Kokoshabla_com_ad_banner

Tevhid Dininden Vitrin Müslümanlığına

Madonnaya Hoşgörü, Müslümana Yuuuhh!!!

Gazeteleri okuyorum. Satır aralarında kalmış bazı haberler beynime işliyor sanki…

Benim İslam gibi bir derdim var farkında mısınız bilmem? Bu yüzden ne yüreğim, ne kalemim susmuyor…
Zaman gazetesinin 10 haziran tarihli pazar ekinde ” istanbul’dan bir madonna geçti” başlığıyla yapılan haberde madonna öyle bir övülmüşki, hani neredeyse madonnaya hayran olacaksınız ki; zaten haberi hazırlayan kişi madonna karşısında mest olmuş!

Her bir cümle bir yazı olur fakat bitiş cümleleri çok daha hayret vericiydi:

“Bizimkiler bu beceriksizlikleriyle bir Madonna konseri yapabildiler ya, o bile mucize! Ama esas mucize, 53 yaşındaki Madonna’nın hepimize ilham verecek hayat dolu enerjisi, dilerim hoşgörüsü de herkese örnek olsun. Madonna, İstanbul’a kalbini açtı ama anlayana.”

Hayır mıdır bu kardeşlerim? Bu gazete 10 binlerce müslüman ailenin evine giriyor. Bu tarz yazılarla hedeflenen, verilmek istenen nedir ALLAH aşkına söyleyin!

Yazıklar olsun bize! Bir Madonna kadar yürekli olamadık! Bir aşufte kadar Dinimize sahip çıkamadık! Kadın başında haç işaretiyle sahneye çıkacak kadar, sahne arkadaşlarına keşiş kıyafeti giydirecek kadar cesur! Hemde benim ülkemde, benim topraklarımda!

Fatih bu günleri görseydi, dayanır mıydı yüreği? Müslümanım diyen insanların bir kafir için bu kadar övgü dolu sözler sarfetmesini normal mi karşılardı? Dinime küfreden, benimle alay edercesine arapça yazıları çiğneyen kadın, bir camiye girerken başına örtü takmış diye hoşgörü abidesi olmuş ve bize örnek olarak gösteriliyor. Ve her yazının didik didik incelendiği gazetede; bu hezeyan dolu yazı, hiç sansürsüz yayınlanıp kabul görüyor.

Gavur  bir şarkıcı kendi inandığı değerleri senin ülkende sergilerken kınanmıyor, hatta övünç kaynağı oluyor, hoşgörü abidesi oluyor, Ümmet-i Muhammed’e bir mucize, bir melek gibi tanıtılıyor!

Diğer tarafta 99 iyiliğini görmezden geldiğin din kardeşinin, nefsine hoş gelmeyen  bir eleştirisi sebebiyle o kardeşini yerden yere vurmaya utanmıyorsun!

Arun aleykum! Arun aleykum! Arun Aleykum!

Bu yazılanlar Doğan medya gurubunda yazılsa şaşırmıyacağım. Sözünü bile etmiyeceğim. Ama Müslümanların çocukları, gençleri bu pazar eklerini merakla okuyor. Bu haberi okuyan bir çocuğun zihninde nasıl bir algı oluşur. Çocuk bu muhabbeti nasıl algılar, nereye koyar hiç düşündünüz mü?

Aynı şekilde Türkçe olimpiyatlarına katılan çocuklar müslüman olmayabilir ama onları eğitenler müslüman ve o çocuklara haram bir işi yaptırıyorlar. İçlerinden elbette müslüman olanlar çıkacak ama ya sahneye karşı tutkusunu artırıp sizin vesilenizle şarkıcı olmak isterse ne olacak? Hele diğer müslümanların çocukları da bu meşru gösterilmeye çalışılan işe muhabbet duyup: “Bende şarkı söyleyeceğim, sahneye çıkacağım” derse, o zaman ne yapacaksınız?

Gerçekler konuşulmuyor. Ne içeriden ne de dışarıdan bu seslerin yükselmesine tahammül edilemiyor. Ben sesimi buradan duyurabiliyorum. Eleştirilerimi yaptığım pek çok yerde yorumlarım yayınlanmıyor, eleştirilerim dikkate alınmıyor. Bu yüzden burada yazıyorum. Bana kırılabilirsiniz ama benim niyetim kimseyi kırmak değil. Samimi kardeşlerimle cepheleşmek değil asla.

Ortada yanlış giden bir şeyler var. “Allah için çabalıyorum, topluma hizmet ediyorum, Benim cemaatim ehl-i sünnettir” diyenler gün be gün arttığı halde, toplumda niçin bir düzelme olmuyor? Her yerde, her alanda Müslümanlar olduğu halde, Fuhşiyatın, edepsizliğin her türlüsü neden bu kadar artış gösteriyor? Dün hayretle baktığımız, kınadığımız herşeyi şimdi bizler yapıyoruz.  Ümitle ilk yayınlarını seyrettiğimiz, ceplerimizden paralar ödediğimiz TV kanalları ilk zamanki hassasiyetlerini şimdi neden gösteremiyorlar? Şimdi bu kanalların reklamlarını, bazı programlarını seyrederken neden yüzümüzü kızartan görüntüler çıkıyor karşımıza?

Neden önceleri, bir kadının şarkı bile söyleyemediği programlarda şimdi nazendeler kırıtarak raks ediyor? Sevgi  içerikli bir söz, bir hikayenin arasına sıkıştırılmış Madonna zokasını hangi Müslümana yutturmaya çalışıyorlar? Bu sinsi ayrıntılar neyin nesidir?

Yıllardır binlerce insanın yaptığı hizmetin izdüşümlerini neden bu kanallarda, gazete ve dergilerde göremiyoruz? Bu Allah’a kafa tutar gibi yapılanlar, hizmet adı altında samimi olarak, gerçekten Allah rızası için çalışanlara haksızlık olmaz mı? Bunca çabanın meyvesini vermesi için daha kaç on yıl bekleyeceğiz? Zamanla hatalarımızı düzelteceğimiz yerde, neden mütemadiyen Kur’an’a ters istikamette  ilerliyoruz?

Modern olacağız, çağa ayak uyduracağız diye harcanan, ayaklar altına alınan değerlerin hesabını kim verecek? Sen, ben veya o değil, bu işte hepimiz suçluyuz. Bana “sus” diyorsunuz. “Bunlar uluorta konuşulmaz, kendi içimizde tartışılım” diyorsunuz. Bizim içimiz neresi?  Benim içim kan ağlıyor, senin ki rehavetde. Biz nasıl konuşacak, nasıl uzlaşacağız?

Kimse yaraya dokunmak, iyileştirmeye çalışmak istemiyor. Herkes yükselecek seslerden korkuyor. Hocalar, müftüler, köşe yazarları, diyanet, TV programlarında her saça ayrı tarak vuran ilahiyatçı susuyor. Her konuda bir fikri olanlar susuyor!

Buradan sesleniyorum, kaybedecek neyiniz var söyleyin! Kimin tepkisinden korkuyorsunuz?

Bu din bizim değil mi?  Bu din bize Peygamberimizin emaneti değil mi? İnsanları İslam’a ısındırmak, için  yapıldığı iddia edilen bunca taviz bize ne kazandıracak. Rab Teala kitabında “sen onları hidayete erdirecek değilsin. Hidayeti biz veririz” buyurmuyor mu? Allah istemeden kim kimi hidayete eriştirebilir? Takiyye yaparak birilerini kazanmak Kitab’ın neresinde var? İslam’ın bu kadar yozlaştırılmasına daha ne kadar sessiz kalacaksınız?

«Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz?  Sizden böyle yapan kimselerin cezası dünyada zelil olmak, ahirette ise şiddetli bir azaba uğramaktır.»(Bakara: 85)

Bir hıristiyan elinde incille sokak sokak dolaşıp dinini tebliğ ediyor, göğsünü gere gere haçını takıyor. Bir Yahudi dininden asla taviz vermek istemiyor. İnandığı değerler için gözünü kırpmadan canını bile veriyor. Ona buna yaranacığım kaygısı gütmüyor. Dik duruşlarına, eğilmeyişlerine imreniyorum!

Üzülüyorum, kahroluyorum! Gevşedikçe gevşedik. Taviz üstüne tavizler veriyoruz. Yabancıları islama çekmeye gayret ederken çiğneyip geçtiklerimizin farkında değiliz. Küstürdüklerimizin haddi hesabı yok. Gençlerimizin hali içler acısı, iman kalplerden  hissettirilmeden sökülüp alınıyor. İslam dillerden uzaklaştıkça, kalplerden de uzaklaşıyor. Sonra tavırlarımızda, sözlerimizde, hayatımızda İslam’a ait izler siliniyor.

Başkalaşıyoruz… cahiliyeye doğru bir dönüş içerisinde olduğumuzu farketmiyoruz.

Hissizleşiyoruz…yanıbaşımızda kurşunlanan çocukları dilimize almaya bile değer bulmuyoruz.  Dilimizi öğreteceğiz diye gösterdiğimiz çabayı, bu zulümler bitsin diye göstermiyoruz. Her konuda açıklamalar yapanların, din düşmanlarına baş sağlığı veya geçmiş olsun mesajları gönderenlerin, İslam dünyasında yaşananlara sesleri çıkmıyor.  İslam alemindeki bu bozulmuşluğa, bu kokuşmuşluğa dilleri lâl oluyor!

Allah Rasulünden bize kalan din böyle miydi? Bizler Rasulullah (S.A.V) deyince sadece kırmızı gülleri hatırlar olduk. Kabede putları yıkan, Ebu Cehil’e 40 gün boyunca beddua eden, kızına bile kurtuluş garantisi vermeyen Peygamberi unuttuk. O’nun tevhid mücadelesini yok sayıp, Onu sadece kutlu doğum haftalarında, şölensi havalarda  anar olduk!

Samimiyetten sıyrılıp, vitrin müslümanlığına soyunduk.  Hatalarımızı farkettiren müslüman kardeşlerimize düşmanca yaklaşıyor, susturmanın telaşına düşüyoruz. İşimiz hep gösterişten, falana filana kendimizi beğendirmekten öteye gidemiyor.

Beynimiz leopar desenli eşarplarımızın altında  süngerleşiyor. Yüreklerimiz, bilmem ne marka deri ceketlerimizin içinde pörsüyor. Damarlarımızdaki kan artık eskisi gibi coşkulu ve berrak akmıyor…

Bu din Tevhid dinidir. Kelime-i Tevhid sadece günde 1000 kere çektiğimiz ama ruhumuza işlemeyen bir zikir modeli değildir.  Müslüman akıntıyla sürüklenip giden bir kütük olamaz. “Benim hocam yapıyorsa doğrudur, onun vardır bir bildiği”, “benim cemaatimde yanlış olmaz” sözleriyle sadece atalar dinine hizmet ederiz.

Şimdi bize düşen; nasuh tevbelere sarılmaktır. Kur’an’a yeniden yönelmek ve yeni baştan anlamaya çalışmaktır. Tevhid ne demekmiş? Kelime-i Tevhid’in bize yüklediği misyon ne imiş iyice bellemek, yaşantımıza aksettirmeye çabalamaktır. Dostumuzu, düşmanımızı iyi tanımak boynumuzun borcudur.

“Sizin dostunuz önce Allah, sonra peygamberi, sonra namaza devam eden ve Allah’ın emirlerine boyun eğerek zekat veren mü’minlerdir.” (Maide:55)

Yoksa bu rehavet, bu basiretsizlik, bu kalabalığa kapılıp gitme hali bizde oldukça, nice şölenlerle, festivallerle, olimpiyatlarla oyalanır, nice Madonnaların sevgisi doldurur kalbimizi de, son nefesimize kadar hoşgörü masallarıyla uyutulur dururuz…

Cahide Sultan

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. o konseri böyle karşılamamız ve konsere giderek farkında olmadan, belki de safça bir satanist ayinine insanlarımızın katılması beni hayrete düşürdü. bu şeytanın işinden başka bir şey değil. uyanmamız gerekiyor. farkında olmadan bu tür bir yığın yozlaşmaya, dinsizliğe hatta zinaya iştirak ediyoruz. bu öyle sinsice ve yavaştan oluyorki, farkında bile olmayıp bunları normal karşılıyor hale geliyoruz. İşin en ürkütücü tarafı ise farkında olanların da adı yobaz oluyor ve “aşın artık bunları kaçıncı yüzyıldayız!” deniyor. bu çok üzücü. Rabbim bizi şeytanın şerrinden korusun…

  2. KIM NE DERSE DESIN YAZINIZI YORUMLARINZI COK BEYENDIM SAYFANIZI BIR TESADÜF OLARAK BULDUM HER ZAMAN OKUMAYA DEVAM EDECEGIM SAYGILAR.

  3. Temel Kılıç says:

    Son satırdaki ***Temmeluv*** kelimesini ***Teemmeluv***olarak düzeltiyorum.

  4. Temel Kılıç says:

    1998 de Vatikana gidipde ” Ben papalık misyonunun başlatmış olduğu, dinlerarası diyaloğun bir parçası olarak buradayım.” diyen bir zatın,üstlendiği bu misyonun gereğini uluslar arası bir zeminde muhibleri ile birlikde ifa ediyor olması bizi islam adına umutlandırmıyor Sn.Cahide Hanım. Evini yudunu terk etmek yetiyor mu,sahih bir din tebliği olmadıkdan sonra? O diyalog ortamlarında bir müslim bayan bir ğayrimüs lim erkekle evlendirildikden sonra,Ehl-i Kitab da ehli necatdır dedikden sonra.Bu faaliyetler,bu ve benzeri ğayri islami meyveler verdikden sonra.Bunlara sizin aklınız yatıyor mu? Vicdanınız onaylıyor mu? Sanmam ama bir kere bu iddia ortaya atıldı ya,geri de dönüşü kolay olmuyor demek ki.Temmeluv derin derin.Bel ki,bir çıkış yolu açılır.

  5. Temel Kılıç says:

    وَالَّذِينَ مَعَهُ أَشِدَّاء عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَاء بَيْنَهُمْ
    onun maıyyetindekiler ise küffara karşı çok çetin, kendi aralarında gayet merhametlidirler. Fussilet Suresi-Ayet:29
    Elmalılı Tefsiri
    Demek,ayeti tersinden anlıyorlar.

  6. müthiş yazmışsın cahide abla bundan sonra seni takip etmeye calışacağım

  7. sizi can ı gönülden tebrik ediyorum

  8. Sevinc gurbetci says:

    Allah razi olsun cahide hanim. Yureklisin, dedigin gibi “kiral ciplak” demek her yigidin harci degil. Haksizlik karsisinda susup, dilsiz seytan olmak yerine haykirmak ne guzel bir haslet. Senin yazinilarini yorumlarini okurken Kadir Misiroglunu dinliyormus gibi oluyorum Herkesede tavsiye ederim. Cok degerli bir sahsiyet, Allah ondan razi olsun. Bende yurt disinda yasayan bir musluman olarak cikmazlardayim. Yasadigim yerde ” hos goru” cemaati okul acti. Islam okulu olarak tanitiliyor. Benim cocugumsa hiristiyan okuluna gidiyor. Oyle bir ikilemdeyimki anlatamam size. “Aci tatli bagimizin korugu “deyip tasvip etmedigim bir yapilanmaya evladimi teslim edemiyorum. Ote yandanda evladim hiristiyan okuluna gidiyor. Tabi yurt disinda normal bu okullar yaygin. Zaten okulun % 70 musluman yabanci ailelerden olusuyor. Turkiyedeki gibi bir yapilanmalari, misyonerlikleri yok. Zaten hollanda cok farkli bir ulke, ozgurluklerin had safhada yasandigi, ateizmin cogunlukta oldugu bir ulke malesef. Yanlismi yapiyorum diyorum, bilemiyorum. Cok bunaldim. Tabiki bir anne olarak ustume duseni yapmaya calisiyorum islam dinini, muslumanligi anlatmak acisindan.
    Evladim 5 yasinq girecek, daha cok kucuk. Yorumunuzu yada orumlarinizi alabilirmiyim bu konuda.

  9. Cahide Hanım yazılarınızı severek takip ediyorum fakat size bazı bilgiler vermek isterim. Madonna kliplerinde, konserlerinde tüm dinlerle dalga geçer. Haç yakar, arapça yazı ezer vs. Çünkü kendisi dinine bağlı bir hristiyan gibi görünse de aslında kabala (büyücülük dini şeytanın dini diye bilinir) mensubudur, masondur ve illuminatinin müzik sektöründeki en büyük destekçisidir. Onunla aynı işi yapan pek çok sanatçı da var ve klipleri gizli bilinçaltı mesajlarla dolu. Konserleri şov olarak görülse de aslında bir ayin niteliği taşır. Video sitelerinde ararsanız pek çok videoya ulaşırsınız bu konu hakkında detaylı olarak. Maalesef ki artık medyadan müzik sektörüne her yerde şeytani bir düzen mevcut ve gittikçe artıyor. Belki dikkat çekmek için bu konuda da bir yazı yazarsınız. Allah razı olsun çok güzel yazıyorsunuz, çok beğenerek takip etmekteyim.

  10. baharatçı says:

    DİNLER YOKKİ ARASI OLSUN!DİYOLOGCULARA CEVAP!; ALLAH KATINDA HAK DİN İSLAMDIR.’İNNEDDİNE İNDELLAHİL İSLAM’ ALİİMRAN SURESİ 19

  11. iyi aksamlar tek söylemek istedigim sey o kadinin hiristiyan dinine degil kabbala dinine yani yahudilige inandigini söylemek allahim bizleri ve cocuklarimizi böyle insanlara hayran kalmaktan korusun.

  12. ya sen süper sin cahide bu yazını yeni okudum ama tam altına imzamı atıyorum..

  13. ilknur.01 says:

    Cuma günü sohbette( heryer çırıl çıplak, sokaklar ateş )yazını okudum. bu sefer gerçekten okumak istediğim kişler de vardı.okulun tatil olamsı nedeniyle10-15 yaş arası günümüz gençliğine özenen kızlarımız. zaten anelerine okul bitince kızları da getirin diyordum.tam istediğim gibi oldu.şuan da da burası(Adana) cayır cayır yanıyor.,inş rabbim hepimizi islah eder. Dünyanın sıcaklığına aldanıpta serinlemek için soyunan,cehennemin kızgın ateşine teslim olan kullarından etmesin…

  14. ilknur.01 says:

    BÜTÜN KALBİMLE AMİN DİYORUM ABLACIĞIM.Bu gün sabahtan beri yazılanları okuyorumda söylenecek bir şey yok. sen zaten bizim yerimize söylemişsin.Allah ilmini artttırsın…bu olimpiyatlarla ilgili daha geçen günlerde en yakın arakadaşımla biraz tartiışmaya girdik.insanların beyinleri uyuşmuş seni dinlemiyorlar bile.sadece kırılan kalp kalıyor.
    -ben
    İslam dinini bilmeyen birilerini islamı öğretmek ve yaymak için yapılan bu şenliklerin hoş olmadığını …
    hadi diyelim islamı kabul ettirdik. sonrada senin erkek-kadın şarkı söylemen haramdır dinimizde böyle bir şey yok mu diyeceğiz. nasıl çıkacaklar bu işin içinden.
    direk Rsulü anlatsak, kur’an-ı anlatsak, yine sevdirmeye çalışsak olmaz mı acaba.zaten O’nun haytını gerçekten doğru şakilde anlatılsa dinleyenlerin onu sevmemesi olanaksızdır.
    dedim ama bana ne dedi biliyormusunuz.
    – sen çok değişmişsin. onlardan daha mı iyi bileceksin. tüm dünyanın sevdiği birisi.senin bilgin ne ki gıybet ediyorsun dedi.
    yaşam tarzı insanları çok değiştiriyor.nefise hoş gelen şeyleri kabul etmek daha kolay herhalde.herkesin onu dinlemesi medya önünde olması daha inandırıcı geliyor.
    birzamanlar aynı düşünceleri paylaştığın kişi bile değişiyor.
    bende bu tarikat işini bu yüzden anlamıyorum.sorsan hepsi ALLAH İçin diyor.Ama ALLAH İÇİN BİRBİRİNİ SEVEMİYOR.dinlemeye bile tahammül edemiyor.
    Ama BEN SENİ ALLAH İÇİN SEVİYORUM..

  15. çok güzel bir konuya değinmişsiniz…. maalesef durum ortada ve hoşgörü adına binlerce taviz verilmekte…. Rabbim yardımcımız olsun

    http://soyleyecekbirsozumuzvar.blogspot.com/

  16. sevdenur says:

    Yazını şimdi okudun ablam katılmamak kesinlikle mümkün değil.Bütün bunların kesinlikle yasak olduğunu söyleyen alimlerimiz var elhamdülillah.Rabbimiz Kur-an’ı Kerim inde onlar sağırdırlar kördüdürler duyamaz ve göremezler diyor.Olmayınca olmuyor işte canım ablam ne kadar uğraşsakta bir yerde bi terslik oluyor ama yılmak yok tebliğe asıl bu şekilde sanal ortamlarda kuytu köşede değil açık bir yerde devam etmek ve bir şekilde ne kadar duymak istemeselerde mücadelemize devam etmek temennisiyle.Rabbimiz yardımcımz olsun.

  17. Kabul ediyorum ki meşakkatli iştir kral çıplak demek. Bolca kuru gürültü tırmalar kulaklarını, duymak istemesende. Ama söyleyen baştan razıdır, bunları duymaya…

    Hani, onca hakareti, iftirayı, aba altından sopa göstermeleri gerçekten hakettim mi diye düşünmedim değil. Düşünmeyi derinleştirince “her Hakkı söyleyen bunlara maruz kalmadı mı” deyip huzura erdi ruhum.

    Ben yazdıklarımı ocu bucu demeden, kardeşim bildiklerime bir uyarı niteliğinde yazmıştım oysa… uyarılarım öyle dokundu ki birilerine Ebu zer’i doğru sözleri karşısında pataklayan kavmi gibi, pataklandım, yuhalandım. Allah’ım sen beni Ebu Zerlerin yolunda ilerleyenlerden et!

    Fitneci, mikserci, kara propagandacı, nur cemaati düşmanı, hocaefendinin hasmı… Daha neler neler duydum. Yumuşak uyarılar altında tehditvari mailler… Ben Zaman gazetesinin onca güzel haberini görmemişimde küçük bir hatasına takılmışım!

    Bunları yazanlara el insaf diyorum!

    Aylardır benim tariflerim Zaman’ın avrupasında çıkıyor. Üstelik bunun için zerre miktar bir ücret talep etmedim. Tariflerimi yayınlamak için izin isteyen kardeşime hiç düşünmeden hay hay dedim. Bu cemaatten kardeşlerimizin çıkardığı bir yemek kitabı için tariflerimi verdim ve yine hiçbir ücret istemedim. Ama bunu daha önce hiç söylemedim size…

    Oktay Usta kaç tane bana ait tarifimi benim adımı anmadan yaptı. Hiç izin alınmadı. İzleyicilerim bana haber verdi, programa şikayet maili attı. Ama ben bunlardan hiç bahsetmedim. Bunlar geniş bir kesimin şahit olduğu konular olduğu için söylüyorum. Başka mevzular bana kalsın.

    Ben toptancı bir anlayışa sahip olsam, kalbim bir kesime karşı kin ve nefret duygularıyla kaplı olsa bunları yapabilir miydim?

    Örneğin Cübbeli Ahmed Hocanın ve cemaatinin pek çok şeyini tasvip etmediğim halde, Ben iftiraya maruz kaldım dediğinde, “inandım” dedim savundum onu.

    Menzil cemaatinin tasvip etmediğim yönleri vardı ama onlara ait TV nin sabah programını hiç gocunmadan tavsiye ettim.

    Yeri geldi O cemaatten bir yazarın kitabını okuduğumu söyledim. Ama yeri geldi eleştirdim.

    Allah için sevmek, Allah için buğz etmek ve Allah için din kardeşini uyarmak…Müslümanın duruşu bu değil midir?

    Hiçbir cemaate bağlı olmadığım için yeniden şükrediyorum Rabbime. Bir cemaate bağlı olmanın çoğu için bir körlük, bir sağırlık ve bir kalp kitlenmesi olduğunu farkettim. Bağnazca cemaatine bağlanıyor ve yanlışları asla göremiyor. Sonra nerede kendilerine yönelen bir eleştiri olsa, anlamaya çalışmadan saldırıyor

    Kendimce Türkçe Olimpiyatlarını ve Zaman da çıkan madonna haberini eleştirdim. Kimsenin kınamasından korkmadan söyledim Hakkı. Sırf cemaate bağlı bir gazetenin hatasını bastırmak için madonnayı bile din kardeşlerine karşı savunanlar oldu

    Benim en çok yüreğimi dağlayan nedir biliyor musunuz? Yapılan bütün işlere Rasulullah (S.A.V)ın alet edilmesi. Her konu için Peygamberimizin rüyalarına girip kendilerine destek verdiğinin söylenmesi. Eğer bunlar yalansa nasıl hesap verilecek. Rasulullah (S.A.V) bir cemaatin yaptıklarını tasdik eden, haşa seyyar bir rüya figüranı mıdır?

    Bu cemaatten birisi kitap çıkarır, güya Efendimizi rüyasında görür, çok satılmasını, kitabın yayılmasını buyurur.

    Birisi İlahi yazar; Güya Efendimiz bu ilahiyi kim söylerse onun yanında olurum der.

    Daha çok var ama, bana atılan bir mailde yazılan daha da ilginçti:

    PEYGAMBERİMİZ OLSAYDI TÜRKÇE OLİMPİYATLARINI DESTEKLER MİYDİ DİYE SORUYORLAR

    “Bu tür organizasyonların peygamberimiz tarafından desteklendiğine dair işaretler vardır. Bu organizasyonları düzenleyenlerin rüyalarına organizasyonun düzenlendiği günlerde peygamber efendimiz teşrif etmişlerdir. Bununla ilgili sayısız gözyaşlarına boğularak dinlediğim örnekler vardır.”

    SUBHANALLAH!

    Üzülüyorum, hemde çok üzülüyorum. Bazıları doğruları ne görmek, ne duymak istemiyorlar. Bu konuda bütün sözlerin kifayetsiz kaldığı bir gerçek. Kardeşlerimiz mutlu olsunlar. Bir daha bu konuda yazmak istemiyorum. Dilerim ki, yüreğimi kanatacak icraatler olmasında bende kaleme sarılmayayım.

    Ben hiç bir kardeşime hakaret edemem, su-i zan besleyemem. Bu yüzden sizleri uyarma gereği duyuyorum. Bir hocaya, bir cemaate, herhangi bir şahsa olan sevginiz sizi kör ve sağır yapmasın. Kabre hiç kimseyle değil, yalnız gireceğiz. Herkes kendi hesabını kendisi verecek.

    Müslümanların üzerinde Din kisvesi adı altında oynanan oyunları farkedebilmek, olayları doğru mülahaza etmek gerek.

    Rabbim hepimizin basiretini ve ferasetini açsın. Müminleri, İslam üzerinde oynanan sinsi planlardan gafil etmesin. Bize vahdeti, ihvanı nasip eylesin. Sırat-ı mustakimden ayırmasın.

    Şahsıma yapılan bütün hakaretleri Allah’a havale ediyor ve herkese hakkımı helal ediyorum. Bütün Müslüman kardeşlerimi çok seviyorum. Rabbim bizleri, birbirimizle imtihan etmesin…Amin, Amin, Amin

    1. İşte son nokta;bence bu yazının üzerine artık hiç bir şey söylenmemesi gerekir,dilerim bazıları bu yazdıklarını da okuyup kendilerinden utanır.Allah her zaman yardımcın olsun canım kardeşim benim, yüreğine güç kuvvet versin,seni çok seviyorum,Rabbim yolunu açık etsin…

  18. eslemnur says:

    s a uzun zamandir takip ediyorum ancak ilk kez sizinle iletisim kurdum… kanayan yaram ulkem in durumunu cok isabetli bisekilde dillendirmisiniz, rabbim sozunuzun kalbinizden cikip nice kalplere ve akillara ulasmayi nasib etsin.
    bahsettiginiz hicret edenlerdeniz rabbim kabul ederse hicretimizi, niyetimiz ve emelimiz cocuklarimizi islami esas yuzu ile tanimalari, ve oylece fitratina uygun olarak yetismeleridir,rabbimiz herkese nasib etsin.. ve duam ins bir gun benim ulkemde kardeslerim islami yasamak icin hicret etmek durumunda kalmazlar.
    cehenneme odun olacak insanlara alkis tutanlar ve onlara hayranlik duyup ornek alanlarda onlardan fazla farki olmadigini dusunuyorum.

  19. Cahidem,Allah sana sabırlar versin, nutkum tutuldu okudukça.Biz aynı dinin inananları mıyız acaba diye sormaktan alamadım kendimi…üstüne sorulacak daha çok şey var ama susuyorum.Vicdansızca ve çok acımasızca yapılmış bir takım eleştirileri okudukça senin yüreğin bunu nasıl kaldırıyor merak ettim.Anlayamıyorum anlayamıyorum…çok üzgünüm gerçekten,şu halimize bir bakalım, Allahımız bir, peygamberimiz bir,elhamdülillah en güzel din üzere doğmuşuz,ne kadar da şanslıyız binlerce şükür ama gel gör ki bir dünya farklı ve birbirine tahammül edemeyen görüş sahibi var, Allahım hepimizin sonunu hayreylesin…

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: