Şehriyeli Tarhana Çorbası


Enes (r.a.) Resulullah Aleyhisselam’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Şu üç özellik kimde bulunursa o kişi, imanın zevkine ermiş olur. Allah ve Resulünü, her şeyden daha çok sevmek, sevdiği kimseyi sadece Allah için sevmek, Allah’ın kendisine iman nasip etmesinden sonra inançsızlığa düşmeyi, ateşe atılıyormuş gibi kötü görmek. (Buhârî, İman, 9, 14, İkrâh, 1; Müslim, İman, 67)

”Sizden biriniz, beni anasından-babasından, çoluk -çocuğundan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiş olamaz” (Buhâri,İman 8;Müslim,İmân 70) 

Hz.Ali’ye Rasûlullah’a olan sevginiz nasıldır? diye sorulduğunda O: “Rasûlullah’ı susuz bir insanın suya hasreti gibi severdik” buyurmuş.

Cumamız mübarek olsun dostlar, DEVAMINI OKU>>>

Çorbalar kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , . 115 Comments »

PAZAR RESİMLERİ

Andolsun biz Lokman’a: Allah’a şükret! diyerek hikmet verdik. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük eden de bilsin ki, Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, her türlü övgüye lâyıktır.( Lokman:12)

Bugün sizlerle hızlı bir şekilde pazar resimlerini paylaşmak istiyorum. Pazarda her şey o kadar taze ve tabi ki, gördüğüm herşeyi almak geliyor içimden. İnsanların ilgisi, güleryüzlü oluşları da ayrı bir güzellik.

Taptaze sap ve yapraklarıyla kereviz. Henüz kökleri çok büyümemiş ama bu sap ve yapraklardan nefis salata ve yemek yapılıyor. DEVAMINI OKU>>>

Otlu (Arap saçlı) Halka Pişi

“Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar; nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler.” (Meryem:59)

NAMAZ YARENİMİZDİR…

Secdeyle beraber, 100 trilyon hücrenin ve dünyanın 4 bir yanını dolaşan damarların koşulsuz arzuhali değil midir namaz! Nasıl bir şeydir o secde anı Allah’ım! Sana geliyorum demenin var mıdır yeryüzünde daha muhteşemi! Tümüyle güvenmenin, tümüyle sadakatin, tümüyle teslim olmanın ve varlığın her zerresiyle kapaklanmanın var mı yerde ve gökte bir başka eşi!

“Senden başka ilah yok, yoktur senden başka tapacak” demenin var mı arzla semada bir başka remzi! “Senden başka kimsem yok” demenin ve senden başka her şeyi olana acırım diye haykırmanın var mı kainatta bir başka resmi! DEVAMINI OKU>>>

Kızartma Hangi Yağla ve Nasıl Yapılır?

Kızartmalarımda mutlaka zeytinyağı kullandığımdan daha önce pek çok kez bahsetmiştim. Zeytinyağı yanıyor diye kullanmayanlar var. Ben yağın yandığını görmedim. Dikkat edilecek husus, yağı ısıtırken, orta hararetli ısıya koymak. Birden yüksek ısı vermemek.

Zeytinyağı çiçekyağı veya mısırözü gibi donmaz. Çabuk temizlenir. Fındık yağı diye satılan çoğu yağ karışık yağlardır. Soyanın genetiği değiştirildiği için soya yağı çok sağlıklı değildir. Margarini vücut ısısında eriyemediği için  asla kullanmamak gerekiyor. Bunlar daha önce okuduklarımdan aklımda kalanlar.

Birde ben kızartmayı çelik tencerede yapıyorum. Teflonu kızartmada kullanmıyorum.

Yağlarla alakalı, değerli kardeşim, Gıda Mühendisi Füsun Menteş Hanımdan kapsamlı bir yazıyı paylaşmak istiyorum.

YAĞLAR

Yazıda aşağıdaki soruların cevaplarını bulabileceksiniz:

  • Sızma zeytinyağları ile riviera arasındaki fark nedir? Hangisini tercih etmelisiniz?
  • Sızma zeytinyağları içinde asitliği fazla olanlar mı düşük olanlar mı daha sağlıklıdır?
  • Kızartmalarda hangi yağı kullanmalısınız?
  • Kızartma yaparken hangi tavaları kullanmak daha sağlıklıdır?
  • Ayçiçek yağının özellikleri nedir, nerelerde kullanılır?
  • Mısırözü yağı nasıl elde edilir?
  • Yer fıstığı yağı hangi alanlarda kullanılır?
  • Kolza yağı, soya yağı ve çiğit nedir?
  • Hidrojenize yağlar nasıl elde edilir?
  • Margarinler trans yağ içerir mi? Trans yağlar sağlık için zararlı mıdır? Trans yağ içermez denen margarinleri alabilir miyiz? DEVAMINI OKU>>>

Biscotti Nedir? Nasıl Yapılır?

“Ve ALLAH O’ndan istediğiniz herşeyden size verdi. Eğer Allah’ın ni’metini saymaya kalksanız onu sayamazsınız. Muhakkak insan, gerçekten çok zalim ve çok nankördür.” (İbrahim:34)

Es-selamu aleykum dostlarım, kardeşlerim

Nasılsınız? Son günlerde epey mutfak muhabbeti yaptık. Mutfak lüks mü, sade mi, beyaz eşyalar ankastre mi, dolaplar eski tip mi, son moda mı, çöp kutusu yerde mi, tezgah üstünde mi… Kimi lüks mutfaklara imrendi. Kimi benim gibi Ayşenur’un mutfağına gidip gelip baktı, çok uzaklara dalıp gitti. Fakat mutfak resimlerine gelen son yorumda Canan kardeşimiz bütün yorumlara ve görüşlere son noktayı koydu:

“….Mutfagin luks ve ya sade olmasi onemli degil. onemli olan o mutfagin senin olmasi. Benim hic mutfagim, hatta evim bile olmadi. 8 yillik evliyim. omrum orda burda kecti. kullandigim bilgisayar bile benim degil.su an kiraciyiz. mutfagi benden baska 5 kisi kullaniyor .ev 2 odali birinde esim ve cocuklar,digerinde akrabalarim yasiyor. 26 yasinda bir kadin icin cok zor . o yuzden elinizdekinin degerini bilin.” DEVAMINI OKU>>>

ERİKLİ TART TARİFİ

Kulum bana nâfile ibadetlerle durmadan yaklaşır, nihayet ben onu severim. Kulumu sevince de ben onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum.
(Buhârî, Rikak ,38)

Değerli kardeşimiz Hatice Tuğba, bize güzel bir erikli tart hazırlamış. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Bakalım bu nefis tarifi Hatice Tuğba nasıl yapmış: DEVAMINI OKU>>>

Çikolatalı Pasta Kreması

Müslümanın Masumiyetini Bir Film Bozar mı ?

“Rahmân’ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (FURKAN:63)

Cehaletin doruklarında kimi zavallılar toplanıp bir “zırvalık” yapmış. Zırvalıklarına “Müslümanın masumiyeti” adını  takıp, “Bakın Müslümanlar işte böyle barbar, böyle şiddet sever!”, hatta “bu kadar pis ve itici!” gibi mesajlar vermeye çalışmışlar… Halkı Müslüman olan pek çok ülkede Müslümanlar bu zırvaya tepki için sokağa döküldü, kan döküldü, ortalık savaş alanına döndü…

İslam’ı tanımayanlar, ya da İslam’a karşı ön yargılı olanların pek çoğu: ” Demek ki doğruymuş, bu Müslümanlar’da pek bir şiddet severmiş” gibi düşüncelere sahip oldular. Ve asıl senaryo amacına ulaştı. Zaten istenen  buydu, başardılar!

Oysa bu bir ilk değildi. 11 Eylül saldırısıyla ayyuka çıkarılan İslam ve Müslüman düşmanlığı, farklı platformlarda yaşatılmaya devam etti. Danimarka’da çizilen karikatür, Kuran’ı Kerim’in Amerikan askerleri tarafından yakılması ve daha nice düşmanlıklar…

İslam’a zarar veren gerçekten bu hakaretler miydi? Yoksa Müslümanlar’ın tutumları mı?

Bizler, tahriklere çok çabuk kapılıyor, oyuna kolay geliyoruz. İnternet aracılığıyla, Facebook’ta, Twitter’da, Youtube’da birkaç provakatif yazı ve videoyla galeyana geliyor, fakat hiç bir sonuca ulaşamıyoruz. DEVAMINI OKU>>>

Taze Olgun İncir Reçeli (Marmelatı)

İnsan görmez mi ki, biz onu meniden yarattık. Bir de bakıyorsun ki, apaçık düşman kesilmiş. (Yasin:77)

Allah’ın selam’ı Rahmet ve Bereketi tüm kardeşlerimin üzerine olsun, cumamız mübarek olsun. Bir cuma gününe daha bizleri ulaştıran Rabbimize sonsuz kereler hamd olsun.

Bugün bolca edelim ne dersiniz? İçimizden geldiği gibi, sözleri eğip bükmeden yapalım münacaatlarımızı…

RABBİM, kalbimizden Kendi muhabbetini, Rasulullah Aleyhisselatu vesselam’ın muhabbetini söküp çıkarma. Bizleri namazlarında devamlı ve huşû içinde olan, gözleri ALLAH aşkıyla yaşaran kullarından eyle. Bizleri birbirimize gerçek kardeşler, gerçek dostlar eyle. Kalbimizden haseti, kini, nefreti söküp çıkar ALLAH’ım…

RABBİM, evinde nice sıkıntılar yaşayan, kimselere diyemeyen kardeşlerime yardımcı ol.  Rızık darlığı çekenlere, tükenmez hazinenden bolca rızıklandır. Evlat arzusuyla yanıp tutuşan kardeşlerimin kucağını hayırlı, sağlıklı evlatlarla doldur. Borçlu kardeşlerimin borçlarını kolayca ödemelerini nasip et. Hasta olanlara Şafi isminle şifalar ver… DEVAMINI OKU>>>

Kendini Başkalarıyla Kıyaslama!

Mustafa Ulusoy’a ait, nefis bir yazı…

Bir türlü sular durulmuyor içinde. Siyah lekeler seriyor ruhunun üzerine her bir şikayet. Gönlünün gözleri, başkalarının üzerinde dura dura yorgunluktan yığıldı yığılacak. Çırpınan bir kuş gibi varlığın, adını çıkartamadığın. Okunmayan bir el yazısı gibi, kargacık burgacık sözcüklerin.Gözünü başkalarına dikmişken, kıyasladıkça kıyaslıyorsun kendini. Bir yakınma tutturmuşsun, bir türkü çığırır gibi çığırıyorsun. Kendi sesinden ürkerek. Bu kadar dışarıya bakan içini nasıl görecek?

Onun şusu var, berikinin busu. Başkalarının elindekini kıskanırken, varlığını bir gölgeye dönüştürüyorsun. Bir tek cümle geliyor aklıma, siliniyor tüm diğer sözcükler: Kendine ihanet bunun adı. Boyunun uzunluğunu bile mukayese ettin ya, bravo sana. Neredeyse darılacaksın O’na, boyum neden bir on santim daha uzun değil diye. Herkesin hayatı tastamam da bir seninki tam takır kuru bakır ya.

Bir tek sen çekiyorsun acıları.Dünyanın en zavallısı. Bir tek senin tenini kavuruyor güneş. Bir tek seni ıslatıyor yağmur.Bir tek senin evinin bahçesinde kuruyor çiçekler. Kasırga bir tek senin gönlünün kıyılarını dövüyor da dövüyor. Bir tek senin üzerine çöküyor karanlığın gölgesi. Gözlerini alamıyorsun başkalarının mutluluklarından. Her sevinç, ölümün gölgesinde yaşlanırken, sen neyin peşinde yoruluyorsun? DEVAMINI OKU>>>

Ebegümeci ile Kol Böreği

“İnsanlara yumuşak davranman da Allah’ın merhametinin eseridir. Eğer katı yürekli, kaba biri olsaydın, insanlar senin etrafından dağılıverirlerdi. Öyleyse onların kusurlarını affet, onlar için mağfiret dile, ve işleri onlarla müşavere et! Bir kere de azmettin mi, yalnız Allah’a tevekkül et! Allah muhakkak ki Kendisine dayanıp güvenenleri sever”(Al-i İmran, 3/159)

Dobra insanları severim. Patavatsızlıklardan ise hiç hoşlanmam! Yerine göre dobralık, doğru olmanın, arkadan konuşmamanın bir göstergesidir. Ama patavatsızlık şahsiyetli bir insana, hele Mümin’lere hiç yakışmaz. Burada ne zaman güzel bir şeyler yapmaya kalksak, mutlaka huzur bozan, kalp kıran yorumlar geliyor. Onaylasam bir türlü, silsem bir türlü…

Kendi mutfak resmimi paylaştım diye, “haydi sizde gönderin” dedim ama önünü arkasını hiç düşünmedim. Sizden gelen paylaşımlar her zaman hoşuma gidiyor. Tariflerinizi burada görmek, tariflerinize gelen sorulara sizin cevap vermeniz benim için mutluluk verici. O zaman daha içten “Bu sayfa bizim” diyebiliyorum. Siz olmasanız benim hiç bir anlamım yok. Kendim çalıp kendim dinleyeceksem bırakırım daha iyi… DEVAMINI OKU>>>

Dondurucuda Patlıcan Saklama Yöntemi

Dondurucuda sebze saklama yöntemleri kişiden kişiye değişiyor. Bazısı kızartıyor, bazısı pişiriyor, bazısı çiğden koyuyor. Bugün patlıcanları dondurucuda nasıl sakladığımdan bahsetmek istiyorum.

Ben patlıcanı bu yıl tost makinasında kızartarak sakladım. Nasıl yaptığımı kısaca anlatayım: DEVAMINI OKU>>>

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: