Öylesine İşte…

Üç gündür karmaşık duygular içerisindeyim. Şu sözü sıkça tekrar ettim: İnsanlardan korkuyorum. Ve sık sık Felak ve Nas surelerini okudum…

Aslında korktuğum tam olarak insanlar mı yoksa en çok kadınlar mı bilemiyorum…Yalancılık, ikiyüzlülük, hased gibi nahoş tavırları  kadınlarda çok gördüm. Yüzüme iyi gibi görünüp, arkamdan iş çeviren, aldatan kadınlar… Hepiniz bir şekilde rastlamışsınızdır onlara. Bir yerden dokunmuşlardır hayatınıza…

Hiç birimiz mükemmel değiliz  elbet. Çoook hatalarımız vardır hepimizin. Kırdığımız insanlar vardır belki de, benim de öyle… Ama şu sahtekarlık işi var ya. Arkadan vurmalar, Müslümanca olamayan tavırlar…

İnsanların İslam’dan oluşları yetmiyor bazen. Önemli olan İslam’danım diyenlerin ne kadar İslam ahlakıyla ahlaklanmış olmalarıdır. İnsaniyetsiz bir İslamiyet’i düşünemiyorum ben. Öyle olmamalı da zaten. İslam alem-i şumuldur. Bu kutlu dinin ve Rasulullah’ın bize öğrettikleri sadece namaz, oruç ve başörtüsünden ibaret değildir. Allah Rasulü ve Yüce Kitab’ımız bize insan ilişkileri, toplumsal kurallarla ilgili de pek çok konuda emirler ve uyarılarda bulunur.

Pastayı yayınladığım gün aynı kişi tarafından yazılmış iki tane yorum gelmişti.  Alay eden, çok çirkin yorumlardı ki, birini yayınlamaya bile utandım. Araştırınca yorumu yazan kişinin, çok uzun zamandır tanıdığım biri olduğunu farkettim. Kendisine gidip, neden böyle yaptığını sordum? Bunun Müslümana yakışmayan bir tavır olduğunu söyledim. Ve daha bir kaç kırgınlık cümlesi…

Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış misali, gelip bana hakarete varan laflar etmiş. Beni yalancılıkla suçlamış. Ben yapmadım demiş. Ben de   kanıtımı resimleyip gönderdim kendisine.  Bana cevaben bir mail atmış.  Kabul ettiğini, bunu yapanın kendisi olduğunu söylemiş. Meğer benim yazılarımdan birinden dolayı gıcık kapmış benden. Hem pastanın üzerindeki gül de çok komik olmuş, ne gereği varmış. Ben bu kadar işi nasıl yetiştiriyor muşum? Benden özür dilemeyecekmiş. Hatalı olduğu halde mailinde beni aşağılayan ve hakaret eden ifadeler vardı…

Çok üzüldüm… Ama ne için biliyor musunuz? Hakkında hüsn-ü zan beslediğim bir insanın, ortada bir şey yokken bu kadar basitleşmesine üzüldüm.  Müslümanım diyen birine bunu yakıştıramadım. Ve insanlara daha çok acabalarla yaklaşıyor olmama, karşımdakine olan güven duygusunu zamanla kaybediyor olmama üzüldüm.

Hased her insanda olabilecek bir duygudur. Hiç garipsemiyorum. Kınamıyorum. Fakat keşke insan hased ettiği kişiye karşı zarar veren tutumlar içine girmese. Emin olun benim hased edilecek bir şeyim yok. Evimi gelip görmenizi isterdim. Çok zenginim ama çoğu kişinin anladığı manada değil. Ben paranın satın alamayacağı zenginliklere sahip görüyorum kendimi. Ve bu zenginlikler çoğumuzda var ama yine bir çoğumuz bunların farkında değiliz…

Ben bu siteye çok emek verdim. Ama en çok insanlara yatırım yaptım. Sevdim, sevgime karşılık buldum. Gönlümü açtım, gönüllerde yer buldum. Sizlerle beraber güldüm, ağladım… Elimden geldiğince kırmamaya çalıştım. Çok kırıldığım mail ve yorumlarda oldu, küfredenler, hakaret edenler oldu. Pek çoğunu yansıtmadım sizlere. Ortamın güzelliği bozulmasın istedim. Zaten hepinizin ayrı bir derdi var. Bir de benim için üzülmeyin istedim…

Burada tanışıp görüştüğüm dostlarım var. Gücüm ve zamanım yetmediği  için birebir görüşemediklerim de var. Bazen beni ciddi ciddi yıpratmaya çalışanlar, muhabbet ortamımızı provake etmek isteyenler oluyor. Çok kuvvetli değilim sanırım. Benim de dayanamadığım zamanlarım oluyor. Ciddi anlamda performansım düşüyor. Moralim alt üst oluyor… Tanımadığım insanlardan ziyade, uzun zamandır tanıdığım insanlar bunu yapınca yıkılıyorum.

Offf! Herşeyi yazsam çok uzun sürecek. Son olarak, bana kin besleyenlere, benden nefret edenlere seslenmek istiyorum:

Allah aşkına bana veya bir başkasına olan nefretinizi söyleyecekseniz, kimliğinizi değiştirerek yapmayın bunu. Ben sevdiğim bir insanın bunu yaptığını fark edince çok üzülüyorum. Benim gibi düşünmek zorunda değilsiniz. Beni sevmek zorunda da değilsiniz. Kimliğinizi gizlemeye çalışmadan gelip benim hakkındaki düşüncelerinizi söyleyebilirsiniz. Bunu anlayabilirim.

Ve lütfen yazdıklarımı, buradaki ortamı beğenmeyenler sayfamıza uğrayıp da tatlı canını sıkmasın. Biz bu şekilde mutluyuz. Mükemmel değilim evet, en güzel tarifler, en güzel resimler benimkiler değil evet ama ben bunları  yapıp sevenlerimle paylaşmayı seviyorum. Mükemmelin peşinde değiliz zaten. Burada yalnızlığımızı, dertlerimizi, sevinçlerimizi paylaşıyoruz. Muhabbetiniz yoksa, nefretinizde size kalsın ne olur….

Bakın yine o şiir geldi aklıma:

Gönlümü kıran da, yaralayan da,
Yılda birkaç satır karalayan da,
Kapımı çalan da, aralayan da,

Dost, düşman cümlesi sağolsun bir bir,
Ben Hak’ka sığındım, Allah Kerim’dir!..

Sevgisi hasede bürünenlerin,
Yüzüme dost gibi görünenlerin,
Alçalıp yerlerde sürünenlerin,

Dost, düşman cümlesi sağolsun bir bir,
Ben Hak’ka sığındım, Allah Kerim’dir!..
(Yusuf Nalkesen)

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. Akşam canım sıkkın dı bu yazıyı buldum okudum yalnız olmadıgimi gördum maalesef böyle şeyler le hep karşılaşıyoruz allah yardımcımı z olsun inş

  2. Selamun aleykum .Sizi bende surekli takip ediyorum.Aĺlah razi olsun. Cok guzel tarifler veriyorsunuz.yazilarinizda mukemmel.Gercektende ben de ayni durumdayim.Insanlara artik guvenemiyorum.Yalan giybet iki yuzluluk cokfazla .Bazen insanlardan midem bulaniyor.Allah sonumuzuhayir eylesin.Bizi dogru yola iletsin ve sasitmasin

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: