Kutsal Çocuklar!

Son dönemde dikkatimi celbeden iki haber oldu. Biri askerlik sırasında intihar eden gençler. Diğeri ise portakal soyamayan askerlerin yenmeyen portakalları geldiği gibi geri göndermeleri…

Sayfamızda yayınlanan son iki yazı çocuklara uygulanan şiddetin yanlışlığı ve sevgiyle, sabırla yaklaşmamız hususunda tavsiyeler niteliğindeydi. Özellikle son yazı da çocuklardan yana olarak yazdığımı dile getirmiştim.

Bu kez yine çocuklardan yana ama farklı bir açıdan bakılmış bir yazı okuyacaksınız.

Çocukları eğitirken ne yazık ki çoğu kez ifrat ve tefrit arası gidip geliyoruz. Sevmenin de, kızmanın da dozunu ayarlamakta güçlük çekiyoruz.

Büyüklerimiz, eski zamanlarda nasıl askerlik yaptıklarını, askerlikte ne sıkıntılar çektiklerini anlatırlardı. Haftalar boyu yıkanmayan kıyafetler, kısacık banyo süreleri, en ufak bir hatada dayak yemeler, onur kırıcı davranışlar ve ağır işlerde çalıştırılmak… 2 sene hatta 4 sene askerlik yapanlar varmış içlerinde.

Bugün askerin yediği önünde, yemediği arkasında. Yatakları, kıyafetleri en konforlusundan, eskisi kadar ağır işler yok. (Doğuda çok zor şartlarda,dağlarda askerlik yapanları ayrı tutuyorum) Ve ilginç olan batıda askerlik yapan gençlerin intihar etme oranı, Doğuda askerlik yapan gençlere göre daha yüksek. Yani sorun sadece terör değil.(askerler konusu sadece bir örnek. Arkada dönen farklı dolaplar, yapılan yanlışlar vardır mutlaka ama bunlar benim bilgimin ve konumuzun dahilinde olmadığı için es geçiyorum)

Bu intiharların sebebi araştırılırken, yenmeden geri gönderilen portakallar konuyla ilgili ipucu veriyor bize. Gençler portakalı dahi soyamıyor veya üşenip soymuyorlar.

Yaşı 20 ye gelip dayanmış bir gencin artık kendi işini kendisinin yapabilmesi, bazı zorluklara göğüs gerebilmesi lazım. Bir genç, ufak tefek sıkıntılar ve zorluklar karşısında tek kurtuluş olarak intiharı düşünüyorsa, eğitim sürecinde korkunç hatalar yapılmış demektir.

Sadece askere giden değil, fakülte kazanıp öğrenci evinde kalan, ailesinden uzakta yaşamak zorunda olan gençler sudan çıkmış balık gibi, ne yapacaklarını bilemeden kalakalıyorlar. Evleniyor, evliliğe adapte olamıyorlar. Bir evin ve eşin sorumluluğunu taşıyamıyorlar.

Eskiden “eti senin, kemiği benim” diye öğretmene teslim edilirdi çocuklar. Şimdi çocuğu azarladığı için kolu kırılana, yüzü morartılana kadar veliden dayak yiyen, silahla yaralanan, hatta öldürülen öğretmenler var. (Maalesef buna bizzat şahit olduk!)

Bir önceki yazımda çocuklara tahammül etmemiz, alabildiğine sabır ve sevgi göstermemiz gerektiğinden bahsetmiştim. Bazı anneler artık hiç bağırmayacağım, hiç kızmayacağım demiş. Bazıları ne isteseler yapıyorum, yeter ki onlar üzülmesin demiş. Dozu ayarlanamamış sevgi ve ilgi, çocuğa yapılabilecek en büyük düşmanlıktır.

Ortaokula giden kızının çorabını hâlâ kendisinin giydirdiğini, meyvelerini soyup dilimlediğini, yeterki ders çalışsın diye suyu bile ayağına götürdüğünü söyleyen komşuma, bunun asla bir iyilik olmadığını söylediğimde “Babası iş yaptırsam bana kızıyor. Çocuk okusun, işleri sen yap diyor” diye cevap vermişti.

Kutsal çocuklar yetiştiriyoruz!  Gerçeklere kapalı bir fanusun içinde; kırılgan yetişmiş, fos gençler salıyoruz topluma. Gereğinden fazla özgürlük tanınmış ama sorumluluk verilmemiş çocuklar ilerde toplumun baş belaları haline dönüşüyor.

Başına bir damla yağmur düşmeyen, dizi yamalı şöyle dursun ağarmış pantolon bile giyemeyen, delik ayakkabı değil, hafif yıpranmışa dahi tahammülü olmayan, markasız  kıyafet giymeyi aşağılık gören çocuklar yetişiyor. En körpe yaşları gelip geçmiş, ama bir kez bile sabah namazına kaldırılmamış, İslami terbiye ve disiplinden uzak kalmış çocuklar dünyaya ram ediliyor…

Daha 1. sınıfta eline cep telefonu tutuşturulan çocuklar, 15-16 yaşına gelince “Aman oğlum neredesin, aman yavrum üşüttün mü” diye sık sık aranıp sorulan pamuk arası çocuklar oluyor. Hani sanki bazı annelerin elinden gelse kocaman çocuklarını yere bile bastırmayacak, hep sırtlarında taşıyacaklar…

Kendi çantasını taşıyabilecek yaşa gelmiş bir çocuğun çantasını hergün annesi taşıyorsa, ayakkabısının bağcığını annesi bağlıyorsa, kızılması gerektiği yerde kızılmıyor sıkça “sen bilirsin yavrum” deniliyorsa bu çocuklardan ileriye dönük çok fazla bir beklenti içine girmeyin derim.

Hele tek çocuk olup bir dediği iki edilmeyen, daha istemeden her bir şeyi önünde bulan, hayal kurmasına bile izin verilmeyen çocuklar ilerde çok acınası durumlara düşebiliyor.

Ölçüsüz sevmek, herşeyi çocuğa sormak, sürekli “alır mısın”, “yapar mısın?” “Sen bilirsin” sözleriyle çocuğa sınırsız özgürlük tanımak, yaptığı saygısızlıkları normal karşılamak, tepkisiz kalmak çocuğun narsist bir karaktere bürünmesine yol açabilir.

Çocuğun her istediğini yapmak, yaptığı hatalar karşısında asla tepki vermemek, kızgınlığımızı belli etmemek çocuğun ebeveynine olan saygısını azaltır. Hele bazı çocukların istekleri yerine gelmediğinde annesine vurması, tekme atması, “Sana ne”, “Seni ilgilendirmez” gibi sözleri ve ukala tavırları kabul edilebilir davranışlar olmamalıdır.

Dayak ne kadar cehaletse, sınırsız özgürlük vermek ve sorumsuz çocuk yetiştirmekte  bir o kadar cehalettir.

Çocuğa sınırları öğretilmelidir. Örneğin, misafirliğe gidilen evde çocuğun çekmeceleri, dolapları, karıştırmasına izin vermek, ev sahibini sıkıntıya sokmasına müdahele etmemek ev sahibine yapılan büyük bir saygısızlıktır.

Anne babalar çocuklarını devamlı sırtlarında taşımak için değil, yürüdükleri zorlu hayat yolunda destek olmak için varlar. Devamlı sırtımızda taşıdığımız çocuklar, bir gün gelir bizi yorar ve onları taşımaya güç yetiremeyebiliriz. O zaman yürümeyi öğrenemeyen çocuklar karşımıza çok daha büyük sıkıntılar olarak geri dönebilirler.

Çocuklara nasıl davranalım?

Öncelikle yetiştirdiğiniz çocuğun ileride bir anne veya baba olacağını, bir evin, bir eşin sorumluluğu alacağını unutmayalım. Her istediği yapılmış, bir sözü iki edilmemiş,  sorumluluk verilmemiş çocuklar, problemli ailelerin temelini oluşturuyor.

Çocuğunuz oturmaya başladığı günden itibaren yaşına uygun sorumluluklar alabilir. Örneğin, dökecek endişesi taşımadan bardağı, kaşığı eline vermek, 7-8 aylık bir çocuk için önemli bir görevdir.

Bir yaşına gelen çocuğa, çoraplarını verip oyun halinde giymesini sağlayabilirsiniz. Çocuğun yaşına göre yapabileceği görevler, alacağı sorumluluklar mutlaka vardır.

Sofrayı kurmaya ve toplamaya yardımcı olmak, oyuncaklarını toplamak, halıyı gırgırlamak 5-6 yaşlarındaki bir çocuğun yapabileceği işlerdir. Çocuktan mükemmeli beklemiyoruz zaten. Sadece onun sorumluluk almasını sağlamaya çalışıyoruz.

12 yaşından sonra erkek çocuklar yakın bir markete gönderilebilir, ekmek veya küçük ihtiyaçlar aldırılabilir. Çöpü atabilir, küçük tamirat işleri öğretilebilir.

Lütfen çocukları yalan ve toz pembe bir hayata değil, gerçek ve içinde acılar da olan bir hayata hazırlayalım. El bebek, gül bebek yetişmiş, hiç bir sıkıntı görmemiş, her isteği yerine getirilmiş çocukların topluma kazandıracağı fazlaca bir yararı olmayacaktır.

Çocuk bilerek yaptığı yanlışın karşılığında bir bedel ödemesi gerektiğini bilmeli.

Çocuğunuz size vuruyorsa, isteklerini vurarak elde etmeye çalışıyorsa, onun size vurmasına izin vermeyin. Ellerini tutun. Fakat unutmayın ki, dayak öğrenilmiş bir davranıştır. Siz en ufak hatasında çocuğa vuruyorsanız, çocukta sizinle iletişime geçmek için vurma yoluna gidebilir.

Çocuklarımıza Hayır diyebilmeliyiz. Hayır dedikten sonra sebebini anlatmalı, kararlı olduğumuzu fark ettirmeli, ağlasa da istediğinin yapılmayacağını öğretmeliyiz. Tutarlı ve kararlı olmak kendimizi saydırmanın püf noktasıdır. Fakat lütfen çok küçük şeyler için de çocuklarla inatlaşma yoluna gitmeyelim. Her şeye “hayır” demek de çocuğun saygısını azaltabilir.  Burada da ölçüyü iyi tutturmak  lazım.

Kendi çocuklarımda şunu yaşadım ki; Çocuklara İslami bir eğitim vermeye çalışmak, çocuklar için en  faydalı eğitim oluyor. Örneğin 8-9 yaşından itibaren beş vakit namaz kıldırılan, sabah namazlarına mutlaka kaldırılan çocuklar, disiplini öğreniyor, sıkıntılarla daha kolay baş edebiliyor.

Yavrularımızla savaş halinde olmamak için, evlerimizi çocuklarımıza göre ayarlayalım. Görüştüğümüz kişilerin evi, kırılıp dökülecek eşyaların fazla olduğu bir evse, ev sahibi çok titiz bir hanımsa lütfen çocuklarımız büyüyene kadar gidip gelmeyi erteleyelim.

Çocuklarımızı çok sevelim. Onlara değer verelim. Hayvan gibi çocuk dövmenin, çok ağır cezalar vermenin bir eğitim olmadığını ve mutlaka bir hesabı olacağını bilelim. Fakat onların bir gün bizden ayrılacağını, kendi hayatlarını yaşayacağını unutmayalım. Kutsal çocuklar yetiştirmek, hem çocuğun, hem de bizim hayatımızı yerle yeksan etmek demektir.

Çocuklarımız Rabbimizin bizlere verdiği eşsiz emanetler. Bu emanetleri en güzel haliyle geri verebilmek için, sevgi, sabır, gayret ve fedakarlık gerekiyor. Yolumuz uzun ve işimiz zorlu olsa da, Allah rızası için, karakterli, ahlaklı bireyler ve temiz bir toplum için yorulmaya ve her türlü zorluğa değer…

Cahide Sultan

Geçmiş yazılardan:

Çocuklarımız cennet gülü mü, cehennem odunu mu?

Alnı secdeli çocuklar (Çocuk ve namaz eğitimi)

58 Yanıt to “Kutsal Çocuklar!”

  1. özge Says:

    maddi durumu bayağı iyi bir kuzenim var..8 yıl evvel bi oğlu oldu..daha çocuk 6 aylıkken adidas marka spor ayakkabı giyerdi..ki ben ilk marka ayakkabımı 21 yaşında harçlıklarımla aldım..yaşım 28 .gerisini siz düşünün artık.

    çocuğun her doğum günü şaşaalı geçerdi..bu arada teyzemin torunu. seneler evvel 2 parça çamaşır ,1 elbise takımı ve 1 oyuncak için bir avm dükkanında 300 tlye gözünü kırpmadan harcadı teyzem torununa.oyuncakcılara girdiğinde nerdeyse teyzemi kırmızı halılarla karşılarlardı..ooo bilmemkim hanım gelmiş diye..asla markasız şey giydirmez annasıyla babası.herşeyin en iyisi ve en pahalısı alınırdı.aynı oyuncağın 3 farklı boyu alınırdı.oyuncaklar için depo bile ayrılmıştı. o kadar sıkılmıştı ki çocuk bolluktan kendisininkini bırakıp ağlata ağlata başka çocukların oyuncaklarını ellerinden alıyordu.iyi niyetlerle biz görmedik bari çocuklarımız görsün,hem bu ilk torunumuz deniliyor sonu düşünülmeden.daha çok küçük yaşta adidası bilen bir çocuğa 15 yaşına geldiğinde neyi beğendireceksiniz ki?

    nitekim çocuk zamanla çok şımarık birşey oldu.ziyadesiyle de inatçı.izahatle herşeyi söyleyelim öyle yetiştirelim diyordu anası babası.ama yok laftan anlamıyordu ki.istediğini elde edene kadar ağlayıp tepiniyor yerden yere atıyordu kendini.teyzemde aman sussun gibilerinde ne istiyorsa veriyordu eline..gözümün önünde masaya şekerliği sürterek cilasını kaldırdı çocuk.eniştem napıyorsun oğlum gibilerinden durdurmaya kalkınca teyzem eniştemi bırak çocuğu diye azarladı.anası istifini bile bozmadan gazetesini okuyordu.bize geldiğinde yağlı cipsleri etrafa saçıyordu teyzem birşey demezdi.yani o kadar ileri gittiki durum.babasına babaannesine salak diyip vuruyordu.bizimkilerde aman torunumuzdur deyip tık yok..

    özellikle oğlan çocuklarında görüyorum bunu.. bazı analar prens gibi yetiştiriyor.sürekli oğulları kendilerine bağımlı olsun istiyor.su bile doldurmaktan aciz afedersiniz eşek kadar adamlar.böyle sorumsuz yetiştirildiklerinden kendilerini gücü herşeye muktedir birşey falan sanıyorlar.aman oğluşum da oğluşum da diyip peşlerinde pervane geziyor anneler.nerdeyse kendi ağzında lokmayı öğütüp ‘oğluş’unun ağzına atacak.ondan sonra bu adamlar evleniyor.zavallı gelinlere olan oluyor.bi yanda oğlunun yuva kurduğunu kabullenemeyip herşeye karışan kaynana bir yanda çorabını yerden kaldırmaktan aciz bir koca.o gelin kafayı yemeyip ne yapsın?

    • Selma Says:

      Özge o kadar güzel anlatmışsın ki durumu ne desem boş sözlerinin üzerine canım.

  2. Güler Fatma Says:

    Ablacım yazın yıne cok guzel ve anlamlı, ozlemıstım senın yazılarını okuyup kendıme gelmeyı… hayretler ıcınde kalarak okudum cogu yorumları… ALLAHım sonumuzu hayır eylesın… bu dunya cok bıle ayakta duruyor….en cokta yanlıs kararlarımın sonucunu yavrumun cekıyor olması.. asla onu dogurdugum ıcın pısman degılım sadece ona haketmedıgı seylerı yasatmak benı kahredıyor vede cok korkuyorum onu nasıl temız bır mu,mın olarak yetıstırecegım dıye… aılem ıslamı acıdan cok zayıflar, bu benı cok uzuyor. en buyuk uzuntum ıse kendımım soylekı bıldıgım dogruları bıle savunmaktan acızım.:( selametle…

  3. birsen Says:

    herkese merhaba.Selma Hanım yorumunu ağlayarak okudum.Bize ne oluyor nereye gidiyoruz?Üstad Necip Fazıl’ın dediği gibi; üç katlı ahşap evim,her katı ayrı alem üst kat,elinde tesbih ağlıyor babaannem orta kat,maus oynayan annem ve aşıkları alt kat,kız kardeşimin tantana çığlıkları şiiri hatırladığım kadarı ile yazdım.Ne kadar acı gerçekler.Birbirimizden kopuk nesiller oldukça,geçmiş değer yargılarımız bize utanılacak şeyler gibi empoze edildikçe,bizler çok ağlarız.Silkinip kendimize dönme,insan olmanın bilincine varmamız gerekiyor.Allah’dan uzaklaştıkça başımıza çok kötü olaylar gelmeye mahkumdur.Her insan kendi sınırını bilmeli bu bilinç üzere yetiştirilmelidir.Kitabımız Kur’an’da,kadının ve erkeğin hayatı boyunca uyması gereken kurallar bellidir,buna uyan kişiler hem bu dünyada hem de ahiret aleminde korunmuş kimselerdir.Açıklık,(sınırsız),edepsizlik bizlere medeniyet gibi verilmeye çalışılıyor.İlimde ve bilimde ilerlememiz gerekirken,bunlara tam ters biçimde ilerliyoruz.Eğlence adı altında ne edepsiz olaylar güzel gösteriliyor.Temeli sağlam atılmamış gençlik, bu eğlencelere cazip bakabiliyor.Basit görünen bu eğlenceler ilerideki tüm olumsuzluklara gebedir. Allah’ım çocuklarımızı dünya üzerinde ki tüm çirkefliklerden korusun.Kendi yolunda yaşayan nesiller yetiştirebilmemiz için bizlere yardım etsin,bizleri Kendinden uzaklaştırmasın.AMİNN. not:yorum yazacağım diye yemeği ocakta unuttum ve de yaktım.ALLAH’A EMANET OLUN ve sevdiklerinizle huzur içinde yaşayın.

    • Selma Says:

      Birsencim güzel yürekli bacım bende çoğu zaman hayıflanan çoğu zamanda aklıma hükmetmeyi bıraktığım an hıçkırıklarına yenilen biriyim.Bazen (Rabbim bağışlasın herkesin evladını yanında da benimkileri inşallah 2 evladım var)bir tane daha olsun diyorum Cahide ablamın dediği gibi onları kardeşsiz bırakmak istemiyorum.Ama şu an bozulan toplumu gördükçe korkuyorum.Çok korkuyorum hemde.O yüzden hep duruyorum bir yerde.Rahman bana iki evladımı O na layık kul efendimize layık ümmet olarak yetiştirmeyi nasip etsin.Onlara bu dünyada birbirlerinin acısını yanı sıra banada göstermesin inşAllah.Toplum bozuk ortam kötü

  4. hatice Says:

    cahide abla allah razı olsun.yine güzel bir konu.benim 3 çocuğum var 2 5 9 yaşlarında.ablacığım dediğin gibi pamuklar içinde yetiştirmiyorum onları.hayatın binbir türlü zorlukları karşısında yılmasınlar.sabrlı olsunlar özellikle bencil olmasınlar istiyorum.yalnz şunu merak ediyorum..şu anda kızımın sınıf arkadaşlarına bakıyorum.şımarık herşeyin kendilerinin olmasını isteyen herkesi kendine hizmetçi gören tabiri caizse kendisine tapınılarak büyütülen çocuklar.bunlarla bizim çocuklarımız ilerde bu toplumu oluşturacaklar.o zaman ezilecekler mi ne olacak. hz ali nin çocuklarınızı yaşayacakları çağa göre yetiştiriniz. sözünü nasıl uygulayabiliriz ablacım açıklar mısın

    • hatice Says:

      bir de şunu söylemek istiyorum.bir genç kız derste cepten msjlaşırken yakalanıyor.öğretmen aileni çağır deyince intihar ediyor.bu olay üzerine bakanlk okullara yazı gönderiyor.böyle aileyi falan çağırtmayın diye.eşim o anda öğretmenlikten istifa etsem diye düşündüğünü söyledi.bakanlık böyle saçma bir olayı bahane ederek binlerce çocuğu gizli işler çevirmek için cesaretlendirmiyormu.öğretmenler öğrencilerinin kötülüğünü ister mi.ama bugün öğretmenler bir hiç yerine konuluyor.çocuklar da kötü niyetli insanların önüne altın tapsiyle sunuluyor.

  5. funda Says:

    Çok güzel bir yazı, aklınıza fikrinize sağlık.

  6. Fethiye Says:

    Ne güzel bir konuya değinmişsin canım. Benim en büyük sıkıntım, sınıfa kadar taşınan çantalar. Ben ki, ders kitaplarını sınıfta dolaba toplayan bir öğretmenim. Ağır bir çanta olmamasına rağmen bu davranış değişmiyor. Hatta uyardığımda, yüzüme bir garip bakıyorlar… Çocuğunu 1 hazır kek ve meyve suyuyla okula yollayan (hepsi bir değil tabi) ama çanta taşıyan anneleri hiç ama hiç anlamıyorum.

  7. meliha Says:

    Allahım hak yolundan ayırma şeytana ve nefsimize uydurma (amiinn)

  8. Selma Says:

    Malesef ablacım malesef ki gerçekten bunu diyen bir anne,yazıkki toplumumuzda böyle gençler yetişmekte,Rabbim hidayet versin inşallah.Küçük kız ”canım kardeşim bunları okumaktan korkan,yaşanmasından endişe eden ben yazıkki olmuş vardır belkide ben bilmiyordum ama içime kor düştü.Rabbim affetsin inşALLAH.
    Zeynepcim tv lerde artık bunlar normal gösterilip çocukların beyinlerine işleniyor malesef:((

  9. ummuseyyaf Says:

    insanın yapısıyla alakalı sanki bu biraz da. Çocuk yetiştiren anneler eğer kendileri çok pimpirikli vs ise, ya da geç yaşta(ya da uzun zaman sonra) çocuk sahibi olmuşsa daha hassas ve kırılgan yetiştiriyorlar sanki.bU konuda ben de o kadar çok yazı yazmıştım ki. Dünya o kadar güllük gülistanlık bir yer değil, kendi ayakları üstünde durmayı öğretmeliyiz.
    ( bu konuda yazdığım en son yazı: http://seyyafinannesi.wordpress.com/2012/09/24/narin-cocuklar/ )
    daha önce de yazmıştım: http://seyyafinannesi.wordpress.com/2012/04/10/nerede-duracagimizi-bilebilsek/ )

  10. Zeynep Says:

    Allah muhafaza ne kadar korkunç bir durum..

  11. nedenvenasil Says:

    Subhanallah! Ben okudum mu bu yazılanları gerçekten?

    • aysun Says:

      Allahim sen cok buyuksun cok merhametlisin bu kirli dunyada hala taş taş ustunde duruyoya hala karnimiz doyuya sen cok buyuyksun Rabbim…

      Selma hanimin anlattiklari tipki tv deki filmlerdeki dizilerdeki hayatlar okadar alisildiki bu hayatlara bunlar normal geliyor bu insanlara…cok yazik

  12. Selma Says:

    Nereden başlasam nasıl anlatsam bilemiyorum Canpare ablam.
    O kadar çok örnek varki çevremizde iyi yada kötü…Temizliğe gittiğim sitede zengin bir aile ve çocuklarından bahsetmek istiyorum ablacım.
    İki evlatları var kızları bu yıl ünv.okumak için İstanbul’a yollanan altına araba verilen ev tutulan çocuk sıkışınca uçağa atlayıp gelen ve okula yollanırken yapılan bir aşı.Anlayamadım başta,sonra hanımımın yanına kahve içmeye geldiğinde üstün körü biraz sohbet ettik laf ordan burdan çocuklardan açıldı ve konu aşı mevzusuna geldiğinde bana ”Selma kızın kaç yaşında” diye sorup hımm daha küçükmüş ama aklında olsun biz Simaya okula yollarken aşı yaptırdık,aslında kızın 8.sınıf sende yaptırsan iyi olur diyen bir anne.Neden diye sorduğumda artık çocuklar cinselliği erken yaşta yaşıyorlar bilemezsin en azından hastalık kapmasınlar cinsel hastalıklara karşı koruması için yaptırdık aşıyı deyince neye uğradığımı şaşıran ben.Yani çocuk cinselliğini doya doya yaşayacak.Bumudur bizim örfümüz adetimiz.
    Soruyorum kendime çocuğuma aşı yaptırdım her türlü hastalıktan korudum ya şeytan denen hastalıktan,nefs denen hastalıktan nasıl koruyacağım kızımı,yarın Rabbimin huzuruna çıktığımda bana ”işte bu senin yetiştirdiğin evlat” dediğinde ben Rahmana nasıl kaldıracağım başımı.Ya Hu haya ederim.Bana o günleri ne yaşatsın nede göstersin Rabbim.
    Oğlu ile bir türlü karşılıklı konuşamayan baba ve aynı evin içinde mektuplaşarak konuşan iki nesil.Biri baba diğeri oğul.Bumudur abla bizim gelecek neslimiz.Babasını karşısına alıp konuşmaya tenezzül etmeyen nesilden ne bekliyoruz?Gelecekte kendimiz ve evlatlarımız adına.Haya ederim çocuk 18 yaşında hala sünnet olmamış mevzusu geçince ”amaaaan oğlana eziyet sünnet de neki” diyen,sözde müslüman anne..Evine temizliğe giden arkadaşımın anlattıklarını anlatmaktan utanırım ablacım.Annesi babası yurt dışına gittiğinde kızlı erkekli arkadaşlarını eve toplayan ve gecelere kadar içilen bir ortamdan ne bekliyoruz.Yataklardan içki şişeleri afedersiniz kondom toplanan bu gençlerden edep adına ne bekleyebiliriz.Aslına ne yapabiliriz bu çocuklar için demek geliyor içimden.SUSUYORUM sadece.
    Abla en çok neden korkuyorum biliyormusun.Aklıma gelince bile içime bir ateş düşüyor.Abla artık edep haya kalmamış.İnsanlar zina eder olmuş.Kimi hamilelikler düşükle,kürtajla sonlanırken bu dünyaya isteksizce getirilmiş ve oraya buraya bırakılmış çocukların geleceğinden korkuyorum.Nefislerine yenik düşmüş adam ve kadınların belkide birbirlerinnden haberdar olmadan dünyaya getirip bir yerlerde bıraktıkları bir kaç çocuk varsa ya bunlar birgün biryerlerde karşılaşıp birbirlerini severse ya anneleri babaları gibi aynı hataya düşüp aynı günahı işlerse.Kardeş kardeşe olduklarınamı yanalım,kardeş kardeşinin çocuğunu dünyaya getirdi bunamı yanalım.Belki çok derin düşünüyorum ama görünen bozuk toplumumuz bu yönde hızla ilerlemekte.SUBHANALLAH RABBIM bizieri bundan korusun.Ümmeti Muhammede hidayet versin inşALLAH…
    Ellerinden öperim ablam Rahmana emanetsin emanetsiniz arkadaşlar.

    • Cahide Says:

      Tüylerim diken diken oldu! Gerçekten bunu söyleyen bir kız annesi mi?

      Edeb bir taç imiş,Nur-i Hüda’dan.

      Giy ol tacı, emin ol her beladan

    • küçük kız dağ kadar masum, dağ küçük kız kadar ağlamaklı Says:

      bu kadar mı rahat, umarsız, hayasız oldu ülkemin insanı, ne çabuk değişti bu , hale nasıl, ne zaman geldi , evlatlardan geçtik, analar ….ana denir mi buna.

      yıllar önce annemlerin boş bir odası vardı, kiler gibi, çok zorda olan birileri tuttu orayı, babam kocasını inşaat işine götürürdü arada, arada içtiğinden sanırım para tutmuyorlardı, oğlunun elleri soyuluyordu, onu doktora götürüyorlrdı, sonra ikiz bebekleri oldu, annemler verme diye ısrarlar etse de biraz para ve bilezik karşılığında birini vermişler , sonra duyduk ki kadın hastalanmış, borçlar diğerini de vermişler, o zaman annem anlatmıştı, yolculuk esnasında bir çiftle karşılaşmış annem , dikkatini çekmiş, çünkü ikisi de sürekli ağlıyormuş, sebebini sormuş, önce çekinmişler sonra anlatmış kadın, kardeş olduğumuzu yeni öğrendik, bizim gözümüzün yaşı gece gündüz hiç durmaz, kendi halimize mi yanalım, doğacak çocuğumuza mı, o bize ne diyecek ne olacak halimiz, biz hiç bilmiyoduk , bunun vebali kimin, ayrılalım mı, çocuğu aldıralım mı, br hocaya, doktara sormaya gidiyoruz büyükşehire demişler………………………..

      • Cahide Says:

        SubhanAllah! Tüylerim diken diken şu anda! Bu tür olayları okudukça sanki kelimelerimi yitiriyorum…

      • Dilekkk Says:

        Allah im korusun boyle bir felaketten cumlemizi yaa :((((( bu kadar hayasizlik olur mu yaa onlarada sorsaniz kultur diyorlar bunun adina :(( tovbe estagfurullahh

    • beyhan Says:

      BU KADARIDA PES DEDİM YA BUNU İLK DUYDUM YA AMİN ARKADAŞIM YA RABBİM BİZİ COCUKLARIMIZI KORUSUN YA

  13. Mehtap Says:

    Düsüncelerinize yüzde yüz katiliyorum.Birde ben vurdumduymaz annelerden cok rahatsiz oluyorum.Mademki cocugunla misafirlige gelmissin biraz cocuguna dikkat et.Dikkat etmek söyle dursun üstelik eline yiyecek verip basindan saviyorlar.Düsünmüyorki baskasinin evini batirmaya ne hakkim var:Bazilarida cocuklarinin altina bir sey sermeden ortalik yerde altini aciyorlar,insan misafir diye bir seyde diyemiyor.Bende 3 cocuk büyüttüm kimseye rahatsizlik vermemek icin cok dikkat ederdim.Gerci düsüncesiz insalara pek gitmiyorum fakat onlar yine geliyorlar.Inanirmisiniz gecenlerde gelen bir misafirin cocugu ben mutfakta iken icerdeki cekmeceleri bosaltmis bütün yemisler yerlere sacilmis fakat annesinin umurunda deyil.bu arada anneside güya kültürlü.Böyle kültür olurmu.Rahmetli annemin bir sözü vardi ,Cocukmu aziz terbiyesimi aziz tabiiki terbiyesi aziz.Basini agrittm hakkini helal et,

  14. beyhann Says:

    slm herkese öncelikle gercekten zor bi zaman ve bebeğim büyüyecek ve onun için endişe ediyorum en iisini yaparken ya kötü şeylere sebep olursam diyede korkularım var acıkcası zaman gectikçe hayat değişiyor malesef ben 27 yasındayım ama biz gercekten ii şeyler gördük terlik korkusu baba eve geldimidisiplini ödev yapmasını evde görev paylaşımın hepsini yaptık ya cocuklarımız nasıl yapacaz öğretecez acıkcası ben birazda eşimin ailesi herseyi yapıyorlar ona kızıyorum benim hayatıma müdahale ediyorlar o sebeplerden karmaşa bile yaşıyorum bunu şikayet görmeyin ben bebeğim için bişeyler yaptığımda etrafım i yaptığımı sölerken otaraf aksini söleyip başkalarını örnek veriyor ve ben hep tekrar ediyorum dogrusu bu benim için die kırmadan ama ısrar cok lafımın bianlamı yok eşime dogru gelen sey bile boşver yap dio yani bende ilk anneyim ve hayatım öle güllük gülüstanlık degildi zorluklar gördümde varlıkta yokluta annesizde babasızda açta toklukta çalışma hayatınada girdm evlenince bıraktım halime binlerce şükür hem sabrın sonu selameti kendime yol bildim bebeğimde şartlarımız ii de olsa istemiyorum herşeyi olsun sonra bıksın bunalsın mutsuz cocuk olmasın ben bi kagıttan ucak yapıp ucurup bebegimle mutlu olmak istiyorum ben öğrendiğimden fazla din eğitimi alsın duaları öğrensin bizimle namaz kılsın istiyom ( ve artık şu sübyan okulları dedikleri eğitimi cok begendim küçüççük cocuklar kuranı ezberliyor )saygısı sevgiden önce gelsn istiyorum dershanelerde değil başarısın okulunda evinde cabalarıyla yapsın istiyorum bunları istiyorum inş.yapabiliriz anneve baba olarak markayada cok karsıyım ve almıyorum da nadirdir yani.içimdekilerle yazdıklarım cokta bukadar yazdım 🙂

  15. Mor Menekşe Says:

    selamün aleyküm cahide hanım .yazınız çokgüzel,benim oğlumda bir iki sene içinde askere gidecek inşaallah.asker
    intiharlarının çokluğuyla ilgili haberleri dinlediğimden beri çok üzgünüm,kafamda çok soru işareti var.allah tüm vatan evlatlarını korusun

  16. elifzeynepabdullah Says:

    içime iğneler batarak, karnıma sancılar girerek okuduğum, dönüp yine okuduğum bir yazı olmuş ablam , yüreğine, kalemine sağlık.

  17. Aksa Says:

    Ablam o kadar güzel tane tane yazmissin ki yorum yapmaya bile gerek duymuyorum..Benim bir kizim ve bir oglum var ve elhamdulillah dedigin sekilde egitmeye calisiyorum…Oglani kizi ayird etmeden…Oglum 6 yasinda ve odasini kendisi toplayip düzenliyor,ben sadece temizligini yapiyorum..Bence erkek böylesi durumlara daha alistirilmali diye düsünüyorum cünkü ileride okul hayatinda veyahut evlilik hayatinda daha cok isine yarayacak diye düsünüyorum…Kizim ise 2 yasinda o simdiden masallahi var zaten…Ben cocuklugumda cok zorluk,yokluk cektim…Karniniz ekmege doydu herhalde diye yaptigi iyiligi basimiza kakip basimiza dogru ayakkabi firlatan aile efradimiz bile oldu,ama elhamdulillah 4 kardesiz dördümüzde piril piril büyüdük annemizin basini hic öne egmedik,annemi diyorum cünkü baba kavrami bizde hep sadece “baba” olarak kaldi..Ismi var cismi yok misali…Uzun hikaye….
    Bana göre bir cocuk ne kadar rahat ettirilir ne kadar zorluklarla karsilasmasi engellenirse bir o kadar kötülük edildigini düsünüyorum cünkü hayat ne yazikki o kadar toz pembe degil…Düstügü zaman kalkabilmeyi ögrenebilmeli cocuk…Zorlukla mücadele edebilmeyi ögrenmek de bir nevi egitmektir..Her istedigi yapilan cocuk doyumsuz olur ve asla tam anlamiyla mutlu olmaz…. Nimeti elde ettigindeki o keyfi hic tadamaz…
    Bir de aklimdayken gecen yazidan bazi yorum yazan arkadaslar aklima takildi kaldi..Evlerine gelen misafirin cocuklarini Adem Beyin dediklerini yaparak azarlamadan yetistirdigini ve tabiri caizse evden gittiklerinde evi enkaza cevirdiklerini yazmisti…Ben Adem beyin hic bir yazisinda bunu tavsiye ettigini okumadim,bazi annelerin de biraz islerine öyle geliyor gibime geldi..Burda da is yine cocukda degil annede bitiyor,misafirlik adabi,terbiye vermek gibi kavramlarin eksikligi göze carpiyor…Ben misafir gittigim evi de kendi evim gibi görür hatta orda daha titiz davranmaya calisirim…Zaten asiri titiz kimselerle de senin de dedigin gibi mesafeli gider gelirim…Herseyin asirisi zarardir..Bunu göz önüne alirsak isler daha kolay ilerler gibime geliyor…
    gönlüne saglik,dua ile….

  18. Ece Says:

    Bizde babasiz buyuduk 5 cocuk hepsinin yas Farki Az. Ben ve Erkek kardesim hep okulun yardimiyla okuduk hic yeni ayakkabimiz elbiselerimiz olmadi diger ablalarimi saymiyorum bile okula yirtik ayakkabiyla giderdik islanirdi sobanin arkasinda kuruturduk meyveyi bile zor bulurduk Aksam cogu kez ac yatardik Annem canim Annem okadar sikinti icinde buyuttuki bizi ama hicte sikayet etmezdik edemezdik olani buydu siniri belliydi simdi oylemi cok seyler var soylenecek yapilacak ama kimse tasin altina elini koymuyo yukarda dayi amca konusuna katiliyorum simdiki hanimlar bebeklerinin altini bile kocalarina degistiriyorlar lüften ozellikle kiz cocuklu anneler icin diyorum bunu sakin yaptirmayin hamd Olsun esim karismaz bilirde sevmedigimi istemedigimi

  19. hicran Says:

    s a yazınız yine çok güzel ecekonya ya katılıyorum dedeyle vede babanneyle oturunca çok zor oluyor sen dur yapma diyorsun onlar yapsın diyor onlarla konuşmak istiyorsun alınıyorlar ne yapabiliriz 16 yaşındaki oglum ayakkabısını baglayamıyor . bunun sebebi benmi yoksa onlarmı sen annesisin bagla sen yap dediler ben şimdi ne yapabilirim kendi coçuklarımı rahatca büyütemedim .şimdi birbuçuk yaşında var onada aynısını yapıyolar.

    • nuray yamaneren Says:

      ve aleyküm selam. Siz çok zor durumda kalmışsınız Allah yardımcınız olsun. Bende eşimin ailesiyle altlı üstlü yaşıyorum. Ama çok şükür eşim destekçim o yüzden pek fazla çocuğuma müdahale edemiyorlar. Siz gelin olduğunuz için derdinizi onlara anlatmanız yada haklı olduğunuzu kanıtlamanız çok zor. Çünkü belli bir yaşa gelmiş insanlar yaşlarından ve yaşadıklarından sebep kendilerini her konuda haklı görüyorlar ve dışarıdan eleştirilmeyi fikir almayı kabul edemiyorlar. Bence eşinize derdinizi anlatmanız ve yolun başındayken diğer çocuğunuza sahip çıkmanız lazım. Bırakın eşiniz onlara çocuğun kendi sorumluluğunu bilmesi gerektiğini anlatsın. Yani ben bu şekil yapıyorum. Rabbim tekrardan yardımcınız olsun.

  20. rabia2012 Says:

    cok tesekkur ediyorum boyle yararli konular paylastiginiz icin.allah razi olsun…

  21. murevva Says:

    selamun aleykum

  22. Muvahhide Sehidan Says:

    Allah razi olsun cahide abla bekledigim bir yazi idi cok guzel ifade etmissin ayrica.Ben bu konularda asla buyuk konusmuyorum buyuyunce ne olur nasil davranirim nasil bir egitim alir bilmiyorum. Tabiki ben elimden gelegini verecegim daha 3 aylik olmaasina ragmen dikat ediyorum,ilerde namazina ve ahlakinnin sekillenmesine dikat edecegim.Lakin iyi bir evlat yetistirmek sadece anne ile bitmiyor baba ve ailenin diger fertleri hatta akraba girilen cikilan evler bile cok onemli. Her ne kadar en buyuk rolu anne baba oynasada cocuk dis etkenlerden ciddi bir sekilde etkileniyor, ve onemli olan disarida etkilenmiyen bir cocuk yetistirmek yani cocuga yetmek ve onu her sekilde doyurmak.Doymamis cocuk her konuda saldirgan olur seytanin ve seytanlasmis insanlarin oklarina maruz kalmiyacak donanimda bir cocuk yetistirmeli.Acikcasi cevremde islami egitim almis ve o sekilde buyuyen davranis bozuklugu olmuyan cocuk yok.Cevremdeki insanlara bakiyorum cocuklariyla olan iliskiler abartmiyorum acinacak haldeler.Rabbim sen beni evladimla imtihan etme razi olacagin cocuklar yetistirmeyi nasip et Dun gece birkomsumun kizinin annesine hakaretlerini isittim beni bitirdi resmen annesine ”salak pislik” diye hitap etti guya sinirlenmis ve ben tabiki anneyi sucladim sizin soylediginiz kutsal cocuk katagorisinden buda tespitlerinin nekadar dogru oldugunun ifadesidir. Ben hayatim boyunca annemden bir bardak su istemis biri degilim fakirdik yamali giydik annemle milletin tuvaletlerini temizledik ama gururluyduk onurluyduk saygiliydik. ve bugun bana en buyuk hediye annemin ve babamin kizim biz senden raziyiz Allah da razi olsun demeleridir. Umarim bende kendim gibi mutevazi dunya nimetlerine meyil etmiyen kin gutmuyen iyi ve kotu insanlari ayirt edebilen yalnislari cok kisa zamanda fark edip ondan Allaha siginan bir evlat evlatlar yetistiririm. bi dip not dusmek istiyorum asla kimseyi kinamayin bir cok insan gecmiste kinadiklarinin bedelini oduyor..Allah hepimizin yar ve yardimcisi olsun insAllah..

    • nuray yamaneren Says:

      Ben çocuğa gereken islami eğitimin tam manası ile verildiğinde çocukta doyumsuzluk olacağına inanmıyorum. Tabi Rabbim’iz bizi evlatlarımızla imtihan etmez ise. O ayrı mesele. İnşaAllah da etmez.şuan islami eğitim denilince sadece namaz,oruç geliyor akla. Oysa ki islami eğitim hayatın her noktasında çocuğa peygamberini ve ailesini örnek göstererek eğitebilmektir. Doğru dürüst teharet almasını öğretebilmek, büyüğünün yanında nasıl oturacağını nasıl konuşacağını öğretebilmek, hatta yemek yerken kaşığı nasıl tutacağını öğretebilmek bile islami eğitimdir. Biz islamı toplum olarak çok küçültüyoruz gözümüzde,o yüzden şimdiki nesil çocuğu küçükken sübyan kursuna gönderince, büyüdüğünde imam hatibe yazdırınca çocuğu namaz kılıp oruç tutunca islamı ona öğrettiklerini zannediyorlar. Oysa ki çocuğa büyüğüne nasıl bakmasını öğretmek bile bir eğitimdir. Ben bu şekil yetiştirilmiş hiç çocuk görmedim. Ama buna yakınlarına şahit olabildim çok şükür. Sizin evladınızı da Rabbim size bağışlasın. Annenin babanın evladına yaptığı dua peygamberin ümmetine yaptığı dua gibidir. ve Allah katında her peygamberin muhakkak yerine getirilen bir duası vardır. Sizde bu bir dua seçin ve Rabbim’ize yapın ümit ediyorum ki Rabbim evladınızı size bağışlayacaktır.

  23. gülay4 Says:

    Merhaba ablam yazın çok güzel olmuş.Elline yüreğine sağlık.Çok şükür dayakçı bir anne değilim.Ama yinede okurken yüreğim acıdı.Dayakla terbiye edilen çocuklar için.Benim kızım 3,5 yaşında her şeyi anlatarak ,tavırlarımda kararlıyım.sofra kurarken bana yardım ediyor.Ekmeğimizi,kaşıklarımızı o götürüyor.Babası su istediğinde hemen suyu o götürüyor.Kendi isteğiyle yapıyor.Allah’ım sonlarını hayırlı eylesin.Ahlaklarını güzel eylesin.Amiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiin

  24. nuray yamaneren Says:

    Selamün aleyküm. Çok güzel bir konuya değilmişsiniz. Malesef ki artık sokakta gördüğümüz çocukların % 90’ı sevgi adı alında şımartılmış çocuklar.Üzülerek söylüyorum ki şuan ki çocuklarımızın çoğu terbiyesiz, şımarık,ukala ve edepsiz. Saygı nedir sevgi nedir öğretilememiş. Otobüslerde 60,70 yaşındaki insanların ayakta bekleyip de 10,15 yaşındaki çocukların annelerinin yanında utanmadan yayıla yayıla oturduğu bir toplumda yaşıyoruz. Artık her çocuğun ağzında hazır cevap. Ben 23 yaşındayım ama çocukluğumu hatırlıyorum bir büyüğümüz bize bişey dediği zaman ona cevap vermeye utanırdık. Ona karşı ne kadar kızsak da ters bir şey söylemeyi istesek de yaşına hürmeten ayıp bilir susardık. Şimdi 5 yaşındaki çocuğun dilinde sana ne cevabı. Ben bunları çok uzağımdaki insanlar adına söylemiyorum. Malesef benimde 11 yaşında bir yiğenim var. Ama o kadar şımarık yetiştirildi ki teyzesi olarak sevmeme rağmen ne onunla aynı ortamda durmak nede evime gelsin istiyorum. Çok seviyorum ama halleri tavırları konuşmaları o kadar iğrenç ki (ben tam olarak böyle tanımlıyorum) onun yüzünden ablamla görüşmek bile gelmiyor içimden . Ablam dışarıdan gelen eleştirilere hep kapalı çünkü çocuğunu hala 1 yaşında sanıyor o ne yapsa, o daha çocuk o daha bilmiyor,sen büyüksün sen teyzesin idare edeceksin deyiveriyor. İdare etmek lazım tabiyki mecburen idare ediyoruz zaten yoksa bir birimize gireceğiz bir çocuk yüzünden. Çocuk öyle yetiştirilmiş ki masada önünde duran yemeğini bile tabağına dolduramıyor. mutfağa gidip de ekmek alamıyor. Küçümsediğimden değil yanlışlığını gördüğümden ve üzüldüğümden kınıyorum. Yiğenimdir çok seviyorum ama malesef ki her gördüğümde bana uzak Allah’a yakın ol demek geliyor içimden. Çocuklarımız,gençlerimiz artık çığırından çıkmışlar. Ne nasihat ne öğüt hiç bir şey ifade etmiyor onlara. Öyle cahil ve özenti hastası anneler yetiştirmişiz ki zamanında şimdiki küçücük çocukların ağzında rujlar tırnağında ojeler var. Geçen sene bir meydan da gördüm içim parçalandı bunlar nasıl anneler diyebildim sadece. Çocuklar 7,8 yaşlarında anca vardı. İki kız çocuğu yüzlerinde bir odayı boyayabilecek kadar makyaj ve üstlerinde sanki pavyonda çalışıyormuşlar gibi kısacık dapdar,allı pullu cırtlak renkli kıyafetler. Onları görünce o kadar üzüldüm ki. yani bu nasıl bir nesil bu nasıl bir cehalet bu nasıl bir edep. Bu kızlardan nasıl namus ve edep beklenebilir büyüdüğünde. Nikahsız çocuk doğuran kızların yaşı ilk okul seviyesine boşuna düşmüyor. Lisede düşük yapan hamile kalan yada sırf bu yüzden intihar eden kızlarımız artık her okulda bir iki tane var. Neden böyle olduk. Nedir bu özenti nedir bu batıya benzeme yarışı. nedir bu peygamberinden ve ailesinden utanan ve onu da utandıran ümmetin hali. Bu konu çok uzun ve çok derin yazdıkça yazmak geliyor içimden.Çünkü öylesine kanıyor ki içim. Allah Habibinin ahir zaman ümmetine ve onlardan gelen nesile merhamet etsin ve onları hidayete eriştirsin inşaAllah.

    • Dilekkk Says:

      Kesinlikle haklisiniz :(( ben kisral yerlere gitmeyi cok istiyorim bu yuzden, buyuksehirlerde insanlar hep yaris halindeler :((

  25. deniz Says:

    cahide hanım harika bir konuya değinmişsiniz.. gerçekten çocuklar artık bu şekilde yetişiyor. bırakın okulda birşey yaptırsanız annesi hemen benim çocuğumun görevi değil deyip çıkıveriyor.ben çocuğumu bilerek 8-9 çocuğun olduğu kendi görev yaptığım okulun anasınıfına verdim benimle gidip geliyor onu köyde yetişmiş köyde her türlü işi yapmış taşı sıksa suyunu çıkaran çocukların içinde okutuyorum bazen çocuklara sobaya çalı toplamak için bazen yaprak toplamak için gönderiyorum zaten bu işleri gülük hayatında yapan çocuk alışkın…ben oğlumu tertemiz giysiler içinde mükemmel sıralarda görmek istemiyorum çünkü hayat bu değil… üzülecek kırılacak ama sorunlarıyla başetmeyi öğrenecek… inanın bugün benim yanıma bir portakal getirdi ben de okulda bıçak yoktu soyamadım eve dönerkenbir baktım kabuğunu dişiyle kemirmiş yarısını soymuş uğraşmış… sizin yazdığınızı okuyunca anladım ki doğru yoldayım.. her gün okuldan geliyor inanın üstü başı toz toprak o soğuk havada dışarda oynuyor..hiç umrumda bile değil çockluğunu yaşamasını yaşayarak öğrenmesini istiyorum ben..belki çocuğumun karakteridir bilemiyorum ama çok açık bir çocuk gördüğü herkese laf atar hemen kendine arkadaş bulur…tabii bunda benim payımın olduğunu da düşünüyorum:))))) oğlumla gurur duyuyorum… daha 6 yaşında böyle devam etmesi için elimden geleni yapacağım çünkü ben de böyle yetiştim inanın 12 yaşımdan beri ütümü kendim yapardım.. ilk kahve pişirdiğimde 10 ilk yemek yaptığımda 14 yaşndaydım kendi mutfak takımımı işlediğimde 15… merak edenlere de söyleyeyimdaha 30 yaşımdayım çok yaşlı değilim:)))evde yaptığım temizlik,çamaşır katlama eşya yerleştirme işlerini saymıyorum.. annem elime tığı verip ördüğümde 9 yaşımdaydım… tabii bu arada annem çalışan bir anneydi zaen bu sorumluluklar gelecekti ama ben 16 yaşımdayken annem emekli oldu ve benim hayatımda bir değişiklik olmadı, devam etti tabii bu arada liseyi çok başarılı bir şekilde bitirip üniversiteyi kazandım ve okudum… o ders çalışsın diye meyveler soyup da ayaklarına getiren annelere sesleniyorum… yaptıklarınız bence çok yanlış…

  26. canan cevat Says:

    Iyı akşamlar ablacım.Cocuk egıtımı ve terbıyesıne çok önem verıyorum.ne kadar basarılıyım bılmıyor.kızım bırıncı sınıfa gıdıyor aramız kötü .Cok ası bır kız.derslerle arası çok kötü .kendısınden ıkı yas küçük erkek kardesıyle suretlı kecımsızlık ıcınde.esımde bende ne yapacağımızı bılmıyoruz.

  27. reyhan Says:

    Adem Güneş’in twitteryazılarından bir kaç alıntı…
    Gozlemlerimiz o ki, basariya motive edilen ogrenciler bir basarisizlik durumunda motive edilmeyenlerden daha cok depresyona giriyorlar.
    Çocuklarda kişiliği bozan şey anne babasından şiddet görmesi değil, şiddete uğradığı ebeveyni ile yeniden iletişime geçmek zorunda olmasıdır
    Bir insanın “gerçek kişiliği” ile yaşayabilmesi için üç temel şart; 1-Koşulsuz sevgi 2-Özgür bir ortam 3-Yeterince duygusal destek
    Bir anne babanın çocuğuna en büyük iyiliği onun “yavaşlığını” korumakj ona vereceği en büyük zarar da “acele” ettirmektir.
    Ozellikle “on ergenlik” doneminde cocugun burundugu “derin sessizlik” tehlikelidir…
    Ergenlerin gun gectikce sessizlesmesini onlarin “akillaniyor” olmasina degil,icsel sorunlarini cozemiyor olmasina yorumlamak daha dogru olur
    Gunumuzde aile butunlugune zarar veren uc etken; internet ve (akilli) telefonlar… televizyon… ev odevleri…
    Bir ogretmenin ogrencisine ogretecegi “en onemli” sey ogrenmeyi ogretmesidir.

  28. reyhan Says:

    Duyguda özgürlük, davranışta disiplin…

  29. Toprak Says:

    Ellerine sağlık ablacığım, ileride tavsiyelerinden yararlanmak isteyeceğim çook zamanlar olacak. Çocukların çok şanslı canım ablam eminim ki onlar da bunun farkındadır.
    Biz bir vakit namazımızı kaçırdığımızda herşey alt üst oluyor ve hiç huzurum olmuyor, şimdi ki çocuklar hiç bir dini eğitim almadan Yaradan’dan bu kadar uzaktayken böyle olmaları şaşılacak bir durum da değil aslında.

  30. konsuk Says:

    Manevi dünyamızı güçlendiremediğimizde , maddi dünya bizleri ele geçiriyor.
    Yemekten önce elleri yıkamak, besmelesiz yemek yememek.Yemekten sonra “Elhamdülillah” demek.İki -Üç yaşından itibaren tüm çocukların rahatlıkla uygulayabileceği şeyler , tabi ana babasından görürse.
    Güçlü bir ülkemiz olsun istiyorsak evdeki pamuklara sardığımız çocuklardan başlamalıyız, işe.

  31. huri Says:

    babam bize okula giderken sadece bir simit parası verirdi.fazlası yok.bu bize hem gereksiz harcamamayı hem zaruri ihtiyacı bilmemizi ogretti.simdilerde hem esim hem kaynanam bana hayretle bakıyorlar.niye cok para harcamıyorum diye

  32. aişe ravza Says:

    Şimdiki çocuklar çok rahat ,bende uzun zamandır şunu düşünüyordum .Eskiden çok nadir yeni pabuçlu bir çocuk görürdük .Şimdi her çocuğun pabucu yeni.Hiç ayakkabısı yırtık yada üstü başı kötü olan çocuk görmedim.Biz 9 kardeştik ben ya ablamın kocaman kıyafetlerini giyerdim yada başkalarının verdiklerini.Okulda mont,bont,önlüğümü bile okul verirdi.Kitaplarımı belediyeden alırdı.Okula aç gider aç gelirdim.Bayatlamış ekmekleri tost makinesinde ısıtıp sadece margarin sürüp kahvaltı yaptığımızı biliyorum.Çoğu günler akşam yemeği yemeden yatardık.Üstüne çok da dövülürdük.Yumurta kırdım diye abimin beni demir çubukla dövüp kolumu kırdığını hatırlıyorum.Horozumuz vardı saldırıyordu korkuyordum diye her defasında dövüyorlardı en sonunda kesmişlerdi.Utanıpta,korktuğum okadar çok şey varki söyleyemiyorum.Kız çocukları olan anneler siz çok dikkatli olun kızınızı güvenerek dayısına amcasına bırakmayın,erkek kardeşi varsa yalnız bırakmayın aynı odada yatırmayın,kimsenin kucağında oturmasına izin vermeyin:((Dikkat edin etrafta kötü niyetli insan çok.Amcasıdır baba yarısıdır deyipte güvenmeyin.
    Neler neler şimdiki çocuklar ne yokluk ne zorluk çekiyorlar .
    Çoğu arakadaşım sen iyi dayanıyorsun ben olsam kaçardım bu evden diyordu,öyle bir düşünceye hiç kapılmadım elhamdülillah.İslam adına bişey öğretilmeden büyüyen ben Rabbim bana bazı güzellikleri lütfetti hamd olsun .Ya hiç doğru yolu görmeyenler ben ailemden görmedim öğrenmedim diyenler ne içler acısı …
    Bende rüyamda galiba çocuğumun olduğunu gördüm.Rabbim hayırlı sağlıklı bir evlatlar nasip etsin bizlere.Ben nasıl bakacağım diye hep düşünüyorum.Ya çok korkuyorum işte nebilim.Etrafta bir sürü abuk sabuk insanlar,tuhaf akrabalar var .Çocuğumu hangi birinden koruyacağım bilmiyorum.Kayınvalidem sürekli çocuk varmı demesinden usandım,bana böyle bişey sormasından bile rahatsızım haya ediyorum.Olsa bile nasıl söyleceğim sana ….
    Bırakın çocuklarınızın çeşit çeşit oyuncakları olmasın,herşeyi yemesinler,heryere gitmesinler,yırtık ayakkabıda giysinler yamalı elbisede giysinler.Gerektiğinde kuru ekmeği yemeyide bilsin.Ben yemedim o yesin,ben giymedim o giysin demeyin.Bırakın zorluk nedir bilsinler.
    Çok uzun olmuş anlatılack çok şey varda bakmayın işte ….

    • Cahide Says:

      Çocukken yaşadığı kötü olayları pek çok izleyicimden dinledim. Ben de kız çocuğunun asla yalnız bırakılmamasından yanayım. Erkek çocukları bile güvende değil artık. Kaldı ki kız çocukları nasıl güvende olsun…

    • herhangibiri.. Says:

      Ben yemedim o yesin, giymedim o giysin diye büyütülen nesil ortada bugün. Bizim eserlerimiz. Bu neslin icinde bulundugu durumu Cahide kardesim zaten tesbitleri ile cok güzel izah etmis. Rabbim onun kalemine güc versin.
      Bende gecen cocuklar ile ilgili yazilari okudum. Vakitsizlikten yorum yazamamistim. Cocuklara hic ceza vermeden yetistirme metodunu bende dogru bulmayanlardanim. Dayak kesinlikle olmamali. Cünkü biz birakin canliya, esyaya dahi eli ile vurmamis bir peygamberin ümmetiyiz.
      Kardeslerim, sinirlarin, kurallarin oldugu bir yasama inanin her canlinin ihtiyaci var. Bu sebeble yaraticimiz olan Rabbimiz bize, bizim icin en hayirli sinirlari ve kurallari belirlemistir. “Zaten yaratan yarattığını hiç bilmez mi?” (Mülk 14)
      Avrupadaki bir cok insanin müslüman olmasinin sebebinin Islam dininin kurallari ve sinirlari olan bir din olmasi oldugunu biliyormuydunuz? Kurallar ve sinirlar insanin ihtiyac duydugu, bitip tükenmek bilmeyen isteklerini kontrol edebilmesine yardimci olur. Onu hayvandan farkli kilar.
      Kardesler, her canli gibi cocuklarimizinda bu sinirlara ve kurallara ihtiyaci var hemde herkesden ve herseyden daha cok. Lütfen cocuklarimiza en büyük iyiligi yapip, hernekadar cocuklarimiza kiyamasakda
      -özellikle anneler olarak- onlarin sadece su anlarini degil, tüm yasamlarini düsünerek Islamin koydugu kurallar ve sinirlar cercevesinde yetistirmeye calisalim. Her konuda oldugu gibi egitimde de en güzel örnekler Allah rasulundedir. O’nun hayatini okuyarak O’nun davranis bicimlerini örnek alalim. O sallahu aleyhi vesellem evli oldugu halde, coluk cocugu oldugu halde her sabah Fatima Radiyallahu anh.in kapisina gider
      onlari namaza kaldirirdi. Özellikle namaza dikkat edelim. Cahide kardesiminde dedigi gibi namaz cocugun hayatini düzene sokmasi ve sorumluluk duygusunun gelismesinde en etkili bir metod. Rabbim yavrularimizi gözümüzün aydinligi kilsin. Amiiin.

      • herhangibiri.. Says:

        Birde kardesler, biz cocuklarimizin sorumluluklarini azaltmaya calisarak malesef sorumluluklari azalmiyor. Onlara Yaraticilarinin yükledigi, toplumun yükledigi, cevresinin, büyüklerinin yükledigi bir sürü sorumluluklar var. Bunlarla muhatap oldugunda sudan cikmis baliga dönmeyecek sekilde cocuklarimizi yetistirmeye özen gösterelim. Onlar bizim öldükten sonrada kiyamete kadar amel defterimizi devam ettirecek varislerimiz. Bunu unutmayalim.

    • Dilekkk Says:

      Yazdiklariniza coook uzuldum, dusuncelerinize bir o kadar katiliyorum. Ve o amca, dayi, abi mevzusunada kesinlikle katilitorum 😦 erkek adina asla kimseye guvenmem… Kiz ve erkegin abi abla demelerine asla ama asla givenmem. bende kizima eltimin kizinin elbiselerini sakliyorum simdiden. Ben onlari sakliyorum diye baska bir eltimde kizar neden giydiriyorsun diye… Ama herkes kuru akil veriyor kimse bir tsirt bile almaz 🙂 ben zamaninda teyzemin kizinin elbiselerini giyerdim benim kardeslerimde benim elbiseleri mi? Insanlarimiz cok tuhaf allah yardimcimiz olsun inssd.. Allah razi olsun sizden cahide hanimcimm boyle konulati kaleme aldiginiz icin….

  33. ecekonya Says:

    Hersey iyi guzel de ablam ya bizlerin durumu ne olacak dediklerinin hepsine katılıyorum uygulamaya calısıyorum malesef genis bir ailede yasıyoruz benim ak dedigim kara,kara dedigim ak oluyor cocugun yanlıs yanları destekleniyor her zaman biz biliriz biz haklıyız o cocuk elbisesini giyemez oyuncagını toplayamaz sen yapmazsan yapma biz yaparız demeleri insanı cıldirtıyor cocukta hangi taraf kolayına gidiyorsa o tarafa meyil ediyor anlayacagin ablacigim dede babaanne yanında cocuk buyutmek cok zor sadece yalnız kaldıgımızda yavrumu ogutleyip yanlisi dogruyu gosteriyorum bu da ne kadar ise yararsa simdi bu konuda tecrubesi olan kardeslerim ne dersiniz bu duruma?

  34. birsen Says:

    Günaydınlaaar.Nasılsınız kardeşler,iyi olmanızı temenni ediyorum.Cahide Hanım,yazınızla bizi iç dünyamızla başbaşa bıraktınız.Ne kadar doğru söylüyorsunuz,hep uçlarda yaşıyoruz,etrafımızı da öyle etkiliyoruz.

    Bizler,anne baba olarak çocuklarımızın rahat etmelerini,üzülmemelerini çok arzu ederiz.Onlara bütün imkanları (maddi manevi) sunmaya çalışırız.Oysa ki dışarda ki hayat oldukça acımasız,herkes,ebeveynler gibi hep sensin demeyecek.Kendi işlerini yapıp,kendi ayakları üstünde durdukları sürece mutlu,saygılı,kendilerine karşı itibarlı olacaklar.

    Çocuklar bizim geleceğimiz değil miydi?Onlara neyin doğru neyin yanlış olduğunu göstermemiz gerekiyor.Bu küçük bay ve bayanlarla,büyük insanlar gibi oturup konuşabilmeli,kişiliklerine zarar vermeden uyarabilmeliyiz.Büyüyünce hangi meslekden olacağından daha da önemli olan insan ve de dürüst bir insan olması çoook önemlidir.
    Yazı da söylediğiniz gibi onlar bize emanet ama her dedikleri olsun diye değil. Toplumun bütün sıkıntılarına karşı yoğurmamız,onlara insan(tüm manasıyla)şekli verebilmemiz için emanetler.Anne babalık zor bir meslek.Önce ki insanlar harama helale çok dikkat ederlermiş(bizlerde dikkat ediyoruz ama elde olmasa da bulaşıyoruz),şimdi o kadar dikkat yok.Haram girdikçe çocuklarımızın eğitimi gittikçe zorlaşıyor.
    Çocuklarımıza meslek değil de insan olma eğitimi verebiliyorsak,o zaman doğru yoldayız demektir.Hayat, hem evde hem de toplum içinde insan olmaktan oluşur.Allahım,önce kendine kul sonra topluma yararlı insanlar yetiştirebilmemiz için tüm anne abaların yardımcısı olsun.ALLAHA EMANET OLUN .selam ve dua ile.

  35. nermin-vildan- Says:

    çok etkilenerek okdum.ALLAH razı olsun..
    adem güneş bu tarz davranışlara ÇOCUK TAPINIICILIĞI diyor.ve malesef günümüzün en büyük hastalığı.

  36. Papatya Says:

    Ben 1 aydır sizi takip ediyorum, sessiz takipçilerinizdenim. Çok güzel ve yerinde bir yazı olmuş.Kaleminize sağlık. Allah razı olsun sizden

  37. özlem serpil Says:

    canım arkadasım belki hatırlarsın belki hatırlamazsın beni süreklı takıp edıyorum bir sene oldu ama pek yorum yapmıyorum özel bikaç maıl atmıstım sana…ıçımı sıkan bıkaç seyden bahsetmıstım simdi de mutluluğumu paylaşmak istiyorum ailemize yenibir üye katılacak insallah 4aylık hamıleym canm Allaha sükür ..bı kızım var onu bilinçlibir sekilde yetistirmeye çabalıyorum ve senin değerli bilgilerinden faydalanmaya çalısıyorum simdi iki çocuğum için de güzel tavsiyelerine ihtiyacım var
    seni Allah için çok seviyorum…herkese selamlar

  38. nevbahar Says:

    Doğru söze ne denir cahide bacım??Selam ve dua ile…

  39. Aylin Says:

    Sabahın xeyrli olsun CAhidə bacım..Hər zamankı kimi aktual mövzuya toxundun.Yazdıqlarının hər bir cümləsi ilə hər sözü razıyam..
    Mənim həyat yoldaşım bugünəcən yəni 4 illik evliliyimdə görmədimki meyvəni soyub yesin.həmişə mən etdim.Hər zamanda qaynanam nolar onun meyvəsini dogra təmizlə ver deyir..Mənim anam elə tərbiyə verməyib bizə.Düzdü biz dərs oxuyanda doğrayıb gətirib meyvələri.Bu o demək deyilki mən edə bilmərəm..Dişimə çəkibdə yeyirəm..Amma şimdi evdə 3uşağa baxıram))Düzdü sıxılmıram..Allahım belə qismət vermiş…
    Cahidə bacım Anam bizə elə tərbiyə veribki bizdə özgüvən daha çoxdu.Hər şeyi tək başına edə bilərəm bu yaşımda.Bacımda elədi.Yaşadığım yerdə qonşular hər zaman anamı qınayırdı.Niye bu qızları çox işlədirsən deyə.Anam isə Öyrənir özü üçün eləyir mənim üçün deyirdi.Allah anamın canına salıq versin Yaşıma görə çox şeyi bilirəm.Hələ atam Allahım onun canına saglamlıq versin xətadan baladan qorusun.Mən onun sağ əli olmuşam.Evimizdə nəyisə təmir edincə yanında mən olmuşam.Həmişə mənə mənim oğlan balam deyirdi.İndi o hərəkətləri bacımdan ala bilmir və hirslənir.Burdan his edirəm ki hər zaman yanında mən oldugum üçün bacımada mənim kimi öyrətməkləri ehtiyac duyulmayib.amma indi mən olmayınca yanlarında bunu hiss edirlər.İki bacıyıq ama bəzən tamam yad biri kimiyik.yəni xasiyyətlərimiz uygun gəlmir.məndə olan onda yoxdu onda olan məndə yoxdu.Mən vedikləri tərbiyəyə görə Valideynlərimdən çox razıyam.Bugünəcən hər yerdə onların başlarını uca etmişəm.İnşaallah hər zaman belə olar.İnşaallah məndə övladlarıma eyni tərbiyəni verə bilərəm.Amin…

  40. NNÇ Says:

    selamün aleyküm cahide abla
    şofben kazasını okudum.çok geçmiş olsun.
    yazının başını okudum ,bir daha okudum.intahar kısmını anladım diğerini anlayamadım.nasıl yani dedim.portakal soyamayan asker!!!!!!!!!??????
    gene sonuna kadar katıldığım bir yazı.çocuklara karşı davranışlarımızda neyin doğru neyin yanlış olduğunu ve sınırları tam bilemiyoruz.az önce oğlumu okula bıraktım.montunu çıkarıp giyemez diye dışarıda kendi çıkarıp montu eve götüren anneler,sınıfa girip pandifini giydiren anneler,içinde sadece tabak,çatal ve suluk bulunan çantayı çocuğa ağır olur diye taşıyan anneler……üstelik sınıfta yardımcı bir teyzemiz var.seneye bu teyze olmadığı gibi sınıfa da giremeyeceksiniz.bırakın alışsınlar diyorum.ama nafile.

    zeki alasya ve metin akpınar ın oynadığı aşı reklemı geldi aklıma.canı yanmasın diye çocuğunun yerine aşı olmaya kalkan adam…

    ALLAH’a emanet ol.

  41. selma Says:

    selaminaleykum cahidem,gecengunki yazini okudum ama yazamamistim. cok gecmisolsun..Allahim cocuklarimizi korusun..bu yazini okuyunca kalbim acidi acaba cocuklarimi iyi yetistiriyormuyum,bilmeden yaptigim hatalar varmi diye kivranan kalbim,dusununce uykusuz kaldigim geceler..bana katilan olurmu bilmiyorum ama erkek cocuk yetistirmek dahami zor?yoksa benimkiler erkek cocuk oldugu icinmi zor geliyor? galiba kiz yada erkek olsun,cocuk yetistirmek zor..simdilik bir sorun yok,ilerde ne olur bilmiyorum…korkuyorum..dedigin gibi cahidem,yolumuz uzun isimiz zorlu Rabbim hepimizin evladlarini hayirli etsin..aminn


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: