Ulemanın Tevhid Fıkhına Hizmet ve Davetleri

tevhid

Ulemanın Tevhid Fıkhına Hizmet ve Davetleri

Rasul-i Ekrem’den sonra İslam Uleması da tevhid fıkhını öğretme ve şirkle mücadeleye devam etti. Hz. Ömer, Hz. Peygamber’in Rıdvan Biatı’nı gerçekleştirdiği yerdeki ağacın, daha sonra insanlar tarafından kutsiyet atfedilmesi üzerine, kesilmesini emretti. Gayesi, şirkin önüne geçip tevhidi pekiştirmekti. Oğlu Abdullah da aynı faaliyeti devam ettirdi. Abdurrahman bin Avf’ın kabri üzerinde bir çadır görünce kaldırılmasını emretti ve şunu söyledi: “Bırakın, ameli kendisini gölgelendirsin.”

İlk dönem müçtehitlerinden Kadı Şureyh, şöyle der: “Kardeşim! Hiçbir ihtiyacını asla herhangi bir insandan dileme. Kim, herhangi bir insandan bir şey talep ederse, onun kul ve köleliğini kabullenmiş olur. İstekte bulunduğu kişi talebini karşılarsa, ihtiyaç sahibini kendisine kul etmiş olur, yerine getiremezse, dilenen zelil ve mahcup olur. ”

Tevhidi yayma öncülerinden biri de İbn Teymiyye’dir. İnsanların ilahlaştırıldığı, Allah’tan çok insan ve türbelere ellerin açıldığı, arzu ve taleplerin kendilerinden istendiği bir dönemde yaşadı. Ömrünü şirk ve ona giden yollarla mücadeleyle geçirdi. Günümüzde olduğu gibi, yaşadığı dönemde de helal ve haramı insanlar belirliyor, talep ve erzaklarının yatırlar vasıtasıyla elde edilebileceğine, dünyanın kendileri tarafından sevk ve idare edildiğine inanıyorlardı. Örnek vermek gerekirse; Moğollar Şam’a girince çareyi Ebu Ömer’in kabrine sığınıp ondan yardım dilemede bulmuşlardı. Birbirlerine şu tavsiyede bulunuyorlardı:

Ey Moğollar’dan korkanlar!
Ebu Ömer’in türbesine sığınsanıza!

Oysa Hz. Peygamber’in vefatından sonra baş gösteren riddet hareketlerine karşı hiçbir Sahabi, Hz.Peygamber’in kabrine gidip de; “Ey Allah’ın Resûlü! Mürtedler her tarafı işgal etti, onları yok et, bizleri kurtar.” dememişti. Hz. Ebubekir ashabı topladı ve yılmadan, çekinmeden onlara karşı savaş hazırlıkları yaptı. “Sağım soluma muhalefet etse de Hz. Peygamber’in sünnetini ihya etmeye, İslâm topraklarını savunmaya devam edeceğim.” dedi ve riddet hareketlerini etkisiz hale getirdi.

İbn Teymiye, Moğollara karşı savaştı. Beraberinde dönemin sultanı da vardı. Sultan, Moğol ordusunun çokluğunu görünce korktu ve paniğe kapıldı. “Ey Halid, yetiş! İmdat! İmdat!” dedi. İbn Teymiye şiddetli bir biçimde tepki gösterdi ve “Ey şu, bu yetiş,” diyeceğine, “Ey ceza gününün sahibi Allah’ımız! Yalnız sana ibadet eder ve senden yardım dileriz. Bize yardım et.” biçiminde dua etsenize.” dedi.

Tevhidi yayma konusunda başarılı olan âlimlerden birisi de Abdulkadir Geylanî’dir. Geylanî, tevhid konusunda şu önerilerde bulundu:
a) Doğru-yalan Allah adına yemin edilmemeli.
b) Küçük-büyük hiçbir ihtiyaç insanlara arz edilmemeli ve onlardan asla istenmemeli. İnsanlardan bir şeyi isteyen izzetini zedeler.
c) Kimsenin malına göz dikmemeli, onlardan yarar ve zarar beklememeli.
d) Fakirlik, insanlara el açmaktır, zenginlik ise kimseye muhtaç olmamaktır.

Abdulkadir Geylanî zamanında insanlar, idarecilere ümit bağlamış, özellikle saray ve makamlarını mabetler haline getirmişti. Geylanî, bunun önüne geçmek için taleplerin yöneticilere değil, Allah’a arz edilmesini istedi. Bu münasebetle şunları işledi:

“Ey insanlar! Güvendiklerinizin durumu, büyük bir zat tarafından idam edilmesi için ayak ve boynuna ip atıldıktan sonra ağaca asılan kişiyi andırır. Bu durumdakilerden bir şey beklenir ve korkulur mu? Ondan korkan deli değil de nedir?”

Geylanî, verdiği bu örnekle mahlûkata asla itimat edilmemesini belirtmiş oluyordu. Yani, insanlar acizdir, ne yarar ne de zarar verebilir. Diğer bir vesileyle şunları der: “Sizler ya nefsinize ya paranıza ya da krallarınıza güveniyorsunuz. Güvendiğiniz, zarar ve fayda umduğunuz her şey sizin Tanrınızdır.

Ey ölü kalpliler! Ey sebepleri Allah’a ortak koşanlar! Ey çevre debdebesine tapanlar! Bunlar sizi Allah’tan alıkoymaktadır. Allah’tan başkasından zarar ve yarar bekleyenler Allah’a değil, onlara kuldur. Ey Hak’tan yüz çevirenler! Ne zamana kadar eşyaya ve esbaba bağlanıp duracaksınız?” “Ne hazindir ki krallar insanlar için Tanrı yerine geçti. Zenginlik, konfor ve imkân putlaştırıldı. Sizler faniyi “asıl” kıldınız. İnsanları Rezzak yerine koydunuz. Köleleri efendi, fakiri zengin, güçsüzü güçlü, ölüyü diri yerine koydunuz. Dünyanın zalim ve Firavunlarını takdis edip Allah’ı unuttunuz. Ey idareciler! Yönetiminizde, Allah’tan başkalarına ibadet edenleri andırdınız. Hürmet ettiklerinizi putlaştırdınız.”

Geylanî, ölüm döşeğinde çocuğuna şu vasiyette bulunur: Evladım! Takvaya sarıl. Allah’tan başkasından korkma, O’ndan başkasından bir şey bekleme, tüm ihtiyaçlarını O’na arz et, O’ndan başkasına güvenme, tevhidden ayrılma. Daha sonra da ölüm meleğine hitaben şöyle seslenir:

“ … Allah’ım! Senden başkasından bir şey dilemiyorum. Sen dipdirisin, her dem varsın. İnsanları ölümle yakalayan Allah ne azizdir! ‘La ilahe illallah Muhammedun Rasûlullah/ Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed (s) O’nun elçisidir.’ ” deyip, gözlerini yumar. (Prof. Dr. Abdulmecid Ez-zindani’nin Tevhid Kitabından)

İşte ben bu Geylani’yi seviyorum! O’na Gavslık iftirasında bulunanlar, “Ey Gavs-ı geylani yetiş” diyenler, türlü kerametlerinin olduğunu, öldüğü halde insanların üzerinde tasarruf sahibi olduğunu  söyleyenler Tevhid inancına en büyük zararı verenlerdir.

Burada anlatılan benim dinim değil, bu İslam’dan değil, bu Peygamberimin getirdiği din değil.

Ulemanın konuyla ilgili şu fetvası da manidardır: ارواح المشايخ حاضرة تعلم يكفر من قال Yani; “Kim meşayihin ruhları hazırdır, yaptıklarımızdan haberdardırlar,” dese dinle ilişkisi kesilir.

(Ya’kub:) “Ben sadece gam ve kederimi Allah’a arz ediyorum…”( Yusuf suresi:86)

***************************************

Ya Rabbil Alemin, çabam yalnızca senin dinini yüceltmek adınadır. Karınca misali, şanını yüceltmek için, dininin en doğru şekilde anlaşılması, şirke düşülmemesi için verdiğim uğraşları sen boşa çıkarma. Müslümanlar arasına ülfet ver. “Aman hocam, aman şeyhim” diyen, “Ya Allah Ya Seydam” diyerek vahdaniyeti zedeleyenlere doğru yolu göster. Bu yazıları onların hidayetine vesile kıl.

Yalnız senden medet umarım, yalnız senden yardım dilerim. Sana yaklaşmak için falana filana ihtiyaç duymam. Sadece Tevhid’i tavsiye ettiğim için, Peygamber’in getirdiği dinden sapmayın, O’nun tavsiye etmediklerini yapmayın. Bir ibadeti yapmakta Rasulullah ve sahabeleri bizden daha gayretliydi. Yapılması gerekseydi onlar yaparlardı dediğim için hakaret edenleri, kınayanları sana havale ediyorum.

Tek derdim Rıza-i ilahi den ayrılmamaktır: Şahit ol Ya Rab, şahit ol Ya Rab, Şahit ol Ya Rab!

Cahide

Yazılarım kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . 181 Comments »

181 Yanıt to “Ulemanın Tevhid Fıkhına Hizmet ve Davetleri”

  1. Ana Panda Says:

    Cahide ablam, müslümana vahhabi demek moda oldu son günlerde.. ne zaman tevhidden, şirkten bahs etsem, bidatler ateştir desem vahhabi damgası vuruyorlar. alıştık biz .)

    Allah seni hayırla mükafatlandırsın güzel ablam. Seni Allah için çok seviyorum

  2. Jale Says:

    Ben bu sayfadan ayrılamayacağım galiba…Taksit taksit yazıyorum …Cübbelinin videosunu az önce izleyebildim …Bahsettiği, İmamı Rabbaninin yazdığı iddia edilen Mektubat isimli kitabı okudum …Daha kitabın en başında ;- Allah cc (haşa) bana kadın uzuvları şeklinde göründü …gibi ifadeler var …yine bu kitapta velayet makamının , peygamberlik makamından üstün olduğu iddiası da var…
    İkinci videodaki Allah’tan aracı ile yardım istemeye gelince …ben , sıradan kendi halinde bir insan olduğum halde, bunun , Rabbimin bir imtihanı olduğunu idrak edebiliyorum … Bu tip insanların Allah tasavvurlarını tekrar rekrar gözden geçirmeleri kanaatindeyim… Yine bu olay bana Bakara suresinde geçen Harut ve Marut kıssasını hatırlattı .Bu melekler de ,Rabbimizin fitne (imtihan) sebebi kıldığı bir ilimle gelmemişlermiydi ?
    Mü’min dediğin, ferasetli olur… İslam olmak budur …Her ne durumda olursa olsun yalnız ve ancak Allaha dayanıp güvenmek … İşte gerçek huzur budur … Gerisi boş ve karanlık …

    • Cahide Says:

      Evet maalesef mektubatlarda bu tür yanlışlar çok fazla. Fakat ben bu Mektubatların, tıpkı tahrif edilen diğer kitaplar gibi tahrif edildiğini ve sonradan eklemeler yapıldığına inanıyorum.

      • Jale Says:

        Ben de bu konuda” hüsnü zan ” sahibiyim Cahidecim …yukarıda da “yazdığı iddia edilen ” ibaresini kullandım zaten … Daha da ileriye giderek , hiçbir İslam aliminin bu türde kitaplar yazmayacağını düşünüyorum ….Hal böyleyken ,günümüzde oldukça büyük bir kitleyi peşinden sürükleyen kişilerin bu kitaplarla amel etmeleri düşündürücü değil mi ?

  3. Hayriye ULUS Says:

    canlarım, yazımda belirttiğim gibi konuyu çok sadeleştirmek istedim ben namazımı işyerimde bile vakitleriyle kılıyorum, kuranımı okuyorum, haramdan , gıybetten vs kaçınıyorum çok şükür hayrımı yapıyorum, annemin babamın dualarını almaya çalışıyorum,yaradandan dolayı kullarını seviyorum elimden geldiğince yardım etmeye çalışıyorum Allah nasip ederse haccımı da yapmak istiyorum vs. ben şimdi dinimin gereği gibi yaşamıyormuyum,rabbim katında benim yaşantım kabul görmeyecek mi..kısacası ben yanlış mı yapıyorum..zannetmiyorum..yazıların hepsini okudum kafası karışanları ve üzülenleri gördüm benim asıl kasdetmek istediğim bu..konuyu sadeleştirmek istedim..kusurum varsa af ola..

  4. şehrazat Says:

    sadece işinize gelen yorumları yayınlayıp asla hakaret içermeyen ve hakkı söyleme isteğinden başka amaç gütmeyen yorumumu yayınlamadığınız için sizi rabbime şikayet ediyorum ve sapık düşünceleriniz ile sizi başbaşa bırakıyorum. zira sizin takip ettiğiniz düşüncenin lidrei durumundaki insanlar kendileri altın klozetler kullanırken ümmetin dertleri ile ilgilenmezler. dua ediyorum rabbim size hicaz a gitmeyi nasip etsin de o insanları tanıyın ve orada yaptıklarını kendiniz görün. mesela sarayları aratmayacak kadar şatafatlı yapılmış mescidi nebevinin tavanlarına ALLAHlafzının yanında efendimizin adının hiç yazılmamış olması bilmiyorum sizi rahatsız etmez mi. malum kuranı kerimde rabbim defalarcakendi adıyla efendimizinkini yanyana zikretmiştir. ya da uhud şehitlerinin mezarlarının üzerinden traktörle geçilmiş olması.rabbim ümmeti muhammede acısın tüm cüretkarlığımıza rağmen.

  5. Ehlisunnazeyneb Says:

    Bu yazidan ve okudugum o guzel akideni ortaya koyan yorumlarindan sonra anladimki biz biiznillah kardesiz,buna daha cok emin oldum.Rabbim senin ve benim hidayetimi arttirsin,hepimizin diyim daha iyi olur . Allahumme Amin buradaki hidayet oykuleri beni asil hidayete geldigim zamana goturdu. Nasilda benzer seyler yasamisiz,subhanallah,nasilda savasmisiz Sebat etmisiz elhamdulillah!

  6. nermin-vildan- Says:

    cübbeli ahmet hocanın videosunu ve diğerini hayretler içinde izledim.

    Allahın sıfatlarını insana veriyorlar.haşa tövbe haşa.

    her şeyi gören herşeyi bilen herşeye gücü yeten sadece Allahu teladır.

  7. büşra91 Says:

    Selamünaleyküm Cahide abla..bi konuda fikrini almak istedim..ben inancımı sağlamlaştırmak istiyorum.bi arkadaş şu kitabı önerdi..Muhammed bin Abdulvahhabin kitabıtevhid adlı kitabının şerhi fethulmecid …ben netten buldum indirebilirsem indirmeyi düşünüyorum..sence nasıl bi kitap.ya da bana önereceğin başka bi kitap var mı? tarikatla ilgili konunun altına yazıyorum başına özel yazacaktım ama; belki başkasına faydalı olur önereceğin kitap..bunun için yazmadım

    • Cahide Says:

      Hasan Karakaya’nın islam Akaidi adlı kitabı okunması gereken önemli bir kitap.

      http://www.benlikitap.com/Islam-Akaidi-Bez-Cilt-Hasan-Karakaya,PR-196.html

    • Ehlisunnazeyneb Says:

      Cok guzel bir Kitap Ben okumustum,sahih delillerle ve anlasilmasi zor olmayan bir Kitap. Ve ehlisunnette cok meshurdur,ovulur ve kesinlikle tavsiye denilir. Faydali olur insallah,selametle

    • herhangibiri.. Says:

      Büsra kardesim, bende nacizane birkac kitap tavsiyesinde bulunacagim: bahsettigin kitap güzel bir eserdir fakat cok özlü, akideyi sadece basliklar halinde almistir. O kitabi okuyabilirsin fakat ayni zamanda akide konusunda hazirlanmis baska eserlerde mevcuttur. linklerini asagiya veriyorum kardesim.

      akd00001.pdf erişimi için tıklayın


      http://www.islamhouse.com/p/825
      Büsra kardesim, asagidaki linkde Kuran ve sünnet isigindaki kitaplar bulunmakta. istedigin her konuda bakabilirsin. Cok cesitli kitaplari inceleyebilir, indirebilirsin.
      http://www.islamhouse.com/s/9969

      • büşra91 Says:

        Teşekkür ederim ben bana önerilen kitabı bilgisayarıma indirdim..Cahide abla Allah izin verirse önerdiğin kitabı da okumak istiyorum.Herhangibiri nickli abla (adını bilmiyorum kusuruma bakma olur mu) önerdiğin linklere göz attım..ilk linktekini tablete indirdim..diğerlerini de ekledim sık kullanılanlara..inşaAllah daha iyi olurum.Sınavlarım olduğu için 3 hafta kadar yoğun şekilde ders çalışmam lazım..şu sınav dönemini bi atlatayım tatilde de babamla konuşmak istiyorum tarikatlarla ilgili..yavaş yavaş anlayacaktır öyle inanıyorum :(..
        Bu arada biliyormusunuz ablam bana çok destek oluyor 🙂 forumu epey incelemiş..maşaAllah orada çok güzel açıklanmış zaten..şimdi o da kendini geliştirmeye çalışıyor 🙂

        • herhangibiri.. Says:

          Rabbim hayatindaki tüm sinavlarda sana yardim etsin. Sinavlarini en kolay bir sekilde verebilmeni nasip etsin. Rabbim babanin kalbinide dogrulara acsin ve onlarin dogrulari bulmasinda seni vesile kilsin. Aynen sahabenin gencleri gibi. Rabbime emanet ol güzel kardesim.

          • büşra91 Says:

            Allah senden ve yardımcı olmaya çalışan kardeşlerimden razı olsun.Şu an okumaya vaktim yok ama tatilde yapmak istediklerimin arasında o kitapları okumak da var.İçten ve güzel duaların için teşekkür ederim.Rabbim senin de yardımcın olsun imanını artırsın, sıkıntılarını giderip seni feraha kavuştursun.Dünyada ve ahirette iyilik versin..(amiinn).Allah’a emanet ol kardeşim

  8. herhangibiri.. Says:

    Kardesler, yukarida Jale kardesimizin vermis oldugu ayet cok anlamli bir ayet. Gercekten üzerinde durulmasi ve incelenmesi gereken bir ayet. Aslinda günlerdir müzakeresini yaptigimiz konularida toparlayan ve bize yol gösteren bir ayet. Ayetin tamami söyle kardesler:

    Allah subhanehu ve teala söyle buyuruyor:
    Ne yahûdiler ve ne de hıristiyanlar, sen onların dînine tâbi olmadıkça, senden asla hoşnut olmayacaklardır. De ki: Allah’ın yol; işte asıl yol odur. Eğer sen. sana gelen bunca ilimden sonra, onların hevâ ve heveslerine tâbi olursan Allah’tan sana ne bir dost, ne de bir yardımcı olur. (Bakara 120)

    Ibni kesir tefsirinde bu ayeti söyle acikliyor: Ey Muhammed, de ki, Allah’ın benimle gönderdiği yol, asıl yolun kendisidir. Bu dosdoğru din, sağlam, mükemmel ve şümullü bir yoldur. Bu âyette tehdîd ve şiddetli bir azâb korkusu vardır. İslâm ümmetini Kur’an ve sünneti öğrendikten sonra, Yahûdî ve Hıristiyan­ların yoluna tâbi olmaktan nehyetmektedir. Böyle bir halden Allah’a sığınırız. Hitap her ne kadar Hz. Peygambere ise de emir, onunla be­raber ümmetine mahsûstur.

    Taberi tefsirinde ise ayet söyle aciklanmistir: Ey Muhammed, sen kendi dininden çıkıp Yahudi veya Hıristiyan olma­dıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden asla razı olmayacaklardır. O halde onların rızasını ve muvafakatini istemeyi bırak ta, seni üzerinde gönderdiği hakta Al­lah’ın rızasını aramaya yönel ve onlara de ki: “Doğru yol, ancak Allah’ın yolu­dur. Aramızda hakkı batıldan ayıran da budur. O halde şimdi siz, Allah’ın kita­bına ve açıklamalarına gelin. Bizden kimin hak kimin bâtıl üzere olduğu, hangi­mizin cennetlik hangimizin cehennemlik olduğu ortaya çıksın. Ey Muhammed, eğer sen, onlarin hallerini açıklamam ve haberlerini sana anlatmamdan sonra bu Yahudi ve Hıristiyanların heva ve heveslerine uyarsan, Allah’a karşı seni onun azabından ve intikamından koruyup yardım edecek ne dost ne de bir yardımcı bulabilirsin.

    Resulullah’ın, Yahudi ve Hıristiyanları birlikte razı etmesi mümkün değildi. Zira Yahudiler Hıristiyanlara karşı, Hıristiyanlar da Yahudilere karşıydılar.Resulullah Yahudileri tutsa Hıristiyanlar darılacak, Hıristiyaları tutsa Yahu­diler darilacaktı. Bu iki zıt gurup bir arada da bulunamayacağına göre her ikisi­ni birden tutması da mümkün değildi. Bütün bunları birleştirecek ortak nokta, hepsinin Müslüman olmasıdır. Bu bakımdan hem Yahudi hem de Hıristiyanlar. Allah’ın doğru yolu olan ve kendilerini de birleştirecek olan İslam’a davet edil­mişler, orada birleşmeye çağırılmışlardır.

    Yahudi ve Hıristiyanlardan her bir grup, sadece kendilerinin cennete gire­ceklerini iddia etmişlerdir. Allah teala da onlara cevaben: “Cennete girmek ki­şilerin isteklerine, heva ve heveslerine göre değil Allah’ın rızası ve iznine göredir.” buyurmuştur. Zira doğru yol, Yahudilik ve Hıristiyanlık değil, Al­lah’ın doğru olduğunu beyan ettiği yoldur. O yolu tutan cennete girebilir. O yol da İslamdır.

    Subhanallah! Sanki icinde bulundugumuz toplumu anlatiyor ayetler. Belki onlar Yahudi ve Hristiyan degiller ama dini kendi anlayislarina, kendi metodlarina göre yasamaya cagiran o kadar cok grup varki günümüzde, aynen ayette dedigi gibi onlarin icine girmeden de senden asla memnun olmuyorlar. Ayni zamandada onlar gibi bir araya gelmeleride mümkün gözükmüyor. Bir cemaat digerini, digeri ötekini kötülüyor.

    Tüm bunlarin tek cözümü Rabbimizinde ayetlerde yol gösterdigi gibi Allah’in davetine uyup adini Islam olarak koydugu dine ve O’nun hayata indirgenmis, yasanmis halini bize anlatan hadislere uymakta oldugu görülüyor.

    Aynen ayetlerin aciklamasinda günümüzde de oldugu gibi her taife kendisinin cennetlik oldugunu iddia ediyor fakat iddialarin gecersiz oldugu sadece Kuran ve sünnet yolunun yolcularinin cennete girebilecegi acikca belirtiliyor.

    Allah subhanehu ve teala Peygamberine bu tehdidde bulunarak kardesler, isin vehametini göstermektedir. Yani belirledigim, razi oldugum yoldan cikarsan Sen dahi olsan azabimdan kacamazsin! demekte ve bize bu örnek üzerinden gönderme yapmakta Rabbimiz.
    Rabbim hepimize razi oldugu yolu kolaylastirsin, Hakki hak, batilida batil olarak göstersin. Amiiin.

    • Cahide Says:

      Rabbim razı olsun kardeşim. Her daim yüzünü ağartsın. Emeklerini hem dünyada hem ahirette karşılıksız bırakmasın. Amin, Amin, Amin

    • Jale Says:

      Subhanallah, Elhamdülillah …HERHANGİBİRİ kardeşim , Allah razı olsun … Rabbim ilmini , idrakini arttırsın ne diyeyim … İnsanın bildiklerini tamamlayan ve paylaşan kardeşlerinin olması ne güzel … Tarifsiz bir mutluluk bu … Yanlız olmadığımı hissediyorum … Elimde Abdulfettah Ebu Gudde’ nin Mevzu Hadisler kitabı var ..yararı olur mu ? Ne dersin ? Benim uzun yazmaya vaktim olmuyor maalesef… Sorunun kökenine inmek lazım … Emevi devletinin başlangıcına mesela …En çok hadis o zaman uydurulmuş diye biliyorum … Bir de islam amentüsüne eklenen şeyler var ( bunları yazıp haddimi aşmayayım) yine emeviler zamanında…Sonra çok ilginç bir şey var ezidiliğin (yezidiliğin ) nasıl ortaya çıktığını araştırırken öğrendim ve kanım dondu resmen (adiy bin müsavir adlı bir tarikat şeyhinin dergahının o vefat ettikten sora ne hale geldiği hakkında) Eğer biz bunları öğrenirsek kardeşlerimize daha fazla yardımcı olabiliriz diye düşünüyorum …Sonuçta tarih ,öğrenilmediği ve ders alınmadığı sürece tekerrür eder…İnşallah yazımı görürsün kardeşim…selam ve dua ile. …

      • herhangibiri.. Says:

        Selamun aleykum Jale kardesim, Allah razi olsun dualarin icin bende bilmukabele diyorum. Dedigin gibi paylasabilmek, anlasilabilmek bunlar özelliklede paylasmaya önem veren kisiler icin yemek icmek kadar degerli.
        Jale kardesim, icimde hissettigim samimi duygulari insaAllah okurkende hissedebilecegin sekilde yazima yansitabilirim.
        Dedigin gibi kardesim, meselenin kökenine inecek ve meseleye bütün olarak bakacak olursak Islam tarihi boyunca bircok firkalar ortaya cikmis ve halada cikmaktadir. Islam tarihinde ilk akidevi sapma Sahabe döneminde hariciler olarak bilinen grupla baslamis, bunlar büyük günah isleyen kimseleri kafir olarak görüp ebedi cehennnemde kalacaklarini iddia etmislerdir. Haricilere tepki olarak Mürcie firkasi ortaya cikmis, bunlarda ameli imandan ayirarak kisi ne yaparsa yapsin imanina zarar vermeyecegini iddia etmislerdir. Bu sekilde firkalasmalar devam ederek Siilik, Kaderiyye, gibi bircok akidevi mezhepler türemistir. Hicri 4.asirda Meymun döneminde mutezile firkasi ortaya cikmis ve bu firka felsefi eserlerden etkilenerek ve bunlari arapcaya cevirerek bu düsüncenin yayginlasmasina sebeb olmuslardir. Mutezile, naslari akillari ile sorgulayarak, akillari ile anlayamadiklari naslari ya tevil (gayesinden farkli mana verme), yada inkar ederek akillarini naslardan ön plana almislardir. Bunun ilk örnegini Allah subhanehu ve teala’nin kiyamette Allah’in görülecegi hadisini akillari ile anlamaya calisarak yapmislar ve bunun sonucunda da inkara yeltenmislerdir. Mutezile isi cok ileri götürüp sahabe üzerinde süpheler ortaya atarak, hadislerin güvenirliligi hakkinda bircok iddialarda bulunmuslardir.
        Güzel kardesim, ben Islam tarihindeki bu akidevi sapmalari, gruplari okurken cok sıkıci gelir, günümüzde bunlari bilmeye ne ihtiyacimiz olur diye düsünürdüm. Fakat sahih akideden ayrilan bu firkalarin tarih boyunca ve günümüzdede aynen mevcut oldugunu ögrendigimde ne kadar gerekli oldugunu anladim.
        Bu sahih akideden sapmis firkalarin yani gruplarin, torunlarinin aynen atalari ne ile ve nasil sapmissa o sekilde devam ettiklerini günümüzdede görüyoruz.
        Güzel kardesim, Allah Rasulu sallahu aleyhi vesellemin verdigi haber gercek olmus ve ümmet 73 firkaya bölünmüstür. Ve yine O’nun haber verdigi gibi 72 si cehennemde biri cennette olacaktir. Sahabe 72 firka ile hic ilgilenmemis hemen kurtulan firkanin özelliklerini sormustur. Allah’in kitabi ve rasulunun sünnetine tabi olanlar oldugunu Rasulullah sallahu aleyhi vesellem aciklamistir.
        Bizim yapmamiz gerekende sahabenin yaptigi gibi, 72 firkanin kim oldugu, özelliklerinin ne oldugunu ögrenmek degil, kurtulan firkanin hangisi oldugu ve özelliklerinin ne oldugunu bilmektir. Hakdan ayrilanlar sayisizdir. hepsini ögrenmemizde imkansizdir. Fakat hak olani bilir, ögrenirsek sapmis olanlari hemen farkedebiliriz.
        Güzel kardesim cok uzun oldu cevabim hakkini helal et fakat bunlari aciklamadan meramimi anlatamam diye düsündügümden bunlari yazma geregi gördüm. Tarihden ibret alabilmemiz icin Islam tarihini bütün olarak okumamiz gerekir. Sadece belli bir dönemi okumamiz bizi farkli yönlere götürebilir. Bu kasitli olarak Sii sempatizanlari tarafindan yapilmaktadir. Biz Islam tarihinde yasanan bu talihsiz olaylardan ibret nazari ile dersler cikarabilirsek, onlarin düstügü hataya düsmemis oluruz. Görüldügü üzere zaten sonradan cikan tüm firkalar etkiye tepki kaidesi geregi ortaya cikmislardir. Bizim yapmamiz gereken ise orta yolun yani Kur’an ve O’nun aciklamasi olan Sünnet yolunun müdavimleri olarak tüm bu firkalardan uzaklasmaktir.
        Günümüz mutezilesi yeni tabiri ile hadis inkarcilari hadisler üzerinde bircok tahrifler yaparak; onlari bize ulastiran sahabelerin üzerinde birsürü süpheler uyandirarak, kendi zihinlerindeki her türlü süpheyi insanlara empoze ederek, insanlar nezdinde Kuran’in aciklayicisi ve Vahiyden bir parca olan hadisler hakkinda konusup durmaktadirlar. Sahabeye süphe ile yaklasirken, ayni selefleri gibi kendileri müstesriklerin kitaplarini okumakda, etkilenmekde ve bunlari türkceye cevirmektedirler. Müslümanlarin, zihinleri bulaniklik icinde olan müstesriklerin ne bilgilerine nede anlayislarina ihtiyaci yoktur. Paygamberimiz bize, bizim dünya ve ahiretimiz icin faydali bütün bilgileri aktarmisdir.
        Zerdali kardesimin yazisina binaen yukarida yaptigim yorumuda okursan beni daha iyi anlayacagini düsünüyorum. Bu konularda görüsebilir, müzakereye devam edebiliriz Jale kardesim. Rabbime emanet ol.

        • zerdali mişmiş Says:

          çok iyisiniz çok hoşsunuz ama sahabelere takılıp kalmanıza anlam veremiyorum..kuranı kerim çağlar üstü bir kitapsa ve kıyamete kadar hükmü baki ise mutlaka ki yeni yeni alimler özünde kalmak şartıyla tefsir yapabilir..gelenekçi zihniyetin bunu hazmedememsine anlam veremiyorum..akletmiyormusunuz diyen kuranı,neden yeni alimlerin yeni bilgileriyle yorumlamasına karşısınız..sahabeler kendi devrini savdılar,ahlakları,yaşantıları ve rivayetleri bize miras kaldı..sahabelerin hepsine erişilmez cennetlik gözüyle bakabilirsiniz,ama şimdiki alimleri küçümseyemezsiniz..müsteşrik diyerek kimi bahsettiğinizi açarmısınız..seyyid kutub,mevdudi,m.islamoğlu mu..çünkü bunların adını yazdığımda siz konuyu direk sahabeye ve ibni kesir tefsirine bağlamıştınız..lütfen kardeşim,kendi doğrunuzu hakk olan doğru kabul edip karşıdakini yok saymayın..

          • zerdali mişmiş Says:

            müsteşrik derken oryantalist lerimi kasdettiniz yoksa size göre dini farklı yorumlayan müslümanları mı..bu lafınıza takıldım…

          • herhangibiri.. Says:

            Hakkinizi helal edin kardesim, mesguliyyetlerimden dolayi yorumunuzu hemen cevaplandiramadim. Sizde öyle
            Zerdali kardesim cok iyi ve hossunuz ve ayni zamanda aslende Manisalimisiniz bilmiyorum ama hemsehrimsiniz. Sizin isminizi yorumlarin arasinda görünce Manisam geliyor aklima hep. Ilk olarak sunu belirteyimki evet müstesriklerden kastim oryantalistlerdir. Neden Sahabeye bu kadar takilip kaldiginiza anlam veremiyorum demissiniz. Cünkü Sahabe bu dini bize aktaranlardir. Onlar vahye ilk muhatap olanlar, O’na katiplik yapanlar, O’nu ilk ezberleyenler ve yasayanlardir. Elimizdeki Kitap, Onlarin hafizalarinin ve kalemlerinin vesilesi ile bugün elimizdedir. Sahabe Allah’in razi oldugu, tezkiye ettigi, Onlar gibi inanip, Onlar gibi amel etmemizi istedigi insanlardir. Günümüzde Jale kardesime cevaben yazdigim yorumdada oldugu gibi Sahabe üzerinde birsürü süpheler olusturup onlari saf disi birakarak, kendi anlayislarina göre Kuran’i tefsir etme cabasi icinde olan insanlar vardir. Aynen sizin yazinizda “Onlar kendi devirlerini savdilar” (bu cok talihsiz bir sözdür) diyerek Onlarin ümmete örnekligini iptal etmek isteyenler gibi. Peki bu kimseler Sahabeye “Onlarin devri gecti” diyerek kendilerine kimleri örnek ediniyorlar? Bati tabiri ile oryantalistleri, mesela Goldziher’ leri.
            Zerdali kardesim, Allah Subhanehu ve Teala insanliga vahyini indirmis ve bunu aciklama ve yorumlama yetkisini sadece Rasulune vermistir. Düsünün Yüce Rabbimiz Kitabi indirecek ve bunun aciklamasini her döneme göre insanlarin bilgi ve yorumlarina birakacak bu aklin asla kabul etmeyecegi birseydir. Allah Subhanehu ve Teala hem indirdigi kitabi, hemde Onun aciklamasi olan Sünneti koruma görevini üzerine almisdir. Ayetler ve Sahih Hadisler apacik günes gibi ortadadir. Bunlari arka plana itip, kendi düsüncelerini öne sürünler hic bir zaman bunu basaramayacaklardir.
            Tefsir okurkende Ibni Kesir ve Taberi tercih etmemizin sebebi ayetleri, Kuran’i aciklama yetkisi sadece kendinde bulunan Allah Rasulunun hadisleri ile aciklamalarindandir.
            Zerdali kardesim, senin dogrun, benim dogrum, onun dogrusu diye birsey yoktur, olmamalidir. Oldugu icin ümmet bugün paramparcadir. Dogru tekdir. Oda Allah’in Kitabi ve O’nun aciklamasi, yasanmis hali olan Sünnettir. Bu ikisinide bize Sahabe nakletmistir.
            Zerdali kardesim, Allah Subahanehu ve Teala bize akli O’nun ayetlerini Rasulu’nun rehberliginde anlayalim diye vermisdir, yeniden yorumluyalim, sorgulayalim diye degil..

            • zerdali mişmiş Says:

              selamun aleyküm herhangibiri kardeşim..maksadımı aşıp yada tam ifade edemediysem hakkını helal et kardeşim..maşallah kendini geliştirmiş okuyan öğrenen ve öğreten bir kardeşimizsin..belki akedemik düzeyde bir bilgiye sahipsin..ben asla bu düzeyde bir bilgiye sahip değilim ve cevap verirken yetersiz kalabiliyorum..uzun uzun yazamıyorum çünkü buna zamanım vede klavye yeteneğim yok kardeşim..öncelikle maksadımı yanlış anlattıysam ve yanlış anlaşıldıysam rabbim affetsin inşallah..tabiki de kuran,hükmü açık ve net,anlaşılır apaçık bir kitaptır..bilimsel kitap asla değildir..allahın hükümleri nettir..dileyen ve kalbinde yer olan inanır,dileyen inanamaz..hz peygamberin ölümünden sonra siyasi çekişmeler başlamış,zamanla bu hırs değişik görüşlerin çıkmasına zmin hazırlamıştır..bundan sizde bahsettiniz..bu görüşler ve hükümler zamanla gerçek hükümlerin üstüne örtü olmuş,ve halklar kendilerine sunulan bu görüşlere gerçek din diye inanmıştır..basit örnekler vereyim..en basiti kadının aşağılanması meselesi..bu kurana dayandırılmış..kaburga kemiğinden yaradılış ayeti tamamen aşağılama şeklinde yorumlanmış,2 kadının bir erkeğe denk olan şahitlik durumu da akıl eksikliği olarak yorumlanmıştır..bu böyle süregelmiş ve din budur diye algılanmıştır..bu konuda hadisler uydurulmuş,kadın iyice aşağılanmıştır..şimdi ve geçmişte bu ayetleri gerçek anlamıyla anlayanlar tabikide var ama tersine inanan ve bu yüzden kadına aşağılık insan muamelesi yapan çok olmuştur..bu en basit örnekti..benim söylemek istediğim buydu..yoksa doğru birdir ve apaçıktır..rabbim güneşten aydan,akıp giden zamandan,ölüp dirilen tabiattan çokça bahseder..bilimin ilerlemesiyle bu harika nizamın yeni yönleri keşfedilmektedir..bu ayetlerin tefsirlerinde bu güzelliklerden bahsetmenin sizce sakıncası olabilir mi..kardeşim kısa kesiyorum,şu an bebeğime bakmalıyım..tabiki de doğru tektir..en basiti peygamber demiyor mu,veda hutbesinde,burada bulunanlar bulunmayanlara duyursun,belki onlar benim ne demek istediğimi daha iyi anlar..benim yeni alimleri savunma sebebim budur..rabbimin razı olmayacağı şeyler yazmaktan rabbime sığınırım…

              • herhangibiri.. Says:

                Zerdali kardesim, samimiyyetinden süphe etmek kesinlikle haddim degil. Rabbim her türlü zorlugunu kolaylastirsin. Alimlere her zaman ihtiyacimiz vardir. Bize Rabbimizin ayetlerini, Peygamberimizin sözlerini günümüz yasantisi ile alakalandirarak yorumlayan, fakat bunu yaparken asla, asil olan Kur’an ve Sahih Sünnetten kopmayan alimlere ekmek, su gibi ihtiyacimiz var. Veda hutbesinde Rasulullah’in kasdettigi, söyledigi sözleri elestirmek ve hafife almak degil, o sözleri söylerken ki kasdinin anlatilan insanlar tarafindan daha iyi, daha güzel, daha dogruya yakin anlasilmasidir. Seninde bahsettigin gibi kadin ile alakali ayetleri, bu konu ile alakali hadisleri hatali ve yanlis yorumlayanlar, isine geldigi gibi anlayanlar olmustur. Iste amac burdaki yanlis anlamalari dogrular ile isbat etmektir. Yoksa sahih olarak gelen hadisleri inkar etmek, bunlari Resulullah söylememistir, ya da bunu söyleyen ravi yani sahabe söyledir böyledir demek degildir. Dikkat etmemiz gereken konu budur. Yanlisa baska bir yanlisla karsilik vermek bizi sonu hüsran olan bir yola sevkeder. Allah bizi bundan korusun. Dedigin gibi kardesim, Resulullah’in vefatindan sonra cok fitneler cikmistir. Dedigin gibi hadislerde uydurulmustur. Fakat Rabbimiz vahyin bir bölümü olan sünneti hayatini bu yola adamis hadis alimlerinin vesilesi ile korumustur. Dünyada benzerine rastlanmamis bir yöntem olan rivayet zinciri yöntemi ile Kitabinin aciklamasi olan hadisleri sonradan uydurulan seylerden muhafaza etmistir. Aynen yukaridaki konu gibi uydurulan rivayetleri reddedelim derken, sahih olanlarin üzerinde de süphe uyandirmak yanlisa baska bir yanlisla karsilik vermektir.
                Zerdali kardesim, tüm samimiyyetimle söylüyorum ki dinledigimiz, begendigimiz, hatta benimsedigimiz insanlar olabilir. hepimizin olmustur. Ama samimi müslümana yakisan bu insanlarin yanlislarini gördüklerinde bunlari gündeme getirebilmektir. Söylenen cogu seyler size mantikli gelebilir veya hissiyatiniza tercüman olabilir. Ama gecmisde olan bazi fitnelerden dolayi bunlari gündeme tasiyarak Kur’an’in aciklamasi olan hadisler üzerinde süpheler uyandirmaya calisanlarin niyetletinin ne olduguda ortadadir. Aslinda kardesim biraz bilgi ve basiretle bakildiginda bu gibi insanlarin niyetleri acikca görülecektir.
                M.Islamoglu ve fikirdaslari toplumun tepkisini cekmemek icin senelerdir kabul ediyormus gibi yaparak hadisleri hep fikirlerini zihinlere daha iyi yerlestirebilmek icin argüman olarak kullanmislardir. Fakat simdilerde istedikleri zemini bulmus olmalilar ki acik acik hadisleri reddetmede bir sakinca görmüyorlar. Malumundur ki son söylemleri kadere imanin, imanin sartlarindan olmadigi, hayizli kadinin kendini iyi hissederse oruc tutabilecegi, ve buna benzer bircok yeni düsüncelerini söylemekte bir beis görmemektedirler. Halbuki güzel kardesim bu tüm Islam alimlerinin üzerinde ittifak ettikleri sahih olarak gelen hadislere muhalefettir.
                Güzel kardesim, biz hic bir zaman sahislara takilip kalmamali, dogruyu kim söylerse söylesin almali, yanlisada karsi gelebilmeliyiz. InsaAllah sende benim samimiyyetimden süphe etmez bu yazdiklarimdan dolayi beni yanlis anlamazsin. Selametle kardesim…

                • zerdali mişmiş Says:

                  herhangi biri kardeşim,rabbim razı olsun verdiğin bilgiler için..ancak şunu belirteyim ki,mustafa islamoğlu hocamızın kader hakkındaki fikirlerini oturup tamamiyle dinleseniz,işine gelmeyenlerin çarpıttığı gibi açıklamadığını görürsünüz..elimizde okuduğumuz ve bize aktarılan mealler kadar,arapça dilindeki kök kelime ve mecazler de çok önemlidir..ben bu konuda hocamızın fikirlerine katılıyorum..yaradan akıl ve irade verdiği insana istediği yolu seçme hakkıda vermiştir..kader konusu çok derin bir konu..ama benim kalbim bu konuda mütmain..bir konuda fikirleri kalbimi tatmin etmezse zaten uymam ama ben hocamdan rabbim binlerce kez razı olsun diyorum..Rabbim sapıtmışlara değil de böyle şahsiyetli hocalara takılmayı nasib etsin…

        • Ebu Ubeyd Says:

          Selamun aleykum. Gercek su ki, Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)’in haber verdigi gibi ümmet 73 firkaya ayrilmistir. Bir firka haric hepsi cehennemdedir. Günümüzde hicbir grup cehennemlik olan 72 firkadan oldugunu kabul etmemektedir. Peki bu 72 firka kimlerdir?
          Sahabe, Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)’e 72 firkanin kimler oldugunu sormamistir. Kurtulan firkanin kim oldugunu sormustur. O da Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)’in buyurdugu gibi: “Benim ve ashabımın (yolu) üzere olan.” firkadir. Piyasada bid’atcilarin hali ortadadir, yaptiklari isleri Kur’an ve sünnetten delillendirmeleri gerekmektedir. Din tamamlanmistir, Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem) ucan kustan dahi haber vermistir. Peki din eksikmi ki risalei nura gerek var? Peki sünnet yetmiyormu da sünnette olmayan ayinlerden olusan tasavvuf ve tarikata ihtiyac var? Peki din eksikmi ki, Maturudi ve Esarilige ihtiyac var. Yukarida gectigi gibi bizim Islam Akidesine, yani gercek Sünnet Akidesine ihtiyacimiz var. Maturudi ve Esarilige baktigimizda hicri 3.-4. yillarda Mu’tezile’den etkilenerek güya Mu’tezile’ye red adina gelistirilmislerdir. Peki hicri 3. asra kadar Islamin Akidesi yokmuydu ki? VAllahi vardi, buna da Selef Akidesi veya Menhec diyoruz, bu da Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem) ve sahabesi (radiyAllahu anhum)’un akidesidir, yani kurtulusun kaynagidir. Bu konuda belgeler.com’da bir risale yayinlanmistir,kurtulus firkasinin özelliklerini ögrenmek isteyenlere tavsiye ederim, Allah’a emanet olun.

          http://s2.dosya.tc/server23/yV34pp/an-toplum-firkayi-naciyye-firkai-naciye.pdf.html

          • Jale Says:

            Hakkını helal et kardeşim verdiğin linke bakamadım … Kurtuluş fırkasından kastın “Muttakiler ” ise, onun tarifi ; Bakara suresinin ilk beş ayetinde Rabbimiz tarafından gayet net bir şekilde açıklanmış zaten…Selam ve dua ile…

  9. çaresiz Says:

    cahide ablacım annem toplumda süleymancılar olarak anılan bir cemaate mensup bende bu duruma çok üzülüyorum rabıtayı onlarda yapıyorlar…ama anneme bunun yalnış olduğunu bir türlü anlatamıyorum…Rabbimden tek isteğim annemin bu yoldan vazgeçmesi…ona doğruları anlatmakta bilgi olarak eksik kalıyo olabilirim ne olur bu konuda bana yardımcı olurmusun…

  10. &SEVGİ& Says:

    Aslında kusur kendimizde her duyduğumuza inanmak, her okuduğumuz Hadisi sahih saymak…
    Aslında hepimiz açız o yüzden. Bilgiye açız. Çıkış yolu arıyoruz. Çünki kıyamet yakın bir çok alametler gösteriyor. Rabbimin Rızasını kazanamadan dünyadan ayrılmaktan korkuyoruz.
    Rabbim hak yolundan ayırmasın…Rızasını kazanan kullardan olmayı nasip etsin…

    • Ebu Ubeyd Says:

      Selamu aleykum,sahabelerin (Allah hepsinden razi olsun) bildirdigi gibi Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem) bize ucan kustan dahi haber vermistir. Kur’an elimizdedir ve Kur’anin aciklamasi, pratigi olan sünnet/hadislerde elimizdedir. Sahabe , tabiin ve tebe tabiinden olusan ümmetin en hayirlilari olan selefi salihin dinden olan hadislere sahib cikip bizlere aktarmistir. Bu kitaplarda elimizdedir, Buhari ve Müslim (bazi dalkavuklarin dediklerine itibar etmeden) ümmetin ittifakiyla sahihtir, Kur’an sonra ikinci kaynaktir. Sonra Nesai, Ebu Davud, Tirmizi ve Ibn Mace’de türkceye cevrilmis ve kisa bir zaman önce basilmistir (bknz. Konya Nesriyat) Bu kitaplara Kutubi Sitte (alti kitap) diyoruz, Son dört kitabin (veya 4 sünen) icinde zayif hadisler vardir, ama muasir büyük hadis alimi Seyh el-Albani sünenlerin zayiflarini ayirmistir. Internette bazi davetciler bunlari türkce konusan toplumun istifadesini sunmuslardir. Dolayisiyla dinimiz günes gibi ortadadir. Kaldiki elhamdulillah türkce muhtemelen islami kaynaklarin en fazla tercüme edilmis oldugu dildir.

      not: Bahsettigim hadis kitaplarinin tümü internette yazili ücretsiz indirilebilinir. Arama makinalarindan ulasabilirsiniz.

  11. &SEVGİ& Says:

    Cahide Ablam bu konudaki yazılarını ve yorumları dikkatle okuyorum. Kafam çok karıştı 😦
    Ben 2 yıl öncesine kadar Mürşidi Kamil nedir bilmezdim.Evlendikten 1 yıl sonra eşimle beraber yani 1 yıl önce bi arkadaş vesilesiyle konu ile ilgili bilgi almaya araştırmaya başladık. Hatta Efendimizin soyundan gelen kimsenin olacağını hiç düşünmemiştim. Efendimiz diyor zaten benim soyum H.z. Fatıma ile devam edecektir diye. Bir Mürşide gittim tövbe aldım, adabları yaptım, hatmeye katıldım, rabıta yaptım ama 2 yıldır olmasına rağmen toplam 3-5 kez anca yapmışımdır. Nedense çok feyz alamadım ve bana Rabbimden başkasını düşünmek çok farklı gelmişti. Tabiki rabbimi bi surete sokarak değil haşa Rabbimi düşünürken arapça ALLAH lafzını göz önüne getiririm. Tarikata belki ondan fazla ısınamadım ya da Rabbimi lütfu diyelim…

    Şu an kafam o kadar karışık ki ne desem ne yazsam bilemiyorum. Sürekli kitap okuyoruz. Şimdi Hayatüs Sahabe – İhya u Ulumiddin serilerini aldık onlardan yararlanıyoruz.
    Of ablam yaaa Rabbim doğru yolundan ayırmasın şirke düşürmesin. Senin yazılarını okudukca şirke düştüğümden korktum :(( Rabbimin Rızasını kazanıyoruz zannederken yanlış yollarda mı yürümüşüz.
    Yorum da birbirine girdi zaten anlamışsındır ne kadar kafamın karıştığını…. Dua edin inşaAllah…

    • Cahide Says:

      Pek çok soruna şu sitede cevap bulabilirsin. Hatme, Rabıta, tevbe almak ve diğerleri…

      http://www.rahmet.org/index2.php

      Kur’an oku ve anlamaya çalış Sevgi. Tevbeyle ilgili ayetleri oku. Allah’ın senin tevbeni kabul etmesi için başka bir faniye ihtiyacı yok. Seni en iyi duyan ve gören O’dur. Tevbe verdiğin insan günahsız mı ki ona tevbe veriyorsun. Haşa! bu Allah’ın kudretini anlayamamaktır. Bizim yolumuz onun bunun yolu değil, Kur’an ve Sünnet yoludur…

      • &SEVGİ& Says:

        Okuyorum Ablam elhamdülillah. Rabbim Affetsin bilmeden şirke düştüysem. Rabbim Razı olsun sizlerden de…
        Tevbeyi verirken zaten kişi olarak verilmiyo ablam sen zaten biliyosundur. “Ya Rabbi Ben pişmanım. Bütün yapmış olduğum günahlardan. Keşke yapmasaydım. İnşaAllah birdaha ben yapmayacağım” şeklinde veriliyor. Haşa başkasından tövbe tabiki istenmez. Sadece mürşid söylüyor sen tekrarlıyorsun.
        Neyse ablam Rabbim doğru yoldan ayırmasın dediğin siteyi inceliycem ablacım… Allah Razı Olsun…

  12. Hayriye ULUS Says:

    can arkadaşlar, ben acizane bir kul olarak çok sade ve yalın olarak konu hakkında görüşlerimi sunuyorum.Benim için tek kural var Allah birdir, Kuran-ı Kerim rehber ve peyfamberimiz Hz.Muhammed (sav) onun elçisidir.Bunun haricinde insanlar din kardeşidir.Allahı kazanmak isteyen kuranı rehber edinir, peygamberimizin sünnetine uyar.bunun haricindekiler çok ibadet etmişse sadece kendisine faydası vardır, biri çok bilir biri az bilir .Bunun haricinde birilerini rehber edinmek Allaha şirk koşmaktır. Peygamberimizin haricindekiler bizden birileri biz ne isek onlarda odur. onun için o güzel beynimizi daha fazla yormadan elimizden geldiği kadar ibadetimizi layıkıyla yapalım takıldığımız yerde kuran meallerine açıp bakalım ne diyorsa öyle yapalım çünkü herşey var orada, ana başlıklar nedir oku.namazını dosdoğru kıl, örtün, haram, kul hakkı yeme vs vs. bunları hakkıyla yapsak cennet müjdelenir zaten kurallar belli şartlar belli şaşıracak veya bocalayacak birşey yok onun için tüm din kardeşlerimiz gelin birlik ve beraberlik içinde ibadetlerimizi kavgasız gürültüsüz yapalım Allahın rızasını kazanalım gerisi teferruat herkeze gönül dolusu sevgiler saygılar Cahide hanımada bu fırsatı verdiği için rabbimde ondan ziyadesiyle razı olsun…

    • nermin-vildan- Says:

      cahide hanım.yazınız çok güzel.yorumlarıda tek tek okudum.yalnız bu hayriye ulus isimli kişinin yorumlarında biraz eksiklik var.hemde bayagı yanlış anlaşılmaya müsait.örnegin ”Bunun haricinde birilerini rehber edinmek Allaha şirk koşmaktır. ”kurana ve sünnete uymayan ,dinimizin emretmediği bidatlari dine sokan vb…kişileri rehber edinmek olmalıydı bu ifade.
      bir de herşey meallerde var açın bakın diyor.sadece kuranı anlamaya başlamada bir başlangıçtır.ama kesinlikle tek başına yeterli değildir.tefsir,fıkıh,akaid,siyer vb.kitapları da okumak gereklidir.(yanlışım varsa düzeltin)

      • Cahide Says:

        Evet o kısım gerçekten yanlış olmuş. Allah ve Rasulünün yolunda olan, o yoldan sapmayan ilim sahibi insanların yolunu takip ederiz. İmam-ı Azam, İmam-ı şafi gibi mesela… Bizler alimleri asla es geçmiyoruz, geçemeyizde. Biz sahte şeyhleri, bidatçi Hocaları ve dinden olmayan ama dindenmiş gibi gösterilen akımları kabul etmiyoruz.

  13. yildo69 Says:

    Selamum Aleykum faydalı ve güzel paylaş icin teşekürler.
    .Rabbimiz dilediğine Hidayete yönlendirir, dilediği kulu sapıklık icinde bırakır.Bu onun kendi nefsine zulum ediğindendir. Rabbim Kuran’ı Kerim de buyuruyor: Çoğu insanlar ALLAH( c.c) şirk koşmadan inanmazlar.

  14. Jale Says:

    İlimden yoksun olanlar “Allah bizimle niçin konuşmuyor , ya da niçin bize mucizevi bir belge ulaştırmıyor ” derler. Onlardan öncekiler de aynen onların söylediğini söylemişlerdi .Akılları da birbirine benzedi. Elbet biz gönülden inanacak herkes (inanç alanında yalnızca hakikati isteyen ve ona bütün benliğiyle teslim olan kimse) için ayetlerimizi açık ve anlaşılır kılmışızdır. (Bakara 118 ). …Sen onların inanç sistemini benimsemedikçe , ne yahudiler ne de hristiyanlar seni asla kabullenmeyecekler . Onlara şöyle de: ALLAHIN REHBERLİĞİ VAR YA ,İŞTE GERÇEK REHBERLİK ODUR. Eğer sana gelen ( mutlak hakikatin) bilgisinden sonra onların KEYFİ sistemine uyarsan ,Allah ‘ın elinden seni kutaracak ne bir yar , ne de bir yardımcı bulabilirsin. ( Bakara 120 ). …Ayetlere bakın ! Ayetlere ….Allahım idrakimizi arttır …. Rızana muhalif davranıp, haddi aşanlardan eyleme…Amin

    • FATMA Says:

      Derya kardeşim sen Rahmanın lutfu ile gittiğin yanlış yoldan dönmüş doğru olanı bulmuşsun.bence çık o çarşamba pazarından:))))hiç kafanı bulandırma bırak annelerimizin doğru bildiği yanlışları.hangimizin annesi doğru düzgün oturup tefsir okududa bize o bilgileri verdiki?kafana takılan tüm soruların cevabını hükmü kıyamete kadar sürecek tek kitapta bulabilirsin.JALE kardeşimin duasına yürekten amin diyorum.RAHMAN İDRAKİMİZİ ARTTIRSIN.amin………..

      • Derya Says:

        Teşekkür ederim çıkabilsem çıkıcam da pazar çok kalabalık 🙂 yine de sorularıma tam cevap alamadım zannedersem…Öğrenme isteğim çok ama kaynakların doğruluğunu bilmiyorum…:(

        • ummureyyan Says:

          derya kardeşim doğru kaynak kur anı kerim ve hadisler bunlar yetirince açık tabi bazıları siz onları anlamazsınız safsatalarını bi kenara bırakıp okumaya başlarsak Rabbim yardımcımız olsun artık bu kaynaklara ulaşmak o kadar kolayki sahabe bir hadisi ravisinden dinlemek için bir ay yol gidiyordu şimdi herşey elimizin altında ama biz kendimiz kur anı hadisi okumak yerine onun bunun okuyup (burda rabbimimn fakih kıldıklarını kendi görüşüyle değilde ayetle hadisle açıklayanları tenzih ederim)öğrenmek biz isteyip dua edelim sadece rabbim bizi doğru yola ulaştıracaktır elbet

  15. Derya Says:

    Ayyyy Cahide Abla kafam Çarşamba pazarına döndü 😦 okuduğumuz kitaplarda yazılanlar,doğru diye bildiklerimiz,takvim yapraklarında yazılanlar,annelerimizin bildikleri,çevremizin bildikleri hangisi doğru hangisi yanlış şaşırdım kaldım 😦 Rabıta konusunda daha önceden de bildiğin gibi kafam karışmıştı,sana mail atmıştım cevap vermiştin hatırlarsan,ben de rabıtayı bıraktım,dersimi çekmiyorum artık.Ama kafam hala bulanık,ya dediğiniz gibi gerçekten şirke girmişsem nasıl çıkacağım bu işin içinden,nasıl affettireceğim kendimi,düşündükçe üzülüyorum :(( Diğer taraftan okuduğumuz tüm dua kitaplarında Peygamber Efendimiz(s.a.v) yüzü gözü suyu hürmetine diye dua edin el açın diyor,bugüne kadar çok şükür hiç bir şeyin Allahtan başkasından istenmeyeceğini bildim,ne dilediysem O’ndan diledim,peki hep böyle düşündüysem nasıl olur da şirke bulaşmış olabilirim,düşüncesi bile ürpertici…Bir de bildiğim kadarıyla şirke giren asla affedilmiyor,napacağız biz 😦 Şimdi kafam soru işaretleriyle dolu,doğru yaptığımı düşünerek neleri yanlış yaptım bilmiyorum 😦 Okuduğum hangi bilgi doğru hangisi yanlış ayıramıyorum,keşke sen ve diğer arkadaşların kadar bilgili olabilseydim,aklım karmakarışık haftalardır böyleyim,keşke bir çıkış yolu bulabilseydim…Cahide Abla yorumlardan okuduğum kadarıyla benim gibi bir çok insan var bu halde,senden ve diğer arkadaşlardan yorum bekliyorum…İhtiyacımız var…

    • Jale Says:

      Kimsenin kimseye hiçbir fayda sağlayamayacağı, kimseden kurtuluş bedeli kabul edilmeyeceği , şefeatin hiç bir yarar vermeyeceği ve hiç kimsenin yardım görmeyeceği günün bilincinde olun! (Bakara 123)

    • herhangibiri.. Says:

      Derya kardesim, hakkini helal et sana mesajini okudugum andan itibaren hep yazmak istedim fakat birtürlü olmadi. 2 gündür hep aklimdasin, hep sana cevap yaziyorum zihnimde.
      Güzel kardesim, cikis yolunu bulman yakindir insaAllah, cünkü kendini cikmazda hissedip cikis yolu araman bunun en büyük göstergesi.
      O kadar cok sey sormussunki her sorunun cevabi sayfalarca verilecek icerikde.
      Ilk olarak Rabbimiz bizi unutarak ve yanilarak isledigimiz seylerden sorumlu tutmuyor. Ayni zamanda hicbir kulunuda mesaji kendisine ulasmadan da sorumlu tutmuyor. Rabbimizin senden nasil bir kulluk istedigine dair mesajini yeni ögrenmissin belliki. Ögrendigin andan itibaren sorumlusun kardesim, bundan öncesinden degil insaAllah. Tabiki öncekiler icin Rabimize tevbe edebilirsin, af dileyebilirsin. Evet haklisin Rabbimiz önemine binaen kullarini o fiilden sakindirmak icin sirki asla affetmeyecegini söylüyor pekcok ayetinde. Ama ayni zamanda söylede söylüyor:
      (Ey Muhammedi) De ki: “Ey kendilerine karşı günâh işlemekte aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Zira Allah bütün günahları bağışlar. O, çok bağışlayıcıdır; çok merhametlidir”.(Zümer 53)
      Güzel kardesim, yukarida baska kardesimede yazdim, kafa karisiklimiz normal. Dogru bildiklerimizle, sonradan ögrendiklerimiz catisiyor. Bunu hepimiz yasadik. Bu konuda yalniz degilsin. Ben sabahlara kadar okuyup,arastirip tartistigimi bilirim kardeslerle. Sakin ümidini kaybetme. Dogru tek güzel kardesim. Oda Rabbimizin kitabi, ve O’nun aciklayicisi olan Rasulunun sünneti, birde bu dinin ilk müminleri olan sahabenin yasayisi.
      Irbad bin Sâriye (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
      “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün sabah namazını müteakip bize son derece tesirli bir va’z irad etti. Bu va’zın tesirinden gözler yaşla ve kalpler korku ile dolmuştu.
      Ashab’tan bir adam:
      −Kuşkusuz bu, vedalaşan kişinin öğütleridir! O halde ya Rasulallah, bize neyi tavsiye buyurursunuz? dedi.
      Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
      −‘Allah’a takvalı olmanızı ve idareciniz Habeşistanlı bir köle bile olsa dinleyip itaat etmeyi size tavsiye ederim. Benden sonra birçok ihtilaflar göreceksiniz. Sonradan uydurma işlerden önemle sakınınız, çünkü bunlar dalalettir. İçinizden herkim bunlara ulaşırsa benim sünnetime ve hidayet üzere olan Hulefai Raşidin’in yoluna sımsıkı sarılsın. Bu yolda dişlerinizi sıkınız’ buyurdu.”Ahmed 4/126, Darimi 16, Begavi 205, İbni Mace 42,
      Güzel kardesim, tüm bu sorularinin cevabini ne bizim bir cirpida vermemiz nede senin ögrenmen mümkün degil. Müminler kardestir kaidesi ile biz kardesler kilinmisiz. Senin dogrulari bulmana, yanlislardan kacinmana yardimimiz olacagini düsünür ve istersen buna herzaman haziriz. Bu her müslümanin imani bir sorumlulugu. Istersen Cahide kardesimden mail adresimi alabilir bana yazabilirsin. Allah’in izni ile bildiklerimi paylasmak beni mutlu eder. Rabbime emanet ol Derya kardesim. Rabbim cikmaz gibi gördügün yolunu kolaylastirsin. O kolaylastiricilarin en hayirlisidir. O kullarina karsi cok merhamet sahibidir. O kullarini, kendilerinden daha cok düsünen, ilgilenen ve sevendir.

      • herhangibiri.. Says:

        Derya kardesim, yukarida mail adresimi alabilirsin dedim fakat eger sen özel olarak görüsmek istemezsen buradanda yazabilirsin. sorularini yöneltebilirsin. Önemli olan birbirimize faydali olabilmek güzel kardesim.

  16. gulcan Says:

    Allah razi olsun herhangi bir kardesim . Bende senin yazdigin gibi (dua konusunu) biliyorum .Rabbim dogru yoldan ayirmasin cumlemizi. Ayrica sana da ayni dileklerde bulunuyorum ummu reyhan kardesim ama internet sitelerinden cok guvendigim kaynaklardan okumayi tercih ediyorum yinede tavsiyelerin icin sagul .Selametle

    • ummureyyan Says:

      bu ve bu gibi sitelerde zaten ayet hadis ve ehli sunnet alimlerinin fetvalarından başka mevzu bulamazsın sana şöyle faydası olur mevzu hadis ve ayetler başlıklar altında ehil insanlar tarafınan toplanmıştır aradığın konuyla ilgili sahih kaynaklara kolay ulaşırsın allah bu hizmeti sunanlardan razı olsun

  17. ummureyyan Says:

    gulcan kardeşim ben cevap yazsam kabulün mü ? biraz uzun link vereyim inş http://www.gurabayolu.tr.gg/-Oe-l.ue.lere-Kur-h-an-okunmaz.htm
    diğer merak ettiğin herşeyi bizim akidemizle ilgili bulabilirsin

  18. gulcan Says:

    ha bide herhangi bir rumuzlu kardes okudugum hadisler isiginda olmuslerimizin arkasindan veya sonradan onlar icin dua etmenin ,kuranin kerim okuyup sevabini onlara gondermenin dogru oldugunu biliyorum .Bunu Peygamber efendimizde hadisi seriflerle tavsiiye etmis .Size gore nasil cunku sitede ki bir yazida bidat diye yazildi . Peygamberimizin bununla ilgili cok sayida Hadisi serifleri var merak ettim sizdemi onlar sahih hadis degiller diyeceksiniz

    • herhangibiri.. Says:

      Güzel kardesim, ben fetva makami degilim aslada böyle birseye kendimi ehil görmüyorum. Ben sadece bildiklerimi bilmeyenlerle paylasarak imanimin geregini yapiyorum. Burda hepimiz kardesiz, hepimiz Rabbimizin rizasini ariyoruz, ama dogru ama yanlis bildiklerimizi paylasiyoruz. Gayemiz ugruna yaratildigimiz kullugumuzu en güzel, en dogru sekilde nasil yerine getirebiliriz bunu ögrenmeye calisiyoruz. Yoksa güzel kardesim, ne icin ugrasalim, mesela benim ne gibi bir menfeatim olabilir ki? Gördügün gibi herhangi bir cemaate, herhangi bir sahsa, bir görüsede cagirmiyorum. Güzel kardesim biz zayif hadisleri belirtirken bunu hadis inkarcilari gibi isimize gelmedigi icin zayif demiyoruz. Hadis Alimleri zayif hadisle amel edilmez dedigi icin belirtiyoruz. Öncelikle bunlari bilmeni istedim gülcan kardesim, eminimki sende ayni fikirdesindir.
      Ölüler hakkinda soruna gelince bildiklerimi paylasayim sordugun icin:
      Ebu Hurayra (r.anh)’dan rivayete göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
      “İnsan öldü mü ameli kesilir. (Ebu Katade’den şöyle dediği rivayet edilmiştir:) Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: “Kişinin kendisinden sonra geriye bırakacağı en hayırlı şey:
      Kendisine dua edecek salih bir evlat, ecri kendisine ulaşacak cari bir sadaka ve kendisinden sonra gereğince amel olunacak bir ilimdir.”
      (Hadisi İbn Mace (I, 106), İbn Hibban, Sahih (no: 84-85)
      Bir Sahabenin “Ey Allah’ın Resûlü, anne ve babamın vefatlarından sonra da onlara iyilik yapma imkânı var mı, ne ile onlara iyilik yapabilirim?” diye soran bir sahabiye Hz. Peygamber Efendimizin (s.a.s): “Evet vardır. Onlara dua, onlar için Allah’tan istiğfar (günahlarının affedilmesini) talep etmek, onlardan sonra -vasiyetlerini yerine getirmek, anne ve babasının akrabalarına karşı da sıla-i rahmi ifa etmek, anne ve babasının dostlarına ikramda bulunmaktır.” (Ebu Davud, “Edeb”, 12) buyurması; dua ve istiğfarın ölülere fayda vereceğini göstermektedir.
      Aişe (r.anhâ) rivayet etmektedir: “Resûlullah’a (s.a.s) bir adam gelerek: ‘Yâ Resûlallah! Annem birden bire öldü, vasiyet edemedi. Öyle sanıyorum ki, konuşabilseydi sadaka verirdi. Acaba ben onun yerine sadaka versem sevabı ona ulaşır mı?” (diye sorunca) Resulullah (s.a.s): “Evet” cevabını verdi (Buharî, “Cenaiz”, 94;
      Müslim, “Zekât”, 15)
      Dua konusunda ölünün uzakta veya yakında bulunması farketmez. Yapılan duanın ölüye fayda vereceğine kesin olarak inanmak lazımdır.(ZUhayli)
      Dua gibi sadakanın da ölüye faydasının olduğu hususunda Ehl-i Sünnet âlimleri ittifak etmişlerdir (Aliyyü’l-Kari, 11).
      Gülcan kardesim, Ayet ve Hadislerde de gectigi gibi Ölenin arkasindan dua ve sadakanin ulasacaginda ittifak vardir. Hatta ölen kisi adina kendisi hayattayken yapamadigi bazi amellerininde yapilabilcegi sabittir. Fakat okunan Kuran’in sevabinin Ölüye ulasip ulasmayacagi hususunda alimler farkli görüslere sahiptir. En güzeli okudugumuz Kuran yaptigimiz salih bir ameldir. Bu salih amelimizi Rabbimizden kabul buyurmasini isteyerek, yani amelimizi vesile kilarak ölen kisilere dua etmektir. Sonuc itibari ilede aynidir.

  19. Gulcan Says:

    Herhangi bir rumuzuyla yazan kardes Allah insana akil fikir vermis .dogruyu yanlistan ayirmasi icin.Dinimizde nelerin yapilip nelerin yapilmamasi gerektigini elhamdulillah dogru kaynaklardan elimden geldigince ogrenmeye calisiyorum . Dua ederkende Dua etmenin bir adabi var (Yok Allahim sen istersen ver denilmez) Herkesin dusuncesi kendine kimsenin kimseye kizma hakki yoktur .senin dusuncenede saygi gosteririm. Allah Resulu hakli bile olsaniz tartismayi uzatmayiniz buyurmustur cunku iki taraf icin de gunaha girmeye sebeb olabilir.Sana tavsiyem Mehmet Zahit Kotku efendinin kitablarini okuman

    • herhangibiri.. Says:

      Gülcan kardesim,bende sana Allah’in kitabini ve bu kitabin aciklama yetkisinin sadece kendisinde oldugu Allah Rasulu’nun hadislerini, ve Vahyin inisine sahitlik etmis bu emirleri ilk olarak anlamis,yasamis insanlarin hayatlarini okumani tavsiye ediyorum. Dedigin gibi Allah rasulu hakli olsaniz dahi tartismaktan kacinmamizi tavsiye ediyor. Rabbim bizi bilmeden yaptigimiz hatalardan sorumlu tutmasin. Amiiin.

  20. Ebu Ubeyd Says:

    Selamu aleykum, Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem) bize ucan kustan dahi haber vermistir. Tasavvuf ve tarikatcilar yaptiklari amelleri sünnetten ispatlamak mecburiyetindedirler. yaptiginiz ameli yazacaksiniz sonra buhari, muslim, nesai, ebu davud, tirmizi ve ibn mace’den bu yaptiklariniza delil getireceksiniz. mesela cok önemli gördügünüz rabitaya, hatmeye, yüzbinleri bulan virdlerinize, sis batiran rufaileri unutmayalim, firildak gibi dönen turistik dervis mevlevileri. bulamazsiniz bosuna aramayin, ancak kur’an ayetlerini tahrif edip bu bizim zikrimizdir dersiniz, hayir bu sizin zikriniz degil bu sizin bid’at ayininiz…

  21. yolumuzcihad Says:

    Şeyh Hasan Karakaya’nın İslam Akidesi adlı eserini şiddetle öneririm tek bir kitapla yetinmeyin.

  22. Muvahhide Sehidan Says:

    İslam Alimlerinin Tasavvuf (Aleyhine) Hakkındaki Meşhur Sözleri

    İmam Şafii (rahimehullah) şöyle diyor: “Hiçbir akıllı kimse yoktur ki; sabahleyin tasavvufa girsin de, ikindi namazının vakti girdiğinde aklını yitirmiş olmasın.”

    İmam Şafii (rahimehullah) şöyle dedi: “Sofilerle kırk gün beraber olan kimsenin aklı bir daha ebedi olarak ona geri dönmez”

    Yahya bin Muaz (rahimehullah) şöyle dedi: insanların üç sınıf kimseden kaçının gafil Alimler, yağcı fakirler,cahil sofiiler

    Yahya bin Yahya (rahimehullah) şöyle derdi: “Hariciler bana sofilerden daha sevimlidir”

    Abdumelik bin Ziyad (rahimehullah) anlatıyor: “İmam Malik ile birlikte oturuyorduk. O’na memleketimizin iki sofisinin durumunu anlattım. O’na dedim ki: “Sofi denilen bu kimseler en güzel yemeni elbiseleri giyiyorlar ve şöyle yapıyorlar ”

    İmam Malik (rahimehullah): “Vay be! Onlar müslüman mıdırlar? dedi ve öyle güldü ki, etrafındakiler şöyle dediler:
    “Biz onun böyle güldügünü hiç görmemiştik.”

    Yunus bin Abdullah (rahimehullah) anlatıyor: Şafii şöyle derdi: “Eğer bir adam günün ilk saatlerinde tasavvufa girerse öğlen olmadan ahmaklaşır.”
    ve yine şöyle der: “Yanına geldiklerinde abid görünen, Yanlız kaldıklarında aç kurtlara dönenleri birakın.”

    Asım şöyle derdi: “Bizler hala sofileri ahmak olarak biliriz. Ama onlar konuşmaktan hep gizlenirler.”

    • şehrazat Says:

      muvahhide sehidan bu kadar iddialı yazdığına göre bi kaynak verme zahmetine de katlanırsın artık.
      bir de bu sözleri gerçekten büyük insanlara dayandırıyorsunuz.. sahi bir vehhabi olarak hangi ameli mezhebi takip ediyorsunuz..

      • herhangibiri.. Says:

        Selamun aleykum Sehrazat kardesim, Kuran ve Sünnet’te tasavvufdan ve tasavvufi terimlerden hic bahsedilmedigi icin biz tasavvufun Islam’i yasama tarzi olarak görmüyoruz. Tasuvvufun Islam’dan oldugunu siz iddia ediyorsaniz bunu sizin delillendirmeniz gerekir. Cünkü su bilinen bir kaidedir ki herzaman iddia sahibi iddiasini delillendirmek zorundadir. Bizim acimizdan Kuran ve Sünnette hic bahsedilmemesi zaten olmadigina en büyük delildir. Keske bizim yazilarimizi okurken istediginiz delilleri, kaynaklari, size bunlari ögreten, empoze edenlerdende isteseydiniz. Ama hicbir zaman gec degildir hala sorabilir Kuran ve sünnet’ten deliller isteyebilirsiniz. Ögrendiginizde bu delilleri bizimlede paylasabilirsiniz.
        Aksine kardesim sahabeden bize gelen sahih bir nakil var: Ahmed ibn seleme sünen dareni de şöyle bir nakil yapıyor.
        Biz Abdullah ibn mesudun kapısında oturuyorduk. Biz kapının önünde otururken Ebu Musa el-Eşari geldi. Dedi ki
        -ibn Mesud çıktı mı ?
        -Yok dedik daha çıkmadı. O da oturdu bizimle beraber. İbn Mesud evden çıkınca etrafını sardık diyor sahabe. Ebu Musa el-Eşari diyor:
        -Ben dedim ki ibn Mesud’a: “ Vallahi ben mescide biraz önce bir şey gördüm. Onu inkar ettim. Fakat hayırdan başka bir şey de değildi.
        -Ne gördün diyor ona İbn Mesud. O da diyor ki:
        -Mescide bir grup insan var. Bu insanlar oturmuşlar. Başlarında da bir adam var. Bir halka kurmuşlar. Önlerine de taşlar koymuşlar. 100’er tane taş var önlerinde. Başlarındaki adam diyor ki: ”Allah’ı yüz defa tesbih ediniz.” Hepsi 100 defa subhanallah diyor. Daha sonra Allaha 100 defa la ilahe illallah deyiniz diyor. Hepsi 100 defa taşlarla la ilahe ilallah diyor. Hamd ediniz diyor.. elhamdulillah diyorlar. İbn mesud diyor:
        -Sen onlara deseydin ki siz günahlarınızı sayın, ben sizin sevaplarınıza kefilim.
        Yani kendi sevaplarınızı saymayı bırakın. Ve o da camiye gidiyor. İçeriye giriyor. Bakıyor ki insanlar tam Ebu Musa el-Eşarinin dediği gibi oturmuşlar önlerinde taş parçaları var adamın biri yüz defa subhanallah deyin diyor diyolar.. Abdullah ibn mesud diyor ki:
        -Ne kadar çabuk helak oldunuz ey Muhammedin a.s. ümmeti, oysa daha peygamber a.s in elbiseleri eskimedi. Daha peygamberin kullandığı kap kacak kırılmadı daha yeni vefat etti diyor. Daha peygamberin sahabesi sizin içinizde yaşıyor. Daha sahabe ölmedi ve ben Abdullah ibn mesudum diyor. Siz napıyorsunuz bu şekilde.
        Çünkü ibn mesud peygamberden böyle bir zikir şekli görmemişti. Onlar da diyor ki
        – Vallahi ey ibn mesud, biz hayr dan başka bir şey ummuyoruz. Abdullah ibn mesud cevap veriyor:
        – Ya diyor siz öyle bir yol üzeresiniz ki siz peygamberin üzerinde olduğu yoldan daha hayırlı bir yol üzerindesiniz, ya da diyor siz sapıklık kapılarını açan insanlarsınız
        Ve diyor ki peygamber s.a.s bize haber verdi ki “ bir kavim gelecek, Kuranı Kerimi okuyacaklar fakat boğazlarından aşağıya geçmeyecek. Yani kalplerine inmeyecek bu kuran, bu kuranı anlayamayacaklar.
        Daha sonra bu gruptaki komutla zikir yapan kişiler hariciler ile beraber müslümanlara karşı savaşıyorlardı…(Darukutni,Sahihtir)

        • Cahide Says:

          Subhanallah! Daha geçen gün yine okudum bu hadisi.Eşimle konuştuk üzerinde. Sahabe dine sonradan sokulan en ufak bir eyleme dahi tahammül etmemiş, dinden görmemiş.

          Abdullah b. Abbas (r.a) Ebubekir ve Ömer’in sözlerini ileri sürüp sünnete ters düşen birine şöyle dedi:

          “Nerde ise gökten üzerimize taşlar yağacak. Ben size Rasulullah buyurdu diyorum, siz ise, Ebubekir ve Ömer dedi diyorsunuz.”
          (Abdurrezzak el-musannef sahih bir senetle)

          • herhangibiri.. Says:

            Evet Cahide kardesim, onlar bidatlere karsi nekadar duyarli olduklarini görüyoruz. Seninde yazdigin gibi Rasulullah’in sözünün önüne Ebu Bekir,Ömer Radiyallahu anhuma da olsa gecirmezlerken biz O’nun önüne neleri, kimleri geciriyoruz. Isin ilginc tarafi bu sözü söyleyen -sünnet delisi- lakabi ile bilinen Ibni ömer. Yani Ömer radiyallahu anh’in oglu. Kendi babasida olsa Rasule ters düstügünde babasini arkaya atabilen sahabeyi anlamamiz nekadar zor. Rabbim bize onlarin izinden gidebilmeyi kolaylastirsin. Cahide kardesim, sahabenin sünnete gösterdigi özenle alakli cok güzel bir eser var. Bir doktora calismasi aslinda daha sonra kitaplastirilmis.
            http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=626914&sa=127328401
            Okunmasi gereken cok güzel bir eser. Degerlendirirsin insaAllah.

        • musab-huzeyfe Says:

          Allahın selamı üzerinize olsun…cahide hanım-herhangibrisi vb düşünen kardeşlerim yorumları takip ediyorum kuran temelli,şirke hassasiyet çok hoş ve tam bir tebliğ alanı oluşturulmuş. olması gerekende bu, bu yolda soğukkanlı,sabırlı ve devamlılık temennisiyle bir hatırlatmayıda yapmak istiyorum: De ki (ey Peygamber:) “Ben size ‘Allahın hazineleri bendedir! demiyorum; ne insan idrakini aşan şeyleri bildiğimi söylüyorum ve ne de size ‘Ben bir meleğim! diyorum: Ben sadece bana vahyedileni yerine getiriyorum”. De ki: “Hiç gören ile görmeyen bir olur mu? Siz düşünmez misiniz?”(enam 50) bir gün gelecek ki gelecekten haber verme yukarıdaki ayete ve daha başkaca benzer ayetlerle ters düşer gayıptan haber ancak vahiyle olmalı yanlışmı düşünüyorum?

  23. zerdali mişmiş Says:

    Şefaata İnanmakSüleymaniye Vakfı > Akaid Araştırmaları > Tarikat-Tasavvuf Tarih: 07 Şubat 2011 Şefaata İnanmak
    SORU: Bugün Müslümanların % 99’u doğduğunda zaten müslüman bir ülkede doğmuş ya da müslüman bir anne babadan dünyaya gelmiş. Genel istatistik bunu gösteriyor gibi. Ehl-i kitabın müşrik olduğunu Abdülaziz Hocam söylemişti. Daha doğrusu “Müslüman olmayan herkes müşriktir” demişti. Sonra da ilave etti: “Eğer şirke bulaşmamış ve kendisine tebliğ ulaşmamış ise Allah ona azab etmez.”

    Hocamız şefaate inananların ve “yetiş ya Muhammed” diyenlerin de şirke bulaştığını söylüyor. Geçmişten bugüne Vahhabi olanlar dışında bu inancı reddeden âlim sayısı herhalde çok azdır. Bugün Müslüman olan Hıristiyanlar bile yine bir şekilde etkilenerek şefaat inancına (peygamberin şefaati) inanıyor ya da o şekilde öğreniyor.

    Allah dışında bir şefaati ben de kabul etmiyorum. Ama şirk tanımı çok fazla genişletilmiyor mu? Müslüman olmayan herkes müşrikse Müslümanların durumu da şefaat veya benzeri şirk alametlerinden dolayı bu kadar vahimse kim kurtulacak?

    Bugün dünya nüfusu 6,5 milyar. Ama bu kriterleri uyguladığımızda iyimser bir tahminle 10 milyon dışında herkes ebedi cehennem cezası ile karşı karşıya! Çünkü ehl-i sünnetin tamamı şefaate inanıyor. Şiileri saymıyorum bile…

    Kafam bu konuda biraz karışmış gibi. Çünkü durumu kabullenmek gerçekten zor. Durum gerçekten böyle mi, yoksa ben mi mübalağa ediyorum?

    CEVAP: Şefaat; yalnız bırakmama ve birinin işini görmek için onunla birlikte gitme anlamına da gelir. “Şefaat ya Resulellah” ahiret ile ilgili söylendiği için “Ey Allah’ın Resulü beni ahirette yalnız bırakma; benim işimi gör” demek olur. Cehenneme gidecek olan bir Müslümanın orada ebedi olarak kalmayacağı bilindiği için şefaat talebi, doğrudan cennete gitmek içindir. Bu sebeple şefaat mahşer yerinde beklenir. Şimdi bu inancı irdeleyelim:

    1. Mahşer yerinde şefaat olmayacaktır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

    “Öyle bir günden çekinin ki, o gün kimse kimsenin yerine ceza çekmez, kimseden şefaat kabul edilmez, kimseden fidye alınmaz ve kimseye yardım edilmez.” (Bakara 2/48)

    “İyiler tabii ki, nimetlere kavuşacaklardır. Günahkârlar ise alevli ateşte olacaklar, hesap verme günü oraya girip kızaracaklar, oranın dışında kalamayacaklardır.

    Hesap verme günü nedir nereden bileceksin!.. Gerçekten sen nereden bileceksin hesap verme gününün ne olduğunu!.. O gün, kimsenin kimse için bir şey yapamayacağı gündür. O gün bütün yetki Allah’ındır.” (İnfitâr 82/13-19)

    “Rablerinin huzurunda toplanacakları günden korkanları Kur’ân ile uyar; onların Allah’tan başka ne bir dostları ne de şefaatçileri olur. Belki kendilerini korurlar.” (En’am 6/51)

    “De ki: Şefaat yetkisi, tümüyle Allah’a aittir.” (Zümer 39/44)

    “(Ya Muhammed) De ki: Ben kendime bile ne fayda ne de zarar verebilirim; Allah vermiş başka.” (A’raf 7/188)

    Ebû Hureyre’nin bildirdiğine göre “Kabilenin en yakınlarını uyar” (Şuara, 26/214) ayeti inince Allah’ın elçisi şöyle bir konuşma yapmıştı:

    “Ey Kureyş topluluğu! Kendinizi kurtarmaya bakın; Allah’ın yanında size bir faydam olmaz. Ey Abdumenaf oğulları! Allah’ın yanında size faydam olmaz. (Amcam) Abdulmuttalib oğlu Abbâs! Allah’ın yanında sana faydam olmaz. (Halam) Safiyye! Allah’ın yanında sana faydam olmaz. Ey kızım Fatma! Benim malımdan dilediğini iste. Ama Allah’ın yanında sana faydam olmaz.” dedi.” (Buhârî, Vesâyâ, 11)

    Bütün bunlar varken bir müslüman nasıl olur da “Şefaat ya Resulellah” diyebilir. Ahirette Resulullah’a “Ey Allah’ın Resulü beni yalnız bırakma; benim işimi gör” diyeceğine inananın beklentisi nedir? Allah’tan kaçıp Peygambere sığınmak, onun kendini Allah’tan daha iyi tanıyacağına ve Allah’tan daha merhametli, olduğuna ve onu Allah’tan kurtarmaya gücünün yettiğine inanmak değil midir? Bu inanç Peygamberi, Allah’ın yanında güçlü bir tanrı saymak değil midir? Allah Teâlâ şöyle buyurur:

    “Darda kalmış kişi yardım istediği za­man onun yar­dımına kim yetişiyor da sıkıntıyı gideriyor ve sizi yeryüzü­nün hâkimleri yapıyor? Allah ile be­raber başka bir tanrı mı var? Bilginizi ne ka­dar az kullanıyor­sunuz.” (Neml 27/62)

    2. “Onlar cehennemde yanacaksa ben de yanayım” diyenlere söylenecek söz yoktur. Ama akıllı kişi kendini kurtarmak için elinden geleni yapar.

    3. Kendini Allah’tan merhametli sayan ve sanki üzerine görevmiş gibi “halkımın imanını kurtardığını görürsem cehennemde yanmaya razıyım” diyerek cehennemi hiçe sayanlar da vardır… Onlar gibi yanmak isteyenler varsın yansın
    PROF.DR.ABDULAZİZ BAYINDIR
    kızımın bilgisayarından yazıyorum,selametle kardeşim…

    • herhangibiri.. Says:

      Selamun aleykum kardesler, Allah Rasulu sallahu aleyhi vesellemin ümmetinin özelliklerinden en belirgin olani orta bir ümmet olmasidir. Bunu Allah subhanehu ve tealada kitabinda söyle aciklamistir:
      143- Nitekim insanlara şâhid olmanız, Peygamberin de size şâhid olması için, sizi, orta (vasat) bir ümmet kıldık. (Bakara 143)
      “Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten nehyedersiniz ve ALLAH’a iman edersiniz…” (Âl-i İmran 110)
      Bu ümmetin en büyük imtihani kardesler, orta ümmet olma özelligini kaybedip, seytanin kendisini asirilik ve lakaytlikla vasat olma yolundan ayirmasidir. Bu konu o kadar önemlidir ki kardesler, Rabbimize hergün 5 vakit kildigimiz namazlarimizda okudugumuz Fatiha Suresinde bizi orta yoldan ayirmamasi icin ” Gazabına uğrayanların ve sapık olanların yoluna değil.” (Fatiha 7) diye etmekteyiz.
      Ayette gecen gazaba ugruyanlar Yahudiler, -Cünkü hadlerini asarak peygamberlerini önemsemeyerek onlari öldürmeye kadar isi götürmüslerdir- Sapiklar ise Hristiyanlardir. Onlarda -peygamberlerini okadar yüceltmislerdir ki O’nu ilahlik makamina cikaracak, Alllah’in ogludur diyecek kadar.
      Kardesler, gecmis ümmetlerde gerceklesen bu özellikler malesef bizdede gerceklesmis ve bu ümmetten kimi ayni Hristiyanlar gibi seyhlerini,hocalarini, büyüklerini ancak Allah’in sahip olabilecegi özellikler atfetmis, kimide ayni Yahudiler gibi peygamberlerini önemsemeyip O’nun getirdigi kaideleri reddedip kendilerince kurallar koymus bir manada onu öldürmüsler yani yok saymislardir.
      Bu girisden sonra kardesler, dünden beri araci edinme, nelerin ve kimlerin araci olabilecegi, her isteyenin sefaat hakkinin olup olmayacagi hususlarinda fikirlerimizi beyan ediyoruz. Bu beyanlarin icinde araci edinmede sapan düsünceler oldugu gibi, sefaat konusunda asiri gidilen düsüncelerde gündeme geldi.

      Sefaat hakdir ve vardir kardesler. Bu hususda Ayet ve Hadislerde gelen beyanlar söyledir:
      O gün, Rahman’ın katında söz ve izin alandan başkası şefaat edemeyecektir. (Meryem, 87)
      . O gün Rahman’ın izin verdiği ve sözünden râzı olduğu kimseden başkasının şefaati fayda vermez. (Taha, 109)
      Allah’ın huzurunda O’nun izin verdiği kimseden başkasının şefaati fayda vermez. (Sebe, 23)
      . İzni olmadan O’nun huzurunda kim şefaat edebilir? (Bakara, 255)
      . O’nun izni olmadan hiç bir kimse şefaat edemez. (Yunus, 3)

      Resulullah sallahu aleyhi vesellem buyurdular ki: “Her peygamberin müstecab (Allah’ın kabul edeceği) bir duası vardır. Her peygamber o duayı yapmada acele etti. Ben ise bu duamı kıyamet gününde, ümmetime şefaat olarak kullanmak üzere sakladım (kullanmayı ahirete bıraktım). Ona inşaallah, ümmetimin şirk koşmadan ölenleri nail olacaktır.” Kaynak: Buhari, Da’avat 1, Tevhid 31; Müslim, İman 334, (198); Muvatta, Kur’an 26, (1, 212); Tirmizi, Daavat
      “Şefaatim, ümmetimin büyük günah işleyenleri içindir” (Tirmizi)
      Buna benzer ayet ve hadisler coktur kardesler. Bilindiği kadarıyla İslâm tarihinde “mahşer gününde Peygamberimiz’İn (asm) (veya diğer peygamberlerin) ümmetine şefaat edeceğini” inkâr eden tek fırka Mutezile fırkasıdır. Bunlarda naslari akillari ile yorumlayan, Ayet ve hadislere uyma yerine sorgulamayi tercih edenlerdir.

      • zerdali mişmiş Says:

        peki şefaat yaresulallahı nasıl yorumlarsınız..hayatta olmayan bir insan bizi duyabilir mi..istenecekse bile bu ahirette olacak birşeydir ve ALLAH benim izin verdiklerim diyor..şefaat şimdiki mantıkla,tam cehenneme atılacakken peygamberin önüne geçip affet ALLAHIM demesi ve yaradanın onun hatırına affetmesi mi…o zaman kim daha merhametli olmuş oluyor…rabbim şirk dışındaki günahları affedeceğini söylüyor zaten..ama bir cezanın olacağını ve o cezadan sonra cennete gidileceğini de söylüyor..ben şefaatten şunu anlıyorum,rabbimin affettiği kullarına müjdeyi götürüp veren kişidir şefaatçi vede cezasını çekip cenneti hakeden müslümlümanı peygamberimizin kendi yanına seve seve almasıdır…bunun dışında direk peygamberin affetmesi değildir..

        • herhangibiri.. Says:

          Evet Zerdali mismis kardesim Sefaat Ya rasulullah demek dogru degildir. Hayatta olmayan bir insan peygamberde olsa bizi duyamaz. Evet aynen dediginiz gibi sefaat sadece ahirette, mahser günü Allah’in izni ile dilediklerine verecegi bir haktir. Sefaat hakkinda yazdiklariniza aynen katiliyorum. Fakat bazi yanlis seyleri reddelelim derken, hak olan Ayet ve Hadislerde gelmis olan seyleride inkar etmeyelim diyorum. Abdulaziz Bayindir’dan yaptiginiz alintidaki yazi izah edilirken 1.izah olarak -mahser günü sefaat yoktur- diye baslik atilmis. Ben sadece bunu izah etmek istedim. Mahser günü sefaat vardir. Olacagi Ayetlerde ve Sahih Sünnette sabittir. Ama bu sadece Allah’in o gün diledigine verecegi bir kendi izniyle gerceklesecek bir olaydir. .

  24. Jale Says:

    Sen gerçek bir CAHİDESİN … İsminle müsemmasın MaaşAllah …Allah makbul ve mübarek eylesin …Cümlemizi istikametten ayırmasın…ALLAH azze ve celle mü’minlerin VELİSİDİR…Mü’minler mü’minlerin velisidir …Eğer istikametten ayrılmazsak melekler de velimiz olurlar (Fussilet 30-31) Daha ne ? Ayrıca kılavuzumuz da karga değil bizim ( yukarıdaki bir yoruma istinaden ) KUR’ANIMIZ , “ÜSVETÜN HASENETÜN” bir peygamberimiz var ELHAMDÜLİLLAH…Biz birbirimizin düşmanı değiliz …Ama hepimizin ortak bir düşmanı var o da Şeytan aleyhillane…Apaçık düşman …Unutmamak, unutturmamak lazım …Cahideciğim Allah sana sabrı cemil versin kardeşim …İlmini, idrakini ,basiretini,ferasetini artırsın…Vaktini bereketlendirsin…Sağlık ve afiyette ol İnşAllah..

  25. Sevda Says:

    Cahide abla yaziyi bu gün okudum videolarinda bir kismini seyredebildim eger sadece yüce rabbime inanip onu dost arkadas inanilacak kisaca herseyiniz kabul etmek ve peygamberimizide bu yolda yol gösterici kabul etmek vahhabilikse bende ve kesinlikle öyleyim ve baska otorite tanimam hala cemaatti tarikatti nasil savunuyorsunuz!gözünüzü acmazsaniz carpikliklari göremezsiniz lütfen cikarin su at gözlüklerini dinimizi batil inanclardan sacmaliklardan temizleyelim her hocayim diyen insanin pesine takilmayin zaten kendini bilen bir insan ben seyhim cemaat lideriyim suyum buyum diye ortaya cikmaz ben mesaela bu aralar ahmet hulusi diye birini okuyorum bazi fikirlerine katilmasada hosuma giden bir sey varsa her kitabinin basinda mutlaka yazar ben ne bir hocayim nede bir seyhim nede baska bir sey sadece ögrendiklerini allah icin paylasan bir din kardesinizim diye ve hep bu dinde yanlis yönlendirme yapanlara karsi cikar ve kitaplarindan hic bir ücret talep egmez herkez degistirmemek kaydiyla okuyabilir cogaltabilir ve dagitabilir bence samimiyet budur bu tarikat cemaat islerinden nekadar rant elde ediliyor bileniniz varmi ?müslüman düsünen insandir düsünün biraz körü körüne herseyi kabul etmeyin

  26. deniz Says:

    cahide hanım inann kafam çok karıştı… benim görmcelerim de saadeti ebediyye ve hakikkat kitabevinin kitaplarını okuyorlar.. ben de kendime almıştım bu kitaptan bilmediğim konulara burdan bakıyordum.. şimdi ben hata mı ediyorum bilemedim… şimdiye kadar çok yararlandım yanlış mı yapıyorum… iyice kafam karıştı…

    • Cahide Says:

      Deniz hanım kafanızın daha fazla karışmasını istemiyorsanız lütfen o kitabı ve o kitabevinin kitaplarını bırakınız. İçersinde delilsiz, mesnetsiz çok fazla uydurma bilgi var.

      Hilmi Işık Abdulkadir Geylani ve Maruf Kehriye ilahlık vasfı veriyor.

      Abdülhak-ı Dehlevî hazretleri de(Mişkat) tercemesinde buyuruyor ki, (Peygamberler ve Evliya öldükden sonra, bunlardan yardım istemeğe, meşâyıh-ı izam ve fıkh âlimlerinin çoğu caizdir dedi.
      Keşf ve kemâl sâhibleri, bunun doğru olduğunu bildirdi. Bunlardan çoğu ruhlardan feyz alarak yükseldiler. Böyle yükselenlere (Üveysî) dediler.
      İmâm-ı Şâfi’î buyuruyor ki, imâm-ı Musa Kâzımın kabri, duamın kabul olması için bana tiryak gibidir. Bunu çok tecribe etdim. İmâm-ı Gazâlî buyurdu ki, diri iken tevessül olunan, feyz alınan kimseye, öldükden sonra da tevessül olunarak feyz alınır. Meşâyıh-ı kiramın büyüklerinden biri diyor ki, diri iken tesarruf yapdıkları gibi, öldükden sonra da tesarruf, yardım yapan dört büyük Veli gördüm. Bunlardan ikisi, Ma’ruf-i Kerhi ve Abdülkâdir-i Geylânî hazretleridir. (saadeti ebediyye:455-6)

      Dikkat edin ayet yok, sahih bir hadis-i şerif yok. O evliya bunu dedi, şu evliya böyle dedi. Aslı astarı olmayan, insanları uyutmaya yönelik hikayeler.
      Mümin bir kişi nasıl bir ölüden yardım ister? Bu apaçık bir şirktir! Rasulullah Aleyhisselam bile Hıristiyanların Meryem oğlu İsa’yı övmekte aşırıya gittiği gibi, beni övmekte aşırıya gitmeyiniz buyuruyor. O bir Peygamberken bunu yapamıyorsak, başka bir faniden hele ölüden nasıl yardım dilenebiliriz?

      Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kabrinin bayram yeri edinilmesini yasaklayıp şöyle buyurmuştur:

      “Evlerinizi kabirler, kabrimi de bayram yeri yapmayın! Nerede olursanız oradan bana salât-u selam getirin. Çünkü selamınız bana ulaştırılır.”

      Ebu Davud 2042, Albani Sahihu’l-Cami 7226

      Hilmi Işık’ın ‘veliler gaybı bilir’, iddiası

      Evliya gaybı bilemez diyorlar. Bunlara cevâb olarak deriz ki, bu âyet-i kerîme, gaybın vasıtasız olarak ve yalnız vahy getiren meleğe bildirilmesini haber veriyor. Peygamberler ve Evliyâya diğer melekler vâsıtası ile veya başka vâsıta ile bildirilmekdedir. (saadeti ebediyye sayfa: 448)

      Oysa gaybı yalnız Allah bilir!

      “Üç şey var ki, kim bunları iddia ederse Allah’a en büyük iftirayı yapmış olur. (…) Ve kim, O (Hz. Peygamber) yarın ne olacağını haber vermiştir, derse Allah’a en büyük iftirayı yapmış olur, çünkü Allah “De ki: Göklerde ve yerde Allah’tan başka kimse gaybı bilmez.”(28/65) buyurmuştur.” [[4]]
      Buharî’de ise rivayetin son bölümü şöyledir:

      “…Ve kim sana, O (Hz. Peygamber)yarın ne olacağını biliyordu, derse şüphesiz yalan söylemiş olur. Çünkü Allah “Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez (31/74) buyurmuştur.” (Buharî:K:65. Tefsir, Necm Suresi, B:1)

      Bu kitapta daha pek çok safsata var kardeşim. Benim babacığım çok ferasetli bir insandı. İslamı yeni öğrenmeye başladığı zaman ilk olarak bu kitabı alma gafletinde bulunmuş, içindeki bazı safsataları görünce kabul edememiş ve kitabı yakmıştı. Onun daha sonra Kur’anı nasıl istekle okuduğunu ve anlamaya çalıştığını gözlerim dolarak hatırlıyorum…

      Doğrusu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüttür. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız.(Zuhruf:44)

      • Jale Says:

        Aaaaah ah benim babamda yaksaydı keşke …Bu kitabın Kur’an kurslarına, dolayısıyla camilere sokulması yasak diye biliyorum…

      • elifzeynepabdullah Says:

        aynen, ben de bu kitaplar elime geçtiğinde altını çizip gösteriyordum kursta hocalara , aldığım cevaplar iyice kafamı karıştırıyordu, ama dayım hepsini yaktırmıştı bana.
        kursun duvarında uzunca liste ………. hoca kurslara göndermiş, kurallara uyulmasını istiyor, belki o hocanın haberi bile yok, daha çocuk denecek yaştayız, yatılı hayat sinirlerimizi harap ediyor, çocuk ruhundan anlayan yok, hoca ikide bir eve kaçıyor muşsun diye sitem ediyor, yok hayır, açıkktan gidiyorum, nöbetçi de , filan hoca da görüyor, ne yapayım, kafayı mı yiyeyim burda, sonrası uzun hikaye…… artık hocalar başedemez olunca istersen gidebilirsin, ama kimsenin kafasını karıştırmadan git…. bir diğer gurubun ısrarları tevbe al, sonra ağzım açık kalmıştı ne zaman nasıl bu kadın mürşid olmuştu, eski dost diye ziyaretine gittiğimde duyduğum hezeyanlra inanamadım, bir umutla sarıldığım risaleler, diğer tarafta sanki bana küsen asıl kaynaklarım, aradaki tezatlar, sorular, sorgular, sonra sen başka tefsir sohbeti bul kendine, ama içerdeki kızların arasında çok konuşma bunlarıi, yüzüme söylenen bu vehhabi düşünceleri kim soktu aklına sözleri.

        medine islam üniversitesinde okuma hakkını elde etmek üzereyken, ailem de izin vermişken birinin sözüyle caydığıma nasıl pişman oldum sonraları, aslında aradığım mış anlayamamışım, kısmet.

        eniştem Allah celle celaluhu razı olsun ondan, anlattıkça kafamdaki sorular çözülüyordu bir bir. bana okumam için verdiği kitaplar doyamıyordum, emanet versem peşine düşüyordum.

        daha önce link verdim belki bilemiyorum ama başlangıç cep boy iki anlaşılır kitap.

        itiraf , ben bir kabirciydim

        tevhid inancına nasıl ulaştım

        şimdi benim gibi düşünen kardeşlerim , arkadaşlarım da var, hamdolsun. Rabbim cahide ablam başta olmak üzere hepinizden razı olsun.

  27. kınalıkız Says:

    Sadece bir ayet yazmak istiyorum mutlaka okumuşsunuzdur kısacık ama neler neler anlatan bir ayet…Bakalım Rabbimiz ne buyuruyor bizlere? Tenhaya çekilip,mealini 10 dk. Allah rızası için düşünelim kardeşlerim…
    ‘FE FİRRU İLELLAH’

  28. hakyolcusu Says:

    بسم الله Allah Subhanehu ve Taala: kainatı yaratmış ve onda sayısızca mahluk varetmiştir. Bu sayısız mahlukata (insan, hayvan, taş, ağaç sv..) belli hasletler vermiştir, misal: göz, kulak, ağız, yeme hasleti, uyuma hasleti, ses, yürümek vs… bir aslanda yer içer, insanda yer ve içer, bir kuş da bakar ve görür, insanda, bütün bu varlıklarda bulunan hasletlerden ayrı ve özel olarak insana akıl gibi bir kabiliyet (haslet, özellik) vermiştir, Ki, akıl hasleti insanı sair yaratılmışlardan ayrıcalıklı ve özel kılar. Allah insana akıl gibi özel bir yeti vermesine ve insanı kendini yaratana ibadet için yaratmasına rağmen, ibadet tarzını ve metodunu insanların akıllarına bırakmamıştır. düşünün ibadet insanların akıllarına göre yapılan bir eylem olsaydı. insanalara namaz kılın denilseydi, birilerinin aklına göre yatmak namaz olurdu, birilerine göre yemek namaz olurdu, değil mi? herkes aklına yatana şeyi bu isimle isimlendirebilirdi. Ve ihtilaf kaçınılmaz olurdu. Onun için Allah Subhanehu ve Taala, ibadeti (genel olarak, şekil vakit, neyin kabu, neyin red olduğu bağlamında) insanların akıllarına bırakmamış, bilakis bütün bunları onalara beyan edecek ve şahsen uygulamalarıyla serdedecek Rasuller göndermiştir.
    kitablar indirmiştir. Dolayısıyla kendisine indirilen dünya ve ahiret hayatının nizamı olan kitabını anlayacağı dilde okumaktan, anlamak aciz olan, dini sadece tabi olduğu taifenin önde gelenlerinin telkinlerinden ibaret gören kimselerin tevhidi anlaması bir haylı zor olsa gerek.

  29. gülaykahvekeyfi Says:

    ne zaman ondan bir şey istediysem mahzun olmadım hiç duamı ettim kalbime gelene baktım sizler kadar dinde bilgi sahibi değilim hiç ama ben hep ONDAN istedim farzları yapalım güzel ahlaklı olalım içimiz dışımız 1 olsun kalplerimiz birbirine ısınsın yeter

  30. FATMA Says:

    bu siteyi bulalı çok olmadı ama burada benim gibi düşünen insanların hiçte az olmadığını anladım.bu yüzden çooook mutluyum.yolunuz açık kaleminiz kuvvetli olsun cahide hanım.ya aklıma geldi şimdi şu şeyhler bir araya gelsede FİLİSTİNE GAZZEYE AFGANİSTANA SURİYEye bi himmet etselerde ortalık süt liman olsa dimi!madem dünya üzerinde bu kadar tasavvurları var.öyle ya biz müslümanlar kardeş değilmiyiz.cihadın farz olduğundan bahsetmiyolar bari oturdukları yerden bi himmet ediverselerya! insanlar niçin hiç düşünmezler bunları çok zavallılar ya içim acıyor valla ne hallere düştü müslümanlar. kuranı okumak yerine bağlan bi şeyhe hooooop cennettesin komik çok komik bir okadarda acınasılar.CAHİDE HANIM YILMAYIN SAKIN.sesinizi binlerce insan duyuyor belki birisi düşünürde doğru yolu bulur.SELAM VE DUA İLE……………..

    • Cahide Says:

      Ben de bunu çok soruyorum ama cevap veren olmadı henüz. Sıcak minderlerinde rabıta yapmaktan, tasavvufi sohbetlerle İslam’ı sulandırmaktan cihada sıra gelmiyor bir türlü…

      • derya Says:

        akıbetin hiç iyi gözükmüyor cahide.. adınla müsemma ol.. ehli dalaletle cihad et,ilim alimleriyle değil.. gelen her yorumu da yayınla madem ki hakikat konuşulsun!! işine gelirse tabii..

        • Cahide Says:

          Sen bu yazıda geçen Abdulkadir Geylani’nin söylediklerini okudun mu? Peki bu alim insan, bu tevhid aşığı insan nasıl Gavslık iddiasında bulunur? Nasıl Keramet sahibiyim der? Emin ol bugün yaşasaydı, bu iddiaları yapanlara en önce Geylani düşman olurdu. Okuduğun kitaplarda doğrular elbette var ama, yanlışlarını göremiyorsan, buna bakar körlük denir.

    • elifzeynepabdullah Says:

      takdir ettim , fatma kardeşim çok yerinde, dobra ve yiğitçe bir soru olmuş, bu iddaalarda bulunanların hepsinin bu soruyu duymalarını isterim ve verecekleri cevabı merak ediyorum. bir kaç arkadaşıma özelikle linkler hazırladım ama maillerini bilmediğimden henüz gönderemedim. ama çok tanıdığım ve arkadaş çevreme uzun zamandır çocuklarımdan ihmal etmiştim, dosyalar, doğru adresler hazırlıyorum, kışın en yakınımdan başlayarak ancak, ama yaza liste hazırlıyorum, cahidejibek adresi de liste de mutlaka var tabi 🙂 herkes doğruları bilsin çok istiyorum, hidayet Allah celle celaluhu ‘ dan tabi ki.

      • FATMA Says:

        inanın verebilicekleri hiç bir cevapları yok malesef bu yüzden yukarıda daha önce yazdığım yorumda sorduğum sorularıda görmezden gelip cevap vermediler daha doğrusu veremediler.ama ne acıdırki hala düşüncelerinde bir değişiklik olmadığını görüyorum.kulakları sağır gözleri kör olmuş malesef.MALUM YIKAYICI ELİNDEKİ ÖLÜ GİBİ OLMALILAR!!!!!!!!!!!!!!

  31. zerdali mişmiş Says:

    2 gündür içim içimi yiyor,fırsat bulup yazamadım.cahide,senin bunları samimi bir tevhid inancıyla yazdığına canı gönülden inanıyorum..varsın vahhabi desinler,peygambere de büyücü,yalancı deli demediler mi…

    • Jale Says:

      Bende bende …Zerdalicim, bende fırsat bulamadım yazmaya ama Cahide, Herhangibiri, Zeynep kardeşlerimiz çok güzel emek vererek yazmışlar bütün yazılarını… Allah razı olsun onlardan …Yazdıkları hayırlara vesile olur İnşAllah…Ezber bozmak lazım…başka türlü olmuyor maalesef…Kuzucuğunu öp benim için…Dualarımdasınız…

  32. huri Says:

    aboo sayfa karısmıs gene..yav cahide abla sende kabahat.rahat dur azcık.milletin kafasını karıstırıyosun.onlar uyuyamıyorlar.milletce torpili severiz ya dua ederken bile torpil istiyoruz.

    • herhangibiri.. Says:

      Bizde uyuyamiyoruz huri nikli kardes. Insanlarin bukadar acik safsatalara nasil inandiklarini düsündükce benimde uykularim kaciyor. Subhanallah! insanlar nasil bukadar fitratlarindan uzaklasmislar diye hayretler icerisinde kaliyorum. Rüyamda dahi yorum yazdim aksam. Halbuki hepimiz, tüm insanlik ruhlar aleminde Yaraticimiza sirk kosmayacagimiza dair söz vermisdik. Kimimiz bu sözü ne cabuk unuttu?
      Enes bin Malik’ten (r.a.), Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyuruyor: “Allah, Cehennem ehlinden azabı en hafif olana: ‘Eğer dünya, dünyada var olan şeyler ve bir o kadarı da bununla birlikte senin olsaydı sen onları buradan kurtulmak için feda eder miydin?’ diye sorar.
      Adam: ‘Evet’ der.
      Allah (celle celaluhu) şöyle buyurur:
      “Sen daha Adem’in sulbünde iken, Ben bundan çok daha hafif olanını; Bana hiçbir şeyi şirk koşmamanı istedim de sen bundan (dünyada) kaçınıp Bana şirk koştun. Seni Cehennem ateşine koyacağım.” (Buhari, Enbiya: 1, Rikak: 49; Müslim, Münafikun: 52; Ahmed: 3/127, 129, 218)

  33. hatice Says:

    sa.canimsin ya cahide ALLAH yolunu acik etsin kadesim.ben simdi el rahman,el rahim,el vekil,el vehhab,elgafur.elmucib diyince allahin yardimi bana gelmeyecekmi?oooo kisinin ismiALLAHin isimlerinden yucemi?hasa
    bu nasil bir inanis.

    sabir ve namazla aALLAH dan yardim dileyin (albakara)ayet numarasini hatirlayamadim kusuruma bakma yaslilik iste .ozellikle amelyattan sonra boyle oldu. aracilar bana nasil yardimci olabilirler sen ayet ve hadisler le delil getiriyosun akil etmezlermi?

  34. ismi boşver Says:

    bakın ben hoca degılım.sıze burda fenafıllahı anlatamam.belkıde peygamber efendımız zamanında fenafıllah vardıda adı yoktu.bazı arkadaslar delıl olarak ayet vermısler vede akıllıya bır ısaret yeter.

    • Nesrin´ce Says:

      ya kardeslerim bu neyin tartismasi, Hepimiz ayni dinin mensuplariysak neden bu kargasa, Islam kolaylik diniyse neden yokusa sokuyorsunuz isi. Cahide hanim ne diyor ki, kurana ve peygamberimize uyun, isi yokusa sürmeyin, baskalarini araci olarak sokmayin diyor, bunda ne yanlislik var anlayamadim, Dogru olanda budur, Benim cevremdede akin akin tahrikatlere girenler oluyor, ama bakarsaniz cogu dininden haberi olmayan, kendini boslukta hisseden, sonradan iki kisinin agzina bakipta tutunacak dal arayan insanlar. Benim aralarina katilmam icinde cok ugrastilar fakat az cok dini bilgim oldugu icin bana ters gelen islamla bagdasmayan seyler oldugunu gördükce kabul etmedim, ve görüyorum ki bu site ve Cahide hanim sayesinde ne kadar dogru bir karar vermisim farkindayim. Cahide kardesim, sendende Allah razi olsun, siteni uzun zamandir takip ediyorum ve düsüncelerimin tercümani oldugun
      icin sana tesekkürlerimi sunuyorum. Eminimki bu kadar olumsuz yorumlar dahi seni dogru bildiginden asla yildirmayacak. Allah´a emenatsin canim..

    • herhangibiri.. Says:

      Ismi bosver nikli arkadas, anlatamadiginiz seyin nesine inaniyorsunuz anlamadim. Biz dinimizi belkiler üzerine kuramayiz. Din kesin naslar üzerine yasanmasi lazim. Tasavvufda neredeyse tüm gaye fenafillah makamina ermek üzerine kurulmustur. Bu terim Islam’da bukadar önemli olmus olsaydi sizcede bu terimden bahsedilmesi gerekmezmiydi? Allah rasulu’nun sallallahu aleyhi vesellemin ümmetinin dünyasi ve ahireti icin gerekli herseyi acikladigi düsünülürse bu terimi unutmasi, ihmal etmesi mümkün degil degilmi?
      Aslinda tam tersi Allah Rasulu sallahu aleyhi vesellem veda haccinda yaptigi konusmada teblig ettimmi? diye sormus, o an hazir bulunan sayilari 120,000 bin oldugu söylenen Sahabe evet diye cevap vermis, O’da Allah’i buna sahit tutmustur.
      Yani Allah rasulu Rabbinden kendisine emredilen herseyi bize teblig etmistir, fakat bu teblig ettiklerinin icinde fenafillah makamina ermeniz gerekir diye ne bir terim, nede bir cümle yoktur. Eski dinleri Samanizm olan Türkler Islam’í kabul ettikden sonra eski inanclarindan tamami ile vazgecmemis, onlari islami kavramlarla süslemis, dinden birer kaideymis gibi sonraki nesillere aktarmislardir. Tasavvuf, apayri bir dindir. Islam’dan cok hind felsefesinden etkilenildigini incelerseniz göreceksinizki, apacik, aydinlik olan dinimizin kaidelerine hep alternatifler bulunmus ve adeta alternatif bir din anlayisi ortaya konmustur. Bunlar malesef bize kabullenmesi nekadar zor gelsede ögrenmemiz gereken gerceklerdir.

  35. herhangibiri.. Says:

    Selamun aleykum, bu yazi baska bir din kardesimizin.Üye olmakta sorun yasadigi icin benim göndermemi istedi.

    Selamun aleykum kardesler, yukaridaki yazilari okudum. Gercek su ki, Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)’in haber verdigi gibi ümmet 73 firkaya ayrilmistir. Bir firka haric hepsi cehennemdedir. Günümüzde hicbir grup cehennemlik olan 72 firkadan oldugunu kabul etmemektedir.
    Peki bu 72 firka kimlerdir?
    Sahabe, Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)’e 72 firkanin kimler oldugunu sormamistir. Kurtulan firkanin kim oldugunu sormustur. O da Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)’in buyurdugu gibi: “Benim ve ashabımın (yolu) üzere olan.” firkadir. Piyasada bid’atcilarin hali ortadadir, yaptiklari isleri Kur’an ve sünnetten delillendirmeleri gerekmektedir. Din tamamlanmistir, Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem) ucan kustan dahi haber vermistir.
    Peki din eksikmi ki risalei nura gerek var?
    Peki sünnet yetmiyormu da sünnette olmayan ayinlerden olusan tasavvuf ve tarikata ihtiyac var?
    Peki din eksikmi ki, Maturudi ve Esarilige ihtiyac var.
    Yukarida gectigi gibi bizim Islam Akidesine, yani gercek Sünnet Akidesine ihtiyacimiz var. Maturudi ve Esarilige baktigimizda hicri 3.-4. yillarda Mu’tezile’den etkilenerek güya Mu’tezile’ye red adina gelistirilmislerdir. Peki hicri 3. asra kadar Islamin Akidesi yokmuydu ki? VAllahi vardi, buna da Selef Akidesi veya Menhec diyoruz, bu da Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem) ve sahabesi (radiyAllahu anhum)’un akidesidir, yani kurtulusun kaynagidir. Bu konuda belgeler.com’da bir risale yayinlanmistir, kurtulus firkasinin özelliklerini ögrenmek isteyenlere tavsiye ederim, Allah’a emanet olun.

    http://belgeler.com/blg/315i/kurtulan-toplum-firkayi-naciyye-firkai-naciye

  36. ismi boşver Says:

    birde çok merak ettim bir yorumda soyle demıssınız fenafıllah olanın evlenmemesı lazım.ozaman peygamber efendımız fenafıllah olmamısdı. e oyle ya peygamber efendımız evlenmısti.

    • Cahide Says:

      İslami literatürde fenafillah diye bir kavram yoktur kardeşim. Bu çok sonra tasavvufcuların uydurduğu bir kavramdır. Hiç bir sahih hadis-i şerifte fenafillah diye bir kavrama rastlayamazsın. İslam tasavvufcuların anlattığı gibi girift ve anlaşılmaz bir din değil. Çok sade ve hiç bilmeyen insanların bile kolayca anlayabileceği bir din. Karmaşık kavramlara gerek yok

  37. ismi boşver Says:

    sevgili cahide hanım.sessız takıpcınızdım.taaki bu yazınızı okuyana kadar.benı hayal kırıklıgına ugrattınız.gercı hep merak ederdım acaba baglı oldugunuz bır cemaat varmı dye.oyle ya gercekten kalıtelı yazıyodunuzz.allah sıze ınsallah hakıkatı gosterır.yoksa cok ınsanı bu dusuncenızle yanlısa yonlendırıyosunuz.

  38. esra Says:

    ne yaptın sen kardeş kafam karıştı ona yat buna kalk sen bunlara gerçekten inanıyormusun!!yani ben sadece farzlarımı eda edeyim ehli sünnet olayım başka birşey istemiyorum mürşid falan neden arayayım!

  39. ehlislam Says:

    Selamun aleykum. Konu ile alakali yorumlari okudum. Gercek su ki, Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)’in haber verdigi gibi ümmet 73 firkaya ayrilmistir. Bir firka haric hepsi cehennemdedir. Günümüzde hicbir grup cehennemlik olan 72 firkadan oldugunu kabul etmemektedir. Peki bu 72 firka kimlerdir?

    Sahabe, Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)’e 72 firkanin kimler oldugunu sormamistir. Kurtulan firkanin kim oldugunu sormustur. O da Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)’in buyurdugu gibi: “Benim ve ashabımın (yolu) üzere olan.” firkadir. Piyasada bid’atcilarin hali ortadadir, yaptiklari isleri Kur’an ve sünnetten delillendirmeleri gerekmektedir. Din tamamlanmistir, Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem) ucan kustan dahi haber vermistir. Peki din eksikmi ki risalei nura gerek var? Peki sünnet yetmiyormu da sünnette olmayan ayinlerden olusan tasavvuf ve tarikata ihtiyac var? Peki din eksikmi ki, Maturudi ve Esarilige ihtiyac var. Yukarida gectigi gibi bizim Islam Akidesine, yani gercek Sünnet Akidesine ihtiyacimiz var. Maturudi ve Esarilige baktigimizda hicri 3.-4. yillarda Mu’tezile’den etkilenerek güya Mu’tezile’ye red adina gelistirilmislerdir. Peki hicri 3. asra kadar Islamin Akidesi yokmuydu ki? VAllahi vardi, buna da Selef Akidesi veya Menhec diyoruz, bu da Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem) ve sahabesi (radiyAllahu anhum)’un akidesidir, yani kurtulusun kaynagidir. Bu konuda belgeler.com’da bir risale yayinlanmistir,kurtulus firkasinin özelliklerini ögrenmek isteyenlere tavsiye ederim, Allah’a emanet olun.

    http://belgeler.com/blg/315i/kurtulan-toplum-firkayi-naciyye-firkai-naciye

  40. FATMA Says:

    s.a. tevhid ehli kardeşlerim! şu tarikat mensubu olan doğruluğunu savunanlara bir kaç sorum olucak .mantıklı cevap verirlerse sevinirim.bunlar silsilelerinin başının hz. EBU BEKİR olduğunu söyler dururlar.merak ediyorum EBU BEKİR r.a. nasıl başlamış bu rabıtaya.ne demiş yani ey güzel kardeşlerim ben fenafillah oldum şimdi gelin ALLAHI zikretmeden önce oturup beni biraz düşünün mesala benim kalbimin çeşme olduğu nu düşünün Allahtan gelen feyzin benim kalp çrşmemden size aktığını düşünün.ben sizi Allaha ulaştırıcammı demiş.sonra böyle yapmak artık size vacip oldumu demiş.kimseye anlatmayın duyanada vacip olurmu demiş.rabıtadan sonra her gün şu kadar zikir çekir seneye gelin ben zikrinizi artırıcammı demiş?sonra kendisi vefat etmeden mesala selmanı farisiye yerime sen geçiceksin insanları ALLAHa kavuşturma sırası sendemi demiş.mesla bu ibadet şeklinden ÖMERr.a. haberi yokmuymuş . bizlere tuvalet adabının nasıl olacağına kadar her şeyi rivayet eden sahabeyi kiram efendilerimiz bize bunu neden rivayet etmemiş. komik olmayın ya yaptığınız şey bidatin en saçma olanıdır aklınızı başınıza alın.ya bi kımının şeyhide tövbe dağıtıyo hangi sahabeden geldi bu acaba:) sinirimden gülüyorum ve cevap bekliyorum cahide hanıma yani bize vahhabi diyenlerden………….selametle…

  41. zeyneb yeliz Says:

    yorumumu yayınlamamışsınız… neden ? çünkü size ters şeyler yazıldığı için mi?…benimde burda yerim olmaz artık… size kime tavsiye ettiysem hepsini geri çekicem…. bu siteninde bizde yeri yok… … Allahü teala hidayet versin ne diyelim… Kimsenin sonunda ne olacağı belli olmaz, inşaallah doğru yolu bulursunuz….Ve rabbim bizi doğru yoldan ayırmasın…

    • herhangibiri.. Says:

      InsaAllah kardesim, ben Cahide kardesim adina cevap yazayim insaAllah dogru yolu bulmada gec kalanlardan olmayiz. bunun icin size dua edecegim. Sanirim yukaridaki ayeti okumadiniz ben buraya tekrar alintiladim:
      Allah’u Azze ve Celle bir Ayet’i celile’sinde şöyle buyurmaktadır :
      “ Her kim kendisine huda (dogru yol) beyan edildikten (aciklandiktan) sonra, Resule muhalefet edip mü’minlerin (sahabenin) yolundan başka bir yola saparsa, onu döndüğü o yola bırakır ve onu cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir gidiş yeridir (nisa 11)
      Herkes yaptiklarinin Rasulun yaptiklariyla nekadar uyum icinde ona baksin. Nekadar uyuyorsa okadar dogru yoldadir.

  42. ummureyyan Says:

    { … Avf İbni Malik r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Yahudiler – dinleri hususunda – yetmiş bir fırkaya ayrıldılar.Bunlardan bir taifesi kurtuldu,yetmiş’i cehennemlik oldu. Hırıstiyanlar da yetmiş iki fırkaya bölündüler.Onlardan da bir taifesi kurtuldu,yetmiş bir’i cehennemlik oldu. Muhammedin nefsi elinde olan Allah’a yemin ederim ki,benim ümmetim de yetmiş üç fırkaya bölünecektir. Bunlardan bir taifesi cennet’te,yetmiş ikisi de ateştedir. Denildi ki :
    – Ya Rasulallah ! bu kurtulan taife hangisidir ? . Resulullah s.a.v :

    “ Onlar, bu gün benim ve ashabımın yolunda yürüyenlerdir “ buyurdu.

    “ …… Resul size neyi verdiyse , onu alın; sizi neden nehyetti ise,ondan da sakının.Allah tan korkun, şüphesiz Allah ın azabı çok çetindir AHZAB.21.AY.

    … Cabir İbni Abdillah r.a’dan.Dedi ki : Bir gün Peygamber s.a.v’in yanında otururken parmağı ile kumlar üzerine bir çizgi çekti,sonra : “ İşte bu Allah’ın dosdoğru yoludur “ dedi. Daha sonra o çizginin sağına ve soluna çizgiler çizdi ve tekrar şöyle buyurdu : “ Bu da şeytanın yoludur, bunların her birinin kavşağında bir şeytan oturuyor ve o yollara davet ediyor “ Ve daha sonra Allah Resulü s.a.v şu Ayet’i celileyi okudu :

    “ Şüphesiz ki bu benim dosdoğru yolumdur. Ona uyunuz . Başka yollara uy-mayın ki, sizi O’nun yolundan ayırmasın. Korunmanız için Allah size böyle tavsiye ediyor.” EN’AM : 153 )

    Allah’u Azze ve Celle bir Ayet’i celile’sinde şöyle buyurmaktadır :

    “ Her kim kendisine huda beyan edildikten sonra, Resule muhalefet edib mü’minlerin yolundan başka bir yola saparsa, onu döndüğü o yola bırakır ve onu cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir gidiş yeridir (nisa 11)

    • herhangibiri.. Says:

      Allah razi olsun ummureyyan kardesim cok önemli bir konuya vurgu yapmissin. Günümüzde herkes bu kurtulan cemaatin kendisi oldugunu iddia ediyor. Herkes biseyler iddia etmekte tabiki serbest. Fakat ayni zamandada iddia sahibinden iddiasini ispat etmesi istendiginde bunu ispat edebilmesi gerekir degilmi? Ama heyhatki, kurtulan firkanin kendisi oldugunu iddia edenler, yapageldikleri ibadet sekillerini ne Kuran’dan nede Sahih Sünnetten birtürlü ispat edemiyorlar. Cünkü yok. Ancak zayif ve uydurma hadisleri öne sürerek hatta dinde asla delil olarak sunulamayacak kisilerin sözlerini delil olarak getiriyorlar. Tek dayanaklari bunlar. Sapasaglam seksiz süphesiz deliller ortada dururken, onlar bu gibi bilgileri din adina ortaya atiyor hem kendileri sapiyor hemde baskalarini saptiriyorlar.
      Ben, akil ve vicdan sahibi her insanin gercekten samimi birsekilde Allah’dan kendisini dogrulara ulastirmasini isteyerek dua eder, gayret eder bu ugurda kinayanin kinamasindan korkmayarak gerceklerin pesinde olursa Mutlaka bu hurafe, bidatlerin farkina vararak dogrulara ulasacagina, insanin tabiatinada ters olmayan tevhidi anlayacagina yürekten inaniyorum.

      • yıldırım Says:

        Gerçekten ALLAH dan samimi şekilde bana hakkı hak olarak ve batıllı batıl olarak gözter ki doğru yolu bulayım dileyinde bulunan kuluna icabet edeceğine eminim. Selam ve Dua ile

  43. zeyneb yeliz Says:

    ………………….

  44. Cahide Says:

    Of of of ne kadar uzun bir iş. Ben almayayım canım. Ben Rasulullah’ın tavsiye ettiği İslam’ı yaşayabilirsem ne mutlu bana. Ne çok ayrıntı varmış böyle. İslam’a girmek için bu kadar detaya gerek yok ki.
    Yani şimdi ben direkt aracısız Allah’a tevbe edince tevbem kabul olmaz mı? Rasulullah’dan başka bir mürşid edinmezsem dualarım kabul olmaz mı?
    Bu kişinin fenafillah makamına erdiğini nereden bileceğiz? Bu insanlara gökten bir belge mi verilmiş? Hem fenafillah makamındaki insan bütün nefsi arzularından arınıyorsa asla evlenmemesi lazım. gerçekten öyle mi?

    Şimdi ben bir mürşid-i kamile bağlanmıyorsam günahkar mı olacağım? Allah ille birini aracı yap öyle gel demiyor ki?

    Birde senin mürşidin kim onu merak ettim. Yani nereye bağlısın?

    • herhangibiri.. Says:

      Selamun aleykum lezzetsarayi nikli kardesim, subhanallah hangisine cevap vereyim sasirdim ama birkere güzel kardesim Allah rasulu sallahu aleyhi vesellem varis olarak alimleri birakmistir. Kendisinden sonra, kendisinin sünnetine uyan! 4 büyük halifesininde sünnetine uyulmasini emretmistir. Burdaki sart ister alim, ister kendisinden sonra gelen halifeler olsun Allah’in ve rasulunun emrettiklerinin disinda birsey emrederlerse onlara asla uyulmamasidir. Daha sonra güzel kardesim seyhin seyh oldugunu belirlemek icin istihareye yatilir diyorsunuz.
      1. Bunun belirleyicisi kesinlikle insanin kendisi degil, o sahsin Kuran ve Sünnete vukufiyyeti ölcüdür.
      2. Islam dininde istihareye yatma diye birsey yoktur. Istihare yapma vardir. Buda iki rekat istihare namazi kilinarak namazdan sonra Allah’a, Allah rasulunden rivayet edilen istihare duasi ile dua edilir.
      Dinde istihare budur. Bunun haricinde istihare diye yapilan seyler yatmak gibi, rüya görmek gibi bidattir. Mürsid, bir müslümana anne degil, rehber olmalidir. Kuran ve sünnete anlayamadigi mevzular oldugunda müslümana yardimci olmali, izah etmeli ve yol gösterici olmalidir. mürsid asla baska bir yol ortaya koyan olmamalidir. Zaten ortaya konmus olan yolun -bunada biz sünnet diyoruz- yol göstericisi olmalidir.
      Siz lezzet sarayi nikli kardesim hic ayet ve hadis okurken fenafillah makami diye birsey okudunuzmu? Allah Rasulunun sahabesine bu makamdan bahsettigine hic rastladinizmi? Hasa, onlar bilmiyorlarmiydi bu makami, haberleri yokmuydu? Subhanallah! Fenafillah makami dediginiz sey Hasa Allah’da yok olma demektir. Bir degisik versiyonu ile Allah’in hersey oldugudur. Kainattaki en ufak, en basit basit birseyin dahi Allah oldugunu iddia eder bu fikrin sahipleri.
      Güzel kardesim, eger sen gercek dinle alakali, halis yani saf, Allah rasulune inen dini, sahabenin yasadigi berraklikta ögrenmek istersen sende bize sorabilirsin. Gücümüz yettigince sana yardimci olmaya calisiriz. Bizim senin yazdiklarini bilmeye ve ögrenmeye ihtiyacimiz yok cünkü bizde din diye nsanlari bu hurafelerle oyalayanlarin icinden geldik ve gercek dinimizi ögrendik elhamdulillah. Insanin elinden birseyi almak icin ona daha iyisini vermeniz lazim. Hamdolsunki biz ona sahibiz.

  45. betul Says:

    Cahide hnm, pek oyle yorum yazan bir kisi degilim ancak su videolari izleyince sok oldum. Boyle dusunen insanlar var MI? Hayret ettim, Kuran-i Kerimde;
    “Deki; Eğer duanız olmasa Rabbimin katında ne ehemmiyetiniz var.”
    (Furkan suresi 77.Ayet)
    “Rabbimiz buyurduki: Bana dua edin size cevap vereyim.”
    (Mü’min suresi 60. Ayet)
    buyurmus Rabbim. Neden bir ARACI, VESILE koyaylim.
    Sizi tebrik ediyorum, bu tarz hakikatleri de bizlerle paylastiginiz icin…

    • herhangibiri.. Says:

      Aynen Betul kardesim, insanin akli almiyor bu hurafelere hangi akil sahibi inanir, insan anlamakta gercekten zorlaniyor. Subhanallah, video da adam Allah’a dua edenlerin duasinin kabul olmadigini, fakat bir sahsi araci edinerek dua edenin duasinin kabul oldugunu söylüyor. Buna bahane olarakda insanlarin günahkar oldugunu öne sürüyor. Peki o araci edinilen sahsin günahsiz oldugu nerden biliniyor. Akillarini bukadarmi baskalarina kiralamis bu insanlar hayretki ne hayret…
      Ama Allah subhanehu ve teala bunun tersini söylüyor:
      “Allah Teala Hazretleri diyor ki: “Ben, kulumun hakkımdaki zannı gibiyim. O, beni andıkça ben onunla beraberim. O, beni içinden anarsa ben de onu içimden anarım. O, beni bir cemaat içinde anarsa, ben de onu daha hayırlı bir cemaat içinde anarım. O, şayet bana bir karış yaklaşacak olursa, ben ona bir zira yaklaşırım. Eğer o, bana bir zira yaklaşırsa ben ona bir kulaç yaklaşırım. Kim bana yürüyerek gelirse ben ona koşarak giderim. Kim bana şirk koşmaksızın bir arz dolusu günahla gelse, ben de onu bir o kadar mağfiretle karşılarım.” [Buhari, Tevhid 16, 35; Müslim, Zikr 2, (2675), Tevbe 1, (2675)]
      Evet kim Allah subhanehu ve tealanin huzuruna sirk islememis olarak giderse bir yeryüzü günahi dahi olsa onu affedecektir. Fakat SIRK HARIC

      • Nesrin Says:

        Bir cemaata mensup bir abla komsum önceden 124 bin peygamber gelmis dedi, arti seyhlerinden bahsediyor zannimca onunda peygamber olmasi ihtimali var daha da gelmesi ihtimali yüksek gibi seyler dedi sohbetlerine katilmak gelmiyor icimden dogrusu cokcaa davet etseler de..SON PEYGAMBER BiZIM PEYGAMBERIMIZ HZ: MUHAMMED (Sallallahü aleyhi vessellem)DiR:: Sanirim beyinler yikaniyor bir sekilde dogruyu gostersin onlara da insallah…..Sogudum resmen bu soylemden sonra- Allah ima dua ediyorum dogru yolu goster diye.. Ne rastlantidir bu yazilar kapaniyor yine cikiyor 🙂 Dualarimi duyuyor Rabbim insallah. Allah im bilincli müslümanlardan eylesin..Kuran Kursu hocasi bir hanim kardesimiz var onada sordum bu tarikat hakikati nedir ne dusunuyorsunuz diye… Ben hic bir yere mensup degilim tasvipte etmiyorum..dedi. dinimizi o kadar yalin bir dille anlatiyor ki gözyaslarina hakim olamiyor dinleyenler..Rabbim dosdogru insanlardan eylesin ve karsilastirsin ONA kulluk etmek isteyenleri. Allah ima emanet olun..Aslinda cok söyleyecegim seyler var giybete girmesin bundan sonra tertemiz yasamak istiyorum…o dedi bu dedi demek istemiyorum. :(((

  46. sila Says:

    cok mutluyum… oyle mutluyum ki… dusuncelerime es kardeslerimi bulmaktan.. biliyor musun ablacim bunca zaman kimselere anlatamadik kendimizi hep garipsediler esimle beni..bahsettigimiz alimleri,ulemalari taniyamadilar hic… tevhidi anlayabilmekten onun onemini idrak etmekten bi haber yumulmus gozlerle bakiniyorlar hala… peygamber s.a.v senelerce tevhidten konusmustur, namaz farz kilinmadan once.. tevhidi anlamak sadece sozde degil,onu yasamayla orantilidir.. Allah dogru yoldan ayirmasin… Allah senden razi olsun ,seni seviyorum guzel ablam hep kal olur mu??

    • herhangibiri.. Says:

      Sila kardesim, bizde yeni bir kardesimizin varligindan haberdar oldugumuz icin cok mutlu olduk. Sanirim yurt disindan yaziyorsun seninle tanismak isterim güzel kardesim. Ben Almanya’da bulunmaktayim. mail adresini cahide kardesime verirsen o bana ulastirir insaAllah. Yada benimkini almak istersen Cahide kardesimden alabilirsin. Allah’a emanet ol güzel kardesim en yakin zamanda tanismak ümidi ile Selamun aleykum

  47. aren Says:

    selamın aleyküm cahide abla. Allah senden razı olsun. çok güzel bir yazı yazmışsın gene, eline diline sağlık. merak ettiğim bir şey var acaba ben mi yanlış biliyorum yoksa yazım hatasımı merak ettim ” Doğru-yalan Allah adına yemin edilmemeli.” diye yazmışsın bende yemin ederken sadece Allah’a yemin edilmeli başka bir şeyin üzerine yemin edilmemeli diye biliyorum acaba yanlış mı biliyorum?

  48. ayşe Says:

    nacizane fikrim. bende bir cemaate bağlı değilim fakat bildiğim kadarıyla insanlar

    cemaate bağlı olunca ibadetler grup şekinde daha iyi yapılıyor.

    dersler düzenliyorlar. bir araya gelip çoluk çocuk o ortamdayken daha dindar yetişiyor. birbirlerini ibadet konusunda şevke getiriyorlar.beraber gezilere gidiyorlar.maddi manevi

    birbirleriyle yardımlaşıyorlar.insan daha sosyal oluyor.bende bazen eşime diyorum bizde katılalım o ortamlara diye ama

    eşim hiç istemiyor.bu yönden bakıldığında faydalı olduğunu düşünüyorum.yoksa tabiki ne istersek allahtan istemeliyiz birde

    kimin duasının kabul olacağını bilemeyiz ya ondan birbirimizden dua isteriz.yoksa körü körüne şeyhlerden medet umamayız.

    • selma Says:

      ayse hanim yukardaki yazdiklariniza katiliyorum..sadece bu olsa elbette faydalarida var.Ancak her cemaatta bi rabita var.Ben cemaate katiliyim ama rabita yapmam bu sirktir diyebilme ozgurlugu yok..yani bir topluluga katilmak istesem onume rabitayi sart kosuyorlar ve onlarin fikirlerine tabi olma zorunlulugu var..bana gorede bu rabita isi sirk oluyor.

      • herhangibiri.. Says:

        Ayse ve Selma kardeslerim, bende yazdiklarinizda haklilik payi oldugunu düsünüyorum. Hepimiz isteriz Rabbimize karsi kullugumuzu yerine getirirken, birliktelik ruhu ile hareket edelim, maddi manevi hep yardimlasalim, kendimizi daha güclü hissedelim ama kardeslerim, bunlari yasamak adina icinde ayni zamanda sizinde bahsettiginiz gibi bircok dinde olmayan seylerin bulundugu amelleride onaylamak yada onayliyormus gibi görünmek nekadar dogru olur?
        Zaten bunlari onaylamadan mevcut cemaatlerin, kisileri iclerinde barindirmalari mümkünde degildir. En cok hosgörüden bahseden, Yahudi ve Hristiyanlara dahi hosgörülü olanlar, kendi nasirlarina basacak birseye sahit olduklari zaman ayni dinden olan kardeslerine yapmadiklarini birakmiyorlar.
        Birilerinin icinde olma adina, dini daha kolay yasama adina, dinimi tehlikeye atmak bana hic akillica gelmiyor.
        Allah subahnehu ve teala söyle buyuruyor:
        “Eğer yeryüzündeki insanların çoğunluğuna uyarsan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Zira onlar, zandan başka bir şeye uymuyorlar ve dolayısıyla onlar ancak yalan söylerler” (En’am: 116)
        Biz, ebedi birliktelikler icin gecici birlikteliklere tenezzül etmeyelim.
        Garipler olarak yasamayi göze alalim hernekadar nefsimize zor gelsede buna tahammül edelim. Allah rasulunun “kardeslerim” nitelendirmesi bize yetmezmi?
        Birlikteligi Allah, Rasulu, ve onlarin yolunda bu güne degin yasayan müslümanlar olanlara ne mutlu! Her ne kadar cismen suan onlarla birlikte olamasakta..

  49. sehadet Says:

    allah insanin gozune perde indirince boyle olur iste vidyolari dinleyince allaha birkez daha sukretim rabbim bize gercek tevhidi nasip ettigin icn i tarikatci seyhlerin hepsi kabul etmesede kendilerini ilahlastirmislar bunu anlamak zor deyil resullahin ve sahbenin yasantisina gercek kaynaklardan bakinca bunu goruyoruz allahla arana araci koyamassin bu sirktir resulullahi bile koyamassin gercek tevhit herseyi allahtan beklemek ve yanlizca alllahtan istemek yanlizca allaha kul olmak bide tarikatcilar ornek verirken hep kendi kitaplarindan ornek veriyor insan biraz ufkunu genisletir acaba bu hocanin dedigi kuranda yada hadiste varmi koyun gibisiniz kafnizda bekci gerci koyunada haksizlik etmiyeyim zorlasan yemek yemez ama sizin isinize geliyo boyle yasamak insan bi arstirir bide kalkar tevhit icin bucadele veren gercek insan lara laf atarsiniz ornek seyit kutup gibi allah ondan razi olsun cahide hanim alllah

    sizden razi olsun sizi takip etsinler diye munafiklik yapmiyosunuz islamin gerceklerini soyluyosunuz bos verin rahatsiz olan olsun onemli olan dogru bildiginizden sasmak allah herkeze hidayet etsin bu arada ben araniza yeni katildim yazilarinizi cok begeniyorum allaha emanet

    • Mü'min Says:

      “tarikatci şeyh”nasil bir tabirdir….Peygamber efendimizin övgüsüne nail olan Fatih Sultan duysa ,şeyhi Akşemseddin le ne derlerdi acaba?

    • Mumin Says:

      Hz. Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: 
      “Bir kimse diğer bir kimseyi fıskla veya küfürle itham etmesin. Aksi taktirde, itham edilen arkadaşında bunlar yoksa, kelime kendine dönderilir.”
      Buhârî, Edeb 44. Haddimiz olmadan MÜŞRİK diye Hz. Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: 
      “Bir kimse diğer bir kimseyi fıskla veya küfürle itham etmesin. Aksi taktirde, itham edilen arkadaşında bunlar yoksa, kelime kendine dönderilir.”
      Buhârî, Edeb 44. Haddimiz olmadan ehli sünnet ,gercek mümin Osmanli atalarimiza MUŞRİK demeyelim .Hakarettir

    • ebrar Says:

      sana ayet okusam da yok o şunun için bu bunun için dersin ama kendin müşrikler için inen ayetleri kalkıp bize okursun bu sayfa cehalet kokuyor ibni teymiye de abdulkadir geylani hz de tasavvufu desteklemişlerdir açın biraz kendi kitaplarını okuyun be asıl koyunun kimler olduğu belli ordan burdan duyduğunu kalk yaz önceden üzülüyordum bu cahide denen kadına inananlara ama şimdi hiç üzülmüyorum akıl var mantık var Allah gökte diyen bi kadının sözüne de anca beyinsiz olanlar inanır akıllıya bir işaret yeter.

      • Cahide Says:

        Peki bu ayet ve hadisleri nasıl açıklayacaksın?

        Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem câriye’ye: “Allah nerede” diye sormuş, câriye: “Semâdadır”, diye cevap vermiş. Bu sefer: “Ben kimim?” diye sormuş, câriye yine: “Sen Allah’ın Rasûlüsün” deyince, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Sen bunu azad et, çünkü o mü’min birisidir”demiştir ( Buhari, Müslim)

        “ Emin mi oldunuz o gökte olanın üzerinize taş yağdıran bir rüzgar göndermesinden?” Mülk 67/17

        “Muhakkak ki. Rabbiniz o Allah Teâlâ’dır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı. Sonra arş üzerine istiva buyurdu.” Yunus 10/3 – Araf 7/54 – Rad 13/2

        “O zahirdir,(her şeyin üstündedir) batındır, ilmiyle her şeyi kuşatır.” Hadid 57/3 ayeti kerimesi zâtının gökte, ilminin ise her yerde olduğuna delildir. Çünkü ayette Allah her şeyi kuşattı demiyor ki; İlmi her şeyi kuşattı diyor.

        İmam Mâlik Allah ona rahmet etsin şöyle buyurmuştur: “Allah semâdadır. İlmi ise her yerde’ derdi.”Ebu Dâvud, Mesailu’l –İmam Ahmed

        http://www.rahmet.org/index2.php?icerik=rabbimiz&ayrinti=13

        • Cahide Says:

          Sen ayet ve hadisleri okudun mu? Verdiğim linkteki Ayetle ve Hadislerle sunulan delilleri okudun mu? Bu senin söylediğin sözün kaynağı nedir?

          Bu uydurma kitabı bilirim evet. Bak içinde ne saçmalamalar var: Şeyhden izinsiz, Kur’an’ı Kerim okumamalıdır. Kur’an’ın manasını gözüyle mülahaza etmemelidir… Kur’an’ın manasını bile düşünmekten sakınmalıdır. (Müzekkin-Nufus Sh. 518-5191.)

          Kendilerince haklılar tabi, kuranın manasını düşünürsek belki doğruları görebiliriz de kendilerinin bir şarlatan olduğu ortaya çıkabilir değil mi? Bizler izinsiz Kur’an bile okumayalım. anlamayalım. Koyun gibi ne derlerse, ne uydururlarsa ona inanalım!

          Bu sözlere ben ancak sapıklık derim!

        • ummureyyan Says:

          Allah göktedir güzel kardeşim rabbim bunu kendi diyor ayrıca 4 mezhep imamının görüşüde bu yöndedir Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’in akîdesi, Yüce Allah’ın gökte, Arş’ın üstünde olduğudur. Nitekim Allah subhânehu bunu, şu buyruklarıyla haber vermiştir: “Gökte olanın sizi yere geçirmeyeceğinden emin misiniz? O vakit yer çalkalanıp durur.” [67/Mülk, 16] “Gökte olanın üzerinize taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğinden emin misiniz? O vakit bilirsiniz nasılmış uyarım.” [67/Mülk, 17] “Güzel söz O’na yükselir, onu da amel-i sâlih yükseltir.” [35/Fâtır, 10] Yine şöyle buyurur: “Gökten yere doğru işi O idare eder. Sonra da bu O’na yükselir.” [32/Secde, 5] Tâ-Hâ sûresinde de şöyle buyurur: “Rahmân Arş üzerine istivâ buyurdu.” [20/Tâ-Hâ, 5] Yine şöyle buyurdu: “Sizin rabbiniz o Allah’tır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı sonra da Arş üzerine istivâ buyurdu.” [7/A’raf, 54] Allah’ın Arş’a istivâ ettiğine dâir âyetler Allah’ın Kitâbı’nda yedi yerde geçmektedir.

          • Zeynep Says:

            Yerküre üzerinde yedi kat sema vardır. Bu semayı kuşatan bir kürsi vardır. En son da kürsiyi kapsayan arş vardır. Bu arş işe mahlukun son noktasıdır. Bunun yukarısında mahluk yoktur. Mekanda bir mahluk olduğu için, arşın üstünde mekan diye birşey yoktur. Hatta yokluk bile yoktur.

            İşte Rabbimiz mahluktan ayrı şekilde arşın üzerindedir.

            Bizler semadadır derken, yedi kat göğün içerisindedir demiyoruz. Sema, arapçada üstte olan herşeye denir. Haşa bizler Allah’ı mahluk olan semanın içinde kabul etmiyoruz. Üstümüzde, ulularda, yükseklerde ve yücelerdedir demek istiyoruz.

            İşte Ehl-i Sünnetin akideside budur.

          • şehrazat Says:

            YER,GÖK, ARŞ ve O;nun dışındaki herşey MAHLUKtur yani YARATILMIŞtır. siz zaman ve mekandan münezzeh ALLAHIN cc kendi yarattığı ARŞ da oturduğunu ve oraya sığdığına mı inanıyorsunuz…. FESÜBHANALLAH….

            Ayetlere gelince bunlar MÜTEŞABİH ayetlerdir. ve ALLAHcc müteşabih ayetler hakkında şöyle buyurur:

            ”O’dur indiren sana bu büyük kitabı. bunun bir kısım ayetleri vardır ki muhkemdirler. onlar ümmül kitap(ana kitap)tırlar.diğer bir kısım ayetleri de müteşabihtirler. ama kalplerinde eğrilik bulunanlar sadece onun müteşabih olanlarının ardına düşerler fitne çıkarmak yorumlamak için… halbuki onun gerçek anlamını ancak Allah bilir.
            ilimde derinliği olanlar da derler ki ”Amenna( inandık) hepsi rabbimizden”. bununla beraber özü temiz olanlardan başkası hakkıyla düşünemez. ” (alı imran suresi-7)

            • Ebu Ubeyd Says:

              Selamu aleykum, bizler yani ehli sünnet Allah (subhanehu ve teala) zamandadir ve mekandadir demiyoruz ve hasa arsa oturtmuyoruz. Sadece gelen naslari oldugu gibi kabul ediyoruz yani en hayirli nesillerde mi bunu yapmis oluyor? Bu bir
              2. Bizler ehli sünnet olarak Allah zaman ve mekandan münezzehte demiyoruz, zira bunu söylemek bir bid’attir, cünkü ne Kur’an ve ne Sünnette bu ibareye bir delil bulamazsin.
              3. Istiva ve benzeri ayetlerin ne manaya geldigini selef anlamis ve anlatmistir:
              “Muâviye b. el-Hakem es-Sülemî’nin rivayet ettiği hadis:… Allah Rasûlü صلىاللهعليهوسلم cariyeye: ‘Allah nerede?’ diye sordu. Cariye: Semâdadır, dedi. Allah Rasûlü صلىاللهعليهوسلم ‘Ben kimim?’ diye sordu. Cariye: Sen Allah’ın rasûlüsün diye cevap verdi. Allah Rasûlü صلىاللهعليهوسلم cariyenin efendisine: ‘Sen bunu azad et, çünkü bu bir müminedir’ buyurdu.” (Sahihu Müslim)
              “Enes’in rivayet ettiği hadise göre Cahş kızı Zeyneb, Peygamber’in صلىاللهعليهوسلم diğer hanımlarına karşı övünerek şöyle derdi: Sizi (Peygamber Efendimizle صلىاللهعليهوسلم) akrabalarınız evlendirdi. Ama beni yedi kat semânın üstünden Allah evlendirdi. Bir lafzında da: Şüphesiz Allah semâda benim nikâhımı kıymıştır, derdi.” (Sahihu Buhârî)
              “Bir başka lafızda O, Peygamber’e صلىاللهعليهوسلم: ‘Rahmân (olan Allah) beni seninle Arşı’nın üstünden evlendirdi, demiştir.” (el-Hâkim)
              “Ebû Hanîfe’ye: Ben Rabbim semâda mıdır yahut yerde midir bilmiyorum, diyen kimsenin durumu hakkında soru sordum, O: ‘Bu kişi kâfir olur, çünkü Yüce Allah: “Rahmân Arşa istivâ etmiştir” buyuruyor. Onun Arşı ise semâlarının üstündedir’ dedi. Ben: Böyle bir kimse ‘Onun Arşa istivâ ettiğini kabul ediyorum, fakat Arş semâda mıdır yoksa yerde midir bilmiyorum’ diyorsa hükmü ne olur? dedim. Şu cevabı verdi: ‘Onun semâda olduğunu inkâr edecek olursa kâfir olur.” (el-Fıkhu’l-Ebsât)
              “Bir adam Mâlik’e gelerek: Ey Abdullah’ın babası, Rahmân Arşa istivâ etti, nasıl istivâ etti diye sordu. (Ravi) dedi ki: Ben Mâlik’in bu söze kızdığı kadar bir şeye kızdığını görmedim. Onu bir ter bastı. Etrafında bulunanlar başlarını öne eğdi. Sonra Mâlik’in kederi, üzüntüsü geçti ve şunları söyledi: ‘Keyfiyet akıl ile kavranılamaz. Onun istivâsı bilinmeyen bir şey değildir. Ona iman etmek vacibtir, ona dair soru sormak bir bid’attir. Ben senin sapık birisi olduğundan korkuyorum.’ Sonra verdiği emir üzerine o kişi dışarı atıldı.” (ed-Dârimî, er-Redd ale’l-Cehmiyye)
              “Biz ismi mukaddes olan Allah’ın benzersiz olduğuna inanıyoruz. Bizim Onun sıfatları ile ilgili olarak sabit olanlara imanımız, Onun mukaddes zatına imanımız gibidir. Başka bir deyişle sıfatlar mevsufa (nitelenene) tabidir. Böylece yüce yaratıcının varlığını akleder, Onun mukaddes zatının başka benzeri olmadığını; Onun zatının ayrı ve başka olduğunu anlarız. Zatının mahiyetini akletmemiz söz konusu değildir. İşte sıfatları hakkında söylenecekler de böyledir. İman ettiğimiz, var olduklarını aklımızla kavradığımız tüm bu sıfatların mahiyetini, aklımızla kavramamız yahut onları (yaratılmışların sıfatlarına) benzetmemiz yahut onlara bir keyfiyet nispet etmemiz, ya da yarattıklarının sıfatları gibi olduğunu kabul etmemiz söz konusu değildir. O, bundan pek ulu ve büyüktür…” (Hâfız Zehebî)

            • herhangibiri.. Says:

              Ah Sehrazat kardesim, keske yazdigin ayetin, Mütesabih ayetleri oldugu gibi kabul edip üzerinde yorum yapmayan sünnet ehli icin degil, aksine hertürlü bidatini mütesabih ayetlerin ardina siginarak dindenmis gibi gösteren bidat ehli hakkinda indigini sana uzun uzun aciklayabilseydim. Aiseden radiyallahu anh.rivayetle Allah rasulu sallahu aleyhi vesellam söyle buyurdu: “Ey Aişe sen, kitabın müteşabih âyetlerine uyanları gördüğün zaman bil ki işte Allah’in zikrettiği kimseler onlardır. Siz onlardan kaçının buyurmuş­tur.” (Buhari K. Tefsir cl-Kur’an sure 3, bab: 1)
              Selef âlimleri bunu söylerken, Allah’ın elinin bizim elimize benzediğini ya da Allah’ın cisim olduğunu kasdetmezler. “Nasıl Allah’ın zat ve sıfatlarını bilmiyorsak, sıfatlarının da keyfiyetini bilemeyiz” derler.
              İmam Mâlik’in, “istivâ”nın ne olduğunu soran birine; “İstivânın keyfiyeti akıl ile bilinemez. İstivâ’nın dildeki anlamı ise meçhul değildir. Ayrıca buna iman etmek vâcip, hakkında soru sormak ise bid’attir” şeklindeki cevabı meşhurdur (Beyhakî, Kitabu’l-Esmâ ve’s-Sıfât, Mısır 1358, s. 408).
              Bu sıfatları ilk te’vil eden fırka, Mu’tezile ( ayetleri akillari ile anlamaya calisanlar) olmuştur. Daha sonra Müteahhirûn diye bilinen Ehl-i Sünnet kelâmcıları, Mutezileye uyarak bu sıfatları te’vil etmişlerdir.
              Bu ayet kardesim, mütesabih ayetlerin sayilari ile ebced hesabi yapanlari, kendi anlayislari ile dini yorumlamaya kalkisanlari muhatap almaktadir. Bakin nerde bir bidat ehli varsa acik ve net naslar dururken hep nedense bu mütesabih ayetleri aciklamayi tercih etmislerdir aynen Rasulullah’in hadisinde bahsettigi gibi. Biz böyle yapmaktan ve böyle yapanlardan uzak duruyoruz. Rabbimizin bu ayetleri bizi sinamak icin indirdigini biliyoruz ve oldugu gibi kabul ediyoruz. Bu ayetlerin bilgisi anca Allah katindadir diyoruz.
              Suda bir gercekki, Taassub sahibi ve kibirli olmayan her insanin gercekleri gördükten sonra bunlari kabul edeceginede inaniyoruz.

        • esra Says:

          Ya aslında herşey bir yana geçenlerde bir okuyucun bir link paylaşmıştı hani linkleri inceleyip onaylayıp kabul ediyorsun ya facebookta bir grubun linkiydi hatta grubun adı tevhid ışığında gerçeklermi ne öyle birşeydi tekrar bakabilirm ayrıntısına zaten bende burada linki tıklayınca gördüm,herneyse bir girdimki grbun içine paylaşımlar adamlar hadisleri inkar ediyor buhari müslim hepsini hadis diye birşey olmadını savunuyor kesinlikle tabi şok oldum ama bunun yanısıra kafam bulandı öylede geçerli şeyler yazmışlarkş son derece ikna edici..tıpkı senin gibi ikna edici!!günlerce düşündüm kendi kendime hatta şüpheye düştüm acaba dedim suyu bile oturarak 3 defada boşunamı içiyorum..sünnetlere uymak için elimden geleni yapmaya çalışırım her daim..uzun lafın kısası midem bulandı kafam karıştı cemaatler için yaptımız tartışmalarıda hatırlarsınız..herşeye şüpheli yaklaşmaya başladım sonra dedim esra ne oluyor kendine gel!!bu dedim şeytanın bir oyunumu bana sürekli kafam karışıyor bir mevlanayı yunus emreyi araştırmaya başladım herşeye şüpheli gözlerle bakmaya başladım islamtr sitesini okudum yuttum diyebilirm ama okuya okuya beynim hepten bulandı heleki bu son facebbok grubu son noktam oldu..ve eminimki benim gibi nice okuyucular bunu yaşıyorlar acaba bu senin yada bizlerin adına bir artımı eksimi takdiri ilahiye bırakıyorum..rabbim bizleri yolundan ayırmasın şaşırtmasın..

          • Cahide Says:

            Esra bahsettiğin sayfa hangisi bilemiyorum kardeşim. Yanlış sayfalarda doğrular, doğru sayfalarda yanlışlarda olabilir. Bizler bunu kolay bir yolla ayırabiliriz aslında. Elhamdulillah ki, bozulmamış korunmuş bir Kitabımız var. Ayrıca 7 hadis imamının tavsiye ettiği hadisler var. Hadisleri okuduğumuzda bakıyoruz ki, bu din kolay bir dindir. Anlaşılmaz kuralları yoktur. Bizi başka bir faniye bağlanmamız için zorlamaz.

            Allah ve Rasulü bize yetmez mi? Onların buyurduklarını bize tavsiye edenler başımızın üstündedir ama gayrısını getirenlerle bizim işimiz olamaz. Ayet ve hadislerde yapmamız herşey bize bildirilmiş. Farzı da var, nafilesi de var. Tavsiye edilen zikirlerde var. Mesela nasıl tevbe edeyim diyen adama Efendimiz Aleyhisselam bir sayfalık tevbe duası önermemiş. “Estağfirullah” de buyurmuş. En güzel salavatı soranlara salli barik dualarını önermiş. ya da daha kısası. Ama en uzunu değil, en zoru değil.

            Bizler islam’ı kendi ellerimizle zorlaştırıyoruz. İçinden çıkılmaz bir hale sokuyoruz. Ben şahsım adına kafa karıştırmak için uğraşmıyorum. Her müminin yapması gerektiği gibi insanları Allah ve Rasulüne uymaya davet ediyorum. Acizim, günahkarım ama benim elimden bu kadarı geliyor. Rabbimiz bizleri fehm edenlerden, basiret sahibi olanlardan eylesin. Doğru yoldan ayırmasın.

          • herhangibiri.. Says:

            Güzel kardesim, seni cok iyi anliyorum yazini okudugumda icim acidi beni gecmisime götürdü yazdiklarin. Esra kardesim, sana sunu söyleyebilirimki, zihninin bulanmasi hayra alamet cünkü zihinler öyle cercöple doluki gercekleri ögrendikce ilk olarak bulaniklik zannettigi duygulari yasiyor. Ama emin olki, hicbirsey bulanmadan durulmuyor. Kendimizi bildigimiz andan beri ögrendiklerimiz ile, yeni tanistigimiz bilgiler birbirine zitlik arzediyor. Ve ister istemez zihnimiz karisiyor. Fakat bu dinimizin zor ve anlasilma oldugundan degil hasa, dinimizi bambaska bir sekle sokanlarin, türlü bidatler uyduranlarin kabahatindan kaynaklaniyor. Asla dinimizde celiskiler yok güzel kardesim, Bak bu konuda Rabbimiz ne buyuruyor:
            ” Onlar hâlâ Kur’ân’ı gereği gibi düşünüp anlamaya çalışmazlar mı? Eğer o Allah’tan başkası tarafından indirilmiş olsaydı mutlaka onda birçok çelişkiler bulurlardı.” Nisa 82
            Kuran’in Allah tarafindan indirilmis olmasi, icinde celiskilerin asla bulunmadiginin bir delilidir. Celiskileri vahye müdahele edenler, akillarini naklin önüne gecirenler, Kuran’i aciklama yetkisini Allah rasulune vermek istemeyenler yapmaktadir. Asla ne ayetlerde, nede ayetleri aciklayan sahih hadislerin hicbirinde celiski yoktur. rabbimiz yine söyle buyurmaktadir:
            “Onları apaçık deliller ve kitaplarla gönderdik. Sana da, insanlara, kendilerine indirileni açıklayasın diye Zikri indirdik. Belki onlar da düşünürler.” (Nahl 44)
            Sana tabiri Allah rasuludür güzel kardesim,kendilerine indirilenden kasitta kurandir. Kuran’i aciklamak icin indirilen zikir ise Sünnettir. Bütün sünnet imamlarinin görüsüne göre burdaki zikirden kasit “Sünnettir.”
            Güzel kardesim, ne Kuran’da ne Sahih Sünnette asla celiski yoktur. Fakat seninde yazinda bahsettigin gibi Allah rasulunun görevini sadece postacilik ile sinirlayanlar, O’nun görevinin sadece Kuran’i bize ulastirmak oldugunu iddia edenler, Allah rasulunun emretme ve yasaklama yetkisinin olmadigini söyleyenler vardir. Bu fikre sahip olan kisilerin gayesi, Vahyi kendi heva ve heveslerine göre yorumlayip tefsir etmektir. Bu gayelerinin önündeki en büyük engelde hadislerdir. Bu sebeble hadisler üzerinde binbir süphe olusturarak insanlarin zihinlerinibulandirmaktir. Malesef bu tür insanlar türkiye ortaminda cok fazladir. Hatta cok üst kademelere kadar yükselmis bulunmaktadirlar.
            Güzel kardesim, sen insaAllah yerine getirdigin hicbir sünneti bosubosuna yapmiyorsun yeterki sahih bir nakille gelmis olsun.Rabbimden sana zihninin bir an önce durulmasi icin, seni dogru yolu bulmanda kolaylik göstermesi icin ayrica dua edecegim. Cünkü bu hicbirimizin kendi gayreti ile degil ancak O’nun lutfuyla olan bir seydir.

            • herhangibiri.. Says:

              Esra kardesim, o kadar cok bu konu ile ilegili yazilacak sey varki, hepsini burda anlatabilmem mümkün degil. Ama konular acildikca bunlarda gündeme gelir insaAllah. Konunun daha iyi anlasilmasi icin bir örnek vermek isterim:
              Allah rasulu sallahu aleyhi vesellem: ” Sîzden biriniz yi­yeceği zaman sağ (el) ile yesin. İçeceği zaman sağ (el) ile içsin. Zira şeytan sol el ile yer sol el ile içer ” buyurdu.
              Hadisleri kabul etmeyen kisilerin akillilari! bu hadis yok demeden öte – o zamanlar temizlik malzemeleri olmadigi icin Peygamber böyle birsey emretmis ellerin görevini ikiye ayirmistir diye aciklama yapiyorlar.Simdi temizlik malzemeleri cok oldugu icin bunu uygulamanin bir öneminin olmadigini iddia ediyorlar. Bunu neye dayanarak söylüyorlar? Tabiki, herseyin üzerinde gördükleri kendi akillarina göre söylüyorlar. Peki bunu kendilerinden önceki alimlerin hicbiri akil edememismi? 14 asirdir insanlar bosunami Allah rasulu’nun bu emrine uymus? Subhanallah!
              Halbuki hadisde neden sag elle yenmesi, sol ellede yenmemesi gerektigi gayet net aciklaniyor. Hatta Allah rasulu, kendisinin bu emrine karsi kibirlenen kimseye Rahmet Peygamberi oldugu halde bakin nasil cevap veriyor:
              Seleme bin el-Ekva (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
              “Bir kimse, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanında sol eliyle yemek yedi.
              Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
              −‘Sağ elinle ye’ buyurdu. O şahıs:
              −Sağ elimle yiyemem! dedi.
              Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):−‘Yiyemez olasın!’ buyurdu.
              O şahsın sağ eliyle yemesine mani olan sadece kibirdi.
              Ravi dedi ki:
              −Artık o şahıs elini ağzına kaldıramadı! demiştir.” (Müslim)
              Esra kardesim her tevhid diyen kisilerin dogru yolda olduklarini söylemek mümkün degildir. Cünkü Cahide kardesiminde dedigi gibi herzaman dogrularla beraber egriler, egrilerle beraber dogrular sunulabilmekte insanlara. Önemli olan bunlari nasil ayirdedecegimize dair konulan kaideleri bilmek. Rabbim hepimize bunlari ayirdedebilecek basiret versin. Ayaklarimizi kaydirmasin.

              Müslim 2021/107

              • Cahide Says:

                O sayfayı buldum. Tahmin ettiğim gibi meğerse hadis inkarcılarıymış:( Biz onlardan olmaktan Allah’a sığınırız.

            • Cahide Says:

              Herhangibiri kardeşim, ben Esra’yı o kadar çok seviyorum ki, bir çok yazım kardeşimi şaşırttı kızdırdı. Bazen bana çok öfkelendi ama neden bilmem ben ona hiç kızamadım. Sanki birgün gerçekleri göreceği içime doğuyordu. İnşaAllah yanılmam. Allah Rasulü İslam garip geldi, garip gidecek buyururken aslında katışıksız, bulandırılmamış İslam’a inananların azlığını kastediyordu. Bize tavsiye edilenler uygulaması, anlaması çok kolay kaideler olduğu halde, insanların bir dolu zorlukla beraber, dinde olmayan extralarla yüklerini artırmaları şaşılacak şey doğrusu. Hele İslam deyip İslam’dan çalanlar, bu saptırmalarının bedelini nasıl ödeyecekler bilmem. Rabbimiz sorumluluktan kaçan inanç ucuzluğundan bizleri muhafaza buyursun.

        • herhangibiri.. Says:

          Lezzet sarayi kardes, delil diye bize aktardigin hadisin uydurma bir hadis oldugunu bilmem biliyormusun?
          14) “Allah
          Teâlâ şöyle buyurur: ‘Ben, yeryüzüne, göğe, Arş’a ve Kürsiye sığmam. Ancak
          müttakî mü’min kulumun kalbi, Beni içine alır (kalbine sığdım).” Aclûnî:
          “İhyâ hadislerinden. Irâkî, Tahcic’de: Aslı yoktur, diyor. İbn Teymiye ve
          Zerkeşî, İsrâiliyattan olduğunu söylemişlerdir. Rasûlallah’a ulaşan bir senedi
          bilinmemektedir (Aclûnî, a.g.e. s. 195, no: 2256; Aliyyu’l-Kari, a.g.e. s.104).
          Mevzu yani uydurma hadis, Peygamber sallahu aleyhi vesellemin hadisi olmadığı halde kasıtlı olarak onun hadisi imiş gibi anlatılan söz demektir.. Allah Rasulü (s.a.s)’nin, söylemediği bir sözü ona nisbet etmek veya aktarmak
          aşağıdaki hadis gereğince haram kılınmıştır.
          Allah rasulu sallahu aleyhi vesellem: ‘Her kim benim adıma yalan söylerse cehennemdeki yerine hazırlansın” (Buharî, İlm 38, Cenâiz 33, Enbiyâ 50, Edeb 109; Müslim Zühd 72;
          Lezzet sarayi kardes, bu konu cok riskli bir konu lütfen hadis diye bazi sözleri aktarirken daha dikkatli olun. Eger Allah rasulu adina daha hangi hadislerin uyduruldugunu merak ederseniz bir tiklama kadar size yakin oldugunu unutmayin.

          sun00002.pdf erişimi için tıklayın


          http://www.darulkitap.com/oku/hadis/hadis-kitaplari/uydurmahadisler/

      • herhangibiri.. Says:

        Sen bizi kendin gibi insanlarla karistirdin galiba Ebrar hanim, biz Cahide kardesime inanmiyoruz, onun söyledikleri Allah ve Rasulunun söylediklerine uydugu icin, delillerle konustugu icin, delilsiz konusanlarla mücadele ettigi icin onu onayliyor ve destek oluyoruz. Yani bize üzülmene gerek yok biz halimizden memnunuz. Hamdolsunki siz istemesenizde Tevhid akidesi hergecen gün hizla yayilmakta ve gercek beyinsizlerin kim oldugunu ortaya koymakta.
        “Onlara; insanların inandıkları gibi siz de inanın, denilince; o beyinsizlerin inandığı gibi mi biz de inanacağız? derler. Bilesin ki asıl beyinsizler onlardır da bunu bilmezler.” (Bakara 13)

        • Ehlisunnazeyneb Says:

          Subhanallah,su ayetlere bakarmisin,ayetlerle,hadislerle cevap Vermek kadar daha guzel bir yanit verme sekli var mi! Ne Kadar uyumlu ne Kadar dogru.:)

  50. nedenvenasil Says:

    bu videodaki ”oku oku oku durmuyor, ya gavs dedi mi geliyor” bu nasıl bir sözdür ya! bu adamı bir türlü anlayamıyorum zaten, tuhaff…

  51. gulcan Says:

    Sapla samani birbirinden ayirmak lazim .
    sadece kulaktan duyma sozlerle cemaatleri karalayamassin . Ben senelerdir icindeyim .Birgun bile duymadim hoca efendiden dileklerini isteyeni.Insanlar turbeleri ziyaret ederek isteklerini orada yatan zattan isterlerse o zaten yanlis ama burada yatan mubarek zatin hurmetine mesela (Eyup ensari) diye dua etmesinde bence bir sakinca yok. Veya da hocasinda benim icin de dua edin demesinde bir sakinca ben goremiyorum .Yok herkes kendi icin dua etmesi daha uygun lkimseden birsey istemeyin diyorsaniz onu once kendiniz uygulamaniz lazim.Nasil ki darda kalan sikintisi olan sizden yarrdim istiyor, dua istiyor Sunu da bilmenizi isterim ben nur cemaatinden degilim .

    • Cahide Says:

      Dikkat et, hâlis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp kendilerine bir takım dostlar edinenler: Onlara, bizi sadece Allah’a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez.(Zümer:3)

      • Mü'min Says:

        Bu ayette gecenنعبدهم kelimesi onlara ibadet ediyoruz demektir.هم zamiriyle araci yaptiklari şeylere ibadet ettikleri kast edilmektedir.Mürid şeyhine ibadet etmez.

        • Cahide Says:

          İyi bil ki, halis din ancak Allah’ındır. Ondan başka, kendilerine bir takım dostlar (mabutlar) edinenler de şöyle diyorlar: “- Biz onlara (putlara) ibadet etmiyoruz, ancak bizi Allah’a daha fazla yaklaştırsınlar diye yapıyoruz.” Elbette Allah, onlarla müminler arasında, ihtilâf edib durdukları şeyde (din hususunda) hükmünü verecektir. Muhakkak ki Allah, yalancı olan, kâfir olan kimseyi doğru yola çıkarmaz. (Zümer:3)

        • Mü min Says:

          Anlaşilmadi heralde arapcaniz var zannediyordum.نعبدهم kelimesiyle “ibadet ediyoruz onlaraki Allah a bizi yaklastirsinlar.”manasindadir.yani onlar müşrikler Allah’a degil putlara ibadetlerini yapiyorlardi.

          • herhangibiri.. Says:

            Mümin nikli arkadas, sizin var olan arapcanizin sanirim siza faydasi olmamis. Cünkü Allah subhanehu ve teala Zümer 3 de müsriklerin yaptigi fiili ibadet olarak tanimliyor fakat, onlarin ibadet diye tanimlanan fiillerinin ne oldugunu sanirim anlamamissiniz veya arastirma geregi görmemissiniz. Cünkü müsriklerin o gün ibadet adina yaptiklari sey Allah ile aralarina, adina lat, uzza, menat dedikleri kendi zamanlarinda yasarken halklari tarafindan salih kimseler olarak bilinen kimseleri araci koyarak dua etmeleri idi. Ayni günümüzde tasavvuf ve tarikatcilarin yaptigi gibi. Zaten verdiginiz ayetin bütünü söyledir:
            Bilesiniz ki, hâlis dîn Allah’ındır. O’ndan başkasını “biz onlara, ancak bizi Allah’a daha çok yaklaştırmaları için ibadet ediyoruz” diyerek dost edinenler ise Allah, onların ihtilâf ettikleri hususlarda, aralarında elbette hüküm verecektir. Elbette Allah, kâfir, yalancı olan kimseye hidayet etmez.
            Ayetin bütünündende anlasildigi gibi burda üzerinde durulmasi gereken nokta ibadet edilip edilmedigi degil, ibadet kavraminin icine nelerin girip girmedigini bilmektir. Zaten bizim anlatmak istedigimizde budur. Dua ibadettir. Hatta ibadetin özüdür. Ve Allah’dan baskasina yapilmasi, Allah’a yapilirken araci konulmasi asla caiz degildir. Sadece Allah’in güc yetirebilecegi konularda baskasina dua etme, yardim talebinde bulunma baskasina ibadettir.
            Rabbınız şöyle buyurmuştur: “Bana dua (ibadet) edin ki size karşılığını vereyim”. Bana dua (ibadet) etmekten kibirlenenler, zelil olarak cehenneme gireceklerdir. (Mümin 60)
            Mümin nikli arkadas, müsrikler adi üzerinde Allah’a ortak kosan kisilerdi. Yani Allah’i bilmeyen, O’na ibadet etmeyen kimseler degillerdi. Aksine Allah’in Rabligini kabul eden, namaz kilan, oruc tutan, hac yapan, hacilara ikramda bulunan hatta günümüzdeki bircok insandan daha ahlakli, daha erdemli özelliklere sahiplerdi. Hatta bir büyügümüzün tabiri ile Ebu Cehil günümüzde aramiza gelse haci emmi denecek özelliklere sahiplerdi. Fakat onlara yeni bir mesaj, yeni bir paygamber gönderilmesine sebeb olan fiilleri Allah ile aralarina gecmisde salih kimseler olarak bilinen insanlari araci koymalari idi.
            Birde mümin nikli arkadas, hem arapcadan bahsediyorsunuz, hemde ana dili arapca olan bir halkin büyük bir cogunlugunu vahhabilikle sucluyorsunuz gercekten anlasilmasi güc bir tablo cizmissiniz. Sadece arapca bilmek bir erdem olsaydi tüm araplar en dogru yolda olanlar olurlardi. Demekki arapca kadar menhecide bilmek gerekiyor.

            • Muvahhide Sehidan Says:

              Herhangibiri kardesim masAllah Rabbim senin ve Cahide ablanin ilmini ve azmini artirsin insAllah. Ne kadar guzel ve yerinde cvp veriyorsun kardesim acikcasi dunden beri her yazmak istedigimde senin yerinde verdigin yorumlarini okudukca yetersizligimden utandim ve elimi ayagimi herseyden cekip ehil kardeslerden ne ogrenebilirim ne kaparim diye dikatli bir sekilde takibe basladim . InsAllah yukarda bahsi gecen kitabi temin etmek nasip olur Allah sizin gibi suurlu tevhid ehli ve emri bil marufa muhatap olmus kardeslerimden razi olsun, diger kardeslerede Rabbim tez zamanda Hz Muhammedin ve ashabin temiz yolundan aracisiz ve orjinal olan islami yasamayi anlamayi nasip etsin. Dogrusu bir cogumuz bu karanlik donemlerden gecmisizdir ve bu donemlerde gozler perdeli kulaklar sagir olur. Yine dogrusu Allahin hidayete erdirdigini saptiracak saptirdigini ise hidayete erdirecek yoktur measelam.

              • herhangibiri.. Says:

                Güzel kardesim, biz burda bir duvarin tuglalari gibiyiz. Hepimizin doldurdugu bir bosluk var muhakkak. Rabbim düsüncelerindeki gibi olabilmem icin bana yardim etsin. Sanirim sende Avrupada yasayanlardansin. Rabbim bizim burda dogru bir yerde, dogrularin konusuldugu bir ortamda bulusmamiza vesile oldugu icin Cahide kardesimden razi olsun.

          • Halil Karasu Says:

            Bende türkçe bildiğinizi sanıyordum! Onlar, Allah’ı bırakıp bilginlerini ve rahiplerini rablar (ilahlar) edindiler ve Meryem oğlu Mesih’i de.. Oysa onlar, tek olan bir ilah’a ibadet etmekten başka bir şeyle emrolunmadılar. O’ndan başka ilah yoktur. O, bunların şirk koştukları şeylerden Bu ayeti okunduğunda: “Eskiden bir Hıristiyan olan sahabe Adiy bin Hatem ‘Ya Rasullallah biz alimlerimizi rabler edinmiyorduk.’ Hz. Peygamber (S.A.V) ‘Siz onların helal dediğine helal haram dediğine haram demiyor muydunuz?’ Adiy bin Hatem ‘Evet’ dedi. Hz. Peygamber (S.A.V) ‘İşte bu sizin onları kendinize rabler edinmenizdir” dedi.

    • herhangibiri.. Says:

      Gülcan kardes, bu isin sencesi bencesi yok. Bunun Allah’in belirledigi dinde yeri varmi yokmu ona bakilmasi lazim. Allah subhanehu ve teala bu hakki Rasulune dahi vermemisken baskalarina verilmesine nasil razi olur. Allah rasulude buna asla razi olmamisken biz nasil hem O’na, hemde baskalarina bu hakki verebiliriz?
      Bir adam, Allah rasulune, Allah ve sen dilerse (dilediğinde) deyince, beni, Allah’a ortak mı koşuyorsun? Sadece, Allah dilerse de.” (Nesai)
      Cemaatten kastin insan kalabaliklari ise bizim onlarla zaten isimiz yok. Cemaatlerden sogutmaya gelince, cemaatler bu sogutma isini birbirleri hakkinda Cahide kardesimden ve bizden daha iyi yapiyorlar siz merak etmeyin.
      Gülcan kardesim, vesilenin yani araci koymanin ne oldugu, nelerin ve kimlerin araci olup olmayacagi hususunu ögrenmek isterseniz asagidaki linki inceleyebilirsiniz. Cünkü pazardan Elma, Armut alirken gösterdigimiz özeni lütfen birilerinden dinimizle ilgili hükümleri alirkende gösterelim.

      http://www.islam-tr.net/tasavvuf-nedir/27051-islam-dininde-allah-ile-kul-arasinda-vasita-var-midir.html

  52. saliha Says:

    Vallahi böyle sapık düşüncelerinizle insanlara zarar veriyorsunuz.Bende sizi takip ediyorum fakat bu saçma düşüncelerinizi kesinlikle tasvip etmiyorum.Sizin gibi cemaat düşmanları oldukça bu din çok zarar görecek.Bence burda alanınız dışında konuşup yorum yapıpta insanların kafasını karıştırmayın.Ahirette bununda mesuliyeti var.

    • selma Says:

      bizim yani cahidenin dusuncelerimi sapikca???Allahin izniyle goz var nizam var akil var ..kitabimiz var bizim ve oku denmis…asil yukardaki videolar sapikca ve ben yutmuyorum ama arastirmayip koru korune inanan baglanan cok musluman kardeslerimiz var,uyanik olmak lazim..

      • esra Says:

        yani harbiden cübbelinin konuşma banada sapıkça geldi izlerken bile estağfurullah dedim

    • Zeynep Says:

      Alanınız dışında konuşmayın da ne demek oluyor?Bir müminin alanı nedir?
      Hala fehm etmemişlere söyleyeyim;bu sayfada Cahide emri bil maruf ve nehy anil münker emrini farzını yerine getirme çabasını gösteriyor.Sırf yemek tarifleri için giriyorsanız ve at gözlüğünüzü çıkarıp Allah’ın buyurduklarına kulaklarınızı tıkmak istiyorsanız o zaman bu konunun altına değil her hangi bir yemek tarifinin altına yorumunuzu yazın.

      Ben itikadıma ters bir siteye girip ordan ne yemek tarifi alırım ne de fikir çatışmasına göz yummazdım.
      Siz bunu kabul ederek buradaysanız eğer lütfen nefsiniz ile yazmayın.Allah herkese akıl fikir vermiş.onun bunun arkasından koşanlara mahşerde niye bu günahı işledin denildiğinde falan seydaya uydum yaptım dedikleri vakit sizce Rabbimizin cevabı ne olacak?

      Asıl vebal gerçekleri anlatmamaktır.ve cemaatlerin fazlalığı kimseyi yanıltmasın.

      “Şüphesiz ki,
      İslam garip olarak başladı
      ve bir gün yine garip hale dönecektir.
      Ne mutlu o gariplere!”
      (Tirmizi, İman: 13)

      “Allah ve Rasulü bir işe hüküm verdiği zaman bir erkek ve bir kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Rasulüne karşı gelirse apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.” (Ahzab-36)

      http://www.islam-tr.net/tevhid/12874-kalabaliklar-dininin-sevap-kaynaklarina-reddiye.html

      • ummureyyan Says:

        cahide hanım ve böyle sapık ithamlarına 🙂 muhatap olan kardeşlerim buyrun:
        { …….. – Onlar – Hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar. Bu Allah’ın bir lütfudur.Onu dilediğine verir. Allah,lütfu geniş ve alim olandır. }

        MAİDE : 54.AY.

        İbni Kesir r.h, bu Ayet’i Celile’nin tefsirinde şu hadisi şerifleri zikretmektedir :

        { … Ebu Said el-Hudri r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Dikkat edin ! sakın insanların korkusu, sizden birinizin gördüğü veya şahid olduğu hakkı anlatmasına mani olmasın.Çünkü hakkı söylemek veya önemli bir şeyi hatırlatmak ne kişinin rızkına mani olur ve ne de ecelini yaklaştırır. }

        AHMED : 3 / 19. 10759.N – İBNİ KESİR : 5.C.2386.S

        { … Ebu Zerr r.a dan. O şöyle dedi : Benim dostum Allah resulü s.a.v bana yedi şeyi emretti : – Bunlardan ikisi şudur – “ …… Acı da olsa hakkı söylememi ve Allah için hiçbir kınayıcının kınamasına aldırış etmememi ……..” }

    • Nesrin Says:

      Bizim dinimizde araci yok RABBIMIZ var yalnizca. Peygamber efendimizin suretini bugune ulastirirdi ALLAH im dileseydi. Onu dusunun dua edin derdi. Ogullarini yasatirdi torunlarini halife olarak devam ettirirdi. Akilli olmak lazim Akilli.

    • zerdali mişmiş Says:

      ismin kadar güzel düşüncelerin yok be kardeşim..sapık damgası vurmak kimin haddine,kimin gittiğiyol ne kadar sapık siz nereden biliyorsunuz..ahirette neyin ne kadar musuliyeti olduğunu ancak rabbimiz bilir..inşallah ben bu akaid üzerine ölür ve rabbimin huzuruna çıkarım,tek isteğim bu..şirke bulaşmaktan rabbime sığınırım..

  53. aişe ravza Says:

    Ablacım bende eskiden bilmeden türbelere giderken orada yatandan dua isterdim yardım dilerdim .Çevremde hep öyle görmüştüm oysa.Ama anladımki ne saçma,ne cahilce bir durum.ALLAH yardımcınız olsun ,yazık toplumca ne hale geldik .Peygamber Efendimiz’in sünneti seniyyesinden çok bağlı olduğumuz cemiyetteki hocaların davranışlarını yapmaya gayret ettik.
    “Ey Gavs-ı Geylan’i” yetiş bir filmde duymuştum ilk kez adam her bunu dediğinde gerçekten de yeşiyordu,bende çocukluk tabi bişey olduğunda bende öyle derdim .Beynimize böyle küçükken yerleştirildi,gerçekten TV kadar kötü bişey olamaz.Türbelerden bişey istendiğini de orda gördüm .
    ALLAH’ım sen affet ,merhametine sığınıyorum….diyorum .
    Gururlanmayı bırakın insanoğlu açın gözlerinizi,herkesin ameli kendinedir.ALLAH’TAN yardım dileyin ve yalnız ondan isteyin….

    • Cahide Says:

      Bu filmler en çok TGRT de yayınlandı ve pek çok insanın akidesini bozdu. Cahil insanlar sorgulamadan inandı bu filmlere. Yazık ki, hala zehirlerini akıtmaya devam ediyorlar

      • meliha Says:

        yazılarınızdan sizin vehhabi olduğunuz anlaşılıyor. Ölü veya diri, Peygamber ve Evliya hürmeti için dua etmek caizdir. (Bezzaziyye)

        Peygamber efendimiz (Allahümme inni es’elüke bihakkıssailine aleyke = Ya Rabbi, senden isteyip de, verdiğin kimselerin hatırı için, senden istiyorum!) der ve Böyle dua ediniz buyururdu. (İbni Mace)
        Hazret-i Âdem, çok dua etti ise de kabul olmadı. Peygamber efendimizi vesile ederek, Onun hürmeti için dua edince duası kabul oldu. Allahü teâlâ, (Ya Âdem! Habibimin ismi ile, her ne isteseydin kabul ederdim, O olmasaydı seni yaratmazdım) buyurdu. (Beyheki)
        Evliya, enbiya yaratıcı değildir. Allahü teâlâ istenilen şeyi onların hürmetine yaratır. Yani onlar vesiledir, sebeptir. Cenab-ı Hak, her şeyi yoktan yarattığı halde, yaratmasına bazı şeyleri sebep kılmıştır. Mesela Âdem aleyhisselamı ana babasız yaratmış, fakat çamuru vesile kılmıştır. Bütün çocukları yaratan da Allahü teâlâdır. Fakat çocukların yaratılması için, ana babayı vesile kılmıştır. Âdem aleyhisselamı yarattığı gibi, bütün insanları da ana babasız yaratabilirdi. Fakat ana babayı vesile kılmıştır. Onun âdeti böyledir. Onun için Kur’an-ı kerimde mealen, (Allah’a yaklaşmak için vesile arayınız) buyuruluyor. (Maide 35)

        Hadika’da (Ölülerden, ruhlardan bir şeyi isterken, yani sebeplere yapışırken; bu işleri sebeplerin değil, Allahü teâlânın yaptığına inanmalı) buyuruluyor. Sebebe yapışan kimse, dileğini Allahü teâlâdan bekliyor. Allahü teâlâdan çocuk isteyen kimsenin, sebeplere yapışması, yani evlenmesi gerekir. Evlenmeden (Ya Rabbi bana çocuk ver) denmez. Sebeplere yapışarak dua etmelidir!
        Siz bu peygamberlerden daha mı iyi bilicisiniz. Onlar bu şekilde dua ederlerken siz bu yanlıştır diyorsunuz. Pişkinliğin bu kadarına pes doğrusu. Rabbim herkese doğru yolu görmeği nasip etsin

        • Cahide Says:

          Evet Vehhabiyim!!!(Buradaki ünlem işaretini anlamadan bana hakaretler yağdıranları Allah’a havale ediyorum) Karşılıksız veren, Vehhab olan Rabbimin kuluyum. Ayrıca bidatlerle, bidatçilerle mücadele ettiği, Allah’tan başkasından istemeyin dediği için türlü iftiralar atılan Muhammed Bin Abdulvehhab’ı da severim. Allah onlardan razı olsun. Ama ne onlar ne de başka fanileri asla hatasız görmem, kutsallaştırmam. Benim yolum onun veya bunu yolu değil Allah ve Rasul’ünün yoludur.

          • ummureyyan Says:

            ………………..

            • Cahide Says:

              Evet kardeşim, o hikayelerden haberim var. Geçen yıl da onun tartışması yaşanmıştı burada ama cahile laf anlatmak ne mümkün…

          • ummureyyan Says:

            hani bi replik varya :
            -ben yaptım
            -hayır ben yaptım
            sıkı durun benimki geliyor
            _-bende vehhabiyim 🙂

            • ummureyyan Says:

              BİZİM ADIMIZ MÜSLÜMAN …

              بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمـَنِ الرَّحِيمِ

              ياَ أَيُّهاَ الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللهَ حَقَّ تُقاَتِهِ وَلاَ تَمُوتُنَّ إِلاَّ وَأَنْتُمْ مُسْلِمُونَ

              “ Ey iman edenler ! Allah’tan sakınılması gerektiği şekilde sakının ve ancak Müslümanlar olarak ölün. “

              Ali İmran : 102

              َ……” هُوَ سَمَّاكُمُ الْمُسْلِمينَ مِن قَبْلُ وَفِي هَذَا “………….

              “ ……………. O ( Allah ) bundan daha önce de, bunda da ( Kur’an’da ) sizi ” Müslümanlar ” olarak isimlendirdi ……………”

              Hacc : 78

              وَمَنْ أَحْسَنُ قَوْلاً مِّمَّن دَعَا إِلَى اللَّهِ وَعَمِلَ صَالِحاً وَقَالَ إِنَّنِي مِنَ الْمُسْلِمِينَ

              “ Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve : “ ben Müslümanlardanım ” diyenden daha güzel sözlü kim vardır ? “

              Fussilet : 33

              “ De ki : ” Ben, dini yalnızca O’na halis kılarak Allah’a ibadet etmekle emrolundum.” ” Ve ben, müslümanların ilki olmakla da emrolundum.”

              Zümer : 11-12

              ………….” تَوَفَّنِي مُسْلِماً وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ

              “ ……. Beni Müslüman olarak öldür ve Salihler arasına kat. “

              Yusuf : 101

              “ … Haris el Eşari r.a’dan. Resulullah s.a.v – uzunca bir hadisi şerifin sonunda – şöyle buyurdu : “ … Ey Allah’ın kulları ! sizi mü’min ve Müslüman diye isimlendiren Allah’a dua ve niyazda bulununuz. “

              Terğib ve Terhib : 1.c.506.s.1.n – el Albani : S.terğib : 552.n

          • ünal Says:

            vehhabiliği kuranların kim olduğunu bu linkten öğrenebilirisiniz. klavuzu karga olan hikayesi gibi.klavuzu bir İngiliz ajanı olan hempher in yayınlanmış hayat hikayesinide ingliz casusunun itirafları kitabından öğrenin.bu mezhebi kuranlar kimler bakın. nasibi olana Mevla nasib eder inşallah.

          • aren Says:

            cahide abla seni Allah için seviyorum. Kuran dediğin için, sünnet dediğin için. Allah senden razı olsun.73 fırkaya ayrıldık doğru fırkada olduğumuzdan emin olmanın tek yolu Kuran ve sünnet. bizler kuran ve sünnet üzere olmalıyız atalarımızın dini üzerine değil. adına vahhabi derler,selefi derler, şafi derler,sünnü derler adı önemli değil içeriği önemli kurana, sünnete uyup uymadığı önemli bid’atler olmadan inanmamız, bid’atler olmadan ibadet etmemiz önemli. artık oturup düşünmemiz, okumamız gerek, hazıra konmayıp kuranı,hadisleri,peygamberimizin (sav) hayatını okumamız gerek bilgiye kaynağından ulaşıp önce kaynaktan öğrenip sonra kim nedemiş nerede doğru söylemiş nerede yanılmış anlamamız gerek. Allah senden binlerce kere razı olsun cahide abla işin zor ama doğruya ulaşmaya çalışanın, doğruyu anlatmaya çalışan kimsenin işi kolay olmamış. Allah yar ve yardımcın olsun.

            • Cahide Says:

              Ben de seni ve tevhid için çaba gösteren, bu yoldan kıl kadar ayrılmaya tahammülü olmayan, Allah rızası için batılın karşısında dilleri lâl olmayan tüm kardeşlerimi seviyorum. Allah Azze ve Celle hepimizin yardımcısı olsun…

          • betul Says:

            Cahide hanim, aslinda bu konulardan sonra internetten vehhabilik hakkinda arastirdim. Bazi acilardan cok elestiriliyor, bazi acilardan hakikat oldugu goruluyor. Siz hic kimseyi kutsallastirmam ve hatasiz gormem dediginiz icin, merak ettim. Hangi yonleri hatali bu hareketin veya Muhammed bin abdulvehhabin?

            • Cahide Says:

              Betül kardeşim, aşağıdaki videoyu sabırla dinlersen, benim bu konu hakkındaki düşüncelerimi de öğrenmiş olursun. Bizim yolumuz Kur’an ve Sünnet yoludur. Kişilere bağlanıp kalmayız. Kimseyi hatasız veya günahsız görmeyiz. Doğru kimden geliyorsa, kim Allah ve Rasulünün yolundaysa biz onu severiz. Muhammed Abdulvehhab’ı ben alim olarak bilirim. Benim bildiğim veya öğrendiğim bir hatası yok fakat kulsa hataları olmuştur. Onu da ben bilemem. Onun yazdığı kitaplarda Kur’an ve sünnete ters bir şey yoksa ben o insanı severim. Ama tabiyetim Kur’an ve Sünnetedir. Şu da var ki bazı ezberleri bozmak lazım. Adını anmaya bile korktuğumuz insanların hayatlarını araştırıp okursak ancak doğruyu görebiliriz. Kulaktan dolma bilgilerle gerçeği görmemiz olanaksızdır

          • münibe Says:

            s.a bende bu kardeşimiz gibi yaşamaya çalışıyorum inşallah Allah kurandan ve sünnetinden ayırmasın hepimize hidayet nasip etsin doğru yol üzerinde sabit kılsın inş


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: