Evlilik Hayalleri ve Gerçekler

Evliliğin nasıl olması gerektiğini anlatan, onlarca maddenin sıralandığı kitaplarla aram pek hoş değildir. İnsanların pek çoğu bu kitapları okurken mutsuz oluyor. Çünkü yapılması gerekenler, tavsiyeler, dikkat edilmesi gereken hususlar, omuzlara yüklenen bir dağ gibi ağır ve çetrefilli…Örnek bir erkeğin veya kadının nasıl olması gerektiğini anlatan ütopik satırlar, kişinin eşinden beklentilerini artırabiliyor…

Gençlik yıllarımda dünya görüşümüz farklı olsa da, Doğan Cüceloğlu’nu dinlemeyi ve kitaplarını okumayı severdim. Ne inanılmaz bir insan derdim kendi kendime. Yazdıklarını okurken bir hoşgörü deryasının içinde bulurdum kendimi. Nasıl bilge, nasıl aşk dolu bir insandı. Her soruna bir çözüm önerisi sunarken içten içe hayranlık duyardım ona karşı…

Çok sonra O’nu bir TV programında itiraflarını anlatırken yakaladım. Evliliğinde yaptığı yanlışlardan ve yıllar sonra duyduğu pişmanlıklardan bahsediyordu. Acımasız davrandığı zamanları anlattığında, içimde çok şeyler yıkılmıştı…

İlk o zamanlar anlamıştım sözlerin her zaman gerçeği yansıtmadığını… Mükemmel gibi görünen herşeyin içinde hep bir eksiklik barındırdığınıVe şiir gibi konuşan herkesin, hayatının şiir tadında olmadığını da ilk o zamanlar fark etmeye başlamıştım…

Evlenirken beklentileriniz neydi?

Ailenizden kurtulmak, anne olma arzusu, yakışıklı bir eş hayali… Yada Leyla ve Mecnun’un aşkı gibi bir aşk mı beklemiştiniz? Zaten evliliği anlatan bir dolu afâki hikaye sizin beklentilerinizi yükseltmişti değil mi?

Evlilik ömür boyu aşk mıydı?

Hep göz göze diz dize geçirilen bir ömür müydü?

Yoksa meşhur “Tuzlu Kahve” hikayesinde anlatıldığı gibi, karısının tuzlu kahvesini ömür boyu severek içen bir eş  mi hayal etmiştiniz?(Üstelik ben o hikayeyi hiç sevmedim. Ömür boyu yaptığı güya  fedakarlığı, ölümünden sonra okunması için bıraktığı bir mektupla başa kalkan ve kadını devasız bir vicdan azabına düçâr eden, acımasız bir adamın hikayesiydi o!)

Evliliğin biraz katlanmak ve taşımak olduğunu belkide hiç düşünmemiştiniz…

Rabbimiz Kur’an’da kadınlar ve erkeklerin birbirine örtü olduğunu buyuruyor. Bunun anlamına kafa yordunuz mu daha önce? Hani sadece özel konularda mı erkek ve kadın birbirine örtüdür? Sanki Rabbimiz bizlere: “Siz kulsunuz, erkek veya kadın ama aciz ve eksiksiniz. Hatasız olamazsınız, mükemmel değilsiniz. Birbirinizin hatalarını örtün, birbirinizi tamamlayın” dermiş gibi geliyor bana.

Bunu içselleştirdiğimiz zaman beklentilerimizi en aza indirmeyi, kendimizi tam görmemeyi ve karşımızdakini eksikleriyle sevmeyi öğreneceğiz belki.

İnsan mükemmele yani cennete odaklı…

Bu yüzden sancılarımız, şikayetlerimiz, elimizde olanla yetinemeyişimiz bu yüzden. Sanıyoruz ki, herkes bizden daha iyi, bizden daha mutlu. Çoğunun sıkıntısı yok sanıyoruz…

Söyleyin bana; Siz gerçekten sıkıntısız, sorunsuz bir evlilik gördünüz mü? İnanın ben görmedim. Çünkü burası imtihan dünyası. Bir şekilde sınanıyoruz hepimiz.  El ele tutuşan her çiftin mükemmel bir evliliği var zannetmeyin. Eşine toplum içinde “canım cicim” diyen, araba kapısını eşine açan, ağzı bol laf yapan her erkeği beyefendi ve iyi bir ev erkeği sanmayın. Her doğum gününde, evlilik yıl dönümünde elinde çiçekle eve giden adam gerçekten adam gibi bir adam mıdır acaba? Yada bu, adam olabilmenin şartlarından mıdır?

Çok farklı insanları tanıdığım ve pek çok hayat hikayesine direkt veya dolaylı yollarla şahit olduğum için kendimi çok kısmetli buluyorum. Emin olun kimse tam değil, insanların açamadıkları ne sırları, anlatamadıkları ne dertleri var kimbilir. Kimi eşinin çok konuşmasından, kimi çok sessiz oluşundan, kimi asabiyetinden, kimi titizliğinden şikayetçi. Kimi “aileme değer vermiyor”, kimi “beni anlamıyor”, diyor…

Allah kadını ve erkeği farklı yaratmış.

Siz karşınızdakinin sizin gibi düşünmesini, her olaya sizin pencerenizden bakmasını, tepkilerinin sizin ki gibi olmasını beklerseniz, hatayı baştan yapmış olursunuz. Erkek ve kadının hayat yarışında farklı kulvarlarda koştuğunu ve pek çok konuda farklı olduğunu idrak etmemiz şart.

Kocanız sizi ölümüne sevsin mi istiyorsunuz? Ya da sizin için ölmeyi bile göze alır diye mi düşünüyorsunuz? 35 yaşındaki bir yakınım kanserden vefat ettiğinde, eşi:  “Ben eşim olmadan artık o eve giremem” demişti. Çok değil sadece üç ay sonra yeni biriyle evlenip o eve girdiğinde, o zamanlar romantizme inanan ben, hayatımın yeni bir dersini daha almıştım…

Evlilik bir peri masalı değil, ömür boyu süren bir aşk hikayesi değil, dizilerdeki, romanlardaki, rüyalardaki gibi değil evlilik… Kimse eşi için çöllere düşmüyor. Kimse “aşkım” diye dağları delmiyor. Ve hiç kimse eşini nefsinden daha fazla sevmiyor…

Yeni evli veya evlenecek olan kardeşlerim lütfen evliliği sadece bir aşk yuvası sanmayın. Evlilik biraz da kabullenmektir aslında. 1.5 yıllık evli bir izleyicim: ” İstediğim böyle bir evlilik değildi” demişti. İstediği gibi bir evlilik zaten yoktu ama o bunu fark etmiyordu. Boşanınca daha mutlu bir evliliği olacağını, süper birini bulacağını sananlar ne kadar yanılıyorlar.

Her şeye rağmen evlilik güzel şey…

Kimse mükemmel değil, hiç bir evlilik kusursuz değil ama evlilik güzel şey doğrusu. Elbet inişler çıkışlar olacak, bağırmalar, küsmeler, kırılmalar olacak. Aynı noktada buluşamadığımız, bir karara varamadığımız zamanlarımız olacak. Fakat yine tüm güzellikleri , sıkıntıları beraber yaşamanın, aynı evi paylaşmanın hazzına varacağız. Bir olmak, beraber olmak, eşi benzeri olmayan bir mutluluktur…

Acele etmeyin ne olur… Evliliğin ilk yılları hep sancılı geçer ama bunların çoğu zamanla azalır. “Olmaz, yürümez” dediğiniz bir bakarsınız oluvermiş. Her insanın farklı bir karakteri var. Eşinizin beğenmediğiniz yönleri olsa da , beğendiğiniz tarafları da vardır kesin. Ve evliliğinizde ne kadar sorun varsa, bilin ki; sizden daha beterleri, sizin hayatınıza özenen birileri de var… Konuşmak kadar bazen susmak da gerekir. Egoları bırakıp alttan almak, onurunuzu zedelemeden fedakarlıklar yapmak çoğu kez evlilikleri kurtaran faktörlerdendir.

Evlilikler gereksiz yere yıpratılıyor…

En güzel yıllarını, borç harçla geçiriyor çoğu çift. Gösterişsiz bir yemekle, asgari masrafla bir düğün yapılabilecekken, kız tarafı istiyor da istiyor… Yok şu model gelinlik, şu kadar altın, son model ve eksiksiz eşyalar,  falanca yerde balayı dayatmaları. Dünya görüşü ne olursa olsun fark etmiyor artık. Hemen herkes aynı şeyleri istiyor.

Aleme caka satacağım, üç beş günlük keyif yapacağım diye  tonla borcun altına giriliyor. Kız anneleri yangından mal kaçırırmış gibi, ne koparırsan kârdır gibi bir yaklaşım içine giriyor.  Sonra eşlerin birbirine alışma safhaları borç yüzünden, tatsız düğün hatıraları yüzünden zehir oluyor. Hatta sırf bu yüzden evlilikler boşanmaya kadar gidebiliyor.

Bazen de  ayrılık kaçınılmaz oluyor…

Devasız dertler de var mutlaka. Her ne kadar sevimsiz bir helal olsa da, boşanmanın kaçınılmaz olduğu yerler de var. Hayvan gibi dövülen, sürekli aşağılanan bir kadın boşanabilir. Biyolojik anlamda eksiklikleri olan bir eşden boşanılabilir. Erkeğin edepsiz yayınlar seyretmesi, eşinden normal olmayan sapıkça isteklerinin olması, bir eşin devamlı ağzının kötü kokması, terk etmek istemediği iğrenç alışkanlıklarının olması, kadının veya erkeğin aldatması, boşanma sebebi olabilir.

*************************

19 yaşındayken;  Hâlâ okuyan, askerliğini yapmamış, işi olmayan bir genci, sadece namaz kıldığı, Mümin olduğu için, Allah rızası için kabul eden, pek çok badireler atlatsa da, asla yılmayan, sevmekten yorulmayan bir kardeşiniz olarak; Naçizane şu tavsiyemi kulak ardı etmeyin. Allah’ın rızasını gözeterek attığınız her adımda ALLAH size yardım edecektir. O’na güvenirseniz kopmayan sağlam bir kulpa yapıştınız demektir. Böylece aşılmaz sandıklarınız aşılır. Nice yokuşlar düzlüğe döner.

Her şeye rağmen evlilik, evsizlikten iyidir be kardeşim…

Cahide Sultan

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. Kadersiz says:

    Merhaba cahide hanim,
    Esim benden haram olan seyler istiyor ne yapmaliyim ben istemiyorum yapmak mi gunah yapmamak mi lutfen aydinlatin benj

    1. Haram olan derken neyi kastediyorsunuz? Gerçekten İslam fıkhına göre haram olan bir şeyse, yapmanız elbette doğru olmaz.

  2. Kelebek says:

    Cahide hanım merhaba

  3. Kelebek says:

    Merhaba cahide hanım ben 3bucuk aylık evliyim ben eşimden yana bir sıkıntı görmüyorum çok şükür fakat ailesi beni değiştirmeye çalışıyor.Ben açık bir bayanım namazımı elimden geldiğince kılıyorum Allaha çok şükür bağlılığım var her müslüman gibi.Ve buyuklerine saygısızlık yapmam.Benim ailemde açık ama düzgün giyinen bir aile eşimin ailesi kapalı ve biz tanışmaya ailecek geldiklerinde iyi bir uyum yaşadık herkes birbirini olduğu gibi kabullendi. Fakat evlendikten sonra eşimin ailesi her fırsatta kapanmami kapanmicaksamda akrabaları gibi mütevazi giyinmemi sözlediklerki zaten ben usturuplu giyiniyorum işin ilginci.Birara kapatabilirim demiştim ama sonra olmadı sırf büyüzden laf çarpmadan başladı. Eşim işinden dolayı 1ay yanımda diildi bende hem kedi ailemde hemde onun ailesinde kaldım.Ve eşim yokken düğünde takılan takılarımızı ben böyle yapmanızı istiyorum diye konuştu annesi onun istediği gibi kullanmamızı söyledi sürekli araba alacakken bile ortak araba alalım beraber binelim bile dedi biz istemedik tabi. Eşimle hala aynı evde yaşıyormuş davranıyorlar ben onları evlatlarından ayırmadim ama öyle düşünüyorlar galiba onların dediği şeyi biz yapmak istemediğimizde surat aşıyor annesi niye öyle yapmıyorsunuz böyle olmaz falan diyor biz aynı ortamda oturuyoruz birde napmak gerektiğini bilemedim tabi son zamanlar bana yanlış gelenleri saygı çerçevede belirttim ama bilemiyorum yani birara senin ailen dini konuda yetersiz gibisinden bile laf söyledi kayinvalidem ve eşim yanında yoktu ben ona söylediğimde konusim dedi istemedim fitne veriyorum gibi algilamasinlar diye

  4. Gülsena says:

    Cahide hanım selamun aleyküm yazınız çok faydalı fakat bir cümleye takıldım ;ağzı kokan eş kısmına…bu, boşanma sebebi olabilir mi??? Benim eşimin ağız kokusu problemi var ama onun dışında bir sorunumuz yok . Sırf bu sebepten ondan asla ayrılmam onu,ağız kokusunu çekecek kadar çok seviyorum…bi de sitenin en üst kısmında besmele bölümünde arrahmanirrahim kısmı sizin isminizin altında kalmış onu düzeltebilirsiniz sevinirim Allah’a emanet olun

    1. Allah huzurunuzu daim etsin. Siz şikayetçi değilseniz hiç sorun yok. Fakat bu bir boşanma sebebi olabilir. Bu çözümsüz bir rahatsızlık değil. Hassas insanlar buna katlanamayabiliyorlar. Telefonda yazı öyle görünüyor kardeşim. Aslında yanyana duruyor. Üste çıkarma imkanım da yok.

  5. Tam zamaninda okudum bu yaziyi.coook iyi geldi.tesekkur.Allah razi olsun canim

  6. ne güzel yazmışsınız…
    Artık herkesin beklentileri de çok yüksek, beklediğini bulamayınca ya çok geç kalınıyor evlenmekte ya da evlilikler boşanmayla sonuçlanıyor. Eşler orta yolu bulma, birbirlerini idare etme yoluna hiç gitmiyorlar ki gitseler her şey ne kadar güzel olacak aslında…

  7. Bekarliktan sıkıldım
    eş bana bulur musunuz
    18den 24a olması lazım
    tesekkurlar 😉

    1. He bir o işimiz eksikti! Boyunu kilosunu robot resmini falan da çizseydin bari!

  8. Doğuyorsun büyüyorsun eğitiliyorsun, evleniyorsun… Devamlı bir savaş içindesin hayatla…
    Yukarıdaki hikayeleri okudum… Üzgünüm şu anda.Gözümden gönlüme akanlara engel olamıyorum…
    Allah cümlemizin yardımcısı olsun inşallah.

    Evlilik arefesinde biriyim, ilerde sorunlar çıkar mı çıkmaz mı bilinmez ama böyle hikayeleri gördükçe inancım öyle azalıyor ki.. Güvenim kırılıyor geleceğe dair. Kendi çevremde de ne yazık ki mutlu bir evliliğe hiç denk gelmedim. Bu yüzden hiç mi kimse mutlu olamıyor diye düşünüyorum.

    Anne babam arasında bile adı evlilik olan bir şey var ama evlilik değil bu… Annem bana anlatıyor çünkü paylaşabileceği kimsesi yok. Annem bana anlattıkça boğuluyorum desem yeridir… Bir anne bunu yapmamalı bence ama anneme kızamıyorum ben anlatsın paylaşsın çünkü benden başka içini akıta bileceği biri yok. 25 yıllık evlilik hayatının belki toplasak 2 yılı evlilik denen kurum dahilindedir. Gerisi yok… Hep tek başına ve çocuklarıyla…

    Ben 24 yaşındayım. Evlilik arefesinde olduğumu söylemiştim. Ama korkuyorum… Annemi yalnız bırakmaktan, evlenince mutlu olamamaktan… Güzel örnekler görsem diyeceğim aa böyleleri de varmış… Ama yok. Annem şimdi evlilik hazırlıklarımın diğer akrabalarında nasıl olduysa benimki de öyle olsun istiyor ama benim için çokta önemli değil bu. Anneme bunu diyemiyorum söylediğimde üzülüyor beni de üzüyor… Onun hayatını düşündüğümde haklı buluyorum bir yerde… Ama bu benim hayatım olacak… Tabi bunu da diyemiyorum… Üzmek istemiyorum, onun tek tutunacağı dalları evlatları.Ben severek evlenmedim kızım, nasıl bir şeydir bilemem elbette diyor. Söylediği şeylerde haklılık payıda yok değil, tecrübe elbet… O haklı , ben kendimce haklıyım, eşim olacak kişide haklı, onun ailesininde haklı olduğu yerler var… Bu kadar haklı varken sonuç ne olacak bilmiyorum…

    Evlenecek olan biziz ama çoğu şey bize sorulmuyor… Ben anlamıyorum…

    Bana kalsa düğün olmasın ne gerek var ama onun ailesi istiyor. Düğün olursa şehirler uzak Biri Aydın biri İstanbul benim ailem ne olacak? İki taraflı düğün olur bu sefer buda çift kat masraf ne gerek var??? İkimizde ilk çocuğuz bu yüzden istekler daha çok sanırım ailelerde… Demiştim ya sorun olur mu olmaz mı bilememem diye bunlar sorun kategorisine giriyor mu?

    Evlilik ailelerinde evlenmesi bir yerde değil mi?

    Severken hiç bunları düşünmemiştim… Gençlik cahillik… Bunları düşünseydim evliliğe hiç kafa yormazdım büyük ihtimal… Çok zor zanaat evlilik… Daha adım atmadım ama adım atanların adımlarını okudukça gördükçe daha iyi anlıyorum…

    Allah cümlemize sabır versin, yuvası olanlara huzur, yuva kuracaklara bereket ve mutluluk versin inşallah.

    Sayfayı salata süslemelerini ararken buldum çok güzel samimi bir ortamınız var. MAşaallah.

    Gününüz hayrolsun Cahide Hanım…
    Paylaşımınız ve yorumlarda okuduğum tüm diğer paylaşımlar için hepinize teşekkür ediyorum…

  9. Bu aralar sık sık düşünüyorum bu konuyu bu yazıda tam üstüne geldi:) insan ne zorluklardan geçiyor bir evlilik içinde…ama hakikaten değişmeyen değişmecek olan belkide insanlığın ilk yıllarında bu yana gelen kadın çekişmeleri oluyor herkez kendini haklı görüyor “kaynanam bana şöle yaptı” diyen gelin kimbilir kaynanasına nasıl davranıyor yada hata yapıyormuyum diye düşünmüyor bile hangi kadına sorsanız bir sürü haksızlığa uğramış kaynana, elti, görümce… hep birileri kuyusunu kazıyor, ama bunu diyenede böle diyorlar onlardanda şikayet ediyorlar çünkü onlarda sadece gelin değil aynı zamanda elti yada görümce ve bir gün kaynanada olacaklar, kim haklı kim haksız belli değil… Benim bu olaylardan çıkardığım en önemli sonuç biz hanımlar gerçekten çok farklı yaratılmışız çünkü burda mesela kaynana, elti, görümce değil mevzu KADIN:) ve değişmeyen doğamız, bastıramadığımız östrojen hormonu ve şeytanın verdiği vesveseye çabuk kapılmamız ve kapris, fesat, alınganlık duygularına biraz daha yatkın olmamız sanırım:) Bunların üstesinden gelip içimizdeki fedakar, anaç, iyimser, hüsnüniyetli, sabırlı müslüman Türk kadını çıkarmamız lazım…

  10. Cahide Abla bunu kendime bir cevap olarak kabul ettim sana benzer konuda danışmıştım, arkadaş çevremin çok onaylamaması ne kısmetleri teptin demesine rağmen namaz kıldığı ve inançlı olduğu için diğer özellikleride buna bağlı olarak güzel bence benim gibi çok mükemmel bir işi ve kazancı olmayan biriyle Allah izin verirse bir yola çıktım ama rızık kocadan değil Allah’tandır diyorum umarım bende hayırlı bir eş olurum sonunda birbirimizden razı oluruz. Sevgiler…

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: