekteye uğrattı..:(

Kimilerine göre Kıbrıs tatlısı, kimilerine göre Rum tatlısı… Fakat tarif orjinal ve Jale’ye ait olduğu için, bizde ki adı: Jale’nin ekmek tatlısı 😉  DEVAMINI OKU>>>

İffet’in 19 İnceliği…

Hayran kaldığım bir yazı. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum…

*************

İFFETİN 19 İNCELİĞİ…

Kur’an-ı Kerim, yaşadığımız her olayda bize bir rehberdir. O olaylara iman ve ihlâsla nasıl bir ruh kazandırılacağını, güzel ahlâkla onlara nasıl bir elbise biçileceğini, biz, mucizevî bir nazma sahip olan Kur’an-ı Kerim’den öğrenmekteyiz.

Kur’an-ı Kerim, iffetin de yol ve yöntemini bize bildirmekte. Kasas Sûresi’nin 23. ayetinden 28. ayetine kadar hanımlara ve erkeklere iffetin 19 inceliğini öğreterek birbirlerine karşı nasıl iffetli davranacaklarını tarif etmektedir.
Kur’an-ı Kerim’in Kasas Suresi’nin 23. ayeti ile başlayıp 28. ayetiyle biten bölüm mealen şöyledir:

(Musa) Medyen suyunun başına varınca, oranın halkından bir topluluğu, hayvanlarını sularken buldu. Onların gerisinde ise, hayvanlarını suya gitmekten alıkoyan iki hanım gördü. Onlara: “Bu hâliniz nedir“, diye sordu. Dediler ki: “Çobanlar çekilmeden biz hayvanlarımızı sulamayız; babamız ise çok yaşlıdır (gelip hayvanları sulayacak hâli yoktur)”. Musa onların hayvanlarını suladı, sonra bir gölgeye çekildi. “Ey Rabb’im”, dedi. “Bana ihsan edeceğin her hayra muhtacım.”

Derken, o iki hanımdan birisi istihya üzere (utana utana, mahcup) bir yürüyüşle geldi. “Hayvanlarımızı sulamanın karşılığını vermek üzere babam seni çağırıyor”, dedi. Musa gelip başından geçenleri onların babalarına anlattı. Babaları da Musa’ya; “Korkma”, dedi. “Artık o zalimler güruhundan kurtuldun.” O hanımlardan biri şöyle dedi: “Babacığım, onu ücretle (çoban) tut! Şüphesiz, ücretle istihdam ettiğin en iyi kimse, güçlü ve güvenilir kimsedir.

Babaları (Musa’ya) dedi ki: “Sekiz sene bana çalışman şartıyla şu kızlarımdan birini sana nikâh etmek isterim. On yıla tamamlarsan, o da senin bir lütfun olur. Ben sana güçlük çıkarmak istemem. Beni inşallah salih kimselerden bulacaksın.” Musa: “Bu seninle benim aramda bir anlaşmadır, dedi. İki müddetten herhangi birini tamamladıktan sonra, artık bir çekişme olmayacak ve daha fazlası benden istenmeyecektir.” Söylediklerimizi Allah görüp gözeticidir. (Kasas suresi-23-28) DEVAMINI OKU>>>

Kahvaltılık Ispanaklı Ekmek Pizzası

Selamun aleykum kardeşlerim,

Selam olsun sayfamızı yorumlarıyla veya uzaktan bakmalarıyla güzelleştirenlere, beğenenlere, beğenmeyenlere, Cahide’yi sevmem ama, yorumları okumadan duramam diyenlere, tek tarif için veya yalnızca yazılar için uğrayanlara, payına düşeni alıp kaçanlara, öyle veya böyle bizden ayrılamayanlara selam olsun…

Ben “İmansız mıyım acaba?” diye soran  kardeşime cevap olacak ayetler BURADA!

Bugün bir farklılık yapıp ilk resmin bir çiçek resmi olmasını istedim. Bu çiçeği henüz açmamış haliyle pazardan aldım. Evimde açması, hergün onu gözlemlemek çok hoşuma gidiyor. Hele desenlerine, renklerine bakıp tefekkür etmek bambaşka bir duygu. Çiçeğim sizlere hediyem olsun canlarım. DEVAMINI OKU>>>

Allah Affeder Ama…

Bir kardeşim, sanırım ibadet etmeyi bıraktığı için bana şöyle sormuş:“Acaba ben imansız mıyım, Allah beni affeder mi?” 

Zümer suresinde bizi muştulandıran enfes bir ayet var:

“De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.”(Zümer:53)

Bu ayeti okuyup öğrendikten sonra, artık ne yaparsak yapalım Allah bizi affeder moduna mı girmeliyiz? Bakalım Rabbimiz devamında ne buyuruyor:

“Size azap gelip çatmadan önce Rabbinize dönün, O’na teslim olun, sonra size yardım edilmez.”(Zümer:54)  

Nasıl Rabbimize dönmeliyiz?in cevabı da var elbet:

“Siz farkında olmadan, ansızın başınıza azap gelmezden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline (Kur’an’a) tâbi olun.”(Zümer:55)

İşte düğümün çözüldüğü yer burası. Kur’an’a tabi olmak, Kur’an’la yaşamak, İslam-ı kendimize uydurmak değil, kendi yaşantımızı İslam’a uydurmak. Bahanelerin ardına sığınmadan samimiyetle KUL olabilmek… DEVAMINI OKU>>>

Leblebi Unlu Kek

Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: “Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.” Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır. (Bakara suresi: 120)

Selamun aleykum Rabbimin güzel kulları, canım kardeşlerim,

Cümlemiz için sağlıklı, bereketli, huzurlu, bol muhabbetli, bol ecirli bir hafta olur inşaAllah. Konuşulmayı, fark edilmeyi bekleyen konulardan birine kısaca değinmeye çalıştım. BURADAN okuyup fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

Özellikle son yazımdan sonra bazı haber siteleri ısrarla kendi sitelerinde yazar olmamı istiyorlar. Benim üzerimden reyting alacaklarını düşünüyorlar sanırım. Ben bunların hiç birisini kabul etmeyi düşünmüyorum. Çünkü benim kriterlerime uyan haber sitesi çok çok az. Onlardan da henüz teklif gelmedi…:)

Üstelikte ben bugüne kadar yazdığım hiç bir yazıyı reyting kaygısıyla yazmadım. Bu benim umurumda bile değil Elhamdulillah. Hele şöhret olmak gibi bir hevesim hiç yok. Ayrıca öyle kıyıda köşede yazmak bana göre değil. Ben ancak bizim sayfaya sığarım..:) DEVAMINI OKU>>>

Tacize Uğrayan Çocuklar

Özel yorumların, maillerin, face mesajlarının, çoğuna cevap veremiyorum malum. Yorumlara üstün körü, kısacık cevaplar veriyorum. Hiç bilgim olmayan konularda ise susmayı tercih ediyorum. Son zamanda bazı kardeşlerim, soru soran kardeşlerimize,  hayran kaldığım cevaplar  veriyorlar.  Hani “Sana nasıl yardımcı olabilirim?” diye soruyorsunuz ya; İşte bu benim için en büyük yardım oluyor.

Başta Saliha olmak üzere bütün duyarlı kardeşlerime çok teşekkür ediyorum. Can kardeşlerim Jale’yi, Aspasya’yı, Belgin’i de es geçmiyorum tabi.

Bu cevaplayamadığım özellerin içinde çok önemli konular var. Genel olarak değinip, konuşalım istiyorum.  Her zaman değindiğimiz ve muzdarip olduğumuz bir konu var ki, içimizi çok acıtıyor.  O da, toplumun ahlaki anlamda zayıflaması, günahlara karşı duyarsızlaşması.

Bu konuda en çok yara alan hiç şüphesiz çocuklarımız oluyor. Tacize uğrayan çocuklar bence çoğu kez es geçilen bir konu. Aslında çocuklar dört bir taraftan taciz ediliyor. Görsel basın, çevre, okul… hepsi birer tehlike haline dönüştü.

Bir öğretmen kardeşim, sınıfında olan bir olayı özelden yazmıştı. Henüz 8-9 yaşlarındaki bir erkek çocuğu, yine aynı okulda akrabası olan 12 yaşlarında bir erkek çocuk tarafından devamlı tacize uğruyormuş. Bunu epey zaman sonra fark etmişler. Çocuk korktuğu için ailesine  söyleyememiş. Olay ortaya çıktığı zaman da akrabalık ilişkileri bozulur diye olay açığa çıksın istememişler! DEVAMINI OKU>>>

Ev Yapımı Oyun Hamuru

Bu renkli oyun hamurlarını benim şirin kızım yaptı teyzeleri. Hep maharetler benden gelecek değil ya 🙂 Bu hamurları hazırlamasında kızıma küçücük bir yardımım dahi olmadı. (Bu kısmı özellikle vurgulamam istendi)…:) Ben sadece fotoğrafını çektim. O kısmı da ben güzel yapıyormuşum 🙂

Oyun hamurunun gayet yumuşak ve elastik bir yapısı oluyor. Bu hamurlarla çocuğunuz çok rahat 3-4 gün boyunca oynayabilir. O süre içerisinde de epeyce hevesi geçmiş oluyor zaten..:)

Bakalım benim çiçeğim oyun hamurunu nasıl yapmış? DEVAMINI OKU>>>

Leblebi Helvası Nasıl Yapılır?

Selamun aleykum kardeşlerim, cumamız mübarek olsun. Bugün ki yazımda hepimizin ortak zaaflarından bahsetmek istedim. Okumak isteyenler BURAYA tıklayabilirler. DEVAMINI OKU>>>

AMEL’lerden çok AMA’lar biriktirdik yarınlar için

Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkanları onlara vermiştik. Onlara gökten bol bol yağmur indirmiş, altlarından ırmaklar akıtmıştık. Fakat onları günahlarından dolayı helak ettik. Ve kendilerinden sonra başka bir nesil yarattık. (Enam suresi:6)

Son günlerde sayfamızda yaşanan tartışmalar beni çok farklı düşüncelere sevk etti. Tevhidden ne kadar uzak olduğumuzu, İslam’ı nasıl kişilere ve kurumlara indirgediğimizi bir kez daha fark ettim.

Bizim İslam diye algıladığımız gerçekten bize emredilen ve Rasulullah Aleyhisselam’ın yaşadığı ve bizlere de öğrettiği İslam mı? Yoksa bizler kendi kafamızda kurgulayıp, şeytanında desteğiyle gönlümüzü rahatlattığımız İslam’a mı inanıyoruz?

“…Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah, onlarda bulunanı değiştirmez. Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri çevrilme diye bir şey yoktur. Onların Allah’tan başka yardımcıları da yoktur.” (Ra’d:11)

İslam adına iyi bir şeyler yapayım, farklı milletlerden insanları İslam’a çağırayım derken, acaba bizim akidemizin, İslam-i yaşantımızın durumu nedir?

Ya da İslam’ı anlatacağım, Allah rızası için bir şeyler yapacağım derken, şeytan bizi batılla oyalayıp aldatıyor olamaz mı? Batıl’ı İslam’dan gibi gösteriyor olamaz mı? DEVAMINI OKU>>>

Bayat Ekmek Omleti

Rabbinizden size muhakkak ki deliller gelmiştir. Artık kim gözünü açar görürse kendi lehine, kim de hakkı görmeyip batılı seçerse kendi aleyhinedir. (Sen de ki:) “Ben sizin üzerinizde bekçi değilim.”(Enâm:104)

Bugün sizinde okumanızı arzu ettiğim yazıyı BURADAN okuyabilirsiniz.

O kadar nefis bir kahvaltılık ki bu, illa da bayat ekmek olmasını beklemeyin. Elinizde olan bütün ekmeklerle yapabilirsiniz. Sertleşmeye yakın olan ekmekler bile yumuşacık oluyor. Ama bir kötü yanı var: Yedikçe yiyesiniz geliyor..:( devamını oku>>>

Edep Timsali Hz. Fatıma

Selamun aleykum kardeşlerim, dün Müberra “Kendini Mübarek annelerimizden hangisine yakın buluyorsun” diye sormuştu.  “Şuna yakın buluyorum” demek ne haddime?

Onları yüksek bir dağ gibi görüyorum ben. Tırmanmaya çalışsam da en tepeye çıkamam. Eteklerinde bile olsam kendimi bahtiyar sayarım…

Fakat özellikle Hz. Fatıma (r.a) annemizin utanması, hayası beni çok etkiler. Ona benzemeyi çok isterim.

En çok üzüldüğüm hususlardan birisi, anne adaylarının edepsiz giyinmesi oluyor. Dün eşimle yürüyüşe çıktığımızda, doğumuna yakın olduğu her halinden belli bir hanım karşıdan geliyordu. Eşim hemen başını öne eğdi. Nasıl eğmesin ki: Kadının bacağında sadece bir kilotlu çorap vardı. İnanın üzerindeki bluz karnını zor kapatıyordu. Belli olmayan tek bir yeri bile yoktu. Kadına uzunca baktım. “Bir şey söylemeliyim, yanlış yaptığını ona nasıl anlatsam” diye düşünürken kadın yanımızdan geçti gitti.

Her defasında “Sen nasıl Müslümansın?” diyorum kendi kendime. Gördüklerime karşı her zaman bir şey söyleyememek kahrediyor beni. Allah’ın affına o kadar muhtacım ki…

Fatıma (R.A) annemizin hayasını anlatan şu yazı beni çok etkiler. Sizlerle de paylaşmak istedim.

DEVAMINI OKU>>>